Kocaeli Gebze

Kocaeli Gebze;

İstanbul’un sanki bir ilçesidir. Gebze, çevredeki birçok yerleşim birimine nazaran, tarih kokan bir yer.

Antik dönemlerden, günümüze kadar uzanan bir tarihi geçmişi var. Dolayısıyla, bu tarihi süreç içinde, geçmişten günümüze gelen bir kısım eser, Gebze’nin gezilecek yerlerini oluşturuyor.

ULAŞIM

İzmit il merkezine, 51 km. uzaklıktadır. Gebze-İstanbul arası uzaklık: 41 km.

Kocaeli Gebze

TARİHİ

Bölgenin geçiş noktası olması nedeniyle, burada, birçok medeniyet bir süre bulunmuşlardır. İlk olarak ise, Frigler bulunmuşlardır. Ancak, herhangi bir kalıntı, günümüze ulaşmamıştır. Yalnızca; ünlü Kartacalı komutan Hannibal’ın, krallık döneminde burada yerleşmiş olması öne çıkıyor.

Hannibal: Zama savaşında yenilince, kendi ülkesinde itibar görmez ve Bitinya krallığının egemenlik bölgesine gelir ve yerleşir ve krallara savaş danışmanlığı yapar. Ancak, kral II. Prusias döneminde, düşmanın eline düşmemek için intihar eder ve Lybissa bölgesine gömülür.

Hannibal neden burayı seçmiştir? Nicomedia (İzmit) başkent olduğu için, bu bölge, gelen-gidenin yoğun olduğu bir yerdir, tanınma olasılığı yoktur ve ayrıca yönetime güvenmemektedir.

Roma kuvvetlerinden kaçan Hannibal: korunaklı ve deniz kıyısında olması nedeniyle, kaçışın kolay olacağını düşünmesi nedeniyle, Lybissa yani buraya yerleşmiştir.

1330 yılında, bölge, Osmanlıların eline geçer. Bugünkü, Gebze ilçesinin kurucusu ise, Orhan Gazi. Hatta, Orhan Gazi, ilçede kendi adına cami yaptırır. Bölgenin imarı ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi için büyük çabalar gösterir. İşletmeler ve vakıflar kurar.

1454 yılında, Fatih Sultan Mehmet döneminde, Gebze’nin kurulduğu biliniyor. 1907 yılında, burada Belediye teşkilatı kurulmuştur. 1924 yılında ise, İlçe teşkilatı kurulmuştur.

Evliya Çelebi, Seyahatname adlı eserinde: 1640 yılında, Gebze’ye geldiğini ve şehrin adının “Gel bize” kelimesinden türetildiğini yazmıştır.

1920 yıllarında, İngilizler bölgeyi işgal ederler. Daha sonra işgal biter ve Cumhuriyetin ilanından sonra, Gebze, İzmit’e bağlanır.

Kocaeli Gebze

GENEL

Gebze, Marmara Sahiline, 7 km. uzaklıktadır. Deniz seviyesinden yükseklik: 130 metredir. Yaz mevsimi sıcak ve az yağışlı, kış mevsimi ise, serin ve daha çok yağışlı geçer.

İlçe, Marmara bölgesinin en hareketli yerleşim yerlerinin başında geliyor. Diğer önemli bir özelliği ise: ülkemizin tüm yörelerinden gelen birçok insanın, buraya yerleşmiş olmasıdır.

Bunun sonucunda, muhteşem bir kültür mozaiği ortaya çıkmaktadır. Özellikle: Balkan, Kırım, Kafkas kökenli vatandaşların bulunması, burada tam bir kültür mozaiğinin oluşmasına neden olmuştur.

Bölgenin ekonomisi, sanayiye ve tarıma dayalıdır. Türkiye toplam sanayisinin % 15’i buradadır. Sanayi kuruluşları: İstanbul-İzmit kara yolu boyunca yerleşmiştir. Ancak, sanayinin gelişmesi, tarımın gerilemesine neden olmuştur. Sadece, modern tavuk çiftlikleri görülmektedir.

Gebze: kişi başı ekonomik gelir düzeyi bakımından, ülkemizin birçok yerinin çok üstünde olup, Amerika seviyesindedir. Türkiye’nin en zengin ilçesidir. Bu gelişmişliğin yanında: bölgede, AR-GE faaliyetleri de üst düzeydedir.

Birçok bilim adamı barındıran TÜBİTAK, TÜSSİDE ve Gebze İleri teknoloji Enstitüsü, Türk Standartları Enstitüsü Genel Merkezi ve benzer birçok kuruluş, burada yerleşiktir.

NE YENİR. NE İÇİLİR

Gebze bölgesinde: mancar yemekleri meşhur. Tatlı olarak ise, kabak tatlısı ve höşmerim.

