Malatya Yazıhan

Malatya Yazıhan

Yazıhan, il merkezi olan Malatya’ya 40 km uzaklıktadır. Yazıhan, Hekimhan arasındaki uzaklık: 53 km.

TARİHİ

İlçenin tarihi geçmişteki en önemli özelliği, İpek yolu üzerinde bulunmasıdır. Bölgede yerleşim, mezra olarak başlamış ve 1936 yılında demiryolu ve 1937 yılında ise karayolunun geçmesiyle önem kazanmaya başlamıştır. 1947 yılında nahiye statüsü kazanmıştır.

İlçenin yerleştiği alanda demiryolu kurulmasıyla birlikte kuzey batıda yaklaşık 3 km uzaklıktaki Fethiye köyünde yaşayanların buraya yerleşmesi için bucak merkezi Fethiye’den alınıp 1940 yılında Yazıhan’a taşınmış ve imar faaliyetleri başlamıştır.

Buraya gelen aşiretler arazinin düz olması ve “Sultan Murat Han” adına izafeten konakladıkları bu ovaya “Yazıhan” ismini vermişlerdir. 1990 yılında Yazıhan Belediye teşkilatı kurulmuş ve ilçe statüsü kazanmıştır.

Malatya Yazıhan

GENEL

İlçe yerleşim alanı, güneyden kuzeye doğru bir eğim gösterir. Kuzey tarafında dağlık ve vadilik alanlar bulunur. İlçenin yarısı sulu ve düz arazi üzerindedir. İlçe halkının başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Ayrıca halı dokumacılığı yapılır. İlçenin rakımı 900 metredir. Doğusunda Fırat nehrinin bir kolu olan “Kuruçay” bulunur.

Malatya Yazıhan

GEZİLECEK YERLER

 

Yazıhan Hasan Patrik Camii

HASAN PATRİK-HASAN BADIRIK (UZUN HASAN) CAMİSİ-FETHİYE MAHALLESİ CAMİİ

İlçe merkezine bağlı Malatya-Sivas yolunun 41’nci km de bulunan Fethiye Mahallesindedir. 

Kitabesine göre: Kanuni Sultan Süleyman’ın son saltanat döneminde 1566 yılında Malatya Beylerbeyi olan Abdülselam oğlu Mustafa Paşa tarafından yaptırılmış ve “Uzun Hasan” diye adlandırılmıştır.

Cami Osmanlı mimarisinin en geliştiği dönemde yapılmış olmasıyla önem kazanır.

15’nci yüzyılda Bursa, Edirne ve İstanbul’da yapılan “T” şeklindeki plana sahip ilk Osmanlı camilerindendir.

Cami, tamamen kesme taştan yapılmış, tek kubbeyle örtülü, kare planlıdır.

 

Yazıhan Hasan Patrik Camii

Beş gözlü son cemaat mekanından oluşan caminin, batı ve doğusundaki camiye bitişik moloz taştan yapılan iki zaviye odası bulunur.

Minberi, mührü Süleyman ile süslenen caminin sekiz basamaklı, korkuluksuz ve kapısız olarak taştan yapılan minberi ise dikkat çekiyor.

Pencere önündeki silmelerle, kubbeye geçişte kemerlerin çevresi tuğlalarla süslenerek bir hareketlilik kazandırılmıştır.

Zaviye tipi bir cami. Bu tür camileri geçmişte daha çok dervişler ve tarikatlar ibadethane olarak kullanmıştır.

Caminin bir bölümünde iki oda vardır. Birisi kütüphane, diğeri ise dershane yapılmıştır. 

Caminin çevresi vatandaşların tapulu arazileridir. 

Yaklaşık 500 yıldır ayakta duran cami, orijinal halini koruyarak günümüze gelmiştir.

Yazıhan Buzluk Mağaraları

ANSIR MAĞARALARI-BUZLUK MAĞARALARI

İlçe merkezinin yaklaşık 10 km kuzey batısında eski adı Ağınsur olan Buzluk köyündedir. Köy, Yazıhan ovasına hakim bir yerdedir ve tarihi ipek yolu üzerinde yer almaktadır. 

Önce Ansır kentinden söz etmek gerekir.

