İtalya Venedik Tarihi

İtalya Venedik Tarihi

 

Lagünün sığ adaları arasında dolaşan balıkçı ve kayıkçılar: ilk Venedikliler olarak kabul edilirler. İlk büyük yerleşim: MS.568 yılında, Lombardların istilası sonucu kurulmuş.

Kıyı boylarında yaşayanlar: Lombardların saldırılarından kaçarak: Torcello ve Malamocco gibi, Lido dizilerine ve Adriyatik sahillerine yerleşmişlerdir.

Roma imparatorluğu döneminde: Adriyatik’in kuzey sahillerini kapsayan bölgeye, Venetia veya Venezia adı verilirdi.

Venedik: Kuzey İtalya’ya hakim olan Lombard krallığının ulaşamadığı ve Roma-Bizans imparatorluğunun, Konstantinapolis’e bağlı olan Ravenna merkezinin gevşek yönetimi altındaki bu küçük adacıklar kümesi üzerinde: yavaş yavaş gelişmiştir.

MS.697 yılı civarında: lagün üzerinde yaşayan topluluklar: Malamocco’da bağımsız bir askeri komutanlık kurdular. Bir “dux” (Latince: lider), yani “dük” altında birleştiler.

Dükler: lagün sakinleri tarafından seçilmelerine rağmen, emirleri Bizans İmparatorluğundan alırlardı.

Anakara; 774 yılında: Lombardların hakimiyetinden, İmparator Charlemagne komutasındaki Frankların eline geçti. Lagün topluluklarını fethetmek üzere, 810 yılında, oğlu Pepin gönderildi. Pepin: Malamocco adasını ele geçirdi.

Ama: dük ve maiyeti: Rivo Alto’ya (yükse kıyı) kaçtılar. Dükler Sarayının bulunduğu alana, bir kale inşa ettirdiler. Daha sonra, buraya: Rialto adı verildi.

CUMHURİYETİN DOĞUŞU

Yeni şehir: zaman içinde, bağımsızlığını kazandı. Kuzey İtalya nehir deltaları üzerinde ve denizde sağladığı hakimiyetle zenginleşmeye başladı.

Köle ticaretinin yanı sıra: balıkçılık, tuz ve kereste ticaretiyle zenginleşen kent; kısa sürede rakiplerini devre dışı bıraktı.

Papanın ve Bizans İmparatorunun karşı çıkmalarına rağmen, 9’ncü yüzyıldan itibaren, Venedik’liler: İslam dünyasıyla ticaret yapmaya, Konstantinapolis’ten, gösterişli eşyalar getirip yüksek karla Avrupa’ya satmaya başladılar. Venedik, bu tarihlerde, artık Bizans İmparatorluğundan kopmaya başlamıştı.

Venedikliler, 829 yılında: Müslümanların kontrolünde bulunan İskenderiye’den Aziz Marcos’un naşını çalarak kaçırdılar.

Aziz Marcos: Bizans azizi Theodoros’un yerine, şehrin hamisi olarak kabul edildi.

İMPARATORLUĞUN BÜYÜMESİ

Şehrin, yeni kurulan Arsenale’sinde (tersane): daha hızlı ve daha sağlam kadırgalar inşa edilmeye başlandı. Böylece: Venedikliler, Adriyatik’e indiler ve burada Dalmaçyalılarla savaştılar.

1000 yılında: Cumhuriyet önemli bir zafer kazandı. Bu “Venedik’in denizle evliliği” töreniyle kutlandı. Bu tören: her yıl tekrarlanmaktadır.

Aziz Marcos flaması çekilmiş olan gemiler: Ege ve Doğu Akdeniz sularında gezinerek, ticaret ve yağmacılık yapıp, ganimetlerle ülkelerini güçlendirdiler. Venedik: bir süre sonra: Serenisma (En Yüce Cumhuriyet) veya “Denizlerin Kraliçesi” adıyla anılmaya başlandı.

1095 yılında: Haçlı seferleri sonrasında: Venedik, değerli ganimetler elde etti. Avrupa ve Doğu arasında, siyasi ve coğrafi olarak ideal konuma sahip olan Venedik’te gemiler yapıldı, şövalyelere gerekli teçhizatlar sağlandı.

1204 yılında: Haçlı Orduları, 90 yaşındaki Dük Enrico Dandalo’nun liderliğinde: Konstantinapolis’i yağmaladı. Hazineler arasındaki: dört bronz at heykeli, günümüzde San Marco Bazilikasını süslemektedir.

Cumhuriyet, artık Mısır’dan Kırım’a kadar, önemli merkezleri kontrol altında tutuyordu.

13’ncü yüzyılın sonunda, Venedikliler bir çeşit soylu oligarşisine geçerek, dükün yetkilerini sınırlandırdılar. Dükler, danışmanların rızası olmadan, dış dünyayla bağlantı kuramayan, yalnızca hürmet gösterilen tutsaklar haline getirildi. Görevleri: Cumhuriyetin festivallerine başkanlık etmekti.

1310 yılından: Cumhuriyetin yıkıldığı, 1797 yılına kadar; Venedik’in tarihinde, büyük değişiklikler meydana gelmedi.

SAVAŞLAR VE ENTRİKALAR

Venedik: 14’ncü yüzyılın büyük bir kısmını: Cenova ile, Karadeniz’deki köle ve tahıl ticareti için savaşarak geçirdi. Akdeniz’den: Brugge ve Anvers’e uzanan, kaliteli baharatların ve değerli malların; Flaman giysileri, İngiliz yünü ve kalay ile değiş-tokuş edildiği güzergah için çarpıştı.

1379 yılında: Ceneviz Savaşlarının dördüncü ve sonuncusunda: Venedikliler, tarihlerinin en büyük bozgununa uğradılar. Ceneviz filoları: Macar ve Padovalı askerlerin de yardımıyla, Venedik gemilerini, kendi sularında ele geçirdi ve batırdılar.

Venedik’in güneyindeki: Chioggia Limanının ele geçirilmesiyle, Serenissima kaybedildi. Venedikliler, limanı geri almayı başardılar ve 1380 yılında: Cenevizlilerin pes etmesiyle, denizcilik konusunda çok gelişmiş bir güç, tarih sahnesinden silindi.

14’ncü yüzyıl: iç çatışmalara ve sorunlara sahne oldu. 1310 yılında: Baiamonte Tiepolo önderliğinde toplanan bir gurup muhalif aristokrat: iktidarı ele geçirmek için, dükü öldürmeyi denedi. Ama: isyan kısa sürede bastırıldı. 120.000 kişilik nüfusun neredeyse yarısı “veba” dan öldü.

1382 yılında: 20.000 Venedikli, başka bir salgın hastalıktan öldü ve bunu takip eden 300 yıl boyunca, salgın hastalıklar şehirde, eksik olmadı.

Cumhuriyet, komşu topraklara göz dikti. 15’nci yüzyılda genişleyen üretim için: gıda, kereste ve maden temin etmek gerekiyordu. Kuzey İtalya nehirlerine ve Lombard ovasına düzenlenen baskınlar: direnişle karşılaştı.

1425 yılında: Lombard Savaşları olarak bilinen karmaşık dönem başladı. Cumhuriyet, bu bölgeyi vermemek için öyle bir savunma sergiledi ki; Milano, Floransa ve Napoli; Venedik’e karşı bir koalisyon oluşturdular.

Avrupa ülkelerinin tümü; Venedik’in bütün İtalya yarımadasını ele geçirmesinden kaygı duyuyorlardı.

ALTIN ÇAĞDA YENİ TEHDİTLER

Doğudan gelebilecek tehlikelere karşı: tampon olan Bizans İmparatorluğunun yıkılması ile,  yeni rakip Osmanlılar ortaya çıktı. İlk başlarda, genç Fatih Sultan Mehmet, ciddiye alınmadı.

Konstantinapolis’i korumak üzere Venedikliler tarafından gönderilen kuvvet yetersiz kaldı. Sonuçta: Osmanlılar, 1453 yılında, şehri ele geçirdiler.

Venedik’in hakimiyetindeki ticaret yollarına sık sık saldırılar düzenlediler. 1470 yılında: Kuzey Ege’de Eğriboz’da: önemli bir deniz savaşını kazandılar.

Venedik; Akdeniz’in en büyük deniz gücü olmayı sürdürmesine rağmen, bu yenilgiler, gerileme döneminin başlangıcı oldu.

Lagün dışından elde edilen kazançların azalmasıyla, Venedik başka alanlarda gelişme göstermeye başladı. Batı dünyasında: Palazzo Ducale’den (Dükler Sarayı) daha gösterişli bir yapı ve San Marco kadar kıymetli hazinelere sahip bir başka kilise yoktu.

Bu dönemde: Bellini, Giorgione, Carpaccio, Tintoretto, Veronese ve Tiziano gibi sanatçılar yetişti. Andrea Palladio’nun devrimci fikirleri, gelişen mimarinin oluşumuna damgasını vurmuştu.

