Evet, İstanbul’dan herhangi bir havayolu şirketinin uçağı ile, Amsterdam’a yaklaşık: 3.5 saatlik uçak yolculuğu yapmanız gerekiyor. Uçakla, şehrin üzerinde tur atarken, daha ilk başta şehircilik dersi alacağınız kesin.
Nüfusu 16 milyona varan bu küçük ülkenin, şehircilik ve kurallara uyma açısından ne kadar ileri de olduğunu görmek mümkün. Evet: Amsterdam’a vardığınızda: saatlerinizi, 1 saat ileri almayı unutmayın.
GÜMRÜKTEN GİRİŞ:
AB üyesi olan ve olmayan ülke vatandaşlarına uygulanan standartlar var. Bizler için, yani AB üyesi olmayan ülke vatandaşları için uygulamalar şöyle: ülkeye sokabileceğiniz maddeler ve standartları: 20 paket sigara, 50 puro, 250 gr. tütün, 2 litre köpüksüz şarap, 50 gr. Parfüm, 500 gr. Kahve, 100 gr. Çay.
Alışverişlerinizde, belirlenmiş bazı mağazalardan aldığınız malların vergisini geri alabilirsiniz. Bunun için, bir gün içinde bir mağazadan en az 137 euro, alışveriş yapmanız ve bu malı üç ay içinde ülke dışına çıkarmanız gerekiyor.
Vergi iadesi için: satın aldığınız malı, faturasını ve KDV iade çekini, ülkeden çıkarken göstermelisiniz. Havaalanında bununla ilgili ofis var.
Amsterdam’da:
Hollanda Amsterdam Ulaşım; Havaalanı var. Hollanda’nın en büyük havaalanı olması yanında, Avrupa’nın dördüncü ve dünyanın onuncu, en büyük havaalanıdır.
Aynı zamanda: Kuzey Amerika ve Pasifik Havayollarının yanı sıra, özellikle Uzakdoğu’daki ve Güney Afrika’daki eski Hollanda sömürgelerinin Avrupa’ya açılan kapısıdır.
Yılda yaklaşık 42 milyon yolcuya hizmet veriliyor.
1991 yılında yapıldığında, 101 metre yüksekliği ile, dünyanın en uzun hava trafik kontrol kulesine sahip olan havalimanının, tabanı ise deniz seviyesinden, 3 metre aşağıdadır. Bu arada; aylar önce, buraya inerken düşen THY uçağı akla geliyor hemen.
Evet, devam ediyorum.
Schiphol; Royal Dutch Airlenes (KLM)in, ana havaalanıdır ve 2005 yılında bu yana direkt uçuş yapılan noktalar, 91 ülkeden 260 noktaya ulaşmıştır. Çok geniş bir alışveriş alanına sahiptir. Bu vergisiz mağazalar: dünyanın en iyileri arasında sayılır.
Schiphol Plaza adı verilen bu alanda: haftanın her günü, gece yarısına kadar açık kalan bir süpermarket bulunmaktadır. Free Shop mağazaları mutlaka ilginizi çekecektir, bunları gezmek için zaman ayırın, dönüş yolculuğundan önce, buraya zaman ayırın.
Havaalanındaki pasaport polisi; ülkeye girerken, dönüş biletinizi soruyor. Dönüş biletinizin yanınızda bulunması şart.
Schiphol Havaalanı:
kent merkezine 14 km. uzaklıktadır. Havaalanından: otelinize, “Connextion” denilen otobüsler ile gidebilirsiniz. Bu otobüsler: her gün, saat: 07.00- 21.00 arasında, havaalanından her 20-60 dakikada bir kentteki belli başlı otellere servis yapıyorlar. Biletler: 10 Euro civarında.
Ayrıca: havaalanının hemen altından tren geçiyor. Bu tren ile, Amsterdam Central Station (merkez istasyon) a ulaşabilirsiniz. 15-20 dakikalık şirin ve konforlu tren yolculuğunun ücreti: 3.60 Euro. Geceleri, sefer sayıları azalsa da, bu tren seferleri 24 saat sürüyor.
