Brezilya Rio de Janeiro

Brezilya Rio de Janeiro

Rio de Janeiro şehrinde, daha önce sözünü ettiğim mahalleler dışında gezilecek belli-başlı ve aşırı ilgi çeken yerler hakkında aşağıda ayrıntılı bilgiler vereceğim. Sizler gerek şehirdeki zamanınız ve gerekse ilginizi çeken yerleri seçerek, kendinize bir gezi planı yapabilir ve bu muhteşem şehri en güzel ve tam şekilde gezebilirsiniz.

Brezilya Rio de Janeiro

 

LEBLON

Burası şehrin en lüks mahallelerinden birisidir ve tamamen sahil üzerindedir. Şehirde metrekaresi en pahalı bölgedir. Komşu mahalle Ipanema, ikinci sıradadır.

Yerel televizyon ve film yıldızları bu mahallenin restoran ve plajlarında görülebilirler.

Mahalle: dinlenmek ve güzel insanları seyretmek, butikler ve kitapçıları gezmek ve açık hava kafelerinde zaman geçirmek için idealdir. Şehirdeki en iyi restoranlar buradadır.

 

Leblon Alışveriş

Afranio de Melo Franco caddesindedir ve şehrin en iyi alışveriş merkezlerinden birisidir.

 

LEBLON BÖLGESİNDE GEZİLECEK YERLER

Brezilya Rio de Janeiro Casa de Sucos Bibi

Casa de Sucos Bibi

Bu markanın şehirdeki ilk şubesi, Leblon mahallesinde açılmıştır. Günümüzde 5 mağazası bulunmaktadır ve şehrin tüm Güney bölgesine yayılmıştır. Burası: tek gerçek taze meyvelerle içecek hazırlamaktadır. Menüde: meyve suları ve lezzetli atıştırmalık yaklaşık 50 farklı türden sandviç bulunmaktadır. Özellikle erik ve portakal suyu karışımını denemeniz önerilir. Yani karışık meyvelerin tuhaf kombinasyonları ilgi çekmektedir.

Brezilya Rio de Janeiro Leblon Plaj

 

Leblon Plaj

Burası: Ipanema veya Copacabana plajlarından daha mükemmel sörf yapılabilecek yerdir. Hemen batısındaki Ipenema plajı dururken buranın ünlenmesinin en büyük nedeni: yüksek sınıf tarafından kullanılan oteller, gurme restoranlar, sofistike barlar, alışveriş merkezleri ve lüks butiklerin bulunmasıdır.

Yani: Ipenema plajına nazaran daha lüks sınıfa hitap etmektedir.

Çünkü mahalle üst sınıf konumludur ve plaj ziyaretçileri bu yüzden genellikle üst sınıftır. Plajdaki kalabalık, Ipanema’dan daha sessizdir. Burada genellikle küçük çocuklu veya bebekli aileler görülür. Zaten plaj alanında çocuklar için çok büyük bir kapalı oyun alanı vardır. “Baixo Baby” denilen bu alan sayesinde büyükler plajın keyfini çıkarırlar. Burada birçok oyuncak bulunmaktadır.

 

Rua Dias Ferreira

Burası plaj bölgesinin kapalı eğlence mekanıdır. Burada: yerel sanatçılar ve yazarlar görülebilir. Livraria Argumento denilen kitapçıda, İngilizce kitaplar satılır. Ayrıca: “Afranio de Melo” denilen alışveriş merkezinde 200 mağaza, 4 sinema ve lagün bölgesinin muhteşem manzarası görülen hoş bir fast-food bölümü bulunur.

Brezilya Rio de Janeiro QUİNTA DA BOA VİSTA

 

QUİNTA DA BOA VİSTA

Brezilya imparatorları tarafından 19. yüzyılda kullanılan saray sitesidir. “Sao Cristovao Sarayı” olarak isimlendirilen bu yapı neoklasik tarzdadır. Bu sarayın bulunduğu yerdeki bahçedeki bu saray; I. Brezilya Cumhuriyeti zamanında 1889 yılında kurulmuş ve Brezilya imparatorluk ailesine ev sahipliği yapmıştır.

Günümüzde ise şehirdeki önemli bir halk parkıdır.

İsminin kelime anlamı “Güzel görünümlü park” demektir. Park alanında “Rio Hayvanat Bahçesi” bulunmaktadır.

Park: tamamen çim ve yüz yıllık ağaçlarla kaplı, İngiliz tarzındadır. Park alanına eğer yan kapılardan girmek isterseniz: ağaç kaplı Sapucaias caddesinden yürürsünüz ve bu yürüyüş esnasında imparatorluk bahçeleri, göller, mağaralar ve romantik yollar ilgi çekmektedir. Parkın ortasındaki gölün ortasında “Apollon Tapınağı” adı verilen küçük Greko-Romen tarzı bir yapı bulunmaktadır.

Parkta ayrıca: Çin tarzı pagoda çardak ve bir göl pergola ve göle bağlanan bir pitoresk köprü bulunur. Gölde kuğu şeklinde pedallı tekne kiralamak mümkündür.

Parkın açık alanlarında yaz aylarında popüler konserler düzenlenmektedir.

Parkın kuzey kenarında ise, bir zamanlar sarayın şapeli olarak kullanılan ve günümüzde ise restoran olarak kullanılan bir yer bulunur. Buraya yolunuz düşerse bir tür Brezilya lezzeti olan “Bahian balık güveç” yemenizi öneririm.

 

Rio Hayvanat Bahçesi

Burada 2000’den fazla hayvan bulunmaktadır. Hayvanat bahçesi 1945 yılında açılmıştır ve Brezilya’nın en eski hayvanat bahçesidir. Burada özellikle kuş ve maymunlar ilgi çekmektedir. Hayvanat bahçesi ana girişinde “Coade Taş” olarak adlandırılan bir tür “kil” anıt bulunur ve buraya İngiliz tarzı döküm kapıdan girilir. Bu kapı özel ilgi çekmektedir.

Hayvanat bahçesinde: filler ve zürafalar yanında, özellikle mavi papağan gibi Amazona özel yaratıklar ilgi çekmektedir.

 

Ulusal Müze

Müze: 1808 yılında buraya sürgün gönderilen Portekiz Kralı John tarafından kurulmuş ve 1891 yılında buradaki eski imparatorluk sarayına nakledilmiştir.

Müzenin en büyük koleksiyonu Brezilya imparatoru Petro II döneminde oluşturulmuştur. Müzenin koleksiyonunda: tarihi, etnolojik ve arkeolojik kalıntılar sergilenmektedir.
Ziyaretçiler: taht odası, büyükelçiler odası ve İmparatoriçe Teresa Christina odası gibi orijinal boyalı ve sıva dekorasyonlu odalar ilgi çekmektedir. Bu odalar orijinal parçaları dışında boş bulunmaktadır.

Neoklasik tarzdaki sarayın önündeki bahçe: geometrik çizgilerle çevrilidir ve tuğla sarayın uzantısıdır. Müzenin en ilgi çeken objesi: şimdiye kadar Brezilya’da bulunan en büyük meteor (5.4 tonluk) burada sergilenmektedir. Ayrıca Latin Amerika’da ortaya çıkan ve 11.000 yıllık olduğu tahmin edilen insan iskeleti “Luzia” görülebilmektedir.

Brezilya Rio de Janeiro

TİJUCA SEMTİNDE GEZİLECEK YERLER

Brezilya Rio de Janeiro MARACANA STADYUMU

 

MARACANA STADYUMU

Stadyum: Rio şehir merkezinin yaklaşık 5 km doğusundadır. Copacabana ve Ipanema plaj alanlarının ise 12 km kuzeyindedir. Yani stadyuma: metro ve tren ile rahatlıkla ulaşılabilir.
Dünyanın en büyük stadyumlarından birisidir. Burası şehirde bir milli müze olarak kabul edilir.
Stadyum 1950 yılında FIFA Dünya Kupası öncesinde açılmıştır. İnşaatın yapımına 1947 yılında 7 Brezilyalı mühendis tarafından başlanmıştır.

İlk taş 2 Ağustos 1948 tarihinde yerleştirilmiştir. İnşaatta günlük olarak 1500 ve bazen 2000 işçi çalışmıştır. İlk maç 16 Haziran 1950 tarihinde oynanmasına rağmen, inşaat o tarihte bitirilememişti, basın standı ve tuvaletler yoktu ve ancak tam olarak 1965 yılında bitirilmiştir.

