Yenifakılı ilçesinin, bağlı bulunduğu Yozgat il merkezine uzaklığı 132 km dir. Yenifakılı ilçesinde tren istasyonu bulunmaktadır. Ankara-Kayseri tren yolu buradan geçer. Yenifakılı, Boğazlıyan arası uzaklık: 23 km. Yenifakılı, Yerköy arası uzaklık: 89 km. Yenifakılı, Kırşehir arası uzaklık: 100 km.
TARİHİ
1071 Malazgirt savaşından sonra, kitleler halinde Anadolu’ya giren Türkler, bölgenin Türkleşmesi sürecini başlatmıştır. 1243 yılına kadar Anadolu Selçuklu hakimiyetinde kalan bölgeye Kösedağ Savaşından sonra Moğol hükümdarlar hakim olmuştur.
1514 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından bölge Osmanlı topraklarına katılmıştır. Yenifakılı ilçesinin kurucularının 16’ncı yüzyılda Ağcakoyunlu kabilesi olduğu tahmin edilmektedir. Ağcakoyunlu kabilesi ise Dulkadirlilerdendir. Karafakihlü köyü, Ağcakoyunlu kabilesine bağlı bir köydür.
Sonuç olarak Yenifakılı ilçesinin kurulduğundaki ismi “Karafakühlü” dür.
“Kara” esmer tenli insanlar için kullanılır. “Fıkıh” İslam hukukunda din ve dünya işleriyle ilgili ana kaynaklardan yararlanılarak ortaya konmuş olan kurallardır. “Faküh” ise Fıkıh bilen kişi demektir. Bunlar toplandığında, Karafakühlü kelimesi Karafakılı şeklinde değişerek günümüze ulaşmıştır.
Kırşehir-Avanos kazasına bağlı olan Karafakılı, 1929 yılında Boğazlıyan ilçesine bağlanmıştır. 1936 yılında beldenin Karafakılı olan ismi Fakılı olarak değiştirilmiştir. 1961 yılında ise Fakılı ismi değişir ve “Yenifakılı” bucağı olur.1951 yılında Belediyelik olur. 1973 yılında yazılı kaynaklarda bucak olarak geçer. 1990 tarihinde ise ilçe olur.
Yozgat Yenifakılı
GENEL
İlçe, bağlı bulunduğu Yozgat il merkezinin güneyindedir. Deniz seviyesinden yükseklik 1035 metredir. İlçenin kuzeydoğusunda önemli bir engebe olan Sırçalı dağı, güneyde ise Kaşaltı Tepeleri bulunur. Bunların eteklerinden itibaren Bardakçı ve Damlalı vadileri uzanır.
Damlalı vadisi, her mevsim serin olan, yeşil ve sulak bir alandır. Vadi tabanı bağ ve bostanlarla kaplıdır. Yörede karasal iklim hakimdir. İlçenin büyük bölümü bozkırdır. Ormanlık alan yoktur. Günümüzden 100 yıl önce Sırçalı dağı üzerinde bulunan çam ormanları kesilerek yok edilmiştir, günümüzde dağ ve tepeler çıplaktır.
İlçe halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlar. Geçim kaynaklarının bir kısmı da yurt dışında çalışan işçilerin gönderdikleri dövizlerle sağlanmaktadır. Güneydoğudan gelen Fehimli deresi ve kuzeybatıdan gelen Kozan çayı ilçe topraklarında birleşirler.
Yozgat Yenifakılı
GEZİLECEK YERLER
DAMLALI YERALTI ŞEHRİ
İlçe merkezine bağlı Damlalı köyündedir. Yeraltı şehrinde yapılan temizlik çalışmaları sırasında, iki mağara bulunmuştur. Yeraltı şehrine 3 yerden girilir. Bunlardan: A girişi: Damlalı vadisinin doğu yamaçlarında, vadi tabanından yaklaşık 50 metre yükseklikte ve 2 metre genişlikte bir ağızdandır. B girişi: A girişinin güneybatısında, yaklaşık 1 km uzaklıktadır.
