Özbekistan Shakhrisabz

Özbekistan Shakhrisabz

Şehir; Semerkant şehrine 160 km uzaklıkta, küçük bir vadi içinde, Pamir dağının eteklerinde kurulmuştur. Özbekistan ülkesinin en renkli şehirlerinden birisidir ve büyük yeşillikleriyle ünlüdür.

Şehir: Amir Timur’un doğum yeri ve aynı zamanda babası ile oğullarının gömüldüğü yer olarak önem kazanmaktadır. Hatta; Timur kendisinin de burada gömülmesini istiyordu, ancak Semerkant şehrini başkent yapmak durumunda kaldı, yine de kendi şehrini unutmadı ve küçük vatanına en iyi mimarları ve inşaatçıları göndererek buranın da mamur olmasını sağladı.

Amir Timur: bu harika şehrin “Hoca-Ilgar” denilen komşu köyünde 9 Nisan 1336 tarihinde doğmuştur. Çocukluğunda hayvan çalarken, hükümdar olup Güneybatı Anadolu’dan, Hindistan ve Çin’e kadar uzanan bütün Orta Asya’yı kapsayan ve 500 yıl ayakta kalmayı başaran bir imparatorluk kurmuştur.

Soylu soyundan gelmediği için Özbekler kendisini “Amir Timur” yani “Komutan Timur” olarak isimlendirilirler.

Özbekistan Shakhrisabz
Özbekistan Shakhrisabz

 

Şehrin ekonomisi: pamuk işlenmesi ve tarım makinaları imalatı ve el sanatları üzerine yoğunlaşmıştır. Buraya özgü halı dokuma ve ince nakış ve Özbek kalpakları (tubeteikas) ünlüdür. Ayrıca, Shakhrisabz: uluslar arası şarap yarışmalarında ilk sıraları alan şaraplarıyla ünlüdür.

Evet, bilim adamlarının tahminlerine göre şehir 2700 yıldan daha eskidir. İpek yolu üzerinde bulunduğu için ticari yönden büyük önemi vardır. Ancak, günümüzde bakımlı ve modern bir görüntüsü vardır. Eskiden burası “Shakhrisabz Sogd” antik devletinin başkentiymiş ve “Kesh” adıyla bilinirmiş.

MÖ.329 yılında Büyük İskender; bölgeyi ele geçirince yörede Yunan tanrılarının ve Helenistik kültürün etkileri yerleşmiştir. Çünkü: şehir İskender tarafından kış geçirmek üzere seçilmiştir. Bu arada bir kampanya başlatarak komutanlarını yerel kadınlar ile evlendirerek Doğu-Batı ortak kültürü yaratmaya çalışmış, kendisi de Roxanne isimli kızla evlenmiştir, bu evlilikten doğan oğlu Makedon hanedanının son çar’ı olmuştur.

Takip eden bin yıl boyunca Shakhrisabz: birçok hanedanlığın egemenliği altına girmiştir. 8. yüzyılda ise yöre: Arap ve İslam karşıtı isyanın merkezi haline gelmiştir. Anti Arap hareketinin ünlü lideri Mukanna, 776-780 yılları arasında Sinam dağlarında ölü bulundu. Onun hareketi tarihte önemli bir olay oldu.

Günümüzde şehrin tarihi merkezi UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır. Çünkü şehrin tarihi merkezi: 15. ve 16. yüzyıllarda Amir Temur ve Temirids egemenliği altında olağanüstü anıtların şehir laik gelişimine tanıklık eden tarihi semtlerden oluşan bir koleksiyonu içermektedir.

Şehirde özellikle: Ak-Saray, Dorut Tilova anıt kompleksi, Kok-Gumbaz camii kalıntıları gezilebilmektedir. Ayrıca: Dorus Siodat türbesi, Shamsad-Dina Kulyala, Gumbazi-Seyidan türbeleri ilgi çeker.

