Çekya Prag

Çek Cumhuriyeti Prag

Evet: Osmanlı Çek Cumhuriyeti Prag a ulaşamadı. Ama günümüzde: ülkemizden Prag’a binlerce turist gidiyor. Prag’a geziye gidecek ziyaretçiler için: tam anlamıyla, bir bütün olarak, Prag ile ilgili tüm bilgileri tek bir yazı altında bulabileceğiniz yer. Evet; işte, Prag’ın tüm özellikleri, orada ihtiyacının olacak tüm bilgiler.

Çek Cumhuriyeti Prag

Tarihi binalarının muhteşem görüntüsü altında: Arnavut kaldırımlarında yürüyüş yapabileceğiniz: sessiz, sakin ve huzur dolu bir yer. Ayrıca: Prag için söylenecek ilk ve en önemli şey: ucuzluğu. Gerçekten çok ucuzdur.

Çek Cumhuriyeti Prag Ulaşım

ULAŞIM BİLGİLERİ

Türk Hava Yolları ve CSA uçakları ile gidiliyor. İstanbul-Çek Cumhuriyeti Prag uçak yolculuğu, yaklaşık: 2 veya 2.5 saat gibi sürüyor. Prag’daki: Ruzyni İnternational Havaalanı; Avrupa’nın en modern havaalanlarından biri olarak kabul ediliyor.

Havaalanına: araba, taksi, otobüs seferleriyle ulaşmak mümkündür. Prag şehir merkezinden: Kladno ya da Slan’a doğru, havaalanı işaretlerini takip ederek, kolaylıkla havaalanına ulaşılabilir. Terminaller arasında: otobüs, minübüs ve taksiler hizmet veriliyor.

VİZE

Schengen vizesine dahil olmasıyla birlikte, vize konusunda rahatlama oldu. Yalnızca Çek konsolosluğundan değil, Schengen vizesi veren herhangi bir konsolosluktan da vize almanız mümkündür.

Çek Cumhuriyeti Prag Ne Zaman gidilmelidir

EN UYGUN MEVSİM-NE ZAMAN GİTMELİ

Çek Cumhuriyeti Prag; Mayıs, Haziran ve Eylül ayları: hava şartlarının gezmeye elverişli olduğu aylardır. Nisan ve Ekim ayları arasında da, hava soğuk olmasına rağmen, gidilebilir. Kış aylarında kesinlikle gidilmemeli. Yaz dışında gittiğinizde, Prag’da: Rus, Yahudiler ve ülkemizden giden turistleri bolca görebilirsiniz.

Yazın ise, bu kalabalık: İngilizler’ den oluşuyor ve gerçekten bu insanlarla birlikte olmak, pek iç açıcı değildir. Çünkü: aşırı ve özellikle alkol aldıklarındaki davranışları, kesinlikle bizim kültür seviyemize uygun değildir.

Mevsim dedim ya; kış aylarında Prag gerçekten soğuk, hayır, soğuk ta üstünüze kalın bir şeyler giyip, olayı dengeleyebilirsiniz, ancak: kar yağdığında, mevcut o güzel mimari görüntülerin büyük çoğunluğu kar altında kalıyor ve sizler göremiyorsunuz.

Zaten, tur şirketleri bu yüzden, kış turlarının fiyatlarını, muhteşem şekilde aşağıya çekiyorlar. Unutmamak gerek, amaç seyahat etmek değil, gidilen yerdeki güzellikleri keşfetmek. Bu yüzden: kış aylarında Prag’a gitmenizi önermiyorum.

Hoş hangi mevsim giderseniz gidin, bu güzel şehirde, mutlaka kulağınıza Türkçe kelimeler çarpacak kadar çok Türk olduğunu göreceksiniz. Son bir not: Prag şehrine yaz aylarında giderseniz günler uzun olduğu için yani hava geç karardığı için daha çok zamanınız olacaktır. Kışın hava saat 16 gibi karardığından, gün ışığından yararlanma süresi kısalıyor.

Çek Cumhuriyeti Prag

KONAKLAMA-OTELLER

Otellerin odaları iyi değil ve hizmetler de öyle çok güzel değil. Prag’daki butik otellerin durumunu: Aria Hotel’de görebilirsiniz. Henry Kalan tarafından yapılan otel: müzik temalı odalara, bir medya kütüphanesine ve film gösterimi için çeşitli salonlara sahip. Kentin diğer bir tasarım oteli: Josef.

Burası biraz daha steril. Hotel Elite’de: eskinin barok kışlaları atmosferi var. Hizmet anlamında gayet iyidir. Hotel İmperiyal: uygun fiyatlı ve etkileyici bir otel. 19’ncu yüzyıl kafesinin üstündeki orta kalitede odaları var. Hotel Apostolic Residence: eski şehir meydanının göbeğinde bulunuyor. Hotel Redlion: Prag kalesinden birkaç basamak aşağıda ve iyi restore edilmiş, üç aile konağının bir parçası. Otellerdeki kahvaltıda: Kabak çekirdekli ve haşhaşlı ekmekleri var. Bunların tadı harika.

Çek Cumhuriyeti Prag

KONUM-COĞRAFİ BİLGİLER

Prag (Phana): Çek Cumhuriyetinin başkenti ve en büyük şehridir. 7 tepenin üzerine kurulmuş bir şehirdir.

Tam ortadan: Vitala isimli nehir geçiyor. Nehir: 30 km. uzunluğundadır. Çek dilindeki adı, Praha “eşik” anlamına geliyor. Mistik bir şehir. Hakkında: birçok efsane ve masal var. 100 kuleli şehir olarak da anılıyor. Ayrıca: Altın Şehri, Doksanların Sol Bankası, Masal Şehri, Şehirlerin Anası ve Avrupa’nın kalbi gibi isimlerle de anılıyor.

DİL

Resmi dil: Çek dili. Prag halkının hemen hepsi, orta derecede İngilizce ve Almanca bilir. Restoranlarda, tarihi bölgelerde ve alışveriş yaparken, bu dilleri kullanarak anlaşabilirsiniz.

Çek Cumhuriyeti Prag

PARA BİRİMİ

Prag’da geçerli para birimi: belki şaşıracaksınız, ama Euro değildir.

Para birimi: Crown (Koruna)

Bu para biriminin, diğer para birimlerine dönüşümü ile şöyle: 25-30 Kuron, 1 Euro ediyor.

Paralarına önem veriyorlar. Yanınızda, Euro veya dolar bulunduğunda, nasılsa bunları da kullanabilirim diye düşünmeyin, çoğu yerde kabul etmiyorlar. Mutlaka, otel lobisinden, para bozdurun. Sokaklarda da, her yerde döviz bürosu bulmak mümkündür.

Ancak kazık yemek mümkün. Dikkat edin. Biraz önce yazdığım gibi: nerde bozdurursanız bozdurun, sonuçta, 1 Euro için, en fazla 30 kurona kadar çıkıyorlar. Yani: dalgalı kur. Burada en önemli husus, döviz bozdururken komisyon almaları ve bunu çaktırmadan alıyorlar. Yani, önce bozdurmak istediğiniz Euro veriyorsunuz, sonra size uzunca bir kağıt veriyorlar, Çekçe yazılı bu kağıdı imzalamanızı istiyorlar, ardından muhteşem yüksek bir komisyon alarak, Euronuzu bozuyorlar.

İstediğiniz kadar olmaz, vazgeçtim deyin, fayda etmez. Çünkü verdikleri hiç anlamadığınız dilden yazan kağıdı imzalamışsınızdır.

Bu yüzden: Euro bozdurmak istediğinizde, mutlaka, önce kağıda yazın, 100 Euro verdiğimde ne kadar bana vereceksin diye herhangi bir kağıda yazılı teyit alın, sonra paranızı verin ve bozmasını bekleyin, yoksa muhteşem bir komisyon kazığı yemek ve derdini hiç bir kimseye anlatamamak gibi bir durumla baş başa kalırsınız.

Daha önce Fas gezisinde yazdığım gibi: Çek Kuronu, her yerde geçerliliği olan bir para birimi değildir.

Yani: fazla bozdurup ta, yanınızda kalırsa, Türkiye’ye getirdiğiniz yalnızca duvara asıp, hatıra diye saklayabilirsiniz. Yani: Çek cumhuriyeti dışında, bu paranın geçerliliği yok. Paranızı az az bozdurun veya dönmeden önce, Otel Lobisinde (havaalanında değiştirmeyi düşünürseniz yanılırsınız) yine, geri vererek, Euro’ya dönüştürün. Bunu da, yapamazsanız, şöföre bahşiş, aman rehbere vermeyin, çünkü rehberler bozuk para verince bozuluyorlar.

