Çin Nanjing

Çin Nanjing

Kelime anlamı: Güney Başkent. Özellikle, 6 hanedan döneminde, burası başkent olarak kullanılmıştır.

Hatta: Ming hanedanı imparatoru ve ülkenin ilk cumhurbaşkanının mezarlarının burada olması, buraya ayrı bir önem kazandırmaktadır.

Çin ülkesinin, dört büyük antik başkentinden biridir.

Çin Nanjing

Ülke içinde, nüfus yoğunluğunun fazla olduğu şehirlerden biridir. Şehir nüfusu, 5 milyon kişiden fazladır.

Bu nüfus yoğunluğu ile, Doğu Çin bölgesinin en kalabalık ikinci şehridir.

Aynı zamanda, ülkenin bir kültür şehridir. Tüm ülke çapında aydınları çeker.

Tang ve Şarkı hanedanı dönemlerinde, şehirde, birçok şair toplanmıştır.

Çin Nanjing

 

Şehirde: Yangzte (Changjiang) nehri, önemli bir yere sahiptir ve bunun sonucunda, tarihi süreç içinde, şehir önemini korumuştur.

Nehir, şehir merkezinde, yaklaşık 1 km. genişliğe kadar ulaşmaktadır. Nehir üzerindeki devasa köprü ki bu köprü şehrin sembolüdür, tarihi özellik taşımamaktadır.

Çünkü: şehir, tarihi süreç içinde birçok felaket yaşamış ve tarihi kalıntıların büyük bölümü yok olmuştur. Özellikle: 1938 yılında şehri ele geçiren Japonlar, büyük vahşet sergilemişlerdir.

Yani, II.Dünya savaşı sırasında, çinlilerin en çok kayıp verdikleri yörelerden biridir.

Çin Nanjing

Yine de, şehirde eski ve yeni iç içe geçmiş olarak barınmaktadır. Caddelerde yürürken, modern otobüslerin yanında, bisikletler de görebilirsiniz.

Bunun  dışında: şehir halkı, yerel lezzetlerin ön plana çıktığı, yemek kültürü ile de övünürler. Şehirde: Pekin ördeği yemeğinin bir başka  türü olan “Tuzlu Ördek” yemeği yapılır.

Tuzlu ördek yemeğinin en büyük özelliği ise: Pekin ördeği, çiftlik ördeklerinden yapılırken, Tuzlu ördek yemeği: doğal ortamda yetişen ördeklerden yapılmaktadır.

Çin Nanjing

ŞEHİRDE GEZİLECEK YERLER

Çin Nanjing

YANGZTE IRMAĞI KÖPRÜSÜ (NANJİNG CHANGJİANG DAQİAO)

Köprünün uzunluğu: 160 metredir.

Köprünün yapımına başlandıktan sonra, 1960 yılında, Sovyetler Birliği teknik desteğini çekmesine rağmen, köprü Çinli mühendisler tarafından 1958 yılında bitirilmiş, tam bir mühendislik harikasıdır.

Köprü üzerinde: demiryolu ve karayolu için iki kat bulunmaktadır. Bu özelliğiyle de dikkati çeken köprü, dünya üzerinde en uzun iki katlı köprüdür.

Çin Nanjing

ZHONGHUA KAPISI

Şehir surları üzerinde bulunan güney kapısıdır. Çin ülkesinin, en büyük kale tarzı şehir kapısıdır. Kalenin inşaatı: 1336-1387 yılları arasında, 21 yıl sürmüştür. Giriş ücreti: 25 yuandır. Şehrin turistik merkezlerinden biridir.

Kapıya, hazine buluşması kapısı denilmektedir. Bununla ilgili bir efsane var. Ming hanedanlığının ilk imparatoru Zhu Yuanzhang: yapılırken, zemindeki bataklık nedeniyle, kapı çöker. Bunun üzerine, kapının altına, bir kase, hazine gömülür.