Şehrin büyük bölümü 17. yüzyılda Buhara Emiri Abdullah han tarafından yıkılmış olmasına rağmen, aralarında Ak Saray’ın göz alıcı mavi, beyaz ve altın yaldızlı çini mozaiklerle bezeli kapısının da bulunduğu birçok tarihi yapı varlığını sürdürmüştür. Girişin üstünde bulunan kitabede şu yazılıdır “Eğer bizim gücümüzden şüphe duyarsanız yapılarımıza bakınız”

Günümüzde şehir nüfusu 53.000 kişidir. Deniz seviyesinden yükseklik 622 metredir. Yukarıda da söz ettiğim gibi, şehir yeşillikler içine gömülmüştür ve özellikle meyve bahçeleri ve üzüm bağları yoğundur.

Bu şehri ziyaret etmek için en iyi zaman: ilkbahar ve sonbahar aylarıdır, çünkü yazları çok sıcak, kışları ise soğuktur.

Şehir: Buhara şehrine rakip olacak şekilde el oymalarıyla ün kazanmıştır. Bu el oymaları, genellikle müzelerde görülebilir ve yüksek fiyatla açık arttırma ile satılır.

Özbekistan Shakhrisabz

 

GEZİLECEK YERLER

Özbekistan Shakhrisabz Ak-saray Sarayı
Özbekistan Shakhrisabz Ak-saray Sarayı

 

Ak-saray Sarayı

Yapı Timur döneminden kalmadır ve 30 yıllık süreçte yapılmıştır. Buranın inşasının Timur tarafından emredildiği söyleniyor.

Sarayın yapımı ile ilgili birçok efsane bulunmaktadır. Bunlardan birine göre: Timur, böyle muhteşem sarayı yapmak üzere bir mimar görevlendirir. Mimar Timur’u dinledikten sonra devlet hazinesine girmek için izin ister. İzin verildiği zaman, mimar: altın ile karışık kil bloklar yaparak sarayın yapımına koyulur.

Diğer bir efsaneye göre: Timur, inşaat tamamlandıktan sonra, sarayın dekoratif kaplamasını tamamlatmak için ustalarla konuşur. Ancak, çini ve mozaiklerle binanın kaplanmasında hiç acele edilmez. Çünkü mimar tarafından sarayın ama kemeri merkezine asılan bir zincirin sonradan kaybolduğu tespit edilmiştir.

Daha sonra buna eşit uzunlukta zincir bulunamadı, bir süre sonra mimar aniden giriş kemeri üzerindeki zincirin konulduğu yerde olduğunu gördü ve hemen binanın dekorasyonuna girişti.

Evet bu muhteşem sarayın yapımı 25 yıldan fazla sürdü. Timur, 1404 yılında Shahrisabz şehrinden geçerken, İspanyol elçisi Ruy Gonzales: mimarın yarattığı mucize yapıyı hayretle izlediğini yazmıştır. Ancak bu görkemli sarayın dekorasyonu henüz bitmemişti.

Sarayın genel ölçeği: etkileyicidir. Ana avlu: 120 x 125 metre ebatlarındadır. Yapının genel ebatları ise 240 x 250 metredir. 16. yüzyılda diğer avluların ve sarayın dış cephesi büyütülmüştür. Çok yönlü kaide üzerinde, köşe kuleleri 80 metre yükseklikte iken, ana giriş portalı 50 metre genişliğinde ve kemer 22.5 metre boyundadır.

Sarayın mimari dekorunda: desen ve renklerde geniş bir yelpaze sunulur. Çeşitli teknikler kullanılarak, saray ana portalı başkent Semerkant şehrine dönük olarak yapılmıştır. Zayıf ışık: buradaki dekoratif özellikleri öne çıkarmaktadır.

