İngiltere Liverpool Albert Dock

İngiltere Liverpool Albert Dock

Merseyside bölgesinde, şehrin liman kısmında: Mersey nehri kıyısında bulunan bu bölüm: şehrin en önemli tarihi dokusunu oluşturmaktadır ve şehirde ilk görülmesi gereken yerlerden birisidir. Daha önce söz ettiğim gibi, buranın altından: Liverpool şehrinin iki yakasını birbirine bağlayan iki tüp geçit bulunmaktadır.

Albert Dock: geçmiş ve geleceğin bir arada yaşandığı, Liverpool rıhtım sisteminin geçmiş dönemden günümüze kalan bir parçasıdır. Mimar Jesse Hartley tarafından tasarlanan burası: 30 Nisan 1846 tarihinde Prens Albert tarafından açılmıştır.

Buradaki dökme demir, tuğla ve taş kullanılarak yapılan etkileyici binalar: dünyanın dört bir yanından gelen gemilerden indirilen şeker, pamuk, tütün ve diğer egzotik malların depolandığı yerlerdi ve 1000 ton kapasiteye kadar ulaşılıyordu.

Aynı zamanda: 19. yüzyılda Liverpool limanının büyüklüğünü simgeliyorlardı. Ancak: yeni buharlı gemileri karşılamak için yeterince derin su gerektiğinde, 1890 yılından itibaren bölgenin ticareti gerilemiş ve bu bölge zamanla kullanılmamaya başlanmış ve 1972 yılında kapatılmıştır.

Takip eden süreçte: Arrowcroft Gurubu ve Merseyside Development Corporation: zekice bir fikir geliştirerek, bölgeyi, eski ihtişamına uygun olarak restore ettiler ve 1980 yılında yeniden açtılar. Resmi açılış ise, 24 Nisan 1988 tarihinde, Prens Charles tarafından yapıldı.

Günümüzde: Albert Dock bölgesi: İngiltere’nin sınıf sınıf listelenmiş binalarının büyük bir gurubunun bulunduğu ve taban alanının 250 bin metre kare olduğu bir yer olarak önem kazanmaktadır. Bunlar içinde: mağazalar, kafeler, restoranlar, barlar, ofisler, televizyon stüdyoları, lüks daireler vardır.

Bu bölgede; Liverpool şehrinin zengin denizcilik mirasının görülebildiği “Merseyside Deniz Müzesi” bulunmaktadır ve yine aynı binada, köle gemilerin koşullarının sergilendiği “Kölelik Müzesi” bulunmaktadır. Bu müzelerde: Titanic ve Lusitania gemilerinin dramatik öykülerini keşfedebilir ve aynı zamanda: gümrüklerde yüzyıllar boyunca yapılan kaçakçılık hakkındaki objeleri görebileceğiniz “Kaçakçılık Müzesi” ni de gezebilirsiniz.

İngiltere Liverpool Albert Dock

 

“Liverpool Yaşam Müzesi”: Liverpool ve halkının tarihi izlerini sergilemektedir. Pop dünyasının en tanıdığı müzik gurubu olan Beatles ise: “Beatles Story” denilen yerde 60 yıldır yaşatılmaktadır.

Sanatseverler ise, “Tate Liverpool” u izlerler. Burada, modern sanatın, ulusal toplama yanında uluslar arası sanatçıların önemli eserlerinin bulunduğu sergileri de izleyebilirsiniz.

Bu bölge, 2012 yılında “Liverpool şehri Bölge Yıllık Turizm Ödülü” ne layık görülmüştür. Buraya ulaştığınızda, hemen sağda: büyük bir “Albert Dock” yazısı bulunan tabela göreceksiniz. 4 katlı binanın kiremit kaplı dış yüzeyi ilgi çekmektedir.

 

The Yellow Duckmarine

Bölgeye girdiğinizde ilk olarak bu ilginç durak karşınıza çıkacaktır.
Buradan hareket eden araç: bir tur otobüsüdür ve buradan hareket ederek şehirde bir tur atıyor ve sonra Mersey nehrine girerek, gezinin kalan kısmının su üzerinde sürdürüyor. Hatta: suya girerken, yolcularda ayrı bir heyecan dalgası oluşuyor.

 

Beatles Story

Albert Dock binasında, Gower Street adresindedir. Buranın hemen önünde “Welcome To Albert Dock” yazısını göreceksiniz.

Daha önce söylediğim gibi, Liverpool şehrini ziyaret edenler, şehirde “Beatles” müzik gurubu ile ilgili birçok obje göreceklerdir, çünkü: gurup ilk çıkışını bu şehirde yapmıştır. Beatles hayranları için, ilk durak olarak: “Beatles Story” olacaktır.

Hatta: Beatles hayranlarının: Beatles kültür ve müziğine ulaşım için bir yolculuğa çıkmak isterlerse, şehirde, Beatles izlerini takip edebilecekleri “Magical Mystery Tour” denilen otobüs yolculuğunun başlangıç noktası burası olacaktır.

Evet, buranın önünde sürekli bir kalabalık Beatles hayranı gençler topluluğu görebilirsiniz. Burayı ziyaret ederseniz: birkaç saat boyunca Beatles hakkında birçok şeyi öğrenebilirsiniz. Öte yandan: giriş kapısının hemen sağında bir kafeterya bulunuyor.

Ayrıca: hediyelik eşya satılan bölümde: Beatles simgesi bulunan çok sayıda hediyelik obje bulup satın alabilirsiniz. Liverpoollular, Beatles’ı gerçekten iyi satıyorlar, pazarlıyorlar.

Albert Dock gezdikten sonra, yürüyerek arka bölümde nehir kıyısındaki bu müzeye gidebilirsiniz.

 

MERSEYSİDE MARİTİME MUSEUM-DENİZCİLİK MÜZESİ

Merseyside bölgesi, Riverside Walk Albert Dock adresindedir.
Burada: denizcilik eserleri ve tarihsel sergiler bulunmaktadır. Özellikle: çocuklar açısından çok popüler olan, birçok önemli geminin orijinal ölçekli modelleri bulunmaktadır.

Buraya trenle ulaşmak isterseniz: Liverpool ana tren hattı istasyonunda trene binip, Lime Street istasyonunda inmeli ve yaklaşık 20 dakika yürümeniz gerekir.

Müzenin bulunduğu binada: 3. katta “Uluslar arası Kölelik Müzesi”, zemin katta: “Quayside kafe ve hediyelik eşya dükkanı”, 4. katta: Denizcilik Yemek Odaları” ve 1 ile 2. katlarda “Maritime Museum” bulunmaktadır.
Müzeler, hergün saat: 10.00-17.00 arasında ziyarete açıktır.

Önce: Maritime Museum’dan söz etmek istiyorum:

Müzede bulunan sergide: Maritime müzesinin geniş arşivlerindeki malzemeler de dahil olmak üzere uluslar arası öneme sahip objeler sergilenmektedir.
Müzenin daimi galerisinde: Titanik, Lusitania ve Unutulan İmparatoriçe bölümleri bulunur.

