Kayseri’nin Develi ilçesinde, turistik anlamda öne çıkan yerler: Elbiz Parkı, Develi kalesi (Zengibar kalesi), Hitit yazılı kaya anıtları ve Sultansazlığı.
Özellikle: Sultansazlığı, bölgenin en önemli doğal ve turistik yerlerinden biri.
Kayseri Develi
ELBİZ PARKI
Bu parkta: 400 yıllık tarihi çınar ağacı var. Ayrıca: Romalılar döneminden kalma ve hala içinde alabalık yetiştirilen bir havuz var.
Bir de: buraya yolunuz düşerse: mutlaka buranın meşhur kıymalı pidesini (cıvıklı deniliyor) tadın. Bunun yanında: alabalık, evet o da muhteşem bir tat.
Kayseri Develi Zengibar KalesiKayseri Develi Zengibar Kalesi
DEVELİ (ZENGİBAR) KALESİ
Yukarı Develi mahallesindedir. İlçenin batısında, sarp bir kayaya yapılmıştır.
Kale: sarp yamaçlı ve develi ovasına hakim bir tepe üzerindedir. Yapıldığı dönemin, askeri hareketliliğine karşı: halkı korumak için ve gerektiğinde savunma amaçlı kullanılmak üzere, inşa edilmiştir.
Kale; çok yıkıktır. Günümüze bazı bölümleriyle gelmiştir. Sağlam olduğu dönemde: mahzenleri, su sarnıçları, burçlarıyla bir bütünlük ortaya koymaktaymış. Yapı: üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölük kuzeydoğudadır. Güneydeki ikinci bölüm: harçsız, iri taşlarla örtülmüş, dörtgen burçlar ile güçlendirilmiştir. Batıdaki bölümden hiç kalıntı yoktur.
Evet: Develi kalesinin, büyük bir ihtimalle: Bizanslıların son dönemlerinde inşa edildiği düşünülüyor.
Kayseri Develi Kaya Yazılı Anıtları
KAYA YAZILI ANITLARI
Kaya anıtlarının önemli olanları Develi ve Hisarcık’tadır. Develi ilçesinde bulunanlardan Hititlere ait olanı: Fraktin Kayası bilinmektedir. Kayseri merkezine 78 km. uzaklıktadır. Büyük bir kaya üzerine, hiyeroglif yazı ve kabartma resimlerle ünlüdür.
Kayseri Develi Kaya Yazılı Anıtları
Diğeri: Şimşek Kaya olarak adlandırılmakta ve Fraktin Kaya Anıtının bir benzeridir. Develi’nin İmamkulu Köyü yakınlarındadır.
Büyük bir kaya üzerine yazılmış, Hitit hiyeroglif yazıları ve kabartma resimleri görülmektedir.
Kayseri Develi Sultan Sazlığı
SULTAN SAZLIĞI
Kayseri il merkezinin 70 km. güneyinde: Develi Ovasının ortasında: Develi-Yahyalı ve Yeşilhisar İlçeleri arasında kalan, geniş bir sulak alandır. Türkiye’nin sahip olduğu en önemli kuş cennetlerinden birisidir.
Mevsimlere göre: sazlığı alanı 8 ile 13 bin hektar arasında değişmektedir. Büyük kısmı: sazlarla kaplıdır. Bu sazlar: bazı yerlerde, yüzen adacıklar oluşturur.
Bunlar: kuvvetli rüzgarda, yer değiştirirler. Suyun azalmasıyla da alçalırlar. Yer yer: kamış ve kındıra bulunur. Açık alanlarda ise: nilüfer ve süsen bitkileri görülür.
