Aydın İncirliova

Aydın İncirliova: bayağı işlek bir anayol üzerinde bulunuyor. Yani: Aydın şehrinden çıktıktan sonra, Ege denizi kıyısındaki bir çok yöreye gitmek için, buradan geçmek durumundasınız. Ama, burada herhangi bir yoğun tarihi ve turistik özellik aramamak gerekir. Buraya yolunuz düşerse ve severseniz, mutlaka kuru incir almanızı öneririm. Bunun dışında, mevsiminde zaten yol boyunca incir satan tezgahları göreceksiniz. Ama kuru incir alacaklara önemli tavsiyem: açıkta satılan kuru incir satın almayın, çünkü büyük olasılıkla kurtlu çıkacak veya kurtlanacaktır, TARİŞ mamulü ürünler almanızı öneririm.

ULAŞIM

İncirliova, bağlı bulunduğu Aydın il merkezine, yalnızca 11 km. uzaklıktadır. İzmir otoyolu: coğrafi olarak ilçe topraklarını ikiye böler. İncirliova-Germencik arasındaki uzaklık: 11 km. İncirliova-Selçuk arasındaki uzaklık: 45 km. İncirliova-Kuşadası arasındaki uzaklık: 45 km. İncirliova-Torbalı arasındaki uzaklık: 67 km. İncirliova-Aliağa arasındaki uzaklık: 153 km.

TARİHİ

Bölgede, MÖ.13’ncü yüzyılda, Hitit egemenliği görülür. Ancak, devam eden tarihi süreçte, burada: Frigler, Lidyalılar, İonlar, Persler, Makedonyalılar, Romalılar ve Bizanslılar egemenliği ele geçirirler. 1280 yılına gelindiğinde ise, Menteşe Bey, yörenin Türk hakimiyetine girmesini sağlar.
1310 yılında ise Aydınoğulları ve 1426 yılında, II. Murat tarafından yörenin Osmanlı egemenliğine alındığı görülür.
1400’lü yıllarda ise, bölgeye gelen bir gurup insan ve Madanoğlu ailesi tarafından, günümüzdeki İncirliova’nın temeli atılır.
Bu insanlar: Karapınar ismini verdikleri yörede, bir zaman sonra mevcut bataklıkların kuruyup, yerlerinde incir ağaçlarının çıkmasıyla, 1934 yılında, buraya, İncirliova ismini verirler.
Son bir not: yörenin ismi “Karapınar” iken, 1942 yılında “İncirliova” olarak değiştirilmiştir.

GENEL

İlçenin yerleşim alanının büyüklüğü: 151 km. karedir. Deniz seviyesinden yükseklik: 65 metredir. Yerleşim yerinin kuzeyinde: Cevizli dağları, güneyinde ise Büyük Menderes ovası bulunmaktadır. Zaten, yörenin en önemli akarsuyu: Büyük Menderes’tir.
Bölgenin ekonomik etkinliklerinin başında: tarım ve buna bağlı sanayi gelmektedir. Özellikle sebze üretiminde, bölge üst düzeydedir. Seracılık yapılmaktadır. Bal üretimi de yaygındır.

İNCİR FESTİVALİ

Yörede, her yıl, düzenli ve geleneksel olarak “İncir festivali” düzenlenmektedir. Festival bünyesinde: çeşitli etkinlikler düzenlenir. Bu etkinliklerde, festivale katılanlar eğlenirler ve çeşitli yarışmalar da yapılır. Üreticiler arasında, en kaliteli incir yetiştiricileri ödüllendirilir. Ayrıca, İncir güzeli ve ses yarışmaları da düzenlenir.