Bu galeride: müzenin birinci katında: tarihin en ünlü ve en trajik gemilerine ait 3 hikaye anlatılmaktadır. Onların isimleri: Titanic, Lusitania ve İrlandalı Empress dir. Bu üç gemi de, İngiltere’nin gurur sembolü olarak kabul edilirler ve Liverpool halkıyla güçlü bağlantıları bulunmaktadır.

 

Titanik

10 Nisan 1912 Çarşamba günü New York’a ulaşmak üzere hareket eden gemide 1316 yolcu ve 892 mürettebat bulunuyordu ve toplam 2208 kişi taşıyordu. Ancak: gemide yalnızca 20 filika bulunması ve bunların yalnızca gemidekilerin yarısını taşıyabilecek olması, en büyük düşüncesizlikti.14 Nisan 1912 Pazar gecesi, saat: 11.40’da gemi Newfoundland’ın güney doğusunda bir buz dağına çarptı ve 2 saat 40 dakikada battı ve 1500’den fazla insan öldü.

 

Lusitania

Lusitania ve benzeri Mauretania: Atlantik yolcu ticaretinde, Alman gemilerine İngiliz üstünlüğü sağlamak için, 1907 yılında, Liverpool şehrinin 700. kuruluş yıldönümü kutlamalarında hizmete girmişlerdi. Daha sonra ise, dünyanın en hızlı ve büyük gemisi olarak batana kadar hizmet vermiştir.

Lusitania’nın batışı: I. Dünya Savaşı sırasında (1914-1918) denizde yaşanan en korkunç olaylardan birisidir. 1915 yılında, Alman hükümeti, İngiliz sularında müttefik gemilerine saldırıda bulunacağını ilan etti.

Bu gemi: 1 Mayıs 1915 tarihinde, 1962 kişi ile birlikte, New York limanından hareket etti. Hatta, geminin hareketini izlemek üzere, New York şehrinde 200 bin insanın limana toplandığı söyleniyor.

Ancak: 7 Mayıs 1915 tarihinde, saat: 14.10’da, Güney İrlanda Kinsale yakınlarında, bir Alman U-20 denizaltısı tarafından torpillendi. Gemi 20 dakikada battı ve 1201 kişi öldü. Bu silahsız yolcu gemisinin batırılışı, uluslar arası camiada Almanlara karşı büyük öfke yarattı.

Ancak, Alman hükümeti, geminin askeri malzeme taşıdığını iddia etti ancak hukuksal zeminde bu görüş kabul edilmedi. Özellikle: geminin 404 kişilik mürettebatının Liverpool şehrinden olması, buradaki infiali arttırdı.

 

İrlanda Empress

Titanik faciasından sonra Liverpool şehri: başka bir trajedi yaşadı. Mayıs 1914 tarihinde İrlanda İmparatoriçesi olarak isimlendirilen bu gemi battı.

Bu gemi ve kardeşi olarak yapılan “İngiltere Empress” ile birlikte: özellikle Kanada ile Liverpool şehri arasında göçmen ticaretinin en büyük aracılığını yapmışlardır. Her iki gemi de: 1906 yılının Mayıs ve Haziran aylarında seferler düzenlemişlerdir. Ama: gerek daha hızlı olmaları ve gerekse daha rahat olmaları nedeniyle, aynı güzergahtaki rakiplerine göre daha popüler olmuşlardır.

29 Mayıs 1914 tarihinde, saat: 02.30 da, Kanada-Quebec şehri yakınlarında, St Lawrence nehrinde ilerlerken, kalın sis tabakası nedeniyle: Norveç bandıralı Collier Storstad gemisiyle, İrlanda İmparatoriçesi çarpışırlar ve gerek yolcular ve gerekse mürettebatın çoğunluğu uyurken olan bu kazanın sonucunda: 1000’den fazla kişi, kıyıdan 4 km. uzaklıkta hayatını kaybederler.

Evet: bu geminin batması, her zaman Titanic ve Lusiania felaketlerinin gölgesinde kalmıştır. Ancak: bu gemide, diğerlerine nazaran çoğunluğu Liverpool kökenli daha fazla yolcu ve mürettebat ölmüştür.

Evet: 1912-1915 yılları arasında, bu üç gemi battı. Özellikle: 1912 yılında “Titanic” yani “White Star” gemisinin batması, dünya çapında hüzün yarattı. Gemi her ne kadar Southampton orjinli ise de, gemi Liverpool limanından hareket ettiğinden, isminin altında “Liverpool” şehrinin ismi yazmaktaydı.

Öte yandan gemiyi yöneten şirketin merkez ofisi de, bu şehirdeydi.

Bu durum: Liverpool insanları ve limanı üzerinde büyük yıkıcı etki yaptı.

Günümüzde müzede: Titanik gemisinin üreticisi tarafından hazırlanan bir modeli bulunuyor. Ayrıca: yine müzede, Lusitania gemisinin batırılması nedeniyle savaş tazminatı olarak Almanlar tarafından verilen Cunard filosunun amiral gemisi “Berengaria” nın bir modeli bulunuyor. Ayrıca: müzede, her üç gemiden geriye kalan az sayıdaki objeler sergileniyor.
Müzede: Denizcilik Arşiv ve Kütüphanesinde: Titanik için hayatta kalan tek “birinci sınıf bileti” görülebilir.

 

RMS Berengaria modeli

Bu gemi: Hamburg-Amerika hattı için: 1913 yılında Almanya’da: İngiliz bandıralı gemiler: Olympic, Titanic, Lusitania ve Mauretania’ya rakip olarak inşa edilmiştir. 919 metre uzunluğunda ve 52 bin ton ağırlığındaki gemi: yapıldığı dönemde, dünya gemileri arasında, büyüklük bakımından en büyük gemi olma özelliğine sahiptir. Bu ölçüleri Titanik ile karşılaştırıldığında, gemi: Titanik gemisinden 40 metre daha uzun, 6 metre daha geniş ve 6 bin ton daha ağırdır.

Ancak: I.Dünya Savaşının ardından: Lusitania gemisine yedek olarak, Cunard Şirketi tarafından satın alınan gemi İngiltere’ye teslim edilmiştir. Cunard şirketi için ilk yolculuğunu 1920 yılında yapar ve Liverpool’dan New York’a hareket eder.

Uzun süre: Cunard filosunun amiral gemisi olarak seferlerini sürdüren gemi, son olarak 1938 yılında Atlantik okyanusunu geçmiştir. Barış zamanında Liverpool dok sistemine giren en büyük yolcu gemisi olarak tarihe geçmiştir.
Müzede: geminin 1:50 ölçekli bir modeli sergileniyor ve model: Cunard vapur şirketi tarafından müzeye bağışlanmıştır.

 

TATE LİVERPOOL MUSEUM

Albert Dock bölgesinde bulunan: Tate Gallery, Liverpool şehrinin en popüler galerilerinden birisidir. Albert Dock alanında: Beatles Story, Sarı Duckmarine ve Merseyside Maritime Müzesi gibi turistik mekanlara yakındır. Burada, yıl boyunca geçici sergiler düzenlenir ve ayrıca, kalıcı sergide modern sanatın muhteşem bir koleksiyonu bulunmaktadır. Tate, aynı zamanda geniş bir hediyelik eşya dükkanı ve saygın bir restorana sahiptir. Burayı ziyaret ederseniz: özellikle Picasso’nun “Ağlayan Kadın” isimli tablosunu görmenizi öneririm.

