Portekiz Genel

Portekiz Genel

Portekiz: Avrupa’nın güneybatısında, İber yarımadası üzerinde, Avrupa kıtasının en batısındaki ülkedir.

Portekiz, yılda 3000 saat güneş ışığı almasıyla tanınan, Avrupa’nın en gözde ülkelerinden biridir. Ülkenin başkenti “Lizbon” şehridir ve diğer önemli şehirler ise “Colmbra” ve “Porto” şehirleridir.

Portekiz Genel

DİL

Ülkede “Portekizce” konuşulmaktadır. Çünkü: Portekiz’de resmi dil Portekizcedir. İngilizce, turistik alanlarda, özellikle 35 yaş altındakiler tarafından rahatlıkla konuşulmaktadır. Nadiren olsa da, bazı Fransızca ve Almanca konuşan bulmak da mümkündür.

Portekiz Genel

İNSANLAR

Portekiz ülkesindeki insanlar, genellikle sıcaktırlar ve çoğu kez, kayıp bir gezgine yardımcı olmak için büyük çaba gösterirler.

PARA

Ülkede “Euro” kullanılmaktadır. Çünkü, 2001 yılından bu yana, ülke “Avrupa Birliği” üyesidir. Eski para “escudo” olarak bilinmektedir. Turistik alanlarda, cadde ve sokaklarda, döviz büroları bulmak mümkündür.

Portekiz Genel

TARİHİ

İber yarımadasının batı ucunda bulunan ülke: tarihi süreç içinde, sürekli olarak bölgeye yolu düşen kavimler ve devletler tarafından işgal edilmiştir. Bunlar arasında: Keltler, Fenikeliler, Yunanlılar, Romalılar ve Vizigotlar sayılabilir.

Ancak: 711 yılından sonra: ülke yarımadanın birçok yeri gibi Araplar tarafından işgal edilince: bu topraklarda da Arap dönemi başlamış olur.
Bu dönemde: pek çok cami ile birlikte, Lizbon şehrindeki tarihi surlar yapılmıştır.

12’nci yüzyılın ortalarından itibaren, Arap işgali görülmesine rağmen, Arap kültürü günümüzde de özellikle “Lizbon” ve “Algarve” şehirlerinde görülmektedir.
Portekizce de “Lizbboa” olarak söylenen şehrin adının, Latinceden değil, Arapçadan geldiği söylenir.

1147 yılında: Portekiz Kralı Afonsa I. Orduları tarafından: Lizbon, Araplardan alınarak Portekiz topraklarına katılmıştır. Yine aynı tarihte; şehirde yaşayan farklı dinlerdeki insanlar katledilmiş, camiler kiliseye çevrilmiş ve günlük hayatta Arap etkisi hızla yok edilmiştir.

12’nci yüzyıla gelindiğinde: yeni ticaret yollarının bulunmasıyla, Portekiz, Avrupa’nın en zengin ülkelerinden biri haline gelmiştir.

15 ve 16’ncı yüzyıllara gelindiğinde ise, dünyayı değiştiren keşiflerden, Portekizliler de paylarını almışlardır. Özellikle “Vasco do Gama” nın: Hindistan yolculuğu sonucunda, ülke birçok kazanç elde etmiştir. Ayrıca: Avrupa ve Uzakdoğu ve Brezilya ile ticari bağlantılar yapılmıştır.

1580 yılına gelindiğinde ise, ülke İspanyollar tarafından işgal edilir ve bunun ardından, zenginliğini yitirir.

1 Kasım 1755 tarihinde Lizbon’da büyük bir deprem ve ardından gelen tsunami, Lizbon çevresindeki birçok yerin yıkılmasına neden olur. Hatta bu deprem nedeniyle, Portekizliler, başkent Lizbon için bir yedek başkent kurmaya karar verirler ve Porto şehri kurulur.

19’ncu yüzyıla gelindiğinde bu kez “Napolyon” ülkeyi işgal eder ve yağmalar.
Bu dönemde, ülkeden kaçan kraliyet ailesi, ancak 1908 yılında geri dönebilmiştir. Ancak: 1910 yılında, ülkede “Cumhuriyet” ilan edilmiştir.

1926 yılına gelindiğinde ise, bu kez “Salazar” isimli bir diktatör, darbe yaparak iktidarı ele geçirmiş, ancak bu durum 1974 yılında sona ermiştir.

Ülke: 1986 yılında Avrupa Birliğine girmiş ve fonlardan en çok yararlanan ülke olarak, hızla kalkınmıştır.

Evet: ülke koyu Katolikdir. Futbol, ülkede en sevilen uğraşı alanlarının başında gelmektedir.

Portekiz Genel

NE SATIN ALINIR

Portekiz ülkesinde, “azulejo” denilen seramikler dünyaca meşhurdur. Ayrıca, yöresel ürünler de satın alınabilir, örneğin Porto bölgesinden Porto şarabı satın alınabilir.

