Çanakkale Ayvacık

Çanakkale Ayvacık

Ayvacık denilince akla hemen, başkaca birçok özellik söz konusu olmasına rağmen: Asos ve Behramkale gelmektedir. Buraya birkaç kez gittim. Özellikle: Asos, sahil kıyısındaki yapısı ile, gerçekten muhteşem. Hemen kıyıda bulunan restoranlardan, güneşin batışını mutlaka izleyin.

Behramkale de bulunan Athena Tapınağına çıkın ve çevreye yayılan muhteşem deniz manzarasını izleyin. Behramkale de, taş duvarlar ve antik mimari kalıntılar üzerinde dolaşın, dönemin büyüsünü hissedin. Tüm bunların yanında: tarihi gezi merakınız yanında, Asos’ta bulunan taş yapı otellerde, güzel bir tatil geçirmek te mümkün.

Tek sıkıntı: Behramkale ile Asos arasındaki yolun, nispeten dar, virajlı ve eğimli olması, sanırım bu yolda ilerlerken, mümkün olduğu kadar dikkatli araç kullanmak şart.

ULAŞIM

Ayvacık-Çanakkale arasındaki uzaklık: 72 km. Ayvacık-Ezine arasındaki uzaklık: 25 km. Ayvacık-Edremit arasındaki uzaklık ise: 70 km. dir. Özellikle: İstanbul ve Trakya bölgesinden gelerek, güneye, Ege bölgesine yolculuk yapanlar, bu bölgeden geçerler.

TARİH

Ayvacık ilçesinin hangi tarihte kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. Ancak, ilk çağlardan bu yana, çeşitli kavimler tarafından, bölgenin yerleşim yeri olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir.

Bölgede ilk yaşayan topluluğun: Mysyalılar ve Luviler olduğu, ardından ise Hititler, Lidyalı’lar ve Perslerin bölgede egemen oldukları öğrenilmiştir. MÖ.334 yılında, Büyük İskender bölgede egemen olur. Onun ölümü üzerine, Bergama krallığı,  daha sonra Roma ve Bizans idaresi görülür.

Selçuklu Beylerinden Emir Caka Bey, Oğuz boylarını buraya yerleştirir. Karesi Beyin ölümünden sonra ise, taht kavgalarından yararlanan Osmanlılar, Sultan I. Murat zamanında, Ayvacık bölgesini ele geçirirler. 1876 yılında, ulaşım güçlüğü nedeniyle, Ayvalıoba, bugünkü Ayvacık ilçesinin bulunduğu yere taşınmıştır.

Tarihi süreç içinde, yazılı kaynaklara göre, Ayvacık ile ilgili 1335 yılındaki bilgilere göre: burada Kızılca Tuzla adıyla anılan 15-20 evlik bir yerleşim bulunduğu bilinmektedir. Sonraları, Ayvalı oba adını alan yerleşim, Osmanlı kayıtlarında Biga sancağına bağlı bir kaza merkezi olarak geçer.

1920 yılında yaşanan Yunan işgali, 1922 yılında sona erdirilir. 1926 yılında Ezine ilçesine bağlanan Ayvacık, 1928 yılında ilçe haline getirilir.

İlçe adının temelinde şöyle bir söylenti var. Evet, söylentiye göre: 1514 yılında, bu bölgede yaşayan bir delikanlı, Çaldıran Savaşına katılır. Zaferden sonra, Osmanlı Ordusuyla Azerbaycan’ın başkenti Tebriz’e gider. Tebriz şehrinde, bir han avlusunda dinlenirken, hanın sahibesi olan Tiflisli Ümmühan Hatun ile tanışır.

Ümmühan Hatun, aşırı zengindir ve kocası, askerde iken ölmüştür. Bu genç delikanlıyı, kocasına benzetir ve bu isimsiz delikanlı ile evlenerek oradaki bütün mal varlığını satar ve bu bölgeye, delikanlının memleketine gelir.

Ümmühan Hatun: ilk olarak, çevredeki obaları dolaşır ve burada yaşayanları, Ayvalıoba’da yaşamak üzere davet eder. Böylece: Ayvalıoba köyü, kasaba haline gelir. Ayrıca yanında getirdiği para ile, kendi adını verdiği ve günümüzde de görülmekte olan “Ümmühan Hatun” camisini yaptırır.

