Yozgat Boğazlıyan

Yozgat Boğazlıyan

İlçe: Yozgat-Kayseri kara yolu üzerindedir. İl merkezi Yozgat’a uzaklığı Sorgun ilçesi üzerinden 125 kilometredir. Atatürk yolu olarak isimlendirilen yol kullanıldığında ise, Boğazlıyan-Yozgat arası 90 kilometredir. Kayseri-Ankara demiryolu üzerinde bulunan Yeni Fakıllı istasyonu, ilçeye 23 km uzaklıktadır. Boğazlıyan, Kayseri arası uzaklık: 83 km.

TARİHİ

İlçe Boğazlıyanoğulları oymağı tarafından kurulmuştur. Boğazlıyanoğulları, günümüzde de varlıklarını sürdürmektedir. Diğer Bozok Türkmenleri gibi buraya gelerek yerleşmişlerdir. İlçenin ismi de buradan gelir. 1402 yılındaki Ankara savaşının ardından, Timur, Orta Anadolu’da bulunan Kara Tatarları, tekrar Orta Asya’ya sürünce, onların bıraktığı boşluklara Bozoklar yerleşmişler ve bu bölgeye Bozok Yaylası ismi verilmiştir. Bozoklar: genellikle Oğuzların Bayat boyundan gelmedirler. 1773 yılında ilçe Derebeyi olan Mustafa Bey’in çiftliği durumundadır.

Boğazlıyan Kaymakamı Akif Bey, ilçenin bataklık olması nedeniyle, yaz ayları için Uzunlu’ya nakli için Saraydan ferman almış, Askerlik Şubesi Boğazlıyan’da kalmak üzere diğer hükümet erkanının Uzunlu’ya nakletmiştir. Ancak daha sonra, ilçe tekrar Boğazlıyan merkeze taşınmıştır.

Boğazlıyan’da ilk belediye teşkilatı 1879 yılında kurulmuştur. Ancak aynı dönemde, ilçe merkezinde bulunan bataklıktan ve olumsuz çevre koşullarından dolayı, kaza merkezi Boğazlıyan’dan Uzunlu’ya taşınmıştır. 1900 yılında, ilçe merkezi yeniden Uzunlu’dan Boğazlıyan’a taşınmıştır.

1908 yılında ilçede Bidayet Mahkemesi kurulmuştur.

1’nci Dünya Savaşı yıllarında, Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey: Ermenilere karşı yapılan tehcir uygulamasında, katliam yapıldığı bahisle, İngilizler tarafından yapılan ısrarları sonucu İstanbul Hükümeti tarafından tutuklanarak, 1919 yılında idam edilir. Ancak hemen 2 yıl sonra, Ankara Hükümeti tarafından kendisi “Milli Şehit” olarak ilan edilmiştir. Tabii burada olayın derinliklerine inmek ve bu idamın ne kadar haksız olduğunu anlamak gerekir.

Balkan ve 1’nci Dünya Savaşı sırasında, Boğazlıyan ilçesinden birçok cepheye eli silah tutanlar gönderilmiş, bunun üzerine köyler savunmasız kalmış ve Ermeni çetelerinin saldırılarına maruz kalmışlardır. Olay, Yozgat Jandarma Taburu tarafından bastırılmış ve Ermeni çeteleri etkisiz hale getirilmiştir. 1915 yılında çıkarılan tehcir kanunu ile, ilçede yaşayan Ermenilerin bir kısmı Suriye’ye göç ettirilmişlerdir.

Bu emir, o sırada Boğazlıyan Kaymakamı ve Yozgaz Mutasarrıf Vekili Mehmet Kemal Bey tarafından yerine getirilmiş, nakiller sırasında kolluk kuvvetlerinin aldığı tedbirlere rağmen, iklim şartlarının olumsuzluğu, eşkıya saldırıları, hastalıklar ve Ermeniler tarafından yakınları katledilenlerin intikam düşünceleri nedeniyle, Ermenilere karşı bir takım ferdi olaylar yaşanmıştır. Bu olaylar, İngilizlerin de şişirmesiyle, Kaymakam Mehmet Kemal Bey’e maledilmiştir.

