Yozgat Saraykent

Yozgat Saraykent

Saraykent, bağlı bulunduğu Yozgat il merkezine 71 km uzaklıktadır. Saraykent, Sorgun arası uzaklık: 24 km. Saraykent, Akdağmadeni arası uzaklık: 38 km. Saraykent, Yıldızeli arası uzaklık: 111 km.

TARİHİ

İlçenin eski ismi “Karamağara” dır. Türklerin Anadolu’ya yerleşmesiyle, Türk boylarından Süleyman Paşazade Efendi ve kardeşi Sırrı Bey, Saraykent sınırları içerisinde kalan Saraya-Avlular mevkiine gelerek burada çadır kurup hayvanlarını otlatmışlardır.

Türk boyları, Saraykent-Kadışehri yolunun 5’nci kilometresinde bulunan ve ilçenin daha önce Karamağara adını aldığı mağaraları görmüşler ve kışı bu mağaralarda geçirmişlerdir. İlkbahar gelip havalar ısınınca, sürülerini güneye doğru otlatırken, günümüzde ilçenin bulunduğu yere gelmişler ve ilçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesinin hemen kuzeyinde bulunan Yılanlı Tepenin eteklerine yerleşmişlerdir.

Yılanlı Tepe mağaralarının içi geniş olduğundan, kendilerini ve sürülerini dış etkenlerden koruyup burada birkaç yıl kalmışlardır. İlk olarak, ilçenin kuzeyindeki Büyük Cami ve Mareşal Fevzi Çakmak mahallelerinin bulunduğu yere yerleşerek ilçenin temellerini atmışlardır.

Tapu kayıtlarına göre: bölge köyleri Çepni Karahisar Behremşah’a bağlıdır. Karahisar Behremşah, 1839 yılında ilçe olur. Akdağmağdeni, bu ilçeye bağlı bir bucak ve Karamağara ise yine bu ilçeye bağlı bir köy olur. Akdağmağdeni, 1860 yılında ilçe olunca, Karamağara’da bu ilçeye bağlı bir bucak olur. 1876 yılında ilçe merkezi bir süre Karamağara’ya nakledilmiş, sonra yine Akdağmağdeni’ne alınmıştır.

1941 yılında burada büyük bir deprem olmuş ve çok sayıda kişi hayatını kaybetmiş, yerleşim yerinin tamamına yakını yıkılmıştır. Zamanın Cumhurbaşkanı, İsmet İnönü, bizzat Karamağara’ya gelerek köy halkının yaralarının sarılmasını sağlamıştır.

1970 yılında, burada yine bir doğal afet, sel yaşanmış, 5 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda hayvan telef olmuştur. Bu sel felaketinden sonra, İş ve İşçi Bulma Kurumu, yurt dışına gönderilecek işçilerin seçiminde, Karamağaralı olanlara öncelik vermiş, çok sayıda kişi, yurt dışına işçi olarak çalışmaya gitmiştir. 1972 yılında Belediye teşkilatı kurulmuştur.

1975 yılında ise Karamağara ismi “Saraykent” olarak değiştirilmiştir. 1990 yılında Yozgat iline bağlı bir ilçe olmuştur.

Yozgat Saraykent

GENEL

İlçe bağlı bulunduğu Yozgat il topraklarının doğusundadır. İlçe, genellikle dağlık ve dalgalı bir arazi yapısına sahiptir. İlçe merkezinin kuzeyinde Kaletepe ve Yılanboynu tepesi bulunur. Bölgenin en büyük özelliği, tarihi süreçte görüldüğü üzere, fay hattı üstünde bulunmasıdır. Öte yandan, bu konumu, zengin termal kaynaklarını da barındırmasına sebep olmuştur.

Şifa kaynağı olarak kullanılan bu kaynaklardan, son yıllarda seracılık faaliyetlerinde de yararlanılmaktadır. İlçenin rakımı 1140 metredir. Bölgede tipik karasal iklim görülür. Buna bağlı olarak yazları sıcak, kışları ise soğuk ve sert geçer. İlçede yaygın bitki örtüsü bozkırdır.

İlçede çok sayıda mağara vardır. En önemli akarsuyu, ilçe merkezinden geçen ve Çekerek ırmağının önemli kollarından biri olan “Sarayözü” dür. İlçenin en önemli ekonomik kaynakları tarım ve hayvancılıktır.

Ancak arazi genellikle dağlık olduğundan tarım ikinci planda kalır. İlçede, geçmişte yaşanan deprem ve sel felaketleri nedeniyle, halkın büyük bölümü, yurt dışına işçi olarak çalışmak üzere göç etmiştir. Bu nedenle, günümüzde ilçede yaşayanların en büyük gelir kaynaklarından birisi de yurt dışından gönderilen dövizlerdir.

Yozgat Saraykent

GEZİLECEK YERLER

SARAYKENT KALINTILARI

İlçe merkezinin 7 km kuzeyinde Saray mahallesindedir. Romalılardan kalan bu kalıntılardan han ve hamam seçilmektedir. Hatta, hanın yapımında, su yerine süt kullanıldığı rivayet edilmektedir. Bunlara bakıldığında, bölgenin Roma döneminde önemli bir yerleşim yeri olduğu düşünülür. 1908 yılına kadar han ve hamamda işletme sürmüş, daha sonra sel felaketi altında kalan hamam özelliğini kaybetmiş, han ise tarihi özelliğini korumuştur.

ÇİNÇİNLİ SULTAN HANI VE SARAYKENT KAPLICASI

İlçe merkezine bağlı Saray Mahallesindedir.

Kaplıcalar mevkiinde bulunan tarihi Çinçinli Sultan Hanı, çok harap bir halde günümüze ulaşmıştır. Hanın hemen yanında: tarihi Roma hamamı kalıntıları vardır. Hanın kitabesi yoktur. Ancak, muhtemelen Valide Sultan Melike Mah-Peri Hatun tarafından, 1239-1240 yılları arasında yaptırılmıştır.

