Bu köprü: Ankara çayı üzerindedir. Akköprü ismi, özellikle, Ankara’nın en büyük alışveriş merkezlerinin birinin ismi ile özdeşmiştir.
Bu yüzden, her gün önünden, yakınından yüzbinlerce kişinin geçtiği bu köprü hakkında, birkaç satır yazmak istedim.
Geçerken bir bakın, tarihi geçmişini duyduğunuzda kesinlikle bakmak isteyeceksiniz.
Çünkü: Ankara’nın, Selçuklu döneminden kalan en önemli mimari yapılarından birisidir.
Evet, bu ana yolun kenarında: Ankara çayı üzerinde: İncesu deresi ve Hatip çayının birleştiği yerde sessiz-sakin duran ve geçmişle günümüzü birleştiren köprü: Mayıs 1222 yılında, Anadolu Selçuklu hükümdarı Alaaddin Keykubat tarafından ; Ankara valisi Kızıl Beye yaptırılmıştır.
Çünkü: Bağdat-İstanbul arasındaki ticaret yolunun üzerindedir ve stratejik konumu vardır. Ticaret yolunun: Ankara-İstanbul arasındaki bölümünün başlangıç noktasıdır.
Ayrıca: Osmanlı döneminde, şehirden: askere veya hacca gidenler, bu köprü başından topluca uğurlanırlarmış.
Köprü: 4 büyük ve 3 küçük olmak üzere, 7 kemerden oluşmaktadır. Bu kemerlerde, büyük oranda, Ankara taşı kullanılmıştır. Aralarda ise, yöredeki antik eserlere ait taş malzeme kalıntılarından faydalanılmıştır.
Kenarlardaki küçük kemerler nedeniyle, köprü, iki ucundan başlayarak, ortaya doğru yükselmektedir.
Batı bölümünde, antik dönemden kalma iki adet yazıt bulunmaktadır.
Sağ bölümde bulunan yazıtın Türkçesi: “ Din ve dünyanın büyüğü, yüce Sultan Ey-ül-feth Keykubad bin Keyhüsrev-müminlerin emrinin bürhanı-619 yılı rebiulahir ayında yaptırıldı”
Orta gözün solundaki kitabede: bazı yerleri silik olduğundan net okunamamakta, yalnızca köprüyü yapan Bedreddin ismi okunabilmektedir.
Köprü çok dar olması nedeniyle: günümüzde yalnızca yayalar tarafından kullanılmaktadır.
Evet, yazının başında söz ettiğim gibi: uzun yıllar, bu köprü üzerinden insanlar, kervanlar geçmiş, asker, hacı uğurlanmış ve hasret çekenler köprüyü hep bir ayrılma ve buluşma, hasret köprüsü olarak görmüşler.
Bugün sağlam olmasına rağmen, her ne kadar aralarda kalmış ve devasa görüntüsünü kaybetmiş olsa da özellikle yapıldığı yıllardaki muhteşemliği düşünmeye değer.
Sultangazi ilçesinin ismi Sultan Orhan Gaziden gelmektedir. Çünkü bölge, 1326-1359 yılları arasında Osmanlı tahtına oturan Sultan Orhan Gazi tarafından fetih edilmiştir.
İstanbul Sultangazi
TARİHİ
Yörenin tarihi geçmişi incelendiğinde: İstanbul civarındaki suyollarının üzerinde bulunduğu anlaşılmıştır. Çünkü bu suyollarının kalıntıları günümüze kadar ulaşmıştır.
Fetih öncesinde, İmparator Kostantinus döneminde, Istıranca dağlarından su getirilen 242 km lik su hatta bu bölgeden geçiyordu. Bu su hattı üzerinde: 6-7 tane su kemeri ve birçok tek gözlü su kemeri bulunmaktaydı ve bunların kalıntıları günümüze kadar ulaşmıştır.
Şehrin fetih edilmesinin ardından, Fatih Sultan Mehmet tarafından galeri şeklindeki isale hattı ve çeşmelere kadar olan suyollarını tamir ettirdi.
Kanuni Sultan Süleyman döneminde, Belgrad ormanlarından şehre su getirmek üzere Mimar Sinan görevlendirilmiştir.
Tanzimat sonrasında, Şumnu, Cuma ve Lofça’dan gelen göçmenler, bölgeye yerleştirilmiştir.
Yine, bölgenin tarihi süreçteki en büyük özelliklerinden birisi: İstanbul-Edirne ve Balkanlar yolunun buradan geçmiş olmasıdır.
Yöre, Cumhuriyet döneminde uzun yıllar Eyüp ilçesine bağlı kalmıştır. 1963 yılında ise yeni kurulan Gaziosmanpaşa ilçesine bağlanmıştır.
2008 yılında ise Sultangazi ilçesi kurulmuştur.
İstanbul Sultangazi
GENEL
Sultangazi yöresinin coğrafi özellikleri, habitat yaşam alanları olarak öne çıkmaktadır. Bu habitat yaşam alanının en büyük etkenleri ise dere ve akarsulardır. Şu anda çok az canlı çeşidi olan bu dereler 40 yıl önce çok çeşitli hayvanların yaşam alanıydı. Derelerdeki sular son derece temiz ve içilebilecek özellikteydi. Yerleşimin rakımı yani denizden yüksekliği 50 metredir. İl merkezine uzaklığı 12 km dir. İlçede 16 mahalle bulunmaktadır.
GEZİLECEK YERLER
İstanbul Sultangazi Alibey Barajı
ALİBEY BARAJI
1975-1983 yılları arasında İstanbul’un su ihtiyacını temin etmek için Alibey Deresi (Alibeyköy deresi veya Malova deresi olarak da bilinir.) üzerinde yapılmıştır. Baraj hakkında DSİ raporları, 1962 yılında hazırlanmıştır.
