Konya Derebucak

Konya Derebucak

Derebucak tam bir mağara cenneti, mağara tutkunları mutlaka burayı ziyaret etmeliler, ancak unutulmaması gereken bir husus var, bu mağaralara sadece profesyonel mağaracılar girebiliyorlar, yani amatör mağara tutkunları için bu muhteşem güzellikteki mağaraları gezmek pek mümkün değil.

ULAŞIM

İlçe: Beyşehir-Antalya kara yolu üzerindedir. Derebucak, Konya arası uzaklık: 140 km. Derebucak, İbradı arası uzaklık: 45 km. Derebucak, Beyşehir arası uzaklık: 46 km. Derebucak, Seydişehir arası uzaklık: 49 km.

TARİHİ

İlçenin kuruluş yılları, Anadolu Selçuklu dönemine rastlar. 1912-1926 yıllarında Derebucak ve çevre köyler Akseki ve İbradı’dan ayrılarak Seydişehir’e bağlanır. Cumhuriyetin ilk yıllarında: Akseki ile ilgili resmi kayıtlarda çoğunlukla Derebucak bazen Dereköy olarak yazılır. Seydişehir ile ilgili resmi kayıtlarda ise Derebucak yazılır. 1930’lardan sonraki kayıtlarda hep Derebucak olarak geçer.

İlçe 1927 ve 1955 yıllarında iki büyük yangın geçirmiştir. Bu büyük yangınlarda ilçede bulunan yapıların büyük kısım yanarak yok olmuştur. Her iki yangın da, burada yaşayan nesiller üzerinde derin izler bırakmıştır.

Bu felaketlerin beraberinde kıtlık ve sel felaketleri de görülür. 1873-1874 tarihleri ve 1920-1940 yılları arasında bölgede büyük kıtlık görülür. 1907 yılında ise Gembos ovasının sularla dolması sonucu Derebucak arazisi su baskınına uğrar.

1960 yılında Avrupa kapıları Türk işçileri için açılınca, Derebucak bir gurbetçi beldesi olur. Gurbete göç 1962 yılında başlamış ve uzun yıllar devam etmiştir. 1967 yılında yörede Belediye teşkilatı kurulur. 1987 yılında ise İlçe olmuştur.

Konya Derebucak

GENEL

Akdeniz bölgesinde ve Torosların arasında bulunmaktadır. Denizden yükseklik ortalama 1240 metredir. Denizden yüksek olması nedeniyle tam anlamıyla Akdeniz iklimi hakim değildir. Bu yüzden: karasal geçiş iklimi vardır.

Buna bağlı olarak yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve kar yağışlı geçer. İlçenin ekonomik faaliyetleri, 1960’lı yıllara gelinceye kadar: av tüfeği imalatı, tarım, hayvancılık ve halıcılıktır.

Av tüfeği imalatı ve halıcılık 1968 yılına kadar devam eder. Ancak 1965 yılında Avrupa’ya göçler başlayınca bu konuda kurulan kooperatifler zaman içinde küçülmüş ve sonra kapanmıştır. Günümüzde başlıca ekonomik etkinlik tarım ve hayvancılıktır.

Konya Derebucak Av tüfeği imalatı

Ancak av tüfeği (Huğlu marka tüfekleri Huğlu Mahallesinde yani burada imal ediliyor) imalatı sürmektedir. İlçenin en büyük özelliklerinden birisi de, yurt dışında çok sayıda gurbetçi işçi bulunmasıdır.

 

DEREBUCAK MAĞARALARI TANITIMI VE YAYLA ŞENLİKLERİ

Her yıl Temmuz ayında geleneksel şenlikler düzenlenmektedir. Şenliklerde: çeşitli oyunlar, yarışmalar ve eğlenceler düzenlenir. Ayrıca konserler verilir.

Konya Derebucak

GEZİLECEK YERLER

 

ÇAMLIK KÖYÜ

Konya Derebucak Çamlık Köyü Dedetarlası Mağarası

Dede Tarlası Mağarası

Köyün 4 km güneybatısında, Medi mevkiindedir. Mağaraya ulaşmak için stabilize yolda bir süre yürümek gerekiyor. Mağaranın uzunluğu 533 metre ve yüksekliği 05 ile 5 metre arasında değişmektedir. Mağaranın iki tane girişi vardır.

