Antalya Perge

Antalya Aksu Perge

Antalya’nın 18 km. doğusunda. Düden ve Aksu akarsularının arasında kalan bölgedir.

Burada: uluslararası standartlardaki otel ve tatil köyleri; bir turizm cenneti yaratmış.

Antalya’nın 18 km. doğusunda, Aksu İlçesinden 2 km. içeriye doğru ilerlediğinizde, Perge’ye ulaşacaksınız. Antik dönemde, üzerinde bulunduğu ticaret yolu nedeniyle önem kazanmış bir Pamphylia (Pamfilya) şehri. Özellikle: MS.275-276 yıllarında, savaş kasasının imparator Tacitus tarafından, Perge’ye getirilmesi ile, kentte, ekonomik durum canlanmış.

Kente ulaştığınızda: kapıda bir kitabe göreceksiniz. Bu kitabede; kentin, Truva savaşından sonra, bölgeye gelen, Mopsos ve Kalkhas adındaki kahramanlar tarafından kurulduğu yazılı.

Ancak: MÖ.333 yılında, Makedonya Kralı Büyük İskender’in bölgeye gelişine kadarki tarihi süreç içinde; kent ile ilgili, herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmıyor.

MÖ.3’ncü yüzyılda; kentte, Bergama krallığının egemenliği görülür. Daha sonra ise; Roma egemenliği. Roma yönetiminde, özellikle; MS.1 ve 3’ncü yüzyıllar arasında, büyük gelişmeler görülür.

Günümüzde, burada görülen kalıntıların çoğu, bu dönemlerden kalmış. Takip eden dönemlerde, Bizans egemenliği devreye giriyor ve kent; Hıristiyan dünyası için önemli bir merkez haline geliyor. Hıristiyan dünyasının azizlerinden, St. Paul’ un kenti ziyareti, buranın dinsel yönden önemini de arttırmış.

Antalya Aksu Perge: Evet, Perge’de, önce tiyatroyu göreceksiniz. 12 bin seyirci kapasiteli. Helen-Roma tipinde yapılmış. Perge tiyatrosu kazıları: 1985-1993 yılları arasında yürütülmüş ve kazılar sırasında, şu anda, tiyatronun içinde, orijinal yerlerinde duran ” Dionnysos ” frizi bulunmuş.

Süslemelerde kullanılan bezemelerin tümünün, belli bir dönem içinde bitirilemediği ve değişik dönemlerde tekrar tekrar bitirilmeye çalışıldığı görülüyor. Özellikle, sahne binası: ilk olarak MS. 170 yıllarında yapılmaya başlanmış, daha sonra ise, üzerine bir kat daha eklenerek, yapı devam ettirilmiş.

Kazılar sırasında bulunan heykeller, özgün konumlarına göre, sahne binasının nişlerine yerleştirilmiş olarak sergileniyor.

Tiyatronun karşısında: tel örgü ile çevrili ve çeşitli antik figürlerin bulunduğu antik taşlar, sütun başlıkları ve kabartmalar sergilenmekte. Aydın-Karacasu’da bulunan Afrodisias antik kentinde bulunan hipodromdan sonra, ikinci büyüklükteki ve MÖ.2’nci yüzyılda yapılan hipodrom burada, sağ tarafta, karşınıza çıkıyor.

Kentin, roma kapısından geçerek ilerlediğinizde; kent duvarları, hamam, agora, ortasında bir su kanalı geçen sütunlu cadde, dükkan yerleri ve akropol görülebilir.

Isparta Aksu

Isparta Aksu

Isparta Aksu: Isparta’nın merkeze uzak ilçelerinden biri, zengin tarihi kalıntıları ile öne çıkıyor. Antik çağlarda, önemli iki kent, burada kurulmuş.