Portekiz Genel

TURİZM

Portekiz denilince, bu ülkede ziyaret edilebilecek en güzel yerler listesi, şöyle sıralanabilir:
1. Lizbon ( burası büyüleyici bir şehir olarak göze çarpar)
2. Sıntra ( büyüleyici bir masal şehri)
3. Evora (bir müze kent)
4. Obidos (bir ortaçağ görünümü)
5. Porto (bir görkemli liman şehri)
6. Batahla ve Alcobaça (dünya mirası mimari harikası)
7. Tomar (şövalyeler diyarı)
8. Sagres (dünyanın sonundaki sular)
9. Marvao (muhteşem bir yer, muhteşem bir manzara)
10. Braga (barok şehir)
Portekiz ülkesinde, UNESCO tarafından “Dünya Kültür Mirası Listesi” ne dahil edilerek koruma altına alınmış yerler şunlardır.
1. Jeronimos Manastırı
2. Belem kulesi.
3. Sintra
4. Evora
5. Batalha Abbey
6. Alcobaça Abbey
7. Tomar en Templar Kalesi ve Manastırı
8. Guimaraes
9. Porto Eski Merkezi
10. Douro Valley
11. Coa vadisi Prehistorik kaya sanatı
12. Angra do Heroismo
13. Pico Island Vineyard Kültür
14. Laurisilva Orman

Portekiz Obidos

Portekiz Obidos

Lizbon şehrine 80 km uzaklıktadır.

Portekiz’in 7 harikasından biri olarak ilan edilmiştir.

İlk olarak yüksek bir kayalığın eteklerine yakın bir Roma yerleşiminden söz edilir, daha sonraki dönemde büyüyerek günümüze gelmiştir.

Roma şehri “Eburobrittium” un öne çıktığı bazı tarihi kalıntılar, 1’nci yüzyıla uzanıyor. 1994 yılında yollar yapılırken, bu gizli mücevher şehir keşfedilmiştir.

Kendine özgü yapısı ve kolayca tanınabilen güzelliğiyle öne çıkar.

Tepenin çevresi, müstahkem bir duvarla çevrilidir. Bu yüzden, ülkenin tek surlu şehridir.

Evet, Obidos şehri kitapçılarıyla da tanınır. 2015 yılında UNESCO, Obidos şehrini “Edebiyat şehri” olarak tanımıştır. Kasaba nüfusu yaklaşık 3 bin kişi olmasına rağmen, burada yarım milyondan fazla kitap bulunduğu söyleniyor.

Portekiz Obidos

Gelelim buranın önemine

1148 yılında, Portekiz’in ilk kralı Afonso Henriques tarafından bölge ele geçirilir. Kasaba, Portekiz kraliyet ailesi tarafından ikametgah olarak seçilince, hızla zenginleşir. 1210 yılında Portekiz kralı II. Afonso, bu kasabaya Kraliçe Urraca’nın ismini verir ve köyü de Kraliçeye hediye eder.

Sonraki yıllarda Obidos Portekiz kraliçeleri himayesi altına girer ve “Villa das Rainhos” yani “Kraliçenin Kasabası” olarak isimlendirilir.

Böylece, tüm Portekiz kraliçelerinin çeyizinin bir parçası olur ve yaklaşık 500 yıl boyunca bu gelenek devam eder. 1833 yılında ise bu gelenek biter. Ancak geçen süre zarfında Portekiz Kraliçeleri, kasabada iz bırakırlar.

Çeşitli hanedanlıklar boyunca kasaba gelişir. Günümüzde ise, sokakları, meydanları, surları ve kalesiyle popüler bir turizm merkezi olur. Çünkü, Orta çağ mimarisi en iyi korunarak günümüze ulaşmıştır. Burası, yaklaşık 1000 yıl hiç değişmeden günümüze ulaşması nedeniyle çok yoğun ziyaret edilmektedir.

Portekiz Obidos

Ne yenir-Ne içilir

Obidos lagününden gelen balıklarla yapılan “Bouillabaisse” oldukça meşhurdur. Ama özellikle, bardak şeklindeki küçük bir çikolatadan içilen “Ginjinha de Obidos” yani vişne brendesi yörenin en ünlü içeceğidir. Ginja: vişne (ginja berry), alkol, şeker ve tarçın ile karanfil gibi baharatlardan yapılır. Ayrıca, yerel olarak yetiştirilen bir yıldır marine edilmiş kirazlar kullanılır.

 

GEZİLECEK YERLER

Portekiz Obidos

PORTA DA VİLLA

Burası, kasabadaki en çarpıcı yerlerden biridir. Aslında Obidos’a giden ana giriş kapısıdır ama aynı zamanda küçük bir şapeldir. Kasabanın ana caddesi Rua Direita’ya açılan bu kapı, küçük bir kule şeklindedir. Burada bir zamanlar hitabet ve genel duyurular için kullanılan Barok bir balkon bulunur.

Portekiz Obidos

Portekiz kalelerinde yaygın olduğu gibi, doğrudan bir süvari saldırısını önlemek için, iki kademeli geçitten oluşur. Kapılar arasında, İsa’nın tutkusunu tasvir eden, 1740 yılından kalma Kral D. Joao IV tarafından yerleştirilen, güzel mavi ve beyaz çini panellerle süslenmiş, hitabet görevi gören bir balkon bulunur.

Ayrıca, Obidos’un koruyucu azizi ile ilgili bir yazıt var. Bu yazıt “Bakire Leydi’miz, ilk günah olmadan gebe kaldı” yazmaktadır. Fayansların üzerindeki boyalı tavan, dikenli bir tacı göstermektedir.

Başlangıçta dış kemer yani Calvary Merdivenleri geceleri kapanırmış.

Portekiz Obidos

RUA DİREİTA

Burası Obidos kasabasında: özel mağazaların bulunduğu bir caddedir. Ayrıca bir dizi restoran, bar ve benzersiz dükkanlar bulunur. Rua Direita boyunca yürüyün. Bazı hediyelik eşyalar, yerel olarak yapılmış sanat ve el sanatları ve bölgesel yiyeceklerden satın alın. Yerel pastanelerde ve kafelerde, yöresel hamur işleri ve yerel tatlılardan bazılarını deneyebilirsiniz.

