Kahramanmaraş Ekinözü

Kahramanmaraş Ekinözü

Ekinözü, il merkezi olan Kahramanmaraş’a 173 km uzaklıktadır. Ekinözü, Elbistan arası uzaklık: 17 km.

TARİHİ

İlçede 17’nci yüzyıldan bu yana yerleşim bulunduğu biliniyor ve ilçenin eski ismi “Cela” dır.

1958 yılında Cela’da Belediye teşkilatı kurulmuş, 1983 yılında ise ismi “Ekinözü” olarak değiştirilmiştir. İlçenin isminin kökeni açısından da şu söylenebilir; “Yeraltı su kaynaklarının yoğunluğu nedeniyle Ekinözü adı verilmiştir, sulak ve verimli araziye işaret ettiği düşünülüyor. 

1991 yılında ise ilçe olmuştur.

Kahramanmaraş Ekinözü

GENEL

İlçe, sırtını Berit dağına yaslamıştır.

Özellikle içmeleriyle tanınıyor ve burayı ziyaret ederseniz, içmelerde büyük kalabalıklar göreceksiniz. 

Yani, içmeler Ekinözü ekonomisinde büyük rol oynuyor. İçmeler, ülkemizdeki 10 içme kaynağından biridir. Halkın diğer geçim kaynağı ise tarımdır.

Tarım da ise, Alişar üzümü ünlüdür. İlçenin rakımı 1200 metredir. İlçe nüfusu yaz aylarında 10 kat artarak, 150 bin kişi oluyor.

 

TURİZM HAFTASI

Ekinözü Belediyesi tarafından her yıl 15-22 Nisan tarihleri arasında Turizm Haftası etkinlikleri düzenleniyor.

Amaç: toplumda turizm bilinci geliştirmek, iç turizmi canlandırmak ve halkın turizm hareketlerine katılımını sağlamaktır.

Ekinözü Acısu

ACI SU

Bölgedeki içmelerde bulunan acı su, adı acı ama tadı bilinen acılardan değildir. İçinde barındırdığı metaller ve mineraller nedeniyle ağızda madeni bir tat bırakıyor. Renksiz, kokusuz ve berraktır.

İçinde bulunan demir ve diğer mineraller, suya değil ama bir gün içerisinde çöktükleri zaman bulundukları kaba ve çeşmenin döküldüğü yere kırmızı bir renk bırakıyor.

Kaynağın sıcaklığı 13 derecedir. Yüksek mineralizasyon oranına sahiptir.

Yılın her döneminde, kaynaklar üzerine yapılan çeşmelerden, su aynı debi ile akar.

Evet, tadı acı, peki bu su nasıl içilmelidir. Yani tadını garipsemek mümkündür.

Çeşmelerin hemen yanı başında bulunan tatlıcılara (kıvrım tatlısı çok meşhurdur) oturulup, birbiri ardına halka tatlıları ve masanıza gelen içme suyunun acısını bastırmak mümkündür. Bunun yanında bir de “içme tavası” vardır. Eğer hazırlayan fırına acı olmasın demediyseniz, acı su içmeye koşturarak gidersiniz. 

 

Kahramanmaraş Ekinözü

GEZİLECEK YERLER

Ekinözü sınırları içinde tarihi kalıntı yok ama ülkemizde birçok kişi tarafından bilinen içmeler var.

Kahramanmaraş Ekinözü Kaplıca

EKİNÖZÜ İÇMELER

İlçede: 3 ana içme kaynağı/termal su bölgesi bulunuyor. Bunlar: Aşağı içmeler, Orta içmeler ve Yukarı içmelerdir. 

Sağlığı veren, turisti buraya çeken “acı su” dur. (Yukarıda Acı su hakkında ayrıntılı bilgi verdim) 

 

Ekinözü İçmeler

Genel özellikleri:

Ekinözü ilçe merkezine geldiğinizde, bütün tabelalar sizi içmelere yönlendirir. 

Dilerseniz Yukarı İçmelerden başlayıp, Orta ve Aşağı içmelere doğru sırasıyla tanımak mümkündür. 

Birbirine yakın, kısa mesafede olan içmeler arasında seçim yapabilirsiniz. 

