Bayburt Demirözü

Bayburt Demirözü

Demirözü, Bayburt iline 30 km uzaklıktadır. Demirözü, Gümüşhane arası: 66 km. Demirözü, Erzincan arası: 91 km. Demirözü, Erzurum arası: 126 km. Demirözü, Trabzon arası: 167 km. Demirözü, Rize arası: 178 km.

TARİHİ

Yörenin bilinen en eski halkı: MÖ 1500’lerde yaşayan Azizi ve Ayya’lardır. İlçeye bağlı Bayrampaşa köyünün batısında Evcikler tepesi höyüğü ve Gökçedere kasabasında bulunan Pulur höyük: üzerinde yapılan yüzey araştırmalarında, İlk Tunç çağına ait çanak-çömlek parçaları bulunmuştur ve yöredeki yerleşimin MÖ 3000-2000 yıllara kadar gittiğini kanıtlar.

Osmanlı döneminde, yörede Müslüman, Ermeni ve Rumlar birlikte yaşamışlardır. 1467 yılında yörede Akkoyunlular ve 1473 tarihinde ise Osmanlılar görülür.

Bayburt Demirözü

GENEL

İlçenin rakımı 1680 metredir.

Bayburt Demirözü

GEZİLECEK YERLER

Bayburt Demirözü Pulur Ferahşad Bey Camii

PULUR (GÖKÇEDERE) FERAHŞAD BEY CAMİİ

İlçe merkezine bağlı Gökçedere beldesindedir.

Cami, Akkoyunlulardan Korkmaz Bey oğlu Ferahşad Bey tarafından 1517 yılında yaptırılmıştır. Cami: medrese, han, hamam, imaret ve konukevini içeren yapı topluluğunun bir parçasıdır. Bu yapı topluluğu Ferahşad Bey tarafından yaptırılmıştır.

Ancak han, imaret ve konukevi günümüze ulaşmamıştır. Hamam ise harap durumdadır. Yapı topluluğunun kuzeydoğu köşesinde 16’ncı yüzyıl başı yapısı, beş bölümlü bir medrese bulunuyor. Bu medresenin avluya açılan kapıları ve pencerelerinin kemerleri üzerinde Farsça yazılı kitabeler dikkati çeker.

Cami ise, Osmanlı mimarisinin tek kubbeli cami tiplerindendir. İki renkli kesme taşından yapılmıştır. Kare kaidesi üzerinde yükselen minaresi tuğladandır. Kapısı yuvarlak kemerlidir. Caminin önünde, üç sütun tarafından taşınan ve ibadet mekanının uzantısı olan, duvarlarla desteklenen kubbeli ve üç bölümlü cemaat yeri bulunur.

Cami, Akkoyunlular döneminde yapılmış olmasına rağmen, tek kubbeli mimarisi Osmanlı mimarisi örneğidir. Cami, Osmanlı döneminde tadilattan geçmiştir. Caminin bahçesinde bulunan tarihi mezar taşları bakımsızlık ve ilgisizlik nedeniyle kırılıp yok olmaktadır.

Bayburt Demirözü Pulur Medresesi

PULUR (GÖKÇEDERE) MEDRESESİ

Pulur camisi avlusundadır.

Tek katlı bir yapıdır. Yığma yapı tekniğiyle inşa edilmiştir. Malzeme olarak kesme taş kullanılmıştır. “L” planı uygulanmış, beş farklı bölümden oluşmuştur. Pencereler açık renk kesme taşlarla girintili olarak çerçevelenmiştir, üst kısımları yuvarlak kemer şeklindedir.

Kıpıların üst kısımları, yuvarlak ve dilimli kemerlerle hareketlendirilmiştir. Medresenin çatısı, çok yönlü eğimlidir ve saç malzeme ile kaplanmıştır. Saçak döşemesi, ahşap kaplıdır.

Ana girişleri, cami avlusundan, yapının güney ve batı cephelerinde bulunmaktadır. Medrese, Akkoyunlulardan Korkmaz Bey’in oğlu Ferahşat Bey tarafından yaptırılmıştır.

