Kosova Prizren

Kosova Prizren

Şehir: UNESCO Dünya Mirası Listesine adaydır.

Buraya vizesiz gitmek mümkündür.

Kosova ülkesinde başkent Priştine’den sonra ikinci büyük şehirdir. Buraya ulaşmak için Priştine hava alanı kullanılabilir, aradaki mesafe yaklaşık 1 saattir. Hava alanı ile Prizen şehri arasındaki uzaklık 80 km. dir.

Şehir Üsküp şehrinin 55 km kuzeybatısında ve açık denizle irtibatı sağlayan İskenderiye (Shkoder) şehrinin 125 km doğusundadır.

Ülkede kullanılan para birimi “Euro” dur, ancak özellikle belirtmek isterim ki, her türlü alışverişte mutlaka pazarlık yapın, örneğin taksi kullanırsanız 30 dakikalık bir yolculuk için en fazla 20 Euro vermeniz yeterlidir.

Şehir oldukça hareketlidir. Köprüleri ve tarihi dokusuyla, ünlü Şar dağlarının eteğinde, hem Arnavutluk a, hem de Makedonya ya sınırı olan bu güzel şehir ve çevresi Priştine ye göre daha fazla yeşile, nehirlere ve dağlara sahiptir.

Kosova Prizren

Şehrin tam ortasından “Akdere” (Bistriça Nehri) geçiyor.

Osmanlı döneminde burası Rumeli Beylerbeyliğinin merkeziymiş. Çünkü Adriyatik denizi kıyılarına ve Balkan yarımadasına giden yollar bu kasaba üzerinden geçiyormuş, dolayısıyla ticari açıdan çok hareketli ve canlı bir yermiş.

Aynı zamanda Balkanlar da Müslümanlığın yapılmasında büyük payı olan ünlü Türkmen devrîsi Sarı Saltuk a atfedilen türbeler de burada bulunuyor. Ona duyulan saygının ve sevginin bir nişanesi olarak, birçok bölgede ona atfedilen mezarlar bulunuyor.  

Şehirde nüfusun büyük çoğunluğu Arnavut tur. Ayrıca Boşnak ve Türkler de yaşıyor. Sırp ve Hırvatların çoğu ise savaş sonrasında şehri terk etmişlerdir. Sokaktaki her kez Türkçe biliyor.

Kosova Prizren

Kültürel açıdan şehrin en önemli değerlerinden biri tarihi Lumbardhi Sineması. Lumbardhi, Prizzen den geçen nehrin Arnavutça ismi. Boşnakçası Bistrica ve Türkçesi ise Akdere. Burada her şeyin üç ismi var.

Şehrin tarihi geçmişine baktığımızda, 3’ncü Osmanlı Padişahı Sultan I. Murat’ın burada şehit düştüğü görülür. 1389 yılında, Osmanlı ve Balkan ülkeleri arasında yapılan 1’nci Kosova savaşında, her iki ordunun komutanları savaş meydanında ölürler.

Sırp prensi Lazar, savaş sırasında, Osmanlı Padişahı I. Murat ise, savaş sonunda savaş meydanını gezerken yaralı bir Sırp prensi tarafından öldürülür. Padişah I. Murat’ın iç organları, Kosova ovasındaki türbede gömülüdür.

Yıllar sonra, Yugoslav hükümeti türbenin hemen karşısında bulunan ve Sırp Prensi Lazar’ın öldüğü yer olarak kabul edilen Gazimestan’da yüksek ve ihtişamlı bir anıt yaptırdı. Her yıl bu anıtta toplanan Sırplar, Kosova savaşını anıyorlar.

1989 yılında, Sırp milliyetçisi Slobadan Miloseviç, ülkenin her yanından toplanan 1 milyon Sırp ile bu meydanda büyük bir gösteri yapmıştır. Hatta bu konuşmanın Yuğoslavya ülkesinin dağılmasının başlangıcı kabul edilir.

Giriş için son bir not, Kosova Türk Tabur Görev Kuvvet Komutanlığı burada konuşlanmıştır.

Ne satın alınır

Şadırvan meydanından bölgenin ve insanın kültürünü yansıtan el işlemeli çantalar ve beyaz renkli geleneksel Arnavut şapkalarından satın alabilirsiniz.

Ne yenir

Burada: özellikle pleskavica, fliya yani fulya böreği ve Boşnak böreği yemenizi öneririm. Özellikle Boşnak böreğini mutlaka tatmalısınız. Bistriça nehri kıyısında, 1967 yılından beri hizmet veren “Te Syla Alhambra” da, mutlaka pleskavica yani kaşarlı köfte yemelisiniz.

Prince Coffee Shop denen kafede ise trileçe deneyin. Şehirde salata istediğinizde, salatalar: doğranmış domates, biber ve salatalığın üzerine peynir rendelenmiş olarak getiriyorlar.

Son bir öneri, Sinan Paşa camisine giderken “Beska” restoran bulunuyor, burada fiyatlar çok ucuz ve yemekler doyurucu ve caziptir.

Kosova Prizren

GEZİLECEK YERLER

Kosova Prizren Kalesi

Prizren Kalesi

Bizans döneminde yapılmıştır. Osmanlı döneminde de kullanılmıştır. 600 metre yüksekliktedir. Tarihi kalenin içinde: cezaevi, ahır ve tarihi dönemlerde askerlerin kaleyi korumak ve zaman geçirmeleri için yapılmış odalar bulunuyor.

Kalede 1969 yılında başlatılan arkeolojik kazı çalışmaları sonucunda, Ortaçağ sonrası döneme ve Osmanlı dönemine ait eserler ortaya çıkarılmıştır. Yüzyıllardır çeşitli hükümdarlıklara ev sahipliği yapan kalenin restorasyon çalışmaları sürekli devam ettirilmektedir. Son olarak 2008 yılında restorasyon yapılmıştır.

Kaleye yürüyerek çıkılıyor, oldukça dik bir yokuş olmasına rağmen, inanın zahmete değer, mutlaka çıkın, çünkü şehrin harika manzarasını izlemek için en iyi yer olarak kabul edilmektedir. Kaleye doğru yürürken, şehrin Kosova savaşında uğradığı ağır yıkımları görebilirsiniz. Yanmış ya da yıkılmış binalar görülüyor. Kalenin burcu üzerinde Osmanlıdan kalma bir top sergileniyor.

Sinema

1952 yılında tarihi taş köprünün hemen yanında açıldı. Lumbardhi kapalı ve açık hava sineması 2014 yılında ise sivil toplum inisiyatifi ile yıkılmaktan kurtarıldı, korundu ve yenilendi. Tarihi sinema her yıl birçok büyük etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Bunların başında ise: Dokufest ve bu yıl 30’ncu düzenlenen Prizren Zambağı Müzik Festivali geliyor.

