Lübnan Beyrut Byblos

Lübnan Beyrut Byblos

Burası, Beyrut şehir merkezinin kuzeyindedir. Limanı ve birçok güzellikleri barındırması ile tanınır. Günümüzde, Lübnan’ın en önemli limanlarından birisidir. Ancak, şehrin ilk kuruluşu bilinmemektedir ve burada, yaklaşık 7000 yıldır insan yerleşimi bulunduğu düşünülmektedir. Antik dönemde ise, buradan Mısır’a sedir ağacı ihraç ediliyormuş ve sedir ağacı, Mısır papirüslerinin ham maddesi olarak kullanılıyormuş. Bu yüzden, şehre Yunancada “papirüs” anlamına gelen “Byblos” ismi verilmiştir.

Şehrin bu isimle anılmasının bir diğer nedeni ise, yine söylentilere göre, “İncil” ilk kez burada kaleme alınmıştır ve bu yüzden şehrin ismi ortaya çıkmıştır. Hatta: Yunan, Latin ve Arap alfabesinin temeli olan “lineer alfabe”yi bulanlar bile Fenikelilerdir ve burada yaşamışlardır, çünkü alfabe ile ilgili en eski buluntu, buradaki jeolojik araştırmalarda ele geçirilmiştir.

Daha eskilere gidersek, efsaneye göre: Mısır tanrısı “Osiris” bir sandığa kapatılır ve denize atılan sandık, bu şehir kıyısına gelir ve burada karaya vurur. Evet, biraz önce de söylediğim gibi, antik dönemde şehrin en büyük özelliği: Mısır ve çevre ile olan büyük ticari bağlardır.

Lübnan Beyrut Byblos

Tabii, bu antik şehrin tüm bu özellikleri olunca, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınması kaçınılmazdır. Bu şehirde, tüm Akdeniz uygarlıklarının izlerini görmek mümkündür.

Gelelim günümüze: burası, İzmir-Foça’ya çok benziyor. Çarşı, Pazar ve liman tarafında sergiler bulunuyor. Limanda ise, ilk göze çarpanlar: sığ sulardaki tekneler ve suyun kenarında bulunan “sedir” ağaçlarıdır. Hani: Beyrut şehrini gezdim, Lübnan bayrağındaki “sedir” ağacını göremedim diyenler, burada bolca sedir ağacı görebilirler.

Bunun yanında: günümüzde, şehirde: Mısır Tapınağı, Kraliyet mezarlığı, Roma tiyatrosu, kiliseler ve camiler görülüyor. Biraz önce söylediğim gibi, çok yönlü kültürel izler var. Zaten şehir bu yüzden, günümüze kadar popülütesini muhafaza etmiştir.

Liman ağzında: küçük bir kule görülüyor. Kule: tipik Roma mimarisinin izlerini yansıtıyor. Hemen yanındaki dalgakıran ise, sonradan devşirme malzeme yani taşlarla yapılmıştır.

Byblos şehri denilince, tüm bu antik ve tarihi özellikleri yanında, bir de restoranı akla geliyor. İç savaş öncesinde, burası sosyetenin en büyük uğrak yerlerinden biriymiş ve sosyete, özellikle “Chez-Peye” denilen bir restorana geliyormuş ki, günümüzde de restoranın duvarlarında, hala ünlülerin burada çekilmiş fotoğrafları bolca sergileniyor. Buraya yolunuz düşerse, bu restorana mutlaka uğramanızı öneririm. Burada özellikle “kalamar” yemelisiniz.

Öte yandan: burada konuşurken dikkatli olmanızda yarar var. Çünkü: buralıların ana dili “Arapça” değil. Çünkü, burada yaşayanların birçoğu Anadolu’dan göçmüş “Ermeni” ve birçoğu “Türkçe” biliyor. Yani dükkanların büyük bölümü, bu Ermeniler tarafından işletiliyor.

Lübnan Beyrut Byblos

Kale

Kaleye giriş ücretlidir. Çok büyük bir yer değil. Haçlılar tarafından yapılmış. Ancak: buranın asıl özelliği, uzun süreli olarak insanların yerleştiği bir höyük üzerinde kurulmuş olmasıdır. Çünkü: halen devam eden kazılarda, her katmanda değişik şeyler bulunuyor ve Beyrut şehrindeki arkeoloji müzesine götürülüyormuş.

