İzmir Efes Yamaç Evler

İzmir Efes Yamaç Evler

Yamaç evler, Efes antik kenti içinde, ilave ücret ödeyerek girilen bir bölümdür. Çünkü, buranın restorasyonu için çok büyük paralar ödenmiştir. Öyle ki yamaç evlerin üstünün kapatılması maliyetinin 10 milyon dolar olduğunu duydum. Ama Efes antik kentini ziyaret ettiğinizde, bence kesinlikle ilave bir ücret ödeyerek burayı da mutlaka gezin ve görün, inanılmaz güzel, inanılmaz orijinal yerler.

Evet şimdi Yamaç Evler hakkında ayrıntılı tanıtıma başlıyorum.

Kuretler caddesi üzerinde, Hadrian tapınağının karşısında, Bülbül dağının kuzey yamacına konuşlandırılmış bulunan bu 7 ev ve içlerinde yaşayan aileler, Efes’in en işlek semtinin merkezindeydiler.

Antik şehrin tam merkezinde bulunan bu evler, yaklaşık dört bin metre kareye yayılmıştır.

öNEMİ:

Efes şehrindeki zengin ve ünlülerin evleri, Efes’teki yamaç evler, antik çağın en zengin vatandaşlarının bazılarının özel hayatına benzersiz bir bakış açısı sağlar. Bu evler, zengin Efeslilerin belediyeye misafir ağırlama ve günlük işlerinde kullanılması için verdikleri evlerdir. Yüksek rütbeli Roma ordusu subayları, valiler ve zengin tüccarlar ve daha fakir Efeslilerin tüm aileleriyle birlikte yaşadığı tek kişilik odalara kıyasla, çok büyüktüler.

 

öNCESİ

Yamaç evler bölgesi, Romalılar tarafından yaşam alanına dönüştürülmeden önce, Helenistik dönemde (MÖ 6’ncı yüzyıldan MÖ 4’ncü yüzyıla kadar) mezarlık olarak kullanıldı. Yeni yerleşimciler evleri inşa ederken, kendilerinden öncekilerden kalan malzemeleri de kullandılar.

Kuruluş Aşaması

MÖ 200 yıllarında Kuretler caddesine açılan dar sokaklar, masif taş duvarlar kullanılarak üç teras oluşturuldu. Bu üç terasın her bölümüne dikilmiş ikişer ev vardı. Yani, üç terasta, orijinal olarak altı tane bitişik ev yapılmıştır.

Ara sokaklar çok dardı. Bazı ev sahiplerinin evlerini tonoz çatı ile kapattıklarına  dair kalıntılar vardır. En kuzeydeki terasta, MS 1’nci yüzyılda, bir mesken inşa edildi. Diğer teraslarda ise bir el sanatları mahallesi gelişti.

İzmir Efes Yamaç Evler
EVLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ

En yüksek noktadaki ev ile, en alt noktadaki ev arasında 27 metrelik yükseklik farkı vardır.

Evler üçü bir katta ve ikisi iki katta ve üç katta olmak üzere, üç ayrı teras üzerine inşa edilmiştir ve sadece ara sokakları ve geçitleri paylaşırlar.

Evler, hemen hemen aynı ölçülerde (400-600 metre kare) olan, sütunlu avlulu şekildedir.

Evlere, ara sokaklardan bir dizi basamakla girilir. Yani, evlerin her birinin doğrudan sokak erişimi vardır.

Bu teraslar, ilk olarak MÖ 1’nci yüzyılda sığınak olarak kullanılmış olsa da, bugün görülebilen evler MS 1’nci yüzyılın sonuna kadar inşa edilmemiştir.

 

Ana girişler:

Ana girişler, dar taraflı koridorlar tarafında konuşlandırılır. Mermer yüzlü portrelerle çevrelenmiştir.

 

Kutsal Amaçlı Yerler

Giriş bölgelerinde ve iç bahçede, görünüşleri, amaçları ve aile gelenekleri doğrultusunda değişiklik gösteren kutsal amaçlı yerler vardır. Bu bölgelere küçük ibadet oyukları, bu oyuklarda epiksi kahraman sahneleri veya ölenlerin anısına buketler konulmaktaydı.

 

Zemin Katlar:

Avlular-Peristil:

Evler, dört sütunla çevrili, açık bir prestil etrafından ortalanmıştır. Merkezdeki avlular 25-50 metre arasındadır.

Büyük mermer avlu/salonlar, ince sütunlara sahiptir. Avlu, oldukça lüks şekilde dekore edilmiştir. Avlular, iletişim merkezi ve misafirler için prestifli yer olma konumunu korumuştur.

Çok iyi işçilikli mozaikler, duvarlara gömülü kuyular ve çok yüksek kalitede duvar süslemeleri vardır. Küçük figürlü konsantrasyonları ile yapılan dekorasyonlardan, avluların evleri temsil eden yerler olduğu anlamı çıkar. Avlular aynı zamanda ışık kaynağı olarak hizmet vermekteydi.

Zemin katta bulunan diğer mekanlar:

Salona açılan oturma ve yemek odaları, üst katta ise yatak odaları ve misafir odaları bulunuyordu.

Pencereler:

Evin tüm odalarında pencere yoktu, sadece açık salondan gelen ışıkla aydınlatılıyordu. Bu yüzden odaların çoğu loştu ama bu sayede hırsızların pencerelerden eve girmesi de engelleniyordu. Pencereler, genellikle kapıların üstünde, yüksek seviyelere yapılmış, bunlardan bazıları demir çubuklarla çevrelenmiş, ekstra ışık sağlamak için metal ve camdan oluşan meşaleler konmuştur. Fakat bunların sürekli açıkta olan ateşleri, her zaman bir tehlike oluşturuyordu.

İzmir Efes Yamaç Evler

İlham Perileri Odaları:

Bunlar muhtemelen misafir kabul odaları olarak kullanılmıştır. Ancak bu odaların aslında ne için kullanıldıkları net değildir. Ama duvarlardaki dekorasyon, odaların misafir kabul odaları olabileceğini gösterir. Öyle ki, odaların kenarlarında şarap amforaları bulunmuştur.

Yemek Odası:

En önemli odalardan biriydi. Rahatlığına ve ruhu iyileştirdiğine inanılan müzik çalınırdı. Konuklar kanepelerde yarı yaslanmış olarak oturur, ayakları cömertçe süslenmiş mermer veya bronz masalarda yemek yerlerdi.

