Eskişehir Mihalıççık

Eskişehir Mihalıççık


İlçenin ambleminde: kiraz ve Yunus Emre var. 2001 yılından bu yana, ilçe genelinde kiraz ağacı dikimi yaygınlaşıyormuş. Özellikle: bu büyük ozanın “Sevelim Sevilelim” özdeyişi, muhteşem anlamlar ifade ediyor. Evet, yörenin insanı arasında “Maalıç” olarak bilinen yöreyi gezmek için bir gün ayırmalısınız. Özellikle, Yunus Emre külliyesi, mutlaka ziyaret edilmelidir.

Eskişehir Mihalıççık

ULAŞIM

Mihalıççık ilçesinin, il merkezi olan Eskişehir’e olan uzaklığı: 92 km. dir. Mihalıççık-Alpu arasındaki uzaklık: 52 km. Mihalıççık-Sivrihisar arasındaki uzaklık; 67 km. Mihalıççık-Nallıhan arasındaki uzaklık: 63 km.
Sivrihisar-Polatlı arasındaki yoldan ilerlerken, ana yoldan ayrılıp, Yunus Emre köyü üzerinden, yaklaşık 48 km. sonra Mihalççık ilçesine varılıyor.

Eskişehir Mihalıççık

TARİH

Yöre, ikincil derece yollar üzerinde bulunması nedeniyle, antik dönemlerde pek önem kazanmamış, ancak Osmanlı döneminde hareketlenmiştir.
1289 yıllarında, Osmanlı devletinin kurucusu Osman Bey: Şeyh Edebali’yi ziyarete giderken, Eskişehir Beyi ve onun müttefiki Harmankaya Tekfuru Köse Mihal tarafından sarılır ve çıkan çatışmada: Osman bey galip gelir ve Köse Mihal, teslim alınır. Ancak, zamanla Köse Mihal ve Osman Bey dost olurlar, Mihal, Müslümanlığı kabul eder.

Harmankaya ve çevresi, Köse Mihal’e dirlik olarak verilir. Evet: yörenin isminin, Köse Mihal veya oğlu Gazi Mihal’den geldiği söylenmektedir. Çünkü: Köse Mihal: Mihalgazi nahiyesi yakınlarında, Harmankaya Tekfuru olarak görev yapmıştır. Köse Mihal’in kabri: günümüzde, Ermenek (Çalkaya köyü) köyünün 4 km. uzağındadır ve Emre sultan tarafındadır.

Tarihsel süreç incelendiğinde, Anadolu’nun en önemli ozanlarından olan Yunus Emre’nin de, ilçe merkezine bağlı Sarıköy ( günümüzdeki adı: Yunus Emre köyü) bölgesinde doğduğu görülmektedir.

Yöre, 1925 yılında, Eskişehir iline bağlanmıştır.

Eskişehir Mihalıççık

GENEL

İlçe merkezinin denizden yüksekliği: 1325 metredir. Yörenin güneydoğu ve güneybatı kesimleri, ovalıktır. Bu ovalar, Porsuk çayı tarafından sulanır. Kuzeyde ise, Sakarya vadisi bulunur. Orta kesimde bulunan Sündiken dağları ise, ormanlarla kaplıdır.

İlçe halkının temel ekonomik etkinliklerinin başında, tarım ve hayvancılık gelmektedir. Bunun dışında, ilçe merkezine 12 km. uzaklıktaki, Sorkun köyünde, köy halkının büyük çoğunluğu “çömlek” üretimiyle uğraşmaktadırlar. Çömlek üretimi, bu köyde, yüzyıllar öncesinden kalan tekniklerle yürütülmektedir ve bu durum ilgi çekmektedir.

İklim: ilçede karasal iklim hüküm sürmekte olup, özellikle kışlar, çok sert geçmektedir. Ancak, yazlar da çok sıcak geçmektedir. Sündiken dağlarının üzeri, yılın büyük bölümü karlarla kaplıdır. Yörenin kuzeyinde, Sakarya vadisinde ise ılıman iklim özellikleri görülür.

