Aydın İncirliova

Aydın İncirliova

Aydın-İzmir otobanı yapılmadan önce, Aydın-İzmir karayolu bu ilçeden geçmekte iken, günümüzde otoyol nedeniyle, ilçeyi görmek mümkün değildir.

Burayı ziyaret etmek isterseniz, otoyoldan çıkmanız gerekir.

Burayı ziyaret ederseniz, elbette büyük olasılıkla, mevsiminde ise yaş incir ve mevsim dışında ise veya yakınlarınız için hediyelik olarak kuru incir satın alacaksınız.

Ben, burayı ziyaret ettiğimde, bir miktar incir almıştım ama “Tariş” haricinde, yöresel pazardan satın aldığım bu incirlerin bir süre sonra maalesef “kurtlu” olduğunu görünce, büyük pişmanlık ve üzüntü duydum, bu yüzden, buradan incir satın alırken, ya orijinal kutusu içinde kuru incir tercih edin, ya da tek tek olmasa da kontrol edin, çünkü incirler, kurtlanmaması için bir kısım işleme tabii tutuluyormuş.

Aydın İncirliova

ULAŞIM

İncirliova, bağlı bulunduğu Aydın il merkezine, yalnızca 11 km. uzaklıktadır. İncirliova-İzmir arasındaki uzaklık: 110 km. İncirliova-Kuşadası arasındaki uzaklık: 45 km. İncirliova-Germencik arasındaki uzaklık: 11 km.

TARİHİ

Aydın İncirliova: Bölgede, MÖ.13’ncü yüzyılda, Hitit egemenliği görülür.

Ancak, devam eden tarihi süreçte, burada: Frigler, Lidyalılar, İonlar, Persler, Makedonyalılar, Romalılar ve Bizanslılar egemenliği ele geçirirler.

1280 yılına gelindiğinde ise, Menteşe Bey, yörenin Türk hakimiyetine girmesini sağlar.

1310 yılında ise Aydınoğulları ve 1426 yılında, II. Murat tarafından yörenin Osmanlı egemenliğine alındığı görülür.

1400’lü yıllarda ise, bölgeye gelen bir gurup insan ve Madanoğlu ailesi tarafından, günümüzdeki İncirliova’nın temeli atılır.

Buraya yerleşen insanlar zamanla çevreye yayılmışlardır.

Bu yer, çok sulak olduğundan, adına “Karapınar” denilmiştir.

Bu insanlar: Karapınar ismini verdikleri yörede, bir zaman sonra mevcut bataklıkların kuruyup, yerlerinde incir ağaçları çıkmıştır.

 İncir ve pamuk üretim alanlarının zamanla artması sonu, bataklıkların kuruması sağlanmıştır.

9 Ekim 1937 tarihinde, Söke ovasındaki manevraları izlemek üzere, bölgeden geçen Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk: demir yolu kıyısındaki incir ağaçlarını gördüğünde, buranın ismini sorar: Karapınar olduğunu duyunca, buraya “İncirliova” isminin daha da yakışacağını söyler ve yörenin ismi değiştirilir.

Hatta: 1941-1942 yılları arasında, yörede incir üretiminin arttırılması için, İncir Araştırma Enstitüsü kurulur.

 

GENEL

Yerleşim yerinin güneyinde, Menderes havzası bulunmaktadır.

Kuzeyde ise, Cevizli dağları uzanır. Büyük Menderes nehri, güneyde akar.

Yörede, Akdeniz iklimi egemendir. Buna bağlı olarak yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılık ve yağışlı geçer.

Bölgenin ekonomik etkinliklerinin başında: tarım ve buna bağlı sanayi gelmektedir.

Özellikle sebze üretiminde, bölge üst düzeydedir. Seracılık yapılmaktadır. Bal üretimi de yaygındır.

 

İNCİR FESTİVALİ

Her yıl geleneksel hale getirilen festival etkinlikleri, 1997 yılından bu yana yapılmaktadır.

Bu etkinliklerde, yöre insanı ve çevreden gelenlerin eğlenmesi için birçok etkinlikler ve yarışmalar düzenlenir.

Hatta, üreticiler arasında, en kaliteli incir yetiştiren üretici seçilerek ödüllendirilir.

Ayrıca, en güzel incir bahçesi sahibi üretici de ödüllendirilir.

Genç kızlar arasında ise “İncir güzeli” yarışması düzenlenir.

Aydın İncirliova Deve Güreşleri

DEVE GÜREŞLERİ

Deve güreşleri geçmişi, 19’ncu yüzyıla kadar uzanmaktadır.

