Trabzon Beşikdüzü

Trabzon Beşikdüzü

Beşikdüzü, Trabzon arası uzaklık: 45 km. Beşikdüzü, Eynesil arası uzaklık: 17 km. Beşikdüzü, Tonya arası uzaklık: 21 km. Beşikdüzü, Şalpazarı arası uzaklık: 17 km.

TARİHİ

Tarihi süreç içinde, Beşikdüzü ile ilgili ilk kayıt: 1’nci yüzyılda Plinius tarafından burada bulunan bir limandan “Liviopolis Limanı” olarak söz edilmesiyle görülür. Osmanlı tahrir defterlerinde Livopolis bir Subaşılık olarak kayıtlıdır. 1834 yılında Padişah fermanı ile müstakil nahiye olmuş ve 1916 yılında Vakfıkebir nahiyesine bağlanmıştır. 1987 yılında ilçe olur.

Peki neden Beşikdüzü ismi? “Beşik” kelimesi, Türkçede “soy, akraba, ata yurdu” anlamında kullanılır. Bu yüzden Türkler, eski yerleşmelere “Beşik” adını verirler, çünkü bu yerlerin kendi soy ve akrabalarından kaldığına inanırlar. Bugünkü ilçenin güneyinde yükselen Beşikdağı’nın da böyle bir anlamı olduğu düşünülür. Çünkü dağın çevresinde birtakım eski yerleşmelere ait kalıntılar bulunmaktadır.

Trabzon Beşikdüzü

GENEL

İlçe, Karadeniz kıyısına paralel uzanan, Doğu Karadeniz Dağlarının batı ucu olan ve Harşit çayı ile Değirmendere vadilerinin şekillendirdiği dağlık bölgenin sahil kesimindedir. Yani, deniz kıyısında sahil yerleşimidir. Beşikdüzü doğal bir limana sahiptir. İlçe merkezi düz olup deniz seviyesindedir. İç kesimleri ise oldukça engebelidir. Deniz kıyısında sahil yerleşimi dedim ancak Beşikdüzü, Karadeniz sahil yolunun en fazla yıkıp geçtiği ilçe olarak bilinir. Eskiden deniz kenarında olan ilçenin günümüzde sahille hiçbir bağlantısı kalmamıştır.

Yörede tipik Karadeniz iklimi hakimdir. Buna bağlı olarak yazları serin, kışları ılık geçer. Trabzon yöresinin en kültürlü yerlerinden birisidir. Çünkü burada çok fazla okumuş insan vardır. Hatta burada kurulan Köy Enstitüsü, 1940-1953 yılları arasında eğitim vermiştir. Kapatıldıktan sonra ise Anadolu Öğretmen Lisesine dönüştürülmüştür. Böylece her evde bir öğretmen bulunmaktadır. Günümüzde burası yatılı Beşikdüzü Fen Lisesi olarak eğitim vermektedir.

BEŞİKDÜZÜ MAYIS YEDİSİ ŞENLİKLERİ

Bu şenliklerin kökeni Orta Asya’ya kadar uzanır. Çepni Türkleri, bu geleneklerini günümüze kadar sürdürmüşlerdir.

Mayıs Yedisi şenlikleri, bahar mevsiminin bitip yaz mevsiminin başladığını, yaylalara çıkma zamanın geldiğini bildiren bir gelenektir. Bu şenliklerde: yaylalara çıkacak olanlar sahile inerler, denizde büyükbaş hayvanlarını yıkarlar, bahara veda eğlenceleri yaparlar.

Ardından aklanan paklanan hayvanlarıyla birlikte yaylalara çıkarlar. 20 Mayıs 2000 tarihinde bir deniz kazasında 38 kişi ölmüştür ve kazanın sebepleri araştırıldığında, Mayıs Yedisi şenliklerinin herhangi bir organize yapılmadan kutlandığı anlaşıldı.

Çünkü yöre insanı, iç kesimlerden gelenlerin de katılımıyla bu geleneksel şenlikleri yaparken, iki balıkçı teknesi kapasitesinin çok üstünde yolcu almış ve alabora olarak deniz kazası meydana gelmiştir. Ardından resmi makamlar tarafından “Mayıs Yedisi Şenlikleri” nin, organize bir şekilde yapılması için şenliklerin, 20 Mayıs tarihini de içine alacak şekilde her yıl “18-19-20 Mayıs” tarihlerinde yapılmasına karar verilmiştir.

Trabzon Beşikdüzü Teleferik tesisleri

TELEFERİK TESİSLERİ

Teleferik hattı toplam 3100 metredir. Karadeniz bölgesinin en uzun teleferiğidir. Teleferik Beşikdüzü sahili ile 550 rakımlı Beşikdağı Tepesi arasında kuruludur.

Trabzon Beşikdüzü Tepesi

Beşikdağı tepesi, hem ilçeye ve hem de Büyük Liman adıyla bilinen doğal koya hakim durumdadır.

