Sivas Gemerek

Sivas Gemerek

Doğal güzellikleri, Sızır Şelalesi, Sızır Ormanları ve yaylaları ile öne çıkar.

ULAŞIM

Sivas arası uzaklık: 124 km. Gemerek,  Şarkışla arası uzaklık: 36 km. Gemerek, Kayseri arası uzaklık: 81 km. Gemerek, Sarıoğlan arası uzaklık: 22 km.

TARİHİ

Yerleşimin, 1071 yılında Malazgirt zaferinden sonra bazı Türk boyları tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir. Yörenin tarihi geçmişindeki en önemli olay: Osmanlı döneminde Kanuni Sultan Süleyman’ın, Nahçivan seferi sırasında burada konaklamış olmasıdır. Bu durum yörede bulunan kitabe ve mezar taşlarından anlaşılmaktadır. Gemerek, 1953 yılında ilçe olur.

GENEL

Yerleşimin rakımı ortalama 1200 metredir. Yörede karasal iklim hüküm sürer. Buna bağlı olarak kışlar soğuk ve yazlar ise sıcak ve kurak geçer.

NE YENİR

Yöreye yolunuz düşerse alabalık ve gilaburu turşusu tatmanızı öneririm.

ÇEPNİLİLER DAYANIŞMA VE YARDIMLAŞMA GÜNÜ

Her yıl  Temmuz ayının sonlarında 2 gün süreli olarak Çepni Belediye Başkanlığı ve Dernek tarafından düzenlenir.

Sivas Gemerek Sızır Yayla Şenlikleri

SIZIR YAYLA ŞENLİKLERİ

Yöredeki Sızır Kasabasının kuzey batısı ormanlıktır ve bu bölgede çok sayıda yayla bulunmaktadır. Sızır Yayla Şenlikleri, her yıl geleneksel olarak Temmuz ayının son günlerinde, 3 gün süreli yapılır. Şenliğin ilk günü: Kına gecesi yapılır ve yerel sanatçılar sahne alır. Şenliğin ikinci gününde çeşitli yarışmalar ve etkinlikler yapılır. Şenliğin üçüncü gününde ise, toplu kahvaltı ve ardından çevre temizliği yapılarak şenlik tamamlanır. Ancak yine de şenlikler esnasında gerek yayladaki bitkilerin ezilmesi, tahrip edilmesi ve gerekse şelalenin bilinçsizce kirletilmesi yaratılmaktadır.

GEZİLECEK YERLER

MERKEZ CAMİİ-ŞAHRUH BEY MESCİDİ

İlçe merkezindedir.

Giriş kapısı üzerinde bulunan kitabesine göre: Dulkadiroğullarından Alaüddevle oğlu Şahruh Bey tarafından yaptırılmıştır. Kitabe: 0.40 x 0.77 metre ölçülerinde, sülüs hatla yazılmıştır. Kitabede yapılış tarihi yazılı değildir.

Cami: 1749 yılında Arslan Paşa oğlu Ahmet Bey tarafından tamir ettirilmiştir. Daha sonra 1822 yılında ise Çapanoğulları döneminde tamir ettirilmiştir.

Caminin mimari özellikleri: dikdörtgen planlıdır. Üstü ahşap bir çatı ile örtülmüştür. Mihrap: güneydedir ve beşgendir. Son onarımlar sırasında, caminin kuzeyine bir mahfil eklenmiştir. 2006 yılında onarım aşamasında caminin sonradan yapılan minaresi yıkılmış ve aslına uygun olarak kesme taştan yeni minare yapılmıştır.

Caminin minaresi, caminin yanında tek şerefeli, yuvarlak gövdeli ve taş kaidelidir.

Sivas Gemerek Çepni Kilisesi

ÇEPNİ KİLİSESİ

İlçe merkezinde Şehit Binbaşı Mehmet Aras Mahallesi Doğu caddesi üzerindedir.

Kilise, üç nefli, bazilikal plandadır. Doğu-batı doğrultusunda konumlanmıştır. Tek katlıdır. Güneydoğu ve kuzeydoğu köşelerde iki tane şapel vardır. Yapının ana mekanının üst örtüsü, taş beşik tonozludur. Apsis ve yan apsisleri ise yarım kubbeler örter. Yan şapeller, basık beşik tonozlarla örtülüdür. Yapı günümüzde metruk durumdadır. Çeşitli dönemlerde içinde, izinsiz kaçak kazılar yapılmıştır.