O dönemlerde, İzmir yönüne giden kervanlar, İncirliova yöresinde konaklamaktadırlar.

Bu konaklama sırasında, yük bulunmayan develer birbirleriyle güreştirilirlerdi.

Zamanla bu durum, geleneksel hale gelmiştir.

Her yıl, belirli zamanlarda düzenlenen deve güreşlerine, yalnızca bu yörenin insanları değil, yakın çevreden de develer ve sahipleri katılmaktadırlar.

Hatta, güreşlere davet edilen deve sahiplerinin her türlü ihtiyaçları, İncirliova deve üreticileri tarafından karşılanmaktadır.

Şenliklerden bir gece önce, Halı gecesi denilen bir eğlence programı uygulanır.

Ertesi günü ise, davul-zurna eşliğinde develer güreştirilir.

Her deve kendi kategorisinde güreştirilir ve birinci gelen develerin sahiplerine, para ve halı gibi ödüller verilir.

 

NE YENİR. NE İÇİLİR

İncirliova yöresine yolunuz düşerse, tatmanızı önereceğim yöresel lezzetler: katmer, çılbır, cingan pilavı ve paşa böreğidir.

Ayrıca, doğada bulunan her çeşit ot, kavrularak ot kavurması adında bir yemek yapıyorlar ki, bunu da öneririm.

Son bir not: burada “deve sucuğu” yazılarını görünce şaşırabilirsiniz, ama ilginç bir tat.

Deve sucuğu tatmak isteyenler için ilginç gelebilir.

 

GEZİLECEK YERLER

İncirliova Kültür Park Sosyal Tesisleri

İNCİRLİOVA KÜLTÜR PARK SOSYAL TESİSLERİ

İlçe merkezinin batısında, İzmir-Aydın karayolu üzerindedir.

2015 yılında, İlçe merkezindeki bu yeşillik alan, Belediye tarafından yaptırılmıştır. Park alanı içindeki lunapark ilgi çekmektedir. 

İncirliova Kültür Park ve Sosyal Tesisleri

Yöre halkı, burada günübirlik piknik yapmaktadırlar.

 

 

İncirliova Dedeağzı Köprüsü

 

İlçe merkezine bağlı Dereağzı Mallesinde İkizdere çayı üzerindedir. Köprünün ismi bazı kaynaklarda “Tarihi Yunan Köprüsü” olarak da geçer.  

Köprünün Osmanlı döneminde 1700’lü yıllarda yapıldığı tahmin ediliyor. O zamanki ismi “Çatma köprü” dür. Aydın yöresinin Yunan işgali sırasında büyük öneme sahipken, savaş döneminde köprü zarar görür. 

Eski Aydın-İzmir hattı üzerinde 1970’li yıllara kadar hizmet verir. Zaman zaman sel felaketlerinden zarar gören köprü, son olarak 1970 yılında restore edilmiştir. Bir süre daha kullanılan köprünün yanına, 1985’li yıllarda yeni köprü yapılır. Böylece tarihi köprünün görevini yeni köprü yapmaya başlar. 

İkizdere çayı üzerine kurulan İkizdere Barajının faaliyete geçmesi nedeniyle, İncirliova-Tire yolu güzergahı değişmiştir. Yol kullanım dışı kalınca, tarihi köprü de kaderine terk edilmiştir. 

İncirliova Dereağzı Köprüsü -eski hali

Daha sonra üç asırlık tarihi köprünün ayağa kaldırılması çalışmaları başlamıştır. O dönemde demir ve çimento kullanılmadan sıkıştırma yöntemiyle yapılmış 4 kemerden oluşan nadir eserlerden biri olduğu belirtilmiştir. 

Köprünün restorasyonu Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılmıştır. 

Restorasyonu sonrası ilçe için yeni bir cazibe noktası haline gelmiştir. İnce tarihi detayları ve köprünün doğal çevresi ile fotoğrafçılar için de uygun bir mekandır. 

İncirliova Dereağzı Köprüsü

Evet köprünün mimari özellikleri: köprü 3 büyük kemerden meydana gelmektedir.

Ortada büyük bir kemer ve yanlarda, iki küçük kemer görülmektedir. Su, büyük kemerin altından akar.

Köprü: Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir. Daha sonraki yıllarda yanına yeni köprü yapılınca, bu köprü geçişlere kapatılmıştır. Yöre sakinleri köprü çevrisinde bir alana sosyal tesis yapılmasını istemektedirler. 

