Çankırı Yapraklı

Çankırı Yapraklı

Yapraklı, Çankırı arası uzaklık 28 km dir. Yapraklı, Ankara arası uzaklık 162 km. Yapraklı, İstanbul arası uzaklık 501 km.

TARİHİ

Yörede ilk yerleşimin Hititler döneminde olduğu ve daha sonra takip eden süreçte çeşitli uygarlıklar tarafından yerleşildiği tahmin edilmektedir. 1071 Malazgirt zaferinden sonra, Emir Karatekin, Çankırı yöresinde önce Eldivan ve Yapraklı çevresini fetih eder. Sonra Bizans yönetimine giren bölge, 1137 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı Sultan 2’nci Mesut tarafından ele geçirilir. 1416 yılında yörede Osmanlı yönetimi görülür. Osmanlı devri kayıtlarında ilçenin ismi “Tuht” dur.

Tuht, yol güzergahlarından uzak bir yerleşim yeri olmasına rağmen, Ankara-Çankırı tarihi kervan yoluyla bağlantılıdır. Ankara-Çankırı kervan yolu, Çankırı’dan sonra Yapraklı-Ilgaz ve Korgun-Kurşunlu istikametlerine ikiye ayrılır. 1869 yılı Salnamesine göre, Tuht beldesinde: kilise ve Gayrimüslim okulu vardır.

Türk nüfusla birlikte yaşayan Rumlar, Lozan anlaşmasının ardından mübadele gereği, yöreden ayrılmışlardır.

1870 yılında kaza merkezi olmuş, Cumhuriyetin ilanından sonra ise Çankırı’nın il olmasıyla nahiye haline gelmiştir. 1’nci Dünya Savaşından önce, ilçe merkezinde 3 medrese bulunduğu bilinmektedir. Rivayetlere göre bu medreselerde 1000’den fazla öğrenci öğrenim görüyormuş, Fatih Medresesinde yetişmiş müderrisler tarafından dersler veriliyormuş. 1955 yılında Belediye teşkilatı kurulmuştur. 1958 yılında ilçenin ismi “Yapraklı Panayırı ve Yapraklı Dağına” izafeten “Yapraklı” olmuştur.

Çankırı Yapraklı

 

GENEL

İlçe Orta Kızılırmak havzasının kuzeydoğusundadır. Çıplak ve meyilli Acı Çay vadisi dışında, ilçe arazisi genellikle engebelidir. Rakım ortalama 1000 metredir. Bölge yer yer ormanlarla kaplıdır. Kuzeydeki Yapraklı dağları ile Güneydoğudaki Erikli, Sarıkaya ve Engine dağları ormanlıktır.

Ayrıca ilçe topraklarında çok sayıda yayla vardır. İklim bakımından karasal iklim hakimdir ve buna bağlı olarak yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlı geçer. Halkın temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Bu yüzden, yani geçim sıkıntısı nedeniyle büyük şehirlere göç yoğundur.

YAPRAKLI YAYLA KÜLTÜR TURİZM VE YAĞLI GÜREŞ FESTİVALİ

Yaylaların potansiyelini sergilemek için her yıl geleneksel olarak düzenlenen festivalin, 2019 yılında 46’ncı düzenlenmiştir.

YAPRAKLI MESLEK YÜKSEK OKULU

Çankırı Karatekin Üniversitesine bağlıdır. Ancak öğrencileri, halen merkezde eğitime devam etmektedir. Yapraklı ilçe merkezinde bina belirleme çalışmaları devam etmektedir.

Çankırı Yapraklı

GEZİLECEK YERLER

 

Çankırı Yapraklı Fethiye Türbe ve Kütüphanesi

 

FETHİYE TÜRBE VE KÜTÜPHANESİ

Yapı 17’nci yüzyıl eseridir. İki katlı ve kare planlıdır. Alt katta türbe, üst katta kütüphane vardır. Türbenin üstü doğu-batı doğrultusunda beşik tonozla örtülüdür. Türbe içinde Ahmet Efendi ve Ali Efendi olarak anılan şahısların mezarları bulunmaktadır.