Şehirde gezerken veya eğlenirken birçok Brezilyalının üzerinde ünlü Brezilyalı futbolcuların isimleri yazılı formaları görebilirsiniz. Özellikle plajlarda futbol oynayan çocuk ve gençlerin hareketlerin muhteşemliği mutlaka ilginizi çekecektir. Çünkü: plajda futbol oynamak, Brezilyalı futbolcuların bacak kaslarının gelişmesinde olumlu etki yaratıyormuş.

Stadyumda 2014 Dünya Futbol Şampiyonası maçları düzenlenmiş ve ayrıca 2016 Olimpiyat oyunları da açılış töreni dahil olmak üzere burada yapılacaktır.

Stadyum inşaatına 1948 yılında başlanmış ve ilk maç: 1950 yılında oynanmıştır. 1950 yılında burada düzenlenen Dünya Futbol Şampiyonasında; Brezilya’nın Uruguay Milli Futbol Takımına 2-1 kaybetmesi, Brezilyalıların hafızalarında acı bir anı olarak canlanmaktadır. Bu maç yaklaşık 180.000 kişi tarafından izlenmiştir. Ancak daha sonra güvenlik nedeniyle stadyumun kapasitesi 78.000 kişiye düşürülmüştür.

Bu dünya kupasından sonra stadyum futbol kulüpleri maçları için kullanılmıştır. Aynı zamanda yerel futbol kupası finallerine de ev sahipliği yapmaktadır. Stadyum 2000 yılında seyirci kapasitesinin 103.000 çıkarılması için restore edilmiştir. 2007 yılında ise seyirci kapasitesi 82.238 kişilik oturma sırası şeklinde yenilenmiştir.

Sonuç olarak ise, stadyumun seyirci kapasitesinin 120.000 kişiye çıkarılması planlanmaktadır. Bu çalışmalarda stadyumun orijinal cephesine dokunulmamış, bir yağmur suyu toplama sistemi ile komple yeni bir çatı yapılmıştır.

Evet: günümüzde şehri ziyaret ederseniz, burada bir futbol maçı izlemeyi düşünün. Veya bir tura katılarak stadyumu gezin, soyunma odalarını görün. Stadyumun iç bölümündeki duvarlarda: Brezilya’nın kazandığı dünya kupası fotoğrafları görülüyor. Zaten futbolcuların sahaya çıkarken kullandıkları koridorlara, tirübünde bulunan seyircilerin sesi verilmiş ve yürürken tüyleriniz ürperiyor.
Günümüzde burada futbol maçları ve bir dizi konserler düzenleniyor.

Brezilya Rio de Janeiro PARQUE NACİONAL DA TİJUCA

 

PARQUE NACİONAL DA TİJUCA

Park alanı Rio şehir merkezinin güneyindedir.
Tijuca milli parkı: şehirde tamamen korumalı bir park alanıdır. Park alanı 33 kilometre karelik alanı kapsamaktadır. Bu miktar, Rio şehrinin % 3.5’luk kısmına denk gelmektedir. Yani yaklaşık 6 milyon nüfuslu bir şehirde, metropol merkezinde yeşil bir alandır.

En yüksek yeri, deniz seviyesinden 1022 metre yüksekliktedir. Park iklimi: kışın kuru dönemde bol yağmur şeklindedir ve 500 metre yüksekliğe kadar olan bölümde tropikal iklim görülür. Bu rakımın üstünde ise sıcak iklim tipi görülür.

Park 6 Temmuz 1961 tarihinde düzenlenmiştir ve yılda 2 milyon ziyaretçi tarafından ziyaret edilmektedir. Yani, Brezilya’nın en çok ziyaret edilen milli parkıdır. Parkın ismi 1967 yılında “Tijuca Milli Parkı” olarak değiştirilmiştir. 2004 tarihinde parkın sınırları 39.51 kilometre karelik alana genişletilmiştir.

17. ve 18. yüzyıllar boyunca: park alanı, ciddi çevre sorunlarına muhatap olmuştur. Kereste çıkarmak ve özellikle kahve üretimi için alanda tahribatlar yapılmıştır. Ancak 1861 yılında Brezilya imparatoru Petro II: doğal bitki örtüsünün korunması için girişimde bulunmuştur. Özellikle: endemik nadir veya tehlike altındaki türler için koruma önlemleri aldırmıştır.

Öte yandan: parkta sunulan sayısız çevre hizmeti yanında, su kaynaklarının korunması da şehrin anahtarıdır. Erezyon kontrolü, sellerin önlenmesi, ısı değişiklikleri, yerel iklim düzenlemeleri, hava ve gürültü kirliliğinin azaltılması ve yerel doğal peyzaj estetiğinin sürdürülmesi park alanındaki diğer resmi düzenlemelerdir.

Park alanı: 4 bölüme ayrılmıştır. Bunlar

1.Tijuca orman.
2.Carioca,
3.Pedra Bonita/Pedra da Gavea
4.Siyah/Covanca

Evet: park alanı, doğal miras olarak kabul edilip, 400 yıl boyunca sürdürülen insan işgali sonucunda, günümüzde korunması gereken önemli bir koleksiyon olarak tarihi ve kültürel mirası oluşturmaktadır. Park alanında 1619 bitki türü bulunmaktadır ve bunlardan yaklaşık 433 tanesi tehlike altındadır. Ayrıca: park alanında sayısız böcek, örümcekler ve diğer bir kısım hayvanlar bulunur. Toplamda tehlike altında bulunan 16 amfibi, kuş ve memeli 328 tür hayvan bulunmaktadır.

Yollar boyunca: park alanı içinde: yollar, mağaralar ve şelaleler ile: spor ve doğa tutkunları için önemli bir rekreasyon alanı olmuştur. Ilımlı yürüyüşler ile, Pedra Bonita (693 metre), Pico Parrot (987 metre) ve Tijuca Peak (1021 metre) yüksekliklere çıkarak çevrenin muhteşem manzarasını izlemek mümkündür.

Biyoçeşitlilik “Chico Mendes Enstitüsü” tarafından yönetilmektedir.

 

Manguinhos Mahallesi 

Şehrin kuzey bölgesinde bulunan burası şehirde bir gecekondu mahallesidir. Mahallede şiddet yüksek düzeydedir. 2010 yılı nüfus sayımına göre 535 bin metre karelik bu alanda, yaklaşık 35.000 kişilik bir nüfus yaşamaktadır.
Mahallenin en iyi bilinen simgesi “Mağribi Pavilion” dur.

 

Daniel Little Beach-Aziz Daniel Kilisesi

Bölgenin önemli turistik bir kilisesidir ve mimar Oscar Niemeyer tarafından tasarlanan kilise 2 Aralık 1960 tarihinde açılmıştır.

Evet fazla ayrıntıya girmeye gerek yok, burası Rio şehrinin en tehlikeli mahallelerinden birisidir ve bırakın turistleri, şehrin yerlileri bile buraya girememektedir ve bu yüzden daha fazla ayrıntıya girmiyorum, sadece bilgi mahiyetindedir.

Brezilya Rio de Janeiro BARRA DA TİJUCA

 

BARRA DA TİJUCA

Şehrin güneybatı kısmındadır.
Burası yaklaşık 30 yıl önce geliştirilen, Rio şehrinin genç mahallelerinden birisidir. Bu mahalle “Barra Alışveriş Merkezi” ve 17 km uzunluğundaki kumsalı ile ilgi çeker. Özellikle zengin ve varlıklı aileler için birçok lüks devremülk ve büyük ofis kompleksleri bulunmaktadır. Mahallede Amerikan yaşam tarzı görülmektedir. Yani ülkeye yeni bir yaşam tarzı tanıtmıştır. Burada özellikle: sörf, uçurtma sörfü ve vücut sörfü sporları popülerdir.

Barra da Tijuca: başlangıçta tarıma elverişsiz ve büyük bir plaj alanı olduğundan 20. yüzyıla kadar izole kalmıştır. 1900 yılında “Bölgesel Tarım Şirketi” bu araziyi satın almış ve onu geliştirmeye başlamıştır. Bölge altyapısı üzerinde durularak, istikrarlı büyüme sağlanmıştır. Lagoa-Barra karayolu, gelişimi daha da hızlandırmıştır. Barra’ya bağlı “Galeao Uluslar arası Havaalanı” kentleşmeyi tamamlamıştır.

