İstanbul Çekmeköy

İstanbul Çekmeköy

 

Bizans döneminde, Beykoz’dan Alemdağ’a kadar bütün alan ormanlarla kaplıydı. Meludion denen yerde, Bizans İmparatorları tarafından yaptırılan bir av köşkü vardı. Bizans imparatoru Kontakuzinos: kızı Teodora’yı Orhan Bey ile evlendirmiş, ancak amacına ulaşamayınca tacını ve tahtını bırakarak Alemdağ Mangallar Manastırında keşişlik yapmaya başlamıştır.

Bölge: Orhan Gazi döneminde fetih edilmiştir.

Osmanlı döneminde, bölge İstanbul şehrinin odun ve kömür ihtiyacının önemli bölümünün karşılandığı bir yerdir. Genellikle dağlardan ve korulardan temin edilen odun ve kömürler arabalar ve hayvanlarla en yakın iskelelere getirilir ve buradan gemilerle İstanbul’a taşınırdı.

 Aynı zamanda avlanma, gezi, eğlence ve mesire alanı olarak kullanılmıştır.

Çekmeköy, 1994 yılında Ümraniye ilçesine bağlı bir beldedir.

2008 yılında ilçe statüsü kazanmıştır.

Buranın isminin kökeni ile ilgili anlatılan bir efsane vardır. Şöyle ki “Çekmeköy, Fatih Sultan Mehmet döneminde 7 kardeş tarafından kurulur. Bu yedi kardeşten, altı tanesi eşkıyalar tarafından öldürülür. Yedinci kardeş “çekme tetiği” diyerek eşkıyalardan kurtulur. Böylece köyün adı “Çekmeköy” olur.

İstanbul Çekmeköy

GENEL

Yerleşim: Alemdağ ormanlarının güneybatı kesimindeki Keçiağılı Tepesi yamaçlarında kuruludur. Denizden yükseklik 100 metredir. Yörede ılıman bir iklim hakimdir ve buna bağlı olarak yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer. Ancak nem oranı yüksektir, bu yüzden sıcaklar daha sıcak, soğuklar daha soğuk hissedilir.

 

İstanbul Çekmeköy

GEZİLECEK YERLER

İstanbul Çekmeköy Avcı Koru Tabiat Parkı

AVCI KORU TABİAT PARKI

Alemdağ-Şile yolu üzerindedir. Giriş ücretlidir. İsmini yakınında bulunan köyden almıştır. Yaklaşık 649 hektar büyüklükteki bir alanda kuruludur. Alanın kuzeybatısında, eski bir maden çukurunda oluşmuş yapay gölet vardır.

 

İstanbul Çekmeköy Avcı Koru Tabiat Parkı

2011 yılında “Tabiat Parkı” olarak ilan edilmiş ve koruma altına alınmıştır.

Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında piknik alanı olarak tercih edilmektedir. Çeşme, büfe, piknik alanları, tahta masalar, çocuk oyun alanı, orman yolları ve orman köşkü bulunmaktadır. Ayrıca konaklamak için tahta bungalov kır evleri bulunmaktadır.

İstanbul Çekmeköy Avcı Koru Tabiat Parkı

Son olarak, 2019 yılında burada survivor parkuru hizmete açılmıştır. Bu parkur oldukça büyüktür ve Türkiye’nin en büyük survivor parkurudur.

Çocuk oyun parkında ise, 34 tane ayrı şişme oyun ünitesi bulunmaktadır.

ALEMDAĞ MAHALLESİ

Alemdağ: Anadolu yakasında kıyı şeridinde bulunan Kayışdağı, Aydos ve Çamlıca tepelerinin arkasında yükselen İstanbul’un en yüksek ikinci tepesidir. Rakımı 442 metredir. Çevresi tamamen ormanlarla sarılıdır. Orman örtüsü, Taşdelen mesire yerinden başlayarak Şile’ye kadar gider. Çok geniş bu alandaki en büyük yükselti Alemdağ tepesidir. Alemdağ beldesinin güneyi Taşdelen mahallesiyle çevrilidir. Sınırı: Taşdelen dere çizer. Yörenin ismi Cumhuriyet döneminde bir süre “Alemdar” olarak geçer ancak daha sonra 2005 yılında “Alemdağ” olarak değiştirilir.

 

İstanbul Çekmeköy Alemdar Baba-Turasan Bey Mezarı

ALEMDAR BABA-TURASAN BEY MEZARI

Günümüzde mezar: 15’nci Füze Üs Komutanlığının sınırları içerisindedir. Alemdağ üzerinde oldukça yüksek bir yerde, dağın köye bakan yamaçlarındadır.

Kendisi Seyyid Battal Gazi’nin torunudur. Alemdar Baba veya asıl adı Tur-Hasan Bey olarak bilinir. Turasan veya Torasan Bey isimleriyle da tanınır. Alemdar: bayrağı veya sancağı taşıyan kişi, bir işe öncülük eden kişidir.

Danişment Gazi’nin, dostu Turasan Bey’i, İstanbul’un fethi için ordu ile gönderdiği bilinmektedir. Turasan bey, ordu ile birlikte yörede birçok yeri ele geçirmiştir. Hatta: Alemdağ’a kadar gelir ve buraya bir kale yaptırır.

Kaleye: Selçuklular ve Danişmentlilerin ortak bayrağı olan “siyah alemleri” diktirir ve bundan sonra halk arasında kalenin bulunduğu dağ “Alemdağ” ve Tur Hasan Bey ise “Alemdar Baba” olarak anılmaya başlanır.

Bu dönemde: Alemdağ kalesinde yapılan birçok savaşa katılır ve bunlardan birinde Sancaktar/Alemdar Turasan Bey, Alemdağ’da şehit düşer.

Turasan Bey, bölgeye ismini de veriyor. “Alemdar” zamanla “Alemdağ” oluyor. Alemdağ caddesi, İstanbul’un en uzun caddesidir.

Türbede kitabe yoktur. Ulaşımı zordur. Üzerinde sürekli olarak Türk bayrağı dalgalanmaktadır.

MÜTEVELLİ SUYU ÇEŞMESİ

Alemdağ orman içinde, Alemdağ merkezine 2.5 km uzaklıktadır. Suyun aktığı çeşme, daha önce kilise olan ve sonradan camiye çevrilen bir caminin yanında ve yol üzerindedir. Kitabesi yoktur. Çeşme 1963 yılında restore edilmiştir.

 

İstanbul Çekmeköy Alemdağ Surp Nişan Kilisesi-Alemdağ Vakıf Camii

ALEMDAĞ SURP NİŞAN KİLİSESİ-ALEMDAĞ VAKIF CAMİİ

Dörtyol ağzı mevkiinde eski köy meydanındadır. Adresi, Merkez Mahallesi İlim caddesidir.1833 yılı öncesinde inşa edilmiştir.

İstanbul Çekmeköy

Yani ne zaman yapıldığı net olarak bilinmemektedir. Alemdağ köyünde bulunan Ermeni kilisesi, I. Dünya savaşı öncesinde Ermeni Taşnak Komitacılarının en önemli gizli toplanma ve faaliyet merkezlerinden birisi olmuştur. Bu yüzden, daha sonra camiye çevrilmiş ve 1930 yılında ibadete açılmıştır. Halen ibadete açıktır.

 

ÇATALMEŞE MAHALLESİ

İstanbul Çekmeköy Park Of İstanbul

PARK OF İSTANBUL

30 Ağustos Caddesindedir. Mart 2019 tarihinde ziyarete açılmıştır. Park her gün saat: 09.00-18.00 arasında ziyarete açıktır. Giriş ücretlidir. Yaklaşık 200 bin metre karelik alana kuruludur.

