Özbekistan Genel

Özbekistan Genel

Türk soyundan geldikleri bilimsel olarak kanıtlanmış soydaşlarımızın bu güzel ülkesini mutlaka gitmek ve görmek gerektiğini düşünüyorum. Özellikle tarihi geçmişe ve tarihi yelere düşkün gezginlerin mutlaka burayı ziyaret etmelerini öneririm.

Özbekistan Cumhuriyeti: Orta Asya’da bulunmaktadır. Ülkenin sınırlarının uzunluğu 6220 km. dir. Ülke topraklarının kuzeyden güneye uzunluğu 1500 km ve doğudan batıya genişliği 1000 km. dir.

Ülkenin deniz seviyesinden en yüksek yeri: Hisar Range denilen yerdir ve 4640 metredir. Ülke, iki ana nehir havzasında yer almaktadır. Bunlar: “Syrdarya” ve “Amu Darya” dır.

Ülke topraklarının çoğu ovalardan oluşur. “Kızıl Kum” çölü: Özbekistan topraklarının kuzey orta kısmında, dünyanın en büyük çöllerinden birisi olarak bilinir.

Dünya üzerinde Liechtenstein ile birlikte, denize komşu olmayan tek ülkedir. Semerkand 2750 yaşındadır ve Roma ile birlikte dünyanın en eski şehirlerinden birisi olarak kabul edilir.

Özbekistan Genel
Özbekistan Genel
Özbekistan Genel
Özbekistan Genel

Ülkenin başkenti “Taşkent” şehridir. Ülke 12 il ve Karakalpakstan Özerk Cumhuriyetinden oluşmaktadır.

Ülkenin ekonomisi: ülkede: altın, bakır, kurşun, çinko, uranyum, doğal gaz ve petrol gibi doğal kaynakların önemli rezervleri bulunmaktadır. Özbekistan altın rezervleri: Güney Afrika, ABD ve Rusya’dan sonra dünya üzerinde dördüncü sıradadır. Doğal gaz üretimi ise, dünyanın ilk on ülkesi arasındadır.

Ekonominin diğer bir önemli kaynağı: tarımdır. Ülkede: özellikle pamuk yetiştirilir ve dünyanın en büyük pamuk üreticilerinden birisidir. Diğer önemli tarım ürünleri ise: ham ipek, meyve, sebze, üzüm kavundur.

Ülke turizm denilince ise: Batı’da “Buhara” ve “Semerkant” görülür.

Özbekistan Genel

TARİHİ

Özbekistan: Amu Derya ve Siri Derya isimli iki büyük nehrin ortasında, Asya kıtasının kalbinde yer almaktadır. Bu yüzden, bu topraklardaki insan yaşamının bin yıldan daha eskiye gittiği düşünülmektedir.

İnsanlar önce Özbekistan topraklarına yerleşmişler ve yüzyıllarca yaşamışlardır. Ancak özellikle komşu kabileler tarafından tehdit edilince, Semerkand, Buhara, Hiva ve diğer güzel şehirleri inşa etmişlerdir. Bu topraklar Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan Büyük İpek yolunun kavşak noktası olmuştur.

Evet, arkeolojik çalışmalara göre: Özbekistan insan yerleşiminin en eski yerlerinden birisidir. Baysun Tau dağlarında eski konutlar ve Semerkant’da ilkel araçlar bulunmuştur.

Özellikle Teshik-Tash Mağarası: bu arazi üzerinde ilk kurulan topluluklardan olan Neandertaller’e kadar uzanmaktadır. 8-9 yıllık çalışmaların ardından arkeologlar tarafından bulunan mezar alanlarında, Orta Asya topraklarında defin yapılmış eski bir çocuk iskeletine ulaştılar.

Çocuğun vücudu bir dağ keçisi kemikleriyle çevrili bir çukurun içine atılmıştı. Kazılar, o dönemin insanlarının avlandığını ve doğal kaynaklardan gıda topladıklarını göstermektedir. İlkel araçlar taş ve ahşap ve kemikten yapılmıştır.

Kaya resimlerinde: avcılık, savaşlar ve ritüeller görülür.

5.yüzyıla gelindiğinde Ephtalites: Orta Asyanın bütün şehirlerini fethetti ve Kaşgar Hazar denizine kadar uzanan büyük bir imparatorluk kurdu. Öte yandan, birçok Budist tapınak inşa ettirdi ve Budist geleneklerini tanıttı.

Büyük İpek yolu boyunca, aktif bir dış ticaret yönetti. Çin, Hindistan ve Bizans ile iyi ilişkiler kurdu. İpek, takı ve baharat ticaretini geliştirdi.

6.yüzyılda: Ephtalite devleti: çeşitli göçebe kabileler ve Türk hanlıkları tarafından imha edildi. Türk hanlığı, Orta Asya’nın bir parçası haline geldi. Türklerin egemenliği altında haraç ödeyen şehirlerin özerklikleri korundu.

Türk hanlığı: Bizans, Sasani imparatorluğu, İran ve Çin ile İpek Yolu üzerindeki kontrolü ele geçirmek için mücadele etti. Erken ortaçağ döneminde, pamuk ve ipek bölgenin başlıca gelir kaynakları olarak görülür.

7.yüzyılda: 673 yılında Araplar bölgede görülmeye başladılar. Araplar: 709-712 yılları arasında Semerkand, Buhara ve Harzemşah şehirlerini ele geçirdiler. Sonuçta Özbekistan ve tüm Orta Asya, Bağdat halifelerinin kontrolü altına girdi ve bölgede Arap etkisi egemen oldu. Araplar İslam’ı getirdiler ve fethedilen toprakların sahiplerine zorla kabul ettirdiler.

10. yüzyılda: bölgedeki tüm nüfus İslam’ı kabul etti. İşgalcilere karşı yerel halkın tüm ayaklanma girişimleri başarısız oldu. Bağdat halifeleri, fethedilen topraklara valiler atadılar. 821 yılında Abdullah İbn Tahir: Horasan valisi olarak atandı ve kendisi Takhirid hanedanını kurdu.

Bu Arap işgali sırasında, bölgenin ekonomik ve kültürel geçmişi neredeyse yok edildi. En değerli anıtların yüzlercesi tahrip edildi. Arapça, devletin resmi dili oldu. Araplar su kaynaklarını geliştirdiler ve yeni kanallar inşa ettirdiler.

900 yılına gelindiğinde, Samanilerin Buhara bölgesinde merkezi feodal devlet kurdukları görülür. Samaniler, kültürel yaşamda görülmemiş katkıda bulundular.

Buhara, Merv, Semerkand, Urgenç şehirleri dünya çapında, erken ortaçağ döneminde önemli bilim ve kültür merkezleri haline geldiler. Ticaret gelişti ve özellikle Semerkand: kağıt, cam, deri, kumaş, ipek ve yün üretiminde gelişti.

10.yüzyılın sonunda, Türk kabileleri Karahanlılar tarafından yönetilen bir devlet kurdular. 999 yılında Karahanlı hanedanı, Semerkant ve Buhara şehirlerini ele geçirdi. 13.yüzyıldaki Moğol istilasına kadar, Karahanlılar 200 yıl boyunca yörede iktidarı elde bulundurdular.

Samani hanedanı döneminde, Gazneli Mahmut, Horasan valisi olarak atandı. Samani devletine karşı ayaklanmalardan yararlanarak, kendisi, Samanilerin mirasını ele geçirmeye başladı ve Harşemşah devletini kurdu. 1017 yılında Hindistan’ı ele geçirmeye karar verdi ve Hindistan’a çeşitli seferler düzenledi.

1040 yılında Gazneli Mahmut tarafından oluşturulan devlet: sayısız fetihler sonucunda büyük bir imparatorluk oluşturdular. Bu imparatorluğun toprakları Anadolu, Orta Doğu ve Ermeni-Kürt dağlık bölgesini içine aldı. Batıda Selçuklular olduğundan, bu yeni imparatorluk hedefini

Doğuya yöneltti. 1097 yılına kadar olan bu süreçte, çağdaş Özbekistan toprakları birçok harika saray ve binalar ile dekore edildi. Mimarlık, el sanatları, sanat ve kültür konusunda büyük ilerlemeler kaydedildi.

11.yüzyılda Selçuklu hükümdarlarının desteklediği Harzemşahlar, en güçlü Orta Asya ülkesini yarattılar. Bilim ve kültürü geliştirdiler.

1215 yılında Çin’i fetheden Cengiz Han: Maveraülnehir bölgesini işgale başladı. Harzemşahlar bölgeden çekildiler ve yapılan çatışmalarda Moğollara yenildiler. Moğollar zorlanmadan vaha ve şehirleri tahrip ettiler. 1220-1221 yıllarında Moğollar Semerkant ve Urgenç şehirlerini yok ettiler.

Orta Asya’nın antik kültürünün birçok anıtı yıkıldı. Moğol hükümdarları: Müslüman tüccarlar için büyük vergiler belirlediler ve Maveraülnehir bölgesine valiler atadılar. İsyanlar acımasızca bastırıldı.

1363 yılında Emir Tumir: daha sonra büyüyecek imparatorluğunun başkenti olması için Semerkant şehrini ele geçirdi ve 1370 yılında Maveraülnehir bölgesinin yüce hükümdarı ilan edildi. Bu dönemde tüm kervan yolları Maveraülnehir şehirlerinden geçmeye başladı. Timur tarafından başkent yapılan Semerkant, yeryüzündeki en güzel şehirlerden biri haline getirildi.

