Sakarya Taraklı

Sakarya Taraklı

En son olarak Nisan 2018 tarihinde buraya gittim, gezip gördüklerimi aşağıda okuyabilirsiniz.

Öncelikle şunu bilmenizi isterim. Maşukiye-Sapanca-Taraklı şeklinde yapılan paket turlara katıldığınızda, Maşukiye ve Sapanca bölgelerinde yoğun zaman geçirildiğinden, Taraklı’ya gelindiğinde büyük olasılıkla akşam saatleri oluyor ve buraya muhtemelen 20-30 dakika kadar zaman ayırılıyor. Ziyaretçiler, elbette bu zaman içinde, burayı yeteri kadar gezip görme şansına sahip olmuyorlar, bir de günün yorgunluğu nedeniyle, Taraklı kişilerin gözünde önemini yitiriyor ve buraya gelmenin tamamen bir zaman kaybı olduğu düşünülüyor. Ancak: söylediğim gibi gerek zaman olmaması ve gerekse bütün günün yorgunluğu nedeniyle, buranın önemini anlamak pek mümkün olmuyor.

 

Sakarya Taraklı

Ulaşım

Taraklı: Sakarya ilinin güneydoğusunda, Sakarya il merkezine 65 km uzaklıkta, İstanbul’a 200 ve Ankara’ya ise 270 km uzaklıktadır.

Sakarya Taraklı

Tarih

Taraklı, antik dönemde “Bytinia” olarak isimlendirilen bölgede bulunmaktadır. İsmi “Dablar” olarak bilinir. Hisartepe bölgesinde bulunan iki su sarnıcı: MÖ 2000 yıllarına tarihlenmektedir. Daha yakın tarihlere gelindiğinde ise, yani Osmanlı döneminde: Bizans’a bağlı ve Hıristiyan halkın yaşadığı bir bölge olarak görülür.

Bölge Osman Bey komutanlarından Samsa Çavuş tarafından muhtemelen 1289-1293 yılları arasında fetih edilir. Daha sonra, bölgede Osmanlı egemenliği ve kültürüne ait gelişmeler gözlenir. Özellikle Yavuz Sultan Selim, Mısır seferine çıkarken burada konaklamış ve Veziri Yunus Paşa tarafından, yine burada, Mimar Sinan’a bir cami yaptırılmıştır.

Sakarya Taraklı
Sakarya Taraklı

 

Genel

İlçenin yüz ölçümü 334 metre karedir ve bu alanın büyük bölümü ormanlıktır.

Hıdırlık Tepesi ve Taraklı Hisarlarının yamaçlarında, bu iki tepe arasındaki vadide kurulmuştur. Yani, ilçenin çevresi tepelerle çevrilidir. Deniz seviyesinden yüksekliği 485 metredir. Eski İpekyolu üzerinde bulunmasına rağmen, Ankara-İstanbul yolu, Bolu üzerinden geçince, önemini kaybetmiştir. Günümüzde “Ankara Caddesi” olarak isimlendirilen ve Taraklıyı ortadan ikiye bölen eski İstanbul-Ankara yolu halen kullanılmaktadır.

Joseph Von Hammer: Osmanlı Tarihi isimli kitabında, burası hakkında yazdıkları “Osmanlı’nın ilk fetih ettiği yerler arasındadır” sözü ilgi çeker. Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde, Taraklı hakkında:  “Geniş üzüm bağları, bakımlı bahçeleri ve dere çevresine kurulmuş 500’e yakın evden oluşan mamur bir kasaba, bir hamamı, beş hanı, altı mektebi, 200 dükkanı var. İlçe halkı şimşir kaşık ve tarak yapmaktadır ve bu nedenle bölgeye Yenice Tarakçı ismi verilmiştir” diye yazmıştır.

Sakarya Taraklı

Unesco

Taraklı, 2013 yılında Unesco Dünya Kültür Mirası Listesi’ne aday olmuştur. Yani: Unesco’nun kriterlerine uygun ve korunması gereken bir kültür mirası olarak değerlendirilmiştir, bence, bu durum Taraklının gezilip görülmesi için en büyük etkendir.

Sakarya Taraklı

Cittaslow-Sakin Şehir

Cittaslow hareketi: 1999 yılında İtalya’da başlayan, büyük şehirlerin karmaşa ve koşuşturmasına karşın, küçük şehirlerdeki hayat kalitesini yavaş hareket çerçevesinde iyileştirmeyi hedefleyen bir oluşumdur. Aslında hareket İtalya’da Roma şehrinde, bir meydana açılması planlanan fast food zinciri mağazasına karşı yapılan bir tepki sonucu doğmuştur. İsmi de “Slow Food” yani “Yavaş Yemek” olarak isimlendirilmiş, zamanla “Cittaslow” yani “Yavaş şehir” olarak anılmaya başlanmıştır.

Hareket, İtalya dışında hızla yayılmış ve Norveç, İsveç, Güney Kore, Avusturya gibi birçok yerde yavaş şehir örnekleri vardır. Şehir merkezinde araba kullanımı yasaklanmış, hamburger mağazası zincirleri ve süpermarketler kapatılmıştır.

Yavaş şehir olarak seçilen şehirlerin logosu “Salyangoz” dur. Ülkemizde: Gökçeada, Yenipazar, Akyaka, Perşembe, Eğirdir, Yalvaç, Vize, Halfeti, Şavşat, Gerze, Uzundere, Göynük ve ardından, 2011 yılında Taraklı, bu ağa dahil edilmiştir.

Seçiminde en büyük etken: İlçenin en büyük özelliği göç almaması ve suç oranının yok denecek kadar az olmasıdır. Toplamda ise 7 ana başlık altında 59 kriter değerlendirilmektedir.

Sakarya Taraklı

Reklam filmi

Taraklının ülke çapında tanınmasındaki en büyük etkin, 2010 yılındaki bir reklam filmidir. Bu filimde: Şener Şen, Olgun Şimşek ve Binnur Kaya gibi sanatçılar oynamış ve filmde Taraklı “Mümkünlü kasabası” olarak lanse edilmiştir. Ünlü bir markanın reklam filmi, sürekli olarak yayınlandığında, Taraklı da ülke çapında tanınmış ve ünlenmiştir. Özellikle Şener Şen’in “Ben bu kasabada her şey mümkün demedim mi” sözü ilgi çeker.

Sakarya Taraklı

Turizm

Burada: Unesco tarafından da seçime esas olan: 100’den fazla Osmanlı dönemi mimari özelliklerini taşıyan, tescil edilmiş ev ve konak bulunmaktadır. Ayrıca: Mimar Sinan tarafından yaptırılan cami de bunlara eklenir. Ancak bu tarihi eserlerde, son yıllarda aslına sadık kalınarak, büyük bir restorasyon, bakım ve onarım çalışmaları yapılmış ve yapılmaktadır. Bunların sonucunda ise, İlçenin bozulmamış tarihi dokusu muhafaza edilmiş, Osmanlı ahşap mimarisinin en güzel örnekleri ortaya çıkarılmıştır.

Sakarya Taraklı

Fotoğraf

Görsel fotoğraf yarışmalarında dereceye giren eserlerden birkaç tanesi “Taraklı” yöresinde çekilen fotoğraflar arasından seçilmiştir. Çünkü: Taraklı, gerçekten büyük bir görsel zenginliğe sahiptir.

Sakarya Taraklı

Ne yenir

Buraya has, yöresel yemeklerin başında keşkek ve etli nohut gelir. Ayrıca, yine “Uhud tatlısı” denen bir tatlı türü vardır. Sakız haline getirilmiş bir tür buğday lapasından yapılır. Şeker katılmaz. Yapımında sadece buğday ve su kullanılır. Yapılması uzun sürdüğü için, sadece özel günlerde yapılır. Bu tatlının yapıldığı “Buğday çimi”: günümüzde Amerika’da kemoterapi karşıtı kanser hastaları tarafından tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Bunların yanında, yöreye özgü bir de köpük helvası vardır. Çöğen otu kökü, yumurta, şeker ve glikozdan yapılır, içine tahin katılır.

Ne Satın alınır

Buraya yolunuz düşerse, merkezdeki meydanda birçok satıcı göreceksiniz. Aslında buradan şimşir ağacından yapılmış objeler ve özellikle kaşık satın almanızı önereceğim, ama daha da önemlisi buradan gerek kendiniz ve gerekse yakınlarınız için, buraya özgü “Uhud tatlısı” satın almalısınız.

Karavan Festivali

Her yıl, Haziran ayının ilk haftası içinde, daha önce futbol sahası olarak kullanılan alanda, gerekli alt yapı tamamlanarak düzenlenen “Karavan Festivali”: 2012 yılından bu yana yapılmaktadır. Yani: Haziran ayının ilk haftasında buraya giderseniz, kamping veya karavanda yaşamınızı sürdürebilirsiniz. Taraklı bunun için uygun şartlar hazırlıyor. Kamp yapanlar Hıdırlık Tepesinde çadırlar kuruyorlar ve karavanlar gelenler ise, Taraklıspor futbol sahasını kullanıyorlar.

Sakarya Taraklı

GEZİLECEK YERLER

Eğer tur ile burayı ziyaret ederseniz, muhtemelen başka yerlere de uğrayacağınızdan, buraya ayrılacak zaman genellikle 20-30 dakika kadar olur. Bu zaman için, turlar genellikle merkez meydanda serbest bırakılır ve ziyaretçiler, bu merkez meydandaki tarihi cami ve satıcıların tezgah ve dükkanlarını ziyaret ederek zamanı doldururlar.

