Hint yarımadasının kuzeyinde, Bengal körfezindedir.
Büyük bir nüfus oranına sahiptir ve dünyanın en yoğun nüfuslu bölgelerinden birisidir. Ayrıca, Ganj deltasında, yani dünyanın en büyük deltasındadır. Deltanın güney kesiminde Sundarbans denilen yerde, dünyanın en büyük mangrov ormanı bulunmakta ve bu orman içinde ise “Bengal kaplanı” yaşamaktadır. Ancak, Bengal kaplanının neslinin, 1997 yılında tehlike altında bulunduğu belirlendi ve koruma altına alındı.
Eyaletin toplam yüzölçümü: 232 km. karedir. Eyaletin büyük bölümü: deniz seviyesinden 10 metre daha aşağıdadır. Eğer burada deniz seviyesinde 1 metrelik artış olsa, eyaletin arazilerinin % 10’luk bölümü, sular altında kalacaktır. Ancak, yine de yoğun muson yağmurları, eyalette sık sık su baskınlarına neden olmaktadır. Muson sezonunda, Ganj kıyısındaki su birikimleri nedeniyle, geçici adalar oluşur. Bunlar, çok verimli topraklardır.
Eyaletin kuzeyinde Himalaya’lar, güneyinde ise Bengal körfezi bulunmaktadır.
Bölgenin en büyük özelliği: Doğu Pakistan bölgesindeki Bengal bölümüne komşu olmasıdır. Hint silahlı kuvvetleri, 1971 yılında yapılan Hint-Pakistan savaşı sonrasında, Bengaldeş bölgesi bağımsızlığını kazanmıştır. Uzun süren siyasi istikrarsızlık: 1991 yılında biter ve eyalette parlamenter demokrasi kurulur. Böylece, Batı Bengal bölgesinde kurulan eyalet, Hindistan’a bağlı olarak varlığını sürdürmeye başlamıştır.
Sonuç olarak: fakir ve yoksulluğun hüküm sürdüğü bir bölge olarak biliniyor.
Bölgenin öne çıkan şehirleri
1. Kalküta-Calcutta
2. Dakka-Dhaka
Hindistan Batı Bengal
DARJEELİNG
Burası: Darjeeling bölgesidir. Burası, ortalama 2050 metre yüksekliktedir. Küçük Himalaya aralığında yer almaktadır. Burası: doğal güzellikleri, karla kaplı Himalaya dağları ve çay bahçeleriyle bilinmektedir. Turistler tarafından yoğun olarak ziyaret edilir. Özellikle yaz aylarında, yoğun turist akımı görülmektedir. Buranın en bilinen özelliklerinden birisi de “çay” dır. Darjeeling çayı, mükemmel lezzeti ile tüm dünyada bilinmektedir. Zaten şehrin manzarasında çay bahçeleri büyük yer tutar. Turistler, çayın nasıl imal edildiğini de izleyebilmektedirler. Bunun dışında, yine turistlere yönelik olarak, şehirde: oyuncak tren bulunmaktadır. Bu tren ile, doğal manzaranın izlenebileceği geziler yapılmaktadır. Burada, ayrıca 1875 yılından kalma bir manastır ve çok iyi korunmuş eski evler görülmektedir. Özellikle, Dalai Lama tarafından kurulan Tibet Mülteci Merkezinden, çok güzel el sanatı ürünler bulup satın alabilirsiniz.
Hindistan Batı Bengal
SUNDERBANS
Sunderbans: eyaletin güney ucundadır ve burada mangrov ağaçları ormanları bulunmaktadır. Burası, 1989 yılında UNESCO tarafından, orman rezervi olarak ilan edilmiştir. Toplam alanı: 2585 km karedir. Ülkenin en büyük kaplan varlığı bulunan Milli Parkı buradadır. Milli park alanında, 250’den fazla Bengal kaplanı bulunmaktadır. Ayrıca, buradaki ağaçlar: yüksek tuzluluk oranını, toprak erozyonunu tutarlar. Yüksek gel-git sırasındaki su baskınlarını dengelerler.
Hindistan Batı Bengal
KALİMPONG
Burası da, eyaletin en güzel manzaralı şehirlerinden birisidir. Şehri ziyaret etmek için en uygun zaman: Eylül-Kasım ayları arasındaki dönemdir.
Küçük Himalayalar aralığı denilen bir tepe üzerindedir. Şehir, deniz seviyesinden 1250 metre yüksekliktedir. Darjeeling gibi popüler bir turistik merkeze yakın olması, buranın önemini arttırır.
