Manisa ilinde, Turgutlu ve Salihli arasında kalan Ahmetli, daha çok bir tarım yöresidir, tarihi ve turistik anlamda gezilecek bir yer yok.
ULAŞIM
İlçe, İç Anadolu bölgesini Ege bölgesine bağlayan E-96 Devlet karayolu üzerinde kurulmuştur. Yani İzmir-Ankara karayolu üzerindedir. 1875 yılında bir İngiliz şirketi tarafından yaptırılan demiryolları Ahmetli ilçesinden geçer. Ahmetli, Manisa arasındaki uzaklık: 52 km. Ahmetli, Salihli arasındaki uzaklık: 19 km. Ahmetli, Turgutlu arasındaki uzaklık: 22 km. Ahmetli, İzmir arasındaki uzaklık: 74 km.
TARİHİ
1313 yılında Saruhanoğullarının Manisa yöresini Bizanslılardan alınca, Karacabey komutasındaki bir kuvvet, Ahmetli yöresine gönderilmiş ve ilçenin güneyinde Güldede mezarlığı mevkiinde dağ yamaçlarına yerleşilmiştir. Bunlar daha sonra ilçenin Kurtuluş Mahallesinin bulunduğu yere geçerler. İlçenin ilk ismi Karacabeydir. Daha sonra Rusya’dan gelen Çerkezlerin yerleşmesiyle “Beyazıt” ismi alınmıştır. 1870 yılında ise beldenin ismi Şehit Ahmetlidir. Cumhuriyetin ilanı ile 1923 yılında ise “Ahmetli” olur. Muhtemelen, bu ismin verilmesinin sebebi, bu bölgeyi fetih eden Karacabey’in diğer ismi Ahmetli’dir. 1951 yılında Belediye kurulmuş, 1987 tarihinde ise ilçe olmuştur.
Manisa Ahmetli
GENEL
İlçe Ege bölgesinin iç kısmındadır. İlçe Gediz havzasına yerleşmiştir. Yüksek olmayan dağlar bulunur. Kuzeyinde Çal dağı, ilçeye paralel Ege denizine dik olarak uzanır. Deniz seviyesinden ortalama yükseklik 83 metredir. Yörede Akdeniz iklimi hakimdir. Buna bağlı olarak yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer. Bölgenin güney kesimlerinde ormanlar vardır. İlçenin tarım potansiyelinin yüksek olması nedeniyle, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan mevsimlik işçiler gelir. Ege bölgesinin en verimli üzüm bağları Ahmetli ovasında bulunmaktadır.
AHMETLİ MESLEK YÜKSEK OKULU
Manisa Celal Bayar Üniversitesine bağlıdır. Okul 1994 yılında kurulmuştur. Kayıtlı 1800’ü aşkın öğrencisiyle ülkemizde bu alandaki ara eleman ihtiyacının karşılanması hedeflenmektedir. Ahmetli ilçesinin sosyal, ekonomik ve kültürel yapılanmasında önemli bir yeri vardır.
Manisa Ahmetli
GEZİLECEK YERLER
İlçe dahilinde gezilecek tarihi ve turistik yer yok, ancak yakınlarda Spil dağı düşünülebilir, ama Spil dağını Manisa ili tanıtım yazısında yazdım.
Manisa Ağlayan Kaya hakkındaki yazım için Ağlayan Kaya
Sarayköy denilince aklımda kalan tek özellik Kaplıcalardır. Buralara yolunuz düşerse mutlaka İn Hamamı Kaplıcalarına gidin, özellikçe çamur kürünü deneyin.
ULAŞIM
Sarayköy, Denizli arası uzaklık 23 kilometredir. Sarayköy, Aydın arası uzaklık 106 km. Sarayköy, İzmir arası uzaklık 204 km. Sarayköy, Afyonkarahisar arası uzaklık 241 km. Sarayköy, Manisa arası uzaklık: 186 km.
