Samsun 19 Mayıs

Samsun 19 Mayıs

Yeşil ve mavinin denize sıfır noktasında birleştiği bu şirin ve tarihe iz bırakan isimli ilçemiz, barındırdığı güzelliklere rağmen turizmde hak ettiği yeri alamamış.

Samsun 19 Mayıs

ULAŞIM

İlçe, Samsun il merkezine: 33 km. uzaklıktadır. Samsun-Sinop Devlet Karayolu üzerinde bulunmaktadır.

TARİH

Yörede, Dağköy ve Yörükler Beldeleri civarında yapılan arkeolojik kazılarda: MÖ.dönemlere ait yerleşimler saptanmıştır. Hasköy bölgesinde görülen mezarın: MÖ.47 yılından günümüze kaldığı tespit edilmiştir.

Yörükler bölgesinde bulunan hamam yapısının ise, Cenevizliler ve Romalılar  dönemine ait olduğu söyleniyor.

Bölge: Çelebi Mehmet döneminde, Osmanlı topraklarına katılır. Bu dönemde: Orta Asya’dan gelen Türkmenler, buraya yerleştirilirler. Daha sonra ise, bütün bölgeyi etkileyen, 93 Harbi, Osmanlı-Rus savaşı ve bu dönemde, yine, bölgeye göçler gelir.

Bunlar: Kafkasya ve Dağıstan bölgesinden gelen Türklerdir. Balkan Savaşlarında ise, bu sefer Avrupa’dan gelen Osmanlı Türkleri, bölgeye yerleşirler. Daha sonra ise, Cumhuriyetin ilanı sonrasında, mübadele yolu ile, Selanikten gelen Türkler, yine bölgede iskan edilirler.

Ulusal Kurtuluş Savaşında, burada Dağköy denilen yerde, etkin mücadeleler verilmiştir. Bu mücadelelerde “Fatma Çavuş” lakaplı bir kadın kahraman tarihi süreçte öne çıkmıştır.

Fatma Çavuş, 1963 yılında vefat etmiş olup, kabri, Dağköy de bulunmaktadır.

İlçenin eski ismi: Engiz. Ancak, Engiz adı Türkçe olmadığından, 1961 yılında değiştirilerek, “Ballıca” ismini almıştır. Ballıca’da, 1970 yılında Belediye olmuştur. 1988 yılında ise, Belediye Meclisi kararı ile, yörenin ismi “Ondokuz Mayıs” olarak değiştirilmiştir.

Samsun 19 Mayıs

GENEL

İlçe: Kızılırmak nehrinin oluşturduğu delta ovasının doğu ucundadır ve denizden yüksekliği 10 metredir. En yüksek yeri: Nebya ormanlarının bulunduğu, güneydeki tepedir. İlçe, genel olarak sakin bir nüfus yapısına sahip olmasına rağmen, özellikle yaz aylarında, ilçenin nüfusu artmaktadır.

Samsun 19 Mayıs

19 Mayıs, Karadeniz’in en şirin turizm merkezlerinden biridir. Sahil şeridinin uzunluğu, yaklaşık 20 km. Güzel kumsalı ve temiz denizi, burayı öne çıkarıyor. Sahilde: her türlü ihtiyacı karşılayabilecek dinlenme tesisleri, çay bahçeleri, piknik alanları, kültür ve spor tesisleri bulunuyor.

Özellikle: 2008 yılında hizmete açılan “Su oyunları Parkı” ilginizi çekebilir. Aynı anda 600 kişiye hizmet verebilen tesis, özellikle havuzları ve su kaydırakları ile, güzel zaman geçirmek için ideal.

Karadeniz bölgesinde tek yani yalnızca burada bulunan; Sivil Havacılık okulu var. Her yıl, Ağustos ayında, Havacılık Panayırı düzenleniyor. Bu okulun hava alanına, küçük uçaklar inebiliyor.

Ekonomik özellikler değerlendirildiğinde: tütün, buğday, fındık, mısır ve pirinç öne çıkıyor. Türkiye’nin en büyük ve teknik donanımlı sigara fabrikası burada bulunuyor. Ballıca Sigara Fabrikası.

NE YENİR

Yörenin en büyük özelliği balıkçılığın gelişmiş olması. Bunun doğal sonucu olarak, lezzetli ve taze deniz ürünleri yemenizi öneririm.