Şehir: Hint-Çin sınırına oldukça yakındır ve bu nedenle, Hint ordusunun bir kısmı burada yerleşiktir. Tarihi süreç içinde: Hindistan, Çin ve Tibet arasında çeşitli mücadelelere tanıklık yapmıştır. Şehir: ziyaretçilerine, büyük Himalaya aralığına ait panoramik manzara sunmaktadır. Gezginler: burayı ziyaret ettiklerinde, sakin ve huzurlu bir atmosfer bulurlar. Şehir aynı zamanda, Budizm dininin bir merkezi konumundadır. Budist manastırı “Zang Dhok Palri” de: birçok rahip ve tanrısallığı aramak için buraya gelen insanlar bulunmaktadır. Başkaca, burada birçok kilise de bulunmaktadır.
Şehirde bahçe bitkileri yetiştiriciliği de önemlidir. Özellikle, orkideler ile öne çıkan, büyük bir çiçek pazarı bulunmaktadır. Ayrıca, Himalaya çiçek soğanları da satılır. Yerel pazarlarda, Tibet el sanatı ürünleri, takılar, bakır eşyalar da bulup satın alabilirsiniz.
DİGHA
Bengal körfezinin kuzey ucundadır. Kalküta şehrine, 187 km. uzaklıktadır. Deniz seviyesinden yüksekliği 6 metredir. Batı Bengal bölgesinin en popüler deniz tatil beldesidir.
Bölge: 18’nci yüzyılın sonlarında, İngilizler tarafından keşfedilmiştir. Digha bölgesindeki sahil kesiminde: sakin ve sığ denizde: yüzme ve başta sörf olmak üzere, su sporları yapılabilmektedir.
Şehir aynı zamanda ülkenin en büyük akvaryumuna sahiptir.
TAJPUR
Digha şehri yakınlarındadır. Tajpur-Kalküta arasındaki uzaklık, 180 km. dir.
Burası muhteşem sessiz ve sakin bir yer olarak önem kazanıyor. Şehirde öne çıkanlar: plaj, düz, sakin ve mavi bir gökyüzü ve Bengal körfezi. Yeşil casurina ağaçları, plaja kadar uzanmaktadırlar. Gel-git sırasında, parlak kırmızı yengeçleri, plajda izleyebilirsiniz.
Hindistan Batı Bengal
SİLİGURİ
Hindistan ülkesinin en güzel yerlerinden birisidir. Gürültü ve kirlilikten uzak, sakin bir yer. Kuzeydoğu ve Nepal ülkeleri için, önemli bir ticaret merkezidir. Şehirde, en iyi çay bulup satın alabilirsiniz. Ayrıca, her ne kadar taşıma problemi olsa da, bilmeniz açısından, burada muhteşem bambu kamışı mobilyaları üretiyorlar. Burada gezebileceğiniz yerler: Jaldapara (burada, vahşi yaşam şartlarında, bizonlar, geyikler ve filler var), Jaldhaka (Butan sınırındadır ve Jaldhaka nehri kıyısında, harika bir piknik yeridir), Gourmara (burası da, vahşi yaşam alanıdır), Mahananda ( burası da, şehir merkezine 19 km. uzaklıktaki bir piknik alanıdır. )
District Rajasthan eyaletinin bir şehridir. Yeni Delhi’ye olan uzaklık: 391 km. Eyaletin başkenti olan Jaipur şehrine olan uzaklık: 135 km. dir.
Gürkanlı imparatorluğu döneminin en önemli şehirlerindendir. Şehrin, dağ kesiminde bulunan Taragarh kalesi: yaklaşık 2000 yıl boyunca, ülkenin en önemli stratejik yerlerinden biri olarak önem kazanmıştır.
Hindistan District Rajasthan-Ajmer
Burada: Hintli Müslümanlar tarafından kutsal kabul edilen “Hoca Muinuddin Çişti Dergahı” bulunmaktadır.