Buranın plajları: şehrin sakinleri için çok popülerdir.

2007 Pan Amerikan Oyunlarında: Pan-Amerikan köyü burada kurulmuştur. Oyunlardaki bazı spor yarışmaları: Miecimo da Silva Spor Merkezinde bulunan Algodao Gymnasium ve Campo Grande İtalo del Cima Stadyum’unda düzenlenmiştir.

Brezilya Rio de Janeiro Barra Alışveriş Merkezi

 

Barra Alışveriş Merkezi

Burada 700 mağaza ve birçok restoran bulunmaktadır. New York City Center Alışveriş merkezine benzer. Ülkenin en büyük alışveriş merkezidir. Bu mağazalarda: şık butik moda ürünleri, takı, iç çamaşırı ve C&A gibi yüksek moda ürünleri satılır. Efsanevi bikini dükkanı “Bumbum” şubesi de buradadır.

Brezilya Rio de Janeiro Plajlar

 

Plajlar

Buranın plajları, şehrin batı bölgesinin en çekici plajlarıdır. Barra’nın plaj hatları 17 kilometreye kadar uzanır. Beyaz kumlu plajlar ve kaba yani dalgalı sular: gençler ve sporcular için çekicidir. Özellikle doğal ve bakir güzellikleriyle dikkat çeken “Grumari” ve “Prainha” plajları: erişimi zor olsa da sorun edilmez. Özellikle “Joatinga” plajı şehrin en güzel plajlarından birisidir. Ama yalnızca araba ile ulaşılabilir.

Brezilya Rio de Janeiro CORCOVADO DAĞI

 

CORCOVADO DAĞI

Corcovado dağı: başlangıçta Portekizli yerleşimciler tarafından “Temptation Pinnacle” olarak tanınıp bilinirken, daha sonra kambur şeklini ifade etmek için “Corcovado” ismi verilmiştir.
Carcovado dağına: teleferik, otobüs veya taksi ile ulaşmak mümkündür.

En iyi yol: bir taksi kiralamak ve etkileyici manzaranın tadını çıkara çıkara dağa çıkmaktadır. Hatta sürücü ile anlaşın ve zaman zaman durarak manzarayı izleyin. Çünkü yol boyunca gözlem güverteleri bulunmaktadır.

Eğer trenle çıkmayı düşünürseniz “Cosme Velho” caddesinden hareket eden trene binebilir ve buraya ulaşabilirsiniz. Tren: Tijuca ulusal parkı içinde muhteşem manzaralar içinden ilerliyor. Tren elektrikli olduğundan orman alanında herhangi bir kirlenmeye neden olmamaktadır. Bilet ücretlerinin bir kısmının

Ormanı korumakla görevli “Brezilya Çevre Enstitüsü”ne gittiği söyleniyor.

Yol boyunca çok keyifli, büyük ağaçların, tropik meyvelerin ve mini durakların içinden geçiliyor. Tren hattı: Brezilya imparatoru Dom Petro II tarafından 1884 yılında açılmıştır. Amaç: Brezilya’nın bağımsızlığının ardından, zirveye bir yol açılmasıdır.

Brezilya Rio de Janeiro

İlk açıldığında buhar motoru ile çalışıyormuş ve İsa heykelinden önce yapıldığı biliniyor. Çünkü tren aynı zamanda anıtın parçalarının tepeye taşınmasında da kullanılmıştır. Günümüzde tren 3824 metre uzunluğundaki demiryolu hattında, inşaat mühendisliğinin bir mucizesi olarak hareket etmektedir. 1979 yılında İsviçre’den ithal edilen daha güvenli ve daha modern trenlerle yenileme yapılmıştır.
Trenle buraya ulaşım için ödemeniz gereken ücret yetişkinler için 50 dolar, 6-12 yaş arası çocuklar için 25 dolardır. Ücret gidiş-dönüş tren yolculuğu için geçerlidir. 5 yaşına kadar olan çocuklar ücretsizdir. 345 yolcu kapasiteli trenler: her 30 dakikada bir hareket etmektedirler. Seyahat süresi yaklaşık 20 dakikadır.

Ancak bir çok ziyaretçi buraya çıkmak için teleferik tercih etmektedirler. Bu teleferiğe binmek için “Tijuca Orman” heykelinin yanındaki istasyona ulaşmanız gerekir. Teleferikle dağa çıkmayı düşünürseniz, bu kere “Tijuca Ormanı” gibi Rio şehrinin yine çarpıcı manzaralarından birini izleme şansı bulursunuz.

Tijuca ormanı; dünyanın en büyük kentsel ormanıdır. Onun ağaçlandırılması temelde kahve üretimi için gelişigüzel dikilen ağaçlarla 19. yüzyılda başlamıştır. 3200 hektarlık alanı kapsamaktadır.

Teleferikle çıkmayı düşünürseniz, bölmenin sağ tarafına oturmanızı öneririm. Teleferik her yarım saatte bir olmak üzere saat: 08.30-18.30 arasında çalışıyor. Buraya çıkmak için en ince husus: çıkmadan önce tepede bulut ve sis olup olmadığını öğrenmenizdir. Yani, tepeye mutlaka açık bir günde çıkmalısınız. Eğer tepede maymunları beslemek isterseniz yanınıza “muz” almayı unutmayın.

Bu dağda: İsa heykelini yakından görmek dışında, mükemmel bir Rio şehri manzarası ile karşılaşacaksınız. 710 metre rakımlı dağda “İsa heykeli” ve Brezilya’nın hamisi Saint Lady onuruna yapılan bir şapel bulunmaktadır. Şapel: 8 metre kaideli ve 30 metre yüksekliktedir. Dağ üzerinde bulunan İsa heykeli ise: 1145 kg ağırlığında ve 40 metre yüksekliktedir.

Brezilya Rio de Janeiro Christ Redentor İsa Heykeli

 

Christ Redentor-İsa Heykeli

Evet burası dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilir. “Christ Redentor” isminin kelime anlamı “günahtan kurtaran İsa” demektir.

Devasa İsa heykelinin bulunduğu Corvovado tepesine çıkabilmek için önce otobüse, sonra küçük bir trene biniliyor. Ama bir saat beklemek gerekiyor. Çünkü feci kuyruk oluyor.

Brezilya’da Hıristiyanlığın sembolü ve Rio’nun ikonu olan heykelin yüksekliği 30 metre, kaidesinin yüksekliği ise 8 metre uzunluğunda ve açılmış kollarının genişliği 30 metre genişliğindedir. Bu ölçü ile dünyanın en geniş heykeli denilmektedir. Heykelin toplam yüksekliği 39.6 metredir.

Heykelin başı 3.70 metre uzunluğunda, ağırlığı ise 3.5 tondur. Heykelin tümünün ağırlığı ise 1145 tondur. Üstü zarar görmesin diye özel bir madde ile kaplanmıştır.

Heykel: Fransız asıllı Polonyalı sanatçı Paul Landowski tarafından 5 yıllık bir çalışma sonucunda tamamlanmış ve ilk temel taşı 1922 yılında yerleştirilmiş ve heykel 12 Ekim 1931 tarihinde açılmıştır. Aslında heykelin yapılması için bir yarışma yapılmış ve Landowski bu yarışmayı kazanmıştır. Öte yandan: heykelin tasarımı 1921 yılında Carlos Oswaldo isimli bir Brezilyalı tarafından çizilmiştir. Çizimde “haç taşıyan İsa” düşünülmüştür. Ancak tasarım daha sonra değiştirilmiştir.

Baş ve kollar Fransa’da özel olarak yapılıp Brezilya’ya getirilmiştir.

Heykel 2007 tarihinde UNESCO tarafından “Dünyanın 7 harikasından biri olarak seçilmiştir. 2003 yılında heykele yeni aydınlatma sistemi yerleştirilmiş, en yüksek noktasına yürüyen merdivenler ve panoramik asansörlerle mekanik erişim hattı kurulmuştur. Öte yandan merdivenle ulaşım için 222 basamaklı bir merdiveni tırmanmak gerekir.

Uzun yıllar Portekiz sömürgesi olan Brezilya’da, özgürlüğün 100. yılı kutlamaları anısına yapılmıştır. Aslında aynı tarihte Brezilya Kralı Petro: buraya dikilmek üzere kendi heykelini yaptıracakmış, ama “beni bir süre sonra unuturlar, bunu asla unutmazlar” diyerek İsa’nın heykelinin yapılmasına karar vermiştir.