Tohma nehrinin sol kıyısında, Yazıhan ovasının kuzeybatı ucunda, Karabel Gavur deresi ağzında bulunan Ansır şehri eski dönemlerde oldukça kalabalık bir şehirmiş.

1912 yılında Ermeni nüfusunun yoğun olduğu bir köymüş.

Şimdiki adı “Buzluk” olan “Ansır” şehrinin her tarafında arkeolojik kalıntılar içinde mezar taşları, kayalara oyulmuş onlarca mağara, yıkılmış kiliseler, değirmenler bulunur. Ancak bu mezarlar, yıllardır define avcıları tarafından aşırı tahribata neden olmuştur.

Ansır mağaraları: Yazıhan ovasını ve Malatya’yı seyrediyor.

Yazıhan Buzluk Mağaraları

 

Evet mağaralara devam edelim.

Kayaların altında üç kilise ile birlikte, 40 civarında oda şeklinde harabe vardır. Kilise ve mezar kalıntılarına rastlanmıştır.

Mağaraların insanlar tarafından ne zaman barınak olarak kullanıldığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, kaya mağaralarında Yontma Taş ve Hitit uygarlıkları izlerine rastlanır. 

Ayrıca Ansır vadisinde yer alan tarihi yerleşmelerde Roma ve Bizans dönemlerinin yansımaları görülür. 

Geçmişi çok derin izler taşıyan bu mağaraların, Hıristiyanlığın yayılma safhasında devrin hükümdarından kaçan Hıristiyanların yerleşim yeri olduğu da söylenebilir. 

Efsaneye göre: Şehristan kralı dış saldırılardan kendisini korumak için mağaraların en yükseğine yerleşmiştir. 

Evet, kayaların altında 3 kilise ile 40-50 civarında oda görünümünde kalıntılar vardır. 

Mağaraların hemen eteğinde, kültür katmanı ve mezarlık alanı bulunmaktadır. 

Bu mezarlıklarda Hitit aslan modellemesi ile biçimlendirilmiş taşlar, bölgenin önemini arttırmaktadır. 

Mağaraların derinliği 150-200 metreye kadar inmektedir. Set şeklinde konumlanmış mağaralar, etkileyici bir manzaraya sahiptir. 

Ansır Mağaralarının bulunduğu yerden bakılınca: Malatya Merkez, Yazıhan ve Battalgazi ilçeleri ile Karakaya Baraj gölünün o muhteşem manzarası görülür. 

 

Yazıhan Buzluk Mağaraları

 

Çok eski dönemlerde, yaz aylarında çevredeki köylüler, kayaların arasındaki çatlaklardan zorla girerek Buzluk mağaralarından çuvallara kalıplarla buz, kar doldurup hem şehre hem de köylere satıyorlarmış.

Yakın zaman öncesinde mağaranın giriş kısmına büyük bir kaya parçası düşerek girişi kapatmıştır.

Kültesi 2 km uzunlukta ve 50 metrenin üstünde bir yükseklikte, görünüşü insan yüzüne benzetilen üç kaya mağarası bulunur.

Mağaraların içinde içme suyu vardır.

Son bir not: az eğimli yapısıyla yürüyüş rotası olarak da tercih edilen bu bölge, tarih, kültür ve doğayı, bir arada sunarak ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim kazandırır. 

 

Yazıhan Ali Seydi Sultan Türbesi

ALİ SEYDİ SULTAN TÜRBESİ

Hemen yazının başında belirtmek istediğim önemli bir husus var, Ali Seydi ile aşağıda sözünü edeceğim Seyyid Ali Sultan (Kızıldeli) aynı kişiler değil.

İlçe merkezine bağlı İriağaç köyündedir. 

Türbenin yanında bir çeşme bulunur.

Çeşme suyunun şifalı olduğuna inanılır.

Suyun hikayesi şudur “Bir gün köyün suyu kesilir. Köylüler saf birine suyun gözüne gir de bak derler. Adam içeri girer ve bir türlü çıkmaz.

Bir zaman sonra dışarı çıktığında, içeride bir kara yılan gördüğünü ve aklının başından gittiğini söyler. Derken yılan suyun gözünden ayrılır. Su yeniden akmaya başlar. Kara yılanın Ali Seydi olduğuna inanılır. Ali Seydi, beni arayan burada bulsun diyerek su oluğundan akıp gitmiştir.