Bu dönemde, Venedik, Avrupa’nın en kompleks ekonomisine ve en zengin kültürüne sahipti.

Venedik için tehlike oluşturan unsurlar, zamanlar artmaya başladı. 1498 yılında: Portekizli Vasco da Gama’nın, Ümit Burnu’ndan Hindistan’a yaptığı efsanevi yolculuğun ardından, yeni ticaret yolları bulundu.

Venedik’in baharat ticaretindeki hakimiyeti sona erdi. Büyük keşiflerin yapıldığı bu dönemde: Kristof Kolomb’un Atlantik’in öte yakasında, yeni bir kara parçası keşfetmesi de; Venedik Cumhuriyetini etkiledi.

Avrupa’daki güç ekseni, yavaş yavaş Atlantik kıyısındaki ülkelere kaydı. Yeni Dünya ile ticaretin gelişmesiyle, uzun zamandır Venedik’in zenginliğine kaynak sağlayan Doğu ticaretinin önemi azalmaya başladı.

GERİLEME VE ÇÖKÜŞ DÖNEMİ

İtalya Venedik Tarihi; 1494 yılında: Fransızların İtalya’ya saldırması üzerine, Venedik’te, kendi topraklarına yakın bölgeleri işgal etmeye başladı.

Dünya çapında, ünlü taktiklerini kullanarak, savaşan gurupları başarılı bir şekilde, kendi lehine çevirdi ve İtalya’nın içlerine kadar ilerledi. Ancak: bu uluslar arası oluşumlar, Avrupa’daki güçleri tedirgin etti ve Cumhuriyeti yıkmak üzere: 1508 yılında; Papa II. Julius ve İspanya kralının önderliğinde, Cambrai Birliği kuruldu.

20.000 paralı askerden oluşan Cumhuriyet ordusu, arka arkaya yenilgi alınca ve Birlik, anlaşmazlıklarla bölününce, Venedik;  topraklarını geri aldı. Yedi yıl süren savaş: pahalıya mal oldu ve İtalya’yı ele geçirme çabaları dizginlendi.

V. Karl’ın, İtalya’nın sınırlarını genişletmek istemesi karşısında, Venedik, diplomatik hünerlerini sergileyerek, bağımsızlığını koruyabildi.

Doğu ve Güney Akdeniz’de: Osmanlıların hakimiyeti, giderek artmaya başladı. 1571 yılında: İnebahtı Savaşı, Akdeniz’deki güç dengelerini değiştirdi. Venedik komutasında; bir Haçlı Seferi düzenlendi. Venedik konusunda şüpheleri olan müttefikler: şehrin, bu zaferden kazanç sağlamaması için, ellerinden geleni yaptılar.

Doğuya saldırılara devam etmek yerine; Venedik’in kalesi olan Kıbrıs, bir anlaşmayla Osmanlılara verildi.

1575 ve 1577 yılları arasında yayılan veba ile nüfus: 150.000’den, 100.000’e düştü. Yine de Venedik: İtalya yarımadası ve İspanya’dan gelen Yahudilerin becerileri sayesinde, 16 ve 17’nci yüzyıllarda zenginliğini sürdürdü.

17’nci yüzyılda: Claudio Monteverdi, 18’nci yüzyılda: Antonio Vivaldi gibi dehalarla, müzikte önemli gelişmeler yaşandı.

Venedik sanat geleneği: Tiepolo, Canaletto gibi ustalarla sürdü ve Carlo Goldoni’nin “commedia dell’arte” uyarlamaları, tiyatro tarihinde çığır açtı. Venedik hakimiyetini kaybetmeye başlayınca; Avrupa’nın eğlence merkezi haline geldi. Karnaval baloları düzenleniyor ve şehir, kumarbazlarıyla dillere düşüyordu.

CUMHURİYETİN SONU

İtalya Venedik Tarihi; 18’nci yüzyılın sonlarına doğru, herkes Napoleon’un kapıda olduğunun farkındaydı.

Ama, şehir bunu engelleyebilecek güçte değildi. Napoleon: şehre girdi ve yönetimin Fransız ordusunun himayesinde, demokratik bir konsey sistemine devredilmesini talep etti.

1797 yılında: son dük Ludovico Manin, görevden çekildi. Büyük Konsey; oylamasını yaparak kendini feshetti. Seranissima, tarih sahnesinden çekildi. Napoleon’un Tugayları: hazineleri yağmaladı ve Arsenale’yi harap etti.

Napoleon; şehri Avusturya kontrolünde bırakarak çekilmeden önce, burada 5 ay kaldı. 1805 yılında: Avusturyalıları, Austerlitz’de yenerek geri geldi ve şehri İtalya Krallığına bağladı, ancak bu pek uzun ömürlü olmadı.

Avusturyalılar, Waterloo’dan sonra Venedik’i tekrar ele geçirdiler ve 1866 yılına kadar burada kaldılar. Avusturyalılar, Venedikliler tarafından küçümsenmelerine rağmen, Nepoleon’un yağmaladığı pek çok hazineyi yeniden şehre kazandırdılar.

1846 yılında: zevksiz bir tren köprüsü inşa ederek, Venedik’in ana karayla bağlantısını sağladılar. 1848 yılında: devrimci Daniele Manin önderliğinde Venedikliler, Avusturya garnizonunu şehirden attılar. Geçici Cumhuriyet kuruldu, ancak ertesi yıl yıkıldı.

1866 yılında; Avusturya’nın Prusya’ya yenilmesinin ardından yapılan referandumla, Venedikliler, ezici bir çoğunlukla İtalya Krallığına katılmayı seçtiler ve Venedik, yarımadanın 20 bölgesinden birinin başkenti oldu.

GÜNÜMÜZDE ŞEHİR

İtalya Venedik Tarihi; Venedik, 20’nci yüzyılda sorunlarla boğuşmuştur. Porto Marghera’daki geniş liman ve petrol rafinerisi: 1920’li ve 1930’lu yıllarda, önemli kirlilik sorunlarına neden oldu.

Bölgenin su seviyesiyle oynanması sonucunda, sel tehlikesi ortaya çıktı ve zararlı su yosunları gelişti. Şehrin: 13 saat boyunca, 2 metre yüksekliğinde suların altında kaldığı, Kasım 1966 tarihindeki sel felaketinden sonra, Venedikliler ve uluslar arası camia, şehrin tarihi dokusunu korumak üzere harekete geçti.

1992 yılında, İtalyan Hükümeti, lagündeki gelgitleri kontrol altına almak için, Pordo di Lido’da, Porto di Malamocco’da ve Pordo di Chioggia’da: hareketli, büyük bariyerler inşa etti.

Buna rağmen: uluslar arası uzmanlar tarafından yapılan dayanıklılık testlerinden sonra, “Moses (Musa)” olarak bilinen proje: 1998 yılı sonunda, hükümet tarafından durduruldu. Fakat; 2001 yılında, bu projeye yeniden başlandı.

Şehrin en önemli sorunu: aynı zamanda en önemli gelir kaynağı olan turizmdir. Yoğun sezonlarda, günlük turist sayısı 25.000’in üzerine çıkar. Bu da, şehrin alt yapısı için tehlike oluşturuyor. Turistlerin şehre akın etme nedeni olan güzellikleri tehdit ediyor.

Ziyaretçi sayısına sınır koymak, su taşkınlarına karşı çözümler bulmak, kirliliği kontrol altında tutmak ve genç nüfusun sayısındaki azalmaya çözüm bulmak gibi meseleler, şehrin geleceğini güvence altına almak için çözülmesi gereken sorunlar olarak, Venedik’in önünde durmaktadır.

Hollanda Eindhoven

Hollanda Eindhoven
 

Hollanda Eindhoven: 20’nci yüzyıl başlarında, şehirde otomobil ve kamyon üretimi artmış “Van Doorne’s Automobil Fabriek” (DAF) fabrikası kurulmuştur. 

Böylece: geleneksel tütün ve tekstil üretiminden, mühendislik ve elektroniğe geçilmiştir.

1891 yılında ise: Gerard ve Anton Philips kardeşler, dünyanın en büyük elektronik fabrikasının temellerini attılar.

1970’li yıllardan sonra şehirde büyük bir konut gelişimi görülür ve büyük ölçekli konutlar, şehrin, Hollanda’nın sayılı şehirlerinden birisi haline gelmesini sağlamıştır.

Şehirde yaşayan yabancıların büyük bölümünü yurttaşlarımız yani Türkler oluşturmaktadır.

Öte yandan, şehirdeki büyük üniversiteler, şehrin aynı zamanda bir öğrenci şehri olmasına neden olur.

Öğrencilerin çoğunluğu: Eindhoven Teknoloji Üniversitesinde okurlar.

Şehrin en iyi turistik yerlerinin çoğu, eski şehri oluşturan daha küçük alanda yoğunlaşmıştır.

Burası aynı zamanda, ana cazibe merkezlerinin çoğunu da kapsamaktadır.