Trabzon Beşikdüzü Teleferik Tesisleri

Teleferik, iki kabinli “var-gel” sistemiyle çalışıyor. Her kabini 55 kişilik kapasiteye sahiptir. Saatte 400 kişi taşıyabiliyor. Yolculuk 10 dakika sürmektedir. Bölgeyi kuşbakışı izlemek için bence bu teleferik yolculuğunu yapınız.

 

NE YENİR

Buralara yolunuz düşer ve yerel lezzetlerden tatmak isterseniz: karalahana çorbası, sarması ile pazı tercih edebilirsiniz. Isırgan oto yemeği de düşünülebilir. Kuymak ve kaygana da unutulmamalıdır. Ayrıca her mevsimde her türlü deniz balığını bulmak mümkündür.

 

DENİZE GİRİLECEK YERLER

Belediye Plajı Sosyal Tesisleri

Çağlar Parkı ve Adacık Mahallesindedir.

Beşikdüzü Liman arkası

Burada da denize girilebiliyor.

Trabzon Beşikdüzü

GEZİLECEK YERLER

Trabzon Beşikdüzü Şehit Üsteğmen Erdal Kurtoğlu Parkı

ŞEHİT ÜSTEĞMEN ERDAL KURTOĞLU PARKI

İlçe sahilindeki bu park Karadeniz bölgesinin en güzel parklarından birisidir. Park, 1992 yılında yapılmış ve hizmete açılmıştır. Park içinde, çay ocağı, çocuk oyun alanları, havuz ve açı oturma gurupları vardır. Parka 1994 yılında Güneydoğu Anadolu’da şehit düşen Üsteğmen Erdal Kurtoğlu’nun ismi verilmiştir. Öğrendiğime göre, park alanının satılma durumu söz konusuymuş.

Trabzon Beşikdüzü Dilektaşı Tatil Köyü-Pirinçlik Park Tesisleri

DİLEKTAŞI TATİL KÖYÜ-PİRİNÇLİK PARK TESİSLERİ

2007 yılında Pirinçlik Park Tesisleri adıyla hizmete açılmıştır. Tesiste 10 tane bungalov ev, 300 kişilik aquapark, 250 kişilik restoran, kamelyalar, spor alanları ve 200 metre uzunluğunda kumsal bulunmaktadır.

 

ÇEŞMEÖNÜ KALE KALINTISI

İlçe merkezinin batısında, Ağasar deresinin çıkışındaki limanın mendirek başlangıcında, denize doğru uzanan burnun ucunda bir kale kalıntısı vardır.

Ancak bu kale kalıntısı, büyük ölçüde tahrip olarak günümüze ulaşmıştır.

Yapılan araştırmalara göre, bu kale kalıntısının muhtemelen “Liviopolis” olduğu düşünülür. Diğer bir olasılık ise, Liviopolis kalesinin Eynesil kalesi olmasıdır.  Yapılacak arkeolojik araştırmalar ile bu durum netleşecektir.

Tüm bunların ardından, biraz bugünkü Çeşmeönü Kalesinden söz edelim. Kale, Akhisar deltasının 1 km kadar batısında, alçak bir burun üzerindedir. Deniz seviyesinden 5 metre kadar yüksektedir.

Burun üzerinde, sur duvarlarıyla çevrili alan oldukça küçüktür. Sur duvarlarının hepsi, günümüzde yıkılı durumdadır. Duvarların kalınlığı 1 metredir. Dış yüzü doğal taşlarla örülmüştür. Bunların arasında kalan boşluklar ise küçük taşlar ve kiremit parçalarıyla doldurulmuştur.

Kara tarafında, kare planlı iki büyük kule kalıntısı bulunmaktadır. Kalenin kapısının burada bulunduğu tahmin edilir. Çeşmeönü kalesi, 1486 yılına ait kayıtlarda Liyopoli diye geçer. Daha sonra bu isim Yavabolu’ya dönüşmüştür.

Sonuç, Çeşmeönü kalesinin tarihine ait hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Ancak eski denizcilik haritalarında bu sahilde bir demir atma yeri işaretlidir. Bu kale ve önündeki doğal liman, bir zamanlar Karadeniz’deki deniz ulaşımında önem taşıdığını göstermektedir.

 

BAYIRKÖY KAYA KİLİSELERİ-KAPILIKAYA

Beşikdağı Tepesinin doğu yamacında, Bakırköy’de iki tane kaya kilise bulunmaktadır. Bunlar 14 ile 15’nci yüzyıla tarihlenir. Sultan II Mehmet döneminde (1451-1481) Osmanlı egemenliği altındaki bölge Hıristiyan nüfusuyla birlikte yeniden yapılandırılmıştır. Yani, Beşikdağı eteklerinde kaya kilisesi yapmak için uygun ortam vardı.