NE SATIN ALINIR

Yörede: el dokuması kilimler, çoraplar bulabilirsiniz.

GEZİLECEK YERLER

Samsun 19 Mayıs Saat Kulesi

SAAT KULESİ

İlçenin simgesidir. Hemen Hükümet Konağı önündedir. Bir zamanlar: cami minaresi olarak kullanılmış. Çünkü: burada uzun yıllar önce Merkez Camisi varmış, caminin yıkılmasının ardından geriye bu minaresi kalmış.

1952 yılında yapılan: Engiz Merkez Camisi, İlçe merkezinden geçen Samsun-Sinop kara yolunun genişletme çalışmaları nedeniyle, 1988 yılında yıkılmış. Halk caminin yıkılmasına karşı çıkınca, dönemin Belediye yetkilileri devreye girerek, cami yıkılsa da, minaresinin saat kulesine dönüştürülmesi konusunda halkı ikna etmişler.

Yıkılmayan minare, bir yıl sonra, saat kulesine dönüştürülmüş. 37 yıl minare olarak hizmet veren yapı, son 21 yıldır, saat kulesi olarak kullanılıyor. Ama, bir ara saat arıza yapınca sökülmüş.

Ama daha sonra tamir edilen saatler takılarak, saat kulesi olarak kullanılmaya başlanmış. Yani: saatsiz bir saat kulesi olarak, uzun zaman insanların dikkatini çekmiş. İlçenin genel görünümüne uygun olarak: kırmızı-beyaz renklere boyanmış.

KUMCAĞIZ MAHALLESİ

İlçe merkezinde, sahil mevkiindedir. Hemen önündeki çam ormanı ve denize çok yakın olması (300 metre) ile, tam bir dinlenme mekanı olarak öne çıkıyor. Burada: konaklamak için, prefabrik evler var. 40 haneli olan bu tesisteki evler, eşyalı olarak veriliyor.

Evlerde: banyo, mutfak ve yatak odası var. Tesiste: bunun dışında, çocuk oyun parkı ve kafeterya var. Her sabah: çam ormanında yürüyüş yapabilir ve daha sonra tertemiz denize girebilirsiniz.

Samsun 19 Mayıs Su basar ormanları-Galeriç Ormanı

SUBASAR ORMANLARI- GALERİÇ ORMANI:

İlçenin Yörükler Mevkindedir. İlkbaharda, tabanı suyla kaplanan, yaprak döker ağaçlardan oluşmuş, Galeriç Ormanı, yaban hayatı açısından görülmeye değer bir yer. Aslında, bu ormanlar daha geniş alanda bulunmasına rağmen, parçalanmış ve günümüze, yalnızca Yörükler Beldesinin kuzeyinde kalan, Galeriç Ormanı bütünlüğünü koruyarak gelebilmiştir.

Samsun 19 Mayıs Nebiyan Ormanları

NEBİYAN ORMANLARI

İlçe merkezine, 30 km. uzaklıktadır. Tipik Karadeniz yayla görünümüne sahiptir. Nebiyan yaylası olarak anılan alanda: yayla turizmi, dağcılık, yürüyüş, tırmanma, foto safari yapılmaktadır.

Dağın zirvesi: mutlaka görülmesi gereken bir alandır. Eski dönemlerde, yangın kulesi olarak kullanılan yapı ise, zirve noktasında mutlaka görmenizi önerebileceğim bir yer. Ama, elbette çıkmak biraz zahmetli.

Burası, ayrıca, doğal içme suları ile de ünlü. Yürüyüş veya gezinizde, doğal kaynak suları göreceksiniz. Bunları tatmayı ihmal etmeyin.

Samsun

Samsun Terme

 

Samsun Terme

Karadeniz kıyısından 3 km. içeride, Karadeniz Sahil Yolunun üzerindeki, bu şirin ilçemizde: çok turistik özellikler olmasa da, Karadeniz yöresinin diğer tüm özelliklerini görebilirsiniz.

Samsun Terme

ULAŞIM

Terme: Samsun-Ordu devlet karayolu üzerinde olup, Samsun iline 57 km uzaklıktadır. Çarşamba ilçesine ise 22 km. uzaklıktadır. Terme-Ünye arası uzaklık: 32 km. dir. Karadeniz Sahil yolu üzerinde bulunması nedeniyle, ilçede, modern dinlenme ve konaklama tesisleri var.