Sırtı şehrin fakir bölgelerine dönüktür. Brezilyalılar bunu şöyle yorumlarlar “İsa kollarını zenginlere açarken, fakirlere sırtını döner”. Kollarını açmasının anlamı olarak “insanları kucaklaması” demekmiş. Aynı zamanda bu durum “Brezilya insanının sevecenliğini” de ifade ediyormuş. Heykelin hemen arkasında bir kilise bulunuyor.

Kalabalık yüzünden rahat fotoğraf çekmek mümkün olmuyor. Çünkü heykel yılda 2 milyon kişi tarafından ziyaret ediliyor.

Corcovado tepesi şehre o kadar hakim ki, heykeli bir yana bırakın sadece manzarası için bile buraya çıkmaya değer. Ancak buraya çıkmadan önce hava durumunu mutlaka takip etmeniz gerekir ki, bazen öyle bir sis olur ki, bırakın şehri izlemeyi, heykelin başını bile göremeyeceğiniz hava durumu söz konusu olabiliyor.

Brezilya Rio de Janeiro Sugar Loaf Dağı

 

Sugar Loaf Dağı

Deniz seviyesinden 396 metre yüksekliktedir. Burası Rio şehrinin en yüksek tepesidir. Buraya bu ismin verilmesinin nedeni: “Portekiz için sevkiyata hazırlanan rafine edilmemiş koni biçimli şeker kamışı bloklarına” benzemesidir ve ismini 17. yüzyılda almıştır.

“Morro da Urca” dağı ise “balina” benzerliği nedeniyle bu ismi almıştır. Heybetli bir koni şeklinde yükselen dağ muhtemelen 600 milyon yıl boyunca atmosferik basınç ve sıcaklık ile kalıplaşmış, granit taş bloğudur ve yamaçlarında çok az bitki örtüsü bulunmaktadır.

Teleferiğin hizmete girdiği 1912 yılından bu yana dağ 37 milyon kişi tarafından ziyaret edilmiştir ve her yıl 1 milyon kişi tarafından ziyaret edilmeye devam edilmektedir.

Brezilya Rio de Janeiro Teleferik

 

Teleferik

Buraya teleferikle nefes kesen bir yolculukla gidiliyor. Teleferiğe binmek için “Praia Vermelha” plajına gitmek ve oradaki istasyondan bilet alarak binmek gerekir.

Teleferik, her 20 dakikada bir hareket ediyor ve saat: 08.00-21.00 arasında çalışıyor. İstasyonda: birkaç hediyelik eşya satan dükkan bulunuyor. Teleferik ücretleri, yetişkinler için 53 dolar, 6-12 yaş arası çocuklar için 26 dolar ve 6 yaş altı çocuklar için ücretsizdir. Ancak bu teleferik bilet istasyonunda bir süre sıra beklemeniz gerektiğini unutmayın.

Teleferiğin hızı, saatte 21-31 km. arasında değişir. Her araç 65 yolcu kapasitelidir. Brezilyalı mühendis Augusto Ferreira Ramos (22 Ağustos 1860 Brezilya doğumludur) tarafından tasarlanan ve 1912 yılında tamamlanan teleferik sisteminin kabloları en son olarak 2002 yılında değiştirilmiştir.

Elektronik sistem ise 2009 yılında yenilenmiştir. Sistemde en son restorasyon 2008 yılında: yeni bir havalandırma sistemi, renkli ve parlamayı önleyici camlar ile yapılmıştır. Her ne kadar yolculuk biraz korkutucu olsa da, Sugarloaf teleferik sisteminin dünyanın en güvenilir teleferik sistemlerinden biri olduğu söyleniyor.

Teleferik yolculuğu 3’er dakika süren iki aşamalı olmaktadır.

Birinci aşama: 220 metre rakımlı “Morro da Urca” yani “Urca Hill” ve Praia Vermelha bölgesine gider. Gezinin bu bölümü yaklaşık 1 km. dir. Yolculuğun bu bölümünde: Copacabana, İsa heykeli, Niteroi köprüsü ve Guanabara körfezi seyrediliyor. Ayrıca farklı yüksekliklerde değişik ve kalın bitki örtüsü görülebiliyor.

Burada: sahilin güzel manzarası izlenir ve açık bir bar, restoran ve amfi tiyatro bulunmaktadır. Burada güzel doğa yürüyüşleri yapılabilir. Bu yürüyüşlerde: tropik bitki örtüsü, kuşlar ve zaman zaman maymunlar görülür. Burası özellikle hafta sonlarında akşam saatlerinde popüler yaz konserleri ile ünlüdür. Bu konserler bazen sabaha kadar devam eder.

İkinci aşama: büyük bir teleferik her 30 dakikada bir kalkar ve Morro da Urca’nın ardından Sugarloaf dağının 528 metrelik zirvesine çıkılır. Burada ana istasyon “Avenida Pasteur” bulunuyor.
Eğer teleferik istemesseniz, buraya ulaşım için otobüs veya taksi kullanabilirsiniz.

Brezilya Rio de Janeiro

Zirvedeki istasyona vardığınızda: Brezilyalıların “Cidade Maravilhosa” yani “Harikulade Şehir” dedikleri Rio ayaklarınızın altındadır. Burada bir de fast-food dükkanı bulunuyor.

Buradan: Rio şehri Guanabara körfezi ve Niteroi ve Atlantik okyanusunun mavi sularının muhteşem manzarasını izlemek mümkündür. Burayı ziyaret etmek için en iyi zaman güneş batışı esnasındadır. Alternatif olarak tepenin çevresindeki izleri takip ederek bir yürüyüş yapabilirsiniz.

Ama biraz önce de belirttiğim gibi özellikle güneş batışını mutlaka izleyin. Aslında eğer kalabalıktan kaçmak isterseniz, burayı ya sabahın erken saatlerinde ya da öğleden sonra ziyaret etmelisiniz.

Karadağ Budva

 

Karadağ Budva

Ülkemizden hareket eden Balkan turlarının birçoğu buraya uğramaktadır, ancak fazla kalmıyorlar çünkü bu şehrin çevresinde, bu şehirden kat ve kat daha ünlü ve cazip turizm merkezleri bulunuyor. Ama, yine de sizlere Budva şehri hakkında kısa bilgi vereceğim. Bu şehrin en büyük cazibe merkezi Sveti Stefan dır. 

Balkanlarda, Karadağ sahilinde küçük bir yerleşim yeridir. Karadağ ülkesinin turizm merkezidir. Şehri uzaktan incelediğinizde, ormanlık alanların yukarılara doğru nasıl talan edildiği çıplak gözle görülür. Titonun manzaralı tünelleri, plajları, nefistir. Ülkemizden, birçok kişi, Budva şehrine tatile giderler. Ancak: burada ve diğer turistik yörelerde her şey dahil sistemi uygulanmıyor, Sadece konaklama ve kahvaltı sistemi vardır.

budva.genel.1
Karadağ Budva

Tarihi

Sahile yakın Budva şehri, zengin bir tarihi geçmişi gizler. Şehrin tarihi geçmişinin MÖ 5’nci yüzyıla kadar uzandığı söylenir. Birçok efsaneye göre: şehir ilk olarak “İllyrian” kasabasıdır. Yunan trajedi yazarlarından Sofokles, eserlerinde şehirden eski yerli insanların kullandığı ismiyle yani “İllyria” olarak bahseder. İlk kralları ise Harmonia’dır.

Şehir zengin bir ticaret merkezi olunca, MÖ 4’ncü yüzyılda Yunanlılar ve MÖ 2’nci yüzyılda Romalılar tarafından fetih edilir ve aynı dönemlerde şehirde ticaret çok gelişir. Özellikle üzüm ve zeytin yetiştiriciliği üst seviyelere ulaşır.

MÖ 168 yılında, Romalı yazar Plinius, şehirden söz ederken “Roma vatandaşlarının güçlendirdiği şehir” olarak belirtir. Bu dönemde, şehir, anıtsal binalar, döşeli sokaklar, masif duvarlar ile gerçek bir Roma şehri olarak tüm niteliklere sahiptir.

Takip eden dönemde, şehir büyük depremlerle sarsılır.

Roma’nın çöküşünün ardından, bölgede Bizans hakimiyeti görülür. 535 yılında, bölge halkı Bizanslılara karşı mücadeleye başlar.