C girişi ise: B girişinin güneybatısındadır. Yeraltı şehrindeki yerleşkelerin, Erken Bizans döneminde, ilk Hıristiyanlar tarafından sığınak olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir. Yeraltı şehrinin turizme kazandırılması için çalışmalar sürdürülmektedir, ancak şu anda gidip görmenizi gerektirecek durumda değildir. Zaten ilçe bölgesinde başkaca tarihi ve turistik yer bulunmuyor.
Saraykent, bağlı bulunduğu Yozgat il merkezine 71 km uzaklıktadır. Saraykent, Sorgun arası uzaklık: 24 km. Saraykent, Akdağmadeni arası uzaklık: 38 km. Saraykent, Yıldızeli arası uzaklık: 111 km.
TARİHİ
İlçenin eski ismi “Karamağara” dır. Türklerin Anadolu’ya yerleşmesiyle, Türk boylarından Süleyman Paşazade Efendi ve kardeşi Sırrı Bey, Saraykent sınırları içerisinde kalan Saraya-Avlular mevkiine gelerek burada çadır kurup hayvanlarını otlatmışlardır.
Türk boyları, Saraykent-Kadışehri yolunun 5’nci kilometresinde bulunan ve ilçenin daha önce Karamağara adını aldığı mağaraları görmüşler ve kışı bu mağaralarda geçirmişlerdir. İlkbahar gelip havalar ısınınca, sürülerini güneye doğru otlatırken, günümüzde ilçenin bulunduğu yere gelmişler ve ilçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesinin hemen kuzeyinde bulunan Yılanlı Tepenin eteklerine yerleşmişlerdir.
Yılanlı Tepe mağaralarının içi geniş olduğundan, kendilerini ve sürülerini dış etkenlerden koruyup burada birkaç yıl kalmışlardır. İlk olarak, ilçenin kuzeyindeki Büyük Cami ve Mareşal Fevzi Çakmak mahallelerinin bulunduğu yere yerleşerek ilçenin temellerini atmışlardır.
Tapu kayıtlarına göre: bölge köyleri Çepni Karahisar Behremşah’a bağlıdır. Karahisar Behremşah, 1839 yılında ilçe olur. Akdağmağdeni, bu ilçeye bağlı bir bucak ve Karamağara ise yine bu ilçeye bağlı bir köy olur. Akdağmağdeni, 1860 yılında ilçe olunca, Karamağara’da bu ilçeye bağlı bir bucak olur. 1876 yılında ilçe merkezi bir süre Karamağara’ya nakledilmiş, sonra yine Akdağmağdeni’ne alınmıştır.
1941 yılında burada büyük bir deprem olmuş ve çok sayıda kişi hayatını kaybetmiş, yerleşim yerinin tamamına yakını yıkılmıştır. Zamanın Cumhurbaşkanı, İsmet İnönü, bizzat Karamağara’ya gelerek köy halkının yaralarının sarılmasını sağlamıştır.
1970 yılında, burada yine bir doğal afet, sel yaşanmış, 5 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda hayvan telef olmuştur. Bu sel felaketinden sonra, İş ve İşçi Bulma Kurumu, yurt dışına gönderilecek işçilerin seçiminde, Karamağaralı olanlara öncelik vermiş, çok sayıda kişi, yurt dışına işçi olarak çalışmaya gitmiştir. 1972 yılında Belediye teşkilatı kurulmuştur.
1975 yılında ise Karamağara ismi “Saraykent” olarak değiştirilmiştir. 1990 yılında Yozgat iline bağlı bir ilçe olmuştur.
Yozgat Saraykent
GENEL
İlçe bağlı bulunduğu Yozgat il topraklarının doğusundadır. İlçe, genellikle dağlık ve dalgalı bir arazi yapısına sahiptir. İlçe merkezinin kuzeyinde Kaletepe ve Yılanboynu tepesi bulunur. Bölgenin en büyük özelliği, tarihi süreçte görüldüğü üzere, fay hattı üstünde bulunmasıdır. Öte yandan, bu konumu, zengin termal kaynaklarını da barındırmasına sebep olmuştur.
Şifa kaynağı olarak kullanılan bu kaynaklardan, son yıllarda seracılık faaliyetlerinde de yararlanılmaktadır. İlçenin rakımı 1140 metredir. Bölgede tipik karasal iklim görülür. Buna bağlı olarak yazları sıcak, kışları ise soğuk ve sert geçer. İlçede yaygın bitki örtüsü bozkırdır.
