Antalya Şehir içi Gezi Planı

Antalya Şehir içi Gezi Planı
antalya.1
Antalya Şehir içi Gezi Planı

Antalya şehrinde gezi planı yapmanız için sizlere yardımcı olacağım. Ama öncelikle bu şehrin güzelliğini günümüzden yıllar önce tespit eden büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ten söz etmek istiyorum. Antalya şehrinin hemen girişinde, Kepez’den virajlı yokuştan aşağıya inerken, hemen sol yanda, büyük kent ormanı içinde, 23 metre yükseklikte, 14 metre genişlikte, altın sarısı renkli, 20 ton demir, 20 ton çimento ve 40 ton kum kullanılarak yapılan “Atatürk Maskı” nın hemen yanında,

Atatürk’ün “HİÇ ŞÜPHESİZ Kİ ANTALYA, DÜNYANIN EN GÜZEL ŞEHRİDİR” sözü

belki şehre girerken dikkatinizden kaçacaktır, ama Atatürk’ün ön görüsünün mükemmelliğini yansıtan bu sözü ve maskı, uzaktan mutlaka izleyin. Gerçekten, Antalya, geçmişte ve günümüzde, dünyanın en güzel şehirlerinden birisidir.

Antalya; güzel bir şehir. Şehir merkezinde ve şehir merkezi yakınlarında: her türlü tercihe hitap edebilecek, gezinti yerleri var. Şehir merkezindeki birçok yer: yürüyerek gezilebilir. Zaten: şehir merkezi, genellikle Atatürk meydanı çevresinde kurulu ve bu bölgede, Kaleiçi bölgesinde ve Yat Limanı bölgesinde, yürüyerek gezebilirsiniz.

Ama, elbette günün en sıcak saatleri  değil de, genellikle güneş battıktan sonraki saatleri tercih etmenizde yarar var. Özellikle Kaleiçi bölgesine inerken sorun yok, ancak çıkarken rampa yukarı çıkma nedeniyle biraz yorgunluk oluyor.

20180616_184252
Antalya Şehir içi Gezi Planı Asansör

Asansör

Kaleiçi ve yat limanından yürüyerek çıkmayı düşünmeyenler için, buraya bir asansör yapılmıştır. Asansör panoramik yani dışarıyı izleyerek gayet güzel bir şekilde yukarı çıkabilirsiniz. Ancak: yat limanında asansörün bulunduğu yeri gösteren herhangi bir tabela yok, umarım ilgililer bazı yerlere tabela koyarlar. Ayrıca: asansör 13 kişilik olduğundan, uzun kuyruklar oluyor, bence asansöre binişi 1 TL. gibi cüzi bir ücretle yapsalar, saçma sapan kalabalık özellikle gençler burayı tercih etmez, yürüyerek yukarı çıkarlar ve asansör gerçek anlamına yani belli bir yaş kesimi için yapılmış olması anlamını kazanır.

Ayrıca, asansörün biniş ve iniş yeri, iyi değil, özellikle akşam saatlerinde, buradan yalnız asansöre binmeyi düşünenler ve özellikle turistler sanırım biraz ürkerler, keşke asansörün biniş ve iniş yeri biraz daha ferah olsaydı.

Evet gelelim, şehir merkezi gezisine. Burada önemli olan, sizin şehirde kalış süreniz ve tercihleriniz. Yani: daha önce de birkaç kez söylediğim gibi: sizin tercihleriniz tarihi yerler gezmek ise, buna göre gezi planı yapabilirsiniz. Eğer tercihiniz doğal güzellikler ise, elbette buna göre de ayrı bir plan yapmanız gerek. Ama, tercihiniz alışverişten yana ise, Antalya size bu konuda da alternatifler sunabiliyor. Eğlence düşünenler için de, elbette olasılıklar var. Yani: benim size önereceğim gezi planı içinde: Antalya’da kalış sürenize ve tercihlerinize göre bir gezi planı yaratabilirsiniz.

Gezi planında, gezmenizi önerdiğin yerlerin yalnızca isimlerini veriyorum. Ayrıntılı bilgiyi, yine bu sitede, yazılı isimler ile aratarak bulabilirsiniz.

Antalya Şehir içi Gezi Planı

1.GÜN

Sabah Düden Şelalesine gidilebilir. Buraya: araç ile gitmeniz gerek. Yani: yürüyerek gitmek mümkün değil. En son aldığım bilgilere göre, Düden şelalesinde kuraklık nedeniyle su kalmamış ve yapılan bir düzenekle düden şelalesinden su akması sağlanmıştır.

Antalya’nın çevre yolu, yani Alanya istikametine yönelen yol üzerindedir. Yaklaşık; 2-3 saat kadar orada kalabilirsiniz. Öğlen yemeğinizi orada bir restoranda yiyebilir ve  öğleden sonra oradan ayrılarak; şehir merkezinde arabanızı bir yere park edip, yürüyerek kale içi sokaklarını gezerek, yat limanına inebilirsiniz. Akşam üstü: yat limanından, gezinti teknelerinin birine binerek, yakın sahillerde küçük bir gezinti olabilir. Dönüşte ise; yine yat limanında zamanınızı değerlendirip, günü bitirebilirsiniz. Yat limanından yat gezisine çıkmayı ihmal etmeyin. Bu günübirlik yatların fiyatları: 25-30 TL arasındadır.

3
Antalya Şehir içi Gezi Planı

2.GÜN

Sabah: Alanya yolu üzerindeki “Kurşunlu Şelalesi” ne gidilebilir. Buraya da, araç ile gitmeniz gerekiyor. Kurşunlu şelalesi, düden şelalesinden daha güzeldir.