Uzun yıllar, hazine buluşma kapısı olarak kullanılan isim, 1911 yılında, Çin Halk Cumhuriyeti kurulmasından sonra, Zhonghua kapısı adını almıştır.

Çin Nanjing

KONFİÇYÜS TAPINAĞI (KONFİCÜ)

Büyük  düşünür Konfüçyüs adına adanmıştır. Fuzimia semtinde bulunmaktadır.

Song hanedanı döneminde, 1034 yılında inşa edilmiştir. Ancak, yapıldıktan sonra, birçok kez hasara uğramış ve her keresinde yeniden inşa edilmiştir. En son olarak, 1937 yılında Japonlar tarafından yıkılmış ve 1984 yılında ise yeniden inşa edilmiştir.

Tapınağın hemen önünde, Qin Huai ırmağı var. Bu nehrin hemen güney kıyısında: yaklaşık 120 metre uzunluğunda, tuğladan yapılmış, Çin ülkesinin en uzun duvarı bulunuyor. 16.22 metre yüksekliğinde ve 28.1 metre genişliğindeki duvarın kaidesi ise, yaklaşık 5 metredir.

Çok renkli ve güzel bir yer olan yöreden, değişik hediyelik eşyalar satın alabilirsiniz.

Çin Nanjing

NANJİNG CİTY WALL-ŞEHİR SURLARI

Şehrin bir diğer özelliği, dünya üzerinde en uzun şehir surlarına sahip kenttir. Şehir surları: 14. yüzyılda Ming hanedanı döneminde yapılmış ve yapımında 200 bin işçi çalışmıştır. 7 milyon metreküp toprak taşınmış ve inşası, 21 yıl sürmüştür.

Surların uzunluğu: 34 kilometredir. Şehrin kuşatılması halinde, surlar, şehir merkezinde yaklaşık 3000 kişinin saklanabileceği ve barınabileceği tünelleri bulundurmaktadır. Sur duvarları üzerindeki en öne çıkan giriş kapısı: güneydeki Zhonghua Kapısı (Zhonghuamen) dır. Evet, yaklaşık 600 yıllık şehir surları, günümüzde ayakta duruyor. Çünkü: yapıda kırık tuğla, çakıl ve sarı toprak  tabakası kullanılmıştır.

Çin Nanjing

CHAOTİAN SARAYI

İmparatorluk sarayı olarak yaptırılmıştır. Günümüzde ise, burada şehir Belediye Müzesi bulunmaktadır. Koleksiyonunda ise, 100 binden fazla kalıntı barındırır. Asıl saray yapısı, Taiping isyanı sırasında yanarak yok olmuş ve bugün görülen yapılar: 1886-1870 yılları arasında yapılmıştır.

Saray içinde, birçok salon bulunmaktadır. Yapı, bir  zamanlar Konfiçyüs akademisi olarak da kullanılmıştır.

GÖKSEL KRALLIK SARAYI (TİANQANG-FU)

Şehir merkezinin güneyindedir. 19. yüzyılda inşa edilen yapı, döneminde mimari özellikleriyle ön plana çıkan bir yapıdır. Ancak, günümüze bu sarayın kalıntıları gelebilmiştir. Saray bölgesinde görebilecekleriniz: Taiping isyanını konu alan müze, ejderha duvarı, imparatorların kullandığı yüzen taş evin de bulunduğu şişe şeklindeki yapay göl.

Çin Nanjing

NANJİNG MÜZESİ (NANJİNG BOWUGUAN)

Müze: 1933 yılında: şehir surlarının doğu yönündeki giriş kapısı olan “Zhongshan kapısı” nda kurulmuştur.

Müzede görebilecekleriniz arasında bulunanlar: yaklaşık 2000 yıllık bir kefen (bu kefen üzerinde, 2500 adet yeşim taşı, gümüş ipliklerle birbirine bağlanmıştır) , taş figürler, antik döneme ait çömlekler, bronzlar, kumaşlar, seramikler.

