Denizli Beyağaç

Denizli Beyağaç

Daha çok, tarihi kalıntılardan ziyade, yeşilliğin ve tabiat güzelliklerinin ön plana çıktığı bir yöremiz. Özellikle, bu civarda çadırlı kamping arayanlar için ideal ve güzel yerler var. Yani; tertemiz bir hava, bol oksijen, yazın sıcak günlerinde serin bir ortam arzulayanlar için, burası ideal. Buyurun, Beyağaç’a.

ULAŞIM

İlçe, il merkezi Denizli’ye: 94 km. uzaklıktadır.

TARİH

Beyağaç ilçesinin bulunduğu topraklar, Osmanlı döneminde, Padişah III. Ahmet’in kızı Mihrişah Sultana çeyiz olarak verilmiş. Buranın geliri ise, vakfedilerek, Mihrişan Sultan tarafından, Medine’ye verilmiş.

İlçenin tarihi geçmişi hakkında, bundan başka, aydınlatıcı bilgiler yok. Ancak: 1966 yılında, Eskere ve Sarıyer köylerinin birleşmesiyle meydana geldiği ve 1972 yılında ise Belediye olarak tescil edildiği biliniyor. 1991 yılında ise, Kale ilçesinden ayrılarak, müstakil ilçe olmuş.

Denizli Beyağaç

GENEL

Büyük Menderes nehrine dökülen “Akçay” ilçe merkezinden geçiyor. Ayrıca: Sandras Dağı, tüm ihtişamı ile buradan gözlenebiliyor. İlçe verimli bir ova üzerine kurulmuş olup, rakımı: 650 metredir.

İlçenin en önemli özelliği: anıt ağaçları, yaşları yüzlerce yıllık karaçamların bulunması. Yazımın giriş kısmında belirttiğim gibi: yeşillikler içinde, kamp hayatı yaşamak isteyenler için, İlçe sınırları içinde çok güzel yerler var.

Bunun dışında: ilçe halkının başlıca geçim kaynakları: tütün üreticiliğidir.

İklim durumuna gelince, soğuk bir yer. Çevre ilçelere nazaran kar yağar ve bir süre yerde kalır.

GEZİLECEK YERLER

Denizli Beyağaç Topuklu yaylası

TOPUKLU YAYLASI

Burası; ilçe merkezine 20 km. uzaklıktadır. Köyceğiz ilçe merkezine ise, 30 km. uzaklıktadır. Halen kullanılan yol: ilçe üzerinden. Ama, Köyceğiz yolu üzerinden de yaylaya bağlantı yolu yapılması çalışmaları sürdürülüyor. Bayağı yüksek bir yer, rakım, yaklaşık: 1700 metre. Yaylanın batısındaki tepelerden, hiç akla gelmez ama, Gökova körfezini ve yaz aylarında, gün batımını izlemek, muhteşem keyifli.

Evet, bu yayladaki tesisler, güneş enerjisiyle aydınlatılıyor. Burada: restoran, fırın, tandır kuyusu ve alabalık tesisleri var. Alt yapı çalışmaları tamamlanmış. Çeşme, duş ve tuvaletler de bulunuyor. Konaklama yapmak ta mümkün. Yayladaki toplam yatak sayısı: 70. Yaklaşık 30 civarında bungalov tipi ev bulunuyor. Alanın yarısı, doğal çim. Her yıl Haziran ayında, yaylada şenlikler düzenleniyor.

Denizli Beyağaç Kartal Gölü

KARTAL GÖLÜ

İlçe merkezine 23 km. ve Denizli il merkezine 129 km. uzaklıktadır. Sandraz dağının zirvesindedir. Buzul çağında oluşmuş bir krater gölü olduğu düşünülüyor. Rakımı: 1903 metre.