YUNUS EMRE

Yunus Emre: sevgiyi, felsefe haline getirmiş olması ile önem kazanmaktadır. Ayrıca: bu ünlü Anadolu halk şairi: Türk dilinin tüm sadelik ve güzelliklerini, şiirlerinde kullanmış olmasıyla bilinir. Şiirleri: yüzyıllardır, dilden dile aktarılarak günümüze ulaşmıştır.
Batı Anadolu bölgesinde, birkaç yerde, Yunus Emre’nin makamı olarak adlandırılan mezarının bulunduğu bilinmektedir ki, burası da bunlardan biridir. Ancak: 1970’li yılların başında, Sarıköy’deki bu mezarın Yunus Emre’ye ait olduğu konusunda bazı kanıtların bulunduğu bildirildi ve bu köye “Yunus Emre” ismi verildi, bahçe içine anıtı dikildi.

YUNUS EMRE KÜLTÜR VE SANAT HAFTASI

Yörede, her yıl, 6-10 Mayıs tarihlerinde, Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası kutlanmaktadır.

Eskişehir Mihalıççık

SORKUN ÇÖMLEKÇİLİĞİ

Buraya yolunuz düşerse, ilçe merkezine bağlı Sorkun köyünde, atalarından kalma el sanatı mirasını sürdüren köylülerden, çömlek satın almalısınız.
Sorkun köyü: ilçe merkezinden Nallıhan istikametine giderken, Sündiken ormanlarının çam ağaçlarının arasından geçtikten sonra, zirveden inip biraz daha ilerlediğinizde karşınıza çıkıyor. Yani, sonuçta köy ilçe merkezine 12 km. uzaklıktadır.
Burada: toprak, sanata dönüştürülüyor. Kızıl ve ak topraklardan oluşturulan çamuru, şekillendirerek ve açıkta pişirerek: güveç, çömlek ve ekmek saçlarına dönüştürülüyor.
Köydeki tüm evler yani bir anlamda atölyelerde, çömlek üretimi sürdürülüyor. Yani, köyün asıl geçim kaynağı: çömlekçiliktir. Yalnız, bu çömleklerin bir diğer en önemli özelliği: köyün kadınları tarafından yapılmasıdır.
Özellikle, yaz aylarında yapılmaktadır. Buraya yolunuz düşerse, çömlek almanızı öneririm. Burada, 3 takımdan oluşan bir çömlek takımı: 25 TL. dir.

MİHALIÇCIK KİLİ

Burada, “kil” çıkarılıyor. Tabii: bunu bilmeyen okurlar, ilk anda herhangi bir anlam veremiyorlar. Ama, gerçekten, buradan çıkarılan bu “kil” değişik özellikler taşıyor ve bilenler tarafından yoğun olarak kullanılıyor. Kil: özellikle çamaşır deterjanları çıkmadan önce, çamaşır yıkamada yoğun olarak kullanılırmış. Kirli çamaşırlar üzerine, hafif eritilen killer serpilir ve sıcak su ile ovarak çamaşırların kirleri arındırılırmış. Ancak, teknolojik gelişmeler sonucu çamaşır deterjanları çıkınca, çamaşır yıkamada kil kullanımı gittikçe azalır.
Günümüzde ise, kil, özellikle kozmetik alanında kullanılmaktadır. Özellikle: saçlarda ve maske yapılarak ciltte kullanılmaktadır. Saçlarda yumuşaklık ve cild de ise nemlilik, canlılık ve doğal güzellik yaratmaktadır. Saç dökülmesini önler, saçı besler, kepek yazmaz. Yüzde, sivilceleri giderir. Selülit, pişik ve çeşitli yaralara da iyi geldiği söyleniyor.
Ayrıca: seramik sektöründe de, ham madde olarak kullanılmaktadır.

KONAKLAMA

Mihalıçcık Öğretmenevi 222-6312337

NE YENİR

Eğer döneminde giderseniz, Mihalıççık yöresinde, ünü uluslar arası düzeye ulaşan “kiraz” tatmalısınız. Yıllık 1000 top civarındaki üretim, özellikle yurt dışına gönderilmektedir.

Eskişehir Mihalıççık

GEZİLECEK YERLER

Eskişehir Mihalıççık Yunus Emre Külliyesi
Eskişehir Mihalıççık Yunus Emre Külliyesi
Eskişehir Mihalıççık Yunus Emre Külliyesi

         

YUNUS EMRE KÜLLİYESİ

İlçe merkezine bağlı, Yunus Emre (diğer ismi Sarıköy) beldesindedir.