10 Nisan 1919 tarihinde “Türk Adalet Tarihine Kara bir leke olarak geçen” karar gereği, İstanbul’da idam edilen Kemal Bey’in cenazesi, Kadıköy Kuşdili çayırında bulunan kabristana defnedilmiştir. Boğazlıyanlılar, Kaymakam Kemal Bey’e sahip çıkmışlar, Hükümet konağının önünde, Cumhuriyetin 50’nci yılında anıtını dikmişlerdir.

Kurtuluş Savaşı yıllarında, Boğazlıyan Kuvay-ı Milliye ve TBMM yanında yer almıştır. Ayrıca yine Yozgat yöresinde Çapanoğulları ve diğer isyanlar sırasında da Boğazlıyan halkı isyancıların yanında yer almamıştır. İsyancıların Boğazlıyan’a sokulmaması için silahlı müdahalede bulunulmuş ve 20 Haziran 1920 tarihinde, Boğazlıyan ilçesinden şehitler verilmiştir.

Yozgat Boğazlıyan

GENEL

Boğazlıyan ilçesi, il merkezi Yozgat’ın güneyindedir. Bir ova üzerine kurulmuştur. Bozok yaylası üzerindedir. Bu yüzden, ilçe topraklarının büyük bölümünde tarım yapılır. Deniz seviyesinden yükseklik 1050 metredir. İç Anadolu ile birlikte, ilçenin büyük bölümü, Erciyes volkanının etkisinde kalmıştır. İlçe sınırları içinde bulunan Kozan özü deresi üzerine Uzunlu Barajı kurulmuştur.

Uzunlu barajı sulamada kullanılır. Yörede: karasal iklim görülür. Buna bağlı olarak yazlar sıcak ve kuru, kışlar ise soğuk ve yağışlı geçer. Sıcaklıklar arasında büyük fark olur. Doğal bitki örtüsü bozkırdır. Dağların üzerleri ise çıplaktır. Ağaç toplulukları gelişmemiştir.

Yozgat Boğazlıyan

GEZİLECEK YERLER

Yozgat Boğazlıyan Bahariye Cavlak Kaplıcaları

BAHARİYE CAVLAK KAPLICALARI VE ARKEOLOJİK SİT ALANI

İlçe merkezine 4 km uzaklıkta bulunan Bahariye köyünün güneyindedir. .3 jeotermal kuyudan çıkan kaplıca suyunun sıcaklığı 30-60 derece arasındadır. Su: bikarbonatlı, klorürlü, sülfatlı sular gurubuna girer. Yani oldukça kaliteli bir sudur. Kaplıca sularının iyi geldiği söylenen hastalıklar şunlardır: romatizma, kalp ve kan dolaşımı, sinirsel hastalıklar, eklem ve kireçlenme, beslenme bozukluklarıdır. Kaplıcadan çıkan sular, iki gölcükte toplanır.

Merkezde 3 tesis bulunmaktadır. Bir tanesi: açık yüzme havuzudur. Diğer iki tesis ise: müteşebbisler tarafından yapılmıştır. Biri: 50 oda kapasiteli, Apart termal tesistir. Gölcüklerin güneyinde, 30-40 metre yükseklikte, kayalar vardır. Bu kayaların kuzeye bakan cephelerinde tabii oyuklar görülür. Ancak bu oyukların anlamı bilinmez.

Kayalıkların doğusunda, iki Tümülüs (yayvan tepe) bulunur. Doğudaki büyük tepe: 15 x 20 metre ebatlarındadır. Batıdaki diğer tepe, 80 metre uzaktadır. Bu tepenin ölçüleri de aynıdır. Küçük tepe üzerinde nirengi işareti bulunur. Bu Tümülüslerin doğusundaki büyük tepede, Roma dönemi seramiği bulunmuştur.

Yozgat Boğazlıyan Yazıkışla Tapınağıı

YAZIKIŞLA TAPINAĞI

İlçe merkezine bağlı Yazıkışla sınırları içindedir. Bu bölgede: Hitit ve Roma dönemlerinde yerleşim bulunduğu tahmin ediliyor. Tapınak bölgeye hakim bir tepe üzerindedir. Buranın eski bir yerleşim yeri olduğu düşünülmektedir.

Burada halen bulunan tapınak yapısının ise, 1 veya 2’nci yüzyıldan kaldığı tahmin edilir. Kesme taştan yapılmış yapı: dikdörtgen planlı, üçgen alınlıklı ve geniş saçaklıdır.

