Adana Saimbeyli

Adana Saimbeyli


Saimbeyli: dört bir yana dağlarla çevrili, Adana ilinin diğerlerine göre daha geri kalmış bir ilçesidir. Bunun nedeni: burada, tarihi süreç içinde Ermenilerin yaşamış olmaları, kurtuluş mücadelesi sonucunda ise, yine Ermeniler tarafından tamamen yakılıp yıkılarak harap edilmesidir.

Yani, burada eskiye dönük hiçbir mimari kalmamıştır. Günümüzde, Saimbeyli, yine ulaşımı zor, ama kiraz bahçeleri ve yaylalarıyla önem kazanan bir yöremizdir.

Adana Saimbeyli

ULAŞIM

Bağlı bulunduğu Adana il merkezine, 156 km. uzaklıktadır. Yani: Adana ilinin en uzak ilçesidir ve hatta, buraya uzak yörelerden gelenler, Adana üzerinden değil, Kayseri üzerinden ulaşmayı da düşünürler. Evet, Saimbeyli-Feke arasındaki uzaklık: 34 km. Saimbeyli-Tufanbeyli arasındaki uzaklık: 39 km.

Adana Saimbeyli

 TARİH

Bölgenin eski ismi: “Haçin” dir.

Bu ismin: Kozan-Ceyhan arasında kalan Anavarza Beyliğinden geldiği ve Haçin Beyin, Bey Torya’nın oğlu olduğu düşünülmektedir.

Bir diğer varsayım ise; 1923 yılında, Kurtuluş savaşında büyük kahramanlık gösteren Haçinli Hüseyin Bey’in ismine atfen, yöreye Haçin ismi verilmiştir. Evet, ismin Ermenice olduğu söyleniyor.

Bir zamanlar Kilikya bölgesinden çıkıp gelen Ermeniler buraya yerleşmişler ve yüzyıllarca Türklerle birlikte yaşamışlardır.

Ancak: I. Dünya savaşı başlarında sık sık isyan çıkaran Ermeniler, Osmanlı yönetimi tarafından, Suriye içlerine sürgün edilirler.

Ancak, daha sonraki süreçte gerek otorite boşluğu ve gerekse Fransızların yöreyi işgal etmeleri üzerine, bu Ermeniler yeniden bölgeye gelirler ve bu kez, bölgede dehşet saçarak Türk ve Müslüman kıyımına başlarlar.

Yöre: 18 Ekim 1920 tarihinde, Kaymakam Saim Bey ve Yüzbaşı Doğan tarafından, Fransız işgalinden kurtarılmıştır.

1928 yılına gelindiğinde ise, Haçin olarak isimlendirilen yerleşim, günümüzdeki yerine taşınmıştır.

Çünkü: Kurtuluş savaşının ardından, yerleşim yerinde girilecek ne bir ev, ne bir büro gibi yapı kalmamıştır.

Bunun üzerine, ilçe merkezi, geçici olarak, Gürleşen köyüne alınır.

1 Nisan 1923 tarihinde ise, bu kez Rumlu köyüne yerleşilir. 30 Aralık 1923 tarihinde ise, Haçın adı değiştirilir. İlçenin Ermenilerden temizlenmesi sırasında gösterdiği üstün başarılar nedeniyle Saim Bey’in soyadı verilerek bu tarihten sonra ilçe “Saimbeyli” olarak isimlendirilir.

Rumlu köyünün adı ise, yine milis komutanlarından Doğan Beyin ismine atfen “Doğanbeyli” olarak değiştirilir.

1929 yılına gelindiğinde ise, Saimbeyli, gerçek yerine taşınır. Halen, günümüzde ilçe merkezinde Saimbey’in bir heykeli bulunmaktadır.

Adana Saimbeyli

GENEL

İlçe merkezi Orta Toroslar üzerinde bir vadinin içindedir.
Yörenin denizden yüksekliği: 1050 metredir. Bölgenin en önemli akarsuyu: Göksu ırmağıdır. 

Bölgenin iklimi ise: bölgede Akdeniz ve İç Anadolu bölgesinin karasal iklimi hakimdir ve buna bağlı olarak: kışları sert ve soğuk, yazları serin ve yağışlı geçer.

Yörede yaşayan insanların başlıca ekonomik etkinlikleri: tarım, hayvancılık ve orman işçiliğidir. Ama, yörede tarım ve sanayi tesisi bulunmamaktadır.

Yörede yetiştirilen başlıca ürünler: buğday, arpa, nohut, üzüm, elma, erik, hurma ve son dönemlerde yoğunluk kazanan “kiraz” üretimidir.

Son olarak, Saimbeyli yöresinde, çok miktarda “alabalık” üretimi yapılıyor, yani buraya yolunuz düşerse, alabalık yemeyi unutmayın.

Adana Saimbeyli Saim Bey

SAİM BEY

Saim Bey: Ankara’dan kurutuluş mücadelesini örgütleyen ve yöneten, hükümet tarafından Kaymakam vekili olarak atandığı ilçenin Ermeni işgalinden kurtarılmasını sağlayan kişidir.