Samsun Terme Amazon

TARİHİ

İlçenin tarihi: MÖ.1000 yılına kadar gider. İsminin ise: Termisus veya Termedon’dan geldiği söylenmektedir. Yöredeki ilk yerleşimler ve egemenlikler: Hititler, Frigler, Medler, Persler ve Romalılar, Bizanslılardır.

1071 Malazgirt zaferinin ardından ise: Türkler, bölgede hakimiyeti ele geçirirler. Daha sonra, 1200’lü yılların başında, Selçuklular bölgeyi ele geçirirler. Moğolların istilasından sonra: bu bölgenin genel valiliği Eretna Bey’e verilir. Eretna Bey: bölgede kendi devletini kurar.

1381 yılında: Kadı Burhanettin, Eretna Beyliğine son verir. Bölgede: Canik Beyliği kurulur. 1398 yılında ise, Yıldırım Beyazıt: Karadeniz bölgesini ele geçirince, Canik Beyliği de, Osmanlı yönetimini kabul eder.

İlçe: I. Dünya Savaşında, 1916 yılında, Ruslar tarafından denizden bombalanır ve zarar görür. Kurtuluş Savaşı döneminde ise: Rum ve Ermeni çeteleri, Terme’yi yakıp yıkarlar. Bölgedeki bu çete faaliyetlerine karşı ayaklanan yöre halkı: bunları yok eder.

Samsun Terme

GENEL

Orta Karadeniz bölgesindedir. Denizden başlayarak, yavaş yavaş yükselen verimli ve yeşilliklerle kaplı arazi yapısına sahiptir. En önemli akarsuyu: Terme çayıdır. Simenit ve Akgöl gölleri: doğal güzelliklere sahiptir.

Bu göllerin çevresi: 1.derece doğal Sit alanı olarak ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

Haritaya baktığınızda, her ne kadar, Terme ilçesini deniz kıyısında gibi görseniz de: ilçe aslen denizden 3 km. içeride kurulmuştur. Bu nedenle; ilçe merkezindeki konutlarda, deniz manzarası yoktur.

Buna rağmen: halkın dinlenme ve gezme ihtiyaçlarını karşılayan: geniş park ve bahçeler bulunmaktadır. Sahil şeridinde bulunan eğlence ve dinlenme yerleri, Gölyazı Beldesi sınırları içinde bulunan Çobanyatağı ve Evci beldesinde bulunan Miliç çamlığı bulunuyor.

Amazon Kültür ve Sanat Festivali: Her yıl, Temmuz ayının son haftasında düzenlenmektedir.

İlçenin ekonomisi tarıma dayanır. Özellikle: fındık ve çeltik ağırlıklıdır. Mısır, soya fasulyesi de yer yer ekilir. İlçede: 11 adet pirinç fabrikası ve 10 adet fındık fabrikası var. Karadeniz Sahil Yolu kenarında: o kadar çok “Ford Transit” satışı yapılan oto galerisi göreceksiniz ki, şaşıracaksınız, bu kadar fazla aracı kim satın alır.

İlçenin havası aşırı rutubetlidir ki bildiğin ıslak denebilir . Burada bir süre yaşama durumunuz olursa: insanlarının tümünün lakaplarının bulunduğu ve bu lakapları ile anıldıklarını göreceksiniz. (örneğin bodur ali, tatar memet gibi)

Terme denilince, buraya has diğer bir özellik ise, kavak ormanlarıdır. Belki de dünyanın en büyük kavak ağacı ormanları burada bulunmaktadır.

AMAZONLAR

Amazonların: özellikle, Thermedon (Terme Çayı) kıyısında: Thamiskyra kentini kurdukları sanılmaktadır. Bu kentin ise: Terme ile Ordu arasında bulunduğu düşünülüyor. Evet, Amazonlar, kadınlardan oluşan bir topluluktu. Savaşmayı çok seviyorlardı.

Günlük yaşamlarında: erkekleri, yanlarında işçi ve uşak olarak kullanıyorlardı. Nesillerini devam ettirebilmek için; savaşlarda esir aldıkları erkeklerle beraber oluyorlar ve daha sonra, bunları öldürüyorlardı.