Yozgat Boğazlıyan Osmanlı Arması

OSMANLI ARMASI

İlçe merkezinde bulunan eski Askerlik Şubesi giriş kısmındadır. Eski Askerlik Şubesi binası yıkıldıktan sonra, arma uzun yıllar yeni Askerlik Şubesi bahçesinde sergilenmiş, daha sonra Yozgat Müzesine gönderilmiştir. Arma: kahverengi taş üzerine, kabartma olarak yapılmış motif işlemelidir. Üzerinde 1900 tarihi yazılıdır. Eski yani yıkılmış olan Askerlik Şubesi, Sultan Abdülhamit döneminde yapılmıştır.

Yozgat Boğazlıyan Akköprü

AKKÖPRÜ

İlçe merkezine 30 km uzaklıkta bulunan Aşağısarıkaya köyünde, Yozgat yolu kenarındadır. Köprü: Aşağısarıkaya özü yani deresi üzerine kurulmuştur. Günümüzde anılan dere suyu: çok az akmaktadır, köprü yüksek otlar ile kaplanmıştır. Köprünün hangi tarihte ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmez. Ancak oldukça estetik bir görüntüye sahiptir. Uzunluğu 17 metredir. İki gözlü ve basık yuvarlak kemerlidir. Gözlerin kemer açıklığı 4 metredir.

Yozgat Boğazlıyan Özler Yeraltı Şehri

ÖZLER YERALTI ŞEHRİ

İlçe merkezine bağlı Özler köyündedir. Yeraltı şehrinin girişini kapatan evlerin 2017 yılında kamulaştırılmasıyla, yeraltı şehrinin girişi açılmıştır. Buranın: MS 300’lü yıllarda yani erken Hıristiyanlık döneminde yapıldığı tahmin edilmektedir.

Yapılan incelemede, yeraltı şehrinin 218 metre uzunlukta ve 10 odalı olduğu, içerideki havanın solunabileceği tespit edilmiştir. Kazı çalışmaları sonucu 8 odalık bölümü ve bağlantı tünelleri temizlenmiştir. Bu odalar ve tüneller, yöre köylüleri tarafından ağıl ve depo olarak kullanılıyormuş.

KARAKOÇ YERALTI ŞEHRİ

İlçe merkezine bağlı Karakoç köyü girişindeki köprüyü geçtikten sonra, solda, köyün kuzey ucundadır. Yeraltı şehrinin yan yana dizilmiş 3 ayrı girişi vardır. Ancak bunlar giriş kapıları değildir. Çünkü giriş kapıları çökmüştür. Ağız kısımları dolgu olan bu girişlerden, sadece Sabri Gayyur isimli bir vatandaşın evinin altındaki girişten, yeraltı şehrine girilebilmektedir. Bu girişten sonra, dar ve alçak galerilerden sürünerek 10 metre ilerlenir ve sonra ayağa kalkılır.

İlk girilen kısımda küçük bir oda, sonra kısa bir galeri ile salon ve salona açılan batı kısmında iki oda, kuzeyde ise iki galeri vardır. Bu galerilerden birinde 30 metrelik bir mesafeden sonra bir kuyu bulunur. Diğer galeri ise, dolanır ve ilk girilen küçük odaya ulaşır. Tavan kısımları düz kesilmiş, duvarlarda irili ufaklı nişler bulunur. Evet, bunu sizlere anlattım, ama burası henüz turizme ve ziyarete açık değil, umalım bir süre sonra gerekli çalışmalar yapılır ve bu ilginç yer altı şehri turizme açılır.

AŞAĞIHASİNLİ YERALTI ŞEHRİ

İlçe merkezine bağlı Aşağıhasinli köyündedir. Köy üç mahalleden oluşur. Yukarı Mahalle bölümü, kayalık bir arazi üzerindedir. Bu yüzden, yeraltı şehri, Yukarı mahalle denen bölümün altını tamamen kaplamaktadır. Mahallenin altındaki yeraltı şehrine, evlerin altından, üç ayrı bölümden girilir. Ancak bu girişler günümüzde çökmüş durumdadır.

