Bursa Büyükorhan

Bursa Büyükorhan

Bursa Büyükorhan, il merkezi olan Bursa’ya 81 km uzaklıktadır. Büyükorhan, Orhaneli arası uzaklık: 36 km. Büyükorhan, Harmancık arası uzaklık: 38 km. Büyükorhan, Balıkesir arası uzaklık: 125 km.

Büyükorhan, Kütahya arası uzaklık: 123 km. Evet, ulaşım denince, Büyükorhan ilçesinden tren geçiyor ve burada “Piribeyler” tren istasyonu bulunmaktadır. Büyükorhan ilçe merkezi ve yörede yaşayanlar: 1935 yılından bu yana, trenle Kütahya, Balıkesir, Eskişehir, Ankara ve İzmir şehirlerine gidebiliyorlar. (Bursa il merkezi hariç)

TARİHİ

Büyükorhan, Orhaneli İmparatoru Adriyanus tarafından kurulmuştur. Aynı dönemde, yörede Adırnas Mabeti ve Okulu yapılmıştır. Tarihi kaynaklar incelendiğinde: ilçe, önceleri İmparator Adriyanus ve sonraları ise Orhan Bey tarafından av sahası olarak kullanılmıştır. Orhaneli ilçesi açılınca, Büyükorhan çevresinde de yerleşim başlar.

Yerleşenler ise, Oğuz boyuna bağlı Kayı Aşireti üyeleridir. Göktürk devleti yıkıldıktan sonra, Oğuz Boyuna bağlı Kayı Aşireti, Orta Asya’dan göç ederek, Selçukluların bulunduğu Anadolu’ya gelirler. Anadolu’da ilk olarak “Bitlis” yöresine yerleşirler. Ancak yapılan bir savaşta yararlılık göstermeleri üzerine, Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat: kendilerine Domaniç ve Bilecik yöresini yurtluk olarak verir.

Çünkü, amacı: Selçuklu’nun Bizans’a karşı sınırlarının korunmasıdır. Zamanla buralara yerleşenlerden Eskiköy ve Hallar mevkilerinde kalan “Karakeçili obaları” tarafından yöreye “Orhan Bey” ismine atfen “Orhan-ı Kebir” ismi verilmiştir. 1944 yılında, Büyükorhan, Orhaneli’ne bağlı bir nahiyedir. 1967 yılında belde olur ve 1987 yılında ilçe statüsü kazanır.

GENEL

Marmara bölgesinin şirin ve ormanlarla kaplı yeşil bir ilçesidir. Engebeli ve dağlık bir arazi yapısına sahiptir. İlçe deniz seviyesinden 830 metre yüksekliktedir. Yükseklik nedeniyle serin dağ iklimi vardır. Yörede Marmara bölgesinin iklim özellikleri görülür.

Buna bağlı olarak yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlı geçer. İlçenin güneyinden “Aliova çayı” geçer. Tarımsal sulama amaçlı, iki tane gölet bulunur. Yörede yaşayanların en önemli geçim kaynağı: tarım ve hayvancılıktır.

Bursa Büyükorhan Osman Dedeyi Anma Etkinlikleri

 

OSMAN DEDE’Yİ ANMA ETKİNLİKLERİ

Osman Dede: 16-17’nci yüzyıllarda yaşamıştır. Uzun yıllar Yazıcıoğlu Beyin hizmetkarı olarak bulunmuştur. Zamanında yerli halk tarafından çeşitli kerametleri olduğu rivayet edilir. Mezarı: Büyükorhan merkezinde Armutçuk Mahallesindeki cami bahçesindedir. Büyükorhan Belediyesi tarafından, her yıl Mayıs ayı içinde, Armutçuk Mahallesinde “Osman Dede’yi Anma Etkinlikleri” düzenlenir.

Bursa Büyükorhan Cuma Pazarı

 

BÜYÜKORHAN CUMA PAZARI

Yazıcıoğlu Bey: hizmetleri karşılığında Osman Dede’ye, “dile benden ne dilersen” der. Bunun üzerine Osman Dede, “üç suyun birleştiği yere bir Pazar yaptır” der. Bunun üzerine, Yazıcıoğlu Bey: 16’ncı yüzyılda bugünde bulunduğu yere bir Pazar yaptırır. Söylentilere göre: pazarda bulunan yapıların inşaatı sırasında kullanılan malzemeler hiçbir zaman bitmez, halk arasında bu durum Osman Dede’nin kerameti olarak anlatılır.