Töreleri gereği: bir erkekle birlikte olabilmek için, en az 3 erkeği öldürmüş olmaları gerekiyordu. Bu tür ilişkileri sonucu doğan çocuklarından: erkek olanları öldürüyorlar, kız çocuklarını ise at sütü ve kudret helvası ile besliyorlardı.

Böylece, onları güçlü olarak yetiştiriyorlardı. Terme Ulusoy Tesislerinde: Amazon kadın heykelini görebilirsiniz.

NE YENİR

Yaz aylarında Terme’ye giderseniz, mutlaka “cevizli dondurma” yı denemelisiniz. Muhteşem bir tat. İçindeki ceviz, dondurmanın soğuğunu aldığı için, boğaz ve mide üşümesi gibi durumlar oluşmuyor, ayrıca malum ceviz kolestrole karşı birebir.

Dondurmadan önce: yemek olarak ise: Terme pidesini mutlaka denemelisiniz.
Bunların dışında: yörenin en ünlü yemeği: keşkek. Tirid, mısır çorbası, lepsi, hamsili pilav da, yörede sıkça bulunan yemeklerdendir.

NE SATIN ALINIR

Terme ilçesinden: fındık ve pirinç satın alabilirsiniz. Daha önce söylediğim gibi, burada özellikle iklimin nemli olması nedeniyle, çeltik üretimi çok yaygın ve elde edilen pirinç gerçekten lezzetli.

Samsun Terme

GEZİLECEK YERLER

Samsun Terme Gölyazı Amazon Şehri

GÖLYAZI-AMAZON ŞEHRİ

Tarihi süreç içinde: Amazon kadınlarından, Yunan mitolojisinde söz edilmektedir. Ancak, elbette bu durum; Amazon kadınlarının Yunanlı olduklarını kanıtlamaz. Çünkü, onlar: MÖ. 1200 yıllarında, Anadolu’da yaşamışlar ve başkentleri,  Terme çayı kıyısındaki “Thamiskyra” kentidir.

Uzun süre burada hüküm sürdükleri söyleniyor. Ancak, bu bölgede, günümüze kadar olan süreçte, herhangi bir resmi arkeolojik kazı çalışması yapılmamış olması, tüm bu gerçeklerin su üstüne çıkmasını geciktiriyor.

Samsun Terme Gölyazı Amazon Şehri

Amazon kadınları: savaş tanrısı: Ares’e  taparlardı. Cesur ve muharip bu kadın savaşçılar, daha iyi ok atabilmek için, göğüslerinden birini dağlamışlardır. Zaten, bu yüzden, bu kadınlara, tek memeli anlamında “Amazon” denilmiştir. (Mezos: meme, Amazos: memesiz demektir) Biri hükümeti ve biri de orduyu idare eden, iki kraliçeleri bulunurmuş.

Erkekleri: yanlarında, işçi ve uşak olarak bulundururlarmış. Nesillerini devam ettirebilmek için ise, savaşlarda esir aldıkları erkeklerle birlikte olurlar ve daha sonra onları öldürürlermiş.

Erkek çocuk sahibi olurlarsa, bu kez çocuklarını öldürürler, kız çocuk sahibi olurlarsa, doğumdan sonra, daha iyi ok atabilmesi için sağ memesini keserler veya dağlarlarmış.

Gölyazı beldesinde: 28-30 Temmuz tarihleri arasında “Amazonlar Çevre, Kültür ve Turizm Festivali” düzenleniyor. Bu festivalde: yalnızca kadınların katıldığı: ata binme, yemek yarışmaları ve okçuluk yarışmaları düzenleniyor.

Ayrıca: tiyatro, halk konserleri, halk oyunları ve panel gibi etkinlikler düzenleniyor.

Ayrıca: Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından, yakın zamanlarda, Batı park denilen yerde oluşturulan “Amazon Adası” üzerinde, 2.5 dönümlü arazide : toplam 2 milyon TL. harcanarak, Amazon köyü kurulmuştur.

Köydeki: 24 Amazon kadın heykelinin yapımında: gerçek saç, gerçek deri görünümü veren özel silikonlu maddeler ve protez gözler kullanılmıştır. Heykellerin yapımında: üç bin yıl önce yaşamış insanların kemik yapılarının esas alındığı ve Amazon kadınlarının gerçekte çok iri yapılı olmadıkları söyleniyor.

Kadınların üzerindeki deri giysilerin yapımında bile: üç bin yıl önce uygulanan dikiş tekniğinin uygulandığı belirtiliyor.

