Tanzanya Serengeti Milli Parkı

Tanzanya Serengeti Milli Parkı

 

Burası, Tanzanya ülkesinin en eski ve en popüler milli parkıdır. 2013 yılında, milli park: Afrika’nın 7 harikasından biri olarak seçilmiştir. Masai yani yörenin yerlilerinin dilinde, burası “Siringiti” olarak yani “toprağın sürekli hareket halinde olduğu yer” olarak biliniyor.

Serengeti Milli Parkı: 1981 yılında, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

Milli parkın bulunduğu yer:1 milyondan fazla yaban hayvanının göç yolu üzerinde bulunmasıyla önem kazanmaktadır.

Her yıl: söylediğim gibi 1 milyondan fazla yaban hayvanı: kuzey-güney arasındaki yaklaşık 1000 kilometrelik bir göç yolculuğu yaparlar. Bu göç yolculuğundan önce: burada, günde 8.000’den fazla buzağı doğar ve büyük bir nüfus patlaması yaşanır. Ardından ise, büyük göç başlar.

Bu göç sırasında: 200.000 den fazla zebra, 18.000 Afrika geyiği, 300.000 den fazla ceylan: açık ovalarda, taze ot için büyük sürüler halinde hareket ederler. Bunların yanında: milli park alanı içinde, büyük buffalo sürüleri, fil ve küçük guruplar halinde zürafalar yaşar.

Hatta: Afrika geyiği, impala, ceylan türleri de görülebilir. Tüm bunlarla birlikte: park alanı içinde avcı, altın yeleli aslanlarda bolca ve bir kısım leopar da yaşamaktadır.

Akasya ağaçlarında ise, Afrika çakalları, benekli sırtlanlar yerleşiktir. Ama, burada yaşayan hayvanları tanımlamanın en iyi yolu: büyük beşli (fil, buffalo, aslan, leopar, gergedan) buradaki geniş bozkırlarda yaşamaktadır denilebilir.

Tanzanya Serengeti Milli Parkı

Serengeti’de leoparlar:

Genellikle gözlerden olabildiğince uzak kalmaya çalıştıkları için diğer yırtıcılara göre daha iyi gizlenirler. Milli park alanında bir leoparla karşılaşma olasılığı çok düşüktür, çünkü genelde onlar ağaç tepelerinde yaşarlar.

Tanzanya Serengeti Milli Parkı

Serengeti’de siyah gergedanlar:

Siyah gergedanların sayısı bir zamanlar bayağı fazla olmasına rağmen, boynuzları, özellikle Uzakdoğu’da çeşitli ilaç yapımı ve Arap ülkelerinde ise kama sapı yapımında kullanılmaya başlanınca: yasal olmayan avlanmalar sonucu sayıları hızla düşmüştür.

Günümüzde de, halen bu tür talepler yoğundur ve parkın silahlı muhafızları, kaçak avcılığı önleyebilmek için büyük uğraş vermektedirler.

Tanzanya Serengeti Milli Parkı

Serengeti’de mandalar:

Serengeti mandası, 19’ncu yüzyıl başlarında çok sayıda bulunmasına rağmen, 1890’lı yılların başında, bölgede çıkan “veba” sonucu, sayıları hızla azalmış ve günümüzde, 65 bin rakamlarına ancak ulaşmışlardır.

Bu dönemden sonra ise, yakın geçmişten bu yana: bu kez kaçak avcılık bu hayvanların sayısını da hızla azaltmıştır ve 1990’lara gelindiğinde park alanı içindeki sayıları, 15 binlere kadar düşmüştür.

Tanzanya Serengeti Milli Parkı

Serengeti’de filler:

Serengeti bölgesinde filler, uzun zaman öncesinden bu yana yaşamlarını sürdürmektedirler ki, bölgedeki ilk fillerin, 1900’lü yıllar öncesinde buraya yerleştikleri bilinmektedir. Ancak: 1880-1890 yılları arasında fildişi nedeniyle fillerin katliamı hızlanmıştır.

1900’lü yılların başından itibaren ise, filler yeniden bölgeye yerleşmeye başlamışlardır. 1970’li yıllara gelindiğinde park alanındaki fillerin sayısı, 2500 civarına yükselmiştir.

Ancak fildişi ticareti hiç bitmemiş ve filler yine katledilmiş ve 1990’ların başlarına gelindiğinde, park alanındaki fillerin sayısı, yalnızca 500 civarına düşmüştür. 1989 yılında, dünya çapında fildişi ticaretine getirilen kısıtlama nedeniyle, park alanındaki fillerin katliamı nispeten durmuştur ve günümüzde, park alanındaki fil sayısı, 2000 civarına yükselmiştir.

Serengeti parkında filler, ağaçların en büyük düşmanlarıdır. Çünkü: park alanının volkanik alan olması nedeniyle ağaçların kökleri çok derinlere inemiyor ve bu yüzden, filler ağaçları köklerinden söküyorlar. Genellikle filler park alanında “sosis ağacı” denen ağaçların yanlarında bulunuyorlar.

Bu ağacın meyveleri sosise benzediğinden sosis ağacı olarak isimlendiriliyor, öte yandan bu ağacın meyveleri bir miktar uyuşturucu özellik taşıyor ve bunları genellikle yiyen filler, park alanı içinde çakır keyif dolaşıyorlar.