Üretimle ilgili Odalar:

Misafir ağırlama salonları ve oturma odaları hariç, evlerde üretimle ilgili odalar da vardı. Bu odalar, genelde evin girişine yakın olarak konumlandırılırdı. Merdiven ya da koridorla ulaşılabilen üretim odasının birçok ev tarafından kullanılacak şekilde oluşturulması ilginçtir.

Mutfak:

Gömme mutfak genelde bulunmazdı. Duvardaki resimlerden, yemeklerin genellikle dışarıdan sağlandığı anlaşılmaktadır.

Banyolar;

Bu evlerin ayrıca zeminin altından ve duvarların içinden geçen kil borularla sağlanan sıcak ve soğuk su akan özel banyoları vardı.

 

Isıtma Sistemi:

Evlerin merkezi ısıtma sistemlerinde kil borular kullanıldı. Evler kaplıcalarda kullanılanlara benzer bir sistemle ısıtılırdı.

İzmir Efes Yamaç Evler

Su Sistemi:

Peristilin yani avlunun yukarısında temiz hava için bir açıklık vardı ve yağmur yağdığında yağmur suyu avlunun ortasında bir havuzda veya kuyuda toplanırdı. Her evin içindeki özel kuyularda su toplanabilirdi. Evlerin su ihtiyacı, kuyulardan ve genellikle giriş bölgelerinde avlularda bulunan çeşmelerden sağlanıyordu. Ayrıca sıcak ve soğuk su vardı.

Tuvaletler:

Tuvaletler, gelen ziyaretçilere kolaylık olması için ön bölgelerdeydi. Kanalizasyon, bölümlere ayrılmış bir kanal sistemiyle kurulmuştu.

İzmir Efes Yamaç Evler
Üst Katlar

Üst katlara sütunlarla çevrili bir merdivenden ulaşılırdı. Depremden sonra ulaşılan yığınlarda bulunan duvar parçaları ve mozaik zeminler, üst katlardaki odaların da zengin şekilde dekore edildiğini gösterir.

İzmir Efes Yamaç Evler

Duvarlardaki sanat eserleri:

Evlerin en inanılmaz kısmı zemin ve duvarlardaki güzel sanat eserleridir. İç odaların duvarları, özellikle mitolojik konular tasvir eden fresklerle süslüydü. Duvarlar, mitolojik sahneleri tasvir eden muhteşem alçı heykeller ve resimlere sahipti.

Yamaç evlerin birkaç duvar resmi, sakinlerinin günlük yaşamlarına dair bir fikir veren çizimler ve grafitlere sahiptir. Çizimler ağırlıklı olarak gladyatörleri, karikatürleri ve hayvanları gösteriyor. Graffiti, kişilerin adlarını, şiirleri ve aşk beyanlarını içerir.

Özellikle ilgi çekici olan, fiyatları da dahil olmak üzere (örneğin: soğan, 3 eşek, kimyon-1/2 eşek, termal banyolara giriş 12 eşek) günlük hayatın mallarına ve gerekliliklerine atıfta bulunan 30 listeden oluşan bir guruptur.

Ayrıca ev sahipleri, birçok özel portrede resmedilmişti. Evlerin ana mekanlarında sergilenen bu portrelerin aile bireylerine ait oldukları düşünülmektedir.

İzmir Efes Yamaç Evler

 Şimdi günümüzde ziyarete açılan bazı evlerle ilgili bilgiler:

Doğu Külliyesi: 

Doğu külliyesi, 2500 metre karelik bir alanı kapsar ve üç teras üzerine inşa edilmiş müstakil evlerden oluşur.

Külliyenin başlangıcı MS 1’nci yüzyıla kadar uzanır ve bu evler MS 7’nci yüzyıla kadar iskan edilmiştir.

Günümüzde tüm alan, değerli iç mekanları havanın zararlı etkilerinden korumak için masif çatı ile kaplanmıştır.

Kuzey yolundaki caddede Kuretler caddesine açılan dükkan vardır. Bu sıra binalar, dükkan (taberna) veya bar olarak kullanılmıştır. Taberna yani dükkan ve caddenin arasındaki tören yolunda, geç Helenistik döneme ve İmparatorluk zamanına ait olan anıtsal eserler sıralanmıştır.

Roma dönemi ev tipleri

Geç Roma-Erken Bizans konutları iki ana formda yapılıyordu. İnsula (apartman) tipi konutlar ve Domus (özel) konutlardır. Yamaç evler, her iki yapı tipinin de özelliklerini göstermesine rağmen, büyüklükleri ve özel konutlar olması nedeniyle Domus sayılır.

 

Domus Evi:

En göze çarpan bina, varlıklı kişilerin yaşadığı bir villa ve orta sınıf vatandaşlara ait birkaç ev olan “Domus” olarak adlandırılır. Domus, varlıklı bir aileye ait iki katlı bir evdi. Bu evde: bir avlu, bir salon, bir yemek odası ve özel bir bazilika da dahil olmak üzere, birkaç odası korunarak günümüze ulaşmıştır.

Avlu (peristil) sütun dizileriyle çevriliydi. MS 1’nci yüzyılda inşa edilmiştir. MS 37 yılındaki depremden sonra restore edilmiştir. MS 300 civarında renkli mermer kaplamala ve peristil yani avlunun güney kısmına bir çeşme eklenmiştir.

İzmir Efes Yamaç Evler Bazilika

Salonun güneyindeki oda, özel bazilika olarak düzenlenmiştir. Bazilika, konuklara büyük bir zenginlik ve önem izlemini vermek için özel olarak tasarlanmıştır. Bu bazilika, yaklaşık MS 160 yılında inşa edilmiştir. Duvarlar mermerdir ve beşik tonoz fresklerle süslenmiştir.

İzmir Efes Yamaç Evler
Batı Külliyesi

Günümüze kadar mükemmel bir şekilde korunarak gelmiştir. Burada peristilli yani avlulu veya iç avlulu, en az beş lüks villa bulunur. Odaların çoğu, freskler ve sanat eserleriyle dekore edilmiştir. Ayrıca, bu bölümde tüm evlerde akan su ve küvetli banyo izlerine rastlanmıştır. Bu bölüm, Anadolu’nun batısında, Roma dönemine ait en büyük antik mozaik zemin koleksiyonunu barındırır.

İzmir Efes Yamaç Evler Duvar süslemeleri

 

Bu mozaikler, MS 1’nci yüzyıl başlarından MS 3’ncü yüzyılın ilk yarısına kadar uzanan dönemde yapılmıştır. Mozaiklerin çoğu: İtalya’dan gelen mozaiklerle bağlantılı olan, küçük siyah ve beyaz taşların kullanıldığı geometrik desenlerdir.