Cuma pazarı: 1990 yılına kadar bölgenin en önemli hayvancılık ve ticaret merkezi olmuştur. Pazarda bulunan “Tahal” (Ticaret Merkezi) Büyükorhan Belediyesi tarafından restore edilmiş ve günümüzde halen esnaflar tarafından kullanılmaktadır. Evet, kimileri buraya hayvan almaya gelirken, kimileri de sadece yemek yemeğe geliyorlar.

Bursa Büyükorhan

Hayvan pazarı kurulan yerdeki kapalı alan ise, etin en lezzetli halinin ziyaretçilere sunulduğu mekanları barındırıyor. Kapalı alanda kurulan güveç ve saç kavurma tezgahları, muhteşem lezzetler sunuyor.

Özellikle kavurmacılık, dededen toruna geçen bir meslek gibi günümüze ulaşmıştır. En büyük özellik, satılan etlerin tamamı, burada yetiştirilen ve doğada beslenen kuzuların etleridir. Yani, asla suni yemle beslenmiyorlar.

Sizde bir Cuma günü, burayı ziyaret ederseniz, mutlaka yöresel lezzetlerden saç kavurma ve güveç yemeğini tadınız.

GÖRECİK YAYLASI YÖRÜK VE TÜRKMEN ŞENLİKLERİ

Her yıl Haziran ayının ikinci haftasında Büyükorhan Belediyesi tarafından yaylada şenlik düzenlenir.

Bursa Büyükorhan Meslek Yüksek Okulu

 

BÜYÜKORHAN MESLEK YÜKSEK OKULU

Uludağ Üniversitesine bağlıdır.

NE YENİR

Buralara yolunuz düşer ve yöresel lezzetlerden tatmak isterseniz, başlıca önerim “güveç” ve “melke köftesi” olacaktır. Melke köftesi: bir tür mantar çeşidinden yapılan kızartma türü yemektir.

GEZİLECEK YERLER

Bursa Büyükorhan Baraj Gölü

 

BÜYÜKORHAN BARAJ GÖLÜ

İlçe merkezinde Cuma pazarına 200 metre uzaklıktadır. Cuma deresi üzerine, sulama amacıyla 1986-1992 yılları arasında inşa edilmiştir. Akarsu yatağından yüksekliği 37 metredir. Baraj gölü, manzarası ve çevresinin ağaçlık olmasıyla yaz aylarında piknik yapmak için yoğun tercih edilir. Ayrıca balık tutmak da mümkündür.

Bursa Büyükorhan Derecik Bazilikası

 

DERECİK BAZİLİKASI

İlçe merkezine 7 km uzaklıktaki Derecik köyündedir.

Bursa Büyükorhan Derecik Bazilikası

Buranın bulunmasının ilginç bir hikayesi var. Ülkemizde ibret olması açısından bu hikayeden söz etmek istiyorum. Derecik köyünde, Mehmet Ferik isimli bir şahıs, arazisinde bazı kişilerin kaçak define aradıkları ancak define yerine renkli taşlar bulduklarını öğrenince durumu yetkililere haber verir.

Bunun üzerine, Bursa Müze Müdürlüğü tarafından 2001 yılında mozaiğin bulunduğu alanda sondaj kazı çalışması başlatılır. Ancak, mozaiğin 5 x 5 metrelik alandan daha büyük olduğu anlaşılınca kazı alanı genişletilir. Ancak yine de mozaiğin bitim yeri bulunamaz.

Bursa Büyükorhan Derecik Bazilikası

Bunun üzerine kazı alanı genişletilir, üç hafta süren çalışmanın ardından, bulunan mozaiğin, bazilikal planlı bir kilisenin taban döşemesi olduğu anlaşılır. Bölgede böyle bir kilisenin varlığı daha önceden bilinmemektedir.

Evet, araştırmalar sürdürüldüğünde: kilisenin 10 x 21 metre ölçülerinde olduğu tespit edilmiştir. Ancak, kilisenin boyutlarından daha önemli olan, taban döşemesi mozaikleridir ve bunlar birinci sınıftır.

Bursa Büyükorhan Derecik Bazilikası

Mozaik: opus tesselatum tekniği kullanılarak, küp biçimli renkli taşların bir araya getirilmesiyle oluşmuştur. Mozaikte “sanat, estetik ve mühendislik bilgileri üst seviyelerdedir. Geometrik desenler üç boyutlu yapılmıştır ve inanılmaz güzelliktedir.” Ancak her bölüm, diğerinden farklı desenle bezenmiştir. Zeminin tümünde geometrik desenler hakimdir.