 

İstanbul Çekmeköy Park Of İstanbul

Park alanı içinde: hayvanat bahçesi, Pony Club at binicilik alanı ve macera parkı, zipline, atv biniş alanları bulunuyor. Kıl çadır konaklama alanları vardır. Ayrıca: piknik alanı ve restoran bulunmaktadır. Restoran saat: 22.00 kadar açıktır.

İstanbul Çekmeköy Park Of İstanbul

Hayvanat bahçesinde: 200’den fazla hayvan bulunmaktadır. Bunlar 50 farklı türdendir.

Ağaçların arasından ilerleyen 220 metre uzunluğunda Roller Coaster Zipline bulunuyor.

İstanbul Çekmeköy Park Of İstanbul

Pony Club alanında, hem büyükler hem de çocuklar için at binişi imkanı bulunmaktadır.

İstanbul Çekmeköy Park Of İstanbul

Restoran: doğanın içinde, çam ağaçlarının altında, hayvanat bahçesinin yanı başındadır. Burada havuz başında muhteşem bir teras bulunuyor.

İstanbul Çekmeköy Park Of İstanbul

Yöresel ürünler alanında ise, gözleme, mıhlama ve kahvaltı tercih edebilirsiniz.

İstanbul Çekmeköy Park Of İstanbul

Mesire alanında: her masaya özel barbekü ve masalarda kullanılacak tüm malzemeler (masa örtüsü, tabaklar, kaşık, bıçak, çatal, bardaklar gibi) ve semaverde çay ücreti karşılığı işletme tarafından sunulmaktadır.

EKŞİOĞLU MAHALLESİ

ÇEKMEKÖY KAYMAKAMLIĞI

Ekşioğlu Mahallesi Saray Caddesindedir.

 

HAMİDİYE MAHALLESİ

İstanbul Çekmeköy Hamidiye Kültür Merkezi

HAMİDİYE KÜLTÜR MERKEZİ

Bilgiç sokak üzerinde bulunan kültür merkezi yıkılarak yerine yenisi yapılmaktadır. Proje kapsamında 263 araçlık bir otopark yapılıyor. Kültür tesisinde ise: 150 kişilik çok amaçlı bir salon, 6 derslik, bir kütüphane ve çeşitli oyun guruplarının bulunduğu park düzenleniyor.  

 

İstanbul Çekmeköy Spor Kompleksi

ÇEKMEKÖY SPOR KOMPLEKSİ

Ulubatlı Hasan Caddesindedir. İstanbul Büyük Şehir Belediyesi tarafından işletilen spor kompleksi, yılda yaklaşık 18 bin kişiye hizmet vermektedir.

 

İstanbul Çekmeköy Spor Kompleksi

Tesiste: yüzme havuzu, basketbol, voleybol sahaları, fitness, pilates ve bosu alanları bulunmaktadır.

HAMİDİYE SU

Sultan II Abdülhamit, saltanatının ilk yıllarında İstanbul’un su sorunu ile ilgilenmiş ve bu amaçla 1880 yılında bir komisyon kurarak araştırma yaptırmıştır.

Böylece Haziran 1902 tarihinde, Hamidiye suyu, tam kapasiteyle İstanbul halkının susuzluğunu gidermek için tecrübe edilmeye başlanmıştır.

Daha sonra sistem 31 Ağustos 1902 tarihinde törenle hizmete açılmıştır. Kurulduktan sonra uzun süre çeşmeler vasıtasıyla İstanbul halkına ulaştırılmıştır. İstanbul içinde Hamidiye suyu akan 86 çeşme bulunuyormuş.

Ayrıca Yıldız Sarayında 30 çeşme, Beşiktaş Sarayında 10 çeşme varmış. Ancak zaman içinde gerek şehrin büyümesi ve gerekse su sebillerinin tahrip olması nedeniyle su verilmemeye başlanmıştır.

1979 yılında ise Hamidiye suyu şişelenerek halka ulaştırılmaya başlamıştır.

Günümüzde Hamidiye Suyu: İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan Hamidiye Kaynak Suları A.Ş. tarafından işletilmektedir.

Teknolojik alt yapısı ve modern üretim sistemleriyle dünya standartlarında 1902 yılından bu yana üretilmektedir. Tesislerde bulunan kapsamlı laboratuvarlarda fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik testler yapılmaktadır.

İnternational Taste Institute tarafından, 2019 yılı “Superior Taste Award” ödülü almıştır.

Sonuç olarak, gerek kalitesi, lezzeti ve teknolojik üretim şartları nedeniyle: Hamidiye suyunu kullanmanızı öneriyorum.

 

NİŞANTEPE MAHALLESİ

Mahalle, Şile otoyolu ve Yavuz Sultan Selim köprüsü bağlantı yolları nedeniyle son dönemde oldukça fazla değerlenmiştir.

Ayrıca 3’ncü köprünün üzerinden geçecek olan raylı sistem de yine bu bölgeden geçecektir. Planlanan raylı sisteme göre 3’ncü Havaalanı ile Sabiha Gökçen Havalimanı ve Marmaray entegre edilecektir.

Bu bağlamda da bölge ulaşım akslarının tam merkezinde yer alarak İstanbul’un yeni bir gelişme aksı olacaktır. Buradan İstanbul’un bir çok bölgesine belediye otobüsü ile gitmek mümkündür.

Ayrıca bölgenin yeni revize edilen bölge imar planına göre az katlı ve çok yeşil alan prensibi esas alınmaktadır. Kat sayısı en fazla 6 olmaktadır.

 

İstanbul Çekmeköy Özyeğin Üniversitesi Kampüsü

ÖZYEĞİN ÜNİVERSİTESİ KAMPÜSÜ

Orman Sokaktadır. Üniversite, 18 Mayıs 2007 tarihinde kurulmuş ve vakıf üniversitesidir. Eylül 2011 tarihinde ise Çekmeköy Kampüsünde faaliyete başlamıştır.

İstanbul Çekmeköy

Kampüsün binalarının tasarımı: Cambridge ve Princeton üniversiteleri binalarını tasarlayan mimarlık firması tarafından tasarlanmıştır. Türkiye’nin ilk LEED Gold Sertifikasına sahiptir. Kampüste: modern sınıf ve laboratuvarlar, çalışma odaları, spor merkezi, kütüphane ve iki oditoryum bulunmaktadır.

İstanbul Çekmeköy

Kampüste bulunan yurtların kapasitesi 2449 öğrencidir. Bu yurtlar, her türlü ihtiyaç ve detay düşünülerek yapılmış tasarımları ve konaklama seçenekleriyle hizmet veriyor. Odalar bir, üç ve dört kişilik olarak düzenlenmiştir.

TAŞDELEN MAHALLESİ

Tarihi kaynaklarda: buranın suyunun oldukça güzel olduğu kayıtladır. Ayrıca: av köşkleri, çiftlikleri ve ormanı da geçer. Taşdelen suyu hala akmaya devam ediyor.

Ormana yakın olması büyük bir ayrıcalıktır. Orman eskisi kadar olmasa da halen varlığını sürdürüyor. Tarihi kaynaklarda adı geçen av köşkleri ve çiftlikler ise yok olmuştur.

TAŞDELEN MESİRE ALANI

Mesire alanı, özel bir şirket tarafından işletilmektedir. Yani buraya giriş ücretlidir. Mesire alanının piknik yapılan yerinde: çeşitli sosyal tesisler (restoran, otopark, tuvalet ve çeşme) bulunmaktadır.

 

TAŞDELEN DOĞAL KAYNAK SUYU

Taşdelen kaynak suyunun birkaç tane kaynağı bulunmaktadır. Eskiden taş bir oluktan akan suya, taşı delerek meydana çıktığı için “Taşdelen” suyu ismi verilmiştir.

Alemdağ orman içindedir. Kaynak suyu, 1582 yılında Sultan II Selim’in eşi, Nurbanu Sultan tarafından vakfedilmiştir. Daha sonra, Sultan II Abdülhamit’de bu suyu kullanmıştır.