Burada, 13’ncü yüzyıldan kalma ve Yunus Emre’ye ait olduğu söylenen mezar bulunmaktadır. Bu mezar, hemen demiryolu (Eskişehir-Ankara) bitişiğinde, dikdörtgen planlı taşlardan yapılmış, 2 metre yüksekliğindeki bir avlu içindedir. Ancak, bu mezar, Yunan işgalinde, Yunanlılar tarafından yıkılmış ve Yunus Emre’ye ait olduğu söylenen naaş; 1949 yılında, buradan alınarak, ikinci mezarına ve 1970 yılında ise, üçüncü yani günümüzdeki mezarına taşınmıştır.

Günümüzdeki mezar yeri: 13’ncü yüzyıl Selçuklu mimarisini andıran yapısı, sütunları, kemerleri ile dikkat çekmektedir. Mezar taşının ön yüzünde, Yunus Emre’nin şu ünlü sözleri yazılıdır.” Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim-sevilelim, dünya kimseye kalmaz”

Burada, türbe yani mezar dışında: müze, çeşme, minareli bir cami, şadırvan, kültür evi ve Yunus Emre heykeli görülüyor. Çeşme: Türk mimari tarzında yapılmıştır. Türbe: yayvan kubbeli, 8 sütunlu ve sütunlar arasında kemerlerle bağlantı bulunan, sekizgendir ve hemen altındaki mermer lahit, üzerinde motif işlenmiş olarak görülmektedir.

Bunların yanında, burada, bir de müze var. Müze: türbenin mimari stiline uygun olarak yapılmış ve 1971 yılında ziyarete açılmıştır. Müze içinde görebilecekleriniz: çeşitli fotoğraflar, Yunus Emre’yi tanıtıcı kitaplar, şiirlerini içeren levhalar, çeşitli beratlar, Selçuklu dönemine ait mermer mimari parçalar (Yunus Emre’nin Yunanlılar tarafından yıkılan ilk mezarına ait) ve çeşitli Etnografik önemi olan parçalar bulunmaktadır.

YARIKÇI KAPLICASI

İlçe merkezinin güneydoğusunda, Yarıkçı köyünde, Hamamdağı eteğinde, Hamamdağı deresinin kıyısındadır.
Yörenin denizden yüksekliği, 900 metredir ve sıcak ve soğuk hamamlar bulunmaktadır. Yöredeki birçok kaynaktan, 2 kaynağın üzeri kubbe ile örtülerek, kaplıca haline getirilmiştir. Bu kaplıca bölümlerinde, dört köşe havuzlar bulunmaktadır.
Kaplıca sularında, kalsiyum karbonat birikmekte ve bunun örnekleri, vadide taşlaşmış şekilde görülebilmektedir.
Sular: 39 derece ısıda çıkar ve kükürt kokuludur. Yani, suyun içinde kükürt bulunmaktadır. Ayrıca, karbondioksit bakımından da zengindir. Kaplıca sularının iyi geldiği söylenen rahatsızlıklar şunlardır: yara ve felçler, romatizmal hastalıklar.

KOÇAKKIRAN MAĞARASI

İlçe merkezine bağlı, Otluk köyünün Açtım mahallesi yakınındaki Koçakkıran tepesinde, Sakarya nehrinin sol yamacındadır.
Buraya ulaşmak için: Alpu-Karacaören-Otluk yolunu kullanmalısınız. Veya, Alpu-Bozan-Buğdüz-Kandamlamış-Otluk yolunu da kullanabilirsiniz.

Açtım mahallesinden sonra, yaklaşık yarım saatlik bir yürüyüş yapmanız gerekiyor.
Mağaranın fiziki özellikleri gayet güzel ve çekicidir. Mağara içinde, damlataşları, sarkıt, dikitler, sütunlar, Damlataş havuzları ve çok değişik biçimli damlataşları görebilirsiniz. Mağaranın hemen önünden ise: Sakarya nehri, Gökçekaya baraj gölü ve çevrenin doğal güzelliğini seyredebilirsiniz.