Bu şehri ziyaret edenlerin mutlaka görmesini öneriyorum.

Çin Nanjing

DAVUL KULESİ-DRUM KULE-(GULOU)

Şehir merkezinin tam ortasındaki bir tepe üzerindedir. Kule: davul ile saati bildirmek yanında, tehlike halinde halkı uyarmak için  de kullanılmıştır.

Günümüzde, kulede: bir çay evi ve kafeterya bulunuyor.

Çin Nanjing

NANJİNG PORSELEN KULESİ

Şehrin güney kıyısında, tarihsel bir sitedir. 15. yüzyılda, Ming hanedanlığı döneminde inşa edilmiştir. 19. yüzyılda ise Taiping isyanı sırasında yıkılmıştır.

Kule, ilk yapıldığında: yerli ve diğer kültürler için, bir ulusal hazine olarak görülmüştür. Hatta, Batı dünyası tarafından, Dünyanın 7 harikasından biri olarak bile sözü edilmiştir. 1801 yılında yıldırım düşen kule hasar görür. 1850 yılında ise, kule çevresinde sivil savaş çıkar.

Yukarıda sözünü ettiğim gibi, Taiping isyanının bu şehre de ulaşması üzerine, isyancılar tarafından kule tahrip edilmiştir. 1856 yılında ise, kule yıkılmıştır. Kulenin kalıntıları ; yeniden inşa edilene kadar, uzun süre unutulmuştur.

Kule: 1852 yılında, burayı ziyaret eden Amerikalı bir misyonerin yazıtlarına göre: sekizgen bir taban yapısı üzerinde, 30 metre çapındadır. Ortasında, 79 metrelik bir merdiven bulunmaktadır. Yapıldığında, Çin ülkesinin en büyük yapılarından biridir.

Beyaz porselenden inşa edilen kule, gün boyunca güneş ışınlarını yansıtırmış. Geceleri ise, içindeki 140 lamba yakılarak aydınlatılırmış. Süslemede kullanılanlar ise: hayvanlar, çiçekler, manzara görüntüleri, Budist görüntüler.

FUZİMİAO TAPINAĞI

Burası, şehrin en hareketli alışveriş caddelerinden birinin üzerinde olan, hareketli bir tapınaktır. Bu Konfiçyüs tapınağının bulunduğu bölgede: özellikle, akşam saatlerinde kurulan tezgahlarda: her türlü alışverişi yapabilirsiniz.

Çin Nanjing

DR.SUN YAT-SEN MOZOLESİ (ZHONGSHANLİNG)

Mor tepeler üzerindedir.

Bu anıtmezar, Çin Cumhuriyetinin kurucusu için yapılmıştır. Dr. Sun Yat-Sen: sağlığında bu tepeler üzerinde sık sık dolaşmış ve hatta öldüğünde buraya gömülmeyi vasiyet etmiştir. (1925 yılında ölmüştür.)

Evet, burası bir tepe üzerine inşa edilmiş, yapılar topluluğudur. İnşaat: Ocak 1926 yılında başlamış ve 1929 yılında bitirilmiştir.

Buraya ulaşmak için: 400 basamaklı bir merdiven çıkmak gerekiyor. Merdivenin her iki yanında, çınar ağaçları var. Burayı çıktığınızda, tepe üzerinde, çatısı mavi renkli mozoleye ulaşıyorsunuz. Mozole içinde: Dr. Sun Yat-Sen’in: otururken, ayakta ve yatarken heykelleri var.

Çin Nanjing

MİNG  XİAOLİNG ANIT MEZARI

Bu anıtmezar da yine “Mor-Altın Dağ” üzerindedir. Giriş ücreti, 70 yuandır.

Anıtmezar. Ming hanedanının kurucusu İmparator Hong Wu’ya aittir. 1384 yılında, Kraliçe Ma, öldüğünde buraya gömülmüştür.