Daha sonra Akkoyunlular döneminde Süleyman Bey tarafından onarılmıştır. Medrese, Pulur camisi ile aynı yıl, 1517 yılında yaptırılmıştır. Medresenin girişinde Farsça beyit vardır.

SÜNÜR (ÇAYIRYOLU) KUTLU BEY CAMİİ

Akkoyunluların kurucusu Turali Bey oğlu Fahrettin Kutlubey tarafından yaptırılmıştır. Kapısı üzerinde bulunan kitabeye göre, 1550 yılında onarılmıştır.

Caminin minaresi: 1676 yılına tarihlenen bir kitabeye sahiptir. 1548 yılında İran Şahı Tahmasp ordusu ile bu bölgeye saldırmış, çevreyi yağma etmiş, insanları öldürtmüş, bazı cami ve medreseleri yıktırmıştır.

Bu arada: Kutlu Bey camii de tahrip edilmiştir. Cami, ayrıca Kanuni Sultan Süleyman döneminde 1550 yılında onarımdan geçmiştir.

Bayburt Demirözü Yukarı Hınzeverek Camii

YUKARI HINZEVEREK (ÇATALÇEŞME) CAMİ

İlçe merkezine bağlı Çatalçeşme köyündedir. Köyün eski ismi “Hınzeverek” tir. Hınzeverek köyü, 1876 yılında diğer bazı köylerle birlikte, Bayburt’a bağlanmış ve bu durum günümüzde de devam etmektedir.

Köyde: tarihi açıdan en önemli eser halen ibadete açık olan camidir. Cami, çok eski bir yapı olmasına rağmen, üzerinde kitabesi bulunmaması nedeniyle, kim tarafından ve ne zaman yapıldığı anlaşılamamıştır. Tek kubbeli olarak yapılan caminin ana mekanı: 10.50 x 11 metre ebatlarında, kareye yakın planlıdır.

Camiye, batı yönünden küçük avlu içindeki bir kapıdan girilir. Minaresi, güney batı köşededir. Caminin kitabesi bulunmadığından kim tarafından yaptırıldığı konusunda çeşitli tahminler ileri sürülmüştür. Hınzeverek köyünün bulunduğu bölgede, Akkoyunlu sülalesinin merkezlerinden olan Sinür ve Pulur köyleri vardır.

Akkoyunlu devletinin kurucusu Kara Yülük Osman Bey’in babasının mezarı Sinür köyündedir. Yine bu köyde, Kutlu Bey adına inşa edilmiş bir cami vardır. Pulur köyünde de, Ferruhşad Bey tarafından yaptırılmış cami, medrese ve hamamdan oluşan külliyeler vardır.

Hınzeverek köyü, bu iki köye yakın olduğu için, köydeki cami, diğer iki köydeki cami yapılarıyla irtibatlandırılmış ve buna dayanarak caminin Akkoyunlu eseri olduğu öne sürülmüştür. Tüm bunlara karşı, köy ahalisi ile yapılan görüşmeler sonucunda, caminin İbrahim Paşa tarafından yaptırıldığı aktarılmıştır.

Ancak köy halkının bu konuda net fikri yoktur. Ancak resmi kayıtlarda yapılan araştırmalara göre, 21 Aralık 1707 tarihinde, İbrahim Paşa’nın oğlu, caminin çeşitli ihtiyaçlarının vakfın bütçesinden karşılanmasını istemektedir. Yani caminin İbrahim Paşa tarafından yaptırıldığı yazılıdır.

Peki, İbrahim Paşa kimdir? Kendisi, 1620 yılında Hınzeverek köyünde doğmuş, devletin çeşitli kademelerinde görev yapmış, son olarak Sadrazamlığa getirilmiştir.

Sadrazam Kara İbrahim Paşa, doğduğu köye bir hatıra bırakmak istemi ve hayırseverlik düşüncesiyle 17’nci yüzyıl sonlarında bu camiyi yaptırmıştır.

Camiye birçok defa tamir ve onarım yapılmış ancak bilinçsizce yapılan bu işlemler nedeniyle, caminin iç mekanı orjinalliği kaybolmuştur.

PULUR ÇAYI

İlçe merkezine 12 km uzaklıkta Gökçetepe beldesindedir.

