Malatya Kuluncak

Malatya Kuluncak

Kuluncak, Malatya il merkezi arasındaki uzaklık 110 km. dir. Kuluncak Kangal arası uzaklık 110 km, Kuluncak Hekimhan arasındaki uzaklık 27 km, Kuluncak Darende arasındaki uzaklık 47 km, Kuluncak Gürün arasındaki uzaklık 80 km dir. Kuluncak Elazığ arasındaki uzaklık 209 km dir.

Malatya Kuluncak

TARİHİ

İlçenin tarihi geçmişi çok gerilere gitmez. Yıllar önce yayla hayatı süren Başören, Konaktepe ve Karıncalık köyü sakinleri, Kuluncak yöresine kışı geçirmek için yerleşirler. İlçe kuytu bir yerde bulunduğu için ismi “Kuytucak” olmuştur.

Daha sonra ise “Kuyuncak” olarak değiştirilmiştir. Yöre ilk olarak Sivas iline bağlı iken, 1934 yılında Darende ilçesine bağlanmış ve son olarak 1972 yılında belde ve 1990 yılında ise ilçe olur.

 

Malatya Kuluncak

GENEL

İlçe genel olarak bir vadi içinde yerleşiktir ve Tohma çayı üzerinde konumlanmıştır. İlçenin rakımı 1270 metredir. Arazinin büyük bölümü dağlık ve engebelidir. 1990 yılında ilçe statüsü kazanmıştır. 

Malatya Kulancak
 

GEZİLECEK YERLER

Malatya Kuluncak Eşref Höyük
 

EŞREF HÖYÜK

İlçe sınırları içinde Konaktepe Mahallesindedir. Konaktepe-Kuluncak yolu üzerinde, Konaktepe’ye 1 km uzaklıkta, yolun 300 metre güneyinde, tarlaların arasındadır. Kuzeyindeki Karıncalık-Konaktepe yoluyla höyüğe ulaşılır.

Kuzey, güney ve doğu yönünde meyillenen bir tepe üzerinde bulunan höyük dolgusu yaklaşık olarak 30-35 metre uzunluğunda, 15 metre genişliğinde ve 4 metre yüksekliğindedir.

Üzerinde bol miktarda Tunç dönemine ait Karaz tipi seramik parçalarına rastlanılmıştır. Höyüğün üzerinde bulunduğu tepenin güney yamacında, höyük koruma sınırına kadar teraslama yapılmıştır.

Höyük 1990 yılında Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Ancak höyükte herhangi bir resmi arkeolojik kazı çalışması yapılmamış olup sadece kaçak kazılar yapılmaktadır.

Malatya Kuluncak Mozaikler
 

MOZAİKLİ ALAN-KAYNARCA KÖYÜ, T AVŞANBÜKÜ MEZRASI CİVARI

İlçe merkezinde kaynarca mahallesi Tosunbükü mezrasındadır. Geç Roma dönemine ait olduğu tahmin edilmektedir. Mozaikler MS 3’ncü yüzyıla tarihlenen Doğanşehir yöresindeki Karaca motifli mozaiklerle paralellik gösteriyor.

Mozaikli taban alanının Roma dönemine ait olduğu düşünülür. Mozaiklerin sadece süslemeye ait parçalar olmayıp, mimari kalıntılarla birlikte (duvar izleri gibi) bir yapı sisteminin tabanı olduğu düşünülüyor. Bu yapı: Agora ya da ticaret merkezi fonksiyonunu taşıyan bir yapı olabilir. 

Mozaiğin tabanında geometrik, bitkisel motifler ve stilize hayvan figürleri bulunduğu ifade edilir. Mozaik alanın, mozaik döşemenin yanında bazı duvar izlerinin de izlediği kaydedilmiştir. 60 cm kalınlığında, 3.5 metre uzunluğunda, kuzey-güney yönünde bir duvar izi, doğu-batı yönünde de 2 metre duvar izi görülür.

Mozaiğin açıkta görülen kısmının tahrip olduğu, bazı kısımlarının yok olduğu anlaşılmıştır. 

Önce müzeye nakledilmesi düşünülen mozaiklerin çok geniş bir alana yayıldıkları görülünce, yerinde korunmasına karar verilmiştir.  