Saim Bey: Dörtyol Mamura caddesinde, 15 Kasım 1920 günü Fransızlarla girdiği çatışmada hayatını kaybetmiştir.

Saimbeyli Saim Bey Anıtı

Bu yüzden İl Genel Meclisinin kararıyla ilçenin Hacin olan ismi “Saimbeyli” olarak değiştirilmiştir.

Kaymakam Hacinli Saim Bey’in ilçede bir heykeli vardır.

Saimbeyli Kiraz Çiçeği Festivali

KİRAZ ÇİÇEĞİ FESTİVALİ

Saimbeyli yöresinde, 27 yıldız kiraz yetiştiriliyor. Bu yüzden, her yıl Nisan ayı içinde, iki gün süreli kiraz çiçeği festivali düzenlenmektedir.

Bu festivalde: yetiştirilen kirazlar tanıtılmakta, kiraz rekabeti arttırılmaktadır.

Ayrıca, yöre halkının birlik ve beraberliğinin canlı tutulması için çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Bunların başında, Kamp Şöleni geliyor. 

Saimbeyli Endemik Bitkiler-Anadolu Glayölü

ENDEMİK BİTKİ ALANLARI:

Saimbeyli, Türkiye’nin en zengin endemik bitki alanlarından birisidir. 

Bu bitkiler: Sarı Çiğdem, Çeşitli orkide türleridir. 

İlkbaharda bölge adeta bir botanik bahçesine dönüşür. 

 

 

Adana Saimbeyli

GEZİLECEK YERLER

 

Adana Saimbeyli Obruk Şelalesi Rekreasyon Alanı

 

OBRUK ŞELALESİ REKREASYON ALANI

İlçe merkezine yaklaşık 3 km. uzaklıktadır. İslam Mahallesi Cumhuriyet Caddesindedir.

Adana il merkezine 157 km uzaklıktadır. 

Ana yoldan sapıldığında, stabilize bir yolda, yaklaşık 10 dakikalık bir yolculuktan sonra buraya ulaşılır.

Giriş ücretsizdir. 

Saimbeyli deresi, burada oluşturulan obruk gözü kaynağından şelale olarak akar ve Seyhan nehrinin bir kolu olan Göksu ırmağına dökülür.

Büyük şelalenin yanında, birçok küçük şelale de vardır.

En ilginç husus: diğer birçok şelaleden farklı olarak hafif eğimli yatay bir akış sergileyen şelaleyi uzaktan seyretmek yerine hemen üzerinde yapılmış ahşap yürüyüş yollarını da kullanarak şelaleyi dolaşmak mümkündür. 

Çam ve çınar ağaçlarının gölgelediği kayalardan akıp giden şelalenin çevresindeki mesire yeri ilk olarak 1984 yılında düzenlenmiş ve 2007 yılında yeniden elden geçirilmiştir.

Çünkü burası 20 metreden düşen şelalesi, endemik ve nadir kelebek türleri ve jeolojik yapısı nedeniyle önemli bir alan olarak kabul edilmiş ve “Obruk Şelalesi Tabiat Parkı” olarak ilan edilmiştir.

 

Kelebekler:

1995 yılı öncesinde Saimbeyli’de gerçekleştirilen saha ve bilimsel çalışmalarda 121 kelebek türü listelenmiştir. Bu sayı, Türkiye kelebek biyo çeşitliliğinin yaklaşık üçte birine (yüzde 30) karşılık gelmektedir.

Daha sonraki yıllarda, özellikle 2012 yılından itibaren yaz aylarında yapılan gözlemlerle bu tür sayısının çok daha yüksek olduğu anlaşılmıştır. Nitekim, Mart-Ekim 2016 tarihleri arasında yapılan gözlemlerde Saimbeyli’nin kelebek biyo çeşitliğinin 161 türe ulaştığı ve Türkiye kelebek biyo çeşitliliğinin yaklaşık yüzde 40’ına sahip olduğu ortaya konulmuştur. 

Saimbeyli’de kelebek çeşitliliğinin bu kadar yüksek oluşu, ilçenin Toros dağları zincirinin orta kesiminde ve Anadolu çaprazı üzerinde yer almasıyla yakından ilgilidir. 

Cöbük ormanı dışında, ilçe merkezinin hemen kuzeyinde bulunan Obruk şelalesi civarındaki su kenarları, bahçeler ve yamaçlar da da kelebekler görülür. 

Saimbeyli’de kelebeklerin en rahat gözlemlenebileceği yerlerden birisi de aynı zamanda kelebek üreme alanı olarak belirlenen Obruk Şelalesi bölgesidir. 

Saimbeyli Mavisi
Saimbeyli Mavisi-Teresya Mavisi:

Özellikle Saimbeyli Mavisi (teresya mavisi) kelebek türü oldukça önemlidir.

Bu iri mavi kelebek, Saimbeyli’nin sahip olduğu onlarca mavi kelebek türünden sadece bir tanesidir.

Dünyada sadece Saimbeyli’de yaşamaktadır.  

