Afyonkarahisar Bayat

Afyonkarahisar Bayat
 

Afyonkarahisar Bayat: Kilimleriyle öne çıkıyor, tarihi ve turistik yer denince, bazı yerler var, görülebilir. Frig, Roma ve Bizans dönemlerine ait kaya yerleşimleri ve kaya mezarları var.

ULAŞIM

İlçe, Ankara’yı Ege ve Akdeniz illerine bağlayan transit karayolu üzerindedir. İl merkezine 47 km uzaklıktadır.

Afyonkarahisar Bayat
 

GENEL

İlçe Ege bölgesinin doğu bölümündedir. Deniz seviyesinden yüksekliği 1050 metredir. Bayat çayı, Sakarya nehrinin ilk kolu olarak Bayat yaylasından çıkıp, ilçenin içinden geçer ve doğuya doğru akar. Karların erimesiyle ilkbaharda iyice kabarır, Ağustos ayında ise kurumaya yakın olur.

Yörede genellikle karasal iklim hakimdir. Yazları kurak, kışları soğuk geçer. İlçe ekonomik bakımdan gelişmemiştir. Yer altı ve yer üstü zenginlikleri yoktur. Halkın belli başlı geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır.

TARİHİ

Bayat ilçesi, Oğuz Türklerinin 24 boyundan biri olan Bayat boyu tarafından, 1147 yılında bugünkü yerinde, Bayat çayının kenarında kurulmuştur. Barçınlı ve Barçın adıyla da anılan Bayat ilçesi, İstanbul-Bağdat kervan yolu üzerinde olduğundan Bizans ve Osmanlı dönemlerinde önemli bir konaklama yeri olmuştur.

Bayat 1907 yılında Belediye olur. 1987 yılında ise ilçe olur.

Bu arada “Bayat” kelimesinin anlamı hakkında bilgi vermek istiyorum. Bunu bilmek için Oğuz Kağan destanını bilmek gerekir. Oğuz Han’dan 24 Türk boyu türemiştir. İşte bu 24 Türk boyundan birinin adı “Bayat” dır. Asalet sırasına göre Osmanlıların mensup olduğu “Kayı” boyundan sonra ikinci sırada gelir. Bayat’ın anlamı “Devletlü ve nimeti bol” dur. Ancak günümüzde şimdiki anlamda kullanılmaya başlamıştır. Yani tazeliğini yitirmiş, eskimiş anlamındadır. Ancak tarihi anlamı, yukarıda belirttiğim gibi farklıdır.

Afyonkarahisar Bayat Kilimleri
 

BAYAT KİLİMLERİ

Bayat yöresinde kilimcilik çok eskilere dayanır. Ancak 1987 yılında Bayat merkezinde ve köylerinde, kilimcilik kursları açılarak seri üretim yapılmaya başlanmıştır. Daha sonraki yıllarda kilimcilik gelişmiş, Afyon-Ankara karayolunun kenarında Bayat Kilim Atölyesi kurulmuştur. Günümüzde, Bayat ilçesindeki tek kilim üreticisi ve satıcısı Bayat Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfıdır.

Afyonkarahisar Bayat Kilimleri
 

 

Bayat kilimleri, kök boya ile boyanarak dünyada ve ülkemizde tükenmekte olan bir geleneği canlı tutmaktadır. Kilimlerde kullanılan bütün renkler % 100 kök boyadır. Bu kilimler yıkandığı zaman asla renk vermez. Boyalar birbirine karışmaz, kullandıkça ve yıkandıkça parlaklık kazanır. Kök boyanın en önemli özelliği rahat yıkanmasıdır. Bayat kilimlerinde, % 100 kirman ipi kullanılır. Kirman ipi, kirman denilen aletle güzel ve kaliteli şekilde eğirilir. Yani, makine ipi ile yapılan kilimlerden daha kaliteli ve daha uzun ömürlüdür. Son olarak Bayat kilimlerinin en önemli özelliği, saf yünden yapılan kirman ipi ve tamamıyla doğal bitkilerden elde edilen kök boyası, desenlerinin sık ve küçük motifler kullanılarak oluşturulması, motif zenginliğinin yaratılması ve ebada göre desenlerin uygun yerleştirilmesidir. Söylenenlere göre, Bayat kilimlerinin boyası, 120 yıl solmadan rengini muhafaza etmiştir.

