İrlanda Dublin Genel

İrlanda Dublin Genel

Dublin şehri İrlanda’nın başkenti ve aynı zamanda en büyük şehri ve Dublin Kontluğunun merkezidir. Medeni, temiz ve huzurlu bir şehirdir. Ara sokakları, merkezinden daha güzeldir. İrlanda ülkesinin simgesi “dört yapraklı yonca” dır.

Coğrafi olarak: şehir, İrlanda’nın doğu kıyısında, Liffey nehrinin denize döküldüğü yerde, Dublin körfezine bakmaktadır. Yani, yarım ay şeklinde İrlanda denizi boyunca uzanan, İrlanda East Coast üzerinde yer almaktadır. Şehir dramatik Wicklow dağları ile güneyden sınırlandırılmıştır.

Şehir içinde, tüm ziyaret yerlerine en fazla yarım saatlik bir yolculuk ile ulaşılabilir. 2012 yılında, şehir 3.600.000 yabancı kişi tarafından ziyaret edilmiştir. Bunların: % 30 İngiltere, % 43 Avrupa ülkeleri ve % 19 Amerika ve kalan % 7’lik bölümü diğer ülkelerdendir. Yine 2012 yılında ülkenin turizm gelirinin % 43’lük bölümü Dublin tarafından sağlanmıştır. 2012 yılında 1 milyon ziyaretçi ile, “Guinnes Storehouse” ülkenin en çok ziyaret edilen yeri olmuştur.

Burada ilginç bir not vermek istiyorum. 1902 yılında İngiltere Kraliçesi Victoria ölünce: üzerinde güneş batmayan imparatorluğun merkezi Londra’dan: dünyanın dört bir yanına haber salınıp, yas nedeniyle bütün evlerinin kapılarının “siyah” boyanması istenir. Bu emre, yalnızca yaramaz çocuk “İrlanda” karşı çıkar ve “Biz İngiltere kraliçesi için yas tutmayız” diyerek, inadına tüm kapılarını rengarenk boyarlar. Yani: İrlanda denilince, uzun yıllara dayalı İngilizlere olan çekişmeleri gündeme gelmektedir.

Son bir not: Serbest İrlanda, İngiltere’ye bağlı olmadığı için İngiltere vizesi ile girilemiyor, gitmeden önce mutlaka İrlanda konsolosluğundan vize almak gerekiyor. Zaten, bu ülkeye gittiğinizde, buradaki insanlardaki İngiltere nefretini ve hoşnutsuzluğunu mutlaka sezeceksiniz ki, para birimleri bile paund/sterlin değil, euro kullanıyorlar. Yani, tüm ortak noktalarını silmişler.

 

ŞEHRİN İDARİ YAPISI

Dublin şehir merkezinde: Liffley nehrinin böldüğü iki bölüm bulunmaktadır. Bunlar:
1.Northside
2.Southside

Northside

Şehrin bu bölgesi: O’Connell caddesi, Parnell Meydanı, 17.yüzyılda şehrin en pahalı adreslerinden olan kuzey-güney yönünde ilerleyen Liffley yolu bulunur. General Post Office: O’Connell caddesinin aşağısında bulunur. O’Connel caddesinin Henry Street ile kesiştiği yerde popüler alışveriş merkezi bulunur. Moore Street içinde ise bir sokak pazarı görülür. Şehrin hayvanat bahçesi de bu bölgededir.

Southside

Burası genellikle daha çok işçi sınıfının yaşadığı yerdir. Burada: Temple Bar ve gece hayatı yaygındır. Ayrıca: Grafton Street çevresinde ana alışveriş bölgesi ve keyifli parklar bulunur.
Burada, İrlanda’nın en eski ve ünlü üniversitesi Trinity College, Hükümet Binası, Dublin Kalesi, LAnsdowne Road Stadyumu, Christchurch Katedrali ve St Patric Katedrali bulunur.