Han iki kısımdan oluşur. (Kapalı ve Açık kısım) Kuzey ve doğuya yönelik, moloz taş üzeri kesme taş kaplamadır. Üst örtüsü tamamen yıkılmıştır. İç bölüm, mekanlarından hiçbir iz kalmamıştır. Günümüzde, aynı mevki de kaplıca ve 80 yatak kapasiteli bir otel vardır.

Bu kaplıcanın suyu: sodyum klorür, sodyum bikarbonat ve kalsiyum sülfatlı sular gurubuna girer. Ayrıca: metaslikiat asidi içerir. Sıcaklığı 70-74 derece arasında değişir. Debisi saniyede 10-14 litredir. Kaplıca suyunun iyi geldiği söylenen hastalıklar: romatizmal hastalıklar, kadın hastalıkları, nevvrit, polinevrit, kırık-çıkık tedavileridir. Kaplıca, kış aylarında birkaç ay kapalı kalmaktadır.

Yozgat Saraykent Yılanboynu Tepesi

YILANBOYNU TEPESİ

İlçe merkezinde Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesindedir.

Tepeye ulaşım, yeni açılan stabilize yol ile sağlanır. Yerleşim yeri: yaklaşık 250 metre çapındadır. Doğal kayalık tepelerin dik yamaçlarından başlar, eteklere kadar iner.

Yozgat Saraykent Yılanboynu Tepesi

Batı, güneyi ve tepe kısmı, kaçak kazılarla oldukça tahrip edilmiştir. Yüzeyde yapılan incelemeler sonucunda: yoğun seramik kalıntıları bulunmuş olup, bunlara bakarak burada bulunduğu bilinen yerleşimin Erken ve Orta Tunç devri, Demir devri (Frig çağı) ve Roma dönemlerinde iskan edildiği düşünülmektedir.

Yozgat Saraykent Taşlık höyük

TAŞLIK HÖYÜK

İlçe merkezine bağlı Doğankent Kasabasının kuzeyinde, yaklaşık 1 km uzaklıktadır.

Dedefakılı köyünün solunda ve yoldan 100 metre içeride bulunan höyük, düz bir arazi üzerinde yükseliyor. Höyük, Dedefakılı köyü ile Doğankent kasabasının sınırları ortasındadır. Höyüğün üst ve yamaçlarında büyük kayalar bulunduğundan, höyüğe “Taşlı Höyük” denir. Ovale yakın bir şekilde yapılmaktadır. Boyutları 50 x 60 metredir. Yükseklik: 7-8 metredir. Üzeri hafifçe sivrilmektedir. Höyüğün yüzeyinden toplanan seramik parçaları, Roma dönemine işaret eder.

Yozgat Saraykent Çekerek Su hanı ve köprüsü

ÇEKEREK SU HANI VE KÖPRÜSÜ

Yozgat-Kadışehri yolu üzerinde, Kesikköprü-Örencik köylerinin kesiştiği noktada, yolun sağında bulunan bu han, Çekerek suyu yanındadır. İlçe merkezine 26 km uzaklıktadır.

Han: Valide Sultan Melike Mahperi Hatun tarafından 1239-1240 yılları arasında yaptırılmıştır. Han, konum olarak Osmanlı imparatorluğuna ait bir ticaret yolu üzerindedir. Han kalıntısı: kuzey-güney doğrultusunda uzanır. Moloz taş ve kireç harcından, yığma olarak yapılmıştır.

Üst örtü sistemi, beşik tonozludur. Yapı, iki birimden oluşur. Kuzey kısmı: daha geniştir. Kuzey-güney yanlarda ise, doğu-batı doğrultusunda taşlarla örtülü mekanlar bulunmaktadır. Güney kanadında: kuzey-güney doğrultusunda uzunlamasına tonozla örtülmüş üç mekan vardır.

Yapı oldukça harap durumdadır. Han kalıntısının yaklaşık 35 metre kuzeyinde, bir köprü kalıntısı vardır. Bu köprü kalıntısı: moloz taştan kireç harcı ile yığma olarak, düzgün kesme taştan taş kaplama olarak yapılmıştır. Tek gözlüdür.

Kemeri ve gövdesi tamamen yıkılmıştır. Güneyinde, hana doğru uzanan bir yol kalıntısı görülür. Köprünün ilk olarak ortası göçtüğünden, köye “Kesikköprü” ismi verilmiştir. Köyün eski ismi ise “Hanözü” köyüdür.

 

DİVANLI KÖYÜ MAĞARALARI

İlçe merkezine bağlı Divanlı mahallesinin 1 km güneybatısındadır.

Volkanik bir arazide, kayalıklardan oluşan bir alan ve bu alanda kayalara oyulmuş mekanlar bulunur. Mağaralar kayalara oyulduğu gibi, taştan oyma merdivenlerle inilen mağaralar da bulunmaktadır. Bu mağaraların Bizans dönemine ait olduğu bilinmektedir. Aynı alan içinde, iki Tümülüs bulunmaktadır. Bu Tümülüsler oldukça fazla tahrip edilmiştir.

Yozgat Saraykent Türkmen Mezarlığı

TÜRKMEN MEZARLIĞI

İlçe merkezinin 700 metre güneyinde, Sarayözü-Saraykent yolunun doğusunda, yola yaklaşık 60 metre uzaklıktadır.

İşlenmiş mezar taşları, dikdörtgen şeklinde, koyun başını andırır kabartmalı, çizgi bezeme şeklinde, çiçek motifli, ok-yay şeklini andırır işaretlerden oluşur. Taşların bir kısmı ayakta, bir kısmı ise yatık durumdadır. Mezar taşlarındaki şekil ve bezemelerden yola çıkılarak mezarlığın Anadolu’ya ilk gelen Türk-İslam boylarına ait olabileceği düşünülmektedir.