Afyonkarahisar Bayat Meslek Yüksek Okulu
 

 

BAYAT MESLEK YÜKSEK OKULU

Afyon Kocatepe Üniversitesine bağlıdır. 2006-2007 yılı öğretim yılında kurulmuştur. Laborant ve Veteriner Sağlık bölümü, İnsan kaynakları, İşletme ve Dış ticaret olmak üzere iki bölümde eğitim sürmektedir. Öğrenci mevcudu 641 dir.

NE SATIN ALINIR

Bayat yöresinden kök boyalı Bayat kilimleri satın alabilirsiniz.

NE YENİR-NE İÇİLİR

Buralara yolunuz düşerse, yöresel yemekler olarak bükme, katmer, haşhaşlı pilav ve arabaşı çorbası tadabilirsiniz.

Afyonkarahisar Bayat
 

GEZİLECEK YERLER

Afyonkarahisar Bayat Kaymakamlık Binası
 

 

KAYMAKAMLIK BİNASI

Binanın kesin yapılış tarihi bilinmemekle birlikte, muhtemelen 1905-1912 yılları arasında Ermeni ustalara inşa ettirildiği biliniyor. Bina Kurtuluş Savaşı sırasında Afyonkarahisar ve havalisi Kuvayı Milliye Komutanı Yarbay Arif Bey tarafından karargah olarak kullanılmıştır. Kurtuluş savaşından sonra bina zaman zaman ilkokul binası, zaman zaman da mahkeme binası olarak kullanılmıştır. Bayat’ın 1987 yılında ilçe olması nedeniyle, mevcut bina Kaymakamlık hizmet binası olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bina 2 katlıdır. Birinci kat ve ikinci kat iç merdivenleri ve pencereleri ahşaptır. Çatısı düz bir zemin şeklinde inşa edilmiştir. Binanın 1948 yılında yandığı ve bunun sonucunda 1950 yılında yapılan tadilatla birinci ve ikinci kat taban ve merdivenlerinin betona dönüştürüldüğü, çatının orijinal halinden uzaklaştırılarak bugünkü haline getirildiği bilinmektedir. 2001yılında yapılan tadilatta, alt ve üst katın tabanı fayans kaplama ile döşenmiş, ahşap pencereler orjinaline uygun pvc pencerelerle değiştirilmiştir. Dış cephedeki beyaz taş duvarlar bakımı yapıldıktan sonra, dış cephe koruma sıvasıyla güçlendirilmiştir. Sıva üstü cephe boyası yapılmıştır. Bina 2005 yılında son dönem Osmanlı yapısı Hükümet Binası olarak tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

Afyonkarahisar Bayat Merkez Camii

MERKEZ CAMİİ

Hükümet binasının 90 metre güneydoğusundadır.

Afyonkarahisar Bayat Merkez Camii
 

Kare planlı, camekanlı, tek şerefeli, tuğla minareli, kırma çatılı bir yapıdır. Orta camekan giriş kapısıdır. Girişten mihraba doğru, üç bölümlüdür. Mihrabı çinilidir. Giriş tarafı ahşap asma katlıdır. Minare gövdesi tuğla olup sıvalı ve taş derz desenlidir. 1957 yılında büyük onarım görmüştür.