Tuğla mozaik çalışmasında: renk ağırlığı olarak koyu ve açık mavi kullanılmıştır. Portal niş içinde, çeşitli mozaik ve çini çalışmaları son derece renklidir. Süslemede özellikle Kur’an içeriği zarif kaligrafik yazılar görülür. Dekoratif kaplamanın ortasındaki bir yazıtta Tebrizli usta Muhammed Yusuf Tebrizi ismi ve 1395-1396 tarihleri yazılıdır.

Evet: Ak-saray saray kompleksi: Orta Asya standartlarına göre görkemli bir sivil mimari parçasıdır. Görkemli yapı: şehrin bir kuşatması sırasında yıkılmıştır. Görkemli yapının yıkımı için 17.yüzyılda Buhara hanı Abdullakhan’ın ismi geçer. Bir zamanlar lüks kraliyet sarayı, günümüzde yalnızca sütunlar ve 18. yüzyılın ikinci yarısından kalan ana portal kemeri parçası ile görülmektedir.

Özbekistan Shakhrisabz Ak-saray Sarayı
Özbekistan Shakhrisabz Ak-saray Sarayı

 

Ak-saray Sarayı

Gumbaz camii mavi kubbesiyle dikkat çeker. Cami Amir Timur’un torunu Ulugbek tarafından yaptırılmış ve 19. yüzyılda katedral camiye dönüştürülmüştür. Cami: 1435-1436 yılları arasında, Shamsiddin Kulol türbesi karşısında inşa edilmiştir.

Şehrin en büyük Cuma camisidir. Portaldaki yazıtta, caminin Ulugbek tarafından inşa ettirildiği yazılıdır. Caminin üstü mavi seramik kaplı büyük bir kubbe ile örtülmüştür. Mavi kubbe ismi buradan gelmektedir. Kubbenin çevresindeki beyaz çinilerde ise şu yazılıdır “Egemenlik Allah’ındır, servet Allah’a aittir”

Caminin iç mekan yerleşimi, neredeyse kare ve yeryüzünün her köşesine yönelik dört adet derin nişle dekore edilmiştir. Bütün duvar yüzeyleri, ganch sıva ile kaplanmış, koyu ve mavi süsler boyanmıştır.

Özbekistan Shakhrisabz Kompleksi
Özbekistan Shakhrisabz Kompleksi

 

Dorus-Saidat Kompleksi

Buranın kelime anlamı “güç deposu” demektir.

Burası, Amir Timur’un genç yaşta ölen iki oğlu Cihangir ve Ömer Şah için yaptırılmıştır. Özellikle 1376 yılında büyük oğul Jakhongir’in zamansız ölümünün ardından: Timur tarafından Harzemşahların en iyi mimar ve ustalarına yaptırılmıştır. 1393 yılında Timur’un ikinci oğlu Umarshaykh (Ömer Şeyh), İran’da bir kale kuşatması sırasında öldürülmüş ve buraya getirilerek defnedilmiştir.

Bu kompleks içinde, Amir Timur’un kendisi içinde bir mezar yeri yaptırdığı biliniyor. Ama kader onun Semerkant şehrindeki Gur-Emir türbesine gömülmesini sağlamıştır.
Ancak, Timur’un burada kendisine de bir mezar yeri yaptırdığına dair ayrıntılı bilgi bulunamamıştır. Ancak 1960 yılında küçük bir kız çocuğu; bu mozole kompleksi yakınlarında oynarken, üzerine bastığı yerin çökmesi sonucu açılan çukura düşmüş, çocuk kurtarıldığında buranın Amir Timur için yaptırılan mezar odası olduğu anlaşılmıştır. Mezar odasının duvarlarındaki yazıtta, buranın Amir Timur’un mezar odası olduğu yazılıdır. Ayrıca: oda’da devasa bir lahit bulunmaktadır. Ağırlığı nedeniyle lahitin kapağı zorlukla açılabilmiş ve içinin boş olduğu görülmüştür.