Kaya kiliselerinden biri, Bakırköy merkezine yakındır. Yol kenarında ve üst kesiminde doğal bir mağara vardır. Mağara: kuzey-güney yönünde, geniş bir mekandan oluşur. Mağaranın dibinde, iki odalı olarak kaya kilise oyulmuştur. Mağara girişinden, batı odasına girilir. Doğu odasında ise apsis vardır. Bu odada sonradan açılan bir aydınlatma penceresi bulunur.

Kapılıkaya

İkinci kaya kilise, yine yolun üst kesimindedir. Bir kaya kütlesinin köşesine oyulmuştur. Kapılıkaya olarak tanınır. Kilisenin kapısı: dikdörtgen ve yüksek eşiklidir. Kapının üzerine kemer görünümü verilmiştir.

Duvarlar düzeltilmiştir, duvarlardaki izler buradaki kaya yüzeyinde bir zamanlar fresk bulunduğunu kanıtlar. Girişin doğusunda: duvar düzeltilerek bir kaya panosu yapılmıştır. Bu panonun bir ikon olduğu düşünülüyor. Kilisenin kapısından sonra ön odaya giriliyor. Ön oda ölçüleri: 2.5 x 2.2 metre ölçülerindedir.

Odanın tavanı, zeminden 2.6 metre yüksekliktedir. Zeminin çevresi 20 cm yükseklikte bir seki ile çevrilidir. Duvar yüzeylerinde izler görülür, bu izlerin bir zamanlar burada freskler bulunduğunu kanıtlar.

Ön odanın doğusunda, yarım daire şeklinde oyulmuş apsis odası bulunur. Bu odanın çapı, 1.6 metredir. Apsis duvarının ortasında aydınlatma penceresi vardır. Pencerenin uzunluğu 53 cm dir. Zeminin çevresi seki ile çevrilmek istenmiş, ancak yarım kaldığı görülmektedir.

Muhtemelen apsis duvarları da bir zamanlar fresklerle kaplıydı. Sonuç: kaya kilisenin: yüksek eşikli kapı girişi nedeniyle bir çilehane işlevi gördüğü düşünülmektedir.

Trabzon Beşikdüzü Şahmelik Kalesi

ŞAHMELİK KALESİ-KALEGÜNEY KALESİ

İlçe merkezine bağlı Kalegüney ve Ardıçatak köyleri arasındadır. Kalegüney köyü üzerinden buraya ulaşılır. Bu yüzden, kaleye Kalegüney kalesi de denir.

Bir sırt üzerinde bulunan kale kalıntısı, kuzeydeki köyün adına istinaden “Şahmelik Kalesi” olarak bilinmektedir. Kalenin yapım tarihi net değildir, muhtemelen Geç Roma, Erken Bizans döneminde yapıldığı düşünülmektedir.

Kale 13 x 17 metre boyutlarındadır. Hem kuzeyden hem de güneyden, kayaya oyularak yapılan basamaklardan çıkılır. Üst kısımda, çeşitli büyüklükteki mekanları ifade eden kaya kesikleri ve direk delikleri bulunur. Bu izler ele alındığında, kalenin yöreyi ve yolu kontrol eden bir karakol kalesi olduğunu kanıtlamaktadır.

Kaleden günümüze kalan kalıntılar: Sahildeki Eynesil kalesi ile bu kalenin üst kesimlerinde bulunan köyleri, dağlık kesime bağlayan sırt yolu, bu kalenin önünden geçiyor. Bu yolun hemen yanında, doğal bir kaya yükseltisi üzerine, kayaya oyulmuş basamaklar, kesikler ve delikler görülür.

 

KUŞ KALESİ-KALE KAYASI

İlçe merkezine bağlı Akçiriş ve Çıtlaklı köyleri arasındaki vadide, vadiye doğru uzanan bir kaya çıkıntısının üstündedir. İlçe merkezine 15 km uzaklıktadır.

Kaya çıkıntısının bir avcı mekanı olduğu tahmin ediliyor. Bu yüzden “Kuş Kalesi” ismi veriliyor. Ancak “Kale Kayası” olarak da biliniyor. Kaya çıkıntısı yaklaşık 30 metredir. Bu çıkıntıyı, yamaca bağlayan yerlerde, büyük taşlarla örülmüş bir duvar kalıntısı vardır.

Kaya çıkıntısının kenarları diktir. Üzerinde küçük bir platform vardır. Bu platformun üstünde ise bazı kesik izleri ve birkaç delik görülür. Sonuç, fazla büyük olmayan bu kalenin, aşağıdaki Ağasar vadisi ve yukarıda sırt üzerinden geçen eski yolu kontrol amacıyla yapılmıştır.

Yukarıdaki yol ile Şalpazarı ilçesinin üst kısmından Ağasar kalesi yakınlarından geçilerek dağlık bölgeye ulaşılır.