İhtiyacınız olan her şeyi yürüyerek gezerek bulabilirsiniz. Bu arada: birçok kafeterya, birkaç yemyeşil park ve tarihi binalar görebilirsiniz.

Hollanda Eindhoven
 

ULAŞIM

Eindhoven şehrinde uluslararası bir havaalanı vardır. Havaalanı oldukça küçüktür ve bu yüzden kaybolmak imkansızdır.

Yıllık yolcu kapasitesi 4 milyon civarındadır. Ancak havaalanında tren istasyonu yoktur.

Araba ile gelenler için 7 bin araçlık otopark vardır.

Havaalanı ile şehir arasındaki ulaşım: otobüs ile kolayca sağlanır. Otobüsler şehir merkezindeki tren istasyonuna giderler.

Eindhoven şehrinin diğer bazı şehirlere uzaklığı: Amsterdam; 111 km, Rotterdam: 87 km ve Utrech: 76 km dir.

Eindhoven ile Amsterdam şehri trenle sadece 1.5 saat uzaklıktadır.

 

PHİLİPS

Philips, 1891 yılında Eindhoven şehrinde: Frederic Philips ve oğlu Gerard tarafından kurulmuştur.

Gerard’ın bilim ve mühendisliğe olan yoğun ilgisinden esinlenen ikili: kısa sürede cesur bir plan hazırladı, uygun maliyetli ve güvenilir elektrikli akkor ampuller yaptılar.

1900’lerde: Philips, 2000’den fazla çalışanı ile Hollanda ülkesindeki en büyük işveren oldu.

Gerard ve kardeşi Anton: kitlesel sanayileşme hız kazandıkça, barınma, sağlık ve spor konularında yatırımlar yaptılar ve günümüze kadar devam eden bir sosyal sorumluluk kültürü aşıladılar.

1914 yılında Eindhoven şehir merkezinde “Natuurkundig Laboratorium” veya “NatLab” doğmuştur.

NatLab: Philips’in başarılı bir şekilde, çok uluslu bir şirket haline gelmesine katkıda bulunan bir dizi çığır açan buluşa öncülük etmiştir.

Bunlar arasında pentot radyo tüpü, döner tıraş makinesi ve kompakt disk vardır.

Günümüzde burada 50 farklı ülkeden 1200’den fazla profesyonel çalışmaktadır. Ayrıca: Avrupa ve dünya çapında: yaklaşık 100 farklı üniversite ve harici şirket ile işbirliği yapılmaktadır.

Öte yandan: günümüzde elektronik devi Philips tarafından terk edilen tüm fabrika kompleksleri: başka amaçlara uygun olarak düzenlenmiştir.

Bu binaların birçoğu yakın zaman önce canlı kültür ve girişimcilik merkezlerine dönüştürülmüş ve Eindhoven Tasarım Akademisi mezunları için iş ortamları yaratılmıştır.

Bu yaratıcı alanlar, şehrin dört bir yanına dağılmıştır.  

Hollanda Eindhoven
 

ALIŞVERİŞ

Şehir merkezinde, Bijenkorf gibi büyük ve tanınmış mağazalar yanında çok çeşitli başkaca mağazalar da bulunur.

Eindhoven şehrindeki en iyi alışveriş caddeleri ve semtleri şunlardır.

1-Kleine Berg.

2-Grote Berg.

3-Bergstraat

Wilhelminaplein meydanı ile Bergen arasında bulunan Willemstraat: kısmen birçok sanat galerisinden dolayı harika bir cadde olarak bilinir.

Kerkstraat: birçok orijinal butik, seçkin marka mağazalar ve çeşitli kafeterya ve restoranlarla doludur.

 

Kapalı Alışveriş Merkezleri;

Eindhoven şehrinde 2 tane kapalı alışveriş merkezi vardır. Bunlar: 18 Eylül meydanındadır.

1-De Admirant Center.

2-Piazza Center.

Buralarda. Çok çeşitli moda ve yaşam tarzı dükkanları, mükemmel restoranla ve kafeler bulunur.

Hollanda Eindhoven De Bijenkorf Eındhoven
 

De Bijenkorf Eindhoven

Piazza 1 adresindedir. Hollanda ülkesinde birçok şehirde bu alışveriş merkezinin şubeleri bulunmaktadır.

Burada, birçok ulusal ve uluslararası markaların en güzel moda: ayakkabı, çanta, kozmetik ve ev aksesuar koleksiyonu bulunmaktadır. Ayrıca Piazza Cafe vardır.

Heuvel Eindhoven (Heuvel Galerie)

Şehrin tam merkezinde, en büyük kapalı alışveriş merkezidir. Toplu taşıma ile kolayca ulaşılır.

Alışveriş merkezinin hemen altında otopark bulunmaktadır. Merkezde, 80’den fazla moda ve yaşam tarzı mağazası, restoran ve eğlence alanı bulunmaktadır.

 Blob:

Eindhoven şehrinin en göz alıcı yapısıdır. Aynı zamanda “De Admirant Center” isimli alışveriş merkezinin girişidir.  

De Admirant

Emmasingel yöresindeki bina, Eindhoven şehrinin en yüksek binası olarak tanınır.

Witte Dame’nin tam karşısındadır. Kulenin yüksekliği 105 metredir. Yeni alışveriş bölgesi olan “Admirant” ın tam ortasındadır ve en yüksek orta noktasıdır.   

Admirant’ın aşağı katlarında: mağazalar bulunur. Şehrin en büyük kitapçıları da buradadır.

Girişinde ise ünlü Blob vardır. Binanın üst katları ise konut daireler şeklinde düzenlenmiştir.

EİNDHOVEN UNİVERSİTY OF TECHNOLOGY

De Zaaale adresindedir.

Üniversite, küçük bir üniversite olarak öğrencilere açık ve gayri resmi bir kültür sunmaktadır. Üniversitenin innovasyon alanında: öğrenci ekipleri: tasarım, planlama, prototipleme, modelleme veya somut ve teknolojik çözüm konularında çalışmalar yapmaktadırlar.

 

GEZİLECEK YERLER

MÜZELER

Hollanda Eindhoven Müzeler
 

VAN ABBEMUSEUM

Bilderdijklaan 10 adresindedir. Müzeye giriş ücreti 12 Euro’dur.

Van Abbemuseum, 1936 yılında kurulmuştur.

Müzenin tasarımı, en az müzenin içinde bulunan eserler kadar ilgi çekmektedir. Eski müze binasının arkasında, mimar Abel Cahen tarafından tasarlanan yeni bir müze binası yükselmiştir.

Hollanda Eindhoven Van Abbemuseum
 

Mimar: modern müzenin eski müze, heykel bahçesi ve bitişikteki Dommel nehri ile bütünleşmesini sağlayan eksiksiz ortamı kullanmaya çalışmıştır. Bu yeni binanın cephesi, İskandinavya’nın kuzey kesiminden, gri doğal taşla kaplıdır ve böylece yeni binanın cephesiyle iki bina bir araya gelmiştir.

Bu şık tasarım, ışık ve içindeki şaşırtıcı derecede şeffaf alanlar arasında etkileyici bir kontrast oluşturur.

Bu muhteşem modern sanat müzesinde zengin koleksiyon bulunmaktadır.

Koleksiyonda özellikle: Picasso, Braque, Kandisky ve Leger’in orijinal ürünleri ilgi çeker. Bu yüzden, koleksiyon, Hollanda, Flaman ve Alman bölgelerindeki en önemli koleksiyonlardan birisi olarak kabul edilmektedir.

Müze kafeteryası, Dommel nehrinin yanındadır.

Hollanda Eindhoven Daf Müzesi
 

DAF MÜZESİ

Tongelresestraat 27 adresindedir.

Endüstri devi Philips, kısa bir süre önce Amsterdam şehrini tercih etmesine rağmen, kamyon üreticisi DAF (Van Doone’s Aanhanwagenfabriek) 1928 yılından bu yana, şehirde kalmayı sürdürmüştür.

Günümüzde yakındaki fabrikada, günde 200 araç üretilmektedir.

Hollanda Eindhoven Daf Müzesi
  
Gelelim Müzeye;

Müze oldukça eğlencelidir.

Müze binası eski bir bira fabrikasıdır. 1884 yılından beri ise, Hollandalı DAF şirketinin tam tarihini ve araçlarının yıllar içinde nasıl geliştiğini detaylarıyla anlatmaktadır.

Yüzlerce klasik otomobil ve kamyonun yanı sıra, asla üretime geçmeyen fütüristik prototipler sergileniyor. Ayrıca, Hollanda Kraliyet ailesi için yapılmış bazı özel arabalar ve eski First Lady Jacky Kennedy’in alışveriş yapmak için kullandığı gösterişli aracını da görmek mümkündür.

Hollanda Eindhoven Daf Müzesi
 

Hız tutkunları, şüphesiz F3 yarış arabalarının yanı sıra, zorlu arazi ve ralli araçlarını görmeyi seveceklerdir. DAF Müzesini yöneten gönüllüler ordusu çoğunlukla emekli montaj hattı işçilerinden oluşmaktadır ve burada çalışmaktan ve bulunmaktan büyük gurur duyarlar.