Yazının en başında Prag’ın en önemli özelliğinin ucuzluğu olduğunu söylemiştim. Gerçekten çok ucuz. Çünkü: para birimi Euro değil. Örneğin: İtalya’da, herhangi bir şey alacaksınız, fiyatı Euro olduğu için, hemen onun fiyatını, bizim paramıza çevirirken ortaya pahalı bir fiyat çıkıyor.

Ama: Prag ucuz. Şöyle bir örnek verebilirim. İstanbul’da 20 TL. ye içebileceğiniz bir Mojito, güzel bir mekanda, yaklaşık 100 Çek Kronu, yani 4 Euro kadar.  

Çek Cumhuriyeti Prag

PRAG’DA KENT İÇİ ULAŞIM

Evet, Prag’da oteliniz şehir merkezine uzaksa, dert etmeyin. Çünkü, gayet güzel işleyen bir metro var. Şehrin her yerine, kolaylıkla varabilirsiniz. Hatlar kafanızı karıştırırsa, otobüsler de emrinize amade. Sanırım Prag’da en ucuz şey: ulaşım. Yok pahasına, istediğiniz yere gidebiliyorsunuz. Ancak, asla unutmayın. Prag’ın asıl keyfi, yürüyerek çıkıyor. Otelden şehir merkezine vardıktan sonra, ulaşım araçlarını hiç kullanmayın. Prag gerçekten yürüyerek gezilmesi gereken bir şehir. Her detayı böylece keşfedilebilir.

Çek Cumhuriyeti Prag

Metro

Prag Metro’su: 3 hattan oluşuyor. Her hat: farklı renkte bir harf ile tanınmaktadır. Hat A: Yeşil renklidir. Hat B: Sarı renklidir. Hat C: Kırmızı renklidir. Metro: her gün: saat: 05.00 ile 24.00 arasında işler. Çalışma günlerinde: her iki dakikada bir, diğer zamanlarda ise, dört ile on dakika ara ile seferler düzenleniyor. Yaygın metro ağı, sizi istediğiniz yere ulaştırıyor.

Çek Cumhuriyeti Prag

Nostaljik tramvay

Beyoğlu ve Moda’da kullanılan araçların benzeridir.

Otobüs

Her gün, saat: 04.30 -24.00 arasında çalışıyorlar. Otobüs tarifeleri duraklarda bulunuyor.

Ulaşım fiyatları

Şehir ulaşımının tümü, bilet ile sağlanıyor. Ulaşım araçlarına binmeden önce, biletinizi almanız gerek. Otel, Dopravni Podnik İnfo Merkezleri , Gazete Bayileri, Seyahat Acenteleri ve Mağazalardan, bilet temin edebilirsiniz. Ayrıca: Metro istasyonunda bulunan: slot makinalarından da bilet temin edebilirsiniz.

Taksiler

Sarı renkli taksi aramayın. Genelde: renkli ve damalı bir şeride sahip oluyorlar. Prag’da her şey gibi taksilerde ucuz. Gece geç saatlerde, otelinize dönmek isterseniz, taksilere güvenebilirsiniz. Ancak: güvenilir taksilere güvenin. Prag’ın belki de en büyük sorunu: korsan taksiler. Caddelerde park halinde gördüğünüz taksilerin, çoğu korsan. Yani: taksimetresi olmayan taksiler.

Dünya üzerinde en acımasız taksiler, taksimetresi olmayanlardır. Prag taksileri, kazık atma becerisine en fazla sahip olanlar. Hiçbir güzergahın fiyatı belli değildir. Her şey taksicinin keyfine ve sizin ne kadar kalantor göründüğünüze kalmış. Taksiye binerken, mutlaka pazarlık yapın. Otele vardığınızda, her zaman alışkanlık haline getirmeniz gereken bir şey var:

Otelin adres kartlarından beş-altı tane almakTIR.

Taksiye binmek zorunda kalırsanız, bu otel adres kartını taksiciye gösterin ve mutlaka pazarlık yapın. Aksi halde, mecbur kalmadıkça taksiye binmeyin. Taksiye binmeniz gerektiğinde “AAA” işaretli olan taksileri seçin. Ya da: 257 257 257 numaralı telefonu arayarak, istediğiniz yere, ücretsiz olarak taksi isteyebilirsiniz.

Taksilerle ilgili bir örnek vermek istiyorum. Şehir meydanından kaldığım otele 10 dakikalık bir yolculuk için: ilk gün bir taksiye 400 kron verdim. Ertesi gün “AAA” işaretli bir taksi ile aynı yolu gittim ve yalnızca 130 kron verdim. Aradaki farkı görüyorsunuz.

Sonuç olarak: Prag’da kötü bir anı yaşamanız için tek neden, inanın taksiler ve taksiciler olacaktır. 10 dolarlık bir mesafeye, 10 bin dolar ödemediğiniz takdirde, dayak yiyerek 5 bin dolara razı olmak gibi “istenmeyen” durumlarda kalabilirsiniz. Yani, en iyisi baştan pazarlık yapmaktır.

Çek Cumhuriyeti Prag

PRAG İNSANLARI

Aslında soğuk ve kaba oldukları söylense de, ufak densizlikleri dışında, yardımsever insanlar. Peki Türkler hakkında ne düşünüyorlar? Karl köprüsündeki heykellerden biri, kötülüğü temsil eden yeniçeri heykeliymiş. Çekler: genel olarak sessiz insanlar. Tarih boyunca hep yönetilmiş olduklarından, tepkili insanlar değiller.

Erkekleri:

Bitkin ve yorgun görünümlüler. Biranın sudan ucuz olması, dünyanın en çok bira tüketen toplumu olmaları, onları da tüketmiş. Kadınları ise, bakımlılar. Genelde: çok sessiz insanlar. Ama, tüm bu iyi niyetli sözlerime rağmen, Astronomik saat kulesinin bulunduğu yerde biraz zaman geçirdiğinizde, birçok dilencinin sizden para istediğini görecek, ayrıca yine birçok insanın çöpleri karıştırıp yiyecek bir şeyler aradıklarına tanıklık yapacaksınız.

Prag güzel şehir ama sanırım Praglılar ekonomik sıkıntı içindeler, bu kadar çok dilenci ve çöplük karıştıranlarla karşılaşacağımı hiç sanmıyordum, hem de tam Avrupa’nın ortasındaki bir ülkede.

Sonuç olarak, bu kadar çok dilenen ve çöplük karıştıran görünce, ürktüm, bu insanların fakirliğinin boyutunu bilmediğimden, ne gibi tepkiler verebileceklerini, hani gasp, hırsızlık gibi tepkilerin olabilme olasılığının yüksek olduğunu düşünmemek ve korkmamak elde değil.

Çek Cumhuriyeti Prag

DİNİ YAŞAM

Prag, görkemli katedraller ve kiliselerle dolu. Her yerde, karşınıza, Hıristiyanlık ile ilgili heykeller veya resimler çıkıyor. Ancak, günlük yaşamda, dinin yaşama kimse önem vermiyor. Çünkü: burada, nüfusun % 55’nin ateist olduğu, yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkmış. Sanırım: komünist dönemden kalma bir alışkanlık olsa gerek. Evet, Çek Cumhuriyetinde, Hıristiyanlık için tesis çok, ama cemaat yok.

ÜLKENİN EN BÜYÜK SORUNU

Ülkenin en büyük sorunu: bizim çingene, onların ise Roma insanı olarak tanımladığı azınlıklar. Aşırı sağ; bu insanların üzerine oynuyor ve toplumsal yaşamda, bariz bir ayırımcılık göze çarpıyor. Bir diğer azınlık ise, şaşırtıcı bir şekilde: Vietnamlılar. Ülkede: yaklaşık 45 bin Vietnamlı yaşıyormuş. Şaşırdınız sanırım. Evet, elbette bunun bir sebebi var. Çekoslovakya zamanında, “Komünist dayanışması” olarak Vietnam’dan, eğitim için getirilen yüzlerce öğrenci, daha sonra burada iş bulup kalmış. Onların: ikinci ve üçüncü nesil çocukları, burasını vatan olarak benimsemişler. Yolda yürürken veya alışveriş yaparken, bu çekik gözlü insanlara rastlarsanız, şaşırmayın.

Franz Kafka

FRANZ KAFKA

Çek’ler, bu ünlü yazarı pek sevmezler . Ama yabancılar hayrandır. Kafka; Değişim, Şato gibi kitaplarını Almanca yazdığından mıdır nedir, Çek’ler kendisini sevmiyorlar. Bu nedenle: bir Çek’e, Kafka’dan bahsederseniz, sizi soğuk karşılar.

Çek Cumhuriyeti Prag

TURİST

Her yıl, Prag şehrini, yaklaşık 3 milyon insan ziyaret eder.