Tanzanya Serengeti Milli Parkı

Bu arada: fildişi ve gergedan boynuzunun ticareti hakkında kısa bilgi vermek istiyorum. Söylenenlere göre: 1970’li yıllara göre, burada fildişinin kilosunun fiyatı en fazla 10 dolar iken, günümüzde avcılığın yasaklanması ile fildişinin kilosu 2.000 dolara kadar yükselmiştir. Bu arada gergedan boynuzu da, yoğun tercih edildiğinden ve avlanması yasak olduğundan çok pahalıymış.

Açık otlak alanlarda büyük bedenli deve kuşları, siyah kartallar ve 500 civarında kuş türü görülür. Kuzey Serengeti bölümünde ise: yüksekliği 4 metreyi geçebilen ağaçların bulunduğu ormanlık alanlar vardır. Bu ormanlık alanlarda, en yaygın olarak bulunan ağaçlar, dikenli akasya türü ağaçlardır.

Uzun boylu ağaçların altında ise, bodur bitki örtüsü ve çalılıklar serpiştirilmiştir. Ormanlık alanlarda: zürafa, impala, fil gibi hayvanlar yaşarlar. Ayrıca, bir kısım maymun ve kuşlar da ormanlık alanları tercih ederler.

Evet, Serengeti milli parkı hakkında bu kadar genel bilgi verdikten sonra: gelelim parkın özelliklerine:

Park alanı: 15 bin kilometre karedir. Yani: Ankara ve İstanbul topraklarının büyüklük toplamı kadardır.

Batıda Victoria gölü kıyısında, Arusha şehrinden 335 km. uzaklıktadır. Park alanının bir kısmı, kuzeyde Kenya ülkesi sınırları içinde kalır. Çünkü: daha önce de söz ettiğim gibi, burası yaban hayvanlarının göç yolları üzerindedir. Bu göç yolu üzerinde, Tanzanya-Kenya sınırı, yalnızca birkaç nöbetçi kulübesi ile belirlenmiştir.

Evet: her yıl, özellikle Eylül ayında, park alanı turistlerle dolup boşalıyor. Çünkü: Tanzanya Milli Parkları: kuzey komşusu Kenya ülkesindeki milli parklara göre daha sıkı tedbirler alınarak korunuyor ve günümüzde, Tanzanya Milli Parklarında, çölleşmiş alanlar bulunmuyor.

İzin almadan milli park alanlarına girmek kesinlikle mümkün değildir. Hatta, bu milli park alanlarında, yaban hayvanı nüfusu daha fazladır. Buna örnek vermek gerekirse: fil sayısı Kenya’da 40 bin iken, Tanzanya’da 130 bin imiş. Aslan sayısı Tanzanya’da 17 bin civarındadır ve bu sayı, Afrika kıtasındaki tüm aslan varlığının % 40 kadardır.

Tanzanya milli parklarında söylediğim gibi kurallar çok sıkı: belirlenmiş parkurlar dışına ciplerin safari sırasında çıkmasına asla izin verilmiyor. Parklar: Tanzanya’da, Kenya’dakilere oranla daha temiz ve düzenli ve ziyaretçiler kontrol altındadır.

Ciplere sürat sınırı uygulanıyor. Parklarda, hayvanların üreme bölgeleri ziyarete kapalıdır, hayvanların burada kendilerini güvende hissetmeleri için tedbir alınmıştır. Ama, Kenya ülkesinde, ciplerin ve safari araçlarının her yere girebildiklerini duydum. Hatta: safari araçlarından yiyecek atıldığı ve hayvanların bu yolla araçlara yaklaştırıldığı söyleniyor ki, bu durumlar Tanzanya milli parklarında yasak.

Tanzanya Serengeti Milli Parkı

Ulaşım

Serengeti Milli Parkına ulaşmak için: Arusha şehrine yapılan charter uçuşlarını kullanmak mümkündür. Arusha şehrinden ise, karayolu ile buraya ulaşılır.

Bir diğer ulaşım yolu ise: Kilimanjaro havaalanıdır. THY: İstanbul-Kilimanjaro havaalanı arasında direkt uçuşlar yaptığı için, buraya ulaşmak için en büyük alternatif budur. Kilimanjaro havaalanı ile Serengeti Milli Parkı arasındaki uzaklık: 400 kilometredir.

 

Ne zaman gidilmelidir

Serengeti Milli Parkına: göç hareketliliğini görmek için Aralık-Temmuz ayları arasındaki dönemde gidilmelidir. Eylül, Ekim ve Ocak: en sıcak aylardır. Yağışlar Kasım-Aralık aylarında düşer.

Ancak yine de göç yolu ve zamanlamasının önceden kestirilemediğini bilmek gerekir. Eğer mutlaka göç olayını izlemek istiyorum derseniz, park alanında en az 3 gün geçirmeniz gerekir.

Öte yandan, park alanındaki yırtıcıları görmek isterseniz Haziran-Ekim arasındaki dönem tercih edilmelidir. Yırtıcıları mutlaka görmek isterseniz, park alanında daha fazla yani 3 günden daha fazla kalmanız gerekebilir.

Tanzanya Serengeti Milli Parkı

Konaklama

Park alanı içinde: 6 tane lüks çadır kampı, kamp alanı dışında 2 çadır kampı bulunmaktadır. Yine kamp alanı içinde oteller de bulunuyor.