Trabzon Çaykara hakkındaki gezi yazım için  Çaykara

Galler Cardiff Genel

Galler Cardiff Genel

Galler’in başkenti Cardiff: 346.100 kişilik nüfusa sahip ve ülkenin siyasi, kültürel, sportif ve ticari kuruluşlarının çoğu için bir temel oluşturmaktadır. Şehirdeki gurur noktaları şunlardır: şehir merkezindeki ikonik “Millennium Stadium”, son açılan “St David Alışveriş Merkezi” ve tarihi “Cardiff Kalesi” dir.

Cardiff şehri: merkezde düz ve kenarlarda tepelerle çevrilidir. Galler bölgesinin güney bölümündeki kömür yataklarına yakın olması nedeniyle: dünyanın en büyük kömür limanı buradadır.

Şehir, Birleşik Krallıkta Galler’in başkentidir. Galler bölgesinin en büyük şehri, adanın ise en büyük 9. şehridir.

Şehir: önemli bir turizm merkezidir. 2010 yılında, şehrin 19 milyon turist tarafından ziyaret edildiği söylenmektedir.

 

TARİHİ

Cardiff şehir merkezinin yaklaşık 6.5 km. batı bölümünde bulunan “Tinkswood” mezar odaları: bölgede ilk insan yerleşiminin yaklaşık 6000 yıl öncesine dayandığını göstermektedir.
İngiltere, Romalılar tarafından ele geçirilince: Cardiff toprakları “Silures” bölgesinin bir parçası olarak kullanılmıştır.

Romalılar geldiğinde, bölgede bir “kelt” kabilesi bulunuyordu. Romalılar: şehir merkezinde bir kale kurdular ve bu kale 4. yüzyıla kadar iskan edilmiştir. Kale: 4. yüzyılın sonlarına doğru son Roma lejyonu tarafından terk edilmiştir.

Romalılar ayrılınca, 11. yüzyılda bölgeye Normanlar gelene kadar, Galler küçük krallıklara bölünerek yönetilir.

1081 yılında: William I döneminde kalenin genişletildiği görülür. Günümüzdeki şehrin bulunduğu yerdeki kasaba: kalenin gölgesinde, İngiltere’den gelen yerleşimcilerle birlikte hızla büyür. 13.yüzyılın sonunda, şehir: 2000 kişiyi aşan nüfusu ile, bölgede önemli bir yer haline gelir. 1327 yılına gelindiğinde ise şehrin önemli bir liman olduğu görülür.

1405 yılında: binaların çoğu ahşap olduğunda çıkan yangın sonucu şehir yıkılır. Ancak takip eden dönemde, yakın zaman sonra şehir yeniden kurulur.

1536 yılında İngiltere ve Galler arasındaki birlik yasası: şehirde imzalanır. 1607 yılında ise, denizden gelen tsunami sonrası şehir yine büyük bir felaket yaşar. 1791 yılında, modern Cardiff şehrinin kurucusu olan John Crichton Stuart doğar. Yani: Cardif şehri: 1790 yılında Sanayi Devrimi dönemine çok şey borçludur. Aşağı vadiler bölümünden 1794 yılında kömür çıkarıldı. 1840 yılında ise Taf Vale demiryolu açıldı.

1830 yılında şehir hızla büyür. Taf Vale Demiryolu hattı, bu büyümenin başlıca etkenidir. 28 Ekim 1905 tarihinde, King Edward VI tarafından, buraya şehir statüsü verilir. 20 Aralık 1955 tarihinde ise, şehir, Galler’in başkenti ilan edilir.

 

ULAŞIM

Cardiff: Londra’ya çok yakındır. Londra ile arasındaki ulaşımda gerek demiryolu ve gerekse karayolu ile yaklaşık 1 saatlik yolculuk gerekir. Londra Heatrow havaalanı, şehre 1.5 saat uzaklıktadır.
Cardiff havaalanı: şehir merkezinin 12 km. uzağındadır.

Havaalanından şehir merkezine taksiyle ulaşmak isterseniz: taksi maliyeti yaklaşık 26 paund tutuyor. Taksi ücretleri sabittir, yani gece-gündüz ayrı tarifeler yoktur.

Havaalanı ile şehir merkezi arasındaki ulaşım için otobüs düşünürseniz: otobüs servisi gün boyunca Cardiff Merkez Tren Garı ile Havaalanı arasında, haftanın yedi günü, her 2 saatte bir çalışmaktadır. Yolculuk yaklaşık 35 dakika sürer.

Otobüslerin ücreti ise, bir binişlik 3.20 paund, haftalık bilet alırsanız, bir haftalık sınırsız otobüs binişi 14 paund. Otobüs biletini sürücüden satın alabiliyorsunuz, ancak sürücü para üstü vermiyor, bozuk para ödemeniz gerekir.
Havaalanı ile şehir merkezi arasındaki ulaşım için tren düşünürseniz: trenler Pazartesi-Cumartesi ve Pazar günleri, her iki saatte bir çalışırlar.

 

İKLİM

Şehir: adanın en çok yağış alan yeri olarak bilinir. Burada her an hava değişikliklerine ve özellikle yağmura hazır olmanız gerekir, elbette yanınızda şemsiye, yağmurluk ve su geçirmeyen ayakkabılar bulundurmalısınız.