Kasabaya su getirtir, hamam yaptırır. Böylece, kasabada rahat bir ortam sağlanır. Bu sırada, Ümmühan hatun, evinin bahçesine diktiği “ayva” ağacının cılız ve cansız kalması üzerine, kasabaya, küçük ayva anlamına gelen “Ayvacık” adını verir.

GENEL

Ayvacık: sırtını antik dönemlerin ünlü dağı İda dağına dayar, yüzünü ise, birçok efsanenin doğuşuna kaynaklık eden Ege denizine dönmüştür. Yeşilin ve mavinin her türlü tonu, bölgede görülebilir. Önemli bir kavşak noktasındadır.

İlçe, coğrafi açıdan nispeten dalgalı olup, dağlar ve tepeler, genellikle büyük çoğunluğu oluşturmaktadır. Yani, düzlükler yalnızca: yüzde 18. İlçe merkezinin denizden yüksekliği: 273 metredir. İlçenin deniz kıyısında, 88 km. lik sahil şeridi bulunmaktadır.

İklim olarak: yörede, Akdeniz ve Karadeniz ikliminin etkileri görülmektedir. İlçe merkezi ve çevresinde, yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise don yapmayacak kadar soğuk ve yağışlıdır.

Yöre halkı, oldukça zengin bir kültür yapısına sahiptir. Yörük ve Türkmen köylerinde, kendilerine özgü kültürel farklılıklar yaşanmaya devam etmektedir.

Bölgenin ekonomik etkinlikleri düşünüldüğünde: turizmin yanı sıra, zeytincilik ve zeytinyağı üretimi, halı dokumacılığı, odun kömürü, peynir ve hayvancılık önemli gelir kaynakları arasındadır.

NE YENİR,. NE İÇİLİR

Ayvacık bölgesinde, özellikle Asos yöresinde: hemen deniz kıyısında bulunan restoranlarda, mutlaka deniz ürünleri ve özellikle balık yemelisiniz.

NE SATIN ALINIR

Ayvacık ilçesinde, kök boyama iplerle el dokuma halılar üretilmektedir. İlginizi çekerse, bunlardan satın alabilirsiniz.

Bunun dışında, bölgenin turistik özellikleri nedeniyle, Behramkale bölgesinde, yöresel el sanatları ve yöresel doğal ürünlerin (özellikle: kekik öneriyorum) satıldığını göreceksiniz. Asos’ta ise, el dokuma küçük çantalar-heybeler, bayanlar için ilginç oluyor, hediyelik olarak da düşünülebilir.

GEZİLECEK YERLER

Çanakkale Ayvacık

HÜDAVENDİGAR CAMİSİ

14.yüzyıl sonunda Sultan Murat Hüdavendigar döneminde yapılmıştır. 238 metre yükseklikteki bir tepe üzerinde, muhteşem bir görüntü sergilemektedir. Cami: bir kubbe ve sütunlu bir giriş kapısını da içine alan, dörtgen bir alan üzerine inşa edilmiştir. Osmanlı mimarisinin tipik bir örneğidir. Caminin yapımında: Roma ve Bizans dönemi kalıntıları kullanılmıştır.

Caminin mermer giriş kapısı: Carnelius kilisesinin kapısıdır. Kiliseyi tamir ettiren Skamandros kralının, kapıya yazdırdığı duaya dokunulmamış, ancak haç işaretinin iki kanadı kırılmış ve cami kapısı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Üzerinde haç işareti olan bir kapının, cami kapısı olarak kullanılmış olması ilginç ve etkileyicidir.

Caminin iç dekorasyon resimlerinde de, kadırga resimlerinin kullanılmış olması, daha önce bu tür bir süsleme görülmemesi nedeniyle ilgi çekmektedir. Caminin minaresi yoktur. Tonoz örtülü son cemaat yeri, yanlarda basık kemerlidir.

