Japonya Tokyo Alışveriş

Japonya Tokyo Alışveriş

Alışveriş konusunda bilgi vermeden önce: şunu bilmelisiniz: Japonya’da birçok yerde kredi kartı kabul edilmiyor. Özellikle: Japonya dışından alınmış kredi kartları kesinlikle kabul edilmiyor, bu yüzden yanınızda mutlaka yeteri kadar nakit bulundurmalısınız.

Bir de: satılan malların birçoğu ki, özellikle elektronik cihazlar, Japonya şartlarında çalışmak üzere düzenlenmiştir ki, buna dikkat edin, öte yandan, garanti şartlarına da bakın, uluslar arası garanti olmasına dikkat edin.

Alışveriş bölgelerindeki mağazalar: genellikle saat: 10.00 gibi açılır ve 19.00-20.00 gibi kapanır.

Akihabara:

Yani Elektronik kent ve Shinjuku bölgeleri, elektronik alışverişin merkezidir.

Harajuku ve Shibuya:

Modanın merkezidir. Bu merkezler: modaya uygun ve muhteşem giysilerin, aksesuarların satıldığı dükkan ve mağazalarla doludur.

Harajuku’da bulunan Oriental Pazarı ve Asakusa’daki Nakamise çarşısı:

Geleneksel hediyelik eşyalar ve el sanatlarının satıldığı önemli merkezlerdendir.

Şehir: sokak pazarları ile de ünlüdür. Ueno’daki Ameyoko ve Taito’daki Yanaka Ginza: şehrin en önemli açık pazarları olarak dikkati çeker. Chuo-ku’da bulunan Tsukiji Merkezi Balık Pazarı: dünyadaki en büyük balık pazarı olarak öne çıkmaktadır.

Evet: yukarıda da sözünü ettiğim gibi, Tokyo’da alışveriş denilince, ilk akla gelen “elektronik” ürünlerdir.

Öte yandan: bu şehirde, dünyaca ünlü modacıların kreasyon ürünlerini bulup satın almakta mümkündür. Ama: bence en iyisi, birçok alışveriş merkezinde bulunan, Japon el sanatlarına ait ürünleri satın almaktır.

Aşağıda: Tokyo ziyaretinizde neler satın alabileceğiniz, nerelerden satın alabileceğiniz hakkında bilgiler vereceğim. Ayrıca: gezi yazıları içinde de, yer yer o bölgede alışveriş yapabileceğiniz ilginç yerlerden söz edeceğim.

 

NELER SATIN ALINABİLİR

Kimono

Gerçek kimonolar: boyanmış ipekten yapılır ve çok pahalıdır. Bunların ikinci ellerini, yani kullanılmışlarını ise, açık hava pazarlarında yaklaşık 10.000 yen civarında bulup satın alabilirsiniz. Ancak: açık hava pazarlarına ulaşamazsanız: dükkanlarda satılan yazlık kimonolardan satın alabilirsiniz. Bunlar: geleneksel mavi-beyaz desenli, pamuklu ve yazlık olarak kullanılırlar. Şehirde en iyi kimonolar: Sensoji Tapınağı civarında ve Asakusa çarşılarında satılır.

Ahşap Baskı İşleri

Edo dönemine ait ahşap baskı işlerini: özellikle Hibiya bölgesindeki İmperial Hotel yakınlarındaki Sakai Kokoda denilen yerde bulabilirsiniz. Ancak: reçinesinin akmaması için, ahşap boyama eşyaları nemli ortamlarda tutmanız gerekir. Hatta: ahşap boyama işlerini, plastik kaplarda eve götürmenizi öneririm.

Oyuncak Bebek

Japonya’da oyuncak bebekler: genellikle dekoratif ve törenlerde kullanılan objelerdir. Birçok farklı bebek çeşidi bulup satın alabileceğiniz yer olarak: Kyugetsu veya Taito-ku bölgeleri olabilir.

Seramik

Japonya’da çanak-çömlek yapımı, binlerce yıl önce başlamıştır. Alışveriş merkezlerinde birçok çeşitli seramik ürünleri bulup satın alabilirsiniz. Ancak, bunlar arasında stil olarak öne çıkanlar: Seto, Bizen, Şigaraki, Mino, Kutani, Raku.

Kağıt

Japonya’da kağıtlar, çeşitli bitki liflerinden yapılır ve bu uygulama yüzyıllardır sürdürülür. Yapılan bu kağıt olağanüstü yumuşak ve dayanıklıdır ve bu kağıttan, yüzlerce çeşit dekoratif ve kullanışlı objeler yapılır.

Hediyelik bir şeyler satın almak isterseniz: hafif ve kırılgan olmaması nedeniyle, bunları tercih edebilirsiniz. Bunları bulabileceğiniz yerler: İtoya, Kyokyoda bölgelerindeki çeşitli mağazalarda bulabilirsiniz.

İnci

1893 yılından bu yana, Japonya’da kültür incisi yetiştirilmektedir. Ancak: kalite ve fiyat konusunda yanılmamak için, inci almaya niyetlenirseniz, şehrin tanınmış inci satıcılarını tercih etmenizi öneririm. Bunları bulabileceğiniz yerler: Mikimoto, Tasaki, Minato-ku.

El Sanatı Ürünleri

Japonya Geleneksel El Sanatları Merkezi (Metropolitan Plaza), her çeşit el sanatlarını bulabileceğiniz başlıca yerdir. Buralarda: kaliteli ve sertifikalı el sanatları bulup satın alabilirsiniz. Oriental Bazaar bölgesi de, el sanatı satın alabileceğiniz başlıca yerlerden birisidir.