Ancak: ayrıca haç, dama, baklava, saç örgüsü, çarkıfelek ve antrolak gibi motifler ve keklik ile tavus kuşu figürleri, sarmaşık yaprakları işlenmiştir. Desenleri oluşturan renkler: lacivert, beyaz, kırmızı, zeytuni ve sarıdır. Bazilikadaki mozaikler, İznik yöresinde bulunan ve konsül toplantılarının yapıldığı Ayasofya kilisesinde bulunan mozaiklerle büyük benzerlik gösterir. Yani, aynı kişi tarafından yapılmış olmalıdır.

Gelelim yapının durumuna

Mozaikler iyi korunmuş olmasına rağmen, yapının yöresel taşlar kullanılarak yapılan beden duvarları yıkılmıştır. Yapının çatısının ahşap olduğu tahmin edilmektedir. Yapının iç yüzeyi, renkli sıva ile kaplanmıştır.

Beden duvarları yanında, bu duvarlara bağlantılı başka duvar kalıntıları da tespit edilmiştir. Bunların, kilisenin ek binalarına ait olabileceği ve böylece kilisenin bir manastır kompleksi olabileceği düşünülmektedir.

Daha da ilginç olanı, mevcut mozaik döşemenin yaklaşık 50 cm altında, başka bir döşeme bulunmasıdır. Bu durum, mozaik tavanlı kiliseden önce burada başka bir kilise olabileceğini kanıtlar. Bu ilk kilisenin MS 4’ncü yüzyıla ait olduğu düşünülür, mozaik tabanlı kiliseden daha küçüktür ve tabanı kiremit plakalarla kaplıdır. Kiremit döşemenin çıktığı sondajda, Roma dönemine ait (MS 2’nci yüzyıl) bir adak steli yani üstü yazılı taş bulunmuştur.

Adak steli üzerindeki yazıtlarda “Zeus Anabatenos” ve “Zeus Kersellos” isimleri yazılıdır. Yani, burası “Zeus” kültüne aittir. Kiliseler yapılmadan önce, burada Zeus tapınağının bulunduğu düşünülmektedir. Elde edilen bilgilere göre, manastır, MS 2’nci yüzyıldan 9’ncu yüzyıla kadar dinsel amaçlarla kullanılmıştır.

Yapıldığı dönemde, manastırın, Hıristiyanlığın Doğu Roma İmparatorluğu tarafından resmi din olarak kabul edilmesinden sonra yapılan ilk kilise olması ihtimali yüksektir. 9’ncu yüzyıldan sonra ise gerek bölge ve gerekse manastır terk edilmiştir.

Halen buradaki kazılar İsviçre Lozan Üniversitesi tarafından yürütülmektedir. Bu kazı çalışmalarında özellikle iyi korunmuş olan mozaiklerin tamamı ortaya çıkarıldığında, ilgili bazilikanın Bursa’da yeni bir ziyaret odağı olacağı düşünülmektedir.

Bursa Büyükorhan Görecik Yaylası

 

GÖRECİK YAYLASI

İlçe merkezine 6 km uzaklıktadır. Yayla: eşsiz doğası ve temiz havasıyla, bitki örtüsüyle uğrak yeri olmuştur. Yayla: Orman İşletme Müdürlüğünden kiralanmış olup işletmesi Büyükorhan Belediyesi tarafından yapılmaktadır. Yaylada, Büyükorhan Belediyesi tarafından her yıl Haziran ayında, Türkmen ve Yörük Şenliği düzenlenir.

Şenliğin amacı: yaylanın ve yöre kültürünün tanıtımı ve yörenin gelişmesine yardımcı olmaktır. Yayla, aynı zamanda, yılın belli dönemlerinde, farklı guruplar tarafından kamp alanı olarak kullanılmaktadır. Son birkaç yıldır, Bursa Enduro Motosiklet Festivali, bu yaylada yapılmaktadır.

Bursa Büyükorhan Düğüncüler Hamamları

 

DÜĞÜNCÜLER HAMAMLARI

İlçe merkezine 20 km uzaklıktaki Düğüncüler köyündedir.