Saraylar, camiler, türbeler ve hala güzelliklerini ve büyüklüklerini korumaktadırlar.
14.yüzyılın ikinci yarısında: Timur, Karadeniz’den Ganj nehri ve Aral Denizine kadar olan bölgede büyük bir imparatorluk kurmuştur.

1405 yılında Timur öldüğünde: devlet bölündü. Semerkant, oğlu Ulugbek tarafından yönetildi. Ancak 1449 yılında sinsice oğlu Abdüllatif tarafından öldürüldü.

1499 yılında Maveraülnehir toprakları, göçebe kabileler ve yeni fatihler tarafından fethedildi. Shaybanid hanedanı 1500-1501 yılları arasında kuruldu. Taht için yapılan iç savaşlarda, yüz yıllık süreçte hanedanın tüm üyeleri öldürüldü.

1599 yılında Ashtarkhanids iktidara geldi. Bölge üç ayrı devlete bölündü.

16.yüzyılda bölge Kıpçak kabilelerin hanları tarafından yönetilir oldu.

18.yüzyılın ortalarından itibaren, Buhara: Manghit hanedanı tarafından yönetilmeye başlandı ve bunlara Buhara Emirliği denildi.

19.yüzyılın ortalarında Orta Asya hanlıkları tipik feodal devletler şeklindeydi. 1960’lara gelindiğinde, Rus askerlerinin silahlı işgali sonrasında bölgedeki Hokand hanlığı yıkıldı ve 11 Temmuz 1867 tarihinde Buhara Emirliği ve Hiva Hanlığı oluşturuldu.

Tüm askeri ve sivil güç, atanan valinin elindeydi. Yeni hükümet, Özbekistan ekonomisini tarım sektörüne odaklandırdı. Rus sanayisinin ihtiyaçları için pamuk üretimi büyütüldü. Pamuk yağı fabrikaları ve madencilik gelişti. Trans-Hazar demiryolu inşa edildi.

1917 yılına gelindiğinde, bölgede Sovyet iktidarı ilan edildi. Buraya, Sovyet Cumhuriyeti statüsü verildi. Ülke milliyetçileri bu kararla birlikte dağlara çekilerek özgürlük mücadelesi başlattılar. 1924 yılında SSCB içinde beş yeni cumhuriyet kuruldu ve bunlardan biri de Özbek Cumhuriyetiydi.

1941-1945 yılları arasındaki Dünya savaşında: SSCB Cumhuriyetlerinin erkek nüfusunun büyük bölümü tahliye edildi. Bu dönemde, Taşkent şehri, bütün Sovyetler Birliğinden mültecilerin barınma ve tahliye yeri olarak kullanıldı.

1966 yılına gelindiğinde, Taşkent şehrinde ağır bir deprem oldu ve şehrin büyük kısmı yok oldu. Ardından, şehir SSCB mimarları tarafından Sovyet tarzında yeniden inşa edildi. 1977 yılında Taşkent metrosu işletmeye alındı. (Orta Asya’daki ilk metrodur)

SSCB’nin çöküşünün ardından Özbekistan 31 Ağustos 1991 tarihinde siyasi bağımsızlığını ilan etti. 1 Eylül tarihi bağımsızlık günü olarak kutlanır.

Özbekistan Genel

ULAŞIM

Ülke ulaşımı genellikle Taşkent Uluslar arası havaalanından yapılıyor. Taşkent havaalanı ile ilgili bilgileri, Taşkent şehri tanıtım yazısında belirttim. Küçük bir havaalanıdır.

Özbekistan Genel

İKLİM

Ülkede: düşük yağış, uzun sıcak yazlar ve ılıman kışlar şeklinde kıta iklimi hakimdir. Mevsimler arasında sıcaklık farkı oldukça önemlidir. En sıcak ay Temmuz ayıdır.

Özbekistan Genel

DİL

Özbekistan Cumhuriyetinde: resmi dil Özbek dilidir. İkinci dil olarak “Rusça” konuşulur. Semerkand ve Buhara gibi bazı bölgelerde, yöre insanı “Tacik” dili konuşur.

Özbekistan Genel

PARA

Para birimi: Özbekistan Somu’dur.
1 Sum = 100 tiyindir.
1 Amerikan doları, 1290 Özbek Som. 100 euro=370.000 Özbek Som.
Ancak, Özbek Som para biriminin en büyüğü 1000 Som dur. Bu yüzden, para bozdururken az az bozdurmak gerekir.

Özbekistan Genel

 

NÜFUS-İNSANLAR

Ülkenin nüfusu: 27 milyon civarındadır. Birleşik devletler içinde, Rusya ve Ukrayna’dan sonra üçüncü sıradadır.

Bunların % 49’luk bölümü şehirlerde yaşamaktadır. Bu nüfus yoğunluğu içinde bulunanlar: % 77 Özbeklerdir ve geriye kalanlar: Ruslar, Tacikler, Kazaklar, Tatarlar, Kırgızlar, Koreliler, Türkmenlerdir. Nüfus yoğunluğu açısından, Orta Asya Cumhuriyetleri içinde en kalabalık ülkedir.

Gelelim en önemli hususa: Özbekler “Türk” kökenlidir. Çoğunluğu ise “Sünni” Müslümandır.

 

RESMİ TATİLLER

1 Ocak Yeni yıl
8 Mart Dünya kadınlar günü
21 Mart Nevruz
9 Mayıs Anma günü
1 Eylül Bağımsızlık günü
1 Ekim Öğretmenler günü
8 Aralık Anayasa günü

Özbekistan Genel

TAKKE

Özbekistan’da takke, ulusal kostüm parçasıdır. Genellikle bir takke, içine parlak ulusal detaylar eklenerek, modern giysilerle birleştirilir. Erkekler, kadınlar, çocuklar ve yaşlılar tarafından kullanılır. Ayrıca her takke, bölgelere göre farklılık gösterir.

Öte yandan, festival, dini ve günlük giyim için ayrı takkeler kullanılır. Yumuşak ve sert kumaştan yapılan, nakış ve boncuklarla dekore edilen bu takkeler, yuvarlak veya kare şeklindedir.

Özbekistan Genel
Özbekistan Genel
Özbekistan Genel

 

NE YENİR

Özbek mutfağı, Doğunun en renkli mutfaklarındandır. Çünkü asırlık bir geçmişe sahiptir ve halkın geleneklerinin çeşitliliğini yansıtır. Mutfağın gelişmesi; Büyük İpek Yolu ülkelerinden geliş yeni bitkilerle iyice zenginleşmiştir. Ayrıca yerel yöneticiler, fethettikleri ülkelerden iyi mutfak uzmanlarını kendi ülkelerine getirtmişlerdir.

Kuzey bölgelerinde pilav, ızgara etler, pasta ve kek tercih edilir. Güneyde ise pilav ve sebzeler ve mükemmel tatlılar bulunur. Yemeklerde önemli ölçüde koyun eti, at eti, sebze, süt ürünleri, ekmek ve mükemmel çorbalar önde gelir.

Ana yemek olarak, bizdeki benzeri “mantı” önerebilirim. Taşkent şehrinde “düğün pilavı” tatmayı sakın unutmayın. Son bir not: Surkhandarya tandır kebabı da muhteşem lezzetlidir.

Özbek mutfağının ana yemeği “pilav” yani “plov” dur. Pilav, herhangi bir festival yemeğinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Bir düğün veya herhangi bir diğer önemli günler: pilavsız düşünülemez. Efsanelere göre: pilav pişirme yöntemi, Büyük İskender tarafından Sogdiana fethi sırasında icat edilmiştir. Güya: uzun bir sefer sırasında, ordunun: bir çuval pirinç ve yaban koyunu dışında yiyecek bir şeyi kalmamıştır.

Aşçı: bazı bozkır otları tohumları ile birlikte pirinç ve koyun etini pişirmiş ve ilk pilav, tüm orduyu beslemiştir. Özbekler kendi dillerinde de “pilav” için saygı ifadesi kullanırlar.

Özbek pilavı, kelimenin tam anlamıyla yemek anlamına gelen “Oş” kelimesiyle ifade edilir. Öte yandan, pilav gerek zengin ve gerekse fakir için günlük bir bayram yemeğidir. Yine söylenenlere göre, Buhara emiri bir gün pilav pişirme yarışması düzenlemiştir.

Özbek pilavı: baharatlı ve biraz yağlıcadır.

İçinde: kuru üzüm, havuç ve et parçaları bulunur. Yine bu ülkeye özgü “şaşlık” tercih ederseniz: bu da kıyma, kuşbaşı ve tavuk olarak çeşitleri bulunan bir çeşit şiş kebaptır.

Yemekler gelmeden önce yeşil çay servisi yapılıyor ve çay, bir kasenin içinde sunuluyor, şeker kullanılmıyor, tatlandırıcı olarak bal kullanılıyor.

Özbekistan Genel

 

NE SATIN ALINIR

Shakhrikhan hanedanı döneminden gelen kalıtsal demirciler tarafından dövülmüş ince örümcek çizgisini kesecek kalitede bıçak-pichak satın alabilirsiniz. Shakhrisabz el yapımı eski geleneksel nakış işlemeleri “Basma” ve “İroki” stilleri taşırlar ve bunlar da hediyelik olarak düşünülebilir. Margilan saten, Fergana ahşap oymacılığı, Andican seramik tabaklar, Richtan pişmiş testiler de düşünülebilir.