Milli Park ilan edilerek koruma altına alınmış ve Doğal Sit alanı olarak ilan edilmiştir. Çiçekbaba dağının zirvesinde, kuzeye bakan yamaçtadır. Ülkemizin en yaşlı “karaçam ormanı” buradadır. Ağaçların yaşları: 850-1300 yıl arasındadır. Kartal Gölü ve “Anıt Orman” çevresi: bitki florası bakımından çok zengin. Burası: her ne kadar yüksek ve soğuk olsa da, Haziran ayı ortalarından itibaren, çadırlı kamp yeri olarak ve piknik alanı olarak kullanılıyor.

Her yıl, Ağustos ayının son Perşembe günü, burada, Eren Şenlikleri düzenleniyor ve bütün yöre halkı, buraya geliyor ve şenliğe katılıyor.

Denizli Beyağaç Karagöl

KARAGÖL

İlçe merkezine 16 km. uzaklıktadır. Ortalama rakım: 1335 metredir. Ancak, Temmuz ayı ortalarında, gölün suyu tamamen çekiliyor. Ekim yada Kasım aylarında, yeniden su tutulmaya başlanıyor. Çünkü, göl, tamamen yağmur sularıyla besleniyor. Çevresinde çok sayıda, karaçam ağacı var. Bunların yoğunluğunun yaşı: 1000 civarında olduğu tahmin ediliyor.

Denizli Sarayköy gezi yazım için Sarayköy

Denizli Kale

Denizli Kale

Muğla yönünden Denizli yönüne giderken, uzun süre, zor yollardan ilerledikten sonra, hemen sol yanınızda, yeşillikler arasında, bir yamaçta Kale ilçesi görülüyor.

ULAŞIM

İlçe, Denizli-Muğla karayolunun 68.km.dedir. Muğla il merkezine uzaklık ise: 75 km. dir. Aydın iline uzaklık: 162 km. dir. Kale-Tavas arası uzaklık: 25 km. Kale-Muğla arası uzaklık: 75 km. dir. Denizli bölgesinden, Muğla yöresine gidenler, bu yolu kullanıyorlar. Ama; yolun bazı kısımları, sıkıntılı. Her ne kadar doğal güzellikler içinden geçse de, inişli-çıkışlı ve virajlı yollar var.

Denizli Kale

TARİH

Yörede, en eski yerleşim yeri: Medet Höyüğüdür. Höyük: Eski Tunç, Hitit, Frig, Pers, Yunan, Roma, Bizans ve Türk dönemlerinin kültürel etkilerini taşımaktadır.

Günümüzdeki: Kale’nin güney yanında bulunan ve halen terk edilmiş durumdaki “Eski Kale”, dört tarafı sarp ve üst düzey sayılabilecek bir doğal kayalığın üzerine kurulmuştur. Adı ise: Tabae. Bu şehrin ilk kuruluşuna ait herhangi bir kayıt bulunmasa da, Helenistik dönemde kurulduğuna dair kalıntılar bulunmuştur.

Bu kentin kuruluşu hakkındaki söylentilere göre: Tabenos isimli bir kahraman, Tabae kentini kurmuştur. Kentin bu ismi: “kaya” anlamına gelmektedir.

MÖ.133.yılında, Tabae kenti, Roma kenti olarak görünüyor. Roma imparatorluğunun ikiye bölünmesinden sonra ise; MS.395 yılında, şehir, Bizans sınırları içinde kalır.

12.ve 13.yüzyıllardan sonra, yöre, Türklerin eline geçer. Böylece, kent, Türk yerleşmesine dönüşür. Ancak, Türkler, Tabae adını kullanmazlar. Kale-Davas adını kullanırlar. Bu isim, 1950  yılına kadar devam eder. Bu tarihten sonra ise, “Kale” adı öne çıkar.

İlçe: 1330 yılına kadar, Menteşe Beyliği yönetiminde kalır. Daha sonra ise, 1424 yılında, II. Murat tarafından tamamen Osmanlı Devletine bağlanır.

GENEL

İlçe, adını eski yerleşiminden almaktadır. Eski yerleşim yerinde, tabii bir kale var. Bu nedenle, İlçeye, mahalli olarak “Kale-Tavas” deniliyor.