Hollanda Eindhoven Mu Artspace
 

MU ARTSPACE

Torenallee adresindedir. Giriş ücreti 3 Eurodur.

Müze: ilgi çekici “De Witte Dama” (The White Lady) adıyla bilinen eski bir endüstriyel binada bulunmaktadır.

Hollanda Eindhoven Mu Artspace
 

Sanatsever ziyaretçiler, özellikle maceracı bir ruha sahip olanlar, sanat, tasarım, popüler kültür ve yeni medyanın enerjik karışımını görebilirler. Hem tanınmış ve hem de keşfedilmemiş uluslararası sanatçılar, çalışmalarını bu ilhan verici ortamda düzenli olarak sergiliyorlar.

Hollanda Eindhoven Open Air Museum
 

OPEN AİR MUSEUM-PRE HİSTORİCH DORP

Boutenslaan 161 adresindedir.

Burada Eindhoven şehrinin tarihi geçmişine geri gidilmektedir. Müze, bir Demir çağı köyünün 1000 yılı civarında bir çiftliğin ve Ortaçağ kasabası Eindhoven şehrinin yeniden inşasını sergilemektedir.

Müzede: tarih öncesi ve Ortaçağ dönemine ait bir köyün kopyası bulunmaktadır. Burada: insanlar tarafından kullanılan konutlar ve beceriler gösterilmektedir.

Açık hava müzesinde: Taş devrinden avcılar, tarih öncesi dönemden çiftçiler ve Ortaçağ döneminden zanaatkarlar la karşılaşabilirsiniz. Onlarla sohbet edebilirsiniz.

Burada: özel günler için kiralamak veya satın almak için çok çeşitli güzel tarihi giysiler sunmaktadır. Bu giysiler: Taş devri, Orta çağ veya Roma dönemi gibi farklı dönemlere aittir.

Hollanda Eindhoven Collectıe Museum Kempenland
 

COLLECTIE MUSEUM KEMPENLAND- EINDHOVEN MÜZESİ

Steentjeskerk kilisesindedir.

Müze binası Steentijeskerk kilisesindedir. Kilise mimar Hubert van Groenendael tarafından tasarlanmış ve 1919 yılında yapılmıştır. Neo-Romanesk tasarımlıdır.

Ancak kilise, cemaatinin azalması nedeniyle, 1971 yılında kapatılmıştır. 1977 yılında yapı Belediye tarafından teslim alınmış ve tamamen restore edilerek, 1983 yılında Müzeye dönüştürülmüştür.

Bu kilise binası: küçük taşlardan yapılmıştır. 2001 yılında Ulusal miras olarak koruma altındadır.

Müze, resmen 1932 yılında kurulmuştur.

Müze koleksiyonunda: Kuzey Brabant sanatçılarına ait dini sanat eserleri, objeler, resim ve heykeller vardır. Ayrıca, her yıl geçici sergiler düzenleniyor.

Müzenin koleksiyonun yönetimi ve sunumu: Eındhoven Müzesi tarafından sağlanmaktadır.

Hollanda Eindhoven Philips Museum
 

PHİLİPS MUSEUM-PHILİPS GLOEİLAMPENFABRİEKJE ANNO

Emmasingel 31 adresindedir. Müzeye giriş ücreti 9 Euro’dur.

Müzede: Keith Richards’ın kayıt cihazından, bir zamanlar Oscar kazanan geniş ekranlı bir projektöre kadar birçok ilgi çekici obje bulunmaktadır.

Ampul üreticisi CD’yi icat eden ve Eindhoven şehrinde bir asırlık gelişimi şekillendiren çok uluslu bir elektronik şirketine dönüşmesinin olağanüstü hikayesine şahit olabilirsiniz.

Hollanda Eindhoven Philips Museum
 

Şirketin ilk karbon telli ampullerden en modern aydınlatma sistemlerine kadar gelişimi sergileniyor. Çünkü Philips yüz yılı aşkın süredir aydınlatmanın evrimine öncülük etmiştir.

Philips in 20’nci yüzyıl tüketici ürünleri koleksiyonu, özellikle 50’li yaşlarda veya daha büyük ziyaretçilere nostaljik bir tur sağlamaktadır. Günümüzde

GENNEPER PARK

Burası çok işlevli bir rekreasyon alanıdır. Burada: buz pateni pisti, bir yüzme havuzu, bir restoran ve birçok yeşil alan bulunmaktadır. 200 hektar büyüklüğündeki park alanını, her yıl 3 milyon kişinin ziyaret ettiği söylenmektedir.

Park alanında bunların dışında 2 tane müze bulunmaktadır. Bunlar: Eindhoven Müzesi ve Kon Smits Huis Karikatür Müzesidir .

Eindhoven Museum

Boutenslaan adresindedir.

Genneper Park merkezinde bir açık hava müzesidir. Daha çok okul çocuklarına yönelik bir müzedir.

Bir zamanlar, Ortaçağdan kalma Eindhoven şehrinin bir kopyasına girmeden önce, Demir Çağı köyü Eversham görülür. Dönem kıyafetleri içinde sevimli ve coşkulu aktörler bulunur.

Hafta sonları ve okul tatillerinde: ateşte ekmek pişirmek, cirit atmak ve kalay dökümü gibi çeşitli eğitim faaliyetleri sürdürülür.

Ayrıca: ziyaretçiler bir kanoya binebilir, kılıç savaşı yapabilir veya nehirden geçen tahta halatlı feribota binebilirler.

Müze: otantik eski Hollanda mutfağını, özellikle ev yapımı ekmeği tatmak için harika bir yerdir.

Hollanda Eindhoven Ton Smiths House
 

Ton Smiths House

Jacob Reviuslaan 25 adresindedir. Müze sadece haftanın bir günü ziyarete açıktır. Giriş ücreti 2.5 Eurodur.

Kendisi: 1957 yılında doğumundan, 1981 yılında ölümüne kadar burada yaşamış ve çalışmıştır.

Müze ise 1983 yılında açılmıştır.

The New Yorker ve The Saturday Evening Post ve diğer birçok Amerikan dergilerine yüzlerce mizah eskizi çizen Hollandalı karikatürist ve sanatçı Ton Smiths’in evi ve stüdyosudur.

Ömür boyu yaptığı 20 bin çizim ve çeşitli resimler buradaki koleksiyondadır.

STADSWANDEL PARKI

Limburglaan mevkiindedir.

Şehrin en popüler parklarından birisidir. 1921 yılında kurulmuştur. Parkta etkileyici bir gölet vardır. Burada piknik yapmak mümkündür.

Parkta ayrıca: bir heykel bahçesi, radyo anıtı ve gözlem kulesi bulunmaktadır. Parkın içinden geçen Dommel nehrinin kıyısında dinlenebilirsiniz.

Radyo anıtı:

Anıt, 1936 yılında Philips tarafından dikilmiştir. Semper Tangens adı verilen bu anıt: bronzdur ve bağıran bir kadına benzemektedir.

Anıtın dikilmesinin sebebi, 1926 yılında Hollanda ile eski Kolonisi Endonezya arasında ilk radyo bağlantısı kurulmasıdır.

PHİLİPS VAN LENNEP PARKI

Oude Vensedijk bölgesindedir.

Şehrin en yeni parklarından birisidir. Parkın arazisi, 1964 yılında Philips-Van Lennep ailesi tarafından Eindhoven Belediyesine bağışlanmıştır.

Park alanındaki gül bahçesi görülmelidir. Parkta genellikle spor yapanlar ve güneşlenenleri görmek mümkündür. Çocuklar için küçük bir hayvanat bahçesi vardır.

HERİTAGE HOUSE

Gasfabriek 2 adresindedir. Pazartesi, Salı ve Perşembe günleri, saat 10.00-16.00 arasında açıktır.

Heritage House: Eindhoven şehrinin tarihi ve gelişimini gösteriyor. Burada; Eindhoven tarihini anlatan binlerce arkeoloji ve tarihi obje ve fotoğraf görmek mümkündür.

Ayrıca, burada düzenli olarak arkeoloji konusunda konferanslar, sergiler ve diğer etkinlikler düzenleniyor.

Burayı ziyaret ederseniz: inşaat alanlarındaki kazılar sırasında elde edilen buluntuları görebilirsiniz.

Hollanda Eindhoven Evoluon
 

EVOLUON

Noord Brabantlaan 1a adresindedir. Burası: Eindhoven şehrinin teknoloji ve inovasyon merkezi olarak bilinen Eindhoven Brainport bölgesindedir.

Gelelim Evoluon binasına:

İlginç bir mimari stili vardır.

Philips tarafından yaptırılmıştır, çoğunlukla ilk görenler Eindhoven şehrine inen bir UFO olduğunu düşünür.

1966 yılında bilim merkezi olarak yapılan binanın alışılmadık tasarım: 77 metrelik beton kubbenin düzgün bir şekilde desteklendiğinden emin olmak için birçok hesaplama yapılmıştır.

