Paris 3.Nolu Bölge

Paris 3.Nolu Bölge

 

Paris 3.Nolu Bölge; Civardaki dar sokaklarda bulunan üçgen çatılı binalar ise, sanat galerileriyle doludur.

 

ARCHİVES NATİONALES

Burası bir müze. Diğer deyişle, Fransa Ulusal Arşivleri burada muhafaza ediliyor. Fransa’da arşivlerin çoğunun yönetimi, tek ve büyük bir kuruluş olan: Fransa Arşivler Müdürlüğüne (Le Direction des Archives de France) bırakılmış. Bu müdürlüğü bağlı olan arşivlerin en önemlileri: Paris şehrindeki Milli Arşiv (Archives Nationales) dir. Burası: 1897 yılında kurulmuştur. Arşiv kayıtları ise: 1789 yılından bu yana tutulmaktadır. Günümüzde: Musee de I’Hıstoire de France (Tarih Müzesi) olarak kullanılmaktadır.

Paris 3.Nolu Bölge Hotel De Soubise

 

HOTEL DE SOUBİSE

Yapı: Ortaçağ’da, 1705-1708 yılları arasında inşa edilmiş büyük bir sitedir. Zaman içinde: bazı usta sanatçılar tarafından (Boucher, vann Loo ve Lemoyne) dekore edilmiştir. Özellikle: oval salon ve prenses özel dairesi görülmeye değerdir.

Paris 3.Nolu Bölge

 

LE MARAİS

3-4 bölgelere yayılmış bulunmaktadır. Burada: geçmiş mimari çok iyi korunmuştur. Kültürel yönden çok zengin bir yerdir.

Burası: 1789 Fransız Devriminden sonra, kraliyet mensupları tarafından terk edilmiştir. 1960’lardan sonra buraları: küçük kafe, fırın ve esnaflar doldurmuştur ve gözde bir yere dönüşmüştür. Burada aynı zamanda: Yahudi, Çin ve eşcinsel topluluklar yaşıyor. Buradaki gey mekanları: Londra’ya kıyasla çok daha çeşitliymiş.

 

İstanbul Büyükçekmece

İstanbul Büyükçekmece

Bizans döneminde, yörenin ismi “Athyra” dır.

İstanbul’un fetih edilmesinden sonra, yöre, bir tarım alanı ve sayfiye yeri olarak kullanılmıştır.

Osmanlı döneminde: bölge av ve kışlak yeri olarak kullanılmıştır. Ordunun konaklama yeri olarak kullanıldığından sivil yerleşim olmamıştır.

Osmanlı-Rus savaşının ardından, 1829 yılında bölgeye göçmenler yerleştirilmiştir.

Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde Büyükçekmece hakkında şunları yazmıştır “17’nci yüzyılda Eyüp Kadılığına bağlı bir nahiyedir. Deniz kıyısında harap bir kalesi vardır. Ayrıca bağları-bahçeleri bulunmaktadır. 11 han, hamam ve kervansaray varlığından söz etmektedir.”

Ancak günümüzde bunların kalıntı ve izleri yok olmuştur. Mimar Sinan’ın ünlü köprüsü, yörenin eski dönemlerdeki geçit özelliğinin en büyük göstergesi olarak günümüze ulaşmıştır.

Büyükçekmece, 1987 yılında Çatalca’dan ayrılarak müstakil ilçe olur.

İstanbul Büyükçekmece

GENEL

İlçe ismini: çok dar bir kara parçasıyla Marmara denizinden ayrılan Büyükçekmece gölünden almıştır. Büyükçekmece kanalı, yani iki yakayı birbirine bağlayan kanal Küçükçekmece’ye göre daha geniş olduğundan “Büyük” unvanı almıştır.

Yerleşim yeri: Büyükçekmece gölünün geçmişte, gölün ince bir kanalla suyunu denize boşalttığı yerde kuruludur.

İstanbul’dan Trakya istikametine giden E-5 karayolu üzerindedir.

İlçe Marmara denizinde Büyük Çekmece körfezinde bulunmaktadır.

Ayrıca: Büyükçekmece lagün ve baraj gölü kıyısındadır.

İstanbul Büyükçekmece

İlçenin toplam sahil şeridi uzunluğu 25 km dir.

İstanbul Büyükçekmece

Yerleşimin bulunduğu yerdeki arazi az engebelidir, ovalardan oluşmaktadır. Denizden yükseklik 0 ile 150 metre arasında değişmektedir. Bölgede orman yoktur. Yörede tipik Marmara iklimi hüküm sürmektedir. Ilıman ve yumuşak bir iklim vardır.

İlçede 23 tane mahalle bulunmaktadır.

Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali

ULUSLARARASI İSTANBUL BÜYÜKÇEKMECE KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ

Festival, ilk olarak 2000 yılında yapılmıştır. 2003 yılında ise Dünya Dans Festivalleri birliğine üye olunmuştur. Festival, çeşitli ödüllere layık görülmüştür. Uluslararası Folklor Festivalleri ve Geleneksel Sanatlar Organizasyon Komitesi tarafından 6 kere dünyanın en iyi kültür ve sanat festivali seçilmiştir.

Bugüne kadar festivale, toplam 130 ülkeden 25 binden fazla kültür ve sanat elçisi katılmıştır.

Her yıl Ağustos ayında düzenlenen festivalde: konserler, sergiler, halk dansları yarışması, çağdaş dans yarışması, fotoğraf yarışması, kukla festivali gibi etkinlikler düzenlenmektedir.

 

ATATÜRK MAHALLESİ

İstanbul Büyükçekmece Halk Plajı

BÜYÜKÇEKMECE HALK PLAJI

Kordonboyu caddesindedir. Plajda: duş, tuvalet ve şezlong imkanları vardır. Giriş ücretsizdir. Soyunma kabinleri de bulunuyor.

İstanbul Büyükçekmece Albatros

ALBATROS

Burada oldukça geniş bir park alanı bulunmaktadır. Sahil kesimi, İstanbul ilinin en güzel kıyı şeritlerinden birisi olarak kabul edilmektedir. Yürüyüş yolunda, Silivri yönünde büyük bir uçak sergileniyor.