TARİŞ

1913 yılında: İncirliova bölgesindeki çeşitli tüccarlar; bulundukları yöredeki yabancı tüccarların, yerli üreticileri ezmelerini önlemek için bir kooperatif kurarlar. Daha sonra, Ege Bölgesi genelindeki üreticileri, kooperatifçilik ilkeleri doğrultusunda örgütleyen bu ilk kuruluş ve benzerleri: 21 Ağustos 1915 tarihinde, Milli Aydın Bankasının bir kolu olarak birleştirilirler ve bu tarih: günümüzdeki TARİŞ’in kuruluşu olarak kabul edilir. Evet: TARİŞ, gerçekten yöreye has, sattığı ürünler ile dikkat çekiyor. Özellikle: bu ürünleri gayet güzel ambalajların içinde satması tam bir profesyonelliktir. Buralara yolunuz düşerse, özellikle TARİŞ ürünleri olan “kuru üzüm” ve “kuru incir” satın almanızı öneririm. Çünkü: açıktan satın alacağınız kuru incirlerin, kurtlu olması veya yakın zamanda kurtlanması ihtimali çok yüksek, ama TARİŞ mamullerinde böyle bir sıkıntı yok.

NE YENİR. NE İÇİLİR

Bu yöreye yolunuz düşer ve yöresel lezzetlerden tatmak isterseniz: öncelikle: katmer, cingan pilavı ve paşa böreği önerebilirim.
Bu yemek konusunda son bir not: İncirliova yöresinde bir şey daha çok meşhur ve tüketiliyor, evet “deve sucukları”. Belki ilginizi çekebilir.

NE SATIN ALINIR

Bu yöreye yolunuz düşerse: kuru üzüm veya kuru incir satın alabilirsiniz.

GEZİLECEK YERLER

Aydın İncirliova Ballıkaya

BALLIKAYA

İlçe merkezine bağlı, Dereağzı köyündedir. İzmir’den Aydın istikametine giderken, yolun solunda, uzaktan fark edilebilmektedir. Çünkü: kireç taşından oluşmuş, gayet büyük bir kütledir. Bu kütlenin en yüksek yerinde bir oyuk var ve burada, yani oyukta erken Hıristiyanlık dönemine ait “Cebrail” fireskosu bulunuyor.
Ancak, bu oluşumun, ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmemektedir, ancak yapıldığı dönemde barınak olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir. Kaya içine oyularak yapılmış bu barınağın yapıldığı dönemde bir giriş kapısının bulunduğu, ama sonraki dönemlerde bu kapının yok olduğu bilinmektedir. Evet, buraya ulaşım gayet zor. İkizdere barajı nedeniyle, güzergahı değiştirilen Tire-İncirliova yolundan sapılarak, bir süre arazi tırmanışı yaptıktan sonra ulaşılıyor. Ama, Cebrail fireskosunu görmek için gitmeye değebilir.

Aydın İncirliova Dereağzı Köprüsü

DEREAĞZI KÖPRÜSÜ

İlçe merkezine bağlı Dereağzı köyü sınırları içindedir. Yapım yılı olarak: 1400’lü yıllar düşünülmektedir.
Köprü: doğu-batı yönünde yapılmıştır. 3 kemerden oluşmaktadır. Bu kemerler, ortada bir büyük ve yanlarda iki küçük kemer şeklindedir. Su: büyük kemerin altından akar. Köprü: 1970 yılında restore edilmiş ve daha sonraki yıllarda ise, yanına yeni bir köprü yapılarak, kullanım dışı kalmıştır. Zaten koruma altına alınmaz ise, büyük ihtimalle, köprü yakın gelecekte yıkılarak yok olacaktır.

ERBEYLİ KÖYÜ CAMİSİ

İlçe merkezine bağlı, Erbeyli köyündeki bu cami: 1891 yılında, Erbeyli köyünde yaşayan Sarı Hüseyin Ağa tarafından yaptırılmıştır. Ancak, mimarı bilinmemektedir. Camide: 1 şadırvan, 2 tuvalet, 8 çeşme ve 3 oda bulunmakta olup, toplam alanı 200 metre karedir. Yapımında taş malzeme kullanılmıştır.