Türbeyi ziyaret ederek şifa arayanlar: psikolojik olarak korkan ve felç geçiren kişilerce ziyaret edilir.

Adet olduğu üzere dilekler dilendikten sonra, suyun aktığı kaynağa ellerin girip girmediği sınanır. Eli su kaynağına girenlerin dileklerinin gerçekleşeceğine inanılır. 

 

Yazıhan Kızıldeli Türbesi

KIZILDELİ (SEYİD ALİ SULTAN) TÜRBESİ

İlçe merkezine bağlı Fethiye Kasabasının Tecirli köyündedir.

Türbenin yanında misafirlerin kurban kesebileceği yerler ve türbe koruma derneği vardır.

Önce birkaç satır, Kızıldeli Seyyid Ali Sultan kimdir?

Kendisi Horasan civarında yaşamakta iken, bir gece rüyasında gördüğü Hz Muhammed’in emriyle Balkan fetihlerinde Yıldırım Bayezid’e yardım etmek için yanındaki 40 arkadaşı ile birlikte yola çıkışından söz edilmektedir.

Kayıtlara göre, Seyyid Ali Sultan ve arkadaşları Horasan’dan yola çıkarak önce Hacı Bektaş-ı Veli’nin dergahına uğramışlar, burada bir süre onunla görüştükten sonra Hacı Bektaş-ı Veli’nin emriyle Seyyid Ali Sultan başlarında olduğu halde Osmanlı topraklarına gelmişlerdir.

Balkanlarda, özellikle Dimetoka’daki Kızıldeli Sultan Dergahı ile tanınır. Hacı Bektaş-ı Velinin halifelerinden biri kabul edilir. Menkıbeleri, onun kerametleriyle birlikte Bektaşi geleneğinde yerleşmiştir. 

Yunanistan Dimetoka’daki türbesi Balkan Alevi-Bektaşileri için kutsal bir merkezdir. 

 

Şimdi türbe:

Türbe mermerden yapılmıştır. 72 basamaklı merdivenden yürüyerek çıkılır.

Kapıya yakın yerde bir çam ağacı, biraz ileride kayısı ağacı bulunur.

Türbenin kapısından içeri girilince, içinde büyük mezarın başında bağlanan bir sürü yeşil çaput görülür.

Türbenin tabanı tek parça halı ile kaplanmıştır, üzerine minderler konulmuştur.

 

 

 

 Malatya Yeşilyurt hakkındaki gezi yazım için Yeşilyurt

Malatya Kuluncak

Malatya Kuluncak

Kuluncak, Malatya il merkezi arasındaki uzaklık 110 km. dir. Kuluncak Kangal arası uzaklık 110 km, Kuluncak Hekimhan arasındaki uzaklık 27 km, Kuluncak Darende arasındaki uzaklık 47 km, Kuluncak Gürün arasındaki uzaklık 80 km dir. Kuluncak Elazığ arasındaki uzaklık 209 km dir.

Malatya Kuluncak

TARİHİ

İlçenin tarihi geçmişi çok gerilere gitmez. Yıllar önce yayla hayatı süren Başören, Konaktepe ve Karıncalık köyü sakinleri, Kuluncak yöresine kışı geçirmek için yerleşirler. İlçe kuytu bir yerde bulunduğu için ismi “Kuytucak” olmuştur.

Daha sonra ise “Kuyuncak” olarak değiştirilmiştir. Yöre ilk olarak Sivas iline bağlı iken, 1934 yılında Darende ilçesine bağlanmış ve son olarak 1972 yılında belde ve 1990 yılında ise ilçe olur.

 

Malatya Kuluncak

GENEL

İlçe genel olarak bir vadi içinde yerleşiktir ve Tohma çayı üzerinde konumlanmıştır. İlçenin rakımı 1270 metredir. Arazinin büyük bölümü dağlık ve engebelidir. 1990 yılında ilçe statüsü kazanmıştır. 