İstanbul Büyükçekmece Albatros Plajı

Albatros Plajı

Sahilde kum yoğunluğu güzeldir. Deniz ise sığ ve sıcaktır.

İstanbul Büyükçekmece Albatros Plajı

Ancak insan yoğunluğu nedeniyle deniz suyu bulanıktır.

İstanbul Büyükçekmece Albatros Plajı

Plajda şezlong ve şemsiye kiralayıp, yiyecek satın alabileceğiniz yerler var. Ancak halk plajına giriş ücretsizdir.

İstanbul Büyükçekmece Albatros Restoran

Albatros Restoranı

Deniz üzerindeki konumu ve ilginç yapısı ile hemen dikkati çekmektedir ve bölgenin simgesi olmuştur. Deniz kenarındaki konumu ve lezzetli yemekleriyle tercih edilmektedir. Menülerde deniz ürünleri ve balıklar ağırlıklıdır.

İstanbul Büyükçekmece Lunapark

BÜYÜKÇEKMECE LUNAPARKI

Haftanın her günü açıktır. Burada: çarpışan arabalar, atlı karınca, gondol gibi çeşitli oyuncaklar bulunmaktadır. Yaz aylarında oldukça yoğun ilgi görür.

 

DİZDARİYE MAHALLESİ

İstanbul Büyükçekmece Kültürpark ve Kemal Sunal Amfi tiyatrosu

KÜLTÜRPARK VE KEMAL SUNAL AMFİ TİYATRO

Mimar Sinan tarafından yapılan “Menzil Külliyesi” 1998 yılında yapılan restorasyon çalışmalarının ardından “Kültür Park” ismiyle ziyarete açılmıştır.

İstanbul Büyükçekmece

Kültür Park alanında görebileceğiniz “Yöre evleri” Anadolu’nun birçok yerinden farklı özellikler gösterir. Park alanı içinde 600 seyirci kapasiteli, bir de amfi tiyatro bulunmaktadır. Büyükçekmece Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali burada yapılmaktadır.

İstanbul Büyükçekmece Enver Paşa Köşkü

ENVER PAŞA KÖŞKÜ

Yapının, 1900’lü yılların başında yaptırıldığı tahmin edilmektedir.

İstanbul Büyükçekmece Enver Paşa Köşkü

Annesi ve kardeşi burada oturmuştur. Kendisi, köşke avlanmak için kullanmıştır. Köşk, denize cephelidir. Kagir ve iki katlıdır. Daha sonra, uzun yıllar köşk “Çocuk Esirgeme Kurumu” olarak kullanılmıştır. 2005 yılında Mart ve Haziran aylarında, yapı iki kere yangın geçirir ve bu yangınlar sonucunda fazlaca harap olur. Yapının büyük kısmı yanar. 2007 yılında İstanbul İl Özel İdaresi Müdürlüğü tarafından restore edilen köşk “Büyükçekmece Çocuk Kültür Evi” olarak hizmet vermektedir.

İstanbul Büyükçekmece Sultan II Abdülhamit çeşmesi ve havuzu

SULTAN II ABDÜLHAMİT ÇEŞMESİ VE HAVUZU

Havuzbaşı meydanındadır.

Sultan II Abdülhamit tarafından 25’nci culüs yılı hatırasına halk tarafından 1918 yılında yaptırılmıştır. Havuzun yerden yüksekliği: 0.80 metredir. Boyutları ise 3.60 x 4.20 metredir. Havuzun batısında, yekpare mermerden yapılmış bir çeşme vardır.

Çeşme tamamen mermer oyularak yapılmıştır. Bu çeşmenin, havuza bakan yapına, ağzından su akan bir aslan başı yerleştirilmiştir.

Çeşmenin cephesi ise çeşitli motiflerle süslenmiştir.

Ayrıca, çeşmenin üzerine üç mermer küre yerleştirilmiştir. Çeşmenin dış yüzünde: Sultan II Abdülhamid’in tuğrası ve sülüs yazı ile kitabesi yazılmıştır.

İMARET CAMİİ

Nutuk caddesi İmaret Camii Sokaktadır. Kitabesi yoktur. Bu yüzden hangi tarihte ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir.

Ancak 15’nci yüzyılda inşa edildiği tahmin edilmektedir. Çünkü cami ters “T” planlıdır ve bu plan Osmanlının kuruluş döneminde tercih edilmiştir. Günümüzde, cami dükkanların bulunduğu çarşı içinde kalmıştır.

ZEYNEP DUDU ÇEŞMESİ

İmaret camii avlusundadır.

Kitabesine göre, çeşme “Zeynep Dudu” isimli bir kadın tarafından 1856-1857 yılları arasında yaptırılmıştır. Çeşme üzerinde Mevlevi sikkesini hatırlatan küçük bir mermer kitabe bulunmaktadır. Çeşme, 1959 yılında tamir ettirilmiştir. Bu esnası üstü mozaik saçak ile örtülmüş, camiye bakan tarafına üç musluk takılmıştır.

İstanbul Büyükçekmece Meydan Çeşmesi-Enver Paşa Çeşmesi

BÜYÜKÇEKMECE MEYDAN ÇEŞMESİ-ENVER PAŞA ÇEŞMESİ

Büyükçekmece meydanında Enver Paşa Caddesindedir.

Çeşme, Enver Paşa tarafından 1900’lü yılların başında yaptırılmıştır. Diğer bir görüşe göre çeşmenin yaptıranı belli değildir, sadece Enver Paşa caddesinde bulunduğu için “Enver Paşa Çeşmesi” olarak isimlendirilmiştir.

Çünkü üzerindeki tarihe göre, Enver Paşa’dan çok önce, Sultan I Mahmut döneminde yaptırılmıştır. Kesme taştandır. Düz çatılı ve geniş saçaklı çeşme, dört cephelidir. İki cephesi boş bırakılmıştır.

Geniş cephelerde, dikdörtgen çerçeve içinde düz ayna taşları görülür. Sadece bir cephede musluk vardır. Köşeli tekneleri görülür. Üzerini de geniş bir saçak örter.

Çeşmenin doğu yüzünde eski lüle yerinde durmasına rağmen, çeşmenin bugün suyu akmamaktadır. Su, yan bölüme ilave edilen ikinci bir lüleden akmaktadır.