TARİHİ
İlçe merkezinin bulunduğu geniş ova, bataklık ve kısmen göl halinde idi ve “Sarıgöl” ismiyle biliniyordu. Zamanla, kuzeyde Buldan yolu üzerinde “Bayramyeri” denen bir adacık oluştu. Bu adacık üzerine “Sarıbey” adında bir aşiret reisi yerleşti.
Aşiret, Oğuz Türklerinden olup, geçimlerini hayvancılıkla sağlayan, sık sık yer değiştiren ve kendilerine Yörük denen bir topluluktur. Sarayköy ismini, bu yöreye ilk yerleşen “Sarıbey” isimli aşiret reisimden almıştır. Bu isim zaman içinde: Sarıgöl ve Sarayköy olarak değişmiştir.
Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde buranın ismini “Ezineyi Abat” ve “Ezineyi Lazkiye” diye yazmıştır.
1520 yıllarında, Kanuni Sultan Süleyman zamanında, Saraya mensup ve kendini seyyah olarak tanıtan bir görevli, Acısu köyünde misafir kalır. Ertesi günü yola çıktığında ilçenin eski “Pazaryeri” olarak bilinen yerinde, birkaç kadının mallarını satmak üzere toplandıklarını görür.
Bunun üzerine, Saraya mensup görevli bir ferman hazırlatarak tepe üzerine bir kazık çaktırır. Bu kazık üzerine, yazılı ferman bağlatır ve oradan ayrılır. Altın sarısı ve parlak renkli yazılı bu kağıdı görenler burada haftanın “Cumartesi” günleri Pazar kurulmasının yazılı olduğunu görürler. Bu ferman üzerine, o yıllardan bu yana her Cumartesi günü, ilçede Pazar kurulur. Bu Pazar zamanla tanınır, ünlenir ve hatta Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde bile yazılır.
Evet gelelim ilçenin tarihi geçmişine: 1763 yılına kadar burası bir köydür. Aynı tarihte Aydın iline bağlı bir bucak olur. 1867 yılında Denizli’nin kaza olmasıyla, Denizli iline bağlı bir nahiye olur. 1882 yılında ise Denizli sancak olunca, Sarayköy, Denizli Sancağına bağlı bir kaza olur.
Her yıl 24 Mayıs günü “Milli Mücadeleye Katılış” günü şenlikleri yapılır.
Denizli Sarayköy
GENEL
İlçe Aydın dağları ve Menteşe dağları arasında akan Büyük Menderes nehri nedeniyle, aynı ismi alan ovada yerleşmiştir. Bazı köyler ise çevredeki dağ eteklerindedir. İlçe merkezinin kuzeyinden Büyük Menderes nehri geçer. Nehrin suladığı Sarayköy ovası, sulu tarımın yapıldığı verimli bir arazidir.
Özellikle: erik, kayısı ve şeftali üretimi yoğundur. Ayrıca seracılık yoğundur. Yörede Akdeniz iklimi hakimdir. Buna bağlı olarak yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise çok soğuk ve yağışlı geçer. Yöre insanının en büyük ekonomik etkinliği, dokumacılıktır.
Eski zamanlardan bu yana Babadağ ve köylerinde yürütülen dokumacılık, son yıllarda Sarayköy’ün çevre köylerine de girmiştir. Burada genellikle fason ham bez üretimi yapılmak, desen baskılar yapılarak çarşaf ve nevresim halinde piyasaya sürülmektedir. Bölgede yurt dışına ihraç yapılan iki fabrika bulunmaktadır.
Denizli Sarayköy Deve güreşleri
DEVE GÜREŞLERİ
Her yıl Ocak-Şubat aylarında geleneksel deve güreşleri yapılarak kış turizminin yaygınlaştırılması amaçlanmaktadır.
Denizli Sarayköy
GEZİLECEK YERLER
Denizli Sarayköy Ahmetli Köprüsü
AHMETLİ KÖPRÜSÜ
İlçe merkezine bağlı Ahmetli Mahallesinde, Büyük Menderes nehri üzerindedir. Bölgedeki en eski köprülerden birisidir. Roma dönemi mimari özelliklerini yansıtır. Dört kemerli olan köprünün uzunluğu 55 metre, genişliği 4.75 metredir. Kemer açıklıkları ise 5.50 metredir.
