Ankara Türkiye İş Bankası İktisadi Bağımsızlık Müzesi

Ankara Türkiye İş Bankası İktisadi Bağımsızlık Müzesi

Türkiye İş Bankası, kendi müzesi İstanbul’da iken, Ankara’ya da böyle bir müze açmış ve iyi bir reklam kampanyası ile tanıtmıştır, uzun süre müzenin açılması ile ilgili reklam afişleri şehrin birçok yerinde karşımıza çıkmıştır.

Ulusda tarihi bina, İş Bankası Genel Müdürlüğü tarafından müzeye dönüştürülmüştür. Şehrin en merkezi yerinde, bulunmaması olanaksızdır, rahatlıkla ulaşıp gezebilirsiniz.

Biraz bu tarihi binadan söz etmek yerinde olacaktır. Tarihi bina: İtalyan mimar Giulio Mongeri tarafından, 1929 yılında İş Bankası’nın 3’ncü Genel Müdürlüğü olarak inşa edilmiştir. Yapının mimari üslubu, Neo-Osmanlı tarzıdır. Dıştan alt ve ortalar ayrı, üst kısımda ise Rönesans üslubu kullanılmıştır. Sütunlar çok süslüdür ve Osmanlı ile Selçuklu mühür ve armaları bulunur.

Daha sonra ise, bankanın Heykel Şubesi olarak kullanılmıştır. Dekorasyonu Selahattin Refik Sırmalı tarafından yapılmıştır, kendisi Atatürk’ün Çankaya köşkündeki çalışma odasını da tasarlamıştır. 90 yıllık tarihi bina, hizmete açıldığı ilk günden itibaren Ankara’nın simge yapıları arasına girmiştir.

Evet: müze 2 Mayıs 2019 tarihinde açılmıştır.

Müze: Pazartesi, Ramazan ve Kurban bayramlarının ilk günleri, 1 Ocak günü hariç, her gün açıktır. Saat: 10.00-18.00 arasında ücretsiz olarak gezilebilir.

Müzeye neden bu isim verilmiştir? “Atatürk’ün, askeri zaferlerin ancak iktisadi zaferlerle kalıcı olabileceği vizyonu” nedeniyle bu isim verilmiştir.

Müzede: Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren ülkemizin iktisadi bağımsızlık yolunda attığı büyük adımlar, Bankanın tarihiyle birlikte ele alınmaktadır.

Ulus’ta müzeye dönüştürülen tarihi binada: bodrum katındaki kiralık kasalar bölümü ve giriş ile birinci katlarda, orijinal olarak korunan özel tarihi alanlar ziyarete açılmıştır.

Giriş/Zemin katta; Mongeri’nin zarif tasarımı görülüyor. Ahşap malzeme, manuel çalışan döner kapı oldukça etkileyicidir. İçeri girince büyük bir karşılama alanı bulunuyor, yukarıdaki boşluğa baktığınızda bir vitray göreceksiniz. Bu vitray içinde “Hermes” görülüyor. (Hermes: altın değnekli Hermes, en hızlı ve en kurnazdır. Ticaretin, hırsızların, kurnazların, sporcuların, seyyahların ve koşucuların tanrısıdır.) Hermes: İş Bankasına 100 metre uzaklıktaki Roma hamamı kazılarında bulunmuştur.

Bu katta: bankanın iktisadi bağımsızlık tarihine dair koleksiyonunda yer alan fotoğraf, belge, obje ve filmler sergileniyor. Özellikle: geniş salonda bulunan ahşap çalışma masaları, kasa dolapları dikkat çekiyor.

Katlar arasındaki dolaşım, çevresi telle çevrili asansörle yapılıyor, ama mermer merdivenleri de kullanabilirsiniz.

1’nci katta: Atatürk’ün de misafir edildiği, orijinaline uygun şekilde korunan İdare Meclisi Salonu ya da Mavi Salon olarak isimlendirilir ve Genel Müdür Celal Bayar’ın odası bulunuyor. İdare Meclisi Salonu uzun yıllar yönetim kurulu toplantılarına ve bankanın en önemli toplantılarına ev sahipliği yapmıştır.

Yönetim kurulu, hala, her yıl bankanın kuruluş yıldönümü olan 26 Ağustos tarihinde, bu salonda toplanıyor. Tarihi binanın müzeye dönüştürülme kararı da bu salonda verilmiş. Ayrıca bu salonun hemen girişinde: bankanın ilk hesap defteri görülüyor.

Banka kurulduktan sonra, Banka tarafından 1 numaralı hesabın daima millete ait olduğunu söyler. Bunun üzerine 1 numaralı hesap TBMM’ye verilirken, 2 numaralı hesap ise Atatürk’e verilir.