TURİSTİK ALAN-MENZİL KÜLLİYESİ

Menzil külliyeleri: kervanların, sefere giden ordunun dinlenmesi ve tüm ihtiyaçlarının karşılanması için durdukları ve konakladıkları yerdir.

Osmanlı döneminde: İstanbul’u Balkanlara, Orta Avrupa’ya, Anadolu ve Orta Doğu’ya bağlayan yollara: bu tür külliyeler inşa edilmiştir.

Büyükçekmece yöresindeki bu külliye: İmparatorluğun Balkan topraklarını Hicaz’a bağlayan anayol üzerinde bulunuyordu. Bu yol, Bizans döneminde ise “Via Egnatia” adıyla bilinen güzergahtır.

O dönemde, bugünkü köprünün bulunduğu yerde “Athyras köprüsü” denen bir köprü bulunuyordu. Ancak bu köprü Roma ve ardından Bizans döneminde hizmet ettikten sonra bakımsızlıktan harap olmuştu.

Antik Roma yolunun İstanbul ve Edirne arasındaki bölümü, 1560-1570 yılları arasında yeniden düzenlendi, bataklık ve çamurlu bölgelere yeniden taş döşendi.

Bu külliyede: Kanuni Sultan Süleyman tarafından bir köprü ve kervansaray yaptırılmıştır. Ayrıca: Zigetvar seferine çıkmadan önce, köprünün başına bir de çeşme yaptırmıştır.

Kanuni’nin ölümünden sonra ise: Sokullu Mehmet Paşa tarafından bir mescit eklenmiştir.

İstanbul Büyükçekmece Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü

Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü

Kanuni Sultan Süleyman: ordu ile Zigetvar seferine çıkarken, ordunun, Büyükçekmece gölü ve Marmara denizinin birleştiği bu yerde, sallarla karşıya geçmekte zorlanması üzerine Mimar Sinan’a buraya yeni bir köprü yapmasını emretmiş ve Mimar Sinan tarafından bu köprü yapılmıştır.

Yukarıda belirttiğim gibi, bugünkü köprünün yerinde eskiden Roma döneminde yapılmış bir köprü vardı, ancak bu köprü oldukça fazla harap olmuştu.

Bu yüzden, Osmanlı döneminde gerek kervanlar ve gerekse ordular: iki yaka arasına gerilen gayet kalın halatlar arasındaki sallarla geçiriliyorlarmış. Salcılar halatları çekmek suretiyle mesafe alıyorlarmış.

İstanbul Büyükçekmece Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü

Köprü: Marmara denizi ve Büyükçekmece gölünü birleştiren boğazın üzerine yapılmıştır.

Köprü 635 metre uzunluğundadır. Genişliği 7.17 metredir. 4 ayrı köprünün birleşmesiyle meydana gelmiştir. Çevresi geniş rıhtımlarla çevrilmiş olan köprü, inişli çıkışlıdır.

28 kemerden oluşmaktadır.

Köprünün iki yanındaki korkuluk levhaları, ayrıca her bölümün başında da babalar vardır. Her bölüm arasındaki bağlantı aralıklarında korkuluk yoktur.

Çünkü büyük taşkınlarda, suyun fazlasının köprüye zarar vermeden buradan aşarak akıp gitmesi düşünülmüştür. Köprünün taşları kireç harç kullanılmadan, eritilmiş kurşunla birbirine bağlanmıştır.

En ilginç olanı, köprünün yapımı sırasında, gölün suları büyük tulumbalarla boşaltılmış ve köprü yapıldıktan sonra sular geri bırakılmıştır.

Köprünün ortasında beyaz mermer üzerinde bir kitabesi bulunmaktadır. Bu beyaz mermer üzerindeki yazı Karahisari Hasan Çelebi tarafından hat ile yazılmıştır.

Köprüde, genel anlamda oldukça az süsleme kullanılmıştır. Köprünün 4’ncü bölümünde bulunan köşk: kaval silmeli kartuşlar ve mukarnaslarla süslenmiştir.

Evet, köprü Kanuni Sultan Süleyman emri ile yaptırılmaya başlanmış ancak kendisi Zivetgar seferi sırasında vefat ettiği için, köprü oğlu Sultan II Selim zamanında tamamlanarak hizmete açılmıştır.

Osmanlı döneminde, Rumeli’ye yapılan bütün seferler, bu köprü üzerinden geçilerek gerçekleşirdi. 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı sonunda, bozguna uğrayan Osmanlı ordusunun bu köprü üzerinden dönüşü de hazin bir öykü olarak tarihte kayıtlıdır.

1960 yılında, bir Rum tarafından kışkırtılan iki insan demeye dilim varmıyor, yaratık diyelim: köprü üzerinde kitabe köşkünde Mimar Sinan’ın adının yazılı olduğu kısmı, kitabe ile birlikte parçalamıştır. Daha sonra bu kısım ve kitabe yeniden yapılmıştır.

Öte yandan, köprünün kitabesinde “Mimar Sinan” ismi ve imzası bulunması oldukça ilginçtir. Çünkü Mimar Sinan ile ilgili bütün bilgi ve belgelerde sadece “Sinan” ismi geçmektedir.

Köprü 1986-1989 yılları arasında restore edilmiştir.

Günümüzde: Büyükçekmece ve Mimar Sinan arasındaki bağlantıyı sağlar. Ayrıca Büyükçekmece’nin simgesidir. Trafiğe kapalıdır. Trafik yakınlardaki modern köprüden geçmektedir.

İstanbul Büyükçekmece Kurşunlu Han-Kervansaray

Kurşunlu Han-Kervansaray

Yanında Sokullu Mehmet Paşa camii vardır.

Yapının kitabesi yoktur. Ancak, yapılan araştırmalara göre, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Mimar Sinan tarafından 1566-1567 yılları arasında Zigetvar seferine çıkarken yapılmıştır.

Yapının uzunluğu 48 metre ve genişliği 18.50 metredir. Dikdörtgen planlıdır. Aralarında tuğla hatıllar konulmuş kesme küfeki taşından yapılmıştır.