Afyonkarahisar Bayat Kurt ini
 

 

KURT İNİ

İlçenin 3 km kuzeyinde Bökenin yurdu mevkiinde, doğal bir mağaradır. 1700 metre rakımda, orman içinde bulunan mağaranın tahminen uzunluğu 276 metre kadardır. İçinde dikitler vardır. Kaya yüzeylerinde oluşan siyah ve beyaz parlak yüzeyler, bu bölgede bulunan minerallerden kaynaklanmaktadır. Kış aylarında içinden su akmaktadır. Mağaranın tavanını çökmesi nedeniyle içinde 25-30 metreden daha ileri gidilememektedir.

Afyonkarahisar Bayat İnpazarcık
 

İNPAZARCIK

İlçe merkezinin yaklaşık 5.5 km güneybatısında, Asar Tepenin 2 km kuzeybatısında, İmpazarcık mevkiindedir.

Afyonkarahisar Bayat İnpazarcık
 

Burası arkeolojik kaya yerleşimidir. Yayla özelliğindeki alanın güney sınırına yakın bir yerde bulunan, büyük ölçekli bir kaya kütlesine oyulmuş kilise, işlik ve kaya mekanlarından oluşmaktadır. Bizans döneminden kalmadır. Kaya yerleşimin güneydoğusunda, yine Bizans dönemine ait iki tane kaya kilise vardır. Bu kiliseler “Hamamini” ve “Alacain” adıyla isimlendirilir. Ancak yoğun orman dokusu nedeniyle, bunlara ulaşmak oldukça zordur.

Afyonkarahisar Bayat İnpazarcık

Ayrıca kaya yerleşiminin güney yamaçlarında Frig dönemine tarihlenen açık hava kaya tapınağı kalıntıları bulunmaktadır ve buranın Friglerin Midaus adlı kutsal yeri olduğuna inanılır. Ancak bu mağaraların yavaş yavaş eridiği söyleniyor. Yaylanın güney sınırını oluşturan dere yatağı üzerindeki sarp bir kaya üzerindeki kaya mezarı da, Frig dönemine aittir.

Afyonkarahisar Bayat Asar Kale
 

 

ASAR KALE-KEDREA-SİDRE

İlçe merkezinin 4 km batısında, Köroğlu dağı eteklerinde, doğal yükseltili bir kaya kütlesidir. Üzeri surla çevrilmiştir. Kale, günümüzdeki Bizans döneminde, Ankara-Afyonkarahisar yolu olarak kullanılan doğu-batı yolunu koruyan bir kaledir.

Sur içinde tonozlu sarnıç, dinsel ve idari yapılara ait temel kalıntıları vardır. Bu kalıntıların Bizanslılardan kalma din merkezi ya da metropolitlik olduğu, bir manastır kalıntısı olduğu tahmin ediliyor. Doruktaki bir mağara ağzında Meryem ana tablosundan renkli izler kalmıştır.

ELİCEK MAĞARALARI

İlçe merkezine bağlı Derbent köyü Ericek mevkiindedir. Bayat-Derbent yolunun 250 metre kadar kuzeydoğusunda bulunan, alçak bir tepe yükseltisinin üstündeki kayalıkların güneybatı yamacına oyulmuş, çok sayıda kaya mekanı ve kaya mezarı vardır. Kaya mezarları, kaya mekanlarından çok daha fazladır. Mezar odaları, genellikle tek odalı, üçgen kırma çatılı ve tonozludur. Mezar odalarında, odanın iki yanına ve karşısına oyulu tekne mezarlar vardır. Yani çoklu gömüye rastlanır. Bu kaya mezarların, Roma dönemine ve kaya mekanların ise Bizans dönemine ait olduğu bilinmektedir. Kaya mezarları, Bizans döneminde de kullanılmıştır. Mağaraların içerisindeki kaya mezarları ve bazılarının kapılarındaki yazılar dikkat çeker.

KARACAOVA-KARAAĞAÇ MEVKİİ

İlçe merkezine bağlı Çukur köyü yolunun sağında bulunan Karacaova mevkiinde, özel bir kişiye ait tarlada yapılan temizleme çalışmalarında bir yerleşim yeri ve mezar odalarına ait temel ve yapı kalıntıları ortaya çıkmıştır.