Mezar yapısı: 1381-1431 yılları arasında, 100 bin işçi tarafından yapılmıştır. Orijinal duvarı: 22.5 km. uzunluğundadır. Mezar yapısı bittikten sonra, 5000 asker tarafından, mezar soyguncularından korunmuştur. İki bölümden oluşan komplekste, bir kutsal yol ve bir de mezar bölümü bulunuyor.

Ama: imparator hayatta iken yapılan bu mezarın en ilginç öyküsü: kendisi öldüğünde karısı ve 45 cariyesinin de kurban edilerek aynı mezara gömülmesidir. Burası, 2003 yılında, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine yazılarak, koruma altına alınmıştır.

Çin yemek kültürü

Pekin

Çin Guangdonk eyaleti Kanton

Avustralya Alışveriş

Avustralya Alışveriş

Avustralya’nın büyük şehirlerinin hepsinde, birinci sınıf alışveriş merkezleri bulabilirsiniz. Bazı şehirlerde, Pazar günleri dahi, bu büyük mağazaların birçoğu açık bulunuyor. Çünkü, Avustralyalılar, alışverişleri için bu büyük alışveriş merkezlerini tercih ediyorlar.

Para bölümünde belirttiğim gibi, ülkede Avustralya Doları para cinsi kullanılıyor, ancak çok küçük yerleşim yerleri  dışında, kredi kartları da alışveriş merkezlerinde rahatlıkla kullanılabilmektedir.

NE SATIN ALINABİLİR

Avustralya’da, buraya özgü satın alabilecekleriniz: kanguru, kaola, Tasmanya şeytanı bibloları olabilir. Bunun dışında: yine bu ülkenin şarapları çok önem kazanıyor. Gerek kendiniz ve gerekse yakınlarınız için iyi bir hediyelik olabilir. Ayrıca, yine bu ülkeye özgü bumerang (uygun olarak atıldığında, yine atıldığı yere  dönen, bir nevi av aleti) plastik benzerleri olabilir.

Daha değerli bir şeyler satın almak isterseniz: yine bu ülkeye özgü değerli taşlar önerebilirim. Bunların başında ise, Opal geliyor. Çünkü: dünya Opal kaynaklarının, %98’i bu ülkede bulunuyor. Beyaz renkli opal taşları, ülkenin genelinde “Andamooka ve Coober Perty” bölgelerinde çıkartılıyor. Beyaz  dışında ise, siyah opal  taşları var ve bunlar da yine ülkenin güneyindeki çeşitli bölgelerde çıkarılıyor.

Ülkeyi ziyaret ettiğinizde, işlenmiş veya işlenmemiş opal taşlarını bulup satın alabilirsiniz. Hatta, opal taşından yapılmış muhteşem güzel mücevherler de göreceksiniz. Bir  diğer değerli taş: Safir. Yine, ülkede en çok çıkarılan taşlardandır. Yakuta benzemektedir, ancak tek fark farklı renkten kaynaklanır. Ülke kuyumcularında, safir süs eşyaları ve mücevherat bulup satın alabilirsiniz.

Her türlü alışveriş sonunda, yanınızdaki pasaportu göstermek ve alışveriş merkezinde yapılan paketlemeyi, ülkeyi terk edene kadar açmamak şartıyla, gümrüksüz alışveriş yapmanız mümkün. Ama, aldığınız malın paketini ülkeden çıkarana kadar kesinlikle açmamak gerektiğini unutmamalısınız.

Avustralya Melbourne

Avustralya Sydney

Avustralya, Canberra

 

Mersin Mezitli

Mersin Mezitli


Mezitli, Mersin il merkezinin, batıdaki ucudur. Ben burada, Mezitli hakkında merkezdeki durumuna bakarak bilgiler vermek yanında ( çünkü: bu bilgiler, Mersin il merkezini tanıtan yazımda verilmiştir), Mezitli ilçesinin il merkezi dışındaki bölgesinde bulunan, tarihi ve turistik güzelliklerinden söz etmek istiyorum.