Şehrin en önemli iki müzesi, yan yana bulunuyor.

 

INTERNATİONAL SLAVERY MUSEUM-ULUSLAR ARASI KÖLELİK MÜZESİ

Bu müze: Maritime Museum binasının 3. katında bulunmaktadır. Müze, üç ana temalı galerilerden oluşmaktadır. Ancak, bu galerilerde görülen eserler ve objeler dışında: müzenin koleksiyonu geliştirmek için, hala yeni nesneler aranmakta ve bulunduğunda satın alınarak sergiye eklenmektedir.

 

Batı Afrika’da Yaşam

Müzenin birinci ana bölümünde: Batı Afrika’da hayat, insan, kültür ve uygarlıkların doğum yeri olarak kıta” tanıtılıyor. Bu galeri: Avrupalıların gelişi ve köle ticareti başlamadan önce Afrika kültürünü yansıtmaktadır. Bu galeride sergilenen nesneler: müzik aletleri, maskeler, heykel figürleri vs. dir. Bunlar: Afrika sanat formlarını içerir.

Köleleştirme ve Orta Bölüm

Burası, müzenin ikinci galerisidir. Köleleştirilmiş Afrikalıların Amerikan tarlalarında çalıştırılmaları ve devamındaki dönemi kapsamaktadır. Bu galeride: Amerika’daki yaşamla ilgili görsel ve işitsel bilgiler verilmektedir.

Köle gemileri: üçgen köle ticaret yolunda: sıkışık ve iğrenç koşullarda, Atlantik boyunca, 8-10 haftalık yolculuklar sonucu köleleri Amerika’ya taşımıştır. Bu yolculuklarda, köleleştirilmiş Afrikalıların büyük bölümü: hastalıklardan öldü veya intihar ettiler.

Afrikalı erkek, kadın ve çocuklara: Avrupalı ekipler tarafından hayvanlar gibi muamele yapıldı ve Amerika’ya vardıklarında, insanlık dışı muamelelere tabi tutuldular. Bu galeride: o gemilerde yaşanan yolculuk hakkında, 2 dakikalık bir animasyon yapılmaktadır. Bu galerinin bir başka özelliği de: 1800 yılında St Kitts şeker plantasyonunda yaşanan sahneleri içeren bir modelin bulunmasıdır.

 

Legacy-Miras Galerisi

Bu galeride: kölelik ticaretinin kaldırılmasının ardından: Afrika insanlarının Amerikan kültürü içinde karşılaştıkları ırkçılık ve ayrımcılık üzerine; Amerika ve Avrupa’da yapılan uygulamalar görülmektedir. Bunların başında: isyanlar ve 20.yüzyıl siyahi liderleri ve özellikle Martin Luther King ve Kara Panter Partisinin yükselişi gibi hareketlere ait filmler görülüyor.

Müzik masasında ise: Afrika müziğinden etkilenen caz, blues gibi müzik türleri ve 300’den fazla şarkı dinleyebilirsiniz.

“Siyah Achievers Duvar” galerisinde ise: Afrikalı ilham verici ünlü insanların yaptıkları anımsanmaktadır. Duvarın ünlü yüzleri arasında: Olimpiyat altın madalyalı Kelly Holmes, Martin Luther King Jr, Muhammed Ali, Oprah Winfrey ve Kırım Savaşının unutulmuş kahramanı Mary Seacole bulunmaktadır.

Bu duvarın bir özelliği de şudur: duvara resminin eklenmesi istenilen unutulmuş siyahi yüzler varsa: bunu “Kölelik Müzesi” idaresine e-posta göndererek bildiriyorsunuz ve yapılacak inceleme sonucu uygun bulunursa, gönderdiğiniz yeni yüz, duvara ekleniyor.

İngiltere Liverpool Albert Dock Özgürlük Heykeli

Özgürlük Heykeli

Haitili bir gurup sanatçı tarafından yapılan bu heykel: özgürlük ve insan hakları için yapılan mücadeleyi temsil etmektedir. Heykel: köle ticaretinin kaldırılmasının 200. yılı anısına, 2007 yılında yapılmış ve buraya konulmuştur.

Evet: İngiliz Parlamentosu, köleliği 200 yıl önce kaldırmasına rağmen: günümüzde hala, küresel eşitsizlik devam etmektedir. Özellikle: Haiti ve benzeri yerlerde, milyonlarca yoksul insan, hala sağlıksız ve tehlikeli çalışma koşullarında, yaşamak durumundadırlar.

Haiti: ilk başarılı köle isyanı sonucu ilk siyah cumhuriyetin kurulduğu yer olarak önemlidir. Ancak: Haiti: BM kayıtlarına göre: nüfusunun % 70’lik bölümünün yoksulluk sınırının altında yaşadığı bir yer olarak bilinmektedir.

Yani: batı yarımkürenin en yoksul ve işsizlik olan ülkesidir.

Bu konuda, Ronald Cadet’in bir sözü var ki, durumu en iyi şekilde anlatmaktadır: “ İnsanların artık kol ve bacakları üzerinde zincirleri yok, ama sorunlar devam ediyor. Yeterli gıda, barınma ve eğitim imkanları, özgür bir ülkede yaşasalar da insanların en büyük sıkıntılarıdır. Günümüzde, bu insanların zincirleri zihinlerindedir.”

Evet, bu heykel: İngiltere’de birinci turuna başlamadan önce, 18 Mart 2007 tarihinde burada sergilenmiştir. Daha sonra ise, ülkenin başta Londra olmak üzere, birçok şehrinde sergilenerek, halkın konuya ilgisi çekilmeye çalışılmıştır. 23 Ağustos 2007 tarihinde ise: 1791 yılında Haiti köle ayaklanmasının yıldönümü anısına, bu müzenin daimi sergisine yerleştirilmiştir.

 

H.M.GÜMRÜK VE VERGİ MÜZESİ

Liverpool şehri, yıllar içinde çok etkili bir liman olarak kullanılmıştır. Bu müzede: 400 yıllık geçmişte, kaçakçılık hakkında her türlü bilgi ve obje bulunmaktadır. Müzede, biraz önce söylediğim gibi, 400 yıllık geçmişte yaşanan, çeşitli kaçakçılık hikayeleri anlatılıyor.
Müze her gün saat: 10.00’da ziyarete açılmaktadır.

Hatta: çeşitli aktiviteler de bulunuyor ki, bunlar arasında en ilgi çekeni: bir kaçakçı ile bir şüpheli paket ve eşleştirmedir.

Buradan çıkınca: sahil boyunda kuzey ve güney yönüne ilerleyebilirsiniz. Sahili takip ederek, önce güneye ilerleyin ve oradaki yapıları görün. Daha sonra geriye dönün ve kuzeydeki yapıları gezebilirsiniz.

 

PUMP HAUSE-CHİMNEY

Müze binasının hemen önündeki, uzun kuleli bu bina ilgi çekmektedir.