GEZİLECEK YERLER

Kocaeli Gebze Kartacalı Komutan Hannibal Mezarı

KARTACALI KOMUTAN HANNİBAL MEZARI

Tarihçe bölümünde yazdığım gibi; Hannibal, Romalılara yenildikten sonra, 36 yıl ayrı kaldığı ülkesine döner, ancak ülkesindeki insanlar, Hannibal’ın Romalılardan intikam almak için, yeniden ordu kurma fikrine sıcak bakmazlar. Bunun üzerine: Hannibal, ülkesini terk eder ve Suriye kralı III.Antiochus’un yanına gelir.

Suriye kralı, Hannibal’ın önerilerini dinlemez ve Romalılara yenilir. Ancak, Romalılar, barış antlaşmasında, Hannibal’ın da kendilerine teslimini isterler. Bunun üzerine, Hannibal, sürgüne gitmeye razı olur.

Anadolu’daki Bitinya kralı Prusias’ın sarayına sığınır. Ancak, burada da Romalılar tarafından bulunur ve evi sarılınca, intihar ederek, ölümü seçer.

Evet, mezarı bilinmiyor. Ancak, ölüm yeri olan Gebze’de Tübitak yerleşkesi içinde, onun anısına yapılan bir heykel bulunuyor. Heykel, 1937 yılında, Atatürk’ün emriyle yaptırılmıştır.

Daha sonra ise, Gebze ilçesine su getirme çalışmaları sırasında bir mezar yeri bulunur ve bunun “Hannibal”a ait olduğu düşünülür. Evet, anıtmezar: 1981 yılında, törenle açılmıştır. İlçenin güneydoğusundadır.

Çevresinde, daire şeklinde ağaçlar bulunan bir alanın ortasında, 24 ton ağırlığında bir taş lahit ve bu taşın üzerinde, Kartacalı komutan Hannibal’a ait bir mask var.

Ayrıca bir mermer kitabe üzerinde: Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca ve İtalyanca yazılı bir metin var.

Kocaeli Gebze Eskihisar ve Eskihisar Kalesi

ESKİHİSAR VE ESKİHİSAR KALESİ

Eskihisar, İlçe merkezine 6 km. uzaklıktadır. Eskihisar-Topçular (Yalova) arasında, feribot seferleri yapılmaktadır. Eskihisar köyünde: tarihi ve mistik görünümü ile, balıkçılar, limanı ve kalesi bulunmaktadır.

Eskihisar kalesi: deniz kıyısında, Eskihisar köyünün kuzeyindedir. Dik yamaçlı bir tepe üzerinde kurulu kalenin, limanı korumak amacıyla yapıldığı sanılıyor.

Bizans döneminde; yaklaşık 800 yıl önce, Bizans imparatoru I. Manuel Komnesos tarafından yaptırıldığı düşünülen kale, uzun yıllar kendi halinde bırakılmış ve yıkılmaya yüz tutunca, sanırım son yıllarda bazı bölümleri restore edilmiştir. Dikdörtgen planlı kale yapısının, toplam on burcu ve dört kapısı bulunuyor.

Kocaeli Gebze Arkeolog Ressam Osman Hamdi Bey Müze Evi

ARKEOLOG RESSAM OSMAN HAMDİ BEY MÜZE-EVİ

Eskihisar sahil yöresinde, ilçe merkezine 5 km. uzaklıktadır.

Yapı: 1884 yılında, Osman Hamdi Bey tarafından yaptırılmıştır. 1933 yılında, Atatürk köşkü ziyaret etmiştir. 1945 yılında çıkan yangında, ahşap olan üst bölüm yanmıştır. 1999 yılındaki depremde ise, büyük zarar görmüştür. 

Evet, burada: köşk, resimhane, kayıkhane ve müştemilat bölümleri var. Giriş katında, ahşap kapılardaki çiçek resimlerine mutlaka dikkat edin. Her biri, bir tablo değerindedir. Osman Hamdi Bey, yaklaşık 26 yıl boyunca, yaz aylarını burada geçirmiş ve önemli eserler yapmıştır.

Kocaeli Gebze Arkeolog Ressam Osman Hamdi Bey Müze Evi

Köşk: 1984 yılında restorasyona tabi tutulmuş ve daha sonra, müze olarak ziyarete açılmıştır. Müzede: Osman Hamdi Bey’in çeşitli tabloları, aile fotoğrafları ve kullandığı eşyalar sergilenmektedir.

Özellikle: Kaplumbağa Terbiyecisi isimli eseriyle öne çıkan bu sanatçının, uzun süre kaldığı ve güzel eserlerini ortaya çıkardığı köşk, görülmeye değerdir.

ÇOBAN MUSTAFA PAŞA KÜLLİYESİ

Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman’ın vezirlerinden Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır. Mimarı: Mimar Sinan’dır. Yapım yılı: 1510. Ancak, yapım uzun süreye yayılmıştır.