Özbekistan Genel

İPEK YOLU

15. ve 16. yüzyıllar arasında, İpek yolu buradan geçen yollarla Asya kıtasını geçerek batıya ulaşmıştır. Binlerce kilometrelik yol: egzotik kıyafetler, oryantal mallar ve baharatlarla doluydu. Kasabalar ve şehirlerde kervansaraylar vardı. Ulusal el sanatları, sanat okulları, medreseler, saraylar ve türbeler bulunuyordu.

Tüccarlar, misyonerler ve hacılar: farklı kültürler arasında yapılan bu yolculuklarda yeni dinler, yeni mallar (cam, porselen, sabun, barut gibi) taşıdılar. Bu nedenle: yüzyıllar önce Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan İpek yolu Orta Asya’nın da gelişimine büyük katkıda bulunmuştur.

İpek yolu üzerinde 32 kasaba ve Orta Asya’nı en oryantal şehirleri bulunuyordu. Bu şehirlerde öne çıkanlar: Taşkent, Semerkant, Buhara, Hiva ve Fergana vadisi şehirleridir. Eğer geçmişe dair heyecanlı bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız, bu şehirleri ziyaret etmenizi öneririm.

1994 yılında UNESCO bünyesinde, Tarihi İpek yolunun canlandırılması için “Semerkant Deklerasyonu” kabul edildi.

 

Özbekistan Mağaraları

Mağara: suyun etkisi altında, kireç taşı oluşumundan kaynaklanmış, olağan dışı bir yerdir. Aslında Özbekistan topraklarının dağlık kesimlerinde, doğal yolla oluşmuş 400 den fazla mağara bulunduğu söyleniyor.

Kili Cave Mağarası

Bunlar arasında en derin olanı 1082 metre ile “Kili Cave” mağarasıdır.
Mağara “Zarafşan dağı”nda bir plato üzerindedir ve Kamashi alanı sınırları içinde, Mingchukur dağlarının batı tarafında, duvar gibi yükselen alandadır. Mağara 2 katlıdır ve birinci katta uzunluğu 570 metreye ulaşan bir nehir akmaktadır.

Hazrati Davut-Saint David Mağarası

Zarafşan dağlarının kuzeyinde, Semerkant şehrinin güneybatısındadır. Uzunluğu 50 metredir. Mağarada birkaç büyük oda vardır. Doğa mağaranın duvarlarını dekore etmiş ve inanılmaz güzel kireçtaşı şekilleri oluşturmuştur.

Yetti Kız-Seven Sisters Mağarası

Zarafşan dağlarında Takhtikaracha geçişi yakınlarındaki mağaranın uzunluğu 80 metredir.

Amir Temurs Mağarası

Kashkardarya bölgesinde Chirakchi ilçesindedir. Uzunluğu 450 metredir. Bu mağara da sarkıt ve dikitler açısından çok zengindir.

Kiyikkamar Mağarası

Makrid isimli yerleşim yerinden 15 km uzaklıkta, Kitab ilçesinde, dağların güney tarafındadır. Uzunluğu 26 metredir ve mağaranın muhteşem özelliği vardır.

Duvarlar ve mağaranın dış kısmında sağlıklı mumya “Shilajit” bulunmuştur. Neandertal adamının kemikleri bulununca, bu mağara dünyaca bilinir olmuştur.

Malezya Kedah

Malezya Kedah

 

Butterworth bölgesinden kuzeye, Kedah eyaletine doğru giden yol Malezya ülkesinin en büyük pirinç bölgesidir ve Kedah Sultanlığı olarak bilinir. Kedah kelime anlamı “barış ve huzur” demektir.

Otoyol Lembah Bujang denilen vadiden geçerken, yolun iki yanı da uçsuz bucaksız bir yeşillik denizi ile kaplanır.

 

Bölgenin tarihi geçmişi incelendiğinde: vadideki en eski yerleşimin, muhtemelen 5. yüzyılda Hint krallığı Langkasu döneminden kalmadır. Hintli tüccarlar, bölgeyi Çinlilerle birlikte bir antrepo olarak kullanmışlardır.

Ayrıca, yine bölgede Budacı tapınak kalıntıları ortaya çıkarılmıştır. Halen, Kedah Eyaletinin zirvesi olarak nitelendirilen Gunung Jerai denilen yerde,  yamaçlarda arkeolojik çalışmalar sürdürülmektedir. Burası:1200 metre yüksekliktedir ve Kedah Eyaletinin en yüksek noktasıdır.

Malezya Kedah

Otoyol üzerinde ilerlerken “Sungei Teroi Forest Recreation Park” görülebilir. Bu park alanını geçtiğinizde ise, Candi Bukit Batu denilen Oyma Taş Tepe Tapınağını bulabilirsiniz. Tapınar “Meerbok” denilen yerdedir. Günümüzde bu dini yapı: Güney Hindistan kökenli Pallava hanedanı tarafından, MÖ.7.yüzyılda inşa edilen on tapınaktan birisidir.

Malezya Kedah

Meerbok denilen yerdeki “Arkeoloji Müzesi”: küçük kutular, işlenmiş altın ve gümüş ürünler, seramikler ve şiva sembolleri ile dikkati çeker.

Malezya Kedah

Kedah Eyaletinde gezilecek yerler şunlardır

Alor Star

Burası eyaletin merkezidir ve burada: tarihsel yerleşim bölgesi, eski binalar, müzeler ve saraylar bulunur.

Sungai Petani

Bu büyük şehirde

Cinta Sayang, Pasar Malam ve su tema parkı gezilebilir.

Bujang Vadisi

Burası Surgai Petani yakınlarındadır.

Pulau Langkawi

Bunlar 99 egzotik ve tropikal adadır.

Tropikal Orman Parkı

Langkawi ve Kedahın birçok yerini kaplamaktadır.

Malezya Kedah
Malezya Kedah

 

ALOR SETAR ŞEHRİ

Kedah Eyaletinin başşehri “Alor Setar” dır. Bu şehir: ülkenin Tayland sınırından önceki son durak olarak bilinir. Tayland sınırına 43 km uzaklıktadır. Şehir Kuala Lumpur şehrine250 km ve Sungai Petani şehrine 60 km uzaklıktadır.

Malezya yarımadasında, batı kıyısındaki büyük şehirlerden birisidir. Burada: devlet daireleri, kraliyet sarayları, birçok miras bina, müzeler ve kültür merkezleri bulunur.

Şehrin tarihi: özellikle Siyamlıların sebep oldukları istilalar ve yenilgilerle doludur. Şehrin merkezindeki geleneksel padang yani meydanda ise: Kraliyet Kedah anıtı bulunur ve 1912 yılında inşa edilen Masjid Zahir meydanın batısını süslemektedir.

Bu yapı: magribi mimarisinin güzel bir örneğidir ve yapı özellikle geceleri küçük lambalarla aydınlatıldığında görkemlidir.

 

Muzium Di-Raja

Bu 18.yüzyıl yapısı bina, Sultanın sarayı olarak yapılmış ve daha sonra müzeye dönüştürülmüştür. Burada: kraliyet tahtları ve gelin odası dahil çeşitli bölümler ziyarete açıktır.

Balai Besar

Şehirde caminin hemen yanındaki “Balai Besar”: kraliyet ailesi için 1898 yılında Siyam mimari tarzında saraya komşu olarak inşa edilmiştir. Kota Saray Sarayı kompleksinin arkasında, bir kabul salonu olarak kullanılması için 1735 yılında yapılmıştır.

Yapının: çatısı,  döşemeleri ve sütunları ahşaptandır. İlk bina: 1770 yılında Selengor Bugist tarafından tahrip edilmiştir. Günümüzde görülen yapı 1898 yılı yapımıdır. Tay mimarisi özellikleri taşımaktadır. Bu büyük salon, günümüzde de kraliyet ve devlet törenleri için kullanılmaktadır.

Malezya Kedah Mescidi Zahir

Mescidi Zahir

Yolun hemen karşısında, yukarıda sözünü ettiğim cami görülür. Bu devlet camisi, etkileyici bir kubbesi ile Magribi tarzında yapılmıştır. 1912 yılında açılmıştır ve ülkenin en güzel camilerinden birisidir.

Balai Nobat

Masjid Zahir yapısının karşısındaki “Balai Nobat” kulesi (halka açık değildir) sekizgendir ve burada kraliyet enstrümanları olan davullar, çanlar ve flütler saklanır. Kraliyet orkestrası Nobat, kraliyet törenlerinde faaliyet icra eder.

Kraliyet törenleri: doğum, düğün ve cenaze gibi törenlerdir. Bu durumun yüzyıllar öncesine dayandığı ve Hindu kökenli olduğu düşünülüyor.

Kule 3 katlıdır ve18 metre yüksekliktedir. Genişlik ise 4 metredir. Ahşap kullanılarak 1735 yılında yapılmıştır.

Yapımında ahşap ve çinko kullanılmıştır. Günümüzde görülen betonarme kule ise, 1906 yılında inşa edilmiştir.