İncirliova İkizdere Barajı

İKİZDERE BARAJI VE ÇEVRESİ:

İlçe merkezine 7 km uzaklıktaki İkizdere köyündedir.  

İkizdere çayı üzerindedir. 2009 yılında hizmete girmiştir. Baraj adını iki derenin birleştiği yerde kurulmuş olan eski İkizdere köyünden alıyor. Eski İkizdere köyü, Aydın şehrinin su ihtiyacını karşılamak için yapılan barajın su tutmaya başlamasıyla 2010 yılında boşaltılmış ve İncirliova’nın hemen kuzey batısında inşa edilen yeni yerine taşınmıştır. 

İncirliova İkizdere Barajı

Baraj gölü çevresinde yürüyüş yolları, bisiklet parkurları ve piknik alanları mevcuttur. 

Doğa ile baş başa vakit geçirmek isteyenler için sakin bir ortam sunuyor. 

 

İncirliova Ballıkaya Mağaraları

BALLI KAYA MAĞARALARI

İlçe merkezine bağlı Dereağzı Mahallesindedir. 

Ballıkaya mağarası ismini, orada bulunan kayaların üzerinde, arıların bal ürettiği zamanlardan almaktadır. 

Ballıkaya mağarası, Dereağzı Mahallesinin hemen üzerindeki dağda yer alıyor. Bu kayanın oyularak yapılmış bir barınak olduğu tahmin edilmekle birlikte, yazılı belge ve kaynak bulunmadığı için ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmiyor. Kayanın içine oyularak yapılmış olan barınakları ise zamanın eşkiyası olarak bilinen Derebeyi Çetesi tarafından kullanıldığı bildirilmiştir. 

Bu kütlenin en yüksek yerindeyse bir oyuk bulunuyor. Oyukta erken Hıristiyanlık dönemine ait “Cebrail freskosu” bulunuyor. 

2006 yılındaki tescil kayıtlarında: Ballıkaya Mevkiinin alçak kesimlerinde iki adet kaya mezarı ve doğudaki yüksek bölümde ise duvarında fresk bulunan bir mağara tespit edildiği yazılmıştır. 

Doğu yönünde yer alan mezar, ön oda ve asıl mezar odasından oluşmaktadır. Ön odadan mezar odasına, dikdörtgen formlu bir kapıdan geçilir. Kare planlı olan mezar odasının doğu duvarında tahrip edilmiş bir kline bulunur. Batı yöndeki mezarın ön odası yoktur. Doğu ve batı duvarına bitişik yapılmış, iki adet kline vardır. 

Kuzeydoğu ve daha yüksekte yer alan freskli mağaraya giden yol üzerinde antik dönemde yapıldığı düşünülen, kaya üzerine yapılmış merdiven basamakları vardır. 

Mağaranın batı duvarında yer alan freskte, bordo, kahverengi, bej renklerinin ağırlıklı olarak kullanıldığı ve elinde asası bulunan kanatlı bir melek figürü yer almaktadır. 

 

Cebrail Freskosu:

Evet, aslında mağaranın giriş koridorundan başlayarak iç kesimlere doğru duvar resimleriyle kaplı olduğu, kalan izlerden anlaşılmaktadır. Bu resimler içinde korunmuş  tek sahne, giriş bölümündeki Melek Tasviridir. 

Ballıkaya’da oldukça sarp bir alanda bulunan mağaranın girişinin sağ tarafında, sıvalı yüzeyinin üzeri mavimsi-gri bir fondan oluşan panonun içerisine tek figür olarak cepheden ve ayakta Başmelek Mikhail resmedilmiştir. 

Başının etrafı sarı bir haleyle çevrilmiş, kahverengi saçları arkadan toplu olan figürün yüzü tümüyle tahrip olmuştur. 

Sağ taraftaki yazıt okunurken, sol  taraftaki tanımsızdır. 

Melek bir tunik üzerine, önü işlemeli bir zırh giymiştir. 

İki yana yayılmış açık kanatları yere kadar uzanan melek, bir eliyle omuzuna dayanan kılıcı, diğeriyle kını; aşağıya doğru tutmaktadır. Kılıcın metal yapısı, gri üzerine yoğun beyaz uygulanmasıyla sağlanmıştır. Kın’ın koyu kıyafet üzerinde belirgin hale gelmesi için, beyazla aydınlatıldığı görülür. 

