Düzce Çilimli

Düzce Çilimli

İlçe, doğuda ve güneyde Düzce Merkez ilçe, batıda Cumayeri, güneydoğuda Gümüşova, kuzeyde ise Akçakoca ilçeleriyle çevrilidir.

İlçenin üçte birlik bölümü ormanlık alandır.

İlçede inanç turizmi açısından önem arz eden Şeyh Aliyyü-l Muslihiddin Hazretleri, oğulları ve torunları türbeleri bulunmaktadır.

Düzce Çilimli Tepeköy Camii

Tepeköy Camisi:

Tepeköy’de bulunan cami, dikdörtgen planlı, ahşap çatkılı tuğla örgülü ve kırma çatılıdır.

Cami yazıtında 1954 yılında yapıldığı belirtilmektedir.

Caminin çinko kaplı minaresi vardır. 

Çilimli Tepeköy Camii Balkon bölümü

Caminin ahşap minber ve mihrabı yanında tavan ve balkon bölümünde ahşap işçiliği görülür.

Giriş bölümüne sonradan eklemelerin yapıldığı cami kırma çatılıdır. 

Ankara Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından 1999 yılında tescil edilmiştir.

Çilimli Tepeköy Mesire Alanı

Tepeköy Mesire Alanı

Tepeköy’dedir. İlçe merkezine 3 km uzaklıktadır. 

Meşe ağaçlarıyla kaplı ormanlarla çevrilidir. Her yıl 6 Mayıs gününde bu mesire alanında Hıdırellez Şenlikleri düzenleniyor. 

Çilimli Kaplandede Şifalı Su Yürüyüş Yolu

Kaplandede Şifalı Su Yürüyüş Yolu

Önce Kaplandede; Kaplan Dede’nin kabri onun ismi verilmiş olan Kaplan Dede sıradağlarının en yüksek tepesi olan Dede Dağının tam zirvesinde bulunmaktadır. Denizden yüksekliği 1154 metredir. Çevresinde büyük ve sık asırlık ağaçlarla dolu olmasının yanında zirve yaklaşık 1 hektarlık boş alandır. Yaşadığı dönem tam olarak bilinmiyor. Bu dağın zirvesinde yaşar, üç beş hayvanı onun için hem geçim kaynağı hem de arkadaştır. 

Evet işte Kaplandede isminin kaynağı bu.

Gelelim yürüyüş parkuruna: 35 km lik bir parkurdur. Düzce-İstanbul yolu Çilimli sapağı ayırımından Çilimli’ye ulaşılarak yürüyüşe başlanır. Orta zorlukta, sağlıklı her insanın rahat yürüyebileceği bir parkur olup, her mevsim yürünebilir. Parkur çoğunlukla orman içini takip eder. Kışın kar tedbirleri alınması gerekir. 

 

Düzce Çilimli Şeyh Müslihittin ve oğulları türbesi

Şeyh Muslihiddin ve Oğulları Türbesi:

Rivayete göre: Şeyh Muslihiddin’in 1484 yılında doğduğu ve Horasan’dan geldiği sanılmaktadır.

Soy itibarı ile Zeynel Abidin Oğullarından Bakir/Bakir oğlu, Yahya/Yahya’nın soyundan geldiği söylenir.

Düzce Çilimli Şeyh Müslihittin ve oğulları türbesi

Anadolu’ya gelerek Ankara’da Hacı Bayram Dergahında ve İstanbul Fatih Külliyesinde ilim tahsilinde bulunan Aliyyül Muslihiddin, Kastamonu’da meftun bulunan Şeyh Şaban-ı Veli ile tanışıp arkadaş olmuştur.

Düzce Çilimli Şeyh Müslihittin ve oğulları türbesi

1526 yılında İstanbul-Ankara yolculuğunda, Bolu’nun Elmalık köyünden geçerken büyük İslam mutasavvıfı Halveti Tarikatı pirlerinden Şeyh Tokat-i dergahına uğrayarak 12 sene kalmış, Tokat-ı’ye hizmet etmiştir.