Çanakkale Ayvacık

ASSOS

Ayvacık ilçesinin en şöhretli yeri, Behram köyünde bulunan “Assos” tur. Büyük Filozof Aristo, yaşamının bir bölümünü burada geçirmiştir. MÖ.347-344 yılları arasında, burada “Felsefe Okulu” kurmuş ve işletmiştir. Amacı: Eflatun’un ünlü eseri Republic (Devlet) de sözünü ettiği, ideal devlet şeklini hayata geçirmekti. Bu amaçla, Atina’dan kalkıp, buraya gelmiştir. Evet, Asos ile ilgili, yine bu sitede ayrıntılı bir yazı örneği var. Oradan, Asos hakkında ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

Asos-Behramkale tanıtımı hakkındaki yazıma ulaşmak için. 

Çanakkale Ayvacık

BEHRAMKALE

Behramkale antik yerleşim yeri hakkında, yine bu sitede ayrıntılı bir yazı örneği var. Behramkale bölgesindeki gezinizden önce, siteden Behramkale arattırıp, ayrıntılı tanıtım yazısı örneğini alabilirsiniz.

BEHRAMKALE KÖPRÜSÜ

Yapılış tarihi net olarak bilinmeyen köprü, 14 yüzyıla tarihlenir. Tuzla çayı üzerindedir. Sivri kemerli olan ve yörenin taşlarıyla inşa edilen köprü, günümüzde kullanılmamaktadır.

Çanakkale Ayvacık

GÜLPINAR-CHRYSE-APOLLO SMİNTHEUS TAPINAĞI 

Bu kalıntılar, İlyada Destanında adı geçen “Apollon Smintheus Tapınağı”, burada yani Gülpınar da bulunmaktadır. Gülpınar, Ayvacık’ın güneybatısında, Bahçeleriçi kesimindedir.

Antik Troas bölgesi sınırları içindeki Chryse antik şehri, bir Aiolia şehridir. Ancak, Apollon Smintheus Tapınağı ile önem kazanmıştır. Bölgede, tapınak dışında, ayrıca Roma ve Bizans yapıları da bulunmaktadır.

Apollon Smintheus kültü, Anadolu kökenli ve Troas bölgesine özgü bir tapınma biçimidir.

Tapınağın yapıldığı Helenistik çağda, yörede suyun bol olması, Apollon kültürünün bir simgesidir. Çünkü: tanrı Apollon, kehanette bulunmak için, her zaman suya ihtiyaç duyar. Tapınağın bu nedenle, bu alanda kurulmuştur.

Tapınak: MÖ.330-30 yılları arasındaki 300 yıllık sürede, İon stilinde yapılmıştır. Troas bölgesinde, tek örnek olarak öne çıkmaktadır. Tapınağın ölçüleri: dar yüzeyler 23 metre, uzun kenarlar ise, 42 metredir. Alt yapısında, üç farklı taş kullanılmıştır. Temel ise, yöreye özgü, tüf  taşından yapılmıştır.

Üzeri ise, çevrede çok görülen, andezit-bazalt taşından yapılmıştır. Temel ve 11 basamağın son kaplaması, mermerdir. Mermer bloklarla döşenen kutsal alan ise, 3 odadan oluşur. Bunlar: kutsal ön oda, kutsal oda ve arka odadır. Kutsal oda da, Paroslu heykeltıraş Skopas’ın yaptığı düşünülen ve 110 cm. lik bacak parçası ele geçen, tanrı Apollon’un heykelinin bulunduğu biliniyor.

Tapınak hakkında antik kaynaklarda bahsedilmektedir. Ayrıca, Helenistik çağ sikkelerinde, tapınak cephesinde duran bir kutsal heykelin, 5 metre uzunluğunda bulunduğu sanılmaktadır. Ünlü Roma İmparatoru Julius Ceaser’ın burayı ziyaret ettiği biliniyor.

Tapınak kalıntıları ve tapınaktan çıkan eserler, burada bulunan müzede sergilenmektedir.

Çanakkale Ayvacık

KÜÇÜKKUYU-ZEUS ALTARI

Beldeye bağlı, Adatepe köyünün üst tarafında, Gargaran tepesinde bir mağara bulunuyor. Gargaran Tepesi; eski Yunan kültürüne göre, tanrılarına kurbanlar sunmak üzere yapılmış bulunan Zeus Altarı’na ev sahipliği yapmaktadır. Eski Yunanlılar; savaşta galip gelmek, kuraklıktan, hastalıktan kurtulmak, bereketli ürün alabilmek, felaketlerden korunmak için tanrılara kurban vermeyi adet haline getirmişlerdi.