Hatta, Mustafa Paşa Mısır’a vali olarak atandığında, buranın yapımı sürdürülmektedir. Şöyle ki, Mısır bezemelerinden etkilenen paşa, caminin taşınabilir parçalarını Mısır’da yaptırmıştır. Deniz yoluyla bölgeye getirilen parçalar, Mısırlı ustalar tarafından yerlerine yerleştirilmişlerdir.

Cami: kare planlı olup, dört sütun tarafından taşınan, 24 metre yüksekliğindeki bir geniş kubbe ile örtülüdür. Caminin çevresi ise: 2.5 metre yüksekliğinde, genişçe bir duvarla çevrilmiştir. Her cephesinde olmak üzere, dört kapısı vardır.

BALLI KAYA TABİAT PARKI

Gebze-İzmit kara yolu üzerinde, Tavşanlı köyündedir. Burada: kamp kurabilirsiniz ve ayrıca yürüyüş yapabilirsiniz. Elverişli bir arazi yapısı var. Bunun yanında, buranın en büyük özelliği: dağcılar için kullanılabilmesi.

Vadi içinde: göl, şelaleler ve dereye ulaşan travertenler üzerinde seyir terasları var. Vadinin toplam uzunluğu ise: 1.5-2 km. dir. Yer altı sularının, kireç taşını eritmesi sonucu, çok sayıda mağara da bulunuyor.

Kocaeli Gebze Sultan Süleyman Köprüsü

SULTAN SÜLEYMAN KÖPRÜSÜ

İlçenin doğusunda, Dil deresi üzerindedir. Halk arasında: Mimar Sinan köprüsü olarak da bilinmektedir. Köprü: 16.yüzyılda, Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Çünkü: hac yolu buradan geçmektedir ve doğu seferine giden ordu için de burası bir geçit noktasıdır.

Padişah 4. Mehmet döneminde yapıldığı sanılıyor. Uzunluğu 65 metre olan taş köprü, 3 kemerlidir. Ayaklarının ortasında, boşaltma gözleri var. Günümüzde: köprünün altından akan dere: çevreye saldığı berbat kokusu nedeniyle, köprünün de, seyirlik zevkini yok etmiş durumda. Zaten, köprü araç trafiğine kapalı.

Kocaeli Gebze Sultan Osman Camisi

SULTAN ORHAN CAMİSİ

İlçenin batısındadır. 1323-1331 yılları arasında yapıldığı bilinmektedir. Cami: yapılış tarihi itibarıyla, Osmanlı mimarisinin ilk örneklerinden sayılır. Camiyi yaptıran ise: aynı zamanda Gebze’nin de kurucusu olan, Sultan Orhan. Caminin planı: 14.5 x 14.5 metre ebatlarında ve kare şeklindedir.

Caminin yapımında; burada bulunduğu söylenen, eski Bizans kilisesinin mimari parçalarından yararlanıldığı söyleniyor. Çünkü: cami avlusunda: Bizans dönemine tarihlenen sütun başlıkları ve su haznesi olarak kullanılan, Latince yazılar bulunan lahit ve antik parçalar dikkati çekiyor.

Ancak, burada daha önceden bir kilise kalıntısının bulunması hakkında, sağlam bilgiler yok. Kullanılan antik mimari parçaların, çevreden toplanmış olması mümkün.

Camiyi gezmeyi düşünürseniz: caminin içinde ilginç ağaç işçiliği örnekleri görebilirsiniz. Özellikle, batıda bulunan duvar ve minare yanında, meşe ağacından yapılan, tek parça halindeki pencere kapakları, muhteşem güzel. Minarenin kaidesi: moloz taştan, gövdesi ve şerefesi ise, tuğladan yapılmıştır. Minarenin orijinal kaidesi: caminin alt sıra pencerelerine kadar yükselmektedir.

HÜNKAR ÇAYIRI

1481 yılında, Fatih Sultan Mehmet, İtalya üzerine sefer yapmak üzere, 300 bin kişilik ordusu ile, İstanbul’dan yola çıkar ve burada, otağını kurdurarak, mola verir. Ancak, 3 Mayıs 1481 tarihinde, burada, otağında, kendi doktoru tarafından zehirlenerek öldürülür.

Bölgede, bunun anısına bir çeşme bulunmaktadır. Çeşme: IV. Mehmet tarafından, 1659 tarihinde yaptırılmıştır. Günümüze kadar ayakta kalabilmiştir. Bu hünkar çeşmesinin önünde ise, Fatih’in anıtı var. 

Evet, bu park, 1995 yılında yeniden düzenlenmiş ve bir dinlenme ve şenlik alanı olarak kullanılmaktadır. Her yıl, İstanbul’un fetih tarihinde, burada, çeşitli şenlikler yapılıyormuş.