İzmir Efes Yamaç Evler Duvar süslemeleri

Çok az sayıda renkli ve figüratif mozaik bulunmaktadır. Bunlar: Triton, Nereids, Dionysos, Medusa ve bir aslan.

İzmir Efes Yamaç Evler Duvar süslemeleri

Nereid ve Triton mozaiği, evin oturma birimindedir.

Görüntü stilistik olarak MS 3’ncü  yüzyıla tarihleniyor. Gorgon’un başı, Roma dönemine özgü bir şekilde, boğazına Herakles düğümüyle bağlanmış iki yılanın kuyruklarıyla gösterilmiştir. Yılanların vücutları, kanatlı kafasının yanlarında kıvranıyor ve başları yukarıda, birbirine bakıyor gibi görünüyor.

İzmir Efes Yamaç Evler Duvar süslemeleri Medusa Başı

Medusa’nın yuvarlak yüzü oldukça insani, kadınsı ve güzeldir.

X şeklindeki arka plan, muhtemelen Aegis’i temsil eden gri pullardan oluşan bir desene sahiptir.

İnce bir şekilde uygulanan görüntü, kesişen dairelerin tekrar eden siyah ve beyaz deseninden oluşan büyük bir dikdörtgen mozaik alanla çevrilidir.

Daha ince siyah dörtgen bir çerçeve içinde siyah oval bir çerçeveye sahiptir.

Aynı odada, bu mozaiğin solunda, Dionysos’un bir büstünü içeren bir amblemi olan, aynı boyut ve stilde başka bir mozaik daha vardır.

İzmir Efes Yamaç Evler Duvar süslemeleri
En büyük villa (Ziyarete açıktır)

Bu villaya Kuretler caddesinin ortasından basamaklı bir yolla ulaşılır.

Batı kompleksinin en büyük villalarından birisi, MS 1’nci yüzyılda inşa edilmiş ve MS 2’nci yüzyılda değiştirilen, iki katlı ve avlulu bir evdir.

Evin çift kanatlı kapısı vardır. Eve girince, sağda görülen merdivenler, ikinci kata çıkmayı sağlar. İkinci kat, tamamen yıkılmış durumdadır. Yaygın bir geleneğe göre, ikinci katta yatak odaları bulunmaktadır.

Giriş kapısından birkaç basamakla zemin kata inilir.

Merdivenlerin bittiği giriş holünde: avlu görünümündeki orta bölümün ortasında, akan su sistemi ve olukları olan bir şadırvan vardır ve eve girenlerin temizlenmesi içindir.

Oradan karşıdaki peristile yani avluya geçilir.

Peristilin ortasında avlu benzeri göğe açılan bir bölüm ve bu bölümün çevresinde mozaik zeminli koridorlar ve bunların arkasında odalar ve holler bulunur.

Bunun güneyindeki alçak tonozlu mekan, ev sahibinin sıcak yaz günlerinde istirahat ettiği yerdir.

Zemin katında 12 oda bulunur. Toplam yaşanabilir alan sayısı 900 metre karedir. Korunarak günümüze ulaşmış odalar: hol, mutfak ve küvetli banyodur.

Bu villanın zemin ve duvar mozaikleri arasında: Herakles, Ariadne, Eros, tavus kuşu ve çiçek motifleri vardır.

İzmir Efes Yamaç Evler Duvar süslemeleri

Salondaki odalardan biri, fresklerin konularından dolayı “tiyatro odası” olarak adlandırılır. Oldukça büyük olan giriş açıklığının solunda Euripides’in “Orestes” oyunundan bir  sahne tasvir edilmiştir. Roma dönemi tiyatro oyuncularının tamamı maske kullanan erkeklerdir.

Bu nedenle, fresklerdeki oyuncular maske takmış olarak gösterilmiştir. Sağda komedi yazarı Menander’in Sikyonios adlı oyunundan bir sahne var. Soldaki geniş duvarın üst kısmında ise, Herakles ile Akhilleus arasındaki mücadele temsil edilmektedir.

Yunanistan’ın en büyük nehir tanrısı olan Akhilleus, Calydon Kralının kızı Deianeira ile evlenmek ister. Ama Deianeira, Aşil’in ejderha ya da boğa gibi varlıkların şeklini alabileceğini bildiği için onunla evlenmek istemez.

Bunun üzerine Herkül araya girer ve kavga çıkar. Freskte çömelmiş olarak gösterilen kız, kavganın konusu olan kızdır.

Efes Yamaç Evler

Peristilin yani avlunun kuzey cephesi, MS 4’ncü yüzyılda değiştirilmiş ve burada duran evin ana odası, iki küçük odaya bölünmüştür. Bu bölümde bulunan yangın izleri de aynı döneme aittir.

Peristilin yani avlunun açık bölümünün üst kısmı, benzer malzemelerle eski modellerine benzetilerek yeniden yapılmıştır.

Girişin sağındaki açıklığı geçtikten sonra, sağdaki oldukça geniş alan, evin hamamıdır. Hamamın sadece alt yapısı korunmuştur. Duvarlarda kışın soğuk havalarda evi ısıtmak için sıcak havanın dolaştığı görülen bacalar vardır.

İzmir Efes Yamaç Evler
2’nci villa-B Evi (Ziyarete açıktır)

Tarih, bilim ve kültür için mükemmel bir referans olan bu ev, restorasyonu ve muhafaza edilmesi zorlu bir yapıdır. 2000 yılında ziyarete açılan Yamaç evler-2’nin kazılmış bölümlerinde bir de müze açılmıştır. Restorasyonu halen devam eden bina, 2011 yılından bu yana, yüz binden fazla kişi tarafından ziyaret edilmiştir.

Ev, güneyde Yamaç evler caddesi ve kuzeyde Kuretler caddesiyle sarılmıştır.

İnsulan tipi yani çok kişiye kiralanan ev, üçgen alt planlıdır. Kenarları, iki basamaklı giriş yollarıyla çevrilidir. Bu yollardan, müstakil evlere de giriş yapılmaktadır. Girişler, 27 metrelik açıklığın üstünden gelir.

Villa, MS 1’nci yüzyılda inşa edilmiştir. Yapıda önce “Muses Salonu” na girilir. Salon, duvarlarında Musa freskleri olduğu için bu ismi almıştır.

Başlangıçta evin girişi diğer tarafta olmasına rağmen, restorasyon sırasında bu şekilde yapılmıştır.

İlham perileri salonundan son derece güzel olan peristile yani avluya girilir.

Peristil yani avlu, ortadaki açık bölümün daha büyük ve daha dekoratif olması dışında, A evindekine benzer. Korint sütunları ince ve zariftir. Ortada görülen kuyu, suların kesildiği zamanlarda kullanılıyordu.