Sadece kuzeybatı bölümünde, bir şahsın evinin altından yeraltı şehrine girilebiliyor ve yaklaşık 100 metre gidilebiliyor. Bu 100 metrelik galeride, 10 metre ara ile iki sürgü taşı bulunuyor. Diğer kısımda ise birkaç galeri ağzı bulunuyor. Bunlar da kısmen kapanmıştır. Evet, diğer yeraltı şehrinde olduğu gibi, burası da turizme yani ziyarete açık değildir, umarım ileride bir gün burayı ziyarete açarlar.

Yozgat Yerköy gezi yazım için Yerköy

Sinop Saraydüzü

Sinop Saraydüzü

Saraydüzü, Sinop arasındaki uzaklık: 108 km. Saraydüzü, Boyabat arasındaki uzaklık: 28 km. Saraydüzü, Durağan arasındaki uzaklık: 22 km. Saraydüzü, Kargı arasındaki uzaklık: 52 km.

TARİHİ

Bugünkü ilçenin güneybatısında bulunan Tepeköy bölgesinde, çok eski bir yerleşim yeri “Saraydüzü” olarak adlandırılır, ancak buranın kimler tarafından ve ne zaman kurulduğu bilinmez. Osmanlı döneminde bölgenin ismi Kızıloğlandır.

Ancak bu ismin ne anlam ifade ettiği bilinmez. Yerleşim merkezi, Saraydüzü eteklerindeki bir düzlükte bulunması nedeniyle 1954 yılında buranın ismi “Saraydüzü” olarak değiştirilmiştir. Saraydüzü, Boyabat ilçesine bağlı bir bucak iken, 1990 yılında ilçe statüsünü kazanmıştır.

Sinop Saraydüzü

GENEL

İlçe Karadeniz bölgesinde yer alır. Arazi nispeten yüksek dağ silsilelerinden oluşmuştur. Tepeler halinde yükselip alçalmaktadır. Çöküntü ve sel yarıkları bulunur. Bölgenin denizden yüksekliği 305 metredir. Bölgenin iç kesimlerinde İç Anadolu iklimi hüküm sürer. En sıcak aylar Temmuz-Ağustos ve en soğuk aylar ise Ocak ve Şubat aylarıdır.

SARAYDÜZÜ FESTİVALİ

Her yıl Haziran ayında düzenlenir.

KEŞKEK FESTİVALİ

Her yıl Temmuz ayında düzenlenir.

Sinop Saraydüzü

GEZİLECEK YERLER

İlçenin çevresi engebeli ve ormanlıktır. Sadece av turizmi yapılabilmektedir. Tarihi kalıntılarla ilgili herhangi bir resmi araştırma yapılmadığından bilgi yoktur.

Sinop

Sinop Durağan

Sinop Durağan

Buralara yolunuz düşerse veya yolunuz buraların yakınlarından geçerse, bence mutlaka Durağan ilçesini zaman ayırın gezin görün Durağan bezi ürünleri satın alın.

ULAŞIM

Durağan, Sinop arası uzaklık: 120 km. Durağan, Boyabat arası uzaklık: 26 km. Durağan, Vezirköprü arası uzaklık: 68 km. Durağan, Kargı arası uzaklık: 72 km. Durağan, Samsun arası uzaklık: 178 km.

Sinop Durağan

TARİHİ

Danişmentlilerin Kızılırmak’ı aşıp Kastamonu’yu almalarının ardından, Durağan- Kastamonu yolu büyük önem kazanmıştır. Pervaneoğulları ve Candaroğulları döneminde ise, bu yol çevresinde iskan faaliyeti başlamıştır.

İlk yerleşim merkezi günümüzdeki ilçe merkezinin 5 km kuzeyinde Sakızören denen mevkide kurulmuştur. Burada bulunan kaynak suyunu yanında bir süre kalınmış, ancak zamanla yerleşim merkezinden çıkan su, halkın ihtiyacını karşılamamış ve halk burayı terk ederek Gökırmak vadisine yerleşmiştir.

Bu yer değişikliğinin bir diğer sebebi de, halkın yol kenarına ve yeni yapılan han yakınına yerleşme isteğidir. Bu faaliyetler, Pervaneoğulları zamanında artmıştır. Ayrıca yine Pervaneoğulları döneminde imar faaliyetlerine girişilmiş, Kervansaray yaptırılmıştır.

Evet bu kervansaray yani han: uğrak ve dinlenme yeri olarak kullanılmıştır. Yolcular ve halk bu yüzden hana “Durakhan” ismini vermiştir. Böylece yeni kasabanın da ismi “Durakhan” olmuştur.