Slovakya UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıklarıSlovakya UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıkları
BARDEJOV ŞEHRİ
2000 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınan Bardejov: Beskyd dağlarının tepesinde, Slovakya’nın kuzeydoğu bölümünde, Topia nehri kıyısındadır. Demir çağında Roma döneminde burada yerleşim bulunmaktadır. Ancak: şehir Karpatlar bölgesindeki büyük bir ticaret yolu üzerinde bulunması ile, önem kazanmış ve Ortaçağ’da birçok kez işgal edilmiştir.
Şehir: biraz önce de söylediğim gibi, önemli bir ticaret yolu üzerindedir ki: özellikle Macaristan ve Polonya arasındaki ticaret, bu yol üzerinden yürütülmüştür. Bu nedenle: 14’ncü yüzyılda, Ludovit ben isimli kral: şehri güçlendirme çalışmalarına girişmiş ve şehri üç kapılı ve burçlarla takviye edilen surlarla çevirmiştir. 1420-1474 yılları arasında, ikinci sıra surlar yapılmıştır. Surların batısında bulunan “Moat kapısı”, surlar üzerinde bulunan üç ana giriş kapısından birisidir.
Surlar önündeki ahşap köprü, 1770 yılında, bugünkü taş köprü ile değiştirilmiştir.
Burası: müstahkem bir ortaçağ şehri olarak önem kazanıyor. Ama, aynı zamanda son derece tam ve iyi korunmuş durumdadır. Ayrıca, yine burada 18’nci yüzyıldan kalma bir Sinegog ve çevresindeki Yahudi Mahallesi dikkat çekmektedir.
Slovakya UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıklarıSlovakya UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıklarıSlovakya UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıkları
BANSKA STİAVNİCA ŞEHRİ
1993 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmış şehir: yüzyıllar boyunca, birçok seçkin mühendis ve bilim adamları tarafından ziyaret edilmiştir.
Burada: eski Ortaçağ madencilik merkezi, Rönesans sarayları, 16’ncı yüzyıldan kalma kiliseler, zarif meydanlar ve kaleler bulunur. Özellikle: geçmişin madencilik ve metalurji faaliyetlerinin hayati kalıntılarını içeren peyzajın çevre ile uyumu ilgi çekmektedir.
Evet; şehir, Slovakya’nın en eski madencilik kasabasıdır. Şehirde, madencilikle ilgili en eski kayıt 1275 yılına kadar gitmektedir. Glanzenberg ve Paradajz dağlarının dik yamaçlarında: uzun yıllar madencilik yapılmıştır. Hatta: bu madencilik yataklarının: Moravya İmparatorluğu dönemine yani 9’ncu yüzyıla kadar indiği, yani o dönemde çalıştığı ve Ortaçağ dönemi boyunca sürdürüldüğü bilinmektedir.
13’ncü yüzyılda, şehre madencilik nedeniyle ayrıcalıklar verilir ve 15’nci yüzyılda ise, bölge büyük bir refaha ulaşır. Bu dönemde: şehrin çevresinde bir sur duvarı yapılır, kilise yeniden inşa edilir ve güçlendirilir ve birçok yeni konut yapılır. 14’ncı yüzyılda, Rönesans sarayı yapılır. Şehrin kalbindeki “Trinity meydanı” bu dönemin en önemli planlı yerleşim belgesi olarak görülmektedir.
15’nci yüzyılda, metal fiyatlarındaki ani düşüş nedeniyle sıkıntılar ortaya çıkar. Ancak, bununla birlikte, teknoloji ilerlemeye devam eder ve 1627 yılında; madencilikte, ilk barut burada kullanılmıştır.
18’nci yüzyıla gelindiğinde, derin madencilik konusunda ilerlemeler kaydedilir. Maden zenginleştirme tesisleri kurulur ve madencilik yine karlı bir hale gelir. Pek çok önde gelen mühendis ve Avrupa’nın birçok yerinden gelen metalurji bilim adamı: burada çalışmışlardır.
1762-1764 yılları arasında, Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun “Maden Akademisi” burada kurulmuştur. Akademi: I. Dünya savaşından sonra: 19’ncu yüzyılın sonuna kadar, faaliyetlerine devam etmiştir.