İNKIŞLA KÖYÜ

İlçe merkezine 4 km uzaklıktadır.

İnkışla Camii

Caminin giriş kapısı üzerinde kitabe bulunmasına rağmen okunamayacak kadar yıpranmıştır. Sadece köy halkı tarafından söylenenlere itibar edilmekte ve caminin Yozgatlı Safiye Hatun tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir. Caminin büyük kısmı, günümüze gelmeden önce tamir ettirilmiştir. Yani, orijinalliği bozulmuştur.

İnkışla Hamzalı Camii

Kesme taştan yapılan caminin mihrabı ve duvarları sağlam olarak günümüze ulaşmıştır. Köy halkı tarafından, caminin oldukça eski olduğu ve yanında bir hazine gömülü olduğu söylenmektedir.

SIZIR KASABASI ESKİKÖY ÖREN YERİ

İlçe merkezine bağlı 9 km uzaklıktaki Sızır kasabasının girişinde, Eskiköy ismiyle anılan bir mevkidedir. Buluntulara göre, bu bölgenin çok eski bir yerleşim yeri olduğu anlaşılmaktadır. Bölge: kayalık ve yeşil bir alandadır ve içinde çok sayıda mağara bulunur. Bölgenin doğusunda, “Çağşak” denen mevkide, yaklaşık yüze yakın mağara vardır.

Necip’in İni

Eskiköy mevkiinde bulunan burası: bir “yeraltı” şehrini andırmaktadır. Çünkü mağaranın 25-30 metre kadar içine girilebilmektedir. İçinde ise, odalar bulunur.

Köşkbaşı

Bölgenin güneydoğusundadır. Burada bulunan arkeolojik kalıntıları göre, burada “köşk” olarak nitelendirilen bir yer vardır. Ancak, bu tarihi kalıntının, malzemeleri yani taşları, yörede yaşayan halk tarafından yapılarda devşirme malzeme olarak kullanılmıştır.

Diğer kalıntılar

Sızır kasabasında bunlardan başka: kasabanın kuzeybatısında ormanlık bir alanda Çakaysay mevkiinde su sarnıcı kalıntısı vardır. Bütün bu kalıntılar değerlendirildiğinde, Sızır kasabasının eski bir Roma ve Bizans yerleşimi olduğu kanıtlanmaktadır.

Sızır Kalesi

Günümüzde, kasabanın yerleşim yerinin merkezinde bulunduğu tahmin edilmektedir, çünkü herhangi bir kalıntı kalmamıştır. Tahminlere göre, kasabanın merkezinde bulunan höyük çevresi, çok önceleri su ile çevrilidir.

Bu sular çeşitli nedenlerle çekilmiş yok olmuştur. Roma döneminde, buraya bir kale yaptırılmıştır. Hatta kale Roma İmparatoru Sezar tarafından yaptırıldığı için, yöreye “Sızır” ismi verildiği düşünülür. Kale üzerinde bulunan günümüzdeki mahalle “Kalebaşı” mahallesi olarak isimlendirilir.

Yörenin ismiyle ilgili bir başka söylenti daha var. Bence bu daha akla yatkın bir söylenti. “Bu bölgede bulunan fazla suların çekilmesi sonucu önceleri “Sızar” diye isimlendirilen yöre daha sonra “Sızır” olarak isimlenmiştir.

Sivas Gemerek Sızır Şelalesi

Sızır Şelalesi

Sızır kasabasının yaklaşık 700 metre güneyinde yeşillikler içindedir. Daha doğrusu Çat ormanları içerisindedir.

Şelale, Göksu ırmağı üstündedir. Şelalelin çevresi yeşilliklerle kaplı ve muhteşem güzel bir manzaraya sahiptir. Şelaleyi besleyen sular, yaklaşık 500 metre uzaklıktaki su kaynaklarından çıkar. Şelale, farklı kollardan yaklaşık 20 metre yükseklikten dökülür. Burada küçük bir tesis vardır. Ayrıca, Göksu ırmağında balık tutmak mümkündür. Şelale çevresinde kafe ve restoranlar bulunuyor. Şelale, Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

Sivas Gemerek Şahruh Köprüsü

ŞAHRUH KÖPRÜSÜ

Köprü: 14 km uzaklıktaki Karaözü’nün girişinde, Kızılırmak üzerinde, yöredeki tek geçit yeridir. Sivas ilinin ilçesi Gemerek ile Kayseri ilinin ilçesi Sarıoğlan arasındaki bağlantıyı sağlar.