Bizans hakimiyetinin bitişinin ardından, 1184-1186 yılları arasında, Nemancı hanedanı, eski Karadağ kıyılarına gelir.

11’nci yüzyılın ortalarında, burası Sırp Devletinin ilk başkenti olur ve Sırp kral Dusan, bu şehirde yaşar.

1442 yılında, şehirde Venedik hakimiyeti görülür. Bu dönemde, şehirde küçük gemiler inşa edilen bir de tersane kurulur.

Yine aynı dönemde, Venediklilerle savaşan Türkler, bölgede egemen olurlar. 1807 yılında, şehri Fransızlar işgal eder. 2’nci Dünya Savaşında Naziler ve 1941 yılında ise, İtalyanlar şehri işgal ederler. 22 Kasım 1944 tarihinde, Nazi işgali sona erer.

 

Ulaşım

Tarihi şehir, Dubrovnik şehrinin 90 km güneyinde ve Ulcinj şehrinin ise 60 km kuzeyinde, Adriyatik denizi kıyısındadır. Şehre en yakın havaalanı, yaklaşık 20 km uzaklıktaki Tivat’taki küçük havaalanıdır.

Ama en uygun havaalanı, 65 km uzaklıkta bulunan Podgorica hava alanıdır. İstanbul-Potgorica arasındaki hava yolu yolculuğu yaklaşık 1.5 saat sürer. Buradan otobüs veya taksilerle şehir merkezine gelmek mümkündür.

 

Para Birimi

Karadağ Avrupa Birliği üyesi olmamasına rağmen, Eurozon sistemine girmiştir ve bu yüzden ülkede Euro kullanılmaktadır.

 

İklim

Budva şehrinde, tipik Akdeniz iklimi görülür. Buna göre kışlar ılık ve yazlar genellikle kuru ve çok sıcaktır. Yılda, 2300 saat güneş görülür. Temmuz ayında hava sıcaklığı 30  derecelerin üzerine çıkar. Ocak ayındaki sıcaklık ise 2 derece civarındadır. Yüzme sezonu 10 Mayıs ile 8 Kasım tarihleri arasındaki 182 gün sürer. Yaz aylarında deniz suyu sıcaklığı 21-25 derece arasındadır.

budva.genel.2
Karadağ Budva

Kültürel etkinlikler

Her yıl, Haziran ayı ortalarında, burada uluslar arası müzik festivali düzenlenir. Müzik dünyasının birçok ünlü ismini bir araya getiren bu festival, şehirde “Old Town” denen bölümdeki “Ressamlar Meydanında” yapılır ve 3 gün sürer.

budva.1
Karadağ Budva

Ne yenir

Özellikle ev yapımı “ballı börek” ve ev yapımı “bal” meşhurdur. Yaz aylarında toplanan incirler güneş ve rüzgarda kurutulur ve muhteşem lezzetli olurlar. Ayrıca: yine burada keçi ya da inek peyniri tatmalısınız.

Özel peynir, zeytinyağında tutulur. Yeşil salatalar: maydanoz, yeşil ve siyah zeytinlerle çok güzel servis edilir. Malum şehir deniz kıyısında olduğundan, Budva mutfağı balık bakımından zengindir.

Özellikle: ahtapot salatası, siyah pirinç, soslu midye ve ızgara balıklar muhteşem güzelliktedir. Tüm geleneksel yemeklerde geleneksel içkiler sunulur.

Bunlar: Karadağ Rakia, beyaz ve kırmızı şaraplardır. Oryantal müziği sevenler için, birer tane Çin ve Japon restoranları bulunuyor.

budva.plajlar.körfez plajı.1
Karadağ Budva
budva.przno.1
Karadağ Budva

 

Sahil-Plajlar

Budva Rivierası, 122 km kare alana sahiptir. Sahil şeridinde 35 tane güzel kumlu plaj vardır ve bunlardan 8 tanesi mavi bayraklıdır. Bir çok kumlu koylar, barınaklar ve küçük adacıklar dahil olmak ezere, sahil 38 km boyunca yayılır.

Şehirde, plaj turizmi ilk olarak 1930’lu yıllarda, Çeklerin Budva Riviera sahillerine gelişiyle başlar. Jaz’dan Petroviç’e kadar uzanan 12 km lik sahildeki 20 kumsalda, ılık güneşte, her yıl, 10 Mayıs tarihinden 8 Kasım tarihine kadar, 182 gün boyunca denize girmek ve güneşlenmek mümkündür.

budva.plaj.1
Karadağ Budva

Jaz plajı

Körfezdeki bu plajın toplam uzunluğu 1200 metredir. Şehir merkezine 2.5 km uzaklıktadır. Yaklaşık 2000 şezlong kapasitelidir.

Karadağ Budva

Przno plajı

Budra şehir merkezine 10 dakika uzaklıktaki bu plajın en büyük özelliği: hemen yakınındaki sedir ağaçlarıyla ünlü Milocer Parkıdır.

Çam ağaçlarının gölgesindeki mesire yerinde, pahalı yani lüks restoranlar bulunmaktadır.

Karadağ Budva

Mogren plajı

Birbirine kısa tünelle bağlanan iki plajdan oluşur ve toplam uzunluğu 350 metredir. Old Town bölgesinden buraya yürüyerek ulaşmak mümkündür.

Plaj olağanüstü güneş ışığı ve güney rüzgarına sahiptir. Plajda: St Anton adına adanmış bir kilise kalıntıları görülebilir.

Efsaneye göre: korsanlar tarafından batırılan bir İspanyol kalyonundan kurtulan bir  denizci, plaja çıktığında kurtulması anısına bu kiliseyi yapmıştır.

Her yıl, 13 Haziran günü, burada ayin düzenlenir. Kilise çok küçük olduğundan ayin sahilde düzenlenmektedir.

Karadağ Budva

GEZİLECEK YERLER

Karadağ Budva

Eski Şehir-Stari Grad-Old Town

Eski şehir bölümü, küçük bir yarımadada yer alır. Ada, karaya kumlu bir örtü ile bağlanmış ve böylece yarım adaya dönüşmüştür. Bazı tarihi kaynaklara göre, burası, Adriyatik kıyısındaki en eski şehirlerden biridir. (2500 yıllık olduğu söylenir)

Eski şehrin surları, bugün bile, hem ülkeden gelen turistlerin ve hem de dünyanın en uzak bölgelerinden gelenler için cazibe merkezidir.

Eski şehrin, kentsel çekirdeği ilk olarak 1667 yılında Venedik döneminde kurulmuş, daha sonra 1979 yılındaki büyük deprem buraya büyük zarar vermiştir. Ancak, daha sonra burası tamamen yenilenmiştir.

Dar sokaklar ve meydanlar, ünlü binalar gezilebilir. Stari Grad yani Eski şehir bölümünde, birçok dükkan, kafe, restoran ve galeriyi ziyaret edebilirsiniz.

Birçok binanın giriş katı: kafe, butik, sanat galerisi ve mağazaya dönüştürülmüştür. Gündüzleri yeme-içme ve alışveriş, geceleriyse eğlence için buralar tercih edilir.

 

Etnoğrafya Müzesi

Eski şehrin tam merkezindedir. Şehrin köklü tarihinin aksine, burada son 20 yıl içinde kullanılan objeler ve özellikle giysiler sergileniyor. Ayrıca: Helenistik döneme ait vazolar ve takılar da görülebilir.

Karadağ Budva

Dans eden kız heykeli

Şehirde en çok fotoğraflanan yerdir. Söylenenlere göre, bu heykel, şehirde denizde boğulan bir kızın anısına buraya dikilmiştir. Heykele dokunmanın uğur getireceğine inanılır.

 

ŞEHİR YAKINLARINDA GEZİLECEK YERLER

Karadağ Budva

Kale Kosmac

Budra şehri çevresindeki Brajici köyü yakınlarındaki kaleye mutlaka çıkmanızı öneririm. Çünkü oldukça güzel manzarası vardır, giriş ücreti 5 Eurodur. Kale:  1841-1850 yılları arasında yapılmıştır.

Deniz seviyesinden yüksekliği 800 metredir. Avusturya-Macaristan ve Karadağ arasındaki sınırı oluşturur ve eskiden Avusturya kalesi olarak bilinirdi. Günümüzde ise, Karadağ ülkesini ziyaret eden turistler burayı mutlaka görürler.