Sonra Çilimli ilçesi, Yukarı Karaköy’üne gönderilir. Buranın o günkü ismi “Kokabeli” dir.

Kendisi bir süre burada kalmış ve burada vefat etmiş, vefat ettiği yere türbesi yapılarak defnedilmiştir.

Çilimli Hasan Dede Türbesi

Hasan Dede (Çoban Dede) Türbesi;

İlçe merkezine bağlı Karaköy’dedir. 

Hasan Dede’nin yaşadığı dönem 18 ve 19’ncu yüzyıl, vefatı ise bu yüzyılın başındadır. Bu da türbenin giriş kapısı tarafından yatan Hasan Dede hikayesiyle özdeş merhum Kadir Ağa’nın o döneme ait mezar taşı kitabesinden anlaşılıyor. Kadir Ağa’nın mezar taşına, vefat tarihi Nisan 1220 düşülmüştür. Yani, Kadir Ağa, miladi takvime göre 1807 yılında vefat etmiştir. 

Hasan Dede, Kadir Ağa’nın çobanıdır. 

Şimdi gelelim Hasan Dede ile ilgili yörede anlatılan rivayete:

Yaklaşık 300 yıl kadar önce Çilimli ilçesi Yukarı Karaköy’den gelen Hacı Kadir adlı bir şahsın buraya yerleşmesi sonucu kurulmuş olan köy ismini de bu şahıstan almıştır. 

Rivayete göre, Hasan Dede, Hacı Kadir’in manda çobanlığını yapmıştır. Hacı Kadir’in Hacca gittiği bir zamanda hamımı Hasan’a “Ağan bu yemeği (hoşmerim) çok severdi” demiş. Hasan yemeği beze sarmış ve mandalarını da alarak kıra gitmiştir. Hacı Kadir Hacda namaz kılarken bu yemek önüne gelmiştir. Hacı Kadir tabağının ve bezin kendilerine ait olduğunu anlamıştır.

Hacı Kadir, Hacdan döndükten sonra hanımına yemek tabağını ve bezi göstererek “bu yemek önüme koyulduğunda buharı tütüyordu, bunu bana kim getirdi” demiş. Hanımı da yemeği Hasan’a yaptığını söylemiştir. Onların yıllardır yanlarında çalışan, bu t emiz ve çalışkan kişinin bir Allah dostu, veli olduğunu anlarlar. Kadir Ağa otlağa onun yanına koşar, fakat çoban Hasan’ı vefat etmiş bulur, çünkü kerameti belli olmuştur. 

Onların o dönemde yaşadıkları yer Hacı Kadirler köyüdür. Bu köy Hacı Kadir’in adıyla anıla gelip bu adı almıştır. Hacı Kadirler köyü, türbeye göre güney kısımda 2 km mesafededir. Türbe ise Yukarı Karaköy’ün Düzce çıkışından E-5 istikametindeki mezarlığın karşısında ayrılan Yeniköy’e bağlayan yol üzerindedir. 

O dönemde Efteni Gölü, daha büyük olduğundan göle yakın ve su havzasında bulunan bu yerleşimin, çok sulak olup mezar kazıldığında aşırı su çıktığı bilinmektedir. Bu bölgenin mezarlık olarak bu kısımların kullanıldığı biliniyor. Çünkü türbe çevresi eski mezarlıktır. 

O günden sonra Hasan Dede’nin ismi halk arasında “Allahın sevgili kulu” olarak anılmaya başlar. Çilimli halkı onun adına bir türbe yaptırır ve hatırasını yaşatır. Bugün bile, Hasan Dede’nin Türbesinde dualar edilir, dilekler tutulur. 

 

 

Düzce Cumayeri

Düzce Cumayeri

Doğuda Çilimli, güneyde Gümüşova, batı ve kuzeyde Sakarya, kuzeydoğuda Akçakoca ile çevrilidir.