Hatta 1909 yılında tahttan indirilip sürgüne gönderilirken, Sirkeci garında son arzusu sorulduğunda “bir bardak Taşdelen suyu” istemiştir.

Yine diğer bir söylenti: Hac için giden Surre alaylarındaki küplere, Taşdelen suyu doldurulur, dönüştü ise boş küplere zemzem suyu doldurulurmuş.

Atatürk ve Taşdelen Suyu

1932 yılında Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk: Üsküdar’dan Şile’ye giderken, Alemdağ’a çıkar. Burada Taşdelen suyunun kaynağına gider. Taşdelen suyunun kaynağındaki bakımsızlık ve ilgisizliği gördüğünde ise, Vali ve Belediye Başkanına bu suyun Üsküdar’a indirilmesi talimatını verir.

Atatürk, Alemdağ’a geldiğinde ziyaret ettiğinde çok beğendiği kaynak sularından Defneli Suyuna daha sonra “Gazi Suyu” ismi verilmiştir.

ÖMERLİ MAHALLESİ

RİVA (ÇAYAĞZI) DERESİ:

Ömerli Barajı, Riva deresi üzerinde kuruludur. İstanbul’un en büyük akarsuyudur. Baraj çıkışında ise: Riva deresi adı altında, Sarıpınar köyüne ulaşır.

Çayağzı denen yerden Karadeniz’e dökülür. Osmanlı döneminde, yağış çok olduğunda Riva deresinin taştığı ve çevresindeki yerlere zarar verdiği bilinmektedir. 1910 yılında Riva deresinin taşması sonucu, Hüseyinli köyünün arazisinin büyük kısmı selden hasar görmüştür.

İstanbul Çekmeköy Ömerli Baraj Gölü

ÖMERLİ BARAJ GÖLÜ

Baraj gölü kıyısında, Esenceli köyü bulunuyor.

İstanbul Çekmeköy Ömerli Baraj Gölü

Köy, sessiz ve sakin bir yerdir. Baraj gölü çevresinde kamp yapılabilecek yerler vardır. Ayrıca: yürüyüş yapılabilir, günübirlik geziler ve piknik için uygundur. Orman yolları üstündeki patikalarda doğa yürüyüşü yapabilirsiniz.

 

HÜSEYİNLİ KÖYÜ

Hüseyinli köyünün arazisi, o dönemlerde Boğazkesen kalesini korumakla görevli kişiler tarafından kullanılıyordu. Köylüler ekip biçtikleri araziden elde ettikleri ürünlerin vergisini, tımar sahibi olan Boğazkale muhafızlarına tımar olarak veriyorlardı.

SARIPINAR KÖYÜ

Tahrir defterlerindeki kayıtlara göre, köyün diğer adı “Ayna Hoca” köyüdür. Başlangıçta köy “Ayna Hoca” isimli birine mülk olarak verilmiş ve bu kişiye atfen köyün ismi “Ayna” olarak kalmıştır. Daha sonra köyde birçok su kaynağı bulunması nedeniyle ismi “Sarıpınar” olmuştur.

KOÇULLU KÖYÜ

“Koçu” eskiden kullanılan bir araba çeşidine verilen isimdir. Bu yüzden, köyün halkının arabacılık yaptığı ve köyün bu ismi aldığı düşünülür.

REŞADİYE KÖYÜ

Kuruluş tarihi olarak diğer köylere nazaran daha yeni bir köydür.

1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı döneminde Hopa ve çevresi Ruslar tarafından işgal edilince, o yörede yaşayanlar, İstanbul’a göç ederler.

Bunlar: Alemdağ bölgesinde bulunan iki ayrı mahallede geçici olarak iskan edilirler. Köyün ismi, 1889 tarihinde Sultan II Abdülhamit’in tahta bulunması nedeniyle “Hamidiye” köyü olmuştur.

Diğer bir ismi ise “Laz Köyü”  dür. Daha sonra Sultan Mehmet Reşat, tahta geçince, 1911 yılında köyün ismi “Reşadiye” köyü olur.

 İstanbul Gaziosmanpaşa gezi yazım için  Gaziosmanpaşa

Karadağ Budva

 

Karadağ Budva

Ülkemizden hareket eden Balkan turlarının birçoğu buraya uğramaktadır, ancak fazla kalmıyorlar çünkü bu şehrin çevresinde, bu şehirden kat ve kat daha ünlü ve cazip turizm merkezleri bulunuyor. Ama, yine de sizlere Budva şehri hakkında kısa bilgi vereceğim. Bu şehrin en büyük cazibe merkezi Sveti Stefan dır. 

Balkanlarda, Karadağ sahilinde küçük bir yerleşim yeridir. Karadağ ülkesinin turizm merkezidir. Şehri uzaktan incelediğinizde, ormanlık alanların yukarılara doğru nasıl talan edildiği çıplak gözle görülür. Titonun manzaralı tünelleri, plajları, nefistir. Ülkemizden, birçok kişi, Budva şehrine tatile giderler. Ancak: burada ve diğer turistik yörelerde her şey dahil sistemi uygulanmıyor, Sadece konaklama ve kahvaltı sistemi vardır.

budva.genel.1
Karadağ Budva

Tarihi

Sahile yakın Budva şehri, zengin bir tarihi geçmişi gizler. Şehrin tarihi geçmişinin MÖ 5’nci yüzyıla kadar uzandığı söylenir. Birçok efsaneye göre: şehir ilk olarak “İllyrian” kasabasıdır. Yunan trajedi yazarlarından Sofokles, eserlerinde şehirden eski yerli insanların kullandığı ismiyle yani “İllyria” olarak bahseder. İlk kralları ise Harmonia’dır.

Şehir zengin bir ticaret merkezi olunca, MÖ 4’ncü yüzyılda Yunanlılar ve MÖ 2’nci yüzyılda Romalılar tarafından fetih edilir ve aynı dönemlerde şehirde ticaret çok gelişir. Özellikle üzüm ve zeytin yetiştiriciliği üst seviyelere ulaşır.

MÖ 168 yılında, Romalı yazar Plinius, şehirden söz ederken “Roma vatandaşlarının güçlendirdiği şehir” olarak belirtir. Bu dönemde, şehir, anıtsal binalar, döşeli sokaklar, masif duvarlar ile gerçek bir Roma şehri olarak tüm niteliklere sahiptir.

Takip eden dönemde, şehir büyük depremlerle sarsılır.

Roma’nın çöküşünün ardından, bölgede Bizans hakimiyeti görülür. 535 yılında, bölge halkı Bizanslılara karşı mücadeleye başlar.

Bizans hakimiyetinin bitişinin ardından, 1184-1186 yılları arasında, Nemancı hanedanı, eski Karadağ kıyılarına gelir.

11’nci yüzyılın ortalarında, burası Sırp Devletinin ilk başkenti olur ve Sırp kral Dusan, bu şehirde yaşar.

1442 yılında, şehirde Venedik hakimiyeti görülür. Bu dönemde, şehirde küçük gemiler inşa edilen bir de tersane kurulur.

Yine aynı dönemde, Venediklilerle savaşan Türkler, bölgede egemen olurlar. 1807 yılında, şehri Fransızlar işgal eder. 2’nci Dünya Savaşında Naziler ve 1941 yılında ise, İtalyanlar şehri işgal ederler. 22 Kasım 1944 tarihinde, Nazi işgali sona erer.

 

Ulaşım

Tarihi şehir, Dubrovnik şehrinin 90 km güneyinde ve Ulcinj şehrinin ise 60 km kuzeyinde, Adriyatik denizi kıyısındadır. Şehre en yakın havaalanı, yaklaşık 20 km uzaklıktaki Tivat’taki küçük havaalanıdır.