22 Ekim 1929 tarihinde, Atatürk’ün misafir edildiği, orijinaline uygun şekilde korunan “İdare Meclisi Salonu” da, ziyarete açılmıştır. Atatürk’ün ziyareti sırasında çekilen fotoğraftan Kurt Bullent tarafından  Müze için yapılan bir yağlıboya tablo ile Atatürk’ün Banka’nın İskenderiye Şubesi’ne hitaben imzaladığı Weinberg tablosu da sergileniyor.

Yine bu katta. Türkiye İş Bankasının, yapıldığı tarihte, Türkiye’nin en uzun binası olma özelliği taşıyan Genel Müdürlük binalarının maketleri de bulunuyor.

2’nci katta: Bankanın iletişim faaliyetlerini ve toplumsal katkılarını anlatan “Türkiye İş Bankası İftiharla Sunar” başlıklı kalıcı bir daimi sergi kurgusu vardır. Bu katta: Türkiye İş Bankasının bir zamanlar dağıtmış olduğu tarihi kumbaraları da görebilirsiniz.

3’ncü katta: sanat galerisi var, burada geçici sanat sergileri açılıyor. Dönemsel olarak sergiler düzenlenecektir.

4’ncü katta: burası sürekli sergi katıdır.

Milli Mücadelenin 100.Yılında İstiklal sergisi bulunuyor, sergi yıl sonuna kadar ziyaret edilebilir. Sergi; yani “İstiklal” başlıklı sergide: Türk milletinin verdiği mücadeleyi bine yakın belge, fotoğraf, film ve objeyle anlatıyor.

Ziyaretçiler, yüzyıllık bir tarihi yolculuğa çıkıyorlar. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, Milli Mücadelenin isimsiz kahramanları olan Anadolu insanını bir kez daha saygı ve minnetle anmak üzere hazırlanan sergiler: On yıllık savaş, Mütareke ve işgal, Direniş ve Kuvayı Milliye, Düzenli ordu ve sathı müdafaa, Hukuk ve Taarruz, İstiklal ve cumhuriyet olmak üzer 6 bölümde bilgi ve belgeleri ziyaretçilere aktarıyor.

Sergilerde savaşa dair askeri objeler, o dönem kaleme alınmış günlükler, notlar, savaş sırasında hazırlanmış ve savaşın seyrini belirleyen haritalarla cephelerde komuta kademeleri arasındaki emirler görülebilir. Ayrıca sergideki projeksiyonlarda, Milli Mücadele dönemine ait çok sayıda tarihi görüntü izlenebilir.

Sonuç, evet gayet güzel, muhteşem güzel bir müze, ulaşım kolay, ulaşım rahat, ücretsiz, mutlaka zaman ayırın ve gidin, gerçekten bambaşka bir aleme gireceksiniz.

Konya Doğanhisar

Konya Doğanhisar

Doğanhisar, Konya arası uzaklık: 122 km. Doğanhisar, Akşehir arası uzaklık: 45 km. Doğanhisar, Höyük arası uzaklık: 33 km. Doğanhisar, Ilgın arası uzaklık: 36 km.

Konya Doğanhisar

TARİHİ

Buradaki ilk yerleşim, MÖ 500 yıllarında “Metyos” ismiyle kurulmuştur. Şehrin ismi Selçuklular döneminde “Doğan kuşuna” izafeten “Doğan Kalesi” olarak kullanılmıştır. Daha sonra ise “Doğanhisar” ismi verilmiştir. Doğanhisar, 1473 yılında Osmanlı hakimiyetine girer. 1957 yılında İlçe olur.

Konya Doğanhisar

GENEL

İlçe merkezi, Sultan dağlarının kuzey doğuya bakan eteklerinde kuruludur. Arazinin büyük bölümü dağlık ve ormanlıktır. Denizden yükseklik ortalama 1220 metredir. Karasal iklim hakimdir, buna bağlı olarak yazları kurak ve sıcak, kışları soğuk ve yağışlı geçer. İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

DOĞANHİSAR MESLEK YÜKSEK OKULU

Konya Selçuk Üniversitesine bağlıdır. 2001 yılında kurulmuştur. 2008 yılında kendi binasında eğitim öğretime başlamıştır.

Konya Doğanhisar toprak kapları

TOPRAK KAP YAPIMI

Doğanhisar yöresinde toprak kap yapımında: toprağın kalitesi ve farklılığı önem kazanır. 1850 yılları ve sonrasında, bölgede testi yapımı gündeme gelmiş ve ilçe halkının neredeyse tamamının önemli bir gelir kaynağı olmuştur. Cumhuriyet döneminde, Doğanhisar’da 50-60 tane testi pişirme fırını bulunuyormuş.