Son bir not: Buhara emiri Abdullakhan güçleri, 16. yüzyılın ikinci yarısında şehre girdiklerinde, buradaki bina da yıkılmıştır. Sadece Jakhongir türbesi kurtulmuştur. Burası 19. yüzyılda yeniden, kubbeli bir salon ve boyalı eyvan ve yükseltilmiş veranda ile, çok bölmeli bir cami yanında inşa edilmiştir.

Özbekistan Shakhrisabz Tilovat Memorial Kompleksi

Dorut Tilovat Memorial Kompleksi

Burası: tasavvufun kurucusu Emir Mentor’un dini lideri Shamsiddin Kulal için: 1370-1371 yılları arasında yaptırılmıştır ve mezar yeri, onun sayısız öğrencisi için saygın bir yer haline gelmiştir.
Şeyh Kulal’ın mezarı: Doruttilovat medresesi binasındadır. Timur’un hükümdarlığı sırasında, Kulal’ın mezarı, oniks mermer levhalarla hazırlanmıştır. Daha sonra Ulugbek hükümdarlığı sırasında ise, üzerine türbe yaptırılmıştır. Portal üzerindeki yazıtta: türbenin Shakhrukh adına Ulugbek tarafından inşa ettirildiği ve 1435 tarihi yazılıdır.

 

Chor-su Çarşısı

Yapı, özel dekorasyonu olmamasına rağmen, merkezi bir kubbe ile sekizgen şekilde, iki ana caddenin kesiştiği çarpraz yola inşa edilmiştir.

 

Hamam

15.yüzyıla tarihlenen hamam sitesinde günümüzde: ısıtmayı sağlayan yer altı borularının ayrıntılı ağı görülmektedir.

Seyşeller Curieuse

Seyşeller Curieuse

Praslin adasının kuzeybatısında, yalnızca 1.5 km uzaklıktadır ve zirveye hakim yerde, 100 yıllık bir süreçte yani 1870 yılında burada cüzamlı hastalar kalmıştır. 1968 yılında kurulan ada: Seyşellerde tam bir doğa rezervidir. Buranın beyaz kumlu plajları, ağaçlarla kaplıdır ve “Deniz Teknolojisi Seyşeller Merkezi” (Deniz Parkları Kurumu) tarafından yönetilen bir rezervdir. Adanın büyüklüğü 2.86 km. karedir.

Ada: 1768 yılında Praslin gurubu adaları araştıran kaşif Marion Dufresne’nin gemilerinden birisi tarafından keşfedilmiştir. Kırmızı renkli topraklar nedeniyle adaya “kızıl ada” ismi verilmiştir. Büyük dev kaplumbağalar, adaya Avrupalılar gelmesiyle nesli tükenmeye başlamış ve 1768 yılında Fransızlar tarafından adanın ismi “La Curieuse” olarak değiştirilmiştir.

1771 yılında, coco de mer fındık hasatını daha kolay yapabilmek için denizciler adayı ateşe verdiler. Bu durum tüm bitkileri öldürdü ve yanık alanların kalıntıları, aradan 240 yıl geçmesine rağmen, bugün hala görülmektedir.

1833 yılında ada bir cüzzamlı koloniye tahsis edilmiş ve bu durum 1965 yılına kadar sürmüştür. 1870’lerden kalma doktor rezidansı, müze ve eğitim merkezi, günümüzde gezilebilmektedir.

Buranın kumlu koylarında dev kaplumbağalar serbestçe dolaşmaktadırlar. Kuş gözlemcileri burada nadir kuş türlerini görebilirler. Özellikle: Seyşeller saksağanı, Seyşeller fırça bülbülü ve kama kuyruklu yelkovan kuşu ilgi çeker.

Curieuse mekanları: deniz parkı, dev kaplumbağalar ve üreme kolonileri ve ilginç bir müze bulunmaktadır. Çünkü: ada heyecan verici bir dev kara kaplumbağası yetiştirme projesine ev sahipliği yapmaktadır. Ada: hawksbill kaplumbağaları için önemli bir yuvalama alanıdır.