Zaman içinde ise, bu isim “Durağan” şeklinde değişerek günümüze ulaşmıştır. Tarihi süreç içinde, takiben Selçuklular, Anadolu Beylikleri dönemi, Osmanlı dönemi ardından Cumhuriyet dönemine gelinir.

Durağan, 1923-1954 yılları arasında Boyabat ilçesine bağlıdır. 1955 yılında Belediye kurulmuştur.

Sinop Durağan

GENEL

İlçe merkezi Gökırmak vadisi üzerindedir. Kızılırmak nehrinin en büyük kolu olan Gökırmak, ilçe içerisinden geçer. Gökırmak, Kastamonu il sınırları içinden doğar, ilçe merkezinin 6 km doğusundan Gökdoğan köyünün tam karşısından Kızılırmak ile birleşir.

Ancak günümüzde burası Altınkaya Baraj gölü sahası içinde kalmıştır. Göl suları yazın çekildiğinde, birleşme yine burada olmaktadır. Arazinin yüzde 80 dağlıktır. Dağlar arasında küçük düzlükler halinde ve Kızılırmak ile Gökırmak vadileri üzerinde ovalar bulunur.

İlçe merkezinin denizden yüksekliği, rakımı 220 metredir. İlçe sınırları içinde bulunan Kızılırmak ve onun büyük bir kolu olan Gökırmak nehirleri su potansiyeli açısından oldukça büyüktür.

Kızılırmak üzerinde yapımı tamamlanmış olan Altınkaya Baraj gölü, yörede büyük bir ekonomik canlılık sağlamıştır. Balıkçılık kooperatifleri yaygınlaşmış, balıkçılık teşvik edilmiştir. Baraj gölünde amatör olarak da balık avlanabilmektedir.

 

MAHRAMA VE DURAĞAN BEZİ

İlçede dokunmaktadır.

Mahrama, eskiden havlu olarak kullanılmak üzere dokunurmuş. Pamukla dokunur, ancak daha sık dokunur, ağzına çiğ iplik atılır, kenarlarına da desenler işlenir. İnce ve uzun olarak dokunana “peşkir” adı verilirmiş.

Düğünlerde ise, yeni damat oldukları anlaşılsın diye “damatların beline” bağlanırmış. Durağan bezi ise: çarşaf ve iç gömlek yapmak için, ince pamuktan dokunur. Evet, buralara yolunuz düşerse Mahrama veya Durağan bezinden oluşan ürünleri satın alabilirsiniz.

ÇEMBER

Türkiye’nin en güzel el dokumaları, Durağan yöresinde dokunur.

Çember denen el dokuması her ne kadar Kastamonulular tarafından tescil ettirilse de anavatanı Durağandır. Çember: pamuk ipliğinden üretilmekte olup bu ürünün üretilmesi için üreticilerin öncelikle kendi pamuk ipliğini üretebilmesi gerekir. Eskiden Durağanlılar, üretecekleri dokumaların pamuklarını kendileri ekermiş, Gökırmak vadisi boyunca pamuk bitkisi yetiştirilmesi için uygun ortamlar varmış.

Sinop Durağan Çember

Evet, bu çember, eskiden günlük yaşamda ve özellikle başörtüsü olarak kullanılırmış. Durağan köylerinde çember bugün hala başörtüsü olarak kullanılmaktadır.

Sonuç olarak, her ne kadar çember dokumaları Kastamonu yöresinde turizm amaçlı satılsa da, ülkemizin en güzel çember örneği dokumaların Durağan ilçesinde dokunduğu iddia ediliyor. Yukarıda sözünü ettiğim gibi, ürünü görüp, buna siz karar vereceksiniz.  

Sinop Durağan Meslek Yüksek Okulu

DURAĞAN MESLEK YÜKSEK OKULU

Sinop Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak 2017 tarihinde açılmıştır. İlk programlar: Eczane Hizmetleri programı, Tıbbı hizmetler ve Teknikler bölümüne bağlı İlk ve Acil Yardım programı, Yönetim ve Organizasyon bölümüne bağlı Tarımsal işletmecilik programı ve Bitkisel ve hayvansal üretim bölümüne bağlı Organik Tarım programıdır.