DİBEKTAŞI ÇEŞMESİ

İlçe merkezinin Dibektaşı mevkiinde bulunan yapı, 1894 yılında yapılmıştır. Çeşme, kitabesine göre: Muhammet Ali oğlu şahıs tarafından yaptırılmıştır. Çeşme, 1976 yılında Belediye tarafından onarılmış olup, günümüzde de kullanılmaktadır.

KÜLTÜR PARK

İlçe merkezinin batısında: İzmir-Aydın kara yolu üzerindedir.
Bu mesire yeri ve piknik alanı: İncirliova Belediyesi tarafından yaptırılmıştır. Park alanı içinde: düğün salonu, çay bahçeleri ve çocuk oyun yerleri bulunmaktadır. Yöre halkı, burayı piknik yapmak için kullanmaktadırlar.

Aydın ili tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Aydın Yenipazar

Aydın Yenipazar

Yenipazar: geçmişinde burada doğmuş ve yaşamış büyük kahraman “Yörük Ali Efe” ile bilinip anılan bir yerdir. Zaten, Yenipazar Belediyesi de, ambleminde, Yörük Ali Efe Müzesini kullanmaktadır. Gayet sosyal şartlara sahip ilçede, meyhaneler sokağı dikkat çeker. Yenipazar turizm denildiğinde, ilk akla gelen: yalnızca pide yemek üzere, yakın çevreden buraya gelen birçok ziyaretçiden söz etmek mümkündür.
Ayrıca, yine dünya üzerinde sessiz ve huzur dolu yerleşim yeri olarak kabul edilen “Cittaslow” uygulaması burada da gündemdedir. İtalyanca Citta (şehir) ve İngilizce Slow (yavaş) kelimelerinden oluşan Cittaslow: sakin şehir anlamında kullanılmaktadır. Merkezi İtalya’da bulunan Cittaslow: yerel kimliğini ve özelliklerini koruyarak, dünya sahnesinde yer almak isteyen kasabaların ve kentlerin katıldığı bir birliktir.

Aydın Yenipazar

ULAŞIM

Yenipazar ile bağlı bulunduğu Aydın ili arasındaki uzaklık: 41 km. dir. Yenipazar-İzmir arasındaki uzaklık: 150 km. Yenipazar-Nazilli arasındaki uzaklık: 16 km.
İlçe 8 km. uzunluğunda bir asfalt yolla: kuzeyde Aydın dağlarının güney eteklerinde uzanan Aydın-Denizli-Afyonkarahisar karayoluna (E-23) bağlanmaktadır. Ayrıca, ülkemizin ilk demiryolu olan Aydın-İzmir demiryolu da, burada, E-23 karayoluna paralel olarak uzanmaktadır.

Aydın Yenipazar

TARİHİ

MÖ.7’nci yüzyılda, Kimmerler bölgeyi ele geçirirler, ancak daha sonra, Lidyalılar ve Persler, burada hakimiyet kurarlar. Daha sonra ise, Roma ve Bizans ve ardından Selçuklu egemenliği ve 1455 yılında, Cihanoğulları aşireti tarafından, antik Ortasia harabelerinin 5 km. batısında, Telozlar mevkiinde, Yenipazar yerleşim yeri kurulur. Ancak, takip eden süreçte, sıtma salgını çıkınca, yöre halkı bulundukları yerden kaçarak, günümüzdeki Yenipazar ilçesinin bulunduğu yere yerleşirler.
Çevre yerleşim yerlerinde yaşayanlar, burada kurulan Pazar yerine gitmek istediklerinde “haydi yeni kurulan pazara gidelim” şeklinde konuştuklarından, buraya “Yenipazar” ismi verilmiştir.
Yenipazar; 1957 yılında ilçe merkezi olmuştur.

