Romanya Köstence

Romanya Köstence

Burası: Romanya’nın Karadeniz kıyısındaki en büyük liman şehridir. Hatta: Rotterdam, Antwerp, Marsilya’dan sonra, Avrupa’nın en büyük dördüncü limanıdır.

Şehir olarak ise; Romanya’nın üçüncü büyük şehridir.

Şehrin en büyük özelliği: Türk-Tatar azınlığın sayısının yoğun olmasıdır. Hatta: şehirde yaşayan “Çingene” nüfusunun bile Türkçe konuştuğunu duyabilirsiniz.

Romanya Köstence

TARİHİ GEÇMİŞİ

Şehirdeki ilk yerleşimin, binlerce yıl öncesinde olduğu düşünülmektedir. Arkeolojik kazılar sonucunda: bu düşünceyi doğrulayan kalıntılar ortaya çıkarılmıştır.
MÖ.4 ve 3’nci yüzyıllarda: Yunan kolonileri, burada yerleşim alanları kurdular. MÖ.3 ve 1’nci yüzyıllara gelindiğinde ise: bu yerleşim alanları, sürekli gelişti ve önemini korudu.
MÖ.1’nci yüzyılda: Tuna nehri ve Karadeniz arasında kalan bölgeye, Romenler yerleşmeye başladılar. Bu bölgedeki gelişme ve kalkınma, MS.3-4’ncü yüzyıllara kadar sürdü. Bu dönemde: Roma imparatorluğu bölgede etkin olmaya başladı ve “Dobruca” şehri önem kazandı. MS.5-7’nci yüzyıllar arasında ise: şehir iyice gelişti, Hunların-Slavların-Bulgarların-Tatarların ve Türklerin istilasına uğradı.

Bu istilalar sonucu: şehir büyük ölçüde tahrip oldu ve halk kırsalda yaşamaya başladı.
10-13’ncü yüzyıllar arasındaki dönemde ise, yeniden bir liman kenti olarak önem kazandı. 15-19’ncu yüzyıllar arasında ise, Dobruca ve Köstence şehirleri: Osmanlı egemenliğine girdi.
1877-1878 yılları arasındaki savaşta Dobruca tekrar Romenlerin egemenliğine girdi. Ancak: bir liman şehri olması nedeniyle Köstence daha önem kazanıyordu ve Romen Kralı Carol I: Köstence şehrinin Romanya’nın kalbi olarak yorumluyordu.

1885-1909 yılları arasında Köstence Limanı: büyük bir modernleşme projesine dahil edildi. I. Dünya Savaşı sırasında ise, Almanlar ve Bulgarlar tarafından harap edilen şehir, eski görkemini kaybetti. 1918 yılında yapılan antlaşma ile: Köstence: Alman-Türk-Bulgar güçlerinin ortak kontrolü altına girdi.

1918-1940 yılları arasındaki dönemde, şehir, yine liman şehri hüviyetini kullanarak hızla gelişti ve kalkındı. Şehirdeki tersane, bölgenin en büyük tersanelerinden biri olarak önem kazandı. II. Dünya savaşı ile, şehirdeki Romen donanması, Sovyet askeri güçleri tarafından yok edildi ve liman, işgalci Sovyet güçleri tarafından yönetilmeye başlandı.

1960-1975 yılları arasında, şehir, Sovyet endüstrileşmesi ile bir hayli gelişti. 1989 yılında ise, Bükreş’ten sonra Romanya’nın en büyük ikinci şehri olarak önemli bir liman şehri özelliğine kavuştu.

 

ULAŞIM

Köstence şehrindeki havaalanı ismi “Kogainiceanu” dur ve THY buraya Haziran 2013 tarihinden itibaren direkt sefer düzenlemektedir.  Haftada 4 gün İstanbul-Köstence seferleri bulunmaktadır.

İstanbul-Köstence arasındaki yolculuk, yaklaşık 45 dakika sürüyor. Havaalanı, şehir merkezine 15 km. uzaklıktadır. Havaalanı ile şehir merkezi arasında taksi kullanabilirsiniz, ama binmeden önce pazarlık yapmayı sakın unutmayın.
Köstence-Bükreş arasındaki uçak yolculuğu ise, yaklaşık 35 dakika sürmektedir. Yine aynı yolculuk, trenle 4 saati biraz geçer. Araba veya otobüs ile 3.5 saat sürer.

 

İKLİM

Şehirde, tipik Akdeniz iklimi görülür. Yazları sıcak ve kuraktır. Temmuz ayında ortalama sıcaklık 24 derece civarındadır. Eylül ve Haziran ayları arasındaki dönem ılıktır. Kasım ayında, bazen nadir don olayları görülür. Romanya’nın diğer şehirlerine kıyaslandığında, evet, bu şehir daha ılıman bir iklime ve hava şartlarına sahiptir. Çok az kar olur, fakat hava çok rüzgarlıdır. İlkbahar erken gelir, ancak serindir.