Konya Derebucak Çamlık Köyü Dedetarlası Mağarası

Birinci giriş: kayalar arasındadır, eğilerek girebilirsiniz. İçeride 100 metre kadar ilerledikten sonra ikinci girişe ulaşılır. İkinci giriş, oldukça diktir ve 8 metre yüksekliktedir. Bu ikinci girişten sonra 200 metre yürüdüğünüzde su havuzlarına ulaşırsınız. Bu havuzların derinliği yaklaşık 1.5-2 metre kadardır.

Mağaranın son kısmında ise, oldukça yüksek bir salon kısmı bulunur. Bu salonun zemini, kayaların su tarafından aşındırılmasıyla oluşmuştur. Mağaradan çıkış için, tekrar aynı yoldan geri dönmeniz gerekiyor.

Konya Derebucak Çamlık Köyü Körikini Mağarası

Körükini Mağarası

Köyün 1 km batısındadır. Buraya stabilize yol ile ulaşılır.

Uzunluğu 1320 metre, yüksekliği 30 metredir. Mağaranın girişi oldukça etkileyici bir görünüme sahiptir ve 30 metre yüksekliktedir.

Konya Derebucak Çamlık Köyü Körikini Mağarası

Mağara içerisinde 130 metre ilerledikten sonra derin bir göle rastlanır. Gölün yanından ilerlediğinizde mağara tavanının metrelerce yükseldiği görülür. Ayrıca: mağaranın çıkışında 12 x 12 metre boyutlarında bir çıkış yeri göreceksiniz. Ancak çıkışa ulaşmadan hemen önce: oldukça etkileyici bir görüntü ile karşılaşacaksınız. Bu bölümde: birçok havuz, sarkıt ve dikitler bulunur. Havuzların derinlikleri 1 ile 1.5 metre arasında değişir, yaz aylarında ise havuzlar boştur. Mağaranın çıkışı, Değirmenlik vadisi içindedir.

Konya Derebucak Çamlık Köyü Suluin Mağarası

Suluin Mağarası

Körükini mağarasının çıkışının 300 metre aşağısındadır.

Mağaranın uzunluğu 300 metredir, yüksekliği ise 20 metredir. Genişliği 3 ile 8 metre arasında değişir. Mağaranın üst girişi kayalıktır. Girişten sonra iki gölet vardır ve bunlar geçildikten sonra 150 metre uzunluğundaki gölete ulaşılır.

Konya Derebucak Çamlık Köyü Suluin Mağarası
 

Bu mağaranın en büyük özelliği, mağaranın duvarlarında Roma döneminden kalma aziz ve azizelere ait 14 fresko bulunmasıdır.

Göletlerde kısa kürekli botla gezmek mümkündür. Ancak bazı kısımlarda suyun derinliği 5 metreye kadar ulaşır. Mağaranın çıkışına doğru geçit genişler. Burada oldukça muhteşem görünen 10 metre genişliğinde bir yarık vardır. Mağara çıkış kısmından bot ile çıkmak mümkündür, bu yüzden mağaraya girmeyi düşünenler, yanlarında mutlaka kısa kürekli bot bulundurmalıdır.

TAŞLIPINAR (ZEKERİYAKÖY) KÖYÜ

Konya Derebucak Taşlıpınar Zekeriya Köyü Kabartmalar

Kabartmalar

Köy’ün doğu yönünde, A. Göksu’nun evinin altındaki doğal kaya kütlesinde: yola bakan cephede 7 tane süvari kabartması ve tabula ansata içerisinde yazıt bulunmaktadır.

Kabartmaların MS 3’ncü yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. Bu kaya kabartmaları, ilk olarak 19’ncu yüzyıl sonunda Hirscfeld tarafından, mezar işlevli oldukları düşüncesiyle yayınlanmış, daha sonra Sarre’nin yazıtları çözmesiyle Ares’e adandıkları anlaşılmıştır. Yedi ayrı kabartma, dik bir kayanın doğu yüzüne belli bir düzen gözetmeden kazınmıştır.