Kalıntılar Roma dönemine aittir. Mimari bir yapıya ait işlenmiş büyük boyutlu mermer öğeler ve düzgün olmayan taşlar alana yayılmış durumdadır. Karacaova doğu bölümünde bulunan kayalıklarda, giriş kapıları güneye ve batıya bakan Roma dönemi mezar odaları vardır. Yanık in’de kaya zemine oyulmuş tekne mezarlarıyla birlikte 18 tane mezar odası vardır. Üzerinde üçgen alınlığı bulunan büyük mezar odası, Sarı Hasanın Ağılı olarak bilinmektedir. Bazı mezar odalarında, insan kemikleri ortada durmaktadır.

1 Nolu mezar odası: Ön kısmı tahrip olmuş ve toprak altında kalmıştır. Görülen kısımda tavan iki aşamalıdır. Mezarlar toprak altında kalmıştır.

2 Nolu mezar odası: Büyük çoğunluğu toprakla dolu halde bulunan mezar odasına ön bölümden dikdörtgen biçimli giriş kapısından girilir.

3 Nolu mezar odası: Sağ ve solda ikişer ve cephede bir olmak üzere 5 mezar vardır. Mezar odasının solunda bulunan ilk mezar tahrip olmuştur. Mezarın içi toprak doludur.

4 Nolu mezar odası: Mezar odasının iç kısmı tonoz tavanlıdır. Sağdan ön kısmı kırık olan ve diğer mezarlardakinden farklı olarak kemere dik iki mezar bulunur. Mezar odasının solunda, çocuk mezarı vardır.

5 Nolu mezar odası: Asil bir aileye ait olduğu düşünülmektedir. Çünkü diğer odalardan farklı yapılmıştır. Girişin iki yanı düzeltilmiş, solda bir tekne mezar vardır. Kapı önündeki alanın cephesi üzerinde, içinde tahrip olmuş Medusa kabartması olan üçgen alınlık ve girişin sağında ve solunda kabartma süslemeler vardır. Bu mezar odasının içinde çok sayıda insan kemiği, hala bulunmaktadır.

6 Nolu mezar odası: Mezar odasının cephesindeki mezar belirgin değildir, çünkü mezar odasının yarısından fazlası toprakla dolu durumdadır.

 

DERBENT ELİCEK KAYA MEZARLARI

İlçe merkezine bağlı Derbent köyünün Ceritli mahallesindedir.

Bayat-Derbent karayolunun kenarında bulunan mezarlar yoldan görülebilmektedir. Kayalıklarda, Roma ve Bizans dönemine ait anıtsal kaya mezar odaları ve kayalar üzerinde tekne tipi mezarlar vardır. Bu bölgenin tamamen mezarlık yani Nekropol alanı olduğu bilinmektedir. Bu bölgedeki mezar odalarının bazıları, dış mimari özellikleriyle dikkat çekmektedir.

Afyonkarahisar şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Uşak Eşme

Uşak Eşme

Ana karayolları dışında kaldığı için, öne çıkamamış şirin bir ilçemizdir.
Ama, Eşme denilince, akla ilk gelen kilimdir. Zaten, Belediye, simge olarak kilim kullanıyor. Çünkü: kilimcilik, burada geçmişi çok eskilere kadar giden ama son yıllarda Uzakdoğu ürünleri nedeniyle durgunluğa giren bir el sanatı olarak önem kazanıyor. Buraya yolu düşenler, mutlaka Eşme el dokuması kilimlerini görmelidirler.

Bir de, burada iken, size telefon gelip, nerede olduğunuz sorduklarında “Eşmedeyim” derseniz, bilin ki, karşı taraf büyük olasılıkla “Çeşme” de olduğunu sanacaktır.