Öğlen orada yemek yenebilir ve öğleden sonra ayrılıp, yine araç ile “Lara Beach parka” geçebilirsiniz. Burada: denize girip, günü tamamlayabilirsiniz. Şemsiye, şezlong ve hatta daha büyük, ahşap ve üstü minderlerle kaplanmış alanlar var. Bunları: günlük olarak kiralayabiliyorsunuz. Ama daha önce de söylediğim gibi Lara Beach bölgesi, nispeten sessiz, sakin ve eğlenceye yönelik burada herhangi bir etkinlik yok. Ama, burada genellikle görebileceğiniz çok güzel bir “Kum Heykeller” sergisi var. İlginizi çekebilir. Deniz ise birden derinleşiyor. Plaj ise, ince çakıllı-kum karışımı, ama kum daha yoğun. Önem kazanan özellik: denizin temiz olması, eğlence düşünen Konyaaltı Beach bölgesine, sakinlik düşünen Lara Beach bölgesine gitmelidir.

Antalya Şehir içi Gezi Planı

3.GÜN

Şehir içinde, yürüyerek güzel bir gezi yapabilirsiniz. Belki: kale içinde bir restoranda taratorlu piyaz yemeyi deneyebilirsiniz. Çünkü, buranın piyazı meşhurdur, yani yöresel lezzettir.

Ayrıca; şehir merkezinden reçel almayı (özellikle incir reçeli) aman ihmal etmeyin. Hemen şehir merkezindeki Atatürk Anıtı, Yivli minare, Hadrian kapısı, Atatürk Parkı, Antalya Arkeoloji Müzesi gezilebilir. Özellikle: şehrin tam merkezinde, Atatürk anıtının bulunduğu yerde, son yıllarda, güzel bir meydan ve trafik düzenlemesi yapıldı. Buraya, araç giremiyor ve ayrıca, havuzlar ile su güzellikleri yaratılmıştır.

Valilik binası daha geriye alınarak, meydanda, aynı yere güzel bir havuz ve alt tarafa, büyük kapalı bir otopark yapıldı. Burada: rahatlıkla gezilebiliyor ama özellikle Haziran 2018 tarihinde gittiğimde, bu meydanın devamındaki “Dönerciler çarşısı” denilen bölümde, restoran garsonlarının önünüze atlayıp, sizi içeri sokmak isteyen tavırlarının artık olmadığını gördüm.

Belki yabancı turistlere yine aynı uygulamayı, yani zorla kendi mekanlarına tutup çekmeyi yapıyorlardır ama yerlilere yapmaktan vazgeçmişler ki, güzel bir uygulamadır. Çünkü bu olaya: önceki yıllarda gittiğim Fas ülkesinde rastlamış ve tenkit etmiştim, aynı şeyin kendi ülkemde olması, yani insanların kollarından tutarak, kendi restoranlarına sokmak isteyen bu insanları görmek pek hoş olmuyor, umarım birileri buna önlem alır.

Atatürk Parkı denince; Konyaaltı caddesi boyunca uzanan bu park, 1980 li yıllarda düzenlenmiş. Buraya da şehir merkezinden yürüyerek ulaşabilirsiniz. Yemyeşil bir ortam, büyük ağaçların gölgesinde, banklarda veya kafelerde oturabilirsiniz. Tabii deniz manzarasını izlemek de bir başka güzellik.

Burada; Antalya şehrinin, Konyaaltı plajları ve Toros Dağlarının eşsiz manzarasını izleyebilirsiniz. Yalnız; park son yıllarda; yeniden dizayn edilmiş ve yeni açılan eğlence mekanları ile muhteşem bir görünüme bürünmüş. Her türlü müziğin çalındığı farklı mekanlar var. Kahve, çay veya içkinizi yudumlayabileceğiniz yerler ve arzu ettiğiniz takdirde yemek yiyebileceğiniz restoranlar açılmış. Araç girişi ücretli. Ama park içinde; özellikle yoğun günlerde, gerek araç trafiği ve gerekse otopark, büyük problem. Gitmeyi düşünürseniz, özellikle akşam gidin, tavsiye ediyorum.

Aynı gündeyiz, evet, öğleden sonra: şehrin batı kesiminde bulunan “5 M Migros” alışveriş merkezine geçilebilir.

Gayet büyük bir alışveriş merkezidir. Buraya ulaşmak yürüyerek gidemezsiniz, mutlaka bir toplu taşım aracına binmelisiniz. 2001 tarihinde hizmete açılan alışveriş merkezi: Antalya’nın turizm potansiyelini arttırmanın yanında, şehrin dev ve çağdaş bir alışveriş merkezine kavuşmasını sağlaması açısından güzel. Burada birçok markanın mağazası bulunuyor.

Yani: modern bir alışveriş mekanıdır. 1300 araçlık otoparkı yeterli düzeyde. Üç ayrı girişi, 8 salonlu sineması ve fast food alanları var. Bu alanlarda yemek yerken; güney taraftan, Akdeniz ve Beydağları manzaralarını seyredebiliyor olmak, başka bir güzellik. Migros’un hemen karşısında bir lunapark var. Özellikle: gece, ışıkları ile çok ilgi çekici. İlginizi çekerse, gidebilirsiniz. Lunapark özellikle çocuklar için ilginç. Ama, Lunapark  denilince, Avrupa’daki benzerleri gibi değil. Eğlence araçları, pek keyifli değil.

Bu arada, Antalya’da alışveriş düşünenler için, Alanya yolu üzerinde, sol yanda bulunan “Deepo” alışveriş merkezini de önerebilirim. Yakın zaman önce, bunun hemen yanına “Antalya Mall” denilen bir alışveriş merkezi daha yapılmış ve arada bağlantı sağlanarak büyük bir alışveriş mekanı ortaya çıkmıştır. Buraya yürüyerek ulaşmak mümkün değil. Bir araç ile ulaşabilirsiniz.

Zaten, yurt dışından gelen ziyaretçiler, burayı bellemişler, özellikle Rus ziyaretçiler, yanlarındaki büyük bavullar ile, sürekli geziniyor ve alışveriş yapıyorlar. Deepo alışveriş merkezi de, gerek otoparkının rahatlığı ve gerekse içinde, klimalar tarafından sağlanan uygun hava koşulları ve gerekse mağazaların sürekli indirimli fiyatlar sunması nedeniyle, tercih ediliyor.