Ayrıca: doktorun evi ve korunmuş bir ulusal anıtın kalıntılarını görmek mümkündür.

Seyşeller Curieuse

 

Buranın en büyük özelliği: “coco de mer” palmiyesinin doğal olarak yetiştiği tek yer olmasıdır. Ayrıca endemik bir asma türü ve mangrov’un sekiz farklı türü yalnızca burada barınmaktadır. Bitki 17.6 kg. ağırlığındaki tohumu sahiptir.

Ayrıca, bugüne kadar 42 kg lık meyve verdiği görülmüştür, çiçekleri ise herhangi bir palmiye ağacından büyüktür. Bu üç ölçü: dünya rekorudur. Günümüzde: bunun korsan bir türü süs ağacı olarak kullanılmakta ve Çinliler tarafından geleneksel Çin tıbbında kullanılmaktadır. Ayrıca Çin’in Kanton bölgesinde yemeklerde tatlandırıcı olarak kullanılmaktadır.

Seyşeller Curieuse

 

Praslin adasından bir günlük tur için buraya teknelerle gelebilirsiniz. Adada: Praslin adasından sonra 20 dakikalık bir tekne turundan sonra, burada Baie Laraie denilen yerde karaya çıkılır. Limanda, 1.2 metre uzunluğunda yerel dev kambur kafalı papağanlar bulunur. Ayrıca Park Rangers karargahı çevresinde yüzlerce dev kaplumbağa görülür. Hatta, ziyaretçiler bu dev kaplumbağaları besleyebilirler.

Adada konaklama imkanı bulunmamaktadır, zaten geziler de yerel operatörler tarafından düzenlenmektedir. Ada ziyareti saat: 08.00-17.00 arasında yapılabilmektedir. Özel yat ile burayı ziyaret etmek isteyenler için: parka girmek için ücret ödemeleri ve mercan resiflerini korumak için belirlenen yerlerde demirlemeleri gerektiği kendilerine bildirilecektir.

Ancak adada hiç bir şey mevcut değildir, bu yüzden ziyaretçiler yiyecek ve içeceklerini beraberlerinde getirmelidirler. Ada çevresindeki gezinizde: 500 den fazla kaplumbağa ve sekiz farklı tür mangrov ağacı görebilirsiniz.

Baie Laraie denilen yerden başlayan yürüyüş yolu, adanın diğer tarafında Anse St Joseph denilen yere kadar gider. Bu yürüyüş parkurunda; ada ve geçmiş granit kayalıklar üzerinden, en görkemli yerlerden kabul edilen yoğun mangrov ormanlarından yürünür.

Bu kayalıklar, yağmur ve rüzgar tarafında temizlenmiş ve kıyı boyunca doğal mavi ve kırmızı çamurla oluşturulmuştur. Antik cüzzamlı koloni kalıntıları orman içinde görülebilir ve neredeyse tamamen bitki örtüsü ile kapanmıştır. Adanın zirvesinde bir kayalık iz de bulunur. Bu kolay bir yürüyüş değildir ve yol boyunca çok gölge değildir ama manzara muhteşemdir.

Evet, Park Rangers denilen bu yürüyüş yolu günde iki kez kullanılabilir ve adanın çevresinde ücretsiz rehberli yürüyüş turları yapılır. Ada genelinde 2 km lik yürüyüş, ziyaretçilere mangrov ormanları, ateşten bozulmuş-yanmış toprakları ve 2004 yılı tsunami, bakış açıları, bataklık ve Seyşellerin en güzel plajlarından bazılarını görmek mümkündür. Baile Laraie yakın mangrov ormanları içinde, mangrov bitkisinin sekiz türünü görebilirsiniz.