Üzerinde omzundan bağlamalı mavi-gri renkte bir pelerin bulunduğu anlaşılmaktadır. Tüm gövde ve halesi, dıştan siyah, sonrasında beyaz olmak üzere çift konturla çevrilidir. 

Sonuç olarak: Ballıkaya Kaya Mezarları ve Cebrail freski, bölgenin zengin tarihini ve kültürel mirasını gözler önüne sermektedir. 

İncirliova Erbeyli İlk Kurşun Şehitliği ve Şehitler Abidesi

ERBEYLİ İLK KURŞUN ŞEHİTLİĞİ VE ŞEHİTLER ABİDESİ

Erbeyli köyü ilçe merkezine 9 km uzaklıktadır. 

Şimdi bu anıtla ilgili geçmişe dönelim:

Kurtuluş mücadelesinde, Aydın ve Nazilli bölgesini işgal eden Yunan kuvvetlerinin, Erbeyli tren istasyonunda konuşlandıkları, Muğla yöresi gönüllü müfrezesi birlikleri tarafından tespit edildiğinde, bir baskın yapılması için hazırlıklara başlanır.

İncirliova Erbeyli Tren İstasyonu

20-21 Haziran 1919 gecesi; müfreze askerleri, tren istasyonu yakınındaki hangarlarda bulunan Yunan askerlerine karşı saldırıya geçerler ve büyük çatışmalar çıkar.

Ancak: yanlış bilgi alma sonucu, Türk kuvvetleri, işgal ordusunun askerlerinin iki ateşi arasında kalırlar.

Bu birkaç saatlik çatışma sonucunda: Yunan güçleri 70-80 kişilik kayıp verirken, Türk kuvvetleri 7 şehit ve birkaç yaralı verir.

Ancak, aynı tarihlerde yörede ele geçirdikleri, savunmasız sivil Türk vatandaşlarının bir kısmını da katlederler.

Evet, Erbeyli baskınında şehit düşenlerin hatırasına, 21.06.1919 tarihi anısına, bir anıt yaptırılmıştır. Anıt üzerinde “Arkadaş Anayurdu saldıranlara karşı ilk kurşun atan yiğitleri unutma, o yiğitler ki bu koşuğu okuyarak yurda canlarını armağan ettiler. Öz Türk olan yağınına baş eğmez Özgürlüksüz Türk’e ülke gerekmez.”

İncirliova Erbeyli İlk Kurşun Şehitliği ve Şehitler Abidesi

 Anıt, Aydın-İzmir karayolu üzerinde, İncir Araştırma Enstitüsünün hemen karşısında Erbeyli Tren İstasyonundadır. Anıt, Erbeyli Köyünün köklü ailelerinden Sarı Hüseyin Ağa oğlu Ahmet Sarı, söz konusu anıtı 1934 yılında yaptırır.  

 

İnciriova Erbeyli Camii

ERBEYLİ KÖYÜ SARI HÜSEYİN AĞA KÜLLİYESİ

Cami merkezli külliyenin kuzeydoğusunda medrese, sebil ve batısında hazire bulunmaktadır. İnşa tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte caminin kapısının yukarısında Sarı Hüseyin Ağa tarafından 1891 yılında inşa ettirildiği yazılıdır. 

Cami, plan olarak: tek kubbeli kübik gövdeli camilere bir örnektir. Yapı, tek kubbeli kübik gövdeli camilerden mihrap yönündeki kubbeli bölümün kuzeyine eklenen üç bölümlü kubbeli mekanla harimin dikdörtgene uzatılmasıyla farklılık göstermektedir. 

İncirliova Erbeyli Köyü Sarı Hüseyin Ağa Camii

Caminin minaresi 1956 yılında Sarı Hüseyin Ağa’nın torunları tarafından inşa ettirilmiştir. 

Bir dönem kulüp binası olarak kullanılan medrese, külliyenin doğu ve kuzey sınırını belirleyen iki ayrı dikdörtgen kütleli binadan meydana gelmektedir. Medrese, malzeme bakımından cami ile benzer özellikler sergilediğinden cami ile çağdaştır. 

Sebil, malzeme ve inşa tekniği bakımından değerlendirildiğinde cami ve medreseden farklı zamanda inşa edilmiştir. 

Caminin batısındaki hazirede Sarı ailesine ait 12 mezar bulunmaktadır. Mezar taşlarının bezeme kompozisyonunda, akant yaprakları, asma ağacı, servi ağacı ve vazodan çıkan çiçek motifleri görülür. Hazire alanında konumu sabit olan en erken tarihli mezar 1895 tarihli Sarı Hüseyin Ağa’nın kızı Ümmühan hanım’a aittir. 