Burada, genellikle Mersinliler ve üniversite öğrencileri oturuyorlar. Mersin’de, siteleriyle meşhur bir yer olarak öne çıkıyor. Burada insandan çok site görebilirsiniz. Biraz insan yüzü görmek isterseniz, Pozcu bölgesine geçmeniz gerekir.

TARİH

Ünlü gezgin Evliya Çelebi’nin yazılarına göre: Mezitli ismi: Seyyah Metizoğlu isimli bir şahıs nedeniyle, buraya verilmiştir. Çünkü: Tarsus bölgesinden gelerek buraya yerleşen Mezid oğulları, tarihte bilinmektedirler. Mezitli yöresine ilk muhtarlık mührü ise: 17’nci yüzyılda verilir.

Yani, buradaki yoğun yerleşim hakkında yazılı kaynaklar, 17’nci yüzyıldan söz etmektedirler. Özellikle: 19’ncu yüzyılın sonlarında, Mersin ilinin canlanmasıyla, bölge şekillenmeye ve gelişmeye başlar.

Konya ovasından ve Ankara’dan gelen kervanlar, getirdikleri ürünleri, Mezitli’de, eski Mısır ve Kıbrıs adasından gelen gemilere satarlar ve ürünler değiş-tokuş edilir.

1968 yılına gelindiğinde ise, Mezitli’nin kasaba statüsüne kavuştuğu görülür. Belediye kurulur ve günümüzde, Mersin ilinin önemli bir ticaret ve alışveriş merkezi haline gelir.

GENEL

Mezitli: Mersin ilinin 10 km. batısında bulunmaktadır. Bölgedeki arazilerin büyük bölümü: dağ, yayla ve dalgalı araziden oluşmaktadır. Dağ ve deniz arasında kalan kıyı şeridi, batıya gittikçe daralmaktadır.

Yılın, en az 300 günü, güneşli geçmektedir. Yıllık sıcaklık ortalaması yüksektir. Bu yüzden, yörede turizm sezonu yüksektir.

NE YENİR

Buraya yolunuz düşerse, mutlaka, buraya has “lagos balığı” yemelisiniz. Lagos balığının, şiş, tava ve ızgarası yapılıyor.

NE SATIN ALINIR

Buraya yolunuz düşerse ve ilginiz çekerse: iğne oyası, kıl çuval dokuması ürünleri satın alabilirsiniz.

GEZİLECEK YERLER

Mersin Mezitli Soli-Viranşehir (Soloı-Polpeıpolis)

SOLİ-VİRANŞEHİR (SOLOI-POLPEIPOLİS)

İlçe merkezine 2 km. uzaklıkta, deniz kıyısındadır.
Soloi antik kenti: MÖ.7’nci yüzyılda, Rodoslu koloniciler tarafından kurulmuştur. Soloi isminin anlamı güneştir. MÖ.521-483 yılları arasında, Kilikya bölgesini ele geçiren Persler, bu kenti, liman olarak kullanmışlardır. Hatta: kent adına sikke basılmıştır.

Atina/Pers savaşlarında, bölgeyi ele geçiren Atinalılar, bir süre Soloi kentini yönetim merkezi olarak kullanmışlar, ancak savaş sonunda yapılan barış anlaşması ile, Soloi kenti, Perslere geri bırakılmıştır. MÖ.333 yılında ise, bu kez, Makedonyalı İskender, şehri ele geçirir. Büyük İskender, şehirdeki bir tapınağa, bir miktar para bırakmıştır.
Evet, antik dönemlerde, Mısır ve Kıbrıs adası ile büyük ticari ilişkiler geliştiren şehir, bu ticaret sonucu çok zenginleşmiştir.