Sultan sazlığının belli başlı kuş göç yollarından biri üzerinde bulunan, tatlı su ve tuzlu su eko sistemlerine sahip olması, çok sayıda su kuruşun: barınma, beslenme, üreme ve göç esnasında uğrama gibi ihtiyaçlarına cevap veren doğal yapısı sebebiyle ulusal ve uluslar arası öneme sahip bir sulak saha konumundaki bu alan, 1988 tarihinde Tabiat Koruma Alanı, 2006 yılında ise Milli Park olarak ilan edilmiş ve önemli bir sulak alan olarak, uluslar arası RAMSAR Sözleşmesi kapsamına alınmıştır.
Dünyanın sayılı kuş yurtlarından birisidir. Sultan sazlığı, barındırdığı kuş varlığı ile Avrupa ve Ortadoğu’nun en önemli sulak alanlarından birisidir. Sultan Sazlığında şimdiye kadar 251 kuş türü tespit edilmiştir. 600 bin adet ördek, kaz ve filamingo tespit edilmiştir.
Bunlardan başka: pelikan, karabatak, dikkuyruk, turna, kara sumru, balıkçıl ve diğer pek çok çeşitli kuşlar da parkı zenginleştirmektedirler. Bu kuşlardan: 80 türü, burada kuluçkaya yatmaktadırlar. Uzmanlar: buruda çok sayıda ve zengin kuş türünün bulunmasını, bir tropik ormandan daha fazla madde üretimine bağlamaktadırlar. Zengin besin kaynakları bulunmaktadır.
1971 yılında alanın Orman Bakanlığı tarafından Su Kuşları Koruma ve Üretme Sahası olarak ilan edilmesini takiben, koruma çalışmaları başlatılmıştır.
Geç farkına varılan, ancak keşfedildikten sonra da ciddi bir şekilde korunan Sultan Sazlığı, ülkemize kazandırılmış en önemli tabii parkların başında yer almaktadır.
Kırşehir Mucur: Çok merkezi bir yerde bulunması, en büyük avantajı. Zaten, ülkemiz insanının büyük kısmının Mucur yöresinden geçtiği ve hatta bindiği araç ile, burada bir süre mola verdiği kesin olsa gerek.
Ama, bunun dışında, Mucur yöresine girip, Kapadokya bölgesi özellikleri taşıyan yer altı mağaralarını görmek için mutlaka zaman ayırmanızı öneririm.
Kırşehir Mucur
ULAŞIM
Güney doğu ve Batı Anadolu bölgelerini birbirine bağlayan, E-23 karayolu, ilçenin hemen kuzeyinden geçiyor. Bu yol üzerinde, kaliteli dinlenme tesisleri var. Bu tesisler: gerek yöre insanının çalışıyor olması ve gerekse yol üzerinde yolculuk yapanların dinlenmeleri açısından büyük öneme sahip.
İlçe terminali, ilçe merkezine 2 km. uzaklıktadır.
Mucur-Ankara arası uzaklık: 220 km. Mucur-Kayseri arası uzaklık: 110 km. Mucur-Kırşehir arası uzaklık: 23 km. Mucur-Kaman arası uzaklık: 52 km. Mucur-Çiçekdağ arası uzaklık: 65 km. Mucur-Nevşehir arası uzaklık: 90 km. Mucur-Aksaray arası uzaklık: 109 km. Mucur-Kırıkkale arası uzaklık: 112 km. Mucur-Yozgat arası uzaklık: 115 km.
TARİH
İlçenin tarihi geçmişi ve adının nereden geldiği hakkında söylenenlerle başlamak istiyorum. Bir zamanlar, Mucur yöresinde; mağaralarda, Müslüman olmayan halk yaşarmış. Bunların reisinin ismi ise: Mücür.
Mücür kelimesinin anlamı ise: suçlu ve tutuklu.
Yine, Mucur ilçe merkezinin 5 km. kuzeybatısında; Kızılin denilen “Asilik” mevkiinde Müslümanlar yaşarmış.
Her gün sabah, mağaralarda yakılan ateşlerin dumanları tütmeye başlayınca, Asilik bölgesinde yaşayan Müslüman Türkler, bunları görür ve “gene Mücürün gavurunun dumanı tutuyor” derlermiş.