Yapıldığı yer: Moğul ovasıdır. Bu bölgede, baraj yapılmadan önce göç balıkları bu bölgeyi üreme yeri olarak seçiyorlardı. Baraj yapıldıktan sonra, bölgedeki bu canlı özellik kaybolmuştur.
Baraj: toprak gövde doldu tipindedir. Akarsu yatağından yüksekliği 30 metredir.
Halen, şehirde, Avrupa yakasının büyük kısmının içme ve kullanma suyunu temin etmektedir.
Alibey köy barajı, içme suyu toplama havzası olması nedeniyle, su toplama havzasına imar yasağı getirilmiş ve baraj bölgesinde mevcut orman alanı oluşturulmuştur.
50 YIL MAHALLESİ
Aziz Paşa’ya ait Sultan Çiftliğinin torunları tarafından 1952 yılında 110 kişiye hisseli olarak satılmasıyla kurulmuştur. Mahallenin bulunduğu bölge, önceleri Cebeci köyüne bağlı iken, daha sonra bir kısım Gaziosmanpaşa’ya, kalan kısmı ise Bakırköy’e bağlanmıştır. Günümüzde ise mahalle Sultangazi ilçesine bağlanmıştır.
Zaman içinde mahallenin nüfusu 7-8 kat artarak günümüze ulaşmıştır.
İstanbul Sultangazi 50. Yıl Hizmet Tesisleri
50 YIL HİZMET TESİSLERİ
Hizmet tesisleri, mahallenin fiziki ihtiyaçlarının karşılanması için yaptırılmıştır. Tesislerin içinde bulunanlar şunlardır; mahalle Pazar yeri, aile sağlık merkezi, çok amaçlı bir salon, afet merkezi, spor salonu, otopark, kafeterya ve ayrıca park ve sosyal donatı alanı bulunmaktadır.
50.YIL KÜLTÜR MERKEZİ
Burada kültür, sanat ve spor bir arada bulunuyor. İstihdama yönelik projeler ile meslek edindirme kursları düzenleniyor. Merkezde: konferans salonu, etüt sınıfları, spor salonu, sergi salonu, kütüphane, çalışma ofisleri, yaşam merkezi, gençlik meclisi ve Sultangazi Spor kulübü bulunuyor.
İstanbul Sultangazi Şehit Özay Keskin Deprem Eğitim Parkı
ŞEHİT ÖZAY GEZGİN DEPREM EĞİTİM PARKI
Park alanında çocuklara, olası doğal afet ve deprem konusunda çeşitli eğitimler verilmektedir. Parkta bulunan özel simülatörle, olası deprem halinde ne yapmaları gerektiği öğretiliyor. Önce eğitim ve daha sonra simülatörde 7.4 büyüklüğünde bir deprem tatbikatı yapılıyor. Deprem sırasında evde veya okulda yapılması gerekenler anlatılıyor.
75 YIL MAHALLESİ
İstanbul Sultangazi 75.Yıl Yüzme Havuzu
75 YIL YÜZME HAVUZU
1323 Sokaktadır.İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilmektedir. Tesiste: yüzme, pilates, step, aerobik, aero dans, balanceball, masa tenisi, fittnes ve spinning yapılabilmektedir.
CEBECİ MAHALLESİ
Cebeci köyü ismini Osmanlı ordusundaki zırhlı askerlere verilen “Cebeci” isminden almıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında Kemerburgaz nahiyesine bağlı bir köydür. Cebeci havzasında kurulmuştur.
Mübadele öncesinde, Cebeci köyü, bahçıvanlıkla geçinen Rumların yaşadığı az nüfuslu bir mesire alanıdır. 1924 yılında mübadelenin ardından bölgeye gelen Türkler, köye yerleştirilmiştir. Köyde yaşayan Rumlar ise Yunanistan’a gönderilmiştir.
Günümüzde Cebeci mahallesi, nüfus bakımından ilçede 3’ncü sıradadır. Yüzölçümü bakımından ise ilçenin en geniş mahallesidir. Mahallede yerleşim alanı küçüktür ancak ormanlar ve taş ocakları oldukça geniş yer tutar.
Yörede günümüzde oturanların büyük bölümü Bulgaristan göçmenidir. Mahallede iş merkezleri ve özellikle tekstil sektörü yoğundur.
İstanbul Sultangazi Mimar Sinan Kent Ormanı
MİMAR SİNAN KENT ORMANI
Pirinççi mevkiindedir. Mimar Sinan kent ormanı ve Hacı Bektaş-ı Veli kent ormanları, dere üzerine yapılan asma köprü ile birbirlerine bağlanıyor.
2012 yılında hizmete açılmıştır. Kent ormanı: Alibey deresi ve bu dereyi çevreleyen baraj gölü havza alanının çevresinde yapılmıştır.
Burada: piknik yerleri, parklar, köprü, oyun alanları, kaydıraklar, şadırvan, at çiftliği ve tüneller bulunuyor. Oyun alanında: borulu kaydırağı metrelerce uzunluktadır. Tırmanma parkurları da ilgi çekmektedir.
İstanbul Sultangazi Mimar Sinan Kent Ormanı
Ayrıca: oldukça büyük bir amfi tiyatro var ki, koltuk kapasitesi 2400 kişiliktir. Burada konser ve tiyatro gibi çeşitli etkinlikler düzenleniyor.
İstanbul Sultangazi Mimar Sinan Kent Ormanı
Seyir kulesi ise: 16.60 metre yüksekliktedir.
Gezi treni ve faytonlar da, park alanını gezmek için iyi birer seçenektir.