GEZİLECEK YERLER

Sinop Durağan Kervansaray

KERVANSARAY

Buraya halk tarafından “Durağan han” ismi de verilir ve ilçe adını, bu handan almıştır.

Kervansarayın girişinde bulunan Arapça olarak mermer taşına yazılı kitabe, zaman içinde düşmüş, kaybolmaması için İsmail Bey camisinin giriş kapısı üzerine yerleştirilerek koruma altına alınmıştır.

1989 yılındaki restorasyon çalışmalarında kitabe yerinden alınarak eski yerine yani Kervansarayın kapısına yerleştirilmiştir.

Kitabeye göre: Kervansaray 1265 yılında Pervaneoğulları döneminde Selçuklu Veziri Müinüddin Süleyman Pervane tarafından yaptırılmıştır.

Pervane Süleyman’ın yaptırdığı bu han, tüm ilgisizliklere rağmen harabe olarak günümüze gelmiş, 1989-1992 yılları arasında aslına uygun restore edilerek günümüzdeki durumuna getirilmiştir.

Kervansaray: dinlenme salonu, yatakhane bölümü, aşevi, mescit ve hamam ile bir bütün olarak düzenlenmiştir. Bu restorasyonda, kervansarayın duvarları o günkü inşaat tekniklerine uygun olarak moloz taş, kireç ve harçla yapılmıştır.

Yapının ortasında bir avlu bulunur. Bu avlunun çevresinde ise 13 oda vardır. Giriş kapısının üst kemeri önemli bir sanat eseridir ve günümüze kadar gelebilmiştir.

Çünkü kapının üst kemerinde hiçbir tutucu malzeme (kireç, harç vb) kullanılmamıştır. Bu durum, yapıyı yapan mimarın, geometrik dengelemedeki başarısını gösterir.

Kapıdan iç avluya geçildiğinde: diğer odalardan farklı olarak, sağ ve solda farklı iki oda bulunur. Bu farklı iki odanın kullanım amaçlarının da farklı olduğu düşünülür.

Buradaki mimari incelendiğinde, duvarların kalınlığı dikkat çeker. Odalarda aydınlatma ve havalandırma için, birer mazgal deliği açılmıştır.

Odada, ses dağılımı için tavanlar beşik örtüsü şeklinde düzenlenmiştir. Yani: büyük olasılıkla yapının birinci bölümündeki odalar, konaklamak için gelen yolcuların dinlenmesi için düzenlenmiştir. Yani bir anlamda yatakhanedir.

Sinop Durağan

Daha sonra: 2’nci bölüme geçilir

Girişe göre sağ yanda kalan bu kısım: ibadethane olarak değerlendirilmiştir. İbadethane bölümünden sonra ise, hamam bulunur. Hamamda, mescide açılan bir kapı bulunur. Ancak hamam bölümünden geriye, sadece bir duvar kalmıştır.

İSMAİL BEY CAMİSİ

Kervansarayın hemen yanında, ilçe merkezinde en büyük ve en eski camidir.

Cami kitabesine göre:1867 yılında Osmanoğulları zamanında yapılmıştır. Cami: 1943 yılında depremde hasar görmüş ve adı “İsmail” olan bir usta tarafından onarılmış ve bu tarihten sonra ismi “İsmail Bey Camisi” olmuştur.

Bu onarım sırasında, hemen yandaki Kervansarayın kitabesi de cami giriş kapısı üstüne yerleştirilmiş ancak Kervansarayın 1989 yılındaki onarımı sırasında kitabe buradan sökülerek Kervansaraydaki yerine takılmıştır.

Caminin: kapısı, minberi ve kürsüsü ağaç kabartma ve oyma tekniğiyle yapılmıştır ki, ağaç oyma sanatının muhteşem örneğidir. Son cemaat yeri, camiye daha sonra eklenmiştir ve çatı ile önceden ahşap olan minare yıkılmış, beton olarak yeniden yapılmıştır.

Sinop Durağan Yağıbasan Türbesi

YAĞIBASAN TÜRBESİ

İlçe merkezine bağlı Yağıbasan köyündedir.

Türbede iki tane kitabe vardır. Bu kitabelerde 4 kişinin ismi geçer. Candaroğlu döneminde, 1395 yılında yapılmıştır.