GEBZE KERVANSARAYI

1520 yılında yaptırılmıştır. Mimar Sinan tarafından planının çizildiği ve kalfası, Hüsam tarafından yapıldığı biliniyor. Eskiçarşı’nın büyük bölümünü kaplıyor. Büyük yapısı ile, 2000 yük hayvanı ve 3000 insan alabilecek kapasitededir. Kervansaray yapısı: büyük bir süre, işgal altında kalmıştır ve bunun sonucunda harap olmuştur. Daha sonra ise, Gebze Belediyesi tarafından buraya el konulmuştur.

İzmit tanıtımı.

 

Kocaeli Kandıra

Kocaeli Kandıra

Kandıra’da bir tam gün bulundum. Küçük bir yer, gezilecek yer olarak elbette: kuzeydeki Kefken, muhteşem doğal güzelliğiyle öne çıkıyor. Peki, ilçe içinde ne var derseniz, ben bunu oralı dostlarıma söylediğimde, beni bir hindi çiftliğine götürdüler.

Burada: büyük hindi çiftlikleri var. Ayrıca: belki sizler de, benimle hemfikir olacaksınız ki, Mustafa Kandıralı isimli bir müzik sanatçımız, burası ile özdeşmiş durumdadır.

Kocaeli Kandıra

ULAŞIM

Kandıra’ya, 3 ayrı yönden ulaşmak mümkündür. TEM Otoyolundan, Kandıra sapağına ayrılarak, 35 km. sonra, İlçeye ulaşmak mümkün. Ancak: özellikle tatil günlerinde, Kandıra yolunda, İstanbul ve Kocaeli plakalı araçların yoğunluğu o kadar fazla olur ki, ilerlemek çok zor.

Kandıra’nın il merkezine uzaklığı: 42 km. Kandıra-Adapazarı arası uzaklık: 45 km. Kandıra-Ağva arasındaki uzaklık: 38 km.

TARİHİ

Osmanlı döneminde: İstanbul’un ihtiyacı olan: odun kömürü, tomruk ve tahta buradan karşılanırmış. Milli Mücadele sırasında, I. Dünya savaşında, bölge işgale uğrar. 1918 yılında İngilizler, 1920 yılında ise Yunanlılar bölgeyi işgal eder.

Kocaeli Kandıra

GENEL

Karadeniz sahilinde bulunan bir ilçemiz, ancak ilçe merkezi içeride kalıyor. Sahildeki bölümleri, temiz deniz nedeniyle, özellikle yaz sezonunda büyük turist yoğunluğu alıyor. Kocaeli’nin, Karadeniz kıyısındaki tek ilçesidir. Kıyıda 52 km. lik sahil şeridi vardır.

Ekonomisi: tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri: buğday, mısır, ayçiçeği, şekerpancarı ve yulaf. Ayrıca: elma, üzüm, fasulye ve armut yetiştiriliyor. İlçenin arazisinde küçük tepecikler yoğunluktadır. İlçenin deniz seviyesinden yüksekliği 75 metredir. İlçenin iklimi: Karadeniz ve Marmara iklimlerinin etkisi altındadır.

Yazın yağışlar genellikle düzensiz olup, kuzeyden gelen sert rüzgarları, kıyı boyunca uzanan dağlar engeller. Kış, genellikle fazla sert geçmez, yağışlar genellikle yağmur şeklindedir. Kar yağışı azdır. İlçe, ormanlık alanlar bakımından zengindir. Kıyı şeridi boyunca, ormanlık alanlar uzanmaktadır. Genel olarak çam türleri yoğundur.

Kocaeli Kandıra

KANDIRA BEZİ

Kandıra bezi, dayanıklılığı ile biliniyor. İlk kez, Romalılar döneminde dokunmaya başlamıştır. Romalıların “Çalı yırtmaz” dedikleri, çift katlı kandıra bezi: o dönemde, özellikle “yelkenlerde” kullanılmıştır. Ayrıca: nem çekme özelliği nedeniyle, Mısır’da, mumyalama işlemlerinde bile, kandıra bezinin kullanıldığı söyleniyor.

Kandıra bezi: Şile bezinin atasıdır. Köy evlerinde tezgahlarda dokunup, kadın ve erkekler tarafından giysilerin yapımında kullanılmıştır. Ancak, günümüzde pek kullanılmamaktadır.

Çünkü, günümüzde modern giyim tarzları tercih edilmektedir. Köylerde dokunan kandıra bezleri ise: üzerine eski Türk motifleri işlenerek: çay takımı, peçete, masa örtüsü, ceket, pantolon, yatak çarşafları ve mendil gibi objelerde kullanılmaktadır. 