Kosova Prizren Sinan Paşa Camisi

Sinan Paşa Camisi

1615 yılında yaptırılmıştır. Osmanlı döneminde, Arnavut olan Vezir Kaptan-ı Derya Sinan Paşa tarafından kale altında kalan bölgeye yaptırılmıştır. Süslemeleri ve kullanılan malzemeler dikkat çekmektedir. Caminin minaresi 43 metre yüksekliktedir ve Balkanların en uzun minaresi olarak bilinir.

2’nci dünya savaşı yıllarında kapalı kalmış, depo olarak kullanılmış, daha sonra, 1952 yılında restore edilerek yeniden ibadete açılmıştır. Cami uzunca bir süre TİKA tarafından restore edilmiş, avlusunda bir kafe bulunuyor. Ayrıca, bu cami, Kosova genelinde Türkçe vaaz verilen tek cami olarak da önem taşıyor.

Kırık Cami

1455 yılında Osmanlı Devletinin Prizren şehrini ele geçirmesinden sonra Fatih Sultan Mehmet’in komutanı tarafından inşa edilmiştir ve aynı zamanda Namazgah olarak da bilinir. Burası Fatih Sultan Mehmet’in namaz kıldığı yer olarak biliniyor.

Daha önce yıkılmış halde iken Ankara Büyükşehir Belediyesi sponsorluğunda, Kosova Türk Tabur Görev Kuvvet Komutanlığı tarafından onarılmıştır.

Emin Paşa Camisi

Sancak Beyi Emin Paşa tarafından, 1831 yılında merkeze yaptırılmıştır. Osmanlı döneminden günümüze kalan en güzel eserlerden birisidir. Caminin 200 yıllık eski Sofu Sinan Camisinden esinlenilerek yapıldığı görülmektedir.

Emin Paşa’nın mezarı da caminin haziresindedir.

Kosova Prizren Gazi Mehmet Paşa Camisi ve Hamamı

Gazi Mehmet Paşa Camisi ve Hamamı

Halk arasında “Bayrak Camisi” diye de bilinir. İşkodra Sancak Beyi Dulkadiroğulları Beyliğinden Gazi Mehmet Paşa tarafından 1563-1574 yılları arasında yaptırılmıştır. Bu yapılar: bir kubbeli cami, bir medrese, bir kütüphane, bir mektep, kendisi için bir türbe ve büyük bir çifte hamamdır.

Bu yapıların birçoğu günümüzde hala ayaktadır. Medrese 1947 yılına kadar faaliyetini sürdürmüştür. Kütüphane: tıp, matematik, din ve tarih üzerine pek çok yazma barındırır.

Hamam, Balkanların en büyük hamamı olarak bilinmektedir. 1954 yılında kültürel miras olarak ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Günümüzde, hamam yapısı çeşitli fotoğraf sergileri ve konserler için kullanılmaktadır.

Prizren Ligi

Bu binada: 1878 yılında 300 Arnavut delegenin katılımıyla “Arnavut Birliği Genel Kurulu” burada toplanmış ve Arnavut toprakları tamamen kurtuluncaya kadar mücadeleye devam kararı alınmıştır. Bu kararların orijinal nüshaları, hala burada korunmaktadır. Bina, Balkanlarda 5 ayrı ülkede yaşayan Arnavutlar için ortak bir merkez olarak kabul edilmektedir.

Kosova Prizren Taş Köprü

Taş Köprü

Şehrin ortasından geçen Bistriça nehri üzerinde, Sinan Paşa camisinin karşısında bulunan köprü, üç gözlü olarak kesme taştan yapılmıştır. Kim tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Muhtemelen 15’nci yüzyıl sonunda yapıldığı tahmin edilmektedir.

1979 yılında sel felaketi nedeniyle yıkılan köprü, 1982 yılında şehir için önemi büyük olduğundan aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiştir. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından köprünün ışıklandırılması yapılmıştır.

Kosova Prizren Şadırvan

Şadırvan

Şehrin en önemli meydanı olan “Şadırvan meydanı” nda bulunan çeşme: restoranlar, kafe ve hediyelik eşya dükkanlarının yanındadır. Burası şehrin en hareketli yeridir.

Kosova Prizren Şadırvan

Şadırvan çeşmesi, dini hoşgörüyü temsil etmesi açısından önem taşımaktadır. Şadırvan meydanı 2013 yılında UNESCO tarafından restore edilmiştir. Şadırvan da su içmeyi unutmayın, söylenenlere göre, Şadırvan’da su için bu şehre bir daha gelirmiş.

Kosova Prizren Katedral

Katedral

Şehir merkezindeki katedral, Arnavut kökenli Azize Rahibe Teresa’nın adını taşıyor. Katedral, Rahibe Teresa’nın doğumunun yüzüncü yıldönümü olan 26 Ağustos 2010 tarihinde ibadete açıldı.

ŞEHİR YAKINLARINDA GEZİLECEK YERLER

Kosova Prizren Sultan I Murat Türbesi

Sultan I. Murat Türbesi

Priştine-Mitroviça kara yolu üzerinde şehir merkezine 6 km uzaklıktadır. 1389 yılında yapılan I. Kosova savaşında şehit olan Sultan I. Murat’ın türbesinde iç organları gömülüdür. Türbenin bakımını, yüzyıllardır Buharalı bir aile yapıyor.

Mamuşa Kasabası

Anadolu Tokat civarından getirilen Türk ahalisi, bu kasabaya yerleştirilmiştir. Sultan II Mahmut’un isminden hareketle buraya Mahmut Şah ismi verişmiş ve zamanla Mamuşa’ya dönüşmüştür. Buraya yolunuz düşerse, eski tarihli minare ve üzerine asılmış not dikkatinizi çekecektir.

Kosova Gjakova

Almanya Stutgart Alışveriş

Almanya Stutgart Alışveriş

Almanya’nın en zengin şehirlerinden biri olan Stutgart: alışveriş imkanlarıyla doludur. “Ritziest” alışveriş alanına “Calwer Strasse” denilir. Bu bölgede: tasarımcı butikler, mücevher dükkanları ve deri giysiler satan yerler bulabilirsiniz. Ancak fiyatların çok yüksek olduğunu belirtmeliyim yine de burayı gezmek için dahi olsa mutlaka görmelisiniz.

Şehirdeki bir diğer alışveriş bölgesi, şehir merkezinin doğusundaki “Bohnenviertel” denilen yerdir. Burası 19. yüzyılda şehrin alt sınıf halkının evleri olarak kullanılmak üzere inşa edilmiş, ama günümüzde güzel restore edilmiş ve bir öğleden sonrası yürüyüşü için ideal alandır.

Burada çok sayıda galeri, antika satıcısı, şarap içilebilen meyhaneler ve barlar bulmak mümkündür. Ayrıca ev yapımı sabunlar, mumlar, ahşap oyuncaklar, antika lambalar, takı ve hediyelik eşya satan dükkanlar da bulunur.