Tabii: Taraklı bunlardan ibaret değildir, özellikle rehberiniz her ne kadar uzak dese de siz mutlaka çınarı ziyaret edin, sizi oraya götürmesini sağlayın. Yoksa merkez meydanda geçireceğimiz zaman, burayı tanımanız için yetmez, merkez meydanda söylediğim gibi, Taraklının en büyük özelliği olan tarihi özellik taşıyan evlerden sadece bir tanesi bulunuyor.

İlçenin ara sokaklarına dalıp, bu tarihi evleri görmenizi öneririm. Yukarı da da belirttiğim gibi, bu tarihi evler gerçekten muhteşem güzeldir. Ama söylediğim gibi, rehberler burayı sona bıraktıkları ve zaman kalmadığı için, çoğu zaman buranın güzelliklerini es geçmeyi tercih ediyorlar.

Sakarya Taraklı Evleri

Taraklı evleri

İlçede Hıdırlık Tepesi ve Taraklı Hisarının yamaçlarındaki vadide, yöreye has mimari özellikler taşıyan evler bulunmaktadır. Bu evlerin büyük kısmı, yaklaşık 300 yıllıktır.

Evlerin en büyük özelliği: “Osmanlı” şehir dokusunu oluşturan tarzdadır. Genellikle ahşaptan yapılmıştır. Ancak özellikle İstanbul’da, bu tür Osmanlı dönemi ahşap evleri yangın ve depremler sonucu yıkılınca, bu tür evlerin büyük kısmı yok olmuştur.

Sadece Anadolu’da birkaç yerde Safranbolu, Taraklı gibi yerlerde, bu tür evler kalmıştır. Bir kısmı konak olarak kullanılan ve bir kısmı ise harabe haldeki bu evler, genellikle üç katlı ve bahçelidir. Kafesli pencereleri, ahşap cumbaları, tarihi alınlıkları ve ilginç figürlere sahip kapı tokmakları görülmelidir.

Bu evlerin en büyük özelliği: Safranbolu evlerinden farklı olarak, birbirlerine benzememeleridir. Hepsinin kendine has tarzı ve boyası vardır. Bu evlerin arasındaki dere: yöreye ayrı güzellik katıyor. Ancak, günümüzde bu evlerin birçoğunun viran olduğunu göreceksiniz.

Çünkü Sit alanı ilan edildikleri için, sahipleri bu evlere çivi bile çakılmaz. Ancak, devlet tarafından da restore edilmediklerinden, içinde oturanların onarmasına da izin verilmeyince, evler çürümeye terk edilmiş haldedir.

Fenerli ev-Haşim ağa evi

Bu 19’ncu yüzyıl yapısı ev, mutlaka görülmelidir. Zaten, Taraklıda her yerden görülür. Aynı zamanda bölgenin en güzel yapısıdır. Zamanında Taraklının en büyük tüccarlarından olan Haşim Ağa tarafından yaptırılmıştır. Dört bir tarafı pencereli “Cihannüması” (buna fener denir) ile tanınır. Bu cihannüma, Haşim Ağa tarafından, Taraklıya gelenlerin kendi evini bulabilmeleri için yaptırılmıştır.

Sakarya Taraklı Yunus Paşa Camii
Sakarya Taraklı Yunus Paşa Camii
Sakarya Taraklı Yunus Paşa Camii

 

Yunus Paşa Camii

Hemen merkez meydanda görülmektedir. Yavuz Sultan Selim, 1517 yılında Mısır seferine giderken, burada bir gece konaklamış ve ardından veziri Yunus Paşa’ya bu caminin yaptırılmasını emretmiştir. Caminin mimarının Mimar Sinan olduğu söyleniyor. Caminin kubbesi kurşun kaplı olduğu için buraya “Kurşunlu cami” de deniyor.

Mimari olarak kare planlı ve tek minarelidir. Cephe duvarları ince yontu taşlarla yapılmış, saçak kornişleri işlenmiştir. Mimar Sinan: taş blokları yerleştirirken, taşların ortalarını oymuş, demir çubuklar yerleştirmiş ve sonra üzerine harç değil, eritilmiş kurşun döktürmüştür.

Cami, bu nedenle, uzun yıllar sağlamlığını muhafaza eden, ender eserlerdendir. Ayrıca, hemen yanında bulunan hamamın, buharları, bir tesisat döşenerek, buraya aktarılmış ve ısıtma sağlanmıştır. (Not: cami her ne kadar Mimar Sinan eseri olduğu söylense de, bazı söylentilere göre Mimar Sinan, buraya hiç gelmemiş, sadece caminin çizimlerini göndermiştir.)

Evet, ilçeye gelen ziyaretçilerin en çok uğradığı burası “bugüne kadar birçok deprem görmesine rağmen hala dimdik ayaktadır.”

Sakarya Taraklı Tarihi Hamam

Tarihi Hamam

İlçe merkezinde, Yunus Paşa camisinin yanındadır. Hamamdan çıkan buhar, ilk yapıldığında Yunus Paşa camisinde, alttan ısıtmada kullanılıyormuş. Hamam Osmanlı döneminden kalmadır. Ayrı bölümlerde: eski ve yeni olmak üzere iki havuz vardır. Caminin restorasyonu sırasında, hamam tamamen işlevini yitirmiş, yerden ısıtma özelliği kaybolmuştur.

 

Taraklı Müzesi-Kültür Evi

Merkez meydanda, eski konaklardan birisidir. Yapı 1930 yılından itibaren: okul, belediye binası ve hükümet konağı olarak kullanılmıştır. 2001 yılında ise restore edilerek kültür evi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Burada: yöresel kadın kıyafetleri, Taraklılı hattat Saim Özel’in eserleri, Taraklı evleri minyatürleri, demirden yapılmış çeşitli sanat eserleri sergilenmektedir.

Alman çeşmesi

Yunus Paşa çarşısındadır. 1930’lu yıllarda burada yaşanan susuzluğu çözmek için Alman Buderus firması tarafından bölgede yaptırılan 7-8 çeşmeden birisidir.

Sakarya Taraklı Çınar ağacı

Çınar ağacı

Yusuf Bey mahallesindedir. Yunus Paşa camisinden yürüyerek 15-20 dakika uzaklıktadır. 700 yıllıktır. Osmanlı devleti, topraklarına kattığı her yere çınar ağacı dikiyordu. Kültür Bakanlığı tarafından doğal anıt olarak tescil edilmiştir. Yakın geçmişte, bir yangın tehlikesi atlatmış, ancak zarar görmemiştir. Ağacın gölgesindeki çeşmeden 277 yıldır su aktığı söyleniyor.

Hisar Tepesi

Hisar Tepesinde tarihi kalıntılar bulunmaktadır. Kale ve su sarnıcı kalıntıları görülür. Tepedeki su sarnıcının MÖ 1000-2000 yılları arasına tarihlendiği söyleniyor. Burada bir de “Hıdır Dede Türbesi” vardır.

Sakarya Taraklı Termal Kil Hamam
Sakarya Taraklı Termal Kil Hamam

 

Termal-Kil Hamam

Taraklı-Geyve karayolu üzerinde, merkeze bağlı Hacıyakup Paşalar köyündedir. Osmanlı  döneminden kalma kil hamam, günümüzde kaplıca olarak kullanılmaktadır. İlçe merkezine 7 km uzaklıktadır. Burada 15 bin üyeli devre mülkler bulunuyor. Kas-iskelet hastalıkları tedavisinde kullanılıyor. Ortopedik operasyonlar sonrası, uzun süre hareketsiz kalma durumlarında, tedavi edici özellikleri olduğu söyleniyor. Spor yaralanmalarında da kullanılıyormuş.

Hong Kong Macau

Hong Kong Macau

 

Evet, Asya’nın “Las Vegas” ına hoş geldiniz.

Günümüzde, bu küçük bölgenin kumardan elde ettiği gelir “Las Vegas Strip” in kinden çok daha fazla imiş.

Tarihi süreç içinde, burası, Doğu ile Batının karşılaştığı yer olarak bilinir ve ada: 16’ncı yüzyılda, Portekiz imparatorluğunun son kalesi olarak bilinmektedir.

1513 yılında, Portekizli kaşif Jorge Alvares: Çin ülkesinin güney kıyılarına varmış ve kendisini izleyen tüccarlarla birlikte “Pearl River” ağzında, çeşitli yerlerde “üsler” kurmuşlardır.

1557 yılında ise, bu üsler birleşerek “Macau” yu oluşturmuşlardır.

Böylece, bölge Avrupalıların, Çin’e girebildikleri tek nokta olarak uzun süre önemini korumuştur.

Aynı zamanda, Batının teknolojisi ve dini de, buradan Çin’e taşınmıştır.

Evet: Macau; konumundan dolayı, önemli bir ticaret bölgesi haline gelmiştir. Çin ve Japonya anlaşamadığında, bunlar arasındaki ticaret tarafsız bir bölgede yürütülsün denilince, Macau bu iş için hemen öne atılmıştır.

Ancak: zamanla Çin ülkesinin ticari sınırları gevşetmesi ve Honk Hong şehrinin yükselişe geçmesiyle, Macau, yalnızca bir Portekiz ileri karakolu haline düşmüştür.

1999 yılına gelindiğinde, Macau, Çin’e geri verilir.

Günümüzde: Macau, Honk Honk şehrinde olduğu gibi “tek ülke” ve “iki sistem” şeklinde “MSAR” denilen “Macau Özel Yönetim Bölgesi” olarak yönetilmektedir.