Bu arada, su deposunun hemen yanında ise, keişlik denilen bir yer varmış. Keişlik kelimesinin anlamı ise: suçluların başında duran, eli kırbaçlı kişi. Mücürler, yer altı şehirlerinde, mağaralarda cezalarını çekerler ve keişler, onların başında bulunurlarmış. Mücür kelimesi zamanla değişerek, günümüze Mucur olarak gelmiştir.
Evet Mucur yöresindeki resmi tarih gereği ilk yerleşimin Tunç çağında bulunduğu bilinmektedir. Daha sonra, sırasıyla, Hititler, Frigler, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Eretna Beyliği ve Osmanlılar.
1868 yılında, Mucur, bucak olur. 1918 yılında ise, İlçe olur. Devlet kara yolunun, buradan geçmesi, yörenin hızla gelişmesini olumlu yönde etkiler.
Kırşehir Mucur
GENEL
İlçe merkezi, deniz seviyesinden 1050 metre yüksekliktedir. İlçenin genel coğrafi özellikleri, yayla özelliği gösterir. Dağlar, kuzey taraftadır. Yörenin iklimine bakılınca: karasal bir iklim ve etkileri görülür. Buna göre, kışları soğuk ve yağışlı, yazları ise sıcak ve kuraktır. Ancak, Hirfanlı Baraj gölü, yöre ikliminin yumuşamasını sağlamıştır.
Mucur yöresinin insanının başlıca geçim kaynakları: tarım, hayvancılık ve ana karayolu çevresinde bulunan petrol ve dinlenme tesisleridir. İlçe ekonomisinin % 80’i tarıma dayanmaktadır. Modern yöntemlerle yapılan tarım faaliyetlerinde, başlıca ürünler: buğday, arpa, ayçiçeği, mercimek ve pancar.
NE YENİR
Mucur yöresinde, yerel lezzetlerden tatmak isterseniz: kesme mantı, kemikli etten yapılan gendeme, yeşil mercimekten yapılan mangır çorbası ve soğanlama.
Tüm bunları tercih etmeseniz: Mucur yöresinde, ünlü “Mucur Köftesi” yemeden sakın ayrılmayın. Çünkü: özel baharat ve kıymayla yapılan muhteşem bir lezzet.
NE SATIN ALINIR
Mucur yöresinde, el dokuması ve yer yaygısı olan Mucur seccadeleri dokunuyor, bunları beğenirseniz kendiniz ve yakınlarınız için hediyelik olarak satın alabilirsiniz.
GEZİLECEK YERLER
KEİŞLİK
İlçe merkezinde, Yenice mahallesindeki su deposunun yanındaki mağaradır.
Söylenenlere göre, yer altı şehrinin suçluları, bu mağarada bulunurlar ve başlarında Keiş bulunurmuş. Yalnız, bu mağara, günümüzde harabe halinde ve ziyarete açık değil.
KİLİSE
İlçe merkezinde, Sokaklı mahallesinde, Manastır semtindedir. Aflak kilisesi de denilmektedir.
Buradaki kilise yapısı, evlerin arasındadır. Ancak, yağlı boya resimlerle süslü yapı; bakımsızlık yüzünden harap haldedir ve günümüzde maalesef hayvan ağılı olarak kullanılıyor. Bu kilise yapısının yanında, yumuşak kayaya oyulmuş inler de görülüyor.
Kırşehir Mucur Yeraltı Şehri
YERALTI ŞEHRİ
İlçe merkezinde, Hamidiye Mahallesindedir. Yer altı şehrinin üstü: kamulaştırılarak, park ve yeşil alan olarak düzenlenmiştir.
Höyükte bulunan yer altı şehrinin, bölgede yaşayan Hıristiyanlar tarafından, 3 ve 4’ncü yüzyıllar arasında yapıldığı sanılıyor. Çünkü, bu dönemde, bölgede önemli yerleşimler bulunduğu tespit edilmiş.