 Yozgat Sorgun hakkındaki gezi yazım için  Sorgun

Samsun Ayvacık

Samsun Ayvacık

Ayvacık, Samsun arası uzaklık 60 km dir. Ayvacık, Çarşamba arası uzaklık: 29 km. Ayvacık, Terme arası uzaklık: 52 km. Ayvacık, Ordu arası uzaklık: 340 km.

TARİHİ

Osmanlı imparatorluğu döneminde, Türkler, Rumlar ve Ermeniler burada birlikte yaşamışlardır ve bu yüzden Ayvacık köklü bir kültüre sahiptir. 1990 yılında Ayvacık köyü ve Keskinoğlu köyünün birleşmesiyle Ayvacık ilçesi kurulmuştur.

Samsun Ayvacık

GENEL

İlçe merkezinde Kaymakamlık binası girişte göl kenarındadır. Belediye binası, hemen ilçe girişinde olup, ortadaki yolda alışveriş mekanları, dükkanlar bulunur. Ormanlarla kaplı bölgede doğal manzara, tarihi ve turistik mekanların bolluğu, yörenin turizm potansiyelini yükseltiyor. İlçe, Canik dağlarının kuzey eteklerinde, Suat Uğurlu Baraj gölünün kıyısında çam ağaçlarıyla kaplı bir bölgede yer alır. İlçenin ortasından Yeşilırmak, Suat Uğurlu ve Hasan Uğurlu Baraj gölleri geçiyor. Bu yüzden, ilçenin bazı köyleri, karşı kıyıda bulunmaktadır.

İki yaka arasındaki ulaşım, küçük bir feribotla sağlanır. Yerleşim yeri bakımından, İsviçre’de Landwasser ırmağı kıyısında bulunan Davos’a benzetilmektedir. İlçenin büyük bölümü ormanlıktır.

Barajın çevresinde ise fındık ocağı bulunur. İlçe halkı, fındık ve ormancılıkla geçinir. Barajda ise: yayın balığı, aynalı sazan ve Japon levreği ile kefal çıkar. İlçe, 2010 yılında turizm bölgesi ilan edilmiştir.

Özellikle Arap yatırımcılar burada oldukça büyük yatırımlar yapıyorlar, büyük tesisler açmak için oldukça büyük arazi satın aldıkları biliniyor.

Samsun Ayvacık Suat Uğurlu Barajı

SUAT UĞURLU BARAJI

İlçe merkezine bağlı Balahor köyü civarındadır. Çarşamba ovasına 15 km uzaklıktadır. Baraj 1975-1981 yılları arasında yapılmıştır. Yeşilırmak üzerindedir. Yüksekliği 38 metredir. Ortalama derinliği 18 metredir. Baraj: elektrik üretimi ve Çarşamba ovasının sulanmasında kullanılıyor. Türkiye’de baraj gölünde bulunan tek ada olan “Kirazlık adası” da burada bulunuyor.

Samsun Ayvacık Hasan Uğurlu Barajı

HASAN UĞURLU BARAJI

İlçe merkezinin 8 km güneyindedir. Baraj 1971-1981 yılları arasında yapılmıştır. Barajın yüksekliği 135 metredir. Ortalama su derinliği 54 metredir. Enerji üretimi amacıyla yapılmıştır. Türkiye’nin ilk yeraltı santralinin kurulduğu yerdir. Arkasındaki gölün alanı 20 km karedir. Barajın yapımı sırasında trafik kazası geçirerek hayatını kaybeden DSİ Samsun 7’nci Bölge Müdürü Hasan Uğurlu ve eşi Suat Uğurlu’nun isimleri verilmiştir.

Samsun Ayvacık Yamaç Paraşütü

YAMAÇ PARAŞÜTÜ

İlçe merkezinde Örencik mahallesinde bulunan yüksek alanlar, yamaç paraşütü organizasyonlarına elverişlidir.

NE SATIN ALINIR

Yörede el sanatları denilince ilk akla gelen “cecim” dir. El tezgahlarında halis yünden dokunur. Yere sermek için dokunan kilimlere cecim denir. Kadın ve çocukların bellerine bağladıkları bağlar ise cecim olarak isimlendirilir.

NE YENİR

Buralara yolunuz düşer ve geleneksel yemeklerden tatmak isterseniz, ilk önerim: “keşkek” olacaktır. Alternatif olarak “haluç” deneyebilirsiniz.

Samsun Ayvacık

GEZİLECEK YERLER

Samsun Ayvacık Eynel Köprüsü

 

 

 

 

 

EYNEL KÖPRÜSÜ

Estetik olarak baraj gölüne güzel bir görüntü vermektedir. En yakınında Eynel köyü bulunduğu için köprüye Eynel köprüsü ismi verilmiştir. 2010 yılında yapılan köprü, baraj gölünün ayırdığı mahalleleri birleştiriyor. Türk mühendis ve mimarlarının ortak çalışmasıyla yapılmıştır. Çelik konseksiyon üzerine oturtulmuştur.

Samsun Ayvacık Eynel Köprüsü

Köprü 350 metre uzunluğundadır. Orta açıklık: minimum 168 metredir. Köprüye önce beton ardından da araçların kaymaması için özel malzemeli asfalt dökülmüştür. Köprü kot farkı gereğince, yüzde 5 eğimli yapılmıştır. Araç yolu eni, toplam 8 metredir.

Samsun Ayvacık Eynel Köprüsü

Yaya yolu ise her iki tarafta 2 metre olmak üzere 4 metredir. Köprü: Türkiye’de kırsal kalkınma projeleri içerisinde, tek kalemde yapılan en büyük bütçeli proje olma özelliğine sahiptir.