Cam Tonozlu İstirahat Odaları:

Avlunun güney tarafında, genellikle kayadan oyma serin odalar vardır. Bu odalardan bazıları: döşeniş biçimlerine göre sınıflandırılmış, efendilerin bölgeleri olarak değişik cam mozaiklerle süslenmiş, duvarlar ve yer döşemesi mermer yüzle kaplanmıştır.

Ev sahibinin istirahat ettiği bölümün tonozuna cam mozaik işlenmiştir. Cam mozaikler, antik dönemde sanatın en üstün biçimi olarak kabul edilir. Bu cam mozaiklerin, MS 5’nci yüzyıla ait olduğu düşünülüyor.

Dionysos ve Ariadne figürlerinin bulunduğu ilüzyonik bir şarap evi ile çevrelenmiş ortadaki mozaik “cenneti” tasvir eder.

Mozaikler “Hıristiyanlık” tan önce olduğu gibi Dionysos ve Ariadne, merkezde bir daire içinde ve çevrelerinde cennette var olduğu düşünülen tavus kuşu, ördek, horoz vb. var.

Efes Yamaç Evler

Bu bölümün zemini, sepet örgü desenli siyah-beyaz mermer kaplıdır.

Buradan evin avlusuna girilir. Atriumun batı duvarı da yapım tarzından anlaşılacağı üzere geç bir döneme aittir. Evin orijinal girişi bu duvarla kapatılmıştır.

Evet, B evi 900 metre karelik bir alanı kaplar. Atriumlu, hiçbir noktası eksik planlanmamış eksiksiz bir evdir. Atrium, dar bir avlu şeklindedir. Köşelerde sütunlar, sütun aralarında ise ahşap kirişler vardır. Ahşap kirişlerin montaj ve demontajını kolaylaştırmak için kolonlarda uygun prizler sağlanmıştır.

Tuvalet:

Batı köşesinde evin çok kişilik tuvaleti bulunur. Tuvaletin girişinde, günümüzdeki helalara benzer bir hela bulunmaktadır. Buradaki duvarlar da tamamen fresklerle kaplıdır.

Mutfak:

Batıdaki son boşluk evin mutfağıdır. Tuvaletin yanındaki oda, MS 1’nci yüzyıla ait olduğu sanılan evin birinci katının mutfağıdır. Oldukça dar olan mutfağın batı duvarındaki kemerli ocaklar, benzerleri arasında en iyi korunmuş olanlardır.

Efes Yamaç Evler Yemek Odası

Yemek odası: 

Avludan çıkıldığında, soldaki oda yemek odasıdır. Bu odada, prestile bakan taraf, çubuk şeklinde düzenlenmiştir. Hane halkının yemeklerini burada birlikte yediği varsayılır.

Salon ve Yemek Masası:

Bunun bitişiğindeki salon gibi görünün boşluk ise, ana oda denilen evin en önemli odasıdır. Ev sahibi, misafirlerini burada karşılamıştır. Bu odanın zemini yanlarda düz, ortada renkli mozaiklerle kaplıdır.

Kenarlar, bu kısımlara sedirler konulduğu için tek renkli ve sadedir. Odadaki kırmızı masa yerinde keşfedilmiştir. Masanın oldukça yüksek olan ayağı; yarı yatay pozisyondaki kanepenin üzerine gerilmiş ve yemek yiyenlere çirkin görünmemesi için fazla oyulmuştur.

Efes Yamaç Evler
FLAVİUS FURİUS EVİ-ÜNİTE 6

Evler arasında en etkileyici olandır. MS 3’ncü yüzyılda dönemin konsülü Gaius Glavius’a ait saray tipi evdir. Bu ev, Yamaç evlerin en görkemlisidir. Mermer salonun tamamı, çeşitli ithal renkli mermerler ile geniş kaplama alanları vardır.

Evin yemek salonu: üç katlıdır ve taban alanı 178 metre karedir. Bu yemek salonunda, Anadolu ve Ege adalarından getirilen 22 farklı tür mermer, granit ve oniks taşlarla kaplanan 350 metre karelik duvarlar, MS 270-280 yılları arasında gerçekleşen büyük depremde yerle bir olmuştur.

Deprem sonucu, yıkılan duvarlar ve diğer kıymetli kalıntılar, yıllar içinde toprağa gömülerek, evlerde yer alan eserlerin günümüze kadar korunması sağlanmıştır. Bu salonda dağılmış halde bulunan 120 bin parça mermerin, bir araya getirilme çalışmaları adeta bir puzzle çözer gibi devam ediyor.

Prestil ev ve diğer evler;

Bu evde, MS 450 yıllarına tarihlenen freskler vardır.

Efes Yamaç Evler Sokrates Firizi (Selçuk Efes Müzesi)

Başka bir evde, kompleksin kuzeydoğu köşesinde, mükemmel durumda “Sokrates” i tasvir eden bir fresk bulunmuştur. Sokrates’i bir bank üzerinde otururken gösteren fresk, oldukça iyi durumdadır. Sokrates (MÖ 469-399) yılları arasında Atina’da yaşamıştır.

Modern Batı felsefesinin kurucularından biri olarak kabul edilen bu hatip ve filozof, tartışma metodu yoluyla, akıl, mantık, ahlak ve demokratik ilkenin genel pratiğine dair fikir ve söylevleriyle tanınır.

Yamaç evlerdeki fresk, Yamaç evlerin genel olarak MS 2-5’nci yüzyıllar arasında yapıldığı göz önüne alındığında, Sokrates’in ölümünden en az 500 yıl sonra bile Ege havzasında bilinen bir figür olarak resim ve heykellerinin yapıldığını gösteriyor.

Evet, bu fresk günümüzde Selçuk Efes Müzesinde sergileniyor.

Günümüz

Evler, MS 262 yılındaki büyük deprem ve tusunami tarafından olumsuz etkilendi. MS 7’nci yüzyılda ise bir dizi yıkıcı Arap akını ve limanın sürekli dolmasıyla Efesliler Ayasulluk Tepesine taşındıklarında bu evler terk edildi.

Terk edildikten sonra, heyelan ve çamur kaymaları nedeniyle evler toprak altında kaldı. Ancak toprak evleri iyi korumuştur.

Efes Gezi Planı

Gezi Planı

Kuruluş Öyküsü

 

Nevşehir Avanos

 

Nevşehir Avanos

Nevşehir ilinin 18 km. kuzeyindedir.