Uşak Eşme

ULAŞIM

Eşme, il merkezi olan Uşak iline, 64 km. uzaklıktadır. Demiryolu uzaklığı ise, 69 km. dir. Eşme-Alaşehir arasındaki uzaklık: 50 km. Eşme-Kula arasındaki uzaklık: 45 km. Eşme-Güney arasındaki uzaklık: 39 km.

Uşak Eşme

TARİH

Eşme yöresinin ilk yerleşimcilerinin Frigler olduğu düşünülmektedir. MÖ.676 yılında Kimmerler, bölgedeki hakimiyeti ele geçirirler. Daha sonra ise, Lidyalılar ve Bergama krallığı ve takiben Roma ve Bizans egemenlikleri görülür.

1233 yılında ise, yöre, tamamen Türklerin eline geçer. 1300 yılında, bölge, Germiyanoğulları Beyliği hakimiyetine girer. 1429 yılında ise, bu kez, Osmanlılar görülür.
Bu dönemde: bölgenin ilk sakinleri “Esmeli” aşiretindendir. Aşiretin bu ismi: Eşme pınarlarından veya göç kafilelerinden almış olmalıdır. Eşmeli aşireti yanında, bölgede birçok aşiret konaklamış olmasına rağmen, özellikle Kocaeli yöresindeki bazı aşiretlerle kan bağı bulunan Eşmeli aşireti, yörede etkin olmuştur.

1920 yılında, bölge Yunanlılar tarafından işgal edilir ve 1922 yılında işgal sona erdirilir. Ancak, yine bu dönemde, Taymak köyü olarak isimlendirilen yerleşim yeri, ulaşım zorluğu nedeniyle, daha sonra günümüzdeki yerine taşınmış ve 1953 yılında kaza olarak, Uşak iline bağlanmıştır. Bu taşınmanın başkaca bir nedeni ise, yani Takmak köyünden, bugünkü yerleşime geçmenin bir başka nedeni de, Yunan işgali sonunda, Takmak köyünün Yunanlılar tarafından tamamen yakılıp yıkılmasıdır.

Uşak Eşme

GENEL

Yörenin büyüklüğü yani yüzölçümü: 1338 km. karedir. Merkezin denizden yüksekliği ise, 823 metredir. Yörede, Gediz nehrinden başka akarsu yoktur. Bunun dışında, kışın yağmur suları ile beslenen Güllü ve Eşme dereleri mevcuttur.
Yörede karasal iklim hakimdir ve buna bağlı olarak: kışlar çok soğuk, yazlar ise sıcak ve kurak geçer. Kışın fazla kar yağmaz.

Yöre insanının ekonomik faaliyetlerinin başında: tarım ve hayvancılık gelmektedir. Tarım ürünleri olarak: buğday, arpa, mısır, nohut, kuru fasulye, haşhaş, susam, soğan, sarımsak ve salçalık biber üretimi yapılır. Ancak, Eşme halkının büyük bölümü: yurt dışında, özellikle Almanya’da işçi olarak çalışmaktadır. Bu durum, Eşme halkının ve ilçenin gelişmesinde önemli katkıda bulunmuştur.

Yörede, son yıllarda, halk arasında “Ufo” görüldüğü hakkındaki söylentiler yoğunlaşmış ve bilahare, bölgede altın üretimi ve özellikle siyanürle altın üretimi artmıştır. Siyanürle altın üretimi, yörenin en büyük problemi olarak gündeme gelmektedir. Yani, Türkiye’nin en büyük altın madeni kaynakları burada bulunmaktadır.

Uşak Eşme Kilimleri

EŞME KİLİMLERİ

Eşme denilince, kilim çeşitleri başlıca 3 başlık altında toplanmaktadır. Bunlar:

Altınbaş Kilimi

Bunlarda: motif ve kompozisyon, ayrı bir özellik gösterir. Tek sıra halinde sıralanmış dikdörtgen toplar: kıvrım denilen tabana yerleştirilmiştir. Bunlar: eli belinde kız ve tavşan topuğu motifleriyle doldurulmuştur. Dikdörtgen dışında kalan kilim zemini ise, yine bu kilimlere has, çok zengin motiflerle süslenmiştir.