İlçenin üçte biri ormanlık alandır.

150 yıllık tarihi geçmişi olan Cumayeri, önce Çevrik köyü adı altında Büyük Melen çayı kenarında kurulmuş, yerleşim daha sonra bataklık ve buna bağlı sıtma hastalığı nedeniyle batı bölgelerine kaymıştır. 

Bölgeye Balkanlarda 93 Muhaciri olarak gelen göçmenler yerleştirilmiştir. 

1987 yılında Cumaova, 1993 yılında ise Cumayeri olmuştur. 

İlçeden geçen Büyük Melen nehri üzerinde, Kasım ve Mart ayları arasında rafting ve kano sporları yapılır.

Dokuzdeğirmen köyünde, bu amaca yönelik olarak kurulmuş birçok tesis bulunur.

Cumayeri-Dokuzdeğirmen köyü yanından geçen Büyük Melen nehri, raftinge elverişli 13 km parkuru ile Türkiye’nin 3’ncü büyük raftign sporlarının yapıldığı yerdir.

İlçe merkezine 3 km uzaklıkta bulunan Dokuzdeğirmen köyü, içinden geçen Melen çayı üzerine kurulmuş 9 adet su değirmeninden dolayı bu isimle anılmaktadır.

Yılın her döneminde, profesyonel rafting ve kano yapılmaktadır.

GEZİLECEK YERLER:

Düzce Cumayeri Yenicami

Cumayeri Yeni Camisi:

Cami, 1942 yılında inşa edilmiştir.

Yöresel ahşap iç mimari özellikleri oldukça dikkat çekicidir.

Orijinali dikdörtgen planlı olan cami, sonrasında kare planlı olarak yeniden yapılmıştır.

Yeni cami, ahşap iç mimari özellikleri nedeniyle, Ankara Kültür Varlıkları Koruma Kurulu tarafından tescil edilmiştir.

Düzce Cumayeri Harmankaya Şelalesi

Harmankaya Şelalesi:

Harmankaya köyünde bulunan şelale, il merkezine 31 km ve Cumayeri ilçe merkezine 11 km uzaklıktadır. Şelaleye ulaşmak için dere içinde ortalama 750 metre taşlı, ağaçlı engelli yürüyüş ile yarım saatte ulaşmak mümkün olur. Yürüyüş tecrübesi olmayanlara tavsiye edilmez. Mevsim şartlarına bağlı olarak, toprak kayması gözlenmekte olup şelaleye ulaşımı da güçleştirmektedir. Şelaleye ulaşmak için navigasyon kullanırsanız, sizi Harmankaya köyü içine kadar götürür ancak köyün içinde şelaleye iniş yoktur. Bu yüzden, eğer şelaleye gitmek istiyorsanız, Harman köyü içine gelmeden nehir evleri sapağından, köprünün dibinden giriş yapmalısınız.

Düzce Cumayeri Harmankaya Şelalesi

Harmankaya Şelalesi, Cumayeri Dokuzdeğirmen köyü yanından geçen Büyük Melen nehri üzerindeki, 13 km lik parkuru ile Türkiye’nin 3’ncü büyük rafting alanıdır. 

Şelale kendi görkemli görüntüsü yanında, 700 metre uzunluğunda, orta zorlukta bir yürüyüş parkuruna sahiptir. 

Bölge doğa yürüyüşü ve foto-safari için oldukça uygundur.