YANBAKSI (GÜNEŞLİ ŞEHİTLER) KÜMBETİ

İl merkezi ve Demirözü köyü arasındadır.

Kitabesi yoktur. Halk arasında, bu kümbetin, 1473 yılında Fatih Sultan Mehmet ile Uzun Hasar arasında yapılan Otlukbeli savaşında şehit olan Seyyid Kasım adındaki bir komutana ait olduğuna inanılır.

Kümbetin Danişmentliler dönemine ait olduğu anlaşılmıştır. Sekizgen bir taban üzerine oturmuş, kesme sarı taştan yapılmıştır.

Bayburt Demirözü Demirözü Barajı

DEMİRÖZÜ BARAJI

Demirözü ilçesinde, tarım arazilerinin sulanması için yapılan baraj, ilçe belediyesinin girişimleriyle turizme büyük katkı sağlıyor. Lori çayı üzerinde kurulan baraj, 1996-2003 yıllarında inşa edilmiş ve halen 5.68 km. karelik bir göl alanı oluşmuştur.

Bayburt Demirözü Demirözü Barajı

Göl kenarında ahşap piknik masaları ve 30 adet kamelya konuldu, yürüyüş yolları oluşturuldu, 15 kıl çadır düzenlendi. Ama en ilginci, denizi olmayan yörede tekne turlarıdır. Bu göl alanında, yöreyi ziyaret edenler için 45 dakika süren tekne turları düzenleniyor.

Teknelerde günlük 500-750 kişi gezdiriliyor. Baraj, 1700 metre rakımdadır. Rakım önemli çünkü insanlar sıfır rakımda değil, 1700 metre rakımda tekneye binmenin ayrıcalığını yaşıyorlar.

Bayburt Demirözü Demirözü Barajı

Çevre il ve ilçelerden, buraya tekne turları düzenleniyor. Belediye, bu yoğun talebi karşılamak için, iki tane tekne çalıştırıyor. Ayrıca, barajın çevresinde, otantik bir restoran kurulmuş, oba çadırı yapılmıştır. Bu çadırda 200 kişi aynı anda yemek yiyebiliyor.

Peki balık yok mu, elbette göl kıyısından balık avlamaya çalışanlar kırmızı benekli alabalık yakalıyorlar.

Bayburt Aydıntepe

Bayburt Aydıntepe

Bayburt Aydıntepe

Aydıntepe-Bayburt arası: 18 km. Aydıntepe-Gümüşhane arası: 77 km. Aydıntepe-Trabzon arası: 125 km. Aydıntepe-Rize arası: 131 km. Aydıntepe-Erzurum arası: 148 km.

TARİHİ

MÖ 3000-2500 yılları arasında, bölgede Hitit hakimiyeti görülür. 1072-1202 yılları arasında ise Saltuklular ve Danişmentlilerin hakimiyeti vardır. 1514 yılında Çaldıran savaşı sonunda bölge Osmanlı egemenliğine girer. Osmanlı döneminde, burası “Hart” ismiyle bilinir ve Bayburt kazasına bağlı bir nahiyedir.

1916 yılında Rus işgali görülür, 21 Şubat 1918 tarihinde ise bölge Ruslardan kurtarılır. Hart olayı olarak bilinen Şeyh Eşref ayaklanması, 26 Ekim-29 Aralık 1919 tarihleri arasında olur. 1957 yılında Belediye teşkilatı kurulur ve ismi “Aydıntepe” olur.  

1987 yılında ilçe olan Aydıntepe, önce Gümüşhane iline, daha sonra ise 1989 yılında Bayburt iline bağlanır.

Bayburt Aydıntepe

GENEL

İlçe, Bayburt’un kuzeybatısındadır. Bayburt ilinin iki ilçesinden biridir. Deniz seviyesinden yüksekliği 1650 metredir. İlçenin en önemli dağları olan Soğanlı dağları, kara ikliminin etkisi ve tahripler nedeniyle orman örtüsünden yoksun kalmıştır.

Bu dağların en büyük özelliği: yayla ve avcılığa elverişli olması, geniş otlaklar bulunmasıdır. Bu yüzden yörede hayvancılık yaygındır. Mera hayvancılığı yapılmaktadır.