Kalenin içinde Osmanlı Paşasının konağı olarak kullanıldığı söylenen, 2 katlı bir metruk bina görülüyor. Bu metruk yapının hemen yanında ise, kral mezarlarının bulunduğu yerler var. Burada: çok sayıda kuyu benzeri mezar bulunuyor. Bu kuyular, yaklaşık 20 metre derinliktedir. Ancak: bu kuyuların duvarlarına, yaklaşık 10 metreden daha derin kısımlarında, duvarlara lahitler yerleştirilmiştir. Kaba ve basit olsa da bu lahitlerin o kuyuların kazılıp oralara nasıl yerleştirildikleri meçhul ve ilgi çekiyor.

Lübnan Beyrut Byblos

Byblos Çarşısı

Bu çarşı Osmanlı döneminde yapılmıştır. Günümüzde: taş döşeli kaldırımlarda yürürken, burada yöresel özellikler gösteren hediyelik eşyaların satıldığı dükkanlar bulunuyor.

 

Crusader Kilisesi

Antik şehrin hemen yanı başında bulunan kilisede günümüzde düğünler ve vaftiz törenleri yapılıyor.

İngiltere Birmingham Gezilecek Yerler-3

İngiltere Birmingham Gezilecek Yerler-3

Yeni bir gün ve yeni bir gezi güzergahı:

 

VİLLA PARK

B6-6HE.Trinity Road adresindedir.
Burası: Aston Villa futbol takımının stadyumudur. 42 bin kişi kapasiteli stadyuma ulaşmak için şehir merkezinden tren veya otobüs kullanabilirsiniz.

 

ASTON HALL

6JD-Aston-Trinity Road bölgesindedir.
Eğer binayı gezmek istiyorsanız 4 paund ücret ödemeniz gerekir. Bahçe bölümü gezisi ise ücretsizdir.

Aston Hall: Birmingham şehrinin en değerli binalarından birisidir. 1817-1934 yılları arasında yapılmıştır. Özellikle: 17. yüzyıla ait muhteşem uzun galeri ilgi çekmektedir. Evet: hala İngiliz iç savaşının izlerini taşıyan (İngiliz savaş topunun yarattığı hasar görülür) ve güzel parklar ve bahçelerle çevrili 50 dönümlük arazi içinde bulunan burayı ziyaret etmenizi öneririm. Her iki yılda bir: yani çift sayılı yıllarda: yeni yıl kutlamalarında: burada mum ışığı etkinliği (Aston Hall by Candlelight) düzenleniyor.

Burada sık sık düğünlerde yapılıyor yani gitmeden önce ziyarete açık olup olmadığını mutlaka kontrol ediniz.

 

SOHO HOUSE-MUSEUM

B18-5LB-Handsworth-Soho Avenue adresindedir.
Giriş ücreti 4 paun.

Soho House: 1766-1809 yılları arasında sanayici ve girişimci Matthew Boulton tarafından ikametgah olarak kullanılmıştır. Yapı: yaldızlı pirinç, gümüş, mobilya ve resim koleksiyonları ile ince ve zevkli döşenmiş iç mekanlara sahiptir.

Mathew Boulton: Lunar Society gurubu ile birlikte, burada düzenli olarak bir araya geldiler ve büyük düşünürlerden ve mucitlerden oluşan gurubun Lunar Society denilen toplantıları burada yapılmıştır. Ülkedeki ilk sıcak hava ısıtma sistemi burada kullanılmıştır.

Boulton konukları arasında bulunanlardan bazıları: James Watt, Erasmus Darwin, Josiah Wedgwood, Joseph Priesley.

Burayı ziyaret ederseniz görebilecekleriniz: ünlü Lunar Society toplantılarının düzenlendiği yemek odası, dünyanın ilk fabrikalarından birisi olan Soho Manüfaktürü tarafından üretilen gümüş ve yaldızlı pirinç objeler, Boulton ve Fothergırl tarafından 1771-1772 yılları arasında yapılan çarpıcı yaldızlı pirinç “Sideral saat”.