Saimbeyli Mavisi adlı endemik kelebeğe de ismini veren ilçede kelebek meraklıları ve fotoğrafçılar, özellikle Mayıs-Ağustos ayları arasında Obruk Şelalesini ziyaret ederler. 

Alanda, genellikle erkekler ıslak zeminlerde mineral alırken ve bu noktaların yakınında nadiren beslenirken görülür. Dişiler, orman altı ve çayırlarda fazlaca kamufle olduğundan, pek görülmezler. 

 

Mesire Alanı:

Bölge: doğa yürüyüşü ve mesire yeri olarak kullanılır. Şelalede piknik için masalar, mangal alanları, otopark ve tuvalet mevcuttur. Son zamanlarda kampçılar tarafından da yoğun tercih edilmektedir. 

Özellikle yaz aylarında, yurt dışından gelenler burayı hareketlendirir. Ancak yaz aylarında şelalenin suyunun azaldığını unutmayın, şelale en canlı şekilde bahar aylarında akar.

Son bir not: alana giderken eşyalarınızı alıp masaları kullanabilirsiniz Alanda işletme yoktur. 

 

SÜTTEPESİ YANGIN KULESİ

İlçe merkezine bağlı Yeniköy Mahallesindedir. 

Kule deniz seviyesinden 2000 metre yüksekliktedir. Obruk şelalesi ve Yangın kulesi arasında, doğa yürüyüşleri yapılıyor.

 

Adana Saimbeyli Çatak Yaylası

ÇATAK YAYLASI-KOCA YAYLA

İlçe merkezine bağlı Çatak Mahallesindedir. Mahalle 1928 yılından beri aynı isimle anılmaktadır. 

Saimbeyli-Tufanbeyli kara yolunun 2’nci kilometresinden sola dönülerek bağ ve bahçeler arasından geçen 3 kilometrelik stabilize yol ile ulaşılır.

Adana il merkezine 159 km ve Saimbeyli ilçe merkezine 40 km uzaklıktadır.

Saimbeyli ilçe merkezinden buraya belediye otobüsü çalışıyor. “Çatak” kelimesi “yol kavşağı” demektir.

Saimbeyli Çatak Yaylası

Rakım yaklaşık 1080 metredir.

Yazlar serin, kışlar ise karlı geçer. Adana sıcaklarından bunalanlar, yaz aylarında burayı ziyaret ederler.

Bu yayla bölgesinde, dağ yamacından akan küçük şelalelerin beslediği, anıt çınar ağaçlarının gövde ve dallarının altında kurulmuş çardaklarda, günübirlik piknik yapmak mümkündür.

Bunun dışında, burada Orman İşletmelerine ait küçük bir dinlenme tesisi bulunuyor.

Su kaynaklarının bolluğu nedeniyle, Saimbeyli ilçesinin suyu buradan sağlanıyor.

 

Saimbeyli Kalesi

SAİMBEYLİ KALESİ

Obruk çayı ile Kirkot çapının kesiştiği vadide bulunan ve kilise tepe ismiyle anılan tepe üzerinde inşa edilmiştir. 

İlçe merkezine bağlı Bahçe köyünün güneyindedir. 

İlçenin en önemli tarihi yapısıdır. 

Kalenin: Hitit, Asur ve Roma döneminde kullanıldığı düşünülmektedir.

Ancak: Haçlı seferleri sırasında kalenin önemli roller üstlendiği bilinmektedir.

Ayrıca, kale ortaçağ döneminde kervan yolunun korunması işlevini görmüş ve “Badimon” kalesi olarak isimlendirilmiştir. Daha sonra Haçin kalesi adını almıştır. 

Dik bir kalker kaya kütlesinin en üst noktasının düzeltilmesi sonucu oluşan platform üzerine inşa edilen kalenin güney, batı ve doğu duvarlarının hemen hemen tamamına yakın bölümü bakımsızlıktan yıkılmıştır. 

Giriş kapısının da yer aldığı ve sağlam durumda olan kuzey duvarları, düzgün kesme taş örgülü moloz dolgu olup, tutucu madde olarak Horasan harcı kullanılmıştır.

Bu cephede giriş kapısının iki yanında, birer tane yarım kubbeli burç bulunur. 

Kalenin ortasında kaya oyularak yazılmış, üstü moloz örgü kemerle kapatılmış sarnıç ve sarnıcın önünde 3 tane kaya oygu mezar bulunur. 

Evet, şehir, günümüzdeki Badimon kalesi çevresindeki düzlüklerde ve kalenin doğusunda vadi yamaçlarında gelişimini sürdürmüştür.

Saimbeyli’de asırlar boyunca Müslüman ve Hıristiyanlar birlik ve huzur içinde yaşarken, Müslüman nüfus kale etrafında yoğunlaşmıştır. I. Dünya savaşı sonrasında yaşayan Fransız işgali sırasında çok acı olaylar yaşanan ilçede, kale de büyük zarar görmüştür. Kale ve hemen önündeki marsahane adlı yapı büyük zarar görmüştür. 

Evet, sonuç olarak, kale yukarıda da belirttiğim nedenlerle oldukça fazla hasar görmüş olup, günümüze sadece iki burç gelmiştir. 