Ama en uygun havaalanı, 65 km uzaklıkta bulunan Podgorica hava alanıdır. İstanbul-Potgorica arasındaki hava yolu yolculuğu yaklaşık 1.5 saat sürer. Buradan otobüs veya taksilerle şehir merkezine gelmek mümkündür.

 

Para Birimi

Karadağ Avrupa Birliği üyesi olmamasına rağmen, Eurozon sistemine girmiştir ve bu yüzden ülkede Euro kullanılmaktadır.

 

İklim

Budva şehrinde, tipik Akdeniz iklimi görülür. Buna göre kışlar ılık ve yazlar genellikle kuru ve çok sıcaktır. Yılda, 2300 saat güneş görülür. Temmuz ayında hava sıcaklığı 30  derecelerin üzerine çıkar. Ocak ayındaki sıcaklık ise 2 derece civarındadır. Yüzme sezonu 10 Mayıs ile 8 Kasım tarihleri arasındaki 182 gün sürer. Yaz aylarında deniz suyu sıcaklığı 21-25 derece arasındadır.

budva.genel.2
Karadağ Budva

Kültürel etkinlikler

Her yıl, Haziran ayı ortalarında, burada uluslar arası müzik festivali düzenlenir. Müzik dünyasının birçok ünlü ismini bir araya getiren bu festival, şehirde “Old Town” denen bölümdeki “Ressamlar Meydanında” yapılır ve 3 gün sürer.

budva.1
Karadağ Budva

Ne yenir

Özellikle ev yapımı “ballı börek” ve ev yapımı “bal” meşhurdur. Yaz aylarında toplanan incirler güneş ve rüzgarda kurutulur ve muhteşem lezzetli olurlar. Ayrıca: yine burada keçi ya da inek peyniri tatmalısınız.

Özel peynir, zeytinyağında tutulur. Yeşil salatalar: maydanoz, yeşil ve siyah zeytinlerle çok güzel servis edilir. Malum şehir deniz kıyısında olduğundan, Budva mutfağı balık bakımından zengindir.

Özellikle: ahtapot salatası, siyah pirinç, soslu midye ve ızgara balıklar muhteşem güzelliktedir. Tüm geleneksel yemeklerde geleneksel içkiler sunulur.

Bunlar: Karadağ Rakia, beyaz ve kırmızı şaraplardır. Oryantal müziği sevenler için, birer tane Çin ve Japon restoranları bulunuyor.

budva.plajlar.körfez plajı.1
Karadağ Budva

budva.przno.1
Karadağ Budva

 

Sahil-Plajlar

Budva Rivierası, 122 km kare alana sahiptir. Sahil şeridinde 35 tane güzel kumlu plaj vardır ve bunlardan 8 tanesi mavi bayraklıdır. Bir çok kumlu koylar, barınaklar ve küçük adacıklar dahil olmak ezere, sahil 38 km boyunca yayılır.

Şehirde, plaj turizmi ilk olarak 1930’lu yıllarda, Çeklerin Budva Riviera sahillerine gelişiyle başlar. Jaz’dan Petroviç’e kadar uzanan 12 km lik sahildeki 20 kumsalda, ılık güneşte, her yıl, 10 Mayıs tarihinden 8 Kasım tarihine kadar, 182 gün boyunca denize girmek ve güneşlenmek mümkündür.

budva.plaj.1
Karadağ Budva

Jaz plajı

Körfezdeki bu plajın toplam uzunluğu 1200 metredir. Şehir merkezine 2.5 km uzaklıktadır. Yaklaşık 2000 şezlong kapasitelidir.

Karadağ Budva

Przno plajı

Budra şehir merkezine 10 dakika uzaklıktaki bu plajın en büyük özelliği: hemen yakınındaki sedir ağaçlarıyla ünlü Milocer Parkıdır.

Çam ağaçlarının gölgesindeki mesire yerinde, pahalı yani lüks restoranlar bulunmaktadır.

Karadağ Budva

Mogren plajı

Birbirine kısa tünelle bağlanan iki plajdan oluşur ve toplam uzunluğu 350 metredir. Old Town bölgesinden buraya yürüyerek ulaşmak mümkündür.

Plaj olağanüstü güneş ışığı ve güney rüzgarına sahiptir. Plajda: St Anton adına adanmış bir kilise kalıntıları görülebilir.

Efsaneye göre: korsanlar tarafından batırılan bir İspanyol kalyonundan kurtulan bir  denizci, plaja çıktığında kurtulması anısına bu kiliseyi yapmıştır.

Her yıl, 13 Haziran günü, burada ayin düzenlenir. Kilise çok küçük olduğundan ayin sahilde düzenlenmektedir.

Karadağ Budva

GEZİLECEK YERLER

Karadağ Budva

Eski Şehir-Stari Grad-Old Town

Eski şehir bölümü, küçük bir yarımadada yer alır. Ada, karaya kumlu bir örtü ile bağlanmış ve böylece yarım adaya dönüşmüştür. Bazı tarihi kaynaklara göre, burası, Adriyatik kıyısındaki en eski şehirlerden biridir. (2500 yıllık olduğu söylenir)

Eski şehrin surları, bugün bile, hem ülkeden gelen turistlerin ve hem de dünyanın en uzak bölgelerinden gelenler için cazibe merkezidir.

Eski şehrin, kentsel çekirdeği ilk olarak 1667 yılında Venedik döneminde kurulmuş, daha sonra 1979 yılındaki büyük deprem buraya büyük zarar vermiştir. Ancak, daha sonra burası tamamen yenilenmiştir.

Dar sokaklar ve meydanlar, ünlü binalar gezilebilir. Stari Grad yani Eski şehir bölümünde, birçok dükkan, kafe, restoran ve galeriyi ziyaret edebilirsiniz.

Birçok binanın giriş katı: kafe, butik, sanat galerisi ve mağazaya dönüştürülmüştür. Gündüzleri yeme-içme ve alışveriş, geceleriyse eğlence için buralar tercih edilir.

 

Etnoğrafya Müzesi

Eski şehrin tam merkezindedir. Şehrin köklü tarihinin aksine, burada son 20 yıl içinde kullanılan objeler ve özellikle giysiler sergileniyor. Ayrıca: Helenistik döneme ait vazolar ve takılar da görülebilir.

Karadağ Budva

Dans eden kız heykeli

Şehirde en çok fotoğraflanan yerdir. Söylenenlere göre, bu heykel, şehirde denizde boğulan bir kızın anısına buraya dikilmiştir. Heykele dokunmanın uğur getireceğine inanılır.

 

ŞEHİR YAKINLARINDA GEZİLECEK YERLER

Karadağ Budva

Kale Kosmac

Budra şehri çevresindeki Brajici köyü yakınlarındaki kaleye mutlaka çıkmanızı öneririm. Çünkü oldukça güzel manzarası vardır, giriş ücreti 5 Eurodur. Kale:  1841-1850 yılları arasında yapılmıştır.

Deniz seviyesinden yüksekliği 800 metredir. Avusturya-Macaristan ve Karadağ arasındaki sınırı oluşturur ve eskiden Avusturya kalesi olarak bilinirdi. Günümüzde ise, Karadağ ülkesini ziyaret eden turistler burayı mutlaka görürler.

Karadağ Budva

Petrovaç

Budva şehrine bağlı bu sahil kasabası, yılın 300 günü güneşli ılıman Akdeniz iklimine sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Ayrıca: kasaba tam bir yeşillik cennetin içindedir. Her yanda zeytin, portakal, defneyaprağı ve limon ağaçları görülür.

Ayrıca: geçmişin izlerini taşıyan birçok doğal, kültürel ve tarihi anıtlar vardır. İskelesinde ise: burayı bir turizm merkezi haline getiren birçok tekne, yat ve yelkenliler görülür.