Samsun Ayvacık Eynel Köprüsü

Ayrıca, Proje, Türk Yapısal Çelik Derneği tarafından 2009 yılı Tasarım Yarışmasında Jüri Özel Ödülüne layık görülmüştür.

Samsun Ayvacık Kadın Kültür ve Doğal Yaşam Merkezi

KADIN KÜLTÜR VE DOĞAL YAŞAM MERKEZİ

İlçenin girişinde, sol tarafta, baraj gölü kenarındadır. Burada: yöresel mimariyle inşa edilmiş ahşap bir ev bulunuyor. İlçeye özgü el sanatlarının geliştirilmesi ve sergilenmesi amacıyla yapılan merkezde, yöreye özgü Cecim kilimi tezgahları bulunuyor.

Samsun Ayvacık Kadın Kültür ve Doğal Yaşam Merkezi

Hediyelik cecim (cicim) kilimi satışı yapılıyor.

Samsun Ayvacık Tekne Turu

TEKNE TURU

İlçe merkezinde bulunan iskelede, Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanan teknelerle gezi düzenleniyor.

Samsun Ayvacık Tekne Turu

Baraj gölünde yaklaşık 45 dakika süren tekne turu için 15 TL. ücret ödemek gerekiyor. Ayrıca, yine baraj gölünde kürek ve jetski yapma imkanı da bulunuyor.

Samsun Ayvacık Ahşap Camiler

AHŞAP CAMİLER

Yöresel mimarinin en değerli unsurları olan ahşap camiler, tescil edilerek koruma altına alınmıştır. Çamalan Mahallesinde bulunan Ulubelen camisi, Yeniköy Mahallesi camisi, Ardıç Mahallesi camisi, Ortaköy camisi, Kabaklık Köyü camisi, Kabaklık Lazlar Mahallesi Camisi görülecek yerler arasındadır.

İlçe sınırları içinde günümüze sadece 13 tane ahşap cami gelmiştir. Bu ahşap camiler içinde, en önemli cami, Çamalan mahallesindeki 200 yıllık Ulu Belen Oyma Camisidir.

Samsun Ayvacık Ulubelen Camisi

Ulu Belen Camisi

Çamalan Mahallesinde, temelsiz olarak iki katlı ahşaptan yapılmıştır. Zemini taş ve ağaçlarla desteklenen cami, restore edilmeyi bekliyor, aksi halde yıkılma tehlikesi vardır. Caminin içindeki oyma motifler ve kök boyalar ilgi çekiyor.

Çünkü cami yapıldığında kullanılan kök boyalar, halen özellik ve güzelliğini koruyor. Camide, mihrapta süsleme olarak ay-yıldız bulunuyor. Tavanda, yapıldığı döneme ait ahşap avize var.

Caminin içindeki ikinci kapısında, oyma ve el işlemeli yapılmış çok güzel motifler görülür. Caminin cemaati yazın artar, kışın ise azalır, ayrıca bölgeye gelen turistler de camiyi ziyaret ederler.

Samsun Ayvacık Kirazlık-Zevgar Adası

KİRAZLIK-ZEVGAR ADASI

Kirazlık adası ancak ilçede kullanılan ismiyle “Zevgar” adası, Koçyurdu köyüne bağlı iken Suat Uğurlu Barajı sularının bölgeyi kaplaması sonucu oluşan bir adadır. Göller içinde tek ada olma özelliği taşıyan Kirazlık adası oldukça güzel manzarası ile yöreyi ziyaret eden turistlerin ilgisini çeker.

Adada insan yaşamıyor, sadece yabani hayvanlar bulunuyor. Ancak ileriye dönük olarak: adada çevrenin doğal dokusuyla uyumlu köy yaşamını simge edecek tesislerin yapılması, bitki örtüsü canlandırılarak adaya konabilecek küçük baş hayvanlarla destinasyonun zenginleştirilmesi çalışmaları planlanmaktadır.

Samsun Ayvacık-Kikinin Şelalesi

 AYVACIK-KİKİNİN ŞELALESİ

Karadeniz coğrafyasında en güzel doğal varlıklar olan şelaleler, Ayvacık köylerinde bulunuyor. Kikinik Şelalesi, ilçe merkezine 5 km uzaklıktadır. Şelale: 40 metre yükseklikten dökülmektedir.

Samsun Ayvacık Yeşilpınar Şelalesi

YEŞİLPINAR ŞELALESİ

İlçe merkezine 15 km uzaklıkta Yeşilpınar köyündedir. Araçla belli bir süre ilerlenir ancak yol bitiminde, yaklaşık 1.5 km yürüyüş yapmak gerekir. Şelale 50 metreden dökülmektedir.

Samsun Ayvacık Kızlar Kalesi

KIZLAR KALESİ

Çamlıkale mahallesindedir.

Kervan ve yayla yolları güzergahındadır. Yeşilırmak nehrine hakim bir noktadadır. Demir çağından (MÖ 1200-500) itibaren, iskan gören ve amazonlar ile özdeştirilen Kızlar Kalesi, barındırdığı arkeolojik verilerle bölge tarihine ışık tutuyor.

Samsun Ayvacık Kızlar Kalesi

Koruma altına alınan kale, Efsaneye göre: 2000 yıl önce, Çamlıkale Mahallesinde yaşayan iki kış kardeşin yaşadığı bir kale olarak biliniyor. Kızlar kalesinin hikayesi: Yaklaşık 2000 yıl önce, bölgede Çamlıkale köyünde iki tane kız varmış. Bu kızlar bir kalede yaşarlarmış. Bu kızların: yaklaşık 3 bin koyun ve keçileri varmış.