Evet: Macau’ya gitmenin birkaç yolu var

Ancak en kolay yol “feribot” dur. Şehir merkezinde “Central Feribot İskelesi” nin hemen batısındaki “Sheung Wan, Shun Tak Centra” daki “Macau Ferry Terminal”den ya da “Chek Lap Kok”daki Honk Honk İnternational Airport’un hemen yanındaki “Sky Pier” den hareket ederler.

65 kilometrelik yolculuk, yaklaşık 1 saat sürer. Macau’ya girmek için, yanınızda pasaport bulunması gerekiyor. Para birimi “pataca”: Honk Hong dolarına sabitlenmiştir. Ayrıca: burada, Honk Hong doları da kullanmak mümkündür.

“Macau Ferry Terminal”de, gümrüğü geçtikten sonra: her yere minübüs bulabilirsiniz. Özellikle: otellerin ve kumarhanelerin ücretsiz servisleri bulunmaktadır. Ayrıca, elbette taksiler de var. Ayrıca: bisikletli bir tür çek-çek olan araçlar da var. Bunlar 2 yolcu taşıyan bisikletlerdir.

Bölge: 21’nci yüzyılda yeniden canlanması sırasında, kumarhaneleriyle, Las Vegas şehrini andıran bir canlılık kazanmıştır. Özellikle, son on yıl içinde, kumar endüstrisi gerçekten yoğun gelişmiştir. Çünkü: Macau, Çin’de kumar oynatılmasına izin verilen tek yerdir. Çinliler, bahse girmeyi severler ve büyük guruplar halinde, buraya seyahat ederler.

Macau yarımadasındaki “Porto Exterior” yani “Dış Liman” denilen yerde, denizi doldurma çalışmaları yapıldı ve yeni bir alan yaratıldı. Ayrıca “Coloane” ve “Taipe” adaları birleştirilerek “Cotai” şeridi denilen bölge oluşturuldu.

Hong Kong Macau

Pedicabs

Bu, bir tür üç tekerlekli çekçek arabasıdır. Ancak, tepelere tırmanış için uygun değildir. Sahil çevresinde, bununla romantik bir ulaşım sağlanır. Ziyaretçiler, ulaşım sırasında sürücülerle sohbet edebilirler ve aynı zamanda manzaraları izleyerek, fotoğraf çekebilirler.

Bunlara binmek isterseniz: Feribot iskelesi karşısında ve Lisboa Hotel ana kapısı yanında bulabilirsiniz. Genellikle ücret, saatte 150 HKD dır. Ancak, binmeden önce, sürücü ile pazarlık yapmanızı öneririm.

Hong Kong Macau

GEZİLECEK YERLER

Yeni Macau’da ilk ilginizi çekecek yer; Dış Liman bölgesindeki “Sands” kumarhanesidir. Bunun hemen önünde ise bir park var.

Fisherman’s Wharf

Balıkçı iskelesi olarak tercüme ediliyor ve Amerika’da da bu isimle birkaç yer bulunuyor.
Bu temalı park: Tag Hanedan Sarayı, Avrupa binalarının replikaları, aktif volkan evi, lunapark turları, eğlenceler, dükkanlar ve restoranlar ile doldurulmuştur.

24 saat açıktır. Hemen denizin kıyısında, büyük bir alanda kurulmuş, hemen önünden ise, büyük bir cadde geçiyor.

Hong Kong Macau

Crazy Show

10 st Street üzerinde bulunan “Golden Dragon Hotel”in 10’ncu katındaki bu gösteri, öncelikle 18 yaş üstü ziyaretçiler içindir. Gösteri: çılgın ve vahşi bir çizgiyle sergileniyor. Bu şehvetli gösteride: Güney Amerika ve Avrupa, uluslar arası dansçıları görev almaktadırlar.

Dansçılar, dönem bir sahne üzerinde gösterilerini sergiliyorlar. Daha açıkçası “striptiz” yapıyorlar. Şehirdeki en sıcak gösterilerden birisidir, ancak yer bulmak sıkıntı yaratır. Giriş ücreti: 300-400 HKD. arasındadır.

 

Avenida da Amizade

Buraya “Dostluk Caddesi” de denilir. Her yıl “Kasım” ayında düzenlenen uluslar arası araba yarışı “Macau Grand Prix” burada bitirilmektedir ve bitiş çizgisi, feribot terminalinin hemen karşısındadır. Cadde üzerinde bir de “Grand Prix Müzesi” bulunuyor.

Hemen az ileride, sağ yanda, denizin kıyısında “Hong Kong-Macau” Ferry Terminali bulunuyor. Terminalin önünden geçen yolun, öbür yanı “Reservoir” yani bir anlamda havuz gibi bir yer.

Buradan: uzunca bir yol kat ederek bir yere ulaşacağız ki, burası şehirde “UNESCO” tarafından koruma altına alınmış tek yerdir.

 

Largo do Senado

Macau’nun tarihi merkezidir. Buraya aynı zamanda “Senato Meydanı” da denilmektedir.
Burada: koloni mimarisi görülür. Çin ve Portekiz mimarisinin etkin olduğu yapılarda: sıra sütunlu binalar, demir balkonlar, dolambaçlı sokaklar, taşlık meydanlar görülür.

Bu tarihi merkez: 2005 yılında, UNESCO tarafından “Dünya Kültür Mirası Listesi”ne dahil edilerek koruma altına alınmıştır. Özelliği ise: Doğu ile Batı kültürünün buluşma noktasıdır. Emsalsiz mimari mirası bulunmaktadır.

Hemen biraz ileri yürüyerek ilerliyoruz ve yine tarihi bir bölgeyi geziyoruz.

 

Leal Senado

“Sadık Senato” olarak kelime anlamı ortaya konulan yapı: koloni mimarisinin güzel bir örneğidir. Yapının olağanüstü giriş salonunda, otantik bir Portekiz havası hissedilir.

1784 yılında inşa edilen binanın: iç duvarındaki, mavi çiçekli vitraylar ve armalar ilgi çekmektedir.

Burada, ilginç bir yazı var. Kemer üzerinde bir yazı görülmektedir. “Cidade do nome de Deus, ndo ha outra mais leal”.

Bu yazının anlamı şudur: 17’nci yüzyılda, İspanya, Portekiz’i işgal ettiğinde, Macau, mütecaviz İspanyolların bayrağını dalgalandırmayı kabul etmemiştir ve bu yüzden “sadık bir kent” olarak bilinir ve tanınır. Yazının ifade ettiği anlam budur.

Yine, yürüyerek hemen bu çevrede bulunan, şehrin en önemli anıt yapılarından birini, bir katedrali göreceğiz.

 

Ruins of St Paul’s

Macau’nun en unutulmaz anıtı, katedraldir.

17’nci yüzyılda yapılmış bu “Cizvit” kilisesi: Barok ön cephelidir. Şehir merkezinde bir tepe üzerinde bulunan ve merdivenle çıkılan yapının büyük bölümü, harabe haldedir.

Çünkü: 1835 yılında çıkan bir yangında, kilise ve yanındaki kolej ve Montre kalesi yanmış ve yıkılmıştır.

Kilisenin ön cephesini süsleyen heykellerde: Doğu ve Batı simgeleri bir aradadır. Bunlar: ejderhalar, azizler ve bir Portekiz karavelası.

Yine yakınlarda, yemyeşil bir ortam içinde, güzel bir müze var.

 

Hill Fortress

Burası, Hollandalılar tarafından şehrin savunması için kurulmuştur.

Hong Kong Macau

Museum of Macau

1998 yılında açılan müze, Monte Fortress kalesinin alt katındadır. Müze: Macau’nun tarihine ve geleneklerine ait, genel bir fikir vermesi için kurulmuştur.

Yani: şehrin iskan edilişinden günümüze kadar olan süreçteki, yaşam ve tarihi geçmişe ait tarihi ve kültürel değerler sergileniyor.

Zaten: biraz önce de sözünü ettiğim gibi, yemyeşil bir ortam ve tarihi bir kalenin içinde bulunması, müzeyi baştan ilgi çekici hale getiriyor.

Müzeyi gezdikten sonra, yürümeye devam ettiğimizde, bu kez karşımıza yine bir yeşil alan çıkıyor.

 

Old Protestant Cemetery

Burası bir mezarlıktır. Aynı zamanda, Çin ülkesinin ilk Protestan şapeli buradadır. Kilise, küçük ve beyaz badanalıdır.

Bu kez hedefimizde, yine şehrin yeşilliklerle dolu bir yeri var.

 

Lou Lim Leoc Garden

Eski Çin’de zaman geçirmek isterseniz, burayı ziyaret etmelisiniz. Bahçede: kemerli köprüler, balık göletleri, pagodalar, bambu korulukları görülebilir.

 

Dr.Sun Yat-Sen Anıtı

Bahçenin hemen yanındaki bu anıt: Çin Cumhuriyetinin kurucusunundur. Burada: Macau’da, bir süre yaşamasına rağmen, bu binada aslında hiç kalmadığı söylenen doktor ve devlet adamı Sun Yat-Sen’in hayat hikayesine ait fotoğraflar ve belgeler sergilenmektedir.

 

Kunlam Tong

“Avenida do Coronel Mesquira” denilen yerin hemen ilerisinde, gösterişli bir Buda Tapınağıdır. Tapınakta: heykeller, oymalar ve tütsülükler bulunur. İnsanlar, burada adak adarlar ve talihlerinin açık olup olmadığını sorgularlar. Ölenlerin cenaze törenleri de burada yapılır.