 

ATATÜRK ANITI

İncirliova ilçesi Erbeyli Mahallesindeki anıt: 3 Haziran 1985 tarihinde Belediye tarafından yaptırılmıştır.

Anıtın en önemli özelliği: her şeyi ile, Türk yapımı ilk anıt olmasıdır.

Anıtı yapan: Marmara Üniversitesinden Prof. Tankut Ökten’dir. 

Bronz heykelde, Atatürk bir elini cebine sokmuş, diğer eliyle vatandaşlara hitap eder vaziyette tasvir edilmiştir. bu büst, Atatürk’ün liderliğini ve modern Türkiye’nin kuruluşundaki rolünü simgelemektedir. 

 

 

 

Aydın ili tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

Kuşadası tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Sinop Dikmen

Sinop Dikmen

Dikmen, Sinop il merkezine 50 km uzaklıktadır. Dikmen, Gerze arası uzaklık: 39 km. Dikmen, Samsun arası uzaklık: 111 km.

TARİHİ

Gerze’ye bağlı bir bucak iken, 1990 yılında ilçe statüsüne geçmiştir.

İlçe tarihçesinde yerleşim olarak seçilmesinin ana nedeni 1789 yılında yapılmış camidir. 

Bundan başka Dikmen ilçesinin tarihi geçmişiyle ilgili kayıt ve belge yoktur.

Sinop Dikmen

GENEL

İlçe, Batı Karadeniz bölgesinde, Güzelceçay vadisinde, çam ormanları arasında bir yerleşim yeridir. Dağlık ve engebeli bir arazi yapısı vardır.

Aynı zamanda 1’nci derece heyelan bölgesidir. İlçe halkının başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır.

Güzelçay bölgesinde balık unu ve balık yağı fabrikaları vardır, ülke genelinde üretilen balık unu ve yağının bir kısmı bu fabrikalarda üretilir.

 

NE YENİR

Buraya yolunuz düşerse, mayalı hamurdan yapılan ve 2018 yılında tescillenen rulo şekilli bir hamur işi, iç harcı cevizli-üzümlü ya da kıymalı olabilir. Kahvaltıda, çay saatinde ve yol atıştırmalığı olarak denemelisiniz. 

 

 

Dikmen

GEZİLECEK YERLER

 

DİKMEN MESİRE ALANI:

Piknik, kısa yürüyüş ve kamp için uygun bir açık alan sunuyor. Alanda çam ağaçları ve piknik masaları bulunuyor. Evet maalesef bu mesire alanına ait ne bir fotoğraf ve ne de bilgi yok.

 

Sinop Dikmen Ayvadan Yaylası

AYVADAN YAYLASI

İlçe merkezine 26 km uzaklıkta Yaykın köyü civarındadır. Yolu stabilizedir.

Yayla, dönemsel olarak yerleşime açıktır. Hayvancılıkla uğraşanlar belli dönemlerde yaylada kalırlar. Burada kaçak kazılar yapılabilmektedir.

 

 

Sinop

Siirt Pervari

Siirt Pervari

Pervari ilçesinin il merkezi Siirt ile karayolu bağlantısının uzaklığı 96 km dir.

Kış aylarında yoğun kar yağışı nedeniyle, bu yol sık sık kapanır.

Pervari, Van ili arasındaki uzaklık 150 km dir.

TARİHİ

Pervari ve yöresi, 1514 yılında Osmanlı hakimiyeti altına girdi. 1852 yılında Siirt Sancağının Eruh kazasına bağlı bir nahiye olarak görülür. Ne zaman ilçe olduğu bilinmemektedir.

Siirt Pervari

GENEL

İl merkezinin kuzeyindedir.

Yöre son derece dağlıktır, sarp ve derin vadilerle birbirinden ayrılmış kompartımanlar halindedir.

Rakımı 1380 metredir.

Vadilerin ayırdığı bölümlerde, çeşitli yükseklikte ova, plato ve dağlar bulunur.

İlçe halkının başlıca geçim kaynakları tarım ve hayvancılıktır.

Pervari Balı

PERVARİ BALI

Ama Pervari denilince ilk akla gelen arıcılık ve baldır.

Bal üretimi, yerli kara kovan ballarıyla yapılır.

Yıllık üretim 50-70 ton arasında değişmekte olup, ülkemizde Pervari balı olarak oldukça ünlüdür.