Şehirde, açık hava pazarları: Salı, Perşembe, Cumartesi sabahları Marktplatz ve Schillerplatz bölgelerinde kurulur. Bit pazarı gezmek isteyenler, Cumartesi sabahı Karlsplatz denilen yeri tercih etmelidirler. Şehrin ana “Noel Pazarı” ise Schlossplatz denilen yerde kurulur. Tezgahlar saat 10.00 da açılır ve saat 21.00 de kapanırlar.

Şehirdeki mağazalar genellikle Pazartesi-Cuma günleri arasındaki süreçte saat 10.00-20.00 arasında açıktır. Cumartesi günü saat 16.00 da mağazalar kapanır. Pazar günleri ise “Passage” alışveriş merkezi açıktır.

Almanya Stutgart Alışveriş

ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ

Koenigsbau Passage

5 katlı bu mekan: 70 den fazla dükkan ve ayrıca yeme-içme mekanları bulundurur.

Breuninger

Burası yaklaşık 120 yıllık geçmişi olan bir alışveriş merkezidir. Burada: moda, parfüm, spor, ayakkabı, aksesuar ve yaşamın birçok alanında kullanılan ürünleri bulup satın alabilirsiniz.

Peek und Cloppenburg

Burası 100 yıllık geçmişi olan, moda üzerine kurulu önemli bir alışveriş merkezidir. Burada giyim firmalarının lüks ambiyanslarının tadını çıkarmak mümkündür. Özel tasarımcıların lüks ürünleri yüksek fiyatlı etiketlerle sunulur.

H&M Junge Modu

Bu ünlü moda markası: şehirde üç büyük mağaza ile temsil edilmektedir. Burada uygun fiyatlı, genç modası ürünleri bulup satın alabilirsiniz. Hatta, herkes için bir şeyler bulmak mümkündür.

Markthalle

Art nouveau tarzındaki bu yapı, Almanya’nın en güzel yerlerinden birisidir. Aynı zamanda Stutgart şehrinin ana alışveriş konumudur. Burada: gıda alışverişi önceliklidir. Ayrıca günlük taze çiçekler, balık, et, sebze ve meyve çeşitleri, egzotik türler satılır. 1.kattaki küçük restorana uğramayı ihmal etmeyiniz.

Merz ve Benzing

Burası: bahçe, mutfak, oturma, yemek odası, dekorasyon ve diğer kişisel eşyaların satıldığı bir yer olarak bilinir.

Di Gennaro

Burası Swabian arazisinin merkezinde bir İtalyan alışveriş yeridir. Burada: Şarküteri bölümünde: jambonlar, İtalyan ve Fransız peynirleri, İtalyan ekmekleri, taze sebze ve lezzetli deniz ürünleri, taze ev yapımı makarna, ayrıntılı tatlılar, mükemmel zeytin yağları ve zarif balzamik sirkeler bulabilirsiniz.

Burada bulunan restoranda: nefis ve damak tadına hitap eden lezzetleri tadabilirsiniz.

Stutgart şehri genel özellikleri ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Almanya Stutgart

Almanya Stutgart

 

Almanya’nın altıncı büyük şehridir. Baden-Württemberg eyaletinin başkentidir. Çok fazla turistik özellikleri ön plana çıkan bir şehir değildir.

Şehirde merkezde 588.000 kişi yaşamaktadır. Almanya’nın en güçlü sanayi bölgesinin merkezindedir. Tüm bölgede yaşayan nüfus 1.3 milyon kişidir.

Şehirde birçok park ve yeşil alan, büyük bir kültürel sahne, İkonik şehir ilçeleri, şehrin göbeğindeki üzüm bağları, kısacası şehrin yüksek kalitedeki hayat şartları: gerek Stutgartlıları ve gerekse ziyaretçileri mutluk etmektedir.

Deniz seviyesinden yükseklik ortalama 260 metredir. En alçak nokta 207 metre ve en yüksek nokta 549 metredir. Şehrin en yüksek yapısı olan televizyon kulesi: anten dahil 217 metre yüksekliktedir.

Stutgart: 23 ilçeden meydana gelmektedir ve her ilçenin kendine göre cazibesi ve karakteri vardır. Stutgart: Budapeşte şehrinden sonra, Avrupa’nın en büyük maden suyu kaynaklarına sahip yeri olarak bilinir.

Şarap ve bira, otomobil markaları Mercedes-Benz ve Porche; Stutgart denildiğinde ilk akla gelenlerdir. Bunların ayrıca kendi müzeleri bile vardır.

Şehir: Almanya’nın gizli spor başkentidir. Büyük spor etkinlikleri “Gottlieb-Daimler-Stadiıon” ve “Hanss-Martin-Schleyer-Halle” denilen yerlerde düzenlenir.

ŞEHRİN TARİHİ

Şehir, yüzyıllar boyunca Neckar nehri ile üzüm bağları ve orman bulunan bir vadi tarafından çevrilidir. Romalılar: orta Neckar alanı ve önemli yolların kesiştiği Cannstadt denilen yere bir kale kurmuşlardır.

Bölgede 900 yıllık Roma egemenliğinin ardından: Swabia Dükü Liudolf: Nesenbach vadisinde “Stuotgarten” denilen bir yer yapmıştır. Daha sonra süratle gelişen şehir, bu isimle anılır olmuştur. 14. yüzyılda şehir Württembergian topraklarının merkezi olarak düzenlenir.

II. Dünya savaşı sırasında, 53 hava saldırısında, şehirde yaklaşık 4500 kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor. Yine de, ağır yıkımlara rağmen şehrin tarihi sokakları ve binaları açıkça görülebilmektedir.

Bunlarda şehir tarihi üzerine bilgiler toplanır ve Stutgart şehir arşivi oluşturulur.

HAVAALANI

Stutgart Airport yılda yaklaşık 10 milyon yolcu kapasitesi olan çok hareketli bir havaalanıdır. 4 tane terminal bulunmaktadır. Havaalanı ile şehir merkezi arasındaki en basit bağlantı: A8 otobanını kullanmaktır.

Terminal-1’deki ana tren istasyonu, şehir merkezindeki istasyon ile arasındaki bağlantıyı yaklaşık 27dakikada sağlar. Ancak trenler her gün saat 04.55 ile saat 12.55 arasında çalışır. Taksi ile şehir merkezine ulaşmak da 30 dakikadır.

Evet havaalanı şehir merkezine 14 km uzaklıktadır. Yani havaalanından şehir merkezine ulaşmak kolaydır.

İKLİM

Şehirde yazlar sıcak ve orta nemli bir iklim hakimdir. Yıllık ortalama hava sıcaklığı 9.4 derecedir.

Yıllık don gün sayısı 77 gün ve yağış ortalama miktarı 665 mm dir. Stutgart yılın herhangi bir zamanında ziyaret edilebilir, ama genellikle Ağustos-Eylül aylarında ziyaret etmeniz önerilir.