Doğal kaya kütlesi üzerinde, kemerli ve her iyi yanında sınırlandırılan sahnede: süvari betimlemeleri görülür. Betimlemelerin hepsinde, atların hareket yönü, doğu tarafadır. (sağ yöndedir.) Fakat bunların bir kısmı, günümüzde okunmayacak kadar kötü durumdadır. Çünkü büyük tahribata uğramıştır. Yine de yapılan çeşitli araştırma sonuçlarına göre bazı bilgiler edinilmiştir.

Buradaki kabartmaları: Yunan savaş tanrısı olarak bilinen Ares ile ilişkilendirilmektedir. Buradaki kaya kütlesine, yerel tapınım ilişkilendirilmesi son derece önemlidir. Beş eserde benzerlik varken, ikisinde mimari öğelerin belirtilmediği çukurlaştırılmış kabartma alanına kemerli bir biçim verilmekle yetinilmiştir.

Kabartmaların altındaki yüksekçe kaide, yazıt silmesi işlevi taşır. İki örnekte silme düz bırakılmış, diğerlerinde buraya bir tabula yerleştirilmiştir. Tubala: dikdörtgen, kulplar yay ya da üçgen biçimlidir.

Kabartmaların ayrıntılı incelenmesi

Bir kabartma figürde: süvarinin pelerini uçuşmaktadır. Diğer kabartma figürlerde: plasterli kemerli nişin altında, diğerlerinden farklı olarak kaide vardır. Kaidenin ortasında “Medusa” başı betimlenmiştir. Fakat yoğun tahribata uğramıştır.

Diğer bir figürde: miğfer ve süvarinin üzerinde pelerin yoktur. Fakat, burada atın yelesi diğerlerinden daha detaylı ve özenli işlenmiştir.

Sunak kaidesinin köşelerinde: bazı dörtgen sunaklarda rastlanan masif ayaklar gösterilmiştir.

Kaya kabartmalarında: ikonografik özelliklerinden değil ama kabartma işçiliklerinde bazı farklılıklar görülür. Gerek figür gerekse at daha ince oranlara sahiptir.

Kaya kabartmalarının çok aşınmış olması nedeniyle, yüzey işçiliğinin irdelenmemesine karşılık, öncekilerden farklı olarak mantonun arkada doğru uçuştuğu atın tümüyle profilden betimlendiği izlenir. Bunların başka ellerden çıktığı kesindir.

BALAT MEZRASI

Konya Derebucak Balat Mezrası Balatini Mağarası
 
Balatini Mağarası

Uzunsu vadisinin kuzeyine bakan yamacında, Balat Mezrarının üzerinde bulunur.

Derebucak köyüne 6 km ve Çamlık köyüne 5 km uzaklıktadır. Türkiye’nin en uzun mağarasıdır. Uzunluğu 2030 metredir. Yüksekliği ise 45 metreye kadar çıkar.

Dere mağarasıdır. Mağara içerisinde eski dönemlerden kalan mezar kalıntıları ve başkaca işaretler vardır ve bunlar mağaranın bir zamanlar yaşam alanı olarak kullanıldığını kanıtlar. Mağaranın bir girişi ve dört çıkışı vardır.

Mağara: iki seviyeden oluşur. Üst kat: Zemin tamamen mağara kili ile kaplıdır. Alt kat: Burası su taşıyan asıl galeridir. Suyun az olduğu dönemlerde, su içerisinden yürüyerek ilerlemek mümkündür.
Ancak bu yol üzerinde: üç adet cadı kazanı geçişi vardır ve burada bot kullanmak şarttır. Bu bölümde: travertenler ve dev cadı kazanları görülmeye değerdir.

 

 Konya Beyşehir hakkındaki gezi yazım için Beyşehir

Konya Tuzlukçu

Konya Tuzlukçu

Tuzlukçu, Konya arası uzaklık: 127 km. Tuzlukçu, Akşehir arası uzaklık: 29 km. Tuzlukçu, Ilgın arası uzaklık: 42 km. Tuzlukçu, Yunak arası uzaklık: 45 km.

TARİHİ

Tuzlukçu bölgesindeki yerleşim, önceleri bir oba olarak kurulmuştur. Ketenli yaylasından gelenler yaz döneminde bu odaya gelir ve konaklarmış. Ancak daha sonraları bu insanlar, buraya göç etmiş ve sürekli burada yaşamaya başlamıştır.

