Sakarya Kaynarca

Sakarya Kaynarca

Burada bir cennet köşesi var, Acarlar Longozu, mutlaka gidin görün, gerçekten harika bir tabiat güzelliği, ama yeterince tanıtılamamış, halen doğallığını koruyor, mutlaka gidin görün, Kaynarca denilince ilk aklıma gelen Acarlar Longozu.

ULAŞIM

Kaynarca, Karasu arasındaki uzaklık: 41 km. Kaynarca, Kandıra arasındaki uzaklık: 18 km. Kaynarca, Adapazarı arasındaki uzaklık: 32 km. Kaynarca, Kefken arası uzaklık: 20 km.

TARİHİ

Yörenin kesin kuruluş tarihi bilinmemektedir. Tapu kayıtlarına göre, burada “Hoca” köyü isminde bir köy bulunduğu ve daha sonra bu köyün “Şeyhler” ismini alarak nahiye olduğu anlaşılır. 1899 yılında burada büyük bir yangın olur ve nahiye, önce Şeyh Tımar köyüne ve sonra da Kayacık Çorallar köyüne taşınır. 1917 yılında tekrar nahiye olur.

25 Mart 1920 tarihinde ise Yunan işgali görülür. 3 Mayıs 1921 tarihinde düşman işgalinden kurtarılır. 1922 yılında, nahiyede yine büyük bir yangın felaketi yaşanır. 1922-1925 yılları arasında nahiye, Topçu Büyükkaynarca köyüne nakledilir. 1 Nisan 1959 tarihinde “Kaynarca” ismini alarak ilçe olur ve 1966 yılında ise Sakarya iline bağlanır.

Sakarya Kaynarca

GENEL

İlçe Kocaeli yarımadasının doğu uzantısında, Sakarya vadisi ve Karadeniz arasındadır. İlçe merkezinin denizden yüksekliği ortalama 50 metredir. Genel olarak engebeli ve sarp bir arazi üzerine kuruludur. Bölgenin en yüksek yeri 353 metre yükseklikteki Oflak dağıdır. Yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından oldukça fakirdir, nehir ve ırmak yoktur. Yörede Marmara iklimi hakimdir, buna bağlı olarak yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılımandır. İlçede yaşayanların ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. Son yıllarda tavuk üretimi gelişmiştir.

KAYNARCA SEYFETTİN SELİM MESLEK YÜKSEKOKULU

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesine bağlıdır. 2007 yılında kurulmuştur. Okulun bulunduğu Kaynarca ilçesinde, öğrencilerin barınma ihtiyacını karşılamak üzere yeterli sayıda özel yurt ve apart ev bulunmaktadır. En yakın devlet yurdu okulun 45 km uzağındadır. Peki okula ismi verilen Seyfettin Selim kimdir? Kendisi 1967 yılında Kaynarca ilçesine bağlı Yeşilova köyünde dünyaya gelen ve halen müteahhit olarak iş hayatını sürdüren hayırsever bir kişiliktir.

GEZİLECEK YERLER

Sakarya Kaynarca Şeyh Müslihittin Camisi

ŞEYH MÜSLİHİDDİN CAMİSİ

İlçe merkezinin çıkışında, 3 km uzaklıktaki Büyük Kaynarca köyündedir. Eski mezarlığın içindedir. Yapılış tarihi bilinmemektedir. Ancak çeşmesinde bulunan kitabede 1486 tarihi yazılıdır. Yani bölgenin en eski Osmanlı eseridir.

Sakarya Kaynarca Şeyh Müslihittin Camisi

Cami, tamamen ahşaptan yapılmıştır. Temeller ise taştır. Fatih Sultan Mehmet’in mimarlarından Şeyh Müslihiddin adına yapılmıştır. Cami, Mehmet Ağa tarafından motiflerle süslenmiş, kirişler arası kütüklerle doldurulmuş, kütüklerin üstü ince ve muntazam tahtalarla kaplanmıştır. Tavanı tamamen düz ahşap kaplamadır. Çatı sistemiyle inşa edilmiş ender örneklerden birisidir. Caminin minaresi, yarım vaziyette durmaktadır. Evet, caminin yanına aynı isimde yeni bir cami yapıldığından, günümüzde bu cami kullanılmıyor.