Eş merkezli halkalar, kubbeyi dairesel balkonlar gibi hizalar. 1980’lerin sonunda bina yenilenir ve Philips şirketi tarafından resepsiyonlar ve konferanslar için kullanılmak üzere genişletilmiştir.

1990’larda ise yapıya: Philips Hall Oditoryumu, toplantı odaları ve VIP Suitleri eklenmiştir.

Yapı: günümüzde konferans merkezi olarak kullanılmaktadır.

1500 ziyaretçi alabilmektedir.

LİCHTTOREN

Mathildelaan ve Emmasingel’in köşesindedir.

Beyaz kulenin en üst katında: Philips, ampul dayanıklılık testlerini yapardı. Binada: sürekli yanan ışıklar, binaya “Işık Kulesi” isminin verilmesine sebep olmuştur.

Daha sonra Philips şirketinin yıldırım departmanı karargahını da barındırmıştır.

Binanın alt katında bir restoran bulunmaktadır.

WİTTE DAME

Emmasingel bölgesindedir.

Işık kulesinin yanındadır.

Yapı: mimar Dirk Roosenburg tarafından tasarlanmış ve 1931 yılında inşa edilmiştir. Başlangıçta bir radyo olarak hizmet vermiş, günümüzde ise Eindhoven Tasarım Akademisi ve Halk Kütüphanesine ev sahipliği yapmaktadır.

VESTEDATOREN

Vestdijk ve Smalle Haven köşesindedir.

2006 yılında yapılmıştır. Eindhoven şehrinin silüetinde ana simge binalardan biridir. Binanın yüksekliği 90 metredir. Şehrin en yüksek 5’nci binasıdır. Mimar Jo Coenen tarafından tasarlanmıştır.

PATERSKERK-AUGUSTİJNENKERK

Tramstraat 37 adresindedir.

Hemen yanında bulunan Marienhage manastırı için inşa edilmiştir.

19’ncu yüzyılda inşa edilen kilise gotik tarzdadır ve şehrin siluetinin önemli bir özelliği olmuştur.

1895 yılında neo-Gotik tarzda inşa edilen bu tarihi kilisenin üç farklı adı vardır. Bunlar: Augustijnenkerk, Heilig-Hartkerk ve Paterskerk’dir.

Kilisenin yüksekliği 66 metredir. Hala orijinal kurucularına, yakındaki Marienhage manastırının rahiplerine aittir. Kilisenin vitrayı çok etkileyicidir.

Ayrıca: “Mesih’un Kutsal Kalbi” nin olağanüstü heykeli ünlüdür.

Hem manastır hem de kilise olarak kullanılmaktadır. Canlı bir cemaate ev sahipliği yapmaktadır. Neredeyse her gün ayin yapılmaktadır, ancak halkın ziyaretine de açıktır.

Ulusal miras ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

AZİZ CATHARİNE KİLİSESİ

Mimar Pierre Cuypers tarafından tasarlanmıştır.

Cuypers’in tasarladığı yaklaşık 70 kiliseden, burası kesinlikle en ünlüsüdür.

1867 yılında başka bir kilisenin yerine yapılmıştır. Daha önceki orijinal yapı: 1420 yılı yapımıdır ve bir yangın sonucu yanmıştır.

Kilisenin iki kulesi vardır. Bunlar: Maria ve David olarak bilinir. Her kule 73 metre yüksekliktedir.

1974 yılında Eindhoven şehri, bu ulusal kültür anıtının gelecek nesiller için korunmasını sağlamak için kilisenin mülkiyetini istemiştir.

Eski kemikler, iskeletler, mücevherler ve ev eşyalarının küçük bir sergisi de yakın zamanda burada yapılan bir arkeolojik kazı hakkında bilgi vermektedir.

DESİNGHUİS

Stadhuisplein mevkiindedir.

1960’ların başlarında, Bölge Mahkemesi yeni Stadhuisplein üzerine inşa edildi. Alt bölge mahkemesi, merkezi bir avlu çevresinde, dört küçük binadan oluşur. Her bölümün, kendi işlevi vardı. Örneğin: Büyük mahkeme salonu ve bekleme odaları.

Binalar arasındaki fark: pencere boyutlarında, merdiven boşluklarında, binalar arasındaki nişlerde ve iç mekanlarda görülür.

Yaklaşık 20 yıl kadar önce yani, 2000’li yıllarda Bölge Mahkemesi buradan taşındı ve binanın ismi “Designhuis” olarak değiştirildi.

Günümüzde bina: insanları ve fikirleri daha iyi bir dünya yaratmaya, tasarım odaklı düşünmeye ve katılımcı bir toplumu güçlendirmeye yarayan bir kültür merkezi olarak kullanılmaktadır.

Hollanda Eindhoven İnkijk Museum
 

İNKİJK MUSEUM

Dommelstraat bölgesindedir. Müze şehrin merkezinde Dommel’in karşısındadır. Şehir merkezine 5 dakikalık yürüme mesafesindedir.

Müze: Dommelstraat’daki eski keten fabrikası olan Van den Briel&Verster evindedir. Fabrika 1936 yılında kapatılmıştır.

Eindhoven şehrinin en küçük müzesidir.

Hollanda Eindhoven İnkijk Museum
 

Müzede, mikro düzeyde çok çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Müzik ve kabare gösterileri, sergiler, misafir sanatçılar için yatma yeri, gurup konaklamaları, restoran ve uluslararası bir tiyatro programına sahiptir.

Müzenin bahçesinde bulunan odalar 20 metre kare büyüklüktedir. Duvarlar tablolarla dekore edilmiştir. Bu tablolar dünyanın dört bir yanından gelen sanatçılar tarafından temalı yapılmıştır. Bu odalar: özel banyolu ve mutfaklıdır.

DE ONTDEK FABRİEK-KEŞİF FABRİKASI

Torenallee bölgesinde bulunan bir çocuk müzesidir.

Daha doğrusu bir keşif fabrikasıdır. Giriş ücreti 8.5 Euro’dur.

Burada, eski fabrikada harika bir uzun metrajlı filmin keyfini çıkarabilirsiniz ve icatlarla oynayabilir ve inşa edebilirsiniz. Burada: doğum günü ve harika çocuk partileri düzenlenmektedir.

Hollanda Eindhoven Strijp-S
 

STRİJP-S

Burası: eskiden Philips’e ait bir sitedir. Birkaç tarihi binadan oluşmaktadır.

Bu alan: Belediye tarafından satın alınarak Stadsschouwburg’a (Belediye Tiyatrosu) eklenmiştir.

Hollanda Eindhoven Strijp-S
 

Günümüzde ise: olağanüstü bir kentsel alana dönüştürülmüştür. Sanatçıların, tasarımcıların, tiyatro yapımcılarının ve müzisyenlerin çalışmalarını sergiledikleri bir yer haline gelmiştir.

Burada özellikle büyüleyici bir müzik merkezi ilgi çeker.

Hollanda Eindhoven PSV Philips Stadion
 

PSV PHİLİPS STADYUMU:

Frederiklaan 10A adresindedir.

Hollanda’nın en iyi spor kulüplerinden olan PSV, Philips tarafından kurulmuştur. PSV Kulubü, Hollanda ülkesinin üçüncü büyük spor tesisidir.

1913 yılında kurulan Philips Spor Derneği, Philips elektronik şirketinin personel birliğiydi. Daha sonra şirket dışından insanlar üye olarak kabul edildiler ve günümüzde Hollanda ülkesinin en iyi futbol kulüplerinden biri olmuştur.

Hollanda Eindhoven PSV Philips Stadion
 

Stadyum: futbol maçları yanında konser, kongre ve seminer mekanı olarak da kullanılmaktadır.

Stadyumda, modern ışık sistemleri vardır. Çimler de mükemmeldir ve oturma standları sahaya yakındır. Tüm stantların üzeri örtülüdür ve ısıtılır.

Seyirci kapasitesi 35 bin kişidir. Ayrıca, şehrin en iyi 3 restoranı buradadır.

Psv Müzesi

Stadionplein dedir. 17 Nolu giriştedir. Stadyumun doğu ucundadır. Giriş ücreti 7.5 Euro’dur. Müze ve stadyum turu ise 16.5 Euro’dur.

Philips Stadyumu, efsanevi futbol kulübü PSV Eindhoven’e ev sahipliği yapmaktadır. Ancak aynı zamanda büyük müzik performanslarına da sahne olur. Aynı zamanda PSV Müzesi de buradadır.

2013 yılında eski PSV İkonu “Wily van der Kuijlen” iyi bir vuruşla sembolik olarak varlığını başlatmasıyla müze kapılarını ziyaretçilere açmıştır.

Müze, kulübün zengin tarihini gözler önüne serer. Müze gezisini bir stadyum turu ile birleştirebilirsiniz. Bu turda: soyunma odaları, basın merkezi ve genellikle yasak olan diğer tüm alanları görebilirsiniz.