Çünkü biraz sonra söz edeceğim yapılan araştırmalara göre: her üç kaynaktaki sular da aynı fiziksel ve kimyasal özellikleri taşıyor.

İçmelerin birbirine uzaklıkları, sadece 500 metredir. Ayrıca yine buralarda; çınar ve kavak ağaçları; gölgeler yapar, ortamı yeşillendirir.

Ekinözü İçmeler

Yol üstünde çeşmeler ve Sodalı su:

Bu merkezlerin bulunduğu bölgede, yol üstündeki çeşmelerde sodalı sular akıyor. 

Bunlar şişelenip sadece yakın yerlere götürülüp satılıyor çünkü bir günlük sürenin sonunda suyun içindeki mineraller şişenin dibine çöküyor. Sular, soğuk denebilecek 13 derece civarında sıcaklığa sahiptir. Yılın her döneminde kaynakların üzerine yapılan çeşmelerden aynı debi ile sular akar.

En önemli husus: acı su ücretsizdir. Dileyen çeşme başında avuç avuç içebilir, dileyense sürahisine-bidonuna doldurup yanında götürebilir. 

Yukarı İçmeler:

İlçe merkezine en yakın kaynak 2 km uzaklıktaki Yukarı İçmedir.

 

Orta İçmeler:

Evet Orta ve Aşağı içmeler, aşağı doğru aynı yol üstünde uzanıyor. Orta içmeler, ilçe merkezine 2.5 km uzaklıktadır. 

 

Aşağı İçmeler:

İlçe merkezine aşağı içme ise 4 km uzaklıktadır.

 

Kahramanmaraş Ekinözü Kaplıca

Analiz Raporları:

Genel analiz sonuçlarına göre: her üç içme kaynağı sularında: kalsiyum, magnezyum, demir, sodyum, karbondioksit, bikarbonat gibi maden ve mineraller bulunur. Renksiz, kokusuz ve berraktır. İçinde bulunan demir ve diğer mineraller, suya değil ama bir gün içerisinde çöktükleri zaman bulundukları kaba ve çeşmenin döküldüğü yere kırmızı bir renk bırakırlar. 

Sağlık konusundaki sonuçlar:

Yörede genellikle içme kürleri yapılmaktadır. Ancak az da olsa banyo kürü uygulaması da yapılmaktadır. 

İlçede bulunan kaplıca tesislerinin sularının analiz sonuçları raporlarına göre: doktor kontrolünde ve su ısıtılarak banyo uygulaması şeklinde kullanıldığında: romatizmal hastalıklara, kronik bel ağrısı, yumuşak doku hastalıkları tedavisinde ve beyin-sinir cerrahisi sonrası uzun süreli hareketsiz kalma durumlarında, stres bozukluğunda ve spor yaralanmalarında tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılmasının uygun olduğu sonucuna varılmıştır. 

İçme kürleri şeklinde kullanıldığında, osteoporoz, mide-bağırsak fonksiyonel rahatsızlıkları ve üriner sistem taşlarının giderilmesinde kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir. 

Çevrede su içtikten sonra zıplayan, koşturan görürseniz şaşırmayın, muhtemelen böbrek taşı düşürmeye çalışıyorlardır. 

 

Tesisler:

İçmelere, yılda yaklaşık 150.000 kişinin ziyarete geldiği söyleniyor. Şifa bulmak için buraya gelenler, içme sularına para harcamazlar, sadece konaklama ve yemek gibi giderlere para harcarlar. Burada genellikle 1 hafta ile 1 ay arasında kalınır. 

Alt gelir guruplarına hitap eden, düşük bütçeli çok sayıda otel ve pansiyon bulunmaktadır. Ayrıca: çocuklar için küçük bir lunapark, çay bahçeleri, Yukarı İçmelerde mesire alanları, futbol sahaları, restoran bulunur. İçmelerdeki otel ve pansiyonlar ve diğer tesisler hakkında bilgi almak isteyenlerin, Ekinözü Belediyesine danışmaları önerilir. (Belediye otel: 03444812922)

Yöre halkı ve yakın ilçelerden ise, şifa arayanlar genellikle günübirlik gelirler. Konaklama yapmazlar. 