Bu dönemlerde, şehirde “Şarap Köyü Festivali” ve “Bira Festivali” düzenlenmektedir. Kasım ayı sonlarında ise, yılbaşı öncesine kadar açık kalan “Noel Pazarı” ilgi çeker.

Hani her mevsim ziyaret edebilirsiniz dedim ama siz yine de yazın dahi olsa, hırka ve şemsiyenizi yanınızda bulundurun.

İNSANLAR

Belirtilenlere göre şehirde 170 ülkeden gelen insanlar yaşamaktadırlar. Günümüzde şehirdeki çocuk ve gençlerin yarısından fazlası göçmen kökenlidir.

Elbette ülkemizden giden vatandaşlarımız, bu şehirde yoğun olarak yaşamaktadırlar ve bunları gerek dil ve gerekse giyimleriyle hemen fark etmek mümkündür. Yani bu şehri ziyaret ettiğinizde bir anlamda sanki yabancı bir şehirde olmadığınızı düşünebilirsiniz.

 

TOPLU TAŞIMA

Stutgart şehrindeki toplu ulaşım araçları: “S-Bahn” denilen bölgesel trenler, “Statdtbahn” denilen tramvay ve otobüslerle sağlanır. Resmi tatiller ve geceleri, öncelikle hafta sonlarında gece otobüs hatları hizmete girmektedir.

WS otobüs ve trenlerden oluşan toplu taşıma sisteminde, şehir bölgelere ayrılmıştır ve seyahat ederken çapraz bölgeler daha pahalı bilet gerektirir.

Kısa mesafeler için ise, üç durak için geçerli olan “Kurzstrecke” bileti kullanmanızı öneririm. Günlük uzun geziler için ise, “Tageskarte” denilen günlük bilet almalısınız.

Stutcard

Bu kart ile: tiyatro biletleri, bisiklet kiralama, tekne gezileri ve diğer çeşitli eğlence faaliyetleri, müzeler ve galerilerde artı indirimler ya da indirimli girişler sağlayabilirsiniz.

“Stutcard Plus”a; üç günlük toplu taşıma bileti dahildir. Bunun iki versiyonu vardır. Bir tanesi sadece şehir içinde bölgesel ağdaki ulaşım araçlarını içerir.

 

NE YENİR

Svabya Rostbraten

Lahana turşusu, sote soğan, kızarmış dana dilimleri.


Gaisburger Marsch

Dumanı tüten haşlanmış sığır eti, kemik iliği, harika et suyu, patates, kızarmış soğan.


Laugenbrezeln

Bu tür yiyecek sadece fırınlarda değil, sokaklarda da satılmaktadır. Biraz tereyağlı bir tür börektir.

Almanya Stutgart

TURİZM

Şehirdeki kalış sürenize göre, mutlaka görmenizi önereceğim yerler şunlardır:
1.Mercedes-Benz Müzesi.
2.Porsche Müzesi.
3.Mezar Şapeli-Württemberg
4.Stutgart Eyalet Galerisi.
5.Wilhelma.
6.Mineral Kaplıcalar.
7.Schlossplatz-Saray Meydanı.

Almanya Stutgart

MİNERAL BANYOLARI

Şehrin “Bad-Cannstatt” ilçesi, mineral açısından zengin su kaynakları ile ünlüdür. Burada birkaç hamam ve sauna tesisleri bulunmaktadır. Termal hamamları ziyaret etmek isterseniz “U-Bahn” istasyonunu kullanmalısınız. “Cannstatt Mineral Hamamları” ve “Berg Mineral Bath” de popüler yerlerdir.

 

TARİHİ TAŞIMA

Standseilbahn Stutgart (Stutgart Cable Car) dünyanın ilk tam otomatik teleferiğidir. Teleferik Südheimer vadisi istasyonu ve Waldfrienhof arasındaki 87 metrelik dikey bölümde, sadece 3 dakika sürmektedir.

Ayrıca bir başka seçenek olarak: “Zacke” olarak bilinen ve Stutgart şehrine bakan bir tepede yani Degerloch ile Marienplatz arasında çalışan bir dağ demiryolu sistemidir.

 

GEZİLECEK YERLER

Almanya Stutgart
Almanya Stutgart
Almanya Stutgart

SCHLOSSPLATZ-SARAY MEYDANI

Bu geniş meydan: kraliyet dönemi başkentinden kalma binalarla çevrilidir. Bu meydan başlangıçta 1746 yılında askeri tatbikatlar ve tören alanı olarak yapılmıştır. 19. yüzyılın ortalarına kadar bu barok park kasaba halkı tarafından kullanılmıştır.

Bahçelerin merkezinde, King Willam I’in 25. yılı anısına 1841 yılında dikilmiş “Jubilee Sutun”u görülür. “Condordia” isimli ve 30 metre yükseklikteki bu sütun, uyum tanrıçası ile örtülmüştür. Burada bulunan yeni saray ise: 1746-1807 yılları arasında inşa edilmiştir. (aşağıda ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz)

Ayrıca, burada bir de dökme demirden 1871 yılında yapılan modern heykel parçaları bulunur. 1856-1860 ve 1957-1959 yılları arasında restore edilen meydanın kuzeybatı tarafında “Königsbau” denilen bir alışveriş çarşısı ve güneybatı bölümünde, yüksek zemin üzerinde “Kleiner Schlossplatz” dükkanları ve restoranları yapılmıştır.

Evet, Meydan şehrin canlı merkezi ve aynı zamanda şehrin birçok turistik yerine yürüme mesafesinde ve oyalanmak için iyi bir yerdir. Burası: şehirdeki her türlü kutlamaların yapıldığı yer olarak bilinir. Açık hava konserleri burada düzenlenir.

      

NEUES SCHLOSS-OLD CASTLE-YENİ SARAY

Yeni saray, Eyaletin başkenti, şehir merkezinde: Baden-Württemberg bölgesindedir.

Bu geç Barok tarzı yapı: Güney Almanya’da inşa edilmiş son büyük şehir saraylarından birisi olarak önem kazanmaktadır ve 17. yüzyılın muhteşem Fransız saraylarını andırmaktadır. Düz cephede tek dekorasyon korkuluklar üzerindeki heykellerdir.

1746-1807 yılları arasında mimarlar Nikolaus Fridedric Thouret ve Leopold Retti tarafından inşa edilen saray: Paris-Versay sarayı çizgisinde, üç kanatlı saray kompleksi şeklinde yapılmıştır.

Eski kale, Genç Dükün gereksinimlerini karşılamadı. 16 yaşındayken 1744 yılında Stutgart’a gelindiğinde, o kendisine uygun bir ikametgah aradı.

Kraliyet onuru ve kendisine yakışır bir ev kurulmasını istedi ve bu durum “New Castle” yani Yeni Sarayın yapılmasına neden oldu.

Yapının ilk taşı 3 Eylül 1746 yılında koyulmuştur. Mimar Lepoldo Matteo Retti zamanında başlayan inşaat, ölümünün ardından Rettis Philippe de la Guepiere döneminde sürdürülmüştür.