Köprünün yapım tarihi ve yaptıran bilinmiyor.

Ancak üzerinde bulunan tamir kitabesine göre: 1538 yılında Şahruh Bey oğlu Mehmet Han tarafından kölesi Behram eliyle tamir ettirilmiştir. Dolayısı ile bu tarihten önce yapıldığı kesindir. Tamir kitabesi, günümüzde Sivas Müzesindedir. Kayıtlara göre, bu kitabe 4 Ağustos 1928 tarihinde Şarkışla-Gemerek’ten getirilmiştir. Mermer kitabe, 84 x 67 cm ölçülerindedir.

Köprü: kuzey-güney doğrultusundadır. Tamamen açık sarı renkte ve düzgün kesme taşlardan yapılmıştır.

Uzunluğu 155 metre, genişliği ise 5.50 metredir. Sekiz gözlüdür. En büyük kemer açıklığı 12 metredir. Eğim, büyük göz üzerinden yanlara doğru azalarak devam eder. Bu durum, köprüye hoş bir perspektif kazandırır.

Köprüde, doğuda ilk gözün kuzeyindeki kemer üst hizasında, bir taş üzerinde küçük bir kompozisyon vardır. Bir tarafta üzüm dalı kabartması, bir yanında bir aslan kabartması ve diğer yanında ne olduğu anlaşılmayan bir kabartma vardır. Üst boşluklarda 1910 tarihi yazılıdır. Bu tarihte köprü önemli bir onarım geçirmiştir.

Bu kompozisyonun çevresi, kabartma profilli bir çerçeve ile sınırlanmıştır. Burada ortada bulunan, iki yana sarkık üzüm salkımı, asma çubuğunun hayat ağacını sembolize ettiği tahmin edilmektedir. Soldaki aslan kabartması da, iki ayakları üzerine oturmuş, ön ayaklarını kaldırmış,

Selçuklu aslanları geleneğinde tasvir edilmiştir. Ön ayaklarının ileri atılması, Selçuk geleneğinde arma özelliği sayılır.

Yukarı kaldırılan kuyrukların, S şekli çizdikten sonra, bazen hayvan başlarıyla, bazen de palmet, rumi biçiminde sonuçlanması, kökenini Avrasya halvan üslubundan alan, Türk sanatı geleneğine dayanır. Anadolu’da birçok köprü üzerinde bu tür figürlü kompozisyonlar bulunur. Köprüdeki aslan başı amblemi, Dulkadiroğullarının simgesidir.

ÇEPNİ KASABASI

İlçe merkezine 21 km uzaklıktadır.

Çepni Camii

İlçe merkezine bağlı Çepni kasabasındadır. İlçe merkezine 21 km uzaklıktadır. Eski cami veya merkez camisi olarak da bilinir. Cami, giriş kapısı üzerindeki kitabesine göre: 1530 yılında Kızılkocaoğlu İsa bey tarafından yaptırılmıştır. Daha sonra 1826 ve 1898 yıllarında onarım yapılmıştır. Bu onarımlar nedeniyle orijinalliğinden uzaklaşılmıştır.

Mimari özellikleri

Caminin iç mekanı: dört eyvanımsı nişlerle genişletilmiştir. Bunlardan en büyüğü güneydedir. Orta kısım: kare planlı çapraz tonozla örtülüdür. Duvarlar, 85 cm yükseklikte, modern ahşap lambiri ile kaplanmıştır.

Tonozun ortasında: sekizgen kaideli kubbecik bulunur. Yan kenarlar: beşik tonoz örtülüdür. Güney kanat, diğerlerinden daha büyüktür. Yapının batısında üç bölümlü cemaat yeri vardır. Mihrap orijinaldir, özellikle alçı süslemeleri görülmeye değerdir. Caminin minaresi, batı bölümdedir. Orijinal minare, çatı üzerindedir. 1959 yılında ayrıca yeni bir minare eklenmiştir.