Burada: Amazon kadınlarının günlük yaşamlarından kesitler ve günlük eşyalar sunulmaktadır.

Evet, Amazon kültürünü merak edenler, buralara yakın yerlerden geçenler için, mutlaka görmelerini önereceğim bir yer. Çünkü, gerçekten büyük emek verilmiş ve tamamen bizim topraklarımızdan çıkmış olan bu ilgi çeken toplumun yaşamının ifadesi açısından: güzel bir çalışma.

PAZAR CAMİSİ

İlçe merkezindedir. 1840 yılında yapılmıştır. Osmanlı mimarisi özelliklerini taşımaktadır. Caminin hemen bitişiğinde, bir türbe bulunmaktadır. Türbenin dış duvarlarından, güneye bakan kısmına bir kitabe oyulmuştur. Yapı: tamamen ahşaptan yapılmıştır. Çatısı: kiremit örtülüdür.
Cami: büyük bir onarım görmüş, ancak 1939 yılında minaresi yıkılmıştır. Günümüzdeki minare: 1961 yılında yapılmıştır.

Samsun Terme Avcı Sultan Mehmet Camii

AVCI SULTAN MEHMET CAMİSİ

İlçe merkezindedir. Sultan IV. Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Ancak: 1943 yılı depreminde yıkılmış ve 1956 yılında, aynı temeller üzerine yeniden inşa edilmiştir.

MİLİÇ ÇAMLIĞI

Terme’nin Yalı Mahallesinden Akçay’a kadar uzanır. Burada: temiz deniz ve kumsalı olan doğal bir plaj bulunuyor. Yani: mavi deniz ve çamların yeşili, burada buluşuyor.

ÇOBAN YATAĞI

Karadeniz kıyısında, Terme’nin doğal plajlarından biridir.

KUMCAĞIZ SAHİLLERİ

Karadeniz kıyısında, doğal plajı ile öne çıkıyor.

GÖLLER BÖLGESİ

Karadeniz ile Terme arasındaki bölgede bulunan ve doğal kanallarla birbirine bağlanan: Akgöl, Simenit ve Silindir gölleri: çevredeki türlü kuş çeşitlerini bünyesinde barındıran sulak alanlar olarak öne çıkıyor. Milli Parklar Genel Müdürlüğünce, “Yaban Hayatı Koruma Sahası” olarak belirlenmiştir.

Samsun Terme Simenit Gölleri

SİMENİT GÖLÜ

Terme’ye uzaklığı: 25 km. dir. Alanı: 80 hektar olup, derinliği: 1-1.5 metre civarındadır. Kış aylarında ise, 2 metreyi bulmaktadır. Gölde: kefal, ilarya, turna, havuz, kadife balıkları bulunmaktadır.

ULUSOY TERME AMAZON TESİSLERİ

Karadeniz turuna çıkanların, genelde uğradıkları bir yer. Ortamı çok hoştur. Yemyeşil doğa, kuş sesleri, suyun üzerinde tahtadan yapılan yerlerde yemek yiyebiliyorsunuz. Pidesi çok meşhur, özellikle pide yemenizi önereceğim. Bunun dışında: sıcak yemeklerini de rahatlıkla tadabilirsiniz. Özellikle: pırasa kavurması, lahana dolması. Yorgunluk atmak için ideal bir yer. Mutlaka küçük bir mola verin.

Samsun Terme Yukarı Söğütlü Camisi

YUKARI SÖĞÜTLÜ CAMİSİ

Yukarı Söğütlü köyündedir. Büyük bir mezarlık içindedir. Tek katlı ve ahşap malzemeden kapılmıştır. Oldukça basık, kırma çatılı ve çatısı kiremitle örtülüdür. Giriş kapısı: oyma tekniğiyle, geometrik süslemelidir. Caminin yapım tarihi olarak: 1716 yılı tahmin edilmektedir.

CÜNEYD-İ BAĞDATİ TÜRBESİ

Dibekli köyündedir. Yapı olarak basittir, sanatsal bir değeri yoktur. Türbe ile ilgili söylentiler şöyledir: Cüneyd isimli şahıs: İslam ordularıyla birlikte, Samsun önlerine kadar gelir. Düzlükte savaşırken, kolunu kaybeder. Sonunda, savaşa savaşa, bir tepede ölür. Kolunun ve bedeninin düştüğü yerlere, birer türbe yaptırılır. Daha sonra ise, kol, gövdenin yanına gömülür ama ertesi gün, kolun eski yerine döndüğü görülür.