Hollanda Eindhoven Blob
 

BLOB

Şehir merkezinde 18 Eylül Meydanındadır.

“The Blob” olarak adlandırılır. İtalyan mimar Massimiliano Fuksas tarafından tasarlanmıştır. Organik olarak şekillendirilmiş cam ve çelik yapıdır.

Hollanda Eindhoven Blob
 

Yapı: “The Admirant” alışveriş merkezine giriş görevi yapar.

Hemen yanında: 1700 bisiklet alabilen bir yeraltı bisiklet garajı vardır.

Hollanda Eindhoven Blob
 

Yapının yüksekliği 25 metredir. Cam ve çelik kaplıdır. Philips ışık kulesi ile yan yana durur ve onu Admirant’a bağlar.

Blob, günümüzde Eindhoven halkı için bir buluşma yeri haline gelmiştir.

Hollanda Eindhoven Glow Eindhoven
 

GLOW EİNDHOVEN

Glow: Eindhoven şehrinde her yıl düzenlenen bir sanat festivalidir.

Birçok ışık sanatçısı, bu festival sırasında Eindhoven şehrinde buluşur ve şehir merkezine tamamen yeni bir yüz kazandırırlar.

Hollanda Eindhoven Glow Eindhoven
 

Yapıların cepheleri ve kamusal alanlar sanatçılar tarafından ışıklarla süslenir.

Eindhoven şehrinde, akşam karanlığında şehrin sokaklarındaki renkler ve şekiller sürekli değişerek muhteşem güzel bir ortam yaratır.

STRATUMSEİND (STRATUM)

Aziz Katerine Kilisesi ve Dommel Nehri ikiz kulelerinin arasındadır.

Bu cadde: Hollanda ülkesinde en uzun gece hayatı caddesidir.

Caddenin uzunluğu 225 metredir. Her hafta binlerce kişi, burada bulunan yemek tesislerine gelirler.

Wilhelmminaplein’deki geleneksel kafeler; canlı müzik eşliğinde güzel bir gece geçirmek için mükemmel yerlerdir. Caddede yaklaşık 55 tane mekan vardır.

Hollanda ülkesinin genel özelliklerine ait bir yazım.

Hollanda Eindhoven şehri hakkında youtube kanalımdaki filmi izlemek için 

watch?v=zZQEYhz7hO0&t=35s

Hollanda Alkmaar

Hollanda Alkmaar

Hollanda Alkmaar: Şehir: Kuzey Denizinden 10 km. uzakta, Kuzey Hollanda kanalı üzerinde kurulmuştur. Şehrin isminin kelime anlamı “baştan sona bataklık” veya “baştan sona deniz” anlamına gelir.

Hollanda Alkmaar

Alkmaar tarihindeki en önemli tarih “8 Ekim 1573” tarihidir. Bu tarihte: 80 yıllık savaş sonucunda, Alkmaardes, İspanyol ordusunu yenmiştir.

Alkmaar zaferi, her yıl 8 Ekim günü “Alkmaar Ontzet” sırasında kutlanmaktadır.

1254 yılında Alkmaar, şehir haklarını Hollanda Kontu II Wilhelm’den almıştır. O andan itibaren, Alkmaar nüfusu zenginleşir.

Şehir merkezinde karşılaşılan güzel tarihi cephelerin çoğu, Alkmaar’ın zengin bir ticaret yeri olduğu zamanlardan kalma yapılardır.

Hollanda Alkmaar

Kuzey Hollanda’da bulunan bu şehir: peyniriyle ünlüdür. Bu şehri ziyaret edecekseniz, mutlaka Cuma günü buraya gidin, çünkü peynir pazarını görmeniz gerekir. Ancak: şehirde bunun dışında, pek çok anıt, büyük alışveriş merkezi, çok sayıda kafeler, barlar ve tüm fiyat aralıklarına hitap eden restoranlar bulunuyor.

ULAŞIM

Hollanda Alkmaar şehri, Amsterdam şehrinin 100 km. kuzeyindedir ve trenle 40 dakikada ulaşılmaktadır. Bu ulaşım için, gidiş-dönüş tren ücreti 14 eurodur.

Almaar şehri ile Rotterdam şehri arasındaki uzaklık 81 km, Utrech şehrine 65 km, Lahey şehrine 70 km uzaklıktadır.

KAESKOPPENSTDA FESTİVALİ

1573 yılında Aklkmaar’a bir göz atmak isterseniz: Haziran ayında Alkmaar’ın Eski kent bölgesinde düzenlenen tarihi Kaeskoppenstad Festivalini ziyaret etmelisiniz.

Bu festivalde: Alkmaar’ın zaferini yaşadığı tarihe özel bir yolculuk yapılmaktadır.

Hollanda Alkmaar Alışveriş

ALIŞVERİŞ

Alkmaar şehir merkezinde başlıca alışveriş caddeleri: Langerstarat ve Laat’tır. Eşsiz konsept mağazalarının arasına yerleştirilmiş zincir mağazalarıyla alışveriş günü için harika bir başlangıç noktasıdır.

Örneğin: modern bir cam cephenin ardında ilginç bir giyim mağazası “Quenns and Man” e girebilir ve doğal malzemeler, güzel temel renkli özel baskılı giysiler bulup satın alabilirsiniz.

Eski şehir bölümünde, birçok küçük butik ve galeriler bulunur. Yine “Noorden Arcade” isimli alışveriş merkezleri, şehirde birçok yerde görülebilir. Her ayın ilk Pazar günü, dükkanlar saat: 12.00-17.00 arasında açık bulundurulur.

ESKİŞEHİR

Eskişehir, 19’ncu yüzyıldan kalma alışveriş ve zanaat merkezidir. Tarihi binaların ve eski tuğlalı yapıların bulunduğu karakteristik sokaklar görebilirsiniz. Mağazalar açısından, burada hem modaya uygun hem de yüksek kaliteli ve aynı zamanda eski ve ikinci el ürünler satılan birçok yer bulunmaktadır.

Eskişehir bölgesinin özellikle “Twin Arts Lifestyle” ilgi çeker. Mağaza anıtsal bir binada bulunur ve ilginç ürünlerle doludur. Burada evinize kişisel dokunuş katacak her şeyi bulabilirsiniz. Göz alıcı yastıklar, kokulu sabunlar, güzel lambalar ve aynalar, aynı zamanda giysiler ve çantalar.

PEYNİR

Peynir: Hollanda ülkesinde prehistorik dönemden bu yana üretilmektedir. Çünkü: ülkenin toprakları süt hayvancılığına çok uygundur. 19. yüzyılda peynir çiftlikleri kurulmaya başlanır.

Bu dönemde: Hollanda peyniri için bir kalite standardı getirildi, peynir yağı için doğru oranlar belirlendi ve bunlar kayıt altına alınarak, 1913 yılından sonra uygulanmaya başlandı.

Evet: burada yıllık üretilen 674 bin kg. luk peynir stoğu: 130 ülkeye ihraç edilmektedir. Hollanda ülkesinin en ünlü ve önemli peynir türü “Gouda” olarak isimlendirilir.

Bu yuvarlak ve yassı biçimli peynir, yaklaşık 12 kg. ağırlığındadır. “Yuvarlak Hollanda Peyniri” ise: 1.7 kg. ağırlığındadır ve yine en tanınmış küresel peynirdir.

Hollanda dışında, bu peynir “kırmızı sarıcı” ismiyle bilinir. “Delikli Hollanda Peyniri” : genellikle yuvarlak, üstü basık oval peynirdir. Delikler, peynir bakterileri tarafından yapılır.

GEZİLECEK YERLER

STEDELİJK MUSEUM ALKMAAR-ALKMAAR BELEDİYE MÜZESİ

Canadaplein 1 adresindedir. Giriş ücreti 12 Eurodur.

STEDELİJK MUSEUM ALKMAAR-ALKMAAR BELEDİYE MÜZESİ

Müze: Alkmaar şehrinin kültürel tarihini ve çevresindeki bölgeye ait objeler sergilenmektedir. Müze, ilk olarak 1873 yılında kurulmuş, 1968 yılında ikinci binasına taşınmış ve 2000 yılında, bugünkü yerine geçmiştir.

4 bölüme ayrılan bu müzede: Protestan devrimine ait tarihsel resim ve eserlerden oluşan bir koleksiyon bulunmaktadır. Ayrıca: yine çeşitli Hollandalı sanatçıların resimleri sergileniyor. Geçici sergiler için, müzede ayrı bir oda bulunmaktadır.

HET BEATLES MUSEUM-BEATLES MÜZESİ

Pettermerstraat 12 A adresindedir. Giriş ücreti 7.5 Eurodur.

Yaklaşık 100 metre karelik sergi alanı bulunan müze: Beatles hayranlarından toplanan eserleri içermektedir.

Hollanda Alkmaar Beatles Müzesi

Müzenin sahibi “Azing Moltmaker” dir. Kendisi: ilk Beatles plağını 28 Temmuz 1973 tarihinde almış ve kendi Beatles koleksiyonunu başlatmıştır.