Malatya Kulancak
 

GEZİLECEK YERLER

Malatya Kuluncak Eşref Höyük
 

EŞREF HÖYÜK

İlçe sınırları içinde Konaktepe Mahallesindedir. Konaktepe-Kuluncak yolu üzerinde, Konaktepe’ye 1 km uzaklıkta, yolun 300 metre güneyinde, tarlaların arasındadır. Kuzeyindeki Karıncalık-Konaktepe yoluyla höyüğe ulaşılır.

Kuzey, güney ve doğu yönünde meyillenen bir tepe üzerinde bulunan höyük dolgusu yaklaşık olarak 30-35 metre uzunluğunda, 15 metre genişliğinde ve 4 metre yüksekliğindedir.

Üzerinde bol miktarda Tunç dönemine ait Karaz tipi seramik parçalarına rastlanılmıştır. Höyüğün üzerinde bulunduğu tepenin güney yamacında, höyük koruma sınırına kadar teraslama yapılmıştır.

Höyük 1990 yılında Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Ancak höyükte herhangi bir resmi arkeolojik kazı çalışması yapılmamış olup sadece kaçak kazılar yapılmaktadır.

Malatya Kuluncak Mozaikler
 

MOZAİKLİ ALAN-KAYNARCA KÖYÜ, T AVŞANBÜKÜ MEZRASI CİVARI

İlçe merkezinde kaynarca mahallesi Tosunbükü mezrasındadır. Geç Roma dönemine ait olduğu tahmin edilmektedir. Mozaikler MS 3’ncü yüzyıla tarihlenen Doğanşehir yöresindeki Karaca motifli mozaiklerle paralellik gösteriyor.

Mozaikli taban alanının Roma dönemine ait olduğu düşünülür. Mozaiklerin sadece süslemeye ait parçalar olmayıp, mimari kalıntılarla birlikte (duvar izleri gibi) bir yapı sisteminin tabanı olduğu düşünülüyor. Bu yapı: Agora ya da ticaret merkezi fonksiyonunu taşıyan bir yapı olabilir. 

Mozaiğin tabanında geometrik, bitkisel motifler ve stilize hayvan figürleri bulunduğu ifade edilir. Mozaik alanın, mozaik döşemenin yanında bazı duvar izlerinin de izlediği kaydedilmiştir. 60 cm kalınlığında, 3.5 metre uzunluğunda, kuzey-güney yönünde bir duvar izi, doğu-batı yönünde de 2 metre duvar izi görülür.

Mozaiğin açıkta görülen kısmının tahrip olduğu, bazı kısımlarının yok olduğu anlaşılmıştır. 

Önce müzeye nakledilmesi düşünülen mozaiklerin çok geniş bir alana yayıldıkları görülünce, yerinde korunmasına karar verilmiştir.  

Evet mozaikli alanın, “Zeugma Mozaikleri” ne alternatif olabilecek değerde olduğu görülmüştür. Geniş bir taban yüzeyi mozaiklerle süslenmiştir. Mozaiklerin MS 2’nci yüzyıla ait olduğu ileri sürülür. Bazilika ya da kilise yapısını işaret eden mimari planlama özellikleri, gündeme gelmiştir, ancak planların haç planı olmadığı, uzun yapılı bazilika tarzının bir versiyonuna benzediği düşünülür. 

Malatya Kuluncak Bicir Köyü Yamaç Yerleşimi
 

BİCİR KÖYÜ BİCİR YAMAÇ YERLEŞİMİ

İlçe merkezine 15 km uzaklıkta, Bicir mahallesinin yaklaşık 4.5 km güneybatısında ve mahalle yolunun 200 metre güneydoğusundadır.

Günümüzde tarım arazisi olarak kullanılan alan, kuzey-güney doğrultuda uzanmakta olup, doğu ve batı yönde dere ile sınırlanır. Bölgenin topoğrafik yapısı yamaçtır. Arazi eğimli, muhtemel vadiler veya  dere yatarları gibi doğal sınırlarla çevrili bir konumdadır.

Arazide bitişik iki adet kaçak kazı çukuru görülür.

Kazı çukurları 10 metre uzunlukta, 3 metre genişlikte, 2 metre derinliktedir. Çukurlarda mimari yapı kalıntılarına ait mimari bloklara, arşitrav, friz sütun parçalarına, kapama kiremitlerine ve seramik parçalarına rastlanmıştır.