GENEL

Antik devirdeki adı: Venessa’dır. Bu kasabanın altı, in denilen yeraltı şehirleriyle kaplanmıştır. Yeni evler, bunların üzerine inşa edilmiş. Bu eski şehrin uzantıları, tepelerde bir yerde açığa çıkıyormuş. Yani; Avanos’tan yer altından birkaç kilometre yürüyüp, dağın yamacında, tekrar yer üstüne dönmenin mümkün olduğu söyleniyor.

Kurtuluş Savaşında, asker kaçakları, buralarda barınmış. Kervanları soymuşlar. Cumhuriyet Hükümeti, çeteleri önleyebilmek için, yeraltı dehlizlerini kapattırmak zorunda kalmış.

Kışın; gerçekten soğuk iklimi olan bir yer. Kızılırmak’a paralel uzanan cadde, İlçenin merkezi. Bu cadde üzerinde: her üç dükkandan biri çömlekçi. Avanos’un en önemli özelliğidir çömlekçilik.

Bu bölgede, kil toprağının yapısı, Avanos’u, özellikle bu tür işlerin merkezi konumuna getirmiş. Dükkanlardan kimisi yalnızca sergi ve satış yapar, kimisi de küçük bir atölyede üretim yapar. Genelde, yeraltı şehirlerine açılan odalarda kurulu bu atölyelerde, isteyen turistler için, çömlek yapımı da gösterilir ve hatta bizzat kendilerine yaptırılır.

Kapadokya’ya özgü; tarihi taş konaklar var. Bunlar, bugün, otel ve pansiyon olarak hizmet vermekte. Özellikle; geçen yıllarda, televizyonda izlenen ” Asmalı Konak ” dizisinin ve sinema filminin burada çekilmiş olması, buraya olan ilgili arttırmış idi.

Bu konakların bulunduğu cadde ve sokaklarda gezebilir ve hatta ata binerek de küçük bir gezinti yapabilirsiniz.
Bölgede, çömlek işi kapkacaklar, deri işleri, halıcılık, süs eşyaları, bakır ve oniks taşından yapılmış süslemeler önem taşıyor ve hediyelik-hatıra eşya olarak alınabilir. Özellikle: civarda bulunan zengin oniks taş yatakları sayesinde, oniks taşı işlemesi oldukça gelişmiş ve yaygın.

Çömlekçilik

ÇÖMLEKCİLİK

Nevşehir Avanos: Avanos’ta, Hititlilerden beri, çarkla, çanak-çömlek yapıldığı tahmin edilmekte. Bu el sanatı, kavimden kavime, babadan oğula geçerek günümüze kadar ulaşmış. Avanos’un dağlarından ve Kızılırmak’ın eski yataklarından, yumuşak ve yağlı kil toprakları elenir ve iyice yoğurularak çamur haline getirilir.

Çark adı verilen ve ayakla döndürülen tezgah üzerindeki çamurun maharetle şekillendirilmesiyle istenilen çanak yapılmış olur. İşlik denilen atölyelerde üretilen çanaklar, önce güneşte ve daha sonra ise gölgede kurutulduktan sonra, saman ve talaşla yakılan fırınlarda, 800 dereceden başlayıp 1200 dereceye varan sıcaklıklarda, özenle pişirilir.

BAĞCILIK

İlçe’de ki önemli uğraşlardan birisi de, bağcılıktır. Elde edilen üzüm, sofralık olarak kullanılabildiği gibi, mağaralardaki doğal depolarda şarap üretiminde de kullanılır. Özellikle, bölgede üretilen el yapımı şaraplar, rağbet görmektedir. Bunları; tadarak satın almak mümkün.

Nevşehir Avanos

GEZİLECEK YERLER

PAŞABAĞ

Nevşehir Avanos: Avanos’un güney çıkışında, yoldan 1 km. içeridedir. Küçük vadide, iki ve üç başlık taşıyan birleşik peri bacaları görülür. Bu bölge, aslında, peri bacalarının oluşumunun izlenebileceği, küçük bir müze gibidir. Bu bölgedeki, peri bacalarının bazıları oluşum halinde, bazıları oluşumunu tamamlamış ve bazıları ise olgunlaşıp bozulmaya başlamıştır.

Vadinin ortasında görülebilen, üç başlı peri bacasının özelliği var. Şöyle ki; keşiş Simeon’un aziz rütbesine ulaştığı ve çok saygı kazandığı inziva hücresi burada. Dar bir baca vasıtasıyla ulaşılabilen bu hücrenin girişini, haçlar süsler.

Burada resim yok. Bir sunak, taş oturma ve yatma yerleri, sedirler, derin su çanağı ve ocak ile içeriye ışık girmesini sağlayan pencere aralıkları vardır. Bu durum, etkileyici bir görüntü sunuyor. Keşişlerin başını koyduğu yastığa bakıp şaşırmamak elde değil.

Ama diğer keşişhanelere bakıldığında ise, burasının bu haliyle bile konforlu olduğu söylenebilir.
Günümüzde, demir kapılı bölüm Simeon Şapeli, üst bölüm ise Simeon Hücresi olarak görülebilir. Suriyeli olan bu keşiş, çileci bir aziz idi.

Bugün, çevresinde üzüm bağları, kayısı ağaçları bulunan bu kaya oluşumu, geçmiş zamanda da, aynı güzelliklerin içindeydi. Bu bölgedeki keşiş topluluğu, kendilerini halktan ayırmamış, halkla birlikte üretim yapan bir toplum olarak bulunmuştur.

Bu durum; Kapadokyalı keşişlerin, diğer bölge keşişlerinden olan farkını gösterir. Onlar, tümüyle münzevi bir yaşam sürdürmek yerine, üretime katılmaktan yana idiler.
Simeon Şapeline girdiğinizde: resimlerin çok yıprandığı görülebilir. Resim yasağının kalkmasından sonra, buranın bezendiği anlaşılıyor.

ZELVE

Güneyde, Avanos’tan 3 km. uzakta. Gezmekten çok zevk alacağınız yerlerden biri. Tırmanmaya elverişli bir vadi var. Kapadokya peri bacalarının en yoğun olduğu yer. Vadideki peri bacaları, sivri uçlu ve geniş gövdeli.

Burası, özellikle; 9 ve 13’ncü yüzyıllarda, Hıristiyanların önemli yerleşim ve dini merkezlerinden biri olmuş. Aynı zamanda, rahiplere ilk dini seminerler burada verilmiş. İlk yerleşim; vadinin duvarlarına oyulmuş evlerde oluşmuş. 1924 yılındaki mübadeleden sonra, buraya Türk’ler yerleştirilmiş. 1952 yılında ise, bölge tamamen boşaltılmış.