KARAKAYA MAĞARASI

İlçe merkezinin kuzeyinde, Yalımkaya köyünün 1 km. doğusunda, Sakarya nehrinin kolu olan Domya deresinin hemen yanındadır.
Buraya ulaşmak için. Eskişehir-Mihalıçcık yolundan ayrılan, Büydüz-Sasa-Yalımkaya yolunu kullanmanız ve Yalımkaya köyünden yaklaşık yarım saatlik bir yürüyüş yapmanız gerekiyor.
Kayabaşı tepesinin dik yamacında bulunan mağaraya, ip kullanılarak iniliyor. Mağaranın içinde: akma damlataşları, sulu damlataş havuzları, makarnalar, sütun duvarlar ve birçok değişik şekilli damlataşları bulunmaktadır. Ancak, burada özellik arz eden durum: kahverengi, siyah, gri, kurşuni ve beyaz renkli olan bu damlataşların üstlerinin; gri, beyaz, siyah renkli yeni oluşumlar ile sıvanması yani kaplanmasıdır.

ÇATACIK ORMAN İÇİ DİNLENME YERİ

İlçe merkezine 40 km. uzaklıktaki bu dinlenme alanı: 1967 yılında yapılmıştır. Burada, günübirlik piknik yapmak mümkündür. Sarıçam ormanlık alanın hemen yanında, geyik üretim istasyonu bulunmaktadır. Burada, geyikleri izleyebilirsiniz.

ÖMERKÖY GÖLETİ

İlçe merkezine 4 km. uzaklıktaki, Ömerköyü’ndedir.
Göletin çevresi ormanlarla kaplıdır ve günübirlik piknik için yoğun olarak tercih edilmektedir.

Eskişehir Mihalıççık Hasan Polatkan Baraj Göleti-Sarıyar Baraj Göleti

HASAN POLATKAN BARAJ GÖLETİ-SARIYAR BARAJ GÖLETİ

İlçe merkezinin kuzeyindedir.
1956 yılında yapılan baraj; beton doldu tipidir ve temelden yükseklik 108 metredir. Üst uzunluğu 250 metredir ve göl uzunluğu: 60 km. dir.
Baraj gölü kıyısında: balıkçılık yapan köyler bulunmaktadır.

ÇALCI KÖYÜ

İlçe merkezine bağlı, 15 km. uzaklıkta, şirin bir orman köyü olan Çalçı köyü; tarihi süreçte, eski bir yerleşim yeri olarak görülmekte ve özellikle Osmanlı arşivlerinde ismi geçmektedir. Ancak: eski ismi, bir Ermenice kelime olan “Taçla” dır. Köyde: Roma d önemine ait yazılı bir taş bulunmaktadır. Ayrıca: yine bu köyde, Selçuklular döneminden kalma bir cami ve çeşme görülmektedir. Bu eserler: Türk-İslam mimarisinin güzel örnekleridir.
Cami: Selçukluların son dönemlerinden kalmadır. Ayrıca, yine Osmanlı arşiv belgelerinde, buradaki bir yatırın ismi geçmektedir. Kevid baba olarak isimlendirilen bu yatırın hemen yanında, kırklar ormanı var. Bu ormanda, “kırk tane kızın şehit düştüğü” söylenmektedir. Bu kızların, Kevid babanın askerleri olduğu da rivayet edilmektedir.
Bu köyün, bu eserler yanında, başka önemli bir özelliği daha var. Bu köyden, bugüne kadar 100 civarında öğretmen yetişmiş ve bu sayı ile, köy, ülkemizde en çok öğretmen yetişen köylerin başında gelmektedir.

Alpu tanıtımı.

Sivrihisar tanıtımı.

Nallıhan tanıtımı.

Eskişehir tanıtımı.

 

Eskişehir Sarıcakaya

Eskişehir Sarıcakaya


Yörenin Belediye ambleminde, yüksek dağlar ve domates var. Domates: yöredeki organik tarım, seracılık faaliyetlerini ifade ediyor. Dağlar ise, yörenin çevresindeki dağların (Sündiken dağları ve Bolu-Köroğlu dağları) ifadesidir. Küçük bir yer. Yani, pek fazla bir tarihi ve turistik özellik beklemeden, burayı ziyaret etmek düşünülebilir.