Şehirde görülecek yerler
Rönesans evi ve Yeni kale
Osmanlı korkusuyla kurulmuştur.
Town Hall
16 ve 18’nci yüzyıldan kalmadır.
St.Catherine kilisesi
Geç gotik mimari stilinde yapılmıştır.
Kutsal Bakire Meryem kilisesi
Neo-klasik yapıdadır.
Madencilik Akademisi
Dünyanın ilk teknik üniversitesi, 1762 yılında, Maria Theresia tarafından, burada kurulmuştur. Burası, aynı zamanda Avrupa’da madencilik bilim ve teknik gelişmelerinin merkezi olarak kullanılmıştır.
Slovakya UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıklarıSlovakya UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıklarıSlovakya UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıkları
LEVOCA-SPİSSKY HRAD
Spissky Hrad: 13 ve 14’ncü yüzyıllarda, büyük bir askeri topluluğun bulunduğu, Doğu Avrupa’da siyasi ve dini yapılaşma yeridir.
Buradaki: Romanesk ve Gotik mimari unsurları, oldukça sağlam kalarak günümüze ulaşmıştır.
Genişletilmiş surlar içinde: 13 ve 14’ncü yüzyıllarda kurulan “Levoca” tarihi kent merkezi bulunmaktadır.
Sitenin en iyi korunmuş eserleri:
1510 yılında tamamlanmış, 18.6 metre yüksekliğindeki “Alterpiece” dir.
St Jacob Kilisesi
Giriş ücretlidir, giriş ücreti yetişkinler 2 Euro, 6-15 yaş arası çocuklar, emekliler ve öğrenciler 1 Eurodur. Cumartesi öğleden sonraları ziyarete kapalıdır.
Daha önceki bir sitenin üzerine, 14’ncü yüzyıldan kalmadır. Ülkenin en önemli binalarından birisidir. Kilisede bulunan ahşap ana sunak: dünyada türünün en uzun olanıdır.
Yapının uzun ince kulesi: şehrin silüetinin en belirgin özelliğidir. Kilisenin içinde, ortaçağ döneminden kalma çeşitli sanatsal objelerin bulunduğu eşsiz bir müze bulunur.
Kilisenin içinde bulunan, 18.6 metre yüksekliğindeki ana sunak: biraz önce de söylediğim gibi, dünyada türünün en uzun olanıdır. Bu sunak: 1507-1517 yılları arasında, Levoca Master Pavol oyma atölyesinde: ressam Hans tarafından yapılmıştır. Üzerinde: ahşap oyma desenler görülür.
Slovakya UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıklarıSlovakya UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıklarıUNESCO Dünya Kültür Mirası varlıkları
VLKOLİNEC
Slovakya ülkesinin merkezinde bulunan Vlkolinec şehri: bir Orta Avrupa köyü geleneksel özelliklerini taşımaktadır ve bu nedenle, burada bulunan 45 bina, 1993 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesi ne dahil edilerek koruma altına alınmıştır.
Genellikle dağlık alanda bulunan geleneksel evlerin: en eksiksiz olanları burada bulunmaktadır. Köyün düzeni hemen hemen değişmeden kalmış ve mimari tarzı tam olarak muhafaza edilmiştir. Slovak Cumhuriyetinin geleneksel yerel yapılarının en iyi korunmuş ve en kapsamlı kümesidir.
Köyün bulunduğu yerde: 10-12’nci yüzyıllar arasına kadar uzanan bir Slav yerleşim dönemi bulunmaktadır. İlk belgesel kayıtlar, 1376-1470 yılları arasına kadar uzanmaktadır. 1675 yılında: burada yalnızca beş ev bulunduğu görülür. Günümüzde görülen mevcut yerleşimin tümü ise, 19’ncu yüzyıldan kalmadır.
Bu karakteristik evlerde: küçük müştemilat ve arkada ahırlar bulunur. Evlerin cepheleri, sokaklara dönüktür. Ana cadde: bir dik yamaçtan köyün merkezine doğru ilerler. Köyün kuzey ucundaki bölümler, II. Dünya savaşında tahrip edilmiş ve sonradan yeniden inşa edilmiştir. Köyün içinden, bir kanalizasyon akar. Evler geleneksel Slovak ahşap “Blockbau” mimari stilindedir.