Burası, günümüzde muhteşem yoğun ziyaretçi akımına uğramaktadır. Özellikle: Hoca Çiştinin ölüm yıldönümü olan Ekim-Kasım aylarında, ziyaretçi sayısı, çok üst sayılara ulaşmaktadır. Hoca Çişti: beraberindeki inananları ile birlikte, Afganistan’dan buraya gemli ve 1230 yılında burada ölmüştür. Kendisinin orijinal tuğla mezarı, Gürkanlılar tarafından, 200 yıl sonra, beyaz mermerle kaplanmış ve hanedanın himayesine alınmıştır. Türbenin yüksek duvarlarla kaplı avlusunda: Gürkanlı kraliyet ailesi üyeleri ve ileri gelenleri gömülüdür. Bu avluda, her gün, ellerinde altın işlemeli ipek kumaşlar ve sepetler dolusu gül yaprağı ile, ziyarete gelen hacıları görmek mümkündür.
Günümüzde, şehir nüfusu: 800 bin civarındadır. Şehrin çevresi: Aravalli dağlarıyla çevrilidir. Şehri ziyaret ettiğinizde, bir şeyler satın almak isterseniz: buraya has, gümüş takılar bulup satın alabilirsiniz. Bunun dışında: incik-boncuk ve kravat satın alabilirsiniz.
Burayı ziyaret etmek isterseniz, uygun ise, Cuma günü akşam üstünü tercih etmenizi öneririm. Çünkü, bu zamanda, müzisyenler kavvali denen müzik çalıyorlar.
Hindistan District Rajasthan-Ajmer
GEZİLECEK YERLER
ADHALİ DİN KA JHONPRA CAMİSİ
Şehrin İslam yapılarından biridir. Cami: Hint-İslam mimarisinin en güzel örneklerinden birisidir. Yapının ön cephesi 1153 yılında yapılmış olup, Kuran’dan ayetler, hat sanatı ile işlenmiştir.
Hindistan District Rajasthan-Ajmer
EKBER SARAYI
Şehrin hemen karşı bölümünde bulunan bir kaledir. İmparator Ekber ve oğlu Cihangir, burada meclislerini topluyorlarmış. 1615 yılında, İngiliz Elçisi Thomas Roe: Gürkanlı imparatoru Cihangir tarafından burada ağırlanmıştır. Bu görüşmede: Doğu Hindistan Kumpanyası gemilerinin, Gürkanlı limanlarına yanaşmasına izin veren antlaşma imzalanmıştır. Bu antlaşma, daha sonraki süreçte, İngiliz sömürgesine kadar giden yolun başlangıcıdır.
Hindistan District Rajasthan-Ajmer
TARAGARH KALESİ
Şehir merkezine birkaç saatlik uzaklıkta, dik bir kayalık üzerinde kurulmuştur. Kale, şehre bakmakta ve surlarından muhteşem bir manzara izlenmektedir.
Hindu Racputlar tarafından yaptırılmıştır. Günümüzde, burada birkaç Müslüman din adamının mezarı görülüyor. Ancak, Çişti dergahını ziyaret edenler, bu mezarları da ziyaret etmektedirler.
Hindistan District Rajasthan-AjmerHindistan District Rajasthan-Ajmer
PUSHKAR GÖLÜ
Hindular için kutsal sayılan bir göldür. Göl: MÖ.4’ncü yüzyıldan önceki dönem sikkelerinde de görülmektedir. Göl kıyısında: 52 banyo bulunmaktadır. Hacılar bu banyolarda yıkanarak, kutsallığı yaşarlar. Göl sularının: günahları temizlediği ve cilt hastalıklarına iyi geldiği söyleniyor. Gölün çevresindeki bölgelerde ise, 500’den fazla Hindu tapınağı bulunduğu söyleniyor.
Göl: 22 km. karelik bir alanı kapsamaktadır. Muson yağmurları, gölü uzun ömürlü yapar. Su derinliği, mevsimlere göre: 8-10 metre arasında değişmektedir. Göl çevresinde, hacılar tarafından tavaf yapılır.
Hindistan District Rajasthan-Ajmer
PUSHKAR
Şehir merkezine 11 km. uzaklıktadır. Önemli bir turistik yer olarak öne çıkmaktadır. Burada: Pushkar gölü var. Pushkar ilçesinde:; 52 banyo ve çeşitli tapınaklar bulunuyor. Ayrıca, her yıl burada yapılan “Puskhar Fuarı” önem kazanmaktadır.
Hindistan District Rajasthan-Ajmer
DARGAH ŞERİF
Burası: Mu’inuddin Çişti türbesinin bulunduğu tepenin eteğindedir. Burada: 2 avlu, çok sayıda mermer binalar, Babür imparatoru Şah Cihan camisi ve Ekber’in kubbeli mezarı var. Burayı ziyaret etmek isterseniz, başörtüsü takmanız gerekiyor. Ayrıca, camiye girmeden önce ayakkabı çıkartmak ta şarttır.