Evet mozaikli alanın, “Zeugma Mozaikleri” ne alternatif olabilecek değerde olduğu görülmüştür. Geniş bir taban yüzeyi mozaiklerle süslenmiştir. Mozaiklerin MS 2’nci yüzyıla ait olduğu ileri sürülür. Bazilika ya da kilise yapısını işaret eden mimari planlama özellikleri, gündeme gelmiştir, ancak planların haç planı olmadığı, uzun yapılı bazilika tarzının bir versiyonuna benzediği düşünülür. 

Malatya Kuluncak Bicir Köyü Yamaç Yerleşimi
 

BİCİR KÖYÜ BİCİR YAMAÇ YERLEŞİMİ

İlçe merkezine 15 km uzaklıkta, Bicir mahallesinin yaklaşık 4.5 km güneybatısında ve mahalle yolunun 200 metre güneydoğusundadır.

Günümüzde tarım arazisi olarak kullanılan alan, kuzey-güney doğrultuda uzanmakta olup, doğu ve batı yönde dere ile sınırlanır. Bölgenin topoğrafik yapısı yamaçtır. Arazi eğimli, muhtemel vadiler veya  dere yatarları gibi doğal sınırlarla çevrili bir konumdadır.

Arazide bitişik iki adet kaçak kazı çukuru görülür.

Kazı çukurları 10 metre uzunlukta, 3 metre genişlikte, 2 metre derinliktedir. Çukurlarda mimari yapı kalıntılarına ait mimari bloklara, arşitrav, friz sütun parçalarına, kapama kiremitlerine ve seramik parçalarına rastlanmıştır.

Söz konusu alanın Roma dönemine ait bir yamaç yerleşimi olması muhtemeldir. Bölge 2008 yılında Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

 

Malatya Kuluncak Mehmet Halife Türbesi

MEHMET HALİFE TÜRBESİ-SİYAHİ BABA TÜRBESİ

Kuluncak ilçe merkezinde şehir mezarlığındadır.

Osmanlı dönemine aittir. Kişinin dönemin din adamlarından biri olduğu tahmin edilmektedir. Yöre halkı tarafından “Mehmet Kalfe” olarak tanınır. Bu türbe “Siyahi Baba” adıyla da bilinir.

Malatya Kuluncak Kabak Abdal Türbesi
 
KABAK ABDAL TÜRBESİ

İlçe merkezine bağlı Alvar köyündedir. Köyün kuzeybatısına uzanan Tekke Deresinin hemen kenarında yüksekçe bir tepede “Son Osmanlı” dönemi yapıları tarzında türbe mezarı bulunmaktadır.

Kuluncak Kabak Abdal Türbesi

Hakkında çok sayıda söylence vardır. Kabak Abdal’ın Alvar’a ne zaman, nereden geldiği ve nasıl geldiğine dair yazılı bir kaynak yoktur. Türbesin kapısı üzerindeki kitabe çok yıprandığından çözülememiş, sadece 1844 tarihi okunabilmektedir. 

Türbe korunması gereken kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. 

Kare planlı yapının üstü kubbelidir. Yapı içinde, beton sıvalı bir mezar bulunur. 

Kuluncak Kabak Abdal Türbesi

Çevrede Kabak Abdal’ın asıl isminin Abdullah olduğu, saçları dökülmüş olduğundan “Kabak Abdal” isminin Balım Sultan tarafından verildiği anlatılmaktadır. Kendisi Balım Sultan’ın dervişlerindendir ve Balım Sultan 1511 yılında ölmüştür. Bir başka söylenceye göre, I Murat (1362-1389) döneminde yaşamıştır. 

 

KABAH APTAL TÜRBESİ-ŞİFALI HAMAM:

Alvar köyü ile ilçe merkezi arasında bulunur. Özellikle romatizma gibi rahatsızlıklara iyi geldiği söylenen hamam, yerel halk ve ziyaretçiler için sağlık yönüyle önem kazanmaktadır. Ancak günümüzde hamamın suyunun çekildiği ve hamamın enkazının bile kaybolduğu söylenmektedir. 