Eskişehir Sarıcakaya

ULAŞIM

Sarıcakaya ilçesinin, bağlı bulunduğu Eskişehir il merkezine olan uzaklığı: 56 km. dir. Sarıcakaya-Nallıhan arasındaki uzaklık: 80 km. Sarıcakaya-Göynük arasındaki uzaklık: 50 km. Sarıcakaya-Yenipazar arasındaki uzaklık: 30 km. Sarıcakaya-Mihalgazi arasındaki uzaklık: 6 km. Sarıcakaya-İnhisar arasındaki uzaklık: 26 km.
Sarıcakaya-Eskişehir arasındaki karayolunun, kış aylarında, zaman zaman kapandığı söyleniyor.

Eskişehir Sarıcakaya

TARİHİ

Bölgedeki ilk yerleşimin, 1460 yıllarında, olduğu bilinmektedir. İlçe merkezinde bulunan, Sarıkaya ve Camii kebir mahallelerinin birleşmesiyle, Sarıcakaya ilçesi oluşmuş ve 1958 yılında, ilçe statüsü kazanmıştır.
Genel olarak, yörenin tarihi geçmişine bir bakıldığında: Söğüt ve Göynük dağlarında yaşayan göçer aşiretlerin, bir dönem, muhtemelen 18’nci yüzyılda buraya geldikleri, Sarılar ve Baraklar aşiretlerinin günümüzdeki Sarıkaya ve Camii kebir mahallelerinin bulunduğu bölgelere yerleştikleri ve daha sonra ise birleşerek, günümüzdeki Sarıcakaya yani Burnaklar köyünün ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Eskişehir Sarıcakaya

GENEL

Yöredeki yerleşim, genellikle yatay yönde gelişmiş ve özellikle, 1980’li yıllardan sonra ise, dikey yerleşim gelişmeye başlamıştır. Denizden yükseklik, 200-250 metredir. Sakarya nehri, doğudan batıya, ilçeyi ikiye bölmektedir. Yani, Sakarya nehri, ilçenin tam merkezinden geçmektedir.

Yörenin, yüzde 50’lik bölümü, ormanlarla kaplıdır. Yerleşim yerleri ise, Sakarya nehri boyunca uzanmıştır.

Yöre insanın ekonomik etkinliklerinin başında, sebze ve meyve üretimi gelmektedir. Ayrıca, seracılık ve ipek böceği yetiştiriciliği de yaygın olarak sürdürülmektedir. Özellikle, iklim, mikro klima özellikleri gösterdiğinde, yörede, sebze üretimi yaygın ve önemli düzeydedir. Yani, nispeten Akdeniz iklimi özellikleri egemen oluyor. İkinci derecede ise, meyvecilik yaygındır. Özellikle: domates, kavun, patlıcan, biber ve çilek üretilmektedir. Sonuç olarak, bu Akdeniz iklimi özellikleri, burayı hem Eskişehir yöresinden iklim olarak ayırmakta, hem de yılda 3-4 kez ürün alınabilir.

NE YENİR

Sarıcakaya yöresinin, özellikle domatesi çok meşhurdur ve bu domates çevre yörelerin pazarlarında “Sakarya domatesi” olarak bilinir ve satılır.

KONAKLAMA

Sarıcakaya Öğretmenevi Yeni Mah. Belediye İş Hanı. 222-6612429

Eskişehir Sarıcakaya

GEZİLECEK YERLER

Sarıkaya denilince, yazının en başında da belirttiğim gibi, burayı ziyaret edecekler, burada, tarihi ve doğal güzellikler ve özellikler beklememelidir. Buranın en büyük özelliği: şifalı olduğu söylenen Laçin maden suyudur. Buraya yolunuz düşerse, bu maden suyunun kaynağını ziyaret edebilirsiniz.

LAÇİN MADEN SUYU

İlçe merkezinin 12 km. doğusunda, Laçin köyündedir. Bu doğal maden suyu burada şişelenerek bir süre çevreye pazarlanmış ise de, günümüzde bu özelliğini kaybetmiştir, yani işletilmiyor. Buraya yolunuz düşerse, atıl haldeki bu suyun tadına bakabilirsiniz.

Nallıhan tanıtımı.

Göynük tanıtımı.

Yenipazar tanıtımı.

Eskişehir tanıtımı.