NASİYAN TEMPLE
Şehir merkezindedir. Bu tapınak, 1865 yılında yapılmıştır. Adı “Altın Tapınak” olarak da anılmaktadır. Çünkü, tapınağın çift katla ana salonu, altın ve gümüş süslemelerle son derece güzel bir şekilde bezenmiştir. Tapınağın içinde, ahşap yaldızlı dünyanın yaradılışına ait Jain dini beyanları, cam gravür ve tablolar, muhteşem bir görüntü sunuyor.
Hindistan District Rajasthan-Ajmer
TARAGARTH FORT
Ülkedeki, tepe kalelerinin en eskisidir. Taragarh tepesinin zirvesinde, Kral Chauhan tarafından yaptırılmıştır. Özellikle, Babür döneminde, yoğun askeri faaliyetler yaşanmış ve daha sonra İngilizler tarafından bir Sanatoryum olarak kullanılmıştır.
Kalenin surları, 3 km. boyunca uzanır. Buraya çıkmak zor, yaklaşık 1 saatlik bir tırmanış gerektiriyor. Ancak, yüksek bir yer olduğu için, tepesinden şehrin muhteşem manzarası izlenebiliyor.
ADHAİ DİN KA JHONPDA
1153 yılında yaptırılmış ve daha sonra camiye dönüştürülmüş bir Hindu tapınağıdır.
Hindistan District Rajasthan-Ajmer
MAYO COLLEGE
1875 yılında Lord Mayo tarafından kurulmuştur. Okulun ana binası, beyaz mermerdir. Hint-İslam mimari tasarımı özelliklerini taşımaktadır. Okulun asıl amacı: Hint prensleri yetiştirmektir. Günümüzde, burada eğitim hala sürdürülüyor.
AKBAR PALACE
Burası, şehir merkezinde, tren istasyonun yanında, müze olarak kullanılmakta olan bir yerdir. Bina: 1570 yılında inşa edilmiştir. Müzede: 8’nci yüzyıldan günümüze olan döneme ait: minyatür resimleri, silahlar, antik taş kitabeler ve taş heykeller sergilenmektedir.
Eski bir yerleşim yeri, sokakları dar ve dolambaçlı, bağ-bahçelik bir şehirdir. Aynı zamanda, ülkemizin en küçük yüzölçümüne sahip şehri. Özellikle, sınırdaki arazisinin büyük kısmı mayınlarla kaplı.
Son çalışmalarla, bu mayınlar temizlendiğinde, bölgede organik tarım, büyük artış gösterebilecektir. Ayrıca, yöre, yine ülkemizde en çok motosiklet kullanılan bir yer olarak öne çıkıyor. Her yan, motosiklet.
Kilis
ULAŞIM
Kilis’te hava yolu ulaşımı yok. Kara yolu ulaşımı var. Kilis-Gaziantep arasındaki uzaklık: 59 km. Kilis-Kahramanmaraş arasındaki uzaklık: 155 km. Kilis-Adana arasındaki uzaklık: 265 km. Kilis-Hatay arasındaki uzaklık: 151 km. Kilis-İslahiye arasındaki uzaklık: 70 km.
TARİH
Yörenin tarihi incelendiğinde, MÖ. 1700 yıllarında, Hitit imparatorluğunun önemli kentlerinden birinin, burada kurulu olduğu anlaşılıyor. İl topraklarının kuzeydoğusunda bulunan “Yesemek” yöresi; Hititlerin heykel atölyelerinin bulunduğu bir yer olarak önem kazanıyor.
Takip eden tarihi süreçte ise, yöre: Asur, Med ve Persler tarafından işgal edilmiştir.
MS. 636 yılına gelindiğinde ise, Roma ve ardından Bizans egemenliği görülüyor.
Bölgede: 1071 Malazgirt Savaşından sonra, Selçuklu imparatorluğuna bağlı Türkmenler yerleşmişlerdir.
Yöre: 1516 yılındaki Mercidabık Savaşından sonra, Osmanlı egemenliğine girmiştir. Mercidabık savaşı: Yavuz Sultan Selim ile, Memlük sultanı Kansu Gavri arasında, 1516 yılında: Kilis yöresinde, Telhabeş ovasında yapılmıştır.