Saimbeyli Mansıhane

Mansıhane:

Evet, Saimbeyli kalesini anlatırken, hemen önünde dikkat çeken ve yukarıda resmini verdiğim 4 katlı bir duvardan ibaret yapıdan bahsetmemek olmaz. 

Marsıhane adıyla bilinen bu bina, Amerika’dan gelen Ermeni kökenli bir mimar tarafından çizimi yapılan ve bir bakıma New York’taki gökdelenlerin örnek alındığı bir yapıdır. 

7 katlı taş bina içerisinde; okul, tiyatro salonu, yatakhane, banka, kilise ve işyerleri bulunmaktaydı. 

O dönemde Adana merkezde en yüksek bina 3 katlıyken, Saimbeyli’de inşa edilen 7 katlı bir bina, gökdelen statüsünde nitelendirilebilecek bir yapıydı.

Bölgedeki halk arasında buranın kalenin içinde yer alan bir gözetleme kulesi olduğu da söylenir. 

Kurtuluş savaşı esnasında zarar gören yapıdan günümüze 4 katlı bir duvar kalıntısı ulaşmıştır. 

Kalenin hemen batısındaki bu duvar ve pencerelerin arasındaki ilçenin görüntüsü, anı fotoğrafı çekmek isteyenler için çok güzel manzaralar sunmaktadır. Daha da önemli bir not: kalenin kapısı kilitlidir. Yani arkeolojik kalıntılar genel anlamda korumasızdır. 

 

Adana Saimbeyli Kara kilise

 

KARA KİLİSE

İlçe merkezine bağlı Cumhurlu Köyündedir. llçe merkezine uzaklığı 25 km dir. 

Ermenilerden kalma bu kiliseye “Kara Kilise” denmektedir.

Çünkü, Kurtuluş Mücadelesi sırasında, Fransız işgal döneminde, yörede yaşayan Türkler için bu kilise, tam bir felaket yeri haline gelmiş ve Ermenilerin bölgeyi terk etmelerinin ardından, yaşanan sıkıntıların kötü anılarına istinaden kilise yıkılmıştır.

Ermeniler buranın ismini “Hacın Surp Hagop Manastırı” olarak veriyorlar.

Manastır ile ilgili ilk yazılı kayıtlar 1554 yılında yapılan bir onarıma aittir.

Evet köyün güneyinde yer alan yapı, oldukça büyüktür. 

Yapının duvarları büyük ölçüde yıkılmıştır. 

Sadece batı kısmında bulunan 3 açıklı girişi ayaktadır. 

Bu girişten birisinin lentosunda bir rozet ile bir haç kabartması görülür. 

Kilisenin çevresinde bu yapıya ait çok sayıda mimari blok taşlar, sütün ve sütun tamburları ile bir adet yazıtlı blok taş tespit edilmiştir. 

Kilise, 1990 yılında bilim dünyasına Hild-Hellen-Kemper duyurmuş ve kireç taşı bloklar üzerindeki yazıtlarda Petros, Georgeos Pauklos ve Gerontios Aziz isimleri okunmuştur. 

Yapının güneydoğunda açılmış yığma bir mezar ile bu yapının güneyinde ise İsli-Küçük Mağara adıyla bilinen çıkışta bir mezar, yine yapının yakınında kesilmek üzere hazırlanmış bir blok taş da görülür. 

Evet, günümüzde kiliseden geriye kalanlar: sadece apsis ve kuzey ile batı duvarından birkaç parçadır.

Kilisenin etrafında 2 mezar yapısı bulunmaktadır. 

 

Adana Saimbeyli Şehitliği
Adana Saimbeyli Şehitliği
Adana Saimbeyli Şehitliği

 

SAİMBEYLİ ŞEHİTLİĞİ

İlçenin güney bölümünde, ilçe merkezine hakim bir tepe üzerindedir.

1920 Sevr anlaşmasından sonra meydana gelen Türk-Ermeni çatışmalarında şehit olan askerlerimiz için yapılmıştır.

9 ay süren çatışmalar sonucunda 17.10.1920 tarihinde Haçin yani günümüzdeki ismiyle Saimbeyli, Ermenilerden temizlenmiştir.

Yörenin Ermenilerden geri alınması sırasında şehit düşen 80 Saimbeyli’nin gömülü olduğu yerdir.

1951 yılında buraya bir anıt dikilmiş ve anıt 1968 yılında Milli Savunma Bakanlığı tarafından onarılmıştır. (Elbette, Ermeniler tarafından katledilen sivil halkın sayısı ve nereye gömülü oldukları bilinmiyor.)

 

Saimbeyli Hançer Kanyonu

HANÇER KANYONU-AYVAZHACI KANYONU

Saimbeyli ilçesinden başlayıp Kahramanmaraş ilinin Göksun ilçesine kadar uzanan, 18 km uzunluğundaki Hançer Kanyonu’nun 13 km uzunluğundaki bölümü Saimbeyli ilçesine aittir. 

Kanyonun derinliği 350 metredir. 

Dağcılık, trekking ve fotoğrafçılık için mükemmel bir doğal alandır. 