 

Eskişehir Mihalgazi

Eskişehir Mihalgazi


Mihalgazi denilince, ismindeki “gazi” kelimesi elbette ilgi çekmektedir. Yazının hemen başında, bundan söz etmek istiyorum. Eski ismi “Gümele” olan yöre insanı, kurtuluş mücadelesinde, üstün Yunun işkal kuvvetlerine karşı, muhteşem bir direniş göstererek, bölgelerinin Yunanlılar tarafından işgal edilmesini önlemişler ve bunun üzerine, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından, “gazi” unvanı verilmiştir.

ULAŞIM

Eskişehir’den çıkıp, buraya gelirseniz, dağları yara yara geçip giden yolları aşmanız gerekiyor. Önceleri, belki de, buralar nasıl bulunup ta, yerleşilmiş şeklinde yorumlar yapabilirsiniz. Ama, şu bir gerçek ki: bir zamanlar, Osmanlı devletinin kuruluş aşamasında, Osman Gazi, ordusunun askerlerini, kış aylarında, Sakarya nehrinin kıyısındaki bu köylerde, ılıman havanın egemen olduğu bu yörelerde barındırırmış.
Evet, Mihalgazi ilçesi, bağlı bulunduğu il merkezi olan Eskişehir’e 52 km. uzaklıktadır. Mihalgazi-Sarıcakaya arasındaki uzaklık: 6 km. Mihalgazi-İnhisar arasındaki uzaklık: 20 km. Mihalgazi-Gölpazarı arasındaki uzaklık: 56 km. Mihalgazi-Bozöyük arasındaki uzaklık: 84 km.

TARİH

Osmanlı imparatorluğu kuruluşu öncesinde: 1292 yıllarında, yörede, Harmankaya Tekfuru Köse Mihal yaşamaktadır. Kendisi ve çevresindekiler ile birlikte, Müslümanlığı seçen bu şahıs: Osmangazi ile birlikte, birçok sefere katılmış ve bunun üzerine halk arasında bilinen adı olan “Abdullah Mihalgazi” ismi, ilçeye verilmiştir.

Yörenin tarihi süreç içindeki ilk ismi “Gümele” dir. Köse Mihal, Müslüman olduktan sonra, 1292 yılında, Osman Gazi ile birlikte birçok sefere katılır ve başarılar elde eder. Bunun üzerine, Osman Gazi: Orta Sakarya bölümünde, Karaağaç’tan başlayan ve Gümele’nin yanı günümüzdeki Mihalgazi’nin doğusuna kadar uzanan bölümü, kılıç hakkı olarak kendisine verir.

Bu dönemde, bu bölgede yalnızca Rum köyleri bulunmasına rağmen, Türkler, bölgede hızla çoğalmaya başlarlar. Çünkü: hayvancılık için ideal yaylalar bulunmaktadır. Yazın yaylalarda, kışın vadide yaşayan göçebe Türkler, zamanla buraya yerleşmeye başlarlar. Böylece, ilk Türk köyleri yani “Gümeleri” kurulmaya başlanır. Yayladan, gümeye gidelim tabiri, zamanla gümelere şeklinde değişir ve 1300-1350 yılları arasında, bölgede, ilk Türk köyleri kurulmaya başlanır. Türk köyleri çoğalınca, Rum köyleri dağılmaya başlar ve yerlerine, Türk köyleri kurulur.

Yörenin tarihindeki en şanlı sayfa ise: Yunan işgalinde, bu yörenin insanının işgalci Yunanlılara karşı büyük bir direniş göstererek, bölgelerinin işgal edilmesini önlemeleridir. Yunan kuvvetleri, Sakarya nehrinin yanına kadar gelmelerine rağmen, Gümelelilerin savunma hatlarını geçememişlerdir. Bunun üzerine, Kurtuluş Mücadelesi sonucunda, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından, 1925-1928 yılları arasında, Gümele’ye ödül olarak “Nahiyelik” verilmiştir. Ayrıca: “Mihalgazi” unvanı da uygun görülmüştür.

Yörede, 1967 yılında belediye teşkilatı kurulmuş ve 1991 yılında ilçe olmuştur.