Tüm bunların yanında, kent ormanı içinde “Hobi Bahçeleri” bölümü de bulunuyor. Bu hobi bahçelerini sezonluk kiralayıp sebze-meyve yetiştirmek mümkündür.
Ayrıca: binicilik tesisleri de vardır. Orman içinde Sultangazi At Çiftliği bulunuyor.
İstanbul Sultangazi Mimar Sinan Kent Ormanı
Kent ormanının bir bölümü de “İzcilik Kampı” olarak düzenlenmiştir. Burada çocuklar doğa ile iç içe olarak farklı dallarda eğitim alıyorlar. Kamplarda izcilik eğitimi ücretsiz veriliyor. Eğitim yaklaşık 1 hafta sürüyor. Kampta çocuklar çadırlarda kalıyorlar, kanoda kürek çekme ve paintball oyunları oynuyorlar.
İstanbul Sultangazi Hacı Bektaş-ı Veli Şehir Ormanı
HACI BEKTAŞ-I VELİ ŞEHİR ORMANI
Alibey havzasında kurulmuş ve 2010 yılında ziyarete açılmıştır. Bölgede: 16.60 metre yükseklikteki “Seyir Kulesi” çevrenin manzarasını izlemek için iyi bir fırsattır.
Ayrıca: yine ormanlık alan içinde: ahşap fitnes aletleri, kameriyeler, banklar, çeşmeler, piknik masaları ve oturma gurupları, 2 tane ayrı amfi tiyatro, macera platformları ve çocuk oyun alanları bulunmaktadır.
İstanbul Sultangazi Tarihi Kilise
TARİHİ KİLİSE
Mübadele öncesinde yörede yerleşik Rumlar tarafından yapılmıştır. Ancak hangi tarihte yapıldığı bilinmiyor. Cebeci köyü, Rumlarının yayla evlerinin bulunduğu bir alandır.
Ayrıca, yine Rumlar tarafından burası Pazar günleri mesire alanı olarak kullanılıyordu ve bir kiliseleri vardı. Buraya hem Pazar ayini için, hem de piknik yapmak için gelirlerdi. Kilisenin hemen yanında büyük fırınlar vardı. Bu fırınlarda ekmek yapılıyordu.
Yapı, mübadele ile yöreden ayrılan Rumların ardından bir süre okul olarak kullanılmıştır. Evet, günümüzde yörede oturanların beyanına göre, çok güzel bir yapı olan kilise, zaman içinde kaderine terk edilmiş ve günümüze tamamen harabe halde gelmiştir.
İstanbul Sultangazi Mağlova Su Kemeri
MAĞLOVA SU KEMERİ
Cebeci mahallesi yakınlarındadır.
1554-1562 yılları arasında Alibey deresi vadisinde: Kanuni Sultan Süleyman emriyle Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. İstanbul’un su ihtiyacını karşılamak üzere yapılan bu su kemeri, günümüzde de bu işlevini sürdürmektedir.
İstanbul Sultangazi Mağlova Su Kemeri
1563 yılında selden zarar görmüştür. Ancak daha sonra yine Mimar Sinan tarafından onarılmıştır.
İki katlı su kemerinin yüksekliği 36 metre ve uzunluğu ise 257 metredir. Alt ve üst katlarda, sekizer tane göz bulunmaktadır.
İstanbul Sultangazi Mağlova Su Kemeri
Kemer yapısı: estetik açıdan dünya su mimarisinin önemli eserlerinden birisidir. Çünkü bu kemer su taşırken, aynı zamanda içinde bulunan yol vasıtasıyla bir köprü görevi de görmekte, karşı kıyıya geçmeyi sağlamaktadır. Aynı zamanda, kemerin su baskınları ve selden zarar görmemesi için ayakları, piramit şeklinde dizayn edilmiştir.
İstanbul Sultangazi Mağlova Su Kemeri
Günümüzde: Alibeyköy barajı göletinin suyu, su kemerinin bir kısmını sular altında bırakmıştır, ancak yine İstanbul’a su getirme işlevini sürdürmektedir. Alibeyköy barajının kurak dönemlerde suları çekildiğinde, bu muhteşem kemer, tüm güzelliğiyle bütün olarak ortaya çıkmaktadır. Kemeri görmek için Sultangazi Belediyesi kent ormanını ziyaret ediniz. Eğer kemeri yakından görmek isterseniz, Alibey Deresinin yanındaki patika yollardan kemere ulaşmak mümkündür.
İstanbul Sultangazi Mağlova Su Kemeri
Peki ismi neden Mağlova: Bu konuda çeşitli görüşler var. Bir görüşe göre: kemerin ismi “Moğol Ağa” dan gelmektedir. Diğer bir görüşe göre ise: Mağlova kemerinin bulunduğu Alibeyköy deresinin o dönemdeki ismi Kydaros deresidir. Ancak halk bu dereye “Mahleva deresi” demektedir ve kemerin ismi buradan gelmiştir.
İstanbul Sultangazi İstanbul Halk Ekmek Fabrikası
İSTANBUL HALK EKMEK FABRİKASI
Mimar Sinan Bulvarındadır. İnşasına 1997 yılında başlanan fabrika, 2006 yılında faaliyete geçmiştir. 35 bin metre karelik arsa üzerinde, 15 bin metre karelik kapalı alanda kuruludur. Fabrikada 12 tane ellişer tonluk paslanmaz çelik saçtan un silosu bulunmaktadır.
CUMHURİYET MAHALLESİ
Mahalledeki sitelerin bir bölümünün bulunduğu alan, günümüzden 30 yıl kadar önce Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından, Belediye Binası yapılmak için kamulaştırılmıştır.
Böylece evleri kamulaştırılan kişiler, evlerinin yıkılması üzerine, Gaziosmanpaşa merkezden ayrılıp buraya yerleşmiştir. Mahalledeki siteler, halkın kooperatifler aracılığı ile aldıkları arsalar üzerine kurulmuştur. İlk yapılar 1982 yılında bitmiş ve iskana açılmıştır.