ÇAVUŞIN

Avanos’tan Göreme’ye giderken, 2 km. sonra soldadır. Çok eski yerleşim yeridir. Kaya içine oyulmuş bir köydür.

Bölgenin en önemli ve eski mekanlarından olan burada; Müslümanlar ve Hıristiyanlar tarafından peygamber olarak kabul edilen, Vaftizci Yahya (Yahya Peygamber) kilisesi var. Hz. İsa’nın MS.27 yılı civarında, Şeria Nehri kıyısında, vaftizci Yahya tarafından vaftiz edildiğine inanılıyor.

Kilisenin yapımının; 964-965 yılları arasında olduğu tahmin edilmekte. Kapadokya’da pek görülmeyen geniş avlusu, son yıllarda, kayaların kopması sonucu yer yer yıkılmış.
Resim yönünden, zamanında, ağır tahribata uğramış. Apsise cepheden bakınca: sağ duvarda çok yıpranmış da olsa, ” Solome’nin dansı ” tasviri görülebilir.

Burada: ” Hirodes’in , Hirodias’ın kızı Solome’nin, Yahya’nın öldürülmesi isteğini yerine getirdiği ” anlatılır. Bir de, apsisin tam karşısındaki kapının sağ bölümünde, ” elinde bıçağı ile oğlunu kurban eden İbrahim ” sahnesi seçilebilir. Bu çok yıpranmış resim, Kapadokya bölgesindeki nadir örneklerden biridir.

İç duvarlardaki resimlere gelince; doğu duvarında: tonozda müjde, ziyaret, Mısır’a kaçış, Yusuf’un ikinci rüyası, havarilerin tanrı yoluyla görevlendirilmesi, batı duvarında: doğum, son yemek, ihanet, vaftiz, kuzey duvarında: İsa plarus önünde, İsa çarmıhta, İsa’nın ölümü, güney duvarında: Kudüs’e giriş, kör adamın iyileştirilmesi, İsa’nın çarmıhtan indirilmesi konularında tasvirlere ait resimler görülebilir.

Bu kilisenin duvarlarında, çevrimli öykülemeye en güzel örnek olan resimler var. En solda; müjde, onun yanında Elizabet’i selamlama, en sağda ise su.

Evet, vaftizci Yahya kilisesi, gerçekten güzel, görülmeye değer.

Nevşehir Kozaklı hakkındaki gezi yazım için  Kozaklı

 

Nevşehir Hacıbektaş

Nevşehir Hacıbektaş

Hacı Bektaş Veli Külliyesi: 2012 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesinde bulunmaktadır.

Burada bulunan ve kutsal kabul edilen “Aslanlı çeşme” den su içilmeli, külliye içindeki müze ve aşevi ile pir evi gezilmelidir.

Sırf bunlar mı? Elbette hayır, Hacıbektaş ilçesinde gezilecek birçok yer var, hatta Onyx taşından yapılma hediyelik eşyalar da satın alabilirsiniz. Aşağıda ayrıntılı bir gezi yazısı bulacaksınız.

ULAŞIM

Hacıbektaş, Nevşehir arası uzaklık: 61 km. Hacıbektaş, Ankara arası uzaklık: 230 km. Hacıbektaş, Kırşehir arası uzaklık: 42 km. Hacıbektaş, Mucur arası uzaklık: 25 km. Hacıbektaş, Gülşehir arası uzaklık: 27 km. Hacıbektaş, Avanos arası uzaklık: 49 km. Hacıbektaş, Kayseri arası uzaklık: 90 km.

Nevşehir Hacıbektaş

TARİHİ

Ünlü Türk düşünürü Hacı Bektaş-ı Veli: 13’ncü yüzyılda Horasan-Nişabur kentinden ayrılarak Anadolu’ya gelir ve Suluca Karahöyük’e yerleşir. Burada bir ilim yuvası kurar. Daha sonra yörenin çehresi değişir.

Yerleşim yeri 1541 yılında Niğde iline bağlı bir nahiyedir. 1854 yılında Belediye teşkilatı kurulur. 1948 yılında ise Kırşehir iline bağlı bir ilçe olur. 1954 yılında ise Nevşehir iline bağlanır.

Nevşehir Hacıbektaş

GENEL

İç Anadolu bölgesindedir. Kızılırmak havzasının orta bölümünde yer alır. Yöredeki en büyük yükselti, Yeniyapan köyü yakınındaki Kırlangıç dağıtır. (1720 metre) İlçe merkezine 15 dakika uzaklıktaki Hırka dağının yüksekliği ise, 1670 metredir.

Yörede tipik karasal iklim hakimdir. Buna göre, yazlar sıcak ve kurak, kışlar sert, soğuk ve kar yağışlı geçer. İlçe arazisinin büyük kısmında tarım yapılır. Bu yüzden ekonomisi tarıma dayalıdır. Ayrıca ağırlıklı olarak Karaburna beldesinde: bağcılık ve şarap üretimi yapılır.

Nevşehir Hacıbektaş Meslek Yüksek Okulu

HACI BEKTAŞ MESLEK YÜKSEKOKULU

Nevşehir Hacı Bektaş Üniversitesine bağlıdır. 2003-2004 Eğitim yılında açılmıştır.

Nevşehir Hacıbektaş Onyx taşı

ONYX TAŞI

Hacı Bektaş ilçesine geldiğinizde, buradan hediyelik bir şeyler satın almak isterseniz, tek önerim “Onyx Taşı” ürünleridir. Çünkü bu taşın birçok yararları bulunduğuna inanılıyor. Dışarıdan bakıldığından mermerden ayırt edilemez. Ancak mermerden farklı bir taş türüdür.

Nevşehir Hacıbektaş Onyx Taşı Ürünleri

En büyük özelliği: yarı saydam olması, ışığı geçirmesidir ki, mermer ışığı geçirmez. Mermer: yeryüzüne yakın katmanlarda bulunurken, Onyx taşı: daha derin katmanlarda bulunur ve renklerine göre ayrı değer kazanır. Cam parlaklığındadır.

Gerçekte gri ve siyah karışımı renklidir. Diğer renkler boyanarak elde edilir. Biraz da tarihi geçmişe gidelim. Onyx taşı: antik Yunan ve Roma’da oldukça popülerdi. İsmini Roma mitolojisindeki bir Güzellik Tanrıçasından alır.