Ancak, biraz önce de söylediğim gibi: kandıra bezinin, günümüzde kullanımı gittikçe azalmış ve buna bağlı olarak da bezin üretimi durmuştur. Son yıllarda ise, bu bezin yeniden üretimi için, çalışmalar yapılmaktadır.

KANDIRA YOĞURDU

Yörede beslenen manda sütünden üretilmektedir. Özellikle: Akçaova ve Araman köylerinin süt ürünlerinden üretilen yoğurtların lezzetine doymak mümkün değil. Mutlaka denemelisiniz. 

Evet: yoğurtun içinde: üçte iki, manda sütü ve üçte bir oranında inek sütü bulunur. Özel şartlarda ve alüminyum kaplarda mayalanarak yapılır ve aynı kaplarda alıcılara sunulur. Bu yoğurdun öne çıkarılması için: 2000’li yıllardan sonra “Kandıra Kültür Sanat ve Yoğurt Şenlikleri” düzenlenmektedir.

KANDIRA HİNDİSİ

Kandıra yöresinde, siyah renkli hindi yetiştirilmektedir. Burada: 1979 yılında, hindi üretim istasyonu açılmış ve 2002 yılında, maalesef, Tarım Bakanlığı tarafından kapatılmıştır. Bunun üzerine: İl Özel İdaresi tarafından, hindi üretimini teşvik edici çalışmalar yapılmaktadır.

NE YENİR. NE İÇİLİR

Kandıra’da: yazının başında belirttiğim gibi: hindi ve yoğurt meşhur. Yoğurt: içine manda sütü ve keçi sütü katılır ve çatalla yenir.

NE SATIN ALINIR

Burada, buraya has Kandıra bezi üretiliyor. Bu bez, köylerdeki evlerde, tezgahlarda dokunuyor ve üzerine eski Türk motifleri işlenerek, satışa sunuluyor. Satın alabilirsiniz. Bunun dışında, yörede; çeşit çeşit süsleme taşları da var.

Ayrıca: Kandıra’ya giderken, Babadağ mevkiinde, yöresel ürünler satan köylüler göreceksiniz. Bunlardan, bir şeyler satın alabilirsiniz.

Kocaeli Kandıra

GEZİLECEK YERLER

KEFKEN-KERPE-CEBECİ-PEMBE KAYALAR

Kefken, Kerpe, Cebeci ve Pembe kayalar ile ilgili, ayrıntılı yazım: yine bu sitede bulunmaktadır.

Kefken-Kerpe ayrıntılı tanıtım yazıma ulaşmak için.

 

Kocaeli Kandıra Akçakoca Anıt Mezarı

AKÇAKOCA ANIT MEZARI

Kandıra-Kefken yolu üzerinde, Babadağ tepesindedir.

Akçakoca Bey: 1234-1328 yılları arasında yaşamış, Kocaeli fatihi bir zattır. Bu anıt mezarı ise, 1974 yılında yapılmıştır. Anıtın merkezinde, basamakla çıkılan podyum üzerinde, Akçakoca Bey’in mezarı bulunmaktadır.  Anıt mezarın çevresi: tel ile çevrilidir.

Mezarın bulunduğu yere giriş: batı yönündendir. Merdivenlerle çıkılıyor. Şekli: bir tavaya benzetilmiştir. Mezar: mermer taşlarla yapılmış ve süslenmiştir. Kuzey tarafı daha ağaçlıklıdır. Ağaçlık ve gölgelik olan bu kesim: piknik yapanlara ayrılmış ve piknik masaları yerleştirilmiştir.

Ağva tanıtımı.

Adapazarı tanıtımı.

 

Eskişehir Günyüzü

Eskişehir Günyüzü

İlçe Konya Yunak ve Çeltik ilçelerine giden yol güzergahı üzerindedir. Günyüzü ilçesinin bağlı bulunduğu Eskişehir iline uzaklığı 135 km. dir. Günyüzü, Sivrihisar arası uzaklık 39 km. Günyüzü, Ankara arası uzaklık 118 km.

TARİHİ

1071 Malazgirt zaferinden sonra, 1150 yıllarında burada kurulan yerleşimin ismi “Kozağacı” dır. Osmanlı döneminde, 1289 yılında Osman Bey bütün Eskişehir yöresinin idaresini kardeşi Gündüz Bey’e vermiştir ve buraya 3000 kadar Türkmen aşireti yerleştirilmiştir. Cumhuriyet öncesinde köyün ismi “Kozağacı” olarak kayıtlara geçer. Kurtuluş savaşı sırasında, en şiddetli çarpışmalar ilçe bölgesinde yapılmıştır. Sakarya nehri kıyılarında, Çakmak ve Kavuncu mevkilerinde yoğun çatışmalar yaşanmıştır. Bu çatışma döneminde, kasaba yakınlarında bulunan Eryiğit dağı, bölge halkının sığınağı ve barınma yeri olmuştur. Günyüzü mahiyesi, 1972 yılında Belediye teşkilatına sahip olur. 1990 yılında ise İlçe olur.