İlçe arazisi: engebeli ve dağlıktır. Denizden yükseklik: 450 ile 1500 metre arasındadır. Arazi: çok sayıda dereler ve dik-derin vadilerle oyulmuştur.

İklim değerlendirildiğinde: yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Akdeniz iklimi etkindir. En çok yağış, Ocak ayındadır.

İlçenin ekonomisi: genelde tarım ve hayvancılığa dayanır. Bunun yanında: ormancılık ve madencilik de yapılmaktadır.

Denizli Kale

BİBER

Kale ilçesinde, yoğun olarak üretilen biber: çevre il ve ilçeler tarafından tanınmaktadır. Yaz aylarında ise, yörede “Biber Festivali” düzenleniyor. Bu festivalde: en iyi biber yarışması düzenlenmektedir. Kale biberi: kalitesi ve üretimiyle, burayla özdeşmiştir.

Denizli Kale

NE YENİR.NE İÇİLİR

İlçede: biber tatarı isimli yemek meşhur. Kale biberinin kızartılması ve üzerine sarımsaklı yoğurt dökülmesiyle yapılır. Kışın ise, kuru biberle de yapılıyor.

NE SATIN ALINIR

Kale ilçesinde: ceviz üretimi yoğundur ve üretilen ceviz gerçekten muhteşem lezzetli.

 

GEZİLECEK YERLER

Denizli Kale Tabae

TABAE ANTİK KENTİ

İlçenin, 1 km. güneybatısındadır. Büyük İskender’den sonra, Anadolu’da  kurulan, kent devletlerindendir. Helenistik dönemden, günümüze kadar, buraya yerleşim sürmüş. Hatta: 30 yıl öncesine kadar, halen üzerinde yerleşim bulunmaktaymış.

Kent: antik dönemde, kendi adına sikke bastırması ile öne çıkıyor. Sikkeler: önce gümüş, daha sonra ise bronz olarak bastırılmış. Kent: iki surlu bir kaledir. Kaleden dolayı, Kale-Davraz olarak bilinir. Doğal bir kale görünümündedir.

Denizli Kale Tabae

Bugün burada görebileceğiniz kalıntılar şunlar

Kaya içindeki Bina

Akropolün kuzeydoğusundadır. Duvarın  doğu kanadının, iç kısmında: kayaya oyularak yapılmış, 4 niş var. Binanın çevresinde ve içinde: sunak ve sütun var. Roma döneminde yapılmıştır. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de kullanılmıştır.

Denizli Kale  Kaya Evler
Kaya Evler

Doğal kayalar oyularak, tek odalar halinde yerleşim yeri olarak kullanılmıştır. Evlerde: ahşap kapılar kullanılmıştır. Odaların iç  kısımlarında, nişler var. Bu evler, genellikle kayalık platonun uçurum ve sarp kısımlarındadır.

Denizli Kale Cevher Paşa Camisi
Cevher Paşa Camisi

Ören yeri içinde, bir cami var. Osmanlı döneminde, 19.yüzyılda yapıldığı  düşünülüyor. Bu cami: dikdörtgen planlı, kuzey tarafında son cemaat yeri, kuzeybatı köşesinde de minaresi var. Eski Kale yerleşiminin, başka yere taşınması ve bu yüzden caminin uzun süre kullanılmamış olması nedeniyle, çatısında büyük açıklıklar var.

Tabea Köprüsü

Tek gözlü, kim zamanında ve ne zaman yapıldığı belli olmayan, ancak günümüzde de kullanılan bir köprü.

Tavas tanıtımı.

Muğla tanıtımı.

Denizli tanıtımı.

 

Kocaeli Dilovası

Kocaeli Dilovası

Dilovası, tamamen ve sadece sanayi, sanayi tesisleri, yoğun bir hava kirliliği, ama bence buralardan yolunuz geçerse, zaman ayırıp Tavşancıl beldesinde Yahya Kaptan, kurtuluş mücadelesi tarihimizde önemli bir yeri olan ve bir muhbirin ifadesiyle yakalanarak uğruna savaştığı ülkenin jandarması tarafından hunharca öldürülen Yahya Kaptan’ın bizzat Atatürk’ün emriyle yaptırılan mezarını ziyaret ediniz. Başkaca bir tarihi, turistik yer yoktur.