Bursa Büyükorhan Düğüncüler Hamamları

Köyde bulunan hamamlar Emet çayının hemen kenarındadır. Ancak Emet çayının bir kıyısı Bursa Büyükorhan ilçesi sınırlarında, diğer kenarı ise Balıkesir sınırları içindedir. Ancak kaplıca hamamları, Bursa sınırları içindedir. Dereden karşıya geçişler, el yapımı sallarla sağlanıyor.

Bursa Büyükorhan Düğüncüler Hamamları

Sıcak suyun çıktığı alan, ormanlarla kaplıdır. Ziyaretçiler, doğal havuzlardaki kaplıca hamamlarında şifa ararken, piknik yapıp derede balık tutabiliyorlar. Derenin içinden çıkan sıcak su: başta cilt hastalıkları olmak üzere çeşitli hastalıklara iyi geliyormuş. Kalmak için ise, bungalov evler bulunmaktadır.

Bursa Büyükorhan Burunca Kanyonu ve Kaya Deresi

 

BURUNCA KANYONU VE KAYA DERESİ

Büyükorhan sınırlarından geçen ve Kemalpaşa’ya doğru giden Emet Çayı’nın, Büyükorhan sınırları içinde kalan kısmı olan 30 kilometrelik bölümde, rafting yapılır. Rafting dışında, ayrıca 4 kilometrelik bir yürüyüş parkuru bulunur. Burası ilçe merkezine yakındır ve kamp alanı olarak kullanılır.

Bursa Büyükorhan Bayındır Mağarası

 

BAYINDIR MAĞARASI

İlçe merkezine bağlı Bayındır köyü yakınlarında İnkıran mevkiindedir. Mağaranın yolu yok, bu yüzden burayı görmek isterseniz, Bayındır köyünden yerel rehber almanızı öneririm, yoksa bulamazsınız. Mağaranın içinde de yol ve ışıklandırma yok, yanınıza fener almalısınız. Ayrıca mağaranın içinde yarasalar var, buna da hazırlıklı olmakta yarar var, yani korkmamalısınız.  

Bursa Büyükorhan Bayındır Mağarası

Mağaranın uzunluğu yaklaşık 1 kilometredir. Genişlik ise 10-15 metredir. Mağara içinde hava sirkülasyonu vardır ve herhangi bir ekipman kullanmadan mağaranın içinde gezinmek mümkündür. Halen mağaranın içinde 700 metreye kadar yürüyerek gezinmek mümkündür.

Bursa Büyükorhan Bayındır Mağarası

Mağarada bulunan sarkıt ve dikitler eşsiz güzellikleriyle ilgi çeker ve hatta Damlataş mağarasına benzetilir. Son bir not, mağara astım hastalığı tedavisinde etkilidir.

Orhaneli tanıtımı.

Harmancık tanıtımı.

Balıkesir tanıtımı.

Bursa tanıtımı.

 

Erzurum Çat

Erzurum Çat

Erzurum Çat; Bir yakınım, burada Kaymakam olarak görevli iken gitmiştim. Karlıova yolu üzerinden gittim, yol oldukça kötüydü ancak Erzurum il merkeziyle arasındaki yol güzel, zaten Erzurum il merkezi oldukça yakın.

ULAŞIM

Erzurum-Bingöl kara yolu ilçeden geçer. Çat, Erzurum arası uzaklık 57 km. dir. Çat, Bingöl arası uzaklık: 130 km. dir. Çat, Karlıova arası uzaklık: 58 km.

TARİHİ

Yöredeki ilk yerleşim, Osmanlı döneminde 18’nci yüzyılda bugünkü yerleşimin 18 km uzağında bulunan Bağlıca beldesinde kurulmuştur. İlçe tarihinde en önemli özellik, yıllarca Rus işgaline maruz kalması ve bu dönemde Rusların bölgeden çekilmesiyle hain ve vahşi Ermeni çetelerinin bölgede hunharca yaptıkları cinayetler ve katliamlardır. Ermeni mezalimine maruz kalan binlerce insan hunharca katledilmiş, köyleri yakılıp yıkılmıştır. 1937 yılında Aşağı Çat köyü ilçe merkezi olmuştur. 1939 yılında Aşkale ilçesine bağlanmıştır. 1946 yılında ise ismi “Oyuklu ” olmuş ve Erzurum iline bağlanmıştır. 1954 yılında ise, Oyuklu ismi değiştirilmiş ve Çat adını alarak Erzurum İl merkezine bağlı bir ilçe olmuştur.