İç mekana girmek için kapı: kuzey cephesindedir. Burada yuvarlak kemerli kapı vardır. Yapının iç kısmının aydınlatılması için güney cephede pencereler bulunur.

İç mekanda: yan duvarlarda 11 ocak ve bunların arasında da 12 dolap nişi vardır. Konaklayanların yataklarını sermeleri için, duvarlar boyunca orta kısımdan yüksek sekiler bulunur.

İlk yapıldığında çatısı kurşun levhalarla kaplı olması nedeniyle “Kurşunlu Han” olarak isimlendirilmiştir.

Kervansaray yapısı: II Dünya savaşı sırasında askeri depo ve konaklama yeri olarak kullanılmıştır. Daha sonra ise bir dönem saman ambarı olmuştur. Bakımsızlıktan harap bir halde iken, 1965-1966 yılları arasında restore edilmiştir.

Yapı, günümüzde tahsisinin yapıldığı Büyükçekmece Belediyesi tarafından; kültürel ve sanatsal etkinlikler için kullanılmaktadır.

 

Kanuni Sultan Süleyman Çeşmesi

Kültür Parkı içindedir.

Kitabesinden anlaşıldığına göre: Kanuni Sultan Süleyman, Zivetgar seferine çıkarken, 1566 yılında: Kanuni Sultan Süleyman köprüsü, Kurşunlu Han ve bu çeşme Mimar Sinan tarafından birlikte yapılmıştır.

Çeşme üç bölümden oluşmaktadır. Merkez bölümü: yan kanatlara nazaran daha yüksektir. Yalın bir korniş üç cepheyi dolaşmaktadır. Yan kanatlar, ortadaki bölmeye göre açılı olarak geride kalmaktadır.

Kilit taşlarında birer rozet bulunan basık sivri kemerli nişler, kalın bir silmeyle çevrilmiştir. Basık sivri kemerlerin üzengi taşları, iç kısımdan yivlidir.

Çeşmenin beşik tonozu andıran bir üst örtüsü vardır.

Merkezde bulunan sivri kemerli nişin içinde: iki yanında dalgalı kaşkemer motifi ve tepesinde yanlardakilere göre daha küçük kemer motifi içinde bir rozet bulunan, iki satırlık kitabesi bulunur.

Kitabede: kartuşlar arasında kalan boşluklar bitkisel bezemelerle doldurulmuştur. Kitabenin altındaki ayna taşında yine kabartma şeklinde kemer motifi ve dairesel kabartmaların ortasında burması bulunur.

Ayna taşının iki yanında, daha küçük kabartmalı birer mermer plaka bulunur. Yan kanatlarda kabartmalı birer ayna taşı ve burmaları görülmektedir. Tekne ve setleri sağlamdır.

Çeşme günümüzde kullanılmaya devam edilmektedir.

Sokullu Mehmet Paşa Mescidi

Enver Paşa Caddesi üzerindedir.

Turistik alanda bulunan bir diğer eserdir. Diğer ismi “Köprübaşı Camii” dir. Çünkü: Kanuni Sultan Süleyman köprüsünün hemen başındadır.

Kitabesi yoktur. Ancak külliyenin diğer eserleriyle birlikte 1566-1567 yılları arasında yapıldığı tahmin edilmektedir.

Mimar Sinan tarafından tasarlanmış ve 1567 yılında Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kervansarayda olduğu gibi: bir sıra kesme küfeki taşı ve iki sıra tuğla dizisi şeklinde inşa edilmiştir.

Yapının harim kısmına: kuzey cephesinde, sağa kaydırılmış bir kapıdan girilir.

İçte, düz ahşap tavanlıdır. Dışarıdan kurşun bir çatı ile örtülüdür. Son cemaat yeri açık iken, 1980 yılında yapılan restorasyonda kapalı hale getirilmiştir.

Süslü pencereleri nedeniyle, güneş ışınları türlü renklerde içeriye girer ve içeride etkili bir ışık yaratır. İç mekanda: klasik dönemi yansıtan çok az mimari eleman kalmıştır.

Yapının en önemli kısmı minaresidir.

Kuzeybatı bölümde; mescitten uzak avlu duvarı üzerinde bulunan minare, kesme küfeki taşından yapılmıştır.

Bu tür minare örnekleri: Mısır ve Orta Asya’da bulunmakla birlikte Anadolu’daki ilk örnekleri 13’ncü yüzyıla tarihlenmektedir. Buradaki minare: dikdörtgen bir kaide üzerinde, sekizgen olarak yükselir. 10 basamaklı merdiven ile köşk kısmına çıkılır.

Şerefesi yoktur, ancak köşk kısmı şerefeyi oluşturur. Köşk kısmı: sütunlar arasına yerleştirilmiş, geometrik bezemeli taştan korkuluk levhalarla sınırlandırılır.

Köşk kısmında: sütunlar arasına yerleştirilen taş korkuluk levhalarına çeşitli motifler işlenmiştir.

Külah kısmı, orijinalinden farklıdır, muhtemelen 20’nci yüzyıldaki onarımlarda yerleştirilmiştir.

Günümüzde, mescit hala ibadete açıktır.

CUMHURİYET MAHALLESİ

İstanbul Büyükçekmece Endem Televizyon Kulesi

ENDEM TELEVİZYON KULESİ

E-5 Karayolu üzerinde Gürpınar Kavşağındadır.

Endem inşaat tarafından yapıldığı için bu ismi almıştır. Kule 1998-2008 yılları arasında yapılmıştır.

Kulenin yapılış amacı: televizyon kuruluşlarının sayısal ortak yayınını sağlayarak Çamlıca’daki yansıtıcı anten kirliliğine son vermekti.

Kulenin yapımında: 8 bin metre küp beton, 900 ton demir ve 650 ton çelik kullanılmıştır. Kule 8.6 büyüklüğündeki bir depreme dayanacak şekilde inşa edilmiştir.

Kulenin yüksekliği 230 metredir. Beton şaftının yüksekliği 163 metre ve anten yüksekliği 30 metredir.

Kulede: 2 asansör bulunmaktadır, bunların kapasitesi 24’er kişiliktir. Asansörler, zeminden seyir terasının bulunduğu yeri 60 saniyede çıkıyorlar. Saniyedeki hızları 4 metredir.