Üst katta bulunan kütüphanenin kuzey cephesindeki giriş kapısı kapalıdır. Kütüphaneye, güney cepheye bitişik eve açılan pencereden girilir. Üstü tromp geçişli tuğla kubbe ile örtülüdür. Kubbe dıştan sekizgen kasnak ve alaturka kiremit kaplıdır. Yapının sekizgen kasnaklı kubbesi üzerinde boynuz motifli alemin bulunması, ilk göze çarpan unsurdur.

Çünkü Anadolu Türk İslam mimari kültüründe alemlerde hilal daha çok kullanılmakta olup, boynuz Ortadoğu toplamlarında ve hatta Osmanlılarda kudret ve azameti temsil etmektedir. Yapıda boynuzun kullanılması ve alemi taşıyan bölümün yeşil renkte olması yapı içerisinde Osmanlı dikkat çekmektedir. Yapının duvarları moloz ve devşirme taşlarla örülmüştür. Halen özel mülkiyettedir.

Çankırı Yapraklı Hacı Mustafa Efendi Camii

HACI MUSTAFA EFENDİ CAMİ

İlçe merkezinde Camikebir mahallesindedir. Kesme taş üzerine ahşap çatkı arası taş ve kerpiç dolgulu olarak inşa edilen cami, dikdörtgen planlıdır. Üzeri kırma çatılı ve alaturka kiremit örtülüdür.

Duvarlarında altlı üstlü ikişer sıra pencere vardır. Tavanı çıtakari tekniğiyle bezemeli olan caminin içinde hat ve bitkisel bezemeler bulunur. 1905 yılında yapılmıştır. Son zamanlarda Vakıflar tarafından onarılmış olan cami, günümüzde iyi durumdadır.

Çankırı Yapraklı Bugay Camii

 

BUGAY CAMİ

İlçe merkezine 17 km uzaklıktadır. Caminin kesin yapım tarihi bilinmiyor ancak Cumhuriyetten sonra yapıldığı tahmin ediliyor. Caminin minaresi ahşaptır, metal saçla kaplı ve tek şerefelidir. Kare plan oturtulmuş, sekizgen kasnaklı olup, kasnak üzerinde aydınlatma pencereleri vardır. Çatı kubbe şekilli, kırma çatılı ve kiremit örtülüdür. Kubbenin ortasında çok renkli bitkisel bezeme görülmeye değerdir. Aynı şekilde mihrap alçı ve bitkisel bezemelidir.

Çankırı Yapraklı Büyük Yayla

 

BÜYÜK YAYLA

Ortalama 1650 metre yüksekliktedir. İlçe merkezinin kuzeyinde yer alan Yapraklı dağları üzerinde çok geniş bir alana yapılmış olan 1600-1700 metre rakımlı yayla, yer yer yoğunlaşan karaçam, köknar, ardıç ağaçları ve zengin orman altı bitki örtüsüyle kaplıdır.

Ağaçlıklar arasında otlak olarak kullanılan dağ çayırlarıyla kaplı boşluklar yer alır. Havanın elverişli olduğu zamanlarda güzel bir mesire yeri olan Yapraklı Yaylası, günübirlik ziyaretlerin dışında atlı ve yaya yürüyüşleri, bisiklet gezisi, kamping, karavan ve foto safari gibi etkinlikler için de oldukça uygundur.

Çankırı Yapraklı Koca Meşe

 

KOCA MEŞE

Karacaözü köyü sınırları içinde bulunan ve halk arasında “Kocameşe” olarak adlandırılan ağaç, 256 metre karelik bir alanı kaplar. Üç ayrı gövdenin birleşmesiyle oluşmuştur ve yaklaşık 500 yıllık geçmişe sahiptir. Yer çapı: 12.20 metre, tepe çapı: 12.05 metredir.

Çankırı tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazıma ulaşmak için.

 

Çankırı Şabanözü

Çankırı Şabanözü

Çankırı Şabanözü: Şabanözü, Çankırı arası uzaklık 35 km dir. Şabanözü, Ankara arası uzaklık 75 km. Şabanözü, Çubuk arası uzaklık: 45 km. Şabanözü, Orta arası uzaklık: 25 km.