ULAŞIM

Aksu ilçesinin, Isparta il merkezine uzaklığı: 62  km. dir. Eğirdir ilçesinin doğusunda, Eğirdir’e 22 km. uzaklıkta, Isparta’nın merkezi bölgelerine biraz uzak bir ilçe. Tek ulaşım yolu: Eğirdir üzerinden.

TARİH

Günümüzdeki Aksu ilçesinin, Akcaşar Mahallesi: bir antik kent üzerine kurulu. Bu antik kent: Timbriada. Bu şehir: MÖ.2000 yıllarında: Arzava krallığına bağlı Pisidia bölgesinin önemli şehirlerinden biri.

Şehir: Romalılar zamanında, en parlak dönemlerini yaşamış. Yöredeki buluntular: bu şehirde, MÖ.1 ve 2.yüzyıllarda, sikke basıldığı ve önemli bir yerleşim yeri olarak öne çıktığı görülüyor. En büyük özelliği ise: önemli ticaret yolu üzerinde bulunması imiş.

Roma imparatorluğunun parçalanmasından sonra, yöre; Bizans toprakları içinde kalmış, Akrotiri (Eğirdir) Piskoposluğuna bağlı bir yerleşim yeri olarak varlığını sürdürmüştür.

1080 yılında, yörede, Anadolu Selçuklularının hakimiyeti görülüyor. Beylikler  döneminde ise: bu kez, Hamitoğulları Beyliği, yörede etkinliğini hissettiriyor. Bu dönemde yörenin ismi: Anamas.

16.yüzyılda, ulaşım şartlarının zorluğuna rağmen, Anamas’ın bazı köylerinde, pazarlar kurulduğu öğreniliyor. 18 ve 19. yüzyıllarda ise, Yılanlı oğulları isimli göçebe oba hayatı yaşayan Yörüklerin, bölgeye yerleştikleri görülür.

Ancak, bunların yöre halkına baskısı neticesinde, Anamas yöresindeki halkın göç etmek zorunda kaldıkları da, tarihi kayıtlara işlenmiştir. Sonraki dönemde: 1965 yılında, Anamas beldesi, Aksu ismini alır ve 1987 tarihinde ilçe statüsü kazanır.

GENEL

İlçe, 1250 metre rakımda bulunmaktadır. Eski adı: Anamas. Çünkü: İlçe coğrafyasına hakim, 2388 metre yüksekliğinde, Anamas dağı var. Zaten ilçenin büyük bölümü: dağlar ve ormanlarla kaplı.

Bu dağlar, pek çok tabii mağaranın oluşumunu sağlamış. Bu mağaralardan en önemlisi, 765 metre uzunluğundaki zindan mağarası. Bunun dışında: Sorgun mağarası ve Gümüş ini mağaraları var.

İlçe, iklim bakımından İç Anadolu’nun karasal iklim özelliklerine sahiptir. Kışları uzun, yağışlı ve soğuk, yazları ise kısa ve ılıman geçer.

Aksu ilçesinin bulunduğu bölgede yapılan kazılarda: ilk çağlardan bu yana iskan bulunduğu görülmüştür. Yörede: Helenistik döneme ait, MÖ. 2. ve 1.yüzyıllardan kalma sikkeler bulunmuştur. Cumhuriyet döneminde: Eğirdir’e bağlı bir bucak olarak Yenice adı altında varlığını sürdüren Aksu, 1988 yılında İlçe statüsüne kavuşmuştur.

İlçede, önemli bir akarsu: Köprü çayı. 156 km. uzunluğundaki bu çay, ilçe merkezine 5 km. uzaklıktaki Sorgun yaylasından doğuyor. Bu ırmak: ilçeyi ikiye bölerek, Aksu ovasını suluyor ve daha sonra Serik ilçesi yakınlarından Akdeniz’e dökülüyor.

İlçenin ekonomik durumu: temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık. Ayrıca, ağaç işleri üzerine kurulu, küçük atölyeler var. Elma üretimi önemli bir yer tutuyor. Yılda, yaklaşık 13 bin ton elma üretiliyor.