Söz konusu alanın Roma dönemine ait bir yamaç yerleşimi olması muhtemeldir. Bölge 2008 yılında Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

 

Malatya Kuluncak Mehmet Halife Türbesi

MEHMET HALİFE TÜRBESİ-SİYAHİ BABA TÜRBESİ

Kuluncak ilçe merkezinde şehir mezarlığındadır.

Osmanlı dönemine aittir. Kişinin dönemin din adamlarından biri olduğu tahmin edilmektedir. Yöre halkı tarafından “Mehmet Kalfe” olarak tanınır. Bu türbe “Siyahi Baba” adıyla da bilinir.

Malatya Kuluncak Kabak Abdal Türbesi
 
KABAK ABDAL TÜRBESİ

İlçe merkezine bağlı Alvar köyündedir. Köyün kuzeybatısına uzanan Tekke Deresinin hemen kenarında yüksekçe bir tepede “Son Osmanlı” dönemi yapıları tarzında türbe mezarı bulunmaktadır.

Kuluncak Kabak Abdal Türbesi

Hakkında çok sayıda söylence vardır. Kabak Abdal’ın Alvar’a ne zaman, nereden geldiği ve nasıl geldiğine dair yazılı bir kaynak yoktur. Türbesin kapısı üzerindeki kitabe çok yıprandığından çözülememiş, sadece 1844 tarihi okunabilmektedir. 

Türbe korunması gereken kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. 

Kare planlı yapının üstü kubbelidir. Yapı içinde, beton sıvalı bir mezar bulunur. 

Kuluncak Kabak Abdal Türbesi

Çevrede Kabak Abdal’ın asıl isminin Abdullah olduğu, saçları dökülmüş olduğundan “Kabak Abdal” isminin Balım Sultan tarafından verildiği anlatılmaktadır. Kendisi Balım Sultan’ın dervişlerindendir ve Balım Sultan 1511 yılında ölmüştür. Bir başka söylenceye göre, I Murat (1362-1389) döneminde yaşamıştır. 

 

KABAH APTAL TÜRBESİ-ŞİFALI HAMAM:

Alvar köyü ile ilçe merkezi arasında bulunur. Özellikle romatizma gibi rahatsızlıklara iyi geldiği söylenen hamam, yerel halk ve ziyaretçiler için sağlık yönüyle önem kazanmaktadır. Ancak günümüzde hamamın suyunun çekildiği ve hamamın enkazının bile kaybolduğu söylenmektedir. 

 

 

LEYLEK TEPESİNDEKİ TÜRBE:

Çiritbelen Mahallesindedir. Oldukça ilginç bir konumdadır. İlçenin en yüksek yeri olarak kabul edilen bu yerin zirvesi yaklaşık 2052 metredir. İlçede Leylek Tepesi üzerindeki türbe olarak anılan bir de türbe bulunmaktadır. Tarihi kaynaklarda: Leylek Tepesinin üstünde “Leylek Baba” gibi efsanevi figürlerin mezarları olduğu ve bu yerin ziyaret amaçlı kullanıldığı da belirtiliyor. 

Evet, doğa ile iç içe bir tepedeki türbe olarak hem manzarası hem de atmosferiyle dikkat çeker. 

 

TERSİHAN VE BAŞÖREN BÖLGELERİ;

İlçe merkezinin 11 km uzağındadır. Tersihan (Tersehan) bölgesi de Başören çevresinde anılmaktadır. Evet, buranın tarihi kalıntılar barındırır. Eski yerleşim izleri açısından gezilebilir. Ancak bu bölgelerle ilgili ne bir resim, ne de ayrıntılı bilgi bulamadım. 

 

KIZILHISAR KÖYÜ:

16’ncı yüzyıldaki kaynaklarda Darende’nin Ayvalı nahiyesine bağlı bir köy olarak gözüken ( o zamanki adıyla Kızılcahisar, Kızılşar) Kızılhisar köyünün ilk kuruluşu 1500’lü yıllara dayanmaktadır. Ancak 1680’li yıllardaki açlıktan geriye sadece daha önce köy dışına giderek kurtulan 4 kişi kalır. Bunlar köyü yeniden kurarlar. 