Bu stil: taş temeller üzerine günlük duvarlar oluşturmak şeklindedir. Duvarlar: kille kaplıdır ve beyaz badanalı veya mavi boyalıdır. Bunların büyük bölümünde, 3 oda bulunur, çatıları eğimlidir.
Köydeki “Kutsal Bakire Meryem Kilisesi” 1875 yılında yapılmıştır, ancak çan kulesi, 1770 yılından kalmadır.
UNESCO Dünya Kültür Mirası varlıkları
TATRANSKA MADONNA
Burada: dünyanın en büyük dolaşan paralardan oluşturulmuş mozaiği bulunmaktadır.
Slovakya: ortak Avrupa para birimine girmeden önce, Slovak para birimini hatırlamak için Eylül 2006 tarihinde, Pohotovost şirketinin 155 çalışanı tarafından: ressam Marian Presnajder tarafından yapılan kroki temeli üzerine bu mozaik oluşturulmuştur.
Mozaikte kullanılan Slovak paralarından, üç renkte, 115.000 tanesi kullanılmıştır. Mozaiğin toplam kapladığı alan: 52.5 m. Karedir. (7 x 7.5 metre)
Mozaik’de: bir çocuk, küçük İsa ve Madonna-Kutsal Anne görülüyor. Çünkü: Slovaklar için, o: Hıristiyanlık koruma, annelik ve yardım sembolüdür.
Mozaik: “Guiness Rekorlar Kitabı”na kaydedilmiştir. Sanatsal değeri: 331.939 eurodur.
Ericeria isimli balıkçı köyü: Atlantik Okyanusuna bakan kayalıklar üzerinde kurulmuş, büyüleyici atmosferiyle ilgi çekmektedir. Kasaba: Lizbon şehir merkezinden 50 km. uzaklıktadır. Bu yol yaklaşık 30 dakika sürmektedir.
Portekiz Lizbon EriceriaPortekiz Lizbon Ericeria
Kasaba içinde: mavi kenarlı ve beyaz badanalı şapel ve beyaz evler, dar sokaklar, kumlu plajlar ziyaretçileri cezp etmektedir. Buraya yolunuz düşerse: birçok popüler restoranlardan birinde, mükemmel deniz ürünlerinden oluşan bir yemek yiyebilirsiniz.
Portekiz Lizbon EriceriaLizbon Ericeria
Ama, Ericeria denildiğinde ilk akla gelen elbette bunlar değil, ilk akla gelen “su sörfü” dür. Denizdeki sörf dalgaları: dünyaca ünlü “Ribeira das ihlas” plajını, Avrupa’nın en iyi sörf noktalarından biri haline getirmiştir. Hatta: Dünya Sörf Şampiyonası da burada yapılmıştır. Kıyıda, yaklaşık 8 km. bölümü kapsayan dünya çapında bir sörf bölgesi bulunuyor.
İlk sörf: 1970 yılı ortalarında, Ericeira plajlarına gelmiştir ve o günden buyana, Portekiz’in sörf için odak noktası haline gelmiştir. Ericeira bölgesinde: sörf ile ilgili işletmeler ve okullar da bulunmaktadır. Bölgede dalgaların çeşitliliği: zorluk derecelerine göre, yeni başlayanlardan profesyonellere kadar, tüm düzeyler için iyi sörf koşulları sağlamaktadır. Tek sıkıntı: deniz suyunun bütün mevsim boyunca soğuk olmasıdır.
Lizbon EriceriaLizbon Ericeria
Kasabanın sahilinde kayalıklar hakimdir. Ancak, küçük koylarda ünlü plajları bulunmaktadır. Kasabanın 20 km. kuzeydoğusunda ise, daha güzel plajlar bulunur. “The Beach Santa Cruz” özellikle güzeldir ve “Porto Novo” ise geniş kumlu plajı ve golf sahası ile önem kazanmaktadır.
Sao Lourenco
Burası, bölgenin en iyi plajlarından birisidir ve dalgalı denizde, sörf yapılabilmektedir.
Portekiz Lizbon Cascais hakkındaki gezi yazım için Lizbon Cascais