Çepni Hamamları

İki tane aynı ismi taşıyan hamam vardır. Bunlardan bir tanesi: caminin güneyinde 15-20 metre uzaklıktadır. Büyük olasılıkla caminin vakfıdır. Hamam yapısının yapı elemanları incelendiğinde camiyle aynı dönemde yapıldığı tahmin edilir. Yapı: dıştan iki büyük kubbeli ve dikdörtgen planlıdır. Diğer aynı ismi taşıyan hamam ise; Alabey Mahallesinde Dervişağa bahçesinde, şehir surlarının yapındadır. Ancak bu hamam, günümüzde tamamen harap haldedir. Muhtemelen çok eski olduğu tahmin edilen yapı, üç bölümlüdür. Doğuda tonoz örtülü, kare planlı bir bölüm vardır ve geçişli kubbe örtülüdür. Batıda sıcaklık vardır. Burası dikdörtgen planlıdır, ortasında kubbe ile örtülüdür.

Sivas Gemerek Yeniçubuk Köprüsü

YENİÇUBUK KÖPRÜSÜ

İlçe merkezine bağlı 24 km uzaklıktaki Yeniçubuk köyünde, köyün güneyindedir. Eski Sivas-Kayseri karayolu üzerinde, Gemerek-Yeniçubuk arasındadır. Yapım tarihi bilinmez. Ancak yapı üslubuna göre Osmanlı döneminde yapıldığı düşünülmektedir. Köprü kesme ve moloz taş kullanılarak yapılmıştır. Yuvarlak kemerli ve üç gözlüdür.

Sivas hakkındaki gezi yazım için Sivas

Yozgat Kadışehri

Yozgat Kadışehri

Oto galerileri çok, özellikle kamyon kamyonet galerileri oldukça fazla, çevre il ve ilçelerden buraya araç satışı-alımı için geliyorlar.

Kadışehri, Yozgat arası uzaklık: 65 km. Kadışehri, Çekerek arası uzaklık: 37 km. Kadışehri, Sorgun arası uzaklık: 65 km. Kadışehri, Sulusaray arası uzaklık: 30 km. Kadışehri, Yeşilyurt arası uzaklık: 41 km.

TARİHİ

İlçe, 1904 yılında nahiye merkezi olmuştur. Osmanlı döneminde ilçe merkezinin “ilim merkezi, kadıların ve alimlerin yetiştirildiği bir yer” olduğu bilinmektedir. 1920-1930 yılları arasında burada bir medrese bulunuyormuş. 1921 yılında ilçenin ismi “Devecidağı” olmuş ve Tokat iline bağlanmıştır.

Çekerek ilçesi ise, nahiye merkezi olarak Devecidağı ilçesine bağlanmıştır. 1922 yılında bölgede meydana gelen eşkıyalık olayları nedeniyle, Devecidağı ilçesi kaldırılmış, eski ismi Hacıköy olan Çekerek ilçe merkezi yapılmıştır. Devecidağı ilçesi de buraya bağlanmıştır.

1926 yılında Çekerek yine ilçe olmaktan çıkarılmış, Devecidağı, Kadışehri adı verilerek ilçe merkezi yapılmıştır. Bir süre sonra, Kadışehri’nin ilçe statüsü yine geri alınmış, eski ismi “Köhne” olan bugünkü Sorgun ilçe yapılmış, Kadışehri bir nahiye merkezi olarak, Sorgun ilçesine bağlanmıştır.

Daha sonra, Çekerek yeniden ilçe yapılmış ve Kadışehri nahiyesi Çekerek ilçesine bağlanmıştır. 1976 yılında Kadışehri belediyelik olur. 1991 tarihinde ise yeniden ilçe statüsü kazanır.

Yozgat Kadışehri

GENEL

İlçe arazisi kısmen dağlıktır. Kuzeyde yer alan Deveci dağları, en önemli yükseltilerdir. Burada yükseklik 1900 metreyi bulur. Deveci dağları, İç Anadolu ile Orta Karadeniz arasında geçit konumundadır. İlçenin güney kısmı ise geniş düzlüklerden oluşur. Deveci dağlarından erozyon yolu ile taşınan alüvyonlar, tarım alanlarında verimin artmasını sağlamıştır.

Ayrıca yine Deveci dağında bol çayır ve mera bulunması nedeniyle hayvancılık için oldukça uygundur. İlçenin ortalama rakımı 1907 metredir. İlçe merkezinden Küçüköz deresi geçer. Yörede karasal iklim hakimdir.