Sinop Durağan Yağıbasan Türbesi

Türbenin tavanı: kubbe biçimindedir. Dört köşe bir temel üzerine kurulmuştur. Doğuya açılan dar bir kapısı vardır.

Kubbe bölümünün bir kısmı yıkılmış olup içinde bir mezar vardır. Türbenin 1 km batısında Sarı Saltuk Bey ve 3 km batısında Polat Bey mezarları bulunur. Bu mezarlarda kitabe yoktur.

 

Sinop Durağan Buzluk Mağarası

BUZLUK MAĞARASI

İlçenin 10 km kuzeyinde ve dağlık bir yerdedir.

Burada Orman İşletme Müdürlüğü binaları vardır. Mağara: Buzluk dağında, kayalık bir mevkide tabii olarak karstik erimeler sonucu oluşmuştur.

Mağara, yer altındadır. Müthiş bir hava akımı vardır. Ancak çok karanlıktır. Bu yüzden, mağaraya sadece el feneri ile girilebilir.

Mağarada ilerledikçe bir süre sonra odaya benzer yerler görülür. Bu bölümlerde, tabii halde oluşmuş buzlar bulunur. Yaz aylarında hava akımı daha fazla olduğu için, bu buzlar daha fazla oluşur.

Sinop Durağan Buzluk Mağarası

Eski dönemlerde buradan çıkarılan buzlar, yöre halkı tarafından içme sularını soğutmakta kullanılırmış. Hatta 1960’lı yıllara kadar buradan çıkarılan buzlar, ilçe merkezinde pazarlarda satılırmış.

Günümüzde burası, yazın sürekli gidilen bir mesire yeri olarak kullanılmaktadır. Burada soğuk, sertlik derecesi normal ve oldukça iyi içimli bir su da bulunur.

Sinop Durağan Altınkaya Baraj Gölü ve Çevresi

ALTINKAYA BARAJ GÖLÜ ÇEVRESİ

Baraj gölü çevresi mesire yeri olarak kullanılmaktadır. Göl çevresinde ağaçların altında piknik masaları bulunmaktadır, balık tutmak isterseniz burayı ziyaret etmelisiniz.

AMBARKAYA KAYA MEZARLARI

İlçe merkezine bağlı ve 15 km uzaklıktaki Köklen köyü Kemerbahçe Mahallesindedir.

Mezar: bulunduğu Gökırmak vadisine hakim durumda, çok yüksek bir yerdedir. Mezarın ön cephesi üç sütunludur. Her sütun yükseldikçe incelir. Sütun kaideleri, üstten kesilmiş yarım daire şeklindedir. Sütunların üzerinde, mezarın üst cephesinde iki kabartma kompozisyonlar vardır.
Sinop Durağan Ambarkaya Kaya Mezarları

Soldan birinci sütun hizasında: “bir insan ve bir aslanın mücadelesi” kabartması vardır. Sağa dönük insan, aslanın boynunu kavrayarak tesirsiz hale getirmiştir.

Sağ bacağı üzerinde direnmiş, sol bacağı ileride, vücut öne eğiktir. Aslan ise boynunu kavrayan insan kuvvetinin üstünlüğü ile ön ayakları havaya kalkmış, arka ayakları üzerinde zayıf bir şekilde direnmektedir.

Oldukça uzun ola ve uca doğru incelen kuyruğu uçta, üstten geriye dönüktür.

Soldan birinci sütun hizasında ise “boynuzlar arasında bir insan başı” kabartması vardır. Yüz hatları tamamen belirsiz haldedir, kanatlı bir şekilde tasvir edilmiştir.

Sinop Durağan Ambarkaya Kaya Mezarları

Mezarın girişi, kare şeklindeki bir kapıdandır. Duvar ve tabanları dardır. Solda ve arkada, iki ölü sediri bulunur. Sedirler birleşik olup yükseklikleri 30 cm dir.

Gelelim, mezarların kimlere ait olduğuna: Bazı kaynaklara göre mezarların Hititlere, diğer bazı kaynaklara göre ise Paflogonyalılara ait olduğu iddia edilir.

 Yapılış zamanı ise, yine muhtemelen MÖ 7’nci yüzyıldır. Kaya mezarı ilk olarak 1944 yılında özel bir şahıs tarafından bulunmuş ve incelenmiştir.

Sinop Boyabat