Kanyonun içinde çeşitli şelaleler ve kaya oluşumları yer alır. 

 

 

 

 

Adana şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Adana Sarıçam

Adana Sarıçam


Adana şehrinin merkez ilçelerinden birisidir. Ama, burası gerçekten çok büyük bir merkez ilçedir. Çünkü içinde, İncirlik Amerikan Hava Üssü ve Çukurova Üniversitesi ve hatta Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesini barındırıyor.

Adana şehrini ziyaret ederseniz, tarihi ve turistik özellikleri ön plana çıkmayan, Sarıçam merkez ilçesini de görebiliyorsunuz.

Adana Sarıçam

 

ULAŞIM

Yörenin ulaşım bakımından problemi bulunmamaktadır. İlçe sınırları içinden, D-400 kara yolu, TEM otoyolu ve Adana ilini, İç Anadolu bölgesine bağlayan demir yolu geçmektedir. Hava yolu ulaşımı ise, Şakirpaşa Havalimanından sağlanmaktadır.

Adana Sarıçam

TARİH

Yerleşim yeri, 2008 yılında oluşturulmuş bir ilçedir. Sarıçam ismi ise, ilçenin kuzeyinde bulunan Sarıçam ormanlarından gelmektedir.
Sarıçam, ismi: levhalar halinde ayrılan gövde kabuğunun tilki sarısı renginden gelir. Bu ağaç: narin gövdeli, sivri tepeli ve ince dallıdır.

Yetişkin Sarıçam ağaçlarını boyu, 40 metreyi aşabilir. Yaprakları ince ve kısadır ve mavimsi yeşil rengi, ilk bakışta diğer çam türlerinden ayırt edilmesini sağlar. Sarıçam ilçesi, daha önce Yüreğil ilçesine bağlı bulunan bazı mahalle ve köylerin bağlanmasıyla 22 Mart 2008 tarihinde kuruldu.

Adana Sarıçam
Adana Sarıçam

      

GENEL

Yörenin özelliklerinin başında: İncirlik üssü, Sabancı Organize Sanayi Bölgesi ve Çukurova Üniversitesi’nin ilçe sınırları içinde bulunması gelmektedir.
Çünkü: Adana ilinin merkezi ilçelerinden birisidir. Ama, Türkiye’nin en büyük merkez ilçesi de denilir. 

Tüm bunların yanında, bölgenin toprak yapısı önem kazanmamaktadır ve kıraçtır. Güneye gidildikçe ovaların oluşturduğu düzlükler hakimdir. Arazilerin verimli ve sulanabilir olması nedeniyle, tarımsal ürün çeşitliliği ve üretim fazladır.

Nüfusu 104 bin kişidir ve nüfusun büyük bölümü, tarım ile uğraşır. Tarımsal ürünlerin başlıcaları: buğday, arpa, mısır, soya, patates, karpuz, zeytin, nar, turunçgiller, sebze ve diğer meyvelerdir.

Merkez bölgesinin denizden yüksekliği 100 metredir.

Yörede, tipik Akdeniz iklimi egemendir. Buna bağlı olarak yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılık ve yağışlı geçer. En soğuk dönem: Ocak ayındadır.

Adana Sarıçam Çukurova Üniversitesi

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ BALCALI KAMPÜSÜ

Çukurova Üniversitesi 1973 yılında kurulmuştur. 1974 yılında, Üniversiteye bağlı Fakülte sayısı beş olmuştur.

Bugün üniversitede: 19 Fakülte, 11 Meslek Yüksekokulu, 4 Enstitü ve 1 Devlet Konservatuvarı, 22 Araştırma ve Uygulama Merkezi üniversite bünyesine girmiştir. 38 tane araştırma ve uygulama merkezi ise ülkenin ihtiyaç duyduğu çeşitli araştırma ve bilimsel faaliyetleri sürdürmektedir.

Üniversitenin “Ballıca” kampüsü, günümüzde Seyhan Baraj Gölünün doğu yakasında, 20 bin dekarlık bir arazi üzerine konumlanmıştır.

Kampüs, muhteşem bir manzara ile doğal bir park alanıdır. Kampüs, şehir merkezine 10 km uzaklıktadır. Üniversite kampüsü: modern derslikler ve amfiler, Sosyal hayat olanakları, Barınma olanakları, Kültür ve Sanat olanakları, Spor olanakları, Sosyal tesisleri ve sağlık hizmetleriyle tam bir bütündür ve gerçekten güzel bir üniversite kampüsüdür.

Üniversitede 48 bin civarında öğrenci eğitim görmektedir. 

Adana Sarıçam İncirlik

 

İNCİRLİK

Sarıçam ilçesine bağlı İncirlik beldesinde, 1950 yılında açılan Amerikan üssü var. Bir zamanlar burada 20 bin Amerikan askeri bulunuyormuş, tabii bunların veya bu rakamın yöreyi ilgilendiren kısmı, bu kişilerin hediyelik eşya satın almaları, bu yüzden bu yörede birçok hediyelik eşya, halı, spor aletleri ve av malzemesi satan dükkan açılmış, elbette üs deki asker sayısının azalması ve mevcut askerlerin dışarıya çıkışlarının kısıtlanması nedeniyle, bu esnafın bir çoğu halihazırda dükkanlarını kapatıp gitmişler.