 

Istana Kuning-Sarı Saray

Malaya’nın ilk Başbakanı Tunku Abdul Rahman Putra: 8 Şubat 1903 tarihinde burada doğmuştur. Ailede 45 çocuk bulunmasına rağmen, Tunku, bunların arasından öne çıkıyordu.

Kendisi 1957 yılında Başbakan ilan edildi ve İngiltere’den kazanılan bağımsızlık nedeniyle, Malezya halkı tarafından “Malezya’nın Babası” olarak ilan edildi. Kendisi 1970 yılına kadar Başbakan olarak kaldı ve 87 yaşında iken 1991 yılında öldü. Sarı Saray günümüzde kraliyet müzesi olarak kullanılmaktadır.

 

Menara Alor Star

165.5 metre yükseklikteki bu kule: Malezya ülkesinin ikinci en yüksek iletişim kulesidir. Kulenin tepesinde bir restoran bulunmaktadır.

 

Muzium Diraja Kedah-Kedah Kraliyet Müzesi

Şehir merkezinin yaklaşık 15 dakika uzaklığında 1736 yılında yapılan “State Museum” eski Siyam hükümdarlığına vergi olarak gönderilen “Bunga Mas” ve “Bunga Perak” koleksiyonlarını (gerçek altın ve gümüşten yapılan çiçekler) barındırmaktadır ve buralara yolunuz düşerse, bu koleksiyonu mutlaka görünüz.

Müzenin bulunduğu yapı: 1735 yılında Alor Setar şehrinin kurucusu Sultan Jiwa Zainal tarafından yaptırılmıştır. Ancak 1770 ve 1821 yıllarında çeşitli yıkımlar geçirmiştir. Günümüzde görülen beton bina: Wan Hacer İsmail zamanında yapılmıştır ve bu nedenle Mak Wan Besar Sarayı olarak bilinir. 1983 yılında ise, saray müze olarak kullanılmaya başlanır.

Malezya Kedah Pekan Rabu Bazaar

Pekan Rabu Bazaar

Burası eyaletin en ünlü çarşısıdır. Kelime anlamı “Çarşamba Pazarı”  dır. Ama, çarşı genellikle gece yarısı açılır ve sabaha kadar açık kalır. Hafta boyunca açıktır. Burada: giyim, Asya ve yerel el sanatları ve tipik Kedah gıda maddeleri satılır.

 

Kedah River

Alor Star şehrinden, tarihsel manzaraları izlemek için bu nehir yolculuğuna yapmanızı öneririm. Mescidi Zahir yakınlarındaki iskeleden tekneye binebilirsiniz.

Kuala Kedah İskelesi

Yine şehir yakınlarındaki (12 km uzaklıktadır) “Kuala Kedah İskelesi”: Langkawi (bölgenin en güzel adasıdır) feribotlarının hareket noktasıdır. Burada: 18.yüzyıl yapımı bir kalenin kalıntılarını ve Malezya’nın en güzel deniz ürünlerinin sunulduğu restoranları görebilirsiniz.

Burada: erken Malay dönemine ait, denizden gelecek saldırıları önlemek için yapılan kalenin kalıntıları görülebilir. Kale 1771 yılında inşa edilmiştir ve son olarak ticaret yollarının güvenliği için bir Siyam filosunun saldırısına maruz kalmıştır. Kale günümüzde, şaşırtıcı şekilde iyi korunmuştur. Yalnızca nehir ağzına bakan duvarlar çökmüş ve surlar üzerinde hala bazı top kalıntıları bulunmaktadır.

 

SUNGAİ PETANİ ŞEHRİ

Kedah eyaletinin ikinci büyük şehridir. 1970 li yıllarda küçük bir şehir iken, 1980-1990 lı yıllarda şehir hızla büyümüştür. Günümüzde, şehir Malezya’nın ikinci, en hızlı büyüyen şehridir. Malay dilinde şehrin kelime anlamı “Çiftçi nehri” demektir. Çünkü: bölgede iki paralel nehir bulunmaktadır.

1920 yılında burada kauçuk sanayi bulunuyordu. 1980 yılında kauçuk fiyatları düşünce, devlet burayı sanayi merkezi olarak seçti. Özellikle elektronik ürünler üretilmeye başlandı. Bunun üzerine, nüfus hızla büyüdü.

 

Carnivall-Su ve  Toprak Temalı Park

2006 yılında açılmıştır. Özellikle 140 metrelik açık su kaydırağı ilgi çekmektedir. Bunun dışında: oyun alanı, günlük gösteriler ve oyunlar düzenlenmektedir.

 

Sungai Petani Saat Kulesi

1920 yılında inşa edilmiştir. Şehir merkezinde, Jalan İbrahim denilen yerdedir. İngiltere Kralı V. George saltanatını anmak için yapılmıştır.

 

Taman Jubilee Perak

Park 1983 yılında açılmıştır. Şehir merkezinin kenarındadır. Yerel halk tarafından son derece popüler olarak kullanılmaktadır.

 

Pasar Tani

Şehir merkezindeki bu Pazar yeri: her Pazar, Pazartesi ve Perşembe günleri kurulur. Sabah saat 07.30 gibi açılır ve öğleye doğru kapanır.

Burada taze balık ve yerel ürünler satılır. Özellikle, Rambutan, langsat, Chiku ve muz gibi ucuz yerel tropikal meyveleri bulabilirsiniz.

 

 

BUJANG VALLEY

Bujang vadisi: Sungai Petani yakınlarındadır.

Bu arkeolojik alanda: MS.4. yüzyılda bölgeye egemen olan eski bir Hindu-Budist krallığı bulunuyordu. Bu yüzden burada 50 üzerinde Hindu ve Budist tapınak sitesi bulunmaktadır.

Bu sitelerde: çömlek kırıkları, Hindu simgeler, taş heykeller, yazıtlı taş tabletler, metal aletler, seramik kaplar, süs eşyaları, boncuk ve yarı değerli taşlar bulunmuştur ve bunlar Lembag Bujang arkeoloji müzesinde sergilenmektedir.

Kedah Eyaletinde gezilecek diğer yerler

Malezya Kedah Bukit Hijau

Bukit Hijau

Gunung Inas Virgin Forest Reserve bölgesinin merkezindedir. Bu eğlenceli orman inanılmaz flora ve fauna çeşitliliği gösterir.  Özellikle: ünlü yedi katmanlı ve kristal berraklığında suyu bulunan şelale görülmeye değerdir. Bu şelalenin aktığı yerde yüzülebiliyor.

Malezya Kedah Pedu Lake

Pedu Lake

Burası, çeltik ekimi yapan çiftçilerin su ihtiyacı için bir baraj şeklinde oluşturulmuştur. Buraya yolunuz düşerse özellikle bal tatmanızı öneririm, çünkü muhteşem bir bal bulunuyor.

 

Seri Perigi

Burası bir orman içi dinlenme yeridir ve Alor Setar şehrine35 km uzaklıktadır. Yerel halk burayı piknik yapmak için tercih ederler ve burada muhteşem bir şelale bulunur. Jelale, ünlü Jerai dağından gelen derelerle beslenmektedir ve böylece soğuk su, özellikle sıcak yaz aylarında serinletici olarak yüzmek isteyenler tarafından tercih edilir.

 

Sungai Sedim

Burası rafting yapılabilen17 km uzunluğunda hızlı akan bir nehirdir. Buraya ulaşmak için Kulim ilçesinde Kampung Lindungan Raja ile Alor Setar yaklaşık 2 km uzaklıktadır. Burada orman içi yürüyüş te  yapılabilmektedir.

 

Langkawi Adası

Burası, ilgi çekici deniz adacık gurubudur.

Malezya Kedah Su Altı Dünyası
Malezya Kedah Su Altı Dünyası

 

Su Altı Dünyası

Yaklaşık 6 dönümlük alana yayılmış burası adanın en tanınmış yeridir. Pantai Cenang güney ucunda, Zon duty-free alışveriş merkezi yanındadır. Malezya’nın en büyük akvaryumudur.

Burada 200 den fazla farklı balık türü bulunur. Özellikle dünyanın en büyük tatlı su balığı ilgi çekmektedir. İsmi “Araipamas” olan balık: hemen girişte, kapı önündeki bir akvaryumdadır.

Burada ayrıca: Tropik yağmur ormanları, Ilıman ve Antartika olmak üzere 3 bölüm bulunur. Siyah ayaklı penguenler buranın en sevimli üyeleridir.

Bunların bulunduğu Alt-Antartika bölümü en çok ziyaretçi çeken yerdir. Akvaryumda: ayrıca bir kafeterya ve 3 boyutlu film izlenen bir tiyatro bulunur. Son olarak: köpekbalıkları, dev vatozlar ve yeşil kaplumbağaların bulunduğu sualtı tünelini gezebilirsiniz.

 

Malezya Malakka

Malezya Malakka

Eyalet, Malezya ülkesinin güneyindedir. Malakka boğazına bakar. Eyaletin başşehri “Malakka” şehridir. Malezya ülkesinde: büyüklük bakımından Perlis ve Penang eyaletlerinin ardından üçüncü büyüklüktedir.

Eyalet, birçok kültürün buluştuğu ve kaynaştığı bir yerdir. 1511 yılında bölgeye gelen Portekizliler, yaptıkları yapılar ile mimariyi etkilemişlerdir. Özellikle: nehre bakan ve “A Famosa” olarak isimlendirilen kale ilgi çeker. Bu kale: Güneydoğu Asya’daki en eski Avrupa kökenli yapılardan birisidir ve günümüze kadar Uzakdoğu’da korunarak gelmiştir.