Sakarya Kaynarca Acarlar Langozu

ACARLAR LONGOZU

İsterseniz önce isme bakalım, malum longoz bizlere yabancı bir isim, en azından karşımıza çıkan bir isim değil, Longoz ismi “su basar ormanı” demektir.

Sakarya nehrinin, Karadeniz’e ulaştığı ağız kesiminin, yaklaşık 6 km batısında, kıyı çizgisinden ortalama 1.5 km içeridedir. Gölün su kaynakları: dereler, taban suyunun kışın yağışlar nedeniyle yükselmesi ve Sakarya nehrinde oluşan taşkınlar nedeniyle gelen sulardır. Gölün uzunluğu 12 km, genişliği ise 250 ile 1250 metre arasındadır. Derinliği 1.5 metreye kadar ulaşabilmektedir. Gölün çevresi bütünüyle dişbudak ormanlarıyla çevrilidir. Ağaçlar yer yer gölün bataklık kesimlerine kadar sokulmaktadır.

Sakarya Kaynarca Acarlar Langozu

Göl alanının büyük kısmı bataklıktır. Açılan kurutma kanatları sonucunda, bir kısmı da tarım arazisine dönüştürülmüştür. (yazın suları çekildiğinde, longozun toprakları köylüler tarafından tarım arazi olarak kullanılır.) Gölde zengin bitki örtüsü korunmaktadır.

Bu yüzden yaban hayvan türleri bol ve çeşitlidir. Gölün sık ormanlarla kaplı olması ve su altı bitkisinin çokluğu: hayvanlar için ideal korunma imkanları sağlar. Bu durum hayvanların yuvalama, yumurtlama ve yavrulaması için mükemmel ortam yaratır. Göl tabanı longoz ormanları ile kaplıdır ve tamamen geçilmez ve çok sık bitki örtüsüyle kaplıdır. Sazlık ve bataklık özelliği taşır.

Acarlar gölünde, yapılan kuş gözlemciliği sonucunda, kayıtlara göre 243 kuş türünün bulunduğu tespit edilmiştir. Gölde yaşayan balıklar ise: sazan, yayın, yılanbalığı, sarıbalık, kızılkanat, turna, kefaldir. Ayrıca su kaplumbağaları ve tatlı su yılanları bulunur.

Tabii sırf hayvanlar mı hayır, burada nilüfer ve göl laleleri, endemik bitki türleri de bulunuyor.

Acarlar gölü, Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahası kapsamına alınmış, Sit alanı ilan edilmiştir. Avlanma ve avcılık (balık avlanması dahil) , yapılaşma, zirai ilaçlama yasaktır.

Longozun: Karasu kısmında: yürüyüş yolu, restoran, sandal ve deniz bisikleti, piknik ve park alanları bulunmaktadır. Bence, burası bir cennet köşesi, mutlaka gidin ve ziyaret edin, hatta öylesine kısa süreli değil, zaman ayırın ve mutlaka gidip bu güzelliği görün.

 Sakarya Söğütlü hakkındaki gezi yazım için Söğütlü

Sakarya Ferizli

Sakarya Ferizli

Ferizli, Adapazarı arasındaki uzaklık: 24 km. Ferizli, Karasu arası uzaklık: 29 km. Ferizli, Kaynarca arası uzaklık: 23 km.

TARİHİ

Yerleşim yeri, Sakarya nehri kıyısındaki verimli ovalarda kurulduğu için, uzun yıllarca yerleşim yeri olarak kullanılmıştır. MÖ 1’nci yüzyılda Roma hakimiyeti görülür. 1072 yılında ise Artuk Bey, Bizanslıları yenince Türk hakimiyeti başlar. 1324 yılında ise Osman Bey tarafından Osmanlı topraklarına katılır. Ferizli ilçesi ismini, yörede eski dönemlerden beri çıkarıldığı bilinen demir madeninin Latince ismi olan “Ferissium” dan alır. Osmanlı döneminde “Firuzlu” olarak kullanılan ismi, zamanla değişerek günümüze “Ferizli” olarak gelmiştir.