İçmelerde kendisine ait kaynağı olan otellerde, hamamında banyo hizmeti de verilmektedir. 

Aşağı içmeler bölgesinde, bir otel var, hamamında banyo hizmeti veriliyor, bunun dışında tesis yok.

Orta içme bölümünde: çamur banyosu bölümü var. Burada bulunan çamuru, ziyaretçiler yüzlerine, ellerine, kollarına sürüyorlar. Kükürtlü çamur; egzama, sedef, mantar gibi bir çok hastalığa iyi geliyormuş. 

 

 

Kahramanmaraş Ekinözü Tarihi Küvet

TARİHİ KÜVET

Ekinözü Belediyesi tarafından, acı su kaynağını arttırmak için yapılan kazılar sırasında, Yukarı içmeler bölgesinde bulunan tarihi küvet, Roma dönemine tarihleniyor. 

Küvetin, MS 300 yıllarında Roma imparatoru Maximianus tarafından yaptırıldığı ve birçok kral tarafından kullanıldığı tahmin ediliyor.

Ayrıca tarihte bilinen ilk küvet olma özelliğini de gösteriyor.

Kahramanmaraş Ekinözü Nergele Çayı

NERGELE ÇAYI

İçmelerden 3 km aşağıda, Gözpınar köyündedir.

Çay, yamaçlardan düşen kayaların içinden akar. Ağaçların arasından, Kandil barajına doğru yaklaşık 15 km akar. Çevresinde restoranlar var.

Ayrıca Nergele çayı üzerinde doğal alabalık yakalamak mümkündür.

Son olarak Nergele çayında 4 km lik parkurda rafting yapılmaya başlanmıştır. Debisi ve derinliği ile rafting sporu için uygun olduğu değerlendirilmiştir. 

 

 

 

Kahramanmaraş Ekinözü

Amasya Hamamözü

Amasya Hamamönü

Hamamözü, ülkemiz turizminde, iki önemli kaplıca tesisiyle gündeme gelmekte ve öne çıkmaktadır.

ULAŞIM

İlçe, Amasya il merkezine, 90 km. uzaklıktadır.

Çorum il merkezine ise, 43 km. uzaklıktadır. Hamamözü ilçesine olan ulaşım: Gümüşhacıköy üzerinden sağlanmaktadır. Hamamözü-Gümüşhacıköy arasındaki uzaklık: 23 km. dir.

Amasya Hamamözü

TARİHİ

Yörenin tarihi geçmişi incelendiğinde: Frigler, Kimmerler ve Romalıların etkin oldukları görüşmektedir.

Özellikle, Romalılar döneminde, bölgenin hareketlendiği öğrenilmiş olup, bu  dönemden günümüze: kaplıca, mezar taşları ve cami duvarlarında bulunan yazılı taşlar kalmıştır.

Romalılar hakkında, bölgede birçok kalıntı bulunmakta olup, resmi arkeolojik kazılar yapıldığında, burada kurulu bir Roma yerleşiminin bulunabileceği düşünülmektedir.

İlçe sonraki dönemde, Gümüşhacıköy ilçesine bağlı bir köy olarak kurulmuş, 1887 yılında Kafkasya’dan göç eden Çerkezler tarafından yerleşilmiştir. 1972 yılında belde statüsü kazanmış, 1990 yılında ise ilçe olmuştur. 

Amasya Hamamözü

GENEL

İlçede, karasal iklim egemendir. Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlıdır. Rakımı 690 metredir. 

Amasya Hamamözü

GEZİLECEK YERLER

 

KAHRAMANLAR İÇMELERİ

İlçe merkezine, 1 km. uzaklıktadır.

Kahramanlar içmesi adıyla anılan bu su kaynağı, özellikle yerel halk ve ziyaretçiler tarafından içme kürü amacıyla kullanılmaktadır. 

İçmelerin yararlı geldiği önerilen rahatsızlıklar şunlardır: bağırsak parazitleri hastalıkları.

 

Hamamözü Arkutbey Kaplıcası

HAMAMÖZÜ (ARKUT BEY) KAPLICASI

Amasya il merkezine, 90 km. uzaklıktadır. Laçin yolu üzerindedir.