Koyunlar ve keçiler yaylada tutulup besleniyormuş. Keçi ve koyunlardan sağılan sütler, 2 km boyunca uzanan ve yer altında gömülmüş taş oluklarda sağılır ve bu oluklar vasıtasıyla kızlar kalesine ulaşırmış. O zamanlar dağlarda yaşayan eşkıya çeteleri, köylülere korku salarmış.

Bir gün bu eşkıya çeteleri, bu kızların sahip olduğu koyun sürüsünü yağmalamak için saldırırlar ve sürüyü korumak için çeteye karşı koyan köpeği yakalayıp, boğazını keserler, tekelerden birinin boynundaki zilin ipiyle de çobanın elini bağlarlar.

Samsun Ayvacık Kızlar Kalesi

Çoban eşkıyalara hitaben “Beni, nasıl olsa yakaladınız, son kez kavalımı çalayım hem de zaman geçirmiş olursunuz” diyerek kavalını eline alır ve kavalıyla kaledeki kızlara şu mesajı geçer “Kara kancık kanlar kustu (çobanın dişi olan köpeği), Ger tekenin ipi kolumu kesti, Zahle-Zahide boğazkesen kalesini kesin” diyerek karşıdaki Erbaa tarafında olan Boğazkesen kalesine doğru sürünün ve kendisinin götürüleceğini söyler.

Bunu duyan Zahle ve Zahide, hemen atlarına binerler ve kaleye doğru yola çıkarlar ve eşkıyalara yetişip savaşarak sürüyü ve çobanı ellerinden alırlar. Adını buradan alan ve her yıl yerli ve yabancı turistler tarafından ziyaret edilen Kızlar Kalesi, ilçenin turizminde önemli pay sahibidir.

Samsun Ladik hakkındaki gezi yazım için Ladik

Sivas Hafik

Sivas Hafik

Otantik kıyafetleri, dokumaları, nakışlı yün çorapları ve yaşayan gelenekleriyle öne çıkmaktadır. Ayrıca, ilçe aynı ismi taşıyan gölüyle ünlüdür. Ayrıca, göçmen kuşların göç rotasında bulunmasıyla ünlüdür.

ULAŞIM

İlçe, Sivas-Erzincan kara yolu üzerinde kuruludur. Hafik, Sivas arası uzaklık; 37 km. Hafik, Zara arası uzaklık: 61 km.

TARİHİ

Yörede, Hititlerden bu yana yerleşim olduğu tahmin edilmektedir. Burada Osmanlı tarihinin ilk dönemlerine ait bir olay yaşanmıştır. 1230’lu yıllarda Hafik ovasında, Selçuklular ve Moğollar arasında büyük bir savaş olur. Savaşta Selçuklular yenilmek üzere iken, obasıyla buradan geçmekte olan Ertuğrul Gazi, askerleriyle Selçuklulara yardım etmiş ve savaşı kazanmalarını sağlamıştır.

Bunun üzerine, Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat, bu yardımı nedeniyle Ertuğrul Gazi’ye ileride Osmanlı imparatorluğunun kurulacağı toprakları yani Söğüt bölgesini vermiştir.

Bu olayın hatırasına, 1915 yılında Türk tarihinde İslamiyet’in kabulünden sonra dikilen ilk heykel olan, Osman Gazi büstü dikilmiştir. Bu büst 1936 yılında kaldırılmış ve halen Sivas Müzesinde sergilenmektedir.

Osmanlı döneminde, 1515 yılında Yavuz Sultan Selim, İran seferine giderken, ordusu ile, günümüzde “Sultan Pınarı” olarak isimlendirilen yerde çadır kurarak konaklamıştır.

Yerleşimin eski ismi “Koçhisar” dır.

1870 yılında ilçe olur. 1926 yılında yörenin ismi değiştirilmiş ve Hafik ismi verilmiştir. Hafik kelimesinin, Ermenice de “kuşlar” demek olduğu söyleniyor.

GENEL

İç Anadolu bölgesinin yukarı Kızılırmak bölümündedir. Rakımı ortalama 1276 metredir. Yörede karasal iklim hakimdir ve buna göre, kışlar çok soğuk ve kar yağışlı, yazlar ise sıcak ve kurak geçer. İlçe topraklarında çok miktarda göl ve ırmak vardır.

Göllerden en büyüğü Hafik gölüdür. İlçede yaşayanların başlıca geçim kaynakları tarım ve hayvancılıktır. Kızılırmak havzasında bulunması nedeniyle tarım ön planda gelmektedir. İlçe toprakları yeraltı kaynakları yani madenler bakımından da zengindir.

Sivas Hafik Gölü-Koçhisar Gölü

HAFİK GÖLÜ-KOÇHİSAR GÖLÜ

İlçe merkezinin 2 km kuzeyindedir. Yörede “Büyük göl” ismiyle bilinmektedir. Çünkü çevrede bulunan birçok gölün en büyüğüdür.

Genişliği yaklaşık 2 kilometredir. Derinliği ortalama 6 metredir. Göl dipten kaynayan sularla beslenir. Ortasında bir adacık vardır.

Kış döneminde, göl yaklaşık 4 ay buzla kaplıdır. Tüm çevresi sazlıktır. Gölde birçok balık türü bulunmaktadır.

Sivas Hafik Gölü-Koçhisar Gölü

Gölün en büyük özelliği, kuş cenneti olmasıdır. Kuşların göç yolunda bulunduğundan birçok kuş burada gölün kıyısındaki sazlıklarda konaklamaktadır. Göl kıyısında, su samuru, nesli tükenme tehlikesinde olan vaşak, kuğu gibi yaklaşık 150 kuş türü barınmaktadır.

Göl güzel ve temiz doğası ile çevrenin en güzel mesire alanlarından birisidir. Gölün çevresinde çeşitli mesire alanları ve 3 tane tesis bulunmaktadır.