İşte, bu alışkanlığın uygulandığı bir yer. Mağaranın ön tarafı, diklemesine uçurum. Taş duvarlarla örülen küçük odaya kadar olan bölümde bir su sarnıcı var. Sarnıca inen taş merdiven, günümüzde yıkılmıştır. Homeros, İlyada destanında, Zeus Atlarından söz etmektedir. “Hera, dosdoğru yürüdü Gargaran doruğuna. İda’nın en yüksek tepesiydi bu. Bulutları devşiren Zeus, onu gördü. Görür görmez aşk sardı düşünceli kafasını ve Hera, Zeus’un dokuz eşinin birincisi oldu”.

Çanakkale Ayvacık

ADATEPE KÖYÜ

Bu köy: Türk ve Rum kültürünün bir arada uzun yıllar yaşadığı bir yer olarak öne çıkıyor. Deniz kenarında değil de, dağlara, daha güvenli yerlere yerleşmek düşüncesindeki insanlar tarafından kurulmuştur. Köydeki Rum ve Türk yerleşim yerleri, Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınmıştır.

Bu konutlar, orijinal taş yapılarıyla, yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir. Köyün yerli halkı, büyük yerleşim yerlerine göç ederken, büyük yerleşim yerlerinden gelen bir kısım insanlar, Adatepe köyünde yaşamaya başlamışlardır.

Çanakkale Ayvacık

KÜÇÜK ÇETMİ KÖYÜ-AFRODİT KAPLICASI

Küçük Çetmi köyünde bulunmaktadır. Adını, mitolojideki güzellik tanrıçası Afroditten almaktadır. Kaplıcanın tam olarak ne zaman yapıldığı bilinmez, ancak Cenevizliler zamanında onarıldığı bilinmektedir. İlyada Destanına göre: Zeus, hastalanan güzellik tanrıçası Afrodit’i yanından uzaklaştırır.

Afrodit: İda dağında, bir mağaraya konur. Bu mağarada: 42 derece sıcaklıkta çıkan suda yıkanan Afrodit, eski güzelliğine ve sağlığına kavuşur. Ancak, Zeus’un yanına bir daha dönemez.

O zamandan, günümüze kadar, bu söylenti sonucu, güzelleşmek ve iyileşmek isteyenler, bu kaplıcanın sularına girerler. Zamanınız varsa, sizde değerlendirebilirsiniz.

Çanakkale Ayvacık

SİVRİCE-SOKAK AĞZI

Ayvacık ilçesinde, deniz kıyısındaki bir bölgedir. Burada bulunan dalgıç kulüpleri: kursiyerlerini eğitmektedirler. Ülkemizin gizli cennetlerinden biridir. Son yıllarda özellikle soft turizm konusunda, öne çıkmaktadır.

Çanakkale Ayvacık

BABAKALE

Asya kıtasının en uç noktasıdır. Assos bölgesine, 17 km. ve Küçükkuyu bölgesine ise, 25 km. uzaklıktadır.

Gözden uzak, muhteşem sakin ve dinlendirici, tertemiz havasıyla öne çıkan minik bir yerleşim yeri. Evet, Babakale bir balıkçı köyüdür.

Geçmişi ise, 1723 yılına kadar gidiyor. Bu tarihte kurulan Babakale, görkemli kalesi, antik su yolları, camisi, hamamı, çeşme ve ulu çınar ağacı ile, ziyaretçilerinin, tarih içinde, zamanda yolculuk yapmasını sağlıyor.

Çanakkale Ayvacık

Babakale’nin yine geçmişini izlemek, belki ilginizi çekebilir. Şöyle ki: bir gün, Osmanlı sultanı III. Ahmet, deniz seferinden dönerken, kötü hava nedeniyle, buradaki köye sığınır. Halk: Padişahın çevresini sarar ve korsan saldırılarından bıkıp-usandıklarını söylerler. Padişah, veziri İbrahim Paşa’ya talimat vererek, bir ferman çıkarılır.

