Tunus Alışveriş

Tunus Alışveriş

Ülkede, alışveriş yapılan yerlere, genel anlamı ile “Suk”ismi veriliyor.

Bu suk’ları: Tunus, Suse, Kayrevan ve Cerbe adasında yoğun olarak bulmak mümkün.

Diğer yerlerde ise,  daha çok turistlere yönelik hediyelik eşyaların satıldığı çarşılar görülüyor.

Tunus Alışveriş

NERELERDEN ALIŞVERİŞ YAPILIR

Ülkede, modern alışveriş merkezleri yanında, özellikle otantik alışveriş mekanları da bulmak mümkün.

Bu mekanlara: Medina ismi veriliyor. Ayrıca ve de özellikle: ONAT ismi verilen ve devlet tarafından işletilen alışveriş mağazalarını tercih etmenizi öneririm, çünkü, buralardaki fiyatlar çok daha uygun. Bu kelimeyi unutmayın: ONAT.

ALIŞVERİŞ ZAMANLARI

Ülkede, dükkanlar genellikle, sabah çok erken saatlerde açılıyor. Sıcak nedeniyle, sabah saat: 07.30 gibi, sokakların, caddelerin hareketlendiğini görüp şaşırabilirsiniz.

İnsanlar bu saatte kalkıp, en geç saat: 08.00 gibi dükkanlarını açıyorlar, devlet dairelerinde çalışanlar mesailerine başlıyorlar ve bu yoğun koşuşturma sonucu, saat: 14.00 gibi mesai bitirip, sıcağın iyice bastırdığı bu saatlerde istirahat etmeyi tercih ediyorlar.

Dükkan ve mağazalar ise: sabah: 08.00-12.30 ve öğleden sonra ise, 15.00-18.00 saatleri arasında açık kalıyor. Tabii bu verdiğim saatler çoğunluğun uyduğu standartlar. Cuma günleri özellikle, Cuma namazı saatlerinde, açık hiçbir yer bulmak mümkün değil.

Son bir not: Tunus esnafı, maalesef biraz ısrarcı. Yani, sizin kolunuzdan çekiştirip, kendi dükkanına veya anlaştığı herhangi bir dükkana-mağazaya sokabilir.

Bunlar genellikle, halı-kilim dükkanlarıdır ve hemen, dükkandaki ürünlerin bir kısmı önünüze serilir. Bence, bu çekiştirmelere sakın aldanmayın ve bu tür bilmediğiniz dükkanlara girmeyin derim.

Özellikle, Türk olduğunuz öğrendiklerinde: Türklere genel olarak sevgi beslemeleri yanında,  size “Tarkan, Hakan Şükür, Hasan Şaş” gibi Kuzey Afrika ülkelerinde çok bilinen sanatçı ve sporcularımızın isimlerini telaffuz ederek yaklaşacaklar ve bir yandan da, kolunuzdan çekiştirerek bir dükkan veya mağazaya sokacaklardır.

Bir de nane çayı gelirse, işte orada gitti bir saatlik zamanınız. Bir de alışveriş yapmazsanız, asık suratlar ve bıyık altı arapça küfürler eşliğinde oradan ayrılırsınız.

PAZARLIK

Diğer Arap ülkelerinin çoğunda olduğu gibi burada da pazarlık yapmak şart. Pazarlık yapmayı, normal kabul ediyorlar yani sıkılmadan pazarlık yapabilirsiniz ve zaten yapın. Tunus esnafı, başta 70 dinar istediği bir malı, sonuçta size 5  dinara verebiliyor.

Ama pazarlık yaparken yine de şuna dikkat etmenizi öneririm. Kesinlikle, almak istemediğiniz bir mal için pazarlık yapmayın, yani bir süre uğraşıdan sonra, satıcı malın fiyatını büyük ölçüde indirmiş ve siz yine de arkanızı dönüp giderseniz, feci bozuluyorlar.

Bir de, satıcıya, almayı düşündüğünüz bir mal için: çok çok düşük fiyat vererek pazarlık yapmayın. Yani: 100  dinarlık bir mal için, başlangıç fiyatı olarak, 40-50 dinar önerebilirsiniz ama, tutup ta, 10 dinar önerdiniz mi, yine bozuluyorlar.

En iyi pazarlık, satıcının teklif ettiğinin, yarısını önermektir. Ve inanın ki, bu bile ona kar kazandıracaktır. Çekinmeden, yarısını önerin.