Ayrıca bal üretimi yapılmaktadır. İlçenin belli başlı akarsuları, Çoruh nehrinin kollarını oluşturan küçük derelerdir. Çoruh çayı, Aydıntepe ovasını ikiye ayırarak doğu-batı doğrultusunda uzanır ve Çoruh nehrinin en büyük koludur.

GEZİLECEK YERLER

Bayburt Aydıntepe Yer altı Şehri

YER ALTI ŞEHRİ

İlçenin hemen altında, tüf kayaya oyulan bir yeraltı şehri vardır. 1996 yılında bir inşaat kazısı sırasında tesadüfen bulunmuştur.

Yüzeyden 2-2.5 metre derinliğe, başka yapı malzemesi kullanılmadan ana kayaya kısa saplı kazmalar kullanılarak oyulmak suretiyle yapılmıştır. Ancak çıkan harfiyatın ne şekilde dışarıya atıldığı belli değildir. Burada galeriler, tonozlu odalar ve odaların açıldığı geniş mekanlar bulunur. 20 civarında oda bulunmaktadır.

Tonoz örtülü galerilerin genişliği yaklaşık 1 metre, yüksekliği ise 2-2.5 metredir. Bu mekanlara, 3-8 metre karelik odalar açılır. Gözetleme mekanlarının oluşturduğu havalandırma amaçlı konik biçimdeki delikler vardır.

En az 2 ve en fazla 6 metre yüksekliğinde olan bu havalandırma deliğinin bir insanın geçemeyeceği şekilde, konik bir biçimde açıldığı görülür. O dönemdeki teknolojiyle bu havalandırma deliklerinin nasıl açıldığı meçhuldür.

Galerilerin aydınlatılması amacıyla duvarlara oyuklar yani mumluk yerleri kazılmıştır. Buralardaki siyah izler, hala görülür.  Galeri ve koridorlarda biriken suların akması ve tahliyesi için, su arkları yapılmıştır.

Bayburt Aydıntepe Yer altı şehri

Yeraltı şehrinin uzunluğu 1200 metre uzunluğa sahip koridorlardan oluşmaktadır. Yeraltı şehrinin bir ucunun Bayburt kalesi ve diğer ucunun ise 7.5 km uzaklıktaki Kırzı köyüne kadar gittiği tahmin edilmektedir.

Yani, doğu-batı istikametinde 3 ile 5 km uzunluğunda olduğu söyleniyor. Ancak değişik iki yerde 800 metrelik bir bölümde ön inceleme yapılabilmiştir. Geçen zaman içinde, çökme ve yapılaşmadan dolayı meydana gelen tıkanmalar nedeniyle, galeriler kapanmış olup, ileri bölümlere geçilememiştir.

1963 yılında ilçede alt yapı çalışmaları (şehir içme suyu, kanalizasyon gibi) başlatılınca, Yeraltı şehrinin bazı bölümlerinde yer yer çökmeler meydana gelmiş, böylece mekanlar su ve çamurla dolarak tahrip olmuştur.

Temizleme ve restorasyon çalışmaları yapıldığında ne kadar uzunlukta olduğu anlaşılacaktır.

Bayburt Aydıntepe Yer altı şehri

Yeraltı şehrinin girişinde ise, gerektiğinde girişi kapatmak için kullanıldığı düşünülen yaklaşık çapı 1.5 metre olan daire şeklinde bir taş bulunuyor.

Bu yeraltı şehrinin tarihi “Halde” şehrine ait olabileceği iddia edilir. Halde’nin “Khalde” olduğu eski ismi “Hart” olan ilçenin isminin de “Halt” dan geldiği görüşü vardır. Hıristiyanlığın henüz yerleşmediği bir dönemde, bu bölgenin bir sığınak olarak kullanıldığı, Romalılar tarafından kovulan ilk Hıristiyanların bu bölgeye geldikleri ve sığındıkları da tahmin edilmektedir.

Öte yandan, yeraltı şehrinin zor ve yoğun kış şartlarında barınak olarak kullanıldığı da düşünülüyor.