Portekiz Obidos

MURALHAS DA CİDADES-OBİDOS KALESİ

Obidos’un tarihi merkezini çevreleyen, atik şehir surları, bozulmadan günümüze kadar ulaşmıştır. Bu surların üstünde yürünebilir, ama herhangi bir korkuluk yok, bu yüzden oldukça fazla dikkatli olmak gerekir.

Portekiz Obidos

Surların uzunluğu yaklaşık 1.5 km dir. Bazı noktalarda yükseklik 13 metreye kadar ulaşır. Diğer birçok Portekiz kalesinin aksine, bu kale daireseldir. Kale, 1950’lerde devlet tarafından işletilen lüks bir otele dönüştürülmüştür.

 

IGREJA DE SAO PEDRO

Kasabanın merkezinde bir Katolik kilisesidir. 13’ncü yüzyıl sonları ile 14’ncü yüzyıl başları arasında inşa edilmiştir. 1755 depreminde yıkılır. Orijinal binadan geriye: tahtıyla birlikte oymalı ve yaldızlı ahşap yüksek sunak (1690-1705 yapımıdır) ve taş sarmal merdivenli çan kulesi kalmıştır. Ressam Josepha de Obidos ve dini konuşmacı Francisco Rafael Silveria burada gömülüdür.

Portekiz Obidos

MUNİCİPAL MUSEUM OF OBİDOS-OBİDOS MÜZESİ

Kasabanın merkezindedir. Obidos şehir müzesinde, 17’nci yüzyıl kadın ressamı Josefa de Obidos’un eserleri sergilenmektedir. Ayrıca: Napolyon’un işgalci ordusuna karşı yapılan savaşta kullanılan Fransız ve İngiliz silahlarından oluşan değerli bir silah koleksiyonu, Barok mobilyalar, mimari parçalar ve Roma dönemine ait arkeolojik eserler bulunmaktadır.

Portekiz Obidos

CHURCH OF SAİNT MARY-MERYEM AMA KİLİSESİ

Kasabanın merkezinde, ama kilisedir. Hemen önünde, Praça de Santa Maria isimli bir park var. Bu kilisenin kökeninin Vizigot dönemine kadar uzandığı söyleniyor. Vizigot tapınağı, Müslüman döneminde camiye dönüştürülmüş, 1148 yılında ise Afonso Henriques kasabayı fetih edince, burası kiliseye dönüştürülmüştür.

Kral Joao II’nin eşi Kraliçe Leonor tarafından yaptırılmıştır.

1535 yılında depremden sonra, 1571 yılında harap durumdayken, Avusturya Kraliçesi Catherina emriyle baştan aşağı yenilenerek günümüzdeki görüntüsüne kavuşmuştur.

İç mekanda: 17’nci yüzyıldan kalma inanılmaz güzel mavi çinilerle süslenmiş ve bitkisel ikonolarla elle boyanmış, muhteşem boyalı tavan ve duvarlar dikkat çeker. Duvarlar, yağlı boya tablolarla süslenmiştir. Sunağın yanında ise, 17’nci yüzyılın ünlü ressamı Josefe de Obidos’un eserleri bulunmaktadır.

Portekiz Obidos

Pelourinho-Portekiz boyunduruğu süslü taş sütun

1910 yılında ulusal anıt olarak tescil edilmiştir.

Kilisenin karşısındadır. Silindirik yapı, yerel kireçtaşından yapılmıştır. 3 basamaklı bir kaideye oturmaktadır. Silindirik gövde, akantus tacı ile taçlandırılmıştır. Sütunun ikinci bölümünü bitiren, Manuelin döneminin karakteristik bir unsuru olan çam kozalağı şeklindeki başlıktır ve tepesinde sarmal yivli bir tepe noktası bulunur.

Başlık: bitkisel motiflerle yani akantus yapraklarından gelişmiş bir taç olan, kareli motiflerle süslenmiş iki telle sınırlandırılmış bir bölüme sahiptir.

Sahip olduğu tipolojik özellikler nedeniyle, Manuelinler döneminde yapıldığı ve D. Manuelin’in 1513 yılında şehre verdiği beratla ilgili olduğu düşünülmektedir.

Orta çağ döneminde, adaletin uygulanma noktası olarak hizmet etmiştir. Suçluları aşağılamak ve cezalandırmak için kullanılmıştır.

Bir tarafında kraliyet arması bulunan bir kalkan görülür. Diğer tarafında ise, Kraliçe Eleanor’un oğlunu Targus nehri yakınında öldükten sonra kurtaran balıkçıların anısına bir ağ görüntüsü bulunur.

Portekiz Obidos

İGREJA DE SAO TİAGO

Şehir merkezindeki ana yolun sonunda bir Katolik kilisesidir. Eskiden Kraliyet ailesini hizmet etmiştir. Geçmişi 12’nci yüzyıla kadar uzanır. Ancak 1755 depreminde yıkılmış ve sonra yeniden inşa edilmiştir.

Son yıllarda Lizbonlu edebiyatseverler ve girişimciler, burayı kitapçıya çevirmişlerdir. İçinde çok dilde yazılmış kitap koleksiyonu var. Bu eşsiz kitapevi, Obidos kasabasındaki edebiyat ve sanat akımının sadece küçük bir temsilcisidir.

Portekiz Obidos

IGREJA DA MİSERİCORDİA

15’nci yüzyılda Kraliçe Dona Leonor tarafından kurulmuştur. Kilise, bir dizi önemli sanatsal hazineye sahiptir. En önemli eser, giriş sundurmasındaki Meryem Ana’nın eski mavi porselen heykelidir.