Karadağ Budva

Aziz Nikola Adası

Budva şehrinin en büyük turizm cazibe merkezidir. Sezonunda, Budva şehir merkezinden adaya teknelerle ulaşılır, ücret 3 Euro, yolculuk yaklaşık 15-20 dakika sürer.

Ada, Adriyatik denizinin güney kesimindeki en büyük adadır. Uzunluğu yaklaşık 2 km kadardır. Kıyılar, denize dik iner ve birçok gizli koylar oluşturur. Bu gizli koylar; Akdeniz bölgesinin çeşitli bitkileriyle kaplıdır.

Adada, 840 metre uzunluğunda, 3 kumlu plaj yoğundur. Bu plajların derinlikleri çoğu yerde, yarım metre veya daha sığdır. Çünkü efsaneye göre: Aziz Nikola, büyük dalgaların ve kalyonların buraya gelmemesi için, denize birkaç taş atmış ve deniz sığ olmuştur.

Karadağ Budva

Becici

Budva şehir merkezinin 2 km güneyindeki Becici otel kompleksi ve plajı, Parisli uzmanlar tarafından 1935 yılında Akdeniz’in en güzel plajı olarak seçildi. Güney Adriyatik denizinin en güzel ve en büyük plajlarından birisi olarak kabul edilir.

Burada kumsalın uzunluğu 1950 metredir. Deniz sakin, plaj bölümünde eğlence boldur. Özellikle, aileler burayı tatil için tercih ederler.

 

Galler Cardiff

Galler Cardiff

 

Cardiff şehrinde gezilecek ve görülmesi gereken yerler olarak önereceğim bölümler aşağıdadır. Şehirde kalış zamanınız ve ilginizi çeken yerlerin durumuna göre, bir şehir haritası edinmenizi ve ilginizi çeken yerleri harita üzerinde işaretleyerek gezmenizi öneririm.

 

SENEDD-YENİ GALLER ULUSAL MECLİSİ

Cardiff Bay bölgesindedir. Cardiff Castle’a 3 km. uzaklıktadır.

Galler Britanya’nın bir parçası olmasına rağmen: 13. yüzyıldan itibaren kendi yasalarını yapma hakkına sahiptir. 1997 referandumundan sonra: yeni Galler Ulusal Meclisi için bir yapı gerekti.

Bu yüzden hükümet: Pritzker ödüllü mimar Richard Rogers’a bu görevi verdi. Senedd binası: 2006 yılında açılmış olup, Cardiff Bay kıyısında, birinci sınıf bir konumda yer almaktadır. Burada: Galler ulusal meclisi ve komite odaları bulunur.

Burası günümüzde yalnızca Senedd üyeleri için sadece bir bina değil, aynı zamanda: temel kamu binası ve Galler demokrasisi ve yetki devri için bir ana merkezdir. Burayı ziyaret etmek mümkündür.

Yani, kamuya açık bir yapıdır. Çünkü: devamlı faaliyetlerden olarak, burada sanatçılar, şarkıcılar, sergiler yürütülür.

Burayı ziyaret ederseniz, özellikle Tören Topuzunu görmenizi öneririm. 1.3 metre uzunluğundaki bu tören topuzu: 2002 yılında Melbourne Kuyumculuk tarafından, altın-gümüş ve pirinçten imal edilmiştir.

 

CARDİFF MARKET

St Mary Street adresindedir. Her gün saat: 08.00-17.30 arasında açıktır. Pazar günleri ise kapalıdır.

Burası şehrin merkezinde: eşsiz bir alışveriş deneyimi sunan etkileyici Victoria dönemi yapısıdır. Bir büyük cam çatı altında: tencere, tavalar, ekmek ve tereyağı gibi değişen ürün zenginliğini bulmak mümkündür.

Evet, Cardiff Pazarı: 1700’lerden beri aynı yerde hizmet vermeye devam etmektedir. Başlangıçta hayvancılık ve tarım ürünleri için bir çiftçi pazarı olarak açılmıştır.

Ancak: yüzyıllar boyunca hem daha uzak tüccarların ve tüketicilerin değişen ihtiyaçlarını karşılamak için gelişerek günümüze ulaşmıştır. Artık hayvancılık bulunmamasına rağmen, eski bazı özelliklerini bugüne kadar muhafaza etmiştir.

Galler Cardiff MİLLENNİUM STADİUM

MİLLENNİUM STADİUM

Westgate Street.CF10-1NS adresindedir.
Muhteşem stadyum, modern Galler’in en etkileyici simgelerinden birisidir. 74500 seyirci kapasitelidir. 3 katlı yapıda 1131 kapı ve 12 yürüyen merdiven bulunur. İngiltere’nin üçüncü büyük stadyumudur.

Burayı rehberli turlarla gezmek mümkündür. Bu turlarda: basın toplantısı suiti, soyunma odaları, tünel ve sahanın içi görülmektedir ve 60-75 dakika sürmektedir. Tur ücreti, yetişkinler için 9.5 paund ve çocuklar için 6 paund.

Haziran 1999 tarihinden açılışından bu yana tesis yılda ortalama 1.3 milyon kişi tarafından ziyaret ediliyormuş. Stadyumun çatısı: İngiltere’nin ilk tam geri çekilebilir çatısıdır.

Çatı: 20 dakikada açılabilmekte ve dört adet 90 metrelik direkler tarafından tutulmaktadır.
Bu yüzden: mekan çok amaçlı ve çok yönlü etkinliklerde kullanılmaktadır.

 

ST JOHN BAPTİST CHURCH

Church Street.CF10-3ED adresindedir. Giriş ücretsizdir.

Şehir merkezindeki bu eski kilise: Cardiff Castle bölümünde, sürekli kullanımda olan, şehrin en eski yapılarından birisidir.

Evet: bu kilise: şehir merkezindeki kapalı çarşı yanında: 12. yüzyıldan kalma Cardiff Castle bölgesindedir. 1180 yılında inşa edilen St Mary Kilisesi tarafından kurulan “Benedictine” rahiplerine bir şapel olarak yapılmıştır.

Günümüzde görülen kilise ise: 1404 yılında inşa edilmiştir. St Mary kilisesinin temelleri 1607 yılında bir sel sırasında tahrip olunca, kilise, 1620 yılında buraya taşınmıştır.

Geç Victoria dönemi mimari özelliklerini taşır. Burada: ibadet yanında: konserler, sanat sergileri ve konferanslar da düzenlenmektedir.

 

ST FAGANS ULUSAL TARİH MÜZESİ

St Fagans: Avrupa’nın önde gelen açık hava müzelerinden birisidir ve Galler ülkesinin popüler miraslarından birisidir. Bu muhteşem St Fagans kalesi: Plymouth Earl tarafından Galler halkına bağışlanmış ve 16.yüzyıldan kalma bir malikanede durmaktadır.

Müze 1 Kasım 1948 yılından bu yana, St Fagans Kalesi ve bahçelerinde durmaktadır. 100 dönümlük park alanı içinde: farklı tarihsel dönemlere ait özgün binalar, evler, bir çiftlik, bir okul, bir şapel ve bir görkemli işçi enstitüsü yeniden inşa edilmiştir.

Geleneksel el sanatları ve faaliyetler: ustalar tarafından atölyelerde gösterilmektedir. Üretilen el sanatları eserleri, aynı zamanda satışa sunulmaktadır.

Evet bu müze, genel anlamda: Galler’de insanların nasıl yaşadığını ve yaşamın tüm yönlerini araştırma ve izleyenlere sunmak üzerine hazırlanmıştır. Ziyaretçiler burayı ziyaret ettiklerinde: Galce gelenekleri ve yaşam tarzlarını görebilirler.