Daha sonraki süreçte ise, 1973 yılında yapılan bir yol çalışmasında, tesadüfen ilçe merkezinin pek çok yerinde, yer altı mağaralarının bulunduğu görülür. Bunlardan bir mağaranın ağzı takip edildiğinde ise, büyük bir yer altı şehrine ulaşılır. Yer altı şehri: yerden 7-8 metre derinlikte, yumuşak kayalara oyularak yapılmış. 3 katlıdır.
Giriş kapısı, güneydedir. 42 oda bulunmaktadır. Bunlar yanında: dehlizler, ibadet yerleri, ahırlar, gizli yollar ve geçitler var. En ilginç olanlar ise, özel bölmelerin girişlerini kapatmak için yapılmış, gayet büyük kapak taşlarıdır.
Ayrıca, şehrin havalandırma ihtiyacını karşılamak için yapılan havalandırma bacaları da çok ilginçtir. Yapılaşma olarak Kapadokya bölgesindeki yer altı şehirlerine benzer.
Evet, bu yer altı şehri: önce Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmış ve daha sonra ise temizlik ve ışıklandırma çalışmaları yapılarak, ziyarete açılmıştır. Ziyaret edilebilen yerlerde görebilecekleriniz şunlar:
Dehlizler: Yükseklikleri: 1.5-2 metredir. Genişlik: yaklaşık 1 metre kadardır. Çeşitli mekanlar arasında geçişin sağlanması için yapılmıştır.
Odalar: Büyüklükleri, fazla değildir. Ama, genellikle hepsinde, tabanda, yere gömülmüş olarak büyük erzak ve su küpleri bulunmaktadır.
Ahırlar: Odalara göre, daha büyüktür ve genellikle küçük baş hayvanların beslenmesi için uygundur. Buralarda, beslenen hayvanların yemlenmesi için hatıllar bulunmaktadır.
İbadet Yeri: Yer altı şehrinin güney tarafından, dairesel planlı küçük bir ibadet yeri var. Burada, küçük nişler görebilirsiniz.
Kapak Taşları: Ana geçitleri ve özel bölmelerin girişlerini kapatmak için yapılmışla. Büyük hacimli ve dairesel taş kütleleri.
Havalandırma Bacaları: Günümüzde bunlardan sadece 3 tanesi açıktır. Yer üstüne açılıyorlar.
YEŞİL VADİ
İlçe merkezinde Şatıroğlu Mahallesinden başlayıp, Kızılırmak’a kadar uzanmaktadır. Vadinin uzunluğu: 15 km. Eni ise: 100-600 metredir. Vadide: sebze ve meyve yetiştiriciliği yapılıyor ve bölgeyi ziyarete gelenler, burada, bu muhteşem güzellikler içinde yürüyüş yapıyorlar.
AŞILIK MAĞARASI
İlçe merkezinin 8 km. kuzeybatısında bir mağara.
Kimler tarafından ve ne zaman yapıldığı belli değil. Mağaranın içinden, Femir oksit çıkarılıyor. Bu madene: Aşı madeni deniliyor. Çıkarılan aşı madeni, boya sanayinde kullanılıyor. Uzun yıllar aşı madeni çıkarılan bu mağara, günümüzde, göçükleri nedeniyle içine girilemez durumdadır.
AKSAKLI KİLİSESİ
İlçe merkezinin 10 km. güneyinde, Aksaklı köyündedir.
Ancak, bu kiliselerin ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Ancak, yapılardan çıkarılan küpler, bu yapıların çok eski dönemlerde yapıldığını ortaya koymaktadır. Hatta, yakın zamanda çıkarılan, bu yağ küplerinden bir tanesi, ilçe merkezindeki parkta sergilenmektedir.