Oteller: kopjes denilen granit kaya bloklarından oluşan tepeler üzerine yapılmıştır. Otellerde, çevreyi duvar veya tel çit ile kapatmak yasak olduğundan, genellikle “ranger” adı verilen silahlı korumalar, yaban hayvanlarının otellere girmesini engellemek için nöbet tutuyorlar.

Tanzanya Serengeti Milli Parkı
Tanzanya Serengeti Milli Parkı
Tanzanya Serengeti Milli Parkı

Ne yapılır

Serengeti milli park alanı girişi: “kopjes” ismi verilen granit bir kaya çevresindedir. Ngrongoro’daki volkanik faaliyetler sonucunda, günümüzden milyonlarca yıl önce, yerin altındaki bu granit kayalar yeryüzüne çıkmıştır.

Girişin devamında “Naabi Hill” ismi verilen bu “Kopje” tepesine çıktığınızda, çevrenin muhteşem bir manzarası ile karşılaşacaksınız. Ancak: tepenin çevresindeki birkaç ağaç dışında, bölgede hiçbir yeşillik görülmüyor.

Park alanın ve çevredeki bu granit kayalardan oluşan yüksekliklere “Kopje” denilmesinin nedeni: Afrikalılar tarafından şöyle belirtiliyor otlak denizindeki ıssız adalar.

Bu ıssız adaların yani kayaların çevresinde: kertenkele, yılan, yarasa gibi canlıları görmek mümkündür. Ayrıca: park alanı içindeki leopar ve çıta gibi hayvanlar, bu tepelere çıkarak çevrede avlarını gözetliyorlar. Yani, bu tepeler üzerinden, çevredeki büyük bir alan görülebiliyor.

Tanzanya Serengeti Milli Parkı
Tanzanya Serengeti Milli Parkı

Evet, biz girişe gelelim. Girişten sonra: milli park alanı içinde ilerlerken: büyük olasılıkla önünüze bir antilop sürüsü çıkabilecektir. Bu antiloplar ilginç hayvanlar, öyle ki, bir antilop 3 metre yüksekten, 10 metre uzaklığa kadar zıplayabiliyorlar. Bu arada park alanındaki bir kuraldan da söz etmek istiyorum.

Şöyle ki: park alanında öncelik hayvanlarda. Yani: siz bir araba ile ilerlerken yoldan bir hayvan sürüsü geçerse, onları beklemek zorundasınız veya yol üzerinde bir aslan yatıyorsa, korna çalarak veya gürültü yaparak yoldan kalkmasını isteme hakkınız yok, o aslanın yerinden kalkıp gitmesini ve yolun boşalmasını beklemek zorundasınız.

Evet: park alanı içindeki araç safarisi bu şekilde yürütülüyor. Araçlara binip, düzlüklerde ilerlerken, birçok vahşi hayvanı doğal yaşam ortamında görmek mümkündür. Özellikle: aslanlar insanın içini ürpertiyor. Daha sonra ise, yine park alanında çok bulunan antilop sürüleri görülüyor.

Antilopların yavruları, doğduktan 3 dakika sonra ayağa kalkıyor ve 5 dakika sonra hızlı bir şekilde koşabiliyormuş. Yine de, antiloplar park alanı içindeki aslanların en favori yiyecekleri arasında biliniyor.

Park alanı içinde rastlayacağınız diğer ilginç bir hayvan türü ise “sekreter kuşu” dur. Bu kuş türü: farklı bir yöntemle yılan avlayarak besleniyor. Kuş: yılan gördüğünde gagası ile değil, pençeleriyle yılanı yakalıyor, zehirli olup olmadığını anlamak için birkaç tüyünü yılanın ağzına sokuyor ve yılanın zehrini akıtmasının ardından, yılanı yakalıyormuş.

Sonra bir ağacın üzerine tünemiş, yüzlerce akbaba görebilirsiniz. Daha sonra ise, geziniz, bir su aygırı sürüsünün yaşadığı yere uğruyor. Burada, küçükleri 600 kilo civarında bulunan su aygırlarının büyükleri ise 2 ton geliyormuş. Devam eden gezi de, dünyanın en uzun boylu hayvanı olan zürafalarla karşılaşacaksınız. Ardından yine su kenarına gidiliyor ve su kenarındaki oynaşan filler görülüyor.

Gezi sırasında: bir başka hayvana yem olmuş ve tamamen iskeleti kalmış hayvanlar da görebilirsiniz.
Tanzanya Serengeti Milli Parkı
Tanzanya Serengeti Milli Parkı

Evet park alanındaki diğer bir etkinlik: sıcak hava balonu ile park alanı üstünde safari turudur. Balon yoluculuğu: güneş yükselirken yani şafak vakti başlar ve Serengeti ovaları üzerinde muhteşem güzel bir tur yapar. Yani, balon turu, saat: 04.30 gibi başlıyor.

Balon pilotu: bu inanılmaz alanda, balonla gezinmek için değişen yüksekliklerde havanın etkilerini kullanır. Özellikle, görülebilecek hayvanları garanti etmek imkansız olsa da: balon safari gerçekten benzersiz oluyor.

Bu balon uçuşlarının bir diğer özelliği de: yaklaşık 1 saatlik uçuşun ardından, binilen bölgede kahvaltı verilmesi ve şampanya ikram edilmesidir. Çünkü: uçuşa katılanlara bir belge veriliyor. Kahvaltının ardından, balon safariye katılanlar, alındıkları yerlere geri götürülüyorlar.