 

 

JEWELLERY QUARTER MÜZESİ-MUSEUM OF THE JEWELLERY QUARTER

B18-6HA-Hockley-Vyse Street bölgesindedir.
Giriş ücreti: 5 paund. Burada: Smith&Pepper isimli mücevher imalat firması yani kuyumculuk atölyesi bulunuyormuş ve 1981 yılında faaliyeti durdurduklarında, burası da kapatılmıştır. 1901 yılında açılan ve 80 yıl faaliyette bulunan imalathane: eski dekoru ile muhafaza edilmektedir.

Hatta: işçiler tarafından kullanılan pis-ceket tulum bile askıda asılıdır. Günümüzde: Birmingham şehrinin ünlü mücevher ve maden mirasını anlatması açısından müze olarak ziyaret edilmektedir.
Burayı ziyaret etmek isterseniz, 18 kişilik rehberli turlara katılabilirsiniz.

Bu turlarda: müze dükkanında yerel olarak yapılan mücevher tasarımlarını görebilirsiniz. Ayrıca: canlı gösterilerde, bir bileziğin burada nasıl yapıldığı gösterilir. Ayrıca: yine fabrika içinde: orijinal araçlar ve makineler görülebilir.

 

BİRMİNGHAM CAMİSİ-CENTRAL MOSQUE

B12-Highgate, Belgrave Middleway-Highgaate adresindedir.
Avrupa’nın en büyük camisi, 4000 kişi kapasitelidir. Birmingham merkez camisi olarak da bilinen buranın yapımına 1969 yılında başlanmış ve 1975 yılında ibadete açılmıştır. Bu cami: İngiltere’de yapılan ikinci camidir. Caminin en büyük özelliği: tüm mezheplere hitap edecek şekilde yapılmış olmasıdır. Her yıl binlerce turisti ağırlayan camiyi gezebilmek için önceden randevu almak gerekiyor.

 

BOTANİK BAHÇELERİ-THE BİRMİNGHAM BOTANİCAL GARDENS&GLASSHOUSES

B15-2TR-Edgbaston-Westbourne Road adresindedir.
1832 yılında yaklaşık 200 yıl önce, Birmingham Botanik Bahçeleri, şehrin güney batı tarafında, Edgbaston bölgesinde açılmıştır. Burada: gözde tropikal bitkilerin bulunduğu seralar, kaktüsler, sulu meyveler, göletler, su özellikli çiçekler, çimenler, kuş kafesleri, kaya bahçeleri, bitki kreşleri, restoran ve hediyelik eşya dükkanı bulunmaktadır. Burada: ulusal bonzai koleksiyonu da ilgi çekmektedir. Japonya’dan getirtilen bir ardıç ağacı, 250 yılda bu yana yerinde bulunmaktadır. Ayrıca: park alanında tavus kuşları serbestçe dolaşmaktadırlar.

 

GÜZEL SANATLAR ENSTİTÜSÜ-BARBER İNSTUTE OF FİNE ARTS

B15-Birmingham Üniversitesi kampüsündedir.
Burası: Avrupa’nın en iyi küçük sanat galerilerinden birisidir. Enstitü: batı sanatının birçok ünlü ismine ait seçkin ve uluslar arası önemli koleksiyonların birine sahiptir.
Burayı ziyaret etmek için muhtemelen 4 hafta öncesinden randevu almak gerekiyor. Çünkü: rehberli turlarda bir kerede en fazla 25 ziyaretçi içeriye alınıyor.

 

WEOLEY CASTLE

B29-Weoley Castle, Alwold Road adresindedir.
Giriş ücretsizdir.
Weoley kalesi kalıntıları, bir ortaçağ malikhanesi olarak :700 yıldan bu yana burada durmaktadır. Sitede: 12. yüzyıldan itibaren yaşam olduğu bilinmektedir. 1485-1531 yılları arasında birkaç kez el değiştiren mülk: takip eden tarihi süreçte: terk edilmiş ve bugün: ulusal öneme sahip bir antik anıt olarak koruma altına alınmıştır.