KEPEZ YER ALTI ŞEHRİ
İlçe merkezinin 13 km. uzağındaki, Kepez köyündedir.
Burada: birçok galeri ve oda bulunmaktadır. En büyük özelliği ise: mimarisinin düzgün olması ve iki farklı renkli toprak yapısıdır. Yapılan temizlik çalışmaları sonucunda turizme açılan yer altı şehri, görülmeye değer.
AVCI İÇMESİ
İlçe merkezine, 15 km. uzaklıkta, Avcı köyündedir.
Buradan çıkan suyun, her ne kadar tam olarak incelenmese de, mide rahatsızlıklarına ve hazımsızlıklara iyi geldiği söyleniyor. Dediğim gibi, resmi bir inceleme yok, ama yöre halkı, bu suyu yoğun olarak tüketiyor.
Kırşehir Mucur Seyfe Gölü
SEYFE GÖLÜ
İlçe merkezine 16 km. uzaklıkta, kuzeydedir.
Sığ bir göldür. Denizden yüksekliği: 1080 metredir. Ülkemizin sayılı Milli Parklarından biridir.
Orta Anadolu bölgesinde bulunan, birkaç tuzlu gölden biri olması nedeniyle önem kazanmaktadır. Gölün doğu bölümünde: kıyıya yakın bölümde, sazlıklardan oluşmuş birçok adacık görülüyor. Bu adacıklar ve göl çevresinde: yaklaşık 200 civarında kuş türünün bulunduğu söyleniyor. Bu kuş türlerinden en yoğun olanı, filamingo sürüleri.
Bunların sayısının 300 bin civarında olduğu söyleniyor. Göl kıyısında: Malya Devlet Üretme Çiftliği de bulunuyor Bu çiftlikte: çeşitli kuşlar barındırılıyor. Burası: 1990 yılında, birinci derece Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.
Uluslararası Kuş Koruma Konseyi (ICDP); Seyfe gölünde yaşayan 27 çeşit kuşu, koruma listesine dahil etmiştir. Nesilleri azalan bu kuşların, koruma altına alınması büyük önem taşımaktadır.
Seyfe gölünü en güzel izleyebileceğiniz yerler: Seyfe köyünün Badıllı mahallesinde, göl kıyısı. Buraya gidin ve gölün güzelliği ve filamingoları izleyin. Çünkü, göl kıyısında gözlem evi yok, yani en iyi görüntü burada.
Daha önce, Karşıyaka bölgesine bağlı iken, yoğunlaşan nüfus ve Organize Sanayi bölgesi ile, Çanakkale kara yolunun her iki yanında kurulu bir ilçe haline gelmiştir. Birçok göçmen mahallesi bulunmaktadır.
Ama en büyük özelliği: tepelere yüksek katlı apartmanlar dikilmesine izin verilmesidir. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen: Doğal Yaşam Parkı ve Kuş Cenneti bulunmaktadır.
Bir de, burada bulunan “Ana jet üs komutanlığı” yani büyük bir hava askeri birliği dikkati çekiyor.
İzmir Çiğli
ULAŞIM
İzmir-Çanakkale yönündeki E-25 devlet kara yolu, metro ve tren hatları, buradan geçmektedir. Çiğli-İzmir il merkezi arasındaki uzaklık: 27 km. Çiğli-Menemen arasındaki uzaklık: 18 km. Çiğli-Karşıyaka arasındaki uzaklık: 7 km.
İzmir Çiğli
TARİH
Yöredeki ilk yerleşim yeri olarak: Köyiçi mahallesi görülmektedir. 1893 yılına gelindiğinde ise, Yugoslavya bölgesinden gelen göçmenler, buraya yerleştirilmişlerdir. Ardından, Balkan Savaşları sonunda da, bu kez, Selanik bölgesinden göç ederek bölgeye gelenler, buraya yerleşmişlerdir.