Park alanında, bu balon safari dışında: yine belirlenmiş alanlarda yürüyüş safarileri, piknik ve yaban hayatı izleme turlarına katılabilirsiniz.

Evet: dünya üzerinde, yaban hayatını ve yaban hayvanlarını, kendi doğal ortamlarında yaşarken, en fazla bu kadar serbestçe izleyebilirsiniz. Daha önceleri, birçok hayvanat bahçesinde izlediğimiz bir çok hayvan: burada kendi doğal ortamlarında izlenebiliyorlar.

Av

Okurlardan merak edenler olabilir. Tanzanya milli parklarında: devlete ait özel bölgelerde, gözcüler eşliğinde av yapılabiliyor. Ancak elbette bunun muhteşem yüksek bedeli var. Av kotaları, özel şirketlere satılıyor ve bu şirketler de özel turlar düzenliyorlarmış.

Aslan, fil, leopar gibi yaban hayvanlarının avlanması için duyduğuma göre, 3 haftalık zorunlu konaklama ve 40-50 bin dolar arasında ücretler ödenmesi gerekiyormuş.

Öte yandan, ülkenin fil nüfusunun son üç yılda, % 30 azaldığı söyleniyor, çünkü, yasal izin yanında kaçak avlanmanın da yoğun olduğu söyleniyor.

 Zanzibar

Tanzanya, Genel

 Dar-es Salaam

Tanzanya Kilimanjaro Milli Parkı

Tanzanya Kilimanjaro Milli Parkı

 

Hemingway: “Kilimanjaro’nun karları” evet bu öyküyü büyük bir çoğunluk mutlaka okumuştur ki, bir nesil bu öykü ile birlikte “Kilimanjaro” dağı hakkında bilgi sahibi olur, hatta bu öykünün filmi de çekilmiş ve ilk kez Kilimanjaro dağını o filmde görmüştük.

Öykünün aktarıldığı filmde: dünyayı keşfetmek ve büyük romanlar yazmak tutkusuyla yola çıkan bir yazar: bu bölgede çıktığı bir safari turunda yaralanır ve ardından ölüm ile yaşam arasındaki kısa dönemde: hayatını, mutluluklarını, tercihlerini, başarılarını ve yaşadığı ikilemleri sorgulamaktadır.

Elbette: bu duygusal sahneler yanında, filmde, Afrika’nın ve Kilimanjaro dağının muhteşem görüntüleri de izleyenleri büyülemiştir.

Günümüzde ise, hani bir deyim var ya “dünya küçüldü” artık Kilimanjaro dağı pek de uzak değil, İstanbul’dan uçağa binip Tanzanya ülkesine gittiğinizde, devamında birkaç saatlik yolculuk ardından, Kilimanjaro dağını da görebileceğiniz, Milli Park alanına ulaşabiliyorsunuz.

Kilimanjaro milli parkı içinde: Kibo (5.895 metre) , Mawenzi (5149 metre) ve Shira (3962 metre) isimli, 3 volkanik ( günümüzde uykuda oldukları söyleniyor) koni bulunmaktadır.

Buradaki son büyük patlama: 150000-200000 yıl önce olmuştur. Ancak, Kibo kraterinden sık sık gaz çıkışı ve toprak kaymaları izlenir.

Bunların oluşturduğu “Kilimanjaro” dağ sislileri: Afrika kıtasının en yüksek dağını oluşturuyorlar. En yüksek nokta: 5895 metredir.

Dünyanın en büyük volkanlarından biri olarak kabul edilmektedir. Dağın en yüksek noktası ile, en düşük noktası arasında, beş ana bitki örtüsü bölgesi bulunmaktadır.

2013 yılında, burası, Afrika’nın 7 doğal harikasından biri olarak kabul edilmiştir.

Evet, şimdi “Kilimanjaro” isminin anlamına gelelim. Kelime anlamı tam olarak bilinmiyor. Ancak: 1860 yılında bölgeye gelen Avrupalı kaşifler, bölgede konuşulan “Kiswahili” dilinin etkisinde kalarak, buraya “Kilimanjaro” isminin verildiği düşünülüyor.

İsmin kelime anlamının diğer benzetmeleri ise şöyledir: büyük dağ, kervan dağı, kilima dağ, karavan dağ.

Şimdi de, milli park hakkında gezi anılarına geliyorum. Aslında: Kilimanjaro dağına tırmanış ile ilgili bilgiler verilebilirdi ama burayı ziyaret edenlerin büyük bölümü, milli park içinde kalıyorlar, yani dağcılık için buraya gidenlerin zaten çok çok ayrıntılı bilgi edinmeleri gerekiyor.

Bizim konumuz ise, Kilimanjaro Milli Parkı, UNESCO tarafından 1987 yılında, Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmış milli parkı incelemek, bilgi sahibi olmak, gezmek ve görmek.

Kilimanjaro Milli Parkı:

Tanzanya ülkesi içinde, ekvatordan yalnızca 200 km. güneydedir. Park, 1973 yılında kurulmuştur. Başlangıçta: dağ ve aşağı doğru uzanan ağaç hattı ve orman koridorlarından oluşurken, 1987 yılında bir tampon bölge olarak, diğer orman rezervleri de milli park alanına eklenmiştir. Bugün park alanının büyüklüğü: 641 kilometrekaredir.