Galler Cardiff Tarihi Binalar

 

Tarihi Binalar

Başlangıçta: 1520 yılı yapımı “Aziz Teilo Kilisesi” taş taş buraya taşınmış ve yeniden kurulmuştur. Bu kilisenin duvar resimleri ve oymaları ilgi çeker. Eğer geleneksel yapı tekniklerini görmek, din ve sosyal tarihle ilgili bilgi edinmek istiyorsanız “St Teilo” mutlaka görmelisiniz.

“Kennixton”: Güney Galler bölgesinin tipik bir çiftlik evidir. Burada: göz alıcı kan kırmızı duvarlar, kötü ruhlara karşı korunmak için yapılan ön kapı içi oyma figürler ilgi çekmektedir.
İşçi Enstitüsü ise: siyasi dersler, kümes hayvanları için yerler, dans yerleri ile ilgi çeker. Burası: çok endüstriyel alanlarda: sosyal, eğitsel ve kültürel faaliyetlerin odak noktası olarak kullanılmıştır.

 

Yaşayan Müze

Geleneksel el sanatları ve faaliyetler burada canlandırılmaktadır. Esnaf kendi atölyelerinde geleneksel becerilerini göstermek ve onları üretmek ve satışa sunmakla meşguldür. Demirci atölyesinde: geleneksel araçlar ve ekipmanlar kullanılarak dekoratif forgework parçaları yapılır.

“Yünlü Mill” bölümünde: geleneksel omuz şalı ve battaniye üretiliyor. 1760 yılında inşa edilen kumaş ve yapağı boyama bölümü: burada oluşturulmuştur. “Melin Bompren Corn Mill” denilen yer: mısır öğütmek için kurulmuş, su odaklı bir değirmendir.

“Derwen Bake Evi” lezzetli etmek ve günlük kek yapımını sağlamaktadır. Aslen 1880 yılında inşa edilen ve en iyi Galce gıdaların satıldığı “Gwalia Mağazaları” da mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yerdir. Mağazanın önünde, 1920 tarzı bir çayevi bulunmaktadır.

Burada aynı zamanda: yerli ırk hayvancılığı ve tarım görevleri, günlük faaliyetler gösterilir.

 

Kalesi ve Bahçeleri

St Fagan Castle: Galler ülkesindeki en iyi Elizabeth dönemi köşklerinden birisidir. Aslen 1580 yılında inşa edilen ev 19.yüzyılda yeniden restore edilerek modellenmiştir.

Evi içi: 400 yıllık geçmişe ait mobilyalar ve diğer parçalarla döşenmiştir. Odalar: yüzyılın sonunda burada yaşayan ailelerin hayatını yansıtacak şekilde döşenmiştir. Lord Robert-Windsor; 1946 yılında 18 dönümlük arazi ile birlikte, yapıyı: Galler Ulusal Müzesi arazisi olarak bağışlamıştır.

Kaleyi çevreleyen bahçeler: 2003 yılında, 1902 yılı görünümü sağlanarak yeniden dizayn edilmiştir. Balık havuzları, çeşmeler, dut korusu, üzüm serası görülür.

 

NATIONAL MUSEUM CARDİFF

Cathays Park adresindedir. Salı-Pazar günleri arasında, saat: 10.00-16.30 arasında açıktır. Giriş ücretsizdir.

İlk zamanlardan itibaren Galler hikayesi sanat ve bilim görüntüleri yelpazesi: burada görülmektedir.

Müzenin bulunduğu bina: resmen 1927 yılında açılmıştır.

 

Sanat Koleksiyonu

Müzenin sanat koleksiyonu: Avrupa’nın en iyilerinden biridir. Muhteşem tablolar, çizimler, heykel, gümüş ve izlenimci sanatın Avrupa’daki en iyi koleksiyonlarından biri burada görülebilir. Bu koleksiyon içinde: 500 muhteşem tablo, çizimler, emresyonist eserler bulunur.
Ayrıca: koleksiyon içinde Galler’e gelen dünya çapında seramik koleksiyonu da, yaklaşık 500 yıllık geçmişiyle ilgi çekmektedir.

 

Galler Evrimi Bölümü

Bu bölümde: film, ses, ışık ve muhteşem örneklerle birlikte, kökeni milyarlarca yıl eskiye giden gezegenin yüzünde seyahat edebilirsiniz. Burada: meteorlar, ay taşı ve dinozorlar ve yünlü mamutların fosilleri bulunaktadır. Böylece: yaklaşık 4600 milyon yıllık bir geçmişe gidebilirsiniz.

Yine bu bölümde: Güney Galler bölgesinde bulunan 200 milyon yıl önce yaşadığı düşünülen antik yaratıkların ve dinozorların monte edilmiş çarpıcı iskeletleri ve ayak izleri görülür.
Bir tanıtım filminde: dünyanın su, rüzgar, buz, yerçekimi ve ısı ile nasıl şekillendiği gösterilmektedir.

Sergideki son galeri: doğal dünyanın çeşitliliğini gösteren hayvanlar, bitkiler, fosiller ve minerallerle birlikte muhteşem bir koleksiyonu barındırmaktadır. Buradaki sergiler, sürekli olarak değişmektedir.

 

Natural History Bölümü

Burada: sahilden itibaren ormanlık alan ve ötesinde, Galler ülkesinin doğal tarihini keşfetmek mümkündür. Tepede: büyük camgöz balığı asılıdır. Galler kıyılarında, en fazla 7.5 metre uzunluğunda ve 4 ton ağırlığında görülmüştür.

Galler ülkesinde heybetli deniz kayalıklarında, kuş kolonileri bulunur. Galerideki “Skomer Island” denilen bölüm: Kuzeybatı Avrupa’nın en önemli kuş kolonilerinden birine dayanmaktadır. Burada çeşitli kuş türlerini kendi doğal ortamlarında görebilirsiniz.

Ayrıca: ülkenin çamurlu, kumlu ve kayalık kıyılarındaki sahil şeridinde: denizyıldızı, salyangoz, kabuklular ve diğer deniz canlıları da, bu bölümdedir. Öte yandan: kambur balinanın çarpıcı manzarası da ilgi çeker.

İnsan ve Çevre Galerisinde: genç bir kambur balina iskeleti görülür ki, 9 metre uzunluğundaki bu iskelet: Ekim 1982 tarihinde Barry yakınlarında karaya vurmuş olarak bulunmuştur. Onun: ailesi ile güneye giderken Atlantik Okyanusunda bir fırtına sırasında büyük bir kereste parçası tarafından öldürüldüğü sanılmaktadır.

Yine buruda görülen “Leatherback Kampulbağa” vardır: yaklaşık 100 yaşından büyük olduğu sanılıyor. Ağırlığı 916 kg olan bu kaplumbağa: 3 metre uzunluğundadır ve ölçüleri nedeniyle dünyanın en büyüğü olarak Guines Rekorlar Kitabında yer almıştır.

 

Clore Keşif Merkezi

Burası: müze içinde özel bir vakıf tarafından finanse edilen ve çocukların böcekler, fosiller ve tunç çağı silahlarını ve nesnelerini elle araştırmalarını sağlayan bir yerdir. Burada: 7.5 milyon öğe bulunduğu söyleniyor. Evet, burası çocuklara yöneliktir.

 

CARDİFF STORY MUSEUM

Trinity Street.CF10-1BH adresindedir. Şehir merkezinde, güzel ve tarihi “Eski Kütüphane” binasının içindedir. Giriş ücretsizdir. Pazar günleri kapalıdır. Diğer günler saat: 10.00-16.00 arasında gezebilirsiniz.

Burası: şehrin hikayesini görebileceğiniz ilk müzedir.

Müzede: Cardiff şehrinin 1900’lerde dünyanın en büyük limanı, 1300’lerde küçük Pazar kasabası ve ardından kozmopolit başkent oluşu hikayesi görsel olarak anlatılmaktadır.
Müzenin yanı sıra: birinci kattaki galerilerde sanat ve tarih sergileri düzenleniyor.