Yapının ana bölümü 1756 yılında tamamlanmıştır.

1762 yılına kadar bahçe kanadında ve kısmen Corps de Logis bölümünde, Rokoko süslemeler tamamlanmıştır. Kasım 1762 tarihinde, bir yangın sonrasında, kanat bölümü White Hall ve Aynalar salonu hızla genişletilmiştir.

Carl Eugen 1764 yılında buraya taşındı. Bu sırada, sarayın salon inşaatı ve bahçe kanadı tamamlandı. Evet: 19. yüzyıla kadar Württemberk kralları, New Castle ismi verilen bu sarayda yaşadılar.

Ancak yapı dünya savaşı sırasında yıkılmış ve sonradan yeniden inşa edilmiştir. Günümüzde yeni saray: Mali İşler ve Eğitim Bakanlığı tarafından kullanılmakta olup, önemli ziyaretçiler ve devlet günleri kutlamaları burada yapılmaktadır.

Ayrıca binanın kanat bodrum katında Württemberg Devlet Müzesi bölümünde Roma antikaları görülür. Merkez kanadındaki odalar, prestijli etkinlikler için kullanılmaktadır. Buralar sadece rehberli turlar için ziyaret edilebilir. Özellikle: mahzenlerdeki Roma taş anıtlarının koleksiyonunu mutlaka görmelisiniz.

Öte yandan: Stutgard şehrinin büyüyen merkezinin parçaları olan Berg ve Bad Cannstatt ilçeleri, Budapeşte’den sonra Avrupa’da en verimli kaplıcaları olan yer olarak popülerdir.

 

DEUTSCHES SPİELKARTENMUSEUM-ALMANYA KART MÜZESİ

Savaş öncesinde “Altenburger und Stralsunder Spielkartenfabriken” isimli oyun kartı şirketi, savaş sonrasında yok oldu ve Stutgart yakınlarındaki Leinfelden denilen yerde 30 yıl boyunca Martin Von Hase tarafından, özellikle 15. ve 16. yüzyıldan kartlardan oluşan büyük bir “oyun kartı” koleksiyonu 1959 yılında oluşturuldu.

Müze: 1972 yılında “ASS” denilen bu müze koleksiyonunu satın aldı. Bu satın almada, özellikle sanat tarihçisi Werner Jakstein’in etkili olduğu söyleniyor. 1956-1965 yılları arasında, Hintli kart koleksiyonun da eklenmesiyle Rudolf von Leyden koleksiyonu yaklaşık 3500 paket civarına ulaştı. Müze resmen 1974 yılında açıldı.

Evet müze günümüzde “Wurttemburgisches Landesmuseum” un bir dalıdır.

Koleksiyonda özellikle 16. ve 17. yüzyıl Fransız kökenli kartlar, Almanya’da yapılan, Doğu Asya ve Hint kartları ve 20. yüzyıl Alman standart kartları önemli kaynaklardır.

Bu sıra dışı müzede: 700 yıldan bu yana, beş kıtada, bir milyondan fazla bireysel kartlar ile yaklaşık 20.000 kart oyunu, oyun masaları ve geniş bir ihtisas kütüphanesi bulunmaktadır.

Koleksiyonda öğretim ve Tarot falcılık kartları da yer alır. Asya-Hint kartları, dünyanın en kapsamlı ve en güzel koleksiyon olarak kabul edilir.

Burada ayrıca: iskambil kartlarının üretim usulleri ve kullanımındaki çeşitli ekipmanları görebilirsiniz. Müze dükkanındaysa, kart oyunları koleksiyonu ile ilgili bir kitap satın almak mümkündür.

 

BİSMARK KULESİ-TOWER

Baden-Württemberg Bismarckurm bölgesindedir. Gözetleme kulesi olarak kullanılmaktadır. Kule: Wilhelm Kreis tarafından tasarlanmış ve 1904 yılında inşa edilmiştir. Kule: Alman Reich Şansölyesi Otto von Bismarck onuruna yapılmıştır.

İlk taşı 14.11.1902 tarihinde konulmuştur. 20 metre yükseklikteki kule, şehrin tamamının en güzel manzarasına sahip bir yerdedir. Binanın yapımında “Studgart Üniversitesi” öğrencileri sponsor olmuşlardır.

Burayı ziyaret ederseniz, kulenin seyir platformuna olan 92 basamaklık merdiveni tırmanabilirsiniz.

       

Almanya Stutgart

BELEDİYE BİNASI-TOWN HALL-RATHAUS

Belediye binası şehrin merkezinde “Markplatz” denilen yerdedir. Şehir: her 5 yılda bir seçilen 60 kent meclis üyesi tarafından yönetilmektedir. Onlar şehrin tüm önemli konularında kararlar alırlar ve belediye başkanına iletirler.

1950-1953 yılları arasında yapılan Glockenspiel kulesi 60.5 metre yüksekliğiyle dikkati çekmektedir. Binanın tümü ise, 1853-1856 yılları arasında yeniden inşa edilmiştir. Ancak 1944 yılında bina bombalanınca hasar görmüş ve ardından 1905 yılında yanmıştır.

Bu bombardımanlarda kule neredeyse el değmeden kalabilmiştir. İki yan kanadı tahrip olmasına rağmen, bina aslına sadık kalınarak 1953-1956 yılları arasında yeniden inşa edilmiştir.

Yapı: Mayıs 1955 tarihinde açılmıştır. Mercan kaya ve kireç taşından yapılmış olan cephesiyle bina, günümüzde de şehir salonlarından biri olma özelliklerini korumaktadır. Kule, belediyenin gücünü somutlaştırmaktadır. Kulede 950 kg ağırlığında 30 farklı çan bulunmaktadır.

Gün içinde, bunlar sadece beş kez ve bazen türkü havasında çalarlar. Sonuç olarak: bu belediye binası, eleştirmenler tarafından estetik olmamakla suçlanmasına rağmen, yine de heybetli bir görüntü sunmaktadır.

Belediye binası her an ziyaretçilere açıktır, burayı ziyaret ederseniz geçici sergileri izleyebilirsiniz. Binanın bulunduğu meydan ise, özellikle Noel öncesinde kurulan büyük Pazar ile tanınmaktadır.

Tüm stantlarda el yapımı ürünler pazarlanır ve tüm Baden-Württemberg bölgesinden gelen insanlar tarafından ziyaret edilir. Noel dışında, burada Salı, Perşembe ve Cumartesi günleri sabahında haftalık pazarlar kurulmaktadır.

Yüzyıllar boyunca çiftçiler ürünlerini burada satmaktadırlar. Bu pazarın kökeninin 1304 yılına kadar gittiği öğrenilmiştir. Ama biraz önce söylediğim gibi esas Pazar Noel esnasında kurulmaktadır ve yaklaşık 200’den fazla tezgah kurulmaktadır.