Ablaş Kilimi

Bu tür kilimlerde: zeminde altıgen toplar bulunur ve kenarlar birbirine bitişik sıralanmıştır. Altıgenler, bıçkır motiflerinde oluşur. Toplar dışında kalan zemin: yine çeşitli motiflerle doldurulur. Madalyonlar arasına: genelde, karagöz, bazen de çakmak motifi yerleştirilir.

Toplu Kilimler

Bunlar, genel olarak baklavaya yaklaşan iç içe kancalı, basık, altıgen madalyonlar şeklindedir. Top sayısı, kilimin büyüklüğüne göre değişir. Top sayısına göre, kilime ad verilir. Üç, beş yada yedi toplu kilim gibi.

Takmak Kilimi

Bu tip kilimlerde, genellikle zemin üçe bölünmüş, basık altıgen toplar bu bölümler içinde, tek eksende sıralanmıştır. Toplar dışında kalan zemin, çeşitli motiflerle doldurulmuştur. Madalyonlar arasına genelde, karagöz ve bazen çakmak motifleri yerleştirilmiştir.

ULUSLAR ARASI KİLİM FESTİVALİ:
Her yıl, Haziran ayında düzenlenir. Genellikle 3 gün süren festival etkinliklerinde, çeşitli spor yarışmaları, konserler ve diğer yarışmalar düzenlenmektedir.

Uşak Eşme Kilimleri

NE SATIN ALINIR

Eşme ilçesi ve çevresinde, yoğun olarak ve özellikle kış aylarında “kilim” dokumacılığı yapılmaktadır. Ancak, her ne kadar uzakdoğudan gelen kilimler, bu sektörü olumsuz etkilemiş olsa da, 1994 yılından bu yana, bölgede özellikle “Kilimcilik Festivali” yapılarak, kilimcilik sektörünün ayakta kalması için uğraş verilir olmuştur. Bu nedenle, buraya yolunuz düşerse, yörede dokunan kilimleri görün, beğendiklerinizi satın alabilirsiniz ki, bu el emeği, göz nuru ürünleri beğenmemek mümkün değil.

Uşak Eşme

GEZİLECEK YERLER

Uşak Eşme Kemer Dağı

KEMER DAĞI

Kemer dağı: Eşme ilçesinin eteklerine kurulduğu bir yükseltidir.
Burada, yapılış tarihi ve yapanları bilinmeyen büyük bir kemer bulunuyor. Ancak, ilginç olan, uzun yıllara rağmen, bu kemerin hala ayakta kalabilmiş olmasıdır.

Uşak Karahallı gezi yazım için  Karahallı

Tunus Alışveriş

Tunus Alışveriş

Ülkede, alışveriş yapılan yerlere, genel anlamı ile “Suk”ismi veriliyor.

Bu suk’ları: Tunus, Suse, Kayrevan ve Cerbe adasında yoğun olarak bulmak mümkün.

Diğer yerlerde ise,  daha çok turistlere yönelik hediyelik eşyaların satıldığı çarşılar görülüyor.

Tunus Alışveriş

NERELERDEN ALIŞVERİŞ YAPILIR

Ülkede, modern alışveriş merkezleri yanında, özellikle otantik alışveriş mekanları da bulmak mümkün.

Bu mekanlara: Medina ismi veriliyor. Ayrıca ve de özellikle: ONAT ismi verilen ve devlet tarafından işletilen alışveriş mağazalarını tercih etmenizi öneririm, çünkü, buralardaki fiyatlar çok daha uygun. Bu kelimeyi unutmayın: ONAT.