 

 

LEYLEK TEPESİNDEKİ TÜRBE:

Çiritbelen Mahallesindedir. Oldukça ilginç bir konumdadır. İlçenin en yüksek yeri olarak kabul edilen bu yerin zirvesi yaklaşık 2052 metredir. İlçede Leylek Tepesi üzerindeki türbe olarak anılan bir de türbe bulunmaktadır. Tarihi kaynaklarda: Leylek Tepesinin üstünde “Leylek Baba” gibi efsanevi figürlerin mezarları olduğu ve bu yerin ziyaret amaçlı kullanıldığı da belirtiliyor. 

Evet, doğa ile iç içe bir tepedeki türbe olarak hem manzarası hem de atmosferiyle dikkat çeker. 

 

TERSİHAN VE BAŞÖREN BÖLGELERİ;

İlçe merkezinin 11 km uzağındadır. Tersihan (Tersehan) bölgesi de Başören çevresinde anılmaktadır. Evet, buranın tarihi kalıntılar barındırır. Eski yerleşim izleri açısından gezilebilir. Ancak bu bölgelerle ilgili ne bir resim, ne de ayrıntılı bilgi bulamadım. 

 

KIZILHISAR KÖYÜ:

16’ncı yüzyıldaki kaynaklarda Darende’nin Ayvalı nahiyesine bağlı bir köy olarak gözüken ( o zamanki adıyla Kızılcahisar, Kızılşar) Kızılhisar köyünün ilk kuruluşu 1500’lü yıllara dayanmaktadır. Ancak 1680’li yıllardaki açlıktan geriye sadece daha önce köy dışına giderek kurtulan 4 kişi kalır. Bunlar köyü yeniden kurarlar. 

Evet günümüzde köy, geleneksel taş evleriyle, eski mimari dokusuyla dikkat çeken bir köydür. Kültürel atmosfer ve doğa iç içedir. 

Kuluncak Mavi Göl

MAVİ GÖL:

Kanyonları, mağaraları, kamp alanları, tarihi ve doğal güzellikleriyle önemli rotalardan biridir. Muhteşem manzarasıyla büyülüyor.

Bicir Mahallesinde yer alan Krom madeni sahasında maden çıkarımı ile oluşan yapay göl, son yıllarda ziyaretçilerin büyük ilgisini çekiyor. Göl, bulunduğu alan itibarıyla “mavi cennet” olarak adlandırılıyor. Son dönemlerde gölün hemen yanında bir de Yeşil Göl oluştuğu bildirilmiştir. 

 

Malatya Hekimhan

Malatya Doğanyol

Malatya Doğanyol

Doğalyol, il merkezi olan Malatya’ya 90 km uzaklıktadır. Doğanyol, Elazığ arası uzaklık: 162 km. Doğanyol, Gerger arası uzaklık: 86 km. Doğanyol, Adıyaman arası uzaklık: 146 km.

TARİHİ

İlçenin eski adı “Keferdiz” dir. Osmanlı döneminde Adıyaman-Kahta ilçesine bağlıdır, daha sonra Elazığ ve Cumhuriyetten sonra Malatya iline bağlanmıştır. 1990 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur. İlçe sınırları içinde herhangi bir tarihi kalıntı yoktur.

24 Ocak 2020 saat: 20.55’de Elazığ el merkezinde meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremden en çok etkilenen çevre beldelerinden birisi de Doğanyol ilçesi olmuştur.

İlçede çok sayıda evde hasar meydana gelmiştir. Çünkü Doğanyol ilçesinde evlerin birçoğu kerpiç tir ve bu evler depremde ağır hasar görmüştür.

Malatya Doğanyol

GENEL

İlçede karasal iklim hüküm sürmektedir ve buna bağlı olarak yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve yağışlı geçer. Engebeli bir arazi üzerine kurulmuştur. Rakımı 860 metredir. Sarp dağlar çoğunluktadır, ilçenin en yüksek noktası Ulubaba dağıdır. (2116 m. )

İlçede en büyük ekonomik gelir kaynağı “kayısı” yetiştiriciliğidir.