NE SATIN ALINIR

DERİ ÜRÜNLER

Hani, deri ürün diyorum da, ülkemizde bunların daha muhteşem güzel, modern ve kalitelisi var, yani buradan deri ürün almanızı pek önermiyorum.

Ama yine de: deri ceket ve giysi dışında, ilginizi çekebilecek deri ürünler bulabilirsiniz. Örneğin: Babuş yani terlik, el çantaları, valiz, cüzdan, kemer, yelek olabilir.

Ama, kalite ve fiyat konusunda yanılmak elbette mümkün. Bu yüzden Sooklar’ın, zanaatçıların aynı yerde toplandıkları bölgelerinde gezerek, gerek kalite konusunda ve gerekse fiyat konusunda daha sağlam hareket edebilirsiniz.

Yani, herhangi bir yerden deri ürün satın almaktansa , Sooklar’da bulunan, deri ürün satıcılarının bir arada bulundukları yerlerden satın almalısınız.

SERAMİK-ÇİNİ

Ülkenin seramik ürünlerinin ana üretim merkezleri: Nabul ve Cerbe adası olmasına rağmen, bu ürünleri, ülkenin birçok yerinde bulabilirsiniz. Nabul bölgesi, genellikle çinileriyle tanınıyor. Bu çiniler: beyaz zemin üzerine, yeşil-mavi-sarı renk kullanılarak yapılıyor. Daha çok, vazo, çeşitli kaplar ve dekoratif panolar şeklindedir.

Bunun  dışında, ülkede bulabileceğiniz kap-kacak türü seramiklerde, genellikle sarı ve yeşil renkler kullanılıyor. Bunun nedeni: bu renklerin hurma ağacını simgelemesiymiş. Seramik el sanatları ürünlerinden son bir öneri: seramikten yapılan mavi renkli “Tunus kapısı” gece lambası olarak evinizde kullanabileceğiniz çok orijinal bir obje.

Tunus Alışveriş Baharatlar

BAHARATLAR

Ülkede, çok renkli ve çeşit çeşit baharatlar satılıyor. Özellikle: Sooklar’da, baharatçılarda, tercihinize göre baharat bulup satın alabilirsiniz.

Tunus Alışveriş Parfüm

PARFÜM

Ülke, tam bir parfüm cenneti. Özellikle, Tunus şehrinde, Sooklar’da, mutlaka bir parfümcüye uğrayın ve kokuları test edin derim. Çünkü, bu ülke aynı zamanda, mutlaka duymuşsunuzdur “Yasemin” kokusu ile öne çıkan bir ülke.

Hatta, insanlar, günlük kıyafetlerini, çoğu kez, kulaklarının üstüne taktıkları bir yasemin çiçeği ile tamamlıyorlar. Bence, buradan alınacak en güzel hediye, tercihinize göre bir parfüm olabilir. Gerek taşıma kolaylığı ve gerekse egzotikliği ile öne çıkıyor. Parfüm denilince, kokulu sabunda satın alabilirsiniz.

AĞAÇ ÜRÜNLER

Ülkede, zeytin üretimi fazla olunca,  doğal olarak zeytin ağacından yapılma, ürünleri bulmak da mümkün. Özellikle, Es-Sahel bölgesinde, zeytin ağacından yapılma: satranç takımları, kutular, dama tahtaları ve kapları bulup satın alabilirsiniz. Ayrıca: sedir ağacından yapılma ürünler de ilgi çekiyor. Bunun dışında, ülkeye özgü tahta kuklalar da ilginizi çekebilir.

Tunus Alışveriş Halı-Kilim

HALI-KİLİM

Yine, ülkemizde harika halı-kilim kültürü varken, Tunus’tan alınır mı, düşünmek gerek. Yine de, kısa bilgi açısından: ülkede özellikle, güneydeki Berberi köylerinde dokunan, bir tür kilim “mergum” öne çıkıyor. Yine, berberi kadınları tarafından dokunan halıların ise, bir özelliği dikkati çekiyor.

Halılar, nazar  değmesin diye, bazı özellikler taşırmış. Örneğin: mutlaka bir ilmek ucu açık bırakılır, bağlanmazmış. Ayrıca, desenler simetrik veya düzgün dokunmazmış. Son olarak: bu halı ve kilimlerde, bereketi simgeleyen hayvan motifleri yani kaplumbağa ve yılan motifleri bulunuyor. Ayrıca: gözler, artı şekli ve el desenlerde kullanılıyor.