Çek Cumhuriyeti Prag

TARİH

Kent, 870 yılında, Prag kalesinin kurulmasından, bugüne kadar geçen tarihi boyunca pek çok olaya şahit olmuş. Örneğin: 1346 yılında, Charles IV. Döneminde, burası Roma imparatorluğunun merkezi olmuş. İki yıl sonra da, dünyanın en eski üniversitelerinden biri olan Prag Üniversitesi, yani Charles Üniversitesi kurulmuş. 1583 yılında, kent bir kez daha Roma’nın merkezi konumuna gelmiş. Fransa’dan Prusya’ya, çok sayıda ülkenin işgaline uğramış. Bu yüzden zaten halk ile dalga geçiyorlar. Her gelen ülke, burayı kolayca işgal etmiş olması nedeniyle.

Evet: 1890 yılındaki büyük sel, güzelim kentte büyük bir yıkım yaratmıştır.

I. Dünya Savaşı sonunda kurulan Çekoslovakya, Prag’ı başkent seçmiş. Bu arada: 1938 yılında Nazilerle yapılan Münih antlaşmasının bir sonucu olarak, Prag’a tek bir bomba atılmıyor. Ancak: 1945 yılındaki “yanlışlıkla” gerçekleşen Amerikan bombardımanını unutulmamış. Alman işgalini, Sovyet ordusu sona erdirince, Çekoslovakya ve dolayısıyla Prag da, 1948 yılından itibaren Doğu Blokuna dahil olmuştur. 1960’lı yılların başlarında: Çekoslovak Sosyalist Cumhuriyeti ekonomisi dar boğaza giriyor.

1968 yılın başlarında ise: ülkede yönetimi elinde bulunduran, Komünist Partinin kontrolü; Alexander Dubcek tarafından ele geçirilir. Aynı yılın Nisan ayında: Dubcek: Sosyalizmden ayrılarak liberalleşme yönündeki ilk adımları atıyor.

Ancak: basının özgürleştirilmesi, tüketim maddelerine önem verilmesi ve hatta demokratik çok partili bir hükümet kurulması gibi, değişik ve önemli olan bu düzenlemeler, Varşova Paktı ülkeleri tarafından hoş karşılanmıyor. Ağustos ayında yapılan karşılıklı müzakerelerden de sonuç alınmayınca, 20-21 Ağustos tarihinde; Varşova Paktı ülkeleri orduları tarafından, Çekoslovakya, işgal edilir.

Çatışmalar sırasında: 72 Çekoslovak öldürülür ve yüzlercesi ise yaralanır.

Ayrıca; 300 bin civarında insan, Çekoslovakya’dan ayrılarak, Batı ülkelerine göç etmek zorunda kalır. 1990’lı yıllarda, görece “yumuşak” bir geçişle, Batı tipi bir demokrasiye dönen Çekoslovakya, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya adlı iki ülke haline gelir.

Prag, artık Çek Cumhuriyetinin başkenti ama bir dünya mirası ve kültür başkenti olarak, uluslar arası önemini koruyor. Bu kent için, mütevazi sayılabilecek bir “Praglılar Listesi” de, bu önemi açıkça ortaya koyuyor.

Şöyle ki: Prag’dan yetişen ve tarih sahnesinde yer alan ünlüler şunlar: IV. Charles, Franz Kafka, Wolfgang Amadeus Mozart, Antonin Dvorak, Vaclav Havel, Albert Einstein, Milan Kundera gibi.

TARİHİ MEKANLAR

Prag’ın en büyük özelliği: II. Dünya Savaşında, zarar görmemiş olması. Yani: Hitler, bu şehrin güzelliğine hayran olmuş ve şehri bombalatmamıştır. Bu yüzden: tarihi birçok ev mekan sağlam kalmış. Prag’ın tarihi kent merkezi: 1992 yılından bu yana; Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO)’nun “Dünya Mirası” listesinde bulunuyor.

Ayrıca: 2000 yılında açıklanan, dokuz Avrupa Kültür Şehirlerinden biri olmaya hak kazanmış. Bu arada: “Prag’da gezilecek yerler neresi derseniz?” sitede, ayrı bir başlık altında, gezilecek, gezmeniz, görmeniz gereken, gezmeniz ve görmenizi tavsiye edeceğim, önereceğim yerleri ayrıntılı olarak anlatıyorum. Sitede ulaşabilirsiniz.

Çek Cumhuriyeti Prag

YEME-İÇME KÜLTÜRÜ-NE YİYEBİLİRSİNİZ-NE İÇEBİLİRSİNİZ

Prag tam anlamıyla bir pub ve bira şehridir. Ayrıca: yüzlerce, şarap evi ve restoranda bulunur. Ama: restoranlar, gece saat 22.00 den sonra yemek vermeyi keserler, unutmayın. En ünlü pubların arasında: Pivovar U Fleku isimli yer var. Burası, dünyanın en eski pub’ı olma özelliğine sahiptir.

Kuruluş yılı: 1499. Bu şehirde: buraya has içkiler de var. Denemek isterseniz: Becherovka gibi bir likör, Fernet gibi keskin içkiler, Slivovice gibi erik brendisi veya Pilsner Urpuell gibi biralar, sıcak Prag anılarında, hafızanızı canlı tutacaktır.

Özellikle: yerel içki Becherovka son derece popüler.

Çek mutfağı: et ve şarküteri ağırlıklıdır. Et olarak: domuz eti kullanılıyor. Domuz etini saymazsak: Avrupa’da Türk mutfağına en uygun damak tadı, burada var. Et: ya patates ile ya da üstte ağır bir sosu olan pilav ile servis edilir. Çorbalar için: sarımsak çorbasını deneyebilirsiniz. Ayrıca: bir çeşit mantı olan, dumplingler de, yemekte mutlaka servis edilir. Yemek için de bir de: gulaş denen bir yemek var. Bu: bizim ülkemizdeki tas kebabına benziyor.

Her ne kadar Macar asıllı olsa da, bu yemek Prag’da bayağı güzel yapılıyor. Dana etinden yapıldığı için, lezzeti de iyi. Evet, domuz eti değil, dana etinden yapılıyor. Bunun yanında, asıl geleneksel yemek: “Svickova” dedikleri et yemeği. Soslu dana eti, üzerine biraz krema ile servis edilen bu yemek, gerçekten çok lezzetli. Daha çok, geleneksel olarak düğün yemeği özelliğinde.

Zaten, Çek mutfağının en önemli yönü: Fransız ve Çin mutfağının aksine, ekmeğe, Türk mutfağında olduğu gibi çok önem vermeleri. Tüm yemekler, yanında Knedliky denilen ekmek içi ile geliyor. Yani yemekten sonra tabağı sıyırabiliyorsunuz. Hani: geleneksel özelliğimiz, ekmek olmadan doymak olmaz. Burada: ekmek var.

Daha önceden de belirttiğim gibi: her şeye sarımsak koyuyorlar.

Porsiyonlar inanılmaz büyük. Evet: Prag’da alacağınız her türlü yemeğin porsiyonu çok büyük. Yemeğinizi, ünlü Çek biralarından biriyle içmenizi, özellikle öneriyorum. Garsonlar: bira istenince, 1 Litrelik bira bardaklarını, önünüze koyuveriyorlar. Çünkü: yerel halk, birayı, bu kocaman bardaklarla içmeyi seviyorlar. Siyah birayı mutlaka deneyin, tadın. Size aksini söyleseler de, Prag’da kaliteli şarap yok, şarap içmeyi tercih etmeyin. Neden?

Çünkü: Çek Cumhuriyeti: Moravya ve Bohemya bölgelerinden oluşuyor. Prag: Bohemya’da kalıyor. Morovya: şarapları, Bohemya ise biraları ile ünlüdür.

Yani: Prag’da bira tadın. Çekler, en çok bira tüketen halk. Hatta: Alman ve Belçikalılardan bile daha fazla bira tüketiyorlarmış.

Çek Cumhuriyeti Prag da, 1500 tane birahane bulunduğu söyleniyor.

Ama: size önerim “U Zlateho Tygra” adlı birahane. Saat kulesinin bulunduğu meydanda, kime sorsanız gösterir bu birahaneyi. 1997 yılında ölen, ünlü Çek yazar, Bohumil Hrabal’ın da en sevdiği birahane olan bu birahaneyi, 1994 yılında ülkeye gelen ABD Başkanı Bill Clinton da ziyaret etmiş. Zaten, birahanenin orta duvarında, Hrball, Çek Cumhurbaşkanı Vaclav Havel ve Bill Clinton’ın burada bira içerken çekilmiş fotoğrafları var. Bir bardak bira, yaklaşık 70 Kron, yani 2.5 Euro, 25 TL. civarında.

Çek Cumhuriyeti Prag
Prag’da: su ise tam bir sorun.