Ayrıca: Malakka içindeki Portekiz meydanı da ilgi çekmektedir. Portekizlilerin iskan edildiği “Ujong Pasır” şehri: Malaca şehrinden 20 dakika uzaklıktadır. Burada: deniz meltemi eşliğinde, Portekiz yemek kültürünün örneklerini tadabilirsiniz.

Eyalette: Portekiz etkisi dışında, evlilikler yoluyla yerel Malay kültürüne gelen Çinli soyundan kişiler yani yerleşimciler de vardır. Baba ve Nyonya Müzelerini ziyaret ettiğinizde, bu durumu görebilirsiniz. Malaca Town

Malezya Malakka
Malezya Malakka

 

MALAKKA ŞEHRİ

Kuala Lumpur şehrinden bir taksi veya otobüs ile kısa sürede ulaşılabilen bu şehir: Malezya ülkesinin en eski şehridir. Kuala Lumpur ile arasındaki uzaklık148 km. dir.

Şehir: özellikle baharat ve dokuma ticareti yapan ve limanın kontrolünü ele geçirmeye çalışan güçlerin yıllar süren mücadelelerine sahne olmuştur. En parlak döneminin yaşandığı 15.yüzyılda, şehrin limanına 2000 geminin yanaştığı söyleniyor. Yani, bir anlamda Güneydoğu Asya’nın en büyük ve en önemli limanı olmuştur. Bu nedenle: rakip sömürgeci güçler limanı ele geçirmek için birbirleriyle büyük savaşlar yaptılar.

Bu yoğun ticaret nedeniyle, Sultanlar: ticaretten elde ettikleri gelirlerini topraklarını genişletmekte kullanmışlardır.

Günümüzde şehir: yüksek ve modern binaların görüldüğü, sömürgeci geçmişin bir kısım mimari ve anıtlarda hissedildiği bir yerdir. Şehrin “Chinatown” yani “Çin Mahallesi” özellikle antika sever konukların tercih ettikleri bir yerdir.

TARİHİ MERKEZ

Tarihi şehir merkezi, 7 Temmuz 2008 tarihinde UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır. Tarihsel ve kültürel öneme sahip şehrin eski merkezi: Melaka nehrine yürüme mesafesindedir.

Malezya Malakka Dutch Square-Hollanda Meydanı

Dutch Square-Hollanda Meydanı

Şehrin tarihi ve kültürel merkezi: Malakka ırmağının alt kıyısında bulunan “Dutch Square” yani “Hollanda Meydanı” denilen yerdedir. Dutch Square: Melaka Bridge’nin hemen yanındadır. Melaka nehri yanındaki burada tüm çevre binaları kırmızı boyalıdır. Çünkü aynı zamanda, Hollanda Meydanı, Kırmızı meydan diye adlandırılır. İngiliz vali: Hollandalı beyaz binaların somon kırmızı boyanmasını emretmiştir.

Burası şehrin eski bölümünü gezmek için iyi bir başlangıç noktasıdır. Buradan çek-çek kiralayabilirsiniz. Stadhuys, Christ Church ve Tang Beng Swee Saat kulesi buradadır.

Burada bulunan köprü: nehrin iki yanını birleştirir. Bu nedenle: Avrupalı işgalciler bu köprüye özel önem vermişlerdir.

 

Gelelim bu meydanda bulunan yapılara

Malezya Malakka Stadthuys-Town Hall-Belediye Binası

 

Stadthuys-Town Hall-Belediye Binası

Jalan Gereja adresindedir. Yerel tarih ve kültüre ait bir anıttır. Meydana bakan binalar arasında öne çıkandır.

Yapı: 1641-1660 yılları arasında inşa edilmiş, Hollanda yapısıdır ve ilk zamanlarda Hollandalı valilerin ve ona bağlı memurların konutu olarak kullanılmıştır. Yapı: bir Portekiz kale kalıntıları üzerine, 1641-1660 yılları arasında inşa edilmiştir. Doğu’daki en eski ve büyük Hollanda yapısı olduğuna inanılmaktadır.

Bu büyük kırmızı bina: sağlam kapıları ve pancurlu pencereleriyle, Hollanda sömürge mimarisinin tüm özelliklerini yansıtmaktadır. Ana bina: biraz önce sözünü ettiğim eski Portekiz kalesinden elde edilen taşlarla yapılmıştır. Yapının inşaat malzemelerinin büyük kısmı ise Hollanda’dan getirilmiştir, ancak tamamlanması 20 yıl sürmüştür.

Yapı: 1980 yılına kadar olan süreçte, 300 yıl boyunca ardışık hükümetlerin idare merkezi olarak kullanılmıştır. 1982 yılında ise müzeye dönüştürülerek: Malacca geçmişi, büyük Malay saltanatı ve Portekiz, Hollanda ve İngiliz kolonizasyon dönemlerine ait nesneler sergilenmektedir.

Günümüzde “Museum of History” ismiyle ziyarete açıktır.

Malezya Malakka Queen Victoria Jubiles Fountain-Kraliçe Victoria Çeşmesi

Queen Victoria Jubiles Fountain-Kraliçe Victoria Çeşmesi

Jalan Gereja denilen yerdedir. Çeşme: Kraliçe Victoria Diamond anısına, 1901 yılında İngilizler tarafından inşa edilmiştir ve günümüze kadar zarif görünümünü koruyarak gelmiştir.

Kraliçe Victoria: 1896 tarihinde, İngiltere ve İskoçya tarihinde en uzun hükümdarlık dönemi yaşayan olarak tarihe geçmiş ve bu durum İngiliz İmparatorluk topraklarında bu tür anıtlar yapılarak kutlanmıştır.

Çeşme: günümüzde Malezya’da tek işleyen sömürge dönemi su çeşmesidir. Çeşmenin ucunda: Kraliçe anısına Malakka halkı tarafından dikilmiş “Victoria Regina 1837-1901”yazılı bir plaket bulunmaktadır. Bu anıt: Malezya’da İngiliz sömürge döneminin son izlerinden birisi olarak bilinir ve Malezya’da İngiliz sömürge döneminin şaşalı günlerini sembolize eder.

Anıt: bir cüce geyik heykelinin hemen arkasındadır. Bu cüce geyik heykelinin anlamı: Malakka’yı başkent yapma haberini veren cüce geyik anısınadır.

Malezya Malakka Tang Beng Swee-Jam Besar-Saat Kulesi

Tang Beng Swee-Jam Besar-Saat Kulesi

Bu kırmızı saat kulesi: Çinli cömert ve zengin tüccar Tan Beng Swee şerefine 1886 yılında inşa ettirilmiştir.

Malezya Malakka Christ Church

Christ Church

Bu kırmızı cepheli dini yapı: 1741-1753 yılları arasında, Hollanda işgalinin 100. yıldönümü anısına Hollandalılar tarafından yapılmıştır. Protestan kilisesidir. Özellikle, kilise içindeki sunak: sırlı çinilerle yapılmış olması nedeniyle ilgi çeker.

Kilise, 19. yüzyılda İngilizler tarafından genişletilmiştir. İç mekandaki uzun tavan kirişleri, tek bir ağaçtan kesilmiş olması ile ünlüdür. Sıralar: masif ve el yapımıdır. Kilisenin en önemli özelliği: 15 metrelik tavan üzerindeki kirişlerin her birinin tek bir ağaçtan yapılmış olmasıdır.

Malezya Malakka St Paul Kilisesi

 

 

 

 

 

St Paul Kilisesi

Jalan Kota, Bandar Hill adresindedir. Bu kiliseye gitmek istediğinizde yolunuza birçok müze çıkacaktır, o yüzden buraya ulaşım sorunlu değildir.

Kilise: St Paul Hill’deki kilise kalıntılarının üstüne yapılmıştır. Tepe aslında Malacca Tepesi olarak seçilmiştir. Ancak Portekizliler tepeyi devir aldıktan sonra: ismi “Mary Tepesi” olarak değiştirilmiştir.

St Paul kilisesi: 1521 tarihinde Portekizli bir kaptan tarafından bir şapel olarak yaptırılmıştır. Güçlü ve kalın tuğlalı bu şapel: o dönemin mimari bir şaheseri olarak hatırlanmaktadır. Hollanda koloni döneminde, kilisenin kaderi değişmiştir. Şapel, artık bir ibadet yeri olarak kullanılmaya başlanmış ve aynı zamanda bir mezarlık haline getirilmiştir.

Kiliseye ulaşmak için, kalenin yanında, yamaç boyunca uzanan merdivenleri tırmanmanız gerekir ki, bu yürüyüş yaklaşık 5-10 dakika sürecektir. Kilisenin bulunduğu St Paul Hill tepesine ulaştıktan sonra: Malacca ve kıyı şeridi, şehrin muhteşem bir manzarası karşınıza çıkacaktır.

Kilise kulesinin önünde: St Francis Xavier isimli İspanyol Cizvit misyonerin 1545 yılında burayı ziyareti anısına yapılmış bir heykeli bulunmaktadır.