Camdan yapılmış iki seyir terası bulunuyor.

Kulede 153’ncü metrede: 450 kişi kapasiteli bir döner restoran bulunuyor. Döner restoranın çapı 30 metredir. 360 derecelik bir tur dönüşü, 1 saatte tamamlıyor.

Ayrıca: seyir ve resepsiyon katları vardır. Bunlar döner kulenin üstünde ve altındadır.

Kulenin giriş katında ise 1900 kişilik konser salonu bulunuyor. Ayrıca bir 5 yıldızlı otel bulunmaktadır.

Dünyanın 17’nci, Avrupa’nın ise 4’ncü büyük televizyon kulesidir.

İstanbul Büyükçekmece TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi

TÜYAP FUAR VE KONGRE MERKEZİ

Hadımköy Yolundadır.

TÜYAP tarafından 1996 yılında açılmış ve halen işletilmektedir.

Merkez günümüzde, uluslararası ticari fuarların önemli bir buluşma noktasıdır. Dünyanın birçok ülkesinden gelen katılımcı ve ziyaretçiler, 50’den fazla fuar ve etkinlik kapsamında, ulusal ve uluslararası standartlarda hizmet ve altyapıdan faydalanırlar. Her yıl yaklaşık 60 ülkeden 14 bin katılımcı ve 70 ülkeden 2 milyona yakın ziyaretçi gelmektedir.

Merkezde: 14 büyük fuar salonu, kongre hizmetleri bölümü ve servis binası bulunmaktadır.

İstanbul Büyükçekmece

Ayrıca: fuar alanına entegre 259 oda kapasiteli 5 yıldızlı bir otel vardır. (Tüyap Palas)

31 toplantı salonu, 1 tane çok amaçlı balo salonu, 4500 araçlık otopark, 14 kafeterya, 3 restoran, 1 pastane, 2 bar ve fast food restoranı bulunmaktadır.

Evet, oldukça büyük ve gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında tanınan bir merkezdir.

İstanbul Büyükçekmece Beykent Üniversitesi

BEYKENT ÜNİVERSİTESİ

Turgut Özal Bulvarındadır. Beylikdüzü yerleşkesi olarak isimlendirilir. Vakıf üniversitesidir. 1997-1998 eğitim öğretim yılında açılmıştır. Yerleşkede: Diş Hekimliği, Fen-Edebiyat, Güzel Sanatlar, Hukuk Fakülteleri, Sağlık Bilimleri Yüksek Okulu, Tıp Fakültesi ve Meslek Yüksek Okulu bulunmaktadır.

İstanbul Büyükçekmece İstanbul Outlet Park

İSTANBUL OUTLET PARK

E-5 Yan yolundadır. Firuze Sokaktadır. 25 Kasım 2006 tarihinde hizmete açılmıştır. E-5 karayolu üzerinde Tem otoban, Avcılar, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve tüm yerleşim merkezlerinin kesişme noktasındaki merkez, tüketicinin güvenini kazanmış ve yoğun ziyaret edilmektedir. Çünkü: kişilerin tüm ihtiyaçlarını en kolay, en hesaplı, kaliteli ve rahat bir şekilde bulabilme imkanı vardır.

ALKENT 2000 MAHALLESİ

İstanbul Büyükçekmece Fatih Üniversitesi Büyükçekmece Kampüsü

FATİH ÜNİVERSİTESİ BÜYÜKÇEKMECE KAMPÜSÜ

Akçıburgaz Mevkiindedir. Burası, artık İstanbul Üniversitesi olarak hizmet vermektedir. Yani: İstanbul Üniversitesi Hadımköy Yerleşkesidir.

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ CERRAHPAŞA BÜYÜKÇEKMECE YERLEŞKESİ

Yiğittürk Caddesindedir. Yerleşkede: Büyükçekmece Kongre ve Kültür merkezi, çeşitli Fakülteler, Enstitüler ve Meslek Yüksek Okulları bulunuyor.

TÜRKOBA MAHALLESİ

İstanbul Büyükçekmece İstanbul Arel Üniversitesi Kemal Gözükara Yerleşkesi

İSTANBUL AREL ÜNİVERSİTESİ KEMAL GÖZÜKARA YERLEŞKESİ

Türkoba Mahallesi Erguvan Sokaktadır. Büyükçekmece gölünün batısında, Tepekent Uydukenti içindedir. Yerleşkede 4 yıllık eğitim veren Fakülte ve Yüksekokullar bulunmaktadır. Burası üniversitenin 400 dönüm açık rekreasyon alanında: kültür, sanat, spor, eğlence ve dinlenme faaliyetlerinin bir arada bulunacağı büyük bir kompleks şeklinde tasarlanmıştır.

19 MAYIS MAHALLESİ

İstanbul Büyükçekmece Bülent Ecevit Parkı

BÜLENT ECEVİT PARKI

Cumhuriyet Kent Meydanındadır. Park alanında, suni gölet, yürüyüş yolları ve dinlenme alanları bulunmaktadır.

İstanbul Büyükçekmece Atatürk Spor Kompleksi

ATATÜRK SPOR KOMPLEKSİ

Gölboyu Mevkii Büyükçekmece Spor Tesislerindedir.

2007 yılında yapılmıştır. Büyükçekmece Belediyesi tarafından işletilmektedir. 1000 araçlık açık otopark vardır. En büyük özelliği 20 bin seyirci kapasiteli olmasıdır.

 

FATİH MAHALLESİ

FATİH CAMİİ

Cami Sokaktadır. Kitabesi yoktur, bu yüzden hangi tarihte ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmez. Geniş bir avlunun ortasında bulunan cami, dikdörtgen planlıdır.

Üstü ahşap bir çatıyla örtülmüştür. İbadet mekanının sağından minareye çıkılır. Kesme küfeki taşından yapılan minare altıgen bir kaideye oturmaktadır.

SÜLEYMAN AĞA ÇEŞMESİ

Fatih Camiinin kuzeybatı köşesindedir. Klasik üslüpta, kesme küfeki taşından yapılmıştır. Sivri kemerli niş içine ayna taşı konulmuştur.