Kaplıcaların tarihi, uzun bir geçmişe dayanmaktadır.

Hamamözü Termal Otel

Kaplıcanın ismi: 1095 yılında, bölgede hakimiyeti ele geçiren Selçuklu döneminden Arkut Bey nedeniyle verilmiştir. 

Bu dönemde, bölgede, yer yüzüne bir sızıntı halinde çıkan kaplıca suyu: takip eden dönemlerde, tabiat şartları nedeniyle, yer altında kalmıştır.

Hamamözü Arkutbey Kaplıcası

Ancak, zamanla yapılan araştırmalar sonucunda: 1303 yılında, üstü tamamen kapanan sıcak su sızıntıları, yeniden bulunmuş ve kaplıcalar, yeniden inşa edilmiştir.

Kaplıcanın mülkiyeti, Hamamözü Belediyesine aittir. Termal Tesisler yenilenerek 2000’li yıllarda hizmete girmiştir. 

Suyun sıcaklığı yaklaşık 42.5 derece civarındadır.

Şifalı suların yararlı olduğu rahatsızlıklar şunlardır: romatizmal hastalıklar, tıravmatik rahatsızlıklar, kalp ve damar hastalıkları, psikosomatik rahatsızlıklar, dermatolojik hastalıklar, kırık-çıkık sonu hareket gücünün açılması, sinir sistemi rahatsızlıkları, çocuk felci, ruhsal bozukluklar, bel fıtığı ve siyatik, kadınlarda adet bozuklukları, cildin korunması, saçların kepeklenmesinin önlenmesi.

Bölgede: 63 odalı bir tesis bulunmaktadır. 2000 metre karelik, tamamen kapalı, güzel bir havuz bulunuyor.

Bunun dışında: kür havuzu, jakuzi, sauna, Türk hamamı gibi etkinlikler de var.

Amasya Hamamözü Gimpaş Termal Tesisleri

GİMPAŞ TERMAL TESİSLERİ

İlçe merkezinden ulaşımı mümkündür. Adı “Termal Tesis” olarak geçiyor yani sadece havuz ya da günübirlik kullanım değil, konaklamalı termal tesis olarak hizmet veriyor. 

Tesislerde, 64 oda bulunmaktadır. Yatak kapasitesi yaklaşık 138 yataktır. Odalarda termal su kullanımı mevcuttur. 

Ayrıca: Türk hamamları ve kür havuzları bulunuyor. Ayrıca, aile olarak kullanıma uygun, 17 adet özel havuz var.

Buranın termal suyu: 43 derece sıcaklıktadır.

Özellikle: romatizmal hastalıklar, çocuk felci, sinir sistemi hastalıkları, bel fıtığı, tansiyon, kalp ve damar hastalıkları ve cilt hastalıklarının tedavisinde şifalı olduğu söyleniyor.

Ayrıca konaklama, havuz, spor salonu gibi imkanlarla dinlenme, sağlık turizmi amacı taşıyanlar için uygundur. 

 

Hamamözü Hamit Kaplan Müze Evi

HAMİT KAPLAN MÜZE EVİ:

Dünya çapında başarılı olan Hamit Kaplan, genç yaşta güreşe başlamış ve milli formayı birçok kez giymiştir. 1934 doğumludur. Dünya ve Olimpiyat Şampiyonudur. 

Evet; Hamit Kaplan’ın evi müzeye çevrilmiştir. Burada ünlü güreşçinin kazandığı madalyaları, giydiği forma ve kıyafetleri sergileniyor. 

Hamamözü Hamit Kaplan evinin ilk hali

Müze ev, küçük odalardan oluşuyor ve yerel halkın yardımıyla restore edilmiştir. Kültür ve Spor tarihine ilgi duyanların ziyaret etmesini öneririm.

 

 

 

Gümüşhacıköy tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

Amasya tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Kütahya Gediz

Kütahya Gediz

Gediz denilince ilk akla gelenler, 1900’lü yılların başında önce yangın ve 1970 yılında deprem ile büyük hasar gören ve yok olan bir yerleşim yeri. Evet, bunların diğer anlamı ise, ölüm ve hüzün. Özellikle son depremin ardından, yerleşim yeri terk edilir ve günümüzdeki “Yeni Gediz” kurulur, ancak ev kiralarının düşük olması nedeniyle, Eski Gediz de onarılarak günümüzde yaşanılır hale getirilir.