 

DİL

Şehirde İngilizce ve Galce konuşuluyor.

 

ELEKTRİK

Şehirde 220 volt elektrik kullanılıyor ancak prizler üç girişlidir, yani yanınızda bir dönüştürücü adaptör götürmelisiniz veya şehirden temin etmelisiniz.

 

YEME-İÇME KÜLTÜRÜ

Cardiff Wales bölgesinde: İngiltere’nin en iyi uluslar arası restoranları bulunmaktadır.

City Centre Bölgesi

Şehir merkezinde: Brewery Mahallesi, St David Mill Lane, St Mary Street ve Easside bölgelerinde her cebe uygun maliyetli restoranlar bulunmaktadır.

Thistle Parc Hotel

Park yeri.CF10-3UD adresinde bulunur.
Bu 4 yıldızlı otelin restoranı, bölgenin en popüler restoranıdır ve ödüllüdür. Burada: yerel kaynaklı malzemeler kullanılarak, taze pişmiş yemekler servis edilmektedir. Canlı ve lüks bir ortamdaki yenecek bu yemekler yanında: kokteyller, şaraplar, bira ve her türlü alkollü içki bulmak mümkündür.

Las İguanas

8 Mill Lane.CF10-1FL adresindedir.
Güney Amerika yemek kültürünün ürünlerini burada bulmak mümkündür. Öğlen ve akşam yemek servisleri yapılmaktadır. A la carte tercih edenler için: salata ve deniz ürünleri bulunur. Özellikle: Meksika yemekleri tercih edilmelidir.

Corner House

Caroline Street.S Glam.CF10-1FF adresindedir.

Giovanni

Hayes.CF10-1AJ adresindedir.
İtalyan yemek kültürünün ürünleri sergilenmektedir.

Juboraj

Burada: kaliteli Pakistan ve Hint yemek kültürü ürünleri sunulmaktadır.

Bellini Express/Ed’si Easy Diner

Bridge Street Arcade. Eastside.Davids Dewi Sant.CF10-2EF adresindedir.
Burası iki katlı, restoran ve kafedir.

Cardiff Bay Bölgesi

Bu sahil bölgesinde: MErmaid Quay barlar, restoranlar ve kafeler bulunmaktadır. Buradaki restoranlar arasında: Türk, Hint, Çin, İtalyan, Fransız ve Tay yemek kültürü ürünlerinin sunulduğu restoranlar bulunmaktadır. Bunların hepsi: deniz manzaralı olmaları ile önem kazanmaktadır.

Mimosa Kitchen and Bar

Mermaid Quay. Cardiff Bay. CF10-5BZ adresindedir.

Ffresh Bar& Restaurant

Wales Millenium Centre.Bute. South Glamorgan.CF10-5AL adresindedir.
Cardiff körfezinin kalbinde Wales Millenium Cente’de bulunan bu restoran modern Gal gıda ürünleri ve yemeklerinin sunulduğu yer olarak bilinir. Yemekler nispeten makul fiyatlıdır.

Cardiff Banliyö Bölgesi

Cardiff ve çevresindeki alanlarda, küçük banliyölerde güzel alternatif sunulan restoranlar ve barlar bulmak mümkündür. Penarth kasabası: Cardiff Bay su yolu üzerinde, büyüleyici restoranları ile ünlüdür. Burada sahil boyunca güzel restoranlar bulabilirsiniz.

Old Cottage

Cherry Orchan Road.Lisvane.CF14-0UE adresindedir.
Burası tam bir aile pub’ıdır. Bir pub, restoran ve yetişkinler için içki içme yeri arıyorsanız, burayı tercih edebilirsiniz. Özellikle: uygun fiyatlı şaraplar mutlaka tadılmalıdır. Yemekler: mevsimlik malzemelerden taze hazırlanmış malzemelerden yapılmaktadır.

 

EĞLENCE

Şehirde herkes için uygun eğlence mekanları bulunmaktadır ki, bunların başında: puplar, gece kulüpleri ve barlar gelmektedir.

Barlar ve Meyhaneler

Cardiff şehir merkezi ve sahil kesiminde: popüler barlar ve kulüpler bulmak mümkündür.

Mimosa Kitchen&Bar

Mermaid Quay.Cardiff Bay.CF10-5BZ adresindedir.
Burası: dünyanın en ilginç şaraplarından bazılarını içeren menüsü ile önem kazanmaktadır. Ayrıca: bira ve alkollü diğer birçok içki de servis edilmektedir. Ayrıca: modern Gal klasik yemekleriyle burada harika bir akşam yemeği yenilebilir.

Gece Kulüpleri

Şehirde kulüp ve barların en yoğun olduğu yer: “St Mary Street” caddesidir. Burada: süper büyük kulüpler yanında değişik bir dizi kulüpte bulmak mümkündür.