Manastırın bahçesinde, 1844 yılındaki bir anlaşmanın imzalandığı bir taş masa bulunmaktadır. Çin ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilk resmi anlaşmanın burada imzalandığı söyleniyor. Tarihi belgenin altında, Çin genel valisi ve ABD elçisinin isimleri yazılıdır.

Evet, şehrin bu bölgesini gezdikten sonra, tam ters, yani güney yönüne yöneliyoruz. Bu bölüme gitmek için taksi kullanabilirsiniz.

Şehrin bu bölümündeki ilk ziyaret edeceğiz yer, bir kültür merkezi.

 

Macau Culturel Centre

Feribot terminalinin güneybatısında, denizden kazanılan yerde yapılmıştır. Kültür merkezinde, 2 toplantı salonu, bir konferans salonu ve galeriler bulunmaktadır. Ayrıca, dans ve müzik stüdyoları da vardır.

Kültür merkezinin çok yakınında, bir müze var.

 

Museum of Art

Hemen kültür merkezi yanındadır. Müzenin koleksiyonunun, 3 binden fazla eserden oluştuğu söyleniyor.

 

Kum Lam Heykeli

Müzenin hemen yanında, Portekizli sanatçı Christina Reira tarafından yapılmış, 20 metrelik bronz bir heykeldir. Suyun üzerindeki bağlantı yolunda, heykel dikkatinizi çekecektir. Heykelin hemen altında, kubbe biçimli “lotus çiçeği” içinde küçük bir meditasyon merkezi ve kütüphane bulunur.

Hong Kong Macau

Wynn Macau Tree of Prosperity

Rua Cidade de Sintra, NAPE bölgesindedir.

Bu ağaç, bir uğur sembolüdür. 2000 tane, 24 ayar altın varak ve 98.000 tane pirinç yapraktan oluşturulmuştur. Refah ağacı: Çin ve Batı astrolojik sembolleri taşır. Ses ve ışık gösterisi, finalde, alttan yükselir ve dört mevsim, canlı renklere dönüşür. Gösteri, her 30 dakikada bir yapılır.

Hong Kong Macau

Wynn Macau Dragon of Fortune

Rua Cidade de Sintra, NAPE bölgesindedir.

Geleneksel heykel sanatı, modern aydınlatma ve ses efektleriyle birleştirilerek, canlılık, iyi şans ve refahı simgeleyen dramatik bir görüntü ortaya konulmuştur. Ejderha: sis çıkaran ve parlayan gözler ve duman çıkan burun delikleriyle tam bir animasyon harikasıdır. Yükseklik 28 metredir. 12 metre çapında açılır ve dramatik bir kristal ışık efekti oluşturulur.

Hong Kong Macau

Macau Water Fountain Show

Wynn bölgesinde, Rua Cidade de Sintra, NAPE’de yapılmaktadır. Her 15 dakikada bir tekrarlanır. 200 metre yukarı kadar püskürtülen sular: su, ışık, renk, ses armonisi düzenlenerek, izleyenlere görsel ve işitsel güzellik sunulmaktadır. Bu gösteride: ruh, ritimler ve duyguların karışık bir armonisi yaratılır.

Buradan kıyı boyunca yürüyoruz ve “Nam Van Lake” gölünü geçince, şehrin en muhteşem anıtlarından birini görüyoruz, hoş bu anıt şehrin birçok yerinden görülüyor.

Burası: “Largo da Torre” bölgesi.

Gökyüzüne doğru yükselen bu kule şehrin birçok yerinden görülüyor. Hemen deniz kıyısındadır. Kulenin zemininde, kulenin aydınlatılmasını sağlayan projektörlerin bulunduğu yerler görülüyor.

Kulenin asansörleri, tamamen dışarıdan değil, içeriden hareket ediyor ama dışa bakan yüzü cam, yani yukarı çıkarken çevreyi izleme şansı var.

Hong Kong Macau
Hong Kong Macau

 

Macau Tower

Largo da Torre de Makao bölgesindedir. Gözlem kulesi 58’nci kattadır.
Kulenin en yüksek noktası, yerden 338 metre yüksekliktedir.

Ana gözlem yeri, zeminden 223 metre yüksekliktedir. Kule: çevrede, 55 km. uzaktan görülebilmektedir. Saatte: 400 km. hızla esen bir rüzgara dayanıklı olarak yapılmıştır.

Kule üstündeki çelik direğin boyu: 90 metredir.

Kulede, 360 derece dönebilen bir restoran bulunur. Tepeye: yüksek hızlı ve camekanlı asansörlerle çıkılır.
Kuleye çıkış ücretlidir. Yetişkinler için 120 HKD, 3/11 yaş arası çocuklar için 60 HKD ödenir. Kulede yapılabilecek aktiviteler: Tower Skywalk ve Observation Lounge.

 

Tower Skywalk

Yerden 233 metre yükseklikte: kulenin ana dış kenarı çevresi üzerinde bir yürüyüş yapabilirsiniz. Bu yürüyüş sırasında, güvenlik, dünyanın ilk havi ray sistemi tarafından garanti edilmektedir ama heyecan doruklara ulaşıyor. Yani, herhangi bir şekilde ayağınız kaysa, güvenliğiniz sağlam ama yine de insan heyecanlanıyor.

Hong Kong Macau

Observation Lounge

Zeminden 233 metre yükseklikte, burada gözlem salonu var. Bu salon: şehrin en iyi panoramik manzarasını sunmaktadır. 233 metre yükseklikte, ayağınızın altındaki cam zeminde, muhteşem yüksekliğin heyecanını yaşıyorsunuz. Zaten, yeterince cesur iseniz, sanki havada yürüyor gibi oluyorsunuz.
Bilet fiyatları, yetişkinler için 100 HKD, çocuklar için 50 HKD. dır.

Hong Kong Macau

Bungy Jump

Kulenin: 61’nci katındadır.
Dünyanın en yüksek “Bungy Jump” burada yapılmaktadır. 200 km/saat hızla serbest düşüş olarak gerçekleşir. 233 metre yükseklikteki bir platform üzerinden yapılır. 50 metrelik kablo, nerdeyse, 4 kat uzunluğa erişebilmektedir. Yerden, yaklaşık 30 metre yükseklikte kalır. Bilet fiyatları: 2240-2300 HKD. arasındadır.

Kulenin hemen yanında, bir bina var. Burası: Macau Tower Convention&Entertainment Centre olarak biliniyor. Kuleyi ziyarete gelen turist otobüsleri, burada duruyorlar. Burada: alışveriş yapmak mümkün, özellikle “Toyrus” mağazası, yani çocuklara yönelik büyük bir mağaza ilgi çekiyor.

Kıyı boyunca yürümeye devam ediyoruz, bu kez hedefimizde güzel bir müze var.

Hong Kong Macau

Maritime Museum

Macau’nun en eski müzesidir.
Müze: bölgenin denizle ilişkisinin tarihine adanmıştır. Müzedeki sergilerde: deniz ticareti, balıkçılık, deniz ulaşımı gibi konular ele alınmıştır.

Müzede, bir de akvaryum bulunmaktadır. Müze binası, yelkenli gemi şeklindedir. Müzenin çıkış yolu üzerinde: bir mercan resifi, antik bir gemi enkazı ve akvaryumlar görülür. Dışında ise, burada yapılan “Dragon Boat Festivali” sırasında yarışan bir “Dragon” sınıfı tekne görülür.

Müzenin en büyük özelliği ise: Portekizlilerin karaya çıktıkları yere kurulmuş olmasıdır. Portekizliler, ilk kıyıya çıktıklarında, balıkçıların “Tin Hau” olarak isimlendirdikleri gözde tanrıçalarına adanmış “A-MA Temple” yani Ma Kok Tapınağını görmüşlerdir.

Bu bölge: Macau’nun isminin kaynağı olan A-Ma Gau (A-Man Körfezi) olarak da adlandırılır. Güzel bir müze, mutlaka ziyaret etmenizi öneririm.

Müzenin hemen arkasında, biraz önce sözünü ettiğim “A-MA Temple” tapınağı bulunuyor.

A-Ma Temple

“Macau” ismi (A-Ma-Gau) : 16’ncı yüzyılda buraya gelen denizcilerin, tanrıçalarına atfen yaptıkları bu tapınaktan türemiştir. Tapınak “Ming” hanedanı (1368-1644) döneminde yapılmıştır. Şehirdeki en ensi tapınaktır.

Yani, şehir burada yok iken, bu tapınak varmış. Tapınağın en büyük özelliği: tek bir kompleks içinde, farklı ilahlara ibadet edilebilen ayrı pavyonların ve kapıların bulunmasıdır. Burada: Konfüçyüsçülük, Taoizm, Budizm ve çoklu halk inançları düşünülerek, Çin kültürünün örnek bir dini ibadethanesi yapılmaya çalışılmıştır.

 

Bara Fortress

Stratejik konumdaki bu kale yapısı, bir zamanlar yarımadanın güney burnunu korurmuş. 1622 yılında, Hollandalıların saldırılarında, iç limanın savunmasında önemli rol oynadığı söyleniyor.

Kalenin: yalnızca bir kez kullanılan toplarının, II. Dünya Savaşında, mültecilere yiyecek sağlamak için “pirinçle” takas edildiği söyleniyor.