Onların su olarak kullandıkları madde, leziz değil. “Voda”, her türlü suyu nitelendiriyor ama buralarda su olarak kullanılan obje: maden suyu ve türevleri. Yani: normal, bizlerin bildiği pet şişe içinde su yok. Maden suyu benzeri bir su kullanıyorlar. Sadece, pembe kapaklı bir şişede satılan su: kuyu yani bizim bildiğimiz ve içtiğimiz sulardan.

Her yerde, “hot dogs” stantları var.

Ancak, domuz eti. Old Town’daki kafeler; genelde kalabalık ancak hoş ve “çok pahalı” olmayan mekanlar. Nerede güzel bir yemek yiyebilirim? Evet; Paris caddesi üzerinde, “Pravda” denilen güzel bir restoran var. Modern dekorasyonu ve gelen insanların şıklığı ile dikkati çekiyor. Buraya gidebilirsiniz.

Diğer bir restoran: “U Kalicha”. Duvarlarında yüzyıl önce bu restoran-birahaneye gelen ünlü yazar ve çizerlerin notları, resimleri, karikatürleri var. Oldukça büyük turist guruplarını içinde barındırıyor. Yemek başladıktan bir süre sonra; masalar arasında, orijinal kostümler içinde, müzisyenler dolaşarak müzik yapıyorlar ve misafirleri eğlendiriyorlar.

Diğer bir mekan “U Maltezskych rytirü”: Rosto ve biftekleriyle ünlü bir mekan. Rezervasyon yaptırmak gerek. Prokopska caddesi üzerinde. Bir başka mekan:” U Prince”: Tam meydanda, saat kulesinin önündeki alanda . Özellikle: akşamları yemek çok keyifli. Meydanda, sağa sola giden insanları izleyebilir, burada somonla yarattığı harika tatları deneyebilirsiniz.

BAHŞİŞ VE NEZAKET KURALLARI

Barlar ve birahanelerde: masalar, genelde yemekten önce, sizin gibi “Je tu Volvo? (ücretsiz mi?)” diye sorması gereken ve birbirlerine “dobrou chufi (afiyet olsun)” diyen, başka müşterilerle paylaşılır. Ancak: şehirdeki şık restoranlarda, mutlaka önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyor.

Prag’da akşam yemeklerinde, belli bir kıyafet kuralı yoktur. Servis elemanları size çok kaba gelebilir. Nazik veya anlayışlı değiller. Ama bunun sebebi, sizi veya işlerini sevmemeleri değil. Eski bir komünist ve Doğu Bloku ülke olduğu için, hizmet sektörü, diğer ülkelerde olduğu gibi gelişmemiş.

Hizmet kalitesi yeterli düzeyde değil.

Yani, henüz bu işin sırrını öğrenememişler. Garsonlar, hesabınızı bir kağıt parçasına yazar ve gitme zamanı geldiğinde, bu kağıda bakarak, fatura kesilir. Hesabı, garsona değil, kol bandında katlanır cüzdan bulunan görevliye ödemelisiniz. (“Zaplatim prosim (hesap, lütfen))” Pek çok barda: az bir giriş ücreti alınır.

Ayrıca: süt, ekmek ve akerdeonla çalınan korkunç müzik için: ekstra ücret istenir. Hesabı: en yakın, 10 Krona yuvarlayarak bahşiş alma alışkanlığı vardır. Daha küçük yerlerde: 10-15 Kron bahşiş almak kural haline gelmiştir.

Çek Cumhuriyeti Prag

ALIŞVERİŞ

Çek Cumhuriyeti Prag, çok aşırı ucuz bir şehir değil. Kolilerle hediyelik eşya almayı planlıyorsanız, biraz hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Çalışma saatleri içinde, ihtiyacınız olan her şeyi, her zaman bulabilirsiniz. İşin sırrı: ara sokaklardaki tuhaf ama harika mağazaları bulmaktır. Özellikle: kristal ve kukla mağazalarına girebilirsiniz. Ancak: yüksek fiyatlara satılan sıradan cam eşyalar dışında, kristalin kalitesi mükemmel. Prag’ın merkezindeki çoğu mağazada, istemeye istemeye de olsa, satıcılar; İngilizce konuşulur ve kredi kartları da yaygın olarak kullanılır. Ancak: gülümseyen yüzlere rastlamak zor. Satıcılar somurtgandır.

Çek Cumhuriyeti Prag

ALIŞVERİŞ YERLERİ

Çek Cumhuriyeti Prag şehir merkezindeki alışveriş yapılacak yerlerden uzak durmanızda yarar var. Özellikle: Hrcdcany ve Prag Kalesinin çevresindeki bölge için bu durum geçerli. Stare Mesto biraz daha iyi. Özellikle: Nove Mesto’ya doğru ilerledikçe ve arka sokaklara girerseniz, değişik mağazalar görebilirsiniz.

Moda ve pahalı ürünleri bulabileceğiniz Pariska’nın ağaçlı yolunun ve sizi kendine çağıran kafelerinin mutlaka tadını çıkarın. Na pikope’de bir alışveriş merkezi ve pek çok zincir mağazanın şubesini bulabilirsiniz. 

Alışveriş merkezleri, akşamları saat 19.00 a kadar açıktır. Cumartesi günleri ise, tüm mağazalar: saat 13.00 e kadar açık kalıyor. Pazarlıksız alışveriş yapmayın. Bohemya cam ve kristallerinden almadan dönmeyin. Stare Mesto Market isimli, açık pazarda, tahta oyuncaklar, seramikler, porselenler bulabilirsiniz. Buraya da, mutlaka uğramanızı öneriyorum.

Çek Cumhuriyeti Prag

NE SATIN ALINIR

Aslında Çek cumhuriyeti; tarihi “Bohemya kristalleri” nin üretildiği bir ülke. Fakat; Avusturya’nın başkenti Viyana’daki kadar canlı ve ışıltılı satış mağazaları yoktur.

Çek Cumhuriyeti Prag

Onun dışında, Prag’da: “kuklacılık” çok meşhur. “Baba yağa” tarzı tahta kuklalar oldukça ucuz. Ayrıca: ahşap oyuncaklar da çok bulunuyor. Özellikle: çocuklar, el yapımı oyuncakları çok beğeniyorlar. Zaten: Prag’da; yalnızca bunların satıldığı bir Pazar yeri de vardır.

Çek Cumhuriyeti Prag

Ayrıca: burada satılan resim ve gravürler de hoşunuza gidebilecek güzellikte. Becherovka denen bir likör var. Bunu da, hediyelik veya kendiniz için satın alabilirsiniz. Tekstil ve kozmetik ürünleri, Türkiye’ den ucuz. Özellikle, “Andet” durağının orada bir “Carrefour” mağazası var. Oldukça hesaplı, burayı alışveriş için öneriyorum.

LAL TAŞI VE KEHRİBAR

Lal taşı ve kehribar çok ünlü. Prag’da adına yakışır her kuyumcu, bu taşları bulundurur. Turistik eşya mağazalarını dolduran kristaller ve oyuncak bebekler arasında: lal taşı ve kehribar gözünüzden kaçmayacaktır. Lal taşı: ateş kırmızısı rengi ve ışığı yansıtma becerisiyle ünlüdür. Sahip olduğu varsayılan iyileştirme becerileri içinde: üzüntüyü giderme, takana canlılık ve neşe duyguları verme sayılabilir.

Lal taşı takma modasının geçmişi: mücevherler arasında, pek çok lal taşı kaplama örneğin yer aldığı İmparator Rudolf II’ye ve 1800 lü yıllardaki elbiselerini süslemek için lal kullanan Rus Çariçelerine kadar uzanır. Ancak: gerçek lal taşı almak durumunda: üzerinde bulunması gereken işaretleri (G, G1, G2) mutlaka kontrol edin ve üreticisinin belgesini sorun.

Kehribar

Baltıkların en ünlü taşı. Aslında bir mineral değil, tarih öncesinden kalma ağaçların reçinesidir. Kuzeyin altını olarak bilinen kehribarın tarihi, güneşin sembolü olarak bilindiği neolitik döneme kadar uzanır. Mısırlılar: kehribarı, koruyucu olarak mezarlarına koyarken, Romalı kadınlar bu taşı ellerinde tutarak, ebedi gençliğe kavuşmayı dilemişlerdir.

Kehribarın, aynı zamanda bazı iyileştirici özellikleri de vardır. Depresyonu azalttığı, neşe ve iyiliği arttırdığına inanılır. Prag şehrinin her yanında bulunan mağazalarda, çok sayıda sahte kehribar karşınıza çıkacaktır. Bu yüzden: gerçek kehribarın, tuzlu suya konulduğunda; bir kalıp sabun gibi, yüzebildiğini unutmayın. Gerçek kehribar: cam ve plastikten çok daha yumuşak olarak öne çıkıyor.