Outskirts

Dublin körfezi boyunca güneyde, Dublin şehrinin en güzel yerlerinden bazıları bulunur. Mükemmel sahil kasabaları ve limanları barındıran koylar, düz ve kumlu plajlar görülür. Özellikle. Sandycove, Dalkey ve Kiliney ilgi çeker. Güneşli bir günde, burada Akdeniz atmosferi bulunduğu söylenir. Dublin şehri körfezinin kuzeyinde ise, büyük bir balıkçı limanı olan Malahide ve bir park ile romantik bir 19.yüzyıl kalesi olan şirin sahil kasabası bulunur.

 

HAVAALANI

Dublin Havaalanı: günlük uçuşlar için kullanılmaktadır ve Avrupa’nın en işlek havaalanlarından birisidir. Şehir merkezinden 10 km uzaklıkta Collinstown ilçesindedir.
Havaalanı ile şehir merkezi arasındaki ulaşım için: taksiler yanında, Aircoach, Airlink ve Dublin Otobüs hizmet vermektedir. Havaalanı ile şehir merkezi arasında demiryolu bağlantısı yoktur.
Buradan; İngiltere ve Kuzey Amerika, Dubai, Abu Dabi gibi körfez ülkelerine direkt uçuşlar yapılır.

Havaalanında 2 terminal bulunur. Terminal 1 ve Terminal 2; çeşitli havayollarına tahsis edilmiştir, İrlanda ulusal havayolu şirketi, Terminal 2’yi kullanır.

Şehrin tek havaalanı günde 80 bin yolcu kapasitelidir ve bu rakamlarla Avrupa’nın en işlek 10 havaalanından biridir. Havaalanı ile bazı merkezler arasındaki yaklaşık seyahat süreleri şöyledir.
Dublin-İngiltere havaalanları: 45 dakika, Dublin-Avrupa havaalanları: 2-2.5 saat arasındadır. Dublin-New York arasındaki uçuşlar, 5.5 saat sürer. İstanbul-Dublin arasındaki uçuş süresi, 3 saat 40 dakika sürmektedir.

Havaalanı ile şehir merkezi arasındaki ulaşım: otobüs veya taksi ile sağlanır. Yolculuk yaklaşık 25 dakika sürer. Otobüs ile şehir merkezine ulaşmak isterseniz, 6 euro ücret ödemeniz gerekir. Taksi düşünürseniz, ortalama 25 euro ücret ödemeniz gerekecektir. Taksi tercih ederseniz, şehir merkezine yolculuk 15 dakika sürer. (Belediye otobüslerine göre daha konforlu olan Shuttle Aircoach denilen araçlar da şehir merkezine 15 dakikada ulaşırlar) 3-4 kişilik bir gurup olarak seyahat ediyorsanız taksi iyi bir seçim olacaktır. Taksi durakları, havaalanının hemen dışında otobüs terminalini geçtikten sonra görülebilir, yoksa yanınıza yanaşan taksi sürücülerini tercih etmeyin.

 

PARA

İrlanda’da “Euro” para birimi kullanılmaktadır. Bankamatikler yaygındır. Banka saatleri, Pazartesi-Cuma günleri: 10.00-16.00 arasındadır. Çoğu: otel, mağaza, restoranlar ve bazı barlar: tüm kredi kartlarını kabul ederler. Bir pub ziyaret etmek istiyorsanız, yanınızda nakit bulundurmanızı öneririm. Ayrıca: yine taksi ve toplu taşım araçları için yanınızda nakit bulunması şarttır.

Ancak, bu şirin şehir, maalesef çok pahalıdır. Guinness birası, birçok yerde 5 euro civarındadır. Londra şehrinde bile pahalıdır denilebilir. Yeme, içme, ulaşım, konaklama, müze girişleri aklınıza ne gelirse, hepsi diğer Avrupa şehirlerine göre pahalıdır.