Yani: bölgede, iki Gediz yerleşimi bulunuyor. Gediz denildiğinde diğer akla gelenler, tarhana çorbası ve yörenin yeraltı özelliklerine uygun ortaya çıkan Termal kaplıca tesisleridir ki, bunlar yüzyıllardır yörede etkinlik sürdürmektedirler.

Gediz yöresine yolunuz düşerse: Eski Gediz bölgesinde, tarihi hissederek gezin, termal kaplıca tesislerine mutlaka zaman ayırın ve gidin, bu arada, tarhana çorbasının tadına bakmayı unutmayın.

ULAŞIM

Kütahya-Uşak-İzmir kara yolu güzergahı buradan geçmektedir. Gediz, bağlı bulunduğu Kütahya il merkezine, 98 km. uzaklıktadır. Gediz-Uşak arasındaki uzaklık: 57 km.

Kütahya Gediz

TARİH

Gediz, yöredeki en eski yerleşim yerlerinden birisidir. MÖ.1800-1200 yıllarında, burada yerleşim bulunduğu anlaşılmıştır. Höyüklerde yapılan yüzey araştırmaları, bu durumu kanıtlamaktadır.
Burada: Roma dönemde “Kadohnon” yani “Kadı” isimli ve kendi adına sikke basan bir şehir bulunuyormuş.

Yöre insanı, tarihi süreç içinde, özellikle: Çavdarhisar yöresindeki “Aızanoi” antik kendi insanlarıyla, ticari ve ekonomik bağlılıklar kurmuşlardır. Atina Olimpiyat oyunlarının küçük bir benzerinin, bu bölgede yapıldığı ve bunların yörede basılan sikkeler üzerinde “Sebatsa Omobomia” oyunları olarak resmedildiği görülmektedir.

Takip eden tarihi süreçte, Murat dağının eteklerinde bulunması nedeniyle, yöreye “Dindamos” isminin verildiği görülür. Bizans döneminde piskoposluk merkezi olan yerleşim: takip eden tarihi süreçte, Selçuklu ve Osmanlıların egemenliğine girmiştir.
1911 yılında, burada büyük bir yangın görülür. 1920 yılına gelindiğinde ise, bu kez, Yunan işgali görülür.

Abide olarak bilinen “Kocahan” bölgesinde, yapılan mücadelelerde, Yunanlılar büyük yenilgiye uğratılmışlardır. Daha sonra, bu çatışmalarda şehit düşen askerlerimiz için, burada bir anıt dikilmiş ve Kocahan ismi “Abide” olarak değiştirilmiştir.

Evet, Gediz ve tarihi denildiğinde, aslında pek fazla gerilere gitmeye gerek kalmıyor, çünkü yörenin tarihi geçmişindeki en büyük sarsıntı-olay, yakın zaman önce olan depremdir. 1970 yılındaki deprem sonucu, yöredeki evlerin büyük çoğunluğu yıkılmıştır.

Ardından gelen yeniden yapılaşmada ise, bu kez, yüksek konutlar yerine, bahçeli evlerin ağırlıkla yapıldığı görülür. Deprem sonucu, devlet tarafından, ülke dışına çalışmak üzere gönderilen Gedizlilerin büyük bölümü: daha sonraki dönemlerde kazançlarını birleştirerek, Gediz ilçesinde küçük ölçekli sanayi tesisleri kurarak, yörenin gelişimine büyük katkı sağlamışlardır.

GENEL

Yörenin denizden yüksekliği: 735 metredir. Yörenin en yüksek yeri ise, Murat dağıdır. Gediz nehri ve Porsuk çayı, bu dağın eteklerinden doğarlar. Murat dağı ile özdeşen Gediz, dağın geçit verdiği yer yerde bulunması nedeniyle, yüzyıllardır stratejik önemini korumuştur.

Yörenin iklimi: Ege ve İç Anadolu bölgeleri iklimleri arasında bir geçiş noktasındadır ve her ikisinin özelliklerini taşımaktadır.