Doğanyol

Şimdi gelelim en önemli hususa: 6 Şubat 2020 Elazığ-Sivrice depreminde, ilçede yüzlerce konut, iş yeri kullanılmaz hale gelmiş. Ancak, depremden 4 ay sonra, ilçe merkezi yeniden inşa edildi. TOKİ tarafından üç mahallede 600’den fazla modern  konut, 75 ticarethane, 2 cami ve 85 ahırdan oluşan bir kentsel dönüşüm çalışması yapılmıştır. Hak sahibi vatandaşlar, 2023 yılının başından itibaren modern konutlara yerleştiler.  

Doğanyol Gökçe Mahallesi Kemal Sunal’ın baba evi (Bu eski ev depremde yıkılınca yerine yenisi yapılmıştır.)

GÖKÇE MAHALLESİ:

Türk sinemasının yüzünü güldüren Kemal Sunal’ın köyüdür. Halk eski ismi olan Ağvan’ı kullanıyor. Gökçe ismi sadece resmi tabelada ve resmi yazışmalarda kullanılıyor. Gökçe mahallesi de yerinde yapılanma ile villa köy olmuş durumdadır. Kemal Sunal, Gökçe Mahallesindeki baba evinde doğmuştur. Bu ev: Elazığ-Sivrice depreminde ağır hasar almış ve kentsel dönüşüm kapsamında bu ev de diğerleri gibi yıkarak yeniden yapılmıştır. Yeni evde halen sanatçının amca çocukları yaşamaktadır. 

Geçmiş dönemlerde Belediye Hizmet Binası olarak kullanılan ve bugüne kadar atıl durumda olan Gökçe Mahallesinde bulunan bir bina, Kemal Sunal adına kütüphane ve Kemal Sunal anılarının yaşayacağı bir müzeye dönüştürülecekmiş. 

 

Malatya Doğanyol Karakaya Barajı

KARAKAYA BARAJI

İlçe sınırları içindedir. Baraj seti, Diyarbakır-Çüngüş ilçesindedir. Baraj Türkiye’nin en büyük 3’ncü enerji santralıdır. Baraj 1987 yılında hizmete girmiştir. Karakaya barajının uzantısı, ilçeye 1.5 km uzaklıktadır. 

Doğanyol Karakaya Barajı

Fırat nehri üzerinde Atatürk Barajından sonra kurulu en büyük ikinci barajdır. Karakaya baraj gölünden sulama suyu akıtılarak araziler sulanmakta, kayısı ve diğer meyve ve bitki üretimi yapılmaktadır.

 

GEZİLECEK YERLER:

Doğanyol İskele Mesire Alanı

İSKELE MESİRE ALANI:

Doğanyol ilçesinin Koldere Mahallesinde, Fırat Nehri kıyısında sakin bir mesire alanıdır. İlçe merkezine 15 dakika uzaklıktadır. Malatya il merkezine uzaklık ise 90 km dir. Doğal su kaynakları ve göl manzarasıyla dikkat çeker. 

Doğanyol İskele Mesire Alanı

Mesire alanı, Karakaya Baraj gölünün manzarasına hakimdir ve çevresi dağlarla çevrilidir. Fırat Nehrinin suları ve çevredeki yeşil alanlar, ziyaretçilere huzurlu bir atmosfer sunar. Alanda yürüyüş yolları, banklar ve piknik masaları gibi olanaklar bulunmaktadır. Göl kıyısındaki taş döşeli yürüyüş yolları olağanüstü güzeldir. 

Doğanyol Kayacık köyü mesire alanı

KAYACIK MESİRE ALANI:

İlçe merkezine bağlı Çolak Mahallesinde, ilçe merkezine yaklaşık 30 dakika uzaklıkta doğal bir dinlenme alanıdır. Yüksek konumu sayesinde özellikle yaz aylarında serin atmosferiyle tercih edilmektedir. Buz gibi suyu ve etkileyici manzarasıyla doğa severler için huzurlu bir kaçış noktasıdır.  

Mesire alanında çardaklar ve piknik masaları bulunmaktadır. Ancak tesis veya market bulunmadığı için ziyaretçilerin yanlarında yiyecek ve içecek getirmeleri önerilir. 

 

ZİYARET DAĞI:

İlçenin en yüksek rakımlı dağıdır. Doğanyol ilçe merkezine yaklaşık 30-40 dakika uzaklıktadır. 