 

ELEKTRİK SİSTEMİ

Şehirde 230 voltluk elektrik akımı kullanılmaktadır. Prizlere gelince: bazı yerlerde yuvarlak uçlu ikili prizler kullanılırken, birçok yerde iğne uçlu prizler kullanılır. Bu yüzden, burayı ziyaret etmeden önce bir dönüştürücü yani adaptör almanızı öneririm.

 

İKLİM

Şehrin tek kötü yanı: yazın ve özellikle Ağustos ayında bile, yanınızda ilave bir giysi bulundurmanız gerekmesidir. Çünkü, bu şehir: soğuk iklim sevmeyenler için uygun değildir.
Hava: yağmur-güneş-yağmur-güneş şeklindedir. Havanın sürekli yağmurlu olması dikkatinizi çekmiyor, ama güneş görünce insanlar şaşırıyorlar.

Genel anlamda kışları yumuşak ve yazları serin geçiyor, aşırı soğuk ya da sıcak olmaz. Çünkü, okyanus iklimi hakimdir. Ocak ayında ortalama sıcaklık 8-9 derece civarındadır. Temmuz ayında ise ortalama sıcaklık 20-22 derece civarında olur. En kuru ay: Nisandır. Temmuz ve Ağustos aylarında festivalleri düşünerek gitmenizi öneririm.

İklimle ilgili en güzel sözü yerliler şu şekilde söylerler “buranın havasını beğenmiyormusun, o zaman 10 dakika bekle”. Yani, sonuçta gökyüzünde güneş varsa on dakika sonra yağmur yağabiliyor veya tam terside olabiliyor. Bu yüzden, hazırlıklı olmanızda yarar var.

İrlanda Dublin Genel

ŞEHİR İÇİ ULAŞIMI

Dublin şehrinde, birçok yere yürüyerek gitmek mümkündür. Bu yüzden mesafeler kısa olduğundan: yürümek dışındaki en büyük seçenek bisiklettir. Bu arada, şehirde metro yok. Gideceğiniz yere göre tramvay tercih edebilirsiniz. Tramvay biletlerini duraklardaki makinelerden, otobüs biletlerini ise şöförden satın alabiliyorsunuz, ancak yanınızda tam para bulundurun, şöför çoğu zaman küçük para üstünü geri veremiyor.

Şehir içi ulaşım, daha doğrusu trafikle ilgili bir not daha vermek istiyorum. Malüm burada trafik ülkemizdekinin tersine, soldan akıyor. Bu yüzden, caddelerde karşıya geçerken, ışıklara uyulmasa ezilme tehlikesi oluyor. Çünkü araçlar hiç tahmin etmediğiniz yönden çıkabiliyor. Bu yüzden: trafik ışıkları önünde, yerlere uyarıcı yazılar yazmışlar.

Tabii bu durum, araba kiralamak isteyenler için de önemli çünkü tersten akan trafiğe alışmak zaman alıyor.

 

Bisiklet

Dublin: Paris, Kopenhag ve diğer birçok Avrupa şehri gibi mükemmel bisiklet düzenine sahiptir. Şehirde: bisikletle seyahat etmek çok kolaydır ve şehir merkezinde 40’dan fazla bisiklet kiralama istasyonu bulunmaktadır. 3 günlük bir bisiklet kiralamak isterseniz, yalnızca 3 euro ödemeniz gerekir. Şehirdeki yakın manzaraları görmek için mutlaka bir bisiklet yolculuğu yapmalısınız.

İrlanda Dublin Genel

Tekne

Liffey nehri boyunca farklı bir yolculuk yapmak isterseniz, bu benzersiz deneyim için bir tekne gezisine katılmalısınız. Bu gezide: Dublin’in tarihi köprüleri altından geçerken, uzman rehber tarafından İrlanda tarihinin olayları anlatılmaktadır.

İrlanda Dublin Genel

At Arabası

Dublin şehrinin Arnavut kaldırımlı sokaklarında at arabası ile seyahat edebilirsiniz. Bu gezi: sizin istediğiniz rotada yapılacak ve isterseniz yerel rehber de bulunacaktır. Nisan ve Ekim ayları arasında düzenlenen bu tur: St Stephen Gren caddesinden başlar.