Burada: Çin ve Kore kökenli hediyelik eşyalar da bulup satın alabilirsiniz. İmperial Hotel yanındaki Uluslar arası Alışveriş Çarşısında ise, gümrüksüz alışveriş yapabilirsiniz. Burada: el sanatlarının yanı sıra, inciler, elektronik cihazlar ve kameralar satılmaktadır.

 

ALIŞVERİŞ YERLERİ

Tokyo şehrindeki alışveriş merkezlerinde çalışanlar çok nazikler ve bazıları İngilizce konuşmayı bilirler.
Alışveriş merkezlerinin alt katlarında, genellikle: yemek yerleri bulunuyor. Hatta: birçok yemek yerinin tezgahlarında tadabileceğiniz eşantiyon yiyecekler bulunuyor. Alışveriş merkezlerinin üst katlarında ise, restoranlar ve kafeler bulunuyor. Ginza ve Nihombaşı bölgesindeki alışveriş merkezleri, aynı zamanda birer kültür merkezi haline gelmişlerdir. Sponsor oldukları sergilerle, sanatseverlerin ilgisini çekerler.
Alışveriş merkezleri: genellikle haftanın Salı-Çarşamba günleri, sıra sıra kapanırlar.

Tokyo, Yakın çevre

Tokyo, Şehir yakınları

Tokyo, Merkez, Chiyoda

Japonya Tokyo Genel

Japonya Tokyo Genel

Tokyo; nüfus ve coğrafi olarak, dünyanın en büyük şehridir. Şehrin kuzeyden güneye uzunluğu: 24 km. iken, doğudan-batıya olan uzunluğu ise: 88 kilometredir. Yani: bir soğan gibi, sayısız katmanları olduğu söylenir.

İdari yapı olarak, merkezde 23 bölge bulunmakta olup, bunlarda yaşayan nüfus; 8.5 milyondur. Bu 23 bölge: iç şehir: şi (şehirler), ço (ilçeler) ve son (köyler) olarak ayrılan kalabalık banliyöler ve kırsal alanlarla çevrilmiştir.

Bu muhteşem yayılma sonucu: 33 milyondan fazla nüfusu ile ülkenin % 26’lık nüfusunu barındırır ve dünyanın en büyük şehri özelliğini kazanır.

Şehrin en büyük özelliği: birçok Avrupa şehrinde olduğu gibi; şehre hakim mimari stillere aykırılık teşkil edecek ve uyumu bozacak anıtsal bir merkez bulunmamasıdır.

Şehrin: her yeri gökdelen doludur. Özellikle akşam olduğunda, bu gökdelenler görünmez olur ve bu kez: parıltılı neon ışıkları ile: alışveriş merkezleri ve kültür kompleksleri görünür hale gelir.

Evet, Tokyo şehrinin en önemli özelliklerinden birisi de: dünyanın en pahalı şehri olmasıdır.

 

HAVAALANI

Tokyo şehrinde: uluslar arası uçuşlar için 2 tane havaalanı bulunmaktadır. Bunlar: Narita ve Haneda havaalanlarıdır.

Her iki havaalanının altından kalkan JR Narita Express trenleri: Tokyo istasyonuna gider ve buradan istediğiniz yere rahatça ulaşabilirsiniz ama bu trenler, akşam saat: 22.00 ye kadar çalışıyorlar ve bilet fiyatları, otobüslere göre biraz daha pahalıdır.

İstanbul’dan uçağa bindiğinizde, muhtemelen 11 saat sonra Tokyo şehrine varıyorsunuz. Ancak: bu süre hava durumu ve pilota bağlı olarak, bazen 12-13 saate kadar çıkabiliyor. Dönüş ise, dünyanın dönüsü nedeniyle gidişten daha kısa sürüyor. Tabii 9000 kilometrelik bu uzaklığı, aktarmalı yapayım derseniz, ulaşım saatleri iyice uzamaktadır.

Narita Havaalanı-NRT

Tokyo şehrinin en büyük havaalanıdır.

Kuzeydoğuda, Narita kasabasındadır ve şehre 80 km. uzaklıktadır. Havaalanı ile şehir merkezi arasındaki uzaklık, yaklaşık 120 dakikadır. Taksi ile havaalanından şehir merkezine ulaşmak isterseniz muhtemelen 30.000 yen ücret ödemeniz gerekebilir.

Bunun dışında, Narita havaalanından kalkan Airport Bus ve Airport Express Bus otobüsleri, şehir merkezine giderler. Bu otobüslere, üzerinde kalkış saati yazan biletlerle binebilirsiniz ki, biletler gümrük bölümünde satın alınır. Şehir merkezine ulaşmanın en ekonomik yolu bunları kullanmaktadır.

Haneda Havaalanı-HND

Tokyo şehrinin bu havaalanı, şehir merkezine 16 km. uzaklıktadır ve aynı zamanda tüm Asya kıtasının en işlek havaalanı olarak da bilinir.

Burada bulunan “Monoray” ile, Tokyo şehrinin birçok yerine ulaşabilirsiniz. Şehre ulaşmanın en ucuz yolu ise, tek raylı tren hattını kullanmaktır. Bunlar: Tokyo şehrinin Hamamatsu istasyonuna, 20 dakikada ulaşırlar.