Çünkü buradaki mağazaların çoğu “Outlet” denen ucuz ürün satılan mağazalardır. Ayrıca, fast food restoranlarının bulunduğu bölüm ve bu bölümdeki mini lunapark etkinlikleri de cazip. Otellerde kalan turistler, araçlarla alışveriş yapmaları için buraya getiriliyorlar.

Alışveriş meraklıları için, son öneri: 2011 yılı içinde açılan, Muratpaşa Belediyesi yanındaki “Terracity” alışveriş merkezi. Burası: yaklaşık 5000 kişinin çalıştığı, muhteşem büyük bir yer. Her türlü marka ve ürün bulmanız mümkün. Özellikle: Kundu bölgesindeki otellerde kalan turistlerin, başlıca alışveriş tercihi olan bir yer. Buraya da araç ile ulaşmanız gerek. Yürüyerek ulaşmanız zor.

Bu arada: tarihe, müzelere meraklı iseniz: Antalya şehir merkezinde, Konyaaltı beach bölgesine giderken, yürüyerek giderek gezebileceğiniz, güzel bir “Arkeoloji Müzesi” olduğunu sakın unutmayın ve bu güzel müzeyi mutlaka gezin. Konya altı bölgesine giderken, hemen sağ yanda kalıyor, şehir merkezine yakın, klimalı, güzel düzenlenmiş, harika bir müzedir.

Antalya Şehir içi Gezi Planı

4.GÜN

Sabah konyaaltı Beach parka gidebilir, denize girmek ile başlayan gününüzü, akşam geç saatlere kadar sürdürebilirsiniz. Burası: Antalya şehrinin, başlıca: deniz, kumsal ve eğlence merkezi olarak öne çıkıyor.

Bir çok : beach tarzı işletme var. Buralardan: denize girebilirsiniz. Şezlong ve şemsiye kiralamak mümkün. Ama, buranın denizinin hemen derinleştiğini ve sık sık dalgalı olduğunu unutmayın, tek avantaj temiz olması.

Ayrıca: yine birçok restoran ve canlı müzikli eğlence yerleri var. Yani: Konyaaltı Beach bölgesi, tam bir eğlence mekanı. Dolphinland bölümünde, Yunus gösterilerine katılmayı, sakın ihmal etmeyin. Eğer su parkı aktivitelerine katılmak isterseniz, hemen arkada, Aquapark var, burayı düşünebilirsiniz.

Amfi tiyatroda, belki bir konser olabilir. Hoşunuza giden bir sanatçıyı izleme şansınız da olabilir. Günü burada tamamlayabilirsiniz.

Bunların dışında, zamanınız kalırsa, önerebileceğim bir yer daha var. “Karaalioğlu Parkı”. Hadrian kapısından, denize doğru yürüdüğünüzde, bulabileceğiniz bir park. Güzel bir park. Aslında, Antalya’nın batısında, son yıllarda yapılmış bir çok daha modern ve güzel park olmasına rağmen; burası Antalya’nın en eski parklarından biri olması nedeniyle önemli. Denize doğru uzanmış, kimbilir kaç yüz yıllık ağaçları görebilir ve bu ağaçların altında yaşanan; aşkları, sevgileri, sıkıntıları, üzüntüleri hayal edebilirsiniz.

70 bin metrekarelik bir alana kurulan bu parkta, denize uzanan üç geniş mirador yani gözetleme kulesi var. İşte, Beydağları, Konyaaltı Plajının sahili ve uçsuz bucaksız gibi görünen Akdeniz, saatlerce hayranlıkla seyredebileceğiniz bu gözetleme yerlerinde, kuş cıvıltıları, günün en sıcak anlarında bile, serinliğini koruyan ve Antalya’nın yerlilerinin en sevdikleri gezinti ve dinlenme yeri.

Bu arada; umarım cam piramidi unutmadınız. 1997 yılında yapılan, Antalya Kültür Parkı içindeki, cam piramit, kültürel etkinlikleri ile belki tercihinize hitap edebilir. Aynı zamanda; içinde barındığı kültür park; Antalya’nın en güzel parklarından biri. Park içinde; cam piramit yanında, yapay havuzlar ve şelaleler var, ayrıca her yerin yemyeşil olduğunu da söylemek gerek. Cam piramit, Migros alışveriş merkezine giderken sağ yanda kalıyor.

Kısa bir Antalya şehir içi turu.

Bunların dışında ne söyleyebilirim? Şehir merkezindeki dönerciler çarşısında, döner yemeyi ve hoşunuza giderse, kokoreç-midye dolma yemeyi düşünebilirsiniz. Ama, yukarıda sözünü ettiğim gibi: bu mekanların görevlilerinin ısrarcı tutumu, biraz sıkıyor. Yine de, yemek ihtiyacınızı buradan karşılayabilirsiniz.

Gezi olarak ise: şehir içinde önerebileceğim pek bir yer kalmadı. Bunların dışında: şehirde, iki yerde (bir tanesi, Lara yolunda, ünlü bir otele ait, diğeri ise, Konyaaltı Beach bölgesinin hemen arkasında, yine ünlü bir otelin hemen yanında) “Aquapark” var. Su oyunları meraklıları için, bunlar ilginç gelebilir.

Özellikle: Konyaaltı Beach bölgesinin hemen arkasındakini önerebilirim. Su oyunları ve su kaydıraklarına meraklı ziyaretçiler için ilginç olabilir. Ayrıca, yine son yıllarda açılan “Akvaryum” var. Konya altı bölgesinde, Kemer yolunda, hemen sağ bölümde buluna Akvaryum, meraklılar için ilgi çekebilir.

Tarih meraklıları için, Antalyalıların eski garaj olarak bilip tanıdıkları yerde, büyük bir AVM inşaatına başlandığında, temelde, Antalya’nın Roma-Bizans döneminden kalma, yeri bilinmeyen ve uzun süre aranan “Nekropol” yani “Mezarlık” alanı bulundu. Burası henüz ziyarete açılmadı ama bazı yerlerden görülebiliyor. Malum, bir uygarlığın en büyük izleri mezarlıklarda bulunuyor. Çünkü, ölüler çeşitli hediyelerle birlikte gömülüyorlar. Bu hediyeler, o uygarlıkla ilgili önemli ipuçları veriyor.