İlçede çok sayıda mağara vardır. En önemli akarsuyu, ilçe merkezinden geçen ve Çekerek ırmağının önemli kollarından biri olan “Sarayözü” dür. İlçenin en önemli ekonomik kaynakları tarım ve hayvancılıktır.
Ancak arazi genellikle dağlık olduğundan tarım ikinci planda kalır. İlçede, geçmişte yaşanan deprem ve sel felaketleri nedeniyle, halkın büyük bölümü, yurt dışına işçi olarak çalışmak üzere göç etmiştir. Bu nedenle, günümüzde ilçede yaşayanların en büyük gelir kaynaklarından birisi de yurt dışından gönderilen dövizlerdir.
Yozgat Saraykent
GEZİLECEK YERLER
SARAYKENT KALINTILARI
İlçe merkezinin 7 km kuzeyinde Saray mahallesindedir. Romalılardan kalan bu kalıntılardan han ve hamam seçilmektedir. Hatta, hanın yapımında, su yerine süt kullanıldığı rivayet edilmektedir. Bunlara bakıldığında, bölgenin Roma döneminde önemli bir yerleşim yeri olduğu düşünülür. 1908 yılına kadar han ve hamamda işletme sürmüş, daha sonra sel felaketi altında kalan hamam özelliğini kaybetmiş, han ise tarihi özelliğini korumuştur.
ÇİNÇİNLİ SULTAN HANI VE SARAYKENT KAPLICASI
İlçe merkezine bağlı Saray Mahallesindedir.
Kaplıcalar mevkiinde bulunan tarihi Çinçinli Sultan Hanı, çok harap bir halde günümüze ulaşmıştır. Hanın hemen yanında: tarihi Roma hamamı kalıntıları vardır. Hanın kitabesi yoktur. Ancak, muhtemelen Valide Sultan Melike Mah-Peri Hatun tarafından, 1239-1240 yılları arasında yaptırılmıştır.
Han iki kısımdan oluşur. (Kapalı ve Açık kısım) Kuzey ve doğuya yönelik, moloz taş üzeri kesme taş kaplamadır. Üst örtüsü tamamen yıkılmıştır. İç bölüm, mekanlarından hiçbir iz kalmamıştır. Günümüzde, aynı mevki de kaplıca ve 80 yatak kapasiteli bir otel vardır.
Bu kaplıcanın suyu: sodyum klorür, sodyum bikarbonat ve kalsiyum sülfatlı sular gurubuna girer. Ayrıca: metaslikiat asidi içerir. Sıcaklığı 70-74 derece arasında değişir. Debisi saniyede 10-14 litredir. Kaplıca suyunun iyi geldiği söylenen hastalıklar: romatizmal hastalıklar, kadın hastalıkları, nevvrit, polinevrit, kırık-çıkık tedavileridir. Kaplıca, kış aylarında birkaç ay kapalı kalmaktadır.
Yozgat Saraykent Yılanboynu Tepesi
YILANBOYNU TEPESİ
İlçe merkezinde Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesindedir.
Tepeye ulaşım, yeni açılan stabilize yol ile sağlanır. Yerleşim yeri: yaklaşık 250 metre çapındadır. Doğal kayalık tepelerin dik yamaçlarından başlar, eteklere kadar iner.
Yozgat Saraykent Yılanboynu Tepesi
Batı, güneyi ve tepe kısmı, kaçak kazılarla oldukça tahrip edilmiştir. Yüzeyde yapılan incelemeler sonucunda: yoğun seramik kalıntıları bulunmuş olup, bunlara bakarak burada bulunduğu bilinen yerleşimin Erken ve Orta Tunç devri, Demir devri (Frig çağı) ve Roma dönemlerinde iskan edildiği düşünülmektedir.
Yozgat Saraykent Taşlık höyük
TAŞLIK HÖYÜK
İlçe merkezine bağlı Doğankent Kasabasının kuzeyinde, yaklaşık 1 km uzaklıktadır.