 

ALIŞVERİŞ

Cardiff Central Market

St Mary Street.South Glamorgan.CF1-2AU adresindedir.
Burası: gıda sevenler için bir cennet gibidir. Pazar: Victoria dönemi etkileyici bir yapıda bulunmaktadır. Büyük cam çatı altında: tencereler, tavalar, ekmek ve tereyağı gibi ürün zenginliğini bulmak mümkündür. Evet: Cardiff bölgesinde 1700’lerden bu yana Pazar kurulmaktadır. Bu Pazar yeri ise, 100 yıldır aynı sitede bulunmaktadır.

Riverside Farmers Market

Burası: Taff nehrinin kıyısında yer alan Millennium Stadının karşısındadır. Bu ödüllü Pazar: her Pazar günü kurulur ve 30 üreticide: lezzetli ev yapımı ve organik gıdalar satılır. İngiltere’de: Times dergisi: ülkedeki en iyi 10 çiftçi pazarından biri olarak burayı seçmiştir.

Roath Farmers Market

Keppock Street.CF24-3JW adresindedir.
Burası: her Cumartesi günü, Roath Banliyösünde, saat: 09.30-13.30 arasında kurulmaktadır. Burada organik gıda ürünleri bulunmaktadır.

 

CARDİFF ÜNİVERSİTESİ

1883 yılında kurulan üniversite, İngiltere’nin önde gelen üniversitelerinden birisidir ve 12. sıradadır. Bu uluslar arası üniversitede: dünya çapında, 100 farklı ülkeden gelen öğrenciler eğitim görmektedirler. Öğrenci toplamı 26.000 civarındadır. Bunların 5000 kişisi, uluslar arası öğrencilerdir.

 

CARDİFF METROPOLİTAN UNİVERSİTY

Burası da 140 ülkeden gelen öğrencileriyle bir dünya üniversitesi olarak tanınmaktadır. Üniversite 1865 yılında kurulmuştur ve güneydoğu Walles bölgesinin en iyi üniversitelerinden birisidir. Burada: 5 tane Akademik okul bulunmaktadır ki, bunlar: Sanat ve Tasarım, Eğitim, Sağlık Bilimleri, Yönetim, Spor okullarıdır.

 

CARDİFF VE FUTBOL

1958 yılında, şehir “Commonwealth Oyunları” na ev sahipliği yapmıştır. Millenium Stadyumu: 1999 Rugby Dünya Kupası finaline ev sahipliği yapmıştır. 2012 Londra Olimpiyat Oyunları sırasında, futbol maçları da burada yapılmıştır.

 

DOCTOR WHO

Cardiff şehri: Doctor Who’ya ev sahipliği yapmaktadır. Doctor Who dizisi: Cardiff Bay bölgesinde bulunan BBC Stüdyolarında çekilmiştir. Doktorun hayranları: özellikle “Doctor Who Experience” denilen yeri ziyaret etmektedirler.

Mersin Toroslar

Mersin Toroslar


Mersin Toroslar: Mersin ilinde, şehir merkezinin, kuzeydoğu bölümünü oluşturmaktadır.

GENEL

Mersin Toroslar: Mersin ilinde, yüz ölçümü en büyük ilçedir. Güneyinde Akdeniz, batısında Yenişehir ve Mezitli ilçeleri bulunmaktadır. Mersin ilinin en büyük iki mezarlığı da, buradadır.
İlçe adını, Toros dağlarından almıştır.

Mersin Toroslar

GEZİLECEK YERLER

YUMUKTEPE

İlçe merkezinin 1 km. kuzeybatısında, Demirtaş mahallesindedir. Arkeoloji dünyasında özel bir yeri vardır.
Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biridir. Burada, uzun yıllardır sürdürülen kazı çalışmaları, günümüzde de sistemli bir şekilde sürdürülmektedir. Ancak, gerek höyük üzerinde teraslar açılarak yapılan ağaçlandırma ve gerekse hemen yanından geçen Müftü deresinin zaman içindeki taşkınları, höyük üzerindeki kazı alanında ve tabakalarda büyük hasarlara neden olmuştur. Yine höyük üzerinde, sonraki zamanlarda bir kısım mimari yapılar yapılmış olup bu yapılarda, eski kalıntılar devşirme malzeme olarak kullanılmıştır.

Burada, tarihi süreç içindeki ilk yerleşimin: Neolitik dönemde olduğu ve takip eden dönemlerde, sürekli yerleşime açık bulunduğu biliniyor. Hitit, Bizans ve İslami devirlerde de, yerleşim sürmüştür. Bu yerleşim dönemlerine ait, özel buluntular ele geçirilmiş olup, bunlar günümüzde Mersin Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.

Burada bulunan höyük: 2.5 metre derinliğe inildiğinde, bir kale harabesi ortaya koymuştur ki, bunun bir benzeri, Boğazköy kazılarında Hitit yapılarında görülmektedir. Özellikle Hitit döneminde, Yumuktepe’nin çevresinin surlarla kuşatılmış olduğu anlaşılmıştır. Bu duvarlar, MÖ.1200 yıllarına kadar, kenti korumuştur. Ancak, bu dönemde, şehirde büyük bir yangın çıktığı anlaşılır.