Yöredeki ilk yerleşim alanı, bugünkü Yukarı Mahalle’de bulunan Hüyük isimli tepenin çevresidir. Daha sonra, Aşağı Mahalle çevresine ise, Sultandağı eteklerinde hayvancılık yapan Avşar Türkmenlerinden bir gurup gelerek yerleşmiştir.

İlçenin isminin Tuzlukçu olmasının sebebi: Bu konuda çeşitli söylentiler vardır. Buna göre, çevre ilçe ve köylerden tuz getirmek için tuz gölüne giden kervanlar, konaklamak için burayı kullanıyorlarmış ve bu yüzden buraya Tuzlukçu ismi verilmiştir.

Diğer bir söylentiye göre ise: arazinin kıraç ve ağaçsız olması, esen sert rüzgarlardan da çok toz kalkmasından dolayı, yöreye “Tozlukçu” ismi verilmiş, bu isim sonra değişerek “Tuzlukçu” olmuştur.

Cumhuriyetin ilk yıllarında Tuzlukçu, Akşehir ilçesine bağlıdır. 1929 yılımda Yukarı ve Aşağı Tuzlukçu Mahallelerinin birleşmesiyle nahiye olur. 1949 yılında Belediye Teşkilatı kurulur ve 1990 tarihinde İlçe statüsü alır.

Konya Tuzlukçu

GENEL

İlçe merkezi Akşehir-Yunak kara yolundan 7 km içeridedir. Tuzlukçu bir ovanın içerisindedir. Denizden yükseklik 960 metredir. İlçe topraklarında hiç akarsu yoktur. İlçenin güneybatısında Akşehir gölü bulunur. Bitki örtüsü bozkırdır. Genelde yeşillik azdır. İlçede ekonomi tarıma dayalıdır.

HALICILIK

1980 yılından sonra ilçede halı dokumacılığı yaygınlaşmıştır. İlçe merkez ve köylerinde yaklaşık 1000 halı tezgahı vardır. Burada özellikle ipek halı dokunuyor, yolunuz düşerse bakmanızı görmenizi tavsiye ederim.

 

TUZLUKÇU ULUSAL KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ

Bu festivalin en büyük özelliği At yarışlarıdır. Festivalin diğer etkinlikleri: ipek halıcılığı, üzüm ve karpuzdur. 1994 yılından bu yana her yıl geleneksel olarak Eylül ayında yapılmaktadır.

Konya Tuzlukçu

GEZİLECEK YERLER

Konya Tuzlukçu İlkokulu

TUZLUKÇU İLKOKULU

Tarihi okul binası: tek katlıdır, kat altında bodrum bulunur. Kerpiç ve taştan yapılmış, kırma ahşap çatısı kiremit kaplıdır. Pencereler, uzun dikdörtgen ve sivri kemerlidir. İki kapısı bulunur.  Her iki kapı üzerinde: 1926 ve 1937 tarihli kitabeler vardır. Kuzeybatı tarafındaki kapı kapatılmıştır. Yapı: 2000 yılında tecil edilerek koruma altına alınmıştır. 2001 yılında restore edilmiştir. 2008 yılından bu yana Halk Eğitim Merkezi olarak kullanılmaktadır.

Konya Tuzlukçu Cuma-Mezarlık Camii

TUZLUKÇU CUMA-MEZARLIK CAMİSİ

Yukarı Mahallede mezarlık içindedir. 2011 yılında tescil edilerek koruma altına alınmıştır. Cami: 1929 yılına kadar iki ayrı köy (Yukarı ve Aşağı Tuzlukcu Köyü) arasında kalan mezarlık alanına inşa edilmiştir.

Her iki köy, Cuma, bayram ve cenaze namazları için bu camiye geldiklerinden, camiye “Cuma Camii” ismi verilmiştir. Caminin kitabesi yoktur. Ancak muhtemelen 1850’li yıllarda yapıldığı düşünülmektedir. Cami dikdörtgen planlıdır.