Doğal kaynak suyu, temiz hava ve panoramik manzara sunuyor. Gün doğumu ve batımı için güzel noktalardandır. Haziran ayında uçkun (ya da uhçun) ve laleleriyle ünlüdür. 

Doğanyol Hellegıran Mesire Alanı

HELLEGIRAN MESİRA ALANI:

İlçe merkezine yarım saat uzaklıkta, Konurtay yolu üzerinde, Ulutaş Mahallesindedir. İlçe merkezine yaklaşık 30-40 dakika uzaklıktadır. 

Dağlardan gelen soğuk suyu ile serinlemek mümkündür. Doğayla iç içe yürüyüş yapma imkanı sunar. Uygun piknik alanları mevcuttur. Dağların arasından çıkan suyun oluşturduğu doğal güzellik, ilgi çeker. Mesire alanında çeşitli piknik masaları ve oturma alanları bulunmaktadır. Ancak tesis ve market yoktur. 

Doğanyol Konurtay Köyü

KONURTAY KÖYÜ

İlçe merkezine bağlı Konurtay köyü, geleneksel köy evleri, dar sokakları ve samimi köy halkıyla ziyaretçilere güzel ortamlar sağlıyor. Köyün çevresindeki patikalarda doğa yürüyüşü yapabilir, ayrıca köy yaşamını izleyebilirsiniz. Köydeki yerel lezzetler, el sanatları ve geleneksel yaşam biçimi görülmeye değerdir. 

 

 

Malatya Hekimhan

Malatya

Malatya

Birkaç kez gittim. Özellikle: şehir merkezindeki İsmet İnönü heykelinin büyüklüğü dikkatimi çekti. Bir de, şehir girişinde, hemen sol yandaki büyük bir uçurum kıyısında, sanırım asker birlik vardı onu hatırlıyorum. Ayrıca: şehre çok uzak bir havaalanı. Muhteşem lezzetli kayısılar. İlk intiba, Malatya büyük ve güzel bir şehir.

Derler ki: Malatya’ya gelen, bir daha buradan ayrılamazmış. Ama, Malatya’dan dışarı gidenler de, bir daha Malatya’ya geri dönmezlermiş. İşte size Malatya.

Malatya

ULAŞIM

Malatya’ya ulaşım denilince: kara, hava ve demiryolu ulaşımının bulunduğu söylenebilir. İl merkezine, 30 km. uzaklıktaki “Erhaç Havaalanı” ile, il merkezine havayolu ulaşımı sağlanmaktadır.

Malatya-Sivas arası uzaklık: 247 km. Malatya-Adana arası uzaklık: 388 km. Malatya-Gaziantep arası uzaklık: 247 km. Malatya-Adıyaman arası uzaklık: 185 km. Malatya-Ankara arası uzaklık: 660 km. Malatya-Diyarbakır arası uzaklık: 251 km. Malatya-İstanbul arası uzaklık: 1113 km. Malatya-İzmir arası uzaklık: 1189 km.

Malatya

TARİHİ

Malatya yöresinin tarihi incelendiğinde, özellikle: 1979 yılında, Karakaya Baraj Gölü kurtarma kazıları yapılan “İzolulu Mevkiindeki Cafer Höyük”te: yörede yaşayan insanların mağaralardan çıkıp, ilk defa ovada tarım ve hayvancılık yaptıkları anlaşılmıştır. Yani: yerleşik köy hayatına geçiş aşaması görülüyor. Burada yaşayan bu insanların, MÖ.7000’li yıllarda, burada bulundukları tahmin ediliyor.

Malatya yöresinde: takip eden tarihi süreçte, Hitit, Med, Pers, Roma ve Bizans egemenlikleri görülür. 11.yüzyılda ise, Türkler görülür. 1057 yılında, Malatya Türklerin eline geçer. 1515 yılında, Osmanlılar yörede görülürler.

MALATYA İSMİNİN KAYNAĞI

Malatya şehri, günümüze kadar pek büyük bir değişiklik göstermeden gelen Anadolu şehirlerinden biridir. Hitit yazılı kaynaklarında: şehrin ismi “Melita” olarak geçer. Asur yazılı kaynaklarında ise, şehrin ismi: “Meliddu, Melide, Melid, Milid, Milidia” olarak geçmektedir. Urartu kaynaklarında, şehre: “Melitea” ismi verilmiştir. Sonuçta, şehrin yani Malatya’nın isminin: Hititçe “bal” kelimesi olan “Melid” kelimesinden türediği düşünülmektedir. Hitit hiyeroglif kitabelerinde: Malatya şehri: “bir öküz başı ve ayağı” ile ifade edilmiştir.