Romanya Köstence

TURİZM

Şehir: aslında güzel sayılabilecek bir şehir olmasına rağmen, bazı sokak, cadde ve kaldırımlarının komünist yönetim döneminden kalma bakımsız ve ilgisizliği göze çarpıyor. Onun dışında: bu şehirde insanlar çok eğlenceli, özellikle Çingene nüfus çok yoğun ve bunların büyük çoğunluğu “Türkçe” konuşabiliyorlar.

Şehrin iki sahili bulunmaktadır. Bunlar: şehre yakın ve herkesin uğrak noktası olan “Mamaia” ve diğeri, şehre biraz daha uzakta olan “Mangalia” dır.

Romanya Köstence
Romanya Köstence

 

GEZİLECEK YERLER

 

Romanya Köstence

PİATA OVİDİU-OVİDİU MEYDANI

Meydanın ortasında bir heykel bulunmaktadır ve meydan adını bu heykelden almaktadır. Heykel: 1887 yılında heykeltıraş Ettore Ferrari tarafından yapılmış, Romalı şair Ovidius Publius Naso’ya aittir.
Ovidius: MS.8’nci yüzyılda, Roma imparatoru Augustus tarafından, bu şehre sürgün edilmiştir.

Meydanda bulunan diğer görülmesi gerekenler şunlardır:

 

Edificul Roma Mozaik-Roma Mozaikleri

Ulusal Tarih ve Arkeoloji Müzesinin yanındadır. Günümüzde, burada görülen mozaik tabanın boyutu: 9150 metre karedir. Ancak, bunlar orijinal yapı kalıntılarının, yine de ancak üçte birlik bölümüdür.

Bu mozaiklerin bulunduğu yapı: 4’ncü yüzyıl sonunda inşa edilmiş ve yüzyıllar boyunca gelişerek, 7’nci yüzyılda şehrin ticaret merkezi olmuştur. Arkeolojik kazı alanında bulunan buluntulardan: burada depo, atölye ve mağazalar gibi yapıların varlığı öğrenilmiştir. Roma hamamı kalıntıları ise, halen görülebilmektedir. Su kemerleri ise, şehir merkezine 6 mil uzaktan su getirmek için kullanılmıştır.

 

FARUL GENOVEZ-CENEVİZ DENİZ FENERİ

Remus Opreanu caddesindedir.
Fenerin yüksekliği 26 metredir. Fener; “Karadeniz Company” tarafından, 1860 yılında, 13’ncü yüzyılda burada gelişen deniz ticaret topluluğunu kuran Cenevizli tüccarları onurlandırmak için yaptırılmıştır.

 

CAZİNOUL-CASİNO

Carpati Bulvarındadır.
Görkemli mimarisiyle ve harika deniz manzarasıyla dikkati çeken yapı: iki dünya savaşı arasındaki dönemde, mimarlar Daniel Renard ve Petre Antonescu tarafından yapılmıştır. 1914 yılında Rus imparatorluk ailesinin şehri ziyaretince, Casino, onlara ev sahipliği yapmıştır. Diplomatik görüşmelere rağmen: Büyük Düşes Olga: Romanya Prensi Carol için önerilen evlilik teklifini kabul etmemiştir ve bunun üzerine Ruslar şehri terk etmişlerdir.

Evlilik teklifi kabul edilmeyen “Büyük Düşes” daha sonra, Bolşevikler tarafından ihtilal başlangıcında öldürülmüştür.
Evet Casino, günümüzde, çevresindeki gezinme yolları-yürüyüş yolları ve buradan güneşin batışını izleyenlerin yoğunluğu ile tanınıp biliniyor.

Romanya Köstence

CASA CU LEİ-LİONS İLE THE HOUSE

Nicolae Titulesco caddesindedir.
Yapı 19’ncu yüzyılda yapılmış, ön cephesinin Ceneviz mimari üslubu önem kazanmaktadır. Binada: aslan heykelleriyle süslenmiş, dört sütun bulunmaktadır.

 

MOSCHEEA MARE MAHMUD II-BÜYÜK MAHMUDİYE CAMİSİ

Strada Arhiepiscopiei-Ovidiu Meydanındadır.
Cami, Romanya kralı Carol I tarafından, 1910 yılında yaptırılmıştır. Caminin müftüsü: Dobruca bölgesinin kıyıları boyunca yaşayan yaklaşık 55 bin müslümanın manevi lideridir.
Caminin mimari unsurları: Bizans ve Romen kaynaklıdır. İçerideki büyük İran halısı, Hereke’de dokunmuş ve Osmanlı Sultanı Abdülhamit tarafından hediye edilmiştir ve Avrupa’nın en büyük tek parça halısıdır. Caminin müezzini: ezan vakitlerinde, minarenin 140 basamaklık merdivenini tırmanmaktadır. Minarenin yüksekliği 35 metredir.