Güney Afrika Cape Town Alışveriş

Güney Afrika Cape Town Alışveriş

Şehirde alışveriş hakkında ayrıntılı bilgi vermeden önce: özellikle “Greenmarket Square” denilen yerde kurulan meşhur antika ve oyma tahta pazarından söz etmek istiyorum. Bu Pazar: her sabah saat: 10.00 gibi kuruluyor ve akşam üstü saat: 17-18.00 gibi kaldırılıyor.

Burada ve şehrin diğer açık pazarlarında alışveriş yaparken, pazarlık yapmayı ihmal etmeyin, iyi bir pazarlık sonucunda söylenen fiyatın üçte bir fiyatına ürünü satın alabilirsiniz.

Özellikle: tahta süs eşyaları ve boncuk takılar almanız önerilir.

Şehirdeki dükkanların çoğu: saat: 17.00 gibi kapanıyorlar. Sadece Long Street ve Waterfront denilen yerde, bazı dükkanlar saat: 22.00 ye kadar açık kalıyor.

NELER SATIN ALINIR

Cape Town şehrinde: Afrika kültürünü yansıtan, değişik kalitede ama düşük fiyatlara çeşitli sanat eserleri ve el işleri satın alabilirsiniz.

Afrika tahta oyma maskeleri: burada doğum ve düğün gibi geleneksel olayları kutlamak için yapılırlar. Buradan alınabilecek en güzel hediye, bence bu tahta oyma maskelerdir.

Bunun dışında: yine bölgeye özgü: karmaşık renkli boncuk işleri, renkli kumaşlar, sepet işleri, sabuntaşı oymalar ve tahta kaseler de satın alabilirsiniz.

Öte yandan: çağdaş sanat, deri ve seramik ürünleri de oldukça çekicidir.

Parlak renkli boyanmış devekuşu yumurtaları, devekuşu derisinden yapılmış çantalar, cüzdanlar, kemerler ve ayakkabılar da bulunur.

Daha üst düzey hediyelik veya kendiniz için bir şeyler satın almak isterseniz, bu kez: altın, elmas, değerli ve yarı değerli taşlar da bulup satın alabilirsiniz ki burada çok sayıda yetenekli mücevher tasarımcısı bulunmaktadır.

Son olarak: buranın şaraplarının çok ünlü olduğunu belirtmek istiyorum. Meraklısı için Cape Town şehrinden bir veya birkaç şişe şarap almak elzemdir.

Çünkü: burada çok sayıda üzüm bağı ve şarap dükkanı bulunmaktadır.

Afrika Güney Afrika Cape Town Alışveriş

NEREDEN SATIN ALINIR

Adderley Street caddesinde bulunan “Golden Acre” alışveriş merkezi ve “St Georges Mall”: şehirde: giysi, mücevher, antika ve hediyelik eşya satan birçok dükkanı barındırmaktadır.

Long Street caddesinde: giysiler ve elden düşme kitaplar bulup satın alabilirsiniz.

Şehirde: Afrika sanatı ve el işi ürünlerin satıldığı çok sayıda dükkan bulunmaktadır. Ama, aynı tür ürünleri daha ucuz fiyatlarla bulup satın alabileceğiniz yerleri iyi bilmek gerekir.

Grand Parade bölgesindeki bit pazarında: parlak renkli Afrika kumaşları bulunur. Greenmarket Square’de: bolca el yapımı giysiler bulunur.

“Kirstenbosch National Botanical Gardens” denilen yerde açılan pazarda: kaliteli el işi ürünler satılır.

“V&A Waterfront” denilen yerde: “Victoria and Alfred Mall” ve “Victoria Shopping Center” denilen yerler: her şeyi satan ve yüzlerce dükkan bulunan alışveriş mekanlarıdır. “Waterfront Craft Market” (Liman elişi pazarı) yüksek kaliteli ürünlerin satıldığı bir yer olarak bilinir.

Victoria iskelesinde bulunan “Red Shed Craft Workshop” denilen yerde: sanatçıları çalışırken ve müşteri isteklerine göre özel ürünler yapmalarını görebilirsiniz.

“Hount Körfezi” ve “Noordhoek”: ressamlar, heykeltıraşlar ve çömlekçiler öne çıkar. Simon kasabası: özellikle sıra dışı hediyelik eşyalar ve sanat eserleri satan dükkanlarla doludur. “Hermanus” denilen yerde düzenli kurulan bir el işi pazarı bulunmaktadır.