Sahilin Güney Bölümü

LİVERPOOL ECHO ARENA, CAPİTAL CULTURE

Binanın hemen önünde: otopark bölümünde, John Lennon heykeli görülüyor.

LİNGUAVERSE

Qubec Quary bölgesindedir.

Sahilin kuzey bölümü

 

NEW MUSEUM OF LİVERPOOL

Mann Island caddesi üzerinde bulunan müzenin kapısında “Museum of Liverpool” yazısını hemen görebilirsiniz. Müzenin bulunduğu bina, ilginç görünüm veriyor. Müzenin hemen yanında: nehir kıyısında, güzel bir manzara izleyebilirsiniz. Burada: ağaçlar ve altında banklar var. Buradaki banklara oturarak mutlaka çevreyi ve muhteşem manzarayı izleyiniz.
Evet rıhtım bölümünde bulunan bu müze: 20 Temmuz 2011 tarihinde açılan yeni müze binası: gayet modern bir binadır. Renkli duvarları ile dikkat çeker.

Müzenin bölümleri
Mağaza

Her müzede olduğu gibi, burada da çeşitli hediyelik eşyaların satıldığı bir mağaza bulunuyor.

Hands of –Elle yapılan aktiviteler bölümü

Saat: 10.00-10.45 arasında açık olan bu bölümde: küçük ziyaretçiler, ebeveynlerinin kontrolünde yapılan etkinliklere katılabilmektedirler. Burada: bebekler için şarkı, hikaye ve oyun oturumları yapılıyor.

 

Our Irish Community-İrlandalı Topluluk

Yetişkinler için olan bu bölüm, her gün saat: 11.30 da faaliyettedir. Liverpool şehrindeki İrlandalı toplulukların: kent kimliği içinde nasıl şekillendikleri, burada anlatılmaktadır. Bu İrlandalıların şehre gelmesinde etken olan büyük açlık ve kitlesel göçler, burada ifade ediliyor.

 

Untold-Anlatılmamış Öyküler

Avrupa’da en eski siyah ve etnik azınlık topluluklarının fotoğrafları, çok nadir olarak I.Dünya savaşından itibaren görülmeye başlanmıştır. Bu müze: onların I.Dünya Savaşında: aile geçmişlerini araştırmaya ve yerel siyahi aileleri teşvik etmeyi amaçlayan bir proje başlatmıştır. Bu proje ile, arşivlerde: araştırma ve anıların toplanması
amaçlanmıştır.

Buradan rıhtım boyunca kuzeye ilerlediğinizde, şehrin “Pier Head” denilen bölümüne ulaşacaksınız.

İngiltere Liverpool Cavern Quarter

İngiltere Liverpool Cavern Quarter Beatles

Şehrin bu bölümü: Mathew Street ve Cavern Club yani dünyanın en ünlü kulübünü oluşturmaktadır. Bu külüp, Beatles tarihinde bir odak noktasıdır. Bölgenin diğer önde gelen yerleri: Fame Müzik Duvarı, Cavern Pub, Hard Days Night Hotel, Cavern tasarımcı alışveriş merkezi, diğer dükkanlar, barlar ve restoranlardır.

Evet: Liverpool şehrinin ziyaretçileri, Beatles temalı birçok obje göreceklerdir ve müzeleri ziyaret edeceklerdir.

Beatles ile ilgili bu bölgede özellikle: “Cavern Club” görülmelidir. Ayrıca: “Hard Day Night” isimli ve dört yıldızlı, temalı lüks bir otel de görülmelidir.

 

MATHEW STREET

Taşıt trafiğine kapalı olan bu caddede gezerken: önce John Lennon heykelini görebilirsiniz. Daha sonra: Alışveriş merkezi “Cavern Walks Shopping Centre” ve ünlü “Üzüm Pub” denilen yere doğru yürümeye devam edin. Alışveriş merkezinin hemen çarpraz karşısında “Viev Two Gallery” denilen sanat galerisi bulunuyor.

 

Hard Days Night Hotel

Mathew Street caddesinin başlangıcında, caddenin köşesindedir. Otelin asıl cephesi, 52 Nort John Street caddesi üzerindedir.
Burası, dört yıldızlı bir oteldir. Ancak eşsiz ortamda, en kaliteli olanakları birleştirir ve dünya üzerinde “Beatles” temalı tek oteldir. Şehrin: Beatles mahallesinin merkezindedir. Otelin mimarisi ve özellikle cephelerinde bulunan heykeller ilgi çekiyor.

 

John Lennon Heykeli

Mathew street üzerindedir. Artur Dooleys tarafından yapılmıştır.

İngiltere Liverpool Cavern Quarter Cavern Club

 

Cavern Club

Mathew Street üzerindedir.
Beatles gurubunun, 1960’lı yıllarda sahne aldı dünyaca ünlü müzik mekanıdır. Burası: Beatles’in ilk başlangıcının yapıldığı orijinal kulüptür. Ancak: “Üzüm Pub” karşısında bulunan orijinal mağaza: 1973 yılında kapatılmış ve yıkılmıştır. Ancak mevcut Cavern Club binası: orijinal kulübün atmosferini tamamen yansıtmaktadır.

Beatles, ilk olarak 50 yıl önce burada sahneye çıkmış olmasına rağmen, günümüzde de bu mekan, Liverpool şehrinin en iyi müzik mekanlarından birisidir. Beatles: Mathew Street üzerinde bodrumda bulunan bu kulüpte, Şubat 1961 ile Ağustos 1963 tarihleri arasında yaklaşık 300 konser yaptı.

Bugünkü kulüp, geniş bir yelpazede canlı müzik sunmaktadır ve iki aşamalıdır.
Günümüzde görülen Cavern: orijinal alanın yaklaşık dörtte üçünü kaplamaktadır. Geri kalan bölümde ise, orijinal tuğla evler bulunmaktadır.

Kulüp: her gün saat: 10.30 da açılır. Çarşamba günleri tüm gün ve Pazartesi günleri akşamları: ücretsiz giriş vardır. Pazar akşamları ise, küçük bir ücretle girilir. Çocuklu ailelerin, yalnızca gündüz kulübü ziyaret etmesine izin verilir. Kulübün bar bölümünde: kahve, şarap ve bira servisi yapılmaktadır. Hediyelik eşya dükkanında ise: t-shirtler, CD ler, kitaplar, rozetler ve kartpostallar satılmaktadır.

 

Cavern Pub

Mathew Street üzerinde, Cavern Club yanındadır.
Burası: Beatles hatıraları ile harika bir atmosfer sunan temalı bir pub olarak dikkati çeker.

 

Fame Cavern-Cavern Walks Shopping Centre

Mathew Street caddesi üzerinde bulunan bu mekan: Beatles müzik cd lerinin satıldığı bir yer olarak bilinir.

 

Matthew Street Viev Two Gallery

Merseyside bölgesinde, Matthew Street adresinde, ünlü Cavern Club ve Hard Days Night Hotel yanındadır. Galeride: John Lennon’a ait etkileyici parçalar ve resimler bulunmaktadır.
Ayrıca: tanınmış resimlerin baskılarının satıldığı bir hediyelik eşya dükkanı vardır.