Günümüzde, kalenin bir kısmı otel olarak kullanılıyor. Bölgede, büyük saygı gören bir azize (Aziz Yuhanna) adanmış; “Sao Tiago Şapeli” de otelin içindedir.

 

DİĞER YERLER

Border Gate

Macau’nun en kuzey noktasından geçen ve iki karşıt dünyayı birbirinden ayıran sınırdır.

Hong Kong Macau

Macau Giant Panda Pavilion

Coloane bölgesinde, Seac Pai Van Park içinde, “Kai kai” ve “Xin xin” isimli iki nadir dev panda bulunmaktadır. Bunlar: Çin-Makao birleşmesinin 10’ncu yıldönümünü anmak için, Çin Hükümeti tarafından hediye edilmiştir.

Onlar, dünya üzerindeki hayvanat bahçeleri ve ıslah evlerinde mevcut, 320 pandadan iki tanesidir. Vahşi hayatta ise, yalnızca 1600 panda kaldığı ve neslinin tükenmekte olduğu tahmin ediliyor.
Bilet fiyatları, yetişkinler için 10 HKD, çocuklar ve yaşlılar ücretsizdir.

Hong Kong Macau

Dans Su evi

Cotai Strip bölgesindedir. 85 dakikalık bir gösteridir. Yetişkinler 480 HKD ve çocuklar 340 HKD. ücret ödemek gerekir.

Evet, gelelim gösteri hakkında bilgiler vermeye. Bu gösterinin bugüne kadar olan süreçte, dünya çapında 65 milyon insan tarafından izlendiği söyleniyor.

Tiyatro sahnesi: 5 olimpik yüzme havuzuna eşdeğer, 3.7 milyon galon su bulunan bir yer olarak hazırlanmıştır.

Göz kamaştırıcı kostümler, özel efektler ve hareketler, suyun içinde bir aşk hikayesinin anlatılması şeklinde sürdürülüyor. Değişik bir gösteri, zamanınız varsa, izlemenizi öneririm.

Hong Kong Macau

Macau City of Dreams-Ejder Hazinesi

Bu bir tür şovdur ve Makao şehrinin en canlı ve kubbe şeklindeki tiyatrosunda yapılır.
Bu şov içinde. Su, havuz partileri, canlı eğlenceler ve dünya starı DJ ler tarafından icra edilen müzikler izlenir. Ayrıca, 360 derecelik bir multimedya gösterisi de bulunur.

18 dakikalık gösteri “2009 yılında ilk çıktığında THEA ödülü” ne layık görülmüştür. Bu ödül: panaromik görseller, göz kamaştırıcı görüntüler için verilmektedir. Gösteride: 29 bin led ışığı kullanıldığı belirtiliyor.

Hong Kong Macau

Ruins of St Paul-Aziz Pol Harabeleri

Calcada de S.Paulo/Rua de Sao Paulo bölgesindedir.

Burası, 2005 yılında, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır. Evet, yapı: 18’nci yüzyılda inşa edilmiştir.

Tamir edilemeyecek derecede yandıktan sonra, 1835 yılında bir tayfundan etkilenir ve sonra yine bir yangın ve son olarak günümüzdeki yapı inşa edilir. Tüm eskiye dönük kalıntılar, taş cephede ve büyük merdivende görülür. Bu taş cephe, turistlerin ilgisini çeker.

Hong Kong Macau

Guia Fortress

Estrada do Engenheiro Trigo bölgesindedir.

Kale. 1622-1638 yılları arasında yapılmıştır. Kalenin içinde, Clarist rahibeleri tarafından kurulan “Guia Chapel” i, günümüzde de görülmektedir.

Şapelin freskleri: Makao’nun çok kültürlü hayatına ait güzel örnekleri sunmaktadır. Dini ve mitolojik motiflerde, Batı ve Çin karakteristik temaları betimlenmiştir.

Yine, burada 1865 yılı yapımı “Guia Deniz Feneri” bulunuyor. Çin kıyısındaki ilk modern deniz feneri olarak önem kazanmaktadır. Evet: Guia Fortress: Şapel ve deniz feneriyle birlikte, Makao bölgesinin denizcilik, askeri ve misyonerlik geçmişini ziyaretçilere sunmaktadır.

Hong Kong Macau

 

KUMARHANELER

Evet, yazının başında da belirttiğim gibi, Macau, kumarhaneleriyle ünlüdür. Las Vegas tarzı inşa edilen kumarhaneler, bölgenin çekiciliğini arttırmıştır. 24 saat açık olan kumarhaneler için giriş ücreti alınmaz, ancak erkekler için uzun pantolon giyilmesi zorunludur.

“Sands Casino”: yeni nesil kumarhanelerin öncüsüdür. “Galaxy Casino” ve “Grek Mythology”; bol gösteri sunarlar. Diğer kumarhaneler ise şunlardır: Grand Lisbo Casino, Wynn Macau, MGM Macau, Grand Lisboa

Salonları dolduran ve çoğu Çinli olan oyuncular: bildik kumar oyunlarını oynarlar, makinaların kollarına sarılırlar.

Hong Kong Macau

ADALAR

TAİPA ADASI

Macau ile şehrin uluslar arası havaalanı olan “Macau International Airport” arasında: köprüler, bağlantıyı sağlamaktadırlar. Havaalanı, denizin üzerinde, deniz doldurularak yapılmış bir alanda, pistler denizin üzerinde uzanıyor, her iki yanında deniz var, bu havaalanına iniş heyecanlı olsa gerek.

Taipa Village

Bu mahalle: dar sokakları, sarı-mavi-yeşil renkteki koloni binalarıyla doludur.

The Taipa Houses Museum

Taipa bölgesinde, Avenida da Praia, Carmo bölgesindedir.

Bu bölgede: Portekiz mimari özellikleri taşıyan, 5 tane tipik yeşil konut bulunmaktadır. Bu evler: adanın kültürel mirası ve eserleri olarak kabul edilirler.

Müze olarak kullanılan evler, yapıldıkları dönemde yani 1921 yıllarında: üstün konumdaki memurlar ve aileler için konut olarak kullanılmıştır. 1990’ların sonunda ise, bu evler, hükümet tarafından müzeye dönüştürülmüş ve koruma altına alınmıştır.

Evlerin en büyük özelliği: sömürge tarzı Makao tipik evleri olmalarıdır.

 

COLOANE ADASI

Burası bir adadır. Denizden kazanılmış yol ile “Taipa” ya bağlanmıştır. Yani, Taipa adasının bir devamı gibidir. Her iki ada da, sanki tek bir ada gibidir.

Adada bulunan köy: sakin ve sevimlidir. Köyün ana meydanında bulunan “Chapel of St Francis Xavier”: misyonerler tarafından, 16’ncı yüzyılda kurulmuş ve koruyucu azize adanmıştır.

Kıyı boyunca yürürseniz, bu kez, karşınıza başka bir tapınak çıkar. “Kum Lam Temple” isimli bu tapınak: savaş, cennet, servet, tıp ve marangozluk tanrısı ve tanrıçalarına adanmıştır.

 

Venetian Macao Resort Hotel

Muhteşem büyük ve lüks bir otel olarak dikkati çeker. 40 katlı otel bünyesinde: 3000 oda, 15 bin kişilik spor bölümü, muhteşem büyük bir kumarhane, yine gayet büyük bir tiyatro ve gösteri salonu bulunmaktadır. Otelin iç mekanının büyüklüğü “Venedik-San Marco” meydanı ölçülerindedir.

Cheoc Van Beach

Bölgenin en beğenilen plajıdır. Burada rüzgar sörfü yapmak mümkündür. Ayrıca, yine bu plajların bulunduğu bölgede, çeşitli restoranlar, yüzme havuzları ve kabinler bulunur.

Hac Sa Beach

Yine, diğerinin hemen kuzeyinde, yürüyüş mesafesinde bir plaj alanıdır. Yine burada da rüzgar sörfü yapılır ve çeşitli tesisler bulunur.

A-MA Heykeli

Adanın 170 metre rakımlı tepesinde, 20 metre yüksekliğinde “A-MA” heykeli bulunmaktadır.

A-Ma Cultural Village

Burası, bir kültür kompleksidir ve Qing hanedanı mimari tarzında inşa edilmiştir. Komplekste: tapınaklar, çan kulesi, davul kulesi, Tian Hou Palace ve bir de müze bulunmaktadır.

 

Disneyland

Guangzhou

Repulse Bay

Macau

Japonya Tokyo Genel

Japonya Tokyo Genel

Tokyo; nüfus ve coğrafi olarak, dünyanın en büyük şehridir. Şehrin kuzeyden güneye uzunluğu: 24 km. iken, doğudan-batıya olan uzunluğu ise: 88 kilometredir. Yani: bir soğan gibi, sayısız katmanları olduğu söylenir.

İdari yapı olarak, merkezde 23 bölge bulunmakta olup, bunlarda yaşayan nüfus; 8.5 milyondur. Bu 23 bölge: iç şehir: şi (şehirler), ço (ilçeler) ve son (köyler) olarak ayrılan kalabalık banliyöler ve kırsal alanlarla çevrilmiştir.

Bu muhteşem yayılma sonucu: 33 milyondan fazla nüfusu ile ülkenin % 26’lık nüfusunu barındırır ve dünyanın en büyük şehri özelliğini kazanır.

Şehrin en büyük özelliği: birçok Avrupa şehrinde olduğu gibi; şehre hakim mimari stillere aykırılık teşkil edecek ve uyumu bozacak anıtsal bir merkez bulunmamasıdır.