Şehir ziyaretçilerinin hediyelik olarak özellikle şarap aldıklarından söz etmiştim. Şehirdeki şarap üreticilerinin birçoğu: yalnızca kendi şaraplarını değil aynı zamanda bölgeye has hediyelik eşyalar veya gurme yiyecekleri de satarlar.

“Wine Routes” denilen yerdeki kasabalar: aynı zamanda Felemenk Cape koleksiyonu eşyalar ve antikalar satan bir yer olarak tanınır.

“The Winelands Crafts Market”: yaz aylarında, her Pazar günü, çok sayıda antika dükkanı da bulunan “Stellenbosch” denilen yerde kurulmaktadır.

“Paarl” denilen yerde ise her cumartesi günü sanat ve elişi pazarı kurulur.

Eğer “Stellenbosch” bölgesine giderseniz: “Dorp Street” denilen caddede bulunan “Oom Sami ese Winkell” denilen yere mutlaka uğramalısınız.

Bu dev mağaza, son yüz yılda hiç değişmeden kalmıştır ve şaşırtıcı ürünler satılmaktadır.

Cape şehrindeki en büyük alışveriş merkezi: kuzey banliyölerinden “Tygervalley” dedir. Güney banliyölerinde ise, alışveriş merkezi olarak “Claremont” daki “Cavendish Square” dir.

Bu bölge: Güney Afrika’nın giyim endüstrisinin merkezidir.

Salt nehri ile Woodstock’da kelepir ürünleri bulabileceğiniz çok sayıda fabrika satış mağazası da bulunmaktadır.

Fas Ulaşım

Fas Ulaşım

 

 

 

 

 

Fas Ulaşım: Yolculuğa çıkmadan önce; çantanızı hazırlarken; aman dikkat, hava durumuna kanıp, yanınıza kalın giysiler alın.

Çünkü; Fas’ın iklimi, ileride anlatacağım gibi orijinal. Üşümemek istiyorsanız, çantanıza mutlaka birkaç parça kalın giysi koymayı sakın ama sakın ihmal etmeyin.

Gidiş yolculuğu:

İstanbul-Casablanca arası uçak yolculuğu; yaklaşık 4.5 saat. Yani; İstanbul-Fas arası uçak yolculuğu: 4.5 saat sürüyor. Fas Kraliyet Havayollarını tercih ederseniz, biraz hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Çünkü; uçağın sefer öncesi tam olarak temizlendiğini sanmıyorum. Ayrıca; görevli personel ve servis yeterli değildi.

Özellikle: hani Fas’a ulaşmadan, uçakta Fas yemek kültürünü tanıma imkanı olacağı hakkındaki yazılar, sanırım yanıltıcı. Çünkü: giderken, uçakta yalnızca bir kez yiyecek servisi yapıldı. Ama; ikram edilen yiyecekler, asla Fas yemek kültürünü yansıtacak düzeyde ve kalitede değildi. Yol boyunca, başkaca bir kez çay/kahve servisi yapıldı ve daha sonra herhangi bir ikramda bulunulmadı.

Ayrıca; televizyon/dvd seyretme imkanı yok (çünkü Arapça ve Fransızca ve ekran sayısı az ve uzak).

Dolayısı ile; sıkıcı bir yolculuk. Uçakta size bir form verilecek. Malum; ülkeye vizesiz giriliyor. Ama: girişte bir form doldurmanız isteniyor. Bu form; havaalanına indiğinizde zaman kazanmanız açısından, uçaktan inmeden önce doldurulmalı. Formu doldurmanız için: ülkede kalacağınız adres veya adreslerin bilinmesi gerek.

Yani: hangi otelde kalacağınızı bildirmenizi istiyorlar. Bu formun diğer önemli bir noktası da şu: girişte, pasaport polisi tarafından bu forma ve pasaportunuza, beş rakam ve iki harften oluşan bir numara basılıyor.

Bu numara; Fas’ta bulunduğunuz sürede, size ait bir kimlik numarası gibi. Bundan sonra, bu ülkeye gelişlerinizde de, bu numara kullanılacak. Casablanca havaalanı güzel, modern yapılı ve anlaşılabilir düzende. Ama; dikkat, uygulamaları, ülkemize veya birçok başka ülkeye benzemiyor.

Havaalanında, sürekli kontrolden geçiriliyorsunuz. Alana indiğinizde: önce pasaport kontrolü, bu kontrolde, uçakta doldurduğunuz giriş formunu görevli alacak, sonra yine kontrol, sonra bagajlarınızı alıyorsunuz ve bu sefer bagajlar ile birlikte kontrol. Yani; sanırım biraz aşırılık durumu var.