 

Doktorun Evi

Burası Creole sömürge mimarisinin bir örneğidir. Ekoloji ve tarih üzerine bir müze olarak restore edilmiş sömürge dönemi villasıdır. Doktorun evi önünde plaj ve yeşil hawksbill kaplumbağaları yuvalarını görebilirsiniz. Kasım-Aralık ayları arasındaki dönemde, ziyaretçiler bebek deniz kaplumbağalarını görebilirler.

Seyşeller Curieuse

Curieuse Marine Parc

Kırmızı ve yeşil renkli Curieuse adası, coco-de-mer ağaçlarının, Seyşeller ikonik sembollerinden biri olan biberlerin ve eşsiz yeşil bitki örtüsünün hakim olduğu bir cennet gibi yerdir. Yamaçlardaki çıplak kırmızı toprak çoğu ziyaretçi tarafından vapurdan inilince dikkat çeker. Ayrıca: tembel dev kambur kafa papağan yığınları ve dev kaplumbağalar da adanın ilgi çeken canlılarıdır.

Adanın en nefes kesici sitelerinden birisi “Jose Anse Baie Laraie” mangrov ormanıdır. Buranın yolu üzerinde, cüzzamlı koloni döneminden kalma kalıntılar bulunur. Anse Jose: Creole sömürge mimarisinin bir harikası olan “Doktor evi” ve deniz kaplumbağaları bulunan plaj, büyüleyici küçük bir müze, şnorkelle denizde yolculuk, Coral Garden veya Pointe Rouge bölgesinde tüplü dalış: işte burada yaşayabilecekleriniz bunlardır.

Seyşeller Praslin

Seyşeller Praslin

18.yüzyılda Fransızlar yerleşmeden önce, burası korsanların uğrak yeri olmuştur. Buraya: Fransız egemenlik kayası dikildiğinde: 1768 yılında Duc de Praslin, Fransız Bakanı idi ve onuruna adaya onun ismi verildi.

Praslin bir tropikal cennettir. Seyşellerin ikinci büyük adasıdır. 38 km. karelik bir alana sahiptir. Araba ile adanın çevresindeki yavaş tur yaklaşık 2 saat sürer.

Sadece 7500 kişilik nüfusa sahiptir. Adanın en cazip yeri: Anse Lazio’dur ve Hint Okyanusunda en popüler yerlerden birisidir. Adada birkaç lüks otel ve tatil köyü bulunur.

Made adasından buraya günübirlik tekne turları bulunmaktadır. Mahe adasının 44 km kuzeydoğusundadır.
Bu adanın en büyük özelliği, her ne kadar tam bir cennet olsa da zaman zaman buraya boa köpekbalıklarının gelmesi ve insanlara saldırmasıdır. Bu yüzden, burada denize girmeden önce güvenlikçilerden tehlikeli durum olup olmadığını sormak gerekir .

Ada: iki UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmış siteye sahiptir.

Anse Lazio ve Anse Georgette gibi nefis plajları bulunmaktadır ki bunlar son yıllarda dünyanın en iyi 10 plajı sıralamasına girmektedirler.

Son bir not: efsanevi “coco-de-mer” bitkisi yani “dünyanın en ağır fındığı” ilkel bir ortamda burada yetişir. Bu bitki mecazi anlamda şekli itibarıyla:” ahşap vajina” olarak bilinmektedir. Öte yandan bunu gördüğünüzde kadın kalçasına benzediğini hissedeceksiniz. Evet, ilginç bir bitkidir ve yalnızca burada yetişir.

Seyşeller Praslin

 

Adada Gezilecek Yerler

Seyşeller Praslin Galerie Passerose

Galerie Passerose

Baie Sainte Anne adresindedir.
Burası adanın güneydoğu bölümünde Anse Lamour ve Anse Marie Louise ve Petite Anse’ye yakındır. Burada birçok Seyşelli sanatçıya ait aktif ve düzenli sergiler düzenlenmektedir. Tüm parçaların deniz kabukları ve ahşap gibi farklı ortamlar kullanılarak sıra dışı yapılması ilgi çekmektedir.