Tabii sadece alışveriş değil, asker sayısının yüksek olduğu dönemde, bu bölgede yine birçok lüks gece kulüpleri ve barlar açılmıştı.

8 Ağustos 2015 tarihinden itibaren asker sayısı 3 bine düşürülmüş ve askerlerin üs dışına çıkmaları yasaklanmıştır. 

Daha önce üste görevli askerlerin kiraladığı evlerin birçoğu takip eden süreçte boş kalmış ancak günümüzde bu boş evlere Suriyeli mülteciler yerleşiyorlar.

Evet bu konuya daha fazla girmeyelim, çünkü malum bizim amacımız gezmek, gezilecek yerleri anlatmak.

 

 

Adana Sarıçam Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi

ADANA HACI SABANCI ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ

Evet, AOSB 1977 yılında Bakanlar kurulu kararıyla kurulmuştur.

Adana-Ceyhan D-400 karayolu üzerindedir.

Adana hava alanına 28 km uzaklıktadır.

Türkiye’de yaklaşık 400 Organize Sanayi Bölgesi içinde ilk 6’da bulunmaktadır.  Türkiye’nin en büyük tekstil, kağıt, plastik, ambalaj firmaları burada bulunmaktadır. 

Burada yaklaşık 45 bin kişi istihdam edilmektedir.

Elbette buranın gezilip görülecek bir durumu yok, ben sadece bilgi olsun açısından birkaç cümle yazdım.

 

Sarıçam Portakal Çiçeği Karnavalı

ULUSLARARASI PORTAKAL ÇİÇEĞİ KARNAVALI

Sivil inisiyatifle gerçekleştirilen bir sokak karnavalıdır. 2013 yılından bu yana düzenlenmektedir.

Nisan ayında tüm Adana şehri mis gibi portakal çiçeği kokar. Portakal çiçeği mevsimi iklim durumuna göre birkaç gün fark etmekle birlikte, genellikle Nisan ayı boyunca sürer. 

Festival yürüyüşü: Gazipaşa Bulvarından başlayıp Atatürk Caddesi ve Ziyapaşa Bulvarını takiben Uğur Mumcu Meydanında son bulur. Yürüyüşe binlerce kişi katılıyor. Renkli kostümleri, boyanmış yüzleri, tasarım harikası şapkaları ve beyaz mendilleri ile kortejde yer alan yurttaşlar korteje renk katıyorlar. Karnaval yürüyüşü konserle kona eriyor. 

Sarıçam Yörük Ormanı

SARIÇAM YÖRÜK ORMANI

Adana şehir merkezinin kuzeydoğusunda Mustafalar Mahallesindedir.  

Çukurova Kampüsünün geniş bölümü de Sarıçam ormanı içinde yer alıyor. 

Balcalı, Çatalan ve Hacı Sabancı Organize Sanayı Bölgesi çevresi ormanın yakınındadır. 

Adana’nın en büyük doğal yeşillik alanlarından biridir. Piknik, yürüyüş, kamp ve doğa gezileri için sıkça tercih edilir. 

 

 

Adana şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Samsun Asarcık

Samsun Asarcık

Asarcık, Samsun il merkezine 44 km uzaklıktadır. Ancak bu yol çok virajlı olması ve zor bir yol olmasıyla tanınıyor.

Buraya ulaşmak için Kavak ilçesinden geçen 73 km lik yol tercih ediliyor.

Bu yol üzerinde: tavuk üretme çiftlikleri ve kireç torbalama fabrikası vardır. Asarcık, Havza arası uzaklık: 60 km.

Samsun Asarcık

TARİHİ

Zaman içinde Çarşamba ilçesine yerleşmiş olan bir kısım Kırım Türkünün ve Kafkas Türk kavmi olan Çerkezlerin buraya yerleşmesiyle bölge hareketlenmiş ve canlanmıştır.

Bölgede bulunan mimari eserler, 16’ncı yüzyıl öncesi dönemlere aittir.

Cumhuriyet öncesinde bu yörede, yakın çevrede olduğu gibi Rumlar bulunmaktadır.

Ancak Rumlar, mübadele nedeniyle buradan ayrılmışlardır.

Rumların yaşadıkları mezralar, bölgede yaşayan Türkler tarafından Rumca isimlerle adlandırılmıştır. (Galyoslar, Moskoflar, Papazlar gibi)

Birinci Dünya Savaşı döneminde, Rumlar, çok sayıda çeteler kurarak bölgede yaşayan Türklere saldırmışlardır.

Bunun üzerine Asarcık Kuva-yi Milliye hareketi başlamıştır.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, Samsunlu Topal Süriye adlı bir kişiyi Teğmen rütbesiyle bölük komutanı olarak Asarcık ve civarına gönderir.

Ayrıca Giresunlu Topal Osman da Asarcık’ta Rumlarla mücadele eder.

Savaşın ardından, mübadele nedeniyle Rumlar tarafından boşaltılan yerlere Türkler yerleştirilir.