Şehrin Roma-Bizans geçmişi, şehir merkezinde göreceğimiz bazı heykellerle (bronz ve yeşil renkli heykeller) canlandırılmıştır. Hemen merkezde, dönerciler çarşısı karşısında, büyük bir Romalı heykeli ve hemen önündeki havuzda, Avrupa’da benzerleri bulunan yerden su fışkıran havuz, özellikle çocukların ilgisini çekiyor.

Elbette 2016 yılı boyunca açık olan “Antalya Ekspo Fuar Alanı” uzun süre Antalya şehir ziyaretçilerinin ilgisini çekmiş olsa da, yıl sonunda kapandı, şu an kapalı, ileride nasıl kullanılacağını bilmiyorum ama bir yıl boyunca Antalyalılar ve şehrin ziyaretçileri tarafından yoğun olarak kullanıldı.

Antalya Şehir içi Gezi Planı Antalya’da Alışveriş

ANTALYA’DA ALIŞVERİŞ

Antalya şehir merkezinde: alışveriş denilince, özellikle son yıllarda açılan birçok alışveriş merkezinden söz etmek mümkün. Bunların başında, biraz önce söylediğim gibi: Konyaaltı bölgesindeki “Migros” alışveriş merkezi geliyor. Burası, gerçekten çok büyük. 3 katlı yapının en üst katında, sinema salonları ve fast food yiyecek bölümleri var. Diğer katlarında ise: her türlü marka ve malı bulup satın alabileceğiniz, birçok mağaza yerleşmiş durumda.

Buranın ana giriş kapısında, çeşitli etkinlikler de düzenleniyor. Ayrıca, çok büyük bir markanın hipermarketi var. Buradan da, uygun fiyatlı alışveriş yapabiliyorsunuz. Otopark sorunu olmaması da büyük imkan.

Alışveriş tutkunları için diğer güzel bir seçenek, “Deepo” ve hemen yanında yeni açılan “Antalya Mall” alışveriş merkezi. Alanya yolu üzerinde, solda. Ama, ana yolda ilerlerken, buraya sapmak yani yan yola girmek gerekiyor. Burası da tek katlı, uzunlamasına bir alışveriş mekanı. Ön ve arka tarafında, gayet uygun ve yeterli otopark var. Mekanın içinde, klima sistemi mükemmel, sıcaktan sıkılmadan, rahatça yiyecek bir şeyler bulabiliyorsunuz, gezip, sürekli indirimli fiyatlar sunan mağazalardan alışveriş yapabiliyorsunuz.

Diğer bir seçenek, hemen şehir girişinde, Otogar yakınlarındaki “Özdilek” alışveriş merkezi. Buraya girmedim ama dışarıdan gayet büyük bir alışveriş merkezi olduğu izlenimini edindim. Alışveriş tutkunları ziyaret edebilir ve uygun fiyatlı ürünler bulabilirler.

Bunların dışında: Antalya şehir merkezinde, özellikle: Lara istikametine giderken, çeşitli boyutlarda alışveriş merkezleri var. Bunların başında: çeşitli büyük markaların açtıkları, hipermarketler var. Malum bu marketlerde, birçok malı ki, gıda maddeleri dahil, uygun fiyatlarla bulmak mümkün.

Burada özellikle, yukarıda da sözünü ettiğim ve 2011 yılı ortalarında açılan “Terracity” öneririm, alışveriş düşünenler burayı mutlaka görmeliler. Bu alışveriş merkezi: Antalya şehrinin en büyük alışveriş merkezlerinden birisidir (yaklaşık 5000 çalışan olduğunu duydum) ve aynı zamanda, şehir merkezine ve özellikle “Kundu” oteller bölgesine yakın olması avantaj. Kundu bölgesindeki otellerde konaklayan yabancı ziyaretçiler, burayı yoğun olarak tercih ediyorlar. Söylediğim gibi, yakın. Ayrıca otopark sıkıntısı da yok, alışveriş merkezinin altı büyük bir otopark olarak düzenlenmiştir.

Tabii, şehir merkezindeki, irili-ufaklı alışveriş mekanlarını saymadan olmaz. Zamanı ve ilgisi olanlar, gündüz sıcaklarda olmasa da, akşam serinliğinde, bu mekanları dolaşıp, ilgilerini çekebilecek alışveriş yapma şansını bulabilirler.

Antalya Şehir içi Gezi Planı Antalya’dan ne satın alınır

ANTALYA’DAN NE SATIN ALINIR

Peki Antalya’dan ne satın alınır? Antalya denilince, benim aklıma gelen çok şey yok. Elbette: ekonomik  durumu yüksek seviyede olan ziyaretçiler için, özellikle yurt dışından gelenler için, deri giysiler, çeşitli takılar, mücevherler ve halılar söz konusu olabilir. Ama, yerli ziyaretçiler için, şehirden mutlaka ve mutlaka almalarını önereceğim ve buraya özgü olan başlıca ürün “Reçel” ve özellikle; narenciye, yemiş, portakal, karpuz, patlıcan reçellerini mutlaka alıp, tatmanızı öneririm. Antalya  denilince ilk akla gelen, bu yörede gerçekten lezzetle yapılan “reçel” düşünülmelidir. Özellikle: incir reçeli, turunç reçeli, karpuz reçeli, patlıcan reçeli; başka yörelerde bulamayacağınız tatlardandır. (reçel fiyatları, bir kavanoz 11-15 TL civarındadır.)

Şehir içi geziniz böyle olabilir. Ama unutmayın ki, Antalya şehrinin çevresinde de muhteşem tarihi ve doğal güzellikler olan yöreler var. Çevre gezilerine de zaman ayırmayı unutmayın. Çünkü; bu şehir size muhteşem güzellikler sunmaya devam edecek.