Tezgahlarda; oyuncaklar, el sanatları, ev eşyaları ve Noel süslemeleri ve sıcak şarap ve basit yemekler sunulmaktadır.

Burada bir de heykel ilginizi çekecektir. 2.14 metrelik bu bronz heykel: 1905 yılında heykeltıraş Heins Fritz tarafından yapılmış ve City Hall önüne dikilmiştir. Heykel: “Stuttgardia” ismini taşıyan, kendi kendine yeten bir vatandaşın sembolik olarak temsilidir ve Stutgart adlı sakinleri korumak için betimlenmiş tanrıçadır.

Heykelin yapımında model olarak Else Weil isimli, bir Yahudi doktorun 17 yaşındaki kızı kullanılmıştır. Heykelde, sol elde belediye binasının bir modeli tutulmaktadır.

Heykel: II. Dünya savaşında bombalamalar sırasında başka yere taşınmış ve 1968 yılında Belediye Binasının yan cephesi üzerine yerleştirilmiştir. Tanrıça, Stutgart vatandaşlarını takip etmektedir.

         

Almanya Stutgart

ALTES SCHLOSS-ESKİ SARAY-WÜRTTEMBERG EYALET MÜZESİ

Anglikan kilisesinin yanındadır. Şehrin en eski anıtıdır. Yapının temel duvarları, MS.941 yılına tarihlenmektedir.

Sarayın geri kalan kısmı ise daha sonra yeniden yapılmıştır. 16. yüzyılda Rönesans tarzı saray, eski kale dışına doğru büyümüştür.

Bu büyüme 1969 yılına kadar sürmüştür. Bu arada 1944 yılında şehrin ağır hava bombardımanı sırasında, bu yapıda büyük hasar görmüştür.

1948 yılından bu yana: Eski Saray, devlet tarihinin bir sembolü olarak tarih müzesine ev sahipliği yapmaktadır.

Sarayın 16. yüzyılda inşa edilmiş şapeli, Güney Almanya’da en eski Protestan dini yerlerinden birisi olarak kabul edilmektedir.

Evet Baden-Württemberg kültürel tarihinin en büyük müzesi, günümüzde heyecan verici biçimde ülkenin Taş Çağından bugüne kadar olan tarihini yansıtmaktadır. Müze: King William I tarafından, 1862 yılında kurulmuştur.

1960’larda “Dekoratif Sanatlar Müzesi” de buraya dahil olmuştur. Ayrıca yine müzenin daimi koleksiyonlarında: müzik aletleri, Roma taşları ve Schiller koleksiyonları da popülerdir.

2012 yılında müze, 150. yılını kutladı.

Almanya Stutgart
Almanya Stutgart

SANAT MÜZESİ-KUNSTMUSEUM

Müze, şehrin merkezinde, Saray Meydanında yani Kleiner Schlossplatz meydanında: kuruludur ve şehrin önemli sanat koleksiyonlarının sergilendiği başlıca yer olarak önem kazanmaktadır.
Yapı 26 metre yükseklikte, zarif taştan ve cam küp şeklindedir.

Özellikle geceleri ışıklandırıldığında muhteşem güzel bir görüntü ortaya çıkar. Cam küp: her yıl 3-4 büyük sergi ile, geniş kitleleri buraya çekmektedir.

Müze bölümüne girerken burayı tasarlayan mimarlar: ek sergi alanı için 4000 metrekarelik bir yer oluşturmuşlar ve buraya ulaşım için eski ve günümüzde kullanılmayan bir trafik alt geçidini ustaca kullanmışlardır.

Bu ek sergi alanı, müzenin koleksiyonunu sergilemekte öncelikli olarak kullanılır. 1000 metre karelik küp alanda ise, genellikle geçici sergiler düzenlenir.

Müzenin koleksiyonu, 1924 yılında Belediye Koleksiyonu olarak toplanmaya başlamış ve halen 15.000 eserden oluşmaktadır. Özellikle “Otto Dix” isimli sanatçının eserleri, koleksiyonu dünyanın en ünlü koleksiyonlarından biri haline getirmiştir.

Müzeyi ziyaret ederseniz, aynı zamanda: Adolf Hölzel, Fratz Winter, Dieter Roth ve Karin Sander gibi sanatçıların da etkileyici eserlerini görebilirsiniz.

    

HOHENHEİM PALACE

Schloss Hohenheim adresindedir.
Hohenheim sarayı: botanik bahçeleri ve bir İngiliz tarzı park ile çevrilidir. Yapı: Dük Carl Eugen projesidir.

Bu Malikaneyi, daha sonra ikinci eşi olan metresi Franziska von Hohenheim için bir hediye olarak burada bulunan eski bir kalenin temelleri üzerine yaptırmıştır. Yapının temeli 1785 yılında atılmıştır. 1904 yılından itibaren Dük ve eşi: parklar ve egzotik bahçelerle çevrili burada yaşamışlardır.

Dük: 1776 yılında İngiltere’ye bir gezi yapmış ve dönüşünde buradaki İngiliz peyzaj bahçe planını tasarlamıştır. Bahçe ve çim çiçek manzaraları, sarayın yakınlarındaki küçük bir arazi üzerinde hayali Roma kalıntıları üzerine inşa edilmiştir.

Carl Eugen, tamamlanamamış bu sarayda bakıma muhtaç halde 1793 yılında ölmüştür.
Ardından, 1818 yılında, saray Bonn Üniversitesinin bir parçası olmuş ve “Tarım Akademisi” olarak 1967 yılından bu yana kullanılmaktadır.

        

YANLIZLIK PALACE-SCHLOSS SOLİTUDE

Bu yapı: 1764-1775 yılları arasında, şehrin batısındaki bir tepe üzerinde Duke Carl Eugen tarafından inşa ettirilmiştir. Duke Carl Eugen von Württemberg: tüm site ve iç tasarımı mimar Philippe de la Guepiere liderliğindeki bir ekibi görevlendirmiştir.

Ancak, Duke kendisi de aktif rol oynamıştır. Ana binanın merkezi, zenginliğin göstergesi olarak büyük ölçüde inşa edilmiştir. Dük ve mahiyeti: güney taraftaki biraz daha mütevazi binada kalmışlardır. 1755 yılında Duke, Hohenheim Sarayı gibi diğer projelere yönelmiştir.
Yapı çevresindeki kırsal bölgenin muhteşem manzarasına hakimdir ve iddialı mimarisi ilgi çekmektedir.

Üç kanatlı merkezi açık alan: iç parçalar ve özgün mobilyalar, sarayı ihtişamlı bir hale getirmiştir.

Sarayın iç ihtişamı ise, geç Rokoko ve erken neoklasik tarzda tasarlanmıştır. Ana bina, dekoratif ve karmaşık odaları ile, kompleksin merkezindeki büyüleyici köşk, iyi korunmuştur. Onun kubbeli çatı altındaki bölümü “Whilet Hall” olarak isimlendirilir.