Bölgede yapılan araştırmalarda: Akdeniz bölgesinde, zeytin ve incirin ana vatanının burası olduğu, üzümün ise daha geç dönemde geldiği anlaşılmıştır.

BELENİŞLİK KALESİ

Soğucak yaylasındadır.
Kale: 2 katlı ve dikdörtgen planlıdır. Dış duvarları ise, kesme blok taşlarla örülmüştür. Giriş kapı açıklığı, zeminden yüksekte olduğundan, buraya kullanıldığı dönemde giriş-çıkış için bir ahşap düzen kullanıldığı düşünülmektedir.
Son yıllarda yapılan onarımlar nedeniyle, kalenin özellikle giriş kısmı özgünlüğünü kaybetmiştir. Orta çağ dönemine tarihlenen kalenin duvarlarının eteklerinde ise, bir kaya mezarı bulunmaktadır.

ÇATAL ÇEŞME

Soğucak yaylasında, Çatal çeşme mevkiindedir.
Burada: Bizans dönemine ait, yapı taşları, devşirme olarak kullanılmıştır. Üzerinde yan yana iki haç bulunan bir blok taş: çeşme duvarının ön yüzüne yerleştirilmiştir. Çeşme, yere düşerek çevreye yayılmış taşların yerine yerleştirilmesiyle restore edilmiştir. Çeşmenin yakınlarında: bir kiliseye ait temel kalıntıları, küçük bir sarnıç ve vaftiz teknesi görebilirsiniz.

SARNIÇ

Soğucak yaylasında, Deriseki köyünde, Sarnıç Mevkiindedir. Bulunduğu konumu nedeniyle, bölgeye sarnıç ismi verilmiştir. Yörede az bulunan arkeolojik buluntudur.

GÖZENE KALESİ

İlçe merkezine bağlı, Gözne Beldesine girişte, yüksek kayalar üzerindedir.
Yapı: 2 bölümden oluşmaktadır.
Doğuda bulunan yapı: biri güneyde ve üçü kuzeyde olmak üzere, 3 burçlu ve dikdörtgen tarzdadır. Kapı eşiği: zeminden, 2 metre yüksekliktedir. Yapıda: 5 tane ışık ve havalandırma deliği görülüyor.
Batıda bulunan yapı: burası 3 pencereli ve 2 kapılı bir kule formundadır. Tavan: yerden çatıyı saran bir kemerle ikiye bölünmüştür.
Evet, kalede çevre düzenlemesi yapılmıştır. Burayı gezebilirsiniz, tarih meraklılarının gezmesini öneririm.

SİNAP KALESİ

Namrun kalesinin 6 km. kuzeyindedir. Bazı yayınlarda, buraya “Kalecik” denildiği de görülür.
Yapı: dikdörtgen planlı ve 4 kuleli ve 3 katlıdır. Ancak: çatısız olan 3’ncü kat hasarlıdır ve gerekli araştırmalar yapılamamıştır. Evet, dikdörtgen planlı olan kalenin her köşesinde, bir kule bulunmaktadır. Kuzeydoğuda yer alan kule haricindekiler, diğer kuleler birbirinin aynısıdır. Kule içlerinde, üst katlara çıkan merdiven basamaklarının izleri görülmektedir. Giriş, muhtemelen doğu duvarı içindedir. Kulenin ikinci katında, 6 adet gözetleme deliği bulunmaktadır.
Kalenin duvarları kısmen yıkılmış, iç yapısı tamamen yok olmuştur. İç duvarlarda kesme taşlar, dış duvarlarda ise moloz taş kullanılmıştır.
Kaleye en yakın su kaynağı: 25 metre kadar güneydeki bir kuyudur. Güney cephede bulunan giriş kapısının üzerinde, boş bir yazıt yeri bulunmakta olup, yazıt bulunamamıştır.

PAPERON-ÇANDIR KALESİ

İlçe merkezine bağlı Çandır köyünün, kuzeybatısında, Ayvagediği yaylasının 7 km. doğusunda, 1450 metre yükseklikte bir plato üzerindedir.
Buranın: Bizans döneminde yapılmış, Papirion veya Papurion kalesi olabileceği düşünülmektedir. 14’ncü yüzyılda, burası, bir dönem Karamanoğulları tarafından da kullanılmıştır. 14’ncü yüzyıl sonlarında ise, Memlükler tarafından ele geçirilmiştir.
Kalenin en öne çıkan özelliği: yapısıdır. Kaleye çıkmak için, yaklaşık 170 basamaklı, kıvrımlı bir merdivenden çıkmak gerekmektedir. İlk merdiven basamaklarının bulunduğu yerin, doğu tarafı duvarlarla korunmuştur. Ancak günümüzde bu duvar yıkıldığı için, yerine demir korkuluk yapılmıştır. Merdivenin birinci kısmının sonunda, yuvarlık pervazlı bir kapı ve bunu takip eden koridor görülür. Bu koridorun duvarları, uçurumun kenarına dayanır. Bu tarz, bölgede pek rastlanan bir özellik değildir. Merdiven basamaklarının yok olan taş basamakları yerine, bazı yerlerde demir basamaklar yapılmıştır.