Kalkan

Kalkan
 

Kalkan, Kaş’a bağlı bir mahalledir.

Kaş ilçe merkezinin 25 km batısındadır. Fethiye yolu üzerindedir.

Kalkan’ın günümüzden 150-200 yıl önce yakındaki Meis isimli Yunan adasından buraya gelen tüccarlar tarafından kurulduğuna inanılmaktadır.

1920’li yıllarda “Kalamaki” adıyla anılan eski bir Rum balıkçı köyü olarak göze çarpmaktadır.

1922 yılında mübadelede, Kalkan’da yaşamakta olan Rumların bir kısmı Yunanistan’a ve bir kısmı da Avustralya’ya gitmiştir. Yunanistan’a gidenler, Atina yakınlarında kurdukları köye “Kalamaki” ismini vermişlerdir.

Bunların çocukları, vatan hasretini gidermek için zaman zaman Kalkan’a gelip ziyarette bulunurlar.

O günlerden geriye ise, sadece, bugün cami olarak kullanılan köyün kilisesi kalmıştır.

Eski Rum evleri ve küçük yat limanıyla son yıllarda en ilgi çeken tatil merkezlerinden birisidir. Çünkü otantik mimari dokusu bozulmadan günümüze ulaşmıştır. Beyaz renkli evleri, kepenkleri, çiçek fışkıran balkonları ile alabildiğine huzurlu bir yerdir.

Bir koyun kıyısında denize inen bir yamacın üzerinde kurulmuştur.

Günümüzde: burada oteller, pansiyonlar, lokantalar ve hediyelik eşya dükkanları doludur.

Denize eğimli sokaklardan, aşağıya denize doğru yürürken, oldukça güzel manzaralarla karşılaşırsınız.

Teraslar üzerinde restoranlar kuruludur. Bu yüzden yemek yerken muhteşem deniz manzaraları ve gün batımı izleyebilirsiniz.

Burada, sahil boyunca uzanan caddede gezebilirsiniz. Caddenin sonunda denize bakan mekanlarda dinlenebilirsiniz.

Hediyelik eşya dükkanlarının sıralandığı dar sokaklar, Marina da biter.

Evet Kalkan uzun yıllar, ulaşım zorluğu nedeniyle çevre ilçeler gibi turizmde canlılık kazanamamıştır. Ama son yıllarda, özellikle İngilizlerin başı çektiği yoğun bir yabancı nüfus, buraları tercih etmektedirler.

 

YAT LİMANI

Lodosa açık küçük kıyısında bir yat limanı vardır. Uğrayan her türlü teknenin ihtiyacı karşılanmaktadır.

 

ÇATA ADASI

Kalkan koyu açıklarındadır ve üzerinde yerleşim yoktur.

 

GÜVERCİNLİK DENİZ MAĞARASI

Kalkan merkeze 2 km uzaklıktadır. Tekneyle gidilebilir. Çok sayıda güvercin barındırması nedeniyle bu isim verilmiştir.

Kalkan Halk Plajı
 

KALKAN HALK PLAJI

Kalkan merkeze uzaklığı 100 metredir.

Plajın uzunluğu 240 metre, genişliği 8 metredir.

Denize sıfır plajda tesis bulunmaktadır. Kayalık yoktur, ahşap iskele ve beton platform yoktur.

Mavi bayraklı plajda, yılın 9 ayı denize girilebilir.

Berrak ve serin bir denizi var, ama yılın 9 ayı denize girmek mümkündür. Plaj küçük çakıl taşlarından oluştuğu için denizden çıktığınızda ayağınız kumlanmıyor.

Temiz ve bakımlı plaj, yörenin gözde turistik beldesinin hemen içinde yer alması da ayrı bir avantajdır.

İster plajda şezlong kiralayıp günümüzü geçirebilirsiniz, ister arada Kalkan’ın şirin çarşısında küçük turlar atıp yeniden serin denizinize dönebilirsiniz. Adı gibi Halk Plajı, halk ve beldeyle iç içedir.

Kalkan Kaputaş Plajı
 

KAPUTAŞ PLAJI

Kalkan bölgesindedir. Kaş ilçe merkezine 18 km uzaklıktadır. Kalkan’a ise 7 km uzaklıktadır. Kaş-Kalkan karayolu üzerindedir.

Buradaki yol inşaatında, yıllarca önce 5 yol işçisi hayatını kaybetmiştir, günümüzde bu işçilerin isimleri bulunan bir tabela kayalıklarda görülmektedir. Giriş ücretli değildir.

Buraya ilçe merkezinden kalkan dolmuşlar veya özel aracınız ile gidebilirsiniz. Ancak şunu unutmayınız, plaj otoyol kenarındadır, özellikle sezonda yani yaz aylarında otopark bulmak büyük sorundur, bu yüzden bence buraya Kaş merkezden kalkan dolmuşlarla gidin.

Öte yandan, rastlamadım ama yol kenarına park edilen araçlarda sürekli hırsızlık olduğunu duydum, yani otopark oldukça küçük, birçok araba yol kenarına park ediliyor.

Bu yüzden arabalarınızda değerli eşya bulundurmamanızı öneririm.

Ancak, kayalıklarla çevrili bir koyda bulunan plaja inebilmek için 187 basamaklı bir merdiven kullanılıyor. Yani iniş iyi de, yüzüp yorulduktan sonra bu merdivenleri çıkmak oldukça zorluyor.

Kalkan Kaputaş Plajı
 
Mavi Bayraklıdır.

Kanyon ağzı plajıdır. Kumsalın çevresinde dev kayalar bulunmaktadır.

Kaputaş Plajı: 2015 yılında Antalya Tabiat Varlıklarını Korumu Bölge Komisyonu tarafından tescil edilmiş ve 25 yıllığına Kaş Belediyesine kiralanmıştır.