Günümüzde: Yavuzlu Beldesindedir. Mercidabık savaşı: Suriye, Lübnan ve Filistin bölgelerinin, Osmanlı hakimiyetine girmesini ve Anadolu Türk Birliğinin tamamlanmasını sağlaması açısından çok önemlidir.
1818 yılındaki büyük kuraklık, 1820 yılındaki deprem ve 1820 yılındaki veba salgını, bölgenin tarihi sürecinde öne çıkan olaylardır.
6 Aralık 1918 tarihinde, Kilis, İngilizler tarafından ve 22 Ekim 1919 tarihinde ise, Fransızlar tarafından işgal edilir. 20 aylık bir çatışma sonucunda ise, Fransızlar bölgeden çekilmek zorunda kalırlar ve 7 Aralık 1921 tarihinde, Kilis işgalden kurtarılır.
Kilis isminin kaynağı: bölgeden, Asuri tabletlerinde “Ki-li-zi” olarak söz edilmektedir. Böylece, Asurlular döneminden itibaren, yörede yerleşim bulunduğu anlaşılmıştır. Ancak, bugünkü yerinden 12 km. kadar daha batıda bir yerleşim söz konusu idi.
Burada kurulan yerleşime, İskender döneminde kurulduğunda “Chrrhus” ismi verilmiş ve bu isim, kelime değişeme uğrayarak, günümüze “Kiris” olarak ulaşmıştır. Kelime anlamı: efendi.
Kilis; 1995 yılında il statüsüne kavuşmuştur. Ancak, bu şehrimizi ziyaret ettiğinizde, elbette il olmasını belki yadırgayanlar olacaktır. Ancak: 1995 seçimleri öncesinde, Başbakan tarafından il olma sözü verilen bu şirin yöremiz, seçimlerde gereğini yerine getirince, il yapılmıştır.
Hatta, o kadar ilginç bir şekilde yapılmıştır ki, Bakanlar Kurulu kararı ile il yapılmış, TBMM onayı alınmamış ve daha sonra il yapma kararı, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararları, geriye dönük çalıştırılmadığından, il olma işlevi yürürlükten kalkmamıştır.
Kilis
GENEL
Kilis, Güneydoğu Anadolu bölgesindedir. Yörenin denizden yüksekliği, ortalama olarak: 700 metre civarındadır. Büyük yükselti farkları görülmemektedir.
İl topraklarının güneyi, Suriye sınırına dayanmaktadır. Sınıra uzaklık, yaklaşık 5 km. dir. Sınırda: Öncüpınar gümrük kapısı bulunuyor. Öncüpınar sınır kapısından: birçok yerli ve yabancı, giriş-çıkış yapmaktadırlar.
Yörenin ekonomik etkinlikleri düşünüldüğünde, tarım sektöründe, Antep fıstığı üretiminin öne çıktığı görülür. Sanayi ise, genellikle tarım ürünlerine yöneliktir. Özellikle: il sanayi yatırımlarında, üzüm ve zeytinin girdi olarak kullanıldığı faaliyetler etkindir. Kilis yöresinde, günümüzde 15.000 hektar alanda, üzüm üretiliyor.
Üzüm: yaş ve kuru olarak tüketildiği gibi, pekmez ve şire olarak da değerlendiriliyor. Özellikle: yörede üretilen lacivert-siyah renkli, iri taneli ve kalın kabuklu “horozkarası” cinsi üzüm sofralık, sarı-açık yeşil renkli ve “Rumi” ismiyle bilinen üzüm ise, pekmezlik ve şirelik, şaraplık olarak kullanılmaktadır.
İklim: yörede, Akdeniz ve Doğu Anadolu bölgesi iklimleri kesişir. Bunun sonucu olarak: yazları sıcak ve kuru, kışları ise, serin ve nemli geçer. Yani, muhteşem güzel bir iklimi var.
Kilis 7 Aralık Üniversitesi
KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ
Üniversite, 2007 yılında kurulmuştur. Üniversite bünyesinde: Fen-Edebiyat Fakültesi, İktisadi-İdari Bilimler Fakültesi, Sağlık Meslek Yüksekokulu, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ile, Sosyal ve Fen Bilimleri Enstitüleri bulunmaktadır.
Yerleşim ise, şehir merkezindeki 2 kampüste toplanmıştır. Bunlar: Merkez ve Karataş Kampüsüdür. Bu kampüslerde eğitim gören öğrenci sayısı: yaklaşık 4 bin civarındadır.