Kilisenin içi, 1678 yılında buraya yerleştirilen çiniler ile tamamen kaplıdır. Cavaleiros Kontesi Dona Luiza Guerrara’nın mezarı ilgi çekicidir. Tavanın ahşap beşik tonozu, çeşitli dekoratif motifler ve Kraliyet tacı ile boyanmıştır.

Portekiz Obidos

SANTUARİO DO SENHOR DA PEDRA

Surların dışındadır. Merkeze 1 km uzaklıktadır. En belirgin özelliği, altıgen şeklidir. Ayrıca, piramidal yeşil camlı çatısı dikkat çeker. 1740-1747 yılları arasında Kral V Joao tarafından yaptırılmıştır. Ancak bazı ayrıntılar tamamlanamamıştır.

Çünkü bazı pencereler tuhaf şekilde baş aşağı durmaktadır. Kilisenin içinde 2’nci yüzyıldan kalma taştan yapılmış bir hac var. Kutsal meydandaki Barok tarz yapının önünde hoş bir mavi-beyaz çinili çeşme var.

Portekiz Obidos

MARCADO BİOLOGİCO DE OBİDOS

Burası türünün tek örneği olan bir dükkandır. Bir organik pazar ve seyahat, gastronomi ve şaraplar üzerine ender kitaplarda uzmanlaşmış bir kitapçı olarak faaliyet gösterir.

Portekiz Obidos

AWUEDUTO DE USSERİAR-ODİDOS SU KEMERLERİ

16’ncı yüzyılda inşa edilmiştir. Obidos’a çok yakındır. Yakındaki bir kaynaktan, Obidos’un çeşmelerine su taşımak için kullanılmıştır. Kasabanın ana kapısının hemen karşısındaki, büyük bir otoparkın yanında yer almaktadır.

Portekiz Sintra hakkındaki gezi yazım için  Sintra

 

İzmir Efes Yamaç Evler

İzmir Efes Yamaç Evler

Yamaç evler, Efes antik kenti içinde, ilave ücret ödeyerek girilen bir bölümdür. Çünkü, buranın restorasyonu için çok büyük paralar ödenmiştir. Öyle ki yamaç evlerin üstünün kapatılması maliyetinin 10 milyon dolar olduğunu duydum. Ama Efes antik kentini ziyaret ettiğinizde, bence kesinlikle ilave bir ücret ödeyerek burayı da mutlaka gezin ve görün, inanılmaz güzel, inanılmaz orijinal yerler.

Evet şimdi Yamaç Evler hakkında ayrıntılı tanıtıma başlıyorum.

Kuretler caddesi üzerinde, Hadrian tapınağının karşısında, Bülbül dağının kuzey yamacına konuşlandırılmış bulunan bu 7 ev ve içlerinde yaşayan aileler, Efes’in en işlek semtinin merkezindeydiler.

Antik şehrin tam merkezinde bulunan bu evler, yaklaşık dört bin metre kareye yayılmıştır.

öNEMİ:

Efes şehrindeki zengin ve ünlülerin evleri, Efes’teki yamaç evler, antik çağın en zengin vatandaşlarının bazılarının özel hayatına benzersiz bir bakış açısı sağlar. Bu evler, zengin Efeslilerin belediyeye misafir ağırlama ve günlük işlerinde kullanılması için verdikleri evlerdir. Yüksek rütbeli Roma ordusu subayları, valiler ve zengin tüccarlar ve daha fakir Efeslilerin tüm aileleriyle birlikte yaşadığı tek kişilik odalara kıyasla, çok büyüktüler.

 

öNCESİ

Yamaç evler bölgesi, Romalılar tarafından yaşam alanına dönüştürülmeden önce, Helenistik dönemde (MÖ 6’ncı yüzyıldan MÖ 4’ncü yüzyıla kadar) mezarlık olarak kullanıldı. Yeni yerleşimciler evleri inşa ederken, kendilerinden öncekilerden kalan malzemeleri de kullandılar.

Kuruluş Aşaması

MÖ 200 yıllarında Kuretler caddesine açılan dar sokaklar, masif taş duvarlar kullanılarak üç teras oluşturuldu. Bu üç terasın her bölümüne dikilmiş ikişer ev vardı. Yani, üç terasta, orijinal olarak altı tane bitişik ev yapılmıştır.

Ara sokaklar çok dardı. Bazı ev sahiplerinin evlerini tonoz çatı ile kapattıklarına  dair kalıntılar vardır. En kuzeydeki terasta, MS 1’nci yüzyılda, bir mesken inşa edildi. Diğer teraslarda ise bir el sanatları mahallesi gelişti.

İzmir Efes Yamaç Evler

EVLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ

En yüksek noktadaki ev ile, en alt noktadaki ev arasında 27 metrelik yükseklik farkı vardır.

Evler üçü bir katta ve ikisi iki katta ve üç katta olmak üzere, üç ayrı teras üzerine inşa edilmiştir ve sadece ara sokakları ve geçitleri paylaşırlar.

Evler, hemen hemen aynı ölçülerde (400-600 metre kare) olan, sütunlu avlulu şekildedir.

Evlere, ara sokaklardan bir dizi basamakla girilir. Yani, evlerin her birinin doğrudan sokak erişimi vardır.

Bu teraslar, ilk olarak MÖ 1’nci yüzyılda sığınak olarak kullanılmış olsa da, bugün görülebilen evler MS 1’nci yüzyılın sonuna kadar inşa edilmemiştir.

 

Ana girişler:

Ana girişler, dar taraflı koridorlar tarafında konuşlandırılır. Mermer yüzlü portrelerle çevrelenmiştir.