Dedefakılı köyünün solunda ve yoldan 100 metre içeride bulunan höyük, düz bir arazi üzerinde yükseliyor. Höyük, Dedefakılı köyü ile Doğankent kasabasının sınırları ortasındadır. Höyüğün üst ve yamaçlarında büyük kayalar bulunduğundan, höyüğe “Taşlı Höyük” denir. Ovale yakın bir şekilde yapılmaktadır. Boyutları 50 x 60 metredir. Yükseklik: 7-8 metredir. Üzeri hafifçe sivrilmektedir. Höyüğün yüzeyinden toplanan seramik parçaları, Roma dönemine işaret eder.
Yozgat Saraykent Çekerek Su hanı ve köprüsü
ÇEKEREK SU HANI VE KÖPRÜSÜ
Yozgat-Kadışehri yolu üzerinde, Kesikköprü-Örencik köylerinin kesiştiği noktada, yolun sağında bulunan bu han, Çekerek suyu yanındadır. İlçe merkezine 26 km uzaklıktadır.
Han: Valide Sultan Melike Mahperi Hatun tarafından 1239-1240 yılları arasında yaptırılmıştır. Han, konum olarak Osmanlı imparatorluğuna ait bir ticaret yolu üzerindedir. Han kalıntısı: kuzey-güney doğrultusunda uzanır. Moloz taş ve kireç harcından, yığma olarak yapılmıştır.
Üst örtü sistemi, beşik tonozludur. Yapı, iki birimden oluşur. Kuzey kısmı: daha geniştir. Kuzey-güney yanlarda ise, doğu-batı doğrultusunda taşlarla örtülü mekanlar bulunmaktadır. Güney kanadında: kuzey-güney doğrultusunda uzunlamasına tonozla örtülmüş üç mekan vardır.
Yapı oldukça harap durumdadır. Han kalıntısının yaklaşık 35 metre kuzeyinde, bir köprü kalıntısı vardır. Bu köprü kalıntısı: moloz taştan kireç harcı ile yığma olarak, düzgün kesme taştan taş kaplama olarak yapılmıştır. Tek gözlüdür.
Kemeri ve gövdesi tamamen yıkılmıştır. Güneyinde, hana doğru uzanan bir yol kalıntısı görülür. Köprünün ilk olarak ortası göçtüğünden, köye “Kesikköprü” ismi verilmiştir. Köyün eski ismi ise “Hanözü” köyüdür.
DİVANLI KÖYÜ MAĞARALARI
İlçe merkezine bağlı Divanlı mahallesinin 1 km güneybatısındadır.
Volkanik bir arazide, kayalıklardan oluşan bir alan ve bu alanda kayalara oyulmuş mekanlar bulunur. Mağaralar kayalara oyulduğu gibi, taştan oyma merdivenlerle inilen mağaralar da bulunmaktadır. Bu mağaraların Bizans dönemine ait olduğu bilinmektedir. Aynı alan içinde, iki Tümülüs bulunmaktadır. Bu Tümülüsler oldukça fazla tahrip edilmiştir.
Yozgat Saraykent Türkmen Mezarlığı
TÜRKMEN MEZARLIĞI
İlçe merkezinin 700 metre güneyinde, Sarayözü-Saraykent yolunun doğusunda, yola yaklaşık 60 metre uzaklıktadır.
İşlenmiş mezar taşları, dikdörtgen şeklinde, koyun başını andırır kabartmalı, çizgi bezeme şeklinde, çiçek motifli, ok-yay şeklini andırır işaretlerden oluşur. Taşların bir kısmı ayakta, bir kısmı ise yatık durumdadır. Mezar taşlarındaki şekil ve bezemelerden yola çıkılarak mezarlığın Anadolu’ya ilk gelen Türk-İslam boylarına ait olabileceği düşünülmektedir.
Ayvacık, Samsun arası uzaklık 60 km dir. Ayvacık, Çarşamba arası uzaklık: 29 km. Ayvacık, Terme arası uzaklık: 52 km. Ayvacık, Ordu arası uzaklık: 340 km.