Japonya Tokyo Genel

İKLİM

Şehirde: yazlar sıcak ve nemli, kışlar ise ılık geçer. Ağustos: yılın en sıcak ayıdır. Bu ayda, ortalama sıcaklık 27.5 derecedir. Ağustos ayında, sıcaklık ve nem, en üst düzeydedir.
Ocak ayında ise, ortalama sıcaklık 6 derecedir ama kış aylarında kar yağışı da görülür. . Hani iklim nispeten yumuşak ve ılıman dedim ama, öte yandan, Tokyo şehrinde, genellikle her yıl “Tayfunlar” da görülebilmektedir.

Tokyo şehrine gitmenin en iyi zamanı: Nisan ortasından, Haziran ayı ortasına kadar olan zamandır. Ayrıca: Ekim ayı da iyi bir tercih olacaktır.

Haziran sonu ile Temmuz ortası arasındaki dönem, Tsuyu denilen yağmur sezonudur. Ağustos ayı, yukarıda da söz ettiğim gibi, sıcak ve fazla nemlidir. Kış ise, kazak ve palto gerektirecek kadar soğuk geçer ama genellikle fazla kar yağışı olmaz.

Son bir not: Tokyo’nun iklimini düşünürseniz, şöyle bir değerlendirme yapılabilir. İstanbul’un ikliminden, 3 hafta gerideki iklim şartlarını düşünün.

ELEKTRİK

Tokyo şehrinde, standart elektrik akımı 110 volttur. İki yassı uçlu fişler kullanılır. Otel odalarında, toprak hatlı üçlü prizler bulunmaz. Yanınızda mutlaka adaptör bulundurmanız veya ilk fırsatta adaptör satın almanızı öneririm.

PARA

Tokyo şehri: modern bir şehir olma statüsüne rağmen, hala büyük ölçüde nakit ekonomisi üzerine çalışır. Oteller ve üst düzey restoranların bir çoğu kredi kartı kabul ederler, ancak: birçok yerde kredi kartı kabul edilmez ve nakit ödeme tercih edilir, bu yüzden yanınızda kesinlikle belli ölçülerde nakit bulundurmanızı öneririm. Zaten, şehir yeterince güvenlidir, yani yanınızda nakit bulundurmak sorun yaratmaz.

Peki ne kadar nakit taşımak gerekir derseniz: günlük harcamalarınız için (yemek, tren, ulaşım masrafları): 5000-8000 yen arasında nakit bulundurun. Evet: Japonya’da: “yen” kullanılmaktadır.

Banknot yani kağıt para olarak: 1000-2000-5000-10000 yen kullanılır. Demir para olarak ise: 1-5-10-50-100 yen kullanılır. Bronz renkli 5 yen ve gümüş renkli 50 yen üzerinde: ortasında açılmış bir delik bulunur.

ATM lere gelince: Tokyo şehrinde birçok yerde, ATM bulunmasına rağmen, bunların birçoğu yabancı ülkelerden alınmış kredi kartlarını kabul etmezler. Master Card veya Visa logoları bulunmasına rağmen, dediğim gibi, Japonya dışından alınan kredi kartlarına işlem yapmıyorlar.

 

DEPREM

ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu: Japonya ve çevresindeki adaların: “tektonik” plakalar üzerinde bulunduğunu belirtmektedir. Bu alan 2200 km. uzunluğundadır. Bölgedeki bu karmaşık yapı: depremlere sebep olmaktadır ve bu depremler, genellikle yerin, 40-60 km. derinliklerinde meydana gelmektedir.

Evet: 1900’lü yılların başından bu yana: Japonya ülkesi, bu şekilde birçok depremden etkilenmiştir. 1933 yılında: 8.4, 2003 yılında 8.3 ve 2011 yılında: 9 büyüklüğündeki depremler, bu sarsıntıların en öne çıkanlarıdır.

Bu ülkeyi ve Tokyo şehrini ziyaret edenlerin de, deprem olasılığını hep akıllarında bulundurmaları şart, sonuçta depremin ne zaman olacağı belli değil, ama ziyaretçilerin de, yıllardır eğitilen bir Japon gibi deprem anında ne yapacaklarını bilmelerinde yarar var.

 

GÜVENLİK

Şehrin en büyük özelliği: muhteşem bir güvenlik ağının bulunmasıdır. Günün hangi saatinde olursa olsun, şehrin herhangi bir bölgesine gittiğinizde: bir hırsızlık veya gasp olayıyla karşılaşmayacağınıza emin olabilirsiniz.

Çünkü: şehirde “koban” denilen küçük polis karakolları, bir ağ şeklinde merkezi sarmıştır. Bu polis karakollarında, 24 saat üzerinden, en az 2-3 polis bulunur.

Şehirde: her 2 kilometre kareye: bir polis düşmektedir. Hatta: alışveriş ve eğlence mekanlarında, bu polis yoğunluğu daha da artar. Ancak, öte yandan, şehirde nadir olarak polis arabası görülür. Çünkü: bu polisler, genellikle caddelerde dolaşırlar. Hatta: şehirde yolunuzu kaybettiğinizde, bu polislere rahatlıkla yol danışabilirsiniz. Zaten: bu karmaşık şehirde, mutlaka kaybolacaksınız.

 

İNSANLAR

Japonya’nın birçok yerinde: üç kuşağın birlikte yaşadığı evler veya konutlar görülmez, ancak yalnızca “Şitamaçi” bölgesinde bir istisna söz konusu dur ki, burada ebeveynleriyle birlikte yaşayan çok sayıda insan bulunmaktadır.