 

 
Cumayeri Dokuzdeğirmen köyü değermeni

Tarihi Dokuzdeğirmen Köyü ve Çınar Ağacı:

Tarihi Dokuzdeğirmen köyü: İlçe merkezine 3 km uzaklıktadır. İçinden geçen Melen Çayı üzerinde 150 yıl önce kurulmuş 9 tane su değirmeninden (söylenenlere göre Rumlardan kalmıştır) dolayı, bu isimle anılmaktadır. Bu değirmenlerden ayakta kalmayı başarabilen iki tanesi, taşlarını bir asırdan fazladır döndüren sudan aldığı güçle zamana direniyor. Değirmenlerin 4 tanesi yıkılmış, 3 tanesi tamamen yok olmuştur. Zamana direnen iki değirmen de mısır ve buğday öğütülmektedir. 

Yılın her döneminde, burada profesyonel rafting ve kano yapılmaktadır. 

Cumayeri Dokuzdeğirmen Tarihi Çınar Ağacı

Şimdi gelelim köydeki çınar ağacına:

Dokuzdeğirmen köyü sınırları içinde bulunan ve yaklaşık 600 yıllık olduğu belirtilen çınar ağacıdır. Boyu 20 metre, çapı 3.36 metre ve çevre genişliği 11.3 metredir. Ağaç yerli ve yabancı turistler tarafından sık ziyaret edilmektedir. 5 kişinin içinde rahat bir şekilde oturabileceği, geniş bir alana sahip çınar ağacının içinde bulunan oturma bankı ve masa dikkat çekerken, köyü ziyarete gelenler, ağacın içine girerek hatıra fotoğrafı çektirirler. 

Çevresiyle birlikte 2004 yılında koruma altına alınmıştır. 

 

Düzce Cumayeri Dokuzdeğirmen Rafting

 

Düzce Cumayeri Dokuzdeğirmen Rafting

Dokuzdeğirmen Köyü Rafting Tesisleri:

İlçe merkezine 3 km mesafede bulunan Cumayeri-Dokudeğirmen köyü, yanından geçen Büyük Melen Nehri ile tanınmaktadır.

Raftinge elverişli orta zorluktaki 13 km lik parkuru ile Türkiye’nin 3’ncü büyük rafting sporlarının yapıldığı bölgedir.

Cumayeri-Dokuzdeğirmen köyü, yüksek adrenalini, eşsiz doğal güzellikleri içinde yaşayabileceğiniz ender yerlerden biridir.

Yılın her döneminde, profesyonelce rafting ve kano yapılan Dokuzdeğirmen köyü, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından pilot bölge seçilmiştir.

Alt yapısı tamamlanmış ve İl Özel İdaresi tarafından gerekli tesisler yapılmıştır.

Eski evler ve su değirmenleri arasında bulunan tesislerde, yöresel ürünler tadılabilir, lezzetli sazan ya da Melen balığı yiyebilirsiniz.

Dokuzdeğirmen köyü, içinden geçen Melen çayı üzerinde kurulmuş 9 adet su değirmenlerinden dolayı bu isimle anılan bir köydür.

Köyde, tabii varlıklara kayıtlı 600 yaşında, 20 metre boyunda, 3.6 metre çapında ve 11 metre çevre genişliğinde asırlık çınar ağacı bulunmaktadır.

Dokuzdeğirmen köyü rafting alanına, 5 km mesafede bulunan Harmankaya Şelalesi, kendi görkemli görüntüsünün yanında, 700 metrelik orta zorluktaki yürüyüş parkuru ile de bölgenin saklı cennetidir.

 

 

Dokuzdeğirmen Köyü-Melenağzı Köyü Yürüyüş Parkuru:

Cumayeri Dokuzdeğirmen Köyü ve Melenağzı Köyü arasındaki 24 km lik parkurdur. Düzce İstanbul yolu Cumayeri sapağından Dokuzdeğirmen köyüne ulaşarak yürüyüşe geçilmektedir. Kolay bir parkurdur. Parkur genellikle köy içlerinden geçer ve sahile ulaşır. Bölgede dikkat çekici yerler: restoran, taş işlemeli cami, su kuyusu, anıt ağaç, su değirmeni, Harmankaya Şelalesi, konaklama, sahil, sivil mimari ve benzerleridir. 