HACI BEKTAŞ VELİ ANMA TÖRENLERİ VE KÜLTÜR SANAT ETKİNLİKLERİ

1925 yılında Türkiye’de tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla, Hacı Bektaş Veli Dergahı da kapatılmıştır. Dergah, 1964 yılında müze olarak açılmıştır. 16 Ağustos 1964 tarihinden sonra, her yıl geleneksel olarak 16-17-18 Ağustos günlerinde, uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri düzenlenmektedir.

Nevşehir Hacıbektaş

GEZİLECEK YERLER

Hacıbektaş ilçesinde, oldukça fazla gezilecek yer, ben bütün gezilebilecek yerlerle ilgili aşağıda ayrıntılı bilgiyi veriyorum. Siz, burada kalış sürenize göre, bunlardan seçecek olduklarınıza gidecek şekilde bir gezi planı yapabilirsiniz.

Nevşehir Hacıbektaş Hacı Bektaş-ı Veli Türbesi

HACI BEKTAŞ-I VELİ TÜRBESİ

Türbe ile ilgili ayrıntılı gezi yazımı, yine bu sitede bulabilirsiniz.

Hacı Bektaş-ı Veli Türbesi hakkındaki tanıtım yazım için Nevşehir Hacıbektaş Hacı Bektaş-ı Veli Müzesi

Nevşehir Hacıbektaş Suluca Karahöyük

SULUCA KARAHÖYÜK

İlçe merkezinin kuzeyinde bir tepedir.

Hacı Bektaş Veli’nin “Suluca Karahöyük” denen bu yere, güvercin olarak indiği ve ilk müritleriyle burada toplantı yaptığı rivayet edilir.

Suluca Karahöyük:

220 x 250 metre ölçülerinde ve 20 metre yüksekliktedir. Höyükte 1967 yılından sonra yapılan kazılarda, 11 metre kota inilmiş ve 6’dan fazla kültür katı ve evreleri tespit edilmiştir. Hitit, Frig, Helenistik ve Roma dönemlerine ait katmanlar bulunmuştur. Bu katmanlarda her döneme ait seramikler ele geçirilmiştir.

Nevşehir Hacıbektaş Suluca Kara Höyük

Burada yapılan araştırmalarda, özellikle keşfedilmiş “kuş biçimli kap” ilgi çekmektedir. Çünkü: tip ve mal özellikleri bakımından Erken Tunç Çağı’na tarihlenmektedir. Kuş biçimli kap: biçimsel ve oransal açıdan gerçekçi üslupla yapılmıştır.

Ancak boyut itibarıyla oldukça küçüktür. Bütün bu özellikleri ele alındığında kabın işlevi konusunda çeşitli yorumlar yapılabilir. En büyük özelliği, kuş biçimli ritonun alt kısmında eseri yapan kişinin parmak izleri görülmektedir. Eser bugün diğer kalıntı eserlerle birlikte Hacıbektaş Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.

Nevşehir Hacıbektaş Hırka Dağı

HIRKA DAĞI

İlçe merkezine yaklaşık 15 km uzaklıktadır.

Burada: Hacı Bektaş Veli’nin hırkasını yaktığı söylenir. Volkanik bir dağdır. Yüksekliği 1670 metredir. Dağın etekleri, meşe ağaçlarıyla kaplıdır. Hırka dağı ile ilgili bir rivayet var, benim ilgimi çekti, Şöyle “Bir gün halifeler ve dervişler Hırka dağına gelirler.

Rada bulunan ardıç ağacının dibine otururlar, odun toplanıp ateş yakılır. Alevler iyice yükselince, Hacı Bektaş Veli, ateşin çevresinde 40 defa döner ve sonra sırtındaki hırkayı çıkarıp ateşin üstüne bırakır, hırkanın külünü alıp havaya savurur ve çevresindekilere “İşte bu kül zerrelerinin her birinin düştüğü yerde bir ağaç bitsin ve bu kıyamete kadar devam etsin” der.

BEKTAŞ EFENDİ TÜRBESİ

Müzenin batısında ve yaklaşık 200 metre uzaklıktadır.

Bektaş Efendi’nin hayatı hakkında ayrıntılı bilgi yoktur. Türbe üzerindeki yazıta göre: Türbenin 1603 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Türbe mimari olarak Balım Sultan Türbesiyle benzerlik gösterir.

Nevşehir Hacıbektaş Arkeoloji ve Etnografya Müzesi

HACIBEKTAŞ ARKEOLOJİ VE ETNOĞRAFYA MÜZESİ

Müze 1988 yılında ziyarete açılmıştır.

Müzede: Karahöyük kazılarında bulunan eserler sergileniyor. Giriş bölümünde ise: Hacıbektaş ve yöresini anlatan belgesel film sunumu yapılmaktadır.

Müze: birbirine geçmeli 3 odadan oluşur. Kronolojik sırayla sergilenen eserler, Suluca Karahöyük’e ait tanıtım panosuyla tanıtılır. Son bölümde: Osmanlı dönemine ait kullanılan eşyalar sergileniyor.

Müzeyi elbette bütün bölümleriyle birlikte gezebilirsiniz. Ama eğer zamanınız kısıtlı ise, ben özellikle birkaç eseri görmenizi önereceğim.

Nevşehir Hacıbektaş Arkeoloji ve Etnografya Müzesi

Müzenin birinci bölümünde, Karahöyük’te bulunan kuş biçimli kabı görünüz. Oldukça nadir bir buluntudur.

Müzenin ikinci bölümünde: bağ ve şarapçılık tanrısı Dionysos’un çocuğu Priapos heykelcikleri sergileniyor. Priapos’un: bolluk ve bereket getiren, insanları kötülüklerden koruyan bir tanrı olduğuna inanılıyordu.

Müzenin üçüncü bölümünde; Hacıbektaş taşı olarak bilinen Onyx’den yapılmış hediyelik eşyaların örnekleri sergileniyor.

Nevşehir Hacıbektaş Balım Sultan Türbesi

BALIM SULTAN TÜRBESİ

Hacı Bektaş Veli Dergahı avlusundadır.

Türbe önünde: Hacı Bektaş-ı Veli ile çağdaş olduğuna inanılan “kara dut” ağacı bulunur. Bektaşi inancında: Balım Sultan, ikinci bir pir olarak kabul edilir ve inanılır. Türbe: Yavuz Sultan Selim’in kumandanlarından Şehsuvaroğlu Ali Bey tarafından 1519 yılında yaptırılmıştır.

Nevşehir Hacıbektaş Balım Sultan Türbesi

Türbenin içinde: kanatlarında ejder ve buket taşıyan güvercin heykelleri bulunan, büyük bir şamdan vardır. Türbenin kuzeyinde bir niş içerisinde: Balım Sultan’ın kardeşi Şah Kalender’in mezarı bulunur.