Mezarlık içerisinde düz sayılabilecek bir yere yapılmıştır. Minaresi yoktur. Girişe eklenen camekanlı bölüme bir basamakla çıkılır. İç duvarları sıva üzerine boyalıdır. Tavanı: 6 tane ağaç direğin desteklediği, ahşap kirişler üzerine ahşap kaplamadır.

Mihrap: sade görünümlüdür. Minber: mihrabın sağ tarafındadır. Özgün olan ahşap minberin dış yüzeyi yağlı boya ile boyanmıştır.  

1970’li yıllara kadar caminin çatı örtüsü, kara örtü yani saz-hasır karışımıdır. 1970’li yıllarda bu çatı örtüsü kaldırılmış ve kiremit kaplı beşik çatı yapılmıştır.

Konya Tuzlukçu Ali Efendi Çeşmesi

ALİ EFENDİ ÇEŞMESİ

İlçe merkezinde Pazar Mahallesi Akşehir caddesi üzerindedir. Çeşme: düz cepheli, haznelidir. Cephenin ortasında Latin harfleriyle yazılmış bir kitabe bulunur. Bu kitabeye göre, çeşme 1932 yılında Hacı İbrahim oğlu Ali Efendi tarafından yaptırılmıştır. Çeşmenin sağ alt köşesindeki devşirme malzemeye bakınız. Bu malzeme bir mezar stelidir ve üzerinde “ayakta duran iki insan” figürü vardır.

KONARI MAHALLESİ CAMİSİ

Konarı Köyündedir. Özgün mimarisi korunmuş olan cami, kitabesi olmamakla birlikte muhtemelen 19’ncu yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. 2016 yılında tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

Bahçe içinde, tek katlı, dikdörtgen planlı, düz toprak damlı, moloz taştan yapılmıştır. Mihrabında: geometrik ve bitkisel süslemeler vardır. Cami iç duvarlarında: beyaz sıva-boya üzerine süslemeler bulunur.

 Konya Derbent Hakkındaki gezi yazım için Derbent

Giresun Görele

Giresun Görele

Görele, Giresun arası uzaklık: 59 km. Görele, Tirebolu arası uzaklık: 18 km. Görele, Eynesil arası uzaklık: 13 km. Görele, Trabzon arası uzaklık: 71 km.

TARİHİ

11’nci yüzyıldan sonra bölgeye Türkmenler yerleşmiştir. Bölgenin ismi “Koralla “ iken, değiştirmişler ve “Görele” olmuştur. Ancak bu yerleşim yeri, 1771 yılında bir isyanın ardından boşaltılmış ve günümüzdeki yerine taşınmıştır. (Osmanlı döneminde Sultan I. Mahmut zamanında (1699-1754) burada çıkan bir ayaklanma, gönderilen Osmanlı donanmasının burayı yakıp yıkmasıyla bastırılmıştır.)

1873 yılında burada Belediye kurulur. 1923 yılında ise İlçe olur. 1916 yılında bölge Ruslar tarafından işgal edilmiştir. İşgal, 13 Şubat 1918 tarihinde sona ermiştir. Bu işgal sırasında, bölgede Ermeni vahşeti ve toplu katliamlar görülmüştür.

Giresun Görele
 

GENEL

İlçe bağlı bulunduğu Giresun ilinin kuzeydoğusundadır. Kuzeyden güneye doğru, yükselti artar, dağların tepesinde biter. En büyük dağ 2180 metre yükseklikteki Aladağ’dır. Görele’nin 10 km sahil şeridi vardır. Bu yüzden ilçede balıkçılık da önemli yer tutar.

Yöre, iklim gereği her mevsim yağışlıdır. Bundan dolayı her çeşit bitki yetişir. Bunların başında ise fındık, mısır, çay gelir. Ormancılık yaygındır ve büyük önem taşır. Hayvancılık ta yapılır.

Giresun Görele

Kemençe yörede en önemli müzik aletidir. Hatta buraya “Kemençenin Başkenti” denilmektedir. İlçe merkezinde büyükçe bir kemençe heykeli vardır. Görele ilçesinin köylerinde farklı şiveler vardır.