ALIŞVERİŞ ZAMANLARI

Ülkede, dükkanlar genellikle, sabah çok erken saatlerde açılıyor. Sıcak nedeniyle, sabah saat: 07.30 gibi, sokakların, caddelerin hareketlendiğini görüp şaşırabilirsiniz.

İnsanlar bu saatte kalkıp, en geç saat: 08.00 gibi dükkanlarını açıyorlar, devlet dairelerinde çalışanlar mesailerine başlıyorlar ve bu yoğun koşuşturma sonucu, saat: 14.00 gibi mesai bitirip, sıcağın iyice bastırdığı bu saatlerde istirahat etmeyi tercih ediyorlar.

Dükkan ve mağazalar ise: sabah: 08.00-12.30 ve öğleden sonra ise, 15.00-18.00 saatleri arasında açık kalıyor. Tabii bu verdiğim saatler çoğunluğun uyduğu standartlar. Cuma günleri özellikle, Cuma namazı saatlerinde, açık hiçbir yer bulmak mümkün değil.

Son bir not: Tunus esnafı, maalesef biraz ısrarcı. Yani, sizin kolunuzdan çekiştirip, kendi dükkanına veya anlaştığı herhangi bir dükkana-mağazaya sokabilir.

Bunlar genellikle, halı-kilim dükkanlarıdır ve hemen, dükkandaki ürünlerin bir kısmı önünüze serilir. Bence, bu çekiştirmelere sakın aldanmayın ve bu tür bilmediğiniz dükkanlara girmeyin derim.

Özellikle, Türk olduğunuz öğrendiklerinde: Türklere genel olarak sevgi beslemeleri yanında,  size “Tarkan, Hakan Şükür, Hasan Şaş” gibi Kuzey Afrika ülkelerinde çok bilinen sanatçı ve sporcularımızın isimlerini telaffuz ederek yaklaşacaklar ve bir yandan da, kolunuzdan çekiştirerek bir dükkan veya mağazaya sokacaklardır.

Bir de nane çayı gelirse, işte orada gitti bir saatlik zamanınız. Bir de alışveriş yapmazsanız, asık suratlar ve bıyık altı arapça küfürler eşliğinde oradan ayrılırsınız.

PAZARLIK

Diğer Arap ülkelerinin çoğunda olduğu gibi burada da pazarlık yapmak şart. Pazarlık yapmayı, normal kabul ediyorlar yani sıkılmadan pazarlık yapabilirsiniz ve zaten yapın. Tunus esnafı, başta 70 dinar istediği bir malı, sonuçta size 5  dinara verebiliyor.

Ama pazarlık yaparken yine de şuna dikkat etmenizi öneririm. Kesinlikle, almak istemediğiniz bir mal için pazarlık yapmayın, yani bir süre uğraşıdan sonra, satıcı malın fiyatını büyük ölçüde indirmiş ve siz yine de arkanızı dönüp giderseniz, feci bozuluyorlar.

Bir de, satıcıya, almayı düşündüğünüz bir mal için: çok çok düşük fiyat vererek pazarlık yapmayın. Yani: 100  dinarlık bir mal için, başlangıç fiyatı olarak, 40-50 dinar önerebilirsiniz ama, tutup ta, 10 dinar önerdiniz mi, yine bozuluyorlar.

En iyi pazarlık, satıcının teklif ettiğinin, yarısını önermektir. Ve inanın ki, bu bile ona kar kazandıracaktır. Çekinmeden, yarısını önerin.

NE SATIN ALINIR

DERİ ÜRÜNLER

Hani, deri ürün diyorum da, ülkemizde bunların daha muhteşem güzel, modern ve kalitelisi var, yani buradan deri ürün almanızı pek önermiyorum.

Ama yine de: deri ceket ve giysi dışında, ilginizi çekebilecek deri ürünler bulabilirsiniz. Örneğin: Babuş yani terlik, el çantaları, valiz, cüzdan, kemer, yelek olabilir.