Aydın Yenipazar

GENEL

Yenipazar, ülkemizde, asıl Ege sınırları içinde kalmaktadır. Ama, nüfus ve yüz ölçümü bakımından, Aydın ilinin diğer ilçelerine nazaran daha küçüktür. Yerleşim yerinin büyüklüğü: 180 km. karedir. Coğrafi özellik olarak topraklarının büyük bölümü: Büyük Menderes Havzasının orta bölümündedir. Bölgenin coğrafi özelliklerinin en önemli bölümü ise: Batı Anadolu bölgemizde, denize dik ve birbirine paralel yükseltilerin üzerinde bulunmasıdır.
Yörenin denizden yüksekliği: 56 metredir. Deniz kıyısından uzaklık ise, 100 km. dir.
Yenipazar yöresinde: bazı değişiklikler ile birlikte, Akdeniz iklimi görülmektedir. Yörenin denizden uzak, iç kısımlarda bulunması nedeniyle: kıyıya göre, iklim değişiklikleri yaşanır. Buna bağlı olarak: yazları çok sıcak ve kurak, kışları ise serin-ılıman ve yağışlı geçer.
Bölgenin ekonomik etkinliklerinin başında, tarım ve hayvancılık gelmektedir. Ayrıca: yoğun olarak bal üretimi yani arıcılık ta yapılmaktadır. Çırçır ve zeytinyağı fabrikaları da bulunmaktadır.

KARAÇAKAL YÖRÜKLERİ ŞENLİKLERİ

Yenipazar bölgesinde, Karaçakal köyünde, her yıl Mayıs ayının ilk Pazar günü şenlikler düzenlenmektedir. Şenliklerin temel amacı: gelenek ve göreneklerin genç nesillere aktarılmasıdır.

Aydın Yenipazar Meslek Yüksek Okulu

YENİPAZAR MESLEK YÜKSEK OKULU

Okul, Adnan Menderes Üniversitesine bağlı olarak, 1994 yılında kurulmuştur. Toplam 49 öğrenci ile başlayan öğretim, günümüzde 1100 öğrenciyle sürdürülmektedir. Yenipazar ilçesinde: Meslek Yüksek Okulunda okuyan öğrencilere hizmet veren kız ve erkek öğrenci yurtları ve pansiyonlar bulunuyor.

NE YENİR. NE İÇİLİR

Yenipazar yöresine yolunuz düşerse: buraya has pide türünü mutlaka denemelisiniz, lezzetine doyamayacaksınız.
Özellikle, Sümer Pide Salonunda: tahinli ve yuvarlak pideyi mutlaka tatmalısınız. Tahinli sevmezseniz, yumurtalı pide de yiyebilirsiniz, ama tek bir gerçek, buradan pide yemeden sakın ayrılmayın. Pide yedikten sonra, üstüne bir de kahve için. Kahvelerini, Hasan Ağa kahvesinde içebilirsiniz.

GEZİLECEK YERLER

YÖRÜK ALİ EFE MÜZESİ

İlçe merkezinde, Yörük Ali Efe caddesi üzerindedir.
Milli kurtuluş mücadelesinin kahramanlarından Yörük Ali Efe’nin ölümüne kadar yaşadığı ev, 1980’li yıllarda çıkan yangın sonucu yanmış ve bunun sonucunda, varisleri, onarılarak müze yapılmak üzere, evi, resmi makamlara bağışlamışlardır. Ev, ilk olarak 19’ncu yüzyıl sonlarında yapılmıştır.
1999 yılına gelindiğinde, ev aslına uygun olarak restore edilmiş ve 2001 yılında ziyarete açık hale getirilmiştir. Bahçede yeni yapılan: gişe, bekçi odası ve ziyaretçilere hizmet veren bir tuvalet bulunuyor. Eski bademlik binası olarak bilinen müştemilat yapısı ise, onarılarak kır kahvesine dönüştürülmüştür. Ziyaretçiler, burayı kullanmaktadırlar.
Müzede: Yörük Ali Efenin kullandığı ve varisleri tarafından müzeye bağışlanan şahsi eşyaları sergilenmektedir. Müzenin bahçesinde ise, Yörük Ali Efenin 2000 yılında, Bakanlar kurulu kararı ile buraya nakledilen mezarı bulunmaktadır.