Türbenin ön kısmında: bir erkek ve bir kadına ait demir parmaklıklarla çevrili iki mezar vardır. Bu mezarlardan erkek mezarın kitabesinde 1790 tarihi yazılıdır. Kadın mezarın kitabesinde ise 1850 tarihi yazılıdır.

Nevşehir Hacıbektaş Atatürk’ün Konakladığı Atatürk Evi

ATATÜRK’ÜN KONAKLADIĞI ATATÜRK EVİ

Büyük Önder Atatürk: Sivas Kongresi öncesinde Temsil Heyeti ile birlikte 22 Aralık 1919 günü Hacıbektaş’a uğramıştır.  Atatürk, o günün gecesini Çelebi Cemalettin’in evinde geçirdi. Bu ziyaret: her yıl Hacıbektaş’da 22 Aralık tarihinde çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. 22 Aralık tarihinde Atatürk’ün ağırlandığı Ulusoy ailesine ait ev “Atatürk Evi” olarak düzenlenmiştir.

Nevşehir Hacıbektaş Atatürk’ün Konakladığı Atatürk Evi

Yine, 22-23 Aralık 1919 tarihlerinde, Atatürk’ün Dergahta dinlendiği yer olarak bilinen mekanda,  Filinta Önal tarafından yapılan bir “Atatürk Rölyefi” bulunmaktadır.

Nevşehir Hacıbektaş Beştaşlar

BEŞTAŞLAR

İlçe merkezine 5 km uzaklıktaki Çivril köyü yakınlarındadır.

Burada: 5 tane büyükçe taş vardır. Hacı Bektaş Veli, hayatta iken bu taşların konuştuğuna ve şahitlik yaptığına dair rivayet bulunur.

Nevşehir Hacıbektaş Dedebağı

DEDEBAĞI

İlçe merkezine 2 km uzaklıktadır.

Burası, Dergahın açık olduğu dönemlerde önemli bir ocak olarak kabul edilir. Bugün ise mesire alanı olarak kullanılıyor. Yine burada küçük ve bakımsız bir yatır içinde iki tane mezar bulunmaktadır. Yatırın girişinde 1310 tarihi yazılıdır.

Dedebağ alanının ortasından geçen derenin kenarında bir çeşme vardır. Çeşmeye “Şeker Pınarı” denir ve taştan yapılmış çeşmenin ön yüzündeki yazıtta 1919 tarihi yazılıdır.

Nevşehir Hacıbektaş Balım Evi-Kadıncık Ana Türbesi

BALIM EVİ-KADINCIK ANA TÜRBESİ

Karahöyük güneyinde, dere kenarındaki Akpınar çeşmesinin arkasındadır.

Kadıncık Ana: Bektaşi anlayışında kadının rolü ve konumunu gösteren simgesel bir öneme sahiptir. Bu ev: Hacıbektaş yöresinin en eski evlerinden birisidir. Geçmişte bir ara Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir. Ev 3 odalıdır.

Tüm odaların küçük aydınlatma pencereleri vardır. Birinci oda: üç küçük penceresi bulunur. Bu odanın sol tarafında bulunan eğri duvar: yıkılmak üzere iken Hacı Bektaş Veli tarafından yıkılmasına engel olunduğu rivayet edilir. Üçüncü oda: tavanı kemerlidir. Bugün ise kendi kaderine terk edilmiş durumdadır.

Nevşehir Hacıbektaş Çilehane

ÇİLEHANE

Nevşehir Hacıbektaş Çilehane Delikli Taş

Delikli Taş

İlçe merkezine 3 km uzaklıkta, meyilli bir tepededir.

Burası: giriş ve çıkışı bulunan küçük bir mağaradır. Mağara girişi: bir insanın yürüyerek rahatça girebileceği genişliktedir. Ancak, mağara çıkışı ilginçtir.

Şöyle ki, mağara içirişinde yüksekçe bir yerde ve bir insanın içinden zorlukla geçebileceği, dışarıya açılan bir deliktir. Hacı Bektaş Veli’nin bu mağarada zaman zaman halvete kaldığı söyleniyor.

Yaygın bir inanışa göre: mağaraya girdikten sonra kilo olarak zayıf dahi olsa, eğer günahı varsa, çıkış deliğinden geçemiyormuş. Çünkü delik onu sıkarmış, bir adak adayınca serbest bırakırmış. Günahı olmayanlar ise, çıkış deliğinden rahatça geçerlermiş.

Tabii siz burayı ziyaret ettiğinizde, mağara önünde oldukça fazla bir kalabalık göreceksiniz ve mağaranın çıkış deliğinden geçmeye, çıkmaya çabalayan insanlar göreceksiniz, ama bence beklemeye değer, deneyin.

Nevşehir Hacıbektaş Çilehane Ozanlar Yolu

Ozanlar Yolu

Çilehanenin girişi tel örgü ile kapatılarak koruma altına alınmıştır. Burada: Ozanlar Yolu denen bir bölüm bulunur. Bu bölümde: Yedi Ozan heykeli bulunuyor. Yolun devamında ise, yine ozanlara ait heykeller vardır.

Nevşehir Hacıbektaş Çilehane Ozanlar Yolu

Ozanlar yolunun sonunda 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas-Madımak Otelinde yakılarak katledilenlerin anısına dikilmiş “Ozanlar Anıtı” bulunmaktadır. Ozan Aşık Mahzuni Şerif’in mezarı da buradadır.

Nevşehir Hacıbektaş Çilehane Minder Kaya

Minder Kaya

Çilehanenin bulunduğu meyille tepededir. Bu kayaya, Hacı Bektaş Veli’nin oturduğuna inanılır.

Kulunç Kaya

Çilehanenin bulunduğu meyilli tepededir. Hafif meyilli bir kayadır. Sırt ağrısına iyi geldiği söylenir. Kayanın üstüne sırt üstü yatarak aşağı doğru kayılır. Bu yüzden, yani ziyaretçilerin kaymasından dolayı, zaten kayanın üstü iyice kayganlaşmıştır.

Nevşehir Hacıbektaş Anfi Tiyatro

Anfi Tiyatro

Burada: Hacıbektaş Belediyesi tarafından yaptırılan İnsanlık Anıtı ve Müzesi bulunuyor.

Nevşehir Hacıbektaş İz Bırakan Aydınlar Mezarlığı

İz Bırakan Aydınlar Mezarlığı

Ozanlar yolunun doğusundadır.

Burada öldükten sonra Hacıbektaş’a defnedilmeyi vasiyet edenlerin mezarları bulunmaktadır.