 

Kutsal Amaçlı Yerler

Giriş bölgelerinde ve iç bahçede, görünüşleri, amaçları ve aile gelenekleri doğrultusunda değişiklik gösteren kutsal amaçlı yerler vardır. Bu bölgelere küçük ibadet oyukları, bu oyuklarda epiksi kahraman sahneleri veya ölenlerin anısına buketler konulmaktaydı.

 

Zemin Katlar:

Avlular-Peristil:

Evler, dört sütunla çevrili, açık bir prestil etrafından ortalanmıştır. Merkezdeki avlular 25-50 metre arasındadır.

Büyük mermer avlu/salonlar, ince sütunlara sahiptir. Avlu, oldukça lüks şekilde dekore edilmiştir. Avlular, iletişim merkezi ve misafirler için prestifli yer olma konumunu korumuştur.

Çok iyi işçilikli mozaikler, duvarlara gömülü kuyular ve çok yüksek kalitede duvar süslemeleri vardır. Küçük figürlü konsantrasyonları ile yapılan dekorasyonlardan, avluların evleri temsil eden yerler olduğu anlamı çıkar. Avlular aynı zamanda ışık kaynağı olarak hizmet vermekteydi.

Zemin katta bulunan diğer mekanlar:

Salona açılan oturma ve yemek odaları, üst katta ise yatak odaları ve misafir odaları bulunuyordu.

Pencereler:

Evin tüm odalarında pencere yoktu, sadece açık salondan gelen ışıkla aydınlatılıyordu. Bu yüzden odaların çoğu loştu ama bu sayede hırsızların pencerelerden eve girmesi de engelleniyordu. Pencereler, genellikle kapıların üstünde, yüksek seviyelere yapılmış, bunlardan bazıları demir çubuklarla çevrelenmiş, ekstra ışık sağlamak için metal ve camdan oluşan meşaleler konmuştur. Fakat bunların sürekli açıkta olan ateşleri, her zaman bir tehlike oluşturuyordu.

İzmir Efes Yamaç Evler

İlham Perileri Odaları:

Bunlar muhtemelen misafir kabul odaları olarak kullanılmıştır. Ancak bu odaların aslında ne için kullanıldıkları net değildir. Ama duvarlardaki dekorasyon, odaların misafir kabul odaları olabileceğini gösterir. Öyle ki, odaların kenarlarında şarap amforaları bulunmuştur.

Yemek Odası:

En önemli odalardan biriydi. Rahatlığına ve ruhu iyileştirdiğine inanılan müzik çalınırdı. Konuklar kanepelerde yarı yaslanmış olarak oturur, ayakları cömertçe süslenmiş mermer veya bronz masalarda yemek yerlerdi.

Üretimle ilgili Odalar:

Misafir ağırlama salonları ve oturma odaları hariç, evlerde üretimle ilgili odalar da vardı. Bu odalar, genelde evin girişine yakın olarak konumlandırılırdı. Merdiven ya da koridorla ulaşılabilen üretim odasının birçok ev tarafından kullanılacak şekilde oluşturulması ilginçtir.

Mutfak:

Gömme mutfak genelde bulunmazdı. Duvardaki resimlerden, yemeklerin genellikle dışarıdan sağlandığı anlaşılmaktadır.

Banyolar;

Bu evlerin ayrıca zeminin altından ve duvarların içinden geçen kil borularla sağlanan sıcak ve soğuk su akan özel banyoları vardı.

 

Isıtma Sistemi:

Evlerin merkezi ısıtma sistemlerinde kil borular kullanıldı. Evler kaplıcalarda kullanılanlara benzer bir sistemle ısıtılırdı.

İzmir Efes Yamaç Evler

Su Sistemi:

Peristilin yani avlunun yukarısında temiz hava için bir açıklık vardı ve yağmur yağdığında yağmur suyu avlunun ortasında bir havuzda veya kuyuda toplanırdı. Her evin içindeki özel kuyularda su toplanabilirdi. Evlerin su ihtiyacı, kuyulardan ve genellikle giriş bölgelerinde avlularda bulunan çeşmelerden sağlanıyordu. Ayrıca sıcak ve soğuk su vardı.

Tuvaletler:

Tuvaletler, gelen ziyaretçilere kolaylık olması için ön bölgelerdeydi. Kanalizasyon, bölümlere ayrılmış bir kanal sistemiyle kurulmuştu.

İzmir Efes Yamaç Evler

Üst Katlar

Üst katlara sütunlarla çevrili bir merdivenden ulaşılırdı. Depremden sonra ulaşılan yığınlarda bulunan duvar parçaları ve mozaik zeminler, üst katlardaki odaların da zengin şekilde dekore edildiğini gösterir.

İzmir Efes Yamaç Evler

Duvarlardaki sanat eserleri:

Evlerin en inanılmaz kısmı zemin ve duvarlardaki güzel sanat eserleridir. İç odaların duvarları, özellikle mitolojik konular tasvir eden fresklerle süslüydü. Duvarlar, mitolojik sahneleri tasvir eden muhteşem alçı heykeller ve resimlere sahipti.

Yamaç evlerin birkaç duvar resmi, sakinlerinin günlük yaşamlarına dair bir fikir veren çizimler ve grafitlere sahiptir. Çizimler ağırlıklı olarak gladyatörleri, karikatürleri ve hayvanları gösteriyor. Graffiti, kişilerin adlarını, şiirleri ve aşk beyanlarını içerir.

Özellikle ilgi çekici olan, fiyatları da dahil olmak üzere (örneğin: soğan, 3 eşek, kimyon-1/2 eşek, termal banyolara giriş 12 eşek) günlük hayatın mallarına ve gerekliliklerine atıfta bulunan 30 listeden oluşan bir guruptur.