Bunun üzerine: bu bölgede iki türbe yapılır. (Günümüzde de, iki türbe görülüyor)
Evet, bu şahsın kesin olarak kimliği konusunda yapılan araştırma sonuçlarında elde edilen bilgilere göre: bu şahsın Canik Emiri Cüneyd Bey olduğudur.

Cüneyd Bey: Selçuklu soyunda olup, Kubadoğlu sülalesindendir. Osmanlı Şehzadesi Çelebi Mehmet: önceleri Cüneyd Bey’in bölgede serbest kalmasına izin verir. Fakat, daha sonra, Amasya Valisi Hamza Bey’i üzerine gönderir ve büyük savaşlar yaşanır.

Cüneyd Bey; sığındığı Terme Dağlarında öldürülür ve oraya gömülür. Türbede: 9 metre uzunluğunda bir sanduka bulunuyor.

Türbe: günümüzde bir adak yeri olarak öne çıkmıştır. İnanışa göre, dileği olanların, bir kez daha türbeyi ziyaret etmeleri gerekmektedir.

Burası: her ne kadar yol üzerinden geçenler ve gezginler için pek dikkati çekmese de, Terme yerlileri için, özellikle hafta sonları ve tatil günlerinde ziyaret edilen, ören yerlerinden biridir.

Samsun

Samsun Havza

havza.1
Samsun Havza

Havza, Samsun iline bağlı bir ilçedir. Ankara-Samsun karayolu üzerinde bulunmaktadır. Karadeniz bölgesinin sahil şehirlerini, İç Anadolu, Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerine bağlayan önemli karayolu ve demir yolu üzerinde bulunmaktadır.

Samsun-Havza arasındaki uzaklık 84 km dir. Havza-Amasya arasındaki uzaklık 53 km. dir.

Havza: özellikle Mustafa Kemal Atatürk’ün, Havza genelgesini yayınlaması nedeniyle tarihi bir öneme sahiptir. Mustafa Kemal Paşa: 13 Haziran 1919 günü Havza’ya gelmiş ve burada 18 gün boyunca Mesudiye Otel’de kalmıştır. Hatta: buraya gelirken rahatsız olduğu ve Havza’nın şifalı kaplıcalarında tedavi olarak iyileştiği de söylenmektedir.

Yani: Havza ilçesinin turizm yönü: kaplıca yani termal turizm ağırlıklıdır.

Samsun Havza

 

GEZİLECEK YERLER

Samsun Havza Atatürk Evi
Samsun Havza Atatürk Evi

 

Atatürk Evi

Menderes Mahallesi Atatürk caddesindedir. Otel olarak kullanılan bu binada: Mustafa Kemal Atatürk: 25 Mayıs-13 Haziran 1919 tarihleri arasında kalmıştır. Burası, Milli Mücadelenin ilk karargahı olarak kullanılmıştır.

Yani, Milli Mücadelenin ilk kıvılcımı burada atılmıştır. Yapı, günümüzde müze olarak ziyarete açıktır. Müzede: Atatürk’ün şahsi eşyaları, Milli Mücadelede kullanılan çeşitli silahlar ve Havza yöresine ait giysi ve mutfak eşyaları sergilenmektedir.

Atatürk: o zamanlar otel olarak kullanılan bu yapıda: iki görüşme yapar. Bunlardan biri Topal Osman’dır. Topal Osman: “Ben ve milis kuvvetlerim emrinizdedir paşam” der. Diğer görüşme ise: Rus heyetiyle yapılır.

Rus heyetinde bulunan general, yeni kurulacak hükümet hakkında Atatürk’e sorular sorar. En sonunda Rus general ağzındaki baklayı çıkarır ve yeni kurulacak hükümetin rejiminin ne olacağını ve neyle yönetileceklerini sorar.

Atatürk cevap olarak “sizinkine yakın bir rejimi yönetim şekli olarak kabul edeceğiz” der.

Daha sonra, Amasya’ya geçerken, Atatürk’ün yaveri “neden öyle söylediniz, gerçekten komünizmi benimseyecek misiniz” diye sorduğunda, Atatürk cevaben “Bizde bir laf vardır, köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyeceksin” der.