GEDİZ TARHANASI

Gediz Belediyesi, ilçenin en önemli ürünü olan “tarhana” yı ülke genelinde tanıtmak ve markalandırmak için, “Geleneksel Gediz Tarhanası Festivali” düzenlemektedir. Festival sonucu yeterli tanıtım sağlanan tarhana, günümüzde, yılda 200 ton üretilmesine rağmen, talebi karşılayamamaktadır.

Evet, bu özel festival, her yıl Ağustos ayının ilk haftasında düzenlenir. Festivalde, tarhana ve yöresel lezzet olan sırık kebabı, konuklara tanıtılır ve konserler ile çeşitli eğlenceler düzenlenir.

EVLİYA ÇELEBİ’NİN GEDİZ HAKKINDA YAZDIKLARI

Gediz Murat dağı eteğinde bir ilçedir. Suyundan içen, vücudundaki bütün zararlı maddelerden kurtulur, yüzüne renk gelir ve suyuna girilip bir süre kalındığında, hararetten eser kalmaz. Günümüzdeki kaplıcaların, yıllar öncesine dayalı şifa özelliği burada ortaya konulmaktadır. Buradan yaylaya çıkıp, alabalık zevki ettik.

GAZANFER AĞA

Gediz yöresinde, bu şahsın ismini sık duyacaksınız. Çünkü: yöreye yaptırdığı anıtlarla ünlenen hayırsever biridir. II. Selim döneminde, Sarayda, Has odaya alınarak yetiştirilen bu Macar devşirmesi: Gediz yöresinde: 1587 yılında bir hamam, 1590 yılında bir cami yaptırmıştır. Cami için, 95 dükkan yaptırarak gelirlerini camiye vakfetmiştir. Ayrıca: Şaphane dağından, ilçe merkezine su getirtmiştir.

GEDİZ KÖMÜRÜ

Gediz denilince, kömürden söz etmemek olmaz. Çünkü: 1924 yılında bulanan, Göynük köyü çevresindeki kömür madeni, 1955 yılından itibaren yoğun olarak çıkarılmaya başlanır. 1980’li yıllarda, kömür ocaklarında, yaklaşık 2500 işçinin ve 700 taşıma kamyonunun çalıştığı görülür.

Ancak, büyük kentlerdeki hava kirliliği ve doğal gaz nedeniyle, linyit kömürü kullanımının azalması sonucu, 6 milyon tonluk rezerve sahip bu kömür ocaklarındaki üretim büyük oranda düşmüştür.

Günümüzde, burada, 800 civarında işçi çalışmakta, iki özel şirket tarafından işletilen kömür ocaklarında üretilen kömür: toprak ve kireç sanayi tesislerine pazarlanmaktadır.

GEDİZ MESLEK YÜKSEKOKULU

1993 tarihinde, Kütahya Dumlupınar Üniversitesine bağlı olarak kurulmuştur. Moda-Konfeksiyon ve Hazır giyim programı uygulanmaktadır.

Sümerbank’tan alınan, 418 dönümlük kampüs alanında faaliyetlerini sürdürmektedir. Burada, yaklaşık 1700 civarında öğrenci eğitim görmekte olup, okulun imkanları gayet elverişlidir.

NE SATIN ALINIR

İlçe merkezine bağlı Saruhanlar köyünde, geçmişi çok eski dönemlere dayanan bir el sanatı yapılıyor. Bu: tahta kaşık yapımıdır. Kaşığın ham maddesi: kayıncık yani gürgen ağacıdır. Bu kaşıklar, gerek yemek yapımında ve gerekse yöresel oyunlarda kullanılıyor. Siz de, arzunuza göre, bu tahta kaşıklardan satın alabilirsiniz.

NE YENİR-NE İÇİLİR

Gediz yöresine yolunuz düşer ve yerel lezzetlerden tatmak isterseniz: Gediz güveci ve Gediz tarhanası önerebilirim. Ayrıca, sırık kebabı da denenebilir. Bu yemek türü, güveçte olduğu gibi, erkeç yada oğlak etinden yapılıyor. Keçi, sırığa birkaç çivi yardımı ile takılıyor ve gerekli işlemler yapıldıktan sonra, kor halindeki ateşte pişiriliyor.