GENEL

Yöre, deniz seviyesinden 170 metre yüksektedir. Çevresinin dağlarla çevrili olması nedeniyle, bu durum, iklim şartları üzerinde mikro klima etkisi yapmakta ve gayet ılıman bir iklim görülmektedir. Sakarya nehri ilçenin merkezinden geçmekte ve ilçeye ayrı bir zenginlik katmaktadır.

Yörede yaşayan insanların temel geçim kaynakları: meyve ve sebze üretimidir. Çünkü: coğrafi konum nedeniyle, bölge: yazlık ve kışlık sebze üretimine çok uygundur ve seracılık gelişmiştir. Özellikle, burada yetiştirilen sebze ve meyvelerin, kendine has bir lezzeti olduğu söylenir. Kayısı, üzüm, nar ve ayva öne çıkmaktadır.

Burada: çok uzun geçmişten bu yana, Perşembe günleri, Pazar kurulmakta ve bu pazara, çevre yörelerden yüzlerce insan gelmektedir. Bu yüzden, Perşembe günleri, ilçe merkezinde büyük bir hareketlilik görülür. Siz de, yolunuz düşerse, buraya gitmek isterseniz, bence, Perşembe gününü tercih edin ki, bu pazarı mutlaka ziyaret edin, çünkü hoşunuza giden ve almak isteyebileceğiniz bir şeyler mutlaka bulacaksınız.

KONAKLAMA

Mihalgazi Öğretmenevi İstanbul Cad. 9 Mayıs Mahallesi. 222-6212880

Eskişehir Mihalgazi

GEZİLECEK YERLER

Eskişehir Mihalgazi Belediye Halk Havuzu

BELEDİYE HALK HAVUZU

Ne kadar ilginizi çeker bilmiyorum ama, İlçe merkezinde, Belediye tarafından yaptırılan açık havuz tesisi, yöre halkının yoğun ilgisini çekmektedir. Halka açık bu Belediye havuz tesislerinde, 3 büyük ve 1 adet küçük kaydırak da bulunuyor. 3 bölümden oluşan havuz da: derin olmayan ve suyu bebekler için uygun bulunan bölümler vardır. Orta havuzda, 4 kaydırak bulunan bölüm derinliği, 1.50 metredir.

Eskişehir Mihalgazi Sakarı Ilıca Kaplıcaları
Eskişehir Mihalgazi Sakarı Ilıca Kaplıcaları
Eskişehir Mihalgazi Sakarı Ilıca Kaplıcaları

        

SAKARI ILICA KAPLICALARI

Eskişehir-Sarıcakaya-Mihalgazi-Sakarı ılıca köyü yolu ile gidilir. İlçe merkezine 5 km. uzaklıktadır.

Yörede: 2 adet Türk hamamı şeklinde, tesis bulunmaktadır. Bunlar, dönüşümlü olarak gün içinde, kadınlara ve erkeklere tahsis edilmektedir. Termal merkezde ise, 12 özel banyo bulunur. Özel banyoların 10 tanesi küvet ve 2 tanesi jakuzi şeklinde düzenlenmiştir. Saatlik olarak kiraya verilmektedir.

Burada, termal sular, yerden 55 derece sıcaklıkta çıkmaktadır. Kaplıca sularının iyi geldiği rahatsızlıkların başında: romatizma gelmektedir. Bunun dışında: mide hastalıkları, kadın hastalıkları, kırık ve çıkıklar (kemik hastalıkları), sindirim sistemi rahatsızlıkları, beslenme bozukluklarına iyi geldiği söylenmektedir. Banyo ve içmece olarak kullanılmaktadır.

Şifalı olduğuna inanılan suların bulunduğu kaplıca bölgesi, birçok ziyaretçi tarafından yoğun olarak ziyaret edilmektedir. Burada, yemek yemek için uygun yerler var, hatta çadır kurma alanları bulunuyor. Çevredeki ormanlık alanda ise, günübirlik piknik yapabilirsiniz. Ama, hazır yemek isterseniz, bir tane lokanta da var. Buraya gitmek ve 22 adet termal tesiste (apart otel) konaklamak isterseniz, gitmeden önce rezervasyon yaptırmanızı öneririm.  

Sarıcakaya tanıtımı.

Gölhisar tanıtımı.

İnhisar tanıtımı.

Eskişehir tanıtımı.