Cumhuriyetin ilk yıllarında, mübadele sonucu gelen göçmenler ve 1966 yılında Muş-Varto yöresindeki deprem sonucu buraya gelen depremzedeler; bölgedeki mahallelerde iskan edilmişlerdir. 1990 yılında ise, Organize Sanayi Sitesinin kurulması ile, bölgenin nüfus yoğunluğu artmıştır.
İzmir Çiğli
GENEL
İzmir ilinin kuzeyindedir. Yamanlar dağ silsilesi ile, İzmir körfezi arasındaki Gediz nehri yatağının oluşturduğu ovada kurulmuştur. Yüz ölçümü: 130 km. karedir. Rakım: 1 ile 1.5 metredir. Bölgede, tipik Akdeniz iklimi görülmektedir. Buna bağlı olarak yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılık ve yağışlı geçer.
İzmir körfezinin en uç noktasındadır. Şehrin isminin kelime anlamı, Helencede “ak yerin kenti” veya “akkavaklar” anlamına gelmektedir.
Çiğli çıkışındaki “Sasalı” beldesi geçildikten sonra, buraya ulaşılabilmektedir. Antik şehir yerleşimi: günümüzdeki “Sasalı köyü” ve “Gediz ırmağı” arasındadır. Ne zaman kurulduğu bilinmemektedir.
MÖ.383 yılında: Pers komutan Takhos; Pers imparatoruna karşı isyan hazırlığı yaparken, burayı üs olarak kullanmıştır. Ancak, bu isyanı gerçekleştirememiştir. Onun ölümünden sonra: çevredeki “Kyme” ve “Klozomenai” isimli site devletleri, burayı ele geçirmek için çatışmaya girmişlerdir.
Ancak, bu çatışma sonucunda başarılı olan çıkmayınca, Apollon rahiplerine başvurulmuş ve rahipler: “Luekai: orada ilk kurbanı yapacak olana aittir, ancak her iki tarafta, önceden belirlenmiş tarihte, gün doğarken, kendi şehirlerinden yola çıkacaklardır” demişlerdir.
Aslında: Kyme, şehre daha yakındır ve bu yüzden, Kymeliler: yarışı, kolayca kazanacaklarına inanarak telaş etmezler. Bu sırada, diğer rakip olan Klozomenaililer, İzmir körfezinin karşı kıyısına bir kısım kolonist göndermişler ve Kymlelilerden önce, şehre girerek, kurban kesmişlerdir.
Sonuç olarak, şehri ele geçirmişlerdir. Evet, Leukai sikkeleri üzerinde, bu nedenle, Klozomenaililerde olduğu gibi, “kuğu kabartması” bulunmaktadır.
İzmir Çiğli Kuş Cenneti
KUŞ CENNETİ
İzmir Kuş Cenneti: ilçe sınırları içinde bulunmaktadır. Burada: yaklaşık 288 kuş türü barınmaktadır. Kuş cenneti, İzmir il merkezine 30 km. uzaklıktadır. 8000 hektarlık alanda: sazlıklar, adalar, yarımadalar ve tuzla havuzları bulunuyor.
Dalyan ve tuzlanın tuzlu suyu: sazlıkların ise tatlı suyu buralarda yaşayan, çeşitli balık ve diğer canlılar, kuşların doğal besin kaynaklarını oluşturuyor.
İzmir Çiğli Doğal Yaşam Parkı
İZMİR DOĞAL YAŞAM PARKI
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen park alanında: hayvanların kendi doğal ortamlarında yaşamaları için tedbirler alınmış ve ziyaretçiler, bu hayvanları doğal yaşam ortamlarında rahatlıkla izleyebiliyorlar.
Bunun için: gezinti yolları, gözetleme kuleleri yapılmıştır. Parkın giriş kısmında: çok sayıda su kuşu barınan suni bir gölet görülüyor. Ayrıca: çocukların ata binebilecekleri alanlar, ahırlar ve kümesler var.