Bu arada: tabii ki ülkemiz ile Fas arasında saat farkı var. Kışın; Fas bizden, 2 saat ileride. Bunun sonucunda; Fas’a ulaştığınızda, biyolojik vücut saatiniz oraya alışmakta çok kısa bir süre etkileniyor. Ama; bu saat farkı özellikle dönüşte çok etkin. Çünkü; oradan uçağa saat: 10 da bindiğinizde, 4 saat uçuş ve 2 saat zaman farkı sonucu, Türkiye’ye ulaşım saatiniz: 16 oluyor. Bu durum; İstanbul’dan başka şehirlere ulaşım için bilet almanız gerektiğinde önem kazanıyor.

Dönüş yolculuğu:

Evet; dönüş. Dönüş için havaalanına gittiğinizde, ayrı bir sürpriz sizi bekliyor. Muhteşem bir yağmur yağıyor ve havaalanı binası kapı önünde, yüzlerce kişi kuyrukta. Binaya giriş için; bagaj kontrolü var, ama niye bina dışında veya binanın ön cephesinin üstünün kapatılması düşünülmemiş, insanlar yağmur altında ve kimsenin umuru değil.

Yağmurun altında; homurdana homurdana beklenecek. Sonra; içeri giriyorsunuz, check-in işlemleri ve sonra yine kontrol, çıkış kaydı (dikkat: çıkış kaydı için yine gelirken uçakta doldurduğunuz formun aynısını doldurmak zorundasınız, check-in işleminden hemen sonra, bu formun bulunduğu bankolara gidin ve formu doldurun), ülkeden çıkış işlemi sırasında bu formu pasaportunuz ile birlikte görevliye veriyorsunuz, işlem bitince free-shop mağazalarının bulunduğu bölüme geçiyorsunuz.

Burada; yine çok dikkat edilmesi gereken bir husus var.

Fas para birimi olan Dirhem, uluslararası geçerliliği olan bir para birimi değil. Bu nedenle; buraya kadar, yanınızda dirhem kaldı ise (kalmaması için ya dengeli para bozdurun yada elinizde kalan dirhemleri, sizi alana getiren otobüs şöförüne bağışlayın) rehberiniz tarafından, burada bir banka şubesinin bulunduğu ve 24 saat açık olduğu bildirilmesine rağmen, boş yere açık bir banka şubesi aramayın, yok.

Dirhemleri, bu mağazalarda kullanma şansınız da yok, çünkü Euro geçerli. Dolayısı ile; dirhemleri bu saatten sonra, yalnızca hatıra olarak saklama şansınız kalıyor. Free Shop bölümü; rehberiniz tarafından; büyük ve güzel olmamakla bildirilmiş olsa da; bir hayli mağaza var, zaman ayırıp gezebilirsiniz. Alışveriş mi? Bizim ülkemizdekiler elbette daha ucuz, sonuçta aynı mal. Tercih sizin.

Evet; uçak yolculuğu, dönüş de de pek keyifli değil. Uçuş süresi daha kısa.

Evet Fas Ulaşım devam ediyoruz. Dönüş yaklaşık: 4 saat civarında. Malum, dünyanın dönüşü istikametinde hareket edildiğinde, uçak yolculukları nispeten biraz daha kısa kalıyor. Servis yine, tam olarak yeterli değildi. Yani; uçağa binerken, süre uzun olduğu için, aç kalma ihtimalinize karşı önlem almanızda bence yarar var.

Çünkü; yemek seçme şansınız dahi yok. Ne verirlerse, onu yeme durumundasınız. Uçaktaki tek rahatlık, pilotların Calablanca havaalanına iniş ve kalkışlarındaki ustalıkları. Kabin personelinin yetersizlik ve ilgisizliklerini unutmanız için, pilotların iniş ve kalkıştaki ustalıklarını düşünebilirsiniz.

Sonuç olarak; yol uzun, yolculuk sıkıcı. Dikkat, mutlaka zaman geçirmek için önleminizi almalısınız. Ne gibi? Örneğin; giderken yanınıza birkaç gazete alabilir, dönüş için ise, kitap bulundurabilirsiniz.

Veya; uyuyabilme alışkanlığınız varsa, uyursunuz. Bu arada; Kraliyet Havayollarının güzel bir yönünü de belirtmeden geçmek istemiyorum. Evet; havayollarının en büyük handikap yani rötar, bizim seferlerimizde, gerek giderken ve gerekse dönerken olmadı. Güzel bir olay. İyi yolculuklar.