TARİHİ

Bölge Karatekin Bey tarafından fetih edilmiş ve Danişment topraklarına katılmıştır. Takip eden süreçte: Selçuklular, Candaroğulları, İsfendiyaroğulları beylikleri hakimiyeti görülür. Ardından ise Osmanlı topraklarına katılır. İlçe, tarihi süreçte hiçbir zaman düşman işgaline uğramamıştır. 1944 yılında ilçe olmuştur. Gelelim isminin kaynağına: Şabanözü ilçesinin “Şaban Koca” isimli bir şahıs tarafından kurulduğu söylenir. Bu yerleşim yerinin içinden geçen Sanı deresinin iki yakası söğütlük ve yeşilliklerle kaplı olan ve dere yataklarına “öz” denildiğinden, Şaban ile Öz kelimesinin birleşmesiyle, yöre “Şabanözü” ismini almıştır.

Çankırı Şabanözü

 

GENEL

İlçe, İç Anadolu bölgesi, Orta Kızılırmak sınırları içinde, Aydos-Eldivan dağları arasında, Köroğlu dağ silsilesinin güneyinde Sanı Deresi vadisindedir. İlçenin güneyinde oldukça geniş bir düzlük-ova vardır. Deniz seviyesinden yükseklik 1100 metredir. Sanı dağı eteklerinden doğan Sanı çayı, ilçenin ortasından geçer. Yörede karasal iklim hakimdir.

Buna bağlı olarak kışlar soğuk, uzun ve karlı geçer. İlçe halkı genellikle tarım ve hayvancılıkla geçinir. 2005 yılında Organize Sanayi Bölgesi kurulmuş olup bölgede çeşitli sanayi kuruluşları üretim yapmaktadır. Göç nedeniyle, bölgenin nüfusu hızla azalmış ve azalmaktadır. Bölgenin en önemli özelliklerinden birisi de deprem bölgesinde kurulu olmasıdır. 1943 depreminde hasar görmüştür.

Çankırı Şabanözü

 

KÜLTÜR-SANAT VE GÜREŞ FESTİVALİ

Şabanözü Yağlı Pehlivan güreşlerinin yapıldığı güreş sahası, Çankırı yolu üzerinde, ilçe merkezine 3 km uzaklıktadır. Burada 2000 kişilik oturma tribünü, hakem kulesi, komite binası, çeşmeler, tuvaletler, pehlivan yıkanma yerleri yaptırılmıştır. Güreş alanı doğal çim zeminli sahası ile oldukça iyi durumdadır.

Yörede yağlı güreşlerin ilk olarak 1940’lı yıllarda yapıldığı söyleniyor. 1990 yılında ise, yağlı güreşler geleneksel hale getirilmiştir. Her yıl Haziran ayı içinde 2 gün süreli yapılmaktadır.

Çankırı Şabanözü

GEZİLECEK YERLER

Çankırı Şabanözü Paşasultan (Ulu) Cami

 

PAŞASULTAN (ULU) CAMİ

İlçe merkezinde Sağlık mahallesindedir. Küçük bir tepenin eteğindedir. Beylikler döneminde yapımı yaygınlaşan, ahşap direkli camilerdendir. İlk örnekler 13’ncü yüzyılda görülür. Caminin orijinal harimi, mihrap yönünde uzunlamasına planlı ve üç sahınlıdır.

Kuzey-güney yönünde atılmış kirişler, mihrap yönüne diktir. Her birinde 3 adet iki sıra ahşap sütun tarafından taşınır. Kirişler üzerinde konsollar bulunur. Konsollar üzerinde bulunan kirişler üzerinde ise, doğu-batı yönünde atılmış ahşap direkler, tavanı oluşturur. Orta sahın diğer sahınlara göre daha yüksektir. 1977 yılında son cemaat kısmına ikinci bir ibadet kısmı eklenmiştir.

Çankırı Şabanözü Bakırlı Cami

 

BAKIRLI CAMİİ

İlçe merkezine 12 km uzaklıktadır. Cami, 1904 yılında Hüseyin Çavuş tarafından yapılmıştır. Cami, son olarak 1999 yılında restore edilmiştir. Cami, taş yapıdır. Kuzeyden girilen son cemaat yerinden sonra batıya açılan kapıdan caminin ana girişine ulaşılır. 214 metre genişlikteki caminin kapasitesi 330 kişidir. Ana taş duvar üzerine iki küçük kubbe ve büyük kubbe inşa edilmiştir.