Şehrin: her yeri gökdelen doludur. Özellikle akşam olduğunda, bu gökdelenler görünmez olur ve bu kez: parıltılı neon ışıkları ile: alışveriş merkezleri ve kültür kompleksleri görünür hale gelir.

Evet, Tokyo şehrinin en önemli özelliklerinden birisi de: dünyanın en pahalı şehri olmasıdır.

 

HAVAALANI

Tokyo şehrinde: uluslar arası uçuşlar için 2 tane havaalanı bulunmaktadır. Bunlar: Narita ve Haneda havaalanlarıdır.

Her iki havaalanının altından kalkan JR Narita Express trenleri: Tokyo istasyonuna gider ve buradan istediğiniz yere rahatça ulaşabilirsiniz ama bu trenler, akşam saat: 22.00 ye kadar çalışıyorlar ve bilet fiyatları, otobüslere göre biraz daha pahalıdır.

İstanbul’dan uçağa bindiğinizde, muhtemelen 11 saat sonra Tokyo şehrine varıyorsunuz. Ancak: bu süre hava durumu ve pilota bağlı olarak, bazen 12-13 saate kadar çıkabiliyor. Dönüş ise, dünyanın dönüsü nedeniyle gidişten daha kısa sürüyor. Tabii 9000 kilometrelik bu uzaklığı, aktarmalı yapayım derseniz, ulaşım saatleri iyice uzamaktadır.

Narita Havaalanı-NRT

Tokyo şehrinin en büyük havaalanıdır.

Kuzeydoğuda, Narita kasabasındadır ve şehre 80 km. uzaklıktadır. Havaalanı ile şehir merkezi arasındaki uzaklık, yaklaşık 120 dakikadır. Taksi ile havaalanından şehir merkezine ulaşmak isterseniz muhtemelen 30.000 yen ücret ödemeniz gerekebilir.

Bunun dışında, Narita havaalanından kalkan Airport Bus ve Airport Express Bus otobüsleri, şehir merkezine giderler. Bu otobüslere, üzerinde kalkış saati yazan biletlerle binebilirsiniz ki, biletler gümrük bölümünde satın alınır. Şehir merkezine ulaşmanın en ekonomik yolu bunları kullanmaktadır.

Haneda Havaalanı-HND

Tokyo şehrinin bu havaalanı, şehir merkezine 16 km. uzaklıktadır ve aynı zamanda tüm Asya kıtasının en işlek havaalanı olarak da bilinir.

Burada bulunan “Monoray” ile, Tokyo şehrinin birçok yerine ulaşabilirsiniz. Şehre ulaşmanın en ucuz yolu ise, tek raylı tren hattını kullanmaktır. Bunlar: Tokyo şehrinin Hamamatsu istasyonuna, 20 dakikada ulaşırlar.

Japonya Tokyo Genel

İKLİM

Şehirde: yazlar sıcak ve nemli, kışlar ise ılık geçer. Ağustos: yılın en sıcak ayıdır. Bu ayda, ortalama sıcaklık 27.5 derecedir. Ağustos ayında, sıcaklık ve nem, en üst düzeydedir.
Ocak ayında ise, ortalama sıcaklık 6 derecedir ama kış aylarında kar yağışı da görülür. . Hani iklim nispeten yumuşak ve ılıman dedim ama, öte yandan, Tokyo şehrinde, genellikle her yıl “Tayfunlar” da görülebilmektedir.

Tokyo şehrine gitmenin en iyi zamanı: Nisan ortasından, Haziran ayı ortasına kadar olan zamandır. Ayrıca: Ekim ayı da iyi bir tercih olacaktır.

Haziran sonu ile Temmuz ortası arasındaki dönem, Tsuyu denilen yağmur sezonudur. Ağustos ayı, yukarıda da söz ettiğim gibi, sıcak ve fazla nemlidir. Kış ise, kazak ve palto gerektirecek kadar soğuk geçer ama genellikle fazla kar yağışı olmaz.

Son bir not: Tokyo’nun iklimini düşünürseniz, şöyle bir değerlendirme yapılabilir. İstanbul’un ikliminden, 3 hafta gerideki iklim şartlarını düşünün.

ELEKTRİK

Tokyo şehrinde, standart elektrik akımı 110 volttur. İki yassı uçlu fişler kullanılır. Otel odalarında, toprak hatlı üçlü prizler bulunmaz. Yanınızda mutlaka adaptör bulundurmanız veya ilk fırsatta adaptör satın almanızı öneririm.

PARA

Tokyo şehri: modern bir şehir olma statüsüne rağmen, hala büyük ölçüde nakit ekonomisi üzerine çalışır. Oteller ve üst düzey restoranların bir çoğu kredi kartı kabul ederler, ancak: birçok yerde kredi kartı kabul edilmez ve nakit ödeme tercih edilir, bu yüzden yanınızda kesinlikle belli ölçülerde nakit bulundurmanızı öneririm. Zaten, şehir yeterince güvenlidir, yani yanınızda nakit bulundurmak sorun yaratmaz.

Peki ne kadar nakit taşımak gerekir derseniz: günlük harcamalarınız için (yemek, tren, ulaşım masrafları): 5000-8000 yen arasında nakit bulundurun. Evet: Japonya’da: “yen” kullanılmaktadır.

Banknot yani kağıt para olarak: 1000-2000-5000-10000 yen kullanılır. Demir para olarak ise: 1-5-10-50-100 yen kullanılır. Bronz renkli 5 yen ve gümüş renkli 50 yen üzerinde: ortasında açılmış bir delik bulunur.

ATM lere gelince: Tokyo şehrinde birçok yerde, ATM bulunmasına rağmen, bunların birçoğu yabancı ülkelerden alınmış kredi kartlarını kabul etmezler. Master Card veya Visa logoları bulunmasına rağmen, dediğim gibi, Japonya dışından alınan kredi kartlarına işlem yapmıyorlar.

 

DEPREM

ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu: Japonya ve çevresindeki adaların: “tektonik” plakalar üzerinde bulunduğunu belirtmektedir. Bu alan 2200 km. uzunluğundadır. Bölgedeki bu karmaşık yapı: depremlere sebep olmaktadır ve bu depremler, genellikle yerin, 40-60 km. derinliklerinde meydana gelmektedir.

Evet: 1900’lü yılların başından bu yana: Japonya ülkesi, bu şekilde birçok depremden etkilenmiştir. 1933 yılında: 8.4, 2003 yılında 8.3 ve 2011 yılında: 9 büyüklüğündeki depremler, bu sarsıntıların en öne çıkanlarıdır.

Bu ülkeyi ve Tokyo şehrini ziyaret edenlerin de, deprem olasılığını hep akıllarında bulundurmaları şart, sonuçta depremin ne zaman olacağı belli değil, ama ziyaretçilerin de, yıllardır eğitilen bir Japon gibi deprem anında ne yapacaklarını bilmelerinde yarar var.

 

GÜVENLİK

Şehrin en büyük özelliği: muhteşem bir güvenlik ağının bulunmasıdır. Günün hangi saatinde olursa olsun, şehrin herhangi bir bölgesine gittiğinizde: bir hırsızlık veya gasp olayıyla karşılaşmayacağınıza emin olabilirsiniz.

Çünkü: şehirde “koban” denilen küçük polis karakolları, bir ağ şeklinde merkezi sarmıştır. Bu polis karakollarında, 24 saat üzerinden, en az 2-3 polis bulunur.

Şehirde: her 2 kilometre kareye: bir polis düşmektedir. Hatta: alışveriş ve eğlence mekanlarında, bu polis yoğunluğu daha da artar. Ancak, öte yandan, şehirde nadir olarak polis arabası görülür. Çünkü: bu polisler, genellikle caddelerde dolaşırlar. Hatta: şehirde yolunuzu kaybettiğinizde, bu polislere rahatlıkla yol danışabilirsiniz. Zaten: bu karmaşık şehirde, mutlaka kaybolacaksınız.

 

İNSANLAR

Japonya’nın birçok yerinde: üç kuşağın birlikte yaşadığı evler veya konutlar görülmez, ancak yalnızca “Şitamaçi” bölgesinde bir istisna söz konusu dur ki, burada ebeveynleriyle birlikte yaşayan çok sayıda insan bulunmaktadır.

Ancak: nüfustaki yaşlılık oranı sürekli olarak artmaktadır ve buna bağlı olarak: şehirdeki bina ve yapıların tümü: tekerlekli sandalye kullanan insanlara uygun şekilde yapılmıştır. Kaldırım kenarları, metro platformları, istasyon tuvaletleri gibi birçok yerde, bu özelliği yani fiziksel engelli insanlara yardımcı olacak bu özellikleri göreceksiniz.

Evet: şehirde, gezintiye çıkmış insan göremezsiniz. Herkes: bir yerlere yetişme telaşı içindedir.

Şehrin dış semtlerine çıkarsanız: burada göreceğiniz insanlar, genellikle: herhangi bir yerde doğmuş-büyümüş olabilirler.

Özellikle: “Şitamaçi” bölgesindeki insanlar “Edokko” olarak nitelendirilirler. Edokko insanları: en az üç kuşaktan bu yana (yani 300 yıllık bir süreç) “Tokyo” şehrinde yerleşiklerdir.

Bunlar: açık yürekli, hareketli ve konuşkan olarak tanınırlar. Öte yandan: aynı zamanda “savurgan” olarak da bilinirler. Duygusallık ve kayırmacılık ve şefkat diğer özellikleridir.