Köprü yuvarlak kemerli olup tamamen traverten malzemeden yapılmıştır. Kuzey tarafındaki iki kemer, 1’nci Dünya Savaşı sırasında Batı Anadolu’yu işgal eden Yunanlıların Denizli’ye geçişini engellemek amacıyla, Türk kuvvetleri tarafından yıkılmıştır.
Yıkılan kemerler, Cumhuriyet döneminde orijinal ayaklarının üzerinde betonarme tabliyelerle onarılmıştır. Yakın zamana kadar kullanılan köprü, hemen yanına yeni bir köprü yapılmasından dolayı kullanım dışı kalmıştır.
Denizli Sarayköy Tren İstasyonu
SARAYKÖY TREN İSTASYONU
İlçe merkezinde bulunan istasyon, 1896 yılında İngiliz Oriental Railway Company tarafından İzmir-Aydın ve Şubeleri Demiryolu Hattı kapsamında yapılmıştır. Alanda idari bina ile ahşap ambar binası bulunur. İdari bina, dikdörtgen planlı, tek katlı, taş örgülü ve kırma çatılıdır.
Ön ve arka cephesinin bir kısmını kaplayan ahşap sundurması batı cephesinden dolanarak U şeklini almıştır. Sundurma ahşap direkler üzerine oturtulmuştur. Yapının kapı ve pencereleri dikdörtgen formlu ve ahşaptır.
Düz sövelerle çevrelenmiş olan kapı ve pencerelerin üzerine tuğladan basık kemerler yapılmıştır. Cephelerinin köşeleri şaşırtmalı şekilde döşenmiş kesme taşlarla hareketlendirilmiştir. İstasyon günümüzde kullanılmıyor.
SULTAN SARI BABA TÜRBESİ
İlçe merkezine bağlı Tekke Mahallesindedir. 18 veya 19’ncu yüzyılda yapıldığı düşünülmektedir. Türbe, Anadolu’nun Türkleşmesi sırasında Horasan’dan geldiği söylenen din büyüğü Sarı Baba’ya aittir. Türbe yapısı, orijinalinde birbirine bitişik iki sekizgen planlı odadan meydana gelmektedir.
Ancak bilinmeyen bir tarihte yapılan tadilatla giriş kısmı değiştirilmiştir. Duvarları karkas tekniği üzerine taş malzeme ve harçla yapılmıştır. Yapının çatısı kiremitle kaplıdır. Çatı saçağı kademeli yapısıyla dikkat çekmektedir. Türbenin giriş kısmı üç ahşap sütun üzerine oturtulmuş 2 adet Bursa kemerine benzer kemere sahiptir.
Giriş kapısı oldukça alçak bir noktada olup ahşaptır. Giriş kapısının iki yanında birer adet yekpare taş söve vardır. Kapının üzeri kilitli taşlardan yapılmış basık kemerle çevrilidir. Sanduka odasına, türbedar odasının içinde bulunan oldukça alçak bir kapıdan girilir. Sanduka odasının tavanı, ortasında iç içe yerleştirilmiş yıldız motifleri bulunan işlenmiş ahşap plakayla süslenmiştir.
Her yıl çok sayıda kişinin ziyaret ettiği Sultan Sarı Baba Türbesi, 2012 yılında aslına uygun olarak restore edilmiştir.
TEKKE CAMİSİ
İlçe merkezine bağlı Tekke mahallesindedir. 1900 yılında yapılan cami, Osmanlı dönemi mimari özelliklerini yansıtmaktadır. Caminin bahçesinde Sultan Sarı Baba Türbesi bulunur. Bahçenin bitişiğindeki parselde ise caminin haziresi vardır. Hazirede 1873 ile 1874 ve 1911-1912 yılları arasında mezar taşları bulunmaktadır.