Eskişehir Günyüzü

 

GENEL

İlçe arazileri ova görünümündedir. Yer yer yüksek dağ ve kayalıklar vardır. İlçe sınırları içinde üç yayla ve mandıra bulunur. Rakım 864 metredir. İlçede eski dönemlerde üzüm bağları oldukça meşhurdur ve Anadolu’nun en güzel üzümlerinin burada yetiştirildiği söylenir. Günümüzde ise Günyüzü, kavun diyarı olarak tanınır. Yörede, kara iklimi hakimdir. Buna bağlı olarak kışları kar yağışlı ve yazlar ise açık geçer. Gece ve gündüz sıcaklık farkları oldukça yüksektir. Halkın başlıca geçim kaynağı, tarım ve hayvancılıktır. İlçeye bağlı Kayakent Kasabası, Kuzuören, Kavacık ve Gecek köylerinde, kök boyalı kilim dokumacılığı yapılmaktadır. İlçe merkezinin yaklaşık 1 km uzağında, “Gecek su” çıkıyor ve bu su şişelenerek satılıyor.

Eskişehir Günyüzü

GEZİLECEK YERLER

Eskişehir Günyüzü Şadırvan

 

ŞADIRVAN

İlçenin en önemli tarihi eseridir. MS 316 yılında yapılmıştır. Son dönemde, Kütahya çinileriyle kaplanan Şadırvan, İlçenin sembollerinden biri haline gelmiştir. Şadırvan da orijinalliğini kaybetmeyen tek yer, taş işlemeli fıskiyesidir.

Eskişehir Günyüzü Gecek Selçuklu Camisi

 

 

GECEK SELÇUKLU CAMİSİ

İlçe merkezine bağlı Gecek köyünde, şifalı su çeşmesinin güneyindedir.

Yazılı kaynaklara göre cami: Umurbey’in oğlu Selçuk Bey tarafından, 15’nci yüzyılda yaptırılmıştır. Cami dikdörtgen planlıdır. Ana mekan kubbe ile örtülüdür. Son cemaat yeri, ortada beşik tonozla, yanlarda kubbe ile örtülüdür. Doğu ve batı duvarlarında, dışta yer yer değişik boyutlarda delikler görülmektedir. Ahşap işlemeleri ve kök boyasıyla yapılan süslemeler, tarihi camiye ayrı bir hava vermektedir. Caminin bahçesinde tarihi bir çeşme bulunuyor. Bu çeşme, cami ile birlikte aynı yıl Selçuk Bey tarafından yaptırılmıştır. Çeşmede bulunan kabartma ve süslemeler Selçuklu mimari tarzını yansıtır.

1970-1971 yılları arasında caminin kırma çatısı kaldırılmış, kubbeler dıştan galvanizli saçla kaplanmış, minaresi yıldırım düşmesi sonucu hasarlı olduğundan restore edilmiştir. Minare taştan, yeniden yapılmıştır. Onaltıgen pabuçlu ve gövdelidir. Kaidesi kare planlıdır. Türk üçgenleriyle geçilmektedir. Şerefe ve petek kesme taştandır. Külah saçtır.

Eskişehir Günyüzü Kavuncu Köprüsü

 

KAVUNCU KÖPRÜSÜ

Köprü: Günyüzü-Polatlı karayolu üzerinde Kavuncu köyünden yaklaşık 3 km batı yönde ve Sakarya nehri üzerindedir.

Köprü betonarmedir. Yakın çevrede, araç trafiğini taşıyan en büyük köprüdür. Ağaç direkler üzerine yapılan köprünün temel bağlantıları, kurşun dökülerek yapılmıştır. Sağ ve sol tarafta, tek kemerli olarak köprünün trabzanları, kemerleri taşıyan beton kolonlar içinden geçen demir korkuluklar ile yapılmıştır. Köprüde bağlayıcı olarak kullanılan metal akşamlardan bazıları sökülerek çalınmış ve taşıyıcı payeler, kolonlar oldukça yıpranmıştır. Kurtuluş savaşı zamanında civarda aynı isimle bulunan köprü yıkılınca, 1940’lı yıllarda bu köprü yapılmıştır. Eski köprü yani yıkılan köprü, Sakarya Meydan Muharebesinin yapıldığı yer olarak önem kazanmaktadır. Fakat ayrıntıya ait bilgi bulunmamaktadır.

 

ÇAKMAK BAŞI ÖREN YERİ

İlçe merkezine bağlı Çakmak köyünün, 2.5 km kuzeyindedir. Buraya ulaşım zahmetli, Çakmak köyünden Çakmakbaşı Suyu mevkiine giden tarla yollarını takip ederek ulaşılıyor.