DOĞANHİSAR PEŞKİRİ

Yörede el dokumacılığının en güzel örneklerinin verildiği dokuma türlerinin başında peşkir gelir. Doğanhisar Halk Eğitim Merkezinde peşkir dokumacılığı kursları düzenleniyor. Böylece unutulmaya yüz tutmuş olan peşkir motiflerinin her biri tekrar gündeme geliyor.

GEZİLECEK YERLER

Doğanhisar Ulu Cami

ULU CAMİ

İlçe merkezindedir. Kitabesine göre: 1548 yılında yapılmıştır. Ahşap minber ve mihrap görülmeye değerdir. Sütun birleşimlerinde kırmızı renkli ve altın varak işlemelerin örnekleri görülür. Minare: batı duvar köşesindedir. Taş ve tuğla karışık örgülüdür.

Konya Beyşehir hakkındaki yazım için  Beyşehir

Konya Yunak

Konya Yunak

Yunak, Konya arası uzaklık: 190 km. Yunak, Ankara arası uzaklık 260 km. Yunak, Akşehir arası uzaklık: 60 km. Yunak, Polatlı arası uzaklık: 121 km.

TARİHİ

Antik dönemde, Lidya devletinin Kral Yolu (Altın Yol) Yunak bölgesinden geçiyordu. Yunak ve çevresinin ormanlarla kaplı olduğu ve yoğun olarak bağcılık yapıldığı bilinmektedir.

Ancak yöreye ilk yerleşim 16’ncı yüzyıldan sonra olur ve ilk olarak Karataş deresi yöresine yerleşilir. Bunu takiben doğu illerinden gelenler, yöreye yerleşirler. Ayrıca: Bulgaristan’dan ülkemize gelen soydaşlarımızın bir kısmı da bu bölgeye yerleştirilmiştir.

1912 yılında Yunak, Akşehir ilçesine bağlı bir bucak merkezidir. 1953 yılında ise Konya iline bağlı bir ilçe olur.

Yunak isminin kaynağı: Bu konuda çeşitli görüşler vardır. Bunlara göre: “Yöre insanının Karataş deresinde çamaşır ve hayvanlarını yıkayanların isteklerini anlatırken kullandıkları kelime “Yunak” dır ve anlamı “yıkanalım” dır. Bir diğer görüş ise: Turgutlular, koyun ve kuzularını Karataş deresinde yıkarlar ve temizlenen hayvanlara bakarak “Yünü Ak” derlermiş. Bu kelimeler, günümüze  “Yunak” olarak gelmiş ve ilçenin ismi olmuştur.

Konya Yunak

GENEL

Yüzölçümü olarak Konya ilinin büyük ilçelerinden birisidir. İlçenin bütün unsurları, yerleşimin merkezi olan “Hükümet Caddesi” çevresinde yoğunlaşmıştır. Halk buraya çarşı der. İlçe, İç Anadolu Bölgesindedir.

İlçe batıda bulunan Bayaktolu dağının batı eteklerinde, hafif meyilli bir arazi üzerinde kurulmuştur. İlçenin doğu ve güneyinde geniş düzlükler bulunur. Merkez çevresi ise dağlıktır. Rakım 985 ile 1169 metre arasında değişmektedir. Ortalama rakım ise 1071 metredir. Bölgenin ekonomisi tamamen tarım ve hayvancılığa bağlıdır. Yunak yöresinde GES (güneş enerjisi panelleri) projesi uygulanmakta ve güneş ışınlarından enerji elde edilmektedir.

YUNAK MESLEK YÜKSEK OKULU

Konya Selçuk Üniversitesine bağlıdır. 2013 yılında ilçedeki okulun binası tamamlanmıştır. 2013 yılında Yunak Meslek Yüksek Okulu kurulmuş ve Maliye, Bankacılık, Sigortacılık, Elektrik bölümleri bünyesinde olarak eğitim-öğretim başlamıştır.

GEZİLECEK YERLER

Yunak ilginç bir yer, tarihi kalıntılar çok, Roma ve Bizans dönemine ait birçok kalıntı bulunmasına rağmen, bu kalıntılarla ilgili hiçbir resmi bilgi-belge yoktur.

Bu yüzden: yörenin turizm potansiyeli oldukça yüksek olmasına rağmen, sanırım ilgi-alaka seviyesi düşük ve bu yüzden sadece bilgi verme amaçlı birkaç yerden söz edeceğim, ama gidip görmeye kalkarsanız, bazı kalıntıları görebilirsiniz, ama herhangi bir belge-bilgi olmadığından sanırım pek keyifli bir gezi olmaz.

