Kayseri Develi

develi.kaya anıtları.1
Kayseri Develi

Kayseri’nin Develi ilçesinde, turistik anlamda öne çıkan yerler: Elbiz Parkı, Develi kalesi (Zengibar kalesi), Hitit yazılı kaya anıtları ve Sultansazlığı.

Özellikle: Sultansazlığı, bölgenin en önemli doğal ve turistik yerlerinden biri.

develi.elbiz parkı.1
Kayseri Develi

ELBİZ PARKI

Bu parkta: 400 yıllık tarihi çınar ağacı var. Ayrıca: Romalılar döneminden kalma ve hala içinde alabalık yetiştirilen bir havuz var.

Bir de: buraya yolunuz düşerse: mutlaka buranın meşhur kıymalı pidesini (cıvıklı deniliyor) tadın. Bunun yanında: alabalık, evet o da muhteşem bir tat.

develi.çınar ağacı.1
Kayseri Develi Zengibar Kalesi
develi.kale
Kayseri Develi Zengibar Kalesi

DEVELİ (ZENGİBAR) KALESİ

Yukarı Develi mahallesindedir. İlçenin batısında, sarp bir kayaya yapılmıştır.

Kale: sarp yamaçlı ve develi ovasına hakim bir tepe üzerindedir. Yapıldığı dönemin, askeri hareketliliğine karşı: halkı korumak için ve gerektiğinde savunma amaçlı kullanılmak üzere, inşa edilmiştir.

Kale; çok yıkıktır. Günümüze bazı bölümleriyle gelmiştir. Sağlam olduğu dönemde: mahzenleri, su sarnıçları, burçlarıyla bir bütünlük ortaya koymaktaymış. Yapı: üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölük kuzeydoğudadır. Güneydeki ikinci bölüm: harçsız, iri taşlarla örtülmüş, dörtgen burçlar ile güçlendirilmiştir. Batıdaki bölümden hiç kalıntı yoktur.

Evet: Develi kalesinin, büyük bir ihtimalle: Bizanslıların son dönemlerinde inşa edildiği düşünülüyor.

develi.fraktin kayası.1
Kayseri Develi Kaya Yazılı Anıtları

KAYA YAZILI ANITLARI

Kaya anıtlarının önemli olanları Develi ve Hisarcık’tadır. Develi ilçesinde bulunanlardan Hititlere ait olanı: Fraktin Kayası bilinmektedir. Kayseri merkezine 78 km. uzaklıktadır. Büyük bir kaya üzerine, hiyeroglif yazı ve kabartma resimlerle ünlüdür.

develi.şimşek kayası.1
Kayseri Develi Kaya Yazılı Anıtları

Diğeri: Şimşek Kaya olarak adlandırılmakta ve Fraktin Kaya Anıtının bir benzeridir. Develi’nin İmamkulu Köyü yakınlarındadır.

Büyük bir kaya üzerine yazılmış, Hitit hiyeroglif yazıları ve kabartma resimleri görülmektedir.

k.sultan sazlığı.1
Kayseri Develi Sultan Sazlığı

SULTAN SAZLIĞI

Kayseri il merkezinin 70 km. güneyinde: Develi Ovasının ortasında: Develi-Yahyalı ve Yeşilhisar İlçeleri arasında kalan, geniş bir sulak alandır. Türkiye’nin sahip olduğu en önemli kuş cennetlerinden birisidir.

Mevsimlere göre: sazlığı alanı 8 ile 13 bin hektar arasında değişmektedir. Büyük kısmı: sazlarla kaplıdır. Bu sazlar: bazı yerlerde, yüzen adacıklar oluşturur.

Bunlar: kuvvetli rüzgarda, yer değiştirirler. Suyun azalmasıyla da alçalırlar. Yer yer: kamış ve kındıra bulunur. Açık alanlarda ise: nilüfer ve süsen bitkileri görülür.

Sultan sazlığının belli başlı kuş göç yollarından biri üzerinde bulunan, tatlı su ve tuzlu su eko sistemlerine sahip olması, çok sayıda su kuruşun: barınma, beslenme, üreme ve göç esnasında uğrama gibi ihtiyaçlarına cevap veren doğal yapısı sebebiyle ulusal ve uluslar arası öneme sahip bir sulak saha konumundaki bu alan, 1988 tarihinde Tabiat Koruma Alanı, 2006 yılında ise Milli Park olarak ilan edilmiş ve önemli bir sulak alan olarak, uluslar arası RAMSAR Sözleşmesi kapsamına alınmıştır.