 

HUNCHİAR CAMİİ-GEAMİA HUNCHİAR

Bulevardul Tomis adresindedir.
Romanyanın ilk betonarme binası olarak bilinir. 1828 yılında tahrip edilmiş bir Osmanlı köprüsünden alınan kumtaşları ile, 1868 yılında, Sultan Abdülaziz’in emriyle inşa edilmiştir. Zaman içinde hasar gören cami, 1959 yılında yeniden restorasyona tabii tutularak yenilenmiştir.

 

MUZEUL DE ARTA-SANAT MÜZESİ

Tomis Bulvarındadır.
1961 yılında kurulan müzede: resim, heykel, seramik, çini, döşeme ve mobilyalar sergilenmektedir ve toplamda 7300 eser bulunduğu söyleniyor. Burada: çeşitli sanatçıların gözüyle Karadeniz ve Köstence görüntülerini görmek mümkündür.

 

MUZEUL DE ARTA POPULARA-HALK SANATLARI MÜZESİ

Tomis Bulvarındadır.
Bu müzede, Romanyanın her etnik bölgesinden getirilmiş, yaklaşık 16 bin civarında objenin sergilendiği söyleniyor. Bunlar arasında: kostümler, takılar, geleneksel köylü ev ve ev eşyaları, ülkenin çeşitli yerlerindeki yaşam geleneklerine uygun şekilde sergilenmektedir. Zemin katta: cam boyalı simgelerden oluşan değerli bir koleksiyon bulunur. Bunlar: 18 ve 19’ncu yüzyıllar arasındaki döneme aittir. Müzede, bir de hediyelik eşyaların satıldığı mağaza bulunuyor.

Romanya Köstence

MUZEUL DE ISTORİE NATİONALA Sİ ARHEOLOGİE-ULUSAL TARİH VE ARKEOLOJİ MÜZESİ

Piata Ovidiu bölgesindedir.
Müzede: Yunan, Roma ve Daco-Romen uygarlıklarına ait eserler, buluntular sergilenmektedir. Yunan ve Roma dönemi buluntuları: ana kattadır. Burada bulunan en önemli eser: MÖ.3’ncü yüzyıldan kalma: Glykon Fantastik Yılan heykelidir. Bir diğer önemli eser: Tanrıça Fortuna ve Pontus” heykelidir. Bu bir Karadeniz tanrısıdır ve şehir ve limanın koruyucusu olarak kabul edilir.

 

ACVARİUL-AKVARYUM

Elizabeta Bulvarındadır.
1958 yılında açılan Tuna ve Karadeniz deltasından gelen, 60 tür balık, buradaki akvaryumlarda görülebilmektedir. Özellikle: dünyada benzeri olmayan “Mersin Balıkları” görülmeye değerdir.

Romanya Köstence

TOMİS MALL

Burası, Köstence şehrinin ilk alışveriş merkezidir ve şehrin tam merkezinde bulunmaktadır. Çevresinde yoğun trafik ve kalabalık bulunur. Alışveriş meraklıları, burada mutlaka kendilerine uygun bir şeyler bulabileceklerdir, bu yüzden şehri ziyaret ederseniz, buraya uğramayı sakın ihmal etmeyin.

Romanya Köstence

 

MAMAİA

Şehir merkezinden 3 km. uzaklıktadır. Buraya ulaşmak için: toplu taşıma aracı veya taksi kullanabilirsiniz.
Plaj bölgesi: Karadeniz ve Siutghiol gölü arasındaki alandadır ve ince kumludur.
Buradaki dar alanda: çok sayıda otel, kumarhane, spor tesisleri, gece kulüpleri ve kumarhaneler bulunmaktadır. Bunların hepsi, denizden yalnızca 100 metre uzaklıktadır.

Burası, son derece hareketli, cıvıl cıvıl bir yer olarak önem kazanıyor. Sahil şeridindeki plajlarda, binlerce kişi bulunuyor. Zaten, bütün gece kulüpleri de burada bulunuyor. Yani bir anlamda şehrin eğlence merkezi burasıdır.
Sahil şeridinin en güzel kısımları “Rex Hotel” den sonra başlıyor. Bu kısım: daha nezih ve sakindir.
Yazlık tiyatro bölümünde, yazın birçok konser etkinlikleri düzenlenmektedir.

 

MANGALİA

Şehir merkezine 25 km uzaklıkta ,güneydedir.
Burası, daha çok bir tedavi yani kaplıca merkezi olarak bilinir ve tanınır ve 2400 yıl öncesine ait antik kaya mezarları, tanrı ve diğer heykeller bulunmuştur, yani uzun bir geçmişi olan tedavi merkezidir. Özellikle: sindirim sistemi, böbrekler, cilt ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi geldiği söylenmektedir.
Yörenin ismi: “en güzel” anlamına gelen Bizansça bir kelime “Pangalia” dan gelmektedir.