Gölün çevresine bir sahil yolu yapılmıştır. Ayrıca piknik alanları, gölün ayağı üstüne taş kaplama tarihi Mostar Köprüsü tarzı bir köprü yapılmıştır. Göl, tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

NE SATIN ALINIR

Bu yöreye yolunuz düşerse, Hafik çorabı ve Hafik halısı almayı düşünebilirsiniz.

HAFİK KÜLTÜR TURİZM VE GÜREŞ FESTİVALİ

Her yıl Temmuz ayı içinde geleneksel olarak düzenlenmektedir. Festival 3 gün sürer. Festivalde: çeşitli sanatçıların yer aldığı konserler ve güreş müsabakaları düzenlenir. Güreşler 3 kategori ve 15 dalda yapılır. Kazananlara para ödülleri verilir.

Sivas Hafik Tozanlı Kültür ve Doğa Festivali

TOZANLI KÜLTÜR VE DOĞA FESTİVALİ

İlçe merkezine bağlı Tozanlı Deresi Beykonağı köyüne yaptırılmak istenen mermer ocağına karşı, köylüler “Tozanlı Kültür ve Doğa Festivali” düzenliyorlar. Festival, mermer ocağı yapılması planlanan Beykonağı köyü Melek Dede mevkiinde yapılıyor.

GEZİLECEK YERLER

Sivas Hafik Osman Gazi Büstü

OSMAN GAZİ BÜSTÜ

Tarihçe bölümünde de bahsettiğim gibi, Osman Gazi büstü, Türkiye’de uygulanan ilk heykel çalışmasıdır. Büst: 1914-1918 yılları arasında, Sivas Valisi Muammer Bey direktifleriyle, Hafik Kaymakamı Nebi Bey tarafından yaptırılmıştır. Daha sonra, bugünkü Cumhuriyet ilkokulunun 300 metre yakınına, bir sütun üzerine dikilmiştir.

Büstün boyu 91 cm ve eni 50 cm dir. Üzerine dikildiği sütunun yüksekliği ise 8 metredir.

Evet, bu büst ve üzerinde bulunduğu sütun, 1936 yılında Sivas Valisi Nazmi Toker tarafından yıktırılmıştır. Büst: Hafik Belediyesi deposuna kaldırılmış, 1943 yılında buradan alınarak Sivas Müzesine götürülmüştür.

Büstün bulunduğu ve yıktırılan sütunun başlık kısmı ise, Hükümet Konağı önüne getirilmiş ve üzerine Atatürk büstü konulmuştur. Sütunun diğer bir parçası ise, müezzinlerin ezan okuması için Hafik Çarşı camisi önüne yerleştirilmiştir.

Sivas Hafik Eski Koçhisar Mektebi

ESKİ KOÇHİSAR MEKTEBİ

İlçe merkezinde Sivas caddesindeki yapı, 1915 yılında, Sivas Valisi Muammer Bey tarafından Koçhisar Mektebi olarak yaptırılmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra ise adı Cumhuriyet İlkokulu olarak değiştirilmiştir.

Birinci Ulusal Mimarlık dönemi özelliklerini taşıyan yapı, taşrada olması nedeniyle ilgi çeker. Yapı: doğu ve batısından çıkıntı yapan, U planlıdır. Kesme taştan yapılmıştır. Tek katlıdır. Simetrik planlıdır.

Yapı, bir süre Cumhuriyet ortaokulu ek binası olarak ve daha sonra ise Öğretmenevi olarak kullanılmıştır. Yapı, günümüzde kütüphane olarak kullanılmaktadır.

HÜKÜMET KONAĞI

İlçe merkezinde: Tepe Mahallesindeki yapı, son Osmanlı dönemi idari yapılarından birisidir. Kitabesi yoktur. Günümüzdeki bina, 1925-1927 yılları arasında yapılmıştır. Ancak, bu tarihten daha önce de 1873 yılında burada bir ahşap Hükümet Konağı binası vardı.

Mevcut hükümet konağı, bir yangın sonucu yanıp yok olunca, yeni hükümet konağı yapılmıştır. Bina, iki katlı ve kiremit çatılıdır. Bodrum yerden 1.20 metre yüksekliktedir. Bina, 1979 yılında tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

1989 yılında ve son olarak 2005 yılında restore edilmiştir. Bu restorasyonda beden duvarları dışında tamamen yenilenmiştir. Günümüzde Kaymakamlık olarak kullanılan yapıda, zemin katında bir konferans salonu ve üst katta ise Makam ve çeşitli odalar bulunur.

DİREKLİ MAĞARASI

İlçe merkezi sınırları içindedir. Mağara oldukça dik bir yokuşun tepesindedir. Mağara: insan eliyle yontulmuştur, çünkü çekiç izleri görülür. Mağara yontulurken, tam ortada bir sütun bırakılmıştır. Bu yüzden mağaraya, direkli mağara denir. Tam ortada bulunan sütunun 30 cm üstünde, çentikli bir daire görülür. Bu dairenin içine, güneş figürü işlenmiştir. Mağaranın zemini muntazam işlenmiştir. Mağaranın 50 metre ilerisinde, zirvede bir kaya mezarı bulunur.

 

PILIR HÖYÜK

İlçe merkezine 3 km uzaklıkta, Hafik gölü içinde bulunan küçük bir ada görünümündedir. Gölün orta bölümünde yükselir.

Çevresi sazlıklarla çevrilidir.