Çünkü diğer ballardan farklı özellikler gösterir.

Normal bal nem oranı yüzde 17.22 iken Pervari balı nem oranı yüzde 13 dür.

Asitlik oranı Pervari balında 11.5 iken, normal balda çok daha düşüktür.

Yine bölgede bol miktarda “Bıttım ağacı” bulunur.

Bıttım ağacı aşılanınca fıstık üretmeye başlar.

Bölgede çok sayıdaki bıttım ağacının aşılanmasıyla, fıstık üretiminin oldukça artacağı değerlendirilmektedir.

 

Pervari

 

GEZİLECEK YERLER

Pervari Çemikari Yaylası-Herekol dağı etekleri

ÇEMİKARİ YAYLASI-HEREKOL DAĞI ETEKLERİ:

Yaklaşık 2047 metre rakımda bulunan bir yayladır.

Bölgede ünlü Pervari Balı üretimi yapılmaktadır, zengin flora ve yüksek rakım nedeniyle kalite açısından öne çıkıyor. Pervarili bal üreticileri, hasattan yaklaşık 4 ay önce zengin floraya sahip Çemikari Yaylasına çıkarlar. Kovanları ayılardan korumak için geceleri nöbet tutarlar. Gündüz ise arı işiyle uğraşırlar. Burada rekolte tahminen 2-3  ton civarındadır. 

Doğa yürüyüşleri, yayla havası ve manzara isteyenler için ideal bir seçenek olarak bazı kaynaklarda belirtilmiştir.   

Pervari Botan Vadisi Milli Parkı

BOTAN VADİSİ-MİLLİ PARK:

Siirt il merkezine 35 km uzaklıktadır. 

Önce: Botan vadisi hakkında bilgi: Botan vadisi, Güneydoğu Torosların Van güneyi dağlarının Nordüz Platosunu batıdan kuşatan Siirt-Hakkari ve Siirt-Van sınırlarını oluşturan yüksek dağlardan kaynağını alıp, Siirt şehrinin 20 km güneydoğusunda Dicle Nehrine karışan Botan çayının oluşturduğu vadi sistemidir. 

Botan Vadisi

Milli Park:

15 Ağustos 2019 tarihinde Türkiye’nin 45’nci Milli Parkı olarak ilan edilmiştir. 

Siirt Merkez, Tillo ve Eruh ilçelerinde bulunan Botan Vadisi, 120 bin dönümden ve 29 km lik güzergahtan oluşmaktadır. Park, Botan çayının oluşturduğu ana ve yan vadileri içine almaktadır. 

Pervari Botan Vadisi

Botan çayının milyonlarca yıl boyunca aşındırmasıyla oluşan kanyon, jeolojik açıdan da büyük önem taşır. 

Botan vadisinde 800’den fazla bitki türü bulunmaktadır. 

Bölgede yaşayan başlıca hayvan türleri: yaban keçileri, vaşak, kızıl tilki, şahin, kartal türleri, kaya kartalıdır. 

Tarihsel olarak da önemlidir. Eski İpek yolu ticaret yolları, mağaralar ve kaya oyma yapılar vadide yer almaktadır. 

Botan Vadisi

Bunlar arasında erken Hıristiyanlık dönemine ait oyma kayalar: Yerlibahçe Kayaboğaz, Kalender ve Koçlu köylerinde kiliseler, Deyr mevkiinde Mor Yakup Manastırı ve Tillo’ya hakim bir tepe üzerindeki Üstad Kalesi önemli yapılardır. 

 

Botan Vadisi Akabe Yolu

Akabe Yolu:

Aşağı Botan vadisi yamaçları boyunca, dünyanın 3 antik yol akabesinden biri olan Siirt Akabe yolu bulunmaktadır. Bu yol,  Asur dönemine ait ticaret yoludur. 3500 yıllık bir geçmişe sahiptir. Anadolu’yu Mezopotamya ve Suudi Arabistan’a bağlayan bir yoldur. 

İnsan eliyle yapılmış, sarp ve zor geçitlerden oluşan Siirt Akabesi, 6 metre genişliğinde ve yaklaşık 3.5 kilometre uzunluğundadır. Taşlarla döşenmiş olan bu antik yol, doğa yürüyüşleri için oldukça uygun ve ilgi çekicidir. 