Aydın Yenipazar Beyler Kulesi-Donduran Kalesi

BEYLER KULESİ-DONDURAN KALESİ

İlçe merkezine bağlı, Donduran köyündedir. Kim tarafından ve ne zaman yaptırıldığı bilinmese de, yapıldığı dönemde gerek yerleşim yeri ve gerekse Menderes ovasına hakim bir konumda yapılmıştır.
Yapı: moloz taş, tuğla ve mermer devşirme malzeme kullanılarak yapılmıştır. Bir, iki ve teras katından oluşmaktadır. Ancak, kat döşemeleri ahşap yapılmış ve yandığı için günümüze ulaşmamıştır. Teras kat duvarlarında, mazgal delikleri bulunmaktadır.
Kuleye giriş: muhtemelen çekme köprünün iç tarafındaki merdivenlerden sağlanıyordu. Çekme köprünün makara sistemi kalıntıları, günümüzde görülmektedir.
Kulenin önemi: Aydın il sınırları içinde, Nazilli Arpaz ve Koçarlı Cihanoğlu kuleleriyle beraber, ayakta kalmış üç kuleden biri olmasıdır. Ancak, Donduran kulesi, bunlar arasında en çok hasar görmüş olanıdır ve yalnızca dört duvarı ayakta kalabilmiştir.

Aydın Yenipazar Alhan Hamamı

ALHAN HAMAMI

İlçe merkezine bağlı, Alhan köyünde bir tepe üzerindeki zeytinlik alandadır. Yapı: iki parçalıdır. Bu parçalardan birinin hamam yapısı olduğu bilinmesine rağmen, diğer parçanın işlevi bilinmemektedir. Hamamın: günümüzde de görülen, ayakta kalan dört duvarı içinde, güneye bakan duvarı içinde, içinden su geçen ve çömlekten yapılmış künkleri ortaya çıkarmak için delikler açıldığı görülüyor. Bu deliklerin yüzeysel kalması, duvarın çökmesini engellemiştir. Ancak, yine de, yapının kubbeleri ve batı duvarı çok zarar görmüştür. Duvarlardaki süsleme ve kabartmalar, çöken kubbe nedeniyle bozulmuştur. Duvarlarda bulunan ince işçilik ve bozulmayan sıvalar: hamam mimarisinin ve inşaat tekniğinin zenginliğini göstermesi açısından ilgi çekmektedir.
Son bir not: hamamın arka tarafında bulunan ikiz binanın, muhtemelen bir han olduğu ve “Al Han” olarak isimlendirildiği düşünülmektedir. Çünkü: her iki binanın, ikiz olmasına rağmen, inşaat tarzı farklıdır. Çünkü: özellikle hamamın zarif duvarları ve iç mimarisi, biraz önce de sözünü ettiğim gibi, güzellik arz etmektedir. Alhan köyünden söz etmişken, buraya yolunuz düşerse: köyde bulunan tarihi çeşmeyi de görmenizi öneririm. Bu çeşmenin üzerinde yazan kitabede: yapım yılı olarak 1177 yılı görülmektedir. Yalnız, zaman içinde yapılan bilinçsiz onarımlar ve tamiratlar, çeşmenin orijinal halinden uzaklaşmasına neden olmuştur ve günümüzde kullanılmamaktadır.

Aydın ili tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Sivas İmranlı

Sivas İmranlı

Yaylaları ve balıyla meşhurdur.

ULAŞIM

İmranlı, Sivas arası uzaklık: 106 km. İmranlı, Zara arası uzaklık: 38 km. İmranlı, Hafik arası uzaklık: 96 km. İmranlı, Erzincan arası uzaklık: 140 km. İmranlı, Refahiye arası uzaklık: 72 km.