Karadağ Budva

Petrovaç

Budva şehrine bağlı bu sahil kasabası, yılın 300 günü güneşli ılıman Akdeniz iklimine sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Ayrıca: kasaba tam bir yeşillik cennetin içindedir. Her yanda zeytin, portakal, defneyaprağı ve limon ağaçları görülür.

Ayrıca: geçmişin izlerini taşıyan birçok doğal, kültürel ve tarihi anıtlar vardır. İskelesinde ise: burayı bir turizm merkezi haline getiren birçok tekne, yat ve yelkenliler görülür.

Karadağ Budva

Aziz Nikola Adası

Budva şehrinin en büyük turizm cazibe merkezidir. Sezonunda, Budva şehir merkezinden adaya teknelerle ulaşılır, ücret 3 Euro, yolculuk yaklaşık 15-20 dakika sürer.

Ada, Adriyatik denizinin güney kesimindeki en büyük adadır. Uzunluğu yaklaşık 2 km kadardır. Kıyılar, denize dik iner ve birçok gizli koylar oluşturur. Bu gizli koylar; Akdeniz bölgesinin çeşitli bitkileriyle kaplıdır.

Adada, 840 metre uzunluğunda, 3 kumlu plaj yoğundur. Bu plajların derinlikleri çoğu yerde, yarım metre veya daha sığdır. Çünkü efsaneye göre: Aziz Nikola, büyük dalgaların ve kalyonların buraya gelmemesi için, denize birkaç taş atmış ve deniz sığ olmuştur.

Karadağ Budva

Becici

Budva şehir merkezinin 2 km güneyindeki Becici otel kompleksi ve plajı, Parisli uzmanlar tarafından 1935 yılında Akdeniz’in en güzel plajı olarak seçildi. Güney Adriyatik denizinin en güzel ve en büyük plajlarından birisi olarak kabul edilir.

Burada kumsalın uzunluğu 1950 metredir. Deniz sakin, plaj bölümünde eğlence boldur. Özellikle, aileler burayı tatil için tercih ederler.

 

Hong Kong Kowloon

Hong Kong Kowloon

Burası, Hong Kong adasının kuzeyinde, Hong Kong adasından daha küçüktür, ancak nüfus olarak, adanın iki misli daha kalabalık nüfus barındırır. Hatta: burada kilometre kareye düşen 2.1 milyon nüfus, dünya çapında en yoğun nüfusu temsil etmektedir.

Bölge: “Ho Man Tin” ve “West Kowloon” ve “Mong Kok” olmak üzere, üç bölüme ayrılır. Deniz kıyısında, yani Victoria Harbour bölgesindeki bölüm: Tsim Sha Tsui olarak isimlendirilir.
Liman bölgesinde: Ocean Terminal, Ferry Terminal, Clock Tower, HK.Cultural Centre, HK Museum of Art, HK Space Museum, Inter Continental Hotel, Peninsula Hotel, Avenue of Stars (deniz kıyısında), HK Science Museum, HK Coliseum, International Mall Centre bulunur.

İç kısımlarda ise: Nathan Road (deniz kıyısından, iç kısımlara kadar uzanan uzun bir caddedir) caddesini takip ederseniz: Kowloon Mosque, Kowloon Park ve Jordan Street ile kesişen bölümü de geçip, cadde boyunca yürümeye devam ettiğinizde: Gascoigne Road caddesine varınca, sola dönüp biraz yürüdüğünüzde, sağ da “Jade Market” görülür.

Geri dönüp, yine Nathan Road üzerinde ilerlemeye devam ediyoruz. Tin Hau Temple, Temple Street Night Market ilerde solda Ladies Market ve caddenin sonuna doğru, solda Flowers Market görülür.

Evet, bu görebileceğiniz yerler hakkında: aşağıda ayrıntılı bilgi vereceğim, bu yazılanları okuyup, görmek istediklerinizi çekerek, kendinize, burada kalacağınız zaman ölçüsünde güzel bir gezi planı yapabilirsiniz. Benim size bu bölgede mutlaka görmenizi önereceğim yerler: Clock Tower, Avenue of Stars, HK Museum of History, HK Museum of Art, Temple Street Night Market, Ladies Market.

Hong Kong Kowloon

Işıklar Senfonisi

Her gece, limanın her iki tarafında, belirlenen binaların tepelerinde, renkli ışık gösterisi düzenlenir. Victoria Harbour kıyısında, bu gösteriyi izlemenizi öneririm. Central bölümünde yazdığım gibi, Guiness Rekorlar Kitabında, bu gösterinin, dünyanın en uzun süreli açık hava ses-ışık gösterisi olduğu belirtiliyor. Gerek Central bölümünden burayı, buradan ise Central bölümünde limandaki gösteriyi izleyebilirsiniz.

Hong Kong Kowloon

GEZİLECEK YERLER

 

OCEAN TERMİNAL

Bölgenin “Star Feribot” iskelesi, Tsim Sha Tsui mahallesinde iken; şehir merkezine park etmek zorunda olan, 40 bin tonluk lüks kuruvaziyer gemileri, buraya yanaşırlar. Uzaktan bu lüks gemileri izlemek keyiflidir.

 

Deniz Kıyısı

Star Ferry terminalinde, doğu yönünde yürürseniz: “Tsim Sha Tsui Waterfront Promenade” denilen yerde bulursunuz. Buraya yolunuz düşerse, bir gündüz bir de gece buraya gelmeyi sakın ihmal etmeyin. Çünkü: gece şehrin manzarası bir başka güzeldir.

Ayrıca: eğer şehri ziyaret zamanınız Çin Yeni Yıl kutlamalarına denk gelirse, şehirdeki havai fişek gösterilerini en iyi izleyebileceğiniz yer burasıdır.

Hong Kong Kowloon
Hong Kong Kowloon
Hong Kong Kowloon

 

TSİM SHA TSUİ MAHALLESİ

Bu mahalle: yarımadanın ucunda, deniz kıyısındadır. Bölgenin en hareketli yeridir.

Hong Kong Kowloon
Hong Kong Kowloon

 

Tsim Sha Tsui Clock Tower

Hemen deniz kıyısındadır.
Bu saat kulesi: 1975 yılında yıkılan, bir zamanların büyük demiryolu istasyonundan kalmadır. Kowloon Canton Tren İstasyonunun bir parçasıdır ve 1915 yılında yapılmıştır. Kule: kırmızı tuğla ve granitten yapılmış ve 44 metre yüksekliktedir.

Tepesinde ise, 7 metrelik bir paratoner bulunmaktadır. 1990 yılından bu yana “ulusal anıt” ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Buranın en büyük özelliği: Çinli göçmenlerin, şehre gelirken varış noktası olarak “Canton Tren İstasyonunu” kullanmaları ve bu saat kulesini gördüklerinde yeni hayatlarının başladığını düşünmeleridir. Yeni istasyon daha iç bölgede, yapılmıştır.

Hong Kong Kowloon
Hong Kong Kowloon

 

Çin El Sanatları LTD.

Star Hause, 3 Salisbury Road, Tsim Shau Tsui bölgesindedir.
Burada: mücevher, el sanatları ve sanat ürünleri satılmaktadır. Evet, özellikle “yeşim” taşı veya başka değerli taş almayı düşünenler, burayı ziyaret etmelidirler.

Hong Kong Kowloon

 

Harbour City

Star Feribot iskelesinin yanındadır.
Burası, şehrin en büyük alışveriş merkezlerinden birisidir. Burada, lüks markalar ve enfes yemekler, eğlence ve oteller bulunmaktadır. Lüks mağazalarda: moda ve trend markaların geniş ürün yelpazesi sunulmaktadır. Mallar, orta fiyat aralığındadır.

 

Elements

Austin Road West bölgesindedir.
2007 yılında açılan bu alışveriş merkezi, şehrin mega alışveriş merkezlerinden birisidir. Burada: zengin alışveriş hedefleyen 5 temalı alışveriş bölgesi vardır. Bu temalar: Metal, ahşap, su, ateş ve toprak.
Dükkanlar: Kowloon MTR istasyonunun yukarısındadır.

 

Sham Shui Po

Burası, şehrin en büyük bilgisayar ve elektronik cihazlarının satıldığı merkezdir. Çevredeki “Apliu Street” caddesinde: Pazar tezgahlarında: cep telefonları ve küçük elektronik cihazlar bulup satın alabilirsiniz.