Dünyanın sayılı kuş yurtlarından birisidir. Sultan sazlığı, barındırdığı kuş varlığı ile Avrupa ve Ortadoğu’nun en önemli sulak alanlarından birisidir. Sultan Sazlığında şimdiye kadar 251 kuş türü tespit edilmiştir. 600 bin adet ördek, kaz ve filamingo tespit edilmiştir.

Bunlardan başka: pelikan, karabatak, dikkuyruk, turna, kara sumru, balıkçıl ve diğer pek çok çeşitli kuşlar da parkı zenginleştirmektedirler. Bu kuşlardan: 80 türü, burada kuluçkaya yatmaktadırlar. Uzmanlar: buruda çok sayıda ve zengin kuş türünün bulunmasını, bir tropik ormandan daha fazla madde üretimine bağlamaktadırlar. Zengin besin kaynakları bulunmaktadır.

1971 yılında alanın Orman Bakanlığı tarafından Su Kuşları Koruma ve Üretme Sahası olarak ilan edilmesini takiben, koruma çalışmaları başlatılmıştır.

Geç farkına varılan, ancak keşfedildikten sonra da ciddi bir şekilde korunan Sultan Sazlığı, ülkemize kazandırılmış en önemli tabii parkların başında yer almaktadır.

Kayseri tanıtımı.

Tomarza tanıtımı.

Yahyalı tanıtımı.

Özvatan tanıtımı.

Felahiye tanıtımı.

 

Kayseri Bünyan

bünyan.halı.2
Kayseri Bünyan

Kayseri’nin Bünyan ilçesi denildiğinde: sanırım birçok kişi Bünyan Halısını hatırlayacaktır. Evet, Bünyan gerçekten halısı ile ünlü bir yöremiz. Ama bunun dışında: özellikle görmenizi önereceğim “Karatay Hanı” ve Ramsar sözleşmesine de alınmış, bir doğa harikası olan “Tuzla (Palas) gölü” bulunuyor.

bünyan.halı.1
Kayseri Bünyan

HALICILIK

Bünyan’da halıcılık: ekonomiye katkı anlamında, ilçe merkezi ve köylerde sıkça uğraşılan bir sanat dalı olarak yerini korumaktadır. Ancak: son 10 yıl içinde; halı sektörünün makine halısına kayması ve fiyatların iyice ucuzlaması nedeniyle, el halılarına olan talep azalmış ve bunun sonucu olarak, halıcılıkla uğraşan insan sayısı azalmıştır.

Halbuki: ilçede, her evde bir halı tezgahı mevcut olup, kadınlar tarafından halı dokunmaktadır. İlçenin adını ülke genelinde ve yurt dışında duyuran Bünyan halıcılığının; mutlaka sürdürülmesi için gerekli tedbirlerin alınmasından yanayım.

Bu nedenle: Bünyan halısı hakkında bilgi vermek istiyorum. Şöyle ki: halı motiflerinde kullanılan renkler, oldukça önemlidir. Bu renkleri elde edebilmek için kullanılan tabii kök boyalarla birlikte, çeşitli yabancı maddeler, halının uzun süre parlak ve canlı kalmasını sağlamaktadır.

Motiflerde kullanılan renklerde, dikkati çeken bir husus: kırmızı rengin çok kullanılmasıdır. Türklerin en sevdiği renk olan kırmızı rengin, asalet sembolü olması, bu rengin sık sık kullanılmasına sebep olmuştur. Kırmızı renkten sonra: sarı, mavi, yeşil, siyah ve beyaz renkler de, ağırlıklı bir şekilde kullanılmaktadır.

Günümüzde ise: sentetik boyaların kullanılması, halıların eski özelliklerini kaybettirmiştir. Önceleri halılarda kullanılan bütün malzeme yün iken, bugün pamukla yün bir arada kullanılmaktadır.

Doğal boyalarla imal edilen halılar, sentetik boyalarla imal edilenlere göre, daha uzun yıllar canlı, sağlam ve kullanışlı kalmaktadırlar.

Doğal boyaların, öteden beri dokumacılıkta kullanılan yün, pamuk ve ipek gibi doğal liflerin renklendirilmesinde, 19. yüzyıl ortalarına kadar, yani sentetik boyaların keşfine kadar, aralıksız olarak kullanıldığı bilinmektedir.

Doğal boya: tabiatta bulunan çeşitli bitkilerin içerdiği boya maddelerinden yararlanılarak üretilir. Söz konusu boya maddesi, bitkilerin: kök, gövde, yaprak, çiçek ve meyveleriyle, bazı böcek türü canlılardan elde edilmektedir.