Burada: Neolitik döneme ait (MÖ 8000-5000) önemli bir buluntu tespit edilmiştir. Buna göre, göl yüzeyine dikili kazıklar üzerine evler yapılmış ve bir yerleşim yeri oluşmuştur. Bu yerleşim yeri, daha sonra Kalkolitik dönemde de yani MÖ 5000-3000 yılları arasında da devam etmiştir. Yani, Pılır Höyük, Anadolu’da bu tarz yerleşmenin tek örneğidir. Höyük, 1990 yılında Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

LOTA GÖLLERİ

İlçe merkezine 3 km uzaklıktadır.

Sivas-Erzurum kara yolunun kuzeyindedir. Burada göller topluluğu vardır. Bu göller, ilkbaharda yağışlar başlayınca suların kabarmasıyla birleşirler. Dipten gelen kaynaklarla da beslenirler ve oldukça derindirler. Göllerde değişik balık türleri bulunmaktadır.

BEYDİLİ KÖYÜ

İlçe merkezine 12 km uzaklıktaki Beydili köyü yakınlarındaki kayalık alanda, peri bacası şeklinde doğal bir kaya bulunmaktadır. Bu kayalık, yöre halkı tarafından “Taş Anıt” olarak isimlendirilir. Yine bu köyün mezarlığında da ilginç mezar taşları dikkat çeker.

DÜZYAYLA KİLİSESİ

İlçe merkezine 13 km uzaklıktaki Düzyayla köyündedir. Köyün eski ismi “Horhun” dur.

Kilise köy merkezindedir. Duvar ve üst örtüsünde yıkılmalar ve dökülmeler olmasına rağmen, iyi durumda günümüze ulaşmıştır. Kilise, dikdörtgen planlıdır, Apsis dışa doğru yarım yuvarlak çıkıntılıdır. Moloz taş ve örgü duvar tekniğiyle inşa edilmiştir.

Bazı duvar taşları üzerine haç motifi işlenmiştir. Batı duvarında, eksende bulunan kapı açıklığından girilir. Kilisenin içinde, çok sayıda yazıt bulunur. Giriş kapısının üstündeki yazıtta tarih olarak 1761-1762 yazılıdır. Ancak bu yazıtın bir mezara ait olduğu düşünülür, çünkü kilisenin 19’ncu yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir.

BAKIMLI KALESİ

İlçe merkezine bağlı 22 km uzaklıktaki Bakımlı köyü, Kaleboynu mevkiindedir. Köyün eski ismi “Fertelli” dir. Kale, köy yerleşimine 3 km uzaklıktadır. Önündeki Sancaktar deresi vadisine hakim konumdadır. Batı kesimi kayalıktır. Kalede yapılan yüzey araştırmalarına göre, bulunan seramikler burada Helenistik ve Roma dönemi yerleşimi bulunduğunu gösterir.

KEMİKTEPE HÖYÜĞÜ

İlçe merkezine bağlı 32 km uzaklıktaki Küpecik köyündedir.

Höyük, köyün yaklaşık 500 metre kuzeyinde, çayırlık bir alandadır. Höyüğün yüksekliği 4 metredir. Çapı ise 20 metredir. Bu ölçülere bakılarak küçük bir yerleşim yeri olduğu söylenebilir. Höyüğün yüzeyinde toplanan seramikler, höyükte MÖ 3 bin yıllarında yerleşim bulunduğunu kanıtlamaktadır.

DURULMUŞ KÖYÜ

Köyün eski ismi “Gevre-Gavra” köyüdür. İlçe merkezine 34 km uzaklıktadır.

Kalemköy Mağaraları

Durulmuş köyünün yaklaşık 500 metre güneyindedir. Kızılırmak’ın güneyinde yükselen kayalık tepe üstünde: buranın Bizans döneminde kullanıldığına dair kalıntılar bulunmaktadır. Bunlar: kaya sığınakları, nişler, sarnıç ve kayalık yüzeye oyulmuş nişler içinde kabartma veya kazma şeklinde yapılmış haç motifleridir. Yüzeyde yeşil sırlı Bizans dönemi seramikleri bulunmuştur. Kızılırmak ile tarım yapılan düzlükte ise, yine temel kalıntıları bulunmaktadır.

Sivas Hafik Durulmuş Köyü Deliktepe Höyüğü

Deliktepe Höyüğü

Höyükte insan yapımı bir tünel bulunuyor. Tünel, büyük bir tepenin üzerindedir ve uzaktan bakıldığında delik gibi görülür. Tepenin eteklerinden yaklaşık yarım saatlik bir tırmanıştan sonra deliğin girişine ulaşılır. Ancak tünelin kim tarafından ve ne zaman ve ne amaçla yapıldığı bilinmiyor. İçeri doğru giden tünel, yaklaşık 40 derecelik eğimle ilerliyor ve 150 basamaklı bir merdiven bulunuyor.

Aslında bu merdiven daha uzun ama 150 basamaktan sonrası toprak ve kayalarla doldurulmuş olduğundan nereye kadar gittiği bilinmiyor. Tünelde toplam 35 metre derinlik ve 56 metre uzunluğa kadar gidilebiliyor. Evet herhangi bir başkaca araştırma yok ama elbette söylentiler var. Söylentilere göre, tünelin yeraltın da bulunan bir yeraltı şehrine gittiği iddia edilmektedir.

GÜNYAMAÇ KİLİSESİ

İlçe merkezine bağlı 36 km uzaklıktaki Günyamaç köyündedir. Kilise, köy camisinin 100 metre doğusundadır. Yapım tekniği değerlendirilerek muhtemelen 19’ncu yüzyıl sonunda yapıldığı düşünülmektedir. Moloz taşla dolgu duvar tekniğiyle yapılmıştır. Dıştan dikdörtgen planlıdır. Giriş, güney duvarındaki açıklıktandır.

KÖROĞLU MAĞARALARI

İlçe merkezine bağlı 41 km uzaklıktaki  Çimenyenice köyündedir.