Buna bağlı olarak yazlar sıcak ve kurak, yüksek yaylalar ise serin geçer. Kışlar soğuk ve yağışlıdır. Yaygın bitki örtüsü bozkırlardır. Dağlar çıplak, ilçe merkezinin çevresinde meşe ormanları vardır.  Ekonomi tarıma dayalıdır.

Tarım faaliyetleri tahıl ağırlıklıdır. İlçede özellikle “Pazar” günleri kurulan hayvan pazarı, yörede oldukça meşhurdur ve çevre il ve ilçelerden gelenler yoğundur.

Kadışehri ve çevresinin her türlü ihtiyacı bu pazardan karşılanır. İlçenin bir diğer önemli özelliği de, oto galerileridir. Özellikle kamyonet pazarı büyüktür. İç Anadolu ve Karadeniz bölgesinden satıcı ve alıcılar gelir.

GEZİLECEK YERLER

Kadışehir ilçesinde maalesef tarihi ve turistik yer yoktur.

Yozgat Yerköy hakkındaki gezi yazım için  Yerköy

Yozgat Çayıralan

Yozgat Çayıralan

Yozgat ili ilçeleri arasında merkeze en uzak olan ilçedir. Çayıralan, Yozgat arası uzaklık: 110 kilometredir. Çayıralan, Sarıkaya arası uzaklık: 35 km. Çayıralan, Çandır arası uzaklık:  14 km. Çayıralan, Boğazlıyan arası uzaklık: 44 km.

Yozgat Çayıralan

TARİHİ

Çayıralan, Osmanlı döneminde Akdağ nahiyesi olarak anılır. Tarihi Çerkeş Bey’e uzanır. Çerkeş Bey: ilçeyi yazlık yaylalığı olarak kullanmıştır. İlçeyi ilk kuranlar: Türkmen yörükleridir. 1934-1935 yılları arasında yapılan araştırmalarda, Çayıralan yöresinde çıkan “Hitit Kraliçesi mezarı” burada Hititler tarafından bir ön karakol kurulduğu ve yerleşim bulunduğunu belirtir.

Oğuzların Gülhan kolu olan Dulkadiroğulları, önce Maraş-Elbistan yöresine daha sonra bu bölgeye gelerek yerleşirler. Bozok asıllı bu obalar nedeniyle, yöre “Bozok” ismini almıştır. 12-14’ncü yüzyıllar arasında Bozok’un merkezi Akdağ yani günümüzdeki adı ile Çayıralan olmuştur. 1520’lerde bölgede Osmanlı hakimiyeti görülür.

1876 yılında Boğazlıyan ve Akdağmağdeni, ilçe olunca, Çayıralan, Boğazlıyan ilçesine bağlı Çayırşehir adı ile bir nahiye olur. 1892-1936 yılları arasında, Boğazlıyan ilçe idaresi, Uzunlu’da ikamet ettiği için, Çayıralan’da Uzunlu’ya bağlıdır. 1948 yılında ise Çayıralan ilçe olur ve Yozgat iline bağlanır.

Yozgat Çayıralan

GENEL

İlçenin en önemli özelliği, Türkiye’nin tam orta noktasında bulunmasıdır. İlçe arazisi genellikle dağlıktır. Rakımı 1500 metredir. İlçenin bir yanında Akdağ ormanları ve diğer yanında ise Akdağlar bulunur. Engebeli arazi vadilerle parçalanmıştır, yer yer dalgalı düzlükler görülür. En önemli akarsu “Çayıralan özü” dür.

Yahyasaray ve İğdecik baraj göletleri, sulama amacıyla kullanılır. Yörede karasal iklim hakimdir ve buna bağlı olarak yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve yağışlı geçer. Akdağlar, ilçe merkezini sert rüzgarlardan korur. Bitki örtüsü bozkırlardan oluşur. Dağlık alanlarda ise, yağışlar nedeniyle ormanlar yoğundur.

İlçede yaşayanların ekonomik etkinliği: tarım, hayvancılık, arıcılık, fidancılık ve orman ürünleri imalatıdır. İlçe halkının büyük kısmı: Avrupa ülkelerinde işçi olarak bulunmaktadır. Bunlardan ülkeye kesin dönüş yapanlar ve Çayıralanlı olup memuriyet yapıp ardından emekli olanlar, ilçeye gelerek yerleşmektedirler.