1972-1983 yılları arasında sarayın freskleri ve tavan duvar resimleri de dahil olmak üzere, büyük bölümü yenilenmiştir.

1764-1768 yılları arasında, Duke Carl Eugen: Ludwingsburg Sarayı ile burası arasında bir cadde yapımında görevlendirildi. Bu cadde 13 km boyunca düz bir çizgide uzanır. Tamamen bozulmadan günümüze gelmiştir ve artık bir kamu patikası olarak bilinir.

Saray günümüzde: genç sanatçılar için bir akademik yer olarak kullanılmaktadır.

Almanya Stutgart
Almanya Stutgart

KÖNİGSBAU-PASSAGEN

Schlossplatz meydanına komşu bu bina 19. yüzyılda inşa edilmiştir. Batıda Schlossplatz meydanına komşudur.

Savaş sırasında tahrip olan yapı: 1958-1959 yılları arasında yeniden inşa edilmiştir.
Onun heybetli revakı 34 sütun ile süslüdür ve 134 metre uzunluğundadır ve binanın hakim özelliğidir.

Bir zamanlar kamu hizmetleri için kullanılan bu yapı, günümüzde kafeler ve “Königsbau-Passagen” isimli bir alışveriş merkezi tarafından kullanılmaktadır.

Bu alışveriş merkezinde: uluslar arası markalar, büyük güzellik ürünleri, fantezi aksesuarlar, çeşitli mutfak ve gereçleri, tek bir çatı altında mükemmel hizmetle ziyaretçilere sunulmaktadır.

 

      

 

PAZAR-MARKET HALL

1864 yılında mimar Martin Elsaesser tarafından inşa edilen sebze ambarı:1911-1914 yılları arasında yıkılmış ve daha sonra yeniden inşa edilmiştir. 1953 yılının ardından ise tamamen restore edilmiştir.

1973 yılında ise bina tarihi eser olarak koruma altına alınmıştır. 1993 yılında bir yangında tahrip olan yapının içi, yangının ardından tamamen yenilenmiştir.

Evet, günümüzde burası: oryantal bir çarşı ve kalabalık bölgesel pazardır. 3500 metre karelik alana yapılan burada havada ağır bir baharat kokusu ve farklı dillerde konuşanların bulunduğu tezgahlar, taze meyve ve sebzeler görebilirsiniz.

Ayrıca: taze çiçekler, balık, et, yerel üretim yanı sıra egzotik meyveler, baharatlar da satılır.
Bu satış dışında, Pazar salonunda 3 farklı yemek yeri bulunmaktadır ve buralara uğrayarak bir şeyler atıştırabilirsiniz. Birinci katta, galeri altında: pazarın canlı hayatını izlemek için bir yer vardır.

 

MERSEDES BENZ MÜZESİ

Müze binasının mimarisi, Mersedes-Benz markasının tarihini canlandıracak şekilde tasarlanmıştır. Binanın iç tasarımı Hollandalı mimarların eseridir.

Şehirde Bad Cannstatt denilen yerde bulunan bu müze: otomotiv tarihinin 120 yıllık geçmişini gözler önüne sermektedir. Burada ilk atsız taşımadan, modern limuzin’e kadar olan otomobil gelişimi görülmektedir. Sergide en ilgi çeken parçalar: 1886 yılında ilk “Daimler” otomobili, yani efsanevi “Gümüş ok” ve ayrıca Papa John Paul II için yapılan “Poyemobile” dır.

Müze turları: dairesel olarak yapılan iki turdan oluşmaktadır. Üst katta “Myth” ve “Koleksiyonlar” başlıklı bölümler bulunur. Efsane tur: Mersedes Benz markasının tarihini anlatmaktadır. Toplama odalarında: farklı araçlar sergilenmektedir. “Yardımcılar Galeri” sinde örneğin itfaiyeci ve acil yardım hizmetleri araçları sergilenmektedir.

Evet müzeyi ziyaret etmek isteyenler Pazartesi günleri kapalı olduğunu unutmasınlar. Müzeyi bütün olarak gezmek isterseniz, yaklaşık 2-3 saatlik bir süreç ve yorgunluğu göze almanız gerekiyor, bu yüzden müzenin bazı yerlerini atlayabilirsiniz.

Ama özellikle “sürücü simülatör” ünü kullanmanızı öneririm. Otomobil hayranı iseniz, burayı ziyaret etmenizi öneririm. Ziyaretin ardından müze dükkanı ve restoranı unutmayın.

 

EXİTGAMES STUTGARRT HOUSE

Holenheimerstr-Baden-Württemberg adresindedir.
Burası bir eğlence-oyun merkezidir. Odaya girenlere, çeşitli ipuçları veriliyor ve belli bir zaman içinde anahtarı bulmaları isteniyor. İlk oda 2-6 kişi için tasarlanıştır. 2 kişilik oyun için 60 dakika tahsis edilmektedir.

 

NECKAR PARK

Mercedesstrasse-Baden-Württemberg adresindedir. 55 hektarlık bir alanı kapsamaktadır. Avrupa’nın en büyüklerinden birisidir. Neckar nehri kıyısındadır.

2011-2012-2014 yılları arasında, burada 3 kez Oktoberfest düzenlenmiştir. Bölge: Necar nehri yanında büyük bir alandır. Bira severler, burayı yeryüzü cenneti olarak nitelendirirler.
Ayrıca, burada birçok ördek ve sincap gibi hayvanlar da görebilirsiniz.

   

PORSCHE MÜZESİ

Bu ilginç binanın sergi alanı, üç beton sütun üzerine oturtulmuştur. Müze 2009 yılında açılmıştır ve burada 80 araç ile yaklaşık 200 obje bulunan küçük sergiler bulunmaktadır.

Serginin ilginç konsepti: mimarlar HG Merz tarafından kaynaklanmaktadır. Her ekranda: her araç, hazır görüntüler ve tarihsel yarışlarda aldıkları başarılarla görüntülenirler.

Genelde ise 1948 öncesi Porsche ve 1948 sonrası Porsche olarak iki bölüme ayrılmıştır.

Yeni binadaki sergi alanının yanına: Porsche Arşivi ve tarihi araçlar için özel bir atölye eklenmiştir. Burada bazı müşterilerin arabaları restore edilmektedir.

 

WÜRTTEMBERG DAĞI SEPULCHRAL ŞAPELİ

Mezar 1864 yılında erken yaşta ölen kraliçe Katharina ve Kral Wilhelm I’ in dinlenme yeridir. Carrara mermer lahit üzerinde “Aşk Asla Ölmez” yazılıdır. Veliaht Prens Wilhelm ve kuzeni Rusya Grand Düşesi Katharina Pawlowa: 1816 yılında evlenirler.

Katharina, evlendikten 3 yıl sonra, 30 yaşında ölür ve eşi kral Wilhelm tarafından atalarından kalan (11.yüzyıl kökenlidir) bu kale sitedeki yere gömülür.