Çakmakbaşı Büyük Deresinin oluşturduğu vadidedir. Vadinin batı yamacında ve üst kısmındaki vadiye hakim düzlük alanda, yüzeyde çok sayıda Bizans dönemine ait seramik parçaları bulunmuştur. Ayrıca yapılara ait temel kalıntıları görülmektedir. Yamaçtan vadi içine doğru olan taş akıntısı, söz konusu yerleşim yerinin sur ile çevrildiğini gösterir.

 

Eskişehir Günyüzü Gümüşkonak

 

GÜMÜŞKONAK

Gümüşkonak köyü, 1985yılında Belediyelik olmuştur. İlçe merkezine 8 km uzaklıktadır. Gümüşkonak beldesinin tarihi, Roma dönemine kadar uzanır. Roma ve takip eden Bizans döneminde burası “Germia” bölgesi ismiyle tanınır. Germia: şifalı suları ve St Michael’e ait kilisesi ile ünlü bir Bizans şehridir.

Bizans döneminde, burada “Justinianapolis” isimli büyük bir yerleşim yeri kurulmuştur. Bizans’ın güçlü imparatoru Justinianos, kendi adını verdiği şehri bir Hıristiyanlık merkezi haline getirmiştir. Uzun yıllar sonra, burada bulunan köy “Jarma” ismiyle tanınır. Daha sonra ise “Yörme” olmuş ve son olarak “Gümüşkonak” yapılmıştır. Jarma ve Germe isimlerinin anlamı, “sıcak su yani hamamlar memleketi” demektir. Beldede turistik yapı olarak: 1 tane hamam ve 1 tane tarihi kilise bulunur.  1984 yılında beldenin ismi “Gümüşkonak” olarak değiştirilmiştir, günümüzde arkeolojik Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

Eskişehir Günyüzü Germia ve Başmelek Mikail Kilisesi

 

Germia ve Başmelek Mikail Kilisesi

Kilisenin bulunduğu bölgenin ismi, Roma döneminde “Germia” dır. Bu isim bugün “Yürme (ya da Yörme)” olarak varlığını sürdürür.

Germia: Erken Bizans döneminde bir haç merkezi olarak görülmektedir. Çünkü: “Mesih” in tunik parçası, kilisenin kriptinde bulunmaktadır. Bu durum, Aziz Theodore tarafından belirtilmiştir. Ayrıca, Bizans imparatoru Justinian, yaşlılığında burayı ziyaret etmiş ve ölmeden hemen önce dua etmiştir. Kilise: 1813 yılında keşfedilmiştir. Daha sonra yapılan araştırmalarda, kilisenin Piskoposluk merkezi olabileceği iddia edilmiştir. Kilise hakkındaki ilk makale: 1986 yılında yayınlanmıştır. Saint Michael kilisesi ve Germia şehrinde yapılan yüzey araştırmalarının ardından kazı çalışmaları başlamıştır. Yapılan araştırmalara göre kilise hakkında tespit edilen bilgiler şunlardır:

Kilise 5’nci yüzyılda yapılmıştır. Yazılı kaynaklara göre: Patriarch Studios: 454 yılında Konstantinopolis şehrinde toplanan konsey sırasında anlatılan bir mucizeden etkilenerek bu kiliseyi inşa etmeye karar verdiği belirtilir. Kilisenin ikinci yapım evresi: İmparator Justinian ve eşi Theodora monogramlarını taşıyan buluntulara dayanarak, 6’ncı yüzyılın ortalarına tarihlenir. Üçüncü aşama ise: Germia’nın “Diocese” haline geldiği Orta Bizans döneminde yani 10’ncu yüzyıldan sonraki döneme tarihlenir.

Mimari özellikler

Başmelek Mikhael kilisesi: beş nefli, kubbeli bir bazilika tarzındadır. Kilisenin iyi korunmuş bölümleri: içinde kalan kuzey neflerinden biri olan narteksin güney bölümü ve güneydoğu köşesindeki ek odadır. Batı cephesinin her iyi yanında bulunan kuleler hariç, yapı 50 metre uzunluğunda ve 27 metre genişliğindedir. Batıda: kuzey-güney doğrultusunda, dikdörtgen girişli narteks, beş girişi vardır. Narteksin doğu yarısının büyük çoğunluğu günümüze gelmiştir. Sadece cephede oluşan, batı kesiminin güney bölümü yok olmuştur. Günümüzde ,merdiven ayakları kulesinin, güneybatı köşesindeki cephenin bazı kısımları görülür. Kilisenin doğu yarısı ve apsisin özelliklerinden, sadece güneydoğu köşesinde bulunan kare planlı ek oda görülebilir.