Ancak: nüfustaki yaşlılık oranı sürekli olarak artmaktadır ve buna bağlı olarak: şehirdeki bina ve yapıların tümü: tekerlekli sandalye kullanan insanlara uygun şekilde yapılmıştır. Kaldırım kenarları, metro platformları, istasyon tuvaletleri gibi birçok yerde, bu özelliği yani fiziksel engelli insanlara yardımcı olacak bu özellikleri göreceksiniz.

Evet: şehirde, gezintiye çıkmış insan göremezsiniz. Herkes: bir yerlere yetişme telaşı içindedir.

Şehrin dış semtlerine çıkarsanız: burada göreceğiniz insanlar, genellikle: herhangi bir yerde doğmuş-büyümüş olabilirler.

Özellikle: “Şitamaçi” bölgesindeki insanlar “Edokko” olarak nitelendirilirler. Edokko insanları: en az üç kuşaktan bu yana (yani 300 yıllık bir süreç) “Tokyo” şehrinde yerleşiklerdir.

Bunlar: açık yürekli, hareketli ve konuşkan olarak tanınırlar. Öte yandan: aynı zamanda “savurgan” olarak da bilinirler. Duygusallık ve kayırmacılık ve şefkat diğer özellikleridir.

 

TOPLU TAŞIMA

Şehirde: 13 adet metro hattı bulunur. Bu hatlar ilaveten: “Yamanote” dairesel demiryolları hattı, şehri bir uçtan öbür uca geçen “Çuo” ve “Kanagava”, “Saitama” ve “Şiba” gibi, özel “feribot” hatları bulunur. Bu hatların kesiştiği noktalarda ise: şehrin ticari, kültürel ve eğlence merkezleri bulunur.

Özellikle: 8 metro ve tren hattının kesiştiği “Şincuku” istasyonu: günde yaklaşık 3 milyon insana hizmet vermesiyle önem kazanır.

Evet, genel olarak söz etmek gerekirse, şehirde mükemmel bir toplu ulaşım sistemi bulunduğunu söylemek gerekir. Bu ulaşım sistemi: renk kodlaması yapılmış ve iyi işaretlenmiştir. Otobüsler hariç, yabancı ziyaretçiler, bu sistemi rahatlıkla anlayabilirler.

Trenler

Japon demiryollarının (JR olarak kısa isimlendirilir) Yamanote hattı trenleri: gümüş renkli ve yeşil şeritlidir. Bu trenler: merkezin çevresindeki hatta: yaklaşık 35 km. lik parkurda sürekli sefer yaparlar. Bu hat üzerinde, 29 istasyon bulunur ki, bunlardan ana istasyon olanlar: Şibuya, Şincuku, Ueno’dur.

JR Çuo olarak isimlendirilen turuncu hat ve Sobu olarak isimlendirilen sarı hat: Tokyo şehir merkeziyle uzaktaki banliyösü Takao güzergahı boyunca, doğudan-batıya ilerler.
Keihin Tohoku olarak isimlendirilen mavi hat: kuzeydeki Saitama bölgesini, güneydeki Kanagava bölgesine birleştirir.

Tren biletleri, otomatik makinalardan satın alınır ve alındığı gün geçerlidir. Biletler gittiğiniz istasyondaki turnikelerden çıkarken, turnike tarafından yutulur. Ön ödemeli kartlar ise: Suica olarak bilinir ve 500 yen karşılığında yine istasyonlardan satın alınabilir.

Otomatik makinaya, kartı sokup gideceğiniz istikametin düğmesine bastığınızda, ücret, otomatik olarak kartınızdan kesilecektir. Bazı trenler, bazı istasyonlarda durmayabilirler.

Metrolar

Tokyo şehrinde, 13 tane metro hattı bulunur. Metrolar: her gün saat: 05.00’den, gece yarısına kadar, her 5 dakikada bir sefer yaparlar. Her istasyonda, İngilizce metro haritası bulunur. Her istasyonda: en yakın bina, cadde ya da kavşağı gösteren numaralı çıkış tabelaları bulunur. Birçok istasyonda İngilizce tabelalar ve asansör de görülür.

Otobüsler

Tokyo şehrinin otobüs hatları, oldukça karışıktır ve bunlarda İngilizce harita veya yol şeması bulunmamaktadır. Bu yüzden: kesin olarak bilip tanımadığınız otobüs hattını kullanmamanızı öneririm.

Taksi

Tokyo şehrinde taksi ücretleri aşırı pahalıdır. Hatta: her gün saat: 23.00-05.00 arasında, ücretler, % 30 daha pahalıdır. Ancak: taksiler temiz ve rahattır. Şöförler gayet kibardır ve taksilerin üzerindeki ışıklar, içinde yolcu bulunup bulunmadığını belirtir. Yeşil yandığında yolcusu vardır, kırmızı yandığında ise boştur.

 

ÇİÇEKLER

Mevsim hangisi olursa olsun, Tokyo şehrini ziyaret ettiğinizde çiçek görebilirsiniz. Tsubaki (Japon gülleri), ume (Japon kayısıları), karin (ayva ağaçları) kış sonunun donukluğuna renk katarlar.

Mart ayı ile birlikte: bahar gelir ve yollar, bembeyaz sakura (kiraz) çiçekleri bulunan ağaçlarla şenlenir. Tsutsuci (açelyalar) ve mor fuji (salkımlar) açtıktan sonra, yağmur sezonunda şobu (süsenler), kuçinaşi (gardenyalar) ve acisai (ortancalar) çıkar.

Yaz ortasında ise: tapınakların göletlerinde nilüferler (hasu) ve evlerin önlerinde asagao (gündüz sefaları) görülür.