Savannah isimli ve karlı tepesini çevreleyen ovalar üzerinde, gayet görkemli bir görüntü sunuyor. Park alanı içindeki dağ orman ile çevrilidir ve bu alanda, çok sayıda ve çoğu tehlike altında memeli hayvanlar yaşamaktadırlar.

Milli Park yakınlarında: “Moshi” isimli şehir bulunuyor. Öte yandan: dağ, Kenya sınırına yalnızca birkaç kilometre uzakta, ülkenin başkenti Nairobi’nin 200 km. güneydoğusundadır.

Parkın içinde ise: Kilimanjaro dağ silsilesi ve ormanlar bulunuyor. Bu ormanlarda: fil, leopar, buffalo, nesli tükenmekte olan abbot (bir tür fare) bulunmaktadır. 4000 metrenin üzerindeki yükseklikte ise, bir dağ çölü bulunuyor. Bu çölde: birkaç yosun ve liken dışında canlı yaşamı yoktur.

Tanzanya Kilimanjaro Milli Parkı

Bulunduğu konum-yer

Milli park: Ekvator çizgisinin 340 km. güneyinde, Tanzanya-Darülselam şehrinin 500 km. kuzeybatısında, Victoria gölünün merkezinin 550 km. güneydoğusundadır. Park: her yıl, yaklaşık 35 bin dağcı ve 15 bin ziyaretçi tarafından ziyaret edilmektedir.

Tanzanya Kilimanjaro Milli Parkı

Ulaşım-Arusha-Moshi şehirleri

Milli park: Arusha şehrinden 128 km. uzaklıktadır. Kilimanjaro havaalanının bulunduğu bu şehirden, milli park alanına 1 saatte ulaşılır. THY: İstanbul-Kilimanjaro arasında direkt uçuşları bulunuyor.

Ben burada biraz “Arusha” şehrinden söz etmek istiyorum. Arusha şehrinde gezme şansınız olursa: şehrin cadde ve sokaklarında, yaklaşık 20 metre yükseklikteki ağaçlarda, aynı anda, üç renk çiçek açtığını ve bunların mis gibi kokularının tüm bölgeyi kapladığına şahit olabilirsiniz.

Evet, Arusha şehri: bölgedeki şehirler içinde en gelişmişi, diplomatik temsilciliklerin ve nispeten konforlu otellerin bulunduğu bir yer olarak dikkati çekiyor. Nüfusu: 1.4 milyon kişidir. Şehir halkı, turistlere alışıktır. Şehirde, bir de müze var. Müzede: yerel hayvan zenginliği sergileniyor.

Şehirde, yaklaşık 500 civarında seyahat acentası bulunuyor ve İngilizce yaygın olarak konuşuluyor. Ancak, bu seyahat acentelerinin bir kısmının dolandırıcı olduğunu unutmamak gerekir.

Kilimanjaro milli parkına: Moshi şehri üzerinden de ulaşmak mümkündür. Moshi şehri, karayolu hatlarıyla, Tanga şehrine ve oradan da eski başkent Darüsselam’a bağlanmaktadır.

Kilimanjaro milli parkına, Moshi şehrinden gitmek isterseniz, şehirden çıktıktan sonra: oldukça bozuk bir yoldan, kıvrıla kıvrıla ilerlediğinizde uzaktan Kilimanjaro dağını gördüğünüzde bu heybet ziyaretçiyi hemen büyülüyor.

Bu yol üzerinde: Moshi şehir merkezindeki derme-çatma yapıdan uzak, sanırım batılı zenginlere ait muhteşem güzel malikaneler ve oteller görülüyor. Moshi şehir merkezi ise, geceleri sokağa çıkılmaması gereken, pek de güvenli olmayan bir yer olarak dikkati çekiyor. Moshi şehri halkı, pek turistlere alışık denilemez.

Tanzanya Kilimanjaro Milli Parkı

Gitmeniz önerilen zaman

Kilimanjaro milli parkına gitmek için en uygun zaman: Temmuz-Eylül ayları arasındaki dönemdir. Bu dönem, sıcaktır.

Aralık-Şubat ayları arasındaki dönemde giderseniz, bu dönem kuru ve nispeten soğuktur. Nisan-Mayıs, yağmur ayları olarak biliniyor.

Özellikle: Nisan ayında bölge aşırı yağışlı geçiyor. Ancak, küresel iklim şartları nedeniyle, günümüzde yağışların yine de azaldığı söyleniyor ve yağışlar genellikle geceleri oluyor.

Sabah saatlerinde, gökyüzündeki bulut tabakaları ve serpintiyle devam eden yağmurlar öğle saatlerinde birden bitiyor ve güneş açıyor, akşam saatlerine doğru ise, dağların zirveleri bütün heybetiyle ziyaretçilere görünüyor.

Evet, burada sıcaklık yıl boyu aynıdır. Tek dikkat etmeniz gereken durum yağmurlar. Burada kış mevsimi olarak kabul edilen Haziran/Temmuz aylarında bile, ısı geceleri 15 derecenin altına düşmüyor.

Gündüzleri ise, 25 derece civarında oluyor. Sıcaklık çok yükseldiğinde, nem etkili olsa ziyaretçileri bunaltsa bile, yine de hava koşulları pek de rahatsız edici boyutlara ulaşmıyor.