TARİHİ
Osmanlı imparatorluğu döneminde, Türkler, Rumlar ve Ermeniler burada birlikte yaşamışlardır ve bu yüzden Ayvacık köklü bir kültüre sahiptir. 1990 yılında Ayvacık köyü ve Keskinoğlu köyünün birleşmesiyle Ayvacık ilçesi kurulmuştur.
Samsun Ayvacık
GENEL
İlçe merkezinde Kaymakamlık binası girişte göl kenarındadır. Belediye binası, hemen ilçe girişinde olup, ortadaki yolda alışveriş mekanları, dükkanlar bulunur. Ormanlarla kaplı bölgede doğal manzara, tarihi ve turistik mekanların bolluğu, yörenin turizm potansiyelini yükseltiyor. İlçe, Canik dağlarının kuzey eteklerinde, Suat Uğurlu Baraj gölünün kıyısında çam ağaçlarıyla kaplı bir bölgede yer alır. İlçenin ortasından Yeşilırmak, Suat Uğurlu ve Hasan Uğurlu Baraj gölleri geçiyor. Bu yüzden, ilçenin bazı köyleri, karşı kıyıda bulunmaktadır.
İki yaka arasındaki ulaşım, küçük bir feribotla sağlanır. Yerleşim yeri bakımından, İsviçre’de Landwasser ırmağı kıyısında bulunan Davos’a benzetilmektedir. İlçenin büyük bölümü ormanlıktır.
Barajın çevresinde ise fındık ocağı bulunur. İlçe halkı, fındık ve ormancılıkla geçinir. Barajda ise: yayın balığı, aynalı sazan ve Japon levreği ile kefal çıkar. İlçe, 2010 yılında turizm bölgesi ilan edilmiştir.
Özellikle Arap yatırımcılar burada oldukça büyük yatırımlar yapıyorlar, büyük tesisler açmak için oldukça büyük arazi satın aldıkları biliniyor.
Samsun Ayvacık Suat Uğurlu Barajı
SUAT UĞURLU BARAJI
İlçe merkezine bağlı Balahor köyü civarındadır. Çarşamba ovasına 15 km uzaklıktadır. Baraj 1975-1981 yılları arasında yapılmıştır. Yeşilırmak üzerindedir. Yüksekliği 38 metredir. Ortalama derinliği 18 metredir. Baraj: elektrik üretimi ve Çarşamba ovasının sulanmasında kullanılıyor. Türkiye’de baraj gölünde bulunan tek ada olan “Kirazlık adası” da burada bulunuyor.
Samsun Ayvacık Hasan Uğurlu Barajı
HASAN UĞURLU BARAJI
İlçe merkezinin 8 km güneyindedir. Baraj 1971-1981 yılları arasında yapılmıştır. Barajın yüksekliği 135 metredir. Ortalama su derinliği 54 metredir. Enerji üretimi amacıyla yapılmıştır. Türkiye’nin ilk yeraltı santralinin kurulduğu yerdir. Arkasındaki gölün alanı 20 km karedir. Barajın yapımı sırasında trafik kazası geçirerek hayatını kaybeden DSİ Samsun 7’nci Bölge Müdürü Hasan Uğurlu ve eşi Suat Uğurlu’nun isimleri verilmiştir.
Samsun Ayvacık Yamaç Paraşütü
YAMAÇ PARAŞÜTÜ
İlçe merkezinde Örencik mahallesinde bulunan yüksek alanlar, yamaç paraşütü organizasyonlarına elverişlidir.
NE SATIN ALINIR
Yörede el sanatları denilince ilk akla gelen “cecim” dir. El tezgahlarında halis yünden dokunur. Yere sermek için dokunan kilimlere cecim denir. Kadın ve çocukların bellerine bağladıkları bağlar ise cecim olarak isimlendirilir.
NE YENİR
Buralara yolunuz düşer ve geleneksel yemeklerden tatmak isterseniz, ilk önerim: “keşkek” olacaktır. Alternatif olarak “haluç” deneyebilirsiniz.
Samsun Ayvacık
GEZİLECEK YERLER
Samsun Ayvacık Eynel Köprüsü
EYNEL KÖPRÜSÜ
Estetik olarak baraj gölüne güzel bir görüntü vermektedir. En yakınında Eynel köyü bulunduğu için köprüye Eynel köprüsü ismi verilmiştir. 2010 yılında yapılan köprü, baraj gölünün ayırdığı mahalleleri birleştiriyor. Türk mühendis ve mimarlarının ortak çalışmasıyla yapılmıştır. Çelik konseksiyon üzerine oturtulmuştur.