Kasımpatıların (kiku) açmasıyla birlikte gelen sonbahar mevsiminde, özellikle kızıl akça ağaçlarının ve parlak sarı gingkoların sararan yaprakları muhteşem güzellik yaratır.
Hatta yerlerin karla kaplandığı kış mevsiminde bile, küçük saçaklar altında şakayıkları (botan) görebilirsiniz.

 

SUMO

Sumo güreşleri bir dinsel törendir. İlk kez bir karşılaşma izleyen kişi: bunun bir sanat gösterisi olduğunu hemen kabullenir.
Bu spor dalı: yaklaşık 4.5 metre çapında, kum pistte yapılır. Güreşçiler birbirlerine saldırırlar ve ringden ilk çıkan ya da ayak tabanı dışında, herhangi bir yerini yere dokunduran güreşçi yenik sayılır.

Ağırlık sınırlaması olmayan güreşçiler: mücadele sırasında belden aşağıya vuramazlar, yumruk atamazlar, diğerinin saçını çekemezler. Bunların dışında, her şey serbesttir.

Evet: Sumo yarışmaları, ülkenin çeşitli yerlerinde, çeşitli tarihlerde düzenlenen turnuvalar ve gösteriler ile gündeme gelir. Her güreşçi: emekli bir güreşçinin kurduğu ve “heya” denilen bir “ahır” mensubudur. Ahırlar, Tokyo şehrinde: Kokugikan’dan, yürüyüş mesafesinde bulunan “Sumida Nehri” nin iki yakasındaki “Asakusabaşi” ve “Ryogoku” bölgelerinde bulunurlar. Bu ahırlar: her sabah saat: 07.00-11.00 arasında, antreman yapan güreşçileri izlemeye gelenlerle doludur.

Her yıl: Ocak-Mayıs-Eylül aylarında turnuvalar düzenlenir. Bu dönemlerde: caddelerde, tahta ayakkabıları ve kimonolarıyla dolaşan Sumo güreşçileri görebilirsiniz.

Evet, bu spor ile ilgili el sanatı ürünleri, sumonun tarihi ve adetleri, Kokugidan bölgesinde bulunan Sumo Müzesinde sergilenmektedir.

Bir turnuva sırasında, Tokyo şehrinde iseniz: sumo güreşi seyretmek için “Ryogoku”da, Sumida Nehri’nin batı yakasındaki “Kokugidan” denilen Ulusal Sumo Stadyumunda bulunmanız gerekir.

 

TURİZM

Tokyo şehrinde, turizm: ekonomiye katkıda bulunmaktadır. Örneğin: 2007 yılında, şehre, 4.81 milyon yabancı ziyaretçi, 430 milyon Japon ziyaretçi giriş yapmıştır.

Şehir gezinizde, şehri iyi anlamak için: şehri ikiye ayırarak gezmenizi öneririm. Bu iki bölüm: Ginza ve İmparatorluk Sarayı olabilir. Aralarında kalan “Marunouçi” finans merkezi olarak önem kazanır.

Her iki bölgede de: farklı mimari yapılar ile değişik yaşam tarzları görmek mümkündür. Hatta: gece ve gündüz bile, ayrı farklılıklar gösterir.

Şitamaçi bölgesinin arka sokaklarında, geçmişi hissedebilir ama şehrin öte yanında ise geleceği yaşarsınız. Süper hızlı trenler ile birlikte, tek raylı trenler, gökdelenlerin arasından geçerek şehri dolaşırlar. Kavşaklarda, dev video ekranlarını görebilirsiniz.

Evet bu şehri ziyaret ettiğinizde: geleneksel “sumo” güreşlerini izleyebileceğiniz gibi “Kabuki” tiyatrosunu da özleyebilirsiniz. Hatta: huzurlu tapınaklar ve geleneksel çay törenlerini de görebilirsiniz. Burası: doğu ile batının harmanlandığı bir yerdir.

Evet: bu şehirde, Japon devleti tarafından “Ulusal Servet” ilan edilerek koruma altına alınmış yapı-bina ve objeleri mutlaka görmenizi öneriyorum ki, yazılarımda, ulusal servet ilan edilenleri mutlaka belirteceğim.

 

FESTİVALLER-ETKİNLİKLER

Tokyo, birçok uluslar arası festival ve etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır. Bu festivaller yerel kültür hakkında ziyaretçilere iyi bir fikir verir. Evet: Tokyo şehri, yıl boyunca çok sayıda festivale ev sahipliği yapar. Asakusa Tapınağında düzenlenen Sanno ve Sanja Festivalleri, şehrin dört bir yanından gelen insanları bir araya getirir.

Mayıs ayında yapılan Kanda Matsuri, iki yılda bir gerçekleştirilir. Matrusi: ülkenin birçok şehrinde düzenlenen festivallere verilen ortak bir isimdir. İlkbaharda kiraz ağaçlarının çiçek açmasıyla, yüzbinlerce insan, kiraz ağaçlarını görmek ve görüntülemek için parklarda toplanırlar. Gelelim, ayrıntılı bir yıllık festival ve etkinlik takvimine:

Ocak

1-3 Ocak: İnsanlar “Shogatsu” yılbaşı kutlamak için, ibadethaneler ve Senso-ji ve Maiji-Jingu tapınaklarına akın ederler. Yani, yeni yıl ziyaretleri yapılır.
2 Ocak: İmparatorluk ailesi, saray bahçesinde halkı kabul ederler.
6 Ocak: Harumi bölgesinde geleneksel itfaiyeciler geçit töreni yapılır.
Ocak ayının ortasında: Yılın ilk “sumo” turnuvası düzenlenir.
Seijin-no-Hi: Meiji-Jingu de: geleneksel okçuluk yarışmaları, 15 Ocak tarihinde yapılır.