Malezya Malakka Ford A Famosa

Ford A Famosa

Jalan Kota adresindedir. Stadthuys binasının hemen yanındadır. Aynı zamanda “Porta De Santiago Kalesi” olarak da bilinir. Şehirde ziyaret edilen en popüler sitelerden birisidir.

Ayrıca Malacca şehrinde en çok fotoğraflanan yapıdır. Aynı zamanda Asya kıtasında ayakta kalan en eski Avrupa mimari kalıntılarından birisidir.

Kale: Alfonso Albuquerque komutasındaki Portekizliler tarafından 1511 yılında: Malacca Sultanlığının ordularını bozguna uğratmalarının ardından, Malacca bölgesinde kendi kazanımlarını pekiştirmek için inşa edilmiştir.

Çünkü, o  dönemde, Malacca: Çin’den baharat ticareti için Portekizliler için önemli bir liman durumundadır. Kale: uzun surlar ve dört büyük kuleden oluşmaktaydı. 4 katlı kulelerden biri: kaptan ve subaylar için ikametgah olarak kullanılıyor ve ayrıca bir oda mühimmat depolamakta kullanılıyordu.

1641 yılına gelindiğinde, kale el değiştirdi ve Hollandalıların hakimiyetine girdi. Hollandalılar kaleyi aldıktan sonra: onların şirket logosu, kalenin kapılarına yerleştirildi. ( bu logo “VOC” şeklindedir ve açılımı “Verenigde Oostindische Compagnie” dir. )

19. yüzyılın başlarında, kale bu kez İngilizlere teslim edilmiştir. Ancak, İngiliz vali, kalenin yıkılmasını emretmiştir. Ancak, bu yıkım 1810 yılında Sir Stamford Raffless tarafından durduruldu ve bugün gördüğümüz kadar olan kısım kurtuldu.

Evet, şehirde, 16.yüzyılda yapılan Portekiz kalesinden günümüze yalnızca kemer ve kapı sağlam olarak gelmiştir. Hatta: bir zamanlar bu kapı da yıkılacakmış ama Penang’da bulunan bir yerel yöneticinin uğraşıları sonucu kurtulmuştur. (biraz önce sözünü ettiğim, İngiliz vali tarafından emredilen yıkım)

Kapının üzerinde: Hollanda-Doğu Hindistan Kumpanyası tarafından 1670 yılında işlenen bir arma ilgi çeker. Biraz önce bu logonun yerleştirilmesinden söz etmiştim. Logonun sağ tarafında, bir asker tarafından taşınan kalkan ve silah görülmektedir.

Kapıdaki basamakları takip ederseniz, bu kez: 1521 yılında Portekizli kaptan Duarte Coelho’nun yaptırdığı St Paul’s Church kalıntılarına ulaşabilirsiniz. Aslında burada: 1641 yılında Malakka’yı ele geçiren Hollandalılar tarafından yapılan ve “Church of Our Lady of the Annunciation” ismiyle bilinen şapel bulunmaktadır.

Ancak; Christ Church inşa edildikten sonra burası kullanılmamıştır.

Günümüzde kilise kulesinin önünde: İspanyol misyoner Aziz Francis Xavier heykeli bulunur. Kendisi: 1553 yılına kadar Malakka’yı defalarca ziyaret etmiştir. Ancak; mezarı burada olmasına rağmen, kalıntıları Hindistan-Gao şehrindeki mezara taşındığı için buradaki mezarı boştur.

Hollanda döneminden kalma, granit mezar taşları duvarlara yaslı durmaktadır. Tepenin biraz daha aşağısında Hollanda ve İngiliz mezarlıkları bulunur.

Malezya Malakka İslam Müzesi

İslam Müzesi

Jalan Kota adresindedir. Müze: Malakka İslam Konseyi tarafından kullanılan bir binada bulunmaktadır. Müze, Malezya’da en çok ziyaret edilen alanlardan biri olarak bilinir.

Müzede, İslam dinine ilişkin belge ve eserler sergilenmektedir. Ama aynı zamanda İslamın Malacca’ya nasıl geldiğinin araştırılması için bir merkez konumundadır.

Bu binaya müze yapılmasına karar verildiğinde: kapsamlı bir tadilat yapıldı ve yenileme çalışmalarında geleneksel İslam sanatları karışımı ve ayrıca yerel ve uluslar arası işçilik kullanıldı.

Müzede: kendi temasına uygun sekiz ana sergi alanı bulunur. Genel sergiler; Malacca bölgesine İslam’ın gelişi ve nasıl tüm Malezya’da yayılmış olduğu hakkında ziyaretçilere knonolojik bilgiler sunulur.

Tugu Pengistiharn Kemerdekaan-Bağımsızlık İlanı Anıtı

Bu anıt: 1912 yılında inşa edilen bir villada bulunmaktadır. Bu villa: o dönemlerde yalnızca İngiliz sömürgecilerin ve zengin toprak tacirlerinin girebildikleri bir kulüp olarak bilinmektedir. Kulumün oyun sahası olan “Pagand” denilen bölümdeki anıt: 1956 yılında Londra görüşmelerinde Başbakan Tunku Abdurrahman tarafından başarılı sonuç alınması ve özgürlüğün ilan edilmesi üzerine yapılmıştır.

Günümüzde; biraz önce söylediğim gibi “Pagand Pahlawan” denilen bu gösteri alanında: akşamları ses ve ışık gösterileri düzenlenmektedir.

Malezya Malakka Portekiz Meydanı

Portekiz Meydanı

Jalan D’Albuquerque adresindedir. Kaleye850 metre uzaklıktadır. Bu yüzden kolaylıkla erişilebilir. Meydan: Malacca’daki Portekiz  topluluğunu sembolize eder. İhtişam ve renkler: Portekiz kültürünü temsil eder. Ancak bu kültür, son 400 yıl içinde, bu meydanda, yerel Malay kültürü ile kaynaşmıştır.

Meydan: benzersiz ve ilginç tezgahları, restoranları ve eğlence noktalarına ev sahipliği yapmaktadır ve şehirde bu yüzden çok popüler olmuştur. Çoğunlukla hafta sonlarında canlanır ve ziyaret edilir. Festival zamanında: meydan Portekiz topluluklarının geleneksel kostümlerle yaptıkları performans gösterilerine ev sahipliği yapmaktadır.

Malezya Malakka Jonker Street

Jonker Street

Jonker caddesi, şehrin merkezindedir. Bu nedenle, şehirde burayı bulmak gayet kolaydır. Burada: devlet tarafından korunmuş çeşitli antik binalar bulmak mümkündür. Ayrıca: birçok dükkan, gıda tezgahları, sanat ve zanaat tezgahları, hediyelik eşya tezgahları, giyim tezgahları bulunur.

Burası, aynı zamanda gece hayatı ve aktiviteleriyle de öne çıkmaktadır. Özellikle festival zamanlarında, etkinlikler burada düzenlenir. Öte yandan, burada bulunan barlara ve kafelere de takılmak mümkündür.

Malezya Malakka Taming Sari Kulesi

Taming Sari Kulesi

Jalan Merdeka Bandar Hill adresindedir. Kule merkezi konumdadır ve Portekiz kalesine yalnızca350 metre uzaklıktadır.

Kule: Nisan 2008 tarihinde açılmıştır. İsmi: efsanevi silahı olan bir yerel savaşçı Hang Tuah’dan gelmektedir. Zaten kulenin yapı tasarımı da, bu efsanevi savaşçının silahına benzemektedir.

Richter ölçeğine göre 10 büyüklükte depreme dayanıklı yapılan kulenin yüksekliği 110 metredir. Kulenin tepesindeki seyir bölümü: 7 dakika içinde, 360 derece dönerek panoramik seyir sağlar. Kulede: bir kafe, restoran, hediyelik eşya  dükkanları bulunur.

Malezya Malakka Maritime Museum

Maritime Museum

Jalan Quayside adresinde, hemen Stadthuys önündedir. Müze: Malakka açıklarında batan ve değerli eşyalarla yüklü, Portekiz gemisi “Flor DeLa Mar” ın bir modelini bulundurmaktadır. Bu gemi modeli34 metre yükseklikte ve 8 metre genişliktedir.

Müzenin ana odak noktası: Malakka denizcilik tarihi ve Saltanatın altın çağının sunulmasıdır. Resimlerde: Malakka boğazında doğu ve batı yönünde muson rüzgarlarını beklerken kendi işlerini yürüten tüccarların görüntüleri sunulmaktadır.

Yine: bu kişiler tarafından kullanılan: porselen, ipek, tekstil ve baharatlar sergilenmektedir. Hatta: bir gemi enkazından çıkarılan batık hazineleri görülür. Yine müzenin vitrinlerinde: Malakka bölgesinde Portekiz dönemi, Hollanda dönemi, Malakka Sultanlığı ve İngiliz döneminin farklı evreleri görülmektedir.

Gemi fanatikleri için, müzede farklı gemi modelleri koleksiyonu görülmeye değerdir. Bunlar, şehrin uzun ve görkemli tarihi sürecinde, limana uğrayan ünlü gemilerin modelleridir.

Malezya Malakka Istana Kesultanan Melayı-Malay Sultanlık Sarayı

Istana Kesultanan Melayı-Malay Sultanlık Sarayı

Kota Kompleks Warisan adresindedir. Bu kültür müzesi, zarif bahçelerin ortasında, St Paul Tepesi eteğindedir.