İrlanda Dublin Genel

Pedibüs

Eğer bir gurup ile şehre geliyorsanız, Dublin Pedibüs kullanabilirsiniz. Dublin Pedibüs: 10-16 kişilik bir bisiklettir. Bisiklet: Dublin manzaralarını izleyerek gezinmek isteyenler tarafından 2 saat boyunca kiralanır ve üzerinde bir de müzik düzeni bulunmaktadır. Tur yani yol planını kendiniz yapabilirsiniz.

 

Otobüs

Sarı renkli, 2 katlı otobüsler bulunur. Bunlara “Dublin Bus” ismi verilmektedir.

İrlanda Dublin Genel

İNSANLAR

Şehirde çok sayıda Brezilyalı bulunur. Sonra ise, Suudiler ve azınlık bir gurup olarak Türkler sayılabilir. Sokaklarda pek Türk görmek mümkün değildir.
Dublinliler: çok güler yüzlü, dost canlısı ve koyu muhabbeti seven insanlardır. Bir adres sorduğunuzda, uzun uzun anlatırlar. Yaşlı insanlar çok yardımsever olmalarına rağmen, genç olanların birçoğu yabancıları sevmezler.

Öte yandan: şehirde İrlanda’nın en büyük üniversitelerinden üçü bulunur, bu yüzden Dublin genç şehirdir denilebilir. Ama, aslen şehirde her yaştan ve toplumun her kesiminden insanla karşılaşabilirsiniz. Kızları: açık tenli, kızıl saçlı ve genellikle çillidir.

İrlanda Dublin Genel

GÜVENLİK

Dublin şehrinde özellikle gece saat 21.00’den sonra hırsızlık ve gasp olaylarının çok yaşanması nedeniyle, yalnız olarak sokağa çıkmamanız önerilir. Sokaklarda: çok fazla sayıda genç gurupları insanları gasp etmeye çalışırlar.

Özellikle, hafta sonlarında sokaklarda çok sayıda alkollü yani sarhoş insan bulunması, güvenliği iyice tehdit ediyor.

Bunun dışında, toplu taşıma araçlarında özellikle yankesicilere karşı dikkatli olmanızı öneririm. Hırsızlar genellikle akıllı telefonlar, ipad, ıpod gibi küçük elektronik eşyaları çalıyorlar.

 

DİL

Dublin şehrinde eğer İngilizceniz iyi ise, herhangi bir dil sıkıntısı çekmesiniz. Bazı İrlandalılar çok temiz İngilizce konuşurlar. Ancak, farklı aksana sahip İrlandalılar da bulunur. Onların ne söylediğini anlamakta zorlu çekersiniz.

Sokak işaretleri ve resmi binalar: İngilizce ve Gal ve yerli İrlanda dilinde belirtilmektedir. Buna rağmen, şehirde Gal dili konuşan birine rastlamanız pek mümkün olmayacaktır. Zaten bütün İrlandalılar pek kullanmasa da kendi dillerini öğrenmek zorundadırlar.

İrlanda Dublin Genel

KÜLTÜREL ETKİNLİKLER

Halloween

Halloween kutlamaları sırasında Dublin’e giderseniz: her gece boyunca sokaklarda değişik ve genel olarak korkunç kostümlü insanları görebilirsiniz. Bu bir anlamda “cadılar bayramı” etkinliğidir. Bu etkinlikte, havai fişek gösterileri, aile etkinlikleri düzenlenir. Cadılar bayramı mekanları, bayram süresince ailelerin eğlendirilmesini amaçlamaktadır.

Dublin Uluslar arası Film Festivali

Bu festivale: her yıl 100 film katılmakta ve bunların galaları: tüm dünyadan oyuncular ve yönetmenleri şehre çekmektedir. Festival iki hafta boyunca sürmektedir.