 

TULCEA VE TUNA DELTASI

Köstence şehir merkezinin 78 km. kuzeybatısındadır.
Tulcea, Romanya’nın en eski şehirlerinden birisidir. Buradan, Tuna Deltasını ziyaret edebilirsiniz. Deltada: Avrupa’nın önde gelen yaban hayatı bölgesini görebilirsiniz. Delta, UNESCO tarafından, Biyosfer rezervasyonu olarak, koruma altına alınmıştır. 2200 km. karelik yaban hayatı rezerv alanında: kamış adalar, bataklıklar, meşe ormanları ve ağaçlıklar, göller görülür. Deltanın sularında: 160 tür tatlı ve tuzlu su balığı yaşamaktadır. Kuş gözlemcileri, özellikle: akbaba, kartal, kaz, karabatak, kuğu ve pelikan gibi kuşlardan oluşan, yaklaşık 300 çeşit kuş gördüklerini söylemişlerdir. Yani, Delta aynı zamanda, göçmen ve kalıcı kuşların da mekanıdır.

Almanya Friedrichshafen

lakeside prom.1
Almanya Friedrichshafen

Konstanz gölünün kuzey sahilinde bir Alman şehridir. Baden Württemberg eyaletinde 14 merkezden biridir.

Evet: ben sizlere bu şehri anlatmaya başlamadan önce şunu bilmenizi isterim. Eğer tur ile buraya gittiyseniz: bu şehri sadece gece karanlığında veya sabahın erken saatlerinde yani yine karanlıkta görebilirsiniz. Çünkü: hani “Alplerin gölgesinde 5 ülke” deniyor ya, burası gerçekten Alplerin gölgesinde ama gölge değil karanlıkta göreceğiniz bir yerdir. Öte yandan, burada bir gece kalıyorsunuz ve hani 5 ülkeden biri (Almanya) çetelenize, bir ülke görmüş olarak işleniyor ama görmeden o başka. Neyse: eğer müstakil giderseniz, burası gerçekten göl kıyısında güzel bir yer, umarım zamanınız olur, burayı gezin, güzel yerleri var.

zeplin.1
Almanya Friedrichshafen

ZEPLİN

Bu şehrin en büyük özelliği “zeplin” dir. İlk zeplin uçağı 2 Temmuz 1900 tarihinde kalkmaya başlamış ve Friedrichshafen şehrinde yeni bir dönem başlamıştır. Dünyada ilk zeplin, 1900 yılında burada Graf Von Zepplin tarafından uçurulmuştur.

İlk uçan devlerden, 100 yıl sonra Zeppelin dönemi, 2001 yılından bu yana Konstanz Gölünde seyir halinde devam ediyor. Günümüzde uçun süresi 2 saat olan 13 farklı Zeeplin güzergahı bulunuyor. Alpler boyunca, kasana ve kültürel peyzajlar üzerinde uçuş macerası yaşamak mümkündür. Geniş panoramik pencereler ve her koltuktan etkileyici görüntü sunar.

zeplin.2
Almanya Friedrichshafen

ZEPLİN MÜZESİ

Tarihi liman istasyonu binasındadır. Müze: uçuş geçmişi, inşaat ve seyahatler konusunda dünyanın en büyük koleksiyonunu sunmaktadır. Ayrıca: orijinal boyutlarında Hindenburg’un 33 metre uzunluğunda yeniden yapılandırılmış örneğini görebilirsiniz. Otantik olarak monte edilen yolcu odaları, o dönemde insanların nasıl seyahat ettiğini gösterir. Zeplin Müzesinin iki katının tamamı Zeplin tarihinin ve teknolojisinin farklı yönlerine ayrılmıştır. Daimi sergiye ilaveten burada geçici sergilerde düzenlenir. Son bir not: bu müze, Ortaçağdan günümüze kadar bu bölgedeki tablolara ev sahipliği yapmaktadır.

zeplin hangarı.1
Almanya Friedrichshafen
zeplin hangarı.2
Almanya Friedrichshafen

 

ZEPLİN HANGARI

Müzenin hemen arkasında (Liman istasyonun) dır. Burada Zeplin NT nin yapımı hakkında her şeyi öğrenmek mümkündür. Giriş ücreti 12 Euro’dur.

dornier museum.1
Almanya Friedrichshafen

DORNİER MUSEUM

Burası bir tarih müzesidir. Friedrichshafen havaalanında bulunan bu müzede, havacılık ve uzay tarihinin 100 yılı sergileniyor. Sıra dışı mimarisi, 12 orijinal uçak, bir orijinal helikopter ve uzay yolculuğundan 7 tam boyut sergileri dahil olmak üzere 5000 metre karede, neredeyse 400 parçalık bir sergiye ev sahipliği yapılıyor. Görebilecekleriniz arasında: Luft Hansa AG, Dornier Merkur ya da efsanevi uçan bot Dornier Wall N25’in ilk yolcu uçakları gibi orijinal kopyalar vardır.