Kare planlı olan caminin duvarları yığma moloz taş olarak inşa edilmiştir. Son cemaat yerinin üst örtüsü, beş adet ahşap sütun üzerine oturtulmuştur. Bu üst örtüde 4 adet Bursa kemerine benzer kemer yer almaktadır. Son cemaat yerinde, üst örtüyü yarıp geçen oldukça yaşlı bir ardıç ağacı vardır. Harime giriş son cemaat yerinin ortasında bulunan dikdörtgen formlu ahşap kapıdan sağlanmaktadır.
Harim kısmının zemini ve tavanı tamamen ahşaptır. Camini mihrabı iki kademeli bir nişten meydana gelmektedir. Mihrap duvarının her iki yanında birer ahşap pencere vardır. Mihrap duvarının sol köşesinde ahşap kürsü bulunur. Mihrap ile duvardaki sağ pencere arasında ahşap minber bulunur. Caminin batı duvarında da iki adet pencere mevcuttur.
Pencereleri dikdörtgen formlu ve ahşaptır. Doğu duvarının tam ortasında bulunan kare formlu küçük pencere açıklığı dikkat çekmektedir. Son cemaat yerinin harim duvarındaki kapının solunda bir pencere daha vardır.
2012 yılında Sultan Sarı Baba Türbesi ile birlikte aslına uygun olarak restore edilen Tekke camisi, günümüzde ziyarete ve ibadete açıktır.
Denizli Sarayköy İn hamamı kaplıcaları
İN HAMAMI ILICALARI
Denizli-Aydın karayolu üzerinde, Sarayköy ve Buharkent’e 10 km uzaklıkta, Kızıldere Mahallesine 5 km uzaklıktadır.
Tekke hamamı mevkiinde bulunan kaplıcalar halk arasında “Kokar Hamamı” diye de biliniyor. Termal su, yüzeye yakın bir yerden 90 derece sıcaklıkta çıkıyor ve 38-40 derecede termal tedavilerde kullanılıyor. Öte yandan açılan kuyulardan ve sondajlardan çıkarılan suyun sıcaklığı 140 dereceye kadar çıkıyor ve kaplıca haricinde bu su seraların ısıtılmasında kullanılıyor.
İzmir Bölge Hıfzısıhha Enstitüsü Müdürlüğü tarafından 2004 yılında yapılan analiz sonuçlarına göre, kaplıcada çıkan sodyum bikarbonatlı, sülfatlı kükürtlü, florürlü ve termomineralli suyun kimyasal özellikleri ortaya konulmuştur. Buna göre: Kaplıca: banyo uygulamaları şeklinde değerlendirildiğinde, romatizmal hastalıklardan romatoid, artrit, ankilozon başta olmak üzere kronik dönemlerde kronik bel ağrısı, eklem hastalıkları ve yumuşak doku rahatsızlıklarında etkilidir.
Denizli Sarayköy İn hamamı kaplıcaları
Kaplıca çamur kürleri şeklinde de kullanılır. Bu çamura: turba çamur deniliyor. Çamur organik ve inorganik bileşenlere sahip ve binlerce yılda oluşmuştur. Suda çözülebilen kremsi yapısı sayesinde deriden kolay çıkabilen turba çamur, biomineraller, vitaminler ve diğer pek çok organik madde içeriyor.
Çamur kürleri, özellikle cilt hastalıklarında oldukça yoğun kullanılıyor. Ayrıca mantar, kaşıntı, uyuz, sedef gibi hastalıklarda hızlı ve etkin sonuçlar verdiği söyleniyor. Hatta, bölgeden çıkarılan sudan: kremler, şampuanlar ve sabunlar üretiliyor.
Sonuç olarak, burada iki tane termal otel bulunuyor. Bu tesisler oldukça lükstür.
2012 yılında kabul edilen kanunla, Denizli ilinde Merkezefendi ve Pamukkale isimli iki yeni ilçe kurulmasına karar verilmiştir.
GENEL
Denizli il merkezinde bulunan Merkezefendi ilçesinin rakımı, ortalama 354 metredir.
Denizli Merkezefendi
MERKEZEFENDİ
Merkezefendi kimdir, kısaca bilgi vermek istiyorum. Kendisi muhtemelen 1463-1464 yıllarında Denizli’nin Sarı Mahmudlu köyünde (bugün Buldan-Akçaköy) doğmuştur.