 

MAC-MİDLANDS ARTS CENTRE

B12-9QH-Cannon Hill Park, Russel Road adresindedir. Burası, yılda 650 bin kişi tarafından ziyaret edilmektedir.
MAC: Birmingham Edgbaston bölgesindedir ve şehrin en önemli sanat merkezidir. Geniş ve ferah stüdyolar, düzenli atölyeler ve sanat galerileri, sergi alanları, sinema ve yıl boyunca sürdürülen tiyatro etkinlikleri bulunmaktadır. Burada küçük çocuklar için de kukla gösterileri düzenleniyor.

 

SAREHOLE MİLL

B13-OBD-Springfield-Hall Green-Cola Bank Road adresindedir.
Giriş ücreti 3 paund.
Burası: Birmingham şehrinde, geçmişte çalışan iki değirmenden günümüze ulaşanlardan bir tanesidir. Şehirde bir zamanlar bunun gibi 50 değirmen bulunuyormuş.
Tudor döneminde burada bir değirmen olduğu bilinmesine rağmen, günümüzde görülen bu yapı: 1750’lerde inşa edilmiştir.

Orijinal fırın ise, 1850’lerden kalmadır.

Değirmen yakınlarındaki bölge: Hobbit Shire ve Yüzüklerin Efendisi eserlerinin yazarı JRR Tolkie’nin çocukluğunu geçirdiği yerdir ve bu ünlü eserleri yazarken bu bölgeden ilham aldığı söylenir.

Günümüzde bu bölge: sakin kırsal bir atmosferi korumaktadır ve balıkçıl kuşları ve diğer bir kısım yaban hayatı için sığınak gibidir. 2012-2013 yılları arasında, burada büyük bir restorasyon ve yenileme çalışması yapılmıştır. Değirmen günümüzde de çalışmaktadır ve burada müze personeli ve gönüllüler tarafından üretilen un: satış yerinde satılmaktadır ki, bu un ile geleneksel ekmek pişirimi gösterisi yapılmaktadır.

 

BELLEK HALL

Weymouth yakınlarında, Portland Bill Portland Stone bölgesindedir.
Bu yapı: I. Dünya savaşında ölen 12.320 ve yaralanarak gelen 35.000 Birminghamlı vatandaşı anmak üzere, 1920 yılında dikilmiştir. Yapının salonu ise, 4 Temmuz 1925 tarihinde Prens Arthur tarafından açılmıştır.

Yapının dış çevresinde: yerel sanatçı Albert Toft tarafından yapılan bronz figürler vardır ki, bunlar Kara, Deniz, Hava kuvvetlerini ve kadın hizmetlerini temsil etmektedirler.

 

CADBURY WORLD-ÇİKOLATA FABRİKASI

B30-2LU-Bournville-Linden Road adresindedir. Giriş ücretlidir. Yetişkinler için 13.90 ve çocuklar için 10.50 paund giriş ücreti alınır. Burası şehirde en çok ziyaret edilen yer olarak bilinir.

Şehir merkezinin yaklaşık 4 km. güneyinde Bournville köyündeki fabrika bir çeşit eğlence parkına dönüştürülmüş ve turistik alan haline getirilmiştir. Fabrika: 19.yüzyıl sonlarında Bournville köyünde Cadbury kardeşler tarafından inşa edilmiştir.

Rehberli turlarda: çikolata tarihi, Cadbury şirketi ve fabrikanın bazı tesisleri görülmektedir. Satış dükkanından çikolata almanızı öneririm, çünkü fiyatları nispeten ucuzdur.

Şili Concepcion

Şili Concepcion

Geniş bir alt yapı hizmetleri, ticaret ve özel şirketleriyle, şehir, Şili’nin en büyük ikinci şehridir. Şehrin kuzeydoğusunda Santiago şehri bulunmakta olup, aralarındaki uzaklık 500 km.dir. Dört üniversite ve yakınlardaki deniz üssü nedeniyle, şehirde genç bir nüfus yoğunluğu ve gece hayatı vardır.

Özellikle Üniversite Mahallesi, Sanat merkezi, San Pedro Gölleri (Küçük ve Büyük Göl), Amarillo ve Caracol Tepeleri, Katedral, Ecuador Parkı, Concepcion Müzesi, ziyaret edilecek yerlerin başında gelir.