 

Cheung Sha Wan Road

Sham Shui Po bölgesindedir.
Burada, şehrin en çekici moda tasarımcıları, yarattıklarını satmaktadırlar. Sokak her ne kadar bir kaos ortamı yani karışıklılık yansıtsa da, kendinize uygun bir şeyler bulup satın alabilirsiniz.

Hong Kong Kowloon

Avenue of Stars-Yıldız Caddesi

Tsim Sha Tsui sahili boyunca; Ocean Terminalin tam ters yönünde yürürseniz: Hollywood bölgesindeki “Walk of Fame” denilen yerin bir uyarlaması, benzeri bir yıldızlar sokağına rastlayabilirsiniz.

Çok sayıda yerel film yıldızı, “Avenue of Stars” denilen sokaktaki ıslak beton zeminde el ve ayak izlerini bırakmışlardır. Burada, ayrıca ünlü sinema efsanesi “Bruce Lee” nin bir heykeli bulunuyor. Gerek bu heykel ve gerekse yerdeki yıldızlarda ismi yazılı sanatçılar, Kanton sineması hakkında, ziyaretçilere bilgi veriyor.

 

Wong Tai Sin Temple

Şehrin en renkli, en büyük ve en faal “Tao”cu tapınaklarındandır. Wong Tai Sin MTR istasyonunun hemen yanındadır. Giriş ücretsizdir.

Tapınak: ölümünden sonra yarı tanrı olarak kabul edilerek büyük saygı gösterilen Zhejianglı bir çobana adanmıştır. Tapınağın içinde: 3 salon bulunmaktadır. Bu salonlar. Taocu, Konfüçyüsçü ve Budacı inananlara ayrılmıştır. İçerisi: refaha kavuşmak için dua eden ve şans zılgıtları çalan bölge sakinleriyle doludur.

 

Honk Hong Culturel Centre

Salisbury Road üzerindedir.
Saat kulesinin hemen yanındadır. Bu kültür merkezi, gösteri sanatlarına ayrılmıştır. Dünyanın en güzel manzaralarından birine bakmasına rağmen, ön cephesinde ne yazık ki, pencere bulunmamaktadır.

Bu ve benzeri özellikleri nedeniyle, şehrin en ünlü çirkin binası olarak bilinir.
1989 yılında açılmıştır. İç mekanı ve lobisi, çok etkileyicidir. Burada bulunan 2 büyük konser salonunda, Honk Hong Filarmoni Orkestrası konserler verir. Ayrıca, bir tiyatro salonu, bir kütüphane, sergi salonu, mağaza ve barlar bulunur.

 

Honk Hong Museum of Art-Sanat Müzesi

Salisbury Road üzerindedir.
Kültür merkezinin yanında, Space Müzesinin hemen arkasındadır. Bu müzede, resim ve kaligrafi koleksiyonu bulunuyor. Galerilerde: Çin seramikleri, pişmiş toprak, gergedan boynuzu ve Çince resimler sergileniyor.
Buraya yolunuz düşerse, özellikle: Honk Hong resimleri ve fotoğraflarına ait koleksiyonu görmenizi öneririm.

 

Honk Hong Museum of History-Tarih Müzesi

Chatham Road South üzerindedir.
Burada: özellikle, Hong Hong şehrinin, 6 bin yıllık, tarihi ve kültürel geçmişine ait büyüleyici bir sergi bulunmaktadır. “The Honk Hong Story” isimli bu sergiyi görmenizi öneririm.Özel sergiler: 1-3 aylık dönemlerde değişiyor.

 

Honk Hong Science Museum

2 Science Museum Road üzerindedir.
Chatham Road South’un birkaç blok yukarısındadır. Bu müzede: eski yelkenlilerden, en son teknolojiye kadar, hemen her şeyin nasıl çalıştığını öğrenmek mümkündür. Bu müze, öncelikle çocuklara yöneliktir. Burada, çocuklar için matematik bulmacaları ve üst katta optik illüzyonlar bulunuyor.

 

Honk Hong Space Museum

Salisbury Road üzerindedir.
Hemen kültür merkezinin yanındadır. Oldukça küçük bir müzedir. Müze yapısının kubbe tasarımı ilgi çekmektedir. Müze içinde, yerçekimsiz ortamda, çeşitli deneyimler yapılabilen sergiler bulunmaktadır. Ayrıca, yine bu müze içinde “gökyüzü gösterileri” ve “IMAX” filmleri izlenen bölümler bulunuyor. Evet, özellikle bu gösteri 10-15 yaşındaki çocuklar için çok eğlencelidir.

 

Lei Cheng Uk Han Tomb and Museum

41 Tonkin Road üzerindedir.
Bu antik yer altı mezarlığı: 1955 yılında bulunmuştur. Tarihinin, Han hanedanı (MS.25-220) dönemine kadar gittiği düşünülüyor. Mezar odaları, beşik tonozludur ve hemen yakınlardaki bir toplu konutun temel kazısı sırasında bulunmuştur. Sergi salonunda: mezarın kazılması sırasında ortaya çıkarılan çömlek parçaları ve malzemeler görülebiliyor.

Hong Kong Kowloon

Kowloon Park

Nathan Road’ın birkaç blok üstündedir.
Burada: güzel fıskıyeler, yürüyüş yolları ve bahçeler bulunmaktadır. Eğer hoş bahçeler, kuş kafesleri, müzeler, kapalı ve açık yüzme havuzları görmek isterseniz, burayı ziyaret etmelisiniz. Şehrin en iyi yüzme havuzu kompleksi ve daha birçok spor tesisi, burada bulunmaktadır. Güvenli bir yer arayan, her yaştan insan burayı ziyaret etmektedir.
Parkın, güneydoğu köşesindeki “cami”, 3 katlı ve 4 minarelidir ve şehrin en büyük camisidir. Çünkü, Honk Hong şehrinde, yaklaşık 100 bin civarında Müslüman yaşamaktadır.

 

Deniz Emniyet Müdürlüğü

Canton Road yolundadır.
Tarihi geçmişi, 1884 yılına kadar uzanan bu yörede, dükkanlar ve restoranlar önemli bir cazibe merkezi oluşturmuştur. Ayrıca: Deniz Emniyet Müdürlüğü binası, cazip bir sömürge dönemi yapısı olarak dikkat çeker.

 

Peninsula Hotel

Salisbury Road üzerindedir.
Kültür merkezinin karşısındaki tarihi bir oteldir. 1928 yılında açılmıştır. Otelin lobisi, şehrin sosyete nüfusunun buluşma yeri olmuştur. Günümüzde de, otelin konukları: restore edilmiş, yaldızlı tavanın altında otururlar.

Özellikle, ikindi çayı ve akşam kokteylleri saatinde, otelin orkestrası, ziyaretçilere müzik ziyafeti sunmaktadır. Ama, burayı ziyaret etmek isterseniz, kıyafetlerinizin uygun olması gerekmektedir.
Evet, otel yapısı, yakın zaman öncesinde 32 katlı kule ile genişletilmiştir.

Hong Kong Kowloon

Nathan Road

Peninsula Hotelin hemen yanındadır. Kıyıdan başlar, iç kesimlere kadar gider, uzun bir caddedir.
Bölgenin bu ana caddesi: 19’ncu yüzyılda, dönemin koloni valisi Sir Matthew tarafından düzenlenmiş ve onun adını almıştır. Caddenin yapımı sırasında, bu ıssız bölgeye, iki yanına ağaçlar dizili bir bulvar yapmanın saçma olduğu konusunda fikirler ileri sürmüşlerdir.

Ancak, günümüzde, bu cadde, şehrin en meşhur alışveriş caddesidir. Bu alışveriş caddesinde: dükkanlar, oteller ve restoranlar bulunmaktadır. Buradaki mağazalarda: ucuz elektronik cihazlar doludur. Ancak, buranın en büyük ünü: bu ucuz elektronik cihazların büyük çoğunluğunun sahte olmasıdır. Bu yüzden, Hong Kong’lular, elektronik cihaz satın almak için burayı tercih etmezler, buna dikkat edin.

Hong Kong Kowloon

Granville Road

Burada: yerel markaların ürünleri, orta fiyatlı gençlere ait ürünler ve moda fabrikalarının ürünlerinin satıldığı butikler bulunmaktadır. Hong Kong Politeknik Üniversitesine yakın olması nedeniyle, üniversite bünyesinde bir moda tasarım okulu bulunmaktadır. Alışveriş yapmasanız da, burayı görmenizi öneririm.