Boyaların kullanımı ise, gerek taze gerekse kurutulmuş olarak değerlendirilmektedir.

BÜNYAN HALILARININ ÖZELLİKLERİ

Bünyan halılarında, zemin iki kısımdır. Birinci kısım: kenar suların ve kolonların bulunduğu alan, ikinci kısım ise: iç mekandır. Her iki kısım arasında da bir uyum mevcuttur. Halılarda kullanılan bordürler; yer ve bölgeler itibarıyla farklılık gösterirler. Bazı bölgelerde: bordürler üç sıra iken, bazı bölgelerde 7-8 sıra olmaktadır.

Bünyan halıcılığının temeli: Orta Asya kökenli olup, zaman içinde Anadolu’daki kültürel, ekonomik ve sosyal yapıdaki değişmelerin zorlaması ile gelişim evresini tamamlamıştır.

1908-1909 yıllarından itibaren, Bünyan halılarında malzeme olarak suni boyalarla boyanmış fabrikasyon yün ipliği ve pamuk ipliği kullanılmaya başlanmıştır. Bu dönem halılarda kullanılan motifler, genelde düzenleme olarak ifade edilen geometrik esaslı motiflerdir.

Bu motifler: çubuklu düzenleme, atlamalı düzenleme, geçişli düzenleme ve merkeze toplanan düzenlemelerdir. Aynı zamanda: bir motifin kenarından oluşan düzenlemelerde vardır.

Bu dönemde dokunan halıları: ipi, elden yapılıp tabii boyalarla boyanan iplerden dokunan halılar, sentetik boyalarla boyanmış Mahchester yün ipinden yapılan halılar, boyasız koyun yününden yapılan halılar (Paturel ve Anakara) ve Bursa ipeğinden yapılan halılar (ipek halılar) olmak üzere, dört gurupta toplamak mümkündür.

Bünyan halılarının cm. karesinde: ortalama 16-30 ilmek bulunur. Halının cm karesinden ilmek sayısı ne kadar fazla olursa, kalitesi o nispette iyi olur.

Bugün: Bünyan’da halıcılık ev halıcılığı olarak devam etmektedir. Halıcı esnaflar, tezgahları hazırlayıp, halı dokuyan ailelere dağıtmakta, gerekli iplikler verilmekte, bu sistem içerisinde halılar imal edilmektedir.

Herhangi bir atölye veya fabrika türü üretim söz konusu değildir. Ailelerin yüzde 70’e yakını halıcılık faaliyeti içinde bulunmakta olup, bunların içinde de yüzde 60’nın geçimi, tamamıyla halıcılıktan sağlanmaktadır.

Bir ay gibi kısa bir sürede: 6 metrekarelik bir halı dokuyabilen Bünyanlı kızlar; Bünyan halısının santimetrekaresinde, 25 düğüm bulunduğunu belirtirler. Bu kızlar: daha çocukken tezgah başına geçip, gün boyu 10 bin düğüm atarak, ürettikleri halılar ile, ailelerine katkıda bulunurlar.

Halı için gerekli ipler: Uşak’tan alınıp, Kayseri’de boyatılıyor. Dokunan halılar “ince çiçek buğdaylı, üzümlü, dönmeli, kirpikli” adları verilen geleneksel motifleri taşıyor. Gördes düğümü ile dokunan Bünyan halılarının çözgüsü, pamuk ipliğinden yapılıyor.

bünyan.tuzla gölü.1
Kayseri Bünyan Tuzla (Palas) Gölü

TUZLA (PALAS) GÖLÜ

Tuzla gölü: İç Anadolu’da, insanlığın olumsuz etkilerinden kısmen kurtulmayı başaran, tek tuzlu göldür. Göl: Kayseri’nin 40 km. kuzeydoğusunda bulunan, Palas Ovasının bir parçasıdır.

Çöküntü ovası karakterindeki Palas Ovası, kendisini çevreleyen: Kırkkız ve Işıl Tepesi, Göztepe ve Elmalı Dağı gibi önemli yükseltiler nedeniyle, kapalı havza olma özelliğindedir.

Gölün çevresinde: sazlıklar, ıslak çayırlar, tuzcul bitki bozkırları, mera ve tarım arazileri bulunur. Yaz aylarına yağışların azalması ve buharlaşma nedeniyle, göl alanı daralır ve suyun içindeki tuz; göl kenarında çökelir. Suyun çekildiği alanlarda: 10-15 cm. kalınlığında, tuz tabakası oluşur.