DENİZE GİRİLECEK YERLER

Deliklitaş Halk Plajı

Görele sahilinde bulunan doğal oluşumlu ilginç kaya, yöre halkı tarafından “Deliklitaş” olarak isimlendiriliyor. Burada bulunan Deliktaş ile ilgili söylentiler var. Şöyle ki “borcu olan, derdi olan, çocuğu olmayan delikli taştan geçerse dertlerinden kurtulur” diye bir inanç vardır. Deliklitaşın hemen arkasında bir mağara var. Bu mağaranın da bir arkeolojik alan olduğu söyleniyor.

NE YENİR

Buraya gelip de Karadeniz pidesi yememek olmaz. Burada pide 85 yıllık bir geçmişe sahiptir. Görele de yapılan pide: Görele pidesidir ve pidenin lezzetli olabilmesi için, fırının ısısından pidenin servise sunulmasına kadar birçok özellik vardır.

Yörede: kıymalı, peynirli, kavurmalı, sucuklu, karışık, kaşarlı, kuşbaşılı pide çeşitleri vardır ama ben köy peynirinden yapılan peynirli pideyi öneriyorum. Yok ben pide yemem derseniz, o zaman önerim karalahana yemeğidir.

Giresun Görele Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu

GÖRELE UYGULAMALI BİLİMLER YÜKSEKOKULU

Giresin Üniversitesine bağlıdır. 2009 tarihinde kurulmuş ilçe merkezinde Mimar Sinan İlköğretim Okulu binasında eğitim öğretim başlamıştır. 2014-2015 yılları başında ise Giresun Üniversitesi Görele Güzel Sanatlar Fakültesi binasına yerleşmiştir. 2015 yılında ise, şu anki binasına taşınmıştır. 760 öğrenci eğitim görmektedir.

 

SİS DAĞI ŞENLİKLERİ-OTÇU GÖÇÜ

İlk olarak 1999 yılında yapılmıştır. Ardından her yıl geleneksel olarak Temmuz ayında yapılmaya devam edilmektedir.

Giresun Görele

GEZİLECEK YERLER

Giresun Görele Şehitlik

ŞEHİTLİK

İlçe merkezinde Kumyalı mahallesinde bulunan şehitlik 1916 yılında yapılmıştır ve burada 67 şehit bulunmaktadır. Birinci Dünya Savaşının devam ettiği günlerde, 27 Temmuz 1916 günü, Ruslar tarafından işgal edilen bölgelerde şehit olanların anısına yaptırılmıştır.

SİS DAĞI VE SİS DAĞI YAYLASI

Sis dağı “C” statüsünde Milli Park ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

İlçe merkezinin sahile 40 km uzaklıktaki en büyük dağı olan Aladağ’ın en yüksek tepesi Alimeydan (Sis) dağı 2182 metre yüksekliktedir. Doğu Karadeniz sıradağlarının uzantılarından biridir. Üzerinde yirmi civarında oba vardır.

Sis dağına Giresun-Eynesil yakınlarında sahilden içeri giren yaklaşık 40 km lik köy yolu ile ulaşılır. İlçe merkezinden buraya 1.5 ile 2 saat arasında ulaşılır. Trabzon ve Giresun illeri sınır bölgesindeki bu yörede, Temmuz başına kadar karlar erimez. Bu guruba dahil sis pazarı yaylası, Erikbeli mevkiinin 25 km kuzey batısındadır.

Her yıl Temmuz ayının 3’ncü Cumartesi günü yapılan “Sis Dağı Şenlikleri” yöredeki çok sayıda köy ve obalardan gelenlerle kutlanır. Sis dağı “Milli Park” statüsü verilerek koruma altına alınmıştır. Yaylanın rakımı 2102 metredir.

Sis dağı Yaylasının eteklerinde ve çevresinde: Kabesuyu, Alanobası, Karageliş, Kurtini, Çalış Obası, Oğulbey, Örümcek Obası, Seyit Ahmet Obası, Göcüktane Yaylaları ile çevrilidir. Yaylalar Beyazıt köyü hudutlarındadır.

Giresun Görele Haç Dağı

HAÇ DAĞI

İlçe merkezine 3 km uzaklıktadır. Kuşçulu köyü mevkiindedir. Doğal Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

Küçük bir düzlüktür. Burada oldukça büyük tarihi bir çınar ağacı ve hemen altında bir çeşme bulunur. Çeşmenin suyu kışın ılık, yazın soğuk akar. Çınarın hemen yanında köy konağı vardır. Bütün bunların arkasında ise, görkemli Haç dağı görülür.