 

 

Düzce Cumayeri Yeni camii

Cumayeri Yeni Camii;

Çevrik Mahallesindedir. Yazıtında belirtildiği üzere 1942 yılında yapılmıştır. Ancak 12 Kasım 1999 depreminde ağır hasar görmüş ve sonrasında, kare planlı olarak günümüzde görülen cami yapılmıştır. Yöresel ahşap iç mimarisiyle dikkat çekmektedir. 

 

 

 

 

 

Düzce Akçakoca gezi yazım için Akçakoca

Düzce Gümüşova

 

Düzce Gümüşova

D-100 karayolu üzerinde bulunmaktadır.

Düzce il merkezinin güneybatısında bulunan ilçe, batıda Sakarya, güneybatıda Bolu, güneyde Gölyaka, doğuda Çilimli ve kuzeyde Cumayeri ilçeleriyle komşudur.

İlçenin büyük bölümü ormanlık alandır. Düzce il merkezine 20 km mesafededir.

En önemli turizm potansiyeli Çaybükü köyünde bulunan Dedekoru piknik ve mesire alanıdır.

Düzce Gümüşova

Tarihi

Gümüşova ilçesi, 1321 tarihinde Osman Bey’in silah arkadaşı Konuralp Gazi tarafından, Düzce ve Üskübü ile birlikte fethedilmiştir.

Bu bölge yerleşim yeri olarak Fatih Sultan Mehmet döneminden itibaren kullanılmaya başlanır.

Daha sonra, bölge, büyük askeri yararlılıklar gösteren Davut Paşa’ya tımar olarak verilir.

Osmanlı ordusunda bulunan hayvanların kışlaklayacağı ahırların Gümüşova’da yapılması sebebiyle bölge “Kışla” adını alır.

Birinci Dünya Savaşı sırasında, Kışla işgale uğrar. Milli Mücadele döneminde cereyan eden Düzce isyanları, yoğunlukla bu bölgede etkisini gösterir.

Daha sonra bu isyanlar: Ali Fuat Cebesoy ile Meraşal Fevzi Çakmak tarafından önlenmiştir.

Kışla 1927 yılında nahiye olur. 1963 yılında Belediye teşkilatı kurulur.

1987 yılında Cumayeri ile birleşerek Cumaova isimin alır.

1993 yılında Cumayeri’nden ayrılarak Gümüşova adı altında yeni ve müstakil bir ilçe olur.

Gümüşova, Aralık 1999 tarihinde Düzce’nin il olmasıyla Düzce’ye bağlanır.

Gümüşovalılar genellikle tarımla uğraşıyorlar ve halk geçimini fındıktan sağlıyor.

Bu yüzden, çevre fındık bahçeleriyle doludur, buradan fındık satın almanızı öneririm.

 

GEZİLECEK YERLER;

 

Düzce Gümüşova

Saat Kulesi

Gümüşova Belediyesi tarafından, Kültür Mahallesi, Cumhuriyet Caddesinde, Halk tarafından Beşyol Ağzı diye tabir edilen yere saat kuleli havuz yaptırılmıştır.

Saat kulesinin yüksekliği 8.5 metredir. Havuz gece aydınlatılarak daha güzel bir görüntü sağlamaktadır. Saat kulesi ay-yıldız temalıdır.

2021 yılında restorasyon yapılmıştır. 

Gümüşova Dedekoru Mesire Alanı

DEDEKORU MESİRE ALANI (ÇAYBÜKÜ KÖYÜ)

İlçenin en önemli turizm potansiyeline sahip alanlarından biridir. 

Çaybükü köyü sınırları içinde yer alan piknik/mesire için doğal ortamdır. Doğa içinde vakit geçirmek isteyenler için uygun bir tercihtir. 