TARİHİ

Yerleşimin ismi “Çit” iken daha sonraları 1890 yılında Sultan II Abdülhamid döneminde “Hamitabat” olmuştur. 1877-1878 Osmanlı Rus savaşında, doğu illeri Ruslar tarafından işgal edilince, o yörelerde yaşayanlar buraya göçmüşler ve yerleşmişlerdir. İkinci göç hareketi, 1911-1912 yıllarında yaşanır. 1911 yılında ilçenin ismi değiştirilmiş ve Ümraniye olmuştur. 1948 yılında Ümraniye ilçe olur ve ismi “İmranlı” olarak değiştirilir.

GENEL

Yerleşim, Kızılırmak vadisinde, Kızıldağ eteğinde kurulmuştur. Genellikle dağlık bir yapıya sahiptir. Arazi genellikle tepelerden oluşmaktadır. Yörenin ortalama rakımı 1650 metredir. Bölgede karasal iklim hakimdir, buna bağlı olarak kışlar soğuk yazlar sıcak ve kurak geçer. Yılın 9 ayı soğuk geçer.

Yörenin en büyük özelliği, ülkemizin en uzun akarsuyu olan Kızılırmak’ın doğduğu yerdir. Kızılırmak nehri, ilçenin ortasından geçer. Ayrıca: Ankara-Sivas-Erzincan kara yolunun buradan geçmesi, ilçe için oldukça önemli bir özelliktir. Son bir not: yörede Acıdere ırmağında, yüzülebilecek çok güzel göller ve küçük kumsallar vardır.

 

NE YENİR

Türkiye’nin en güzel doğal balı burada üretilmektedir. Mutlaka tadın, satın alın.

İMRANLI KIZILIRMAK KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ

Her yıl geleneksel olarak Ağustos ayında İmranlı Meydanında yapılır. Festivalde birçok konser etkinliği düzenleniyor.

GEZİLECEK YERLER

MERKEZ CAMİİ

İlçe merkezinde, Çarşıbaşı Mahallesindedir. Yörede yaşayanlar tarafından söylendiğine göre, burada camiden önce bir mescit bulunuyormuş. Caminin kitabesi yoktur. Bu yüzden kim tarafından ve hangi tarihte yaptırıldığı belli değildir.

Caminin çatısı saç ile kaplanmıştır. Çatının ortasında kubbe gibi bir bölüm bulunur, bunun da üstü saçtır. Caminin içinde, harimin ortasında, kubbe içi kalem işi süslemeler görülmeye değerdir. Minare üzerinde bulunan bir levhada 1952 tarihi yazılıdır. Minare, iki şerefelidir.

Sivas İmranlı Barajı

 İMRANLI BARAJI

İlçe merkezine 2 km uzaklıktaki Kızılırmak nehri üzerine inşa edilen baraj, 1994-2002 yılları arasında inşa edilmiştir. Akarsu yatağından yüksekliği 49 metredir. Barajda balık yetiştiriciliği yapılıyor. Baraj gölünün çevresinde: piknik alanları bulunuyor. Baraj gölü ve çevresi, 2019 yılında tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

Sivas İmranlı Koyunkaya Mesire Yeri

KOYUNKAYA MESİRE YERİ

İlçe merkezine 12 km uzaklıktadır. Sivas-Erzincan karayolunun 100’ncü kilometresindedir. Burası çam ormanlarının arasında ve kayalardan çıkan su kaynaklarıyla öne çıkmaktadır. Ayrıca harika bir manzara vardır. Burada piknik yapmak mümkündür.

Sivas İmranlı Sıbyan Mektebi

SIBYAN MEKTEBİ

İlçe merkezine 30 km uzaklıktaki Karacaören köyündedir.

Okul, Sultan 2’nci Abdülhamit emriyle 1904 yılında yapımına başlanmış, ancak 1928 yılında tamamlanmıştır. Osmanlı döneminde çocukların eğitim aldıkları ilkokul olarak kullanılmıştır. Okulda dini bilgiler ve okuma yazma öğretiliyordu.