Seyşeller Praslin Black Pearl LTD

Black Pearl LTD

Amitie adresindedir.
Burada: Seyşeller hakkındaki genel bölümünde belirttiğim gibi “siyah inci” ürünler satılıyor. Burada: okyanus çiftliklerinde siyah incinin nasıl üretildiği hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Hint okyanusundaki ilk ve tek siyah inci çiftlikleri buradadır. Çiftliğin hemen yanında: yerel olarak yetiştirilen siyah incilerden yapılmış egzotik kreasyonlar arasından seçim yapılabilen, Black Pearl Shop bulunuyor. Buradan: Batı Avustralyalı kuyumcular tarafından hazırlanmış yüzük, küpe, kolye ya da şeritler halinde tasarlanmış inci dizileri seçip satın alabilirsiniz. Sarı veya beyaz 18 ayar altın tasarımlı olanlar da vardır.

Seyşeller Praslin Praslin Müzesi

Praslin Müzesi

Praslin adasında Cote d’Or bölgesindedir.
Praslin müzesi Seyşeller kültürünün yanı sıra tıbbi geleneklerini hatırlatır. Ayrıca, burada ekranda bazı ilginç eserleri, eski araçları, seramik ve adaların tarihin ilişkin fotoğrafları görebilirsiniz. Müzenin bahçesinde Seyşellerin endemik ve şifalı bitkileri de yetiştirilmekte ve ziyaretçilere sunulmaktadır.
Ziyaretçiler yakınlardaki meyve yarasa kolonisinin kalkışını ve kafede taze sıkılmış meyve suyu ya da kokulu citronellalı bir bardak çay keyfini sürebilirler.

Seyşeller Praslin Anse Boudin

Anse Boudin

Bu plaj, sahil yoluna yakındır. Çok yumuşak kumları ve yüzme ile şnorkelle yüzme için uygun sakin denizi ilgi çeker. İnce ve uzun bir plajı vardır. Burada küçük bir dükkan bulunuyor, ihtiyaçlarınızı oradan temin edebilirsiniz.

 

Anse Georgette

Yaygın granit kayalarla çevrili burası, ülkenin en çarpıcı plajlarından birisidir. Yumuşak kumlu plaj ve muhteşem güzel bir deniz isterseniz, burayı ziyaret etmelisiniz.

 

Anse Gouvernment

Cote d’Or sahil kenarında, bu küçük, beyaz kumlu koy: Cote d’Or Lodge ve La Reserve Otel arasında yer almaktadır. Yüzmek için güvenli ve su sporları için uygundur.

 

Anse Kerlan-Petıt Anse Kerlan

Bu iki çarpıcı koy, Lemuria Resort’un parçasıdır. Pitoresk granit kayalarla çevrili kumlu koylar vardır. Yüzme ve özellikle şnorkelle yüzme için mükemmeldir. Burada yılın belli zamanlarında denizde güçlü akıntılar olabiliyor. Bu yüzden denize girmeden önce mutlaka güvenlikçilerden bilgi almak gerekir.

 

Anse La Farine

Burada kumlar o kadar ince ve yumuşaktır ki, onlar una benzerler. Bu küçük güzel plaj, maalesef karayolu ile erişebilir değildir ve ancak tekne ile ulaşılmaktadır.

 

Anse Lazio-Chevalier Bay

Praslin adasının kuzey kıyısında: Cote d’Or bölgesinde bulunan burası dünyanın yüzmek için en uygun ve popüler plajlarından birisidir. Bu mükemmel plaj, sık sık dünyanın en iyi on plajı arasında yer almaktadır.

Güzel granit kayalar tarafından çevrili, bu rüya gibi plaj: yüzme ve şnorkelle yüzme için kesinlikle mükemmeldir. Bon Bon Plume ve Le Chevalier yakınlarındaki restoranlarda öğle yemeği ve ikramlardan yararlanabilirsiniz.