KONAKLAMA

Gediz Öğretmenevi Saygılar Mah.215.Sokak.No.17 274-4126641

GEZİLECEK YERLER

ESKİGEDİZ BELDESİ

Burada: tarihi hamam, su kemeri ve köprü görülmektedir. 1918 yılında yanan ve 1970 yılında depremde büyük hasar gören yerleşim yeri, depremin ardından terk edilmiştir. Ancak, yine de buraya yerleşenlerin gayretleriyle, çok geçmeden yöre, yeniden yaşanır hale getirilir ve 1988 yılında belde statüsüne kavuşur. 1992 yılında ise, Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınır. 2008 yılında ise, Avrupa Tarihi Kentler Birliğine kabul edilir.

Evet, Eskigediz yöresi, günümüzde sahip olduğu arkeolojik ve doğal Sit alanlarıyla, müze kent görünümündedir.

Burada: 1970 yılındaki depremde ölen: 1086 kişinin anısına, Kaya Mahallesindeki park içinde; depremde ölenlerin isimlerinin yazılı bulunduğu bir panosu da bulunan bir anıt; 2007 yılında dikilmiştir. Bu mahalledeki evlerin şöyle bir anısı bulunmaktadır. Deprem sonrasında çıkan yangında, bu evlerle birlikte, çok sayıda depremzede, yanarak ölmüştür.

GAZANFERAĞA KÜLLİYESİ

Gazanferağa Camisi

Gazanfer ağa tarafından, 1590 yılında, mimar Süleyman Çavuş’a yaptırılmıştır. Büyük bir kubbe ile örtülü caminin yapımında, Antik Kadys bölgesinden getirilen sütunların kullanıldığı görülmektedir.

Yapı: 1970 yılındaki depremde yıkılmış ve Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından, aslına sadık kalınarak, 1994 yılında yeniden yapılmıştır.

Gazanferağa Hamamı

Gazanferağa tarafından, 1587 yılında yaptırılmıştır. Kadınlar ve erkekler için, iki ayrı bölüm bulunmaktadır. Yapının mermerleri: Antik Kadys şehrinden ve suyu ise, Kayacık bölgesinden getirilmiştir.

Yapı: cami gibi, 1970 yılındaki depremde ağır hasar görmüş ve ardından Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilerek, yeniden hizmete açılmıştır.

SU KEMERLERİ

Gediz kayasının tam ortasındaki boğaz üzerinde görülen bu su kemerleri, kim tarafından ve ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Kemerlerin yapımında, moloz taş ve kesme taş kullanılmıştır. Evet, bu 3 gözlü su kemeri, Gediz ilçesinin en önemli tarihi anıtlarından birisidir.

Kütahya Gediz Murat Dağı Termal Turizm Merkezi

MURATDAĞI TERMAL TURİZM MERKEZİ

Antik dönemde: “Dindymon” yani “Ana tanrıça Kybele kutsal mekanı” anlamına gelen ismiyle anılan dağ: 1313 yılından itibaren, yöreyi ele geçiren Türkmen komutan Murat Gazinin ismiyle anılmaya başlamıştır.

Murat dağı: 2311 metre yükseklikte, Gediz, Porsuk ve Banaz çaylarının kaynaklarını barındırmaktadır. Ayrıca: 100 familyaya ait, 850 çeşit bitki yetişmekte ve bu çeşitliliği nedeniyle, bilim dünyasının ilgi merkezi olmaktadır. Özellikle: kardelen, orkide ve ağlayan gelin olarak da isimlendirilen ters lale ilgi çekmektedir.

Evet, bu doğal güzellik alanı: 1987 yılında, Termal Turizm Merkezi olarak, Bakanlar kurulu tarafından seçilmiştir. 2003 yılında ise, Türkiye Doğal Hayatı Koruma Vakfı tarafından “önemli bir bitki ve kuş alanı” olarak ilan edilmiştir.

Merkez: dağın, orman örtüsü ile kaplı, 1450 metre yükseklikteki bölümündedir. Gediz ilçe merkezine olan uzaklık: 30 km. dir.