Zirvede bulunan kale içinde: bir kilise kalıntısı ve 2 katlı bir yapı kompleksi bulunmaktadır. Yapı kompleksinde: büyük odalar, geçiş kapıları, bazı süsleme unsurları ve hatta boya izleri görülebilmektedir. Üst kat odalarına, küçük bir merdivenle çıkılmaktadır. Bu yapı kompleksini çevreleyen geniş alanın duvar kalıntıları, yer yer görülebilmektedir.

Burada bulunan kilise kalıntısının ise, taş işçiliği incelendiğinde, buranın 11’nci yüzyılda yapıldığı kanısını uyandırmaktadır. Apsis kenarındaki yan odalarda, 2 katlı bir görüntü ortaya çıkmış olup, bu durumda, çevredeki yapılarda görülen bir özellik değildir. Buraya yolunuz düşerse, her ne kadar tahrip olmuş olsa da, kilisenin taşlarında yer alan motifleri görmenizi öneririm. Kalenin doğusunda, Kızlar Manastırı denilen bir yer var. Buradaki yapılaşma tarzı da, kilise ile benzerlik göstermektedir.

Evet, kale bunlardan ibaret değil. Ancak, diğer büyük bölümü: yoğun bitki örtüsüyle kaplanmıştır. Yine de, diğer bölümlerde, kullanıldığı zamanlarda, kaledeki sivil halkın ikamet ettiği yerlere ait bazı temel kalıntıları görülmektedir.

KIZLAR MANASTIRI

Çandır kalesinin doğusundadır.
Halk: buraya da kale ismi vermiştir. Aslında bir manastır bulunmaktadır. Yüksek bir tepenin eteğindeki burunda kurulmuştur. Ancak, yapının mimari kalıntılarından çok azı günümüze ulaşmıştır. Özellikle, ana kaya üzerine çekilen set duvarından, hiçbir iz günümüze ulaşmamıştır. Ancak, üzerinde 18 satırlık bir yazıt bulunan kilise duvarı, günümüze sağlam olarak ulaşmıştır. Kilisedeki duvar işçiliği, Çandır kalesindeki kilise yapısına benzerlik göstermektedir.

HANGEDİĞİ KALESİ VE MANASTIRI

İlçe merkezine bağlı, Yavca köyünün 7 km. güneyindedir. Kale, çok tahrip olmuştur.
Kaleyi çıkış için: stabilize bir yol kullanılmaktadır. Kale zirvesinde: orman gözetleme kulesinin doğusundaki kalıntıların bulunduğu bölüme: güneye doğru ilerleyerek ulaşabilirsiniz. Kalenin doğu zirvesinde görebilecekleriniz: merdiven basamakları, duvar kalıntıları, sarnıç, Bizans seramikleri vardır.

ASAR KALE-HİSAR

İlçe merkezine bağlı, Güzelyayla yaylasına giden yol üzerindedir. Yaylaya varmadan buraya ulaşmak mümkündür.
Kale yapısının dış bölümü: kalker, kesme blok taşlarla örülmüştür. Duvar taşlarının iç yüzü düzgündür.
Kuzeybatıdaki kule: bir kalıntı halindedir yani haraptır. Buranın üst katı çökmüş olmasına rağmen, 2 katlı olduğu anlaşılmaktadır. Yapıdaki çökme nedeniyle, mazgallar ve kulenin tepesi, zeminle birleşmiştir. Kulenin yapı ve taş işçiliği, ortaçağ dönemini anımsatmaktadır.
Güneydeki kule odası girişi yıkıktır. Kule odasının iç duvarları, düzgün kesme kalker taşlarla yapılmıştır. Burada, çok süslü ve değişik bir taş ve duvar işçiliği kullanılmıştır.

EVCİLER KALESİ

Çandır kalesinin doğu yamacında, İlçe merkezine bağlı Arslanköy yolunda, 20’nci km. dedir.
Yapı: 3 katlıdır ve dikdörtgen planlıdır. Alt katı: 2 bölümlüdür. Buranın, basit bir iç avlusu ve iç kalesi bulunmaktadır. İç kale: tepenin zirvesindedir. İç avlunun duvarları, güneye doğru alçalmaktadır. Muhtemelen Bizans döneminde yapıldığı düşünülen bu iç avlunun, köşesinde, yuvarlak bir kule görülmektedir.

Mersin şehir merkezi tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

Mersin Yenişehir tanıtımı.

Mersin Akdeniz tanıtımı.