Ayrıca ev sahipleri, birçok özel portrede resmedilmişti. Evlerin ana mekanlarında sergilenen bu portrelerin aile bireylerine ait oldukları düşünülmektedir.

İzmir Efes Yamaç Evler

 Şimdi günümüzde ziyarete açılan bazı evlerle ilgili bilgiler:

Doğu Külliyesi: 

Doğu külliyesi, 2500 metre karelik bir alanı kapsar ve üç teras üzerine inşa edilmiş müstakil evlerden oluşur.

Külliyenin başlangıcı MS 1’nci yüzyıla kadar uzanır ve bu evler MS 7’nci yüzyıla kadar iskan edilmiştir.

Günümüzde tüm alan, değerli iç mekanları havanın zararlı etkilerinden korumak için masif çatı ile kaplanmıştır.

Kuzey yolundaki caddede Kuretler caddesine açılan dükkan vardır. Bu sıra binalar, dükkan (taberna) veya bar olarak kullanılmıştır. Taberna yani dükkan ve caddenin arasındaki tören yolunda, geç Helenistik döneme ve İmparatorluk zamanına ait olan anıtsal eserler sıralanmıştır.

Roma dönemi ev tipleri

Geç Roma-Erken Bizans konutları iki ana formda yapılıyordu. İnsula (apartman) tipi konutlar ve Domus (özel) konutlardır. Yamaç evler, her iki yapı tipinin de özelliklerini göstermesine rağmen, büyüklükleri ve özel konutlar olması nedeniyle Domus sayılır.

 

Domus Evi:

En göze çarpan bina, varlıklı kişilerin yaşadığı bir villa ve orta sınıf vatandaşlara ait birkaç ev olan “Domus” olarak adlandırılır. Domus, varlıklı bir aileye ait iki katlı bir evdi. Bu evde: bir avlu, bir salon, bir yemek odası ve özel bir bazilika da dahil olmak üzere, birkaç odası korunarak günümüze ulaşmıştır.

Avlu (peristil) sütun dizileriyle çevriliydi. MS 1’nci yüzyılda inşa edilmiştir. MS 37 yılındaki depremden sonra restore edilmiştir. MS 300 civarında renkli mermer kaplamala ve peristil yani avlunun güney kısmına bir çeşme eklenmiştir.

İzmir Efes Yamaç Evler Bazilika

Salonun güneyindeki oda, özel bazilika olarak düzenlenmiştir. Bazilika, konuklara büyük bir zenginlik ve önem izlemini vermek için özel olarak tasarlanmıştır. Bu bazilika, yaklaşık MS 160 yılında inşa edilmiştir. Duvarlar mermerdir ve beşik tonoz fresklerle süslenmiştir.

İzmir Efes Yamaç Evler

Batı Külliyesi

Günümüze kadar mükemmel bir şekilde korunarak gelmiştir. Burada peristilli yani avlulu veya iç avlulu, en az beş lüks villa bulunur. Odaların çoğu, freskler ve sanat eserleriyle dekore edilmiştir. Ayrıca, bu bölümde tüm evlerde akan su ve küvetli banyo izlerine rastlanmıştır. Bu bölüm, Anadolu’nun batısında, Roma dönemine ait en büyük antik mozaik zemin koleksiyonunu barındırır.

İzmir Efes Yamaç Evler Duvar süslemeleri

 

Bu mozaikler, MS 1’nci yüzyıl başlarından MS 3’ncü yüzyılın ilk yarısına kadar uzanan dönemde yapılmıştır. Mozaiklerin çoğu: İtalya’dan gelen mozaiklerle bağlantılı olan, küçük siyah ve beyaz taşların kullanıldığı geometrik desenlerdir.

İzmir Efes Yamaç Evler Duvar süslemeleri

Çok az sayıda renkli ve figüratif mozaik bulunmaktadır. Bunlar: Triton, Nereids, Dionysos, Medusa ve bir aslan.

İzmir Efes Yamaç Evler Duvar süslemeleri

Nereid ve Triton mozaiği, evin oturma birimindedir.

Görüntü stilistik olarak MS 3’ncü  yüzyıla tarihleniyor. Gorgon’un başı, Roma dönemine özgü bir şekilde, boğazına Herakles düğümüyle bağlanmış iki yılanın kuyruklarıyla gösterilmiştir. Yılanların vücutları, kanatlı kafasının yanlarında kıvranıyor ve başları yukarıda, birbirine bakıyor gibi görünüyor.

İzmir Efes Yamaç Evler Duvar süslemeleri Medusa Başı

Medusa’nın yuvarlak yüzü oldukça insani, kadınsı ve güzeldir.

X şeklindeki arka plan, muhtemelen Aegis’i temsil eden gri pullardan oluşan bir desene sahiptir.

İnce bir şekilde uygulanan görüntü, kesişen dairelerin tekrar eden siyah ve beyaz deseninden oluşan büyük bir dikdörtgen mozaik alanla çevrilidir.

Daha ince siyah dörtgen bir çerçeve içinde siyah oval bir çerçeveye sahiptir.

Aynı odada, bu mozaiğin solunda, Dionysos’un bir büstünü içeren bir amblemi olan, aynı boyut ve stilde başka bir mozaik daha vardır.

İzmir Efes Yamaç Evler Duvar süslemeleri

En büyük villa (Ziyarete açıktır)

Bu villaya Kuretler caddesinin ortasından basamaklı bir yolla ulaşılır.