Erzurum Çat

GENEL

Yerleşim, Palandöken dağlarının güney batısında, volkanik ve kayalık bir arazide kurulmuştur. Çevresi tepelerle çevrilidir. Topraklar çoraktır. Yörede yaşayanlar geçimlerinin hayvancılıkla sağlar. Özellikle yayla besiciliği öne çıkar. Arazinin yüksek kesimlerinde arazi çoğunlukla çayır ve meralıdır. Karasal iklim hakimdir, buna bağlı olarak kışlar soğuk ve kar yağışlı geçer, yazlar ise kuru ve sıcaktır.

Erzurum Çat

GEZİLECEK YERLER

Erzurum Çat İslam Eserleri Müzesi

ÇAT İSLAM ESERLERİ MÜZESİ

İlçe merkezinde Fatih Caddesindedir.

Müze 600 metre karelik oldukça büyük bir alan üzerine kurulmuştur. Müzenin kubbelerinde kuş figürleri bulunuyor, bu kuşlar peygamberimizin en sevdiği kuş olan “ebabil kuşları” dır.

Erzurum Çat İslam Eserleri Müzesi

Bu kadar……….. Şaşırdınız değil mi, aklınızdan geçen birçok sorudan eminim ki ilk başta geleni “BU MÜZEDE NE VAR” Maalesef ben gidip burayı göremedim, Çat ilçesine bir iki kere gittim ama o sırada bu müze açık değildi, araştırdım, inceledim, siz okurlara müze hakkında bilgi vermek istedim, müzenin tanıtımını yapmak istedim, ama inanın müzenin ismini yazın internette müzede ne bulunduğu hakkında tek bir kelime yok, daha da ilginç olanı Çat Belediyesinin sayfasına bakın, Müze tanıtımı için özel bir yer açmışlar ama tıklıyorsunuz, BOMBOŞ.

Erzurum Çat İslam Eserleri Müzesi

Bu yüzden sayın okurlar, müze ile ilgili sizlere bilgi veremedim, umarım birileri müzenin içinde neler bulunduğunu yazar, hep birlikte öğreniriz veya Belediye, kendi sayfasında müzenin tanıtımını yapar.

Erzurum Çat Hölenk Kaplıcaları

HÖLENK KAPLICALARI

İlçe merkezine bağlı Kaplıca (Hölenk) köyündedir. 17 km uzaklıktadır.

Kaplıca köyün çıkışında yaklaşık 500 metre ileride, yolun sağında, zeminin altında, derenin içindedir. Köyün ismi, Çukurcanbaz, Hölenk ve son olarak “Kaplıca” olarak değiştirilmiştir.

Erzurum Çat Hölenk Kaplıcaları

Burada, ilkel bir havuza benzeyen kaplıca bulunur. Havuz şeklindeki kaplıcanın suyunun gideri; yanından geçen dereye karışır. Bu suyun karıştığı dere de sıcak su kaynağının hemen bitişiğindeki kayanın altını oyarak kendi yolunu açmıştır. Böylece kayaya köprü görüntüsü vermiştir. Kayanın genel görüntüsü ise orada farklı bir kayaç yapı olduğunu gösterir. Görüntü itibarıyla suyun kayaç yapıyı eritmiş olması muhtemeldir. Kayanın altında, oda şeklinde bir boşluk oluşmuştur. Kayanın dış görünüşü de, yeraltı mağaralarındaki sarkıt ve dikitler gibidir.

Bölge hem kaplıcası ve hem de kaplıca çevresindeki doğal yapısıyla ilgi çeker. Söylentilere göre, kaplıcanın şifalı suları; hazmı kolaylaştırıcı, idrar sökücü, hipertansiyona karşı ve teskin edici olarak kullanılıyormuş. Kaplıcanın yaklaşık 50 metre yukarısında, çevresi 1 duvarlarla çevrili, 1 metre derinliğinde bir havuz vardır. Kaplıca suyunun havuzun içinden çıktığı söyleniyor, ama havuzdan dışarıya su taşıyacak bir su yolu yok. Yani, burada belli zamanlarda su çıkıyormuş şifalı olduğu söylenen suyu boşa akıtmamak için, çevresini çevirerek havuz haline getirmişler.

Bölge ile ilgili yöre insanının anlattığı bir söylenti var. Bu bölgede bir tane daha kaplıca varmış ve suyu 7 sene boyunca akıyormuş, sonra 7 sene kuruyormuş.