Kemer üzerinde bulunan kitabesine göre “1856 yılında Yakup Alemdar ağa ile Hatice Hatun oğlu Kırım Harbinde şehit Süleyman Ağa’nın ruhu için annesi tarafından yaptırılmıştır.”

MİNDER BEACH CLUB

Kordonboyu Caddesindedir. Burası: plaj olmasının yanında sanat ve eğlence mekanı ve aynı zamanda kafedir. Akşam saatlerinde burada çeşitli partiler düzenleniyor. Kumsalın üzerinde, eğlence ve canlı müzik için tercih edilebilir.

İstanbul Büyükçekmece Atirus Alışveriş ve İş Merkezi

ATİRUS ALIŞVERİŞ VE İŞ MERKEZİ

Rıza Küçükoğlu Caddesindedir. İsmini, yörenin Roma dönemindeki isminden almıştır.

E-5 karayolu üzerinde, 2005 yılında hizmete açılmıştır. 3 katlı merkezde, 80 mağaza ve ayrıca bir hipermarket bulunmaktadır. Ofis bölümünde ise 63 ofis vardır. Merkez: gerek mağazaları, gerek kafe ve restoranları ve gerekse sinemaları ile yoğun ilgi çekmektedir. Otoparkı 700 araç kapasitelidir.

İstanbul Büyükçekmece Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi

BÜYÜKÇEKMECE BELEDİYESİ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ

Kuba Camii yanı Gazi Mustafa Caddesindedir. İstanbul’un en önemli kültür komplekslerinden biridir. Sahne sanatlarının çeşitli dallarında, konser ve sergiler düzenlenmektedir. Tiyatro salonu 600 seyirci kapasitelidir.

Ayrıca 2 tane 75’er kişilik orotoryum, kütüphane ve sergi alanı bulunmaktadır. Yine buranın önemli bir özelliği: Merkezde, Müjdat Gezen Sanat Akademisi bulunmaktadır. Akademide: gençlere tiyatro, müzik ve sanat eğitimleri verilmektedir.

İstanbul Büyükçekmece Marmara Paintball

MARMARA PAİNTBALL

Cengiz Topel caddesindedir. Burası, doğa içinde paintball oynayarak eğlenceli vakit geçirilebilecek bir yerdir.

Burada: ayrıca bir mesire alanı da bulunmaktadır. Oyun öncesi ve sonrasında, aileniz veya arkadaşlarınızla piknik masalarında mangal yakabilirsiniz. Çardakta çay içebilir ve saha içinde gurubunuzun oynadığı oyunu takip edebilirsiniz.

İstanbul Büyükçekmece Grand Aqua Marin

GRAND AQUA MARİNE

Komando Sokaktadır. İstanbul’un en eğlenceli su parklarından birisidir. Park alanında çok sayıda kaydırak, havuz ve çeşitli etkinliklerin düzenlendiği alanlar vardır. Yaz aylarında, burada konserler de düzenlenmektedir.

MİMAR SİNAN MAHALLESİ

Büyükçekmece gölünün kıyısında Marmara denizi ile Büyükçekmece gölünün birleştiği yerdedir. Sahil kesiminde restoranlar bulunmaktadır.

İstanbul Büyükçekmece Mimar Sinan Sahili

MİMAR SİNAN SAHİLİ

Mimar Sinan kavşağındadır. Oldukça sevilen ve tercih edilen bir plajdır. Buna rağmen temizliği ve kalitesinden ödün vermeme özelliği nedeniyle, analiz sonuçları daima temiz çıkmaktadır.

İstanbul Büyükçekmece Mimar Sinan Yat Limanı

MİMAR SİNAN YAT LİMANI

İskele caddesindedir. İstanbul ilinin en büyük marinalarından birisidir. 800 yat kapasitelidir.

İstanbul Büyükçekmece Dünya Kostümler Müzesi

DÜNYA KOSTÜMLERİ MÜZESİ

Çarşı Sokaktadır. 2011 yılında ziyarete açılmıştır. Tarihi bir binadaki müzeye giriş ücretsizdir. Türkiye ve dünyanın çeşitli ülkelerinden yaklaşık 500 civarında kostüm 20 yıldır toplanmaktadır ve bu müzede sergilenmektedir.

Müzede: tarihin derinliklerinden gelerek günümüze ulaşan, farklı toplumların kültürel mirası olan birçok değerli giysi, aksesuar ve objeler burada sergileniyor.

KUMBURGAZ MAHALLESİ

Kumburgaz mahallesi, ilçe merkezine 13 km uzaklıktadır. Şehirde gazın ilk keşfedildiği yer olması nedeniyle bu isim verilmiştir.

KUMBURGAZ PLAJI

Kumburgaz sahili boyunca uzanan plajın bir kısmı ücretsizdir. Bir kısmı ise otel ve beach clublar tarafından özel olarak işletilmektedir.

Deniz zemini kumdur.

İstanbul Büyükçekmece Kumburgaz Plajı

Plaj zemini de kumdur. Sahil genişliği 17 metredir. Sahil uzunluğu ise 700 metredir. Güvenlik şeridindeki azami derinlik 2 metredir.

 

MURAT ÇEŞME MAHALLESİ

AYMERKEZ AVM

E-5 Londra Asfaltındadır.

E-5 karayolu üzerindeki merkez, 2002 yılında Ağustos ayında hizmete açılmıştır. Bu yüzden Türkiye’nin ilk Outlet Merkezidir. Merkez, 24 bin metre karelik bir alana kurulmuştur. Burada: sezon ve sezon dışı ürünler sunulmaktadır. Burada birçok ünlü markanın ürünlerini çok özel fiyatlarla bulmak mümkündür.

İstanbul Küçükçekmece gezi yazım için  Küçükçekmece

Karadağ Budva

 

Karadağ Budva

Ülkemizden hareket eden Balkan turlarının birçoğu buraya uğramaktadır, ancak fazla kalmıyorlar çünkü bu şehrin çevresinde, bu şehirden kat ve kat daha ünlü ve cazip turizm merkezleri bulunuyor. Ama, yine de sizlere Budva şehri hakkında kısa bilgi vereceğim. Bu şehrin en büyük cazibe merkezi Sveti Stefan dır. 