Bu fermana göre: ülkenin bütünündeki mahkumların, Babakale’de çalışmalarından sonra, serbest bırakılacakları vaat edilir. Daha sonra, mahkumlar bölgeye gelirler. Bölgede: kaleyi yaparlar, çeşmeye su getirmek için, 5 km. künk döşerler ve liman inşaatına başlarlar.

Günümüzde, bu kale, maalesef restorasyon beklemektedir. Hemen karşı kıyıda bulunan Midilli Adasındaki kale ışıklandırılmış görüntüsüyle, muhteşem ilgi çekerken, Babakale’de bulunan kale, maalesef kaderine terk edilmiş görüntüsüyle, görenleri üzüyor.

Kalede, 2000’li yıllarda restorasyon çalışmaları başlamış olmasına rağmen, belli bir onarım yapılamamış. Çeşmeye su getirmişler dedim ya, Osmanlı Donanması, deniz seferlerine çıkarken, bu çeşmeden su alırmış. Alınan bu su, 3 ay gibi uzun sürede, asla bozulmaz ve tazeliğini muhafaza edermiş. Ama, günümüzde bu çeşmenin suyu akmıyor.

Evet, bu arada liman yapılmış dedim ya, bu yapılan liman, elbette arzu edilen gibi olmaz. Özellikle: günümüzdeki gemilerin yükleme yapabilecekleri, balıkçı teknelerinin sığınabilecekleri, turistik yatların barınabilecekleri bir liman olma özelliğini taşımaz.

Yani: uzun yıllara dayalı bir ihmal, günümüzde hala devam etmektedir. O yıllarda liman için atılan taşlar, hala eskisi gibi duruyor. Liman yapılması için çalışmaların yürümediğini öğrendim.

Evet, Babakale ve çevresinin, diğer bir ismi de: akvaryum. Balıkların yumurta bırakmak için, Akdeniz’den Karadeniz’e geçtikleri, geçiş yolu üzerinde bulunması nedeniyle, burada, her türlü balık bulunabiliyor. Özellikle, denizin temiz olması nedeniyle, dalış yaparak balık avlamak ta mümkün.

Ama avlamaktan değil de, yemekten hoşlanıyorsanız, Babakale, tam size göre bir yer. Çünkü, özellikle balık fiyatlarının düşük olması en büyük özellik. Bunun yanında, deniz ürünleri muhteşem şekilde servis ediliyor. Hatta, kırlangıç balığı çorbasını mutlaka tatmanızı öneriyorum.

Burada, günümüze kadar uzanan bir efsane var. Osmanlı donanmasında, adı “peksimet yemez Latif Baba” olarak bilinen denizci ölünce, Babaada Burnuna gömülür. Donanma, ne zaman buradan geçse, uğur getirsin diye, türbenin bulunduğu tarafa, denizciler tarafından peksimet atılırmış.

Evliya Çelebi, ünlü Seyahatnamesinde, bundan söz eder. Günümüzde, mavi yolculuğa çıkanlar da, bu yöreden geçerken, mavi sulara, peksimet atıyorlarmış.

Babakale yöresine gelirseniz, elbette balık ve deniz ürünleri yemelisiniz. Ama, satın alabileceğiniz ilginç bir şeyden söz edeceğim. Bıçak. 1723 yılında kurulan köyde, uzun yıllardır bıçakcılık yapılıyor.

El yapımı bıçakların en büyük özelliği: keskinliği ve balık ayıklamada kullanışlı olması. Tercih ederseniz, satın alabilirsiniz.

Ezine tanıtımı.

Edremit tanıtımı.

Çanakkale tanıtımı.

Gelibolu tanıtımı.

Truva tanıtımı.

 

Samsun Ayvacık

Samsun Ayvacık

Ayvacık, Samsun arası uzaklık 60 km dir. Ayvacık, Çarşamba arası uzaklık: 29 km. Ayvacık, Terme arası uzaklık: 52 km. Ayvacık, Ordu arası uzaklık: 340 km.

TARİHİ

Osmanlı imparatorluğu döneminde, Türkler, Rumlar ve Ermeniler burada birlikte yaşamışlardır ve bu yüzden Ayvacık köklü bir kültüre sahiptir. 1990 yılında Ayvacık köyü ve Keskinoğlu köyünün birleşmesiyle Ayvacık ilçesi kurulmuştur.