SAAT KULESİ

İlçe merkezinde Hükümet Konağı önünde Anıt Meydanındadır. Saat kulesi: 10 metre genişliğinde, 17 metre yüksekliğindedir. Önünde havuz vardır. Kule: mermer ve çini kaplamadır.

KARATAŞ MAHALLESİ

İlçenin ilk yerleşim yeri olan burada “Kızoğlan Mağarası” isimli bir mağara bulunmaktadır. Mağaranın Hitit ve Roma döneminden kaldığı düşünülmektedir. Ancak turizme açılmamıştır.

Yine Karataş Mahallesinde, Karataş deresi denilen yerde dere yakınında beyaz mermer sütuna benzer, düz bir sabit kaya vardır. Bu kayanın üzerinde oyulmuş yuvarlaklar bulunur. Buraya halk arasında “Düldül Ayağı” denilir. Bir hazine işareti olabileceği düşünülerek burada kaçak kazılar yapılmış, ancak sadece boş küpler bulunmuştur.

Konya Yunak Karataş Mahallesi Yeraltı Şehri

Yeraltı Şehri

Karataş Mahallesindedir. Yeraltı şehrinin tek girişi ve havalandırma bacası vardır. Ancak havalandırma bacaları, dışarıdan insanlar tarafından dökülen molozlarla tıkanmıştır. Genel olarak 1.5 metre yüksekliğinde ve 1 metre genişliğinde olan galerileri, labirent gibidir. Galeriler arası bağlantılar, kubbemsi yapılı ve daha alçak tavanlıdır. Buna karşılık değişik amaçla kullanılan batı bölümler ise daha geniştir.

TURGUT KASABASI

Bölgenin en eski yerleşimlerinden olan Turgut ve çevresinde yoğun antik kalıntılar bulunmaktadır. Bunlar değerlendirildiğinde, bölgenin tarihinin 5 bin yıl öncesine kadar gittiği tahmin edilir. Roma ve Bizans dönemini takiben, Anadolu’ya gelen Türk aşiretleri bölgeye yerleşirler. Bu aşiretlerden birisi olan Turgutoğulları, Orta Asya’dan Anadolu’ya gelmişlerdir. Bu Türkmen aşiret beyleri arasında Turgut adını almış ulu kişiler de vardır. Bu yüzden beldeye “Turgut” ismi verilmiştir.

Turgut kasabasının önceki ismi “Miskamit/Misk” dir.

Miskamit Şehri Harabeleri

Kasabada: gerek mezarlıkta bulunan Roma dönemine ait Grekçe kitabeler ve gerekse çeşmelerde kullanılan devşirme malzemeler, zengin bir Roma şehri olduğunu kanıtlamaktadır. Roma döneminde, şehir, Eski Kışla denen yerden başlar, Kara Kuyu’ya kadar uzanırdı. Harunlar’daki kale de bu şehre aitti. Şimdiki mezarlığın olduğu yerde bir mabet vardı. Bu mabedin kalıntıları günümüze ulaşmıştır.  Mabed, Bizans döneminde kiliseye çevrilmiştir. Mezarlıkta, Bizans dönemine ait kitabeler bunu kanıtlar. Koca Çeşmenin yanındaki evlerin duvarlarında haçlı mermer mimari parçalar devşirme malzeme olarak kullanılmıştır. Bunlara bakarak günümüzdeki Merkez Camisi civarında da bir kilise varlığı tahmin edilmektedir.

HAZİNE İNİ

İlçe merkezinin doğusunda, Kurşunlu dağının doğu kısmındadır. Dağın üzerinde, kale denilen bir kalıntı vardır. Halk tarafından, hazine aramak için açılan kazılarda, su sarnıcına benzer bir çukur bulunmuştur. Bu çukurun, antik dönemde maden ocağı olarak çalıştırıldığı anlaşılmaktadır. Kalede: güneye doğru ve kuzeybatıya doğru uzanan iki ayrı sur mevcuttur.

PİRİBEYLİ KASABASI

Pissiya Şehri Harabeleri

Samıt ve Kapaklı mevkiindedir. Turizme yönelik herhangi bir bilgi verici çalışma yapılmadığından, bilgi yoktur.

KARAGÖZ

Ağılı Mevkii

Burada kilise ve şehir harabeleri bulunmaktadır. Ancak turizme yönelik herhangi bir bilgi verici çalışma yapılmamıştır.

Konya Beyşehir hakkındaki gezi yazım için  Beyşehir