Plajda, Kaş Belediyesi tarafından işletilen bir tesis bulunmaktadır. Plaj yanında küçük bir kafe bulunuyor. Tesis oldukça uygun ve temiz bir işletmedir.

Soyunma kabinleri, duş ve tuvaletler bulunuyor. Yeme içme alanı self servis ve güzel bir manzarada, uygun fiyatlarla bir şeyler yiyip içebilirsiniz.

Plaj şemsiyesi ve şezlong kiralamak mümkündür. Ancak kendi sandalyeniz ve şemsiyenizi de götürebilirsiniz.

Ancak konaklama tesisi yoktur, çünkü burası bir yol üstü plajıdır ve en yakın konaklama tesisi 7 km uzaklıktaki Kalkan’dadır.

Deniz

Berrak ve temizdir. Sığdır. Dalgalar çok değildir. Ancak bazen muhteşem dalgalar oluyormuş. Bunu da dikkate almak gerekir. Ayrıca birden derinleşiyor. Denize girmek için deniz ayakkabısı olmanızı öneririm.

Ancak Antalya bölgesinde suyu sıcak olmayan ender plajlardan birisidir.

Peki deniz sonu duş derseniz, evet soğuk doğal kaynak suyu ile duş yapma imkanı bulunmaktadır ama buz gibi bir sudur.

Aynı zamanda: Caretta Caretta deniz kaplumbağalarının Türkiye’deki önemli üreme alanlarından birisidir.

Kalkan Mavi Mağara
 

MAVİ MAĞARA

Kaş ilçe merkezine 18 km uzaklıktadır. Kaputaş plajına ise 200 metre uzaklıktadır.

1972 yılında Temuçin Aygen tarafından bulunmuştur.

Karadan ulaşım olmayan mağara, 40 metre uzunluktadır ve mağaraya tekneler veya Kaputaş plajından kiralanan kanolarla girilmektedir.

İsmini dehlizlerinden içeri yansıyan mavi ışıklardan almıştır. Güneş ışıkları denizin dibinden yansıyarak mağaraya giriyor ve muhteşem bir atmosfer oluşuyor.

Mağara: iç ve dış galerilerle bölünmüştür.

Mağarada dalış sporu yapılır.

Ancak amatörler mağaranın ön kısmında, profesyoneller ise mağaranın iç kısmında dalış yapmaktadır.

Eskiden mağarada foklar yaşıyormuş.

 

ETRİTUMİNEHİ-ARTYMNESSOS-KALAMAKİ-KALKAN

Kalkan’ın erken adı, ilk tespitlere göre “Etri Tuminehi” dir. Sonradan Yunanca da “Artymnessos” a dönüşmüştür. Yukarı Tymnessos anlamına gelmektedir. Tymnessos’un limanıdır. Kalkan öncesi adı “Kalamaki” dir. 

Kalkan’da günümüzde antik yerleşimden iz kalmamıştır. Bu yokluğun cevabı, Tymnessos (Köşbaşı) kalıntılarının varlığı olabilir. Artymnessos sakinlerinin mezarlarının asıl yerleşimi Tymnessos’da olabilir, Kalkan da hiçbir antik mezara rastlanmama sebebi budur.

Yine de liman olarak kullanılmış olduğundan kuşku bulunmayan Artymnessos’dan günümüze hiçbir kalıntı kalmamış olması da oldukça ilginçtir. 

Kocakaya Camii yanında yalnız duran 3 x 6 m ölçülerindeki küçük bir Ortaçağ Şapeli, antik yapı açığını kapatacak durumda değildir. 

Antik dönemlerin yokluğuna karşın, Kalkan geleneksel sivil mimarlık eserlerinin güzel örnekleriyle doludur. Tüm geleneksel yapılar yerleşim ölçeğinde korunmuştur. Bunun nedeni de, sivil mimarlık örneklerinin kentsel sit statüsünde korunması nedeniyle restore edilerek uygun biçimde kullanılmakta ve yaşatılmakta olmasıdır.

 

Kalkan İslamlar Köyü
 

İSLAMLAR KÖYÜ-YEŞİL BODAMYA

İslamlar köyü: Kalkan merkeze 7 km dir. Kalkan’da sıcak yaz günlerinde en yakın serinlik bölge burasıdır.

Burada: gerek şehrin gürültüsünden uzakta bir dinlenme ve gerekse tarih kokan Likya yollarında gezinti imkanı bulabilirsiniz.

Köyün ilk yerleşimcisi İslam Bey adında Arap asıllı bir çobandır.

Daha sonra bir gurup Arap köye yerleşince köy nüfusu artmıştır.

Köyün Akbel Mevkiinde birçok Arap mezarlığı bulunmaktadır.

Köyün Yunanca ismi “Bodamya” dır. Kelime anlamı “nehirler” demektir.

Burada uzun yıllar Türkler ve Rumlar birlikte yaşamıştır. 1934 yılında köy ikiye ayrılmıştır. (Kaş ve Elmalı İslamlar olarak)

Köy halkı: yazın Elmalı İslamlar köyüne çıkar, çünkü burası yayladır. Kış döneminde ise Kaş İslamlar köyüne gelirler, çünkü deniz kıyısındadır. Yani hayatlarını göçebe olarak sürdürürler.

Köy deniz seviyesinden 600 metre yüksektedir. Yılın en sıcak zamanlarında, aşağıdan 5-6 derece daha serindir.

Köyün bulunduğu dağın yamacında, birçok kaya mezarı bulunmaktadır.

Dağınık şekilde Lahitler de görülür.

Buraya yolunuz düşerse, mevcut lokantalarda mutlaka alabalık yemelisiniz. Çünkü Üzümlü’den İslamlar köyüne doğru çıkılan yolun sağında ve solunda birçok balık çiftliği bulunmaktadır.

 

Su değirmeni:

Köyün Bodamya Mevkii denen Yeşilköy’ün Pavruka denen çayın geçtiği yerlerde, Rum halkı birçok su değirmeni kurmuştur.