Aziz Patric Günü-Parade ve Festival

İrlanda’nın koruyucu azizi, şehrin birçok yerinde kutlamalar ile anılıyor. Açık hava etkinlikleri, her yıl Mart ayının ortalarında yapılan bu etkinliklerde bir hafta sürüyor. Bu festival boyunca, şehir büyük bir parti alanı haline geliyor. Tüm şehir yeşile boyanıyor ve bu festival boyunca İrlandalılar, İrlandalı olmakla övünüyorlar.

Geçit töreninde: yeşil-beyaz-turuncu renkler hakimdir. Törene: guruplar ve dansçılar katılır. Hatta: ülke dışından, Amerika, İtalya ve Almanya’dan çeşitli guruplar da katılmaktadır. St Patric günü geçidinde Brezilya’dan bir samba okulu da katılır. İrlandalılar kahvaltıda, bu gün: pastırma, sosis, siyah ve beyaz puding, yumurta, mantar, fasülye yerler ve yeşil giysiler giyerler.

Heineken-Yeşil Enerji Festivali

Dublin şehrinin en büyük Rock ve Pop festivali: 1966 yılından bu yana kutlanmaktadır. Açık hava festivali için, şehre bu sırada 50 bin müzikseverin geldiği söyleniyor.

Muş Hasköy

Muş Hasköy

Hasköy, Muş arası uzaklık: 18 km. Hasköy, Güroymak arası uzaklık: 33 km.

TARİHİ

Burada ilk yerleşimciler, Osmanlı döneminde Irak ülkesinden göçerek buraya gelmiş ve yerleşmişlerdir. Yerleşimin eski ismi “Derhas” iken sonradan “Hasköy” olarak değiştirilmiştir. Yerleşim yeri 1968 yılında kasaba, 1987 yılında ise ilçe olmuştur.

GENEL

İlçe Muş ovası üzerine kuruludur. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 1400 metredir. Güney bölümleri ise engebeli ve daha yüksektir. Yörede karasal iklim hakimdir. Buna bağlı olarak yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve kar yağışlı geçer. İlçede yaşayanların başlıca ekonomik etkinliği tarım ve hayvancılıktır.

NE YENİR

Buralara yolunuz düşerse meşhur Hasköy et döneri yemelisiniz.

GEZİLECEK YERLER

Hasköy ilçesinde gezilmesini önereceğim tarihi ve turistik yer bulunmamaktadır.

Ordu İkizce

Ordu İkizce

İkizce, Ordu arası uzaklık 92 km dir. İkizce, Ünye arası uzaklık 30 km.

TARİHİ

Yörede ilk yerleşimin Rum Pontus Devleti yönetiminde olduğu bilinmektedir. Bu tarihler muhtemelen 1204-1461 yılları arasındadır. 1461 yılında, Fatih Sultan Mehmet tarafından, yöre Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Osmanlı vezirlerinden Lala Paşa: bir seferi sırasında Eski Cami (günümüzdeki Ulu Cami) yanındaki düzlükte konaklamıştır.

Yöre halkı kendisini karşıladığında bir demet lale sunmuştur. Paşa, kendisine gösterilen bu ilgiden memnun kalmış ve yöreye “Lale” ismini vermiştir. Zamanla bu isim “Laleli” olarak kullanılmıştır. Daha sonra yerleşimin ismi “Laleli Mabeyceli” olarak kullanılmıştır. 1957 yılında yerleşimin ismi “İkizce” olarak değiştirilmiştir. 1972 yılında Belediye kurulur, 1990 tarihinde ise ilçe olur.

Ordu İkizce

GENEL

Yerleşim yeri, Akçay ırmağının iki yakasında tepelerin eteğinde kurulmuştur. İlçenin tam ortasından Akçay ırmağı geçer ve Karadeniz’e dökülür. Bundan dolayı, buraya “Dereiçi” de denilmektedir. İki yakalı olan ilçe, bir köprü ile birleşir.