Ukrayna Kırım Sivastopol Akyar

Ukrayna Kırım Sivastopol Akyar

Şehrin eski ismi “Akyar” olarak geçmektedir. Çevredeki diğer şehirlere göre, daha modern görünümlüdür. Coğrafi olarak: Kırım yarımadasının güneybatı ucunda bulunmaktadır. İlginç olan şu ki: burası, Ukrayna’da, bölgesinde bulunduğu Kırım Özerk Cumhuriyeti içinde sayılmıyor, daha genel anlamda, burası ayrı bir birim.

Nedeni ise, Rus ve Ukrayna Donanmalarının yani deniz kuvvetlerinin burada üslerinin bulunuyor olması ki, aşağıda daha ayrıntılı bilgi vereceğim. Çünkü: bu konu, bölgenin turizm potansiyeliyle doğrudan bağlantılı, buraya uzun yıllardır yabancı ziyaretçi girmesine izin verilmiyordu.

Son yıllarda, bu konuda daha esnek olmaya ve bölgeye yabancıların yani turistlerin girmesine izin verdiler. Öyle bir durum var ki: burada yaşayan yaklaşık 350 bin kişilik nüfusu, Kırım nüfusuna dahil etmiyorlar. Bölgenin kıyı bölümü, genellikle kayalık ve küçük ve doğal koylardan oluşmaktadır ki bölgede yaklaşık 30 civarında koy bulunmaktadır.

Bu şehirde: Tatar nüfus nispeten azdır. Çünkü: nüfusun % 97’lik bölümü Rus’tur. Bu yüzden, sık sık, şehir halkı Rusya’ya doğrudan bağlanma düşüncelerini gündeme getirirler. Çünkü: görüldüğü gibi, şehirdeki büyük çoğunluk Rus ve burada bulunan Tatarların oranı: yalnızca % 1 kadardır. Zaten: yukarıda da belirttiğim gibi: Rus ve Ukrayna Deniz Kuvvetleri Donanmasının üssü: bu şehirdedir. Ünlü Sovyet Donanması: şehirdeki haliçte konumlanmıştır.

Hatta: körfezin iç bölümünde: birçok savaş gemisinin demirlediği görülür. II. Dünya Savaşından sonra: bu şehre özel bir statü verilmiş ve Moskova’daki merkezi yönetime bağlanmıştır. Hatta: Sovyetler Birliğinin dağılmasının ardından: şehir için, Rusya ve Ukrayna arasında anlaşmazlıklar yaşanmıştır.

1994 yılında: Sivastopol Meclisi: Ukrayna Donanmasının şehri terk etmesi ve Rus Donanma üssünün şehirde kalmaya devam etmesi yönünde karar almıştır. Uzun süren müzakerelerin ardından ise: 1997 yılında: Ukrayna ve Rusya arasında imzalanan bir anlaşma sonucunda: Sivastopol şehrinde bulunan deniz üssünün bir bölümü: 20 yıllığına 100 milyon dolara Rusya’ya kiralanmıştır.

Sözleşme: bölgede Rus yanlısı hükümetin başa gelmesi üzerine: 2061 yılına kadar uzatılmıştır. Evet: konumuz turizm ve şehrin gezilecek yerleri, ancak bu şehirde, yukarıda söz ettiğim donanma konusu; buranın en önemli ve hassas durumunu yansıtmaktadır. Hatta: bu donanma üssü ve gizlilik nedeniyle, 1995 yılına kadar şehre yabancı uyrukluların girmesi yasaklanmasına rağmen, sonradan bu yasak kaldırılmış ve günümüzde şehir turist akınına uğramaktadır.

Yılda, ortalama 500 bin turist şehri ziyaret ediyormuş. Hatta: savaş gemilerinin bağlı bulunduğu limanın: Avrupa’nın en iyi haliçlerinden biri olduğu, derin olması nedeniyle, her türlü geminin kıyıya bağlanabildiği ve Rus ve Ukrayna donanmasına bağlı bu gemiler arasında: limanda ve körfezde turistik amaçlı gezilerin düzenlendiği görülüyor.

Ukrayna Kırım Sivastopol Akyar

TARİH

Şehir: ilk olarak 1783 yılında bir deniz filosunun konuşlanması için kurulmuştur. 1784 yılında ise, Çariçe II Catherine: şehirde bir kale inşa edilmesini emretmiştir. Bu önemli deniz üssü: tarihi süreç içinde daha sonra önemli bir ticari liman haline gelmiştir. Şehir ilk kurulduğunda, ismi “Akhtiar” iken, 1826 yılında şehrin ismi “Sivastopol” olarak değiştirilmiştir.

Sivastopol şehri: 1854-1855 yılları arasında: İngiliz-Fransız-İtalyan ve Türk donanmaları tarafından kuşatılmıştır. Bu kuşatma ve Kırım savaşı, 11 ay sürmüştür. Ruslar: kuşatma sırasında, kaleyi terk etmişler ve kuzey bölümden kaleyi tahliye etmişlerdir. Kuşatma yapan askeri güçler: kaleye girdiklerinde, yalnızca, eski görkemli şehrin kalıntıları ile karşılaşmışlardır.

Kuşatma öncesinde, şehirde, düzgün imarlı 43 bin nüfuslu bir yapılaşma var iken, kuşatmanın ardından yalnızca 14 bin binanın ayakta kaldığı söyleniyor. 1941-1942 yılları arasında ise, şehir bu kez: Almanlar tarafından yoğun bombardımana maruz bırakılmıştır.

1942 yılında, 250 günlük kuşatmanın ardından, şehir Almanlar tarafından ele geçirilmiştir. 9 Mayıs 1944 tarihinde, bu kez, Sovyet Kızıl Ordusu tarafından Alman işgalinden kurtarılmıştır. Sovyet döneminde: şehir “kapalı şehir” olarak öne çıkmıştır.

Çünkü: şehirde Rus donanmasının bulunması nedeniyle, buraya yurt dışından gelen herhangi birinin girmesi yasaktı. 1993 yılına gelindiğinde ise: Ukrayna ve Rusya arasında, donanmalarının bulunması nedeniyle, şehre özel bir statü verilmiştir.

 

İKLİM

Şehir iklimi ılımandır ve buna bağlı olarak Ukrayna’nın en sıcak iklim bölgesidir. Yıllık ortalama sıcaklık 15-16 derece civarındadır. Temmuz ve Ağustos ayı sıcaklık ortalaması ise, 27-28 dereceye kadar çıkar.

 

PARA

Burada Ukrayna’nın diğer yerlerinde olduğu gibi “Grivna” kullanılıyor. 100 Amerikan Doları = 18.5 Gravni yapıyor. Buna göre değerlendirme yapabilirsiniz.

 

ALIŞVERİŞ

Buraya yolunuz düşerse, bilmelisiniz ki: burada üretilen şaraplar, yüksek kaliteli ve oldukça ucuzdur. Şehir yakınlarında bulunan bazı çiftliklerde, tadarak şarap satın almak mümkündür.