Mezarlar

Yeraltı şehrinde, Geç Roma veya Erken Bizans devirlerine tarihlenen bir mezar bulunmuştur. Mezar en az iki defa kullanılmış olmalıdır. Mezarlarda bulunan sapan demiri, yılan motifi ve Tpone kelimelerinin yanı sıra, eşyanın ölü kültürüyle ilgili olması, henüz Hıristiyanlığın yerleşmediği bir devreyi işaret etmektedir.

Mezarda: kurbanın kanı ve akıtılacak içki için iki delik göz bırakılmıştır. Bu durum, Roma devrinden çok daha önceleri işaret eder.

Bayburt Aydıntepe Yer altı şehri

1960’lı yıllarda yöre sakinleri, II. Dünya savaşında sığınak olarak kullanılmak üzere, buranın varlığından sürekli olarak söz etmişler, ancak daha sonra unutulmuş, 1970 yılında bir araştırmacı yazar tarafından buradan söz edilmiştir.

Ardından 1988 yılında, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu, burayı araştırma kapsamına almıştır. Yapılan araştırma sonuçlarına göre: Aydıntepe yeraltı şehrinin MS 200-500 yılları arasında yapıldığı ve yapı mimarisi yönünden Roma ile Bizans mimarisi özellikleri taşıdığı ifade edilmiştir.

Fakat sonuçlar kesin değildir, yukarıda belirttiğim gibi, değişik görüşler ileri sürülmektedir.

Evet her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği yeraltı şehrinin sadece bir kısmının ziyarete açılması sağlanmış olup, kalan bölümlerinde gerekli araştırmalar yapılacak ve ziyarete açılacaktır. Şu an da 1200 metrelik bölümü gezilebiliyor.

Siz de gezdiğiniz de göreceksiniz, gerek havalandırma oyukları ve gerekse diğer özellikleriyle yeraltı şehri, döneminin mimari özelliklerini yansıtması açısından çok önemlidir. Yeraltı şehri oldukça güzel ışıklandırılmış, üstte şerit şeklindeki ışıklar gezi güzergahını da takip etmeyi kolaylaştırıyor.

Hemen girişte Belediye tarafından yaptırılan Yeraltı Şehri Parkı var, geziden sonra burada dinlenebilirsiniz.

Son bir not: kapalı yer korkusu olanların buraya girmesi elbette sıkıntı yaratabilir, buna dikkat ediniz.

AYDINTEPE HÖYÜK

İlçe merkezinin güneybatısındadır. Ana caddeden 35 metre yüksekliktedir. Yüksek doğal bir tepe üzerinde, geniş bir alana yapılan höyüğün büyük kısmı, mezarlık olarak kullanılmaktadır. Burada, eski Tunç, Demir çağ, Roma dönemine ait seramikler bulunmuştur.

Bayburt Aydıntepe Çatıksu Gözetleme Kulesi

ÇATIKSU GÖZETLEME KULESİ

İlçe merkezine bağlı Çatıksu köyünün kuzeyindedir. Anayoldan 81 metre yüksekliktedir. Hart ovasının kuzeybatısında, en uç noktasında ovayı tamamen kontrol altında tutmaktadır. Gözetleme kulesinin batı bölümü, sarp bir kayalıktır.

Kuleye doğu ve güneyden ulaşılır. Kule: kuzey-güney istikametinde konumlanmıştır. Yaklaşık 17 metre uzunluktadır. Tamamen ana kayaya göre şekillendirilmiştir.

Kulenin sur duvarları, büyük kütlesel taş bloklardan oluşturulmuştur. Gözetleme kulesi bu görünümü ile erken dönemlere tarihlenir. Eski askeri mimarlık örneğidir.

Bayburt Demirözü

Bursa Gürsu

Bursa Gürsu

 

ULAŞIM

Bursa Gürsu; Gürsu ilçesi, bağlı bulunduğu Bursa iline 12 km uzaklıktadır.

TARİHİ

İlçenin eski ismi “Susığırlık” dır. Cumhuriyet öncesinde Rumların yaşadığı bölgede, Kurtuluş savaşından sonra mübadele nedeniyle Rumların buradan ayrılmasının ardından Yunanistan’dan gelen göçmenler yerleştirilmiştir. Ayrıca Bulgaristan ve eski Yugoslavya, Batum’dan gelen göçmenler de burada iskan edilmiştir.