Akçay ırmağı, ilkbaharda karların erimesiyle taşar, yaz döneminde ise suyu azalır. Karadeniz sahiline olan uzaklık 15 km dir. İlçenin denizden yüksekliği ortalama 130 metredir.

Ancak belde ve köylerin yükseklikleri değişmektedir. Yörede Karadeniz iklimi hakimdir, buna göre yazlar sıcak, kışlar ise soğuk ve kar yağışlı geçer. Bitki örtüsü ormandır.

İKİZCE MESLEK YÜKSEK OKULU

2011 yılında Ordu Üniversitesine bağlı olarak kurulmuştur. Finans, Bankacılık, Sigorta, Sağlık Bakım Hizmetleri, Terapi ve Rehabilasyon bölümlerinde eğitim verilmektedir. Okul ilçe merkezine 800 metre uzaklıktadır. Ünye yönüne düzenli olarak toplu ulaşım bulunmaktadır.

Ordu İkizce

GEZİLECEK YERLER

LALELİ CAMİİ

Düzpelit Mahallesindedir. Çevresinde mezarlık bulunur.

Caminin hangi tarihte ve kimler tarafından yapıldığı belli değildir. En büyük özelliği, uzun yıllar önce yapılmış olmasına rağmen hiç yıpranmadan günümüze kadar gelmiş olmasıdır. Hiç çivi kullanılmadan yapıldığı için Çivisiz cami olarak da isimlendirilir.

Yani caminin yapımında kurtboğazı tekniği kullanılmıştır. Tamamen ahşap malzeme kullanılarak yapılmıştır. Zeminin nemli ortamından ayrılması için yani yerden gelecek nemden korunmak için, 45-50 cm yükseklikte taş bir zemin üzerine oturtulmuştur.

Türkiye’nin en eski ahşap camisidir ve yaklaşık 500 yıllık geçmişe sahiptir. Çünkü 1994 yılında ağaçlar üzerinde bir inceleme yapılmış ve caminin 400-500 yıllık olabileceği söylenmiştir. Ahşap malzeme bölge iklimine dayanıklı, pelit ağacından yapılmıştır. İnşaatta kullanılan keresteler, Ünye Çatak köyü Düzpelit mahallesinden temin edilmiştir.

Caminin çift kanatlı kapısı, sanat tarihçileri açısından özel bir öneme sahiptir. Kapı çevresi kabartmaları ve kapı göbeği olarak yapılmış lale kabartması ise, oldukça dikkat çekicidir. Cami ismini bu lale motifinden alır.

Kapı üzerinde, en üstte yaşam çiçeği, üst kenarlarda ise stilize hayat ağacı motifleri ve lale figürleri bulunur. Lale ve hayat ağacı figürleri, Selçuklulardan itibaren Anadolu’da yoğun olarak kullanılmıştır. Yine içeride kadınlar mahfilini taşıyan ahşap dikmelerin başlıklarında da stilize lale motifleri bulunur.

Cami duvarlarında yelkenli resimleri ve bazı tarihler, sonradan kazınmıştır. Caminin iç dekorasyonu oldukça sadedir.

Yakın zaman önce restore edilmiştir. Bu restorasyonda: tavan, çatı ve bahçe bölümleri yeniden düzenlenmiştir. Çalışmalar sırasında hiçbir tahta yerinden oynatılmamıştır. Yani camiye tek bir çivi çakılmamıştır. Caminin büyük bölümünü oluşturan ahşap kısımlar ve kapısı, 500 yıl önceki orijinal haliyle aynen durmaktadır.

Caminin çatısında kullanılan oluklu kiremitler, Gençağa kalesinden getirilmiştir.

Caminin minaresi yoktur.

Cami önceden daha büyük inşa edilmiş, sonradan geçirdiği bir onarımla küçültülmüştür. Onarımdan artan kerestelerle yolcular için bir barınak yapılmıştır. Çünkü caminin hemen önünden geçen taş yol çevrenin bilinen en eski yoludur. Ancak bu barınak cami çevresi restore edilirken kaldırılmıştır.