İlk eğitimini memleketinde aldıktan sonra, 1478 yılında Bursa’ya gitmiş, 15 yıl süren eğitimin ardından icazet alıp 1493 yılında İstanbul’a gitmiştir. Kanuni Sultan Süleyman ile Merkez Efendi arasında Manisa’da başlayan yakın ilişki, İstanbul’da da sürmüş, padişah 1537 tarihinde Korfu seferine çıkarken, onu ordu şeyhi olarak tayin etmiştir.
Sultanın kendisinden söz ederken “ bizim Merkez” dediği nakledilir. 1552 yılında vefat eden Merkez Efendi, Mevlanakapı dışında kendi adıyla anılan dergahın yanına defnedilmiş, kabri üzerine daha sonra bir türbe inşa edilmiştir. Türbesi İstanbul’dadır.
GEZİLECEK YERLER
Denizli Merkezefendi Atatürk ve Etnografya Müzesi
ATATÜRK VE ETNOGRAFYA MÜZESİ
İlçe merkezine bağlı Saraylar Mahallesindedir.
19’ncu yüzyıl sonlarında yapılmıştır. Yapı Osmanlı dönemi mimari özelliklerini yansıtır. Yapıda sakız üslubuna özgü bir mimari kullanıldığı görülür. İki katlı ve orta sofalı olan yapının tüm odaları, orta sofaya açılır. Üst kattaki sofa, ön cephede çıkma balkona, arka cephede ise sonradan eklenmiş olan bölüme uzanır.
Binanın dört cephesinde de çok sayıda pencere bulunur. Pencere ve kapıları basık kemerlidir. Alt kattaki pencereleri basit düz söveli, üst kattaki pencereleri ise dekoratif silme tuğla sövelidir. Kapı ve pencereleri ahşap malzemeden yapılmış olup, pencereleri ahşap pancurludur. Bina Cumhuriyetin ilk yıllarında parti binası olarak da kullanılmıştır. 4 Şubat 1931 tarihinde Denizli iline gelen Atatürk bir gece bu binada konaklamıştır.
1950’li yıllardan sonra bir süre Verem Savaş Dispanseri olarak hizmet veren yapı, 1984 yılında Müze haline getirilmiştir. 1997 yılında tekrar onarım gören Atatürk ve Etnoğrafya Müzesi, 1999 yılında yenilenmiş haliyle tekrar ziyarete açılmıştır. Müze içinde, Atatürk’ün çalışma ve yatak odası, Atatürk’ün Denizli’yi ziyaretinde çekilen fotoğraflar, Denizli’ye ait etnoğrafik tasvirler, savaş aletleri ve Denizli Sancağı sergileniyor.
Denizli Merkezefendi Kaleiçii Çarşısı
KALEİÇİ ÇARŞISI
İlçe merkezine bağlı Saraylar Mahallesindedir.
Tarihi çarşı, 800 yılı aşkın bir geçmişe sahiptir. Orijinalinde Denizli Kalesi surlarından oluşan çarşı, yaklaşık 280 x 160 metre ölçülerinde bir alanı kaplamaktadır. Çarşının batı surlarının önü, geçtiğimiz yıllarda Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan çalışmalarla açılmıştır. Bugün surların yaklaşık 80 metrelik kısmı sağlamdır. Görülebilen bu surların yükseklikleri yaklaşık 5 metredir. Surlar traverten taşlarla, kireç harçlı olarak örülmüştür.
Her iri taş sırasının aralarına daha küçük boyutlu taşlar ve tuğla parçaları yerleştirilmiştir. Surlarda yer yer devşirme antik mimari parçalar kullanılmıştır. Yüzlerce yıldan bu yana çarşı olarak kullanılan Kaleiçi, Denizli ticaretinin belliği durumundadır. Ahilik kültürünün halen yaşatıldığı Kaleiçi çarşısında, çok sayıda dükkan bulunur. Bu dükkanlarda tekstil başta olmak üzere çeşitli sektörlere ait ürünler satılmaktadır. Bununla birlikte, bakırcılık, alemcilik, yorgancılık gibi geleneksel el sanatları da burada yaşatılmaktadır.