1877-1878 Osmanlı Rus harbi sonrasında Kafkasya’dan göç ederek buraya gelen bir gurup Çerkez, günümüzde ilçe merkezinde bulunan bir köye yerleştirilirler.

Çerkezler için burada devlet tarafından birçok konut yaptırıldı.

Bu köy (Biçincik köyü) ormanlık alanın kesilmesi sonucu açılan alandan oluşur.

Kesim işi, biçmek anlamında söylendiğinden, Çerkezlerin yerleştirildiği bu köye Biçincik ismi verilmiştir.

1987 yılında Asarcık’a bazı köyler bağlanmış ve 1989 yılında Belediye Teşkilatı kurulmuştur.

Biçincik merkezde bulunan Muhtarlık Binası, Asarcık Belediye binası olarak kullanılmaya başlanmıştır.

2006 yılında ise yeni Belediye Binasına taşınmıştır.

 

ATATÜRK VE ASARCIK

Kurtuluş savaşının kazanılmasından sonra; yöreye gelen Atatürk’ü, Karakolda Jandarma eri olan Osmancıklı Mehmet Çetin ayağında çarıkla karşılar.

Atatürk ona “Asarcık’ta Jandarma Komutanı olup bölgedeki Rumları temizlemesini” emreder.

Mehmet Çetin, Asarcık’ta subay olur ve Kavak ilçesinin de bölük komutanı olur.

Bu bölgede, Rumlarla en iyi mücadeleyi Mehmet Çetin verir.

Ayrıca, 1954 yılında Biçincik köy meydanına 2 km uzaklıktan su getirterek bir çeşme yaptırır.

Samsun Asarcık

GENEL

Asarcık, Türkiye’nin en küçük ilçelerinden biridir.

İlçeye yaklaşırken yüksek bir tepeden bakıldığında: ağaçlarla bölünmüş geniş araziye serpiştirilmiş evler ve arazinin ortasından geçen otoyol ve kenarındaki tarihi caminin minaresi görülür.

İlçenin çevresini oluşturan köyleri, genellikle dağların eteklerine yerleşmiş durumdadır.

Dağların ve bu köylerin yerleştikleri alan “hisar” biçiminde olduğundan ilçe “Hisarcık” ismini almıştır.

Asarcık merkezi ve diğer köylerin yerleştiği alan ise, küçük düzlük ve tepeciklerden oluşur.

Zaman içinde Hisarcık ismi “Asarcık” olarak değişerek günümüze ulaşmıştır.

İlçede tipik Karadeniz iklimi görülür.

İlçe merkezinde tam ortada büyük bir süs havuzu bulunur.

Havuzun çevresinde ise restoranlar ve dükkanlar bulunur.

Çerkez Tavuğu

NE YENİR

Buraya yolunuz düşer ve yöresel lezzetlerden tatmak isterseniz, ilk öneri “Çerkez tavuğu” veya “Kaz tiridi” (yufkası) olur.

Samsun Asarcık Ziret Şenlikleri

ZİRET ŞENLİKLERİ

İlçe merkezinde Akyazı mahallesi ve Emirmusa mahallesinde her yıl Kurban bayramında geleneksel Asarcık Ziret Şenlikleri yapılmaktadır.

Samsun Asarcık Panayır

PANAYIR

Her yıl Eylül ayında düzenlenen ve halkın büyük ilgi gösterdiği panayırda: at yarışları, yağlı güreş müsabakaları ve halk konserleri düzenlenir.

Samsun Asarcık Panayır

Büyük bir Pazar kurulur, çevre il ve ilçelerden büyük rağbet görür, panayır boyunca ilçede hareketlilik yaşanır.

 

GEZİLECEK YERLER

Samsun Asarcık Gökgöl Camisi

GÖKGÖL CAMİSİ

İlçe merkezine bağlı Akyazı köyündedir.

1767 yılında ahşap olarak yapılmıştır.

Eski Cuma camii olarak kullanılan camiye, giriş kuzeyde bulunan çift kanatlı ahşap kapıdandır.

Giriş “U” şeklinde, önceleri ahşap, sonradan tuğla malzemeyle yapılan son cemaat yerine açılır.

Caminin iç mekanında: doğu-batı doğrultusunda, ahşap çerçeveli, dikdörtgen şeklinde, iki küçük pencere son cemaat yerine açılır.

İkinci bir kapı ile, caminin ana bölümüne girilir.

Duvarlar tamamen ahşap malzemeden yapılmıştır. 

Sonraki yıllarda yapılan onarımlarda ise verniklenmiştir.

Samsun Asarcık Gökgöl Camisi

Birinci kat tavanını: mihrap eksenindeki iki direğe oturan, iki kalas taşır.

Bu kalaslar: caminin güney yönünde dış cepheye kadar uzanır.

Ahşap taşıyıcı direk, alttan yivli, üstten geometrik desenler ile şekillendirilerek, sütun görevi görür.

Bu taşıyıcı direklerin iki yanında, oyma teknikli bir rozet vardır.