ULAŞIM

Dilovası, Gebze arası uzaklık: 8 km. Dilovası, İzmit arası uzaklık: 25 km. Dilovası, İstanbul arası uzaklık: 45 km. Dilovası-Hersek burnu arasında, TEM ve E-5 trafiğini rahatlatmak için Gebze-İzmir otoyolu projesi dahilinde, İzmit Körfez Köprüsü yapılmıştır.

TARİHİ

Bölge, antik dönemde Nikomedya Krallığına bağlı bir kıyı yerleşim yeridir. “Libyssa” ismiyle tanınır. İzmit körfezinde, karşı kıyıya en yakın yer burasıdır. Hersek burnu ile Diliskelesi arasındaki deniz mesafesi çok kısa olduğu için, Roma, Bizans ve Osmanlı döneminde burası önemli yerleşim yerleri olan Bursa ve İznik’e en kısa ve hızlı yoldan ulaşmanın sağlandığı bir geçit yeri olarak kullanılmıştır.

Buranın tarihinde önemli bir husus: dönemin en önemli kişilerinden olan Kartacalı politikacı ve general Hannibal, MÖ 247 ile 182 yılları arasında burada yaşamıştır. Çünkü, Kartaca’da Romalılarla savaşan Hanibal yenilir ve kuzeybatı Anadolu’daki Nikomedya krallığına sığınır ve bir süre Libyssa’da kalır. Ancak, bir süre sonra Romalılara teslim edileceğini anlayınca, yüzüğünde taşıdığı zehri içerek intihar eder ve ölür.

Diliskelesi (günümüzdeki Dilovası) 14’ncü yüzyılda Osmanlı topraklarına katılır. Karşı kıyıda bulunan Karamürsel, Ereğli ve Hersek’e geçişlerde kullanılmıştır. Çünkü İzmit körfezini dolaşmak istemeyenler için, en kısa geçiş yolu burasıdır.

1’nci Dünya Savaşının ardından İngilizler, Gebze’yi işgal etmek için Diliskelesine asker çıkartırlar. Yunan askerleri ise, Diliskelesi tren istasyonunu kullanmışlardır. Yunan askerleri, Tavşancıl, Çerkeşli ve çevre beldelere ulaşarak her türlü baskıyı uygulamışlardır.

1955 yılında E-5 kara yolunun geçmesiyle, bölge değer kazanır. 1960’lı yıllarda Dilovasında sanayileşme başlar. 1980’li yıllarda nüfus hızla artar, gecekondulaşma ve kentleşme başlar. Aynı dönemde birçok fabrika kurulur. 2008 tarihinde Dilovası ilçesi kurulur.

Kocaeli Dilovası

GENEL

Sanayileşmenin yarattığı tüm olumsuzluklara rağmen, denizin, yeşilin ve sanayinin iç içe olduğu bir yerdir. Kuzey-güney doğrultusunda uzanan vadi tabanına oturmuş olan sanayi tesisleri, İzmit, İstanbul hatta Türkiye’nin en önemli tesisleridir. Güneyinde İzmit körfezi bulunur. Dilovası sanayileşmenin getirmiş olduğu göç olgusunu hızla yaşayan bir bölgedir.

Doğu Anadolu, Karadeniz, Marmara ve diğer bölgelerden insanların yoğun şekilde yerleşmiş olduğu bir ilçedir. Ancak sanayi tesislerin ve konutların bir arada bulunduğu bölgede, hava kirliliği yoğundur. Üç tepenin arasındaki bir ovada bulunan ilçe, adını da doğrudan doğruya bu ovadan almaktadır. Bölgede bulunan “Dilderesi” yaklaşık 12 km uzunluğundadır. Dilovası sınırları içinden geçerek İzmit körfezine dökülür.