Samsun Ayvacık

GENEL

İlçe merkezinde Kaymakamlık binası girişte göl kenarındadır. Belediye binası, hemen ilçe girişinde olup, ortadaki yolda alışveriş mekanları, dükkanlar bulunur. Ormanlarla kaplı bölgede doğal manzara, tarihi ve turistik mekanların bolluğu, yörenin turizm potansiyelini yükseltiyor. İlçe, Canik dağlarının kuzey eteklerinde, Suat Uğurlu Baraj gölünün kıyısında çam ağaçlarıyla kaplı bir bölgede yer alır. İlçenin ortasından Yeşilırmak, Suat Uğurlu ve Hasan Uğurlu Baraj gölleri geçiyor. Bu yüzden, ilçenin bazı köyleri, karşı kıyıda bulunmaktadır.

İki yaka arasındaki ulaşım, küçük bir feribotla sağlanır. Yerleşim yeri bakımından, İsviçre’de Landwasser ırmağı kıyısında bulunan Davos’a benzetilmektedir. İlçenin büyük bölümü ormanlıktır.

Barajın çevresinde ise fındık ocağı bulunur. İlçe halkı, fındık ve ormancılıkla geçinir. Barajda ise: yayın balığı, aynalı sazan ve Japon levreği ile kefal çıkar. İlçe, 2010 yılında turizm bölgesi ilan edilmiştir.

Özellikle Arap yatırımcılar burada oldukça büyük yatırımlar yapıyorlar, büyük tesisler açmak için oldukça büyük arazi satın aldıkları biliniyor.

Samsun Ayvacık Suat Uğurlu Barajı

SUAT UĞURLU BARAJI

İlçe merkezine bağlı Balahor köyü civarındadır. Çarşamba ovasına 15 km uzaklıktadır. Baraj 1975-1981 yılları arasında yapılmıştır. Yeşilırmak üzerindedir. Yüksekliği 38 metredir. Ortalama derinliği 18 metredir. Baraj: elektrik üretimi ve Çarşamba ovasının sulanmasında kullanılıyor. Türkiye’de baraj gölünde bulunan tek ada olan “Kirazlık adası” da burada bulunuyor.

Samsun Ayvacık Hasan Uğurlu Barajı

HASAN UĞURLU BARAJI

İlçe merkezinin 8 km güneyindedir. Baraj 1971-1981 yılları arasında yapılmıştır. Barajın yüksekliği 135 metredir. Ortalama su derinliği 54 metredir. Enerji üretimi amacıyla yapılmıştır. Türkiye’nin ilk yeraltı santralinin kurulduğu yerdir. Arkasındaki gölün alanı 20 km karedir. Barajın yapımı sırasında trafik kazası geçirerek hayatını kaybeden DSİ Samsun 7’nci Bölge Müdürü Hasan Uğurlu ve eşi Suat Uğurlu’nun isimleri verilmiştir.

Samsun Ayvacık Yamaç Paraşütü

YAMAÇ PARAŞÜTÜ

İlçe merkezinde Örencik mahallesinde bulunan yüksek alanlar, yamaç paraşütü organizasyonlarına elverişlidir.

NE SATIN ALINIR

Yörede el sanatları denilince ilk akla gelen “cecim” dir. El tezgahlarında halis yünden dokunur. Yere sermek için dokunan kilimlere cecim denir. Kadın ve çocukların bellerine bağladıkları bağlar ise cecim olarak isimlendirilir.

NE YENİR

Buralara yolunuz düşer ve geleneksel yemeklerden tatmak isterseniz, ilk önerim: “keşkek” olacaktır. Alternatif olarak “haluç” deneyebilirsiniz.

Samsun Ayvacık

GEZİLECEK YERLER

Samsun Ayvacık Eynel Köprüsü

 

 

 

 

 

EYNEL KÖPRÜSÜ

Estetik olarak baraj gölüne güzel bir görüntü vermektedir. En yakınında Eynel köyü bulunduğu için köprüye Eynel köprüsü ismi verilmiştir. 2010 yılında yapılan köprü, baraj gölünün ayırdığı mahalleleri birleştiriyor. Türk mühendis ve mimarlarının ortak çalışmasıyla yapılmıştır. Çelik konseksiyon üzerine oturtulmuştur.