EĞLENCE

Çek Cumhuriyeti Prag, bütün gece ayakta kalan bir şehir. Kot pantolon ve tişörtle, hem klasik bir birahaneye hem de daha eski kulüplere girebilirsiniz. Mala Strana’da, en eski moda Bohemya publarından biri ve eskiden bir baron evi olan Baracnicka rychta bitişiğindeki oditoryumda, çılgın rock gurupları var.

Sokağın hemen aşağısında, U Maleho Glena’nın üst katında, genç gezginler, içki içerken, Çek ve uluslar arası caz ustaları, mahzende, program yapıyorlar. Prag’da gece hayatının bir bölümü: striptiz kulüplerinde yaşanıyor.

Başta: İngiliz ve Alman turistler olmak üzere, Avrupa’nın her yerinden, özellikle hafta sonları, birçok erkek gurubu, felekten bir gece çalmak için Prag’a geliyorlar. Kadınların çok rahat girebildiği bu kulüpler, Prag kentinin dışında bulunuyor.

Nasıl bulunacağına gelince, onlar sizi buluyor. Kentin meydanında: 24 saat, sizi kulüplere götürmek için sıraya giren insanlar var. Kent meydanı: özellikle gece yarısından sonra; değişik bir havaya bürünüyor. Bir çok limuzin, ücretsiz olarak striptiz kulüplerine dolmuş seferleri yapıyor.

Çek Cumhuriyeti Prag şehri gezilecek yerler tanıtımı içi.

 

 

Çekya Prag

Çekya Prag

Evet: Prag’da gezebileceğiniz yerler:

Çekya Prag; Ana başlıklar olarak aşağıdadır.

Prag’da tüm bu yerleri gezebilmek için, 2 veya 2 gün yeterli oluyor. Arnavut kaldırımlarında yürüyerek rahatlıkla gezebileceğiniz bir şehir. Bunun dışında: metro ve tramvay hatlarını da kullanabilirsiniz. Ulaşım çok ucuz.

Yalnız: korsan taksilere dikkat. Bu gezi planında yazılı yerleri; sitede, başka başlık altında (Prag’da gezilecek yerler) yazdım. Bu yerleri tek tek inceleyerek, hoşunuza gidenler için, kendinize bir gezi planı, gezi rotası hazırlayabilirsiniz.

Çek Cumhuriyeti Prag gezi planı; Prag’da gezilecek çok yer var.

Aslında iyi bir metro ve tramvay hattının bulunması, şehri daha da gezilebilir hale getiriyor. Tramvaylar çok ucuz. Duraklara gelinirken, bir ses, durağın adını bildiriyor. Metro’da güzel. Akılcı olarak iki rotası var. İlki basit.

Şehri yarıp geçen Vitala nehri çevresinde yürüyerek gezmedi düşünenler için uygun olabilir. İkinci rotası ise: zor ve meşakkatli olan çılgın bir tur. Yine de, gezinizin büyük bölümünü, yürüyerek yapmanızı öneriyorum.

Eski Prag, Vitala ırmağının iki yakasında kurulu. Aslında, nehrin bir yanına eski şehir, bir yanına da yeni şehir diyorlar. Ancak, yeni denen kısım, nehrin diğer yakasına göre yeni. Zira, sarayın yer aldığı kale denen kısım, bu yakada. İki yaka nehrin üzerinde, Charles köprüsü ile bağlanıyor.

Yeni şehir denen bölümde: Prag kalesi, Havaalanı, Türk Büyükelçiliği var.

İyi tatiller.

1. Stare Mesto Mahallesi

Tarihi kent Meydanı (Fiehir)

(1) Heykel.
(2) Kinskilerin Malikhanesi.
(3) Lady Tyn (Meryem) Katedrali.
(4) Astrolojik Saat Kulesi.
(5) Kafe Kafka.
(6) Parizka caddesi.

2. Mala Strana Mahallesi

a. St.Nicolas Kilisesi
b. Nerudova Sokağı (Nerudova Ulice)
c. Charles IV.Köprüsü

3. Prag kalesi, (Hradcany kalesi)

a. Hradcany Meydanı.
b. St.Vitus Katedrali.
c. St.George Bazilikası.
d. Petrin Kulesi.
e. Golden Lane.(Altın Yol)
f. Kafka evi.

4. Toy Museum Hracek (Oyuncak Müzesi)

5. Jewish Quarter (Yahudi Mahallesi)

6. Mihulka Barut Kulesi.(Praşna vez Mihulka)

7. Wallenstein Sarayı.(Valdstejnsky Palac)

8. Shrahov Manastırı

9. Loreta Kilisesi.

10. Belediye Binası.

11. Nove Mesto Mahallesi

Ulusal Müze (Narodni Museum)

12. Televiznivysilac Praha (Televizyon Kulesi)

13. John Lennon Duvarı.

14. Pansky Dum.

15. Opera. Stone Bell Sarayı.

16. The Estates Theatre. Tylovo Divadlo.

17. Zivkov Anıtı.

18. The Old/New Synagogue in The Old Town.(Eski kentteki Eski-Yeni Sinegog)

19. Saint James Kilisesi.

20. Vitara nehri.

Prag’ın şehir dışında görülecek yerleri

1. Karlovy Vary.(Biblo şehir)
2. Karlstein
3. Konopiste.

Çekya Prag gezilecek yerler

Çekya Pilsen

Çekya Pilsen

Şehir Çekya’nın dördüncü büyük şehridir. Nüfus 163.000 kişidir.
Şehir batı Bohemia’da yer almaktadır. Metropol 125 km karelik bir alanı kapsamaktadır. Şehrin nüfusu 165.000 kişidir.

Tarihi mekanlarla doludur ve yoğun bir kültürel etkinliğe sahiptir. Şehirdeki tüm modern ve tarihi yapıların gizemi, şehrin Çek Cumhuriyeti için ekonomik öneminde gizlidir. Devasa bir bira sanayine sahiptir ki, şehrin ismi bu özel bira cinsinden gelmektedir.

Ayrıca, burada Skoda firması da bulunmaktadır. 1295 yılında II. Wenceslaus tarafından kurulan şehir: kültürel olarak 1468 yılında basılan ilk kitap olan “Trojanys Günlükleri” ile gündeme gelir. Hassite savaşları sırasında, Katolik direnişin merkezidir. 1599-1600 yılları arasında kısa süreliğine başkent olur.

Otuz yıl savaşlarının ardından düşüşe geçen şehir: yine de kişiliğini yansıtan mimari özelliklerinin çoğunu bu dönem öncesinde elde etmiştir. 13. yüzyılda yapılmış olan gotik St Bartholomew katedrali, 102 metre yüksekliğindeki kulesi ile dikkat çeker.

Farklı işler için kullanılan binaların her biri, dönemin en iyi stillerini yansıtmaktadır. Şehirdeki muhteşem sokaklar ızgara planına göre yapılmıştır ve Wenceslaus’un emirleri gereği, şıklıklarını öne çıkarmak için normalden çok daha geniştirler.

Pilsen şehrinin tarihi bütünlüğü yeraltında da devam eder. 13. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar, şehir merkezinin altında, iki-üç kat derinlikte bodrumlar ve tüneller kazılmıştır. Bunlar: savaş, salgın hastalık ve çatışmalardan korunmak isteyen halkın korunaklarıdır.
Şehir 2015 yılı için “Avrupa Kültür Başkenti” seçilmiştir. Buraya gelen ziyaretçi, kesinlikle memnun ayrılmaktadır.

Çekya Pilsen

Şehrin kuruluşu

Şehir: Çek kralı Wenceslas II tarafından: Prag yakınlarındaki iki önemli ticaret yolunun kavşağında, Uhlava-Uslava-Radbuza-Mze nehirlerinin kıyısında 1295 yılında Batı Bohemya’nın idari başkenti olarak kurulmuştur. 14. yüzyılda Prag ve Kutna Hora’nın ardından bölgenin üçüncü büyük şehri olmuştur.

Otuz yıl savaşları sırasında, 26 ayrı bodrum tesisinde bira üretilmeye başlanmıştır. Ancak ürünlerin çoğu içilebilir lezzette değildi ve üretilen biralar çöpe dökülüyordu.
1842 yılında Josefh Groll isimli kurnaz bir girişimci, bira deneyimlerini modern teknolojiyle birleştirmiş ve muhteşem sonuçlar elde etmiştir. “Plzensky Prazdroj” etiketi altında üretilen bu altın renkli bira: günümüzde dünyanın en iyi birası olarak kabul edilmektedir.

İlk Bavyera birası Vilshofen Josef Groll tarafından 19. yüzyılda “Brewery” isimli tesiste üretilmiştir. Yumuşak su, şerbetçioto ve hafif malt kullanılarak yapılan bu bira çok beğenildi ve böylece efsanevi Pilsen birasının üretimine başlandı. Evet günümüzde Çekler bu birayı “sıvı ekmek” olarak nitelendirirler.