Roma dönemi gelince, bu kez, yöredeki korsan egemenliği, bu şehri de etkilemiştir. Ermeni kralı Tigranes: yine bu dönemde kenti yağmalamış, halkını göçe zorlamıştır. Böylece: Kilikya bölgesinde yaşanan: yağmacılık, esir ticareti ve kargaşa dolu korsanlık dönemi içinde, Soli şehri de kendisini bulmuştur.

MÖ.64 yılında, Pompeius isimli general, yöredeki korsan hükümranlığını gidermek üzere görevlendirilir. Bütün Akdeniz’i korsanlardan temizleyen general, son olarak Soloi şehrine gelir ve burayı da korsanlardan temizler. Bunun üzerine, korsanlara karşı kazandığı zaferlerin anısına, şehre “Pompeipolis” ismi verilir ve yine aynı adı taşıyan general tarafından, şehir yeniden imar edilir.

İmparator Hadrianus: MS.130 yıllarında, Anadolu’ya yaptığı gezi sırasında, Roma eyaleti olan Kilikya bölgesine kadar gelmiş, Soli şehrine, liman çalışmaları için para yardımında bulunmuştur.

Soli şehrinde yaşadığı söylenen ünlüler şunlardır: Filozof Chrysippos, ünlü komedi şairi Philemenos, matematikçi ve astronom Aratos, Cicero ve Strabon’un arkadaşı Athenodoros, ünlü heykeltıraş Milan.

Bizans döneminde ise, şehrin piskoposluk merkezi olduğu görülür. Ancak, 527 yılında meydana gelen deprem, kentin tamamen yıkılıp yok olmasına neden olur.

Bundan sonraki dönemlerde, şehir, yeniden inşa edilmeye çalışılsa da, yoğunlaşan Arap akınları, şehrin yeniden eski görkemine ulaşmasını engeller ve şehir terk edilir ve bu kez, şehre “Viranşehir” ismi verilir.

Antik dönemde: Soli şehri: Yunan dilinin bozuk konuşulması, çekirdeksiz narları, şehir yakınlarındaki Liparis çayının suyunun yağlı olması ve bu yağlı suya giren insanların şifa bulması ile ünlü olmuştur.

Evet, günümüzde Soli antik şehrinin çevresi, yerleşim alanları ile dolmuştur. Burayı ziyaret ederseniz görebilecekleriniz şunlardır: liman, sütunlu cadde, Roma hamamı, tiyatro, şehir duvarları, su kemerleri ve diğer bir kısım yapı kalıntısıdır.

Burada: deniz kapısından başlayan ve dağ kapısına kadar ilerleyen sütunlu caddede: 200 korint başlıklı sütundan, 41 tanesi ayakta kalarak günümüze ulaşmıştır. Bunlardan, 33 tanesi başlıklı olup, başlıklar aslan ve insan kabartmaları ile süslenmiştir. Sütunlar, kalkerden yapılmıştır.

Yapılış tarihleri olarak, MS.2 ve 3’ncü yüzyıllar düşünülmektedir. Ayrıca, bazı sütunların yazıtlarından, caddeye bakan konsolların, Roma imparatorlarının ya da üst düzey yöneticilerin heykellerini taşıdıkları anlaşılmaktadır. Son dönemlerde yapılan kazılarda, bu heykellerin bir kısmı bulunmuştur.

Şehirdeki arkeolojik kazı çalışmaları sonucu ortaya çıkarılan eserler: Mersin Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir. Ayrıca: Rusya-Petersburg Müzesinde, yine buradan çalınarak kaçırıldığı sanılan “Altın ve gümüş” çeşitli objeler sergilenmektedir.

Mersin Mezitli Fındıkpınarı Kalesi

FINDIKPINARI KALESİ

İlçenin yaklaşık 40 km. kuzeyinde, Fındıkpınar yaylasındadır.
Yaylanın hemen yanında: duvarları ana kaya üzerine oyularak yapılmış bir kale kalıntısı bulunuyor.