Şubat

3-4 Şubat tarihlerinde, baharın ilk günü etkinlikleri düzenlenir.
3 Şubat: Setsubun yani kışın son günü festivali düzenlenir. Bu festivalde: büyük tapınak ve mabetlerde fasulye atma törenleri yapılır.

Mart

3 Mart günü: Hina Matsuri (Kızlar günü) etkinlikleri düzenlenir. Mart sonu veya Nisan ayı başında ise: Tokyo Uluslar arası Anime Fuarı düzenlenir.

Nisan

Nisan ayı başında, şehir genelinde, kiraz çiçeği görüntüleme partileri düzenlenir. Yine bu ay içinde: Tokyo Sanat Fuarı açılır. Bu fuarda: Japonya ve Asya ve diğer ülkelerden gelen sanatçılar eserlerini sergilerler.
17 Nisan: Ueno’daki Toşogu Tapınağında törensel müzikler ve danslar tertip edilir.
21-23 Nisan tarihleri arasında: Yasukuni tapınağında bahar festivali düzenlenir.

Mayıs

5 Mayıs tarihinde: Boys Day günü kutlanır. Mayıs ayı ortalarında ise, 3 gün süreli: Sanja Matsuri etkinlikleri düzenlenir ve bu etkinliklerde: kalabalıklar sokaklarda yürürler. Mayıs ayı ortalarında ise: tasarım festivali yapılır. Sanatçılar, bu festivalde, tasarımlarını sergilerler.
Mayıs ayı ortasında: Sumo turnuvası düzenlenir.
Mayıs ayı sonunda: Sanca Matsuri tapınağında renkli şenlikler başlar ve geleneksel danslar ve müzikler tertip edilir.

Haziran

Bu ay içindeki en canlı etkinlikler, ağaçların çiçeklenmesidir ve bahçelerde bu çiçeklenme kutlanır.
10-16 Haziran tarihleri arasında: Akasaka’ki Sanno Hiecica tapınağında, Sanso Matsuri etkinlikleri düzenlenir, geçit törenleri yapılır.

Temmuz

Temmuz ayı sonlarında, Fuji Rock Festivali, düzenlenir. Bu festivalde, ormanlık alanda, açık hava konserleri verilir. Temmuz ortalarında: Tokyo Uluslar arası Lezbiyen ve Gay Film Festivali düzenlenir. Temmuz ayının son Cumartesi günü ise, Sumide nehri üzerinde havai fişek gösterileri yapılır.

Ağustos

Ağustos ayının son Cumartesi günü, Asakusa Samba Festivali düzenlenir ve bu etkinliğe yarım milyon izleyici katılır. Ağustos ayı ortalarında ise, Tokyo Pride Parade denilen etkinlik düzenlenir ve sokaklarda geçit törenleri yapılır.
Çeşitli yerlerde: O-bon yani Tüm ruhlar dansları düzenlenir.

Eylül

25 Eylül tarihinde, bebek isteyen çocuksuz çiftlerin katıldığı, Ningyo-Kujo denilen etkinlik düzenlenir.
Eylül ayı ortalarında: Kokugikan stadyumunda, 15 günlük sumo turnuvası düzenlenir.

Ekim

Ekim ayı sonunda, 10 gün süreli Tokyo Uluslar arası Film Festivali düzenlenir. Ekim ayı ortalarında ise, Koyo etkinlikleri düzenlenir ki, bu etkinlik, sonbahar yaprakları görüntüleme etkinliğidir.
17-19 Ekim tarihleri arasında: Yasukuni tapınağında sonbahar festivali düzenlenir.
18 Ekim tarihinde: Sensoji tapınağında, Asakusa Kano Matsuri etkinlikleri düzenlenir.
31 Ekim-3 Kasım tarihleri arasında: Meiji Tapınağında, yıllık festival düzenlenir.

Kasım

15 Kasım tarihinde yapılan Shinchi-Go San etkinliğinde, tapınak ve türbeler ziyaret edilir.
Asakusa yakınlarındaki Otorijinca’da Tori no festivali düzenlenir.
15 Kasım tarihinde: 3-5-7 yaşındaki çocuklar, kimono giydirilerek takdis edilirler.

Aralık

23 Aralık tarihinde imparatorun doğum günü kutlama etkinlikleri düzenlenir.
31 Aralık tarihinde: Coya-no-kane bölgesindeki Budist tapınaklarındaki çanlar, 108 kez çalarlar.

 

BÖLGELER

Şitamaçi

Bu bölge: şehrin kuzeyi ve doğusu boyunca uzanır. Burada: şehirdeki geleneksel yaşama tutunmaya çalışan işçi sınıfı, atölyeler ve küçük fabrikalar bulunur.
Burada: bir yada iki katlı ahşap evler ve dükkanların oluşturduğu diziler: arka arkaya dizilmiş yatay bloklar halindedir. Özellikle: bunların birçoğunun, 1945 yılındaki bombalamadan önceki görünümleri esas alınarak yeniden inşa edilmiştir.
Öte yandan: şehirde, halka açık hamamların birçoğu bu bölgede bulunur.