 

Bağlam Galeri

Burada: insanların Cardiff’e ilk yerleşimleri ve kendi topluluklarını nasıl geliştirdikleri, limanın neden önemli olduğu açıklanıyor. Cardiff şehrinin geçmiş hikayesi: Tunç çağı, Roma, Norman ve ortaçağ dönemlerinden başlayıp günümüze kadar uzanıyor. Burayı ziyaret ettiğinizde: ekranda: nesneler, fotoğraflar, hikayeler ve interaktif aktiviteler görebilirsiniz.

Şehir Vitrini Bölümü

Burada geçici sergiler düzenlenmektedir.

 

ST DAVİD HALL

Hayes.CF10-1AH adresindedir. Giriş ücretsizdir.
St David Hall: Galler’in en büyük gösteri sanatları mekanıdır. Buraya, yapılan çeşitli sanatsal etkinlikler ve çarpıcı Noel sezonu kutlamaları için, yalnızca 2 haftada, 15 binden fazla ziyaretçi gelmektedir.

Burayı gezmek isterseniz, içeride: City Cente alışveriş merkezi, yemek yeri, sanat galerisi, kafe bulunmaktadır.

 

CASTLE

Castle Street.CF10-3RB adresindedir. Giriş ücretlidir, yetişkinler için 11 paund ve çocuklar (5-16 yaş arası) 85. paund, diğer öğrenciler 9.5 paund ücret demek gerekir.
Kale hergün saat: 09.00-18.00 arasında açıktır.

Cardiff kalesi: 2000 yılı aşkın bir süreye yayılan geçmişiyle başkentin ortasında “Parklands” içinde dikkate değer bir site olarak durmaktadır.

Aynı zamanda: Galler ülkesinin önde gelen miras konumlarından biridir ve uluslar arası öneme sahiptir. Kalenin duvarları ve kuleleri, kalenin 2000 yıllık masalsı tarihini gizlemektedir.

Burada ilk olarak kale: denize kolay erişimi sağladığı için Roma döneminde, MS.50 yılında kurulmuştur. 1970’lerde yapılan arkeolojik çalışmalarda: burada sadece mevcut siteyi işgal edecek şekilde, her biri farklı boyutta, dört kalenin kurulduğu anlaşılmıştır. Roma duvar kalıntıları, bugün görülebilir.

Norman fethinden sonra, Roma kalesi yeniden inşa edilmiştir. Site: büyük bir sur duvarı ile ayrılmış, iç ve dış bölünmüştür. Erken savunma duvarları, ahşap olarak inşa edilmiştir.

1766 yılına gelindiğinde: Bute ailesi tarafından kullanılan kale: başka soylu ailelerin eline geçer. Bute: dünyanın en büyük kömür ihraç limanı olan, Cardif limanının sorumlusu olarak bilinirdi. Kale ve Bute’nin serveti: oğlu John’a geçer ve 1860 yılında, dünyanın en zengin adamı olur.

1866 yılında, 3. Marki: Kaleyi yeniden restorasyon için mimar William Burges’i görevlendirir. Mimar Burges: bu çalışmada: gotik kuleler içinde, o lüks ve zengin iç duvar resimlerini, cam, mermer ve altın yaldızlı ve özenli ahşap oymaları yarattı.

Nefes kesen her oda: Akdeniz bahçeleri, İtalyan ve Arap dekorasyon stilleri kullanılarak özel temalar oluşturuldu.

1900 yılında, 3. Marki öldü. Yerine geçen 4. Marki: Roma duvarının yeniden inşası dahil, babasının restorasyon projelerini tamamlattırdı. Bute ailesi: 1920-1930 yılları arasında kalede kalmaya devam etti. 4.Marki’nin ölümünün ardından: ailesi ve 5.Marki: Bute parkı olarak bilinen park ve kaleyi: 1947 yılında Cardiff şehrine vermeyi kararlaştırdı.

Zaten, kale büyük ölçüde, II.Dünya savaşın sırasında yıkıldı. Takip eden dönemde, 25 yıl boyunca, kale: müzik ve drama ulusal kolejli olarak kullanıldı ve 1974 yılından bu yana Galler’in en popüler ziyaretçi konumlarından biri haline geldi.

Evet, günümüzdeki kale 1867-1875 yılları arasında yapılmıştır. Kalenin finansmanı ise: sanayi devriminde kömür nedeniyle olağanüstü zengin olan mimar William Burges’dir.

Dış bölümdeki abartılı tasarım: 150 feet yükseklikteki saat kulesi ile tamamlanır. İç bölüm ise, Victoria döneminin güven ve zaferlerini yansıtan, oldukça şatafatlı ve görkemlidir.

Evet, burayı ziyaret ederseniz: Romalı askerler, asil şövalyeler, Bute ailesi: Victoria döneminde burada olağanüstü zenginlik içinde yaşadıkları ortamları görebilirsiniz.

 

CARDİFF BAY

Cardiff tarihi koyun kalbindeki, eski Cardiff Dok bölgesi: yelken ve su sporları için büyük bir tatlı su gölü olarak son on yılda yeniden oluşturulmuştur.

Aslında Cardiff Dok: sürekli olarak şehrin gelişiminde önemli rol oynamıştır.
19.yüzyıl sonlarında vadilerde kömür bulununca, kömür bu rıhtımdan dünyanın birçok yerine sevk edilmiştir.

Ancak II. Dünya Savaşından sonra kömür endüstrisi önemini kaybetmiş ve Dockland kullanılmaz hale gelmiştir. 1999 yılında 200 hektarlık alanda Cardiff Bay Barajından açılan kanal ile, burada tatlı su gölü oluşturulmuş ve bölgeye yeni bir çehre verilmiştir.

Evet: burası şehir merkezinden yalnızca 1 km. uzaklıkta: 5 kilometrelik bir sahil şeridine yayılmıştır. Yani, burayı rahatlıkla ziyaret edebilirsiniz. Burada: 2 km lik eğlence koşusu dahil olmak üzere, her yaş ve yetenek için düz, hızlı ve kolay koşu parkuru bulunmaktadır.

Yaz aylarında: burada: Uluslar arası Gıda ve İçecek Festivali ve Cardiff Limanı Festivali düzenlenmektedir.

Burada: özellikle beş yıldızlı St David Hotel ve Mermaid Quay ilgi çekmektedir.

Ayrıca: yine burada bir “Türk” restoranı popülerdir.

Bunların dışında, bölgede bulunanlar hakkındaki bilgiler de aşağıdadır.

 

St David Hotel

Havannah Street.CF10-5SD adresindedir.
Cardiff körfezi kıyısında yer alan otel: dinamik tarzı, doğal ışık, konfor ve spa eğlence tesisleriyle dikkati çekmektedir.

 

Mermaid Quay

Cardiff Bay.CF10-5BZ adresindedir.

Burası: Cardiff şehrinin: şık, heyecan verici, canlı ve büyüleyici sahilinin tam merkezidir. Burada: Cardiff körfezine bakan restoranlar, kafeler, barlar bulunur. Ayrıca: çeşitli gıdalar, hediyelik eşyalar satan dükkanlar ve şık ve sıra dışı butikler de bulmak mümkündür.

 

Wales Millenium Centre

Bute.CF10-5AL adresindedir. Şov olmadığı zamanlar açık bulunma saatleri: saat: 10.00-18.00 arasındadır.

Böyle bir yerin açılışı fikri, ilk olarak 20 yıl önce, 1984 yılında Kraliçe Elizabeth II tarafından ortaya atılmış ve ikonik bina yapıldığında 2004 yılında yine Kraliçe II Elizabeth tarafından açılmıştır.