Cumhuriyet öncesinde burada yoğun olarak gayrimüslimler yaşamaktadır. Halen, bunlara ait çeşitli ev kalıntıları bulunmaktadır. Cumhuriyetten sonra ise, Balkanlardan gelen göçmen soydaşlarımız buraya yerleştirilmiştir. 1970 yılından sonra ise bölge Karadeniz’den göç almaya başlamıştır.

1973 yılında Belediye kurulmuştur. 1989 yılında, Bulgaristan’da yaşayan büyük baskılar sonucu Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan soydaşlarımız için bu bölgede devlet eliyle konutlar yaptırılmış ve bu konutlara yerleştirilmişlerdir. 1999 yılındaki Gölcük depreminin ardından ise, zemini sağlam yerlere yeni konutlar yaptırılmasına karar verilmiş ve bu zemini sağlam yerlerin başında ise Ferizli bölgesi gelmiş ve depremin ardından, Ferizli’de nüfus artışı oldukça artmıştır. 1990 tarihinde ilçe statüsü kazanmıştır.

GENEL

İlçe Sakarya il merkezinin metropollerinden birisidir. Adapazarı ilinin kuzeyindedir. Sakarya nehri havzasına yakın olan ilçe, özellikle merkezinin büyük kısmı genellikle sert ve kayalık bir zemin üstüne yerleşiktir. İlçe genelinin tamamı orta yükseklikte tepelerle kaplıdır.

Yörede Karadeniz iklimi hakimdir. İlçede yaşayanların temel geçim kaynağı tarımdır. Özellikle fındık ve mısır tarımı yaygındır. Kavak yetiştiriciliği yapılır. İlçe topraklarında bulunan demir madeni, çimento hammaddesi olarak kullanılır ve ülkemizin en büyük ikinci yatağıdır. Ayrıca, yörede siyah mermer üretilir.

FERİZLİ MESLEK YÜKSEK OKULU

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitene bağlıdır. 4 farklı bölümde eğitim yürütülen okulda, 3 dönem eğitim okulda, 1 dönem ise işletmelerde uygulamalı olarak sürdürülmektedir. (Okulun ne zaman kurulduğu, eğitim imkanlarının neler olduğu, öğrenci sayısı gibi hususlarda da bilgi vermek isterdim, ama okulun web sitesi maalesef yetersiz)

GEZİLECEK YERLER

Sakarya Ferizli Akgöl

AKGÖL

Karasu ve Ferizli ilçeleri arasındadır. Sakarya il merkezine 38 km uzaklıktadır. Eski Karasu yolu üzerinden Adatepe köyü üzerinden ulaşılır. Göl tatlı sulu, alüvyal set gölüdür. Sakarya nehri gölün 2.5 km yakınından geçer ve gölün oluşumunda Sakarya nehrinin taşıdığı alüvyonların etkisi olmuştur. Gölün denizden yüksekliği 25 metre kadardır.

Yüzeyi 19 km kare kadar genişlemektedir. Göl kıyısında: ilçe merkezine bağlı köyler bulunur. Gölün kıyılarının geneli sazlık ve bataklıktır. En derin yeri 6 metredir. Gölde: Tatlısu levreği, yayın, kızılkanat, kadife, aynalı sazan, gümüş gibi balıklar avlanabilmektedir. Gölün güney kıyıları mesire yeri olarak düzenlenmiştir.

Sakarya Ferizli Seyifler Kalesi

SEYİFLER KALESİ

İlçe merkezinin kuzeyinde, Seyifler köyünün güneyinde, Sakarya nehrinin Çark suyu ile yakınlaştığı noktadadır. Şehir merkezine 30 km uzaklıktadır. Karadeniz-Adapazarı yolu üzerinde, Çark suyu ve Sakarya nehri üzerindeki köprünün güvenliğinin sağlanması için yapıldığı tahmin edilmektedir. Kesin yapım tarihi bilinmemektedir. Muhtemelen 12 veya 13’ncü yüzyılda yapıldığı düşünülmektedir.