Batı kompleksinin en büyük villalarından birisi, MS 1’nci yüzyılda inşa edilmiş ve MS 2’nci yüzyılda değiştirilen, iki katlı ve avlulu bir evdir.

Evin çift kanatlı kapısı vardır. Eve girince, sağda görülen merdivenler, ikinci kata çıkmayı sağlar. İkinci kat, tamamen yıkılmış durumdadır. Yaygın bir geleneğe göre, ikinci katta yatak odaları bulunmaktadır.

Giriş kapısından birkaç basamakla zemin kata inilir.

Merdivenlerin bittiği giriş holünde: avlu görünümündeki orta bölümün ortasında, akan su sistemi ve olukları olan bir şadırvan vardır ve eve girenlerin temizlenmesi içindir.

Oradan karşıdaki peristile yani avluya geçilir.

Peristilin ortasında avlu benzeri göğe açılan bir bölüm ve bu bölümün çevresinde mozaik zeminli koridorlar ve bunların arkasında odalar ve holler bulunur.

Bunun güneyindeki alçak tonozlu mekan, ev sahibinin sıcak yaz günlerinde istirahat ettiği yerdir.

Zemin katında 12 oda bulunur. Toplam yaşanabilir alan sayısı 900 metre karedir. Korunarak günümüze ulaşmış odalar: hol, mutfak ve küvetli banyodur.

Bu villanın zemin ve duvar mozaikleri arasında: Herakles, Ariadne, Eros, tavus kuşu ve çiçek motifleri vardır.

İzmir Efes Yamaç Evler Duvar süslemeleri

Salondaki odalardan biri, fresklerin konularından dolayı “tiyatro odası” olarak adlandırılır. Oldukça büyük olan giriş açıklığının solunda Euripides’in “Orestes” oyunundan bir  sahne tasvir edilmiştir. Roma dönemi tiyatro oyuncularının tamamı maske kullanan erkeklerdir.

Bu nedenle, fresklerdeki oyuncular maske takmış olarak gösterilmiştir. Sağda komedi yazarı Menander’in Sikyonios adlı oyunundan bir sahne var. Soldaki geniş duvarın üst kısmında ise, Herakles ile Akhilleus arasındaki mücadele temsil edilmektedir.

Yunanistan’ın en büyük nehir tanrısı olan Akhilleus, Calydon Kralının kızı Deianeira ile evlenmek ister. Ama Deianeira, Aşil’in ejderha ya da boğa gibi varlıkların şeklini alabileceğini bildiği için onunla evlenmek istemez.

Bunun üzerine Herkül araya girer ve kavga çıkar. Freskte çömelmiş olarak gösterilen kız, kavganın konusu olan kızdır.

Efes Yamaç Evler

Peristilin yani avlunun kuzey cephesi, MS 4’ncü yüzyılda değiştirilmiş ve burada duran evin ana odası, iki küçük odaya bölünmüştür. Bu bölümde bulunan yangın izleri de aynı döneme aittir.

Peristilin yani avlunun açık bölümünün üst kısmı, benzer malzemelerle eski modellerine benzetilerek yeniden yapılmıştır.

Girişin sağındaki açıklığı geçtikten sonra, sağdaki oldukça geniş alan, evin hamamıdır. Hamamın sadece alt yapısı korunmuştur. Duvarlarda kışın soğuk havalarda evi ısıtmak için sıcak havanın dolaştığı görülen bacalar vardır.

İzmir Efes Yamaç Evler

2’nci villa-B Evi (Ziyarete açıktır)

Tarih, bilim ve kültür için mükemmel bir referans olan bu ev, restorasyonu ve muhafaza edilmesi zorlu bir yapıdır. 2000 yılında ziyarete açılan Yamaç evler-2’nin kazılmış bölümlerinde bir de müze açılmıştır. Restorasyonu halen devam eden bina, 2011 yılından bu yana, yüz binden fazla kişi tarafından ziyaret edilmiştir.

Ev, güneyde Yamaç evler caddesi ve kuzeyde Kuretler caddesiyle sarılmıştır.

İnsulan tipi yani çok kişiye kiralanan ev, üçgen alt planlıdır. Kenarları, iki basamaklı giriş yollarıyla çevrilidir. Bu yollardan, müstakil evlere de giriş yapılmaktadır. Girişler, 27 metrelik açıklığın üstünden gelir.

Villa, MS 1’nci yüzyılda inşa edilmiştir. Yapıda önce “Muses Salonu” na girilir. Salon, duvarlarında Musa freskleri olduğu için bu ismi almıştır.

Başlangıçta evin girişi diğer tarafta olmasına rağmen, restorasyon sırasında bu şekilde yapılmıştır.

İlham perileri salonundan son derece güzel olan peristile yani avluya girilir.

Peristil yani avlu, ortadaki açık bölümün daha büyük ve daha dekoratif olması dışında, A evindekine benzer. Korint sütunları ince ve zariftir. Ortada görülen kuyu, suların kesildiği zamanlarda kullanılıyordu.

Cam Tonozlu İstirahat Odaları:

Avlunun güney tarafında, genellikle kayadan oyma serin odalar vardır. Bu odalardan bazıları: döşeniş biçimlerine göre sınıflandırılmış, efendilerin bölgeleri olarak değişik cam mozaiklerle süslenmiş, duvarlar ve yer döşemesi mermer yüzle kaplanmıştır.

Ev sahibinin istirahat ettiği bölümün tonozuna cam mozaik işlenmiştir. Cam mozaikler, antik dönemde sanatın en üstün biçimi olarak kabul edilir. Bu cam mozaiklerin, MS 5’nci yüzyıla ait olduğu düşünülüyor.