Uzaktan bakılınca “Haç” a benzediğinden bu isim verilmiştir. Ancak bazıları da bu dağa Haç değil “Haş dağı” derler. Haç dağı, sahilden 3 km uzaktadır. Zirvesinin rakımı deniz seviyesinden 1000 metre yüksekliktedir.

Dağın tepesinde, bir düzlük vardır. Zirvenin güneyinde ise “Evliya” denen bir yer bulunur. Burada şehitlerin yattığı söylenir. Yine zirvenin altında “Dongirik” denen bir mağara vardır. Mağara, içine taş atıldığında “dongirik” diye ses çıkarır ve taş derinlere doğru yuvarlanır.

Mağara ismini bu çıkardığı sesten alır. Mağaranın hemen yanında içi oyuk bir taş bulunur. Bu taşa “dibek taşı” denir. Yağmur yağdığında oyuk içinde biriken yağmur suları yeşilimsi renktedir ve bu suyun şifalı olduğu söylenir.

Hatta vücuttaki sivilce ve siğilleri giderdiği söylenerek suya “Siğil suyu” ismi verilmiştir.

Kanlıdere Muharebe Yeri

İlçe merkezine 6 km uzaklıktadır. Haç dağında 1877-1878 yılları arasındaki Osmanlı-Rus savaşında, önemli bir çatışma yaşanmış ve Ruslar mağlup olmuştur.

Giresun Görele Dokuz Göz Yaylası

DOKUZ GÖZ YAYLASI

Buraya iki yolla ulaşılır. Birinci yol: Yeğenli köyünden, diğer yol ise Daylı köyündendir. Sahile en yakın yayla konumundadır. Yaylanın bir bölümü, Milli Park statüsüne alınmış ve buraya gelenlerin konaklaması için tesis yapılmıştır.

İsmini dokuz ayrı su kaynağı bulunmasından almıştır. Yaylada iki büyük düzlük vardır. Büyük düzlüğün arkasında Sis dağı, diğer tarafında ise Haç dağı ve Karadeniz bulunur. Denizden yükseklik 1000 metredir. Yaylada, her yıl geleneksel olarak “Dokuz göz Yayla Şenlikleri” yapılmaktadır.

Giresun Görele Hapan Kahvesi

HAPAN KAHVESİ

İlçe merkezine bağlı Karlıbey köyü Hapan mevkiinde yol kenarında bir tepe üzerindedir. Günümüzde halen burayı işleten 84 yaşındaki Osman Koyun tarafından 70 yıl önce, tahta ve taş kullanarak inşa edilmiştir. Yapı: tahta kapısı, pencereleri ve taş duvarlarıyla Karadeniz mimari kültürünü yansıtmaktadır.

Yöre halkının araç olmadığı dönemlerde, yol üzerindeki tepede bulunan Hapan Kahvesinde konaklarmış.

Giresun Görele Gelinkaya

GELİNKAYA

Sis dağının güneybatısındadır.

Çanakçı Kuşköyün doğusuna düşen bu doğal kayalık: Sis dağının yamacına yaslanmış, 30-40 metre yükseklikte ve bebeğini sırtında taşıyan bir kadın görünümündedir.

Halk arasında bir söylence vardır. Buna göre “Yıllar önce güzel bir gelin ve çok sevdiği kocasıyla bir de çocuğu varmış. Karı kocayla birlikte oturan bir de yaşlı kaynana varmış. Ailenin geçimi, hayvancılığa dayalıymış.

Yaşla kaynana: bu mutlu aileyi çok kıskanıyormuş. Kaynana çok titiz ve geçimsiz biriymiş. Gelin, çoktan bu yaşlı acuzeyi terk edip gidecekmiş, ama kocasını ve çocuğunu da çok seviyormuş. Bir gün genç gelin, yanında çocuğu ile birlikte, Sisdağının yamaçlarına ineklerini otlatmaya gitmiş. İneklerden Sarıkız diye adlandırılanı çok hoyrat, dik başlı, diğerlerine uymayan, onlardan ayrılıp ormana giden bir hayvanmış.