Sakarya Ferizli Seyifler Kalesi

Kale kalıntılarından, yarım daire şeklindeki iki burcu, halen ayakta kalarak günümüze ulaşmıştır. Bizans döneminde yapılmıştır. Boyutları itibarıyla küçük bir kaledir. İçi moloz taş doldurulmuş, kaplama taş duvarlar kullanılmıştır. Osmanlı döneminde, kale, Orhan Gazi’nin üssü haline gelmiştir. Karadeniz sahilleri, batı ve güneydoğuya yönelik fetihlerde üs olarak kullanılmıştır.

 Sakarya Karapürçek gezi yazım için  Karapürçek

Sakarya Arifiye

Sakarya Arifiye

Arifiye, Adapazarı arası uzaklık 8 km. Arifiye ilçesinden demir yolu da geçmektedir. Yeni gar binası, 2018 yılında tamamlanarak hizmete açılmıştır. Yüksek Hızlı Tren, burada durmaktadır.

TARİHİ

Arifiye, 1954 yılına kadar Sapanca’ya bağlı bir nahiyedir. Cumhuriyetin ilk yıllarında Arifiyeye yerleşen Osmanlı göçebeleri ile nüfus mübadelesi sonucu Anadolu’ya gelen Müslümanlar, Kafkaslardan gelen Gürcüler, Abaza ve Çerkezler, Balkanlardan gelen Müslüman Arnavut, Boşnak ve ayrıca Bulgaristan, Romanya ve Kırım’dan gelen soydaşlarımız buraya yerleşirler.

Bölgede zenginliği ve yardımseverliğiyle tanınan “Arif Bey’in ismi 1850 yıllarında beldeye verilir ve köyün ismi “Arifiye” olur. 1956 yılında burada Belediye teşkilatı kurulur. 1940 yılında günümüzde “Tank Palet Fabrikası” olarak bulunan yerde Arifiye Topçu Alayı kurulur. Arifiye, 2008 yılında İlçe olur.
Sakarya Arifiye

GENEL

Marmara bölgesindedir. Sapanca gölünün doğusunda, Adapazarı’nın güneyindedir. Ortalama rakımı 40 metredir. İlçenin kuzeyi ve güneyi topoğrafya eğimi bakımından birbirinden çok farklıdır. Bölgede: irili ufaklı birçok sanayi tesisi vardır. Ulaşım olanaklarının bulunması ve Adapazarı’na yakınlığı nedeniyle iş imkanlarının artması sonucu, Arifiye hızla göç almaya ve nüfusu artmaya başlar. Bölgede Karadeniz ve Akdeniz iklimlerinin ortak etkileri görülür.

Bu yüzden zaman zaman her iki iklim kuşağının ortak özellikleri yaşanır. İlçede geleneksel tarım ve hayvancılık ön planda iken, 1970’li yıllardan sonra giderek azalmıştır. Çünkü yöreye birçok sanayi kuruluşu gelmiştir. Marmara Bölgesinin en önemli oto sanayilerinden birisi Sakarya Ota Sanayi Sitesinin büyük bölümü, ilçe sınırları içerisindedir. Sakarya 1 Numaralı Organize Sanayi Bölgesinin tamamı Arifiye ilçesindedir.

Sakarya Arifiye

SÜS BİTKİSİ

İlçede süs bitkisi yetiştirilmesi için oldukça uygun olan mikroklima özellikleri görülür. Bu yüzden yoğun olarak süs bitkisi üretimi yapılmaktadır. Dış ve iç mekanların süslenmesinde kullanılan süs bitkileri, genel olarak kent peyzajlarında, konut çevre düzenlemelerinde ve diğer yerlerde kullanılır.

Sakarya Arifiye Tank Palet Fabrikası

TANK PALET FABRİKASI

Sakarya-Bilecik karayolu üzerinde, Sakarya Şehirler Arası Otobüs Terminali karşısındadır. Ülkemizde bu fabrikayı duymayan, tanımayan çok az kişi olduğu kesindir. Çünkü, bir süre önce, yoğun şekilde ülke gündemine yerleşmiştir. Evet, burada ilk olarak 1940 yılında Arifiye Topçu Alayı kurulur. Burası daha sonra 1’nci Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü olmuştur, yani bir anlamda, askeri birliklerin araç ve silah gibi teçhizatının bakım ve onarımının yapıldığı bir yerdir.