Ancak, bu bira üretimi yanında, şehir sanayileşmede de öne çıkmıştır. 1869 yılında Skoda Mühendislik işleri kurulmuş ve silah üreticisi olarak zenginleşmişlerdir. II. Dünya savaşından bu yana: Skoda otomobilleri yanı sıra lokomotif ve endüstriyel makine üretiminde de şehir sanayisi önem kazanmıştır. 1898 yılında Alman Volswagen firması 1 milyar dolarlık yatırım ile Skoda şirketinin çoğunluk payına sahip olmuştur.

1989 yılında eski şehir merkezi, özenle korunması gereken tarihi bir yer olarak ilan edilmiş ve koruma altına alınmıştır. Burada bulunan zengin mimari yapılar arasında: Gotik St Bartholomew katedrali, Rönesans City Hall, başdiyakoz evi ve Fransisken Manastırı ve son zamanlarda yeniden açılan Büyük Sinagog bulunur.

 

ULAŞIM

Pilsen-Prag şehirleri arasındaki mesafe 90 km dir ve otobüs ile 50 dakikadır. Buraya ulaşmak için Prag Vaclav Havel havaalanını kullanmak gerekiyor. Şehrin çevresindeki diğer bazı merkezlerle olan uzaklıklar: Münih 3 saat, Nuremberk 2 saat, Karlovy Vary 1 saattir.

 

ALIŞVERİŞ

Şehirde çeşitli alışveriş merkezleri bulunmaktadır. Bunlardan öne çıkanlar şunlardır:

Pilsen Plaza:

Bu alışveriş merkezi şehrin tarihi merkezine yakın ve yürüyerek kolayca ulaşılabilecek yerdedir. Alışveriş merkezinde sinemalar, Fantasy park denilen büyük bir bowling merkezi, arka bölümünde ise çocuklar için bir oyun alanı, mini golf ve oyun ekipmanları bulunmaktadır.

Olympia Pilsen:

Şehrin güneydoğu kenarında, Cernice ilçesindedir. Burada yaklaşık 100 mağaza bulunmaktadır. Bunlar: moda butikleri, kafe, restoranlar, çocuk bakımı, mobilya mağazası ve çocuk oyun alanlarıdır.

Tesco

Rokycanska sokaktaki bu alışveriş merkezinde 50 den fazla dükkan, restoran ve kafe bulunmaktadır. Ana alışveriş merkezine bitişik alışveriş merkezinde elektronik ve spor malzemeleri satışı yapılmaktadır.

Çekya Pilsen Kurtuluş Festivali

KURTULUŞ FESTİVALİ

II. Dünya savaşının ardından, şehir Nazilerin elinden Komutan George S. Patton ve ABD 3. Ordusu tarafından 6 Mayıs 1945 tarihinde kurtarılmıştır.
Her yıl dünyanın çeşitli yerlerinden buraya gelen Amerikan gazileri, savaşın yıkımları anma törenlerine katılmaktadırlar. Bunlar: 1940 atmosferinde, Amerikan üniforması giyerler ve jiplerle caddelerde geçit töreni yaparlar.
Ayrıca: “Krizikovy Sada” askeri kampında, orijinal ekipmanlar, araç ve gereçleri görebilirsiniz. Ayrıca yine o günlerin atmosferini belgeleyen otantik radyo yayınlarını duyabilirsiniz.

Çekya Pilsen Bira

BİRA

İlk pilsen birası 1842 yılında bu şehirde üretildi.
Zamanın diğer biralarından çok farklı olan bu yeni bira türü: altın sarısı rengi, berraklığı ve hafif içimi ile hemen ilgi çekti. Çünkü, o dönemde mevcut biralar: esmer ve içimi ağırdı. Ardından yani 15-20 yıl sonunda Pilsen birası, dünyanın dört bir yanına ihraç edilmeye başlandı. Dünyanın birçok yerinde benzerleri yapılmasına rağmen, Pilsen şehrinde üretilen biranın tadı ve lezzeti çok farklıdır. Çünkü, bu şehirde üretilen biranın en büyük özelliği, Pilsen şehrinin yumuşak içimli suyudur.

Çekya Pilsen

Çekya Pilsen

 

GEZİLECEK YERLER

Çekya Pilsen Cumhuriyet Meydanı

Çekya Pilsen Cumhuriyet Meydanı

 

Namesti Republiky-Cumhuriyet Meydanı

Burası tarihi merkezin çekirdeğidir ve aynı zamanda 139 x 193 metrelik ölçüleriyle, Avrupa’nın da en büyük meydanlarından birisidir. Şehrin kalbi burada atar. Çünkü çeşitli kültürel etkinlikler, festivaller burada düzenlenir.
Burada: St Bartholomew katedrali ve aynı zamanda 17. yüzyılda yapılan, 3 modern altın çeşmelerden oluşan veba sütunu bulunmaktadır.

Çekya Pilsen Çeşmeler

Çeşmeler

Bu modern çeşmeler: Ondrej Cisler tarafından tasarlanmıştır. Bunlarda: bir melek, bir tazı ve bir deve: sembolize edilmektedir ve havuzlar siyah Çin granitinden yapılmıştır. Bunların en önemlisi Bronz çeşmedir. Meydanın köşesinde duran Andrew Cisler tarafından tasarlanan modern çeşmede su: siyah Çin graniti ve Pilsen karakteri motifler kullanılarak sembolize edilen yaldızlı gargoylerden düşer. Bunlar yaldızlı 720 gr altın kullanılmış bronz dökümdür.

Çekya Pilsen Katedral

Çekya Pilsen Katedral

Çekya Pilsen Katedral

 

Katedrala sv. Bartolomeje-St Bartholomew Katedrali

Burası şehrin en önemli mimari dönüm noktasıdır. Yapı: şehrin kuruluşunun hemen ardından 1295 yılında başlanmış ve 16. yüzyıl başlarında tamamlanmıştır.

Gotik 3 nefli yapı: 58 metre uzunlukta, 30 metre genişlikte ve 25 metre yüksekliktedir.
Yapının içindeki “Bebek İsa” ve 134 cm yükseklikteki “Meryem” heykeli ilgi çekmektedir ve buna “Pilsen Madonna”sı heykeli denilmektedir. Bunlar neo-gotik sunağın ortasındadır ve şehrin en değerli hazinesi olarak kabul edilmektedir. Ana sunak üzerine yerleştirilmiş bu gotik heykel 1390 yılı dolayları yapımıdır.

Efsaneye göre: heykel: hiçbir eğitim almamış, bilinmeyen kör bir adam tarafından oyulmuştur. Anlatılanlara göre, bu kör sanatçının rüyasına giren Meryem, ondan kendisi için bu işi yapmasını istemiş ve ona araçlar vermiştir. Çalışmalar tamamlandıktan sonra sanatçı, yaptığı heykeli görmüştür.

Madonna heykelinin bir kopyası da veba sütununun üst kısmında görülür. Yine efsanelerde devam edelim. Eski kayıtlar, Pilsenlilerin Madonnadan sıklıkla yardım ve korunma isteklerini ifade etmektedir. Onlar isteklerinin karşılanması için Madonnaya sayısız hediyelerle teşekkür ettiler.

Özellikle: Pilsenli kuyumcu Johann Ernst Stoc’un 17. yüzyılın ikinci yarısında kalp hastalığının iyileşmesine teşekkür için heykele gümüş takılar takmıştır. Pilsen şehrinde yaşayan Magdalena Svobodova ise kronik baş ağrısından kurtulmak için, onun ölümüne kadar yanık kalan bir gümüş heykelli lamba hediye eder. Çeşitli kişiler tarafından Madonnaya hediye edilen bunlar zamanla bir hazine yaratmış ve buna “Marian hazinesi” ismi verilmiştir.

Bu hazinede: takılar ve hatta giysiler bulunmakta olup bunlar 119 kutuda toplanmıştır. Bunların 19. yüzyıl başında devlet hazinesine teslim edilmesi gerekiyordu ancak teslim edilmemiş ve günümüzde “kayıt hazine” olarak bilinmektedir.

Yapıda ayrıca: nefis vitray pencereleri ve ana sunak üzerindeki anıtsal haç ilgi çeker. Gerçek bir ortaçağ atmosferi için, mihrabın içindeki “Sternberk” şapelini görmelisiniz.

Yapının özellikle kulesi ilgi çekmektedir. 102.26 metre yükseklikteki kule: Çek Cumhuriyetinin en yüksek kilise kulesidir. Çan kulesinin tepesine çıkmak için 301 adımlık merdiven tırmanmak gerekir. Ama mutlaka çıkmalısınız, buradan 70 km uzaklıktaki Sumava bölgesi ve sıra dağların doruklarını görebilirsiniz.

Kilisenin arka bölümünde, dekoratif barok bölümler görülür. Bunların her biri farklı ifadeler sunmaktadır. Yapı 1993 yılında Pilsen piskoposluk koltuğu olmuş, 31 Mayıs 1993 tarihinde Papa Joan Paul II tarafından kutsanmıştır.