İstanbul Sultangazi Masal Kahramanları Parkı
MASAL KAHRAMANLARI PARKI
Safahad Caddesindedir. Park 25 bin metre karelik alanda kuruludur.
İstanbul Sultangazi Masal Kahramanları Parkı
TEM otoyolunun hemen üstündeki alandadır. Park, Kültür Bakanlığı tarafından “Sanat Eseri” kapsamına alınmıştır.
Park alanında: masal ve çizgi film kahramanlarının bulunduğu 128 farklı figür bulunuyor. Parkta ayrıca Anadolu kültürünün yansımaları eşliğinde, göletlerde kano gezintileri de yapılabiliyor.
Parkın içinde: Keloğlan, Nasrettin Hoca, Şirinler ve Pamuk Prenses gibi masal ve çizgi film kahramanlarının heykelleri ve kabartmaları bulunuyor.
ESENTEPE MAHALLESİ
İstanbul Sultangazi İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ CERRAHPAŞA SOSYAL BİLİMLER MESLEK YÜKSEKOKULU
2364 Sokaktadır.
Okul, İstanbul Üniversitesi bünyesinde, 1986 yılında kurulmuş ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa bünyesinde eğitime devam etmektedir. Okul binası, Sultangazi Belediyesi tarafından yapılmıştır.
Okulda: derslikler, konferans salonları, mesleki uygulama odaları, amfi, bilgisayar laboratuvarı, öğretim üyesi ve idari personel odaları ve otopark bulunmaktadır. Okuldaki programlar: Dış ticaret, turizm otel işletmeciliği, bankacılık ve sigortacı programları, işletme yönetimi, muhasebe ve vergi uygulama programlarıdır.
İstanbul Sultangazi
HOCA AHMET YESEVİ KÜLTÜR MERKEZİ VE HOCA AHMET YESEVİ SAHNESİ
Hoca Ahmet Yesevi Caddesindedir.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılmıştır. 26 bin metre karelik alanı kaplamaktadır. Merkezde: 629 kişilik bir tiyatro salonu, buz pateni pisti, sergi alanları, kütüphane, sinema salonları, halk oyunları salonları, kafeteryalar ve otopark bulunmaktadır.
İstanbul Sultangazi Mavi Marmara Parkı
MAVİ MARMARA PARKI
2369 Sokaktadır.
Filistin’e insanı yardım götüren Mavi Marmara gemisine yapılan saldırının ve bu saldırıda şehit olan 9 kişinin anısına bu park yapılmıştır.
Park alanına “Mavi Marmara” gemisinin silüeti yerleştirilmiştir.
İstanbul Sultangazi
ESENTEPE AHİ EVRAN PARKI
Park 2853 Sokaktadır.
İstanbul Sultangazi Ahi Evran Parkı
Ahi Evran: 1204 yılında Anadolu’ya gelmiş ve Kayseri’ye yerleşerek “Ahi Evran Teşkilatı” nı kurmuştur.
İstanbul Sultangazi
Park alanında: şelale, ahşap köprü, çocuk oyun gurupları, fitness alanları ve pergolalar bulunmaktadır.
İstanbul Sultangazi Ahi Evran Mesleki Eğitim Merkezi
AHİ EVRAN MESLEKİ EĞİTİM MERKEZİ
2387 Sokakta, camiye 104 metre uzaklıktadır. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı işletilen bu tesiste çeşitli mesleği eğitimler verilmektedir.
İstanbul Sultangazi Küçük Sanayi Sitesi
SULTANGAZİ KÜÇÜK SANAYİ SİTESİ
1986 yılında kurulmuştur. Bu tesisler:
1-Sanko Oto Sanayi Sitesi.
2-Gamas Mobilyacılar Sitesi.
3-Avizeciler Sitesi.
4-Serbest çalışanlar sitesidir.
Sanko Oto Sanayi Sitesi, iş kalitesi ve çeşitliliği ile İstanbul başta olmak üzere birçok şehirde otomobil kullanıcılarının bildiği ve tercih ettiği bir yerdir.
Gamas Mobilyacılar Sitesi ve Avizeciler Sitesi de tercih edilen önemli yerlerdir.
ESKİ HABİBLER MAHALLESİ
Habibler köyü, 1948 yılında Bakırköy ilçesi Mahmutbey köyünün nüfusunun artması sonucu köyün uzağında bir mahalle olarak kurulmuştur. 1950’lerde ise göçmenlerin buraya yerleşmesiyle büyüyerek gelişmiştir.
İstanbul Sultangazi Uygulamalı Trafik Eğitim Parkı
UYGULAMALI TRAFİK EĞİTİM PARKI
7 Mayıs 2010 tarihinde 2723 Sokakta açılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman camii karşısındadır.
5735 metre karelik park alanında: yatay-düşey trafik işaretleri, sinyalizasyon sistemleri, bisiklet yolları, yaya geçitleri, hemzemin geçit, yaya kaldırımları, eğitim pisti, üst geçit ve eğitim laboratuvarı bulunuyor. Çocuklara akülü araçlar eşliğinde teorik ve uygulamalı trafik eğitimi veriliyor.
Sultangazi Belediyesine ait merkezde: derslikler, fittnes salonu, atölyeler, hobi odaları, müzik odası, çok amaçlı salon bulunmaktadır. Amaç: gençlerin serbest zamanlarında: sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerle değerlendirmelerinin sağlanmasıdır. Merkezde: ayrıca iki katlı Millet Kıraathanesi bulunuyor.