Ama, kalite ve fiyat konusunda yanılmak elbette mümkün. Bu yüzden Sooklar’ın, zanaatçıların aynı yerde toplandıkları bölgelerinde gezerek, gerek kalite konusunda ve gerekse fiyat konusunda daha sağlam hareket edebilirsiniz.

Yani, herhangi bir yerden deri ürün satın almaktansa , Sooklar’da bulunan, deri ürün satıcılarının bir arada bulundukları yerlerden satın almalısınız.

SERAMİK-ÇİNİ

Ülkenin seramik ürünlerinin ana üretim merkezleri: Nabul ve Cerbe adası olmasına rağmen, bu ürünleri, ülkenin birçok yerinde bulabilirsiniz. Nabul bölgesi, genellikle çinileriyle tanınıyor. Bu çiniler: beyaz zemin üzerine, yeşil-mavi-sarı renk kullanılarak yapılıyor. Daha çok, vazo, çeşitli kaplar ve dekoratif panolar şeklindedir.

Bunun  dışında, ülkede bulabileceğiniz kap-kacak türü seramiklerde, genellikle sarı ve yeşil renkler kullanılıyor. Bunun nedeni: bu renklerin hurma ağacını simgelemesiymiş. Seramik el sanatları ürünlerinden son bir öneri: seramikten yapılan mavi renkli “Tunus kapısı” gece lambası olarak evinizde kullanabileceğiniz çok orijinal bir obje.

Tunus Alışveriş Baharatlar

BAHARATLAR

Ülkede, çok renkli ve çeşit çeşit baharatlar satılıyor. Özellikle: Sooklar’da, baharatçılarda, tercihinize göre baharat bulup satın alabilirsiniz.

Tunus Alışveriş Parfüm

PARFÜM

Ülke, tam bir parfüm cenneti. Özellikle, Tunus şehrinde, Sooklar’da, mutlaka bir parfümcüye uğrayın ve kokuları test edin derim. Çünkü, bu ülke aynı zamanda, mutlaka duymuşsunuzdur “Yasemin” kokusu ile öne çıkan bir ülke.

Hatta, insanlar, günlük kıyafetlerini, çoğu kez, kulaklarının üstüne taktıkları bir yasemin çiçeği ile tamamlıyorlar. Bence, buradan alınacak en güzel hediye, tercihinize göre bir parfüm olabilir. Gerek taşıma kolaylığı ve gerekse egzotikliği ile öne çıkıyor. Parfüm denilince, kokulu sabunda satın alabilirsiniz.

AĞAÇ ÜRÜNLER

Ülkede, zeytin üretimi fazla olunca,  doğal olarak zeytin ağacından yapılma, ürünleri bulmak da mümkün. Özellikle, Es-Sahel bölgesinde, zeytin ağacından yapılma: satranç takımları, kutular, dama tahtaları ve kapları bulup satın alabilirsiniz. Ayrıca: sedir ağacından yapılma ürünler de ilgi çekiyor. Bunun dışında, ülkeye özgü tahta kuklalar da ilginizi çekebilir.

Tunus Alışveriş Halı-Kilim

HALI-KİLİM

Yine, ülkemizde harika halı-kilim kültürü varken, Tunus’tan alınır mı, düşünmek gerek. Yine de, kısa bilgi açısından: ülkede özellikle, güneydeki Berberi köylerinde dokunan, bir tür kilim “mergum” öne çıkıyor. Yine, berberi kadınları tarafından dokunan halıların ise, bir özelliği dikkati çekiyor.

Halılar, nazar  değmesin diye, bazı özellikler taşırmış. Örneğin: mutlaka bir ilmek ucu açık bırakılır, bağlanmazmış. Ayrıca, desenler simetrik veya düzgün dokunmazmış. Son olarak: bu halı ve kilimlerde, bereketi simgeleyen hayvan motifleri yani kaplumbağa ve yılan motifleri bulunuyor. Ayrıca: gözler, artı şekli ve el desenlerde kullanılıyor.