Göl: 1993 yılında, I. Derece Sit alanı olarak ilan edilmiştir. Tuzla Gölü, aynı zamanda, Türkiye’nin “Ramsar” alanları listesindedir. Çünkü: geniş ve farklı eko sistemlerin bir arada bulunmasıyla, Göl, zengin bir biyolojik çeşitliliği barındırıyor.

Türkiye Kuşları Kırmızı Listesi ve İUCN kırmızı listesine göre: nesli tehlike altında olan türler arasında bulunan: toy, büyük cılıbıt, akça cılıbıt, angıt, mahmuzlu kızkuşu, küçük kerkenez gibi kuş türlerinden bazıları, bölgede göç döneminde görülmekte, bazıları ise bölgede ürerler.

bünyan.karatay hanı.1
Kayseri Bünyan Karatay Hanı

KARATAY HANI

Eski Kayseri-Malatya yolu üzerinde, 40’ncı kilometrede, Bünyan ilçesinin Karadayı köyündedir. Kayseri’ye olan uzaklığı: 65 km. dir.

1219-36 yılları arasında, Selçuklu veziri Celaleddin Karatay tarafından yaptırılmıştır.  Karadayı köyü olarak adlandırılan ve eski adı “Zamantı” olan köydedir.

Kervansaray: Selçuklu dönemi özelliklerini gösterir. Yazlık ve kışlık olmak üzere: 2 kısımdan oluşur.

Kışlık (kapalı) Kısım: Sultan I. Alaeddin Keykubat zamanında (1219-1236) , avlu kısmı ise Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında yaptırılmıştır. Kervansaraylarda, kışlık kısmın yanı sıra; avluya açılan kapalı odalar, mescit ve hamam bulunur.

Hanın giriş kapıları: mescidi, çörtenleri ve avluya açılan eyvan üzerindeki süslemeleri görülmeye değerdir.

k.karatay kervansarayı.1
Kayseri Bünyan Karatay Hanı

Anıtsal giriş kapısının üzerinde, çok değişik denebilecek, stilize harflerden oluşan bir yazıt vardır. Bu yazıtta, kervansarayın Keyhüsrev zamanında yaptırıldığı anlatılmaktadır. Kapalı bölümün yazıtında ise, II. Keykubat anıldığına göre, inşaat uzun sürmüş olmalıdır. Başka bir yorum da Celaleddin Karatay Keyhüsrev’e söz verdiği için, adını yazdırdığıdır.

Bu yapının, bir sultan hanı olduğunu düşünülebilir. Yapının, 18 kulesi ile ağırlığını hissettirmesi, buna gerekçe gösterilebilir.

Giriş kapısı üstündeki, süslemelerin geç dönemin özelliklerine uygun bir yoğunlukta, karmaşıklık düzeyinde olduğu görülebilir. Giriş kapısından girdikten sonra, dev bir beşik tonozdan geçilerek, avluya girilir.

Bu tonozun, solunda mutfak ve sonradan türbe haline getirilmiş bir bölüm, sağında ise mescit vardır. Tonozun yukarı bölümünde, solda 12 hayvanlı bir friz bulunmaktadır.

k.karatay kervansarayı.2
Kayseri Bünyan Karatay Hanı

Burada, alt kısımda, ahşap bölme ile kapatılmış türbe vardır. Üzerinde, büyük bir olasılıkla Osmanlı geç dönemlerinden kalma bir levha durmaktadır. Bu levhada: “ Herkes, bir eşeğe binmiş,  dörtnala ahrete gidiyor “ anlamına gelen, bu yazının, kimin anısına konduğu ve ne zaman yazıldığı belli değildir.

Asıl giriş kapısını geçtikten sonra, avluya çıkılır ve tam karşıda, kapalı bölüm kapısı vardır. Kapalı bölüm,  tipik bir ortaçağ kervansarayının bozulmamış halini görmek isteyenler için, ideal bir örnektir. 

Avlunun sağında odalar, solunda ise 7 bölümlü bir eyvan bulunur. Kervansarayların zaman zaman kale olarak kullanıldığı iddiasını yadsıyanlar için, Karatay Han, iyi bir örnektir. Burada olsa olsa korunma amaçlı, yüksek duvarlar vardır. Gerek doğal, gerek geometrik bezeme açısından, çok zengin olan bu kervansaray, gerçek bir kültür hazinesidir.

Kayseri tanıtımı.

Tomarza tanıtımı.

Yahyalı tanıtımı.

Felahiye tanıtımı.