Koleksiyon, o zamandan beri dünyanın en büyük sergilenen özel Beatles koleksiyonu haline gelmiştir. Buradaki müze, 6 Haziran 1981 tarihinde açılmıştır.

Hollanda Alkmaar Beatles Müzesi

Öte yandan: John Lennon’un ilk gitarı: Alkmaar şehrinde yapılmıştır. Müzede: 1967 yılında Beatles imzalı orijinal kayıt sözleşmesi bulunmaktadır.

Ayrıca, müze alanında Beatles hayranlarının hoşuna gidebilecek birçok şey sergileniyor. Bodrum katında: Paul McCartney’in ölümü hakkında bir sergi bulunuyor.

Müzenin içinde özel bir hediyelik eşya mağazası da vardır.

Evet müzenin çevresinde bol miktarda park yeri bulunmaktadır. Müze ziyaretinizden sonra, arabanızı bırakıp müzeye 10  dakika yürüme mesafesindeki Alkmaar şehir merkezinde alışverişe gidebilirsiniz.

ST. ALKMAAR LAURENS KİLİSESİ

Koorstraat 2 adresindedir.

Hollanda Alkmahar ST.ALKMAAR LAURENS KİLİSESİ

Burası, şehir merkezinde etkileyici bir ortaçağ yapısıdır. 1440-1512 yılları arasında, mimar Anthony Mechelen tarafından yapılmış ve St. Lawrence’ye ithaf edilmiştir.

Hollanda Alkmahar ST.ALKMAAR LAURENS KİLİSESİ

Özellikle: çatıyı destekleyen 26 bağımsız sütun ilgi çekmektedir. Kilisede en ilgi çeken objeler: dünyaca ünlü iki orgdur. Bunlar: Van Covelens ve Van Hagerbeer orglarıdır. Bu eski orglar: 16.yüzyıldan bu yana çeşitli yaz konserlerinde kullanılmıştır.

ALKMAAR PEYNİR PAZARI

Şehirdeki peynir pazarının, 1365 yılından bu yana kurulduğu söyleniyor. İlk peynir pazarının ne zaman kurulduğu bilinmemesine rağmen, eski belgelerde peynir pazarının kesinlikle 1622 yılında kurulduğu yazılıdır. Ama peynir loncasının 1593 yılında kurulduğu da kayıtlarda geçmektedir.

Waagplein denilen yerde, demir parmaklıklarla çevrelenmiş alanda kurulan peynir pazarı: Nisan-Eylül ayları arasında: her Cuma günü saat: 10.00-12.30 arasında kurulmaktadır. Yani, şehri ziyaret edeceklerin özellikle Cuma günleri gelmeleri ve bu peynir pazarı kültürünü izlemelerini öneririm.

Bu peynir pazarını ziyaret ederseniz, peynir taşıyıcıları da görebilirsiniz ki, bunlar ilginç kıyafetleriyle ilgi çekiyorlar.

1593 yılından bu yana devam eden peynir taşıyıcıları loncasında: bir başkan ve otuz üye bulunuyor. Başkan: turuncu renkli şapkasıyla ve şık bastonu ile diğerlerinden ayrılıyor.

Hollanda Alkmaar Peynir Pazarı

Tahta üzerinde taşınan peynirlerin her birinin ağırlığı, 13.5 kilodur.

Taşıma sırasında yaklaşık 139 kg. lık peynir taşınır. Taşıyıcılar: özel bir peynir gemileri ile yürürler ve belli bir yürüyüş ritminde yürümeleri şarttır. Taşıyıcılar: beyaz pantolon, beyaz gömlek ve dört renkli (sarı, kırmızı, mavi, yeşil) şapka giyiyorlar.

Her takım: 7 kişiden oluşuyor ve özel taşıyıcılar: omuzlarına taktıkları askıların ortasında, tablalı kızaklarla peynirleri taşıyorlar. 7 kişilik her renk gurubunun da, iki yılda bir seçilen usta başısı bulunuyor.

Peynirler, sabah saat 07.00’de kamyonlarla buraya getirilir ve sayıları 800-900 civarında olan peynirler: uzunlamasına, şeritler halinde yerlere serilmiş bezler üzerine yerleştirilirler.

Üst üste iki katlı yerleştirilen peynirlerden, özellikle turuncuya kaçan renkleriyle: kocaman Gouda peynirleri ilgi çeker.

Yılda, yaklaşık 300 bin civarında turist çeken bu tören ise: saat 10.00 da başlıyor. Zaten, saat 10.00 olduğunda alanda büyük bir kalabalık ortaya çıkıyor ve insanlar, üç/dört sıra halinde töreni izlemeyi bekliyorlar. ( yani, buraya gitmek için saat: 10.00 olmasını beklerseniz, arkalarda kalabilirsiniz)

Saat: 10.00’da tören zil çalarak başlıyor. Zil: peynir konseyinin o günlü en ünlü davetlisi tarafından çalınıyor.

Daha sonra: törenin tarihçesi, peynirin Hollanda için önemi, uzun uzun anlatılan konuşma yapılıyor.

Bu sırada: şık giyimli konsey üyeleri ve alıcılar alanda dolaşırlar. Bu sırada: teftiş kurulu, peynirleri incelerler. Peynirlerden parçalar alırlar, rengine bakarlar, koklarlar, yağ ve nem oranı hakkında notlar tutarlar. Kalite onayından sonra: kilo başı fiyat konusunda anlaşma yapılır.

Peynir satışı olduğunda: en az 100 kiloluk kızaklar, peynir satıcıları tarafından tartım evine taşınırlar. Orada yine belli kurallara göre tartılan peynirler: ölçümleri yapıldığına dair damgalandıktan sonra, tekrar kızaklara konularak tartım evinin tam karşısındaki, meydanın diğer başındaki el arabalarına kadar taşınırlar.

Saat: 12.30 da tören bitiyor. Ancak: peynir tezgahları gece geç saatlere kadar açık kalıyor ve bir günde 3 ton peynir satıldığı söyleniyor.

Evet, meydanda bu peynir taşıyıcılar dışında: “Cheesemaidler” olarak isimlendirilen, Hollanda foklorik giysileri giyen güzel kızlar da bulunuyor. Bu kızlar: tören boyunca, güler yüzlü olarak meydanı dolaşıyorlar ve Hollanda peynirlerinin tarihçesini, çeşitlerini ve bu pazarı tanıtan “Kaaseksper” denilen bir dergiyi satıyorlar.

Törenden sonra: ziyaretçiler tartım evine girip, peynir tartılan düzenlerde tartılıyorlar ve sertifika alıyorlar.

Ayrıca: yine bazı ziyaretçiler, peynir taşıyıcıların kızaklarında, 1 euro karşılığında fotoğraf çektirmek üzere, kısa süreli bir yolculuk yapabiliyorlar. Tartım binasının üst katında, peynir müzesi bulunuyor.

Peynir pazarının kurulduğu meydanda: hediyelik eşya satılan tezgahları da gezebilirsiniz. Son bir not: şehirde akşam peynir pazarları da kurulmaktadır.

HOLMANDS KAAS MUSEUM-PEYNİR MÜZESİ

Waagplein 2 adresindedir. Müze peynir pazarı manzaralı tarihi Waag peynir tartım evinin 3 ve 3’ncü katlarında bulunmaktadır. Waagplein’in buradan olağanüstü bir güzel görüntüsü izlenebilir.

Bölgede 23 Nisan 1969 tarihinde Hollands Zuivel Arşiv Vakfı kurulmuştur. Bu vakfın amacı: sütçülüğün tarihçesi ve peynir hazırlanmasıyla ilgili objeleri ve araçları sergilemektir. Bu vakıf tarafından düzenlenen Hollanda Peynir Müzesi, 21 Nisan 1983 tarihinde ziyarete açılmıştır.

Müze daha çok iki ünlü peynire odaklanmıştır. Bunlar: küçük yuvarlak “Edam” peyniri ve büyük yassı “Gouda” peyniridir. Müzede sergilenen objelerin çoğu, Süt Ürünleri Arşivinden ödünç alınmıştır.

Müzede: peynirle ilgili her türlü ilginç bilgiyi bulabilirsiniz. Tarihçesi, hazırlama yöntemleri ve peynir ticareti hakkında. Ayrıca: peynir üretiminde kullanılan geniş bir araç koleksiyonu bulunur. Çiftliklerde ve fabrikalarda peynir üretimi arasındaki fark gösterilir.

Müzenin koleksiyonunda: süt ürünlerinin üretimiyle ilgili: film ve görüntüler ve resimler bulunmaktadır. Ayrıca: 16. yüzyıldan kalma, 24 Hollandalı kadının portreleri de bulunmaktadır. Müze açılışından itibaren büyük ilgi çekmiştir. Her yıl dünyanın dört bir yanından gelen, ortalama 35 bin kişi tarafından müze ziyaret edilmektedir.