Bu su değirmenlerinden bir tanesi günümüzde görülebilir ve bu su değirmeninin yaklaşık 300 yıllık olduğu tahmin edilmektedir. Boruları ise antik dönemden kalmadır. Günümüze kalan iki değirmenden biri, köy kahvesinin yanında ve hala kullanılmaktadır.

Kalkan Bezirgan Pirha
 

BEZİRGAN-PİRHA

Bezirgan köyü, önemli bir yayla köyüdür. Kaş merkeze 42 km ve Kalkan merkeze 12 km uzaklıktadır.

İngiliz “The Times” gazetesi tarafından, Türkiye’de gidilmesi gereken gizli kalmış 6 yerden biri olarak gösterilmiştir.

Bezirgan köyü: Toroslarla çevrili bir ovanın ortasındadır.

Pirha kalıntıları: köyden 20 dakika yürüyüş uzaklığındadır. Antik şehir, denizden 850 metre yükseklikte kurulmuştur. Likya’nın en önemli şehirlerinden birisidir. Kent alanı içinde, yönleri denize doğru olan birçok lahit mezar bulunmaktadır.

Ayrıca, dağınık şekilde lahitler görülür. Birçok heykel ve rölyef bulunmuş ve bunlar günümüzde Antalya Müzesinde sergilenmektedir.

 

TUMİNEHİ-TYMNESSOS-BEZİRGAN/KÖYBAŞI

Elmalı’dan gelip Kalkan’a inen yol üzerinde, Bezirgan’ın kuzeyindeki Köybaşı mevkiindedir. 

Antik dönemde Antiphellos-Akarassos ana güzergahı ile Tymnessos merkezinden Ksanthos’a ayrılan antik kavşak niteliğindedir.

Likçe kaynaklarda Tuminehi, Eski Yunanca kaynaklarda Tymnessos olarak anılır. 

Kalkan’da antik yerleşim ve herhangi bir nekropol izinin yokluğuna yanıtı, Köybaşı kalıntılarının varlığındadır. Kalkan, Tymnessos’un limanıdır. 

Deniz düzeyinden 1000 m yükseklikte kurulan yerleşim, Kaş-Elmalı-Kınık arasında ticaret geçidi olmuş ve kavşak konumundan doğan bu topoğrafik ayrıcalığını iyi kullanmıştır. Elmalı-İslamlar yolundan ayrılan antik yolun kuzey başından itibaren başlayan, kalıntı alanı yol kıyısındaki kabartmalı kaya mezarına kadar sürer. Sonrasında Kalkan-Elmalı asfaltı bulunur. 

Evet, burası verimli, sulak tarım arazileri ve zengin doğal kaynakları olan dağlık bir  bölgedir. En yüksekte bulunan kale yaklaşık: 120 x 150 m. ölçülerinde bir alanı kaplamaktadır. Akropolün batısına doğru bir kule bulunur.

Kale içinde şehrin bey yerleşimine ait kalıntılar vardır. Saray niteliğini karşılayan bu kalıntılar arasında bir de anıt mezar vardır. Güneybatısında şehir yerleşimine ait kalıntılar görülür. Yüze yakın kaya mezarının bulunduğu zengin nekropoldeki mezarlar yalındır. 

Pınara Akropolü kayalığındaki oyuklara benzeyen mezarların, hiçbirinde ne kabartma ne de yazıt vardır. Cephelerini kapatması gereken örgülerden de eser kalmamıştır.

Perikle, İskender döneminde ya da Satrap ayaklanması ile 334’e kadar süren Hekatomnid egemenliği dönemine tarihlenir. 

Yerleşimin en nitelikli mezarı, Ksanthos yolu geçidindeki 23 mezara yakın yapılan ön odalı kaya mezarıdır. Mezarda, savaş, sohbet ve şölen sahneleri Lykia geleneksel tarzında işlenmiştir. 

Kaya mezarları dışında kent surlarının kuzey altında bulunan iki lahit, mimari elemanlarla ve kabartmayla bezelidir. 

Yerleşim merkezinin kuzeyinde, geçit yanında, antik yolun kenarında kayaya oyulu kült alanı için “Bu kaya alanı içindeki platforma tanrı heykellerinin muhtemelen de Apollon ve Artemis’in heykellerinin dikilmiş” olabileceği düşünülür. Aynı alanda yakın bir kaya odası daha vardır. 

Su tahliye kanalları ve heykel oturtmaya ilişkin işçilikler bunu gösterir. 

Yaklaşık 18 m kare büyüklüğündeki tek odanın üç yanında sekiler yapılmış, üstüne de 15 tane stel zıvana yuvaları açılmıştır. 

Akropolün kuzeyinde kaya mezarlarının güney bitimindeki Klasik Lykia Dikmesinin cephesinde bir niş ve üstünde de sembolik bir mezar odası bulunur. 

 

Kekova gezi yazıları.

Kaş gezi yazıları.

Patara gezi yazıları.

Demre gezi yazıları.

Antalya Lara

Antalya Muratpaşa Lara

Antalya Muratpaşa Lara; Antalya’nın 12 km. doğusundadır. Şehir içinden: Atatürk Caddesi, Işıklar Caddesi, Özgürlük Bulvarı ve Lara Caddesi takip edilerek gidilebilir. Antalya merkezinden, düzenli olarak şehir içi otobüsleri ve minibüsler kaldırılmaktadır.

Lara bölgesi: Türkiye’nin en büyük kum plajlarından biri. Kum gayet ince. Çevrede; çam ormanları var. Deniz derin değil, nispeten sığ. Yani; deniz içinde belli bir süre sonra derinleşiyor. Dibi de, ince kum. Ayrıca; bu bölgede çok büyük ve son derece modern oteller ve tatil köyleri var. Özellikle: kundu bölgesinde. Zaten: Antalya’daki beş yıldızlı otel sayısı, İspanya’dakiler den fazla. Gemi şeklinde, uçak şeklinde, Rusya-Moskova’daki kızıl meydanı anımsatan şekilleriyle, birçok otel. Yani: Antalya’nın şehir içindeki otellerinin büyük kısmı; Konyaaltı mevkinde toplanmış iken; tatil köyleri ve bir kısım lüks otel ise, Lara bölgesinde bulunuyor.