İçinde kuzey nefde görülebilen yapının desteği, kare, dikdörtgen, L ve çarpraz şekilli kesitlere sahip sütunlar şeklindedir. Nefte, bu sütunlar birbirine bakacak şekilde, kare planda bölümler oluşturur. Nefin batısında sütunlar ve kemerler üzerinde düzgün kesilmiş kare blok taşlar vardır. Üç sıra, kabaca oyulmuş kesme taşı ve alternatif sırada birleştirilen dört sıra tuğla dikkat çeker. Batı cephesinde, girişin her iki tarafına simetrik olarak yerleştirilmiş kemerli levhalar, bugün mevcut değildir.

Tarihi Hamam Kalıntısı

“Miryanoilos hamamı” Bizans imparatoru Justinyen tarafından yaptırılmıştır. (Günümüzde harap durumdadır.) Gümüşkonak mahallesi, tarihi şifalı hamamlarıyla ünlüdür. Günümüzde burada bulunan Roma döneminden kalma hamam kalıntısı ilgi çeker. Hamam, günümüzde depo olarak kullanılıyor. Hamam her ne kadar harap olmuş olsa da günümüzde burada modern yüzme havuzu ve hamam tesisleri bulunmaktadır.

Eskişehir Günyüzü Domuzağılı Antik Mermer Ocağı ve Kaya Mezarı

 

Domuzağılı Antik Mermer Ocağı ve Kaya Mezarı

Gümüşkonak beldesinin 2 km doğusunda, Kavacık köyünün 800 metre batısında, Gümüşkonak-Kavacık köyü stabilize yolunun güney bitişiğinde, Kurudağ tepesindedir.

Eskişehir Günyüzü Domuzağılı Antik Mermer Ocağı ve Kaya Mezarı

Kurudağ Tepesinin zirvesinde, ana kayaya oyulmuş, doğu-batı doğrultusunda, dikdörtgen planlı bir mezar bulunmaktadır. Mezarın 20 metre kuzeyinde ve 180 metre doğusunda, iki tane antik mermer ocağı görülür. Arkeolojik alan içinde bulunan kilisenin inşaatı, büyük olasılıkla bu mermer ocaklarından sağlanan mermerler ile yapılmıştır.

Eskişehir Günyüzü Adem Sekmen Bahçesi Bizans Yerleşimi

 

Adem Sekmen Bahçesi Bizans Yerleşimi

Mermer ocağının 1 km doğusunda, Kurudağ Tepenin yamaçlarında: Bizans yerleşimi ve 2 km doğusunda Gümüşkonak Arkeolojik Sit alanı bulunmaktadır. Bu alan 1988 tarihinde Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Bu alanda, inşaat kazısı sırasında açılan çukurda yapılan yüzey araştırmasında, Bizans dönemine tarihlenen bir yapıya ait kesme kireç taşlarından temel kalıntısı tespit edilmiştir. Kesme taşların geniş yüzünde kırmızı haç görülmüştür. Açılan çukurların çevresinde Bizans dönemine ait olduğu düşünülen seramik parçaları ve pişmiş toprak levhalar görülmüştür.

Eskişehir Günyüzü Evaltı Yerleşimi

 

Evaltı Yerleşimi

Beldede bulunan Evaltı Mevkiinde, Bizans yerleşimi kalıntıları görülür. Etrafı bahçelik olan yerleşimde yapılan incelemelerde: teraslanmış bahçe sınırlarını çevreleyen duvarlarda ve yol kenarlarında çok sayıda kesme blok taşlar, sütun kaideleri ve Bizans dönemine ait seramik parçaları ile tuğla tespit edilmiştir. Bahçe duvarlarında yer alan taşların boyutu, alanda büyük yapılar olduğunu düşündürür. Söz konusu büyük kesme blok taşlar, Gümüşkonak’ta bulunan kilisenin blok taşları ile boyut ve işleme şekilleri açısından benzerlik gösterir.

Eskişehir Günyüzü

 

Değirmenönü Bizans Yerleşimi

Beldenin 600 metre kuzeydoğusunda Ayvalı köyüne giden stabilize yolun 100 metre batısında Değirmenönü mevkiindedir. Çevresi tarlalardan hafif yüksek bir alanda yer alır. Yüzeyde çok sayıda profilli ve profilsiz mermer levha parçaları, farklı renklerde tessera parçaları ve Bizans dönemine ait seramik parçaları görülür. Ayrıca kaçak kazı ile açılmış çukurda, doğu-batı doğrultulu kalker kesme bloklardan oluşan bir temel kalıntısı, temel kalıntısının 20 metre doğusunda ise jeoradar uygulaması ile tespit edilen yuvarlak planla ve apsisli bir yapı bulunmaktadır.

Sivrihisar tanıtımı.

Eskişehir tanıtımı.