BATTAL GAZİ DESTANI

Hüseyin Gazi: Peygamber soyundan gelen bir kişidir ve Malatya yöresine yerleşmiştir. Cafer isimli bir oğlu vardır. Ancak: Hüseyin Gazi, bir av sırasında, yörenin Rum Beylerinden Mihriyayıl tarafından, bir hile sonucu öldürülür.

Cafer: babasının katillerini bulur ve öldürür. Serasker olur. Daha sonra, Kayser orduları ile yapılan çatışmalarda, üstün başarılar gösterir ve Malatya Beylerinin güvenini kazanır.

Kayser: Ahmer komutasında, bölgeye bir başka ordu gönderir. Cafer: Ahmer’in komutasındaki ordu ile yaptığı savaşı da kazanır. Bunun üzerine, Ahmer “Müslüman” olur. Kendisine: Cafer tarafından ”Ahmet” ismi verilir. Ahmet’te, Cafer’e “Battal” ismini verir.

Takip eden süreçte: Battal Gazi, Bizanslılarla yaptığı sayısız çatışmadaki başarıları ile öne çıkar ve yaptıkları, destansı bir şekilde yörede anlatılır.

Malatya

GENEL

İl merkezi, Malatya ovasında kurulmuştur. Fırat’ın kollarından biri olan Tohma ve ona karışan birçok akarsu, ovayı sular. Ovanın sulanan bu kesimlerinde: şeker pancarı, tütün, sebze, meyve ve tahıl üretimi yapılır. Ancak, son yıllarda, yaylalarda hayvancılık ta gelişmektedir.

Malatya: il geneli olarak, tüm iller içinde, sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasında, ülkemizde, 41’nci sırada bulunmaktadır.

Malatya topraklarında önemli bitki örtüsü yok. Çünkü: bir zamanlar, büyük bölümü ormanlarla kaplı iken, gelişen zamanla bu ormanlar yok edilmiş ve bozkırlar ortaya çıkmıştır.

FIRAT NEHRİ

Elazığ-Keban barajından çıkan Fırat nehri: genişçe bir yay çizer ve Kuruçay ile Tohma suyunu alarak ve çeşitli adacıklar oluşturarak: Karakaya Baraj Gölü sahasına gelir. Daha sonra: Doğu Anadolu’nun en derin ve en uzun boğazlarından biri olan “Kömürhan” boğazına girer ve akmasına devam ederek: Diyarbakır-Çüngüş ilçesi yakınlarında “Karakaya Barajı” göletini doldurur.

Malatya

KAYISI

Günümüzden, 5000 yıl öncesine kadar, kayısı bu bölgede bilinmekte ve üretimi yapılmaktadır. Dünya yaş kayısı üretiminde, Türkiye, birinci durumdadır. Türkiye’yi: İtalya ve İspanya izlemektedir.

Kayısı: içinde bulunan organik ve anorganik maddelerle, insan sağlığına olumlu etkiler yapar. Muhteviyatında bulunan yüksek şeker, nişasta, protein, pektin, çeşitli vitaminler (A,B,B2,C,E,P,PP,Folik asit) içermektedir.

A vitamini: vücudu ve organları saran epitel doku ve göz sağlığı, kemiklerin ve dişlerin gelişimi açısından yararlı ve gereklidir. Ayrıca: kayısının sodyumca fakir, potasyumca zengin olması, bazı özel diyetlerin düzenlenmesinde de yardımcı olur.

MALATYA ASKERİ YAPI

İl merkezinde: 2’nci Ordu Komutanlığı karargahı bulunuyor. Ayrıca: 7’nci Ana Jet Üs Komutanlığı da var. Yani: Malatya şehrinde, yoğun bir askeri personel ve ailelerinin oluşturduğu sosyal çevreyi görmek mümkün. Özellikle: hafta sonu günlerinde, şehir merkezinde bol miktarda, asker şahıs görülebiliyor.