Doğudaki direğin yanına denk gelen kalasın üzerinde Osmanlıca oyularak yazılmış onarım kitabesi vardır ve bunun üzerinde: 1870 tarihli ve Hacı Sofu Hasan Usta ismi yazılıdır.

Mihrabın sağında minber, solunda kürsü bulunur.

Birinci katta son cemaat yerinin solundaki ahşap merdivenle ikinci kata çıkılır.  

İkinci kata bir kapıdan girilir.

Kapı: çift kanatlı ve ahşaptır. İkinci kat: yonca şeklinde, mahfil özelliği gösterir.

Asarcık Gökgöl Camii çift kanatlı kapısı

Canimin en önemli özelliği: çift kanatlı ahşap kapılardaki sanat özelliği taşıyan el oyma işçiliktir.

Her iki katın girişindeki, çift kanatlı ahşap kapılar özenle işlenmiştir.

Birinci katta bulunan taşıyıcı direklerdeki oyma ahşap işçiliği, Türk ahşap oymacılığının tüm özellik ve güzelliğini yansıtır.

İkinci kat yonca biçimindedir ve bu değişik mimari olgu, bu camiyi, yöredeki diğer camilerden farklı kılar. Cami, kırma çatılıdır, alaturka kiremitlidir.

 

Mezarlık:

Caminin çevresinde 3-4 yüz yıllık mezarların bulunduğu kalabalık bir mezarlık vardır.

Çok geniş bir alana yapılmış olan mezarlığın yanındaki caminin ön kısmında: 1-2 dönümlük boş bir arazi üzerinde şadırvan görülür.

Bu çim alanda: her yıl Kurban Bayramının 2’nci gününde yapılan Ziret günü olarak bilinen şenlik düzenlenir.

Samsun Asarcık Koşaca Camisi

KOŞACA CAMİSİ

Cami, il merkezine bağlı Koşaca köyünde, oldukça büyük bir mezarlık içindedir.

Tamamen ahşap malzemeden ve yığma olarak yapılmıştır.

Kitabesi yoktur, bu yüzden hangi tarihte ve kim tarafından yapıldığı bilinmez.

Asarcık Koşaca Camii

Mimari üsluba bakılarak, 17’nci yüzyılda yapıldığı ve süslemelerin ise 18 ile 19’ncu yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir.

Camiye, kuzeyden çift kanatlı, oldukça süslü bir kapıdan girilir.

Girişten itibaren; yapıyı “U” şeklinde dolaşan, mihrap duvarına kadar uzanan, balkon şeklinde bir çıkması olan mahfel bulunur.

 

Samsun Asarcık Koşaca Camisi

Süsleme yönünden, kendine has bir özellik taşır.

Kökboyası ile yapılmış kalem işi ve oymaların boyanması ile elde edilmiş süslemeler görülmeye değerdir.

Süsleme işini yapan Nakkaş Said Usta, Bekdemir köyü camisindeki nakışları çok beğenmiş ve kendi üslubuyla Koşaca Camisine nakşetmiştir.

Tavanın altında, dört cepheyi boydan boya dolaşan üzüm salkımlarından oluşan naturmonrtlar bulunur.

Mihrap duvarında, dikdörtgen ve dairesel çerçeveler içerisine yerleştirilmiş Kelime-i Tevhid, Allah, Muhammed ve Halife adlarının bulunduğu panolar vardır.

Samsun Asarcık Ayaklıalan Kilisesi

AYAKLIALAN KİLİSESİ

İlçe merkezine 20 km uzaklıktaki Ayaklıalan köyü tepesindedir.

650 yıllık olduğu tahmin edilen kilise, Rumlardan kalmıştır.

Yapı: yığma yapım sistemiyle inşa edilmiştir.

Malzeme olarak kesme taş ve moloz taş kullanılmıştır.

Cephe bitimleri, kapı ve pencere söveleri, sütunlar ve taşıyıcı kemerler kesme taş ile yapılırken, beden duvarlarında moloz taş kullanılmıştır.

Çatı örtüsü günümüze ulaşmamıştır.

Samsun Asarcık Ayaklıalan Kilisesi
 

Tonoz örtüye sahip olduğu tahmin edilmektedir.

Doğu cephesinde üç apsis vardır. Apsislerde birer mazgal penceresi bulunur.

Batı cephesinde bulunan kapı boşluğundan iç mekana girilir.

Kapı çevresi, kademeli kesme taş söve ile süslenmiştir.

Kesme taşlar ve silmelerle belirginleştirilmiştir.

 

Samsun Asarcık Ayaklıalan Kilisesi

Kapı üzerinde, kesme taştan bir lento bulunur.

Lento üzerinde yuvarlak kemerli bir alınlık bulunur.

İç mekanda: sütunlar günümüze ulaşmadığından kesin bir bilgi yoktur.

Yan duvarlara bitişik payeler arası, kemerlerle geçilmiştir.

Kemerlerin eksenlerinde mazgal pencereler vardır.

Zemin örtüsü, kaçak kazılar nedeniyle fazlaca tahrip edilmiştir.

 

 

Samsun Ladik ile ilgili gezi yazım için  Ladik