KONYALIOĞLU EVİ
İlçe merkezine bağlı Altıntop Mahallesindedir.
Konyalıoğlu Evi, Mavi Ev adıyla bilinmektedir. İki katlı olan yapı, kâgir tekniğiyle yapılmıştır. Konak, büyük bir bahçe içindedir. Yapının sofası, ön cephesinde dışa dikdörtgen şeklinde bir çıkma yapar. Alt ve üst katta birbirine paralel şekilde bulunan sofalar, açık şekildedir. Üst kat sofası, 9 adet ahşap direk üstüne oturtulmuştur.
Direkler arası Bursa kemerine benzer kemerlerle süslenmiştir. Her iki katta da sofaya açılan üçer oda mevcuttur. Yapının kapılarında, tavanlarında ve içinde yer alan dolaplarında muazzam şekilde yapılmış ahşap süslemeler, oldukça dikkat çekicidir. Üst kata; cephenin sağında bulunan ahşap merdivenle çıkılmaktadır. Pencereleri dikdörtgen formlu ve sadedir. Osmanlı dönemi mimari özelliklerini yansıtan yapı, kırma çatılı ve alaturka kiremit örtülüdür. Geçtiğimiz yıllarda restore edilen yapı, günümüzde Denizli Büyükşehir Belediyesi himayesinde kafeterya olarak hizmet vermektedir.
MERZECİ DEĞİRMENİ
İlçe merkezine bağlı Altıntop Mahallesindedir.
Değirmen, fabrika binası ve han binasından oluşur. Tarihi yapı, Denizli’nin önemli sivil mimarlık örneklerinden olmakla birlikte, kentin sanayi tarihi açısından da büyük bir öneme sahiptir. Fabrika binası: bodrum ve ilaveten üç katlı olarak inşa edilmiştir. Moloz taş örgülü duvarlara sahiptir. Duvarların köşelerinde ve pencere sövelerinde tuğla malzeme ile dekorasyon yapılmıştır. Tüm kapı ve pencereleri basık kemerlidir.
Beşik çatılı olan yapının katlar arasındaki ayrımları düz ahşap silmelerle belirgin hale getirilmiştir. Fabrika binası ile aynı bahçe içerisinde bulunan han binası ise iki katlıdır. Yapının alt kat duvarları moloz taş ve tuğla örgülüdür. Üst kat duvarlarında kerpiç malzeme kullanılmıştır. Kapı ve pencereleri dikdörtgen formlu ve sadedir.
Pencereleri giyotin pencere şeklindedir. Her iki bina da 2013 yılında Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından aslına uygun olarak restore edilmiştir. Merzeci Değirmeni günümüzde Denizli Büyükşehir Belediyesi Genç Denizli ofis ve atölyeleri olarak hizmet vermektedir.
Denizli Merkezefendi Servergazi Türbesi
SERVERGAZİ TÜRBESİ
İlçe merkezine bağlı Gerzele Mahallesindedir.
Dağ yamacına yakın bir noktada konumlanmış olan türbenin çevresi, büyük çınar ve meşe ağaçları ile kaplıdır. Türbe binası, 1992 yılında yapılmıştır. Türbenin içerisinde Denizli’yi fetheden Selçuklu Komutanı Servergazi’ye ve onun bir askerine ait toplam iki sanduka vardır.
Türbe binası, sekizgen formlu, yığma taş yapılıdır. Duvarları içeriden beton sıvalıdır. Kapının bulunduğu duvar hariç, tüm duvarlarında oldukça uzun, yuvarlak formlu birer pencere bulunur. Her yıl çok sayıda kişinin ziyaret ettiği türbenin çevresi mesire alanı olarak kullanılmaktadır.
ŞEYH MEHMET ŞİRVANİ TÜRBESİ
Azerbeycan’ın Şirvan şehrine bağlı Zerdab köyünde doğmuş olan Şeyh Mehmet Şirvaniye ait olan bu türbe, ilçe merkezine bağlı İlbade mahallesinde, İlbade mezarlığı içerisindedir.