Yani bir mahalle mektebi gibi kullanılıyordu. İlk mezunları, 3 yıllık eğitimin ardından, 1928-1931 yılları arasında verilmiştir. Yapı: moloz taş kullanılarak, dolgu tekniği ile yapılmıştır. Köşe, kapı ve pencere kemerlerinde kesme taş kullanılmıştır.

Dıştan ters “T” planlıdır. İki basamaklı taş merdivenle çıkılır. Daha sonra, 2015 yılında dönemin valisi Zübeyin Kemelek tarafından yeniden hizmete açıldı. Günümüzde köy konağı olarak kullanılıyor.

Sivas İmranlı Cogi Baba Türbesi

COGİ BABA TÜRBESİ

Çengelli dağı eteklerinde: Cogi Baba, Avşar ve Koçgediği adlı üç köy sıralanıyor.

Cogi Baba Türbesi, Yönören köyü ile Avşar köyü arasında çok güzel kapalı bir binanın içindedir. İlçe merkezine 31 km uzaklıktadır.

Peki Cogi Baba kimdir? Bu konuda iki söylenti bulunmaktadır. Bunlardan birincisi: İslamiyeti yaymak için Anadolu’ya gelen Arap sahabelerden birisidir. Diğer söylenti: Selçuklular, Anadolu’ya girdikten sonra, 12 ve 13’ncü yüzyıllar arasında Selçuklular tarafından bölgede görevlendirilen din alimlerinden birisidir. Evet, kim olduğu hakkında çeşitli söylentiler olmasına rağmen: Cogi Baba’nın gömüldüğü yerdeki türbesi ve çeşme: günümüzde önemli bir ibadet yeri olarak kabul edilmektedir. Her yıl: Türkiye ve Avrupa’nın birçok kişi, buraya ziyarete geliyorlar ve bu geleneklerini her yıl geleneksel olarak Temmuz ayının ilk haftasında festivallerle kutluyorlar.

Burada: gelen ziyaretçilerin kurban kesebileceği bir alan, ayrıca oturup yemek yenebilecek şekilde düzenlenmiş üstü kapalı bir yer vardır.  

COGİ BABA ÇEŞMESİ

Yünören ve Avşar köyleri arasında bulunan yol üstündedir. Yörede yaşayanların inancına göre, Cogi Baba, bu sudan abdest alırmış. Bu yüzden, su Cogi Baba’nın ismiyle anılır. Cogi Baba Türbesini ziyaret edenler, bu sudan içerler ve yanlarında getirdikleri kapları doldurup evlerine, hastalarına götürürler.

Sivas İmranlı Kızılırmak Nehrinin doğduğu alanlar

KIZILIRMAK NEHRİ DOĞDUĞU ALANLAR

İmranlı ilçe sınırları içinde, Kızıldağ’dan doğan Kızılırmak, ülkemizin en uzun nehridir. Kızıldağ yani Kızılırmak’ın doğduğu yerin rakımı 2500 metredir. Kızılırmak nehri ismini içinde tuz ve jips bulunan, genellikle kızıl renkli, kumlu ve killi topraktan alır.

Uzunluğu 1355 km dir. Kızılırmak nehrinin en büyük kaynağı ve kolu olan yer, İlçe merkezine bağlı Kızılmezra köyündedir. Köy ilçe merkezine 42 km uzaklıktadır. Buradan Kızılırmak takip edilerek doğa yürüyüşü düzenleniyor. Kızılırmak kaynağının doğduğu yer, Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

DİĞER TARİHİ ESERLER

İmranlı ilçesinde; Hamdi Atasoy evi, Ali Bey konağı ve Kazan Kardeşler konağı gibi yerler bulunmasına rağmen, bu yerler hakkında maalesef hiçbir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Yani, gidip bunları görün ama ne zaman yapılmış, kim yaptırmış, asla bu konularda hiçbir bilgi bulamazsınız. Bu yüzden bunları görmenizi önermiyorum.

Sivas hakkındaki gezi yazım için Sivas