 

PLAJLAR

Şehirde: 8 tane plaj alanı bulunmaktadır. Bunların başlıcaları: Altın, Zafer Park, Omega, Sandy, Güneş, Kristil ve Fiolent Ukhkuevka’dır. Bunlar: genelde çakıllıdır. Yalnızca Uckhuevka plajının yarısı kum, yarısı çakıllıdır. Deniz temiz ve sıcaktır.

Temmuz-Ağustos aylarında: deniz suyu sıcaklık ortalaması 23-25 derece arasındadır. Fiyatlar ise Yatla şehrinden ucuz olması nedeniyle, burası daha çok ilgi çekmektedir. Gelelim, ayrı ayrı plajlar hakkında kısa bilgiler vermeye:

Uchkuevha

Şehrin en iyi plajıdır. Sahil şeridi, kumlu ve çakıllıdır. Ancak burada bir düzine disko ve bar bulunmaktadır ve buraya yakın yerde konaklayanlar için, yüksek sesli müzik nedeniyle gece uyku sıkıntısı olmaktadır. Gençler için bu eğlenceli ortam tercih edilse de, aileler için pek tercih edilmez, seçim sizin.

 

Sand Bay

Burası şehrin en eski ve en küçük plajıdır. Ancak, burası mükemmel derecede temizdir, cankurtaran, doktor ve ücretsiz tuvalet bulunmaktadır. Sahilde ise ince kum bulunur ve deniz birden derinleşmez.

 

Omega

Yuvarlık körfez kıyısında bulunan ikinci en popüler plajdır ve uzunluğu 700 metreyi bulur. Deniz hemen derinleşmez ve sığdır. Bu nedenle, küçük çocuklu aileler için idealdir. Burada: su sporları da yapılabilmektedir. Bunlar arasında: katamaran, muz, tekne ve yamaç paraşütü sayılabilir. Sahilde: birkaç kafe ve bar bulunuyor.

 

Fiolent

Kıyı şeridindeki en güzel sahne buradadır. Dik yollar boyunca, denize doğru aşağıya inilerek buraya ulaşılır. Deniz temizdir. Ayrıca: burada denize girerken, orman kokusunu da hissedebilirsiniz.

Ukrayna Kırım Sivastopol Akyar

GEZİLECEK YERLER

 

Ukrayna Kırım Sivastopol Akyar

1854-1855 PANORAMA MÜZESİ

İsmi “Panorama Müzesi” olarak geçen bu müze: gerçekten burayı ziyaret edenlerin kesinlikle görmesi gereken bir yer olarak önem kazanıyor. Müzenin yeri: tarihi bulvar girişindedir. Giriş ücreti 20 Grivnası ve ayrıca fotoğraf çekmek isteyenler için 5 Grivnası dir. Müzenin bulunduğu bina: anayol üzerinde ve park içinde bulunmaktadır.

Müzenin bulunduğu binanın dışı motifler ve resimlerle donatılmış, tarihi bir bina havasını yansıtmaktadır. Zaten bu bina: II. Dünya savaşı sırasında Almanlar tarafından bombalanmıştır. Savaş sonrasında ise, bina onarılarak bugünkü haline getirilmiştir. Binanın çevresinde: yine o döneme ve Kırım Savaşına ait birçok Rus-Osmanlı-İngiliz gemilerinden kalma çeşitli büyüklükte gemi çapaları sergileniyor.

Müzede bulunan panorama da ise: 1854 yılında yaşanan “Kırım Harbi” sırasındaki İngiliz-Fransız-Osmanlı askerleri tarafından kuşatılan Sivastopol şehri ve çevresinde yaşanan çarpışmaları ve önemli olaylar resmedilmektedir. Özellikle 6 Haziran 1855 tarihinde şehrin savunucuları ve saldırının yansımaları görülüyor.

Bu panoramayı oluşturan resimler: sanat profesörü Rubo önderliğinde yapılmıştır. Resimlerin alt uzantılarında ise: gerçek malzemeler kullanılarak, 3 boyutlu bir görünüm yaratılmıştır. Ankara Anıtkabirde de benzer bir müze bulunuyor.

Ziyaret edenler, Anıtkabir’de, Cumhuriyet tarihimizin üç önemli savaşının betimlendiği: gerek sesli ve gerekse görsel özellikler taşıyan müzeyi hatırlayacaklardır. Panorama da, işte böyle bir müzedir.

Resimler: toplam 115 metre uzunluk ve 14 metre genişliktedir. Evet: müzenin hemen girişinde çeşitli fotoğraflar, döneme ait giysiler ve çeşitli objeler sergileniyor ancak resim bulunan bölüme geldiğinizde, gözlerinize inanamayacaksınız, muhteşem bir panorama resmi yapılmış, bu kadar ince ayrıntı düşünülerek yapılmış, muhteşem resim ve rehberli turlarda, rehber resimler hakkında ayrıntılı bilgi veriyor. Ancak diğer ilginç bir husus: daha önce de belirttiğim gibi, Ruslar, bu ve takip eden Alman kuşatmasının ardından, şehri teslim ediyorlar, ama buradaki panorama müzesinde, kuşatmalarda başarılı olmuş gibi gösteriliyorlar.

Müzenin bahçesinde: Sivastopol şehrinin muhteşem bir manzarasını izleyebilirsiniz. Ayrıca, yine müzenin bahçesinde bulunan park alanı içinde, kısa at turları da yapılabilmektedir.

 

KROSHİTSKOGO SİVASTOPOL SANAT MÜZESİ

1927 yılında: toplam 500 eser ile açılmıştır. Müze ziyareti yetişkinler için 15 UAH ve çocuklar için 3 UAH dır. Salı hariç haftanın diğer günlerinde açıktır.

Günümüzde, burada: Rönesans dönemine ait 8000 den fazla eser sergilenmektedir. Bunlar arasında, özellikle 19’ncu yüzyıl Rus ve Ukraynalı sanatçıların eserleri, 17 ve 18’nci yüzyıl Fransız ve Hollandalı sanatçıların eserleri önem kazanmaktadır.

Ukrayna Kırım Sivastopol Akyar
Ukrayna Kırım Sivastopol Akyar

 

NAKHİMOV ALANI

Şehir merkezindeki Nakhimov meydanında: hatıra plakalarla süslenmiş bir anıt duvar bulunmaktadır. Buradaki hatıra plakalarında: 1941-1942 yıllarındaki Sivastopol savunması dahil, Karadeniz Filosu ve sanayi parçalarında ölenlerin isimleri oyulmuştur. Bu isimlerin yanında: duvarda bulunan kompozisyonda: düşman saldırısını yansıtan bir sahne betimlenmektedir.

Meydanın ortasında ise: Ekim 1854 tarihinde, Sivastopol şehrindeki ilk savunmanın kahramanlarından ünlü deniz komutanı Amiral PS Nakhimov’un bir anıtı bulunmaktadır ki, meydan ismini bundan almıştır.