Kocaeli Dilovası

GEZİLECEK YERLER

Kocaeli Dilovası Tarihi Köprü

TARİHİ KÖPRÜ

İlçe içinden geçen İstanbul-Ankara karayolunun güney batısında, Dilderesi üzerinde bulunan tarihi köprü; (halk arasında Mimar Sinan köprüsü, Diliskelesi köprüsü olarak da tanınır) 16’ncı yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Osmanlı devletinin doğuya uzanan en önemli yolu olan İstanbul-Bağdat yolu üzerindedir.

Eskiden şehirlerarası yol bu köprü üzerinden geçerken, günümüzde yaklaşık 50 metre kuzeyden geçmektedir. Köprü günümüzde araç trafiğine kapalıdır, yaya geçişlerine açıktır.

Köprünün kitabesi yoktur.

Köprü 45 metre uzunluğunda ve 3 gözlüdür. Köprünün genişliği 6.5 metredir. Kemerlerin arasında sel suyun yükselmesine karşı yapılmış sivri kemerli ince uzun tahliye gözleri vardır. Köprü yapılında kullanılan taş, düzgün kesilmiş kalkerdir. Kemerlerde, tahliye gözleri ve duvarlarda, küçük boyutlu taşlar kullanılmıştır.

Direnç gerektiren ayaklar ve sel yaranlar ise, daha büyük boyutlu taşlar kullanılarak yapılmıştır. Ana kemerin kilit taşı, çok belirgin şekilde dışa taşkındır. Köprünün korkulukları, mevcut kısma zarif bir kornişle bağlanarak yenilenmiştir. Çok fazla tahrip görmüş olan esas döşemenin üzeri betonla kaplanmıştır.

Klasik Osmanlı köprülerinde uygulanan sivri kemer formlarının bu yapıda da kullanıldığı görülür. Köprü, yapıldığından bu yana herhangi bir bakım ve onarım görmeden günümüze ulaşmıştır, yani bu durum ne kadar sağlam yapıldığının kanıtıdır.

TAVŞANCIL BELDESİ

 

Merkez Cami

Cami, Tavşancıl merkezindedir.

Belde merkezindeki cami, Evliya Çelebinin 1629 yılında geçerken gördüğü camidir. Cami: bodrum, ibadet ve mahvel katından oluşmaktadır. İçi ahşap, cephesi ise kesme taşlardan yapılmıştır. Minberi yoktur. İnşa tarihi ve kim tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Üzerinde kubbe yerine çatı bulunur. Camiye 1818 yılındaki onarım sırasında çeşitli ağaç işlemeler ve asma katı destekleyen ağaç sütunlar ilave edilmiştir.

Kocaeli Dilovası Yahya Kaptan Mezarı

Yahya Kaptan Mezarı

1891 yılında Makedonya’da doğan, daha sonra Tavşancıl yöresine yerleşip, Kurtuluş savaşında Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında yer alarak, Kocaeli yöresinde milis kuvvetlerinin komutanı olan Yahya Kaptan, Balkan savaşı ile Birinci Dünya savaşında da önemli görevlerde bulunmuştur. Özellikle: Kurtuluş Savaşında, İstanbul’dan Anadolu’ya gitmek isteyenlere yardım etmiştir. İstanbul-Kocaeli yöresinde Kuvay-i Milliye örgütü ile çeşitli eylemlerde bulunmuştur. Son olarak Tavşancılda girdiği çatışmada yakalanır ve 9 Ocak 1920 tarihinde 29 yaşında iken öldürülür.

Kocaeli Dilovası Yahya Kaptan Mezarı

Olayın en kötü yanı: bir muhbirin ifadesiyle yakalanmış ve uğruna savaştığı ülkenin Jandarması tarafından hunharca (başı kesilerek) şehit edilmesidir. Burada göreceğiniz mezar anıtı, bizzat Atatürk’ün emriyle yaptırılmıştır. Atatürk, Yahya Kaptan için “Nutuk” ta 20 sayfa ayırmış, Yahya Kaptan’ın ölümünün ardından iki kızını himayesine almıştır.

 Kocaeli Gebze hakkındaki gezi yazım için Gebze