Antalya Büyükşehir Belediyesi ile İl Özel İdaresinin sorumluluğunda bulunan Lara Birlik Sahili, modern bir projeyle halka kazandırılmış. Cazibe merkezi haline getirilmiş. 400 bin m.kare alan ve 2 km. lik sahil var. Burada: yürüyüş, bisiklet ve kay kay yolu bulunuyor. Vatandaşlar; birlik sahiline ücretsiz girebiliyorlar. Ayrıca: Lara Beach olarak isimlendirilen bölge oluşturulmuş. Bünyesinde: 11 plaj ünitesi, 4 yeme-içme ünitesi, 4 kır kahvesi, 1 disco, 2 futbol sahası, 1 lunapark ve açık sergi alanları, çok sayıda çocuk parkı olan bir yer. Otopark alanları ücretsiz. Kulüp başına, oldukça geniş alan düşmekte. Belli bir ücret karşılığı; kıyıda, tercihinize göre (3,4,5, 6 kişilik) ahşap bir zemin üzerine, temiz minderler veriliyor. Üstünüze de, şemsiye. Bu minderler üzerinde; gölgede, saatlerce kalabilmeniz mümkün. Ayrıca; beach kulüplerde; fast food tarzı yemek ve her türlü içecek bulmakta mümkün.
Şehre uzak, sanırım bu yüzden kalabalıklar akın etmiyor. Sakin ve sessiz. Halihazır durumu ile, beach park ile yakından uzaktan pek ilgisi yok. Yani: Koyaaltı beach park ile karşılaştırmamak gerek. Tercih sizin. Burası: sakin ve sessiz. Merkezden pek insan çekemese de, buraya yakın çevre otellerinden gelen yerli ve yabancı turistler var.

Antalya Muratpaşa Lara

ANTALYA TERS EV AKSİYON PARKI MÜZESİ

Kundu oteller bölgesindedir. Güzeloba Mahallesinde 2384 Sokaktadır. Her gün saat 09.00-20.00 arasında ziyarete açıktır.

2015 yılında açılmıştır. Dünyanın 13’ncü ve Türkiye’nin birinci aksiyon fotoğraf evidir. Dekorasyonu ile ilgi çekiyor. Açıldığı günden bu yana 8 kere iç dekorasyonu değiştirilmiştir. Bu yüzden birçok kez burayı ziyaret edenler var. Yaz ve kış olmak üzere, yılda iki kere dekorasyon değiştiriliyor. 300 metre karelik arazi içinnde, 85 metre kare olarak inşa edilmiş, küçük bir mekan, değişik bir yapı. Küçük bir kulübeyi ters koymuşlar ve özellikle çocuklara çok ilginç geliyor. Burada evin içinde üç boyut hissini veren 25 derece eğimli yapı söz konusu. Bu yüzden eve ilk girenler, denge sıkıntısı yaşayabiliyor, baş dönmesi yapıyor. İçeride çok fazla oyalanamıyorsunuz, çünkü arkada fotoğraf çektirmek için bekleyenler sıra oluyor. Normal fotoğraf çektiriyorsunuz, sonra fotoğrafı 180 derece ters çeviriyorsunuz, eşyalar olması gereken yerde görünürken, kendiniz tavana asılıymış gibi oluyor. Çünkü evde tavan ve çatı yerde, yerde olması gerekenler ise havadadır.

Antalya Muratpaşa Lara

 

Antalya Muratpaşa Lara

KUNDU DOLPHİNARİUM

Aksu bölgesinde, Kundu Kemerağzı Tesisler Caddesindedir. Burada sevimli yunuslar, neşeli foklar ve deniz aslanları bulunuyor. Gösteriler her Çarşamba ve Cumartesi günleri, saat 15.00 de başlıyor ve 1 saat sürüyor. Yunuslar ile yüzme ise: Pazar günleri hariç her gün saat: 11.00 veya 16.00 da yapılıyor. Yunuslar ile yüzmek için sadece mayonuzu götürmeniz yeterlidir. Birebir yüzme 7 dakika sürüyor. Dilerseniz en az 4 kişi iseniz, yunusla 20 dakika grup halinde de yüzebilirsiniz.

Antalya Muratpaşa Lara

KARPUZKALDIRAN ASKERİ KAMPI

Lara bölgesinin en bilinen ve en eski yerlerinden birisidir. Sadece askeri personel ve ailelerinin kullanımına açıktır. Oldukça büyük bir bölgedir. Lara bölgesindeki en büyük yeşillik alan buradadır, çünkü askeri alan olması nedeniyle aşırı yapılanma olmamıştır, yoksa buraya da muhteşem oteller dikilip, yeşillik alanın yok edilmesi mümkündür. Evet oldukça büyük bir alan, oldukça eski, ilk yapılışı 1960’lı yıllara dayanıyor. Hani askeri personel yararlanıyor dedim ama şunu bilmek gerekir, özellikle şehit aileleri ve gaziler, operasyonlarda görev alan personel buradan aileleriyle birlikte ücretsiz yararlanıyorlar. Ayrıca, her askeri personel her yıl, her zaman buradan yararlanamıyor, elbette kampın belli bir kapasitesi var ve sıra ile yararlanmak esas, muhtemelen her askeri personel buraya gitmek istediğinde, 3-4 yıl kadar sıra beklemesi gerekiyor. Öte yandan, özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında aşırı sıcak nedeniyle buradaki 7 günlük kamp süresi zor geçiyor, fiyatlar da oldukça yüksek, çünkü kamp içindeki bir çok işletme sivil kurum ve kuruluşlara verilmiş, bu durum fiyatları oldukça yükseltmiştir. Yani sanıldığı gibi fiyatların düşük olduğu bir yer değil ve sanıldığı gibi her canı isteyen askeri personel buraya gidip günlerce tatil yapma şansına sahip değil.

Antalya şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.