Botan Vadisi Akabe Yolu

Botan Nehrinden başlayıp dik bir uçurumdan Siirt’e tırmanan yolun zeminindeki orijinal taş döşemelerin bir kısmı, halen orijinal haliyle yerinde duruyor. Tarihi yol, taşların kaymasını önlemek için, 3 metrede bir yolu paralel kesen taşlar yerleştirilerek inşa edilmiş ve asırlardan beri korunarak günümüze ulaşmıştır.

Bu tarihi yol, Siirt merkezini Botan Vadisi/Çayına bağlar ve başta Irak ile Suriye olmak üzere birçok ülkeye ulaşım sağlar. Arifi Paşa tarafından 19’ncu yüzyılın ikinci yarısında yazılan Diyarbekir Seyahatnanesine göre, yol o zamanlar kullanılıyormuş.

 

Botan Vadisi Rasıl Hacar Tepesi

Rasıl Hacar Tepesi:

Evet Rasıl Hacar Tepesi, kapsadığı doğal güzellik, Amerika Arizona’daki kanyonlardan çok daha ihtişamlı durmaktadır.

Botan Vadisi Rasıl Hacar Tepesi

Burası, Botan vadisinin en ilgi çekici noktalarından birisidir. 350 metre yüksekliktedir. Burada, MÖ devirlerde dik kireç taşlarının oyulmasıyla yapılmış ve barınma amaçlı kullanıldığı bilinen Taşbaşı Mağarası bulunmaktadır. 

Botan vadisi delikli taş
Botan Vadisi Delikli Taş

Mağaranın hemen yanında, dikine yükselen ve atlama taşı denilen bir kaya ile bir doğa harikası olan Delikli Taş yer alır. 

 

Botan Vadisi Tillo Vadisi Cam Seyir Terası

Tillo vadisi cam seyir terası

Botan vadisinin eşsiz manzarası Tillo ilçesindeki kalenin hakim bir noktasında inşa edilmiş Tillo Kalesi Cam Seyir Terasından da izlenebilmektedir. 

Son bir not: Ilısu barajının su tutmasıyla büyük bir göl oluşacaktır. Tillo kıyısında, milli park çerçevesinde bir vapur iskelesi kurulması planlanıyormuş.

 

Vadideki yapılabilecek etkinlikler:

Botan Vadisi doğa yürüyüşü
Doğa Yürüyüşü:

Vadide, yaya, atlı ve bisikletli doğa yürüyüşleri için oldukça elverişli alanlar bulunmaktadır. Vadinin  tabanı ile dik yamaçlar arasında birçok saha yaya yürüyüşü için elverişli iken, vadi tabanı boyunca ise bisiklet ve atlı doğa yürüyüşleri için son derece uygun sahalar yer almaktadır.

Botan Vadisi Doğa Yürüyüşü

Özellikle Yerlibahçe-Sağlarca köyleri arasında Botan çayı kenarı, bu faaliyetler için oldukça elverişlidir. 

Doğa yürüyüş yolları haritalandırılarak dijital ortama aktarılmıştır. 

 

Dağcılık:

Dağcılık faaliyetleri için çok uygun bir yapıya sahiptir. Sahada eğim derecesi oldukça yüksek diklikler, yamaçlar ve yüksek dağlık sahalar bulunmaktadır. Söz konusu jeomorfolojik oluşumlar profesyonel ve amatör dağcılar için oldukça uygun parkurların oluşmasına yol açmıştır. Özellikle Rasulhacer tepesi, Tillo Kalesi, Çatılı dağı, Dolusalkım, Narsuyu ve Gökçekorur köyleri kuzeyindeki dağlık saha ile vadinin hemen hemen birçok kesininde oluşan dik yamaçlar, dağcılık faaliyetleri için çok büyük bir potansiyele sahiptir. Yörede güçlük derecesi değişebilen çok sayıda tırmanma parkuru bulunmaktadır. 

 

BİSİKLET TURLARI;

Son yıllarda doğa sporları içinde yoğun bir ilgi ve talep gören bisiklet turları, ekoturizm faaliyetlerinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Sahada bisiklet parkurlarına çok uygun, hem tarihi ve kültürel hem de doğal açıdan büyük zenginlik oluşturan güzergahlar bulunmaktadır. Tillo kalesi ile Tillo kasabası arasında kalan saha, Siirt şehri ve yakın çevresi, Botan çayı çevresi, köy yolları, orman içi yollar ve patikalar, bisiklet turları için oldukça uygun sahalardır. 

Botan vadisi yamaç paraşütü
Botan Uçuş Noktası-Yamaç paraşütü:

Birçok derin kanyona sahip olan Botan Vadisinin yaklaşık 3 km kadar genişlediği bir bölgede, yamaç paraşütü yapılmaktadır. Botan Uçuş Noktası, Siirt kent merkezinden arabayla yaklaşık 15 dakika uzaklıktadır. 