SCHULMUSEUM FRİEDRİCHSHAFEN

Burayı ziyaret ederseniz, okulların nasıl geliştiğini, 1850-1900 ve 1930’larda nasıl göründüğünü görebilirsiniz. Eski eğitim belgesi, kalem kutuları, çantalar ve tatlılarla doldurulmuş büyük karton koniler gibi tarihi öğretim materyalleri, şirin sergilerde izleniyor. Örnek: öğrencilere disiplin ve itaat davranışlarını geliştirmek için: ahşap bir eşek üzerinde onları şımartarak veya üç taraflı bir odun parçası üzerinde diz çökmesini sağlayarak uygulamaları görebilirsiniz. Müzede taş tahtaya, yazı yazmayı deneyin.

saray kilisesi.1
Almanya Friedrichshafen

SCHLOSSKİRCHE-SARAY KİLİSESİ

Konstanz gölünün kıyısında, iki kuleli bir kilisedir. Şehrin simgesidir. Kulelerin yüksekliği 55 metredir.

Muhteşem göl manzarasına sahiptir. Barok mimari özelliklerini yansıtır. Kumtaşından kilise, 1695-1701 yılları arasında Christian Thumb tarafından yapılmıştır. 1812 yılında kilise ibadet yeri haline geldi. 1944 yılında yapılan hava saldırısında kısmen tahrip oldu ve 1947-1951 yılları arasında restore edildi ve kilise bir kez daha ibadete açıldı. İç mekana girerseniz Wessobrun okulu sanatçıları tarafından yapılan iç sıvaların güzelliğini görebilirsiniz.

saray.1
Almanya Friedrichshafen

SCHLOSS-PALACE-SARAY

Burası: 1654 yılında Weedartenlı Benedika keşişlerinin manastırı olarak Michael Beer tarafından inşa edilmiştir. 1802 yılında manastır olarak statüsünü kaybeder. 1806 yılında o zamanlar Württemberg krallığı tarafından devralınır. 1823-1830 yılları arasında, Cheteau kraliyet mimarı Giovanni Salucci tarafından, Württemberg kralı Wilhelm için bir kraliyet yaz ikametgahına dönüştürüldü. Manastırın oldukça monoton olan güney kanadı uyarlandı ve binaya bir saraydaki Aura ile merkeze iki katlı bir balkon eklendi. Batı kanadında kraliyet özel odaları ve topluluk odaları, doğu kanadında ise konuk odaları bulunuyor.

1944 hava saldırılarında, yangın bombaları nedeniyle bina ağır hasar aldı. Kanatların üçü, zeminin tonozları ve dış taş duvarlar yakıldı. Komşu binalar bile moloz haline geldi. 1948-1949 yıllarında acil bir tavan yapıldı ve binanın yıkılması engellendi. 1951-1965 yılları arasında ise tarihi mimari düzenlemelere uygun olarak restore edildi. Güney kanat yeniden inşa edildi, geri kalan üç kanat 1958 yılında kaldırıldı.

Günümüzde batı kanadı ve eski ikametgahın güney kanadı: dük ailesi tarafından ikametgah olarak kullanılıyor. Yönetim, doğa kanadına yerleştirildi. Evet günümüzde saray Württemberg Dükü Friedrich’in ikametgahıdır ve ziyarete kapalıdır.

lakeside prom.1
Almanya Friedrichshafen

LAKESİDE PROMENADE

Burası, şehirde, Konstanz gölünün en uzun ve en güzel gezinti yerlerinden birisidir. Rotach nehri ağzından Chateau’ya kadar gölün ve Alplerin muhteşem manzarası izlenir. Buradaki liman alanında sayısız güzel kafe bulunuyor. Bu liman alanı, aynı zamanda gemilerin Konstanz gölündeki tüm önemli yerlere giden yolcuları aldıkları feribot hattı limanıdır. Zeplin müzesi de buradadır. Ayrıca iskelede 22 metre yüksekliğinde bir kule bulunuyor.

boat of sound.1
Almanya Friedrichshafen

BOAT OF SOUND

Sanatçı Helmut Lutz tarafından 2000 yılında inşa edilen “Klangschiff” adı verilen bu sanat eseri, Konstanz gölü kıyısındadır. Çelik ve ahşaptan yapılan geminin boyu 40 metredir. Gemi, Balkan savaşında, bir barış elçisi olarak inşa edilmiştir. Doğu Avrupa ile dayanışmayı temsil eder. Gemi: tüm Tuna nehrini gezerek: Beuron, Ulm, Passau, Linz, Viyana, Bratislava, Budapeşte ve son olarak Sırbistan sınırındaki Mohancs’da demirledi. Gemi: 2000 yılında “Avrupa ağlar” mesajı yazılarak Saraybosna’ya gönderildi. Uzun süren yolculuğun ardından, nihayet Kostanz gölüne demir attı. Günümüzde burada pek çok konser ve performans sergileniyor.