NE YENİR
Kilis yöresinde, büyük bir yemek kültürü var. Bu yemek kültüründe öne çıkan yöresel lezzetler ise, şunlardır: silkme, kölük aşı, karma katma, teşrübe, meğlube, elanazik.
Özellikle: elanazik kebabını öneririm. Katmer tatlısı: sadece bahar aylarında yapılıyor, rast gelirseniz mutlaka tadın.
Ama bu yörenin en ünlü yemeği, hatta Türk Patent Enstitüsü tarafından tescil edilen tatlısı “Cennet Çamuru” dur. Kilis’e özgü bu tatlı yılın her mevsiminde tüketiliyor. Yapımı zor, tatlıda: kırma künefe, bol fıstık, şeker, pudra şekeri ve tarçın kullanılıyor. Bu meşhur tatlıyı mutlaka tadın.
NE SATIN ALINIR
Kilis yöresinden, gerek kendiniz ve gerekse yakınlarınız için hediyelik: katı veya sıvı pekmez satın alabilirsiniz. Çünkü, pekmez, burada muhteşem bir güzellikte hazırlanıyor. Ama, illaki değişik bir şey satın almak derseniz, Kilis yöresinde “yorgan” çok meşhur, düşünebilirsiniz.
Kilis Yorgancılık
Yorgancılık
Kilis’te yorgancılık başlı başına bir sanattır. Çeşitli renk ve desenlerden yapılan yorganlar, saten kumaş üzerine iğne ile işlenir. Yorganın alt kısmında ise astar bölümü yani beyaz kumaş patiska bölümü vardır.
Astar ve saten kumaş bölümü arasında ise, pamuk, yün ve elyaf yerleştirilir. Fabrikasyon yorganlar yerine, sağlıklı ve kullanışlı olması nedeniyle, el yapımı yorganlar tercih edilmektedir. Günümüzde Kilis şehrinde yorgancılık, kooperatifleşmiştir.
Kilis Sokakları
Kilis’in çıkmaz sokakları
Şehir merkezinde en dikkat çeken husus çıkmaz sokaklardır. Doğulu yapı tipinin en önemli özelliği olarak birçok yol, bir sona ulaşmadan kalır. Çıkmaz sokakların genişlikleri, birbiri ardınca değişir. Bu sokakların en dar yeri 85 cm dir.
Yer yer genişlemeler, avlu ve meydancık denen genişlemeler görülür. Bu genişlemelerde birkaç evin ortaklaşa kullandıkları tandır, kuyu gibi fonksiyonel kullanım unsurları görülür. Aynı zamanda, bu alanlar, komşuların toplanma alanlarıdır.
Bu çıkmaz sokakların bu kadar bol olmasının sebebi: dar sokaklarda gölgeliklerin sağlanır, hava cereyanları vasıtasıyla da sıcak yaz günlerinde serin bir ortam yaratılır. Yazları oldukça sıcak geçen Kilis şehrinde, çıkmaz sokakların oluşumu ve yönü nispeten hakim rüzgar yönüne göre şekillenmiştir.
Mahsere kültürü
Denizden yaklaşık 150 km uzakta burada zeytin yetiştirilir. Ancak, kendine özgü bir yöntem vardır ve zeytinyağı “Mahsere” denen ilkel mekanik bir yöntemle sağlanır. Mansereler taştan ve çoğunlukla kab denilen tonozlar üzerine yontulmuş yapılardır.
Biri sabit, diğerleri onun üzerinde hayvan gücü ile döndürülen bu taşlar arasında zeytin ezilir küspe haline getirilir, sonra ağaçtan yapılan mengenelerde sıkılır. Mahsereler, günümüzde artık kullanılmamaktadır.
Kilis
GEZİLECEK YERLER
Kilis Müzesi
KİLİS MÜZESİ
Müze: Hakverdi Mahallesi Haki Efendi Sokakta bulunan tarihi Sabunhane binasının düzenlenmesi ile oluşturulmuştur. Bina, 1900’lü yıllarda inşa edilmiş ve 1960 yılına kadar zeytinyağı ve sabunhane imalatı işlevini sürdürmüştür.
2 katlı bina kesme taştan “L” şeklinde inşa edilmiştir. Birisi asıl kapı, diğeri ise depo kapısı olmak üzere iki girişi vardır. Binada ticarete yönelik olarak büyük ölçekte sabun imalatı yapılmıştır. Kalaycılar Masmanası olarak da anılır.