Bu kalenin duvarları: taş ve tuğlalarla örülmüştür ve kayalar üzerinde yükselmektedir. Doğu tarafında, taştan yapılmış bir kule ve daha kuzeyde, yuvarlak bir burç görülüyor. Evet, orta çağ dönemine tarihlenen bu kalenin : bir garnizon kalesi olarak kullanıldığı düşünülmektedir.

Mersin Mezitli Kaleburnu-Cemili Köyü Kalesi

KALEBURNU-CEMİLİ KÖYÜ KALESİ

İlçe merkezinin 20 km. kuzeyinde, Fındıkpınarı yolu üzerinde, Kaleburnu köyünün girişindedir.
Kale, yüksek bir tepe üzerindedir. Eteklerinde yapılan yüzey araştırmalarında: Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait seramik parçaları bulunmuştur. Ayrıntılı, arkeolojik çalışmalar yapılmamıştır. Yapıda, iç ve dış sur bulunmaktadır. Surların ve burçların bir kısmı, günümüze kadar ayakta kalabilmiştir.

Mersin Mezitli Kuzucubelen Kalesi

KUZUCUBELEN KALESİ

İlçe merkezinin 24 km. kuzeyinde, Fındıkpınarı kara yolu üzerindedir.
Buranın bir gözetleme kalesi olarak kullanıldığı düşünülmektedir. Uçurumun dibindeki yüksek platoya hakim konumdadır. Yöre insanı tarafından, burası, Taş kale olarak bilinmektedir.

Yapı: 2 katlı ve dikdörtgen planlıdır. Orta çağ mimarisinin tipik özellikleri görülmektedir. Kapı girişinde, ahşap bir seyyar merdiven kullanıldığı düşünülmektedir. Gözetleme delikleri, kapılara göre daha küçük yapılmıştır. Daha üst seviyelerdeki tek giriş, kuzeybatıdadır.

Bu yapının: Roma ve Bizans dönemlerinde kullanıldığı düşünülmektedir. Kale yapısında günümüzde, kilise, sarnıç ve manastır olduğu düşünülen bir yapının kalıntıları görülmektedir.

Mersin Mezitli Tece Kalesi

TECE KALESİ

İlçe merkezine bağlı, Tece kasabasının 4 km. kuzeyindedir.
Yapım yılı olarak, Orta çağ dönemi düşünülmektedir. Dikdörtgen planlı kale yapısının çevre duvarlarında bulunan kale burçları yer yer yıkılmıştır. Kuzey ve güney duvarları ise, yok olmuştur. Dış duvarlarda kesme blok taşlar, iç duvarlarda ise düz kesme taşlar ve moloz taşlar kullanılmıştır.

Duvarlarda mazgal pencereleri bulunmaktadır. Merdiven izlerinden, kalenin üç katlı olduğu tahmin edilmektedir. Ancak, ikinci katın kuzey bölümü ve üçüncü kat, yok olmuştur. Ancak, dış duvarlar değerlendirildiğinde, belki de, kale yapısının 4 kat olabileceği değerlendirilmektedir. Kalenin çevresinde çeşitli lahit kalıntıları görülebilmektedir.

BAŞNALAR KALESİ

İlçe merkezine bağlı, İnsu köyünün batısında, Kuzucubelen köyünün kuzeydoğusunda, Değirmençay yolu üzerinde, ilçe merkezine 14 km. uzaklıktadır.
Kale: 800 metre rakımlı bir tepe üzerindedir.

Yapının, Kilikya döneminde yapıldığı tahmin edilmektedir. Kısmen sağlam olarak günümüze gelebilmiştir. Yapım yılı olarak: MS. 10 veya 12’nci yüzyıllar arasındaki bir dönem düşünülmektedir.

Mersin şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.