 

TOPLU TAŞIMA

Şehirde: 13 adet metro hattı bulunur. Bu hatlar ilaveten: “Yamanote” dairesel demiryolları hattı, şehri bir uçtan öbür uca geçen “Çuo” ve “Kanagava”, “Saitama” ve “Şiba” gibi, özel “feribot” hatları bulunur. Bu hatların kesiştiği noktalarda ise: şehrin ticari, kültürel ve eğlence merkezleri bulunur.

Özellikle: 8 metro ve tren hattının kesiştiği “Şincuku” istasyonu: günde yaklaşık 3 milyon insana hizmet vermesiyle önem kazanır.

Evet, genel olarak söz etmek gerekirse, şehirde mükemmel bir toplu ulaşım sistemi bulunduğunu söylemek gerekir. Bu ulaşım sistemi: renk kodlaması yapılmış ve iyi işaretlenmiştir. Otobüsler hariç, yabancı ziyaretçiler, bu sistemi rahatlıkla anlayabilirler.

Trenler

Japon demiryollarının (JR olarak kısa isimlendirilir) Yamanote hattı trenleri: gümüş renkli ve yeşil şeritlidir. Bu trenler: merkezin çevresindeki hatta: yaklaşık 35 km. lik parkurda sürekli sefer yaparlar. Bu hat üzerinde, 29 istasyon bulunur ki, bunlardan ana istasyon olanlar: Şibuya, Şincuku, Ueno’dur.

JR Çuo olarak isimlendirilen turuncu hat ve Sobu olarak isimlendirilen sarı hat: Tokyo şehir merkeziyle uzaktaki banliyösü Takao güzergahı boyunca, doğudan-batıya ilerler.
Keihin Tohoku olarak isimlendirilen mavi hat: kuzeydeki Saitama bölgesini, güneydeki Kanagava bölgesine birleştirir.

Tren biletleri, otomatik makinalardan satın alınır ve alındığı gün geçerlidir. Biletler gittiğiniz istasyondaki turnikelerden çıkarken, turnike tarafından yutulur. Ön ödemeli kartlar ise: Suica olarak bilinir ve 500 yen karşılığında yine istasyonlardan satın alınabilir.

Otomatik makinaya, kartı sokup gideceğiniz istikametin düğmesine bastığınızda, ücret, otomatik olarak kartınızdan kesilecektir. Bazı trenler, bazı istasyonlarda durmayabilirler.

Metrolar

Tokyo şehrinde, 13 tane metro hattı bulunur. Metrolar: her gün saat: 05.00’den, gece yarısına kadar, her 5 dakikada bir sefer yaparlar. Her istasyonda, İngilizce metro haritası bulunur. Her istasyonda: en yakın bina, cadde ya da kavşağı gösteren numaralı çıkış tabelaları bulunur. Birçok istasyonda İngilizce tabelalar ve asansör de görülür.

Otobüsler

Tokyo şehrinin otobüs hatları, oldukça karışıktır ve bunlarda İngilizce harita veya yol şeması bulunmamaktadır. Bu yüzden: kesin olarak bilip tanımadığınız otobüs hattını kullanmamanızı öneririm.

Taksi

Tokyo şehrinde taksi ücretleri aşırı pahalıdır. Hatta: her gün saat: 23.00-05.00 arasında, ücretler, % 30 daha pahalıdır. Ancak: taksiler temiz ve rahattır. Şöförler gayet kibardır ve taksilerin üzerindeki ışıklar, içinde yolcu bulunup bulunmadığını belirtir. Yeşil yandığında yolcusu vardır, kırmızı yandığında ise boştur.

 

ÇİÇEKLER

Mevsim hangisi olursa olsun, Tokyo şehrini ziyaret ettiğinizde çiçek görebilirsiniz. Tsubaki (Japon gülleri), ume (Japon kayısıları), karin (ayva ağaçları) kış sonunun donukluğuna renk katarlar.

Mart ayı ile birlikte: bahar gelir ve yollar, bembeyaz sakura (kiraz) çiçekleri bulunan ağaçlarla şenlenir. Tsutsuci (açelyalar) ve mor fuji (salkımlar) açtıktan sonra, yağmur sezonunda şobu (süsenler), kuçinaşi (gardenyalar) ve acisai (ortancalar) çıkar.

Yaz ortasında ise: tapınakların göletlerinde nilüferler (hasu) ve evlerin önlerinde asagao (gündüz sefaları) görülür.

Kasımpatıların (kiku) açmasıyla birlikte gelen sonbahar mevsiminde, özellikle kızıl akça ağaçlarının ve parlak sarı gingkoların sararan yaprakları muhteşem güzellik yaratır.
Hatta yerlerin karla kaplandığı kış mevsiminde bile, küçük saçaklar altında şakayıkları (botan) görebilirsiniz.

 

SUMO

Sumo güreşleri bir dinsel törendir. İlk kez bir karşılaşma izleyen kişi: bunun bir sanat gösterisi olduğunu hemen kabullenir.
Bu spor dalı: yaklaşık 4.5 metre çapında, kum pistte yapılır. Güreşçiler birbirlerine saldırırlar ve ringden ilk çıkan ya da ayak tabanı dışında, herhangi bir yerini yere dokunduran güreşçi yenik sayılır.

Ağırlık sınırlaması olmayan güreşçiler: mücadele sırasında belden aşağıya vuramazlar, yumruk atamazlar, diğerinin saçını çekemezler. Bunların dışında, her şey serbesttir.

Evet: Sumo yarışmaları, ülkenin çeşitli yerlerinde, çeşitli tarihlerde düzenlenen turnuvalar ve gösteriler ile gündeme gelir. Her güreşçi: emekli bir güreşçinin kurduğu ve “heya” denilen bir “ahır” mensubudur. Ahırlar, Tokyo şehrinde: Kokugikan’dan, yürüyüş mesafesinde bulunan “Sumida Nehri” nin iki yakasındaki “Asakusabaşi” ve “Ryogoku” bölgelerinde bulunurlar. Bu ahırlar: her sabah saat: 07.00-11.00 arasında, antreman yapan güreşçileri izlemeye gelenlerle doludur.

Her yıl: Ocak-Mayıs-Eylül aylarında turnuvalar düzenlenir. Bu dönemlerde: caddelerde, tahta ayakkabıları ve kimonolarıyla dolaşan Sumo güreşçileri görebilirsiniz.

Evet, bu spor ile ilgili el sanatı ürünleri, sumonun tarihi ve adetleri, Kokugidan bölgesinde bulunan Sumo Müzesinde sergilenmektedir.

Bir turnuva sırasında, Tokyo şehrinde iseniz: sumo güreşi seyretmek için “Ryogoku”da, Sumida Nehri’nin batı yakasındaki “Kokugidan” denilen Ulusal Sumo Stadyumunda bulunmanız gerekir.

 

TURİZM

Tokyo şehrinde, turizm: ekonomiye katkıda bulunmaktadır. Örneğin: 2007 yılında, şehre, 4.81 milyon yabancı ziyaretçi, 430 milyon Japon ziyaretçi giriş yapmıştır.

Şehir gezinizde, şehri iyi anlamak için: şehri ikiye ayırarak gezmenizi öneririm. Bu iki bölüm: Ginza ve İmparatorluk Sarayı olabilir. Aralarında kalan “Marunouçi” finans merkezi olarak önem kazanır.

Her iki bölgede de: farklı mimari yapılar ile değişik yaşam tarzları görmek mümkündür. Hatta: gece ve gündüz bile, ayrı farklılıklar gösterir.

Şitamaçi bölgesinin arka sokaklarında, geçmişi hissedebilir ama şehrin öte yanında ise geleceği yaşarsınız. Süper hızlı trenler ile birlikte, tek raylı trenler, gökdelenlerin arasından geçerek şehri dolaşırlar. Kavşaklarda, dev video ekranlarını görebilirsiniz.

Evet bu şehri ziyaret ettiğinizde: geleneksel “sumo” güreşlerini izleyebileceğiniz gibi “Kabuki” tiyatrosunu da özleyebilirsiniz. Hatta: huzurlu tapınaklar ve geleneksel çay törenlerini de görebilirsiniz. Burası: doğu ile batının harmanlandığı bir yerdir.

Evet: bu şehirde, Japon devleti tarafından “Ulusal Servet” ilan edilerek koruma altına alınmış yapı-bina ve objeleri mutlaka görmenizi öneriyorum ki, yazılarımda, ulusal servet ilan edilenleri mutlaka belirteceğim.

 

FESTİVALLER-ETKİNLİKLER

Tokyo, birçok uluslar arası festival ve etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır. Bu festivaller yerel kültür hakkında ziyaretçilere iyi bir fikir verir. Evet: Tokyo şehri, yıl boyunca çok sayıda festivale ev sahipliği yapar. Asakusa Tapınağında düzenlenen Sanno ve Sanja Festivalleri, şehrin dört bir yanından gelen insanları bir araya getirir.