Anıtın arkasındaki “Landing Pier” merdivenlerini takip ederseniz, bu kez denize ulaşırsınız. Denizin içinde, kıyıya yakın bölümde ise: Sivastopol şehrini simgeleyen, kanatlarını açmış kartal heykelini görebilirsiniz. Yeni yıl şenlikleri, bu meydanda düzenlenmektedir.

 

ADMİRALTY ST. VLADİMİRSKİ KATEDRALİ

1888 yılında yapılan bina: klasik mimari özellikleriyle ilgi çekiyor. Şehir merkezinde bir tepede bulunmaktadır. Bizans kiliseleri tarzında, 9 kubbeli bir yapıdır. 19’ncu yüzyılın seçkin mimari örneklerinden biri olan yapı: eşsiz bir iç tasarıma sahiptir. Duvarlarında ise, hiçbir simge bulunmamakta, yalnızca duvarlarda bulunan mermer plakalarda: şehri savunurken şehit olan kahramanların isimleri yazılıdır.

Ukrayna Kırım Sivastopol Akyar

PETER VE PAUL KATEDRALİ

Şehir merkezinde, Lunacharsky sokakta bulunan bu dini yapı: 19’ncu yüzyılın ikinci yarısında yapılmış olup Kırım Mimarisinin en önemli örneklerinden birisidir. Eski Yunan tarzında yapılmıştır ve Atina şehrindeki Pantheona benzemektedir. 1844 yılında kutsanan kilisenin girişi: Havariler Peter ve Paul’un mermer heykelleriyle süslenmiştir. Günümüzde, burada bir de kültür merkezi bulunuyor.

Ukrayna Kırım Sivastopol Akyar

ONİKİ HAVARİLER KİLİSESİ

Kirov caddesinde bulunan kilise: 1357 yılında Cenevizliler tarafından bölgede yapılan ilk yapılardan birisidir. Böylece: 12 Havariler Kilisesi olarak kullanılan yapı: Kırım bölgesinin en eski Ortodoks kutsal yerlerinden biri olarak kabul edilmektedir ve günümüze kadar gayet iyi korunarak gelmiştir. Ancak, günümüzdeki kilisenin duvarları incelendiğinde, bu yapının 1861 yılından kalma olduğu belirleniyor. 1875 yılında kilise kutsanmış ve Nicholas olan ismi, 1990 yılında 12 Havariler Saint olarak değiştirilmiştir.

Ukrayna Kırım Sivastopol Akyar

MALAKHOV KURGAN

Burası: şehrin güneydoğu bölümündedir. Burası: tarih sahnesinde iki kez gündeme gelmiştir. Birincisi: 1854-1855 yılları arasındaki İngiliz-Fransız birliklerine karşı yapılan Kırım Savunması sırasında, Rus kuvvetlerinin savunmalarında. İkinci ise: 1942 yılında, Nazi işgalcilere karşı yapılan savunma sırasında.

Günümüzde ise: Malakhov Kurgan: şehrin en çok ziyaret edilen yerlerinden birisidir. Tarih sahnesinde Sivastopollular tarafından özel bir yeri olan mekan: 1960’lı yılların başından sonra müze olarak ziyarete açılmıştır. Müze: haftanın her günü, saat: 09.30-17.00 arasında ziyarete açıktır. Çevresi bir park ile çevrilidir.

Parkın ana caddesine “Dostluk caddesi” ismi verilmiştir. Burada bulunan ağaçlar: yabancı ülkelerde bulunan Sovyet hükümet üyeleri, kozmonot ve burayı ziyaret eden çeşitli heyetler tarafından dikilmiştir. Burada görebilecekleriniz: 19’ncu yüzyıldan kalma, höyüğün üstünde bir savunma kulesi şeklindeki tahkimat. Bu tahkimatta: çatışmalarda kullanılan silahları görebilirsiniz.

Ukrayna Kırım Sivastopol Akyar

KARADENİZ FİLOSU ASKERİ TARİH MÜZESİ:

Lenin str. de bulunan ve 1869 yılında açılan müze, dünyanın en eski müzelerinden birisi olarak kabul edilir. Müze binası: 19’ncu yüzyılda inşa edilmiş güzel bir binadır. Müzede: İmparatorluktan bu yana, Rus filosunun yaşam ve günlük faaliyetlerine ait objeler sergilenmektedir.

 

 

KONT’UN QUAY

Şehir merkezinde, güney kıyısında, Nakhimov caddesinde Marina’da bulunan bu yapı: şehrin en ünlü iskelesini süslemektedir. Surlarla süslü yapı: 1783 yılında inşa edilmiş ve 1787 yılında İmparatoriçe Catherine II’nin şehre gelişi anısına çevre düzenlemesi yapılarak, kendisine ithaf edilmiştir. Yapının ismi ise: Sivastopol askeri birlik komutanından gelmektedir.

Ukrayna Kırım Sivastopol Akyar

DENİZ AKVARYUMU VE MÜZESİ

Ave Nakhimov bölgesindeki burayı ziyaret etmek isterseniz, her gün saat: 10.00-19.00 arasında açık bulunduğunu ve girişin 80 Grivinası (çocuklar 40 Grivinası) olduğunu bilmelisiniz. Burası: 1897 yılında, Güney Denizleri Biyoloji Enstitüsü binasının alt kısmında: ülkenin ilk deniz akvaryumu olarak oluşturuldu.

Bu nedenle, akvaryum, Avrupa’nın en eski akvaryumu sayılmaktadır. Bu akvaryumda, yalnızca Karadeniz deniz canlıları değil, aynı zamanda Kızıldeniz’in tropikal mercanları, Amazon, Afrika gölleri, Güney ve Doğu Asya tatlı-tuzlu su canlıları da bulunmaktadır.

 

SİVASTOPOL MERKEZ CAMİ

Günümüzde, şehirde faal durumda yani ibadete açık tek cami burasıdır. Cami: Rus Çarı III.Aleksander tarafından: 1912 yılında, Buhara Emirinin gönderdiği paralar ile yaptırılmıştır.

 

ŞEHİR DIŞINDA GEZİLECEK YERLER

Ukrayna Kırım Sivastopol Akyar
Ukrayna Kırım Sivastopol Akyar

 

BALACLAVA

Burası: rahatlıkla ve keyifle bir gün geçirebileceğiniz; Kırım yarımadasında, dağların eteklerine yuvalanmış küçük bir kasabadır. Şehir merkezinin güneydoğusunda, küçük bir körfezin her iyi yakasına kurulmuş bu antik lima kasabasına: şehir merkezinden teknelerle ulaşabilirsiniz. Ayrıca: otobüsler de var. Karadan, yaklaşık 5 km. uzaklıktadır.

Karayolu ile gitmek isterseniz, 5-8 Grivnas arasında ücret ödemeniz gerekir. Burada bulunan Ceneviz kalesinden muhteşem bir manzara izleyebilirsiniz. Öncesinde Ceneviz ticaret limanı olarak kullanılan kasaba: 1475 yılından itibaren Osmanlı egemenliğine girmiştir. Günümüzde, kalenin kalıntılarını görmek mümkündür.

Ünlü gezgin Evliya Çelebi: burasının bir zamanlar balığın bol olduğu bir yer olduğuna dikkat çeker ve isminin buna bağlı olarak verildiğini belirtir. Yani, isminin Türkçesi “Balıklı Ova” dır.