Laleli camisinin dünü ve bugünü böyledir. Ancak Laleli Camisini daha iyi tanımak için, burası hakkında anlatılan bir efsaneden de söz etmek istiyorum. Evet caminin yapılmasıyla ilgili yöre halkı tarafından anlatılan efsane şöyledir.

“Yıllar önce, caminin yapılması için önce başka bir yer ayarlanır ve oraya caminin malzemeleri taşınır. Derken caminin temeli atılır ve akşam olunca herkes evine gider. Ancak ertesi günü, halk camiyi yapmaya devam etmeye gittiğinde, caminin temelinin yerinden söküldüğü ve kalasların da yerinde olmadığını görürler.

Ararlar ve sonunda camiyi temeli atılmış ve kalasları da şu anki caminin bulunduğu yerde bulurlar. Sonunda birkaç kez tekrarlanan bu olayın ardından bir keramet olduğu düşünülerek cami bugün bulunduğu yere yapılır.

Cami avlusu eski mezarlarla doludur. Bu yüzden, kurak mevsimlerde, insanlar yağmur duası için burada toplanırlar. Burada edilen duaların gerçekleştiğine inanılır.

ŞAHİNKAYA

Gazi Mahallesindedir. İlçe merkezine 3 km uzaklıktadır. Şahinkayası, sarp bir yerde, tabii bir granit kayadır. Kayanın içerisinde: insanlar tarafından yapılmış mağaralar vardır. Kaya bloğu: şahinler, akbabalar, kartallar ve kuzgunlar yaşadığı için Şahinkayası ismini almıştır.

Ordu İkizce Gençağa Kalesi

GENÇAĞA KALESİ

Karlıtepe Köyündedir.  İlçe merkezine 6.8 km uzaklıktadır. Bu yolun 2.4 km asfalt, kalan bölümü stabilizedir.

Ordu İkizce Gençağa Kalesi

Kale, 13’ncü yüzyılda Hacıemiroğulları Beyliği döneminde yapılmıştır. Evet, bence önce bu kaleye ismini veren Genç Ağa hakkında anlatılan bir efsaneden söz etmeliyiz. Toplumdaki haksızlıklara ve yapılan yanlışlara, zenginlerin fakirlere yaptığı zulümlere isyan eden genç bir ağa, yüksekçe bir tepeye çıkar ve oraya bir kale yaptırır.

Genç Ağa burayı kendisine mesken edinir, gelip geçen kervanları takip eder ve zenginlerin kervanlarını basarak (Köroğlu gibi) onlardan aldıklarını fakirlere dağıtmaya başlar ve halkın gönlünde taht kurar.

Evet yöre halkı bu olayın ardından, kaleye Genç Ağa kalesi adını vermiştir. Çok zengin ve çok sayıda askeri olan Derebeyi Genç Ağa: kale düşmanlar tarafından kuşatıldığında, bir gece 7 katır yükü altınla kaleyi terk ettiği ve katırların yorulduğu yerde, altınları gömerek düşmandan kurtulduğu söylenir.

Günümüze gelelim. Kale, bölgeye hakim bir tepe üzerindedir. Çevresi surlarla çevrilidir. Doğal kaya kütlesi üzerinde kurulmuştur.

İki bölümden oluşur. Bunlardan biri kuzeyde, diğeri güneydedir. Asıl birinci bölüm, yani Güneydeki bölüm: Ağa yani kale kumandanının yerleşim alanıdır. Yaklaşık 60 metre yükseklikte bulunan kütle, kayanın kuzeyi ve kuzeydoğusu yarıya kadar, 2 metre kalınlığında kesme taştan sur örülerek çevrilmiştir.  

Doğu ve güney yönleri, surlarla çevrilidir.

Diğer yönlerde sarp kayalar bulunduğundan sur yoktur.