Balkanlarda, Karadağ sahilinde küçük bir yerleşim yeridir. Karadağ ülkesinin turizm merkezidir. Şehri uzaktan incelediğinizde, ormanlık alanların yukarılara doğru nasıl talan edildiği çıplak gözle görülür. Titonun manzaralı tünelleri, plajları, nefistir. Ülkemizden, birçok kişi, Budva şehrine tatile giderler. Ancak: burada ve diğer turistik yörelerde her şey dahil sistemi uygulanmıyor, Sadece konaklama ve kahvaltı sistemi vardır.

budva.genel.1
Karadağ Budva

Tarihi

Sahile yakın Budva şehri, zengin bir tarihi geçmişi gizler. Şehrin tarihi geçmişinin MÖ 5’nci yüzyıla kadar uzandığı söylenir. Birçok efsaneye göre: şehir ilk olarak “İllyrian” kasabasıdır. Yunan trajedi yazarlarından Sofokles, eserlerinde şehirden eski yerli insanların kullandığı ismiyle yani “İllyria” olarak bahseder. İlk kralları ise Harmonia’dır.

Şehir zengin bir ticaret merkezi olunca, MÖ 4’ncü yüzyılda Yunanlılar ve MÖ 2’nci yüzyılda Romalılar tarafından fetih edilir ve aynı dönemlerde şehirde ticaret çok gelişir. Özellikle üzüm ve zeytin yetiştiriciliği üst seviyelere ulaşır.

MÖ 168 yılında, Romalı yazar Plinius, şehirden söz ederken “Roma vatandaşlarının güçlendirdiği şehir” olarak belirtir. Bu dönemde, şehir, anıtsal binalar, döşeli sokaklar, masif duvarlar ile gerçek bir Roma şehri olarak tüm niteliklere sahiptir.

Takip eden dönemde, şehir büyük depremlerle sarsılır.

Roma’nın çöküşünün ardından, bölgede Bizans hakimiyeti görülür. 535 yılında, bölge halkı Bizanslılara karşı mücadeleye başlar.

Bizans hakimiyetinin bitişinin ardından, 1184-1186 yılları arasında, Nemancı hanedanı, eski Karadağ kıyılarına gelir.

11’nci yüzyılın ortalarında, burası Sırp Devletinin ilk başkenti olur ve Sırp kral Dusan, bu şehirde yaşar.

1442 yılında, şehirde Venedik hakimiyeti görülür. Bu dönemde, şehirde küçük gemiler inşa edilen bir de tersane kurulur.

Yine aynı dönemde, Venediklilerle savaşan Türkler, bölgede egemen olurlar. 1807 yılında, şehri Fransızlar işgal eder. 2’nci Dünya Savaşında Naziler ve 1941 yılında ise, İtalyanlar şehri işgal ederler. 22 Kasım 1944 tarihinde, Nazi işgali sona erer.

 

Ulaşım

Tarihi şehir, Dubrovnik şehrinin 90 km güneyinde ve Ulcinj şehrinin ise 60 km kuzeyinde, Adriyatik denizi kıyısındadır. Şehre en yakın havaalanı, yaklaşık 20 km uzaklıktaki Tivat’taki küçük havaalanıdır.

Ama en uygun havaalanı, 65 km uzaklıkta bulunan Podgorica hava alanıdır. İstanbul-Potgorica arasındaki hava yolu yolculuğu yaklaşık 1.5 saat sürer. Buradan otobüs veya taksilerle şehir merkezine gelmek mümkündür.

 

Para Birimi

Karadağ Avrupa Birliği üyesi olmamasına rağmen, Eurozon sistemine girmiştir ve bu yüzden ülkede Euro kullanılmaktadır.

 

İklim

Budva şehrinde, tipik Akdeniz iklimi görülür. Buna göre kışlar ılık ve yazlar genellikle kuru ve çok sıcaktır. Yılda, 2300 saat güneş görülür. Temmuz ayında hava sıcaklığı 30  derecelerin üzerine çıkar. Ocak ayındaki sıcaklık ise 2 derece civarındadır. Yüzme sezonu 10 Mayıs ile 8 Kasım tarihleri arasındaki 182 gün sürer. Yaz aylarında deniz suyu sıcaklığı 21-25 derece arasındadır.

budva.genel.2
Karadağ Budva

Kültürel etkinlikler

Her yıl, Haziran ayı ortalarında, burada uluslar arası müzik festivali düzenlenir. Müzik dünyasının birçok ünlü ismini bir araya getiren bu festival, şehirde “Old Town” denen bölümdeki “Ressamlar Meydanında” yapılır ve 3 gün sürer.

budva.1
Karadağ Budva

Ne yenir

Özellikle ev yapımı “ballı börek” ve ev yapımı “bal” meşhurdur. Yaz aylarında toplanan incirler güneş ve rüzgarda kurutulur ve muhteşem lezzetli olurlar. Ayrıca: yine burada keçi ya da inek peyniri tatmalısınız.

Özel peynir, zeytinyağında tutulur. Yeşil salatalar: maydanoz, yeşil ve siyah zeytinlerle çok güzel servis edilir. Malum şehir deniz kıyısında olduğundan, Budva mutfağı balık bakımından zengindir.

Özellikle: ahtapot salatası, siyah pirinç, soslu midye ve ızgara balıklar muhteşem güzelliktedir. Tüm geleneksel yemeklerde geleneksel içkiler sunulur.

Bunlar: Karadağ Rakia, beyaz ve kırmızı şaraplardır. Oryantal müziği sevenler için, birer tane Çin ve Japon restoranları bulunuyor.

budva.plajlar.körfez plajı.1
Karadağ Budva

budva.przno.1
Karadağ Budva

 

Sahil-Plajlar

Budva Rivierası, 122 km kare alana sahiptir. Sahil şeridinde 35 tane güzel kumlu plaj vardır ve bunlardan 8 tanesi mavi bayraklıdır. Bir çok kumlu koylar, barınaklar ve küçük adacıklar dahil olmak ezere, sahil 38 km boyunca yayılır.