Evet, bu bina, 2017 yılında müze olarak düzenlenmek üzere bir firmaya verilmiş olup, 2019 yılı sonunda müzenin hizmete açılması planlanmaktadır.
Müzede: öncelikle Oylum höyük kazılarında ele geçen buluntular ve kazılarda bulunan mozaikler sergilenecektir.
Kilis Neşet Efendi Konağı
NEŞET EFENDİ KONAĞI
Bina 1925-1927 yılları arasında yapılmıştır. 2 katlı tarihi konağın mermer ve fayansları İtalya’dan deniz yolu ile Kilis şehrine getirilmiştir. Kilisli ustalar tarafından işlenen, Kilis’in meşhur kesme taşları kullanılarak tam kagir olarak inşa edilmiştir.
Konak, Cumhuriyetin ilk yıllarında Suriye sınır valileriyle yapılan görüşmelerde kullanılmıştır. Neşet Efendi’nin eşi Rukiye Hanım 1940 yılında ve Neşet Efendi ise 1969 yılında vefat etmiştir.
Binanın sahibi öldükten sonra çocukları söz konusu binayı satılığa çıkarırlar ve bina, başka şahıslara satılır. Yıkılmak üzere olan bina, 1979 yılında Kültür Bakanlığı tarafından kamulaştırılır ve bina restore edilir.
Daha sonra, bina 1986-2008 arasında İl Halk Kütüphanesi olarak kullanılır. 1995 yılında binanın 1. katı İl Kültür Müdürlüğüne tahsis edilir, 2. katı ise kütüphane olarak kullanılmaya devam edilir.
2008 yılında ise, bina müze yapılmak üzere boşaltılır. 2009 yılında Kültür varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne tahsis edilmiş, 2012 yılında Kilis Etnoğrafya Müzesi olarak hizmete açılmıştır. Ancak, daha sonra kapatılmış ve özel bir vakfa tahsis edilmiştir.
Kilis Karataş Parkı
KARATAŞ PARKI
Şehir merkezindeki bu park, aynı zamanda “Cumhuriyet Parkı” olarak da biliniyor. Park alanı: çam ağaçlarıyla kaplanmıştır. Parkta: oturma alanları ve kafeteryalar bulunuyor.
Kilis Söğütlü Dere
SÖĞÜTLÜ DERE
İl merkezinde, Akpınar, Zoppun ve Söğütlüdere’nin getirdiği sular, burada yapay ve derin bir göl oluşturuyor. Çevre düzenlemesi yapılmıştır. Lokantalar ve kafeteryalar ile, güzel bir mesire yeri olarak önem kazanıyor.
Burada, göl üzerinde bulunan restoranlarda, mutlaka yöreye özgü kebaplardan tatmalısınız. Özellikle Kilis Belediyesine ait Söğütlüdere Göl Restoranı ziyaret etmelisiniz, 2018 yılı Mayıs ayında burada yaşanan sel felaketi nedeniyle hasar gören mesire yeri, genel bakım ve onarım yapıldıktan sonra yeniden ziyarete açıldı. Kamelyalar, oyun gurupları, piknik ve mangal yerleri yenilendi.
Kilis Ayınönü Kasteli
AYINÖNÜ KASTELİ
Bu çeşme: Molla Hamit Mahallesindedir. 1807 yılında, Hacı Mehmet isimli hayırsever, su yolunu onarıp açtıktan sonra ölünce, dostları bu çeşmeyi yaptırmışlardır.
Kilis Küçük Çarşı Kasteli
KÜÇÜK ÇARŞI KASTELİ
İl merkezinde, Bölük Mahallesindedir. Hacı Osman Efendi tarafından, 1844 yılında yaptırılmıştır. Osmanlı mimarisinin gözde eserlerinden biri olarak önem kazanmaktadır. 1933 yılında, çeşmenin büyük bir onarımdan geçtiği görülüyor.
Kilis Kurdağa Kasteli
KURDAĞA KASTELİ
İl merkezinde Çeşme Bölüm Mahallesindedir. 1635 yılında, Kilis Voyvodası Kurdağa tarafından yaptırılmış ve bu yüzden, bu ismi almıştır. Çeşmenin ön yüzü, düzgün kesme taş ve arka tarafı ise moloz taştan örülmüştür. Çeşmenin herhangi bir yazıtı yok. Suyu halen akıyor.