Tanzanya Kilimanjaro Milli Parkı

Konaklama-Arusha-Moshi

Milli park alanı içinde: dağ kulübeleri ve kamplar bulunmaktadır.

Ayrıca: park dışında, Arusha denilen yerde birkaç otel bulunuyor. Arusha: aynı adla anılan bölgenin en büyük yerleşim yeri, şehridir.

Burası aynı zamanda, Kilimanjaro uluslar arası havaalanı şehri olarak da bilinir. Arusha şehrinin bir diğer özelliği: bölgedeki diğer merkezlere ulaşımın, buradan otobüsler ile yapılabiliyor olması, bu nedenle, bence konaklama için Arusha şehrini tercih etmelisiniz.

Moshi şehri:

Kilimanjaro dağının güneyinde bulunuyor ve Kenya ülkesine çok yakındır. Bu kasaba: 150 bin kişilik bir nüfusa sahiptir ve aynı zamanda Tanzanya ülkesinin kahve üretiminin merkezidir.

Burada dolaşırsanız: caddelere dizilmiş satıcı tezgahlarını, açıkta çalışan berberleri, terzileri görebilirsiniz. Ama aynı zamanda şehirdeki yoğun kahve kokusunu da mutlaka hissedeceksiniz. Hatta: şehirde kaldığınız sürede, zaman bulursanız, kahve pazarına da gitmenizi öneririm.

Özellikle uluslar arası alıcılar: Moshi kahvesine aşırı talep gösteriyorlar. Moshi şehrinden bir şeyler satın almak isterseniz: genellikle merkezdeki dükkanlar ve tezgahlarda, birçok hediyelik eşya bulmak mümkündür. Ancak, genellikle yöre kadınları tarafından yapılan el sanatı ürünleri pazaryeri ve sokak aralarında satılmaktadır.

Şehir merkezinden birkaç kilometre ileride ise, yemyeşil tarlalar görülüyor ki, bu tarlalarda: mısır, muz, kahve yetiştirildiğini öğreniyorum. Ayrıca: şeker kamışı tarlaları da görülüyor.

Tanzanya Kilimanjaro Milli Parkı
Tanzanya Kilimanjaro Milli Parkı

 

Ne yapılır

Önce: Milli park alanına giriş ücretlerinden söz etmek istiyorum. Park alanına günlük giriş için 70 dolar ücret ödeniyor. 5 gün süreli zirve tırmanışı yapacaklar ise, 650 dolar ödüyorlar. Bu bedelin içinde: giriş, konaklama, kurtarma bedeli bulunuyor.

Seyahat acentaları tarafından düzenlenen: rehber, aşçı, hamal gibi hizmetlilerin bulunduğu daha profesyonel ve konforlu turların ücreti ise, şehirde iki gece konaklama dahil, 1300-1500 dolar arasında değişiyor.

Ulaşım bölümünde dediğim gibi: Moshi şehrinden sonra, yaklaşık 1 saatlik yolculuk ardından: “Machame köyü” denen yere ulaşılıyor ve buradan Kilimanjaro Milli Parkı Machame Kapısı’ndan milli park alanına giriliyor.

Bu kapı: dikliği nedeniyle, zirve çıkışı için zor başlayan ama vücudu yüksek irtifaya alıştırarak çıkışı sağlaması nedeniyle zirveye daha rahat çıkışı sağlayan bir yer olarak biliniyor. Machame, diğer rotalar gibi gayet düzenli bir patika sisteminin parçasıdır.

Dağın zirvesine biraz dolaştırarak götürür ancak 6000 metre sınırına çıkılacağı için yüksekliğe uyumu sağlar. Bu nedenle de, zaten yoğun olarak burası tercih edilir.

Özellikle Temmuz ayında, buradan günde 200 civarında dağcının zirveye çıkış yaptığı söyleniyor. Bu sayı: biraz sonra anlatacağım Marangu rotasında ise, günlük 60 kişi civarında imiş.

Dağcılar ise:

Kapılardan en popüler olanı ve “Kibo” zirvesine en kolay ulaşımı sağlayan “Marangu” kapısını tercih ediyorlar. Bu kapı: Moshi şehrine 42 km. uzaklıktadır ve bu kapıdan zirveye yapılan tırmanışa “Coca Cola Rotası” ismi verilmiştir. Kibo zirvesine, çıkış-iniş yaklaşık 5 gün sürüyor. Çıkışta, sırt çantanızdaki malzemeler listeleniyor ve inişte bunlar kontrol ediliyor, çıkış-iniş sırasında hiçbir çöp bırakılmamasına dikkat ediyorlar.

Ciddi sağlık problemi olmayan ve düzenli spor yapan herkes, zirveye çıkabiliyor. Daha önce de söylediğim gibi, bu zirve, yüksek olmasına rağmen rota, pek yorucu olmaması ile tanınıp biliniyor. Zirveye çıkan, her ikisi de Amerikalı olan en genç kişi 7 yaşında, en yaşlı kişi ise 86 yaşında imiş.

Tanzanya Kilimanjaro Milli Parkı
Milli park alanında:

Dorukların eteklerinde muhteşem bir ekosistem izlenmektedir. Daha düşük düzlüklerde ise kahve ve muz üretimi yapılan yerler görülür. Topraklar o kadar verimli ki, burada 30 çeşit muz üretildiği söyleniyor. Çeltik tarlalarında ise, pirinç hasadı yapılıyor.