Saray: eski taşbaskı resimlerden yararlanılarak yeniden inşa edilmiştir. Çünkü: Mansur Şah’a ait saray 1460’lı yılların ortalarında yanarak yok olmuştur. Yani: bu sultanlık sarayı: aslında Malacca’ta zaten tükenmiş olan saltanat tarafından inşa ettirilmiş yapının bir kopyasıdır.

Malacca’da saltanat: 1500’lü yıllarda Portekizliler gelmeden önce, şehrin hükümdarıdır. Sarayın planı: Sultan Mansur Şah tarafından tanzim edilmiştir ve Malay krallığının mimari kültürüne bir bakış sunmaktadır.

Saray günümüzde: Malacca tarihine ışık tutan bir müzeye ev sahipliği yapmaktadır. Müzede, Malacca geçmişine ait 1300 parça nesne sergilenmektedir. Bunlar arasında bulunanlar: yabancı elçilerin fotoğrafları, silahlar, çizimler, müzik aletleri ve hediyeler vardır. Tüm bu nesneler: sekiz farklı odada,  sarayın üç katındaki galerilerde sergilenmektedir.

Malezya Malakka Chinatown

Chinatown

Malakka kültüründe tarihin en canlı tanıkları: bir zamanlar buraya gelen Çinli öncülerin Malay kadınları ile evlenmeleri sonucunda ortaya çıkan “Baba Nyonya” topluluğudur.

Chinatown: nehir kıyısındadır. Mahallenin sokaklarında: 19. yüzyılın izlerini görebilirsiniz. Jalan Tun Tan Cheng Lock: üzerinde bulunan evler “Milyonerlerin sıra evleri” olarak bilinir. Bu evlerin bulunduğu semt: heykeller, mücevherler, porselenler, gümüş çatal-bıçak takımları ve süslü 19.yüzyıl mobilyaları ile doludur. Antika arayanlar şehrin bu bölümünü mutlaka ziyaret ederler. Bu mahallenin en önemli yapısı bir müzedir.

Malezya Malakka Baba Nyonya Heritage Museum

Baba Nyonya Heritage Museum

Jalan Tun Tan Cheng Lock semtinde bulunan 50 büyük malikaneden üç tanesi birleştirilerek bu müze oluşturulmuştur. Müze: ünlü Jonker Caddesine yalnızca 220 metre uzaklıktadır.

Çin doğumlu, ancak Malay kültürünü benimsemiş Çinlilerin torunları “Baba Nyonya” olarak tanınırlar. Çin ve Malay kültürlerinin benzersiz karışımı: değişik bir kültür doğurmuştur. Bu kültürün özellikleri, bu müzede görülebilmektedir.

Müzenin bulunduğu bu ev: 1896 yılında kauçuk plantasyon sahibi Chan Cheng Siew tarafından yaptırılmıştır. Müze; Çin tarzı mobilyalar ve dekorasyon tarzı, neo-klasik sütunları ve ağır sert kapıları ile o dönemin zenginliğine tanıklık eder. Yani: Baba Nyonya gelenekleri gösterilmektedir. Tarih ve kültür, bu müzede harmanlanmıştır.

Müzeyi ziyaret ederseniz: Chan ailesinin bir üyesi, yaklaşık 1 saate yakın tur için rehberlik yaparak evin “özellikle ipekleri, telkari ve gümüş işleri, fildişi ve sedef kaplamalı parıldayan mobilyaları ve üst katta yatak odalarına giden yaldızlı anıtsal tik merdiveni hakkında bilgi verir.

Malezya Malakka Cheng Ho Kültür Müzesi

Cheng Ho Kültür Müzesi

Jalan Dayan Jebat bölgesindedir. (Malakka nehri Stadhuys karşısındadır) Müze: şehrin eski kısmındadır ve Cheng Ho tarafından depo kompleksinin orijinal sitesindedir. Şehrin birkaç ünlü caddesine yakın olması nedeniyle rahatlıkla ulaşılabilir.

Müzenin bulunduğu binanın: 200-300 yıllık olduğu ve Ming mimarisiyle yapıldığına inanılmaktadır. Cheng Ho ise: 1405-1433 yılları arasında, Malacca’yı birçok kez ziyaret etmiş bir Ming hanedanı amiralidir.

Kendisinin: Malacca nehrinin kuzey tarafında büyük bir depo kompleksi kurduğu biliniyor. Ancak, günümüze kadar bu depo kompleksinin yeri konusunda çeşitli ve çelişkili tartışmalar yapılmıştır.

Bununla birlikte: müzenin vitrinlerinde: çay evleri, navigasyon aletleri, gemi hazineleri, yerel etnik ve Çin kültür alışverişi kanıtları sergilenmektedir.

Malezya Malakka Cheng Hoon Teng Temple-Yeşil Bulut Tapınağı

Cheng Hoon Teng Temple-Yeşil Bulut Tapınağı

Malezya ülkesindeki en eski Çin tapınağıdır. Taocu tapınak 1646 yılında Çin’den buraya göç eden Lee Wei King tarafından Çin’den gelen vasıflı işçilere yaptırılmıştır.

Tapınağın gösterişsiz şekilde dekore edilen iç mekanında, özellikle çok renkli can ve porselen figürleri görülmeye değerdir. Ayrıca: 19.yüzyılda Hindistan’dan getirilen, Merhamet Tanrıçası “Kwan Yin” in bronz heykeli ilgi çekmektedir. Seçkin mimari özellikleri nedeniyle, tapınağın restorasyonu UNESCO tarafından ödüle layık görülmüştür.

Çünkü, tapınak Güneydoğu Asya’nın en önemli Çin kökenli dini yapısıdır ve yaklaşık 400 yıldır dayanarak günümüze ulaşmıştır.

Malezya Malakka Kampung Kling Mosque

Kampung Kling Mosque

Jalan Tukang Emas adresinde bulunan cami 1748 yılında yapılmıştır, aynı zamanda gözlem kulesi olan minaresi ve çatısı ilgi çekmektedir.

Cami: Kampong Kling mahallesinde bulunması nedeniyle bu ismi almıştır. Bu mahallede, ilk dönemlerde Güney Hintliler yerleştirilmiştir. Hollanda sömürge döneminde ise 1748 yılında Hintli Müslüman tüccarlar tarafından bu cami yaptırılmış ve günümüze kadar özgün tasarımını korumuştur. Malezya’nın en eski camilerinden birisidir.

Caminin mimari tasarımı: Sumatra, Çin, Hindu, yerel Malay toplumu ve Avrupa etkilerini birleştirmektedir. Ama, genel anlamda Güneydoğu Asya camilerinde olduğu üzere, kare plan üzerine inşa edilmiştir.

Çin’den getirtilen seramik ve fayanslar: caminin çatısı, zemini ve alt duvarlarını süslemektedir. Ayrıca kapı ve pencerelerde: dekoratif motifler görülür. 1868 yılında, cami ve minaresini sokaktan korumak için, yüksek bir duvarla çevrilmiştir.

Malezya Malakka Sri Poyyatha Vinayagar Moorthi Temple

 

Sri Poyyatha Vinayagar Moorthi Temple

Caminin hemen yanında; Jalan Tukang Emas adresindeki bu tapınak: 1781 yılında Lord Vinayagar tarafından yapılmıştır ve ülkenin en eski tapınaklarından birisidir. Tapınağın mimarisinde Hollanda etkisi dikkat çekmektedir.

Bu etki: duvarlar ve sütunların ayrıntılarında bellidir ve kubbe ve çatı tonozunda bellidir. Çoğu Güney Hint tapınaklarında: anıtsal kule üzerinde tanrılar, bilgeler, melekler heykelleri vardır.

Burada ise, bunların yerine: rölyef görüntüleri ile mavi kalıp kenarları ve kenar nişleri görülür. Kutsal inek heykelleri, zenginlik ve mutluluk bereket simgeleyen, tapınağın çitle çevrili çatısını süslemektedir.

Tapınağın bulunduğu caddeye “Armoni” denilir. Çünkü, bu alanda farklı dinlerin kutsal yapıları birbirlerine yakındır. Bunlar: Cheng Hoon Teng Tapınağı, Kampung Klıng Camii ve Sri Poyyatha Vinayagar Moorthi Tapınağıdır.

Bu tapınak: Malacca’da yaşayan seçkin bir Hintli tarafından bağışlanan arazi üzerine yapılmıştır. Pek çok Hintli kişinin bu tapınak ile yakından ilişkisi vardır ve zamanla Malacca şehrinde ikamet eden Hintliler arasında güçlü bağlantılar oluşturmuştur.

En şenlikli tapınak alayları, kendi tapınaklarına geçmeden önce, Sri Poyyatha Vinayagar Moorthi tapınağında başlatılır. Önemli festivallerin bazıları burada kutlanır.

Malacca River

İskelenin arkasında “Malacca River” günlük nehir turları yapılmaktadır. Bu 45 dakikalık tur sırasında, godowns ve balık pazarı görülebilmektedir. Ayrıca: Villa Sentosa olarak bilinen tipik bir Malezya Kampung House görülür. Malakka boğazındaki adalara da tekne gezileri yapılabilmektedir.