Sığ doğu uç bölümünde mercan resifleri bulunur ve burada da mükemmel yüzme ve dalış olanakları vardır. Plaj: takamaka ağaçlarının rahatlatıcı gölgeleriyle sarılıdır. Plajın iki ucunda restoranlar bulunur.

Plaj: filelerle çevrilidir, çünkü 2012 yılı Ağustos ayında: Güney Afrika üzerinden gelen soğuk akıntı ile, buraya tesadüfen birkaç köpekbalığı gelmiş ve insanlara saldırmışlar ve iki hafta içindeki bu saldırılarda birkaç kişinin öldüğü söyleniyor.

Hatta, günümüzde bile, akşam saat 17.00 den sonra yetkililer denize girilmesini önermiyorlar.

 

Anse Volbert

Praslin adasının kuzeydoğu kıyısında (ayrıca Cote d’Or olarak da bilinir) adanın en popüler plajlarından birisidir. Göz kamaştırıcı beyaz kumsallı bu plajda denize girmek, yüzmek ve su sporları yapmak mümkündür. Ayrıca, St Pierre adacığı çevresinde şnorkelle yüzme yapılabilir.
Sıcak, sığ ve güneş tarafından ağartılmış kumlar ve mercan resifleri dikkati çeker. Sakin sular, aynı zamanda küçük çocukların yüzmesi için güvenlidir. Anse Volbert ana alanları ve kıyılarında birçok otel ve restoran bulunur.

 

Grand Anse

Adanın doğu tarafında, havaalanına yakın uzun bir plajdır. Burada deniz kıyısına bakan birkaç otel bulunur. Grand Anse plajı: denizde yüzmek ve su sporları için mükemmel bir yerdir. Deniz sakin ve berraktır. Güneydoğu rüzgarları sezonunda, bazen kıyıya yosunlar gelmektedir.

Seyşeller Praslin Vallee de Mai Ulusal Parkı-UNESCO Dünya Kültür Mirası Alanı
Seyşeller Praslin Vallee de Mai Ulusal Parkı-UNESCO Dünya Kültür Mirası Alanı

 

Vallee de Mai Ulusal Parkı-UNESCO Dünya Kültür Mirası Alanı

Praslin adasının merkezinde bulunan burası UNESCO tarafından “Dünya Kültür Mirası Listesi”ne dahil edilerek koruma altına alınmıştır. Milli park: 1930’lara kadar doğal halde, ilkel palmiye ormanı olarak kalmıştır. Bu palmiye ormanı, dünyanın en büyük fındık taşıyıcısı olan “coco de mer” içerir. Ağaç, 19. yüzyılda İngiliz General Gordon Vallee de Mai tarafından bulunmuştur.

Burada Seyşellere özgü dev “Coco de mer” isimli bir tür hurma meyvesi, vanilya orkideleri, palmiste, latanier, yayvan gezgin hurma, Çin fanlar içeren orman bulunmaktadır. Özellikle: orijinal haliyle korunmuş bir doğal hurma ormanı önem kazanmaktadır. Bitkiler aleminin en büyük tohumu olan ünlü “coco de mer” hurma ağacı, burada inanılmaz ölçüde büyümektedir. Burada 6000 tane endemik hurma türü ağacı bulunduğu söyleniyor.

Doğa severler, kuş gözlemcileri ve fotoğrafçılar, ağaçların arasındaki gölgeliklerde, bunları keşfetmek için, büyük tarih öncesi kayaların orman zeminindeki kalıntıları üzerinde gezinirler. Burada bulunan kuş türleri: Seyşeller bülbülü, meyve güvercini, siyah papağan. Özellikle siyah papağan ilgi çekmektedir.
Ziyaretçiler: işaretli doğa yürüyüş yollarını takip ederlerse, yaklaşık 2 saat 45 dakikalık bir tur yapılır.