Mağaralar, Çimenyenice köyünün yaklaşık 1-1.5 km doğusundadır. Burada, Köroğlu Tepelerinin bulunduğu alan, doğal kayalık bir alandır. Bu alanda bulunan kayalıkların yamaçlarına oyulmuş odacıklar bulunur. Bunlara çıkmak için ise, yine kayaya oyularak basamaklar yapılmıştır. Kayalık alanın üst kısmında ve eteklerinde, daha önce burada yerleşim bulunduğuna dair seramik ve cam kalıntılar bulunmuştur. Bunlar değerlendirildiğinde, yerleşim alanının: Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde kullanıldığı tahmin edilmektedir.

OSMAN NURİ KOÇAK EVİ

İlçe merkezine bağlı 43 km uzaklıktaki Alçıören köyündedir. Köy merkezinde bulunan yapı, kare planlıdır. Güney cephesinden girilir. Girişin iki yanında, kare şeklinde iki oda bulunur. Batısında ise bir ocak ve iki yanında ambarlar vardır. Oda ve mutfak olarak kullanılan bölümlerin duvarlarında, kalem işi süslemeler vardır. Bazı bölümlerde ise baskı tekniğiyle alçı bezeme yapılmıştır.

GÖKDİN KİLİSESİ

İlçe merkezine bağlı 47 km uzaklıktaki Gökdin köyündedir. Kilise, köy merkezindedir. Ancak oldukça ilginç, kilise iki şahsın ortam malı durumundadır ve bu yüzden ortadan duvarla ikiye bölünmüştür. Günümüzde samanlık olarak kullanılmaktadır ve oldukça fazla tahrip olmuştur. Yapının beden duvarlarının üstünde, çok sayıda haç motifi bulunmaktadır.

Sivas Hafik Tuzluhisar Kilisesi

TUZHİSAR KİLİSESİ

İlçe merkezine bağlı 49 km uzaklıktaki Tuzhisar köyündedir. Kilisenin bulunduğu arazi, köyde özel bir şahsa tapuludur.

Dağların içinde ve yerleşim yerlerine uzak bir mevkidedir. Kilisenin bulunduğu yere araç ile ulaşmak imkansız, dik bir yürüyüş yolu takip edilerek buraya ulaşılıyor. Köyün bulunduğu arazide, bu kilise haricinde çok sayıda mağara bulunmaktadır. 18’nci yüzyılda yapıldığı düşünülen kilise, üç sahınlıdır. Bazilikal planlıdır.

Boyutları 13.70 x 20.20 metredir. Kesme taştan yapılmıştır. Beden duvarı kalınlığı 1.40 metredir. Yapıya 1.80 metre açıklıktaki bir kapıdan girilir. Sütunlar birbirine sivri kemerlerle bağlanmıştır. Günümüzde sadece batı cephesindeki duvarda çatlamalar bulunmaktadır.

Ahşap çift kanatlı kapıdan içeri girilir, sonra 6.50 metre boyundaki bir orta sahan bulunur. Sahan yanlarında 3.70 metre ebatlarında iki sahan daha bulunur. Silindirik gövdeli, 1.85 metre yükseklikteki üç sütun, bu sahanları meydana getirmiştir. Sütunlar, demir gergilerle birbirine bağlanmıştır.

Yukarıda belirttiğim gibi, kilisenin bulunduğu arazi özel bir şahsa aittir. Kişiler, kilise binasını zarar vermeden kullanmaktadırlar. Hatta bir ara kiliseyi camiye çevirmek istemişler, ancak yörede yaşayanlar tarafından kabul görmemiştir. Kilise, 1987 tarihinde tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

TUZHİSAR MANASTIRI

Manastır binası, Tuzhisar köyü ile Küpecik köyü arasındaki Tuz ocaklarının üzerindedir.

Bulunduğu yerin rakımı 1600 metredir. Manastır: 2 metre kalınlığında bir duvar içinde, bir kilise ile birlikte bulunur. Biraz daha yüksekte, manastıra ait mezarlık kalıntıları vardır. Manastır binasından günümüze sadece birkaç duvar kalıntısı gelmiştir.

Manastır bölgesinde mermer bir parça bulunmuştur. Bu mermer parça üzerinde kabartma yazı ile yazılmış Ermenice bir metin bulunmaktadır. Çünkü manastır binasının bulunduğu yerde kaçak kazılar o kadar yoğun yapılmıştır ki, bölge tanınmaz hale gelmiştir.

BENLİKAYA KÖYÜ MEZARLIĞI

İlçe merkezine bağlı 60 km uzaklıktaki Benlikaya köyünün mezarlığı oldukça ilgi çekicidir. Burada çok sayıda mezar ile baş ve ayak taşları görülür. Mezarlıkta bulunan sandukaların yüzlerinde: dikdörtgen pano oluşturularak içine kahve tepsisi, kahve fincanı, cezve, kama, kılıç, leğen, ibrik, makas, fişeklik, elinde mızrak tutan süvari ve kuş gibi figürler işlenmiştir. Ayrıca yıldız gibi geometrik figürler de bulunur.

GÜLPINAR KÖYÜ KAYA YERLEŞİMİ

İlçe merkezine bağlı 75 km uzaklıktaki Gülpınar köyündedir. Mağaraların bir derenin kenarında bulunması, korunaklı olması nedeniyle, muhtemelen Demir çayı (MÖ 1200-100) dönemine ait olduğu tahmin edilmektedir. Kaya yerleşimi, köy yakınlarında bulunan kayalıktadır. Yerleşimin ortalama yüksekliği 2.17 metredir. Boyutları ise, kuzey güney yönünde 7.90 x 3.20 metredir. Dikdörtgen planlıdır. Alt katın batısından, merdivenle ikinci kata çıkılır. Üst kat da dikdörtgen planlıdır.

Sivas hakkındaki gezi yazım için Sivas