buchom çeşmesi.1
Almanya Friedrichshafen

BUCHHORN FOUNTAİN

Buchhom çeşmesi: şehrin en genç amblemlerinden birisidir. Adenauerplatz’daki kasabanın eski kısmının tam ortasında, belediyenin önündedir. Çeşme, heykeltıraşlar Barbera ve Gernot Rumpf tarafnıdan tasarlanmış ve inşa edilmiştir. 2001 yılında açılmıştır ve o zamandan beri özellikle çocukların ilgisini çeker. Çeşme: geçmişin ve şimdinin, geçmişin ve mitolojinin, sanat ve teknolojinin fantastik bir etkileşimini temsil eder. Fıskiye havzasının merkezinde, fırçalanmış çelik kaplamanın büyük yaprakları hafifçe yükselen bir kompozisyonla dizilmiş, stilize bir ağaç ve kayın duruyor. Soyutlanmış form ağacın kendisini, meyvesi olan beechnut ile birlikte akla getirir. Havzada belli bir açıyla uzanan boynuz, Friedrichshafen kasabasının orijinal adı olan “Buchhorn” (Beechorn) kelimesini oluşturmak için birleştirilir. Çeşmenin ek figürleri, şehrin sanayi gelişimini gösterir.

zeplin çeşmesi.1
Almanya Friedrichshafen

ZEPPELİN FOUNTAİN-ZEPLİN ÇEŞMESİ

Merkez tren istasyonuna yakındır. Şehre hayat veren havacılık endüstrisine, yerel halkın bir teşekkürü olarak yaptırılmıştır. 1909 yılında yaratılmış olan ana figür: savaş yıllarında tüm şehir bombalanırken mucizevi şekilde sağlam kalmıştır. Zeppelin çeşmesi, 2000 yılında orijinaline uygun olarak yeniden inşa edilmiştir.

zeplin anıtı.1
Almanya Friedrichshafen

ZEPPELİN MONUMENT-ZEPLİN ANITI

Kasaba bahçelerinin ortasındadır. Basit fakat heybetli bronz sütun 13 metre yüksekliktedir. Anıt: Ferdinant Graf Zeppelin’in “Bir şeyler aramak için ona inanmak için yeterlidir, o zaman bir başarı olur” sözleriyle bezenmiştir. Anıt heykeltıraş Tomi Schneider Manzell (1911-1996) tarafından yapılmış ve 1985 yılında açılmıştır.

vieving tower.1
Almanya Friedrichshafen

WİEWİNG TOWER ON THE PİER-GÖZLEM KULESİ

2000 yılında kurulan, iskelede bulunan 22 metre yükseklikteki bu kuleden: kalenin kilisesi, bahçeler, arka planda muhteşem Konstanz gölünün panaromik manzarası izlenir. Gözlem kulesinin tasarımı, liman tren istasyonunun klasik mimari unsurlarına atıfta bulunur. Çelik merdivenler, ziyaretçileri kasaba ve gölün muhteşem manzarasına sahip, iki izleme platformuna yönlendiriyor. Daha yüksek platform, alt platform için bir çatı oluşturur. İki platformda toplam 100 kişi kapasite vardır.

house of media.1
Almanya Friedrichshafen

HOUSE OF MEDİA-MEDYA EVİ

Burası, Kostanz gölü kıyısındaki en görkemli binalardan birisidir. Dış cam cephe şeffaflığı ve açıklığı yansıtır. 1967 yılından beri bankalar tarafından kullanılan eski tuz depolama binası, 2002 yılından beri boş duruyordu. Bir proje gurubu tarafından planlar yapıldı ve bina kombine bir iş merkezi haline getirildi. Sonuç olarak, bina tamamen yeniden yapılandırıldı, temel duvarları orijinal formun geriye kalan tek unsurudur.

İki yıldan kısa süren inşaatın ardından, ilk şirketler 2006 yılı sonunda buraya geçmeye başladılar. Mart 2007 yılında şehir kütüphanesi buraya geçti. Yeni binada, yuvarlık çakıl şeklindeki etkinlik salonu “Der Kiesel” bulunur. Salonda: tiyatrolar ve konserler düzenlenir.

haldenberg şapel1.
Almanya Friedrichshafen

HALDENBERG VE CHAPEL

Önce Halbenberg denen yerden söz etmek istiyorum. Burası: 479 metre yükseklikte, geziler için çok sevilen bir yerdir. Burada çok sayıda yürüyüş yolu bulunuyor. Hava açık olduğunda, yürüyüşçüler görkemli bir manzara izleyerek yürüyebilirler. Kostanz gölü, Haldenberg’in eteğindeki ve Alplerin ihtişamlı bir manzarasını sunar.

Aıllıen’deki bu şapel, 1892 yılında marangoz olan Johann Heinzelmann tarafından planlanmış ve yaptırılmıştır. 1921 yılında şapel bulunduğu yerden kaldırıldı ve Haldenberg’de yeniden inşa edildi. Şapel 1996 yılında yenilenmiştir. Yapıda: Kurt Zöller’in “Stern im Lebensmeere” mozaiki görülmeye değerdir.

İngiltere Birmingham Gezilecek Yerler-3

İngiltere Birmingham Gezilecek Yerler-3

Yeni bir gün ve yeni bir gezi güzergahı:

 

VİLLA PARK

B6-6HE.Trinity Road adresindedir.
Burası: Aston Villa futbol takımının stadyumudur. 42 bin kişi kapasiteli stadyuma ulaşmak için şehir merkezinden tren veya otobüs kullanabilirsiniz.