Türbe, mezarlığın ortasına yakın bir noktada bulunur. Şeyh Mehmet Şirvani, bilinmesi gereken tüm ilimleri öğrenmiş, birçok yerde İslamiyeti anlatıp öğrenci yetiştirmiş, daha sonra da Denizli’ye yerleşmiş ve 1851 yılında burada vefat etmiş ünlü bir din adamıdır.
Kareye yakın bir plana sahip olan türbenin üstü, saç kaplı beşik çatıyla örtülüdür. Türbenin tavanı ahşap kaplıdır. Yapının kapı ve pencereleri dikdörtgen formlu ve sadedir. Kıble yönündeki duvarla bulunan mihrap oldukça dikkat çekicidir. Türbenin içinde Şeyh Mehmet Şirvani’ye ait büyük bir sanduka ile başka bir kişiye ait küçük sanduka bulunur.
Denizli Merkezefendi Üzerlik Tren İstasyonu
ÜZERLİK TREN İSTASYONU
İlçe merkezine bağlı Üzerlik mahallesindedir.
1890 yılında yapılmıştır. İstasyon, İngiliz Oriental Railway Company tarafından İzmir-Aydın ve Şubeleri Demiryolu Hattı kapsamında inşa edilmiştir. Üzerlik Tren İstasyonu, lojman ve istasyon binası olmak üzere iki kısımdan oluşur. Her iki yapı da tek katlı olup, yığma tekniğiyle yapılmıştır. Duvarlarında kesme ve moloz taş birlikte kullanılmıştır.
Yapının üstü beşik çatılı olup, Marsilya kiremitle örtülüdür. Duvarlarının köşeleri kesme taşların şaşırtmalı döşenmesiyle hareketlendirilmiştir. Pencereleri kare formlu, kapıları ise dikdörtgen formludur. Kapı ve pencerelerin çerçeveleri düz sövelerle dekora edilmiştir. İstasyon binası önünde ahşap yapılı ve kiremit örtülü sundurma bulunur. Günümüzde kullanılmayan yapının bir bölümü tahrip olmuş durumdadır.
Denizli Merkezefendi Vakıflar Hamamı
VAKIFLAR HAMAMI
İlçe merkezine bağlı Saraylar Mahallesindedir. 14’ncü yüzyılda inşa edilmiştir. Osmanlı dönemine ait bir eser olan yapı, Denizli’nin en eski umumi yapılarından biridir. Tarihi hamam, erkekler ve kadınlar hamamı olmak üzere birbirine bitişik iki kısımdan oluşur. Eskiden kadınlar hamamı olarak kullanılan kısım, günümüzde ticarethane olarak kullanılıyor. Erkekler hamamı kısmı ise orijinal işlevini korumaktadır.
Tarihi yapı, dikdörtgen planlı olup hamam içerisinde sırasıyla soğukluk, ılıklık, sıcaklık ve külhan bölümleri bulunur. Duvarları taş ve tuğla malzemeden, kubbesi ve girişleri ise tamamen tuğladan yapılmıştır. Kubbesi dıştan beton sıvalıdır. Kubbesinin üzerinde çok sayıda ışıklık deliği bulunur. Yapının içinde tuğla örgü ile oluşturulan basit ancak zarif süslemeler oldukça dikkat çekicidir. Hamamın ön cephesi tamamen traverten malzeme ile kaplıdır. Ahşap malzemeden yapılmış olan kapı ve pencereleri dikdörtgen formludur.
Denizli Merkezefendi Müftü Ahmet Hulusi Efendi
MÜFTÜ AHMET HULUSİ EFENDİ
Kendisi, Ege bölgesinde Kuvay-ı Milliye ve Milli Mücadele hareketlerinin mihrakını teşkil eder. Yunan işgali ve istilasına karşı, bölgede ilk protesto mitingi yapan ve direnişe geçen, bu konuda fetva veren bir milli kahramandır. İlçe merkezinde adına yaptırılmış bir anıt bulunmaktadır, anıt üzerinde verdiği “fetva” yazılıdır.