Marina bölümünde ise: 1850 yılındaki Kırım Savaşı sırasında, kuşatma yapan İngiliz gemilerinin bulunduğu yer olarak hatıralarda canlandırılıyor. Ayrıca: yine bu kasabada, güzel plajlar bulunduğunda, yaz aylarında turistler burayı denize girmek için de tercih ediyorlar.

Özellikle “Gümüş” ve “Altın” plajları ilgi çekiyor. Bunlar: kum değil çakıllıdır. Bunlara gitmek isterseniz, tekne ile 10 dakika veya karadan gitmek isterseniz, bir saat civarında dar bir yolda yürümeniz gerekir.

Kasaba merkezinde ise, 50 metre uzunluğunda bir merkezi plaj bulunuyor. Ceneviz Kuleleri ve kalesi: 1357 yılında yapılan kuleler günümüzde de görülebilmektedir ve hala heybetini muhafaza etmektedir.

Kale

3 savunma duvarı bulundurur ve ele geçirilemez bir uçurumun üstüne kurulmuştur. Kuleler ise: düzensiz dörtgen şeklindedirler. Kalenin: daha önce burada bulunan Bizans surları üzerine inşa edildiği düşünülüyor.

Tüm tahkimat: yerel taş ve harç kullanılarak yapılmıştır. 1927 yılındaki depremde zarar görmeyen yapı, son derece güvenilir olmasıyla önem kazanmaktadır. Gerek Kırım Savaşı ve gerekse II. Dünya Savaşındaki Nazi kuşatmasında, burası Sivastopollular için şehirlerinin korunduğu bir yer olmuştur.

Günümüzde burayı gezmek isterseniz, yukarıda da belirttiğim gibi muhteşem bir manzara izleyebilirsiniz, öte yandan giriş ücreti 20 Grivnas’dır. Öte yandan: burayı ziyaret etmek isteyenler: bir çok merdiven basamağı ve yamaçtan tırmanmak zorunda kalacaklarını kabul etmelidirler.

 

Deniz Müzesi

Burası: 1956 yılında, Rus Konseyi tarafından, Ukrayna’ya bağışlanmış, ancak “Soğuk Savaş” dönemi boyunca muhteşem bir şekilde gizli kalmış bir deniz üssüdür. Burada: en son olarak, 1991 yılında üretilen denizaltı denize indirilmiş ve daha sonra: 1996 yılında, Denizcilik Müzesi olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Günümüzde: 5100 metrekarelik bir alana sahip bu büyük yer altı kompleksinde: rehberli turlarla geziliyor. Dağlar kesilerek yapılan, rıhtımla bağlantılı 600 metrelik büyük bir geçitten geçilerek girilen alandaki gezide: nükleer silah çalışma atölyeleri, derin kanallar, kilitli odalar, toplantı salonu, boş cephanelikler görülüyor. Evet: burayı ziyaret etmek isterseniz, saat: 10.00-16.45 arasında ziyaret edebilirsiniz.

Ukrayna Kırım Sivastopol Akyar
Ukrayna Kırım Sivastopol Akyar

 

 

HERSONİSSOS

Şehir merkezine 3 km. uzaklıktaki burası: Kiev Prensi Vladimir’in aynı zamanda Hıristiyanlığı kabul ettiği eski bir Yunan şehridir. Burayı ziyaret ederseniz, 20 Grivnas giriş ücreti ödemeniz gerekir. Fotoğraf çekmek için ayrıca 5 Grivnas daha ücret alıyorlar.

Ancak: burası gerçekten ilginizi çekebilecek tarihi bir açık hava müzesi gibidir. Günümüzden yaklaşık 2500 yıl önce, antik dönemde burada bir Yunan kolonisi kurulmuştur. 1827 yılında ise, bölgede arkeolojik kazı çalışmaları başlatılmıştırtır.

Günümüzde burayı ziyaret ederseniz: 1778 yılında, ele geçirilen Türk silahlarının ergitilmesi yolu ile yapılan döküm çan görebilirsiniz. Şehri çevreleyen surların uzunluğu 3.5 km. dir. Bunların genişlikleri 4 metre ve yükseklikleri 8-10 metre civarındadır.

Hatta: yüzmeyi seviyorsanız, burayı ziyaret ettiğinizde yanınızda mayonuzu götürün çünkü hemen yakınlarda güzel bir plaj bulunuyor. Evet, bölgede görebilecekleriniz:

Ukrayna Kırım Sivastopol Akyar

Bazilika

Bölgenin en önemli bazilikası olan burası: 1935 yılında kazılarak ortaya çıkarılmıştır. Buranın, muhtemelen 6’ncı yüzyılda inşa edilen bir tapınağın yerine, daha sonradan yapıldığı düşünülüyor. Yani: Hıristiyanlığın ilk günlerinden kaldığı kesindir. Bazilikanın resmi: Ukrayna banknotlarında görülmektedir.

Müze

Bölge müzesinde: 5000 den fazla obje sergilendiği söyleniyor. Bunlar arasında önem kazananlar: sikke koleksiyonu, yer mozaikleri, eski seramikler, mimari parçalar, kabartmalar ve kabartma duvar resimleri bulunmaktadır.

 

 

İNKERMAN

Şehir merkezinin hemen yanında: 13 bin nüfuslu bir kasabadır. Tarihi süreç içinde “İnkerman Muharebeleri” önem kazanmaktadır. 5 Kasım 1854 tarihinde İngiliz-Fransız birliklerinden oluşan güçlü ordu ile Rus kuvvetleri burada karşılaşmışlar ve Rus kuvvetleri yenilmiş ve ardından Sivastopol kuşatması başlamıştır. Bu savaşta özellikle: sisli hava nedeniyle, birlikler kendi inisiyatifleriyle (başlarındaki komutanların komutası olmadan) muharebeye devam etmişler ve bu nedenle bu muharebeye “Askerin Muharebesi” ismi verilmiştir.

Burada: kale harabeleri ve mağaralar ilgi çekiyor. Özellikle: kayalara oyularak yapılmış bir manastır mağara olan “Aziz Kliment” mutlaka görülmesi gereken bir yer olarak önem kazanıyor. Şehrin ismi olan “İnkerman” yani “İnşehri” de: bu mağaradan gelmektedir.

Şehirdeki: Müslüman mahallesinde ise, bir zamanlar Evliya Çelebinin notlarından anlaşıldığına göre yüksek ve sağlam duvarlı, altı kubbeli bir kale, mescit, hamam ve saray bulunuyor iken: günümüze bunlardan yalnızca bir çeşme kalmıştır.

TÜRK ŞEHİTLİĞİ:

Sivastopol şehrinden Simperofol şehrine giden karayolu üzerinde, bir de Türk Şehitliği bulunuyor. Şehitlik: 2004 yılında, Kırım Savaşının 150’nci yıldönümünde açılmıştır. Şehitlik anıtının hemen arkasında ise: Kırım Savaşında şehit düşen Türk askerlerinin anısına sembolik bir mezarlık görülür.