Bu konuşma, yaverin günlüklerinde yazılıdır. Bu görüşmenin sonucunda: Ruslar, kurtuluş mücadelesine destek olurlar.

Evet: 1900’lü yıllarda yapıldığı düşünülen, bu 3 katlı bina “Mesudiye Oteli” olarak hizmet vermekte iken, zamanın Kaymakamı Fahri Bey tarafından, 25 Mayıs 1919 tarihinde Mustafa Kemal Paşa’ya tahsis edilmiştir. Binada Atatürk’e ait özel eşyalar “Gazi Odası” adı altında ziyaretçilere açıktır.

Samsun Havza Kaplıcaları

 

Büyük Hamam

Tarihi kaplıca yanındaki bu hamam, Havza ilçesinin sembolü haline gelmiştir.

İlçe merkezinde, İmaret mahallesindedir. İlk olarak Romalılar tarafından yapıldığı ve ardından ise, Vakıf kayıtlarına göre: 1256 yılında, Selçuklu Sultanı Sultan II. Mesut tarafından yeniden yapıldığı bilinmektedir.

Dış ve iç yapası gösterişli ve zarif değildir. Üstünde büyük bir kubbe ve iki küçük kubbe bulunur. İçinde: altı köşeli büyük ve dört köşeli küçük bir havuz vardır. Hamamın “Aslan ağzı” denen büyük kurnasının yanında bir sütun bulunur.

Buraya “Kız Gözü” denir. Bu isim verilmesinin sebebi: bir zamanlar üç güzel genç kız hamamda yıkanırken, zorbalar tarafından baskın yapılır ve bu sırada çaresiz kalan kızlar, feryat ederek Allah’a yalvarırlar. “Yarabbi ya bizi kuş yap ya da taş yap, bu insanlara teslim etme” diye.

Duaları kabul olunur ve iki kız kuş olup uçar, diğer kız ise taş kesilir ve banyonun köşesinde, yaşlı bir heykel gibi kalır. Sütun üzerindeki oluğa: kızın gözleri olarak kabul edilen oyuklardan akan su damlacıkları, bu kızın gözyaşları olarak betimlenir.

Ancak: günümüzde de damlamaya devam eden bu su damlacıklarının bilimsel açıklaması: toplanan su buharının su haline dönüşerek köşelerden banyoya damlaması şeklindedir.

Kaplıca suyunun çıkış sıcaklığı 55 derecedir. Kaplıca suyunun iyi geldiği söylenen rahatsızlıklar şunlardır: sinir ve cilt hastalıkları, kadın hastalıkları, romatizma, kireçlenme, kas ağrıları, eklem sertlikleri, felçler, kansızlık, mide ve bağırsak hastalıkları, böbrek ve idrar yolları rahatsızlıklarıdır.

 

Maarif Hamamı

Büyük hamamın hemen batısındadır. Küçük hamam olarak da bilinir. Sultan Abdülhamit döneminde, 1894 yılında Sivas Valisi Memduh Paşa tarafından yaptırılmıştır. Üst kısmında bulunan özel banyo ve otel, sonraki yıllarda eklenmiştir. Günümüzde faal olarak kullanılmaktadır.

 

İmarethane

İmaret mahallesinde, kaplıcanın hemen batısındadır. Yapı: 1429 yılında, Sultan Murat zamanında, Amasya Valisi Paşazade Mustafa Bey tarafından yaptırılmıştır. Binanın duvarında bir taş üzerine Latince yazılmış bir yazıda: “Havza kaplıcalarında büyük ihtimalle tedavi olan ve şifa bulan bir kişi: Tanrı Asklepiosa şükranlarını sunmaktadır.”

 

Lerdüge Tümülüsleri

İlçe merkezinin 22 km batısında bulunan Lerdüge köyünde, 5 tümülüs vardır. Bu bölgede 1946 yılında yapılan arkeolojik çalışmalar sonucunda çok sayıda tarihi eser ele geçirilmiştir. Bu buluntuların, MÖ 100 ve MS 200 yılları arasındaki 300 yıllık döneme ait olduğu tahmin edilmektedir. Buluntular Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergilenmektedir.

Tümülüsde bulunan gömüt odalarının duvarlarında: bitkisel ve geometrik motifler bulunur.