Samsun Ayvacık Eynel Köprüsü
Köprü 350 metre uzunluğundadır. Orta açıklık: minimum 168 metredir. Köprüye önce beton ardından da araçların kaymaması için özel malzemeli asfalt dökülmüştür. Köprü kot farkı gereğince, yüzde 5 eğimli yapılmıştır. Araç yolu eni, toplam 8 metredir.
Samsun Ayvacık Eynel Köprüsü
Yaya yolu ise her iki tarafta 2 metre olmak üzere 4 metredir. Köprü: Türkiye’de kırsal kalkınma projeleri içerisinde, tek kalemde yapılan en büyük bütçeli proje olma özelliğine sahiptir.
Samsun Ayvacık Eynel Köprüsü
Ayrıca, Proje, Türk Yapısal Çelik Derneği tarafından 2009 yılı Tasarım Yarışmasında Jüri Özel Ödülüne layık görülmüştür.
Samsun Ayvacık Kadın Kültür ve Doğal Yaşam Merkezi
KADIN KÜLTÜR VE DOĞAL YAŞAM MERKEZİ
İlçenin girişinde, sol tarafta, baraj gölü kenarındadır. Burada: yöresel mimariyle inşa edilmiş ahşap bir ev bulunuyor. İlçeye özgü el sanatlarının geliştirilmesi ve sergilenmesi amacıyla yapılan merkezde, yöreye özgü Cecim kilimi tezgahları bulunuyor.
Samsun Ayvacık Kadın Kültür ve Doğal Yaşam Merkezi
Hediyelik cecim (cicim) kilimi satışı yapılıyor.
Samsun Ayvacık Tekne Turu
TEKNE TURU
İlçe merkezinde bulunan iskelede, Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanan teknelerle gezi düzenleniyor.
Samsun Ayvacık Tekne Turu
Baraj gölünde yaklaşık 45 dakika süren tekne turu için 15 TL. ücret ödemek gerekiyor. Ayrıca, yine baraj gölünde kürek ve jetski yapma imkanı da bulunuyor.
Samsun Ayvacık Ahşap Camiler
AHŞAP CAMİLER
Yöresel mimarinin en değerli unsurları olan ahşap camiler, tescil edilerek koruma altına alınmıştır. Çamalan Mahallesinde bulunan Ulubelen camisi, Yeniköy Mahallesi camisi, Ardıç Mahallesi camisi, Ortaköy camisi, Kabaklık Köyü camisi, Kabaklık Lazlar Mahallesi Camisi görülecek yerler arasındadır.
İlçe sınırları içinde günümüze sadece 13 tane ahşap cami gelmiştir. Bu ahşap camiler içinde, en önemli cami, Çamalan mahallesindeki 200 yıllık Ulu Belen Oyma Camisidir.
Samsun Ayvacık Ulubelen Camisi
Ulu Belen Camisi
Çamalan Mahallesinde, temelsiz olarak iki katlı ahşaptan yapılmıştır. Zemini taş ve ağaçlarla desteklenen cami, restore edilmeyi bekliyor, aksi halde yıkılma tehlikesi vardır. Caminin içindeki oyma motifler ve kök boyalar ilgi çekiyor.
Çünkü cami yapıldığında kullanılan kök boyalar, halen özellik ve güzelliğini koruyor. Camide, mihrapta süsleme olarak ay-yıldız bulunuyor. Tavanda, yapıldığı döneme ait ahşap avize var.
Caminin içindeki ikinci kapısında, oyma ve el işlemeli yapılmış çok güzel motifler görülür. Caminin cemaati yazın artar, kışın ise azalır, ayrıca bölgeye gelen turistler de camiyi ziyaret ederler.