Kalenin giriş kapısı: 30 metre yükseklikte olup, buraya oyma 69 basamaklı taş merdivenle çıkılır. Girişte kemerli bir açıklık bulunur.

Giriş kapısının hemen solunda, bir oda vardır. Bu odanın yüksekliği 6 metre, genişliği 3 metredir. Ancak gerek bu oda ve gerekse diğer bölümlerin taşları, yöre köylüleri tarafından kendi evlerinin yapımı için alındığından, net plan görülemez. Zaten bunun sonucunda, surlarla çevrili alan düzlük ve çayırlık haline gelmiş, yapı kalıntısı kalmamıştır.  

Bu yerleşim alanından sonra, 30 metre daha ileride, sivri tepenin eteğinde 5 tane su kuyusu vardır. Bu su kuyuları, oyma kanallarla birbirine bağlanmıştır ve muhtemelen sarnıç olarak kullanıldıkları düşünülür.

Bu kuyulardan, birinci büyük kuyunun ağzı dar, dini geniştir. İçine taş atıldığında, bakır sesine benzer yankı yapar ve bu yüzden halk arasında bu kuyuya “Bakır kuyusu” denir. Tabii bir de defineci boyutu var. Defineciler çeşitli kazılar yaparak kuyunun bakırlarını almak istemişler, böylece kalenin zemin yapısını bozmuşlardır.

Kuyulardan ikinci bölüm ise, oldukça sert ve sivri kayalardan oluşur. Burada: ağzı dar, 6-7 metre genişliğinde bir kuyu bulunur. Bu kuyunun içerisinde kemikler ve kemik tozları bulunduğundan, yerli halk bu kuyuya “Kemik kuyusu” ismini vermiştir. Rivayete göre, bu kuyu bir zamanlar zindan olarak kullanılmıştır.

Ordu İkizce

Kale, 1998 yılında 1. Derece doğal ve arkeolojik sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

Ordu İkizce Cin Değirmeni

CİN DEĞİRMENİ

Değirmen: İkizce-Devecik yolunun 17’nci kilometresindedir. İlçe merkezine 17 km uzaklıktadır.

Değirmen: Diyek Irmağı üzerindedir. Değirmen, söylenenlere göre Rumlar tarafından yapılmıştır. Yine söylenenlere göre, ilk yapılan değirmen tahta imiş, mağara içinde ağaçtan yapılan ilk değirmen, 1970’li yıllarda bir sel sonucu sürüklenerek yol olunca yerine günümüzdeki taş değirmen 3 x 4 metre ebatlarında yapılmıştır.

Gelelim değirmenin ilginç ismine; eskiden yörede ekilen mısır, buğday, arpa ve yulaf öğütülmek üzere köylüler tarafından buraya getirilirmiş, ancak kalabalık olur sıraya girilir, bazen değirmen gece de çalışırmış. Bu cin hikayeleri de bu gece çalışma nedeniyle ortaya çıkmıştır.

Ordu İkizce Cin Değirmeni

Evet burada doğa üstü varlıklarla ilgili anlatılan birçok hikaye var, bunları yazmak istemedim, çünkü anlatılanların hepsi rivayet yani gerçek olup olmadıkları meçhul bu yüzden hikayelere girmeyelim ama gerçek olan tek şey bu değirmenin isminin “Cin değirmeni” olduğudur. Bence bu hikayelerin temelinde, değirmenin oldukça ıssız bir yerde bulunuyor olmasıdır.

Ordu İkizce Keriş Köprüsü

KERİŞ KÖPRÜSÜ

Şenbolluk ve Kaynartaş mahalleleri arasında Kutluca deresi üzerindeki köprü, 1896 yılında Rumlar tarafından yapılmıştır. Köprünün uzunluğu 15 metre, genişliği 2 metredir. Köprü yapılırken Horasan harcı denen bir maddeyle, kesme taşlar, birbirine yapıştırılmıştır.

Ordu Ulubey hakkındaki gezi yazım için  Ulubey