Toprak zeminli kalkış pisti deniz seviyesinden 960 metre, vadi tabanındaki iniş noktasından ise 470 metre yüksektedir. 

Özellikle Resulhacer tepesi ve Tillo kalesinin Botan vadisi istikametindeki diklikleri, yamaç paraşütü için olağanüstü güzellikler oluşturmaktadır. 

 

MAĞARA TURİZMİ

Orta ve Aşağı Botan vadisi ve yakın çevresinde, doğal olarak turizm açısından ilgi çekici birçok mağara bulunmaktadır. 

Gökçebağ köyü yakınları, Resulhacer Tepesi dik yamaçları ve Eğence köyü yakınlarında çok sayıda mağara bulunmaktadır. 

Özellikle Resulhacer ve Gökçebağ mağaralarında antik yerleşme izlerine rastlanır ve ekoturizm açısından ilgi çeker. 

Eğlence köyü güneyinde, Botan Çayının hemen kenarında yer alan mağaralarda termal su çıkışları, sağlık turizmi açısından oldukça önemlidir. 

 

YAYLA TURİZMİ

Botan Çayının oluşturduğu vadi sistemi çevresinde çok sayıda plato bulunmaktadır. Plato sahaları üzerinde gelişen yaylacılık, doğal ve beşeri açıdan büyük bir zenginlik barındırır. Çeme Kare, Nur ve Şeref gibi yaylalar, turizm faaliyetler için elverişli sahaları oluşturmaktadır. 

Botan Vadisi Kano
AKARSU TURİZMİ-KANO-RAFTİNG VE BALIKÇILIK

Özellikle rafting faaliyetleri için Botan Çayı, Türkiye’nin en uygun sahalarının başında gelmektedir. Yörede rafting sporu ile ilgilenen profesyoneller, Botan Çayının her mevsim yüksek olan debisi, farklı rapitleri, eğimli ve yüksek akış hızı gibi özellikleri, rafting için olağanüstü bir potansiyel oluşturduğunu ifade ederler. İklim şartlarının da son derece elverişli olması, bu faaliyetlerin yılın tamamında yapılabilmesine imkan sağlar, ancak özellikle Nisan ve Mayıs ayları rafting için çok uygun koşullar yaratır. Yörede: Botan çayının Meydandere, Kayaboğaz, Sağlarca, Sağlarca doğrultusu boyunca akış gösteren kesimleri, rafting için en ideal güzergahlardır. 

Botan çayı, aynı zamanda kano etkinliği içinde son derece elverişlidir. Nehrin birçok yerinde kano için uygun parkurlar bulunmaktadır. Ayrıca Botan çayı üzerinde yer alan Alkumru Baraj gölü, çeşitli su sporlarına ev sahipliği yapacak potansiyele sahiptir. 

Botan çayı aynı zamanda akarsu balıkçılığı bakımından da zengin kaynaklara sahiptir. Nehrin farklı kesimlerinde olta balıkçılığına uygun yerler bulunmaktadır. Botan çayında: sazan, aynalı sazan, turna, kayabalığı, alabalık gibi birçok balık türü olta balıkçılığıyla avlanmaktadır. 

 

 

Pervari Sinebel Vadisi

 

SİNEBEL VADİSİ-MASİRO KANYONU:

Pervari ilçe sınırları içinde bulunan bir kanyondur. Dicle nehri havzasındaki Botan Çayının bir kolu olan Sinebel deresi tarafından oluşturulmuştur. Van, Siirt ve Şırnak illerinin sınırlarında yer alır. 

Pervari Sinebel Vadisi-Masiro Kanyonu

Masiro Kanyonu, özellikle yaz aylarında serinlemek isteyenlerin tercih ettiği bir yerdir. Kanyon yemyeşil bitki örtüsü, serin suları ve temiz havasıyla ünlüdür. Kanyonun bazı bölümleri, dik kayalıklarla çevrili ve geçit vermezken, bazı bölümleri daha rahat ve ormanlık alanlarla kaplıdır. Toplum uzunluğu yaklaşık 12 km dir. 

Pervari Sinebal Vadisi-Masiro Kanyonu

Doğu yürüyüşü, kamp, kaya tırmanışı gibi aktiviteler için uygun bir ortam sunar. 

 

 

Siirt Tillo Aydınlar