Kaplıca bölgesinde bulunan, tarihi nitelikli 2 hamam yapısının, Germiyanoğulları Beyliği döneminde yapıldığı bilinmektedir. Bu yapılar: Kocahamam ve Hacıdana olarak isimlendirilmektedir. Ünlü gezgin Evliya Çelebi, yazıtlarında buradan övgü ile söz etmiştir.

Bunlarda kullanılan termal su kaynağı: dağın batı yamaçlarından çıkarak buraya aktarılmaktadır. Suyun sıcaklığı: 38-44 dereceler arasındadır. Yararlı geldiği düşünülen rahatsızlıklar ise şunlardır: deri hastalıkları, kadın hastalıkları, sinir ve kas rahatsızlıkları.

Burayı ziyaret etmek isterseniz: konaklama tesisleri var ve yeterli sayıdadır. Bu konaklama tesislerinin başlıcaları: 34 pansiyon (170 toplam yatak kapasiteli) ve Orman İşletme Müdürlüğü Misafirhanesi ve Kızılay Gençlik Kampıdır.

Kaplıca idaresine ulaşmak isterseniz: 274-4127496 numaralı telefonu arayabilirsiniz. Buraya gitmek isterseniz: yanınızda mutlaka kalın giysiler (geceleri serin oluyor) ve rahat ayakkabılar ile fotoğraf makinenizi almalısınız.

Kütahya Gediz Ilıcasu Termal Turizm Merkezi

ILICASU TERMAL TURİZM MERKEZİ

Burası, Bakanlar Kurulu tarafından, 1987 tarihinde, Termal Turizm Merkezi olarak ilan edilmiştir.
Kaplıca: Ilıca ırmağının aktığı vadisin güneyinde doğan sıcak su kaynakları çevresindedir. Gediz ilçe merkezine, 13 km. uzaklıkta, Simav yolu üzerindedir.

Tesislerin bulunduğu yer, denizden 750 metre yüksekliktedir. Su: 40 ile 85 derece arasında sıcaklıktadır ve suyun iyi geldiği söylenen rahatsızlıklar şunlardır: eklem ve kas hastalıkları, kadın hastalıkları, sinir hastalıkları, romatizma, deri hastalıkları, böbrek ve idrar yolu, sindirim sistemi rahatsızlıkları.

Burada konaklamak isterseniz, gerekli konaklama tesislerinin (2 yıldızlı otel var) bulunduğunu görebilirsiniz. Ayrıca: çağdaş anlayışa uygun tesisler, aquapark gibi eğlence mekanları da bulunmaktadır.

Özellikle: aquapark bölümü, açılır-kapanır özelliği nedeniyle yaz-kış aylarında da kullanılabilmektedir ve bölgenin en büyük eğlence tesisidir. Evet, bu güzellikleri yaşamak isterseniz: 274-4315200.

ABİDE KÖYÜ-ŞEHİTLER ANITI

Burada, Abide şehitliği bulunmaktadır. Çünkü: Dumlupınar bozgununa uğrayıp, İzmir tarafına kaçmaya başlayan bir Yunan askeri birliğiyle, bunları takip eden Türk süvari birliği arasında, Aksaklar köyü yakınlarında, 31 Ağustos 1922 günü meydana gelen çatışmalarda, 4 askerimiz şehit düşmüş ve bunların anısına bu anıt yapılmıştır.

Kütahya Gediz Aızonai

AIZONAİ

Ben, bölgenin en önemli ve günümüze kadar sağlam olarak ayakta gelebilmiş bu muhteşem antik şehrini: Çavdarhisar başlığı altında ayrıntılı olarak anlattım ki, siz oraya ulaşırsanız, şehir hakkında güzel bir gezi yazısı okuyabilirsiniz.

Ancak: bu muhteşem antik şehir, Gediz ilçe merkezine de sadece 30 km. uzaklıktadır. Yani, sizin yolunuz Gediz yöresine düşerse, mutlaka zaman ayırın ve bu muhteşem antik dönem şehrinin kalıntılarını görün.

Aızonai ayrıntılı tanıtımı ve gezi yazısına ulaşmak için.

Kütahya tanıtımı.