Malatya İnönü Üniversitesi

MALATYA İNÖNÜ ÜNİVERSİTE

Üniversite, 1975 tarihinde kurulmuş olup, Türkiye’nin kuruluşu en eski üniversitelerinin arasındadır. Üniversite bünyesinde birçok fakülte ve yüksek okul bulunmakta olup, en son olarak: 2009 yılında Hukuk ve 2010 yılında İletişim Fakülteleri kurulmuştur.

Üniversite kampüsünde: eğitim-öğretim birimleri, Turgut Özel tıp merkezi, öğrenci yurtları, spor tesisleri, konferans salonu, alışveriş merkezi, öğrenci kafeteryası, kitap satış merkezi, internet merkezi, kütüphane, bayan kuaförü, postane, banka şubeleri bulunmaktadır.

Üniversite kampüsü içinde, 2 tane müze var. Bunlar: İsmet İnönü Müzesi ve Turgut Özal Müzesi.

NE YENİR

Malatya mutfağında, köfteler önemli yer tutar. Köftelerin yapımında kullanılan ana malzeme ise, bulgurdur. Malatya’da, bulunan 70’den fazla köfte çeşidinden, benim size önerebileceğim başlıcaları şunlar: analı-kızlı, içki köfte, sumaklı ekşili köfte.

NE SATIN ALINIR

Malatya’da, buraya has kayısının her türü satışa sunuluyor. Özellikle: kuru kayısıların hediyelik paketleri göz alıcı. Siz de, gerek kendiniz ve gerekse yakınlarınız için, kayısıdan mamul ürünlerden satın alabilirsiniz. Elbette, kayısı kurusu ve kayısı çekirdeği, ilk öneri.

Malatya

GEZİLECEK YERLER

Malatya Müze

MÜZE

1971 yılında, İnönü parkında, günümüzde “Evlendirme Dairesi” olarak kullanılan binada, ilk müze açılır. Kernek Meydanındaki müze binası yapımına ise, 1975 yılında başlanır ve 1979 yılında bitirilerek, ziyarete açılır. 2001 yılında ise, Müze modern bir sergilemeye kavuşmuştur.

Müzede: 15.000 eser bulunmaktadır.

Neolitik Heykelcikler

Burada sergilenen eserler: MÖ.8000 yıllarına tarihlenen, kireç taşından yapılmış, ilk heykel örnekleridir. Bunlar: İzollu bölgesindeki “Caferhöyük”te bulunmuştur. Burada: bu ilk heykel örneklerinin yanı sıra, obsidiyen bıçak, orak, ok ucu, keski ve delgiler de bulunmuş olup, bunlar da müzede sergileniyor.

Kılıç ve Mızrak Uçları

Bunlar: Aslantepe bölgesinde bulunmuş olup, MÖ.3200-3000 yılları arasından, günümüze kadar ulaştıkları tahmin edilmektedir. Bu kalıntıların çoğu bronz olup, arsenik alaşımlı olmaları ve bir kısmının gümüş olması, ilgi çekmekte ve arkeolojik önemlerini arttırmaktadır.

İnsan Mezarı

Aslantepe höyüğünde bulunan bu mezar buluntularının, MÖ.4000 yıllarından kaldığı tahmin edilmektedir. Anadolu’da, ölü gömme geleneklerinin tipik bir örneği olması açısından önem kazanmaktadır. Mezar: orijinalliği bozulmadan, sağlamlaştırılarak müzeye getirilmiştir.

Mezarda bulunan ceset, bir kadına ait olup: süs eşyaları, mutfak kapları ile birlikte bulunan ceset: arkeolojik dilde “hoker vaziyeti”  denilen bir şekilde yani “çocuğun ana rahminde duruş şekli” gibi yatırılmış vaziyette bulunmuştur.

Bu şekilde yerleştirilmesinin sebebi: devrin insanı tarafından, dünyaya nasıl gelindi ise, öyle gömülmesi düşüncesinin ağır basmasıdır. Ancak: o devirde, elbette çocuğun ana rahmindeki bu yatış şeklinin nasıl öğrenildiğine dair her hangi bir bilgi yok. Yani, bu ana rahmindeki yatış şeklini nasıl öğrenmişlerdir, meçhul.