Yörede yoğun olarak susığırı yetiştirildiği için bölge Susığırlık ismiyle bilinirdi. 1930 yılında “Susığırlık” yöresinde Belediye kurulur. 1934 yılında ise bölgede suyun bol olması nedeniyle Gürsu ismini almıştır. Bursa ovasında yer alan köyün çevresi yakın zamanlara kadar bataklıktı. 1938 yılında yapılan kanallardan sonra, arazileri büyük ölçüde kurumuştur. Deliçay ve Cenup kanalı arasında yer alır. 1990 tarihinde ise ilçe statüsü kazanılır.

Bursa Gürsu

 

GENEL

İlçe: Bursa şehrine hakim Uludağ’ın eteklerinde, verimli Bursa ovasına doğru iniştedir. Deniz seviyesinden yükseklik 100 metredir. Yüzölçümü bakımından Bursa ilinin ikinci küçük ilçesidir. Arazinin yüzde 35 kadarı orman arazisi, kalan bölüm ise mera ve meskun mahaldir. İlçenin girişinde: tarihi çınar ağaçları, Osmanlı evleri ve tarihi hamam ve cami görülür.

Bölgede ılıman Marmara iklimi görülür. Buna bağlı olarak yazları sıcak, kışları ise ılık geçer. Özellikle güz aylarında Uludağ’dan gelen hava akımına bağlı olarak şiddetli lodos fırtınası olur. Bölgede arazinin sulak olması nedeniyle, halkın başlıca geçim kaynağı tarımdır. İlçede en çok meyvecilik ve sebzecilik yapılır. Özellikle Santa Maria türü armut üretimi yaygındır.

Bir diğer ekonomik etkinliğin kaynağı: Bursa Organize Sanayi Bölgesinin ilçe sınırları içinde bulunmasıdır. Burada çoğunluğu tekstil olmak üzere, otomotiv, metal sanayi, içecek ve gıda, petrol ürünleri ve enerji sektöründe üretim yapan 233 şirket faaliyet sürdürmektedir. İlaveden 12 bin kişilik bir istihdam kapasitesi vardır. Böylece ilçe halkının işsizlik sorunu bulunmaz. Günümüzde de Doğu Anadolu bölgesinden gelen göçmenler ilçeye yerleşmektedir.

Bursa Gürsu

 

YAMAÇ PARAŞÜTÜ ŞENLİKLERİ

Gürsü Belediyesi tarafından geleneksel olarak her yıl Yamaç Paraşütü Şenlikleri düzenleniyor. Bu şenliklere yurdun dört bir tarafından gelen yamaç paraşütü tutkunları katılıyor. Ayrıca yamaç paraşütü eğitimi de veriliyor. Hatta Gürsu Hava Sporları kulübü üyesi bir yarışmacı 2008 yılında Dünya Şampiyonu olmuştur.

Bursa Gürsu

 

GEZİLECEK YERLER

Bursa Gürsu İstiklal Mahallesi

 

İSTİKLAL MAHALLESİ

Kurtuluş savaşından önce burada Rum ve Türkler birlikte yaşardı. Ancak 1923 yılındaki mübadele yani karşılıklı değişim sırasında, Rumlar buradan ayrılırlar, yerlerine ise Selanik ve civarındaki, Bulgaristan ve Yugoslavya’dan gelen soydaşlarımız Rumların boşalttığı yerlere yerleştirilirler. İlçenin tarihi dokusunu yansıtan 120 ev, Anıtlar Kurulu tarafından tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

Bu yapılar: iki veya üç katlı, ahşap ve kerpiç malzemeden yapılmıştır. Ahşap kapılar tokmaklıdır ve geniş bir holden sonra avluya açılır. Holün üst katında, evin asli bölümleri yani kalınan yerler bulunur. Çatı katları ise ipekböceği yetiştiriciliği için ayrılmıştır. Bunun için çatı katları normalden yüksek tutulmuş, aydınlatma penceresiyle aydınlatılır. Böceklik diye tanımlanan bu çatı katlarında gerek Rumlar ve gerekse ardından buraya gelen Türkler tarafından yıllarca ipekböceği yetiştiriciliği yapılmıştır.