Evet günümüzde köy, geleneksel taş evleriyle, eski mimari dokusuyla dikkat çeken bir köydür. Kültürel atmosfer ve doğa iç içedir. 

Kuluncak Mavi Göl

MAVİ GÖL:

Kanyonları, mağaraları, kamp alanları, tarihi ve doğal güzellikleriyle önemli rotalardan biridir. Muhteşem manzarasıyla büyülüyor.

Bicir Mahallesinde yer alan Krom madeni sahasında maden çıkarımı ile oluşan yapay göl, son yıllarda ziyaretçilerin büyük ilgisini çekiyor. Göl, bulunduğu alan itibarıyla “mavi cennet” olarak adlandırılıyor. Son dönemlerde gölün hemen yanında bir de Yeşil Göl oluştuğu bildirilmiştir. 

 

Malatya Hekimhan

Malatya Doğanyol

Malatya Doğanyol

Doğalyol, il merkezi olan Malatya’ya 90 km uzaklıktadır. Doğanyol, Elazığ arası uzaklık: 162 km. Doğanyol, Gerger arası uzaklık: 86 km. Doğanyol, Adıyaman arası uzaklık: 146 km.

TARİHİ

İlçenin eski adı “Keferdiz” dir. Osmanlı döneminde Adıyaman-Kahta ilçesine bağlıdır, daha sonra Elazığ ve Cumhuriyetten sonra Malatya iline bağlanmıştır. 1990 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur. İlçe sınırları içinde herhangi bir tarihi kalıntı yoktur.

24 Ocak 2020 saat: 20.55’de Elazığ el merkezinde meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremden en çok etkilenen çevre beldelerinden birisi de Doğanyol ilçesi olmuştur.

İlçede çok sayıda evde hasar meydana gelmiştir. Çünkü Doğanyol ilçesinde evlerin birçoğu kerpiç tir ve bu evler depremde ağır hasar görmüştür.

Malatya Doğanyol

GENEL

İlçede karasal iklim hüküm sürmektedir ve buna bağlı olarak yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve yağışlı geçer. Engebeli bir arazi üzerine kurulmuştur. Rakımı 860 metredir. Sarp dağlar çoğunluktadır, ilçenin en yüksek noktası Ulubaba dağıdır. (2116 m. )

İlçede en büyük ekonomik gelir kaynağı “kayısı” yetiştiriciliğidir.

Doğanyol

Şimdi gelelim en önemli hususa: 6 Şubat 2020 Elazığ-Sivrice depreminde, ilçede yüzlerce konut, iş yeri kullanılmaz hale gelmiş. Ancak, depremden 4 ay sonra, ilçe merkezi yeniden inşa edildi. TOKİ tarafından üç mahallede 600’den fazla modern  konut, 75 ticarethane, 2 cami ve 85 ahırdan oluşan bir kentsel dönüşüm çalışması yapılmıştır. Hak sahibi vatandaşlar, 2023 yılının başından itibaren modern konutlara yerleştiler.  

Doğanyol Gökçe Mahallesi Kemal Sunal’ın baba evi (Bu eski ev depremde yıkılınca yerine yenisi yapılmıştır.)

GÖKÇE MAHALLESİ:

Türk sinemasının yüzünü güldüren Kemal Sunal’ın köyüdür. Halk eski ismi olan Ağvan’ı kullanıyor. Gökçe ismi sadece resmi tabelada ve resmi yazışmalarda kullanılıyor. Gökçe mahallesi de yerinde yapılanma ile villa köy olmuş durumdadır. Kemal Sunal, Gökçe Mahallesindeki baba evinde doğmuştur. Bu ev: Elazığ-Sivrice depreminde ağır hasar almış ve kentsel dönüşüm kapsamında bu ev de diğerleri gibi yıkarak yeniden yapılmıştır. Yeni evde halen sanatçının amca çocukları yaşamaktadır. 

Geçmiş dönemlerde Belediye Hizmet Binası olarak kullanılan ve bugüne kadar atıl durumda olan Gökçe Mahallesinde bulunan bir bina, Kemal Sunal adına kütüphane ve Kemal Sunal anılarının yaşayacağı bir müzeye dönüştürülecekmiş. 