Kubbeler çinko kaplıdır. Küçük kubbelerde nişli küçük kemerli, büyük kubbede 16 pencere vardır. İç mekan pencereleri, nişli, kemerli renkli camlıdır. (vitraylı) Caminin içi çini kaplıdır. Tavan göbeği ve süslemeleri görülmeye değerdir. Göbekte iç içe daireler ve bu dairelerin içi de ayetlerle bezenmiştir. Cami avlusunun batısında sekiz direk üzerine oturtulmuş, kubbeli şadırvan bulunur.

Çankırı Şabanözü Karaören Göleti

 

KARAÖREN GÖLETİ

İlçe merkezine 6 km uzaklıktadır. Göletin çevresi çam ve meşe ağaçlarıyla kaplıdır. Oluşturduğu doğal güzellik nedeniyle mesire yeri olarak tercih edilir.

Çankırı tanıtımı.

Çubuk tanıtımı.

Orta tanıtımı.

 

Çankırı Orta

Çankırı Orta

Çankırı Orta, Çankırı arasındaki uzaklık: 63 km dir. Orta, Ankara arasındaki uzaklık: 110 km. Orta, Çerkeş arası uzaklık: 36 km. Orta, Şabanözü arası uzaklık: 25 km. Orta, Kastamonu arası uzaklık: 181 km.

TARİHİ

Buradaki ilk yerleşimin ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu bilinmez ancak tahminlere göre MÖ 3000’li yıllarda bölgede Hitit hakimiyeti görülmektedir. Takip eden süreçte ise Roma, Bizans, Selçuklu, Danişmentliler ve Osmanlıların yaşadıkları görülür. İlçe topraklarında yapılan kazılarda bulunan Hitit dönemine ait yapı taşları ve küp mezarlar, halen Çankırı Müzesinde sergilenmektedir.

İlçenin eski adı Kari Pazarıdır. Bunun anlamı: okuyanların toplandığı yer demektir ve halk arasında: “Karapazar” olarak bilinir. Eski tapı kayıtlarında ise “Kari Pazar Naibine” hitabı görülür. “Kar i” kelime anlamı: okuyan, inceleyen, Kur-an-ı Kerimi okumasını bilen kişi demektir. Karipazarı ise “Kur-an okuyanların toplandığı yer demektir.

Bir zamanlar, ilçede günümüzdeki İmam Hatip Lisesinin doğusunda bir medrese ve caminin bulunduğu, burada Kuran-ı kerim ve dini ilimlerin okutulduğu bilinmektedir. Anılan yerde şimdi bir türbe ve bu türbenin yanında cami ve medresenin temelleri görülmektedir. Hatta, caminin temelleri bulunup aynı yere Osman Dede camisi inşa edilmiştir.

Sonraları yerleşimin ismi Ortaköy olarak değiştirilmiştir. 1957 yılında ilçe olmuş ve ismi de “Orta” olarak düzeltilmiştir. Bu ismin verilmesinin sebebi: ilçe merkezinin, ilçeye bağlı köylere ve kasabalara olan uzaklığının ortalama bir uzaklıkta olmasıdır.

Çankırı Orta

 

GENEL

İlçe Batı Karadeniz bölgesinde, Dumanlı dağları ve Aydos dağı arasında kalmış düz bir plato üzerine kurulmuştur. Devrez çayı ilçeyi ikiye böler ve Kızılırmak nehrine dökülür. Halkın geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Halkın büyük bölümü, iş aramak için geçmiş yıllarda dışarıya göç etmiştir. İklim olarak karasal iklim hakimdir buna göre kışları soğuk ve uzun, yazları kurak ve kısa geçer. İlçenin rakımı 1257 metredir.

GEZİLECEK YERLER

Çankırı Orta Canbazzade Ahmet Efendi Camisi

 

CANBAZZADE AHMET EFENDİ  CAMİSİ

İlçe merkezinde Sultan Beyazıt Mahallesinde bulunan cami, 1802 yılında Canbazzade Ahmet Efendi tarafından yaptırılmıştır. Cami, kare planlıdır. Üst örtüsü sekizgen kasnak üzerine düz ahşap tavanlı ve dıştan kiremit çatılıdır. Kasnak üzerinde her sekiz cephede de birer yuvarlak kemerli pencere vardır.