Samsun Ayvacık Kirazlık-Zevgar Adası
KİRAZLIK-ZEVGAR ADASI
Kirazlık adası ancak ilçede kullanılan ismiyle “Zevgar” adası, Koçyurdu köyüne bağlı iken Suat Uğurlu Barajı sularının bölgeyi kaplaması sonucu oluşan bir adadır. Göller içinde tek ada olma özelliği taşıyan Kirazlık adası oldukça güzel manzarası ile yöreyi ziyaret eden turistlerin ilgisini çeker.
Adada insan yaşamıyor, sadece yabani hayvanlar bulunuyor. Ancak ileriye dönük olarak: adada çevrenin doğal dokusuyla uyumlu köy yaşamını simge edecek tesislerin yapılması, bitki örtüsü canlandırılarak adaya konabilecek küçük baş hayvanlarla destinasyonun zenginleştirilmesi çalışmaları planlanmaktadır.
Samsun Ayvacık-Kikinin Şelalesi
AYVACIK-KİKİNİN ŞELALESİ
Karadeniz coğrafyasında en güzel doğal varlıklar olan şelaleler, Ayvacık köylerinde bulunuyor. Kikinik Şelalesi, ilçe merkezine 5 km uzaklıktadır. Şelale: 40 metre yükseklikten dökülmektedir.
Samsun Ayvacık Yeşilpınar Şelalesi
YEŞİLPINAR ŞELALESİ
İlçe merkezine 15 km uzaklıkta Yeşilpınar köyündedir. Araçla belli bir süre ilerlenir ancak yol bitiminde, yaklaşık 1.5 km yürüyüş yapmak gerekir. Şelale 50 metreden dökülmektedir.
Samsun Ayvacık Kızlar Kalesi
KIZLAR KALESİ
Çamlıkale mahallesindedir.
Kervan ve yayla yolları güzergahındadır. Yeşilırmak nehrine hakim bir noktadadır. Demir çağından (MÖ 1200-500) itibaren, iskan gören ve amazonlar ile özdeştirilen Kızlar Kalesi, barındırdığı arkeolojik verilerle bölge tarihine ışık tutuyor.
Samsun Ayvacık Kızlar Kalesi
Koruma altına alınan kale, Efsaneye göre: 2000 yıl önce, Çamlıkale Mahallesinde yaşayan iki kış kardeşin yaşadığı bir kale olarak biliniyor. Kızlar kalesinin hikayesi: Yaklaşık 2000 yıl önce, bölgede Çamlıkale köyünde iki tane kız varmış. Bu kızlar bir kalede yaşarlarmış. Bu kızların: yaklaşık 3 bin koyun ve keçileri varmış.
Koyunlar ve keçiler yaylada tutulup besleniyormuş. Keçi ve koyunlardan sağılan sütler, 2 km boyunca uzanan ve yer altında gömülmüş taş oluklarda sağılır ve bu oluklar vasıtasıyla kızlar kalesine ulaşırmış. O zamanlar dağlarda yaşayan eşkıya çeteleri, köylülere korku salarmış.
Bir gün bu eşkıya çeteleri, bu kızların sahip olduğu koyun sürüsünü yağmalamak için saldırırlar ve sürüyü korumak için çeteye karşı koyan köpeği yakalayıp, boğazını keserler, tekelerden birinin boynundaki zilin ipiyle de çobanın elini bağlarlar.
Samsun Ayvacık Kızlar Kalesi
Çoban eşkıyalara hitaben “Beni, nasıl olsa yakaladınız, son kez kavalımı çalayım hem de zaman geçirmiş olursunuz” diyerek kavalını eline alır ve kavalıyla kaledeki kızlara şu mesajı geçer “Kara kancık kanlar kustu (çobanın dişi olan köpeği), Ger tekenin ipi kolumu kesti, Zahle-Zahide boğazkesen kalesini kesin” diyerek karşıdaki Erbaa tarafında olan Boğazkesen kalesine doğru sürünün ve kendisinin götürüleceğini söyler.
Bunu duyan Zahle ve Zahide, hemen atlarına binerler ve kaleye doğru yola çıkarlar ve eşkıyalara yetişip savaşarak sürüyü ve çobanı ellerinden alırlar. Adını buradan alan ve her yıl yerli ve yabancı turistler tarafından ziyaret edilen Kızlar Kalesi, ilçenin turizminde önemli pay sahibidir.