2004 yılında açılan bu merkez: dünyanın bir ikonik sanat ve kültürel yeri olarak önem kazanmıştır. Burada: sahne sanatları için uluslar arası önemli kültürel etkinlikler yani canlı sahne sanatları düzenlenmektedir. Bunların başında: tiyatro gelmektedir.

Evet: tiyatro, opera, bale, çağdaş dans, hip-hop dansı, komedi, sanat sergisi, atölye çalışmaları, eğitim faaliyetleri, her gün ücretsiz fuaye gösterileri, bar ve restoranların bulunduğu bu büyük merkezi: rehberli turlarla gezebilirsiniz.

Yaklaşık 1 saat süren bu turların ücreti, 6 paund.

 

National Assembly for Wales

Pierhead binası ve Wales Millenium Centre’ye bitişik, Cardiff Bay rıhtımı üzerinde bulunmaktadır.

2006 yılında açılan yapı: Cardiff Bay kıyısında, birinci sınıf bir konumda bulunmaktadır. Burada: Siambr Ulusal Meclisi yani münazara odası ve komite odaları bulunur. 3 katlı bina: güney batıya bakar ve muhteşem bir panoramik manzaraya sahiptir.

National Assamly binasının içinde yürüyebilir, rehberli turda genel kurul toplantıları ve komite toplantılarının yapıldığı salonları görebilir ve Oriel içinde bir fincan kahve içebilirsiniz.

 

Pierhead

Bunun hemen yanındaki “Pierhead” binası ise: Galler insanları için etkinlik ve konferans merkezi görevini yürütür. Bu tarihi bina: Galler ticaretinin odak noktası olmuştur. Burada: Cardiff Bay tarihinin 113 yıllık geçmişi görülür. Burayı ziyaret etmek isterseniz: her gün saat: 10.30-16.30 arasında açıktır.

 

Norveç Kilisesi Sanat Merkezi

Harbour Drive.CF10-4PA adresindedir.
Norveçli denizciler için yapılan bu kilise binası: Cardiff körfezi sahilinde ünlü kültürel mekanlardan biri haline dönüştürülmüştür.

Burada: canlı müzik atölyeleri bulunur ve çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapılmaktadır. Teras dışında: sahile bakan şık bir kafe bulunur. Burada, gün boyu yemek servisi de yapılmaktadır. Yapı: düğünler, toplantılar ve özel kiralamalar için kullanılır.

 

Doctor Who Experience

Discovery Quay.Heol Porth Teigr.Cardiff Bay.CF10-4GA adresindedir.
Doktor Who efsanesini bilenler, burayı mutlaka ziyaret etmektedirler. Burada: ziyaretçilere: özel ve görsel setler, ikonik televizyon efektleri ile interaktif bir yolculuk yaptırılıyor.

Bu macera ve aksiyon dolu yolculuk sırasında birçok şey keşfedebiliyorsunuz. Sahne ve eserler: orijinal Doctor koleksiyonuna aittir. Burada: 1963 yılından günümüze kadar olan sürece ait ikonik kostümler koleksiyonu bulunmaktadır.

Evet, bu maceralı yolculuğa katılmak isterseniz, yetişkinler için 15 paund, çocuklar için 13 paund ödemeniz gerekiyor.

 

Red Dragon Centre

Hemingway Road.Leisure Village.Atlantic Wharf.Cardiff Bay.CF10-4JY adresindedir.
Red Dragon Centre: Cardiff Bay bölgesindeki bir eğlence mekanıdır. Merkez: haftanın yedi günü, gece-gündüz, gerek yemek-içmek ve gerekse eğlenmek için bir çatı altında birçok etkinlik sunmaktadır.

Bu eğlence mekanları arasında bulunanlar: bowling salonu, casino, dijital IMAX ekranı bulunan ODEON sineması. Ayrıca, biraz önce de söylediğim gibi restoranlar, barlar ve kafeler bulunuyor.

 

Tekne Dünya

Doctor Who Experinece yanı. Discovery Quay.Porth Teigr.CF10-4GA adresindedir.
Burası: her gün saat: 10.30 da açılıyor, giriş ücretlidir, yetişkinler 4.99 paund ve çocuklar 3 paund ücret ödemek durumundadırlar.

Burada: dünyanın dört bir yanından gelen eşsiz bir tekne koleksiyonu bulunmaktadır. Burası ziyaret edildiğinde, ziyaretçilere: evrim, navigasyon kullanımı ve tekne restorasyonu tarihi anlatılıyor.

Hi-tech görüntüler ve eski moda el sanatları kullanılarak: tekne yapımı ve yapılan tekneleri ayakta tutmak için gerekenler gösteriliyor. İnteraktif alanlarda: büyüleyici görüntüler eşliğinde: “Sea, Discover ve Tekne World now” gösterileri düzenleniyor.

Ayrıca: ekranda 40 tarihi tekne gösteriliyor ki, bunlar ilkel kamış tekneler ve ardından daha tanıdık teknelerden oluşmaktadır. Teknelerin çoğu: dünyanın her yerinde, kendi türünün hayatta kalan son örnekleridir.

Buranın “Tekne Lab” denilen bölümünde ise: tekne tasarımı ve nasıl çalıştıkları hakkında bilgiler veriliyor. Ayrıca: güncel restorasyon çalışmaları da gösteriliyor. Tekne Lab denilen yerde: halen 70 metrelik “Tall Ship” denilen bir tekne görülüyor.

 

Techniquest

Stuart Street.CF10-5BW adresindedir.
Buraya giriş ücretlidir, yetişkinler için 7 paund ve çocuklar için 5 paund ücret ödemek gerekir.
Burası: etkileşimli bir bilim merkezidir.

Tek bir çatı altında: bir roketin nasıl fırlatıldığını, dev bir silahın nasıl ateşlendiğini görebilirsiniz. Planetarium bölümünde, gece gökyüzü izlenebiliyor.
Sitede: bir kafe ve bir dükkan da bulunuyor.

 

Holm İsland

Kraliçe Alexandra House.Kargo Yolu.CF10-4LY adresindedir. Cardiff merkezine 5 km. uzaklıktadır.

Adaya, kıyıdan yalnızca 50 dakikalık bir tekne yolculuğu ile ulaşılmaktadır.

Adada, çok sayıda martı bulunmaktadır. Ayrıca: yine ada üzerinde Danimarkalı işgalciler tarafından inşa edilen pavyon tarzı hastane ve askeri tahkimat ve ilk kablosuz radyo iletişimi ve kolera mağdurları için izolasyon bölgesi bulunmaktadır.

Yaz aylarında, buraya günlük turlar düzenlenmektedir. Burayı ziyaret ederseniz: yaban hayatı ve manzara fotoğrafları çekebilirsiniz. Ada turu 3 saat sürmektedir. Adada: içecek ve hediyelik eşya dükkanı bulunmaktadır. Ancak: ada ziyaretçilerin yanlarında öğle yemeği getirmeleri önerilir.

Ayrıca: uygun giysi ve kapalı ayakkabı giymelisiniz. Son bir not: adaya giderken, teknede ıslanma riskini göze almanız gerekiyor. Ada turları ücretli olup, yetişkinler için 20 paund, çocuklar için 10 paund.

 

Water buss

Bu tur: Cardiff körfezinde sarı tekneyle 2000 yılından bu yana yapılır. Tur: Cardiff körfezi ile Penarth Barajı arasında düzenli seferler yapmaktadır. Tek yönlü yolculuk 15 dakika sürmektedir. Yiyecek ve içecek satılmayan tur için: yanınızda yiyecek ve içecek götürebilirsiniz.

Uluslar arası Su merkezi-Cardiff İnternational White Water

Burası: Cardiff uluslar arası spor köyünün tam merkezindedir. Burada: sörf ve rafting eğitimleri verilmektedir.
800 metrelik su yarış pisti boyunca mükemmel bir su raftingi yapabilirsiniz.