Genç gelin, bebeğini avutup emzirirken, sarıkız kaşla göz arasında yok olmuş, öteki sığırlardan ayrılıp ormanın derinliklerine gitmiş. Gelin bir süre sonra ineğin yokluğunu fark etmiş ve hemen aramaya başlamış. Genç gelin Sarıkızı bulabilmek için Sisdağını dolanıp dururmuş, her yeri aramış ama ineği bulamamış.

Akşam yaklaştıkça, korkmaya başlamış, eve gitse kaynanadan, dağda kalsa kurttan kuştan korkarmış. Ama hiçbir iz bulamamış ve ağlamaya başlamış. Gözyaşları akan derelere karışmış, karanlık iyice bastırıp gecenin sessizliği çökünce artık yapabileceği bir şey kalmadığını düşünmüş ve Allah’a yalvarmış “Allahım ya beni kuş et uçur ya da taş et dondur” Gelinin yakarışları kabul görmüş ve o an taş olmuş.

Giresun Görele Çavuşlu Beldesi

ÇAVUŞLU BELDESİ

İlçe merkezine bağlı bir sahil kasabasıdır. İlçe merkezine 5 km uzaklıktadır. En yüksek yeri 560 metre rakımlı Kuru Kale Tepesidir. Karadeniz Sahil Transit geçiş yolu, beldenin içinden geçer.

Giresun Görele Çavuşlu Beldesi

Çavuşlu da cam önü denen yerden denize girilebilir. Görele ilçesinin denize girilebilecek iki yerinden birisidir.

Giresun Görele Yavuz Sultan Selim Han Yazlık Konağı

Yavuz Sultan Selim Han Yazlık Konağı

Sultan II Beyazıt oğlu Şehzade Selim, Trabzon Sancağında görev yaparken, Payitaht seferleri sırasında yol güzergahında bulunan Çavuşlu yöresinde konak çevresini çok beğenir ve burada bir Yazlık Konak yaptırır.

Yapı 3 katlıdır. Birinci kademe: yapılabilecek saldırılara karşı korunmak için 1.5 metre kalınlığında, kara taş sur duvarları ile çevrilidir. İkinci kademe: kale tabir edilen yapılardan oluşur. Konağın iki kapısı vardır.

Güney cephesindeki ana kapı “Bab-ı Adalet” yani “Adalet Kapısı” olarak bilinir. Doğu yönündeki ikinci kapısı “Lebi Derya” kapısıdır. Konağın yapımında kullanılan kara taşlar: Kuru kale ve Dokuzgözden temin edilmiş, taşınarak buraya getirilmiştir.

Giresun Görele Kuru Kale-Kurul Kale

Kuru Kale-Kurul Kale

Cenevizliler döneminde yapıldığı tahmin edilen kale: daha sonra Romalılar, Pontuslar, Selçuklular, Rumlar ve Osmanlılar tarafından kullanılmıştır.

Günümüzde yağmalanmış ve talan edilmiş olarak harabe halde durmaktadır. Kalede, Ceneviz döneminden kalma kayalara oyulmuş lahit mezarlar görülür.

Ayrıca yine burada Selçuklu döneminden kalma bir sur kalıntısı bulunmaktadır. Daha da önemlisi günümüzde Kuru kale’den çevrenin muhteşem manzarasını, Sis dağını ve Zıva vadisini izleyebilirsiniz.

Sulu Mağara

Kuru kale çevresindedir. Mağaranın içinde içilebilir bir su kaynağı ve gölet bulunur.

Hınıç Taş Kemer Köprü

Orta ve Merkez Mahalleleri arasındaki vadiden akan “Küçük dere” üzerindedir. Tarihi İpekyolu buradan geçer. Günümüzde köprü sağlamdır. Ne zaman ve kimler tarafından yaptırıldığı bilinmez, muhtemelen 700 yıllık olduğu söylenir.

Giresun Görele Ziva Deresi Vadisi

Zıva Deresi Vadisi

Çavuşlu Beldesinden Karadeniz e dökülen Çavuşlu deresi, Zıva vadisini oluşturur ve bu yol takip edildiğinde Sis dağına çıkılır.

Giresun Tirebolu hakkındaki gezi yazım için  Tirebolu