Yamanote

Şehrin: batı ve güney bölümlerinde bulunan bu bölgede: elçilikler, güzel restoranlar, lüks oteller, konser salonları, butikler, çarşılar, devlet kurumları ve güzel kafeler bulunur. Ancak: tüm bunların yanında, bu bölgenin en büyük özelliği: gökdelenleridir.

İnsanlar: genellikle devasa bu gökdelenlerde yaşarlar, alışveriş yaparlar ve hatta çalışırlar. Yani: bütün hayatları, bu gökdelenlerde geçer.

Bunun yanında: yine şehirdeki tapa barları, eğlence kulüpleri, evcil hayvan otelleri de buradadır.

Şincuku-Roppongi Semtleri

Bölgedeki bu semtler: uyumayan yerler olarak bilinir. Buralardaki: diskolar ve barlar; sabahın ilk saatlerine kadar açık kalırlar.

Asakusa

Burası: Taito ilçesinin bir bölümüdür ve tapınaklarıyla ünlü bir yerleşim alanı olarak bilinmektedir. Burada bulunan “Asakusa Kano) şehrin en ünlü ve büyük Budist tapınağıdır. Tapınak: hem yerli ve hem de yabancı turistler için önemli bir ziyaret yeridir.

Evet; Tokyo şehrinde çok sayıda ulusal park da bulunmaktadır. Zaten: çiçek düzenleme sanatı “ikebana” ve Japon bahçesi peyzaj alanında, dünyaca ünlüdür. Şehirdeki önemli parklar arasında: Taito-ku bölgesinde bulunan “Ueno” park başta gelmektedir.

Burada, ayrıca çok sayıda tapınak ve müze bulunmaktadır. Japonya ülkesine has: kiraz ağaçlarının çiçeklerini görmek isteyenler, 1000’den fazla kiraz ağacı bulunan bu parkı ziyaret ederler. (Mart ayı sonu, Nisan ayı başlarında)

Mitaka-shi’de bulunan Ghibli Müzesi: özellikle karikatüristik mimari stildeki binasıyla öne çıkar. Müzenin içindeki sergiler, video gösterileri ve galeriler, ziyaretçileri hayran bırakır.

Taitö-ku bölgesinde bulunan: Tokyo Ulusal Müzesi, şehir ziyaretçilerinin mutlaka görmesini önereceğim yerlerden biridir ki, müzenin mükemmel koleksiyonu bulunmaktadır. Özellikle Japon ve Asya sanatına ait örnek çalışmalar, müzenin koleksiyonunda yaklaşık 70 bin obje bulunmasını sağlamıştır.

Turizm denilince, elbette gezme-görme yanında: kültürel etkinlikler ve eğlence de gelmektedir. Japon kültürü: oldukça zengin ve özgündür. Geleneksel el sanatları, geleneksel giysiler, dövüş sanatları ve festivaller, Japon kültürünün önemli özellikleridir.

Çok çeşitli otantik el sanatları, Tokyo kültürünün önemli yansımaları olarak öne çıkmaktadır. Murayama-Oshima Pongee (güzel desenlerle süslenmiş ipek ve pamuk elbiseler), Golden Hachijo (bir tür elbisedir), oyuncak bebekler, gümüş eşyalar, ipek iplikler, mihraplar, lake eşyalar, saç süsleri, fildişi eşyalar, kesme cam eşyalar, nakış işleri, oyma ağaç eşyalar ve Shamisens ( üç yaylı bir tür enstrüman) Tokyo şehrinin öne çıkan el sanatları olarak dikkati çeker ki, hediyelik eşya satın almak isteyenler için de, bu söylediklerim değerlendirilebilir.

Tokyo: Japon ülkesinin sahne sanatları merkezidir. Noh ve Kabuki gibi geleneksel Japon dramaları, şehir tiyatrolarında yaygın olarak sahnelenir.

Tokyo Alışveriş

 Şehir yakınları

Tokyo, Yakın çevre

Japonya Tokyo yeme içme

Japonya Tokyo yeme içme

Tokyo şehrinde, Japonya’nın en önemli yerel yemek kültürü olan “suşi” denemelisiniz.

Ayrıca: yine yerel bir yemek olan “Nigirizushi” yani pirinç üzerine balık da deneyebilirsiniz. Bir diğer yerel yemek olan “monjayaki” de düşünülebilir. Bunun dışında, her türlü ulusal yemek kültürünün sunulduğu, binlerce restoran bulunuyor.

Restoranlara girmeden önce, mutlaka fiyatları kontrol ediniz. Birçok restoran kredi kartı kabul etmemektedir, bu yüzden yanınızda nakit taşımanızı öneririm.

Tokyolular, iş çıkışlarında “izakaya” ismi verilen mekanlara gidiyorlar. Buralarda: küçük tabaklar halinde meze türü yiyecekler ve yanında bira sunuluyor. Bunların en lüksü ise Shibuya semtindeki “İzakaya Vin” dir. 3 katlı bu barın içinde, şık giyimli kalabalık toplulukları görmek mümkündür.

Yine burada: ördek salatası, Parma salamı, balıklı carpaccio deneyebilirsiniz. Ayrıca: yine aynı yerde geniş bir Fransız şarap koleksiyonu sunuluyor. Bir bardak şarap: 30 TL. civarındadır.
Restoranlara gittiğinizde, bahşiş sorunu yaşanmaz, çünkü bahşiş hiçbir yerde uygulanmaz.

Evet, Tokyo şehri, her cebe uygun ve her türlü lezzetin sunulduğu kaliteli restoranlarla doludur. Tokyo’nun mutfak kültürü: içinde sınırsız yerel lezzet barındırır.