Mayıs ayında yapılan Kanda Matsuri, iki yılda bir gerçekleştirilir. Matrusi: ülkenin birçok şehrinde düzenlenen festivallere verilen ortak bir isimdir. İlkbaharda kiraz ağaçlarının çiçek açmasıyla, yüzbinlerce insan, kiraz ağaçlarını görmek ve görüntülemek için parklarda toplanırlar. Gelelim, ayrıntılı bir yıllık festival ve etkinlik takvimine:

Ocak

1-3 Ocak: İnsanlar “Shogatsu” yılbaşı kutlamak için, ibadethaneler ve Senso-ji ve Maiji-Jingu tapınaklarına akın ederler. Yani, yeni yıl ziyaretleri yapılır.
2 Ocak: İmparatorluk ailesi, saray bahçesinde halkı kabul ederler.
6 Ocak: Harumi bölgesinde geleneksel itfaiyeciler geçit töreni yapılır.
Ocak ayının ortasında: Yılın ilk “sumo” turnuvası düzenlenir.
Seijin-no-Hi: Meiji-Jingu de: geleneksel okçuluk yarışmaları, 15 Ocak tarihinde yapılır.

Şubat

3-4 Şubat tarihlerinde, baharın ilk günü etkinlikleri düzenlenir.
3 Şubat: Setsubun yani kışın son günü festivali düzenlenir. Bu festivalde: büyük tapınak ve mabetlerde fasulye atma törenleri yapılır.

Mart

3 Mart günü: Hina Matsuri (Kızlar günü) etkinlikleri düzenlenir. Mart sonu veya Nisan ayı başında ise: Tokyo Uluslar arası Anime Fuarı düzenlenir.

Nisan

Nisan ayı başında, şehir genelinde, kiraz çiçeği görüntüleme partileri düzenlenir. Yine bu ay içinde: Tokyo Sanat Fuarı açılır. Bu fuarda: Japonya ve Asya ve diğer ülkelerden gelen sanatçılar eserlerini sergilerler.
17 Nisan: Ueno’daki Toşogu Tapınağında törensel müzikler ve danslar tertip edilir.
21-23 Nisan tarihleri arasında: Yasukuni tapınağında bahar festivali düzenlenir.

Mayıs

5 Mayıs tarihinde: Boys Day günü kutlanır. Mayıs ayı ortalarında ise, 3 gün süreli: Sanja Matsuri etkinlikleri düzenlenir ve bu etkinliklerde: kalabalıklar sokaklarda yürürler. Mayıs ayı ortalarında ise: tasarım festivali yapılır. Sanatçılar, bu festivalde, tasarımlarını sergilerler.
Mayıs ayı ortasında: Sumo turnuvası düzenlenir.
Mayıs ayı sonunda: Sanca Matsuri tapınağında renkli şenlikler başlar ve geleneksel danslar ve müzikler tertip edilir.

Haziran

Bu ay içindeki en canlı etkinlikler, ağaçların çiçeklenmesidir ve bahçelerde bu çiçeklenme kutlanır.
10-16 Haziran tarihleri arasında: Akasaka’ki Sanno Hiecica tapınağında, Sanso Matsuri etkinlikleri düzenlenir, geçit törenleri yapılır.

Temmuz

Temmuz ayı sonlarında, Fuji Rock Festivali, düzenlenir. Bu festivalde, ormanlık alanda, açık hava konserleri verilir. Temmuz ortalarında: Tokyo Uluslar arası Lezbiyen ve Gay Film Festivali düzenlenir. Temmuz ayının son Cumartesi günü ise, Sumide nehri üzerinde havai fişek gösterileri yapılır.

Ağustos

Ağustos ayının son Cumartesi günü, Asakusa Samba Festivali düzenlenir ve bu etkinliğe yarım milyon izleyici katılır. Ağustos ayı ortalarında ise, Tokyo Pride Parade denilen etkinlik düzenlenir ve sokaklarda geçit törenleri yapılır.
Çeşitli yerlerde: O-bon yani Tüm ruhlar dansları düzenlenir.

Eylül

25 Eylül tarihinde, bebek isteyen çocuksuz çiftlerin katıldığı, Ningyo-Kujo denilen etkinlik düzenlenir.
Eylül ayı ortalarında: Kokugikan stadyumunda, 15 günlük sumo turnuvası düzenlenir.

Ekim

Ekim ayı sonunda, 10 gün süreli Tokyo Uluslar arası Film Festivali düzenlenir. Ekim ayı ortalarında ise, Koyo etkinlikleri düzenlenir ki, bu etkinlik, sonbahar yaprakları görüntüleme etkinliğidir.
17-19 Ekim tarihleri arasında: Yasukuni tapınağında sonbahar festivali düzenlenir.
18 Ekim tarihinde: Sensoji tapınağında, Asakusa Kano Matsuri etkinlikleri düzenlenir.
31 Ekim-3 Kasım tarihleri arasında: Meiji Tapınağında, yıllık festival düzenlenir.

Kasım

15 Kasım tarihinde yapılan Shinchi-Go San etkinliğinde, tapınak ve türbeler ziyaret edilir.
Asakusa yakınlarındaki Otorijinca’da Tori no festivali düzenlenir.
15 Kasım tarihinde: 3-5-7 yaşındaki çocuklar, kimono giydirilerek takdis edilirler.

Aralık

23 Aralık tarihinde imparatorun doğum günü kutlama etkinlikleri düzenlenir.
31 Aralık tarihinde: Coya-no-kane bölgesindeki Budist tapınaklarındaki çanlar, 108 kez çalarlar.

 

BÖLGELER

Şitamaçi

Bu bölge: şehrin kuzeyi ve doğusu boyunca uzanır. Burada: şehirdeki geleneksel yaşama tutunmaya çalışan işçi sınıfı, atölyeler ve küçük fabrikalar bulunur.
Burada: bir yada iki katlı ahşap evler ve dükkanların oluşturduğu diziler: arka arkaya dizilmiş yatay bloklar halindedir. Özellikle: bunların birçoğunun, 1945 yılındaki bombalamadan önceki görünümleri esas alınarak yeniden inşa edilmiştir.
Öte yandan: şehirde, halka açık hamamların birçoğu bu bölgede bulunur.

Yamanote

Şehrin: batı ve güney bölümlerinde bulunan bu bölgede: elçilikler, güzel restoranlar, lüks oteller, konser salonları, butikler, çarşılar, devlet kurumları ve güzel kafeler bulunur. Ancak: tüm bunların yanında, bu bölgenin en büyük özelliği: gökdelenleridir.

İnsanlar: genellikle devasa bu gökdelenlerde yaşarlar, alışveriş yaparlar ve hatta çalışırlar. Yani: bütün hayatları, bu gökdelenlerde geçer.

Bunun yanında: yine şehirdeki tapa barları, eğlence kulüpleri, evcil hayvan otelleri de buradadır.

Şincuku-Roppongi Semtleri

Bölgedeki bu semtler: uyumayan yerler olarak bilinir. Buralardaki: diskolar ve barlar; sabahın ilk saatlerine kadar açık kalırlar.

Asakusa

Burası: Taito ilçesinin bir bölümüdür ve tapınaklarıyla ünlü bir yerleşim alanı olarak bilinmektedir. Burada bulunan “Asakusa Kano) şehrin en ünlü ve büyük Budist tapınağıdır. Tapınak: hem yerli ve hem de yabancı turistler için önemli bir ziyaret yeridir.

Evet; Tokyo şehrinde çok sayıda ulusal park da bulunmaktadır. Zaten: çiçek düzenleme sanatı “ikebana” ve Japon bahçesi peyzaj alanında, dünyaca ünlüdür. Şehirdeki önemli parklar arasında: Taito-ku bölgesinde bulunan “Ueno” park başta gelmektedir.

Burada, ayrıca çok sayıda tapınak ve müze bulunmaktadır. Japonya ülkesine has: kiraz ağaçlarının çiçeklerini görmek isteyenler, 1000’den fazla kiraz ağacı bulunan bu parkı ziyaret ederler. (Mart ayı sonu, Nisan ayı başlarında)

Mitaka-shi’de bulunan Ghibli Müzesi: özellikle karikatüristik mimari stildeki binasıyla öne çıkar. Müzenin içindeki sergiler, video gösterileri ve galeriler, ziyaretçileri hayran bırakır.

Taitö-ku bölgesinde bulunan: Tokyo Ulusal Müzesi, şehir ziyaretçilerinin mutlaka görmesini önereceğim yerlerden biridir ki, müzenin mükemmel koleksiyonu bulunmaktadır. Özellikle Japon ve Asya sanatına ait örnek çalışmalar, müzenin koleksiyonunda yaklaşık 70 bin obje bulunmasını sağlamıştır.

Turizm denilince, elbette gezme-görme yanında: kültürel etkinlikler ve eğlence de gelmektedir. Japon kültürü: oldukça zengin ve özgündür. Geleneksel el sanatları, geleneksel giysiler, dövüş sanatları ve festivaller, Japon kültürünün önemli özellikleridir.

Çok çeşitli otantik el sanatları, Tokyo kültürünün önemli yansımaları olarak öne çıkmaktadır. Murayama-Oshima Pongee (güzel desenlerle süslenmiş ipek ve pamuk elbiseler), Golden Hachijo (bir tür elbisedir), oyuncak bebekler, gümüş eşyalar, ipek iplikler, mihraplar, lake eşyalar, saç süsleri, fildişi eşyalar, kesme cam eşyalar, nakış işleri, oyma ağaç eşyalar ve Shamisens ( üç yaylı bir tür enstrüman) Tokyo şehrinin öne çıkan el sanatları olarak dikkati çeker ki, hediyelik eşya satın almak isteyenler için de, bu söylediklerim değerlendirilebilir.

Tokyo: Japon ülkesinin sahne sanatları merkezidir. Noh ve Kabuki gibi geleneksel Japon dramaları, şehir tiyatrolarında yaygın olarak sahnelenir.

Tokyo Alışveriş

 Şehir yakınları

Tokyo, Yakın çevre