ŞEHİRDEKİ ALIŞVERİŞ MEKANLARI

Malezya Malakka Jusco Melaka

Jusco Melaka

Lebuh Ayer Keroh adresindedir. Burada, günlük ihtiyaçlarınızın her türlüsünü bulmak mümkündür. Çeşitli ürünler arasında, moda ve elektronik aletlerin satıldığı departman mağazaları ve dükkanlar bulunur. Ayrıca alışveriş sonrasında kısa mola merkezleri, yemek yerleri de bulunur.

 

Melaka Sentral

Jalan Abdul Razak Peringgit adresindedir. Özellikle hafta sonlarında arkadaşlar ve ailecek takılabileceğiniz bir yer olarak önem kazanır. Huzurlu bir yerdir, klimalar ile donatılmıştır. Yani, havasız ve sıcak bir yer değildir.

Malezya Malakka Dataran Pahlawan Melaka Megamall

Dataran Pahlawan Melaka Megamall

Jalan Merdeka adresindedir. Buraya mutlaka uğramanızı öneririm. Çünkü: tarihsel ve modernize temalar bir aradadır. Burası, büyük bir şehir algı ve görünümü verir. Dış görünümü yanı sıra, benzersiz bir kapalı tasarıma sahiptir. Burada, sık sık değişik ve heyecan verici etkinlikler düzenlenmektedir.

Malezya Malakka Mahkota Parade

Mahkota Parade

Jalan Merdeka adresindedir. Sahile yakındır. Dış görünüşü ilgi çeker, içinde mağazaların çeşitliliği önem kazanır.

Malezya Malakka Plaza Hang Tuah

Plaza Hang Tuah

Jalan Hang Tuah adresindedir. Malakka’nın yerel yapımı ürünleri keşfetmek istiyorsanız, burayı mutlaka ziyaret etmelisiniz. Şehirden hediyelik eşyalar satın almak isteyenler burayı görmelidirler. Çünkü dediğim gibi, burada benzersiz yerel yapım öğeleri bulup satın alabilirsiniz. Hediyelik eşya arayanlar buraya gitmelidirler.

Malezya Malakka Al-Harizmi Astronomi Kompleksi

Al-Harizmi Astronomi Kompleksi

Tanjung Bidara adresindedir. Burası Melaka Eyalet hükümeti tarafından, kamuda astronomi bilinci oluşturmak ve turizm faaliyetlerini geliştirmek için yapılmıştır. Ünlü astronom Abdullah Muhammed İbn Musa’ya atfen bu kompleks adlandırılmıştır.

Nisan-Mayıs aylarında astronomi günü kutlamaları yapılır. Şehri bu tarihlerde ziyaret ediyorsanız, bu kutlamalara mutlaka katılmanız önerilir. Komplekste: üç ana bina bulunmaktadır. Bunlar: gözlemevi, planetarium ve eğitim merkezidir. Gözlemevinde: gece gökyüzünü gözlemlemek mümkündür. Planetariumda heyecan verici aktiviteler düzenlenir.

Malezya Malakka Hayvanat Bahçesi

Hayvanat Bahçesi

Hayvanat bahçesine ulaşmak için, Malacca otobüs terminalinden yalnızca13 km yol yapmak gerekir.

Burada: 200 üzerinde farklı türden 1200 civarında hayvan bulunmaktadır. Malezya’nın ikinci büyük hayvanat bahçesidir. Özellikle, nadir bulunan ve nesli tehlike altındaki Sumatra Gergedan burada görülür.

Ayrıca,  hafta sonlarında fil gezileri de düzenlenmektedir.

ŞEHİR MERKEZİNİN DIŞINDA GEZİLECEK YERLER

Tarihi şehir merkezi dışında bir yerlere gitmek isterseniz, özellikle: “Gluttan Corner” olarak bilinen açık hava restoranlarının bolca bulunduğu yeri tercih edebilirsiniz. Bir akşam zamanı, burayı ziyaret ettiğinizde denizin doldurulması ile oluşturulmuş bölgedeki restoranlarda: Malay, Çin ve Tamil-Hint yemek kültürlerinin sunulduğu yerleri görebilirsiniz. Buralarda özellikle bol baharatlı erişte ilgi çekmektedir ve deneyebilirsiniz.

Malezya Malakka Tanjung Bidara Beach

Tanjung Bidara Beach

Şehir merkezinin yaklaşık20 km kuzey batısındadır. Burada: Malakka Boğazında yüzmenin keyfini yaşayabilirsiniz. Plaj: Kuala Lumpur şehrine 2 saat uzaklıktadır. Malezya yarımadasının doğu kıyısında bulunan diğer adalara göre daha yakın ve ulaşımı kolaydır. Bu nedenle, yaygın olarak ziyaret edilen bir plajdır. Ancak: deniz pek iyi değildir. Plaj kumludur.

Malezya Malakka Seri Tanjung Homestay

Seri Tanjung Homestay

Mescit Tanah adresindedir. Şehir merkezine yaklaşık 24 km uzaklıktadır. Burada: ziyaretçilere Tanjung köylüleri ev sahipleri tarafından kumpung kültürü sunuluyor. Bu gezi sırasında: Malacca kültürü tanıtılıyor. Tanıtım: Malacca Eyalet Hükümeti ve Malezya Turizm Bakanlığı tarafından organize ediliyor.

Ülke dışından gelen birçok ziyaretçi: modern kentleşme dışındaki bu yaşam tarzını yaşamak için bu tura katılıyor. Turda: uzun boylu ağaçlar arasında, geleneksel evlerde konaklanılıyor ve büyük kentlerin yoğun ve telaşlı yaşam ortamından uzaklaşılıyor. Yerel meyve sezonu içinde yapılan ziyaretlerde, ziyaretçiler ağaçlardan taze meyve tadabiliyorlar. Geleneksel yemekler tadılıyor ve ayrıca: conkkak ve basi gibi geleneksel oyunlar ve aktiviteler yapılıyor.

Malezya Malakka Bukit Cina

Bukit Cina

Burada bir Çin mezarlığı bulunmaktadır ve bu mezarlıkta 12.000 civarında mezar bulunduğu söylenmektedir. Yani Çin ülkesi dışındaki en büyük Çin mezarlığıdır. En erken mezar 1622 tarihine tarihlenir. Ancak birçok mezar Malezya’nın İngiliz işgali döneminde tahrip edilmiştir.

Mezarlığın bulunduğu tepenin diğer tarafında, 16.yüzyılda yapılan bir Portekiz manastırının temelleri görülebilir. Portekizce “Madre de Deus” yani “Tanrının Annesi” ne adanan bu tepede, Portekizliler tarafından bir Fransisken manastırı inşa edilmiş olmasına rağmen, 1629 yılında Achinese saldırısı sırasında bitişik bir manastır ile birlikte bu manastır da imha edilmiştir.

Malakka Çin toplumu: Hollanda işgali sırasında burayı Hollandalılardan satın almışlardır. Günümüzde yukarıda da belirttiğim gibi 12 bin civarında mezar bulunmaktadır. Şehirde 250 bin kişilik Çin toplumu bulunduğu düşünülünce bu mezarlığın boyutu uygun görülmektedir. Bu arada, mezarlıkta 20 Müslüman mezarı da bulunduğu söyleniyor.

Ayrıca, yine bu tepenin bulunduğu yerden: Malakka boğazının muhteşem manzarasını izleyebilirsiniz.

Yine bu tepenin eteklerinde muhteşem bir manastır bulunmaktadır.

Malakka hükümeti: Temmuz 1984 yılında, 42 hektarlık tepeyi geliştirmeye yönelik bir plan açıkladı. Bu plana göre: burası konut ve ticaret bölgesi haline getirilecekti. Ancak: plan ülkede eski atalarını simgeleyen mirası korumak için bir araya gelen farklı toplulukları hareketlendirdi ve ülke genelinde öfke ve tepkilere yol açtı.

Bunun üzerine devlet hükümeti yumuşadı ve zengin kültürel mirasın bir parçası olarak Bukit Çin koruma altına alındı. Günümüzde tepe mezarlar arasında koşu yapanlar tarafından kullanılmaktadır ve bir eğlence yeri haline getirilmiştir.

Ayrıca, biraz önce söylediğim gibi zirveden harika manzara sunmaktadır. Şehir ziyaretçileri: tepeye ek olarak, 1795 yılında Chua Su Cheong tarafından inşa edilen Poh San Teng Tapınağı da gezilmektedir.

Ayrıca: bir yükseltilmiş platform üzerinde bulunan, Guomindang bayrağı bulunan ve Çin hat sanatı ile yazılmış bir dikilitaş: Japon işgali sırasında Kenotaph denilen yerde vahşice öldürülenleri hatırlatmaktadır. Bu anıt: 15 Ocak 1942 tarihinde, Japonlar tarafından süngülerle bıçaklanarak bebekleriyle birlikte öldürülen binlerce kurban anısına yapılmıştır.

 

Sam Po Kong Temple

Bu dini yapı: 1409 yılında Malakka’yı Çin ticaretine açan ünlü Amiral Cheng Ho için yapılmıştır. Binanın parlak kırmızı, altın ve beyaz renkli cephesi ilgi çeker. Tapınağın bahçesindeki kuyu: “Perigi Raja” yani “Sultan Kuyusu” olarak bilinir ve Prenses Hang Li Po için, 15. yüzyılda yapılmıştır. Kuyu: sonraki dönemde Hollandalılar tarafından inşa edilen surlarla koruma altına alınmıştır.