 

Malatya Doğanyol Karakaya Barajı

KARAKAYA BARAJI

İlçe sınırları içindedir. Baraj seti, Diyarbakır-Çüngüş ilçesindedir. Baraj Türkiye’nin en büyük 3’ncü enerji santralıdır. Baraj 1987 yılında hizmete girmiştir. Karakaya barajının uzantısı, ilçeye 1.5 km uzaklıktadır. 

Doğanyol Karakaya Barajı

Fırat nehri üzerinde Atatürk Barajından sonra kurulu en büyük ikinci barajdır. Karakaya baraj gölünden sulama suyu akıtılarak araziler sulanmakta, kayısı ve diğer meyve ve bitki üretimi yapılmaktadır.

 

GEZİLECEK YERLER:

Doğanyol İskele Mesire Alanı

İSKELE MESİRE ALANI:

Doğanyol ilçesinin Koldere Mahallesinde, Fırat Nehri kıyısında sakin bir mesire alanıdır. İlçe merkezine 15 dakika uzaklıktadır. Malatya il merkezine uzaklık ise 90 km dir. Doğal su kaynakları ve göl manzarasıyla dikkat çeker. 

Doğanyol İskele Mesire Alanı

Mesire alanı, Karakaya Baraj gölünün manzarasına hakimdir ve çevresi dağlarla çevrilidir. Fırat Nehrinin suları ve çevredeki yeşil alanlar, ziyaretçilere huzurlu bir atmosfer sunar. Alanda yürüyüş yolları, banklar ve piknik masaları gibi olanaklar bulunmaktadır. Göl kıyısındaki taş döşeli yürüyüş yolları olağanüstü güzeldir. 

Doğanyol Kayacık köyü mesire alanı

KAYACIK MESİRE ALANI:

İlçe merkezine bağlı Çolak Mahallesinde, ilçe merkezine yaklaşık 30 dakika uzaklıkta doğal bir dinlenme alanıdır. Yüksek konumu sayesinde özellikle yaz aylarında serin atmosferiyle tercih edilmektedir. Buz gibi suyu ve etkileyici manzarasıyla doğa severler için huzurlu bir kaçış noktasıdır.  

Mesire alanında çardaklar ve piknik masaları bulunmaktadır. Ancak tesis veya market bulunmadığı için ziyaretçilerin yanlarında yiyecek ve içecek getirmeleri önerilir. 

 

ZİYARET DAĞI:

İlçenin en yüksek rakımlı dağıdır. Doğanyol ilçe merkezine yaklaşık 30-40 dakika uzaklıktadır. 

Doğal kaynak suyu, temiz hava ve panoramik manzara sunuyor. Gün doğumu ve batımı için güzel noktalardandır. Haziran ayında uçkun (ya da uhçun) ve laleleriyle ünlüdür. 

Doğanyol Hellegıran Mesire Alanı

HELLEGIRAN MESİRA ALANI:

İlçe merkezine yarım saat uzaklıkta, Konurtay yolu üzerinde, Ulutaş Mahallesindedir. İlçe merkezine yaklaşık 30-40 dakika uzaklıktadır. 

Dağlardan gelen soğuk suyu ile serinlemek mümkündür. Doğayla iç içe yürüyüş yapma imkanı sunar. Uygun piknik alanları mevcuttur. Dağların arasından çıkan suyun oluşturduğu doğal güzellik, ilgi çeker. Mesire alanında çeşitli piknik masaları ve oturma alanları bulunmaktadır. Ancak tesis ve market yoktur. 

Doğanyol Konurtay Köyü

KONURTAY KÖYÜ

İlçe merkezine bağlı Konurtay köyü, geleneksel köy evleri, dar sokakları ve samimi köy halkıyla ziyaretçilere güzel ortamlar sağlıyor. Köyün çevresindeki patikalarda doğa yürüyüşü yapabilir, ayrıca köy yaşamını izleyebilirsiniz. Köydeki yerel lezzetler, el sanatları ve geleneksel yaşam biçimi görülmeye değerdir. 

 

 

Malatya Hekimhan