 

ASTON HALL

6JD-Aston-Trinity Road bölgesindedir.
Eğer binayı gezmek istiyorsanız 4 paund ücret ödemeniz gerekir. Bahçe bölümü gezisi ise ücretsizdir.

Aston Hall: Birmingham şehrinin en değerli binalarından birisidir. 1817-1934 yılları arasında yapılmıştır. Özellikle: 17. yüzyıla ait muhteşem uzun galeri ilgi çekmektedir. Evet: hala İngiliz iç savaşının izlerini taşıyan (İngiliz savaş topunun yarattığı hasar görülür) ve güzel parklar ve bahçelerle çevrili 50 dönümlük arazi içinde bulunan burayı ziyaret etmenizi öneririm. Her iki yılda bir: yani çift sayılı yıllarda: yeni yıl kutlamalarında: burada mum ışığı etkinliği (Aston Hall by Candlelight) düzenleniyor.

Burada sık sık düğünlerde yapılıyor yani gitmeden önce ziyarete açık olup olmadığını mutlaka kontrol ediniz.

 

SOHO HOUSE-MUSEUM

B18-5LB-Handsworth-Soho Avenue adresindedir.
Giriş ücreti 4 paun.

Soho House: 1766-1809 yılları arasında sanayici ve girişimci Matthew Boulton tarafından ikametgah olarak kullanılmıştır. Yapı: yaldızlı pirinç, gümüş, mobilya ve resim koleksiyonları ile ince ve zevkli döşenmiş iç mekanlara sahiptir.

Mathew Boulton: Lunar Society gurubu ile birlikte, burada düzenli olarak bir araya geldiler ve büyük düşünürlerden ve mucitlerden oluşan gurubun Lunar Society denilen toplantıları burada yapılmıştır. Ülkedeki ilk sıcak hava ısıtma sistemi burada kullanılmıştır.

Boulton konukları arasında bulunanlardan bazıları: James Watt, Erasmus Darwin, Josiah Wedgwood, Joseph Priesley.

Burayı ziyaret ederseniz görebilecekleriniz: ünlü Lunar Society toplantılarının düzenlendiği yemek odası, dünyanın ilk fabrikalarından birisi olan Soho Manüfaktürü tarafından üretilen gümüş ve yaldızlı pirinç objeler, Boulton ve Fothergırl tarafından 1771-1772 yılları arasında yapılan çarpıcı yaldızlı pirinç “Sideral saat”.

 

 

JEWELLERY QUARTER MÜZESİ-MUSEUM OF THE JEWELLERY QUARTER

B18-6HA-Hockley-Vyse Street bölgesindedir.
Giriş ücreti: 5 paund. Burada: Smith&Pepper isimli mücevher imalat firması yani kuyumculuk atölyesi bulunuyormuş ve 1981 yılında faaliyeti durdurduklarında, burası da kapatılmıştır. 1901 yılında açılan ve 80 yıl faaliyette bulunan imalathane: eski dekoru ile muhafaza edilmektedir.

Hatta: işçiler tarafından kullanılan pis-ceket tulum bile askıda asılıdır. Günümüzde: Birmingham şehrinin ünlü mücevher ve maden mirasını anlatması açısından müze olarak ziyaret edilmektedir.
Burayı ziyaret etmek isterseniz, 18 kişilik rehberli turlara katılabilirsiniz.

Bu turlarda: müze dükkanında yerel olarak yapılan mücevher tasarımlarını görebilirsiniz. Ayrıca: canlı gösterilerde, bir bileziğin burada nasıl yapıldığı gösterilir. Ayrıca: yine fabrika içinde: orijinal araçlar ve makineler görülebilir.

 

BİRMİNGHAM CAMİSİ-CENTRAL MOSQUE

B12-Highgate, Belgrave Middleway-Highgaate adresindedir.
Avrupa’nın en büyük camisi, 4000 kişi kapasitelidir. Birmingham merkez camisi olarak da bilinen buranın yapımına 1969 yılında başlanmış ve 1975 yılında ibadete açılmıştır. Bu cami: İngiltere’de yapılan ikinci camidir. Caminin en büyük özelliği: tüm mezheplere hitap edecek şekilde yapılmış olmasıdır. Her yıl binlerce turisti ağırlayan camiyi gezebilmek için önceden randevu almak gerekiyor.

 

BOTANİK BAHÇELERİ-THE BİRMİNGHAM BOTANİCAL GARDENS&GLASSHOUSES

B15-2TR-Edgbaston-Westbourne Road adresindedir.
1832 yılında yaklaşık 200 yıl önce, Birmingham Botanik Bahçeleri, şehrin güney batı tarafında, Edgbaston bölgesinde açılmıştır. Burada: gözde tropikal bitkilerin bulunduğu seralar, kaktüsler, sulu meyveler, göletler, su özellikli çiçekler, çimenler, kuş kafesleri, kaya bahçeleri, bitki kreşleri, restoran ve hediyelik eşya dükkanı bulunmaktadır. Burada: ulusal bonzai koleksiyonu da ilgi çekmektedir. Japonya’dan getirtilen bir ardıç ağacı, 250 yılda bu yana yerinde bulunmaktadır. Ayrıca: park alanında tavus kuşları serbestçe dolaşmaktadırlar.