Bursa Gürsu Orta Camii-Kilisesi

 

ORTA CAMİ/KİLİSESİ

İstiklal Mahallesindedir. Burası eski bir kilisedir ve sonradan camiye çevrilmiştir. Bu ilginç yapı ile ilgili maalesef hiçbir kayıt ve belge bulunmamaktadır.  

Bursa Gürsu Hamam

 

HAMAM

İlçe merkezine bağlı Canbazlar köyünde tarihi hamam bulunmaktadır. Tarihi süreçte, okul ve medrese gibi hizmetlerin de verildiği bina, son dönemde hamam olarak kullanılmıştır. Osmanlı dönemi yapısıdır. Dikdörtgen plana sahiptir. Hamamda kemerli nişlerle deve gözü aydınlatması bulunan kubbeye geçilir.

Bursa Gürsu Hamam

Cehennemlik bölümünden hamamın içine su taşıyan kiremit künkler, günümüzde de görülebilir. Hamamın içerisinde kemer ve niş süslemeleri vardır. Hamamın arka tarafındaki bölüm ise, deprem nedeniyle yıkılmıştır. Kalan bölümleri restore edilmeyi beklemektedir.

Bursa Gürsu Tarihi Değirmen-Beyaz değirmen Sosyal Tesisleri

 

TARİHİ DEĞİRMEN-BEYAZ DEĞİRMEN SOSYAL TESİSLERİ

İlçe girişindedir. 19’ncu yüzyıla ait bir mimari örneği olan ve bir bölümü çökerek yıkılmaya yüz tutmuş tarihi değirmen; Gürsu Belediyesi tarafından restore edilerek sosyal tesis olarak düzenlenmiştir. Zemin katta 80 metre karelik sergi alanı ve yemek salonu, 30 metre karelik mutfak: 1’nci katta 50 metre karelik sergi alanı, yemek salonu ve 31 metre karelik çok amaçlı salon yer almaktadır.

Bursa Gürsu Tarihi Değirmen-Beyaz değirmen Sosyal Tesisleri

İsmi ise “Beyaz Değirmen Sosyal Tesis kafe ve restoran” dır. Et yemekleriyle öne çıkan tesiste, ayrıca bol çeşitli kahvaltı ve tatlı menüleri de vardır. Özellikle Erzurum ve Artvin’in meşhur çağ kebabı tatmanızı öneririm.

Bursa Gürsu Dışkaya Köyü

 

DIŞKAYA KÖYÜ

İlçe merkezine 16 km uzaklıktadır. Köy: Katırlı dağları üzerinde kuruludur. Eski bir Roma ve Bizans yerleşim yerinin içerisinde bulunan köy arazisinin birçok yerinde tarihi kalıntılar bulunur. Çevresindeki tepelerde, Roma ve Bizans dönemlerinden kalma kaleler vardır. Kalınlığı yer yer 2 metreyi bulan surlarıyla Pelitpınar ve Cevizlik kalelerinin temelleri görülmektedir.

Buradan geçen kervan yolunun kenarında Arap hanı denen bir konaklama yeri ve bir de hamam varmış. Hanın yanından geçen Değirmenderesi üzerinde ise, iki değirmen bulunurmuş. Değirmenin yanında, kayaya oyularak açılan büyük bir mağara görülür. Ayrıca, yine irili ufaklı birçok mağara bulunmaktadır.  

Eskiceköy ve Güriçi mevkilerinde, taş mezarlar vardır. Kozluca denen yerde, eski bir yel değirmeni kalıntısı bulunur. Evet, her bölümü tarih fışkıran bu yörede, TOKİ Konutları yapılıyor.

 

DIŞYAKA SOSYAL TESİSLERİ

Dışkaya köyünde; Katırlı dağları Dışkapı mevkiinde: yamaç paraşüt alanı yanında, doğa sporları (yamaç paraşütü, yürüyüş, tırmanma, kampçılık, dağcılık, off-road ve benzeri) yapanların sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için 10 adet bungalov ev ve bir adet kafeterya yapılmıştır. Bölge muhteşem manzarasıyla önem kazanır. Bursa ve Gürsü yöreleri kuşbakışı izlenir.

Bursa şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazıma ulaşmak için.