Gümüşova Koru dede türbesi

Piknik ve mesire alanı içerisinde Çaybükü camii arkasında Dede Koru Türbesi bulunmaktadır. Türbenin çevresine bırakılan bez parçaları, adak mumları ve dualar, halkın maneviyatla iç içe yaşadığının göstergesidir. Dede Koru, sadece bir ibadet yeri değil, aynı zamanda sosyal bir buluşma noktasıdır. Bayram sabahları, piknikler ve köy etkinlikleri bu türbenin etrafında şekilleniyor. 

 

Gümüşova Dereköy Mesire Alanı ve Doğa Yürüyüş Rotaları

DEREKÖY PİKNİK VE MESİRE ALANI VE YÜRÜYÜŞ ROTALARI

İlçede doğa yürüyüşü etkinlikleri düzenlenmektedir. 

Örneğin: Dereköy ve Yeşilyayla köyleri arasında doğa yürüyüşü yapılmaktadır. Bu tarz etkinlikler doğa severler için ilçe çerçevesinde bir alternatif oluşturmaktadır. 

 

Gümüşova Selamlar köyü
 

Selamlar Köyü

Selamlar köyü, Gümüşova ilçe merkezine 1 km uzaklıktadır. Selamlar köyü, Gümüşova’nın en büyük köyüdür. Köy Balkan göçmenlerinden oluşmaktadır. 93 Harbinden sonra buraya göç etmişlerdir. 

18 Temmuz 1934 tarihinde, Mustafa Kemal Atatürk: Ankara’dan yola çıkıp İstanbul’a 2 araçla giderken: Gümüova ilçesindeki Selamlar Köyü (eski adı İbrahimağa köyü) den geçecekti.

Güzergahta bulunan bütün il, ilçe ve köy halkı, heyecanla Atatürk’ü misafir etmek istiyordu.

Cumhuriyet döneminin ilk öğretmenlerinden Çorlulu Hafız Dayı olarak bilinen Ahmet Altan’ın girişimleriyle, Atatürk o dönem 90 kişinin yaşadığı Selamlar köyüne gelmeye karar verdi.

Atatürk köye geldiğinde onu karşılayan Hafız Dayı, köylü kadın ve erkekler ile çocukların gözlerinden sevinç gözyaşları akıyordu.

Osmanlı döneminden kalan köyün 200 yıllık çeşmesinin önünde oturan Atatürk, önce dertleri ve sorunları dinledi, sonra Hafız Dayı’ya “Bu köyün ismi bundan sonra Selamlar olsun” dedi.

Ardından kendi gibi mavi gözlü olan 13 yaşındaki Fatma ile konuşmaya başladı.

Elinde tepsi, yayıktan yapılan soğuk köpüklü ayranlarla Atatürk’ün karşısına gelen Fatma, ayranları ikram etti,

Atatürk ayranı içti ve köylüyle sohbet ettikten sonra, yola devam ettiler.

Gümüşova Selamlar Köyü Çeşmesi

Selamlar köyü sakinleri: Osmanlı döneminde yapılan ve Anıtlar Kurulu tarafından koruma altına alınan tarihi çeşmeden, Atatürk’ün ziyaret ettiği 18 Temmuz 1934 tarihinden bu yana, her yıl bir günlüğüne ayran akıtıyor.

18 Temmuz’u bir festival havasında kutlayan Selamlar Köyünde, o gün yer yerinden oynuyor.

Köylü kadınları yemek pişiriyor, yürüyüş kortejleri, protokol konuşmaları ve festival düzenleniyor.

 

Atatürk Müzesi

Tarihi çeşmenin hemen yanında, bir de “Atatürk Müzesi” bulunuyor.

Müzenin içinde, Atatürk’e ayran yapılan ahşaptan yayık sergileniyor. Ayrıca Atatürk’ün eşyaları ve fotoğrafları sergileniyor. Dönemin Başbakanı Turgut Özal da köyü ziyaret etmiştir.

 

 

 Düzce Akçakoca hakkındaki gezi yazım için  Akçakoca