VAN FOREEST COURTYARD

Alkmaar şehrinde ziyaretinizde kesinlikle “Courtyard” olarak isimlendirilen iç avluları görmelisiniz. Şehirde bir zamanlar 16 tane avlu vardı, ancak bunlardan sadece 6 tanesi günümüze ulaşmıştır. Bu avlulara şehrin hazineleri denilmektedir.

Bunlar. kapılarının ve etkileyici cephelerinin arkasına gizlenmiş huzur vahalarıdır.

Hollanda Alkmaar VAN FOREEST COURTYARD

Hofje Van Paling ve Van Foreest

Steijnstraat 14-70 adresindedir. Popüler bir alışveriş caddesindeki mağazaların arasında gizlidir.

Almaar şehrinde çok özel bir yerdir. Ortaçağ döneminde hayır kurumları ve özel şahısların, komşularına yardım etmek istemeleri nedeniyle bunlar ortaya çıkmıştır.

Burası: 1540 yılında, Pieter Claez ve eşi Josina tarafından yaptırılmıştır.

Hollanda Alkmaar VAN FOREEST COURTYARD

Başlangıçta ev, yalnızca Katolik kadınların ikametgahı olarak kullanılmıştır. Ancak 1670’den itibaren Reformcu kadınların da burada yaşamasına izin verilmiştir. Ancak ayrı yerlerde kaldılar.

Örneğin: Katolikler “De Geest” caddesindeki evlerde kalırken Reformcu kadınlar “Kanisstraat” daki evlerde kalıyorlardı. Burada kalmak için koşul: kadınların kendilerini Reform Kilisesine vermeleri ve erkek ziyaretine izin vermemeleriydi.

Günümüzde burada sadece bayanlar ve bakıcı bir çift yaşamaktadır. Ancak kurallar daha az katıdır, ancak burada yaşamaya izin verilmesi için yine bir komite tarafından kişinin müracaatının uygun görülmesi gerekir. Evet, burayı ziyaret edebilirsiniz.

ALKMAAR KANALLARI

Alkmaar kentinde de, Hollanda ülkesindeki diğer birçok kentte olduğu gibi, antik dönemden kalma kanallar bulunmaktadır. Bu su yolları: kanalizasyon ve savunma amacıyla kullanılmıştır. Günümüzde ise, bunlar dekoratif özellik taşırlar.

Hollanda Alkmraa Kanalları Tekne Turu

Ayrıca, yine bu kanallar üzerinde, güzel bir yolculuk yapabilirsiniz. Turlar: çok alçak bir mavna türü olan Giethoornse ile yapılmaktadır. Şehirde 22 tane küçük köprü bulunmaktadır.

Hollanda Alkmraa Kanalları Tekne Turu

Tur esnasında, köprülerin altından geçerken bazı köprüler son derece alçaktır ve eğilerek geçmek gerekir. Yaklaşık 45 dakikalık yolculuk sırasında, Alkmaar şehrinin nasıl geliştiğini görebilirsiniz. Turlara katılmak isteyenler, 6 euro ücret ödemek durumundadırlar.

Hollanda Alkmaar NATİONAL BİERMUSEUM DE BOOM-ULUSAL BİRA MÜZESİ

NATİONAL BİERMUSEUM DE BOOM-ULUSAL BİRA MÜZESİ

Müzenin adresi: Houttil 1. Giriş ücreti 5 Eurodur.

Müze ünlü Alkmaar Peynir Pazarının yakınında, eski De Boom bira fabrikasının tarihi binasında yer almaktadır. Nisan 1987 tarihinde resmen ziyarete açılmıştır.

Ulusal Bira Müzesinde, son 200 yılda: mayalanma aletleri, ekipman ve makineler aracılığı ile ziyaretçilere her şey anlatılıyor. Videolar ve filmler ile ziyaretçilere, o zaman ve günümüzde bir bira yapımı izlenimi veriliyor.

Bir el arabası ve bir buz kızağı gibi antika taşıma araçları, bira fıçılarının taşınmasının nasıl gerçekleştiği gösterilir. Posterler ve diğer reklam malzemeleri, bira şişeleri ve bira bardakları, birçok küçük ve büyük Hollanda bira fabrikası hakkında bir izlenim vermektedir.

Hollanda Alkmaar NATİONAL BİERMUSEUM DE BOOM-ULUSAL BİRA MÜZESİ

Müzede sergilenenler:

Müzede: bira ve toprak buluntuları sergisi vardır. Alkmaar şehir merkezindeki arkeolojik araştırmalar sırasında, bira ile ilgili birçok nesne bulunmuştur. Bunlar arasında: 16 ve 17’nci yüzyıllardan kalma çeşitli bira sürahileri, cam eşyalar ve musluklar sergileniyor.

Hollanda Alkmaar NATİONAL BİERMUSEUM DE BOOM-ULUSAL BİRA MÜZESİ Tadım Odası

Tadım Odası:

Müze ziyaretinden sonra, aynı binada bulunan Proeflokaal De Boom’da güzel bir bardak biranın tadını çıkarabilirsiniz. Burada çok sayıda özel Hollanda birası mevcuttur. Yaz aylarında terasa: bir mavna demirlemektedir.

Her ayın son Perşembe günü, canlı caz müziği vardır.

Müze Dükkanı:

Bira bardakları ve diğer hediyelik eşyalar mevcuttur.

Hollanda Alkmaar DE SCHERMER MOLENS

DE SCHERMER MOLENS

Schermerhorn Noordevaart 2 adresindedir. Giriş ücreti 4.5 Eurodur.

Schermeer: 1633 yılında 52 değirmen tarafından oluşturuldu. Amaç: toprak ıslah edilerek su, tekrar karaya dönüştürülmek istendi. Schermeer gölü: oldukça büyük ve derin bir göl olmasına rağmen, yapılan operasyonla, değirmenlerin suları atması sonucu toprak alana dönüştürüldü.

Göl, 2 yıllık bir uğraşı sonucunda kurutuldu. İki yıl sonra çiftlik evleri hazırlandı. Toprak umulduğu kadar verimli olmasa da tarım yapılmaya başlandı.

Müze değirmeni: o değirmenlerden günümüze kalan bir değirmendir ve burayı ziyaret ettiğinizde görebilirsiniz.

Hollanda Alkmaar DE SCHERMER MOLENS

Değirmenin nasıl çalıştığını ve insanların değirmende nasıl yaşadıkları sergileniyor.

Değirmen müze, her yıl 1 Nisan-1 Kasım tarihleri arasında ziyarete açıktır.

400 yıllık fabrika hala çalışmaktadır. Rüzgar elverişli olduğunda değirmen dakika 60 bin litre su pompalar.

Yel değirmeninde, sekizgen iç bölümde, devasa 6 metrelik bir çark bulunur. Bu başlık, suyun yaklaşık 1 metre kadar pompalanmasını sağlar.

Yelkenler sayesinde, değirmenci değişen rüzgar kuvvetlerine cevap verebilir. Başlığı çevirerek, rüzgarın daralmasını ve açılmasını takip edebilir. Çünkü rüzgarı ne kadar iyi kullanırsa, o kadar çok su pompalayabilirdi.

Hollanda Alkmaar DE SCHERMER MOLENS

Maliyet ücretlerinin artması nedeniyle, 1924 yılında elektrik drenajına geçilmesine karar verildi ve son değirmenler 1929 yılında hizmet dışı bırakıldı.

Günümüzde, geri kazanılan topraklardaki su: elektrikli pompalarla boşaltılıyor.

Ancak: 1950’lerin başında, bir dizi değirmen işletmeye hazır tutuldu, sonuçta değirmenlerden 17 tanesi korunarak günümüze ulaştı. 400 yıllık bu değirmenlerden, 8 tanesi, hala günde 60 ton su pompalayabilmektedir.

MUSEUM IN T’HOUTEN HUİS

Tuingrach 13 adresindedir. Giriş ücreti 4.5 Eurodur.

Müze: bölgenin zengin tarihini, Schermerailand yani bir zamanlar: ringa balığı avcıları ve balina avcılarının bulunduğu bir ada. Suyun karaya dönüştüğü ancak ahşap evlerin kaldığı bir yerdir. Adada: gemi sahiplerinin ve tüccarlarının sağladığı zenginlikler ve Mennonitlerin inançları izlenebilmektedir.

Hollanda Alkmaar DE RİJP KÖYÜ

DE RİJP KÖYÜ

Kuzey Hollanda’da olan köy, Almaar şehir merkezine 10 km uzaklıktadır. Köy: Ringa balığı endüstrisiyle ünlüydü.

Güzel bir köy yürüyüşü yapmak isteyenler tarafından tercih edilmektedir. De Rjip köyünde, güzel mağazalar ve fotojenik kanallar bulunur.

Köyü keşfetmenin en iyi yolu, köyün içinden geçen yürüyüş yoludur. Burada yürüyüş yaparken eski ahşap evler görülür. Belediye binasında Turizm Ofisi vardır.