MALKOÇOĞLU MAHALLESİ
Mahalle ismini Yıldırım Beyazıt’ın beylerinden Malkoçoğlu Bey’in oğlu Malkoçoğlu Ali Bey’den almıştır. Bakırköy’e bağlı Mahmutbey köyünün bir mahallesi olarak gelişmiştir. Köyün merkezine uzak bir konumda, askeriyenin kuzeyinde, Sultançiftliği’nin kuzey batısında, Edirne asfaltının batısındadır.
Mahallenin çevresi, en çok Karadeniz ve Doğu Anadolu’dan göç almıştır. Kentleşme, mahallede 1970’lerden sonra başlamış ve devam etmiştir. 1985 yılında yüksek ve tek katlı evlerin bir arada bulunduğu yeni gelişen bir mahalle olarak tanınır.
İstanbul Sultangazi Pamukkale Malkoçoğlu Sütçü İmam Parkı
PAMUKKALE MALKOÇOĞLU SÜTÇÜ İMAM PARKI
Buranın en büyük özelliği: Pamukkale travertenlerine benzeyen iki şelalenin bulunmasıdır ve zaten ismini buradan almıştır.
İstanbul Sultangazi
Park alanı toplam 4.100 metre karelik bir alana kurulmuş olup, travertenler haricinde spor alanları, çocuk oyun gurupları, oturma gurupları ve çay bahçesi vardır. Parkta ahşap oyun gurupları bulunuyor.
Park alanında ayrıca “Mareşal Fevzi Çakmak Prestij Yürüyüş Yolu” bulunuyor. Bu yol, özel parke taşlarıyla döşenmiş ve araç trafiğine kapatılmıştır.
SULTANÇİFTLİĞİ MAHALLESİ
İstanbul Sultangazi Şehit Hikmet Baysal Gençlik ve Sanat Merkezi
ŞEHİT HİKMET BAYSAL GENÇLİK VE SANAT MERKEZİ
Atatürk Bulvarındadır. Hikmet Baysal: 15 Temmuz hain darbe girişiminde şehit olmuştur.
Merkez, gençlerin, serbest zamanlarını: sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerle değerlendirmeleri, bilgi ve beceri sahibi olmalarına yardımcı olmak için yapılmıştır.
İstanbul Sultangazi
Merkezde 400 metre karelik alanda, 2 katlı Millet Kıraathanesi, 4 Atölyeli bir müzik akademisi, 4 Atölyeli bir ev sanatları akademisi, 200 metre karelik spor ve fitness salonu bulunmaktadır.
UĞUR MUMCU MAHALLESİ
Mahallede yaşayanların büyük bölümü Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu’dan gelen göçmenlerdir. Mahallede siteler yoğundur. Düzenli gelişmiş bir mahalledir. Sultangazi Hükümet konağı, Sultangazi Belediyesi Ek hizmet binası ve Sultangazi Belediyesi bu mahallededir. Cebeci spor kompleksi ve Cebeci şehir parkı da bu mahallededir.
İstanbul Sultangazi Sultançiftliği Merkez Camii
SULTANÇİFTLİĞİ MERKEZ CAMİİ
Sultangazi yöresinin ilk camisidir. İstanbul ilinde, sur dışındaki ikinci büyük camidir.
İstanbul Sultangazi
Sultangazi kurucularına ait köy ortak kullanım malı olan alanda: köy halkının birleşerek yaptırdığı ilk cami yıktırılmış, yerine yine halkın katkıları ile bugün görülen merkez camii yaptırılmıştır.
İstanbul Sultangazi
Caminin hemen yanında, günümüzdeki 50 metre genişliğindeki Atatürk Bulvarı, köyün kuruluşunda köylülerin hayvanlarının meraya geçiş yolu olarak kullanılıyormuş. Cami ile okul arasında kalan, altından yolgeçen bu alan, günümüzde ise park olarak kullanılıyor.
İstanbul Sultangazi Belediye Hizmet Tesisi
SULTANGAZİ BELEDİYESİ HİZMET TESİSİ
Atatürk Bulvarı üzerindedir.
İstanbul Sultangazi
Belediye Hizmet Binası
Belediye hizmet binasında, tüm birimler, hizmet içeriklerine göre konumlandırılmıştır.
Nikah ve Düğün Salonu
Nikah sarayında 3 ayrı nikah salonu bulunmaktadır. Düğün salonu ise 1200 kişi kapasitelidir.
Alışveriş ve Eğlence Merkezi
Tesislerin alt katında: bir alışveriş merkezi bulunmaktadır. Merkez, birçok markayı bünyesinde barındırmaktadır.
İstanbul Sultangazi
SULTANGAZİ BELEDİYESİ UĞUR MUMCU KATLI OTOPARKI VE HİZMET TESİSİ
Buranın faaliyete geçmesiyle halk arasında “Çarşamba Pazarı” olarak isimlendirilen sokak pazarı buradan taşınacaktır. Tesiste: Pazar alanı, çok amaçlı salon, İsmek, kütüphane, afet toplanma merkezi, otopark ve çocuk parkı vardır.
İstanbul Sultangazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
SULTANGAZİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ
İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi buraya yeni binaya taşınmıştır. Hastane 600 yatak kapasitelidir. 178 yoğun bakım ünitesi ve 30 ameliyathane bulunmaktadır.
Muhsin Yazıcıoğlu Caddesindedir. 2016-2017 yılında hizmete girmiştir. A, B ve C olmak üzere 3 bloktan oluşmaktadır. Peki kampüsün adı niye “İhlan Varank”? Prof.Dr. İlhan Varank, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi, Bezmialem Vakıf Üniversitesi hastanesinde vefat etmiştir.