Samsun Ayvacık Eynel Köprüsü

Köprü 350 metre uzunluğundadır. Orta açıklık: minimum 168 metredir. Köprüye önce beton ardından da araçların kaymaması için özel malzemeli asfalt dökülmüştür. Köprü kot farkı gereğince, yüzde 5 eğimli yapılmıştır. Araç yolu eni, toplam 8 metredir.

Samsun Ayvacık Eynel Köprüsü

Yaya yolu ise her iki tarafta 2 metre olmak üzere 4 metredir. Köprü: Türkiye’de kırsal kalkınma projeleri içerisinde, tek kalemde yapılan en büyük bütçeli proje olma özelliğine sahiptir.

Samsun Ayvacık Eynel Köprüsü

Ayrıca, Proje, Türk Yapısal Çelik Derneği tarafından 2009 yılı Tasarım Yarışmasında Jüri Özel Ödülüne layık görülmüştür.

Samsun Ayvacık Kadın Kültür ve Doğal Yaşam Merkezi

KADIN KÜLTÜR VE DOĞAL YAŞAM MERKEZİ

İlçenin girişinde, sol tarafta, baraj gölü kenarındadır. Burada: yöresel mimariyle inşa edilmiş ahşap bir ev bulunuyor. İlçeye özgü el sanatlarının geliştirilmesi ve sergilenmesi amacıyla yapılan merkezde, yöreye özgü Cecim kilimi tezgahları bulunuyor.

Samsun Ayvacık Kadın Kültür ve Doğal Yaşam Merkezi

Hediyelik cecim (cicim) kilimi satışı yapılıyor.

Samsun Ayvacık Tekne Turu

TEKNE TURU

İlçe merkezinde bulunan iskelede, Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanan teknelerle gezi düzenleniyor.

Samsun Ayvacık Tekne Turu

Baraj gölünde yaklaşık 45 dakika süren tekne turu için 15 TL. ücret ödemek gerekiyor. Ayrıca, yine baraj gölünde kürek ve jetski yapma imkanı da bulunuyor.

Samsun Ayvacık Ahşap Camiler

AHŞAP CAMİLER

Yöresel mimarinin en değerli unsurları olan ahşap camiler, tescil edilerek koruma altına alınmıştır. Çamalan Mahallesinde bulunan Ulubelen camisi, Yeniköy Mahallesi camisi, Ardıç Mahallesi camisi, Ortaköy camisi, Kabaklık Köyü camisi, Kabaklık Lazlar Mahallesi Camisi görülecek yerler arasındadır.

İlçe sınırları içinde günümüze sadece 13 tane ahşap cami gelmiştir. Bu ahşap camiler içinde, en önemli cami, Çamalan mahallesindeki 200 yıllık Ulu Belen Oyma Camisidir.

Samsun Ayvacık Ulubelen Camisi

Ulu Belen Camisi

Çamalan Mahallesinde, temelsiz olarak iki katlı ahşaptan yapılmıştır. Zemini taş ve ağaçlarla desteklenen cami, restore edilmeyi bekliyor, aksi halde yıkılma tehlikesi vardır. Caminin içindeki oyma motifler ve kök boyalar ilgi çekiyor.

Çünkü cami yapıldığında kullanılan kök boyalar, halen özellik ve güzelliğini koruyor. Camide, mihrapta süsleme olarak ay-yıldız bulunuyor. Tavanda, yapıldığı döneme ait ahşap avize var.

Caminin içindeki ikinci kapısında, oyma ve el işlemeli yapılmış çok güzel motifler görülür. Caminin cemaati yazın artar, kışın ise azalır, ayrıca bölgeye gelen turistler de camiyi ziyaret ederler.

Samsun Ayvacık Kirazlık-Zevgar Adası

KİRAZLIK-ZEVGAR ADASI

Kirazlık adası ancak ilçede kullanılan ismiyle “Zevgar” adası, Koçyurdu köyüne bağlı iken Suat Uğurlu Barajı sularının bölgeyi kaplaması sonucu oluşan bir adadır. Göller içinde tek ada olma özelliği taşıyan Kirazlık adası oldukça güzel manzarası ile yöreyi ziyaret eden turistlerin ilgisini çeker.