NE SATIN ALINIR

Aksu yöresinde arıcılık yaygın, güzel bal bulup satın alabilirsiniz.

GEZİLECEK YERLER

Isparta Aksu

TYNADA

İlçe merkezinin 8 km. doğusunda, Terziler köyündedir. Antik kente ulaşmak biraz zahmetli. Terziler köyünden stabilize bir yol ile gidiliyor. Şehrin hangi tarihte ve kimler tarafından kurulduğu, net olarak bilinmiyor. Ama şehrin isminin, yörenin ismi olan “Tuwana”dan geldiği düşünülüyor. Bina kalıntılarından ise, kuruluş yıllarının, Helenistik döneme ait olduğunu ortaya koyuyor.

Şehirdeki en önemli yapı: sivri tepenin güney yamacında bulunan: kaya mezarı.

Günümüzde, bu antik şehirde: tapınak ve bina kalıntıları ile, yazıtlar ve mezar taşları bulunuyor. Bunları görebilirsiniz.

Isparta Aksu

TİMBRİADA

İlçenin, Akcaşar Mahallesinin kuzeyinde, Asartepe civarındadır. Bu antik şehir, bu bölgede büyük bir alana yapılmaktadır. İlçe merkezine, yakındır, stabilize bir yolla, rahatça ulaşılıyor.

Şehrin net kuruluş tarihi bilinmemekle birlikte, MÖ.1.yüzyılda kurulduğu sanılıyor. Şehirde: Helenistik döneme ait, MÖ.2.yüzyılda basılmış sikkeler bulunmuş. Özellikle: İmparator Hadrianus döneminden (17-138) İmparator Maximunus dönemine kadar (222-235) sikke basıldığı tespit edilmiş. Bu sikkelerden bir kısmı ve mezar taşları, günümüzde Isparta Müzesinde sergileniyor.

Şehir: Bizans döneminde, Akrotiri (Eğirdir) piskoposluk merkezine bağlı bir yer imiş. Adının anlamı ise: Gürsu.

Antik şehirde, herhangi bir resmi kazı çalışması yapılmamış. Ancak, günümüzde, burada: bina ve tapınak kalıntıları görülüyor.

Isparta Aksu

EURYMEDON KUTSAL ALANI

Kentin zindan mağarası önünde, Eurymedon Tanrısına (Köprüçay tanrısı) adanmış, bir Açıkhava tapınağı bulunuyor.

Bu Açıkhava tapınağı: Romalılar döneminde inşa edilmiş ve ibadet yeri olarak kullanılmış. Mağara önünde, sırası ile üç teras var. Mağara ağzı taş duvarlarla örülüyor. Mağara girişinin hemen sağ tarafında: Eurymedon tanrısının insan ölçülerindeki heykelinin durduğu niş var. (heykel, halen Isparta Müzesinde) Eurymedon tanrısının durduğu bu yerden: köprü çaya inen merdiven basamakları bulunuyor.

Kutsal alanın hemen karşısında ise, mezarlık var.

Kutsal alanın önüne, Roma döneminde tonozlu bir köprü yapılarak, kutsal alan ile güneydeki mezarlık birbirine bağlanmıştır.

Isparta Aksu

ZİNDAN KÖPRÜSÜ

İlçenin 2 km. kuzeydoğusunda, Zindan mağarası önünde, Köprüçay üzerindedir. Tek kemerli ve yuvarlaktır. Kilit taşı üzerinde: Eurymedon (Köprüçay) Tanrısının, sakallı büst heykeli var. Blok taşlarla yapılan köprünün yan taraflarında, nehre inen bir merdiven de var.

Isparta Aksu

ZİNDAN MAĞARASI

Mağaranın toplam uzunluğu: 765 metre. Mağaranın ilk girişinde: yükseklik 8 metre ve genişlik ise 12 metredir. Mağara girişi geniş olmasına rağmen, daha sonra daralan bir koridora sahip. Geniş olan ağız kısmının tavanında, binlerce yarasa var.