İstanbul Sultangazi
Kendisi: İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde iken halka ateş açan darbeciler tarafından vuruldu, hastaneye götürüldü ve hastanede vefat ederek şehit oldu. Kampüs bünyesinde: Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Yabancı diller hazırlık bölümü, Sağlık bilimleri enstitüsü ve Sürekli eğitim merkezi bulunmaktadır. Eğitim gören öğrenci sayısı 850 dir.
İstanbul Sultangazi Neva AVM
NEVA AVM
Cebeci Şehir Parkındadır. Bölgenin ilk ve tek alışveriş ve eğlence merkezidir.
Alışveriş merkezinin “Neva” isminin anlamı “refah, bolluk ve bereket” tir. Sinema bölümünde 8 salon vardır ve 1000 seyirci kapasitelidir. Ayrıca: 2 oyun-eğlence alanı, bowling, yapı market, 12 tane fast food yeri ve 50 mağaza bulunmaktadır. 750 araç kapasiteli otopark ücretsizdir.
YAYLA MAHALLESİ
Bölge Pirinçlik köyünün hayvancılık yapılan yayla alanıdır. 1970 yılından sonra göç almaya başlamıştır. Özellikle Karadeniz illerinden daha çok göç almıştır. Halk oylaması sonucu 1992 yılında Yayla köyü kurulmuştur.
ZÜBEYDE HANIM MAHALLESİ
İstanbul Sultangazi Zübeyde Hanım Mahallesi
ALİBEY BARAJ ÜSTÜ PARKI
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan park alanı 2019 yılında tamamlanmıştır.
İstanbul Sultangazi Alibey Baraj Üstü Parkı
38 bin metre karelik alan üzerine yerleştirilen projede: çocuk oyun gurupları, spor alanları ve fitnes aletleri, oturma ve gurupları bulunmaktadır.
İstanbul Sultangazi
Ayrıca 55 araçlık otopark ve 275 metre karelik kafe lokanta vardır.
Karlovy Vary Prag arası 130 km uzaklıkta. Prag şehirler arası otobüs terminali olan Florenc’e tramvayla gidin ve tur fiyatının beşte birine aldığınız biletlerle yola çıkın. Yol yaklaşık 2-2.5 saat sürüyor.
Yolda, Çek Cumhuriyetinin diğer köy ve kasabalarını da görebiliyorsunuz. Daha sonra, Çek cumhuriyetinin hatta eski doğu blokunun en ünlü kaplıcalarının bulunduğu Karlovy Vary’a varıyorsunuz. Vardığınızda, hemen dönüş biletini alın, yoksa dönüşte, bilet bulamama durumu oluyor.
Prag Karlovy Vary
Şehrin efsanesine göre,
Kral bir geyik vurmuş ve geyik yaralı olarak kaçmayı başarmış. Geyiğin şifalı sulardan içerek iyileştiğini gören kral, burada bir yazlık saray kurmuştur. Alman kralı Carl, sıcak ve şifalı suların bulunduğu bu köye adını vermiş ve köşkler yaptırmış.
Derken, bunu duyan diğerleri de koşarak buraya gelince, o devrin en güzel konak ve otelleri, buraya inşa edilmiş.
Şehir adını, Charls’tan, yani Karl’dan almış. Şehirde sıcaklıkları 30-70 derece arasında değişen 12 termal kaynak bulunuyor. Bunlar: her türlü hastalığa şifa olmaktaymış.
1918 yılında, Atatürk’ün tedavi amacıyla gittiği, Sigmund Freud, Karl Marx, Beethoven ve Mozart gibi birçok ünlünün de dinlenmek için tercih ettiği bir şehir, daha sonra koruma altına alınmış. Bu kasabanın havası o kadar temiz ki, sokakta bile sigara içilmesine izin verilmiyor.
Bu yüzden, sigara içenlerin bu kurala dikkat etmelerini öneririm. Sigara, sadece izin verilen kafelerde içilebiliyor.
Prag Karlovy Vary
Prag Karlovy Vary
Karlovy Vary Gezilecek Yerler
Karlovy Vary şehri, bir vadide kurulmuştur. Yani, ortadan bir nehir geçiyor ve nehrin iki yanında, sıra sıra evler var ve hemen arkalarında yükselen tepeler var. Bu evler 1700-1800’lü yıllarda yapılmıştır.
Çünkü daha öncesindeki yapılanma, buradaki büyük bir yangın nedeniyle yok olup gitmiş ve ardından, günümüzde görülen düzenli ve renkli, bu cıvıl cıvıl yeni yapılar, evler oteller yapılmıştır. Hatta, her evin önündeki bir plakada, evin yapıldığı tarih yazılıdır.
Prag Karlovy Vary
Prag Karlovy Vary
Mustafa Kemal Atatürk’ün şehirdeki hatırası
Hemen şehrin dışındaki bir otoparkta duruyor ve buradan, şehrin başlangıç noktasına ücretsiz belediye otobüsü ile 2-3 dakikada gidiliyor. Şehrin başlangıç noktasındaki büyük bir otelin önünde otobüsten indikten sonra, ilk görülmesi gereken, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de bir zamanlar tedavi (böbrek rahatsızlığı varmış, çünkü buraya gelmeden önce bulunduğu yerde iki kere sıtmaya yakalanmış ve bundan kurtulmak için yoğun kinin aldığında böbrekler rahatsızlanmış) için buraya gelip 38 gün kaldığı oteli görüyoruz.
Aslında daha fazla kalması gerekiyormuş ama şehzade Vahdettin Padişah olunca tedaviyi kesip erken yurda dönmek zorunda kalmıştır. Diğer ilginç bir olay ise, Atatürk’ün burada kaldığı sürede tuttuğu günlüklerdir ve bu günlükleri, yurda döndüğünde Afet İnan’a vermiş ve öldüğünde basılmasını istemiştir. Bu günlüklerde, büyük önder, Karlovy Vary’de geçirdiği günleri yazmıştır.