Çankırı Orta Canbazzade Ahmet Efendi Camisi

Alttaki büyük pencereler yine yuvarlak kemerlidir. Cami tek minareli ve tek şerefelidir. Camide bugüne kadar yapılan onarımlar, orijinalliğini bozmuştur. Yerel yapı olması dışında mimari özelliği yoktur.

Çankırı Orta Dodurga Köyü Camisi

 

DODURGA KÖYÜ CAMİSİ

İlçe merkezine bağlı Dodurga beldesindedir. Dodurga ilçe merkezine 9 km uzaklıktadır.

Kitabesi yoktur. Yakınındaki çeşmeden sadece kitabe kalmıştır. Kitabe tarihi: 1854 yılına aittir, buna göre cami de bu dönemde yapılmış olmalıdır. Mihrap yönünde uzunlamasına planlıdır. Düz ahşap tavan ve kiremit çatılıdır. Beden duvarları, araları derzlenmiş kaba yontu taş örgülüdür. Yapı doğu ve batı cephelerinde üçer tane, güney cephede iki tane pencere ile aydınlatılmaktadır.

Caminin kuzeyine, sonradan camiden daha alçak, doğu-batı doğrultusunda son cemaat yeri eklenmiştir. Üstü üç küçük kubbe ile örtülü bu mekandan beşik kemerli kapı açıklığı ile harime geçilir. Tahta döşemeli harimin üstü, kasetleme tekniğiyle yapılmış dört köşeli pullu ahşap tavanla örtülüdür.

Tavanın çevresi ayetler ile bezenmiştir. Ortada: ahşap göbek ve tavanı dolaşan yazı şeridi görülmeye değerdir. Tavan göbeği kare içine alınmış yuvarlak ağaç işlemelidir. Yerel yapıdır, mimari özelliği bulunmamaktadır.

DOĞANLAR CAMİSİ

İlçe merkezine 11 km uzaklıktadır. Kitabesi ana giriş kapısı üzerindedir. Ana giriş kapısı, iki kanatlı ve ahşaptır. Orijinal boyası üzerine yeşil boya sürülmüştür. Cami avlu içindedir. Duvar köşeleri kesme, diğer bölümler ise devşirme moloz taştan yapılmıştır. Minare camiye bitişik, tek şerefeli, külah çinko kaplamadır. Üstünde alem vardır. Caminin kırma çatısı düz ahşap üstü kiremit örtülüdür. Alt sırada dikdörtgen, üst sırada kemerli pencereler bulunur. Ana giriş kapısı üstünde bulunan kadınlar mahfilinin penceresi yoktur.

BAYINDIR KÖYÜ CAMİSİ

İlçe merkezine bağlı Bayındır köyündedir. Ortaköylü Mustafa Usta tarafından, 1889 yılında yapılmıştır. Kare planlı, üzeri sekizgen yüksek kasnaklı çatıyla örtülüdür. Kadınlar mahfelinden ahşap merdivenle çıkılan ve yüksek kasnakta bulunan galeri kısmı, yapıyı çepeçevre dolaşmaktadır.

Çankırı Orta Sakaeli Kaya Mezarları ve Peri Bacaları

 

SAKAELİ KAYA MEZARLARI VE PERİ BACALARI

İlçe merkezinin kuzey doğusunda ve 8 km uzağında bulunan Sakaeli köyünün kuzeyinde ve köy ile sırt sırtadır. Köyün sırtını yasladığı tepenin güneyde dik inen yamaçlarındadır.

Çankırı Orta Sakaeli Kaya Mezarları ve Peri Bacaları

Devrez çayı vadisinde, güneybatı-kuzeydoğu yönünde, dar bir şerit halinde uzanır. Jeolojik olarak çakıl taşı ve tortul kayaçlardan meydana gelen arazi içinde, oyulmuş vaziyettedir. Tek olduğu gibi birbirine geçen, basamaklı, iki katlı, iki odalı, bölge, aydınlatma pencereli, düz, kare, dairevi, dikdörtgen tavanlı olarak yapılmış mezar tipleri vardır. Mezar odası ve oturma yeri olarak düzenlenmiştir.