Adada insan yaşamıyor, sadece yabani hayvanlar bulunuyor. Ancak ileriye dönük olarak: adada çevrenin doğal dokusuyla uyumlu köy yaşamını simge edecek tesislerin yapılması, bitki örtüsü canlandırılarak adaya konabilecek küçük baş hayvanlarla destinasyonun zenginleştirilmesi çalışmaları planlanmaktadır.

Samsun Ayvacık-Kikinin Şelalesi

 AYVACIK-KİKİNİN ŞELALESİ

Karadeniz coğrafyasında en güzel doğal varlıklar olan şelaleler, Ayvacık köylerinde bulunuyor. Kikinik Şelalesi, ilçe merkezine 5 km uzaklıktadır. Şelale: 40 metre yükseklikten dökülmektedir.

Samsun Ayvacık Yeşilpınar Şelalesi

YEŞİLPINAR ŞELALESİ

İlçe merkezine 15 km uzaklıkta Yeşilpınar köyündedir. Araçla belli bir süre ilerlenir ancak yol bitiminde, yaklaşık 1.5 km yürüyüş yapmak gerekir. Şelale 50 metreden dökülmektedir.

Samsun Ayvacık Kızlar Kalesi

KIZLAR KALESİ

Çamlıkale mahallesindedir.

Kervan ve yayla yolları güzergahındadır. Yeşilırmak nehrine hakim bir noktadadır. Demir çağından (MÖ 1200-500) itibaren, iskan gören ve amazonlar ile özdeştirilen Kızlar Kalesi, barındırdığı arkeolojik verilerle bölge tarihine ışık tutuyor.

Samsun Ayvacık Kızlar Kalesi

Koruma altına alınan kale, Efsaneye göre: 2000 yıl önce, Çamlıkale Mahallesinde yaşayan iki kış kardeşin yaşadığı bir kale olarak biliniyor. Kızlar kalesinin hikayesi: Yaklaşık 2000 yıl önce, bölgede Çamlıkale köyünde iki tane kız varmış. Bu kızlar bir kalede yaşarlarmış. Bu kızların: yaklaşık 3 bin koyun ve keçileri varmış.

Koyunlar ve keçiler yaylada tutulup besleniyormuş. Keçi ve koyunlardan sağılan sütler, 2 km boyunca uzanan ve yer altında gömülmüş taş oluklarda sağılır ve bu oluklar vasıtasıyla kızlar kalesine ulaşırmış. O zamanlar dağlarda yaşayan eşkıya çeteleri, köylülere korku salarmış.

Bir gün bu eşkıya çeteleri, bu kızların sahip olduğu koyun sürüsünü yağmalamak için saldırırlar ve sürüyü korumak için çeteye karşı koyan köpeği yakalayıp, boğazını keserler, tekelerden birinin boynundaki zilin ipiyle de çobanın elini bağlarlar.

Samsun Ayvacık Kızlar Kalesi

Çoban eşkıyalara hitaben “Beni, nasıl olsa yakaladınız, son kez kavalımı çalayım hem de zaman geçirmiş olursunuz” diyerek kavalını eline alır ve kavalıyla kaledeki kızlara şu mesajı geçer “Kara kancık kanlar kustu (çobanın dişi olan köpeği), Ger tekenin ipi kolumu kesti, Zahle-Zahide boğazkesen kalesini kesin” diyerek karşıdaki Erbaa tarafında olan Boğazkesen kalesine doğru sürünün ve kendisinin götürüleceğini söyler.

Bunu duyan Zahle ve Zahide, hemen atlarına binerler ve kaleye doğru yola çıkarlar ve eşkıyalara yetişip savaşarak sürüyü ve çobanı ellerinden alırlar. Adını buradan alan ve her yıl yerli ve yabancı turistler tarafından ziyaret edilen Kızlar Kalesi, ilçenin turizminde önemli pay sahibidir.

Samsun Ladik hakkındaki gezi yazım için Ladik