Sonrasında, buraya “Tank Palet Fabrikası” kurulmuş ve bu fabrikada TSK gözbebeği “Fırtına Obüs bataryaları” ve de mevcut tankların modernizasyonu sağlanmaya başlanmıştır. Evet bu girişten ve ayrıntılı bilgiden sonra, sonrası hakkında yorum yapmıyorum.

Sakarya Arifiye

GEZİLECEK YERLER

Sakarya Arifiye Sakarya İl ormanı tabiat parkı

SAKARYA İL ORMANI TABİAT PARKI

Park: Arifiye-Sapanca karayolu üzerinde, Sakarya il merkezine 12 km uzaklıktadır. Dinlenme ve rekreasyon amaçlı düzenlenen parkın bir bölümü, ilçe sınırları içerisindedir.

Sakarya Arifiye Sakarya il ormanı tabiat parkı

Buradan Sapanca gölünün eşsiz manzarası izlenebilir. Park alanında: kalma için bungalov evler, bisiklet, atv, binicilik, mesire ve piknik alanları, kamp yerleri bulunmaktadır.

Sakarya Arifiye Gölbaşı Park

GÖLBAŞI PARK

Sapanca gölünün doğu kıyısında, ilçe sınırları içinde bulunmaktadır. Bu yüzden Sapanca gölünün muhteşem güzel manzarası izlenebilir. Park alanında: yürüyüş yolları, sosyal tesisler, spor tesisleri, çocuk oyun alanları ve piknik yerleri bulunur.

Sakarya Arifiye Adliye Kalesi

ADLİYE KALESİ

İlçe merkezine bağlı 15 km uzaklıktaki Adliye Köyünün güneyinde, Sakarya nehri ve Anadolu demiryolu arasındadır. Adliye köyüne 1.5 km uzaklıktadır. Kale, Sakarya nehrinin Geyve boğazından çıktığı stratejik bölgeyi kontrol etmek için yapılmıştır. Kale: yöresel taş malzemeden yapılmıştır. Duvar kalınlığı 2 metredir. Duvarların yüksekliği ise yer yer 6 metreyi bulur.

Yaklaşık 120 x 90 metre ölçülerinde olan kale, dikdörtgen planlıdır. Batı kenarında görülen kemer, 13’ncü yüzyıl Bizans kalelerinde görülen bir teknik olan tuğlalarla tasarlanmıştır. Kalenin nehir tarafındaki duvarı çökmüştür. Zaten aslına bakarsanız kaleden pek fazla eser kalmamış, sadece bir tane duvarı görülebiliyor. Çünkü kalenin iç kısmında kalan bölümlerde halen tarım yapılmaktadır.

Sakarya Arifiye Karıncalıdede Türbesi

KARINCALIDEDE TÜRBESİ

Adapazarı-Eskişehir yolu üzerinde, Adliye köyü yakınlarında, yola bakan yüksek bir tepenin üzerindedir.

Türbe ismini: karıncalarla doğaüstü ilişkiler kuran ve onlarla adeta konuşan bir Türkmen ermişinden almıştır. Söylentilere göre, karıncalar tarafından basılan bir köyün ahalisi, Karınca Baba’ya başvurarak köylerini bu karıncalardan kurtarmasını isterler. Karıncalı Dede, çevreye zarar veren karıncaları konuşarak ikna eder, yanına toplar ve birlikte hayat sürerler.” Yani, hayatını adeta karıncalarla birlikte geçirir.

Türkmen ermişinin vasiyeti üzerine, kayanın üzerine mezarı yapılmış ve zamanla “Karıncalı Dede Türbesi” olarak ziyaret edilmeye başlanmıştır. Türbeyi ziyaret edenler: dileklerinin kabulü için bölgede bulunan ağaçlara bez bağlarlar. Ayrıca karıncaların yemesi için pirinç bırakırlar. Rivayetlere göre: “Eve giren karıncalar için, türbede dua edilince karıncalar ortadan kaybolur” Son olarak: burayı ziyaret edenler, burada piknik yaparlar.

Sakarya Kaynarca hakkındaki gezi yazım için  Kaynarca