Erzurum ili tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Burdur Kemer

Burdur Kemer

Evet, umarım Antalya Kemer ilçesini ararken, karşınıza burası yani Burdur ilinin Kemer ilçesi çıkmamıştır. Sadece isim benzerliği. Burdur ilinin Kemer ilçesi, bağlı bulunduğu il merkezi olan Burdur iline 57 km uzaklıktadır. Kemer-Karamanlı arası uzaklık 32 km. dir. Kemer-Antalya arası uzaklık 60 km dir.

TARİHİ

Tarihi süreç içinde, Anadolu Selçuklu ve Hamitoğulları Beyliği hakimiyetinde kalan Kemer bölgesi, 1286 yılında Gölhisar’a bağlıdır. 1956 yılında Belediye teşkilatı kurulmuş ve yörenin ismi “Kemer” olmuştur. 1988 yılında ise ilçe teşkilatı kurulmuştur. Kayıtlarda merkez olarak “Böbekler” köyü gösterilmekte, Sertaç ve Kemer isimleriyle de anılmaktadır.

Burdur Kemer

GENEL

İlçe merkezi: Rahat dağı eteklerinde kurulmuştur. Yani ilçe arazilerinin bir kısmı dağlık ve büyük bir kısmı da ovada yer alır. Deniz seviyesinden yükseklik 1200 metredir. Kara iklimi hüküm sürer ve buna bağlı olarak yazlar kurak, kışlar kar yağışlı geçer. İlçenin en önemli ekonomik etkinliği, tarım ve hayvancılıktır.

Burdur Kemer

YAYLA ŞENLİKLERİ

Her yıl Haziran ayının sonunda düzenlenen Yayla Şenliklerinde otomobil yarışları, konserler ve diğer bazı sosyal etkinlikler düzenlenir.

Burdur Kemer

GEZİLECEK YERLER

Burdur Kemer

ELMACIK KÖYÜ

Elmacık köyü omurgalı fosil yatağı: 1998 yılında Elmacık sulama göleti yapımı sırasında keşfedilmiş ve ilk kurtarma kazısı 2006 yılında yapılmıştır. Bugüne kadar; omurgalı fosil yatağı alanında: dört yıl içinde fillerin atası olarak bilinen ve yaklaşık 10 milyon yıl önce yaşadıkları tahmin edilen “Mastadonlara” ait 6 fosil bulunmuştur. Bu fosillerin özellikle iki fildişi oldukça ilginç ve önemli bir buluntudur. Ayrıca yine bu alanda: aslan, atların atası hipparion, antilop, zürafa, gergedan ve çok sayıda kuş türü kalıntıları da bulunmuştur.

Burdur Kemer

Gelelim bunların sergilendiği yere: Burdur il merkezi Zafer Mahallesinde buluna Rum Ortodoks kilisesi, 1983 yılında Kültür varlığı olarak tescil edilerek koruma altına alınmıştır ve restorasyondan sonra Doğa Tarihi Müzesi olarak düzenlenmiştir. Tabii bu karardaki en büyük etken Elmacık köyünde bulunan fosillerdir, zaten müzeye girişte hemen “Güney Fili” kalıntısını göreceksiniz. Dünyada nadir bulunan, 10 milyon yıllık bir dev Güney Fili’nin uzunluğu 3.30 metre ve ağırlığı 100 kg. dır. Savunma dişi ve kürek kemikleri, Elmacık köyünde gün yüzüne çıkarılmış ve buraya getirilerek bu maket ortaya çıkarılmıştır. Dünyada benzerleri arasında bilinen en yaşlı Güney Filidir.

OLBASA ÖREN YERİ

İlçe merkezine bağlı Belenli köyünde, Roma şehrine ait kalıntılar bulunmaktadır. Herhangi bir resmi arkeolojik çalışma yapılmadığından ayrıntılı bilgi yoktur.

Kemer ilçesinde bunlardan başka birkaç tarihi yer-kalıntı daha var, ancak herhangi bir resmi araştırma yapılmadığından buralar ile ilgili bilgi az, ayrıca gidip görülebilecek bir düzen de kurulu değil. O yüzden, buralara yolunuz düşerse, bence sadece Elmalı köyünde uğrayabilir ve fosil alanını görebilirsiniz.

Karamanlı tanıtımı.

Burdur tanıtımı.