Duvarlar nişli, giriş kemerli, içeride ölü sedirleri bulunan bu mezarlardan “Dokuz İnler” olarak bilinen ayrı bir özellik taşır. Sarp yamaç üzerinde Suluin adlı bir bölüm daha vardır. 27 basamak inilerek suya ulaşılır. Yükseklikleri 2 ile 2.5 metre kadardır. Köy halkı tarafından, tepenin yüzeyindeki oyukların yere yakın olanları önü kapatılmak suretiyle değişik maksatlarla kullanılmaktadır.

Çankırı Orta Sakaeli Kaya Mezarları ve Peri Bacaları

 

Peri Bacaları

Köye 2 km uzaklıkta Gelin Kayası mevkiinde peri bacası oluşumları ve aralarındaki kaya mezarları da görülmeye değerdir. Devrez Çayı vadisinde, irili ufaklı pek çok peri bacası vardır. Vadide bulunan 150’ye yakın peribacası, tortul kayaların su ve rüzgar erezyonuna uğraması sonucu oluşmuştur. Bölge 1990 yılında 1’nci derece Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

Çankırı Orta Sakaeli Kaya Mezarları ve Peri Bacaları

Ancak buranın turizme kazandırılması için herhangi bir çalışma ve alt yapı yoktur. Yoksa, Kapadokya bölgesindeki peri bacaları kadar güzel oluşumlar var. Özellikle buraya ulaşmak için Devrez Çayını geçmek gerekiyor ki, çayın üzerine köprü yapılması şarttır. Umarım en yakın zamanda bölgenin turizm değeri anlaşılır ve gerekli alt yapı sağlanır.

Çankırı Orta Ağlar Kayalar

 

AĞLAR KAYALAR

İlçe merkezine 17 km uzaklıktaki Bağkışla bölgesindedir. Burada gri renkli kayalar arasından su akar.

Ancak buranın oluşumuyla ilgili yörede bilinen bir efsane vardır. Buna göre: “Paşa denen babanın, Sultan denen kızı vardır. Osmanlı döneminde, “Kışla” olarak isimlendirilen bu bölgeye Tatarlar saldırır; birçok insan öldürürler, her yere yakıp yıkarlar. Sadece köyde tek sağ kalan ve kayaların arasına kaçmayı başaran Sultan’ı öldüremezler. Sultan: kayaların arasına girdiğinde, Allah’tan kendisini taş etmesini diler ve iki kayanın birleşmesiyle taş kesilir.

Kayaların arasından akan su ise, Sultan’ın göz yaşlarıdır. Bu su küçük bir dere olup akmayı sürdürür. Bu akan su sayesinde, Ağlar kayanın tam karşısındaki dağda bulunan ve Sultan’ın ağabeyi olduğu kabul edilen çam ağacı da beslenir. Sultan’ın babası olan Paşa ise, dağın tepesine bir türbe yaptırır. Türbenin yanında bulunan su kuyusunun ise, Sultan’ın gözyaşları ile dolduğu söylenir.

Gelelim günümüze, Sultan’ın ağabeyi olduğu kabul edilen çam ağacı kutsal kabul edilir, bir dalı bile kesilmez-kırılmaz. Yine günümüzde ilginç bir durum, buraya bir Tatar geldiğinde, sürekli akan ve şifalı olduğuna inanılan su, kesilir-akmamaya başlar.

Çankırı Orta Höyük Yeraltı Şehri

 

HÖYÜK YERALTI ŞEHRİ

İlçe merkezine bağlı 11 km uzaklıktaki Höyük köyündedir.

Yeraltı şehrinin tarihi oldukça eskilere gitmektedir. İlk olarak 2005 yılında tespit edilmiştir.

Çankırı Orta Höyük Yeraltı Şehri

MS 3 ile 5’nci yüzyıllar arasında kullanıldığı yani Roma dönemine ait olduğu düşünülüyor. 2006-2008 yılları arasında Çankırı Müzesi tarafından yapılan çalışmalarla temizlenmiştir. Burada küçük bir kilise, keşiş odaları, sarnıç ve diğer hayat alanları bulunuyor. Günümüzde koruma altına alınmıştır, içerisinde rahatlıkla gezilebilecek boyutlardadır.

Çankırı tanıtımı.

Çerkeş tanıtımı.

Şabanözü tanıtımı.

Kastamonu tanıtımı.