Çekya Pilsen Rönesans Town Hall

 

Renesancni radnice-Rönesans Town Hall

Pilsen Town Hall: Bartholomew katedralinin portalının karşısında: Cumhuriyet meydanının kuzey tarafına hakimdir.
Bu Rönesans tarzı mücevher yapı: 1554-1559 yılları arasında İtalyan usta Giovanni de Statia tarafından inşa edilmiştir. 1907-1912 yılları arasında yapı değiştirilmiş ve mimar Jan Koula planlarına göre dekore edilmiştir. Orijinal Rönesans döneminden kalan güzel tarak tonozlar görülür. Yangın söndürme ekipmanı saklamak için tavanda kanca ve halkalar bulunur. Fuaye bölümünün arkasındaki; arka odada şehrin tarihi merkezinin modelinin de bulunduğu sergi ücretsiz görülebilir. Burayı mutlaka görmenizi öneririm.
Binanın iç bölümü: Çek yöneticileri giysileri ve silahları ile dekore edilmiştir.

Çekya Pilsen İmperial House

Cisarsky dum-İmperial House

Bu imparatorluk evi: Town Hall solundadır.
İmperial House: İmparator Rudolf II için yapılmıştır. Eylül 1599 yılında Prag şehrinde veba salgını patlak verdiğinde, hükümdar Prag şehirden kaçmış ve Pilsen şehrine gelmiştir. Dolayısı ile burası 4 Haziran 1600 yılına kadar imparatorluğun başkenti olarak görev yapmıştır.
Bugün burada birinci katta pencerelerin arkasında Belediye Başkanı’nın ofisi bulunmaktadır.

Zumbera heykeli

Heykel Town Hall binasının sol tarafına bitişik imparatorluk evinin birinci katında cephede yer almaktadır. Meydanın kuzeydoğu köşesindedir. Burada bulunan havuz 17. yüzyıl başında dekore edilmiştir. Heykel: ortaçağ döneminde hukuk sembolize etmektedir. Kişi: okuma-yazma bilmese bile, bir taş sütun üzerinde duran şövalyenin üzerindeki taş rakamlara bakarak hangi şehre geldiğini anlayacaktır.

Çekya Pilsen Veba Sütunu

 

Morovy Sloup-Veba Sütunu

İmparatorluk evi ve katedral arasında: Cumhuriyet meydanının kuzeybatısındadır. Vebanın önlenmesi için ilk sütun: Londra’da yapılmıştır.

Pilsenliler veba salgınından korunmak için 1680-1681 yılları arasında bu sütunu yapmışlardır. Heykeltıraş Christian Widman, taşçı John Meili ve mason Martin Smith işbirliğinde yapılmıştır.
Ancak başlangıçta veba salgını gerçekten hafif olsa da sonbaharda 1680 yılında veba tüm gücüyle Pilsen şehrini vurmuştur. Kolonun üzerinde gotik bir heykel (Madonna) bulunur. Veba salgınına bir hatırlatma olarak ellerinde “Bebek İsa” yı tutmaktadır. Sütun 8 tane aziz heykeliyle süslenmiştir.

Anıtın doğu tarafından bir mermer plakada yazıt bulunur. Bu yazıtta “1681 yılında Pilsen köyünde vebayı önlemek için inşa edilmiştir. 1890 yılında ve 1931 yılında gönüllülerin katkıları ile restore edilmiştir.”
Veba sütununun bir kopyası St Barthomomew Catedral ana sunağında Pilsen Madonnasının üstündedir. Veba sembolü olarak: çocuk İsa elinde bir kafatası tutmaktadır.

Çekya Pilsen Piskoposluk Binası

Budova biskupstvi-Piskoposluk Binası

Katedral girişinin tam karşısındadır.
Burada ilk yapı 14. yüzyılda yapılmıştır. Germen şövalyeleri üyeleri tarafından inşa edilmiştir. 1322 yılında onlar kasabada burada bir ev satın almışlar ve evin yerine bir yapı inşa etmişler ve 1564 yılına kadar son Pilsen rahibi burada yaşamıştır.
Ardından bina iki değişiklik geçirmiştir. 1507 yılında bir yangın sonrasında bina mimar James Auguston tarafından 1710 yılında yeniden yapılmıştır. 1. katta sıva ile dekore edilmiş odalarda imparator Charles VI ve Papa Innocent portreleri bulunmaktadır. Bina çok sağlam inşa edilmiş ve bugüne kadar korunmuştur. 1993 yılında Pilsen piskoposluk kurulmasından sonra da kapsamlı yenileme çalışmaları yapılmış ve çalışmalar 1996 yılında tamamlanmıştır.
Evet bina şehrin en değerli barok yapılarından birisidir.

Çekya Pilsen Red Heart House

 

Dum U Cerveneho srdce-Red Heart House

Evin ana girişi: Cumhuriyet meydanında katedralin karşısındadır. Bugünkü Cumhuriyet meydanındaki ev: Mikulas tarafından dekore edilmiştir. Evin yapılış amacı: turnuvalarda şövalyeleri çağırmak ve Rönesans döneminde Belediye Binası önünde karnavallar tertip etmektir.

Burası 1555 yılında düzenlenen bir turnuvayı anmak için yapılmıştır. Prag şehrinde veba patlak verdiğinde, zamanın valisi Pilsen koltuğunu geçici olarak Arşidük Ferdinand’a devretti. Aynı zamanda: aynı yılın Şubat ayında Pazar günü Pilsen meydanında “Arşidük Turnuvası” düzenlendi. 24 Şubat tarihinde düzenlenen bu turnuvaya “St Matthew günü” denilmektedir. Turnuvada: atlı-mızraklı şövalyeler, birbirleriyle rakip oldular.

Onlar düşük ahşap çitlerle birbirlerinden ayrılıyorlardı. Rönesans amacıyla yapılan turnuvalarda, rakipler arasında yaralanmalar nadir değildi ve hatta birçok lord: Pilsen turnuvası sırasında çok kötü dövülmüştür.

Günümüzdeki yapı, bu turnuva alanında, neo-rönesans tarzında 1894 yılında yapılmıştır. Bina cephesinin ortasındaki balkon korkuluğunda bir metalik kırmızı “kalp” dikkat çeker ve yapı bu kalp ile kolaylıkla tanınır. Çek Cumhuriyeti devleti tarafından kültürel anıt olarak koruma altına alınmıştır.

Öte yandan, evin güzel portalı “West Bohemia Lapidary Müzesi”ne nakledilmiştir. Günümüzde yapı Nicholas Ales tarafından dekore edilmiş olup cephesindeki “at sırtında bir şövalye” resmi dikkat çekmektedir. Sahne: Arşidük Ferdinand II onuruna Pilsen şehrinde düzenlenen ve yukarıda anlattığım turnuvayı hatırlatmaktadır.

Çekya Pilsen Büyük Sinegog

Çekya Pilsen Büyük Sinegog

 

Velka Synagoga-Büyük Sinagog

Yahudiler 14. yüzyıldan itibaren Pilsen şehrinde yaşamaya başlamışlardır ve şehirde yüzyıllar boyunda 5 sinagog kurulmuştur.

Büyük Sinagog, Magribi-Romanesk tarzda 1892 yılında yapılmıştır ve Budapeşte şehrindekinden sonra Avrupa’nın en büyük ikinci sinagogudur. Dünyada ise üçüncü büyük Sinagogdur. Yapının tasarımı mimar Fleischer tarafından yapılmıştır.

İkiz kuleleri 65 metre yüksekliktedir. Daha önce de sözünü ettiğim gibi, şehir meclis üyeleri, sinagog’un planında St Bartholomew katedralini geçmemesi için bazı kısıntılar yapmışlardır yoksa yapı daha da büyük olacakmış. Hatta kulelerin yüksekliklerinin 20 metre düşürüldüğü söyleniyor.

Sinagog 1939-1945 yılları arasında Nazi işgali döneminde Pilsen şehrindeki zengin Yahudi toplumunun bir kanıtıdır. Savaş sırasında yapı bir depo olarak kullanılmış ve yıkılmaktan kurtulmuştur. Son olarak 1973 yılında açık görülen yapı daha sonra kapatılmış ve komünist egemenlik döneminde bakıma muhtaç ve harap hale gelmiştir. Ancak 1995-1998 yılları arasında restorasyon yapılmış ve 11 Şubat 1998 tarihinde yeniden açılmıştır.

Yapının süslenmesinde kullanılan çiçek motifleri mükemmel güzelliktedir.
Günümüzde nefis akustiği nedeniyle burada sık sık konserler düzenlenmektedir. Çünkü şehirde büyük Yahudi cemaati bulunmamaktadır.