Şapel: Klasisist tarzda inşa edilmiştir, heykeller: heykeltıraş Johann Heinrich Dannecker ve öğrencisi Theodor Wagmer tarafından Carrara mermerlerinden yapılmıştır. Buradaki şapel ise 1825-1899 yılları arasında Rus Ortodoksları tarafından ibadet için kullanılmıştır.

Günümüzde de, halen Rus Ortadoksları, her yıl bir tören düzenlerler. Ayrıca şapelin bulunduğu yerden: Stutgart Limanı ve Neckar Vadisinin görkemli görünümü izlenebilmektedir.

Almanya Stutgart

STİFTSKİRCHE-ANGLİKAN KİLİSESİ

Bu dini yapının geçmişi 10 ve hatta 11 yüzyıla kadar uzanmaktadır. Burada erken Romanesk dönemde de bir dini yapının varlığı bilinmektedir. Burada bulunan bu orijinal kilise: zamanla gelişmeye devam etmiş ve 1175 yılında, diğer bölümleri yıkılmış, boyutu arttırılmıştır. Çarpıcı kilisenin özellikle iki zıt kulesi çok popülerdir.

Kilise bugünkü görünümüne 1463 yılında kavuşmuştur. Bu tarihte: üç nefli bazilika ve gotik nef eklenmiştir. 16 Mayıs 1543 tarihinde Württemberg Dükalığından Konrad Öttinger Collegiate: burada ilk Protestan hutbeyi okumuştur.

1553 yılında reformcu Johannes Brenz: kilisenin ilk Protestan dekanı oldu. 1944 yılındaki Dünya Savaşında: kilise tamamen tahrip oldu. Sadece kuleleri ve kuzey duvarı, bombalı saldırıları hasarsız atlattı.

1950’li yıllarda ise kilise yeniden inşa edildi. Bu yeniden inşa sırasında arkeologlar tarafından yapılan araştırmalarda: önemli tarihi kalıntılara ulaşıldı.

Şehre adını veren “Stutengarten” denilen ve 950 yılında kurulan yere ait kanıtlar bulundu. Ayrıca iki mezar: burada 7. ve 8. yüzyıllarda yerleşim olduğunu göstermektedir.

 

STUTTGART TREN İSTASYONU

1914-1927 yılları arasında Paul Bonatz tarafından tasarlanan istasyon, o yıllarda şehrin yeni ve çağdaş yüzü olarak lanse edildi. 58 metre yükseklikteki kule, kireçtaşından yapılan cephenin dikdörtgen blokları; yapıya klasik görünüm verir.

Savaşın ardından 1945-1974 yılları arasında: şehir birçok teknik ve çağdaş bina ile donatılırken, bu tren istasyonu da; bir yer altı yüksek hızlı tren terminali ve “Klett-Passage” isimli yer altı alışveriş merkezi ile donatılmıştır.

 

STUTGART DEVLET GALERİSİ

Post-modern bina, ünlü İngiliz mimar James Stirling tarafından dizayn edilmiştir. 1984 yılında açılan binanın dış cephe parçaları pembe, gök mavisi, yosun yeşili ilginç ve canlı renklerle boyanmıştır. Yapının üçüncü galerisi, Eylül 2002 tarihinde açılmıştır.

Evet burada uluslar arası üne sahip bir koleksiyon bulunmaktadır ve Almanya’nın en çok ziyaret edilen müzelerinin başında gelmektedir. Binanın eski kısmında: Rubens, Rembrant gibi sanatçıların eserleri sergilenmektedir.

Yapının “Yeni Devlet Galerisi” olarak bilinen bölümünde ise, Almanya’nın en büyük ve en etkileyici Picasso koleksiyonu bulunmaktadır.

Almanya Stutgart

TELEVİZYON KULESİ-HOHER BOPSER

Jahnstasse adresindeki televizyon kulesi: 217 metre yükseklikte ve dünyanın ilk televizyon kulelerinden birisidir. Kulenin deniz seviyesinden yüksekliği 483 metredir ve 40 yıldır Stutgart şehrinin sembolü olarak durmaktadır.

Kule 20 aylık bir inşaat dönemi sonunda 5 Şubat 1956 tarihinde açılmıştır. Kulenin tasarımı: mühendis Prof.Dr. Fritz Leonhrd tasarımıdır. Giriş ücretleri, kulenin maliyetini 5 yılda tamamlamış, amorti etmiştir.

Havanın açık olduğu günlerde, kulenin seyir terasından Alpler dahi görülebilmektedir. Kuledeki izleme platformu 150 metre yüksekliktedir ve onun üzerinde bir restoran bulunur.

 

WEİSSENHOFSİEDLUNG

Burası şehirde modern mimarinin en önemli yerlerinden birisi olarak bilinir. Alman Çalışma Federasyonu tarafından, bina 1927 yılında yapılmıştır.

Yapımda: Almanya, Hollanda, Avusturya, İsviçre’den 17 mimar görev almış ve 63 daireden oluşan 21 bina yapılmıştır. Projede yer alan kişiler, buradaki uygulama sonucunun modern dünya mimarisinde kullanımını sağlamışlardır.

Dünya savaşında hasar görmesine rağmen, günümüzde burası eşsiz bir mimari topluluk olarak kabul edilmektedir.

     

WİLHELMA-HAYVANAT VE BOTANİK BAHÇESİ

Württemberg kralı Wilhelm I: 19. yüzyılda mimar Karl-Ludwig Zanth aracılığı ile, park içinde Mağribi tarzı bu bölgenin oluşturulmasını sağlamıştır.

İlk dönemde park alanı halka açık değildi, ancak yine park alanı içinde bir hayvanat bahçesi ve bir botanik bahçesi yapılarak, bina ve bahçeler 1950’li yıllarda restore edilerek geliştirilmiştir.

1880 yılında kraliyet kararnamesiyle halkın ziyaretine açılan bahçe, dünya savaşı sırasında tahrip olmuştur.

Hayvanat Bahçesi

Günümüzde burada yaklaşık 1000 çeşitten 10.000’den fazla hayvan bulunduğu söyleniyor. Böylece burası Almanya’nın en fazla nüfuslu hayvanat bahçesidir.

Özellikle büyük maymunların koleksiyonu ilgi çekmektedir.

Öte yandan, burası aynı zamanda büyük bir maymun anaokulu olarak da Avrupa hayvanat bahçeleri arasında popülerdir.

Botanik Bahçeleri

Burada bitkilerin sayısız türü bulunmaktadır ve bunların sayısının 5000 olduğu söyleniyor. Özellikle orkideler ilgi çeker ve 30 farklı kamelya, farklı çiçek türleriyle düzenlenmiştir.

Avrupa’nın en büyük manolya çiçeği buradadır.

Stutgart şehrinde alışveriş ile ilgili yazım için.