ÇAYIRALAN KÜLTÜR VE BAL FESTİVALİ

Her yıl Ağustos ayı başında 2 gün süreli yapılır. Çayıralan Kaynarpınar Çakmak Çetin Mesire alanında kutlanır. Festivalde, yağlı güreşler ve konserler düzenleniyor.

Yozgat Çayıralan Arabaşı

NE YENİR

Çayıralan yöresini yolunuz düşer ve yerel lezzetlerden tatmak isterseniz, ilk önerim “Arabaşı” olacaktır. Diğer önerim ise “Galaboru” dur. Gilaboru çalı şeklinde bodur bir ağaçtır ve kırmızı salkım şeklindeki meyveleri sonbaharda toplanır, su içinde salamura yapılır, bir ay sonra yenmeye hazırdır.

Yozgat Çayıralan

GEZİLECEK YERLER

Yozgat Çayıralan Kümbet, Çerkez Bey Türbesi

KÜMBET, ÇERKEZ BEY TÜRBESİ

Selçuklulardan kalmadır. İlk yapıldığında: bir medrese, mezarlık ve bahçesinde kümbet bulunmaktadır. Ancak bu yapı topluluğundan günümüze sadece kümbet gelmiştir. Medresenin yerine ise bir cami inşa edilmiştir. Caminin ismi, Selçuklu camisi iken, Aşağı Cami olarak değiştirilmiştir.

Yozgat Çayıralan Kümbet Çerkez Bey Türbesi

Türbe

Türbe: 1557-1558 yılları arasında Kırşehir Sancak Beyi olan Çerkez Bey’e aittir. Çerkez Bey’in, 16’ncı yüzyılın ikinci yarısında, burada Tımar sahibi olduğu ve çiftliği bulunduğu bilinmektedir. Türbe: Kümbetli cami olarak bilinen caminin güneydoğusunda ve aynı avlu içindedir. Türbe: kare kaide üzerinde, sekizgen planlıdır. İçten kubbeli, dıştan sivri külahlıdır.

Tamamı düzgün kesme taştan yapılmıştır. Mezar odası ve gövde üzerinde, farklı renkte taşlar kullanılarak güzel bir görüntü oluşturulmuştur. Eyvanın doğu duvarında bulunan kitabeye göre, 1587-1588 yılları arasında yapılmıştır. Kümbetin kuzeyinde: eyvan şeklinde olan sivri kemerli ve beşik tonozlu girişi vardır.

İki yan tarafında: birer taş merdivenli sanduka katının önündeki podyuma çıkılır. Podyum iki kademelidir. Buradan profilli ve kemerli girişi olan mezar odasına inilir. Mezar odası: kare planlıdır. Üzeri aynalı tonoz örtülüdür ve üç mazgal pencere ile aydınlatılır. Kümbet: 2005 yılında tescil edilerek Koruma altına alınmıştır.

Yozgat Çayıralan Dikilitaş Tümülüsü

DİKİLİTAŞ TÜMÜLÜSÜ-TURLUHAN KÖYÜ (ESKİKÖY)

İlçe merkezinin 2.5 km doğusunda bulunan Yassı höyük üzerinde bulunan Tuğul Han (Çayırşehir), günümüzde “Çayıralan” isminin alınmasında etkili olmuştur. Evet, gerilere gidelim: Turluhan köyü: Osmanlı arşiv belgelerinde, 1556 yılında, Bozok Livası Akdağ nahiyesinin köyü olarak görülür.

Kayıtlara göre, köyün ismi “Göbek Pınarı” ve “Turluhan” köyüdür. Köyde yaşayan Hamza’nın babası Turluhan (Tuğlu Han), Göbek Pınarı olan köy için ikinci bir isim olmuştur. Osmanlı döneminde, Turluhan köyü, günümüzdeki “Dikilitaş” mevkindedir.

Köy, daha sonra, orman olan günümüzdeki yerine taşınmıştır. İshaklı höyük (Dikilitaş Tümülüsü) ün tepe noktasında, geçmiş yıllarda yapıldığı anlaşılan bir kaçak kazı çukuru vardır. Tümülüsün çapı 15 metredir ve çevresinde meşe ağaçları bulunur.

Yozgat Sorgun gezi yazısı hakkındaki yazım için Sorgun