Kendisi, sadece 3 kere yurt dışına çıkmıştır.
Bu yüzden, Karlovy Vary günlükleri özellik arz etmektedir. Bu günlüklere internet ortamında ulaşıp okumak mümkündür. Benim ilgimi çeken, o dönemde savaş olduğundan buraya tedaviye gelenler, yanlarında bazı gıdalar getirirlermiş. Doktoru, Atatürk’e ne getirdin diye sorduğunda, Atatürk bundan haberi olmadığını, bu yüzden bir şey getirmediğini söyler, bunun üzerine doktoru, senin yerine ben bunu karşılayacağım şeklinde bir yardımda bulunur.
Evet: Atatürk’ün o zamanlar kaldığı küçük otel, hemen birinci katında, bir pencere yanında, Çekler güzel bir plaket asmışlar. Aslında burada hep bir plaket varmış ama 1981 yılında yani UNESCO’nun o yılı Atatürk yılı olarak kabul ettiği yılda, Çekler buraya gayet güzel ve mermer bir plaket asmışlar. Plaket üstünde “Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Kemal Atatürk, burada kalmıştır” yazılıdır.
Öğrendiğime göre, otel idaresi, Atatürk’ün kaldığı bu odayı müşteriye açmıyor, öylece muhafaza ediyormuş. Odada, Atatürk ile ilgili fotoğraflar varmış, sadece bazı özel durumlarda, para karşılığı bu odayı özel guruplara açıyormuş yani genel ziyarete açık değildir. Atatürk’ün kaldığı otelin hemen yanındaki otelde ünlü Sigmond Fireud kalmış ve bu da plaket le belgelendirilmiştir.
Prag Karlovy Vary
Prag Karlovy Vary
Sonra, nehir kıyısından yürümeye devam ediyoruz.
Hemen solda, hediyelik eşya satış mağazaları, restoranlar, kafeler, oteller görülüyor. Hediyelik eşya satış mağazaları arasında, porselen ve kristal eşyaların satıldığı yerler de görülüyor, ama fiyatlarının pahalı olduğu bellidir. Yürüyerek ilerlediğimizde: bir süre sonra, yani yaklaşık 15 dakika sonra, ilk su termal kaynaklarına ulaşıyoruz. Burada, açıkta bir havuz var ve fıskiyesi ile ortama güzel bir hava katıyor. Hemen yanında, kapalı bir alan var ve camlarla kaplı bu alanın içinde, 3 tane asıl su kaynağı yani çeşme bulunuyor.
Prag Karlovy Vary
Prag Karlovy Vary
Prag Karlovy Vary
Buradaki kaynaklar yani çeşmelerin hepsinin üstünde numara ve suyun sıcaklığı yazılıdır. Çünkü, suyu görünce pat diye elini süren birçok kişi, suyun aşırı sıcak olması nedeniyle bir an yangı hissi yaşıyorlar halbuki suyun sıcaklığı, çeşmenin üzerinde açıkça yazılıdır. Hatta çeşmeler numaralandırılmış, size … numaralı çeşme nerde gördünüz mü şeklinde soru soran bile olacaktır.
Bu kapalı alan, suyun yeryüzüne çıktığı yer olarak önem kazanıyormuş. Burada, 3 çeşme dışında, yine hediyeliklerin satıldığı dükkanlar ve tuvaletler var. Tuvaletler elbette paralıdır.
Prag Karlovy Vary
Prag Karlovy Vary
Buradan çıkıp, hemen sol yana baktığımızda, yine bir tören alanı görülüyor.
Yunan tapınak mimarisi tarzında yapılan bu alanda törenler düzenleniyormuş, yine buranın hemen kapısında, bulunduğum döneme has, bir sanatçı tarafından yapılan kum heykel görülüyor.
İçeride sol yanda yazının hemen başında belirttiğim ve buranın efsanesini anlatan bir pano görülüyor, panonun hemen altında ise yine bir çeşme, numarası ve suyunun sıcaklığı yazılıdır.
Ardından yürümeye devam ettiğimizde, sağ yanda hediyelik eşyaların satıldığı büfeler ve sağ yanda dükkanlar görülüyor. Zaten, bir süre sonra yani yaklaşık 20-25 dakikalık yürüyüşten sonra, cadde bitiyor.
Cadde bitiyor ama hani iç caddeler ve sokaklara gireyim ne var diye düşünmeyin, bu ana caddenin dışındaki cadde ve sokaklar, gerek meyilli olması yani yokuş yukarı olması ve gerekse size yani turistlere hitap edecek bir şeyler bulunmaması ile önem kazanıyor yani ana caddeden ayrılmayınız.
Zamanınız varsa, dönüş yolunu nehrin karşı kıyısından yaparak değişik bir yerler veya nesneler görebilirsiniz demek isterim ama orada da çeşitli dükkanlar var ve pek de ilginç değildir. Çünkü, buranın zaten en büyük özelliği, insanların buraya tedavi için gelmeleri, yani burası bir alışveriş mekanı veya tarihi bir mekan değildir.
Prag Karlovy Vary
Prag Karlovy Vary
Eğer zamanınız varsa
Nehrin sağ kıyısından giderken, küçük bir meydanlık alanda, büyükçe bir otelin önündeki alanda, yerdeki plakalara bakın, bu plakalarda, buraya gelen ünlülerin ismi ve geliş tarihleri yazılıdır.
Hemen burada, sol yanda bulunan kafe, Atatürk’ün günlüklerinde yazdığı üzere sık sık gittiği bir kafedir ve bu kafede, bence mutlaka oturup bir kahve için, bir pasta yiyin, mutlaka keyif alacaksınız, fiyatları makuldür ve hatta bu esnada tuvaletini ücretsiz kullanabilirsiniz.