Mağara: önünde akan köprü suyu çayından; 12 metre daha yüksektedir. Mağaranın içinde: ilginç sarkıt ve dikitler var.

Mağara: Pisidia döneminde kutsal alan ve Bizans döneminde ise kilise olarak kullanılmıştır. Bu dönemlerde: mağaranın ağzı kapatılıyormuş ve aynı zamanda bir sığınak olarak da kullanılmış.

Mağara içinde yer altı deresi var. Bu suyun: cilt ve deri hastalıkları için iyi geldiği söyleniyor. Ayrıca: mağara içindeki havanın, astım hastalığına iyi geldiği söyleniyor. Mağaranın önünde bulunan: Eureymedon tanrısı heykeli, buradan taşınmış ve halen Isparta Müzesinde sergileniyor. Bu tanrı heykelinden de, biraz önce söylediğim gibi, buranın kutsal bir alan olarak kullanıldığı belirleniyor. Mağara ışıklandırılmış. Gezmek mümkün. Özellikle: yarasa kolonisinin kaybolmaması için, mağara Sit alanı olarak ilan edilerek koruma altına alınmış.

Isparta Aksu

KÖPRÜÇAY KANYONU

Köprüçay: İlçenin, 8 km. kuzeyinde bulunan Anamas Dağlarının güney yamacından  doğar. Bölgede, küçük bir dere niteliğindedir. Bu küçük dere, Sorgun Yaylasına ulaştığında, Anamas Dağlarının haşin yapısından kurtulmanın rahatlığı ile salınarak akmaya devam eder. 4.km.lik Sorgun yaylasını geçtikten sonra, güneye yönelir ve Aksu kaynağının sularını da alarak, Zindan Boğazına girer.

Bu alanda coşar ve şelaleler oluşturur. Derenin buradaki adına: Aksu çayı denilir. Zindan Boğazı: güneyde Aksu ve Yılanlı Ovasına açılır. Burada: Kanyonun suları, ovanın şah ve kılcal damarlarını oluşturarak ilerler. Aksu çayı: daha sonra güneydoğuya yönelir ve Belence Boğazına girer. Daha sonra güçlenerek, Kasımlara doğru yönelir. Buradan sonra, adı Köprüçay ırmağıdır.

Kartoz çayının da desteğini alarak, kalın kireçtaşlarını delmeye hazır bir potansiyel oluşturur. Bu nehir: 12 km. boyunca, yalnızca, kireçtaşları arasından yoluna devam eder. Bu kesimde: kendisinden 200-300 metre yüksekliğe ulaşan, derin bir kanyon oluşturur. Kanyon boyunca: kanyonun iki tarafındaki yüksek kayalar yer yer birbirlerine yaklaşmakta ve yöre halkı tarafından kayalara “Öpüşen Kayalar” ismi verilmektedir.

Nehir: Değirmenözü Köyünün güneybatısında, bir menderes yaparak, tekrar güneye yönelir ve ikinci bir kanyona girer. Bu kanyonun uzunluğu: 1.5 km.dir. Bu kısa kanyondan sonra: nehir kıvrımlar çizerek, adacıklar oluşturur. Çaltepe güneyine kadar, yaklaşık 15-20 km. boyunca yöre halkının “Uyuyan Su” dedikleri, durgun su şeklinde akar.

Çalltepe güneyinde, tekrar karbonatlı kayaçlar içine giren su: Oluk köprüye kadar, dar ve derin bir kanyon daha oluşturur. Bu kanyonun uzunluğu; 15 km. den fazladır. Burada, nehir zaman zaman, kayalar altında kaybolur. Köprüçay: Antalya Serik yakınlarında, Akdeniz’e dökülür.

Isparta tanıtımı.

Eğirdir tanıtımı.