Şehir: 1550 yılında, bugün “Penco” olarak bilinen yerde kurulmuştur. Ancak, takip eden tarihi süreçte, birçok kez deprem ve tusunami tarafından tahrip edilmiştir. Bunun üzerine, şehir: 25 Mayıs 1751 tarihinde, deniz kıyısından, bugünkü yerine taşınmıştır.

27 Şubat 2010 tarihinde, 8.8 büyüklüğündeki deprem, ülkenin birçok yerinde olduğu gibi, burada da büyük yıkıma neden olmuş ve binlerce yaralı yanında, 521 kişi ölmüştür. Deprem sonucunda, şehir, batıya doğru 3 metre kaymıştır.

Şili Concepcion

UNİVERSİDAD DE CONCEPTİON

1919 yılında kurulmuş, Şili’de ilk özel üniversitedir. Üniversite mahallesi, büyüklüğü ve yoğunluğu ile şehirde önem kazanmaktadır.

Şili Concepcion

GEZİLECEK YERLER

 

Şili Concepcion
Şili Concepcion

 

PLAZA LE ARMAS

Şehirdeki “Bağımsızlık” meydanıdır. Şehrin kalbi olarak bilinir. İnsanlar, meydanda bulunan havuz kıyısında zaman geçiriyorlar.
Meydanın ortasında: büyük bir anıt olarak tasarlanan, tarımsal bereketi temsil eden bir tanrıça heykeli var. Büyük sütunda: dört heybetli demir lamba görülüyor. Bu havuz: aslında 1750 yılında planlanmış, ancak 1856 yılına kadar bitirilememiştir.
Havuzu benzersiz kılan bir diğer özelliği: üzerinde ulusal amblemlerin olmasıdır. 2004-2005 yıllarında meydan yeniden düzenlenmiş ve yer altına otopark yapılmıştır. (katedral için)
Evet, meydan büyük tarihi ve kültürel önem taşıyan binalarla çevrilidir. Bunların arasında özellikle dikkati çekenler:

Şili Concepcion

Cathedral

Ülkenin en büyük Katolik kilisesidir. Şehrin, mimari mirası olarak kabul edilir. Nef yüksekliği 22 metredir. Aynı yerde bulunan şehrin eski katedrali, 1939 büyük depreminde zarar görünce tamamen yıkılmış ve yeni yapı yapılmıştır. Yeni, yani günümüzdeki yapı, 1940 yılında resmen açılmıştır.
Katedralin içinde “Kutsal Sanat Müzesi” bulunmaktadır. Bu müzede: katedralde görev yapan papazların resimleri, ayin eşyaları gibi dini objeler bulunmaktadır. İspanya kralı II. Philip tarafından bağışlanan, 17’nci yüzyıldan kalma, Hz. İsa’nın sedir ağacı üzerine işlenen fildişi ve gümüş resmi özellikle görmenizi öneririm.

 

Başpiskoposluk

Ülkenin başpiskoposu: burada yaşamaktadır.

Şili Concepcion

Katolik Üniversitesi

Özel dini üniversitedir. 1991 tarihinde kurulmuştur. Üniversite bünyesinde: hukuk, ilahiyat ve Aile Yüksek Enstitüsü bulunmaktadır.

 

Concepcion Üniversitesi

1919 yılında kurulmuştur. Şili ülkesinde bulunan 25 üniversiteden, en eski üçüncü üniversitedir. Dünya üniversiteleri sıralamasında, Latin Amerika’da bulunan 30 üniversite arasında, dokuzuncu sıradadır.

Şili Concepcion

Corpbanca

Burası: bir İspanyol merkezli banka şubesidir. 1871 yılında kurulmuştur. 1980 yılında ismi değiştirilmiştir. 1986 yılında ise millileştirilmiştir.

 

CONCEPTİON PİNACOTECA-SANAT MÜZESİ

Bu müzede: Şilili ressamların çalışmalarının yer aldığı geniş bir koleksiyonu görmek mümkündür.