Daha alt kesimler ise, gür ve sık yağmur ormanları ile kaplıdır. Yükseklere çıkıldığında ise: zorlu bir doğa örtüsü ve kayaçlar hakimdir. Ancak: yüksek kesimlerde, çevrenin muhteşem manzaralarını görebileceğinizi unutmayınız.

Evet: Milli park alanındaki, altı yürüyüş alanında, yürüyüş yapabilirsiniz. Doğaseverler için: 1800-2800 metre yüksekliklerdeki tropik Montane Ormanlarına günübirlik yürüyüş turları düzenleniyor. Bu turlarda: üç farklı iklim kuşağına ait bitkiler, çiçekler, orkideler, maymunlar görülebiliyor.

İlginç olan şu: birçok ülkede, orman örtüsü 1800-1900 metre civarına kadar ilerlerken, burada ormanlar, 2000 metre yükseklikte daha yeni başlıyor ve kendinizi muhteşem yeşil bir ortamda yürürken buluyorsunuz. Patikalar: yüksek ağaçların arasında uzanıp giden uçsuz bucaksız dehlizler halinde yol alıyor.

Kilimanjaro dağının zirvesi “Uhuru Peak” yani Özgürlük Zirvesidir.

Bu arada; çevreci bir uyarıda bulunmakta yarar var, söylenenlere göre: Kilimanjaro dağının karlı-buzlu zirvesindeki buz tabakasının hızla eridiği ve bu hızla erimeye devam ettiği takdirde, 20 yıl sonra Kilimanjaro dağının zirvesindeki kar-buz tabakasının tamamen eriyeceği söyleniyor.

Ekvator’a bu kadar yakın olup ta, zirvesi binlerce yıldır kar-buzla kaplı bu dağ, son yıllarda hızla eriyormuş.

Evet devam edelim, park alanı içindeki etkinliklerden bir diğeri de: göller ve ırmaklarda, alabalık avcılığı yapabilirsiniz.

Özellikle, dağın güneydoğu yamaçlarında bulunan “Chala” göletini mutlaka ziyaret etmelisiniz.

 

Arusha Milli Parkı

Tanzanya ülkesinin kuzeydeki beş milli parkından biri olan “Arusha Milli Parkı”: Afrika kıtasının en yüksek beşinci dağı olan “Moshi” dağının çevresinde, Arusha şehir merkezine 60 km. uzaklıktadır.

Park alanına giriş: günlük 45 dolardır. Silahlı koruma ve rehber için: 15 dolar ücret alınır. 4 saatlik yürüyüş turu yapmak isterseniz, bu sefer 20 dolar daha ödemeniz gerekir.

Park alanı: yılda 60-70 bin kişi tarafından ziyaret edilmektedir.

Park alanında görebilecekleriniz: zebra, su aygırı, filler, zürafalar, maymunlar ve buffalolardır. Ancak: park alanı çevresinde tarım yapılan köyler: hayvanların geçişlerine izin vermiyorlar ve hayvanlar: park alanı içinde yani kapalı bir alan içinde yaşamak zorunda kalıyorlar.

Park alanındaki yaban hayatını izleme yürüyüşleri: silahlı korumalar eşliğindeki ziyaretçi konvoyları ile: yürüyüş, tırmanış, göllerde kano gezisi, cip safarileri ve köy gezileri şeklinde komplike düzenleniyor.

Kilimanjaro dağının en güzel fotoğraflarının buradan çekildiği söyleniyor.

Zanzibar

Genel

Serengeti Milli Parkı

Ankara Esenboğa Havaalanı

Ankara Esenboğa Havaalanı

Sanırım: bu satırların okurları olan sizler, bir şekilde: Ankara Esenboğa hava alanını kullanmışsınızdır ki, ben defalarca kullandım.

Esenboğa hava alanı: özellikle karlı günlerde ve yoğun mesai saati başlangıç ve bitiş saatlerinde ulaşım sıkıntısı ve hava alanının bulunduğu yerin sürekli esmesi, yoğun ve sürekli sis olması ve hatta bazen sanırım yakınlarında bulunan ahırlardan kötü kokuların gelmesi ile hatırlanmaktadır.

Peki: bu hava alanının isminin neden “Esenboğa” olduğunu hiç düşündünüz mü?

Çünkü “Esenboğa” kelimesi ilginç, ilginç çağrışımlar yapıyor. Evet: kelimenin kökenini ve niye buraya bu ismin verildiğini inceledim, buyurun hikayesi aşağıda.

Cumhuriyetin kuruluş yıllarında, Ankara’nın yeniden planlanması gündeme geldiğinde, 1927 yılında yapılan uluslar arası yarışma sonucunda, yarışmayı kazanan Alman Hermann Jansen’in şehir planına göre, hava alanı bugünkü Tandoğan Meydanının olduğu yerdedir.

Esenboğa hava alanının inşaatına 1955 yılında başlandı. Halen kullanılmakta olan büyük uçak hangarı: 1954 yılında yapıldı. Kule ve yolcu hizmetlerinin verildiği müşterek terminal ise, 1958 yılında hizmete açıldı.

Artan yolcu trafiğini karşılamak için, 1984 yılında yeni bir iç hatlar terminali yapıldı. Ertesi yıl ise, yeni bir pist açıldı. 2006 yılında ise: hava alanı tamamen yenilendi ve 16 Ekim tarihinde hizmete girdi.