Kilis İspir Paşa Kasteli
İSPİR PAŞA KASTELİ
Şehit Sakıp mahallesindedir. Çeşmenin hemen doğusundaki duvar üzerinde, iki yuvarlak kandillik görülüyor. Bunlara; yapıldığı dönemde kandil veya fener konulduğu düşünülüyor. Çeşme: 1654 yılında, Sadrazam Mustafa İspir Paşa tarafından yaptırılmıştır.
Çeşme: dikdörtgen planlıdır. Önü sundurmalıdır. Çeşme: yazıtları, su teknesi, maşrapalık olarak kullanılan iki küçük nişi ve rozetiyle, yapıldığı Osmanlı döneminin özelliklerini yansıtmaktadır. Günümüzde, suyu akmıyor.
Kilis Eski Hamam
ESKİ HAMAM
Meşhetlik mahallesi, Eski Hamam sokağındadır. Hamam, Emir Canbolad tarafından yaptırılmıştır. Mimari değeri çok yüksek bir Osmanlı son dönemi eseri olan hamam meyilli bir arazi üzerindedir.
Kilis şehrinin dar sokaklarında sel halinde akan yağmur suyunun sürüklediği taş, kum ve toprak, hamamı doldurmuştur. Sonradan ortaya çıkarılan hamamın girişini sağlayan taç kapı ve düz atkılı üç pencere oldukça güzeldir.
Kapının atkı taşı, zıvanalı taşlarla örülmüştür. Buranın üstünde, sülüs karakteriyle yazılmış bir yazıt bulunur. Bu yazıda “Hamamı 970 yılında Sultan Selim oğlu Yüce Sultan Büyük Hakan Sultan Süleyman’ın hükümdarlık günlerinde Emir Kasım Oğlu Emir Canpolat yaptırdı.” yazılıdır.
Kilis Ulu Cami
ULU CAMİ
İl merkezindeki en büyük camidir. 1339 yılında, Hacı Halil tarafından yaptırılmıştır. Osmanlı dönemi öncesinde ise, caminin Memlükler döneminde kullanıldığı tahmin edilmektedir.
Caminin avlusundan içeri girildiğinde, güzel bir çeşme var. Bu çeşmenin suyu: yörenin en lezzetli suyu olarak isimlendirilen “kurtağa” suyundan gelmektedir. Yani, tatmanızı öneririm. Caminin hemen sağında, minaresi var.
Kilis Oylum HöyükKilis Oylum Höyük
OYLUM HÖYÜK
Kilis-Gaziantep kara yolu üzerindedir. Şehir merkezine 7 km uzaklıktadır.
Höyük, boyut olarak gayet büyük olup, Güneydoğu Anadolu bölgesinin en büyük höyüklerindendir. Ortadaki boyun kısmından birbirine bağlı, iki yükseltiden oluşmaktadır. Bu yükseltiler: 22 ve 37 metredir. Höyüğün uzunluğu ise: 460 metre ve genişliği, 380 metredir. Höyüğün hemen batısında, Akpınar deresi akmakta ve yüzyıllar boyunca buradaki yerleşime yaşam kaynağı yaratmıştır.
Evet, Oylum Höyük: bulunduğu konum itibarıyla önem kazanıyor. Çünkü: Anadolu, Suriye ve Mezopotamya arasında, stratejik konuma sahiptir. Bu nedenle, her dönemde yerleşim görmüştür. Yapılan araştırmalarda: Hititlere ait önemli arkeolojik buluntular bulunmuştur.
Yörede, 1989 yılında başlayan resmi arkeolojik kazılar, günümüzde de sürdürülmektedir. Günümüzde höyük, Türkiye-Suriye arasındaki sınıra hakim bir konumda bulunmaktadır.
Kilis Oylum Höyük
Bu arada: Oylum höyüğün, yaklaşık 200 metre batısında; bir bazilika kalıntısı var. Bu kalıntının: 6’ncı yüzyıldan yani erken Hıristiyanlık döneminden kaldığı sanılıyor. Bu yapıda: siyah renkli yöresel taş ve kireç taşı kullanılmıştır.
Burada yapılan arkeolojik kazılarda: Roma ve ortaçağ dönemlerine ait sikkeler, iki yazıt ve sütun kaideleri bulunmuştur. Ancak burada bulunan en önemli kalıntı: büyük bir ( yaklaşık 800 metrekarelik) taban mozaiğidir.
Bu mozaik: beyaz, gri, kırmızı, kahverengi, kavuniçi ve siyah taşlar kullanılarak yapılmış, desen olarak ise: malta haçı ve geometrik şekiller kullanılmıştır.