Yukarıda sözünü ettiğim gibi, özellikle “suşi” geleneksel mutfağın en ünlü lezzetlerindendir. Nigiri-zushi (tatlı sirkeyle tatlandırılmış pirinç), en bilinen ve sevilen suşi çeşididir.

 

Sokak Satıcıları

Japonya Tokyo yeme içme; Tokyo şehrinde birçok sokak satıcısı da görebilirsiniz. Bunlar özellikle: suşi, tempura ve soba (karabuğday) eriştesi yemekleri konusunda uzmanlaşmışlardır. Bunlar: Edo’nun çalışan kesiminin başlıca yemek ihtiyacını karşılayan yerlerdir.

Edo döneminde çok meşhur olan ve halen yaygın olarak tadılan yemeklerin bazıları: ramen denilen bir tür Çin usulü erişte, tako-yaki denilen ve içinde ahtapot parçaları bulunan ve tavada pişirilen hamur topları.

Nerede Yenir

Birçok kültürün yemeklerini bulabileceğiniz başlıca yerler: Ginza, Akasaka, Roppongi, Hiroo, Ebisu, Daikanyama. Özellikle öğrencilere ve genç çalışanlara yönelik düşük fiyatlı yemeklerin bulunduğu yerler ise: Şibuya, Haracuku ve Şincuku bölgelerindedir.

Şitamaçi bölgesinin kuzeyine doğru gittiğinizde: geleneksel ve fazla pahalı olmayan yemekleri bulabilirsiniz.

Tsukici bölgesindeki suşi barları: en taze malzemelerle hazırlanmış ve büyük porsiyonlar halinde suşi sunarlar.

Yanagibaşı, Nihombaşı ve Asakusa bölgeleri: şehrin en ciddi suşilerinin hazırlandığı yerler olarak bilinir ve buralarda, suşi dışında: yine yerel lezzetlerden tempura yani deniz ürünleri kızartması ve yılanbalığı bulabilirsiniz. Öte yandan, deniz ürünleri kızartması olan “tempura” şehrin birçok yerinde de bulunabilir.

Yemek Saatleri

Tokyo şehrinde, akşam yemeği erken saatlerde yenilir. Çünkü: mutfaklar, genellikle saat 22.00’de kapanır. Ancak: gece geç saatlere kadar açık bulunan, erişte dükkanları ve meze barları bulunabilir.

Ne Yenir

Japon Mutfağı

Geleneksel Japon yemekleri: taze malzemeler (sebze, meyve, balık, deniz ürünleri gibi) ile hazırlandıktan sonra, estetik olarak, soslar ve baharatlarla süslenerek servis edilir. Servis edilirken: mevsimler önem kazanır. Çünkü: Japonya’da her mevsim: yemeğin sunulacağı sofra takımları renk, şekil ve desen olarak değiştirilir.

Yemeklerde ana tatlandırıcı olarak kullanılanlar: soya sosu, fasulye ezmesi, tatlı pirinç şarabı, yaban turpu, zencefil, taze soğan ve kırmızı biberdir. Balıklar genellikle ızgarada pişirilir eya şuşami olarak çiğ servis edilir. Diğer birçok yemek ise haşlanarak veya yağda kızartılarak pişirilir.

Servis sırasına gelince: çorba ve pirincin ana yemek, en son verilir. Bunun yanında, Japonlar, birçok çeşit turşu yaparlar ve garnitür olarak servis ederler.

Erişte ise: Japonya’da, genellikle öğlen yenir veya acele bir şeyler yenilmesi gerektiğinde yenilir. Japon buğdayı veya karabuğday eriştesi: karides veya sebzeli olarak servis edilir.

Ne İçilir

Burada bir tür pirinç şarabı olan “Sake” tercih edilir. Sake: kışın mayalandırılır ve henüz tazeyken, yani yıllandırılmadan deniz mahsulleriyle birlikte kullanılır. Eskiden, sake tüm ülke çapında üretilirmiş. Özellikle: Meici döneminde bir çok sake üretim imalathanesi bulunuyormuş. Günümüzde ise, 3000 civarında sake üreticisi bulunduğu söyleniyor.

Cizake denilen yerel üreticilerin ürettiği sake: Tokyo şehrini ziyaret ederseniz, geçmişi yaklaşık yüzlerce yıl geriye dayanan “Sake” içmenizi öneririm. Bu: yalnızca neşelendirici bir içecek olarak değerlendirilmez, çünkü aynı zamanda tanrılara sunulan bir içecek olarak da düşünülür. Şinto ayinlerinde ve bazı geleneksel törenlerde, sake, tanrılara sunulur.

Tokyo şehrinde: birçok içki dükkanında, izakaya denilen sake barlarında ve restoranlarda, sake tadabilirsiniz.

Japonların bu milli içkisi hakkında bilgi vermeye devam: sake genellikle renksizdir ve değişik tatları bulunur. Alkol seviyesi, yaklaşık % 15-20 arasındadır. Mayalanma sürecinde özel mayalar kullanılarak değişik tatlar elde edilir. Genellikle soğutulmuş olarak saklanır ve servis edilir.

Tokyo şehrinde tadabileceğiniz bir diğer içki cinsi “bira” olabilir. Bira yapımı, burada, 100 yıl öncesine kadar gitmektedir. Özellikle: Sapporo, Kirin, Ebisu, Asahi gibi bira cinsleri tercih edilmektedir.

Tokyo Alışveriş

Japonya Tokyo Genel