 

GÜZEL SANATLAR ENSTİTÜSÜ-BARBER İNSTUTE OF FİNE ARTS

B15-Birmingham Üniversitesi kampüsündedir.
Burası: Avrupa’nın en iyi küçük sanat galerilerinden birisidir. Enstitü: batı sanatının birçok ünlü ismine ait seçkin ve uluslar arası önemli koleksiyonların birine sahiptir.
Burayı ziyaret etmek için muhtemelen 4 hafta öncesinden randevu almak gerekiyor. Çünkü: rehberli turlarda bir kerede en fazla 25 ziyaretçi içeriye alınıyor.

 

WEOLEY CASTLE

B29-Weoley Castle, Alwold Road adresindedir.
Giriş ücretsizdir.
Weoley kalesi kalıntıları, bir ortaçağ malikhanesi olarak :700 yıldan bu yana burada durmaktadır. Sitede: 12. yüzyıldan itibaren yaşam olduğu bilinmektedir. 1485-1531 yılları arasında birkaç kez el değiştiren mülk: takip eden tarihi süreçte: terk edilmiş ve bugün: ulusal öneme sahip bir antik anıt olarak koruma altına alınmıştır.

 

MAC-MİDLANDS ARTS CENTRE

B12-9QH-Cannon Hill Park, Russel Road adresindedir. Burası, yılda 650 bin kişi tarafından ziyaret edilmektedir.
MAC: Birmingham Edgbaston bölgesindedir ve şehrin en önemli sanat merkezidir. Geniş ve ferah stüdyolar, düzenli atölyeler ve sanat galerileri, sergi alanları, sinema ve yıl boyunca sürdürülen tiyatro etkinlikleri bulunmaktadır. Burada küçük çocuklar için de kukla gösterileri düzenleniyor.

 

SAREHOLE MİLL

B13-OBD-Springfield-Hall Green-Cola Bank Road adresindedir.
Giriş ücreti 3 paund.
Burası: Birmingham şehrinde, geçmişte çalışan iki değirmenden günümüze ulaşanlardan bir tanesidir. Şehirde bir zamanlar bunun gibi 50 değirmen bulunuyormuş.
Tudor döneminde burada bir değirmen olduğu bilinmesine rağmen, günümüzde görülen bu yapı: 1750’lerde inşa edilmiştir.

Orijinal fırın ise, 1850’lerden kalmadır.

Değirmen yakınlarındaki bölge: Hobbit Shire ve Yüzüklerin Efendisi eserlerinin yazarı JRR Tolkie’nin çocukluğunu geçirdiği yerdir ve bu ünlü eserleri yazarken bu bölgeden ilham aldığı söylenir.

Günümüzde bu bölge: sakin kırsal bir atmosferi korumaktadır ve balıkçıl kuşları ve diğer bir kısım yaban hayatı için sığınak gibidir. 2012-2013 yılları arasında, burada büyük bir restorasyon ve yenileme çalışması yapılmıştır. Değirmen günümüzde de çalışmaktadır ve burada müze personeli ve gönüllüler tarafından üretilen un: satış yerinde satılmaktadır ki, bu un ile geleneksel ekmek pişirimi gösterisi yapılmaktadır.

 

BELLEK HALL

Weymouth yakınlarında, Portland Bill Portland Stone bölgesindedir.
Bu yapı: I. Dünya savaşında ölen 12.320 ve yaralanarak gelen 35.000 Birminghamlı vatandaşı anmak üzere, 1920 yılında dikilmiştir. Yapının salonu ise, 4 Temmuz 1925 tarihinde Prens Arthur tarafından açılmıştır.

Yapının dış çevresinde: yerel sanatçı Albert Toft tarafından yapılan bronz figürler vardır ki, bunlar Kara, Deniz, Hava kuvvetlerini ve kadın hizmetlerini temsil etmektedirler.

 

CADBURY WORLD-ÇİKOLATA FABRİKASI

B30-2LU-Bournville-Linden Road adresindedir. Giriş ücretlidir. Yetişkinler için 13.90 ve çocuklar için 10.50 paund giriş ücreti alınır. Burası şehirde en çok ziyaret edilen yer olarak bilinir.

Şehir merkezinin yaklaşık 4 km. güneyinde Bournville köyündeki fabrika bir çeşit eğlence parkına dönüştürülmüş ve turistik alan haline getirilmiştir. Fabrika: 19.yüzyıl sonlarında Bournville köyünde Cadbury kardeşler tarafından inşa edilmiştir.

Rehberli turlarda: çikolata tarihi, Cadbury şirketi ve fabrikanın bazı tesisleri görülmektedir. Satış dükkanından çikolata almanızı öneririm, çünkü fiyatları nispeten ucuzdur.