Hong Kong Kowloon

MONG KOK MAHALLESİ

Burada: 1 km. kareden küçük bir alanda, yüzlerce dükkan ve Pazar bulunur.

 

Portland Street-Şehrin Kırmızı Bölgesi:

MTR Mong bölgesinde”Kok” istasyonu, güneyindedir.
Bu bölgede: karaoke barlar, saunalar, genelevler ve restoranlar bulunmaktadır. Yani: Hong Kong şehrinin, bir anlamda “Kırmızı Bölgesi” burasıdır. Büyük sokakta: çeşitli sokak gıdacıları ve renkli karakterleri de görebilirsiniz. Özellikle, akşamları parlak neon ışıkları yanarken gitmenizi öneririm.

Ancak, burayı ziyaret ederseniz, size en büyük önerim: “sakın kişilerin fotoğrafını çekmeyin, yani yanınızda fotoğraf makinası bulundurmayın” Aksi halde, başınız derde girebilir. Yoksa, bunun dışında, sokak güvenlidir.

 

Hong Kong Coliseum

Cheong Wan Road üzerindedir.
Burası: 12.00 koltuk kapasiteli, çok amaçlı bir salondur. Salonda: spor etkinlikleri ve konserler düzenlenmektedir.

 

Langham Place

Burası, 15 katlı bir alışveriş merkezidir. Burada: aksesuarlar, elektronik cihazlar ve gündelik giysiler satın alabilirsiniz. 300’den fazla dükkan var. Bölgede: “Yılbaşı Etkinlikleri” burada düzenleniyor ve yılbaşı geri sayım festivali, burada hazırlanan “dijital gökyüzü” altında düzenleniyor.

Ayrıca: yine, yıl boyunca canlı müzik gösterileri, sanat sergileri ve özel etkinlikler de burada düzenleniyor. Yani, burası bir anlamda, alışveriş merkezi olması yanında, bölgenin etkinlik merkezidir.

Kowloon Ladies Market
Kowloon Ladies Market

 

Ladies Market-Tung Choi Street

Mong Kok MTR istasyonu çıkışında, Tung Choi Street üzerindedir.
Burası, şehrin en büyük açık hava alışveriş merkezidir. 1 km. uzunluğundaki cadde üzerinde, 100’den fazla dükkan ve binlerce tezgah bulunmaktadır. Aslında, burada fiyatlar diğer alışveriş mekanlarına göre ucuz olmasa da, satıcıların çeşitliliği ve kaos ortamı, özellikle turistleri buraya çeker.

Buranın öne çıkmasının en büyük nedenlerinden birisi de: hemen yakınlarda bulunan Temple Street Night Market’dir. Evet, burada özellikle, orijinal markalı çeşitli malların sahtelerini daha uygun fiyatla bulabilirsiniz. Yaya bölgesinde, şehrin en önemli zincir markalarının mağazalarını bulabilirsiniz.

Evet, burada bulup satın alabilecekleriniz: her yaştaki kadınlar için giyim ve aksesuar var. Ayrıca: saat, kozmetik, çanta, ev eşyası, cd’ler de bulup satın alabilirsiniz.

 

Mong Kok

Mong Kok MTR istasyonu yakınındadır.
Burası: tüketici elektroniği ve bilgisayar satışı için en popüler yerlerden birisidir. Özellikle, üst katlarda, aradığınız malları ve cihazları daha ucuz fiyattan satın alabilirsiniz. Zaten, üst kat dükkanları da, yerel halk arasında ünlüdür. Eğer, cep telefonu isterseniz “Yuen Street” üzerinde bulunan “Fa Yuen” binasına gidebilirsiniz.

“Sin Tat” denen alışveriş merkezi de, özellikle “Ipone” cep telefonu satın almak isteyenlerin uğrak yeridir.

Buralarda yapmanız gereken tek şey: fiyatı bir etiketle sabitleştirilmemiş olan cihazları alırken, iyi pazarlık etmeniz, uluslar arası garanti belgesi edinmeniz ve aldığınız ürün ve cihazın gerçek olup olmadığını anlamanızdır.

Kowloon Temple Street Night Market

 

Temple Street Night Market

Jordan Road yolundadır ve şehrin en canlı pazarıdır. Yau Ma Tei MTR istasyonu C çıkışından sonra, Temple Street Man Ming Lane bölgesine kadar yürümeniz gerekiyor. Gece yarısına kadar hemen her şey satılan tezgahlar var.

Burada: hediyelik eşyadan, giysiye ve elektronik cihazlara kadar her şeyi bulup satın alabilirsiniz. Ancak, sakın pazarlık yapmayı unutmayın. Hani, pazarlık genellikle Müslüman ülkelerinde yapılır derler ama, unutmayın ki, Hong Hong şehrinde, üzerinde fiyat etiketi olmayan tüm ürünler için pazarlık yapabilirsiniz ve yapmalısınız.

Gece, bu bölümde, ucuz deniz ürünleri yiyebileceğiniz sokak tezgahları da bulunur. Burada özellikle: Çin ipeği giysiler, oyuncak, elektronik, ucuz deri eşya gibi mallar bulabilirsiniz.
Evet, burada alışveriş dışında, biraz önce de söylediğim gibi, açık alanda yerel lezzetleri tadabileceğiniz yerler ve Pekin operası aryaları söyleyen müzisyenler, avuç ve yüz okuyan falcılar, kart ve zar kullanan bahisçiler görebilirsiniz. Hatta: profesyonel Çinli santraç oyuncuları da meydanda birbirleriyle santraç oynarlar.

Bu arada: “Temple Street” güneyinde: Çin sokak gıda yemekçileri çok meşhurdur. Buralarda: özellikle “deniz ürünleri” yenilebilir. Hatta: yerel ürünleri tatmak isterseniz, “kurbağa” yada “istiridye omleti” deneyebilirsiniz.

 

Sneakers

Fa Yuen Street üzerindedir.
Şehirdeki gençlik, spor yapmak için ayakkabılarını, buradan satın alırlar. Burada, dünyanın her yerinden gelen, en son tasarım ürünü spor ayakkabılarını bulmak mümkündür.

Hong Kong Kowloon

DİĞER YERLER

 

Kowloon Bird Garden

 

Yuen Po Street-Bird Garden

Nathan Road, Boundary Street caddesine kadar uzanır. Prince Evward Street West’in ötesinde ise, Boundary Street yakınlarında, muhteşem güzel bir kuş bahçesi bulunur.

Çinlilerin en yaygın olarak baktıkları ötücü kuşlar, her gün kafesleriyle, burada dolaştırılmaya çıkarılır. Bu kuş bahçesinde: kuşlar, gelip geçenleri ötüşleriyle eğlendirirler. Bu bahçede, ayrıca satılık kuşlar ve orijinal el yapımı kuş kafesleri bulmak mümkündür. Ancak, elbette buradan kuş satın alırsanız gerek ülke dışına çıkarma ve gerekse Türkiye’ye sokmada sorun yaşayacağınızı unutmamanız gerekir ki, almamanızı öneririm.

Kowloon Jade Market-Jade Street

Jade Market-Jade Street

Yau Ma Tei, Kansu Street ve Battery Street köşesindedir.
Yeşim taşı: Çin kültüründe “güzellik ve saflık” demektir. Jade market: yeşim taşı malzeme kullanılarak takılar yapılan en ünlü alışveriş mekanlarından birisidir. Burada, 400’den fazla tezgahta yeşim taşından yapılmış: yüzük, bilezik, kolye ve küpe satılmaktadır.

İyi şans getirmesi için, siz de buradan yeşim taşı, bir hayvan figürü, hatta doğum tarihinize göre, Çin takviminde bilinen bir yeşim taşı hayvan figürü satın alabilirsiniz.

Bu arada “yeşim taşı” hakkında biraz bilgi vermekte yarar var. Yeşim taşı: koyu yeşil, sarı, kahverengi ve beyaz renkte olabilir. Ama, en kaliteli yeşim taşı “saf yeşil” renktedir. Ama, bu aynı zamanda çok pahalıdır. Çoğu parçalar, sarı renklendirilmiştir. Ama satın alırken, dikkat etmeniz gereken en önemli konu: aldığınız parçanın kahverengi veya gri bitmemiş olmasıdır.

Disneyland

Hong Kong Stanley

Hong Kong Aberdeen