Mühür Baskılar

Aslantepe höyüğünde yoğun olarak bulunan mühür baskıların, MÖ. 3200-3000 yıllarından günümüze kaldığı düşünülmektedir. Bunların bulunması: Aslantepe bölgesinin ne derece önemli olduğunu ortaya koyması açısından ilgi çekmektedir. Diğer yandan: Aslantepe bölgesinde bulunan Saray kompleksi içinde: ilkel muhasebe sistemi ve bürokrasinin doğuşunun ilk temellerinin ifadesi açısından da önem taşımaktadır.

Kral Mezarı

Aslantepe kazılarında ortaya çıkarılan, MÖ.2900 yıllarına tarihlenen, Saray yapısı içindeki, 70’den fazla mezar buluntusu ve kral mezarının bir örneği, Müzede sergilenmektedir. Kralın mezar içinde: yukarıda sözünü ettiğim şekilde (hoker-yani çocuğun ana rahminde yattığı gibi şekilde) yatıyor olması ve mezarın üzerinde, kurban edildiği  düşünülen 4 kişinin bulunma pozisyonları, ilgi çekiyor.

Müzede: tüm bunların dışında, Karakaya Baraj gölü suları altında kalan Değirmentepe höyükte yapılan kazılarda bulunan: mühür ve mühür baskıları da sergileniyor.

Malatya Orduuzu-Pınarbaşı

ORDUZU, PINARBAŞI

Malatya-Elazığ karayolu üzerinde, il merkezine 5 km. uzaklıkta, Bahçebaşı semtinde, kaynak suları, önüne set çekilerek bir gölet oluşturulmuştur. Yörenin yamaçları çam ağaçları ile çevrili olup, özellikle yaz aylarında, yörenin insanın en büyük uğrak yeri olan bir mesire yeridir.

Bu yapay göl kıyısında: yazlık gazinolar, dinlenme tesisleri ve “Kayısı Fuar Alanı” bulunmaktadır. Malatyaspor Futbol Takımının tesisleri de, burada bulunmaktadır. Tüm bunların yanında, burada, bir de açık yüzme havuzu var ve yaz aylarında yüzme yarışmaları yapılıyor.

Malatya Aslantepe

ARSLANTEPE HÖYÜĞÜ

UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınan Arslantepe Höyüğü hakkındaki ayrıntılı tanıtım yazım yine bu sitede.

Arslantepe höyüğü tanıtım yazısı için.

HORATA

İl merkezine, 5 km. uzaklıkta, Konak kasabasındadır. Burada: Beydağı eteklerinden çıkan Hotara çayının çevresinde oluşturulmuş bir mesire yeri var. Yörenin insanları, yaz aylarında buraya akın ediyorlar.

İSPENDERE İÇMESİ

Malatya-Elazığ kara yolunun, 28’nci km.de, İspendere köyündedir. Buradaki içme: ağaçlar arasında, açık bir alandadır. Su: 3 kaynaktan çıkmakta olup, hem içme ve hem de banyo olarak kullanılabilmektedir.

İçme olarak kullanıldığında: sindirim sistemi, idrar yolları ve karaciğer hastalıklarına iyi geldiği söyleniyor. Burada: Malatya İl Özel İdaresi tarafından yaptırılan: bir motel ve gazinosu var.

Malatya Atatürk Anıtı

ATATÜRK ANITI

İl merkezinde, 1946-1947 yılları arasında, halktan toplanan paralarla yaptırılmıştır. İki bölümlü anıtın: birinci bölümü: taş kaide, ikinci bölümü ise: bronz Atatürk ve bayrak taşıyan çıplak genç erkek figürü. Anıtın mimarı ise: Nejat Sirel.  Heykeltıraş ise: Hakkı Bey.

Malatya

İNÖNÜ ANITI

İl merkezinde, Valilik binası önündedir. Anıt: 1946-1947 yılları arasında, ildeki Atatürk anıtını da yapan heykeltıraş Nejat Sirel ve Hakkı Bey tarafından yapılmıştır. Yine: Atatürk anıtı gibi, iki kademeli olup, taş kaide ve bronz İsmet İnönü heykellerinden oluşur. Halktan toplanan paralar ile yaptırılmıştır.