 

Gelelim alanın ismine yani “Esenboğa” kelimesine.

“Esenboğa” kelimesi düşünüldüğünde akla ilk gelen: sanki sürekli “esen” bir rüzgar veya “gürleyen bir boğa” düşünülmektedir.

Ancak, bu elbette böyle değildir, kelimenin kökeni; 1402 yılında yapılan “Ankara” savaşından gelmektedir. Hatta, yine neden olduğu anlaşılmayan bir sebeple: alana bu savaşta Osmanlı’yı yenen ve tarihte ender görülecek şekilde, bir Osmanlı padişahını esir alan Timur’un generallerinden birinin ismi: evet nedendir bilinmez, ülkemizin başkentinin hava alanına isim olarak verilmiştir.

Daha ayrıntıya girelim. 1402 yılındaki Ankara savaşında, Orta Asya’dan kalkıp Anadolu’nun içlerine kadar gelmiş aksak (bir ayağı kısadır) Timur: Osmanlı güçlerini perişan etmiştir.

Onun generallerinden birinin ismi ise “İsen Buga” yani “mutlu ve sağlıklı öküz” dür.

Kendisi: Asya’daki Türk imparatorluklarından biri olan Çağatay Devletinin hükümdarıydı, ama Timur: 1381 yılında kendi imparatorluğunu kurunca, onun hakimiyetini kabul eden hükümdar, sultanlar ve hakanlar: bağımsız devlet olmaktan çıkıp Timur’un birer generali durumuna geldiler.

İşte “İsen Buga” da bu durumda idi ve Timur’un generallerinden biri olarak emrindeki birliklerle savaşlara katılıyordu.

Kendisi, 1402 yılındaki Ankara savaşında, fil birliklerinin komutanıydı ve karargahını, bugünkü Esenboğa hava alanının bulunduğu yer yakınlarında kurmuştu.

Savaş sırasında, özellikle Timur’un iki oğlunun ön saflarda savaşan birliklerinin bozguna uğrama ihtimali söz konusu olduğunda fil birliklerini öne sürerek muhtemel Timur ordularının yenilgisine engel olması ile önem kazanmıştır.

Hatta, söylenenlere göre: savaşın geçtiği burada bir an gelmiş, sis basmış ve İsen Buga, fillerini siste saklamış ve birden sisin kalkması ile tank gibi filler ortaya çıkınca, Osmanlı süvarilerinin atları ürkmüş ve bozguna uğramışlardır.

Günümüzde de burada aniden sis bastırmakta ve sis aniden çekilmektedir. Hatta: hava alanının bu sürekli sis li bölgeye neden yapıldığı da meçhuldür.

Ankara savaşı: elbette Osmanlı için tam bir hüsran, yenilgi, Padişah Yıldırım Beyazıt’ın ölümü ve ardından Osmanlı devletinin parçalanması ile devam eden bir sürece neden oldu.

Savaşın ardından, Timur orduları bölgeden çekilmiş ancak burada bir kısım birlikleri kalmış ve bunlar, yörede Türkmen köyleri oluşturarak yaşamaya başlamışlardır.

Evet: Ankara savaşı günümüzde bu hüzün yanında: savaşın yapıldığı Çubuk ovasında: Timur zamanında yapılmış bir hamam kalıntısı ve günümüzde de toprağın altında bulunabilen ok ve savaş baltaları parçaları ile hatırlanmaktadır.

Öte yandan, Timur’un generallerinden birinin isminin, hava alanına verilmesi konusuna gelince: 1930’lu yıllarda Ankara’da Etimesgut hava alanı ihtiyaca cevap vermeyince, Esenboğa denilen küçük yerleşim yerinin bulunduğu burada yeni bir havaalanı yapılmasına karar verildi ve inşaat tamamlandığında, alana, bulunduğu yerin ismi verildi.

Yani: Timur’un generallerinden biri, hatta Osmanlının yenilgisinde baş rolü oynayan ve Osmanlının dağılmasına sebep olan bir kişinin ismi: ülkemizin başkentinin hava alanına isim olarak verildi.

Evet, buranın ismi hakkında bir efsaneden daha söz etmek istiyorum. Gerçeklik payı az olsa da şöyle bir anlatım söz konusudur “bu hava alanı, Esenboğa isimli bir şefin idaresindeki Kızılderili kabilesi toplu mezarı üzerine yapılmıştır ve bu yüzden uçaklardaki rötarların ve havadaki sisin sebebi budur”

Gelelim sonuca: Türk Tarihi incelendiğinde, bir kısım yazarlar, bu kişinin yani İsen Buga’nın bir Türk generali olduğunu ileri sürmekte ve hava alanının isminin bu şekilde kalması yönünde fikir ortaya atmaktadırlar.

Bence: her ne kadar alışılmış bir isim olması ve bugüne dek insanlarımızın bu ismin kökenini bilmeme ve hatta merak etmemeleri nedeniyle, isim öylece kalmıştır. Ancak, yakın tarihimizde birçok ünlü ve bu ülkeye hizmeti geçmiş Türk insanı varken, hava alanına gidip te her ne kadar Türk kökenli olsa da, Timur’un generallerinden birinin ismini vermek, hatta Osmanlının parçalanmasının en büyük sebebi olarak kabul edilen bir kişinin ismini vermek ne kadar anlamlı?