Prag Karlovy Vary
Bu arada, bir Rus zengini tarafından, tepeye nefis görünümlü bir kilise yaptırıldığını göreceksiniz. Yine tepede bir İsa heykeli, şehri koruması için dikilmiştir.
Tüm bunları yazınca, belki okurlar merak edeceklerdir, burayı ziyaret ettik, peki kaplıcalara girebilirmiyiz diye.
Burası kaplıca yeri değil, burası içmeler diye tabir edilen bir tür tedavi yeridir. Yani, buraya tedaviye gelenler kaplıca türü yıkanma veya suya girme değil, mevcut suları içerek tedavi oluyorlarmış. Suların içilmesine gelince, kükürtlü ve bol mineralli bu suların içilmesi için doktor önerisi gerekiyor.
Her türlü hastalık için, ayrı reçete yazan doktorlar, hangi çeşmeden, hangi saatte, hangi gün, ne kadar su içilmesini, hastalara reçete ediyorlarmış. Buna uymak gerekiyormuş, aksi halde tedavi gerçekleşmiyormuş. Sırf bu yüzden, insanlar, ellerinde bardak, kupa veya şişelerle çeşme çeşme geziyorlar.
Turistik ziyaret için buraya gelenler de, sulardan az oranda içmelidir çünkü aşırı içildiğinde ishal olma durumu söz konusudur. Zaten suyun tadını alınca, buruk tat, fazla içmenizi önleyecektir, yine de birazcık ta olsa tadına bakmalısınız.
Prag Karlovy Vary
Prag Karlovy Vary
Prag Karlovy Vary
Alışveriş
Becherovka
Karovy Vary denince, bu içki akla geliyor. Yeşil renkli şişesiyle gerek Prag ve gerekse burada buna bolca rastlayacaksınız. Söylenenlere göre, bir doktor ilaç yapımı ile uğraşırken 40 çeşit bitkiyi karıştırarak bu likörü bulmuş ve yine söylenenlere göre sindirim sistemine iyi geliyormuş. Size bunun fiyatı hakkında bilgi vermek istiyorum.
Çünkü, gerek Prag ve gerekse burada birçok değişik fiyat alternatifiyle karşılaşacaksınız. Genelde 50 cc lik şişesi 8 Euro, 70 cc lik şişesi 15 Euro ve 1 litrelik şişesi 17-18 Euro civarında satılıyor. İlaveten, yanında 2 kadeh ile satılan hediyelik şişeleri, 2-3 Euro daha fazla satılıyor.
Bu söylediğim rakamları destekleyecek fiyat bulduğunuzda gerek kendiniz ve gerekse yakınlarınız için hediyelik olarak satın alabilirsiniz. Hediyelik olarak düşünenler, söylediğim gibi, yanında 2 kadeh bulunan hediyelik paketi tercih edebilir. Bunun en ucuz satıldığı yer olarak, Karlovy Vary şehrinde, nehir kıyısında, yine bunun yeşil şişesi benzeri bir küçük yerde satıldığını gördüm.
Yani bu yüzden, Prag şehrinden değil, eğer Karlovy Vary’i ziyaret edecekseniz, buradan satın almanızı öneririm, çünkü daha ucuzdur. Evet burada yani paragrafın sonunda bir şey söylemek istiyorum, bunun tadına baktım, rezalet bir tadı var, sakın almayın, aynen Mesir Macunu gibi bir tat var, yani bitki ağırlıklı bir tat, yani berbat bir tat var, almayın.
Kağıt Helva
Karlovy Vary şehrinde: bir tür kağıt helva satılıyor. Ama gerçekten çok ince ve içinde çikolata, limon, fındık ve benzeri şeyler bulunuyor. Fındıklısı, ısıtılarak yeniyor. Diğerleri olduğu gibi yani soğuk yenebiliyor.
Tanesi 0.40 cent, paket olarak satın alırsanız 1.40 cent. Zaten eğer tur ile buraya gittiyseniz, rehber tüm hediyelik eşyaları satın alabileceğiz bir yere sizi götürüyor ve orada, bu kağıt helvadan birazcık tatma şansınız oluyor, bence satın alın, çünkü değişik bir lezzet, ama çikolatalısını tercih etmenizi öneririm.
Bardak-Kupa
Yukarıda bolca sözünü ettiğim çeşmelerden şifalı olduğu söylenen suları içmek için, insanlar ellerinde bir tür bardak-kupa ile dolaşıyorlar. Bu kupanın özelliği, hemen kulp bölümünde bir orijinal pipet olması, yani bardağınızı çeşmeden doldurduğunuzda, bu pipet yardımı ile suyu rahatlıkla içebiliyorsunuz.
Çünkü: bu suların bazıları çok sıcak ve bu sıcak suları yudum yudum içmek gerekiyor, bu yüzden sadece ve sadece burada bulunan bu orijinal pipetli ve yüzlerce değişik tip ve resmi bulunan bardak-kupalardan gerek kendiniz ve gerekse yakınlarınız için hatıra veya hediyelik satın alabilirsiniz. Fiyatları, 5-6 Euro civarında, çeşit o kadar çok ki, fiyatları beğeninize göre değişecektir.
Şehirdeki diğer başlıca hediyelik, gözüme çarptığı kadarı ile, bayanlar için tırnak törpüsü, ama bu törpü, metal değil, seramikten yapılmış, gayet süslü ve gösterişlidir.
Evet, gezi bittiğinde, en başta belirttiğim gibi, şehrin girişindeki büyük otel önünden, belediye otobüsüne binerek, 2-3 dakikalık bir yolculuktan sonra, Prag otobüslerinin park ettiği otopark bölümüne gidebilirsiniz.