Şili Concepcion
Şili Concepcion

 

HUALPEN BÖLGESİ

Şehrin bir metropolüdür. Büyük petrol rafinerisi ENAP burada bulunmaktadır. Ayrıca “Santa Maria Federico Teknik Üniversitesi” de buradadır.
Bu bölgede bulunan turistik yerler şunlardır:

 

Zanartu Pedro River Park

Burası, bölgenin güneyinde, büyük bir yeşil alan olarak önem kazanmaktadır. Buradaki yeşil alanda, yerel ve dışarıdan getirilip yetiştirilen ağaçlar ilgi çekmektedir.

 

Conception Binicilik Kulübü

Burası: büyük bir alana yapılmış binicilik kulübüdür. 1987 yılında, Papa II. John Paul, şehri ziyaretinde, halk ile burada karşılaşmış ve ayin yapılmıştır.

 

Biobio River

Burası, Arauco körfezi kıyısındadır. Bu nehir, ülkenin en geniş nehridir ve körfezde denize döküldüğü yerin çevresinde yemyeşil bir orman ve hemen deniz kıyısında, yüzmek için güzel plajlar vardır.

 

Caleta Lenga

Burası: San Vicente körfezinin güney kıyısında, Hualpen yarımadasında bulunan güzel bir yerdir. Burada: deniz ürünleri yiyebileceğiniz güzel restoranlar bulunuyor.

Şili Concepcion

 

Museo Hualpen

Giriş 3 dolardır.
Müzede: Yakın Doğu, Antik Mısır (bir mumya sergileniyor), Uzakdoğu, Şili ülkelerinin kültürlerine ait sanat eserleri sergileniyor. Özellikle: Paskalya Adasından getirilen: 18’nci yüzyıla ait: silahlar, dini simgeler ve malzemeler de görülebilir.

Şili Concepcion

MURO DE LA MERCED

Şehirde, sürekli tekrarlanan depremlerin ardından kalan, sömürge dönemine ait son ulusal anıttır. Burası, sömürge döneminden kalma bir manastıra ait duvar kalıntılarıdır. Duvar: 1770-1772 yılları arasında inşa edilen bir manastırın parçasıdır. Duvarın temellerinde, büyük granit taşlar kullanılmıştır.

 

PARQUE SALTO DEL LAJA

Bu park alanında muhteşem bir şelale var. Bu şehre yolunuz düşerse, bu şelaleyi görmeden sakın ayrılmayın.

 

PARQUE NACİONAL NAHUELBUTA

Burası: son Araucaria ormanlarını korumak için, 1939 yılında oluşturulmuştur. Parkta, ayrıca: Chiloe tilkisi ve Pudu olarak bilinen minyatür Şili geyiklerini görmek mümkündür. Parkta: bir de müze bulunuyor.

 

PARQUE EKVADOR

Burada: şehir tarihinin her döneminden görüntülerin bulunduğu “Tarih Galerisi” ni özellikle görmenizi öneririm.

 

CERRA CARACOL

Bu tepeden, şehrin mükemmel bir görünümünü izlemek mümkündür.

 

HUASCAR-DENİZ ÜSSÜ

Burası bir deniz üssüdür ve buraya turlar düzenlenmektedir. Pasifik savaşları sırasında, Şili donanması burada bulunmuştur. Deniz üssü: 1900 yılına kadar, Şili donanması için aktif görev yapmıştır. Daha sonra ise, bir restorasyon yapılarak, en kutsal emanetlerin saklandığı ve sergilendiği bir yer olarak kullanılmaya başlanmıştır. 21 Mayıs tarihinde kutlanan “Glorias Navales” kutlamaları burada gerçekleştiriliyor. Bu kutlamalar: Şili Pasifik savaşları anısına yapılıyor. Bu kutlamalarda: yat yarışları, bisiklet yarışları, maraton ve diğer sportif etkinlikler düzenleniyor.

Şili Concepcion

EL CHİFLON DEL DİABLO LOTA

Burası, tur düzenlenen kömür madenidir. Şehir merkezine 70 km. uzaklıktaki bu madene, söylediğim gibi, turlar düzenleniyor, ilgisi olan için ilginç olabilir.