Çekya Pilsen Büyük Tiyatro

 

Velke Divadlo-Büyük Tiyatro

Smetanovy Sady park içindedir.
Bu art nouveau unsurları ile neo-rönesans tarzında 1897-1902 yılları arasında yapılmıştır. 1981-1985 yılları arasında ise büyük tadilat geçirmiştir.
Şehirdeki iki tiyatro mekanından birisidir.

Çekya Pilsen Pany Marie Manastırı

Frantiskansky klaster kostelem Nanebevzeti Panny Marie Manastırı

Bu manastır: Meryem kilisesinin bir parçasıdır ve günümüzde kültürel anıt olarak koruma altına alınmıştır. Manastır: şehrin güneyinde 1295 yılında kurulmuştur. 1434 yılında manastır duvarının kiliseye bitişik olduğu kayıtları bulunmaktadır. Manastır günümüzde içindeki fresklerle ünlüdür ve dini sanat müzesi olarak ziyaret edilebilmektedir.

Çekya Pilsen Batı Bohemya Müzesi

 

Zapodoceske muzeum-Museum of West Bohemia-Batı Bohemian Müzesi

Müzenin bulunduğu yapı 1893-1902 yılları arasında neo-rönesans tarzda inşa edilmiştir. İlk olarak “Belediye Müzesi” olarak mimar Josef Skorpil tarafından tasarlanmıştır. Bina Pilsen tarihi merkezinin en ilginç yerlerinden birisidir. Müze ülkenin en iyi korunmuş tarihi cephaneliğidir.

Müzede: silahlara ait önemli koleksiyon bulunmaktadır. Ayrıca: el yazmaları, basılı kitaplar ve diğer bir kısım belgeler bulunmaktadır. El yazmaları, çoğunlukla 18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Çek asıllı beş dua kitabıdır. Basılı kitaplar ise, Almanya, Belçika, İtalya da basılmıştır. Özellikle Veleslavin Daniel Adem atölyesinde basılmış iki kitap ilgi çekmektedir.

Müzenin arkeoloji bölümünde: Tunç çağı kostüm, takı ve diğer kişisel nesneleri sergilenmektedir. Müzenin en ilgi çeken yeri ise: ana giriş salonunda bulunan “yay” lambalarıdır. Bunlar Frantisek Krızık tarafından tasarlanmış ve 1881 yılında Paris Dünya Fuarında bu lambalar yani ark lambaları “altın” madalya kazanmıştır.

Çekya Pilsen Theatre Mundi

 

Theatrum Mundi

Şehir parkının etkileyici atmosferindeki bu büyük ölçekli duvar resmi: 2001 yılında tamamlanmıştır. Çünkü 1980 yılında Krizikovy bahçelerinde üç yıkık ev ve şehir surlarının kalıntıları bulunmaktadır ve bunlar kültürel etkinlikler için ayrılmıştır.
Resim 1918 yılında Pilsen şehrinde doğan Miroslav Hornicek tarafından yapılmıştır ve şehrin kurucusu Kral Wenceslas II ve diğer tarihi bilinen kişiler gösterilmektedir. Ayrıca sembolik olarak: tazı, deve, alay memuru, itfaiyeci ve kadın betimlenmiştir. Burada “Emil Skoda” görülmektedir.
Toplam 200 metre karelik alanı kapsamaktadır. Çek Cumhuriyetinin en büyük duvar resmidir.

Çekya Pilsen Bira Fabrikası

Çekya Pilsen Bira Fabrikası

Çekya Pilsen Bira Fabrikası

 

Pilsen Urquell turu-Bira Fabrikası

Dünyada Pilsen birasının stilinin verildiği dünyaca ünlü bu bira gezisine mutlaka katılmalısınız. Çünkü Bohemya bölgesinin bu ikinci şehrinin en büyük özelliği şehir merkezine kısa bir mesafede olan “bira fabrikası” ziyaretedir.

Bu turda, mükemmel bir bira yapımı ile ilgili tüm prosedürü görebilirsiniz. Bira fabrikası girişindeki restoran “Prazdroj” da ziyaret edilebilir. Ayrıca: meydanın kuzeydoğusunda bulunan ve günümüzde “Bira Müzesi” olarak kullanılan antika bir ev de görülür. Bu antika evde “Na Parkanu” isimli bir birahane bulunmaktadır.

Ancak, bu tura katılırsanız, bira dışında, şehrin bu bölgesindeki başarı hikayesine tanık olabilirsiniz. 17. yüzyılda otuz yıl savaşlarında gerileyen şehir: 19. yüzyılda önce Skoda silah endüstrisinin kurulması ve ardından 1842-1859 yılları arasında kurulan bira fabrikaları: şehrin hızla gelişimini ve genişlemesini sağlamıştır.

Kullanılan malzemeler, tarihsel ve güncel birahaneler ve şişeleme tesisi mutlaka ilginizi çekecektir.

Ayrıca, burada gerçek bir muamelede filtre edilmiş, pastörezi “Pilsen Urquell” birası tatma imkanı bulacaksınız.

Evet şehrin bu en çok ziyaret edilen yerini siz de unutmayınız. Özellikle çıkışta hediyelik eşya dükkanını mutlaka ziyaret ediniz. Buradan: her çeşit bira bardağı, tişört, yağmurluk, Victoria Plzen futbol takımı eşantiyonları, formalar, kalemler, anahtarlıklar satın alabilirsiniz.

Çekya Pilsen Bira Müzesi

Bira Müzesi-Brewery Müzesi

Dünyada türünün tek örneği olan burayı ziyaret ederseniz: bu eğlenceli ve eğitici sergide: üretim sırlarını ve yüzyıllar boyunca şerbetçi otu tabanlı bu içkinin farklı türlerini görebilirsiniz. Burada ayrıca: ortaçağ kileri, 19. yüzyıl başı ile 20. yüzyıl arasındaki bir köy pub mekanının içi görülebilir.

Çekya Pilsen Yer altı Tünelleri

 

Yer altı Tünelleri

Pilsen şehrinin kaldırım taşları altındaki yer altı koridorları, mahzen ve kuyulardan oluşan labirent: 14. yüzyıldan itibaren kurulmuştur. Şehrin yeraltında: gıda, konut, zanaat atölyeleri, malt evleri bulunuyormuş.
Tur sırasında bir ortaçağ şehrinin gündelik hayatına bir bakış açısını izleyebilirsini. Hatta: yarı karanlık yer altı restoranlarında bira deneyebilirsiniz.

Çekya Pilsen Hayvanat Bahçesi

 

Hayvanat Bahçesi ve Dinopark

Park şehir merkezinin yakınlarındadır. Burada 1300 den fazla hayvan yaşadığı söyleniyor. Hayvanat bahçesi, seralar ve doğal yollar ile maymunlar ve diğer hayvanlar için en uygun yaşam şartları yaratmıştır. Burada Avrupa’nın ikinci büyük ayı muhafaza alanı bulunur. Aynı zamanda bir Japon meditasyon bahçesi ve botanik alanı bulunur.
Dinopark: hayvanat bahçesinin üst kısmında, doğal manzara içinde hareketli dinazor ve tarih öncesi sürüngen modellerinin bulunduğu bir yerdir. Burada ses efektleriyle gerçek bir ortam yaratılmaya çalışılmıştır. Çocuklar için burası çok popüler bir alandır.

Çekya Pilsen Bilim Merkezi

Techmania Bilim Merkezi

Burası şehrin yeni turizm merkezlerinden birisidir ve yenilenmiş bir Skoda fabrikasındadır. 3000 metre karelik alanda fiziksel oyunlar, deneyler, bilimsel haberler ve çocuklar için bir oyuncak koleksiyonu bulunmaktadır. Sergide bulunan lokomotif 1963 yılı yapımıdır ve Pilsen şehrinde üretilen en eski elektrikli lokomotiftir.

Çekya Pilsen Sumava Milli Parkı

Sumava Milli Parkı

Çek-Bavyera sınırındaki bu derin ormanlar, Avrupa kıtasının en büyük ormanlık alanını oluşturacak şekilde geniştir. Asırlık sık ormanlar, kristal berraklığında buzul gölleri, gizemli turba bataklıkları ile yılın her döneminde aktif tatil için ziyaretçilerle dolup taşmaktadır.
Park alanındaki “Certovo” (Şeytan) ve “Cerne” (Siyah) gölleri, Sumava milli parkının sulak alanlarıdır.
Milli parkta çok sayıda tehlikeli hayvanlara ve bitkiler de bulunmaktadır. Özellikle “Boubinsky primaeval” ormanlık alanı: arapsaçı kökleri, kıvrık dalları ve mükemmel yeşilliğiyle vahşi ve dizginlenemez orman alanıdır.
Park: UNESCO tarafından “Biyosfer Rezervi” ilan edilerek koruma altına alınmıştır.