Şehirde, plaj turizmi ilk olarak 1930’lu yıllarda, Çeklerin Budva Riviera sahillerine gelişiyle başlar. Jaz’dan Petroviç’e kadar uzanan 12 km lik sahildeki 20 kumsalda, ılık güneşte, her yıl, 10 Mayıs tarihinden 8 Kasım tarihine kadar, 182 gün boyunca denize girmek ve güneşlenmek mümkündür.

budva.plaj.1
Karadağ Budva

Jaz plajı

Körfezdeki bu plajın toplam uzunluğu 1200 metredir. Şehir merkezine 2.5 km uzaklıktadır. Yaklaşık 2000 şezlong kapasitelidir.

Karadağ Budva

Przno plajı

Budra şehir merkezine 10 dakika uzaklıktaki bu plajın en büyük özelliği: hemen yakınındaki sedir ağaçlarıyla ünlü Milocer Parkıdır.

Çam ağaçlarının gölgesindeki mesire yerinde, pahalı yani lüks restoranlar bulunmaktadır.

Karadağ Budva

Mogren plajı

Birbirine kısa tünelle bağlanan iki plajdan oluşur ve toplam uzunluğu 350 metredir. Old Town bölgesinden buraya yürüyerek ulaşmak mümkündür.

Plaj olağanüstü güneş ışığı ve güney rüzgarına sahiptir. Plajda: St Anton adına adanmış bir kilise kalıntıları görülebilir.

Efsaneye göre: korsanlar tarafından batırılan bir İspanyol kalyonundan kurtulan bir  denizci, plaja çıktığında kurtulması anısına bu kiliseyi yapmıştır.

Her yıl, 13 Haziran günü, burada ayin düzenlenir. Kilise çok küçük olduğundan ayin sahilde düzenlenmektedir.

Karadağ Budva

GEZİLECEK YERLER

Karadağ Budva

Eski Şehir-Stari Grad-Old Town

Eski şehir bölümü, küçük bir yarımadada yer alır. Ada, karaya kumlu bir örtü ile bağlanmış ve böylece yarım adaya dönüşmüştür. Bazı tarihi kaynaklara göre, burası, Adriyatik kıyısındaki en eski şehirlerden biridir. (2500 yıllık olduğu söylenir)

Eski şehrin surları, bugün bile, hem ülkeden gelen turistlerin ve hem de dünyanın en uzak bölgelerinden gelenler için cazibe merkezidir.

Eski şehrin, kentsel çekirdeği ilk olarak 1667 yılında Venedik döneminde kurulmuş, daha sonra 1979 yılındaki büyük deprem buraya büyük zarar vermiştir. Ancak, daha sonra burası tamamen yenilenmiştir.

Dar sokaklar ve meydanlar, ünlü binalar gezilebilir. Stari Grad yani Eski şehir bölümünde, birçok dükkan, kafe, restoran ve galeriyi ziyaret edebilirsiniz.

Birçok binanın giriş katı: kafe, butik, sanat galerisi ve mağazaya dönüştürülmüştür. Gündüzleri yeme-içme ve alışveriş, geceleriyse eğlence için buralar tercih edilir.

 

Etnoğrafya Müzesi

Eski şehrin tam merkezindedir. Şehrin köklü tarihinin aksine, burada son 20 yıl içinde kullanılan objeler ve özellikle giysiler sergileniyor. Ayrıca: Helenistik döneme ait vazolar ve takılar da görülebilir.

Karadağ Budva

Dans eden kız heykeli

Şehirde en çok fotoğraflanan yerdir. Söylenenlere göre, bu heykel, şehirde denizde boğulan bir kızın anısına buraya dikilmiştir. Heykele dokunmanın uğur getireceğine inanılır.

 

ŞEHİR YAKINLARINDA GEZİLECEK YERLER

Karadağ Budva

Kale Kosmac

Budra şehri çevresindeki Brajici köyü yakınlarındaki kaleye mutlaka çıkmanızı öneririm. Çünkü oldukça güzel manzarası vardır, giriş ücreti 5 Eurodur. Kale:  1841-1850 yılları arasında yapılmıştır.

Deniz seviyesinden yüksekliği 800 metredir. Avusturya-Macaristan ve Karadağ arasındaki sınırı oluşturur ve eskiden Avusturya kalesi olarak bilinirdi. Günümüzde ise, Karadağ ülkesini ziyaret eden turistler burayı mutlaka görürler.

Karadağ Budva

Petrovaç

Budva şehrine bağlı bu sahil kasabası, yılın 300 günü güneşli ılıman Akdeniz iklimine sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Ayrıca: kasaba tam bir yeşillik cennetin içindedir. Her yanda zeytin, portakal, defneyaprağı ve limon ağaçları görülür.

Ayrıca: geçmişin izlerini taşıyan birçok doğal, kültürel ve tarihi anıtlar vardır. İskelesinde ise: burayı bir turizm merkezi haline getiren birçok tekne, yat ve yelkenliler görülür.

Karadağ Budva

Aziz Nikola Adası

Budva şehrinin en büyük turizm cazibe merkezidir. Sezonunda, Budva şehir merkezinden adaya teknelerle ulaşılır, ücret 3 Euro, yolculuk yaklaşık 15-20 dakika sürer.

Ada, Adriyatik denizinin güney kesimindeki en büyük adadır. Uzunluğu yaklaşık 2 km kadardır. Kıyılar, denize dik iner ve birçok gizli koylar oluşturur. Bu gizli koylar; Akdeniz bölgesinin çeşitli bitkileriyle kaplıdır.

Adada, 840 metre uzunluğunda, 3 kumlu plaj yoğundur. Bu plajların derinlikleri çoğu yerde, yarım metre veya daha sığdır. Çünkü efsaneye göre: Aziz Nikola, büyük dalgaların ve kalyonların buraya gelmemesi için, denize birkaç taş atmış ve deniz sığ olmuştur.

Karadağ Budva

Becici

Budva şehir merkezinin 2 km güneyindeki Becici otel kompleksi ve plajı, Parisli uzmanlar tarafından 1935 yılında Akdeniz’in en güzel plajı olarak seçildi. Güney Adriyatik denizinin en güzel ve en büyük plajlarından birisi olarak kabul edilir.

Burada kumsalın uzunluğu 1950 metredir. Deniz sakin, plaj bölümünde eğlence boldur. Özellikle, aileler burayı tatil için tercih ederler.