Dionysos ve Ariadne figürlerinin bulunduğu ilüzyonik bir şarap evi ile çevrelenmiş ortadaki mozaik “cenneti” tasvir eder.

Mozaikler “Hıristiyanlık” tan önce olduğu gibi Dionysos ve Ariadne, merkezde bir daire içinde ve çevrelerinde cennette var olduğu düşünülen tavus kuşu, ördek, horoz vb. var.

Efes Yamaç Evler

Bu bölümün zemini, sepet örgü desenli siyah-beyaz mermer kaplıdır.

Buradan evin avlusuna girilir. Atriumun batı duvarı da yapım tarzından anlaşılacağı üzere geç bir döneme aittir. Evin orijinal girişi bu duvarla kapatılmıştır.

Evet, B evi 900 metre karelik bir alanı kaplar. Atriumlu, hiçbir noktası eksik planlanmamış eksiksiz bir evdir. Atrium, dar bir avlu şeklindedir. Köşelerde sütunlar, sütun aralarında ise ahşap kirişler vardır. Ahşap kirişlerin montaj ve demontajını kolaylaştırmak için kolonlarda uygun prizler sağlanmıştır.

Tuvalet:

Batı köşesinde evin çok kişilik tuvaleti bulunur. Tuvaletin girişinde, günümüzdeki helalara benzer bir hela bulunmaktadır. Buradaki duvarlar da tamamen fresklerle kaplıdır.

Mutfak:

Batıdaki son boşluk evin mutfağıdır. Tuvaletin yanındaki oda, MS 1’nci yüzyıla ait olduğu sanılan evin birinci katının mutfağıdır. Oldukça dar olan mutfağın batı duvarındaki kemerli ocaklar, benzerleri arasında en iyi korunmuş olanlardır.

Efes Yamaç Evler Yemek Odası

Yemek odası: 

Avludan çıkıldığında, soldaki oda yemek odasıdır. Bu odada, prestile bakan taraf, çubuk şeklinde düzenlenmiştir. Hane halkının yemeklerini burada birlikte yediği varsayılır.

Salon ve Yemek Masası:

Bunun bitişiğindeki salon gibi görünün boşluk ise, ana oda denilen evin en önemli odasıdır. Ev sahibi, misafirlerini burada karşılamıştır. Bu odanın zemini yanlarda düz, ortada renkli mozaiklerle kaplıdır.

Kenarlar, bu kısımlara sedirler konulduğu için tek renkli ve sadedir. Odadaki kırmızı masa yerinde keşfedilmiştir. Masanın oldukça yüksek olan ayağı; yarı yatay pozisyondaki kanepenin üzerine gerilmiş ve yemek yiyenlere çirkin görünmemesi için fazla oyulmuştur.

Efes Yamaç Evler

FLAVİUS FURİUS EVİ-ÜNİTE 6

Evler arasında en etkileyici olandır. MS 3’ncü yüzyılda dönemin konsülü Gaius Glavius’a ait saray tipi evdir. Bu ev, Yamaç evlerin en görkemlisidir. Mermer salonun tamamı, çeşitli ithal renkli mermerler ile geniş kaplama alanları vardır.

Evin yemek salonu: üç katlıdır ve taban alanı 178 metre karedir. Bu yemek salonunda, Anadolu ve Ege adalarından getirilen 22 farklı tür mermer, granit ve oniks taşlarla kaplanan 350 metre karelik duvarlar, MS 270-280 yılları arasında gerçekleşen büyük depremde yerle bir olmuştur.

Deprem sonucu, yıkılan duvarlar ve diğer kıymetli kalıntılar, yıllar içinde toprağa gömülerek, evlerde yer alan eserlerin günümüze kadar korunması sağlanmıştır. Bu salonda dağılmış halde bulunan 120 bin parça mermerin, bir araya getirilme çalışmaları adeta bir puzzle çözer gibi devam ediyor.

Prestil ev ve diğer evler;

Bu evde, MS 450 yıllarına tarihlenen freskler vardır.

Efes Yamaç Evler Sokrates Firizi (Selçuk Efes Müzesi)

Başka bir evde, kompleksin kuzeydoğu köşesinde, mükemmel durumda “Sokrates” i tasvir eden bir fresk bulunmuştur. Sokrates’i bir bank üzerinde otururken gösteren fresk, oldukça iyi durumdadır. Sokrates (MÖ 469-399) yılları arasında Atina’da yaşamıştır.

Modern Batı felsefesinin kurucularından biri olarak kabul edilen bu hatip ve filozof, tartışma metodu yoluyla, akıl, mantık, ahlak ve demokratik ilkenin genel pratiğine dair fikir ve söylevleriyle tanınır.

Yamaç evlerdeki fresk, Yamaç evlerin genel olarak MS 2-5’nci yüzyıllar arasında yapıldığı göz önüne alındığında, Sokrates’in ölümünden en az 500 yıl sonra bile Ege havzasında bilinen bir figür olarak resim ve heykellerinin yapıldığını gösteriyor.

Evet, bu fresk günümüzde Selçuk Efes Müzesinde sergileniyor.

Günümüz

Evler, MS 262 yılındaki büyük deprem ve tusunami tarafından olumsuz etkilendi. MS 7’nci yüzyılda ise bir dizi yıkıcı Arap akını ve limanın sürekli dolmasıyla Efesliler Ayasulluk Tepesine taşındıklarında bu evler terk edildi.

Terk edildikten sonra, heyelan ve çamur kaymaları nedeniyle evler toprak altında kaldı. Ancak toprak evleri iyi korumuştur.

Efes Gezi Planı

Gezi Planı

Kuruluş Öyküsü